Brand preference
89 theses under this subject heading
Tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihlerine etkisi
Küreselleşme ve kitle üretiminin giderek artmasıyla beraber, toplumsal değerler de büyük ölçüde değişerek tüketim kültürü yaygın bir hale gelmiştir. Zaman içinde değişen tüketim olgusu, bireylerin yalnızca fiziksel gereksinimleri için değil aynı zamanda psikolojik, sosyal ve kültürel gereksinimlerini de karşılayan sembolik ve hazcı bir tüketime dönüşmüştür. Özellikle son yıllarda gittikçe artan ve gözle görülür bir biçimde değişime uğrayan tüketim kültürünün etkisiyle birlikte lüks tüketim de dikkat çeken bir konu haline gelmiştir. Bu noktada tüketicilerin hayat şekillerine büyük ölçüde yansıyan lüks kavramı büyük önem taşımaktadır. Tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihi üzerindeki etkisi araştırma konusunu oluşturmaktadır. Günümüzde meydana gelen gelişmelere bağlı olarak değişim gösteren lüks kavramı, tüketicilerin lüks tüketime olan algılarının da değişiklik göstermesine yol açmıştır. Bu nedenle tüketicilerin marka tercihini şekillendiren unsurlar araştırılırken öncelikle lüksü ve lüks tüketimi algılayış biçimlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla çalışmada lüks kavramının tüketicilere ne ifade ettiği, nasıl algılandığı bunun marka tercihine etkisinin ne yönde olduğu sorgulanmıştır. Lüks tüketicileri zaman içinde değişim göstermekte ve ekonomik açıdan lüks sektörü hızla büyümektedir. Bu sebeple araştırmanın lüks sektöründe yer alanlar için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Literatüre kavramsal anlamda katkıda bulunmayı amaçlayan bu çalışmada 1980-1999 yılları arasında doğan ve Y Kuşağı olarak adlandırılan tüketicilerin lüks tüketim olgusunu nasıl algıladıklarını belirlemek ve lüks tüketim algılarının marka tercihine olan etkilerini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Yapılan literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında, Y Kuşağı tüketicilerinin örneklemi oluşturduğu bir anket çalışması yapılarak veriler elde edilmiştir. Araştırma modeli doğrultusunda veriler analiz edilerek bulgular ortaya konulmuştur. Araştırma modelinde üç araştırma hipotezi bulunmaktadır. Bunlardan ilki tüketicilerin lüks tüketim algılarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Yapılan analiz sonuçlarına göre anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır. İkinci araştırma hipotezi de lüks tüketim algısı alt boyutlarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmaktır. Lüks tüketim algısının tüm alt boyutları incelendiğinde üstün kalite, az veya eşsiz, kişisel geçmişi olan, ihtiyaç olmayan ve prestij boyutlarının marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak estetik veya çoklu duyu boyutu ile marka tercihi arasında istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmemiştir. Araştırmada yer alan üçüncü araştırma hipotezi ise lüks tüketim algısı alt boyutlarının marka tercihi alt boyutları üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığının incelenmesidir. Marka tercihi altında yer alan altı alt boyut üzerine analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak lüks tüketim algısı alt boyut puanlarının moda bilinci, enderlik-statü, referans grubu, sosyal medya, rol model ve deneyim alt boyutları değerlendirildiğinde, modelin ileri düzeyde anlamlı olduğu bulunmuştur.
Yeşil paylaşım: Yeşil markalar sosyal medyayı nasıl kullanıyor?
Bu çalışmanın temel amacı Interbrand tarafından hazırlanan dünyanın en yeşil markaları listesinde yer alan markaların sürdürülebilirlik faaliyetleri hakkında kurumsal bir iletişim gerçekleştirmek için sosyal medya platformlarını nasıl kullandıklarını ortaya koymaktır. Çalışmanın evrenini Interbrand En İyi Küresel Yeşil Markalar listesinde yer alan 50 marka oluşturmaktadır. Çalışmanın analiz birimi, bu markalara ait Türkiye'deki resmi Facebook ve Twitter hesaplarındaki paylaşımlardır. Bu markalar, sosyal medya aracı olarak seçilen Türkiye resmi Facebook ve Twitter hesaplarındaki yeşil paylaşımları doğrultusunda incelenmiştir. Araştırma kapsamında içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları markaların sosyal medyayı çoğunlukla çevre dostu ürün ve hizmetlerine yer vermek, yapılan çevre dostu, doğal yaşamı destekleyici etkinliklerini duyurmak, ilgili özel gün ve haftalara dair paylaşımlarda bulunmak ve müşterilerle etkileşim kurmak amacı ile kullandığını göstermektedir. Yeşil markaların Türkiye'deki resmi sosyal medya hesaplarında yapmış oldukları yeşil paylaşımlara dayalı sıralama ile Interbrand En İyi Yeşil Marka listesindeki sıralamalar paralellik göstermemektedir. Markaların Twitter'da yaptığı paylaşımlar Facebook'tan daha fazladır. Genel olarak, yeşil mesaj verirken görsel kullanımı oldukça yaygındır. Markalar yeşil paylaşımlar yaparken kendi ürün ve hizmetlerini öne çıkarmaları yanında bunu kendilerini tanıtma ve reklam yapma fırsatı olarak görmektedirler. Sosyal medyadaki paylaşımların sektörlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yeşil Marka, Sürdürülebilirlik, Sosyal medya, Twitter, Facebook.
