Siirt
Bu konu başlığı altında 77 tez
Okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin öğretmen algılarına göre incelenmesi: Siirt örneği
Bu araştırmanın amacı, okullardaki örgütsel sapma düzeylerinin, öğretmen algılarına göre incelenmesidir. Araştırma açıklayıcı karma yöntemle desenlenmiştir. Araştırmanın nicel kısmında evreni 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2051 öğretmen oluştururken, bu evrenin örneklemini ise basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 529 öğretmen oluşturmaktadır. Nitel kısmında ise çalışma grubunu 40 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel kısmında Aksu ve Girgin (2013) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Sapma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analizler ve fark testleriyle yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre: Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma algıları bireysel, örgütsel ve genel boyutlarda "katılmıyorum-düşük"; etik boyutunda ise "kesinlikle katılmıyorum-çok düşük" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sapma düzeylerine yönelik algılarında görev türü, branş, kıdem ve okul türünde anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Okullardaki örgütsel sapma düzeyini korumak ya da daha da düşürmek adına "mesleki yeterlilik, okul iklimi, iş birliği, kamu etiği, iletişim ve yönetsel destek gibi temaların öne çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Sapma, Örgütsel Sapma, Okullar.
11. sınıf rehberlik programının öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaöğretim 11. sınıf rehberlik programına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezinde bulunan 25 devlet okullarında öğrenim görmekte olan ortaöğretim 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, 863 ortaöğretim 11. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Topçu (2014) tarafından geliştirilen "Okul Rehberlik Programı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların ölçeklere vermiş olduğu yanıtların veri girişleri yapılarak betimsel istatistik ile puan ortalamalarının karşılaştırılması için T Testi, Mann Whitney U, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçekte yer alan, alt boyutlara göre görüşlerinin değerlendirildiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre yanıtların puan aralıkları doğrultusunda, öğrencilerin yanıtlarının tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin demografik değişkenlerine göre rehberlik programına ilişkin alt boyutların karşılaştırılması analizlerinde, öğrencilerin daha önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminden hizmet alıp almama durumu, lise türü, not ortalaması ile anne ve baba eğitim düzeyi bakımından anlamlı ölçüde farklılaştığı bulunmuştur.
10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 10. sınıf öğrencilerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanma düzeylerini incelemektir. Araştırma evrenini Siirt il merkezinde öğrenim gören 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem, 2019 yılında, Siirt il merkezinde beş farklı lise türünde öğrenim gören 896 ortaöğretim 10. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilere "Kişisel Bilgi Formu" ve araştırmada veri toplama aracı olarak Oran (2013) tarafından geliştirilen "Öğrenci Anketi" uygulanmıştır. Öğrencilerin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin ölçek alt boyutlarına vermiş oldukları yanıtlara göre incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri alt boyutlarının tümünde orta düzey katılım gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmet alanları alt boyutlarından en yüksek katılım gösterdiği yararlanma boyutunun "Danışmana güven duyma" alt boyutu olduğu görülmektedir. En düşük katılım gösterilen alt boyutun ise "İhtiyaç olarak görme" alt boyutu olduğu bulunmuştur. 10. sınıf öğrencilerinin demografik değişkenlerine göre okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerinin farklılıklarına ilişkin sonuçlara göre, daha önce okul rehberlik servisinden yararlanma durumu bakımından tüm alt boyutlarda farklılığın anlamlı olduğu görülmüştür. Ayrıca, not ortalaması ve anne eğitim düzeyi bakımından okul rehberlik servisinden yararlanma alt boyutlarının farklılığının anlamlı olduğu bulunmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Siirt il merkezindeki 10. sınıf öğrencilerinin okul rehberlik servisinden yararlanma düzeylerine ilişkin güncel durum hakkında bilgi edinilmiştir. Sonuçların sonraki araştırmalara ve okul rehberlik servisine yönelik düzenlemelere yönelik katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Ortaöğretim, Öğrenci Kişilik Hizmetleri, Rehberlik Hizmetleri.
417/1 numaralı Siirt şer'iyye sicilinin transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Şer'iyye sicilleri Osmanlı hukuk sistemi içerisinde oldukça önemli bir yer edinir. Nitekim şer'iyye sicilleri, kayda geçirildikleri bölgelerin sosyal, ekonomik, kültürel, askeri ve idari yönlerini anlamamız açısından önem teşkil etmekle birlikte Osmanlı Devleti'nin sahip olduğu hukuk yapısının ana hatlarını anlamamız açısından da ayrıca önemlidir. Bu yönleriyle üzerinde çalışılan şer'iyye sicilleri kayda değer bir durum yaratmaktadır. Şer'iyye sicilinin yapılan değerlendirmesi sonucu 1896 ve 1898 yılları arasında Siirt'in sosyal, kültürel, ekonomik, askeri, idari ve hukuki durumu tespit edilmeye çalışılmıştır. Buna bağlı olarak bölgeye ait genel tespitler yapılırken durumun izahatını kolaylaştırmak için çeşitli tablolar oluşturulmuştur. Şer'iyye sicilinde yapılan değerlendirmenin daha sağlıklı olabilmesi için hükümler içeriklerine göre çeşitli başlıklar altında toplanmış ve bunların şer'iyye sicili içerisindeki oranı ise pasta grafiğinde belirtilmiştir.
