Çocuk hakları

89 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin belirlenmesi

Araştırmada; öğretmen adaylarının çocuk haklarını, yardımseverlik değerini ve empati becerisini algılama düzeylerinin çeşitli değişkenler doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenler doğrultusunda (ana bilim dalı, sınıf düzeyi, cinsiyet, kardeş sayısı, ailenin aylık geliri, ailenin eğitim durumu, çocuklarla alakalı herhangi bir etkinliğe katılıp katılmama durumu, işbirlikli çalışma durumu, yardımsever olma durumu) öğretmen adaylarının bilgilerinde anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tespit edilmiştir. Mevcut çalışmada veri toplama araçları olarak; Kepenekçi (2006) tarafından oluşturulan Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği; Aktepe tarafından oluşturulan Yardımseverlik Tutum Ölçeği; Dökmen (1988) tarafından oluşturulan Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada; öğretmen adaylarının şahsi bilgilerine erişmek maksadıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu da veri toplama araçları arasında yerini almaktadır. Araştırma; 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bursa ilinin Görükle ilçelerinde bulunan Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitimini sürdüren Fen Bilgisi Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 128 öğretmen adayı ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıf 129 öğretmen adayının katıldığı toplam 257 kişi ile yürütülmüştür. Araştırma sonucunda 257 katılımcıdan elde edilen verilerin analizi IBM SPSS Statistics 22 (SPSS Inc., Chicago, IL) programında uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilerek araştırmada, kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerde normal dağılım gösteren ölçek toplam puanları için iki grup karşılaştırmalarında Independent Sample T Test ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İkiden fazla grup karşılaştırmalarında anlamlı farklılık görüldüğü durumda varyanslar homojen olduğunda Scheffe testi, varyansların homojen olmadığı durumda Tamhane's T2 testi uygulanmıştır. Verilerde kayıp veri (missing value) olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca nicel değişkenler arasında ilişki olup olmadığı Pearson Korelasyon analizi ile incelenmiştir. Mevcut araştırmanın toplam sonuçlarına bakıldığında; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı, Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ve Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarına uygulanan ölçeklerin birbirleriyle olan ilişkisi ayrı ayrı incelendiğinde; Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı arasında pozitif yönlü, anlamlı ve orta şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yardımseverlik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında anlamlı, pozitif yönde, orta şiddette bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çocuk Haklarına Yönelik Tutum Ölçeği puanı ile Empatik Eğilim Ölçeği puanı arasında pozitif yönde, anlamlı ve zayıf şiddette bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerDeğerler eğitimiEmpati+7
Özlem Yenilmez
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2005 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının çocuk hakları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, 2005 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının çocuk hakları açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Bu kapsamda, 4, 5, 6 ve 7. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programının çocuk hakları açısından değerlendirilmesi için nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı 4, 5, 6. ve 7. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programları incelenmiş ve bu programlarda yer alan çocuk hakları kazanımları belirlenmiştir. Bu kazanımlarla ilişkili elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. Yapılan analiz sonucunda araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir: • Sosyal bilgiler dersi öğretim programında toplam 174 kazanımın 65'i (%37.3) çocuk hakları eğitimine yönelik olarak belirlenmiştir. 4. sınıf dersi öğretim programında toplam 46 kazanımın 22'si (%47.8), 5. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 46 kazanımın 16'sı (%34.7), 6. Sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 43 kazanımın 13'ü (%30.2) ve 7.sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 39 kazanımın 14'ü (%35.8) çocuk hakları eğitimine yönelik olarak belirlenmiştir. • Sosyal bilgiler dersi öğretim programında öğrenme alanlarında çocuk haklarıyla ilgili kazanımlara en çok "Birey ve Toplum", "Üretim, Dağıtım ve Tüketim" ve "Güç, Yönetim ve Toplum" öğrenme alanlarında yer verildiği belirlenmiştir. • Çocuk hakları eğitimine yönelik kazanımların en çok İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplini ile ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Özellikle bu ara disiplin alanına en çok 5. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer verildiği belirlenmiştir. • Sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları ile en fazla ilişkilendirilebilecek ÇHS maddesinin Eğitimin Hedeflerine İlişkin ilkeler maddelerini içeren 29. madde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Çocuk hakları, sosyal bilgiler, çocuk hakları eğitimi.

Sosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimiSosyal bilgiler öğretimi+4
Ayfer Durgut
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adayları için aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitimi

Bu çalışmada aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının çocuk haklarına ilişkin anlayış ve tutumları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu eş değer olmayan ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutunu ise durum araştırması oluşturmuştur. Deneysel uygulamalar üçüncü sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 36'sı deney 36'sı kontrol grubunda olmak üzere 72 sınıf öğretmeni adayı ile yürütülmüştür. Nitel verilerin toplandığı katılımcı grubunu ise deney grubunu oluşturan sınıf öğretmeni adayları arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 12 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Araştırmada Aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitimi programı geliştirilmiş olup, 13 hafta boyunca deney grubuna AÇHEP ile kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemi ile çocuk hakları eğitimi verilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği ve Anlayış Gelişimi Değerlendirme Formu deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Programın Etkililiğine ve Bireysel Gelişime İlişkin Görüşme Formu ise araştırmanın nitel boyutunun katılımcılarını oluşturan 12 sınıf öğretmeni adayına uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri bağımsız gruplar t testi, nitel verileri ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları, sınıf öğretmeni adaylarının çocuk haklarına ilişkin tutum son ölçüm puanlarının deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığını, anlayış gelişimlerinin ise deney grubunda daha iyi olduğunu göstermiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan sınıf öğretmeni adayları ile yapılan görüşmelere ilişkin sonuçlar da Aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarında çocuk haklarına ilişkin anlayış, tutum, davranış ve mesleki gelişim bağlamında çeşitli katkılar sağladığını göstermiştir. Araştırma, öğretmen eğitiminde çocuk hakları eğitiminin aktif öğrenme ile nasıl gerçekleştirilebileceğine ilişkin örnek bir uygulama olması ve bilgiler sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar sözcükler: Çocuk Hakları, Çocuk Hakları Eğitimi, Aktif Öğrenme, Program Geliştirme, Sınıf Eğitimi.