Genç tüketicilerin marka sadakatlerinin ölçülmesi ve üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma: DPÜ örneği
Rekabetçi tutumların çok büyük önem kazandığı günümüzde, marka, işletmelerin ürettiği ürünleri diğer işletmelerin ürünlerinden ayırarak fark yaratmaktadırlar. Ancak bu fark kalite, güvenirlilik, dayanıklılık, uygunluk, prestij sağlama gibi çeşitli faktörlerin bir arada ve kurumsal yapıyla birlikte algılanması sağlar. Bu nedenle tüketiciler, satın alma kararlarında markaya oldukça fazla önem verirler.Tüketicilerin önemli bir kısmını oluşturan genç tüketicilerin de, özellikle çevrelerine uyum sağlama, moda gibi faktörlerin de etkisiyle kendilerine prestij sağlayacaklarına inandıkları markalı ürünleri tercih ettikleri yönünde yaygın kanı vardır. Ancak genç tüketicilerin markalı ürünleri tercih nedenleri elbette sadece bunlarla açıklanamaz. Markalı ürünlerin kalitesi, fiyatı da diğer tüketicilerde olduğu gibi genç tüketicilerin ürün tercihlerinde etkili faktördür.Bu çalışmanın amacı, genç tüketicilerin marka sadakatlerini Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) öğrencileri örnekleminde araştırmaktır.Bu çerçevede çalışmada öncelikle tüketici davranışları irdelenmiş daha sonra marka ve sadakat kavramları ve boyutları ele alınmıştır. Dumlupınar Üniversitesi Merkez Kampusta öğrenciler üzerinde anket uygulaması yapılarak genç tüketicilerin marka sadakatleri ve seviyeleri araştırılmış, cinsiyet, fakülteler ve harcama değişkenleri ile marka sadakati arasında istatistiksel ilişki araştırılmıştır.Araştırma sonucunda yapılan istatistiksel testlerle hipotezler test edilmiş ve buna göre araştırma grubunun cinsiyeti ve harcama tutarları ile marka sadakatleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu buna karşın eğitim birimleri ile marka sadakatiyle arasında bir ilişki olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Genç Tüketici, Marka, Sadakat, Marka Tercihi, Marka Sadakati, Müşteri
Mobil iletişim sekötründe üniversite öğrencilerinin cep telefonu markası-GSM operatörlerini tercih ve kullanımları üzerine bir araştırma
Mobil iletişim sektörü günümüzde dünyanın en büyük sektörleri arasında yer alırken, mobil iletişim sektörünü oluşturan cep telefonu ve GSM firmaları bu sektörle birlikte gelişimlerini göstermektedirler.Cep telefonu fikrinin hayata geçirilmesinden bu yana kullanıcıların günlük yaşamlarını ceplerine sığdırabilecek kadar geliştiği ve bireylerin cep telefonlarını yanlarından ayırmadığı, bütçesi ne olursa olsun herkesin sahip olduğu cihazlar haline gelmişlerdir. Ülkemizde 1994 yılında giren cep telefonu kullanıcılarına iletişim sağlayan GSM firmaları ilk başlardan 80 bin aboneye sahip olurken şimdilerde 67 milyonu aşkın abone profiline sahiptir. Günümüzde abone sayısı artış oranının düşmesi ile birlikte pazar olgunluk dönemine girmiş ve GSM firmalarının yeni müşteri kazanmasının giderek zorlaştığı bir pazar haline gelmiştir. Türkiye genç nüfus potansiyelinin yüksek olduğu bir ülke olarak mobil iletişim sektöründe hedef kitle olarak gençlerin önemli bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mobil İletişim, Cep Telefonu Tercihleri, Cep Telefonu Kullanımları, GSM Operatörleri Tercihleri, Dumlupınar Üniversitesi
Bağlamsal pazarlama stratejilerinin marka değerine etkisi üzerine bir araştırma
Günümüz pazarlama anlayışıyla değişen müşteri ihtiyaç ve istekleri işletmelerin farklılık yaratmalarına sebep olmuştur. Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı ortamda farklılık yaratmada etkili olan marka değeri kavramı gelişen teknolojilerle birlikte farklı şekiller ve yöntemlerle ortaya çıkmaktadır. Bilgi teknolojileri aracılığıyla uygulanmaya başlanan ve marka değeri ile ilişkili olan bağlamsal pazarlama stratejisi doğru zamanda, doğru bilgiyi, doğru tüketiciye sunarak marka değeri oluşmasında etkili olmaktadır. Marka değeri ile bağlamsal pazarlama stratejisi arasındaki ilişkinin ele alındığı bu tez kapsamında bağlamsal pazarlama stratejisi ve marka değerini oluşturan boyutlar ayrıntılı olarak anlatılmış ve aralarındaki ilişki değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde açıklayıcı faktör analizi ile boyutlar elde edilmiş, hipotezlerin testi için korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre marka değeri ve marka değeri boyutları ile bağlamsal pazarlama arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlamsal Pazarlama, Marka Bağlılığı, Marka Çağrışımı, Marka Farkındalığı, Algılanan Kalite
Influencer özelliklerinin ve marka değerinin marka tercihi ve satın alma niyeti üzerine etkisi
Markalar, ürünleri tanıtmak için giderek daha fazla sosyal medya Influencer'larına (SMI'lar) yönelmektedir. Bu, genellikle Influencer pazarlama olarak bilinen bir uygulamadır. Bu çalışmada temel amaç, Influencer özelliklerinin Nike marka tercihi ve satın alma niyeti üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmanın alt amacı, marka değerinin marka tercihini ve satın alma niyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada, marka tercihi ve satın alma niyetinin belirleyicileri olarak üç Influencer özelliği olan güvenilirlik, uzmanlık ve parasosyal ilişki değerlendirilmiştir. Bu özelliklerin marka tercihi ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi araştırılmış ve analiz edilmiştir. Çalışmada veri toplama yönetimi anket olarak seçilmiş ve Influencer'ı YouTube kanalında takip eden takipçiler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, anket sonuçları IBM SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Yapılan araştırma bulguları, Influencer güvenilirliğinin ve parasosyal ilişkisinin marka tercihi üzerinde anlamlı bir pozitif etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, Influencer uzmanlığının marka tercihi üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde araştırma, marka değerinin marka tercihini ve satın alma niyetini olumlu yönde etkilediğini ifade etmektedir. Ek olarak çalışma, marka tercihinin tüketicinin satın alma isteğini büyük ölçüde etkilediğini kanıtlamıştır.
Marka otantikliği, marka değeri, marka güveni ve marka sadakatinin marka seçimine etkileri
Tüketicileri isteklerinin daha da artmasıyla beraber marka seçiminde etkili olan unsurlarda değişmektedir. Bu nedenle marka seçiminde etkili olan unsurları tespit etmek önemli bir hale gelmektedir. Bu bağlamda marka seçimi, marka sadakati, marka değeri, marka güveni ve marka otantikliğinin birbirleriyle olan etkileşimlerinin birlikte değerlendirilmesi yönelik bir alan yazı boşluğu bulunmaktadır. Bu nedenle, bu çalışma markaların seçilebilme düzeylerini artırmak motivasyonuyla marka seçimi üzerinde marka sadakati, marka değeri, marka güveni ve marka otantikliğinin etkilerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte bu çalışmanın araştırma sorusu "Marka değeri, marka güveni, marka otantikliği ve marka sadakatinin marka seçimi üzerindeki etkileri nelerdir?" olarak oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında 303 anket katılımcılara sunulmuş ancak 265 katılımcıdan veri elde edilmiştir. Araştırma hipotezleri basit ve çoklu regresyon analizleri aracılığıyla SPSS 20 programında test edilmiştir. Veri analizleri sonucunda tüm hipotezler pozitif yönde ve anlamlı olarak tespit edilmiştir. Marka otantikliği marka değeri ve marka güveni üzerinde pozitif bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte marka otantikliği, marka değeri ve marka güveninin marka sadakati üzerinde pozitif etkileri bulunmuştur. Ayrıca, marka sadakati de marka seçimi üzerinde pozitif bir etkiye sahiptir.