Siirt ilindeki barajların fayda ve maliyetleri
Bu tez çalışmasında; Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ve Siirt ilinde yapılmış/yapılmakta olan barajların Siirt ili ekonomisine genel fayda ve maliyetleri incelenmiş ve Siirt ilinde yapılmış barajlar için Fayda-Maliyet Analizi yapılmıştır. Siirt ilinde yapılması planlanan ve proje aşamasında olan her bir baraj için bilgi aktarımı sağlanmış olup, gerekli araştırma sonucunda barajların faydaları ve etkileri ayrıntılı olarak vurgulanmıştır. Fayda Maliyet Analiz açısından barajın yapılmasının Siirt ili için uygun olduğuna karar verilmiştir. Siirt iline barajların yapılması ile tarım, enerji ve turizm alanında Siirt ilinin ileriye taşındığı görülmektedir.
İşverenlerin kayıtdışı ekonomiye yönelik tutumu: Siirt ilinde bir alan araştırması
Milli gelire kaydedilmesi gereken ve hala kayıt altına alınmayan ekonomik faaliyetlerin tümüne gayri resmi ekonomi denilmiştir. Kayıtdışı ekonominin, var olan durumunu değerlendirmek ve çalışmalara yol göstermek, kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin ölçülmesinde zorluklar yaşandığı için farklı yöntemlerle tahmin edilmeye çalışılmıştır. Türkiye'de kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin yüksek oranda gerçekleşmesi,durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumun önüne geçilebilmek için çözüm önerileri aranmıştır. Kayıt dışı ekonominin ortaya çıkmasında etkili olan etmenlerin ortaya konması toplum içinde oluşan sosyo-ekonomik ve mali yapılarının birlikte ele alınmasıyla imkân bulunmaktadır. Ülkeden ülkeye de kayıt dışı ekonomi üzerinde etkisi, ülkelerin gelişme endeksine, büyük ekonomik göstergelere ve ekonominin bir seviyede ilerlemesiyle ilgilidir. Bu tez çalışmasında kayıtdışı ekonominin sebepleri, sonuçları ve Türkiye'de kayıtdışı ekonominin sebep, sonuçlarına değinilmiş ve bunun vergi politikalarına yansımasının üzerinde durularak kayıtdışı ekonomide çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler:Kayıtdışı ekonomi, Türkiye'de kayıtdışı ekonomi, vergi politikaları, kayıtdışı ekonomi çözüm önerileri.
Bölgesel kalkınmada turizmin rolü ve önemi; Siirt örneği
Günümüzde ulusal veya bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi, ülke ekonomileri için vazgeçilmez öneme sahiptir. Bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi için bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi veya en aza indirilmesi, bütün ülkeler için olduğu gibi, ülkemiz için de büyük önem arz etmektedir. Türkiye'de kalkınma önündeki büyük engellerden biri, bölgesel dengesizliklerin var oluşudur. Bölgelerarası dengesizliği gidermede turizm, Türkiye'nin bu bakımından zengin bir coğrafyada olması hasebiyle, oldukça önemli bir politika aracı olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de bölgesel kalkınmada turizmin önemi ve rolü, beş yıllık kalkınma planlamasında turizm teşvikleri, Siirt ilinin turizm potansiyeli ve Siirt ilinde turizm çeşitliliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan saha çalışmasındaki bulgular, özellikle Siirt ilinin turizm çeşitliliği bağlamında önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bununla birlikte, Siirt ilinde turizm sektörünün potansiyelini yansıtmamasında pay sahibi olan sektörel sorunların yanı sıra şehirdeki altyapı sorunlarının giderilmesiyle, bölgede turizm sektörünün canlanacağı değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Siirt ilinin kalkınmasında kullanılabilecek turizm politika önerileri sunmaktır.
KOBİ'lerin pazarlama sorunları ve çözüm önerileri: Siirt ilinde bir uygulama
Küçük ve Orta Büyüklükte İşletme (KOBİ): Bir yılda en fazla 250 çalışanı olan ve 1 yıllık hasılatı net veya mali bilançosundan herhangi biri 125 milyon TL'yi aşmayan firmalardır. KOBİ'ler ekonomik yapının temel taşlarını oluşturmaktadır. Türkiye'deki firmaların toplamının yüzde 98,9'u bu tür işletmelerden teşekkül etmektedir. Birçok ülkede de bu oran benzerdir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci aşaması KOBİ kavramı ve tanımı özellikleri, Türkiye ekonomisindeki yeri ve pazarlama, üretim, personel, finansman, gibi kavramları sınıflandırılmaları ve tanımları incelenmiştir. İkinci bölümde KOBİ'lerin pazarlama sorunları hakkında detaylı bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Siirt'te faaliyet gösteren 18 firma yetkilileri ile derinlemesine görüşme yöntemi ile anket yapılmıştır. Siirt ili hakkında bilgilere yer verildikten sonra araştırmanın kapsamı, amacı, yöntemi derinlemesine soruların cevapları ve bunlar ışığında KOBİ'lerin pazarlama sorunu ve çözüm önerilerine yer verilmiştir.