Aday öğretmenlerAktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleri+6
Tuğçe Nur Karataş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve mülteci/göçmen öğrencilerin çocuk haklarına yönelik bakış açılarının incelenmesi: Karşılaştırmalı durum çalışması

Türk ve mülteci/göçmen öğrencilerin çocuk haklarına yönelik bakış açılarını karşılaştırmalı olarak incelenmeyi amaçlayan bu araştırma karşılaştırmalı durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Gaziantep/Nizip'te bulunan, Türk ve mülteci/göçmen öğrenci sayısının birbirine en yakın olduğu 5 ilkokul arasından amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan kritik durum örneklemesiyle belirlenmiştir. ÇHTOÖ'nün uygulandığı, yüksek çocuk hakları anlayışına sahip okulda Türk ve mülteci öğrencilerle birlikte daha detaylı bilgiler elde edebilmek için ebeveynleri ve öğretmenleriyle de yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmelerle ve öğrencilerden toplanan görsel dokümanlarla elde edilmiştir. Araştırmanın analizi kısmında ise içerik analizinden faydalanılmış ve toplanan veriler bu şekilde çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, Türk ve mülteci/göçmen öğrencilerin genel olarak çocuk hakları ile oyun/eğlence ve dinlenme hakkına yönelik bakış açılarının benzer olduğu, çocuk hakları özelinde yer alan eğitim hakkı, katılım hakkı, korunma hakkı, çocuk işçiliği, yaşama, barınma, beslenme hakları, özel gereksinimli çocukların hakları ve mülteci/göçmen çocukların haklarına yönelik bakış açılarında ise farklılaşmanın olduğu ortaya konmuştur. Bununla birlikte Türk ve mülteci/göçmen öğrencilerinin çocuk haklarına yönelik bakış açılarını kavramsallaştırmalarında ebeveynleri başta olmak üzere öğretmen ve sosyal çevrelerinin etkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırma, Türk ve mülteci öğrencilerin çocuk haklarına yönelik bakış açıları referans alınarak yapılacak olan düzenleme ve uygulamalarla ilgili bilgi sunması açısından önem taşımaktadır.

Gaziantep-NizipGöçmenlerKarşılaştırmalı analiz+4
Kemal Faruk Bakır
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Son sınıf hemşirelik öğrencilerinin çocuk sevme düzeyleri ve çocuk haklarına ilişkin tutumları

Bu çalışmada hemşirelik bölümü son sınıf öğrencilerinin çocuk sevme düzeylerinin ve çocuk haklarına ilişkin tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Veriler Barnet's Çocuk Sevme Ölçeği, Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan öğrenci tanıtım formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini Kırıkkale ve Bozok Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler ve parametrik testler kullanılmıştır. 153 öğrenci ile yapılan bu çalışmada, araştırmaya katılan öğrencilerin %79.08 'kadın, %20.91'i erkektir. Öğrencilerin %43.79 'unun çocuk hemşiresi olarak çalışmak istediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin Çocuk Sevme Ölçeği puan ortalaması 78.62±16.03, Çocuk Haklarına İlişkin Tutum ölçeği puan ortalaması 28.27±7.65 olduğu görülmektedir. Çocuk sevme puan ortalaması arttıkça çocuk haklarına ilişkin tutum puanı ortalaması azalmaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda hemşirelik öğrencilerinin çocuk sevme düzeyi yüksek, çocuk haklarına ilişkin tutumlarının olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. mesleki yaşamında çocuklarla çalışacak olan hemşirelik öğrencilerinin sağlıklı ve etkili bakım sunması için, çocuk hakları konusunda yeterli bilgi ve becerilerle donatılması önerisinde bulunulmuştur.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Emine Karabacak
Yozgat Bozok University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerinin perspektifinden etkili çocuk hakları eğitimi: Anlayışlar ve uygulamalar

Bu çalışmada, çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerin (ÇHUÖ'lerin) perspektifinden etkili çocuk hakları eğitiminin (EÇHE'nin) incelenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim araştırması olarak desenlenen çalışmada veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kritik örnekleme yöntemiyle seçilmiş çocuk hakları eğitiminde uzman olan altı sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, etkili çocuk hakları eğitiminin nasıl olması gerektiğiyle ilgili beş farklı anlayışın önerildiği belirlenmiştir. Bu anlayışlar kapsamında, etkili çocuk hakları eğitimi için ön görülen uygulama şekli, bu sürecin nerelerde ve kimlerle gerçekleştirilmesi gerektiği ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca, araştırmada etkili çocuk hakları eğitimi için ÇHUÖ'lerin sınıf ve okul düzeyinde gerçekleştirdikleri düzenlemelerle ile ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, sınıf düzeyinde çocuklara haklarını ve sorumluluklarını öğretmeye ve yaşatmaya yönelik çeşitli uygulamalar gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Okul düzeyinde ise çocuk hakları ve sorumlulukları için öğretim uygulamaları, çocuklara hak ve sorumluluklarını yaşatma etkinlikleri ve çocukların katılım hakkı için düzenlemeler yaptıkları tespit edilmiştir. Araştırma Türkiye'de EÇHE için taşınan anlayışlar ve EÇHE için okullarda gerçekleştirilen uygulamalarla ilgili bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, uzman öğretmenler, ilkokul eğitimi, sınıf öğretmenleri

Etkili öğrenmeEtkililikEğitim+6
Gülay Özdemir Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersi öğretim programlarının Çocuk Hakları Sözleşmesinin eğitim hedefleri maddesi açısından incelenmesi: Tarihsel bir analiz

Bu araştırmada, Türkiye'de hazırlanan Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programları (HBÖP), Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin (BMÇHS) Eğitimin Hedefleri maddesi açısından incelenmiş olup, programlarda gerçekleştirilen düzenlemeler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma tarihsel durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Nitel araştırma olan çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri setini 1924, 1926, 1936, 1948, 1968, 1998, 2005, 2015, 2017 ve 2018 HBÖP'lerine ilişkin yazılı dökümanlar oluşturmuştur. Elde edilen HBÖP'lere dair yazılı veriler içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiştir. İncelemeler sonucunda, BMÇHS'nin Eğitimin Hedefleri maddesine yönelik HBÖP'lerden 3 tema, 17 kategori ve 100 kod elde edilmiştir. Araştırma sonuçları, Türkiye'de BMÇHS yürürlüğe girmeden önce ve girdikten sonraki programlarda araştırma bağlamında değerlendirilebilecek bazı düzenlemelere vurguda bulunulduğunu göstermiştir. Her yeni programda araştırma bağlamında değerlendirilebilecek yeni düzenlemelerin gerçekleştirildiği sonucu ortaya konmuştur. Programlar incelendiğinde elde edilen diğer bir sonuç vurguda bulunulan düzenlemelerin boyutu açısından 1998 programına kadar ki dönem ile 1998 ve sonrasındaki programlar arasında farklılık olduğudur. Bu farklılığın sebepleri incelendiğinde, ana etkenin 20 Kasım 1989 kabul edilen BMÇHS'nin olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, 2005 HBÖP'si araştırma kapsamında değerlendirildiğinde ise araştırma bağlamında en çok düzenleme yapılan program olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2005 programındaki bu durumu etkileyen faktör olarak programın geniş tutulması ve yeni bir anlayış olan yapılandırmacı yaklaşıma göre hazırlanmış olması düşünülmektedir. Bu araştırma, Türkiye'de geliştirilen HBÖP'lerin BMÇHS'nin Eğitimin Hedefleri maddesi kapsamında yapılan düzenlemelerin değişim ve gelişimine dair bulguları sunması, çocuk hakları bağlamında yapılan uluslararası sözleşmelerin veya bildirilerin programlarda etkisi olup olmadığına dair bilgilere ışık tutması bakımından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, eğitim hakkı, Çocuk Hakları Sözleşmesi, hayat bilgisi dersi öğretim programları