Sanal birliklere katılım düzeyinin otel işletmelerine yönelik markaya duyulan tüketici güveni ve sadakati üzerine etkisi
Sanal birlikler tüketicilerle ilişki kurmanın en etkili yoludur. Konaklama işletmeleri tüketicilere ulaşmak için yeni bir pazarlama kanalı olan sanal birliklerden yararlanmaktadır. Daha önceki yapılmış olan çalışmalarda üyelerin sanal birlik etkinliklerine katılımı etkileyen fonksiyonel, sosyal, psikolojik, hedonik ve ekonomik unsurlar beş katılım faydası olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmada, beş katılım faydasının yanı sıra gönderi özellikleri dediğimiz gönderilerin kalitesi, gönderilerin popüleritesi ve gönderilerin çekiciliğinin de tüketici güveni ve sadakati üzerine etkisi incelenmiştir. Sanal birliklere katılımının bir sonucu olarak otel markalarına yönelik güveni ve bağlılığı, tüketici ile otel markalarının ilişkilerini geliştirmek için bu gönderileri özelliklerinin önemli unsurlar olduğu düşünülmüştür. Bu çalışmanın amacı, sanal otel birliklerinin marka sadakati, marka güveni ve sanal birliğe katılımı ile gönderilerin kalitesi - popülerliği – çekiciliği ve fayda unsurları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmada, sanal birliklere katılım düzeyinin otel işletmelerine yönelik markaya duyulan tüketici güveni ve sadakati üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik kavramsal bir model geliştirilmiştir. Saha çalışması İstanbul' da sadece otel işletmelerinde konaklamış olan ve daha önce ilgili otele ilişkin sosyal medya aracılığı ile bilgi ve diğer tüketici görüşlerini araştırmış olan 407 tüketici üzerinde gerçekleştirilmiş ve anket tekniği ile toplanan veri sonuçlarına yer verilmiştir. Yapılan analizler sonunucunda dokuz hipotezimizden sekiz tanesi kabul görmüş ancak bir hipotezimiz kabul görmemiştir. Cinsiyet ile boyutlar kıyaslandığında sosyo-psikolojik fayda ile marka güveni arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Cinsiyet ile diğer değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmemiştir. Medeni durum ile boyutlar kıyaslandığında sosyo-psikolojik fayda ve marka sadakati arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilirken, diğer değişkenlerle medeni durum arasında anlamlı fark tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, sanal birlikler, sanal birliğe katılım, marka sadakati, marka güveni
Tüketicilerin yaş kuşaklarına göre marka aşkı, marka faydası, marka kişiliği ve marka sadakati hakkındaki değerlendirmeleri
Marka literatürü incelendiğinde, marka ve marka kavramı ile ilgili tüketicilerin değerlendirmeleri ölçülürken genellikle gelir seviyelerine, sosyal çevrelerine, yaş gruplarına ya da meslek gruplarına göre bölümlendirildiği görülmektedir. Ayrıca marka ve marka kavramları ile ilgili zengin bir literatür olmasına karşın marka aşkı konusunda özellikle yerli literatürde sınırlı sayıda çalışma olduğu görülmektedir. Bu tezde tüketiciler yaş kuşaklarına göre bölümlendirilmiş ve marka aşkı, marka faydası, marka kişiliği, marka sadakati değerlendirmeleri incelenmiştir. Çalışma teori ve uygulama olmak üzere iki kısımdan oluşmuştur. Çalışmanın ilk iki bölümünde yaş kuşakları ve marka ile ilgili teorik bilgiler yer almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde yaş kuşakları ile ilgili kavram ve teoriler anlatılmış, ardından yaş kuşağı kavramı açıklanmış ve yaş kuşaklarının özellikleri ile ilgili bilgi verilmiştir. İkinci bölümde marka konusu ayrıntılı olarak anlatılmış ve marka ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Son bölümde ise yapılan anket çalışması ve sonuçlarına yer verilmiştir. Tez, marka kavramı değerlendirmelerinde tüketicileri yaş kuşaklarına göre ayırmaktadır. Bu açıdan marka ve marka kavramı ile ilgili yapılan çalışmalara katkı sağlamaktadır. Ayrıca marka aşkı kavramının çalışmaya dâhil edilmesi de ilgili literatüre katkı sağlamıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre tüketicilerin yaş kuşaklarına göre marka kavramları ile ilgili değerlendirmeleri marka aşkı, marka faydası, marka kişiliği için farklılık gösterirken, marka sadakati için bir farklılık göstermemektedir. Anahtar Kelimeler: Yaş Kuşakları, Marka, Marka Aşkı, Marka Faydası, Marka Kişiliği, Marka Sadakati
Gaziantep'te yaşayan tüketicilerin yerli ve yabancı kahve markalarına bakış açıları
Dünyadaki değerli ürünler kategorisinde yer alan kahve, özellikle sıcak içecek tüketim kültürünün gelişmiş olduğu ülkelerde önemli bir talep görmektedir. Türkiye, kahve pazarında hızlı büyüyen tüketici pazarlarından olup bu durum kahve ve türevleri ürün satan kahve mağazalarına olan talebi de arttırmaktadır. Bu çalışma, yerli (Kahve Dünyası) ve yabancı (Starbucks) kahve markalarına bakış açılarını ve bu markaları tercih ederken üzerinde etkili olduğu düşünülen kültür, fiyat etkisi, mağaza özellikleri ve tatmin kavramlarının etkisini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Kahve kültürüne ilişkin alışılmış kültürün yaygınlaşması, ülkede faaliyet gösteren kahve mağazalarını, tüketicilere yönelik, farkındalık yaratacak sürdürülebilir marka stratejileri yaratma konusunda yeni arayışlara yönlendirmektedir. Araştırmada kullanılan ölçekler, konuyla ilgili geniş bir literatür taraması sonrası, benzer birçok çalışmada da kullanılan ölçeklerden oluşmaktadır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın evrenini, Gaziantep Üniversitesi öğrencileri arasında kahve deneyimine sahip olan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu kapsamda üniversitede öğrenim gören 311 öğrenciye ulaşılmış, öğrencilerden yüz yüze anket tekniği kullanılarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, YEM (Yapısal Eşitlik Modeli) aracılığıyla test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, literatürde daha çnce yapılan çalışmalarla benzer sonuçlar ortaya çıkarmıştır.