Türkiye'de istihdam-işsizlik ve çözüm önerileri: Siirt ili örneği
İstihdam ve işsizlik gerek bireysel gerek toplumsal ve gerekse küresel boyutlarda ciddi önem arz eden konulardır. İlk çağlarda sorun teşkil etmese de gelişen dünya düzeni ile ortaya çıkan istihdam ve işsizlik sorunu dünyada ve ülkemizde her geçen gün büyümektedir. Gelişen teknoloji ile insana olan ihtiyaç azaldıkça bu konuların önemi de artmaktadır. Bireyin ihtiyaçlarını karşılaması için çalışması gereken bir ekonomik düzende, gelişen teknoloji ile insan gücünü saf dışı bırakan bu yeni ekonominin yarattığı zıtlık nedeniyle insanlar işsiz kalmakta ve maddi- manevi ağır darbeler almaktadırlar. Artan nüfus ve yetersiz iş alanlarının yanı sıra son dönemde tüm dünya ekonomilerine ağır darbe vuran Covid–19 etkisi nedeniyle işgücü ve istihdamın önemi daha da öne çıkmıştır. Çalışmamızda ülkemizin işgücü piyasası genel bir bakışla ele alınmış olup Siirt İli özelinde bir alan araştırması ile işgücü piyasası değerlendirilmiştir. İşgücünün, istihdamın, işsizliğin tanımı yapılarak işgücü piyasasının etkilerine değinilmiştir.
Eğitim sektörünün il ekonomisine etkisi: Siirt ili örneği
Eğitim, bireye sağladığı faydalar etkisiyle bireyi geliştirmekle birlikte gerek ülkelerin gelişmişlik düzeyi gerekse toplumların kalkınma sürecindeki rolüne etkisi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle eğitime verilen önem de giderek artmakta, ülkelerin ekonomik rekabet edebilirliğinin sağlanması, nitelikli iş gücüne olan ihtiyacın artması ve teknolojik gelişmelere ayak uydurmaları için eğitimde farkındalığın oluşması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında; eğitimin tanımı yapılarak eğitim hizmetinin kamusal yönü açıklanmıştır. Ardından kamu harcamalarının tanımı, niteliği ve sınıflandırılması açıklanmış daha sonrasında kamu harcamalarının etkileri, eğitim harcamaları ve eğitim harcamalarının ekonomik etkileri ele alınarak açıklanmıştır. Türkiye' de eğitim sisteminin tarihi ve genel yapısı ve finansman kaynakları genel olarak açıklandıktan sonra Siirt ili hakkında genel bilgiler verilerek Siirt' te eğitim sektörünün ekonomik görünümüne dair istatistiklere yer verilmiştir. Çalışmada son olarak Siirt ilinde eğitim sektöründeki sorunların ve çözüm önerilerinin tespitine yönelik bir alan araştırması yapılmıştır.
Siirt yöresinde halk tarafından şalgam olarak tüketilen turp bitkisinin metal içeriği ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi
Bu tez çalışması (Eruh) Siirt bölgesinde yetiştirilen bir turp ekotipinden elde edilen şalgam (avtitu) üzerine yapılmıştır. Turptan farklı çözgenler ile elde edilen ekstraklarda antioksidan kapasiteleri, toplam fenolik ve flavonoid miktarları DPPH (serbest radikal süpürme), Ferrik iyon indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) analizleri yapılmıştır. Ayrıca örneklerin metal içeriği ve toplandığı alanda alınan toprak numunelerinin element analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda toplam fenolik madde miktarı en yüksek değer 71,97±14,54 mg/mL Gallik asit eşdeğeri ile toprak üstü kısımların metanol ekstraktında tespit edilmiştir. Toplam flavonoid en yüksek değer 298,17±128,13 mg/mL rutin eşdeğeri ile toprak üstü kısımlarına ait metanol ekstraktında tespit edilmiştir. DPPH en yüksek % inhibisyon değeri %66,88 ile turp örneklerinin torak üstü kısmında metanol ekstraktında tespit edilmiştir. Ferrik iyon indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) en yüksek değer 3,29±0,01 mg/mL FeSO4 eşdeğeri olarak toprak üstü kısımlara ait metanol ekstraktında tespit edilmiştir. Element içeriği Kalsiyum, Potasyum ve Sodyum gibi besin açısından önemli olan elementler açısından zengin bulunmuştur. Toprak Analizi bakımından bakıldığında organik madde oranı iyi, alınabilir fosfor çok fazla ve alınabililir potasyum iyi olarak tespit edilmiştir.