Eğitim hakkıEğitim hedefleriHayat bilgisi dersi+3
Barış Kalender
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları eğitimi için öğretmen mesleki gelişim aracı olarak bir facebook grubunun incelenmesi

Çocuk hakları (ÇH) ve çocuk hakları eğitimi (ÇHE) ile ilgili sınıf öğretmenlerinin paylaşımda bulunduğu bir Facebook grubunda ÇHE için gerçekleştirilen faaliyetleri ve bu grubun sınıf öğretmenlerinin ÇHE' ye ilişkin mesleki gelişimlerine katkılarını incelemeyi amaçlayan bu çalışma durum araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ÇHE için paylaşımların yapıldığı Facebook grubu ile online görüşmenin yapıldığı çalışma grubu oluşturur. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan ÇHE için paylaşımların yapıldığı Facebook grubu kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenmiş toplam 265 kişiden oluşmuştur. Online görüşmenin yapıldığı çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yönetimiyle belirlenmiş toplam 19 kişiden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Facebook Grubunun Etkililiğini Değerlendirme Görüşme Formu ve Facebook grubuna ilişkin paylaşım dokümanları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışma grubunu oluşturan sınıf öğretmenlerinin ÇHE' ye yönelik birbirlerine tavsiyelerde bulundukları, bu bağlamda kullanılacak materyalleri ve etkinlikleri grupta paylaşarak birbirleriyle fikir alışverişi yaptıkları, ÇH ve ÇHE ile ilgili problemler için birlikte çözüm ürettikleri ve varsa eksikliklerini tamamladıkları görülmüştür. Ayrıca, online görüşme sonuçları bu facebook grubunun sınıf öğretmenlerinin ÇHE ile ilgili mesleki gelişimlerine faydalı olduğunu göstermiştir.

Elektronik öğrenmeEğitimFacebook+4
Başak Bal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı drama temelli çocuk hakları eğitimi programının geliştirilmesi ve uygulanması

Bu çalışmada, yaratıcı drama temelli çocuk hakları eğitimi programının hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma karma desen araştırma türlerinden açımlayıcı sıralı desen olarak modellenmiştir. Nicel boyutunda ön test – son test tek gruplu deneysel desen, nitel boyutunda ise uygulamalar bittikten sonra görüşmeler yapılmıştır. Bu kapsamda çalışma 33 öğrenci yer almaktadır. Çalışma grubundaki 33 öğrenci ile 15 hafta süren bir uygulama yapılmıştır. Araştırmada çalışma grubu Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesindeki bir devlet okulunda bulunan üçüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Çocuk Haklarına İlişkin Farkındalık Testi (ÇHFT), Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği (ÇHTÖ) ve Yaratıcı Drama Temelli Çocuk Hakları Eğitimi Programı Etkililiğine İlişkin Görüşleri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. ÇHFT, ÇHTÖ ile ilgili veriler Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak analiz edilmiştir, nitel veriler ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, çalışma grubundaki öğrencilerin çocuk haklarına ilişkin farkındalık ve çocuk haklarına ilişkin tutumlarının son ölçüm puanlarının ön ölçüm puanlarına göre anlamlı olarak arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmanın nitel sonuçları, Yaratıcı Drama Temelli Çocuk Hakları Eğitim Programı (YDÇHEP)'nın çocuk hakları için bilgi gelişimi, çocuk haklarının önemi için farkındalık oluşumu, çocuk hakları temelli davranış gelişimi için faydalı olduğunu göstermiştir Araştırma Türkiye'de yaratıcı drama yöntemiyle çocuk hakları eğitimi hakkında bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, yaratıcı drama, program geliştirme, çocuk hakları farkındalığı

EğitimEğitim programlarıEğitim yöntemleri+4
Büşra Topçu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler beşinci sınıf öğrencilerinin çocuk hakları farkındalığına ilişkin görüşleri

Bu çalışma özelinde çocuk haklarıyla ilgili sanat etkinlikleri doğrultusunda ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin çocuk hakları farkındalıklarına ilişkin görüşlerinin nasıl olduğu araştırılmıştır. Bu sanatsal etkinlikler katılımcıların (öğrencilerin) özellikleri de dikkate alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Sanatsal etkinlikler resim çizme, şiir yazma, heykel yapma, canlandırma etkinlikleri olarak sınırlandırılmıştır. Nitel bir yaklaşımla tasarlanan bu çalışma durum çalışması desenindedir. Bu çalışmaya Adana'da devlet okuluna devam eden orta okul beşinci sınıf öğrencileri (19 kız, 15 erkek) olmak üzere toplam 34 kişi katılmıştır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklemeye uygun olarak seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak yarı yapılandırılmış görüşmelerden, öğrenci günlüklerinden, öğrenci el ürünlerinden, araştırmacı notları ve gözlemlerinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi dokuz odak öğrenci ile sınırlandırılmıştır. Bu çalışma sonucunda ortaokul beşinci sınıf öğrencilerinin, çocuk haklarıyla ilgili sanat etkinlikleri aracılığıyla kendi haklarına ve hak ihlâllerine karşı daha duyarlı olduklarını ifade ettiklerine ulaşılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin bu süreçten hoşlandıkları, süreç boyunca kendilerini keyifli ve özgür hissettikleri, bazı kalıp yargılarında değişiklikler yaşadıklarını ifade etmeleri ulaşılan başka sonuçtur. Buna ek olarak öğrencilerin konuya ilişkin farkındalıklarını; çocuk haklarını daha detaylı öğrendikleri, öğrendiklerini günlük hayatlarında uyguladıkları,şeklinde değerlendirdiklerine ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: çocuk hakları, sanat etkinlikleri, beşinci sınıf öğrenci görüşleri