Spor örgütü çalışanlarının spor markası tercih nedenleri üzerinde kişilik özelliklerinin etkisinin incelenmesi (Ege Bölgesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, spor tüketicisi olarak kabul edilen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan spor uzmanlarının spor markası tercihlerinde kişilik özelliklerinin etkisini ortaya koyabilmektir. Çalışmada nicel araştırma tekniği ve tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021- 2022 yıllarında Ege bölgesindeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde Uzman, Sportif Eğitim Uzmanı ve Spor Eğitim Uzmanı olarak görev yapan personelden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise amaçlı örneklem yöntemi kullanılarak seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 208 personeldir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların kişilik özelliklerini belirlemek amacıyla Goldberg (1990) tarafından geliştirilen ve Türkçe' ye uyarlaması Öztürk, Ünal ve Kepoğlu (2020) tarafından yapılan "Beş Faktör Kişilik Envanteri" kullanılmıştır. Katılımcıların spor markası tercihleri ise Tozoğlu (2009) tarafından geliştirilen ve tek boyuttan oluşan "Spor Markası Tercih Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 25.0 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde çalışan spor uzmanlarından oluşan personelin spor markası tercihlerinde kişilik özelliklerinin marka tercihlerini pozitif yönde etkilediği görülmüştür.
Turistik destinasyonlarda tüketici temelli marka denkliğinin ölçümü: Fethiye'de bir araştırma
Tüketiciler, istek ve ihtiyaçlarına yönelik olarak herhangi bir ürün ve hizmet grubunda satın alma kararı verirken, alternatifleri değerlendirme aşamasında geçmişe kıyasla daha fazla marka ile karşılaşmaktadır. Farklı kategorideki markalı ürün ve hizmetlerin çeşitlenmesinin yanında şehirler, bölgeler, ülkeler ve hatta ünlüler de artık birer rekabet unsuru olarak markalaşmaktadır. Tüketici marka tercihlerinde ise memnuniyet, markanın tüketici zihninde yarattığı çağrışımlar, genel olarak tüketici tarafından markanın bilinirliği, markanın algılanan kalitesi ve markaya duyulan duygusal fayda ile bağlantılı marka sadakati gibi faktörlerin etkisi giderek artmaktadır. Tüketici davranışlarında görülen değişimler pazarlama ve marka yöneticilerini tüketici istek ve ihtiyaçları odaklı, algılanan değeri yüksek markalar yaratmaya yöneltmektedir. Yüksek marka değeri yaratan ve tüketici temelli marka denkliği oluşturmaya yönelik yatırımlar bugünün pazarlama anlayışında giderek önem kazanmaktadır. Aynı koşullar her yıl yerli ve yabancı pek çok turisti ağırlayan turizm destinasyonlarının birer marka olarak pazarlanması ve yönetilmesi sürecinde de önem kazanmaktadır. Turizm destinasyonlarının yerli ve yabancı turistler tarafından yeniden tercih edilmesi, mikro açıdan yerel işletmelerin kar elde etmelerine ve sürdürülebilir rekabet avantajı sağlamalarına olanak tanırken, makro açıdan ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmada Fethiye destinasyonunun tüketici temelli marka denkliğini oluşturan faktörleri belirlemek ve marka denkliğinin marka tercihine etkisinde, marka memnuniyetinin rolünü belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak yerli ve yabancı turistlerden toplanan veriler uygun istatistik analizlerle test edilmiş ve Fethiye'nin marka denkliğinin, marka tercihine etkisinde marka memnuniyetinin düzenleyici etkisinin yerli ve yabancı turistler arasında farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Marka Denkliği, Marka Memnuniyeti, Marka Tercihi, Marka Değeri, Destinasyon Pazarlaması.
Marka özgünlüğünün marka imajı ve marka tercihindeki ilişkisinde marka güveninin aracılık rolü
Bu araştırmanın amacı, günümüz finansal krizlerinde ayakta kalmayı sağlayacak bir unsur olan marka özgünlüğünün; marka imajına ve marka tercihine olan etkisinin tespit edilmesi ayrıca marka güveninin, marka imajı ve tercihine etkisinde aracı etkiye sahip olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu, beyaz eşya kullanan veya satın alan (816) tüketiciler oluşturmaktadır. Çalışmada toplanan verilerden değişkenlere yönelik analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, marka özgünlüğüne yönelik yapılan araştırmalar sonucunda 6 boyutlu olan marka özgünlüğü ölçeği ve diğer ölçeklerden oluşan 42 maddelik bir anket formu oluşturulmuştur. Anket, değişkenlere yönelik bilgi toplamaya yönelik soruların bulunduğu birinci bölüm ve demografik özelliklere yönelik sorulardan oluşan iki bölüm üzerine kurgulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre marka özgünlüğü alt boyutlarından bağlantı, kontrol ve orijinalliğin marka imajına olumlu yönde anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Marka özgünlüğünün alt boyutlarından olan erdem ve estetikliğin marka tercihine olumlu yönde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Marka imajının marka tercihine olan etkisi incelenmiş ve marka imajının marka tercihine olumlu yönde anlamlı bir etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara bakıldığında marka güveninin marka özgünlüğü ile marka imajı arasında olumlu yönde aracılık etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yine marka güveninin marka özgünlüğü ile marka tercihi arasında olumlu yönde aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan marka özgünlüğü alt boyutlarından erdemlilik, gerçeklik ve estetikliğin marka imajına olumlu yönde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yine marka özgünlüğünün alt boyutlarından olan bağlantı, gerçeklik, kontrol ve orijinalliğin marka tercihine olumlu yönde anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
Deneyimsel pazarlamanın marka tercihine etkisi üzerine ampirik bir araştırma