Taşımalı eğitimde taşıma kaynaklı sorunların okul yöneticileri görüşü bağlamında incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, taşımalı eğitimde taşıma kaynaklı sorunların okul yöneticileri görüşü bağlamında incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 öğretim yılında Siirt ilindeki taşımalı eğitim kurumunda (toplam 197 okul) görev yapan okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş sayım evren esas alınmıştır. Araştırmaya katılan yöneticilere araştırmacı tarafından geliştirilen 'Taşıma Kaynaklı Taşımalı Eğitim Sorunları Ölçeği' uygulanmıştır. Veriler pandemiden dolayı Google Form uygulamasıyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analizler ile fark testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada öne çıkan bazı sonuçlar şöyledir: Okul yöneticilerinin görüşlerine göre taşıma sürecinde bazı güvenlik açıklarının olduğunu (çocukların emniyet kemerini takmamaları, ayakta yolculuk yapmaları, servis içine yabancıların alınması, ilkyardım müdahale bilgisinin yetersizliği vs.), iletişim problemlerinin yaşandığı (nöbetçi öğretmenlerle tartışma, servis araçlarının zamanında gelmemesi, velilerle ters düşme vs.) görülmüştür. Yine katılımcıların yöneticilik pozisyonu, yöneticilikteki görev yılı, taşımalı okullardaki toplam tecrübesi ve okulun bulunduğu yerleşim yerine göre taşıma kaynaklı sorunlarda anlamlı farklılıklar görülmüştür.
Kamu okullarında görevli öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inançlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada, Siirt ili kamu okullarında görevli öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inançlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezinde görev yapmakta olan ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı örnekleme yoluyla belirlenen 478 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Acat, Tüken ve Karadağ (2010) tarafından Türkçe 'ye ve Türk kültürüne uyarlanan "Bilimsel Epistemolojik İnançlar Ölçeği " ile toplanmıştır. Ölçek 5 alt boyut ve 25 maddeden meydana gelen 5'li likert tipinde bir ölçektir. Araştırmanın analizlerinde R programı versiyon 4.0.3 kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde t-testi ve Anova testi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inançlarının genel olarak gelişmiş (sofistike) düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin bilimsel epistemolojik inanç alt boyutlarından akıl yürütme en yüksek ortalamaya sahipken, otorite ve doğruluk alt boyutunun ise en düşük ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin tüm alt boyutlarında; cinsiyet, unvan, okul türü ve branş değişkenine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Yaş değişkenine göre bilginin kaynağı ve bilginin değişirliği, öğrenim değişkenine göre bilgi üretme süreci ve akıl yürütme, mesleki kıdem değişkenine göre otorite ve doğruluk, bilginin kaynağı, akıl yürütme ve bilginin değişirliği alt boyutlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.
Siirt ilindeki barajların il ekonomisine katkıları
Bu çalışma, il ekonomisi kapsamında alternatif ekonomik kalkınma araçlarından biri olan barajlar üzerine gerçekleştirilmiştir. Gerek doğaya karşı gerekse ekonomiye olan etkileri ile son yıllarda en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu araştırmanın asıl amacı Siirt ilindeki yapılmış ve yapılmakta olan barajlar "Siirt il ekonomisine katkı sağlamış mıdır?" sorusuna cevap aramaktır. Bu konuda, ülkemizdeki farklı illerde yapılan barajlar üzerine pek çok çalışma yer almaktadır. Ancak Türkiye'de incelenen kaynaklarda Siirt ilindeki barajların il ekonomisine katkılarının Siirt ilinde yaşayan bireylerin görüşleri alınarak yapılan herhangi bir çalışmaya ulaşılamamıştır. Bu amaçla Türkiye'deki alan yazında önemli bir eksikliğin giderileceği düşünülmektedir. Araştırmada ayrıca baraj ile ilgili görüşlerin kişilik özelliklerine göre değişip değişmediği de incelenmiştir. Araştırmanın saha çalışması Siirt il ve ilçelerinde yaşayan bireyler üzerinde yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, tarım faaliyetlerinin azalması, ulaşım olanaklarının kötüleşmesi, piknik alanlarının yok olması gibi nedenlerle barajlardan beklenen ekonomik faydanın elde edilmediği görülmektedir.
Demokrat Siirt gazetesine göre Siirt (1953-1961)
Yerel gazeteler bir vilayette yaşanan önemli olayları konu alması nedeniyle o vilayet hakkında geniş çaplı bilgiye erişme imkanlarından birini oluşturmaktadır. Bu bağlamda vilayet gazeteleri şehirlerin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısıyla ilgili önemli veri kaynakları olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Siirt'in ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını Demokrat Siirt Gazetesi ışığında tespit etmektir. Çalışma 1953-1961 yılları arasını kapsamaktadır. Demokrat Siirt gazetesine ilişkin arşiv verileri Beyazıt Devlet Kütüphanesinden elde edilmiştir. Elde edilen verililer doküman analizi tekniğiyle incelenmiştir. Belirlenen amacına uygun olarak yürütülen çalışmada 1953-1961 yılları arasında Siirt'in yol, su ve elektrik problemlerinin ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Bu dönemde yapılan çalışmalar ve yatırımlar neticesinde çözüme kavuşturulan bu sorunlarla ilgili gelişmeler Demokrat Siirt gazetesi çerçevesinde ele alınmıştır.
Yerel kalkınmada şehirlerin pazarlanması ve marka kent oluşturma süreçleri Siirt marka kent örneği
Bu tezin amacı yerel kalkınmada şehirlerin pazarlanması ve marka kent olma süreçlerinin hangi unsurlardan oluştuğunun tespitini yapmak ve Siirt'in marka kent kimliğinin belirlenmesi için kentin fiziki ve soyut özelliklerinin ortaya çıkarılmasını sağlamaktır. Siirt ilinin marka kent olabilmesi yolunda ilk aşama olarak literatür taraması yapılmıştır. Bu literatür taraması için valilik, üniversite, belediye, ticaret ve sanayi odası arşivleri, kütüphane ve dijital erişim ağları kullanılmıştır. Ayrıca bu tez çalışmasında Siirt ilinin marka kimliğinin ve imajının tespit edilmesi ile ilgili alan araştırması yapılmıştır. İlgili alan araştırmasında kenti kent yöneticilerinin nasıl algıladığının ölçümlemesi yapılmıştır. Bu araştırma sonucunda elde edilen bilgiler ile Siirt ilinin kimlik ve imaj unsurları tespit edilmeye çalışılmış ve bu unsurlar ön plana çıkarılarak Siirt'in turizm, eğitim, yatırım ve yaşamak amacıyla daha fazla insan çeken diğer ifadeyle marka bir kent olması için yapılacak faaliyetlere yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yerel Kalkınma, Şehir Pazarlaması, Marka Kent, Siirt
Tillo (Siirt) ve çevresi etnobotanik özellikleri
2019-2021 yıllarında 2 yıllık çalışma sonucunda Siirt'e bağlı Tillo ilçesi, köyleri ve çevresindeki yerleşim yerlerinde yapılan anket ve röportaj çalışmaları sonucunda 49 familyaya ait toplam 151 takson tespit edilmiştir. Bu bitkilerin yer aldığı ilk beş familya sırasıyla Asteraceae (22 takson), Rosaceae (18 taksonun), Brassiscaceae-Fabaceae-Lamiaceae (7'şer takson), Amaryllidaceae-Apiaceae (6'şar takson) ve Cucurbitaceae-Iridaceae-Poaceae (5'er takson) familyalarıdır. Kullanımı tespit edilen taksonlardan 38'i İran-Turan, 9'u Akdeniz, 8'i Avrupa-Sibirya elementi ve 96'sı herhangi bir fitocoğrafik bölgeye ait olmayan taksonlardan oluşmaktadır. Çalışma alanında tespit edilen taksonlardan Gundelia siirtica CR (Kritik), Alkanna froedinii ve Alcea apterocarpa LC (Düşük riskli) tehlike kategorisinde değerlendirilmektedir. Çalışmada iki endemik takson (Gundelia siirtica ve Alkanna froedinii) tespit edilmiştir. Kullanımı tespit edilen örneklerin 99'u gıda, 88'i ilaç, 19'u boya, 17'si hayvan yemi, 15'i alet, 12'si süs, 9'u aroma, 7'si yakacak, 6'sı baharat, 3'ü kozmetik ve 1'i oyun amaçlı kullanılmaktadır. Kullanılan bitkilerden 59'unun toprak üstü, 39'unun meyvesi, 30'unun yaprağı, 19'unun gövdesi, 14'ünün tüm bitki kısımları, 12'sinin çiçeği, 9'unun tohumu, 7'sinin kökü, 2'sinin yumrusu ve reçine kısımları ile 1'inin başak kısmı kullanılmaktadır. Çalışma sonucunda 21 taksonun bu güne kadar bilinenden tamamen veya kısmen farklı amaçlar için kullanıldığı belirlenmiştir.
Bölgesel kalkınmada coğrafi işaretler açısından kamu kurumlarının eğilimi ve rolü Siirt örneği
Coğrafi işaretler, bir ülkenin sınırlı alanlarına has ve beşerî şartlarına bağlı olarak ortaya çıkan nadir ürünler olarak ifade edilmektedir. Coğrafi işaretler bu anlamda hukuki yaptırımları olan, ürünü, üreticiyi ve tüketiciyi koruyan bir sistem kurmaktadır. Türkiye'de ve çeşitli ülkelerde 2000'li yıllarda önemi günden güne artmaya başlayan coğrafi işaret uygulamalarının ekonomik açıdan ihmal edilen öneminin ele alındığı bu çalışmada; coğrafi işaretlerin kırsal ekonominin kalkınmasındaki yeri üzerinde durulmuştur. Araştırmada Siirt ili örneği üzerinde durulurken TR3 bölgesine de değinilmiştir. Coğrafi işaretlerin çeşitli ülkelerin ekonomileri üzerindeki etkileri incelendiğinde; coğrafi işaret ile tescillenmiş ürünlerin, varlıkların ekonomik anlamda getirisi ile yaratılan katma değer ve istihdamı artırarak bölgesel ve kırsal kalkınmayı olumlu yönde etkisi sayesinde gelişmiş ülke ekonomilerinde vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Ülkemizde coğrafi işaret girişiminin henüz gerekli ilgiyi görmemiş olması ve çalışma alanı açısından henüz etkili bilinçlendirme çalışmalarının eksik kalması nedeniyle, dünya piyasalarına kolaylıkla girebilecek bölgesel tarımsal ve endüstri ürünlerinin piyasa içerisinde istenilen yeri edinemediği görülmüştür.
Lojistik sektörünün bölgesel kalkınma etkisi; Siirt örneği
Türkiye'deki pek çok akademik çalışmalarda incelenen lojistik kavramı, ilk kez 20. yüzyılın başlarında literatür de ortaya çıkmıştır. Lojistik kavram itibarıyla yeni olsa da zamanla önemi artmış, şirketlerin performanslarını rekabet gücü bakımından oldukça etkilemiştir. Küresel bazda bölgesel kalkınma sahalarında yaşanan hareketlikler, bu sahada politikaların amaçları, uygulamaları ve süreçlerinde dikkat çeken gelişmelere neden olmaktadır. Türkiye'de ise bölgelerarası gelişmişlik farkı oldukça yüksektir. Bu noktada yeni nesil kuramların dâhil olduğu, bölgesel kalkınma konusunda hazırlanan akademik çalışmaların tamamı sürekli güncellenen ve kendini yenileyen politika kararları için yol gösterici olması bakımından oldukça değerlidir. Bu çalışmanın amacı ise hızla gelişmekte olan lojistik sektörünün Türkiye'deki bölgesel kalkınma çalışmalarına olan etkisiyle birlikte, bu çalışmaların özellikle seçilerek yoğunlaştığı alanlardır. Bu tez çalışmasında; lojistik kavramının tanımı yapılarak lojistik hizmetlerinin bölgesel kalkınmadaki rolü ve kamusal yönü açıklanmıştır. Çalışmanın araştırma kısmında Siirt ilinde bulunan lojistik sektöründeki gelişmeler, ilin lojistik yapısı ve bu konuda sağlanan kamu desteği ele alınmıştır. Öte yandan veri toplama metodu olarak Siirt ilinde, lojistik sektöründeki sorunların ve bu sorunların çözümüne ilişkin yüz yüze anket çalışmasından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, Siirt ilinin coğrafi yapısı itibarıyla lojistik sektörü için dezavantajlı olmasının yanı sıra, stratejik ve politik yasalarla birlikte ulaşımda da altyapı eksikliğinden dolayı yetersiz olduğu görülmektedir. Siirt ilinde rekabet şartlarına dikkat edilerek, bu koşulların geliştirildiği ve hizmetlerin iyileştirilmesi için çalışmalar yapıldığı bildirilmiştir.
İttihat ve Terakki deneyiminden Halk Fırkası'na: Siyasal örgütlenmenin taşrada uygulanması (1913-1946): Siirt örneği
Bu çalışmanın ilk bölümünde 18. yüzyılın sonlarında meydana gelen Fransız İhtilali, ihtilale bağlı olarak ortaya çıkan milliyetçilik akımı ile ulus devlet düşüncesinin meydana getirdiği değişimler açıklanmaya çalışılmıştır. Fransız ihtilalinin çok uluslu bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğundaki etkileri merkezden taşraya Siirt sancağı özelinde bir dizin oluşturularak anlatılmıştır. Devam eden bölümlerde I. Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlı Devleti'nde yaşanan kargaşa ortamı, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında Siirt halkının milli mücadeleye destekleri, yönetime bakış açıları, Siirt sancağında meydana gelen siyasal oluşumlar ile yöre halkının bu gelişmelere ve değişimlere olan tepkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Siirt özelinde siyasal zemini özetleyecek olursak Tanzimat Fermanı ile başlayan değişimlerin sonucunda ortaya çıkan seçme ve seçilme olgusunun devam ederek yeni Türk devletinin kuruluşu, ilk çok partili siyasi hayata geçiş denemeleri, tek partili siyasal düzenin oluşumu ile tek partili sistemin meşruiyet zemini üzerinde durulmuştur. Özellikle de değişimlerin etkisiyle oluşan siyasal zemin, yapılan seçimler, seçimlerde aday olan aday adayları, seçim faaliyetleri gibi konularda ciddi bir literatür çalışmalarıyla beraber arşiv taramaları sonucunda objektif veriler elde edilmeye çalışılmış, elde edilen bu bilgiler objektif bir biçimde ve bilimsel etik kuralları içerisinde sunulmaya çalışılmıştır.
Bölgesel bir eğitim sorunu olarak öğretmen işgücü devir hızı: Avantaj ve dezavantajları
Bu araştırmanın amacı; bölgesel bir eğitim sorunu olarak öğretmen işgücü devir hızı: avantaj ve dezavantajları ortaya çıkarmak ve öğretmen işgücü devir hızının azalması yönünde öneriler sunmaktır. Bu araştırma nitel araştırma yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Siirt merkez ve ilçelerinde görev yapan öğretmenler, yöneticiler ve Siirt Milli Eğitim Müdürlüğü'nde görev yapan 1 uzman olmak üzere toplam 15 kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, Siirt ilinde öğretmen işgücü devir hızının yüksek olduğunu ve bazı olumlu etkileri olmasına rağmen genel olarak okul yönetimlerini, öğretmenleri ve öğrencileri olumsuz etkilediğini işaret etmektedir. Ayrıca, Siirt ilinde öğretmen işgücü devir hızının nedenleri araştırılmış; bu konuda ulaşım ve sağlık alanındaki yetersizlikler, güvenlik problemi, sosyokültürel aktivitelerin eksikliği, lojman ve ek ücret gibi teşviklerin yetersizliği gibi faktörlerin etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Katılımcılar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınan tedbirlerin bu durumu önlemede yetersiz kaldığını ifade etmiştir. Çalışmada, öğretmen işgücü devir hızının azaltılması yönünde, katılımcıların fikirleri ışığında bazı öneriler sunulmuştur. Son olarak öğretmen atamaları ve eğitim planlamalarındaki mevcut problemler hususunda alınması gereken tedbirlerden bahsedilmiştir.
Siirt eğitim ve araştırma hastanesinde klinik örneklerden izole edilen metisiline dirençli Staphylococcus aureus suşlarının antibiyotik direnç profilleri ve metisilin direnç genlerinin araştırılması
Giriş & amaç: Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşları, insanlarda ve hayvanlarda çeşitli enfeksiyonlardan sorumlu en yaygın bakterilerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi klinik örneklerinden izole edilen metisiline dirençli S. aureus suşlarının moleküler profilini saptamayı amaçladık. Materyal-Metod: Bu çalışmada Temmuz 2020-Temmuz 2021 tarihleri arasında Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran hastalardan 20 koagülaz pozitif S. aureus suşunun kültür işlemi yapılmıştır. Antibiyotik duyarlılık testi ve tanımlama işlemleri için farklı klinik örnekler kullanılmıştır. Bakteri kültürleri yapılmış ve değerlendirilmiştir. MRSA, klinik örneklerden alınan kültürler arasında tanımlanmıştır ve aşağıda nükleotid dizileri verilen evrensel primer çiftleri kullanılarak mecA-F: 5′'-CCTAGTAAAAGCTCCGGAA-3′'-mecA-R5′'-CTAGTC-CATTCGGTCCA-3′' ve mecC-F: 5′' TGTTGTAGCAATGTTCACAC 3′'-mecC-R: 5′' CAAGCACTTAATATCAACGC 3′' mecA ve mecC genleri PZR ile çoğaltılmıştır. İzole edilmiş S. aureus suşları, PZR amplifikasyonu ile evrensel primerler 68f-TNANACATGCAAGTCGRRCG-518r WTTACCGCGGC GTGCTGG kullanılarak 16S rRNA gen analizi ile akrabalık ilişkileri tanımlanmıştır. Bulgular: Bu çalışmada, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran hastalardan 20 koagülaz pozitif S. aureus suşu izole edildi ve tanımlandı. 16S rRNA gen dizileri, izole edilen suşların, NCBI GenBank'ta bulunan S. aureus suşlarının 16S rRNA genlerine yüksek benzerliğe (%99-100) sahip olduğunu gösterdi. 20 suşun 18'inde mecA geni tespit edilirken, suşların hiçbirinde mecC geni tespit edilmedi. MRSA'nın yüksek bir yüzdesinin penisiline dirençli olduğu (%75) bulundu. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, MRSA tespitinde mecA, mecC ve 16S rRNA genlerinin önemini doğrulamış veTürkiye'de artan MRSA sıklığının yanı sıra moleküler tekniklerin epidemiyolojik bir araç olarak değerini vurgulamıştır. Anahtar Kelimeler: Gen dizilimi; Metisilin direnci; Staphylococcus aureus; 16S rRNA; mecA geni; mecC geni
Sürdürülebilir kentsel tasarım kriterleri kapsamında yaya bölgelerin incelenmesi; Siirt Güres caddesi örneği
Kentlerde nüfusun artması sonucunda taşıt kullanımı artmakta ve özellikle kent merkezlerinde trafik sorunlarına yol açmaktadır. Günümüzde hızlı kentleşme ve artan taşıt trafiği sonucu halkın özellikle kent merkezinde rahat dolaşımını kısıtlanmaktadır. Kentleşme hareketlerinin beraberinde getirdiği baskılar altındaki halka kentsel alanda güvenli ve konforlu alanlar yaratmak, taşıt trafiğinden kısmen veya tamamen arındırılmış yaya ölçeğinde açık mekânlar sunmak, toplanma mekânları oluşturmak, alışveriş alanları sağlamak, estetik ve ekonomik açısından önem taşımaktadır. Bu amaçla yaya bölgelerinin kentsel planlama ve kentsel tasarım sürecine halkın katılımının sağlanması, ihtiyaç ve önerilerinin belirlenmesi yönünden önemlidir. Bu çerçevede kent içinde yayalaştırmanın kent için gerekliliği ve önemi vurgulanarak; kentsel tasarımın genel ilkeleri belirlenmiş uygulama aşamasında karşılaşılabilen sorunlar ele alınmıştır. Bu bağlamda Siirt ilinde araç trafiğine kapalı ilk ve tek olan Güres Caddesi çalışma alanı olarak seçilmiştir. Güres Caddesi eski çarşıda başlayıp Hastane Caddesi'ne kadar trafiğe kapattırılarak yayalaştırılmıştır. Güres Caddesi'nin geri kalan kısmı ise halen trafiğe açık olarak devam etmektedir. Güres Caddesi, Siirt'in en işlek ve ticari potansiyeli en yüksek olan tek caddesidir. Bu yapıların alt katlarında; giyim ve ayakkabı mağazaları, kahvehaneler, kuruyemişçiler, pastaneler, lokantalar, banka ve eczaneler vb. yapılar bulunmaktadır. Bu yapıların bir ve ikinci katlarında ise; büro ve ofisler yer almaktadır. Güres caddesinde mevcut durum analizleri, gözlemler, fotoğraf çekimleri yapılmıştır. Güres Caddesinde yapılan gözlemler çerçevesinde anket çalışmaları hazırlanmıştır. Yapılan bu gözlemler ve anket çalışması sonucunda Güres Caddesinin olumlu ve olumsuz yanlarını, caddenin eksiklerini saptanarak kullanıcıların görüşleri ve istekleri belirlenmiş olup, mevcut durumun yaya bölgelerin tasarım kriterleri doğrultusunda çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimler: Güres Caddesi, Kentsel Tasarım İlkeler, Yaya Bölgesi, Yayalaştırma
Kentleşme sürecinde ulaşım sorunlarının kentsel tasarım yöntemi ile çözümlenmesine yönelik araştırma Siirt ili Güres caddesinin yaya yolu olarak kullanılmasındaki sorunlar ve çözüm önerileri
Kentleşme geçmişten günümüze hızla devam etmektedir. Kentlerdeki kent içi ulaşım sorunu halkın kentte yaya olarak rahat bir şekilde dolaşımını kısıtlamıştır. Kentteki insanların refahı birbiriyle ilişkili ulaşım sistemi ve bu ulaşım sisteminin ulaştırdığı mekanlardan oluşan karmaşık bir ağa dayanmaktadır. Son yıllarda yapılan planlarda taşıt ulaşımının ön planda olduğu ve yaya ulaşımının ise arka planda bırakıldığı tasarımlarla karşılaşmaktayız. Bu planlarla birlikte nüfusun fazla olduğu kentlerde yaya sirkülasyonun sağlanabilmesi ve kent içi taşıt ulaşımının yoğunluğunu azaltmak adına nüfus yoğunluğunun fazla olduğu alanlarda yayalaştırma projeleri yapılarak soruna yönelik çözüm sağlanması amaçlanmıştır. Kentleşme sürecinde olan Siirt, artan nüfusu ve büyüyüp gelişmesiyle mevcut olan ulaşım sistem ve altyapılarının bu gelişme, büyümeye karşılık yeterli değildir. Kentin merkezindeki yollar, ulaşım sistemi, otoparklar nüfusa yeterli gelememektedir. Siirt'in genel ulaşım planlamasına bakıldığında ulaşım aksında Güres Caddesi kentin ilk ve tek yaya yoludur. Güres Caddesi yaya yolu olarak kullanılmasıyla taşıt ulaşım akışını engelleyen bir yoldur. Kentin ulaşım planlamasında Güres Caddesi kuzey güney doğrultusunda bütün yollarla doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılıdır. Geçmiş yıllarda taşıt yoğunluğu en fazla olan, ulaşımın bel kemiği diyebileceğimiz yol Güres Caddesiydi. Siirt ilinde yaya yolu olması gerekli bir planlama kararı iken, ulaşım mastır planı yapılmadan uygulama yapılması doğru bir karar değildir. Siirt ilinin mevcut ulaşım sistemine bakılarak gözlemler, yerinde fotoğraf çekimleri ve bunlara bağlı olarak anket çalışması yapılarak gözlemlenen hatalar, eksiklikler ve sorunlar doğrultusunda çözümler bulunup yeni planlama kararları alınmaya çalışılmıştır. Ulaşım sisteminden ilin tek yaya yolu olan Güres Caddesine inilerek caddenin mevcut durumunun analizi yapılmıştır. Yaşayan halkın yararı, talepleri için; belirli analiz ve tespitler doğrultusunda mevcutta yaya yolu olarak kullanılmasının doğruluğunun sorgulanıp, mevcut sorunlara çözüm önerileri, varılan sonuca göre yaya yolu yer seçimi ve plan kararları önerisi getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güres Caddesi, Kentleşme, Kentsel Tasarım, Kentsel Ulaşım Planlaması, Ulaşım, Yaya bölgeleri, Yayalaştırma