Ortaokul öğrencileriSanat etkinlikleriSosyal bilgiler dersi+4
Maide Şila Tiftikçi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin çocuk haklarına ilişkin görüş ve uygulamaları

Bu araştırmanın amacı ebeveynlerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin çocuk haklarına ilişkin görüş ve uygulamalarının incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ili Efeler ilçesindeki bağımsız anaokullarında görev yapan 6 okul öncesi yöneticisi, 11 okul öncesi öğretmeni ve bu kurumlarda çocuğu eğitim alan 14 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel olması nedeniyle çalışma grubunun oluşturulmasında nitel gelenek içinde ortaya çıkmış olan "maksimum çeşitlilik" ilkesi göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırma sürecinde ham veriler görüşme esnasında ses kayıt cihazı ile kaydedilmiş, kaydedilen görüşmeler bilgisayar ortamında yazılı hale getirilmiştir. Söz konusu veriler üzerinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ebeveynler çocuğun tanımına ilişkin çoğunlukla; çocuğu aile ile ilişkili olarak çocuk ve özgürlük olarak çocuk şeklinde tanımlarken, yöneticiler ve öğretmenler de çoğunlukla çocuğu sevgi ve saflık ile ilişkili olarak çocuk olarak tanımlamışlardır. Çocuk haklarına dair görüşleri incelendiğinde ise ebeveynlerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin çoğunlukla çocuğun gelişim ve katılım hakkı üzerinde durduğu; yaşama ve korunma hakkına çok az değindikleri ancak bu haklar ile ilgili yüzeysel bilgiye sahip oldukları görülmüştür. Çocuk haklarına ilişkin uygulamaların sınırlı kaldığı ve somut uygulamaların katılım ve gelişim hakkı üzerine olduğu ifade edilirken, korunma hakkına oldukça düşük oranda değindikleri görülmüştür. Çocukların var olan tüm haklarının korunmasına, en temel hak olan yaşamak hakkına hiç değinilmemiştir. Araştırmanın sonucunda çocuk hakları ile ilgili ebeveynlerin, öğretmenlerin ve yöneticilerin görüşleri ve uygulamalarına dair önerilere yer verilmiştir.

EbeveynlerYöneticilerÇocuk hakları+3
Gamze Gür
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Bir okul öncesi kurumundaki yapı ve uygulamaların çocukların duygusal, sosyal, düşünsel ve fiziksel hakları bağlamında incelenmesi

Tüm haklarına rağmen çocuklar toplumda yıllarca yetişkinlere bağımlı ikinci sınıf bir yer edinmişlerdir. Yetişkinler tarafından yaşamın dışına itilen ve görünmez insanlar haline gelen çocuklarımız kalıplara sıkıştırılmışlardır. Okul öncesi dönemdeki çocukların yaşama ve gelişme, eğitim ve korunma gibi en temel haklarına dair birçok hak ihlaline maruz kaldıkları görülmektedir. Bu araştırmanın amacı bir okul öncesi eğitim kurumundaki uygulamaları çocukların duygusal, sosyal, düşünsel ve fiziksel hakları bağlamında incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde yaklaşık bir buçuk ay süresince Adana ili Sarıçam İlçesinde bulunan bir üniversite anaokulunda gerçekleştirilmiştir. Nitel bir çalışmadır. Bir durum çalışması olan bu araştırmanın çalışma grubunu anaokulu personeli ve çocukları oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak doküman analizi, gözlem ve görüşme kullanılmıştır. Veri toplama süreci yaklaşık olarak bir buçuk ay sürmüştür. Araştırmacı bu süreç içerisinde, okulun fiziksel yapısı ve sınıf içi uygulamaları ile ilgili gözlemler yapmıştır. Okul öncesi kurum yöneticisi, dokuz okul öncesi öğretmeni, rehberlik öğretmeni, okul hemşiresi, her sınıftan bir kız bir erkek olmak üzere toplamda on sekiz çocuk, anaokulu iki mutfak ve üç temizlik personeli ile birebir yarı yapılandırılmış görüşmeler yapmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmacı daha önceden veri analizi için bir çerçeve oluşturmuştur. Bu çerçeveye göre verilerin hangi temalar altında değerlendirilip, sunulacağı belirlemiş ve daha önce oluşturulan çerçevelere göre araştırmacı elde ettiği verileri okumuş ve düzenlemiştir. Bu çalışma dört temel çerçeveden oluşmaktadır. Bunlar; Duygusal Haklar, Sosyal Haklar, Düşünsel Haklar ve Fiziksel Haklardır. Araştırma sonucunda anaokulunda çocukların fiziksel ve düşünsel haklarının ön planda gözetildiği, sosyal ve duygusal haklarının ise daha geri planda tutulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitiminde çocuk hakları, duygusal haklar, sosyal haklar, düşünsel haklar, fiziksel haklar.

DuyguDuygusal özerklikDüşünme+7
Duygu Kabakcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetimsel açıdan sınıf öğretmenlerinin çocuk hakları konusunda bilgi sahibi olmalarının etkililiği üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin, çocuk haklarını bilmelerinin yönetimsel açıdan etkisini tespit etmektir. Araştırma sonucunda anket uygulamasına katılan 434 öğretmene ve görüşme yapılan 37 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan çalışma grubu rastgele seçilmiştir. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak anket tekniği uygulanırken, nitel veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sözleşmeyi bilme durumunun cinsiyet, yaş, medeni durum, statü, çocuğu olma durumu, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre değiştiği ve aralarında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda sınıf öğretmelerinin Çocuk Hakları Sözleşmesini okudukları, bildikleri ancak uygulamada (birçok alanda) sözleşmeye uymadıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sözleşmeye uymama nedenleri kendilerinden kaynaklandığı gibi kendilerini de aşan durumların varlığından kaynaklandığı görülmüştür. Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni bilmenin (yönetici, öğretmen, öğrenci, diğer personel) yönetimsel açıdan çok olumlu sonuçlar doğuracağı saptanmıştır. Bu olumluluğun bilinmesine rağmen okullarda katılım hakkının kullanımı konusunda ciddi yetersizlikler görülmüştür. Ayrıca okulların fiziki yapısının çocuğun gelişimsel dönemine uygun olmadığı gibi öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkinin de istenilen seviyede olmadığı tespit edilmiştir. Bu araştırma sadece ilkokullar da çalışan sınıf öğretmenlerine yönelik bir uygulamadır. Bu açıdan yönetici-öğrenci- branş öğretmenleri-veli vd. ayağı eksik kalmıştır. Benzer bir araştırma ile bu konuda yöneticilerin, öğrencilerin, diğer branş öğretmenlerinin ve ailelerin görüşleri alınabilir. Anahtar Sözcükler: Çocuk Hakları, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Yönetim, Sınıf Öğretmenleri