Ekonomik sununun değişimiyle birlikte ekonomik değer zinciri metalardan mallara, mallardan hizmetlere ve hizmetlerden de deneyimlere doğru gelişen bir süreçten oluşmaktadır. Bu gelişim pazarlama anlayışında da değişimi beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda geleneksel pazarlama anlayışında olan malların veya hizmetlerin fonksiyonel özellikleri ve faydalarının yanında deneyimsel pazarlama yaklaşımında marka ile müşteri arasında duygusal bağ oluşturma hedeflenir. Deneyimsel pazarlama, müşteri markayı henüz satın almadan markanın sağlayacağı faydayı müşteriye yaşatmaya odaklanır. Bu kapsamda, müşterilerin sadece mal veya hizmet satın almadıkları, bunlarla birlikte bütünsel bir deneyim satın aldıkları gerçeğinden hareketle müşteriler için heyecanlı, keyif verici, duygusal, eşsiz ve unutulmaz deneyimler yaratmayı amaçlamaktadır. Temel ihtiyacı iki nokta arasında süratli seyahat etme olan müşteri profilindeki değişme,insanların yaşam tarzlarının hızla değişmesi, değişen çalışma alışkanlıklarına bağlı olarak özellikle iş seyahatlerinde uçakta geçirilen zamanı faydalı bir biçimde kullanma, iş ve eğlenceyi birlikte yaşama isteği, yoğun geçen çalışma dönemleri sonucu müşterilerin kendilerini ödüllendirme arzusu, boş zamanları iyi değerlendirme ve hoş vakit geçirme isteğinin artması gibi gelişmelerhava yolu, seyahat ve dolayısıyla deneyimsel pazarlamanın uygulanabilirliği açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Bu doğrultuda araştırmada stratejik deneyimsel pazarlama unsurlarını, deneyimsel kalite algısını ve deneyimsel değer algısını Türk Hava Yolları'na uyarlamak ve bu unsurların Türk Hava Yolu müşterilerinin tatmin düzeyi ve marka tercihine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türk Hava Yolları müşterileri üzerinde verilerin anket yöntemi ile toplandığı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 722 Türk Hava Yolları müşterisinin katıldığı araştırmada elde edilen veriler SPSS 21.0 ve LISREL 8.80 paket programları kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Yapısal eşitlik modeli analizi sonucunda stratejik pazarlama öğelerinden "duyusal" ve "davranışsal deneyim modüllerinin" müşteri tatmini ve marka tercihi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı görülmüştür. "Duygusal deneyim modülü", THY ile seyahat eden müşterilerin yaşamış oldukları duygusal deneyimler müşteri tatminini doğrudan ve aynı yönlü etkilemektedir. Bu bileşen, marka tercihini tatmin aracılığıyla dolaylı olarak etkilemektedir. Müşterilerin bilişsel deneyim algılarını etkileyen THY, müşterilerinin tatminini doğrudan artırmaktadır. Bu bileşende müşterilerin marka tercihlerinin ise tatmin aracılığıyla dolaylı olarak etkilendiği ortaya çıkarılmıştır. "Algılanan deneyim kalitesi" öğelerine ait "fiziksel çevre" ve "diğer müşteriler" bileşenlerinin müşteri tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır. "Hizmet sağlayıcılar" bileşeni ile tatmin arasında doğrudan ve aynı yönlü etki bulunmaktadır. Bu bileşende müşterilerin marka tercihlerinin ise tatmin aracılığıyla dolaylı olarak etkilendiği ortaya çıkarılmıştır. "Müşterilerin arkadaşları" bileşeninin tatmin üzerindeki etkisi doğrudan ve ters yönlüdür. Bu bileşenin marka tercihlerini tatmin aracılığıyla dolaylı olarak ve ters yönde etkilediği ortaya çıkarılmıştır. "Müşterilerin kendileri" bileşeninin tatmin üzerindeki etkisi doğrudan ve aynı yönlüdür. Bu bileşenin müşterilerin marka tercihlerini tatmin aracılığıyla dolaylı olarak etkilediği ortaya çıkarılmıştır. "Deneyimsel değer" öğesine ait "duygusal değer" bileşeni ile tatmin arasında aynı yönlü ve doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. "Deneyimsel değerin" "duygusal değer" bileşeninin marka tercihi değişkeni üzerindeki etkisi dolaylı ve aynı yönlüdür. "Duygusal değer" bileşeni ile marka tercihi arasında pozitif yönlü bir nedensellik bulunmaktadır. "Deneyimsel değerin" "fonksiyonel değer" bileşeninin tatmin üzerindeki etkisi doğrudan ve aynı yönlüdür. Bu bileşenin marka tercihi üzerinde tatmin değişkeni aracılığıyla dolaylı ve aynı yönde etkisinin olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, araştırmada incelenen değişkenler ve THY hizmetini satın alma kararında etkili olan unsurlar demografik değişkenlere göre incelenmiştir.
Marka vaadinin çalışanlara iletilmesi: İçsel markalaşma
Rekabetin yoğun olarak yaşandığı ve belirsizliğin giderek arttığı günümüz pazar koşullarında işletmelerin farklılaşması gerekmektedir. Fark yaratmak ve rekabetçi üstünlük kazanabilmek için markalaşma faaliyetleri önem kazanmaktadır. Markalaşmanın temelinde müşterilere birtakım özgün değerler ileterek, onları tatmin etmek yatmaktadır. Markanın vaat ettiği değer, çeşitli pazarlama araçlarıyla müşterilere iletilmektedir. Ancak vaat edilen değerin gerçeğe dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu noktada, marka elçisi olarak nitelendirilen çalışanlar ön plana çıkmaktadır. Marka vaadini arzulanan biçimde iletmeleri için çalışanların marka değerlerini anlamaları ve benimsemeleri sağlanmalıdır. İşletmeler, bu amaçlara ulaşabilmek için içsel markalaşma yaklaşımını benimsemekte ve uygulamaktadır.Bu çalışmada, içsel markalaşma kavramı, içsel markalaşmanın önemi ve uygulanması incelenmiştir. Hazırlanan tez temel olarak iki yapıdan oluşmaktadır. İlk olarak konunun daha iyi anlaşılması için dışsal markalaşma ve içsel markalaşmaya yönelik kavramlar incelenmiş ve teorik bir altyapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Tezin uygulama bölümünde, içsel markalaşma yaklaşımının işletmeler için önemini, içsel markalaşma uygulamalarının nasıl gerçekleştirildiğini, süreçte dikkat edilmesi gereken unsurları ve ne tür zorluklarla karşılaşıldığını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu konularda bilgi elde etmek için iki işletme ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir.Gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda her iki işletmenin, markalaşma sürecinde çalışanlarının üstlendiği rolün önemini kavradıkları gözlenmiştir. İncelenen her iki işletme içsel markalaşma kavramından haberdardır ve içsel markalaşma yaklaşımını uygulamaktadır. Ancak, işletmeyle ilgili bilgilerin aktarılması sürecinde daha çok kurum kültürüne odaklanıldığı ortaya çıkmıştır. Bu noktada markanın biraz geri planda kaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, içsel markalaşma faaliyetlerinin, genellikle işletmenin kurumsallaşma ve markalaşma çalışmalarına ilk kez başladığı dönemlerde, işe alma ve işe yeni başlayan çalışanların oryantasyon eğitimleri sırasında yoğunluk kazandığı bulgularına ulaşılmıştır.