Bilgi kullanımıEtkililikMesleki yeterlilik+7
Ali Ateş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin çocuklarının sağlık haklarına yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin çocuklarının sağlık haklarına yönelik tutumlarının sosyo demografik değişkenlerle ilişkisini belirlemek amacı ile planlandı. Araştırma 23 Temmuz - 21 Aralık 2018 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Uygulama ve Araştırma Hastanesinde yatan 0 – 17 yaş grubu çocuğa sahip 307 ebeveyn ile yürütüldü. Araştırmada Çocuk ve Aileye Yönelik Bilgi Formu ve Çocuğun Sağlık Haklarına Yönelik Ebeveyn Tutum Ölçeği kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS Windows 24.0 paket programı kullanılarak analiz edildi. Araştırmaya katılan ebeveynlerin %49,8'inin 29-39 yaş grubunda, ebeveynlerin %68,7'sinin kadın, %41,7'sinin ilkokul mezunu, %64,2'sinin 1 ile 3 arasında çocuk sahibi oldukları, %66,1'nin gelirinin giderden düşük, %64,5'inin ilde yaşadığı, %85,7'sinin çekirdek aile tipinde oldukları, %63,5'inin herhangi bir işte çalışmadıkları, %91,2'sinin sağlık güvencesine sahip oldukları, ebeveynlerin %82,1'nin çocuk hakları konusunda bilgi sahibi olmadığı, bilgi sahibi olan ebeveynlerin ise %56,4'ünün bu bilgiye TV'den sahip oldukları, araştırmaya katılan ebeveynlerin çocuklarının %59,9'unun erkek olup, çalışma kapsamındaki ebeveynlerin çocuklarının %50,5'inin 0 ile 3 yaş grubunda, hastanede yatan çocukların %56,4'ünün akut hastalığı olduğu, hastanede yatan çocukların %73,3'ünün yatış gününün 1 ile 5 gün arasında değişiklik gösterdiği, çalışma kapsamındaki ebeveynlerin çocuklarının %60,3'ünün de daha önce hastanede en az bir kez yattığı gözlendi. Araştırmada ebeveynlerin sosyodemografik özellikleri ile ÇSHYETÖ puan ortalamalarına bakıldığında; ebeveynlerin gelir durumlarının Bakım ve Korunma alt grubunda anlamlı olduğu saptandı (p<0.01). Ebeveynlerin aile yapısı incelendiğinde, kendi kendine karar verme alt grubunda geniş aile yapısına sahip olan ebeveynlerin puan ortalaması 22.23±2.72 bulunarak anlamlı bir farklılık olduğu görüldü (p<0.05). Ebeveynlerin çocuk haklarını bilme düzeyleri incelendiğinde kendi kendine karar verme alt grubunda istatiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlendi (p<0.01). Ebeveynlerin çocuğunun hastalık tanısı yönünden incelendiğinde kendi kendine karar verme alt grubunda, çocuğuna akut hastalık tanısı konan ebeveynlerde, istatiksel olarak anlamlı farklılık belirlendi (p<0.01). Bu sonuçlar doğrultusunda ailelerin çocuklarının sağlık sorunlarının farkında olmalarını istedikleri ancak sağlık ile ilgili kararlarda kendilerinin belirleyici olması gerektiğini savundukları düşünülmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Çocuk Hakları, Ebeveyn Tutumu, Çocuğun Sağlık Hakkı

Ana-baba tutumuHastanelerSağlık hakkı+4
Mustafa Göksular
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk dostu kentler: Bursa örneği

"Çocuk Dostu Kentler: Bursa Örneği" başlıklı bu tez UNICEF'in dünya çapında başlattığı ve Türkiye'de İçişleri Bakanlığı'nın ortak olarak katıldığı, birçok ilde hayata geçirilen çocuklarla ilgili uygulamaları ele alan bir çalışmadır. Tezde Çocuk Dostu Kent, 54 maddeden oluşan BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ndeki 4 temel madde doğrultusunda çocuk haklarının dünyada ve ülkemizdeki gelişimi örneklerle ele alınmıştır. Ülkemizde başlangıçta 2006-2010 yıllarını içeren Çocuk Dostu Kent modeli; Antalya, Bursa, Erzincan, Gaziantep, Karaman, Kayseri, Kırşehir, Konya, Sivas, Tekirdağ, Trabzon ve Uşak'tan oluşan 12 pilot ilde yürütülmüştür. Bu illerden örnek olarak; Gaziantep, Antalya, Kayseri, Tekirdağ, Trabzon ve Bursa kentlerinde bulunan kamu, özel, sivil toplum kurumları ve yerel yönetimlerin çocuk dostu kent çalışmaları literatür taraması, doküman incelemesi yapılarak ele alınmıştır. Çalışmanın özelini oluşturan Bursa kentindeki çocuk dostu kent ve çocuklarla ilgili çalışmalar, bazı kamu, özel, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetim kuruluşlarındaki uzman kişilerle görüşmeler yapılmıştır. Özellikle Çocuk Hakları Sözleşmesindeki 4 temel maddeden oluşturulan yaşama, gelişme, korunma ve katılma hakları üzerinden yarı-yapılandırılmış mülakat sorularıyla görüşme teknikleri kullanılarak elde edilen veriler değerlendirilmiştir.

BursaÇocuk dostu kentÇocuk hakları+1
Türkan Akbalık
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları bağlamında orta okul çağı mevsimlik gezici tarım işçilerinin çocuklarının yaşam koşullarının değerlendirilmesi: Turgutlu örneği

Bu araştırmada, mevsimlik gezici tarım işçilerinin orta okul çağındaki çocuklarının yaşam koşullarının çocuk hakları bağlamında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde mevsimlik gezici tarım işçisi olarak çalışan ailelerin orta okul çağındaki çocukları ile gerçekleştirilmiştir. Evrenden örneklem alınmamış tam sayım yöntemiyle veriler toplanmıştır. 85 mevsimlik gezici tarım işçilerinin çocukları araştırmaya katılmayı kabul etmiştir. Nicel ve genel tarama modeline dayalı bu araştırmada veriler, Haziran-Ağustos 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan soru kâğıdı araştırmanın veri toplama araçlarını oluşturmaktadır. Araştırma verileri katılımcılarla yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 15.0 paket programında analiz edilmiştir. Veriler Ki Kare (x2) testi kullanılarak analiz edilmiştir. Bu araştırmada, küçük yaştaki katılımcıların sürekli yaşadıkları yerde okula gitme durumlarının büyük yaştaki katılımcılara oranla daha düşük olduğu, büyük yaştaki katılımcıların mevsimlik gezici tarım işçisi olarak çalışma durumlarının ise küçük yaştaki katılımcılara oranla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Babası okur-yazar olan katılımcıların sürekli yaşadıkları yerde okula gitme oranının daha yüksek olduğu, annesi okur-yazar olmayan mevsimlik gezici tarım işçilerinin çocuklarının kardeş sayılarının daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu araştırmada mevsimlik gezici tarım işçilerinin kız çocuklarının, kaldıkları çadır yerleşiminde ev işi yapma durumlarının erkek çocuklara oranla daha yüksek olduğu görülmüştür. Mevsimlik gezici tarım işçilerinin çocuklarının yaşam koşulları değerlendirildiğinde yaşamsal, korunma, gelişim ve katılım haklarına tam kapasitesi ile sahip olmadıkları ve bu haklara sahip olabilmeleri için gereken zemine engel olan ihmal ve istismara maruz kaldıkları ve bu riskler ortadan kaldırılmadığı sürece bu çocukların haklarına tam anlamıyla erişemeyecekleri sonucu ortaya çıkmıştır.

Manisa-TurgutluMevsimlik işçilerOrtaokul öğrencileri+5
Hasan Yasak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2022
11
Master'sOpen AccessTR

Demokratik tutum bağlamında çocukların katılım hakkının gerçekleşme düzeyi: Karşılaştırmalı durum araştırması

Demokratik tutumun yüksek ve düşük olduğu sınıflarda çocukların katılım haklarının gerçekleşme düzeylerinin, bu sürece eşlik eden demokratik uygulamaların (demokratik bağlamın) ve katılım hakkının gerçekleşme düzeyinin şekillenmesine yön veren öğretmen inanç ve düşüncelerinin incelendiği bu çalışma, çoklu durum araştırmalarından karşılaştırmalı durum araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde tipik durum örneklemesiyle seçilmiş bir ilkokulun dördüncü sınıf şubelerinden amaçlı örnekleme yöntemlerinden aykırı durum örneklemesi ile belirlenmiş demokratik tutumun yüksek ve düşük olduğu iki sınıf oluşturmuştur. Araştırmada veriler gözlem ve görüşme yöntemleriyle elde edilmiştir. Bu doğrultuda her bir sınıfta 80 saat olmak üzere toplam 160 saat gözlem yapılmıştır. Gözlem süreci tamamlandıktan sonra çalışma grubundaki sınıf öğretmenleri ve her bir sınıftan seçilen sekiz öğrenci (toplam 16 öğrenci) ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sürecinde; çocukların katılım hakkının gerçekleşme düzeyinin belirlenmesi için nitel veri analiz yöntemlerinden hem içerik hem de betimsel analiz, demokratik bağlam ve öğretmen inanç ve düşüncelerinin belirlenmesi için içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında, çocukların katılım hakkı gerçekleşme düzeyi ile ilgili biri yasal düzenleme kaynaklı olmak üzere 12 farklı düzenleme belirlenmiştir. Ayrıca, demokratik tutumun yüksek ve düşük sınıflarda çocukların katılım hakkının gerçekleşme düzeylerinin farklılaştığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, demokratik tutumun yüksek olduğu sınıfta demokratik tutum düşük olduğu sınıfa göre çocukların katılım hakkını gerçekleştirmek için daha fazla düzenleme yapıldığı ve çocukların katılım hakkının gerçekleşme düzeyinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın çocukların katılım hakkının gerçekleşme sürecine eşik eden demokratik bağlam sonuçları ise demokratik tutumun yüksek olduğu sınıfın demokratik tutumun düşük olduğu sınıfa göre demokratik bağlam açısından daha iyi olduğunu göstermiştir. Bu doğrultuda, demokratik tutumun yüksek olduğu sınıfta demokratik değer ve ilkeleri hayata geçiren daha fazla uygulamanın işe koşulduğu ve demokratik bir sınıf ortamının oluşturulmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Ayrıca, demokratik tutumun düşük ve yüksek olduğu sınıflarda çocukların katılım hakkının gerçekleşmesi düzeyine şekil veren öğretmen inanç ve düşüncelerinin farklılaştığı, bu doğrultuda öğretmen inanç ve düşüncelerinin çocukların katılım gerçekleşmesinde önemli bir etken olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocukların Katılım Hakkı, Çocuk Hakları, Çocuk hakları Eğitimi, Çocukların Katılım Hakkının Gerçekleşme Düzeyi, Demokratik Tutum, İlkokul Eğitimi

DemokrasiDemokrasi eğitimiDemokratik tutum+5
Kevser Urfalıoğlu
Gaziantep University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ailede çocuk haklarının uygulanma düzeyine ilişkin ebeveyn görüşleri

Bu çalışmada ailede çocuk haklarının uygulanma düzeyine ilişkin ebeveyn görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yöntemlerinden birisi olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu Kastamonu iline bağlı merkez ve Taşköprü ilçelerinde öğrenim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin ebeveynleri oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında pilot uygulamada 1088, asıl uygulamada 826 olmak üzere toplam 1914 ebeveyne ulaşılmıştır. Aile içerisinde ebeveynlerin çocuk haklarını uygulama düzeylerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formu ile yaşama, gelişim, koruma ve katılım hakkı olmak üzere dört boyuttan oluşan "Ebeveyn Çocuk Hakları Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Bu dört boyuta göre 17 değişkenin etkisi araştırılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22,0 istatistik programı kullanılmıştır. Veriler normal dağılım göstermediği için parametrik olmayan yöntemler kullanılmış, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre ebeveynlerin ailede çocuk haklarını uygulama düzeyi; yaşama, katılım ve koruma boyutunda çok yüksek düzeyde, gelişim boyutunda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Toplam puanlara bakıldığında ise ebeveynlerin ailede çocuk haklarını yüksek düzeyde uyguladıkları görülmektedir. Bu sonuç ebeveynlerin gelişim hakkı hariç ailede çocuk haklarını yeteri kadar uyguladığını göstermektedir. Araştırma sonucunda ebeveynlerin ailede çocuk haklarını uygulama düzeylerini çeşitli değişkenlerin de etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