Özel markalı ürünlerde tüketici satınalma davranışının incelenmesi ve zincir mağaza müşterilerine yönelik bir uygulama
Perakende sektöründeki yoğun rekabet, perakendecileri kendi markalı ürünlerini geliştirmeye yöneltmektedir. Bu şekilde, perakendeciler kendi markaları altında ürettikleri veya başka firmalara ürettirdikleri ürünleri sadece kendi mağazalarında satmakta ve önemi giderek artan özel markalı ürünler pazarını oluşturmaktadırlar. Artan bu önem karşısında, gelecekteki konumunu bugünden hazırlamak isteyen perakendecilerin tüketici satın alma davranışlarını daha stratejik bir bakışla incelemelerinin yanında değişen tüketici davranışlarına karşı değişik stratejiler uygulamaları gerekmektedir. Özel markalı ürünlerin uluslararası pazarlarda artan pazar payları ve ulusal pazarlardaki artan rekabet gücü, tüketicilerin bu ürünlere karşı göstermiş olduğu satın alma davranışlarının perakendeciler tarafından çok boyutlu incelenmesi ile fırsata dönüşecektir. Bu araştırmanın amacı da özel markalı ürünlerde tüketici satın alma davranışının incelenmesidir. Bu çalışmada, tüketicilerin özel markalı ürünlere yönelik satın alma davranışları, tüketicilerin bu ürünlerin fiyat ve kalitelerini nasıl algıladıkları, bu ürünleri tercih eden tüketicilerin hangi demografik özelliklere sahip oldukları ve özel markalı ürünlerin yoğun olarak yer aldığı indirim marketlerinden alışveriş eden tüketicilerin bu ürünlere yönelik satın alma davranışları saptanmaya çalışılmıştır. Araştırılan tüketicilerin eğitim seviyeleri yükseldikçe özel markalı ürün satın alıma eğilimlerinin arttığı görülmüştür. Gelir seviyesi orta düzeyde olan tüketicilerin daha çok özel markalı ürün kullandıkları bulgusu elde edilmiştir. Araştırmamıza dahil olan tüketicilerin büyük çoğunluğu özel markalı ürün satın aldığını belirtmiştir. Araştırılan tüketicilerde gelir düzeyi orta ve altı olan tüketiciler özel markalı ürünleri kaliteli bulurken; yüksek gelir düzeyine sahip tüketicilerde bu algı azalmaktadır. Özel markalı ürün tercih etmeyen veya daha az tercih eden tüketicilere nedenleri sorulduğunda en önemli sebebinin özel markalı ürünlerin düşük kaliteli olduklarını düşünmeleridir. Bunun dışında tüketicilerin en çok tercih ettiği mağazalar ortaya konulmuştur. Ankete katılan tüketiciler arasından alışverişlerinde sıklıkla indirim marketlerini tercih edenlerin demografik bulgularına ve özel markalı ürünlere yönelik görüşleri de araştırmada incelenmiştir.
Sosyal karşılaştırmanın marka tutumu ve yeniden satın alma davranışı üzerindeki etkisinin kültür bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada genel olarak sosyal karşılaştırmanın marka tutumuna ve yeniden satın alma davranışına etkisi kültür bağlamında incelenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen araştırma modelini test etmek üzere; Gaziantep Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerden yüz yüze anket tekniği kullanılarak elde edilen 1014 veri SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; sosyal karşılaştırmanın marka tutumuna ve yeniden satın alma davranışına etki ettiği kanıtlanmıştır. Bu çalışmada tüketicilerin (fonksiyonel ve sembolik) marka tutumuna ve yeniden satın alma davranışına ilişkin algıları, aşağı ve yukarıya doğru karşılaştırma tekniği kullanılarak kurgulanan dört farklı senaryo yardımı ile ölçülmüştür. Bu kapsamda yapılan analizler sonucunda; yukarı doğru karşılaştırma yapan tüketicilerin marka tutumlarının ve yeniden satın alma davranışlarının olumlu etkilendiği; aşağıya doğru karşılaştırma yapan tüketicilerin, marka tutumlarının ve yeniden satın alma davranışlarının olumsuz etkilendiği tespit edilmiştir. Buna ek olarak, tüketicilerin sembolik markalara karşı tutumlarının ve yeniden satın alma davranışlarının, fonksiyonel markalara göre daha olumlu yönde değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Karşılaştırma, Tüketici Davranışı, Marka Tutumu, Yeniden Satın Alma.
Bilgisayar sektöründe markanın tüketici satın alma davranışı üzerindeki etkisi: Ankara ilinde alan araştırması
Günümüzde teknolojideki hızlı gelişmeler her sektörü olduğu gibi bilgisayar sektörünü de etkilemektedir. Bilgisayar sektöründeki firmalar bu hızlı değişimi yakından takip etmek için tüketici isteklerini ve ihtiyaçlarını yakından takip etmelidirler.Bilgisayar firmaları sürekli gelişim içinde olmalarının yanında markalarını tüketicilere duyurma çabası içinde olmalıdırlar. Çünkü marka, tüketici satın alma davranışlarında önemli bir etken olmaktadır.Bu çalışmada, bilgisayar sektöründe markanın tüketici satın alma davranışlarında üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır.Çalışmada bilgisayar sektörü ve marka kavramı, tüketici satın alma davranışı konuları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Buna göre Ankara ilinde rasgele seçilen tüketiciler ile bir anket araştırması uygulanmış ve elde edilen veriler uygun istatistiki programlar kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır.Çalışma sonucunda bilgisayar sektöründe marka dışındaki faktörlerin de tüketici satın alma davranışları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bilgisayar sektörünü marka dışında fiyat, kalite ve teknik özellikler gibi faktörlerin etkilediği ortaya konulmuştur. Bundan dolayı tüketici istekleri ve ihtiyaçları göz önüne alınarak bilgisayar sektöründe markanın satın almada ilk etken olabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
556 sayılı KHK hükümlerine göre ilaç markaları
Günümüzün ağır rekabet koşulları, üreticilerin güçlü bir marka yaratmaları hususunda zorlayıcı olmakta tüketiciler açısından güçlü bir marka sadakati yaratırken mevcut tüketicileri de korumak işletmelerin asıl sorunu haline gelmiştir. İlaç sektörü de rekabetin yaşandığı, pazarda büyük paya sahip, gelişen ve ürün bazında çeşitliliği fazla olan bir sektör olması sebebiyle ilaçların tüketiciye hangi isimle nasıl sunulduğu ayrı bir önem arz etmektedir.İsviçre Mahkemesinin aldığı bir kararında ilaç markaları içerdikleri ham maddenin markada belirtilmesinden dolayı zayıf marka olarak nitelendirilmektedir. Türkiye de ise Sağlık Bakanlığı 1979 yılından beri ilaç ruhsatları için markada üç harfin farklılığını kabul edip ruhsat verebilmektedir. İlaçlarda INN adının kullanılması zorunluluğunun bulunması marka ismi yaratılırken markayı iltibasa daha açık hale getirmektedir.İlaç markalarında Sağlık Bakanlığı'nın ruhsatlandırma sürecindeki rolü ile TPE' nin KHK hükümlerine göre ilaç markalarına karşı yapılan itirazların değerlendirilmesindeki işlevi değerlendirildiğinde iki farklı kurumun aslında karşılıklı fikir teatisi yaparak koordineli bir şekilde görevlerini yerine getirmeleri gerekirken uygulamada iki kurumun da birbirinden bağımsız hareket ettikleri ve bunun sonucunda ilaç markaları konusunda yargıya taşınan uyuşmazlık sayısının arttığı gözlemlenmiştir.İlaç markalarının KHK hükümlerine göre incelendiği bu çalışmada konu dört bölüm olarak incelenmiştir.Tezimizin birinci bölümünde, marka kavramı ve fonksiyonları, markaların sınıflandırılması, markanın içereceği işaretler, marka üzerindeki hakkın özelliği açıklanmaya çalışılmıştır. Türk Hukukunda marka tescil sistemi ile KHK' da tescil engelleri olarak düzenlenen mutlak ve nisbi red sebepleri ayrı ayrı incelenerek, bu tescil engellerini ilk itiraz merci olarak inceleyen TPE' nin yapısı hakkında bilgi verilmiş, ilacın tanımı ve ilaçların isimlendirilmesi süreci açıklanmış ve ilaç piyasasında marka tercihlerinin belirlenme aşamaları ayrı ayrı başlıklar altında ele alınarak incelenmiştir.Tezimizin ikinci bölümünde, ilaç markalarının tescil aşamaları ve ilaçların ruhsatlandırılması ile tüm bu süreçlerde TPE ve Sağlık Bakanlığ'ının uygulamaları ayrı ayrı incelenmiştir.Tezimizin üçüncü bölümünde, ilaç markalarıyla ilgili yaşanılan hukuki uyuşmazlıklar tespit edilmiştir. Son olarak da ilaç markaları ile ilgili Yargıya intikal eden uyuşmalıklara ilişkin ilk derece mahkemeleri ile Yargıtay kararlarından örnekler sunulmuştur.
Tüketicilerin alt marka tercihleriyle algılanan risk arasındaki ilişkinin incelenmesi
Pazarlamanın odak noktasının müşteri kazanmaktan çok müşterileri tatmin etmek ve dolayısıyla onlarla uzun süreli ve iyi ilişkiler kurmaya dönüştüğü günümüzde; marka geliştirme stratejilerinden marka genişletmelerine sıklıkla başvurulmaktadır.Marka genişletme stratejisinin başarı ve etkinliğini arttırabilmek adına, marka genişletme stratejisinde alt marka tercihi ve algılanan risk ilişkisinin anlaşılabilmesi için, Ankara ilinde eğitim-öğretim hizmeti veren 5 devlet üniversitesi ve 8 vakıf üniversitesinde öğrenim görmekte olan 752 üniversite öğrencisinin katılımıyla cep telefonu markalarıyla ilgili anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla Wilcoxon testi, Spearman Korelasyon testi, Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.Bu çalışma kapsamında üniversite öğrencilerinin cep telefonu markalarına ilişkin, ana markadan algıladıkları riskler ile söz konusu cep telefonu markasının yapacağı farklı alt marka genişlemelerinden algıladıkları riskler karşılaştırılmış ve aralarında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Çalışmanın sonucunda, pazarlama yöneticilerine, marka genişletme stratejilerini yönetirken ana marka ile ilgi düzeyi düşük alt markalar geliştirirken tüketicilerin algılayacakları riski göz önünde bulundurmaları konusunda öneride bulunulmuştur.
Fırat havzasında bulunan bazı Üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin spor marka ürünleri tercihlerinin belirlenmesi
1. ÖZET Marka herhangi bir işletme tarafından üretilerek ya da daha çok aracı kurum tarafından piyasaya arz edilmekte olan, hizmetlere bir kimlik kazandıran, ilgili ürünü rakiplerinden farklı kılan bir terim, sembol, isim ya da bunların kombinasyonudur. Bu araştırmada, Fırat Havzası'nda (Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli) bulunan bazı üniversiteler ve bu üniversitelerde öğrenim görmekte olan öğrencilerin spor marka ürünleri tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın konusunu oluşturan amaç doğrultusunda araştırmacı tarafından anket formu uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler; bilgisayar ortamında SPSS 15.0 istatistik programında analiz edilmiştir. Araştırmada veriler anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Anket soruları iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda demografik bilgiler, ikinci kısımda 5'li Likert tipi sorular oluşturmaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, frekans, ki kare ve Anova (tek yönlü varyans analizi) testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, işletmeler için en önemli pazarlama hedeflerinden biri müşteri sadakatini artırmaktır. Bu da müşterilere sürekli kaliteli ürün ve hizmet sunarak mümkün olur. Tüketici, satın aldığı ürünün kalitesine göre bir değerlendirme yapar. Spor işletmelerinin ürün veya hizmetlerini amaçlan doğrultusunda etkin bir biçimde pazarlayabilmesi veya pazardaki diğer spor işletmeleriyle rekabet edebilmesi, ancak marka olmakla başarılabilir. Anahtar Kelimeler: Spor, Marka, Marka Tercihi, Kalite, Dayanıklılık
Markaların çevre dostu uygulamalarının üniversite öğrencilerinin yeşil ürünleri kullanma eğilimlerine etkisi: İnönü Üniversitesi uygulaması
Sanayileşmenin ve teknolojinin hızlı gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan çevre sorunları özellikle 1970'lerden itibaren çevreye duyarlı pazarlama anlamı taşıyan " yeşil pazarlama" yaklaşımını doğurmuştur. Yeşil pazarlama anlayışı, tüketici istek ve ihtiyaçlarını karşılarken, ekolojik dengeye en az zararı vermeyi hedefleyen, çevre dostu pazarlama faaliyetlerini içerir. İşletmelerin pazarlama faaliyetlerini yürütürken, sosyal sorumluluk çerçevelerini belirlemelerine neden olan bu yaklaşımla birlikte işletmeler ve tüketiciler içinde yaşadıkları çevreye her açıdan daha duyarlı davranma gereğini hissetmişlerdir. Özellikle de tüketiciler çevreyi koruma konusunda sadece kurumların sorumlu olmadığını, tüketici olarak kendilerinin de satın alma kararlarıyla çevrenin korunmasına katkı sağlayabildiklerini fark etmişlerdir. Bu bağlamda markaların hem fiziksel (yeşil ürün, temiz teknoloji, kullanılan hammadde… vs )hem de sosyal sorumluluk(doğa dostu kampanyalar, çevreye dost kuruluşlarla işbirliği gibi)çerçevesinde sergiledikleri yaklaşımlar tüketicilerin satın alma kararlarında olumlu bir etki yaratmakla birlikte işletmeye rekabet avantajı ve kar sağlayacaktır. Bu çalışma, anket tekniği kullanılarak markaların uyguladıkları çevreci uygulamaların üniversite öğrencilerinin algısı ve marka tercihleri üzerindeki etkisinin belirlenmesine yönelik bir çalışma olup tüm veriler istatistiksel olarak analiz edilip yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Markalar, yeşil pazarlama, çevre dostu uygulamalar.
Mersin il merkezinde kahve mağazalarına giden tüketicilerin yaşam biçimleri ve marka tercihleri üzerine bir araştırma
Günümüzde rekabetin hızla artmasının sonucu olarak hemen hemen her pazarda yeni markalar ortaya çıkmakta, ürün sayıları artmakta ve ürün özellikleri giderek birbirine benzemektedir. Tüm bu gelişmeler, tüketicilerin ürün veya marka seçiminde daha bilinçli davranmalarına neden olmaktadır. Bu nedenle, tüketicilerin tercihlerini kendi markalarına yönlendirmeyi amaçlayan pazarlamacıların hareket noktası tüketici olmalıdır. Ayrıca pazarlama yöneticileri hedef tüketiciyi eksiksiz bir şekilde tanımlayabilmek için birçok faktörü bir arada değerlendirmelidir ve yaşam biçimi pazarlamacılar tarafından bu amaçla kullanılan önemli faktörlerden biridir. Yaşam biçimi tüketicinin tüketim modelini belirler ve marka tercihini etkiler. Yaşam biçimi, tüketicinin kullanılabilir gelirini harcama biçimi, boş vakitlerini değerlendirirken ne yapmaktan hoşlandığı ve nasıl yaşadığını açıklayan bir kavramdır. Kısaca, yaşam biçimi bir birey nasıl yaşar sorunun cevabıdır. Bu çalışma yaşam biçimi, kişilik ve marka kavramlarına ilişkin teorik bilgilerin yanında tüketicilerin yaşam biçimleri ile marka tercihleri arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik Mersin ilinde yapılan ankete ait analizleri ve bulguları içermektedir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir: • Kahve mağazalarına giden tüketicilerin yaşam biçimleri Gayret Edenler, Deneyimciler, Yapıcılar, İnananlar, Gerçekleştirenler, Mücadele Edenler, Başarılılar ve Düşünenler şeklinde belirlenmiştir. • Kahve mağazalarına giden tüketicilerin yaşam biçimleri ile marka tercihlerini etkileyen faktörler arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. • Kahve mağazalarına giden tüketicilerin yaşam biçimleri marka tercihlerini etkilemektedir. • Kahve mağazalarına giden tüketicilerin marka tercihlerini etkileyen faktörler beş grupta sınıflandırılabilir. Bunlar: Marka Ögeleri ve Sosyal Faktörler, Ürün ve Fiyat, Tutundurma, Ulaşım Kolaylığı, Duyusal ve Duygusal Faktörlerdir. Günümüz rekabet koşullarında varlığını sürdürmek isteyen işletmeler tüketicilerin istek, ihtiyaç ve beklentilerini göz önünde bulundurmalı ayrıca etkili bir pazar bölümlemesi gerçekleştirebilmek ve hedef tüketiciyi doğru tanımlayabilmek için kurumsal becerilerini geliştirmelidirler. Anahtar Kelimeler: Yaşam Biçimi, Psikografik, Değerler, Kişilik, Tüketici Davranışı, Marka Tercihi.
Sağlık sektöründe marka yaratma ve hastane seçiminde markanın etkisi
Sağlık sektöründe marka oluşumu ve markanın hastane seçimine etkisi adlı tez çalışmasında çeşitli boyutlarıyla ortaya çıkan marka kavramının herhangi bir ürünün ya da hizmetin özel adı olarak kazandığı anlam ve bir iz, bir kimlik olmasının dışında manevi değerleri de vurgulanmıştır. Kanun tarafından da koruma altına alınan marka artık günümüzde sektörler bazında rekabetin de bir koruyucusudur.Tüm sektörlerde olduğu gibi, tercih edilebilirliği belirleyen en büyük faktör düşünsel ve duygusal olarak biriktirdiklerimizdir. Deneyimlerimiz, duyduklarımız, yaşımız, eğitimimiz, gelirimiz, tüm sosyal ve ekonomik faktörler marka tercihinde rol oynamaktadır.Marka nasıl ve ne sürede oluşur, bu oluşumun elemanları, etkenleri ve engelleri nelerdir. Bunların hepsi detaylı bir planlama gerektirir. Tüm aşamaların her basamağı markanın konumlanmasının ve kalıcılığının temellerini oluşturmaktadır.Çalışmada önce, marka kavramı genel bir bakış açısıyla incelenmiş, markanın dayandığı tüm kavramlar irdelenmiştir. Markanın oluşumuyla birlikte tescil ettirilmesiyle rekabete karşı korunmasından ve ayrıca reklam ve tanıtımlar için markanın öneminden bahsedilmektedir.Uzun ve detaylı bir süreç olan marka yaratım ve geliştirme aşamaları da çalışmada değerlendirilmiş ve bu süreç sonrasında marka gelişiminin takibine yönelik faktörler irdelenmiştir.Tüm bu markalaşma adına yaşanan sürecin hem sektörel hem de markanın kendi tanımsal niteliklerinden kaynaklanan zorlukları da gözlemlenmiştir.Çalışmanın araştırma bölümünde ise sağlık sektöründe marka kavramına ve marka kavramının unsurlarının algılanmasına yönelik analizler yapılmış, değişik meslek grupları, yaş ve gelir seviyesindeki katılımcılarla marka kavramına bakış ve markanın öneminin değerlendirilmesine yönelik bulgular değerlendirilmiştir.Bu bulgularda; eğitim seviyesinin yükselmesi, gelirdeki artış markalı hizmet tercihinin artışına neden olmakta, markanın unsurlarından renk, iç dizayn, tasarım gibi faktörlerinde yaş gruplarına ve cinsiyete göre farklılık gösterdiği gözlemlenmektedir. Hastanenin olanaklarıyla ve hastane hakkında çıkan haberlerle kurumun zihinlerdeki algısına etkisinin analizleri yapılarak, araştırma bölümünde değerlendirilmiştir.