AileAile hayatıAile içi ilişkiler+5
Yakup Kesayak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları ve çocuk istismarı konusunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının görüşleri

Çocuk hakları ve çocuk istismarı olgusu gelişen dünya düzeninde önemini giderek arttırmaktadır. Gelişme ve değişme beraberinde çocuk istismarı durumunda da artışa sebep olmaktadır. Sürekli artış gösteren istismar konusunda hak ile istismar eğitimine ve sosyal bilgiler öğretmenlerine istismarın önlenmesi konusunda önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu çalışmanın amacı; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çocuk hakları ve çocuk istismarına yönelik farkındalıklarını ortaya koymaktır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 40 sosyal bilgiler öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. İçerik analizi yöntemiyle veriler analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çocuk hakları konusunda yeterli düzeyde bilgiye sahip oldukları fakat çocuk istismarı ve istismar türleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adayları çocuk istismarı ile karşılaştıklarında bu konuyu yetkili kişilere bildireceklerini belirtmişlerdir. Öğretmen adayları çocuk hakları ve istismarı konusunda kendilerine yeterli düzeyde etkinliklerin düzenlenmediğini ve programdaki eksiklikleri belirtmişlerdir. 2018 sosyal bilgiler dersi öğretim programı ile de ilişkilendirmeler yapılmıştır. Çalışma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının çocuk hakları ve çocuk istismarı konularında yeterli bilince sahip oldukları fakat bu konu hakkında eğitimlerinin yeterli düzeyde olmadığı daha fazla eğitime ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+6
Gamze Hançer
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları bağlamında çocuğun üstün yararı ilkesi

Çocuğun üstün yararı ilkesi denildiğinde onun velayet, evlat edinme, soy bağı kurulması gibi medeni hukuk konularındaki yeri akla gelmiştir ve ilke hep bu çerçevede incelenmiştir. Ancak ilke yalnızca bu konularla sınırlı olarak değil; çocuğu ilgilendiren her türlü iş, işlem ve eylem söz konusu olduğunda gözetilmek zorundadır. Dolayısıyla bu ilkenin, ortaya çıkışından başlanarak kavramsal çerçevesinin oluşturulması, birçok önemli düzenlemede nasıl yer aldığının bilinmesi ve kararları bağlayıcı olan yüksek mahkemelerin önüne gelen olaylarda ne şekilde uygulandığının çözümlenmesi elzemdir. Bu çalışma böyle bir ihtiyaca çözüm bulunabilmesi gayesiyle yapılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde çocuk kavramının ve çocuk haklarının tarihçesi, bunların çeşitli düzenlemelerdeki yeri, ardından çocuk haklarının tam anlamıyla yaşama geçirilmesinde büyük önemi haiz çocuğun üstün yararı ilkesinin kavramsal meseleleri ele alınmış ve ilkeye farklı açılardan yaklaşılarak ilke birçok yönüyle incelenmiştir. İkinci bölümde çocuğun üstün yararı ilkesinin ulusal ve uluslararası mevzuat bağlamındaki yeri mercek altına alınmıştır. Bu bölümde ilkeye yer veren birçok ulusal ve uluslararası düzenleme incelenmiş, sonrasında ilkeye çeşitli ülkelerin hukuk düzenleri çerçevesinde yaklaşılmış ve en sonunda ilkenin Türk hukukundaki yeri ve önemi saptanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise genel olarak çocuk yargılamasında ilkenin önemi vurgulanmış, bunun yanında yargılama denildiğinde ilk akla gelen değer olan adil yargılanma hakkı, çocuğun üstün yararı ekseninde olmazsa olmazı niteliğindeki alt hakları ve ilkeleriyle ele alınmıştır. Ardından, çocuk yargılaması konusunda öğretide getirilen eleştiriler ve bu konudaki önerilere yer verilmiştir. Nihayet ilkenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türk Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarındaki uygulaması açıklanmıştır.

Mahkeme kararlarıTürk hukukuUluslararası hukuk+4
Nilüfer Nurbanu Baş
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede çocuk işçiliğine karşı mücadele: Kamu yönetiminin araçları

Bugün varlığını sürdüren çocuk işçiliği tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye için de önemli bir problem olarak görülmektedir. Çocukların çalışması, onların güvenliklerini ve sağlıklarını tehlikeye atarken, çocukluklarını yaşamalarını engellemekte, eğitimden uzaklaştırırken de geleceklerine olumsuz etki etmektedir. Aynı zamanda çocuk işçilerin kullanımı, bugün dünyanın karşı karşıya olduğu en fazla karşılaşılan insan hakları ihlallerinden biridir. Çocukların çalışma yaşamında korunması ve çocuk yaşta çalıştırılmalarına engel olunmasına yönelik ulusal ve uluslararası alanda çeşitli hukuki düzenlemeler oluşturulmuştur. Bu kapsamda incelendiğinde en önemli program 1992 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından oluşturulan ve şu anda 88 ülkede faaliyet gösteren Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Programıdır. Bu program kapsamında ilgili kurum ve kuruluşların çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefleriyle açıklanan istatistikler incelendiğinde, dünyada görülen genel eğilimin çocuk işçiliğin önlenmesinde hedefinden uzak kalındığını ortaya koymaktadır. Çocuk işçiliğinin tümüyle yok edilmesi, uzun dönemli ve nihai bir hedef olmasına rağmen bu hedefe ulaşılması, ülkelerdeki ekonomik ve sosyal gelişmelerle bağlantılıdır. Bundan dolayı, çocuk işçiliğine yol açan yapısal etkenler giderilmeye çalışılırken, öteki taraftan orta ve kısa dönemde çalışan çocukların korunmasıyla ilgili konular en önemli politikalar arasında yer almalıdır.

Uluslararası Çalışma ÖrgütüÇalışan çocuklarÇocuk hakları+2
Uğur Mavi
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi öğretmenlerinin demokratik kararlılıkları ile çocuk haklarına ilişkin tutumlarının incelenmesi

Çocuklar, gerekli koşullar sağlandığında haklarının farkında olurlar ve bunu toplum yararına kullanabilirler. Bu koşulların başında ise çocuk haklarını bilen ve uygulayan öğretmenlerin yetiştirilmesi gelir. Öğretmenler öncelikle çocuğa uygun ortam hazırlamalı ve çocuklara rol model olmalıdır. Demokratik değerlere saygılı bir öğretmen çocuk haklarını bilmeli, eğitim programlarında bu haklara yer verip, hakları göz önünde bulundurarak davranmalı, hakları kendi hayatlarında önemli bir değer olarak görüp uygulamalıdır. Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin demokratik kararlıkları ile çocuk haklarına yönelik tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel yöntemin kullanıldığı araştırmaya Sakarya İl ve ilçelerinde görev yapmakta olan 230 anaokulu öğretmeni gönüllülük esasına dayalı olarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Anaokulu öğretmenlerinin çocuk haklarına yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Karaman- Kepenekçi (2006) tarafından geliştirilen Çocuk Haklarına İlişkin Tutum ölçeği ve Yeşil (2010) Öğretmen Davranış Kararlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 24.0 ile yapılmıştır. Puanların normal dağılım göstermesi nedeni ile çalışmada parametrik test teknikleri kullanılmıştır. Ölçek puanının demografik özelliklere göre farklılık gösterme durumunun analiz edilmesi için t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anaokulu öğretmenlerinin çocuk haklarına yönelik tutumlarının olumlu olduğu, demokratik kararlılık puanlarının ortalama değerde olduğu saptanmıştır. Anaokulu öğretmenlerin çocuk haklarına yönelik tutumlarında yaş, mesleki deneyim ve çalıştıkları görev yeri gibi durumlarının etkili olmadığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra, şaşırtıcı bir şekilde okul öncesi öğretmenlerinin öğrenim durumlarının tutumlarda etkili olmadığı; eğitim fakültesi lisans, fen edebiyat fakültesi veya formasyon mezun olan öğretmenlerin, yüksekokul ve diğer seçeneği işaretleyen öğretmenlerin göre çocuk haklarına yönelik tutumlarının benzer olduğu görülmüştür.

Demokratik algıDemokratik tutumDemokratik öğretim+4
Mehmet Kumru
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin çocuk haklarına ilişkin görüşleri

Bu çalışmanın amacı, Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çocuk haklarına yönelik bakış açılarını ortaya koyabilmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden, çalışmanın doğasına uygun olarak durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma ile ilgili veriler, araştırmacı tarafından hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın verileri 2018-2019 eğitim öğretim ilkbahar yarıyılında Diyarbakır Kayapınar ilçesi sınırları içerisinde yer alan çeşitli ortaokullarda görev yapan 20 Sosyal Bilgiler öğretmeninden, görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmadan elde dilen verilere göre şu sonuçlara ulaşılmıştır: Türkiye'de çocuk hakları sözleşmesinin bir karşılığı olmadığı düşünülmektedir. Türkiye'de çocuk hakları ile ilgili alınan hukuki tedbirlerin yetersiz olduğu düşünülmektedir. Ülkemizde çocuklar en çok, fiziksel ve psikolojik şiddet, cinsel istismar, çocuk işçiliği hakları yönünden ihmal ve ihlal edilmektedir. Sosyal Bilgiler dersi çocuk hakları yönünden öğrencilere farkındalık oluşturmaktadır. Sosyal Bilgiler dersi öğretim programı hem ders sayısı açısından hem de müfredat yönünden çocuk hakları konusunun işlenmesi açısından yetersiz kalmaktadır. Öğretmenler çocuk hakları konusunu derslerde en çok günlük yaşamdan örnekler vererek, sınıf panoları oluşturarak ve drama yöntemini kullanarak öğrencilere anlatmaktadırlar. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu Sosyal Bilgiler dersinde çocuk haklarına ilişkin kazanımları sınıf ortamında oluşturmada sorun yaşamaktadırlar. Öğretmenler Sosyal Bilgiler dersinde öngörülen çocuk haklarına yönelik hedeflere büyük ölçüde ulaşılamadığını düşünmektedirler.

Sosyal bilgilerSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+3
Yunus Atik
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk döneminde suça sürüklenmiş bireylerin çocuk adalet sistemine yönelik deneyimleri

Türk Ceza yasasına göre yasalarda belirtilen düzenlemelere aykırı bir davranışta bulunan 12-18 yaş arasındaki çocuklar, "suça sürüklenen çocuk" olarak tanımlanmakta ve haklarında yetişkinlerden farklı uygulamalar ve adli işlemler yapılmaktadır. Çocuk adalet sistemi olarak tanımlanan bu işlemler, kolluktan başlayarak, savcılık, mahkeme, infaz ve denetimli serbestlik aşamalarıyla devam etmektedir. Her aşamada yapılan uygulamalardaki temel amaç çocuğun suç davranışının ve suç davranışına neden olan risklerin önlenerek topluma yeniden kazandırılmasının sağlanmasıdır. Bu nedenle, suça sürüklenen çocuk olarak çocuk adalet sistemindeki tüm bu süreçleri yaşayan ve her aşamada farklı uygulamalarla ve işlemlerle karşı karşıya kalan çocukların, yaşadıklarının neler olduğunun anlaşılması önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda suç davranışı nedeniyle hakkında suça sürüklenen çocuk olarak adli ve hukuksal işlemlerin yapıldığı, 30 reşit bireyle, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak ve yüz yüze görüşülerek nitel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, suça sürüklenme sürecini nasıl tanımladıkları, aile ve sosyal çevrenin bu durumu öğrenmesinden sonra neler yaşadıkları, yaşamlarında nelerin değiştiği, adli süreçlerde neler yaşadıkları, bu süreçleri kolaylaştıran ve zorlaştıran unsurların neler olduğu ve çocuk adalet sistemine yönelik önerileri değerlendirilmiştir. MAXQDA Analytics Pro 2020 yazılımı kullanılarak, verilerden kodlar ve temalar oluşturulmuş, tüm kategoriler tümevarımsal bir içerik analizi yapılarak tartışılmıştır. Bu araştırma kapsamında ulaşılan deneyimlerin, suça sürüklenen çocukların alacağı hizmetlere, çocuk adalet sisteminin değerlendirilmesine ve ihtiyaçların belirlenmesine, mevzuatın ve mevcut uygulamaların gözden geçirilmesine, adli sosyal hizmet uygulamalarının belirlenebilmesine ve bu konuya özgü sosyal politikalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk suçluluğu, çocuk adalet sistemi, suça sürüklenen çocuk

AdaletSuça sürüklenen çocukSuçlu çocuklar+3
Zeynep Mutlu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects