Social values
Bu konu başlığı altında 57 tez
Effect of national cultural values on corporate environmental disclosures: A comparative study
In Turkey and most other countries, there are many organizations that have both social and economic objectives. Such organizations may include nonprofit organizations, co-operatives, social enterprises, public sector organizations, and other for profit with environmental and social obligations. At the same time the countries around the world became collectively dealing with environmental crises by formulating and enacting rules and regulations to sustain the environment. This dissertation involves a cross-cultural comparison of the effect of national cultural values (as suggested by Hofstede, 1980, Hofstede, 2001, and Hofstede et al., 2010) on corporate environmental disclosure (CED) in the annual reports. The sample consists of 655 large companies from 20 countries which are selected from 10 different cultural areas, these areas are based on the international classification of accounting systems as proposed by Gray (1988). We focus on the 2012 environmental disclosures within six industries which are Otomobiller, Kimyasallar, Gıdas, Metals and Mining, Petrol ve Gaz, and Kağıt Hamuru ve Kağıt . In this dissertation, we utilized the content analysis technique which is a research method for making applicable and valid inferences from data, to operationalize the environmental disclosure variables. The results indicate that two of Hofstede's national cultural dimensions are linked to a higher degree of corporate environmental disclosure. In particular, a nation's high degree of individualism and high degree of indulgence are both related to high level of corporate environmental disclosure. While one of Hofstede's national cultural dimensions is linked to a low degree of corporate environmental disclosure. The nation's high degree of power distance is related to low degree of corporate environmental disclosure. The control variables (regions, industries and firm size) are significantly related to corporate environmental disclosure. Keywords Environment disclosure, National cultural values, Hofstede's cultural dimensions, Annual reports, Environmental Reporting
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde kültürel değerler ve eğitimi: Bir durum çalışması
21. yüzyılda bireylerdeki ve toplumlardaki değer sisteminin bozulması, değerler eğitimine önem verilmesinde etkili olmuştur. Bu bağlamda değerler eğitiminin önemini ortaya koyan birçok çalışma gerçekleşmiştir. Değerler eğitimi informal olarak ailede başlamakta ve formal olarak okullarda devam etmektedir. Değerler eğitimi, okullarda örtük program yoluyla gerçekleştiği gibi öğretim programları yoluyla da yapılmaktadır. Bu bağlamda özellikle dil becerilerinin geliştirilmesinde önemli bir role sahip olan Türkçe dersi değer eğitiminde öne çıkan önemli dersler arasında yer almaktadır. Türkçe dersi bireyin dil gelişimiyle birlikte iletişimini, sosyalleşmesini, kültürel etkileşimini de sağlamaktadır. Böylece birey, Türkçe öğretim programında yer alan metinlerle hem dil becerilerini geliştirmekte hem de içinde yaşadığı toplumun kültürünü, değerlerini ve özelliklerini öğrenmektedir. Bu yönüyle Türkçe dersi özellikle kültürel değerlerin kazandırılmasında önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu araştırmanın amacı, ilköğretim dördüncü sınıf Türkçe dersinde kültürel değer eğitiminin nasıl gerçekleştiğinin ortaya konmasıdır. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseni benimsenerek gerçekleştirilen araştırmanın katılımcılarını, 2013-2014 öğretim yılı bahar yarıyılında Malatya il merkezinde yer alan bir ilkokulun dördüncü sınıfında görev yapan sınıf öğretmeni ve bu sınıfta öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri sınıf içi gözlem öğretmen ve öğrencilerle yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve araştırmacı tarafından gözlem sürecinde tutulan alan notları ve ilkokul dördüncü sınıf Türkçe ders kitabını, çalışma kitabını, yardımcı dil bilgisi kitabını, gözlem sürecinde elde edilen fotoğrafları içeren dokümanlardan oluşmaktadır. Gözlem verileri video kaydıyla; yarı yapılandırılmış görüşme verileri ise ses kaydı yoluyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verileri içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Dokümanlar, araştırma verilerini destekleyici veriler olarak ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda araştırma bulgularına dayalı elde edilen sonuçlar şöyle sıralanmıştır: • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlere ilişkin olarak Dil, Tarih, Din, Gelenek-Görenek, Sanat, Bağımsızlık Simgeleri, Şehirler olmak üzere altı tema elde edilmiştir. Bu kapsamda ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan değerlerden biri olan: * "Dil Teması" altında Sözcükler, Atasözleri, Deyimler, Kalıp Sözler, Özdeyişler, Fıkralar alt temaları oluşmuştur. * "Tarih Teması" başlığı altında ise Tarihî Olaylar, Tarihî Kişiler, Tarihî Eserler, Millî Bayramlar, Spor alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Din Teması" başlığı altında Allah İnancı, Peygamber İnancı, Dinî Bayramlar, Sünnet alt temaları oluşmuştur. * "Gelenek-Görenek Teması" başlığı altında Nevruz, Ekmek, Düğün, Asker Uğurlama, Millî Yas alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Sanat Teması" başlığı altında Heykel, Türküler, Halk Oyunları ve Edebî Eserler/Yazarlar/Şairler alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Şehirler Teması" başlığı altında Önemli Şehirler ve Şehirlerin Simgesi alt temaları belirlenmiştir. * "Bağımsızlık Simgeleri Teması" başlığı altında Bayrak, Vatan ve Millî Marş alt temaları ortaya çıkmıştır. • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlerin eğitiminin gerçekleştirilmesine yönelik etkinliklere ilişkin olarak Dinleme, Konuşma, Yazma, Okuma ve Görsel Okuma-Görsel Sunu Alanı olmak üzere beş tema ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlerin eğitiminin gerçekleştirilmesine yönelik olarak: * "Dinleme Alanı" teması altında yönelik örnek hikâye-olay anlatma, öğretmenin kendi yaşamından örnek vermesi ve düz anlatımalt temaları ortaya çıkmıştır. * "Konuşma Alanı" teması altında görseller hakkında konuşma, soru-cevap, öğrencilerin yaşamlarından örnek vermesi alt temaları oluşmuştur. * "Okuma Alanı" teması altında metin okuma, kitap okuma, sözlük kullanma, imlâ kılavuzu kullanma alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Yazma Alanı" teması bağlamında mektup yazma, şiir yazma, çalışma kitabı yazma etkinlikleri alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Görsel Okuma-Görsel Sunu Alanı" teması altında doğaçlama, piyes, harita kullanma, pano hazırlama ve bayram hazırlığı alt temaları ortaya çıkmıştır. • İlköğretim dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değer eğitimine yönelik olarak öğretmenin telkin ve değer belirginleştirme değer yaklaşımlarını kullandığı ortaya çıkmıştır. • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değer eğitiminin değerlendirilmesinde, genellikle gözlem yoluyla değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Bu bağlamda öğretmen soru-cevap yöntemiyle öğrencilerin konu hakkındaki açıklamalarını dinlemiş; sınıf içi etkinliklerle öğrenciyi değerlendirme fırsatı bulmuştur. • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değer eğitimine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında kültürel değerler, kültürel değerlerin önemi ve Türkçe dersinde kültürel değerlerin önemi temaları ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlerin eğitimine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşlerine yönelik olarak: * Öğretmen ve öğrenciler, kültürel değer kavramına ilişkin çoğunlukla kültürel değerlerin tarihsel yönünü vurgulamışlardır. * Öğretmen, kültürel değerin bireyin içinde yaşadığı topluma uyumunun gerçekleşmesi için gerekli olduğunu vurgulamış; kültürel değerlerin öğrencilerin toplumun geçmişini öğrettiğini ve toplumun özelliklerini yansıttığını belirtmiştir. * Öğretmen, kültürel değerlerin Türkçe dersindeki önemine ilişkin olarak kültür aktarımında dilin önemini vurgulamış ve bu anlamda Türkçe dersinin önemli olduğunu belirtmiştir. * Öğrenciler kültürel değerlerin Türkçe dersindeki önemine ilişkin olarak Türkçe dersinde edindikleri kültürel değerlere vurgu yapmışlardır. Bu anlamda tarihî olaylara, tarihî kişilere, millî ve dinî bayramlara, bayrağa, edebi eserlere yönelik kazanımlarını belirtmişlerdir. * Öğretmenin Türkçe dersinde kültürel değerlerin aktarımına yönelik olarak bilgi bağlamında sorun yaşamadığı; ancak öğrencilerin bu değerleri davranışa dönüştürmesinde sorun yaşadığı anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Türkçe Dersi, Kültürel Değerler, Kültürel Değerler Eğitimi, Durum Çalışması.
Türkiye'de belediyelerde hizmet sunumu: Sosyal belediyecilik Kütahya il Belediyesi örneği
Türkiye'de yerel yönetimler, halka sundukları hizmetler bakımından merkezi yönetimle birlikte oldukça önemli görevler üstlenmektedirler. Yerel yönetimler içinde ön plana çıkan yapılar ise belediyelerdir. Belediyeler, beldede yaşayan sakinlerin ortak nitelikteki her türlü ihtiyacını karşılamakla sorumlu kamu kuruluşlarıdır. Bu çalışmada Türkiye'de belediyelerin hizmet sunumundan birisi olan sosyal belediyecilik konusu Kütahya İl Belediyesi üzerinden incelenecektir. Sosyal devlet ilkesi Türkiye'de anayasal boyutta ilk kez 1961 Anayasasında yer almıştır. Sosyal devlet ile insanları istenmeyen durumlardan korumanın yanında, muhtaç durumda olanları da yardım etmeyi amaçlamıştır. Belediyeler boyutundaki şekli olan sosyal belediyecilik ise Kütahya İl Belediyesi üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde belediyelerin yapısı, görev ve yetkileri, belediyelerin gelir ve giderleri, belediyelerin sunduğu hizmetler ve belediyelerin merkezi yönetimle arasındaki hizmet ve gelir paylaşımına ana hatlarıyla değinilmiştir. İkinci bölümde 20'nci yüzyılla birlikte ortaya çıkan bir kavram olan sosyal devletin tanımı yapılarak ülkemizdeki gelişimi ve sosyal devletin mikro düzeydeki hali olan sosyal belediyecilik kavramı üzerinde durulmuştur. Üçüncü ve son bölümde ise sosyal belediyecilik kapsamında Kütahya İl Belediyesinin ilgili birimlerince yapılmış olan sosyal belediyecilik uygulamalarına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Belediye, Sosyal Devlet, Sosyal Yardım, Sosyal Hizmet, Sosyal Belediyecilik, Kütahya Belediyesi.
Muhafazakâr aile değerlerine yönelik tutumlarda kuşaklararası farklılaşma düzeyi (Kayseri örneği)
Bu tez çalışmasında, aile değerlerine yönelik modernleşme ya da muhafaza etme tutumları kuşak farklılığı ve Kayseri örneği üzerinden ele alınmıştır. Araştırmada yöntem olarak nicel yaklaşım tercih edilmiş ve alan çalışması kapsamında 2022 yılının Haziran ve Aralık aylarında Melikgazi, Kocasinan ve Talas ilçelerinde, 18 yaş ve üzeri 450 katılımcıya yüz yüze anket uygulanmıştır. Saha çalışmasında elde edilen verilere SPSS 26 programında açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda cevapların dört faktöre dağıldığı görülmüştür. Bu faktörler ailenin önemi, evlilik öncesi görüşme, aile değerleri ve aile değerlerini sorgulama olarak isimlendirilmiştir. Dört faktör toplam varyansın %69,372'sini açıklamaktadır. Yapılan test sonucunda "Cronbach Alpha" güvenilirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonucuna göre ailenin önemi tutumunda yaş, medeni durum, meslek ve aylık kazancın etkisi vardır. Evlilik öncesi görüşme tutumunda medeni durum, meslek ve aylık kazancın etkisi vardır. Aile değerleri tutumunda medeni durum ve mesleğin etkisi vardır. Aile değerlerini sorgulama tutumunda ise medeni durumun etkisi vardır.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin toplumsal değer algılarının incelenmesi
Bu araştırma ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin toplumsal değer algılarını belirmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin toplumsal değer algılarını farklı değişkenler açısından incelemeye yönelik tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı merkez ilkokullarında öğrenim gören 5072 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise aynı eğitim öğretim yılında Siirt il merkezinde kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiş olan dört farklı ilköğretim okulunda öğrenim gören 451 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Toplumsal Değerleri Algılama Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler Spss paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde öncelikle öğrencilerin toplumsal değer algıları cevaplarına yönelik olarak betimsel istatistiklerden ortalama, standart sapma ve frekans dağılımları çıkartılmıştır. Öğrencilerin toplumsal değer algılarının cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için parametrik olmayan istatistiksel analizlerden Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Kişisel bilgi formunda yer alan diğer değişkenler ve toplumsal değer algıları arasındaki ilişkinin incelenmesinde Kruskal Wallis testinden yararlanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki farklılaşmanın hangi gruplar arasında olduğunu tespit etmek için tekrardan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Bulguların anlamlı olup olmadığının yorumlamasında .05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Araştırma sonucunda bulgular incelendiğinde toplumsal değer algılarının cinsiyet, anne eğitim düzeyi, günlük TV izleme süresi ve izlenen program türüne göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir. Kardeş sayısı, baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi ve yaşanan yer değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, toplumsal değerler, ilkokul.
Örgütsel sessizlik ile kültürel değerler arasındaki ilişkinin incelenmesi: Kamu kuruluşlarında bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, kültürel değerler ile örgütsel sessizlik ve çalışanların sessizlik davranışları arasında bir etkileşim olup olmadığının tespit edilmesidir. Çalışma diğer çalışmalardan farklı olarak sessizliğin, hem bireysel hem de örgütsel boyutları ele alarak yapılandırılmıştır. Çalışmada ayrıca çalışanların örgütlerde neden ve hangi konularda sessiz kaldığı, sessiz kalma davranışlarının altında yatan eğilimlerin neler olduğu ve çalışan sessizlik davranışının cinsiyet, eğitim durumu ve kıdem gibi demografik değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği de ele alınmıştır. Bu kapsamda geliştirilen hipotezler ve araştırma soruları, İzmir İli Kamu Kurumu çalışanlarından oluşan örneklemden toplanan verilerle test edilmiştir. Araştırma verileri, anket yöntemi ile toplanmıştır. Öncelikle, toplanan veriler aracılığıyla, ankette yer alan ifadelerin, değişkenleri ölçme gücünün açıklanabilmesi için, faktör analizi yapılmıştır. Daha sonra değişkenler arasındaki ilişkilerin test edilebilmesi için korelayon ve regresyon analizleri yapılmış ve demografik değişkenlere göre farklılaşma olup olmadığını belirlemek amacıyla Anova ve t testleri uygulanmıştır. Araştırmada çalışanların örgüt içinde neden sessiz kaldıklarını ölçmeye yönelik Örgütsel Sessizlik ölçeği kullanılmıştır. Ölçek araştırmacı (Çakıcı, 2007) tarafından Morrison ve Milliken (2000); Morrison, Milliken ve Hewlin (2003)'nin çalışmaları temel alınarak geliştirilmiştir. Çalışanların hangi konularda sessiz kaldıklarını belirlemek amacıyla Çakıcı (2007) tarafından geliştirilen diğer bir sessizlik ölçeği kullanılmıştır. Sessizlik davranışının altında yatan eğilimler Van Dyne, Ang ve Botero'nun (2003) geliştirdikleri Çalışan Sessizlik Davranışı ölçeği aracılığıyla ölçülmüştür. Son olarak Kültürel değerlerin tespitinde ise Dorfman ve Howell (1998)'in ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, kültürel değerlerin örgütsel sessizlik ve çalışan sessizlik davranışı üzerinde etkilerinin olduğu bulunmuştur. Araştırmaya katılan çalışanların en fazla yöneticinin tutum ve davranışları ile örgütsel yapıdan dolayı sessiz kaldıkları tespit edilmiştir. Çalışanlar ayrıca kurum içinde en fazla işi iyileştirmeye dönük öneriler sunmada çekindikleri ve en fazla pro-sosyal güdülerden kaynaklı sessiz kaldıkları ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları, elde edilen sonuçların araştırma yapılan örneklem açısından beklenen sonuçları desteklemektedir. Bununla birlikte örgütlerde çalışanların sessiz kalma davranışının ve bunun örgüt içinde yayılmasının yetiştirildikleri kültüre ait özelliklere bağlı olduğu bulunmuştur. Çalışmada, çalışan sessizlik davranışının yaş ve toplam iş tecrübesi açısından farklılık göstermediği, diğer demografik durumların ise farklılığa sebep olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sessizlik, Çalışan Sessizliği, Kültür, Kültürel Değerler
Ortaöğretim öğrencilerine MEB tavsiyeli 100 temel eserden yazarı Türk olan romanların değerler eğitimi açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim seviyesinde okuyan öğrencilere 2004 yılından beri MEB tavsiyesiyle okutulan 100 Temel Eser arasından seçilen Türk yazarlara ait 7 (yedi) romanda kazandırılması ön görülen milli, manevi, dini, sosyal-kültürel ve evrensel değerlerin araştırılmasıdır. Çalışmada denek ve katılımcı tepkiselliği sorununa neden olmayan, alan yazını analiz ederek araştırma sorularını detaylı açıklayabilme olanağı veren doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır.Çalışma kapsamında 100 Temel Eser arasındaki romanlardan ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen 7 adet roman incelenmiştir. İlgili değerlerin romanlarda hangi sıklıkla işlendiği ve alt kategoride hangi değerler gözetilerek verilmeye çalışıldığı yerli, Türk yazarlar ve onların romanları üzerinden incelenmiştir. Verilerin analizi basamağında romanların tüm içeriği analiz kapsamına alınmıştır ve romanların analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, incelenen romanlarda en çok bulunan değerler sevgi, yardımseverlik, estetik, merhamet-duyarlılık paylaşımcılık-dayanışma, saygı, dürüstlük-doğruluk, emek-çalışkanlık, fedakârlık değerleridir. En az bulunan değerler ise vefa, erdem, iffetli olma, dini bayramlar, bilgelik, güven, sağlıklı olma, iradeli olma, barış, bilimsellik değerleridir.İncelenen romanlarda doğruluk-dürüstlük, misafirperverlik, Tanrı inancı, merhamet-duyarlılık, paylaşımcılık-dayanışma, adil olma, emek-çalışkanlık, barış, sağlıklı olma ve estetik değerleri en çok "İbrahim Efendi Konağı"ında, vatanseverlik, bağımsızlık, kahramanlık, birlik- beraberlik, fedakârlık ile vatan ve millet menfaatlerini öncelikle gözetme değerleri en çok "Esir Şehrin İnsanları"ında, sevgi, hoşgörü, evlilik değerleri en çok "Tütün Zamanı (Zeliş-1) de, saygı, sorumluluk, uygar-onurlu olma değeri "Eskici ve Oğulları"ında, yardımseverlik değeri en çok "Esir Şehrin İnsanları" ile "İbrahim Efendi Konağı"ında, Aile birliğine önem verme ve ahlaklı olma değerleri en çok "Gençlerle Baş başa" da yer verildiği tespit edilmiştir.
KÜLTÜREL DEĞERLERİ KORUMAYA YÖNELİK OKUL ORTAMINA İLİŞKİN ÖĞRETMEN VE VELİ GÖRÜŞLERİ
Bu araştırma Kastamonu'da 2012-2013 eğitim öğretim yılında kültürel değerleri korumaya yönelik okul ortamına ilişkin öğretmen ve veli görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Kastamonu ili merkez ilçesindeki ilkokullarda görev yapan 119 sınıf öğretmeni ve 925 ilkokul öğrencisinin velisi katılmıştır. Araştırma tarama modelindedir. Öğretmenlerin ve velilerin demografik bilgilerini almak için "Kişisel Bilgi Formu"nun kullanıldığı araştırmada, araştırmacı tarafından oluşturulmuş 36 maddelik tek faktörlü bir ölçme aracı olan "Kültürel Değerleri Korumaya Yönelik Okul Ortamına İlişkin Öğretmen ve Veli Görüşleri Anketi" ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde bağımsız grup t- testi, tek yönlü varyans analizi (One- way ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, lisans ve MYO mezunu olan velilerin diğer eğitim düzeyindeki velilere göre kültürel değerlere yönelik okul ortamını daha fazla istedikleri, benzer şekilde kamu personeli meslek grubuna giren velilerin diğer meslek grubu velilere göre daha kültürel bir eğitim ortamı istedikleri görülmüştür. Ayrıca genç yaştaki öğretmenlerin daha kültürel değerlere yönelik bir eğitim ortamı istedikleri görülürken, benzer şekilde lisans mezunu olan öğretmenlerin iki yıllık eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlere göre daha kültürel bir eğitim ortamı istedikleri bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültürel Değerler, Öğretmen ve Veli Görüşü, Eğitim Ortamı, Okul Ortamı
The withstanding difference: Social effects of modernization and globalization in China and Taiwan
Literature has shown that economic development increases liberal democratic and emancipative values at the societal level. Intercultural interaction and global media exposure have been linked with increased cosmopolitan values, and internet usage with distrust towards authoritarian regimes. This study investigated how modernization and globalization affect social values and political legitimacy perceptions in China. The Patriotic Education Campaign and internet control mechanisms of the government were conceptualized as countermeasures against unwanted social effects. To identify the unique effect of China's sociopolitical context, the difference-in-differences approach was applied, taking Taiwan as a reference. The results implied that even at fixed levels of controls, a slower rate of intergenerational social change is expected in China compared to Taiwan. In later analyses, national identification was found positively related with legitimacy perceptions independently from controls. The findings were interpreted as signifying the effectiveness of countermeasures in slowing down social change and maintaining legitimacy.
Dijital dayanışma biçimleri: Sosyolojik bir okuma
Teknolojinin hızlı gelişimi sebebiyle etkisini her geçen gün arttıran dijitalleşme günlük yaşamımızın hemen her noktasına sirayet etmiş bulunmaktadır. Günlük yaşamımızın her noktasında gözle görülür bir etkiye sahip olan dijitalleşmeyle birlikte gündelik işlerimizin çok büyük bir kısmını evimizden ve iş yerimizden eskisine oranla daha az enerji harcayarak yapabilecek durumdayız. Toplumsal kurumlar, sosyal ilişkiler, kültür, zaman ve mekân tecrübesi ve gündelik yaşamın hemen her yönüne paralel olarak dijitalleşme, dayanışma pratiklerini de etkilemekte ve onları belli doğrultularda dönüştürmektedir. Dijitalleşmenin yardımlaşma, işbirliği, gönüllülük, bağışçılık, aktivizm gibi özgül pratikler bağlamında dayanışma üzerindeki etkisi, onu gerek nitelik olarak belli ölçülerde değişime uğratması gerekse kapsam ve ölçeğini genişletmesi biçiminde olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Dijital kültür, Dayanışma, Dijital dayanışma
Ömer Seyfettin'in hikâyelerinin sosyolojik açıdan incelenmesi
Millî Edebiyat Dönemi'nin önemli yazarlarından biri olan Ömer Seyfettin; roman, şiir, mensur şiir, fıkra, hatıra, mektup, makale gibi çeşitli türlerde eser vermesine rağmen daha çok hikâyeleri ile ön plana çıkar. Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde sosyal meseleler oldukça önemli yer tutar. Bu çalışmada Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde yer alan toplumsal eleştiri unsurları, disiplinler arası bir çalışma yöntemi olan edebiyat sosyolojisi bağlamında ele alınmıştır. Çalışma, Ömer Seyfettin'in hikâyelerinin sunduğu sosyolojik verilerin açığa çıkarılabilmesi için özgün ve yerli bir yöntem ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışma temelde üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın 'Birinci Bölüm'ü Ömer Seyfettin'in yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri doğrultusunda ayrıntılı bilgi verildiğinden "monografi" niteliği taşımaktadır. Çalışmanın 'İkinci Bölüm'nde ise disiplinler arası bir çalışma yöntemi olan edebiyat sosyolojisi hakkında ayrıntılı bilgilere yer verildi. Çalışmanın temelini oluşturan 'Üçüncü Bölüm'de ise Ömer Seyfettin'in hikâyeleri sosyolojik açıdan incelendi. Böylece hikâyenin yazıldığı dönemdeki sosyal meseleler gözler önüne serilmiş oldu. Çalışmanın sonuna ise Ömer Seyfettin'in hikâyelerinin sosyolojik yönünün genel bir çıkarımı yapıldıktan sonra, yazarın hikâyeci yönünü aydınlatan geniş bir kaynakçaya yer verildi. Ömer Seyfettin, hikâyelerinde işlediği sosyal meseleleri bireyin ve toplumun temel değerler dünyasını oluşturan ahlakî, dinî, hukukî, millî ve örfî değerlerden yola çıkarak aşmaya çalışır.
MEB yayınları Türkçe 7. ve 8. sınıf ders kitabındaki metinlerin değerler bağlamında incelenmesi
Bu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı 7. ve 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerde belirlenen değerlerin varlığı incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümü problem durumuna bağlı olarak araştırmanın amacı, önemi, sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlardan oluşmuştur. İkinci bölümde değerin tanımı, sınıflandırılması, işlevleri; değerler eğitimi, programda değerin yeri, metin kavramı ve metinlerde olması gereken özellikler ve kitaptaki metinler, incelenen değerler, bu değerlere ait bulgular yer almıştır. Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı 7. ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki toplam on iki tema içerisinde bulunan otuz altı metin incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde metinlerde yer alan değerler ve yer almayan değerler belirlenmiştir. 7.sınıf ders kitabındaki değer sıklığı 145 iken 8.sınıf ders kitabında değer sıklığı 94'tür. 7.sınıf ders kitabında yer almayan değer yalnızca adalettir, fakat 8.sınıf ders kitabında 11 değer yer almamaktadır. İki kitapta da en çok değer içeren tema Atatürk temasıdır. Metin türleri sınıf bazında farklılaştığı için tam bir karşılaştırma yapmak mümkün olmasa da genel olarak iki kitapta da olaya dayalı türlerde değer sıklığının çok daha yüksek olduğu sonucuna varılabilir. Ayrıca şiir duyguya hitap eden bir tür olması nedeniyle yani doğası gereği düşük değer sıklığına sahiptir. Tüm bu veriler bağlamında 7. ve 8. sınıf ders kitaplarının belirlenen değerlerin tamamını içermediği ve değerlerin dağılımının orantılı olmadığı görülmüştür. Kimi metinler değer aktarımı noktasında bir hazine olabilecekken yalnızca kuru bilgi ile doldurulmuş ve bu fırsat kaçırılmıştır. Bu yüzden öğretmenlere metinler öncesi, metni okuma sırası ve sonrasında değer aktarımını destekleme noktasında büyük bir görev düşmektedir.
Lise öğrencilerinin beden eğitim ve spor dersi alma düzeylerine göre zorba davranışları ile temel değer düzeylerinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, liselerde öğrenim gören öğrencilerin zorbalık eğilimlerini ve değer tercihlerini betimlemektir. öğrenim gören öğrencilerin zorbalık eğilimlerini ve değer tercihlerini betimlemektir. Bu amaçla araştırmada betimsel tarama (survey) modeli kullanılmıştır Araştırmanın evrenini 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Malatya Yeşilyurt ve Battalgazi ilçelerinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için gerekli verilerin toplanması amacıyla öğrenciler Kişisel Bilgi Formu, Schwartz Portre Değerler Anketi ve Zorbalık Eğilimi ölçeği kullanılmıştır Araştırmada bağımlı değişkenlere ait puanların bağımsız değişkenlerin alt birimlerine ait gözeneklerdeki dağılımı normallik sayıltısı açısından incelenmiştir. Analizlerde parametrik olmayan istatistiksel yöntemler tercih edilmiştir. Bu amaçla veriler araştırmanın alt problemleri doğrultusunda betimleyici analizler (ortalama ve standart sapma) ile parametrik olmayan analizler olan Mann Whitney U testi ve Kuruskal Wallis H testi kullanılarak test edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for The Social sciences) istatistik program yazılımı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<,05 alınmıştır. Öğrencilerin Toplam değer puanları arasında öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıflara göre, öğrencilerin aldıkları beden eğitimi ve spor dersi ders saatine göre anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur. Öğrencilerin toplam zorbalık eğilimi puanları arasında öğrencilerin cinsiyetine göre, öğrencilerin aldıkları beden eğitimi ve spor dersi ders saatine göre, öğrencilerin ailelerinin gelirine göre anlamlı düzeyde bir farklılık bulunmuştur Öğrencilerin Toplam zorbalık eğilimi puanları arasında öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türüne göre anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu bulunmuştur Öğrencilerin Toplam değer puanları arasında öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türüne göre anlamlı düzeyde bir farklılık Bulunmuştur. Öğrencilerin Toplam Değer Puanları ile Toplam Zorba Eğilimi Puanları arasında orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Buna göre öğrencilerin toplam değer puanları arttıkça zorbalık eğilimi puanları düşmektedir. Anahtar Kelimeler : Değerler, Zorbalık, Zorbalık Eğilimi, Beden Eğitimi, Spor.
Gazi Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin sosyal değerlere bakışları
Bu araştırmanın amacı, meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere bakışlarının nasıl olduğunu, seçilen değişkenlere bağlı olarak meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını incelemektir.Betimsel yöntemle tasarlanan bu araştırma tarama modelindedir. Tarama modeli, belli bir durumun ne olduğu ve bu durumun olduğu şekliyle betimlenmesini amaçlayan bir araştırma biçimidir. Bu araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi'ne bağlı olarak Ankara il sınırlarında faaliyet gösteren altı meslek yüksek okulu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın evrenini teşkil Gazi Üniversitesi Meslek Yüksek Okullarının 2010-2011 öğretim yılında önlisans düzeyinde öğretim yapan iki yıllık meslek programları araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu programlardan evreni tam olarak temsil edebilecek düzeyde belirlenen toplam 23 programdan birinci ve ikinci sınıflar ile normal ve ikinci öğretim yapan programlar arasından rastgele sınıflar seçilip 1522 öğrenciye ulaşılarak Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği (ÇBSDÖ) uygulanmıştır.Veriler, araştırma kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilen ?Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği? (ÇBSDÖ) adındaki veri toplama aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın kullanılan veri toplama aracı iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde öğrencilerin kişisel bilgileri toplanırken ikinci bölümde meslek yüksek okulu öğrencilerine sosyal değer ifadeleri yöneltilmektedir. 5'li likert tipinde hazırlanan ölçme aracında 42 adet sosyal değerler ifadesi yer almaktadır. Bu sosyal değerler ölçeğinde 6 sosyal değer boyutu yer almaktadır.Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin incelenmesinin yanı sıra, faktör analizi, korelasyon, güvenirlik, t testi, varyans, frekans, standart sapma, Bartlett Küresellik Testi, Kaiser-Meyer-Olkin analizleri kullanılmıştır.ÇBSDÖ'den toplanan bulgulara göre meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere ?yüksek derecede? sahip oldukları tespit edilmiştir. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlere ilişkin genel görüşlerinin ?Oldukça Katılıyorum? şeklinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerler boyutlarından ?dini değerler? boyutuna en fazla önemi verdikleri görülmektedir. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin bu değer boyutuna ilişkin görüşlerinin ?çok yüksek? düzeyde olduğu saptanmıştır. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin en az önem verdikleri sosyal değer boyutunun ?siyasi değerler? boyutu olduğu ortaya çıkmıştır.Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerler boyutları içerisinde yer alan ?çok yüksek? düzeyde üç değer boyutunun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunlar; ?aile değerleri?, ? dini değerler? ve ?geleneksel değerler?dir. Meslek yüksek öğrencilerinin sosyal değerlere ilişkin görüşlerinde ortalama değerler bakımından önem sırasının 1.Dini Değerler, 2.Geleneksel Değerler, 3.Aile Değerleri, 4.Bilimsel Değerler, 5.Çalışma-İş Değerleri ve 6.Siyasi Değerler şeklinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerler boyutlarının alt değer boyutlarına ilişkin görüşlerinin birbirinden farklı olduğu sonucuna varılmıştır. Meslek yüksek okulu öğrencilerinin ?aileye büyük önem verdikleri?, ?sorumluluk sahibi oldukları?, ?dini ve geleneksel değerlerinin yüksek olduğu? ve ?devlete güven duydukları? göze çarpan önemli sonuçlardandır. Bununla birlikte elde edilen bulgular ışığında meslek yüksek okulu öğrencilerinin ?rekabetçi olmadıkları? ve ?paraya? fazla değer vermedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda meslek yüksek okulu öğrencilerinin sosyal değerlerinin daha da geliştirilmesine ve bu alanda ileride yapılabilecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Değerler, Değer Eğitimi, Sosyal Değerler, Mesleki Eğitim, Meslek Yüksek Okulu, Çok Boyutlu Sosyal Değerler Ölçeği
Annelerin değer algıları ile çocukların değer algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, annelerin değer algıları ile çocukların değer algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 öğretim yılı bahar döneminde Isparta ili Merkez ilçesi Bağımsız Devlet Anaokullarına devam eden dört-altı yaş grubu 204 çocuk ve annesi oluşturmaktadır. Çocuklara ait veriler için Atabey (2014) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Sosyal Değerler Kazanımı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Çocuk Kişisel Bilgi Formu"; annelerden toplanan veriler için ise Dilmaç, Arıcak ve Cesur (2014) tarafından geliştirilen "Değerler Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Anne Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizi, SPSS 22 paket programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, Mann Whitney U-testi, Kruskal Wallis H-testi ve Spearman's Rank Order Korelasyon testi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik ve geçerlik çalışmaları için Cronbach alfa ve KR-20 güvenirlik katsayısı kullanılmıştır. Araştırmada annelerin en çok önem verdiği değerlerin; "beden sağlığı", "yaşam hakkı", en az önem verdiği değerlerin ise "mal-mülk", "aşk" değerleri olduğu saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrenim durumu ve toplam gelir durumu değişkenlerine göre annelerin değer algılarının anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların değer algılarının annelerin yaşlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, farklılaşmanın ise anneleri 31-35 yaş grubunda olan çocuklar yönünde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, annelerin değer algıları ile çocukların değer algıları arasında p<.05 düzeyinde pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk Eğitimi, Okul Öncesi Eğitim, Anne, Değerler
Türkiye'ye yerleşen Almanların bireysel, sosyal ve geleneksel değerlerinin saptanması
Bu araştırma; ülkemize yerleşen Almanların bireysel, sosyal ve geleneksel değerlerinin saptanması ve saptanan bu değerleri yaşadıkları bölgedeki halkın değerleri ile karşılaştırarak bu iki milletin birbirlerinin değerlerini etkileme durumunun belirlemesi amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Ülkemize yerleşen Almanlarla ilgili daha önce yapılmış bir çalışmaya rastlanmamış olması bu çalışmanın önemini arttırmaktadır.Araştırmanın evrenini Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan Türkler ve bu bölgeye yerleşmiş olan Almanlar oluşturmaktadır. İlçeye yerleşmiş olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 250 Alman, 164 Türk tesadüfî örneklem yöntemiyle araştırmaya alınmış ve araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Shwartz değerler listesi, sosyal değerler ölçeği, geleneksel değerler ölçeği ile bireylerin demografik özelliklerini belirlemek için anket formu kullanılmıştır.Araştırma kapsamındaki Almanların %20.3'ü 40?44 yaşlarında, %15.6'sı 50?54 yaşları arasında iken Türklerin %27.3'ü 35?39 yaşlarında, %22.7'si 40?44 yaşlarındadır. Almanların %85.8'i evli, %11.5'i bekar, %2.0'si de eşinden ayrılmış ya da eşi ölmüş olan bireylerden oluşurken, Türklerin %85.4'ünün evli, %13.4'ünün bekar, %1.2'sinin de eşini kaybetmiş bireylerden oluştuğu saptanmıştır. Araştırma kapsamındaki Almanların %37.2'si en az ortaokul mezunu iken, Türklerin yarısının ilkokul mezunu olduğu belirlenmiştir. Alman bireylerin %16.2'si 35001 ile 4000 Euro arasında, Türk bireylerin ise %37.8'i 501 ile 1000 Türk Lirası arasında gelire sahiptirler.Araştırma kapsamına alınan Almanların Türkiye'yi tercih etme sebeplerinin başında Türkiye'yi çok sevdikleri yer alırken (%32.4), %20.2'si de ekonomik olduğu için Türkiye'ye yerleşmeyi tercih ettiklerini belirtmişlerdir.Türklerin bireysel, sosyal ve geleneksel değer puanlarının Almanlardan daha fazla olduğu ve gruplar arasındaki farkın istatistikî açıdan önemli olduğu saptanmıştır (p<.001).Almanların Türkiye'ye yerleştikten sonra bireysel değerlerler ölçeğinin alt ölçeklerinden gelenekselcilik, hazcı, uyarılım (heyecan ve yenilik arayışı), özyönelim+evrenselcilik puanları ile geleneksel değerler ölçeğinden aldıkları puanın arttığı ancak bu durumun istatistiki açıdan önemli olmadığı belirlenmiştir. Almanların bireysel değerlerden; doğayla bütünlük içinde olmak (doğayla uyum), ılımlı olmak (aşırı duygu ve hareketlerden kaçınmak) bireysel değerleri şu anki puanlarının geçmişteki puanında fazla olduğu ve gruplar arasındaki farkın önemli olduğu belirlenmiştir (p<.05, p<.001).Almanlara yakın ve uzakta yaşayan Türklerin bireysel, sosyal ve geleneksel değer puanları ortalamalarının birbirine yakın olduğu, ancak bireysel değerlerden güç ile hazcılık değerlerini ve sosyal değer puanlarının Almanlara yakın yaşayanlarda biraz daha fazla olduğu bulunmuştur.Bireysel, sosyal ve geleneksel değer puanlarının Alman ve Türklerde cinsiyete göre farklılık göstermediği saptanmıştır.Almanların bir yıl içindeki Türkiye'de kalma süreleri arttıkça bireysel değerlerden güç, hazcılık, özyönelim+evrenselcilik, uyma ve güvenlik puanlarının azaldığı ve gruplar arasındaki farkın istatistikî açıdan önemli olduğu saptanmıştır (p<.05, p<.01).Almanların Türkiye'de yaşama süreleri arttıkça hazcılık puanında bir düşme olduğu ve diğer bireysel değerler puanında bir artış olduğu gözlenirken bu artışın istatistikî açıdan önemli olmadığı, geleneksel aile değerlerinde Türkiye'de yaşama sürelerine bağlı olarak bir artış olduğu ve gruplar arasındaki farkın önemli olduğu belirlenmiştir. (p<.05)Anahtar Kelimeler: Değer, bireysel değerler, sosyal değerler, geleneksel değerler
Türkiye'de yayınlanan 1980 sonrası reklam sloganlarında duygusal pazarlama
Bu çalışma, reklam sloganlarının ve reklam metinlerinin toplumun ekonomik koşullarına ve kültürel değerlerine bağlı olarak değişebileceğini belirtmek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle 1980 yılı öncesi ve 1980 yılı sonrası gazetelerde yayınlanmış olan reklam sloganları ve reklam metinleri analiz edilmiştir. Bunun sonucunda, 1980 yılı öncesinde yayınlanan reklam sloganlarının ürün ve marka odaklı olduğu ve hedef kitlesine rasyonel vaatlerde bulundukları görülmüştür. Fakat 1980'lerdeki ekonomik koşulların ve kültürel değerlerin değişmeye başlamasıyla beraber, 1980 yılından sonra yayınlanan reklam sloganları da değişmiştir. Bu değişimin sonucunda, 1980 sonrasında yayınlanan sloganların duygusal faydalara yer verdiği ve hedef kitlesine duygusal vaatlerde bulunduğu görülmüştür.
Kültürel değerlerde farklılaşmanın sosyal sermayeye etkileri: Ankara Mobilyacılar Sitesi (Siteler) ve Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi (OSTİM) üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel araştırma sorunsalı, içsel ve dışsal sosyal sermaye düzeyinin kültürel değerlere bağlı olarak ne ölçüde değişeceğidir. Bu sorunsala dönük olarak tezin temel amacı, çevremerkezcilik ve benmerkezcilik eğiliminin içsel ve dışsal sosyal sermaye oluşumuna ve düzeyine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla çalışmada, Ankara Mobilyacılar Sitesi (Siteler) ve Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi (OSTİM) sanayi bölgelerinden çekilen örgütlerin sahipleri ve /veya üst düzey yöneticilerinin yatay-dikey toplulukçuluk ve yatay-dikey bireycilik eğilimlerinin, duygusal ve bilişsel güvene; iç ve dış gruba duyulan güvene; dolayısıyla yerleşik ve mesafeli ilişkilere ve son olarak içsel ve dışsal sosyal sermaye düzeylerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, kültürel değer boyutlarının değişkenlerin bir çoğunu etkilemediği, sadece yatay bireycilik ile dışsal sosyal sermaye arasında ve dikey toplulukçuluk ile duygusal güven arasında pozitif ilişki olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunların dışında elde edilen diğer bir sonuç, iç gruba güven ile içsel sosyal sermaye arasında pozitif ilişki olduğudur.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarının değer iletimi açısından incelenmesi
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin giderek arttığı günümüz toplumunda insani değerler giderek azalmaktadır. Akılcılığa önem verirken sevgi, saygı, hoşgörü, çalışkanlık, dürüstlük gibi değerleri yitirmeyen bireylerin yetişmesi hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük bir önem arz etmektedir. Bireysel ve toplumsal açıdan gelişimin sağlanabilmesi için kültürel ve evrensel değerlere verilen önemin artması gerekmektedir. Eğitim-öğretim sürecinin vazgeçilmez birer parçası olan ders kitapları değer iletimi konusunda önemli bir yere sahiptir. Ders kitaplarında yer alan ve Türkçe'nin her türlü imkânından ve söz varlığı zenginliğinden yararlanılarak oluşturulmuş olan edebi eserler yoluyla milli ve evrensel değerlerin kazanılması sağlanmaktadır.Değer iletiminde önemli bir işleve sahip olan okulun, öğretim programının, örtük programın ve programın yansımaları olan ders kitaplarının değer iletimi açısından incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. Buna dayanarak Türkçe ders kitaplarının değer iletimi açısından incelenmesinin bireysel ve toplumsal gelişim açısından önemini belirlemek gerekmektedir. Bu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına ait ortaokul Türkçe ders kitaplarının değerler iletimi açısından incelemesi yapılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ders kitaplarının seçilmesinin sebebi ülke genelinde birçok okulda bu kitapların kullanılması ve Türkçe ders kitaplarının öğretim materyali olmasının yanında değer iletimini sağlayan önemli kaynaklardan olmasıdır. Çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak hazırlanmış ders kitaplarındaki metinler Schwartz'ın Değerler sınıflandırmasına göre incelenmiştir. Metinler doküman analizi ve betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; giriş, ilgili yayın ve araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar ve sonuç bölümüdür.
Kültürel değer, algılanan değer ve marka kişiliği: Türkiye ve Almanya örneklemlerine dayalı bir uygulama
Küreselleşmenin etkisiyle birlikte yeni pazarlara girişler gün geçtikçe kolaylaşmaktadır. Firmalar için her yeni pazar arka planında tüketici davranışını etkileyen en önemli faktörler arasında yer alan tüketici algısını, tüketici kültürel değerlerini ve tüketici kişilik özelliklerini saklayan yeni müşteriler, yeni segmentler, yeni markalar, yeni ihtiyaçlar anlamına gelmektedir.Odabaşı'na (1996) göre, bir ülkenin kültürü, o ülkede üretilen ürünlerin belirlenmesine olduğu kadar, tüketimine de etkide bulunur. Bu yüzden, tüketicinin kültürünün, inanç ve değer yargılarının bilinmesi ve bunların tüketici davranışı üzerindeki etkilerinin incelenmesi pazarlamacılar için vazgeçilmez bir görevdir. Schiffman ve Kanuk'a (1999) göre, iki tüketici aynı koşullar altında aynı uyarıcıya maruz kaldığında, her bir tüketicinin bu uyarıcıyı nasıl bir şekilde fark ettiği, seçtiği, örgütlediği veyorumladığı, kişinin kendi ihtiyaçları, değerleri ve beklentileri temeline oturtulmuş ve pazarlamacılar tarafından dikkatlice takip edilen bir sürece bağlıdır. Tüketicilerin kişilik özellikleri uzun süredir pazarlamacıların ilgisini çekmektedir.Tüketicilerin neyi satın aldığı, ne zaman ve nasıl tükettikleri kişilik faktörleri tarafından etkilenmektedir. Bu yüzden uzmanlar, pazarlama ve reklam kampanyalarında hedef kitlenin kişilik özelliklerine sahip ya da yakın olan marka kişilikleri tasarlamaktadırlar. Bu çalışmada pazarlama alanında önemli kavramlar arasında yer alan marka kişiliği, kültürel değer ve algılanan değer kavramları incelendikten sonra Almanya'daki veTürkiye'deki üniversite öğrencilerine yönelik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Almanya'daki ve Türkiye'deki iki örneklem arasında bu üç kavrama yönelik aidiyet, kişilik özellikleri ve algı bağlamında farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Marka kişiliği, kültürel değer, algılanan değer.
Değerlerin siyasal düşünce ve siyasal tercih üzerine etkisi: Antalya Konyaaltı ilçesi uygulaması
Bu tezde amaçlanan Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde yaşayan seçmenlerin siyasal düşünce ve siyasal tercihlerinde değerlerin etkisini belirlemektir. Seçmenlerin siyasal düşünce ve tercihlerine etki eden birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler genellikle kişinin kendi demografik özellikleri, kamuoyu ve kitle iletişim araçları, ülkenin genel ekonomik durumu ve siyasi liderin özellikleridir. Seçenlerin tercihlerine etki eden bir diğer faktör ise değerlerdir. Günümüzde, siyasi partilerin ve liderlerin seçmenlerin tercihlerinde değerlerin etkisini bilmeleriyle siyasi iletişimde daha güçlü bir konuma gelebilmeleri mümkündür. Bu çerçevede, Konyaaltı ilçesinde değerlerin seçmen tercihleri üzerindeki etkisi son yıllarda birçok akademik çalışmada temel alınan Shalom Schwartz'ın değer ölçeği olan Portrait Values Questionnaire (PVQ) kullanılarak ortaya konulmuştur.Araştırmada örnekleme yöntemi olarak tabakalı örnekleme yöntemi ve orantılı paylaştırma kullanılmış ve örneklem sayısının belirlenmesinde Antalya'nın Konyaaltı ilçesinin, 2010 referandumundaki seçmen sayısı baz alınmıştır.Araştırmada kullanılan soru formu 3 bölüm ve toplam 61 sorudan oluşmaktadır. Birinci bölümdeki 7 soru 18 yaşını doldurmuş seçmen kitlesinin demografik özelliklerini, ikinci bölümdeki 40 soru kişisel değer algılarını, üçüncü bölümdeki 13 soru siyasal tercihlerini sorgulamaktadır.İlk olarak kişisel değerler ölçeğinin güvenirlik ve geçerlik analizleri gerçekleştirilmektedir. Formun birinci bölümünü oluşturan demografik özellikler (cinsiyet, yaş eğitim durumları, gelir düzeyleri, medeni durumları, meslek) ile üçüncü bölümdeki siyasi tercihler frekans analizleri ile ortaya konulmuş, formun ikinci bölümünü oluşturan değerlerin tanımlayıcı analizleri yapılmıştır. Demografik özelliklerin ve Tercihlerin değer ölçeği üzerinde etkilerini ölçmek için T-testi, ANOVA testi, kullanılmıştır. ANOVA testi sonrasında farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu tespit etmek amacıyla POST-HOC olarak Dunnett T3 ve Scheffe testlerinden faydalanılmıştır. Demografik özellikler ile tercihler arasında ilişkiyi sorgulamak için Ki-kare testi uygulanmış ve çapraz tablolar yorumlanmıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinin demokratik vatandaşlık tutumlarının resmi ve örtük program açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin demokratik vatandaşlık tutumlarının resmi ve örtük program açısından incelenmesidir. Araştırmada, karma model araştırma desenlerinden "Sıralı Açıklayıcı" desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel evresinde tarama modeli, nitel evresinde ise durum çalışması işe koşulmuştur. Araştırmada, nicel verilerin toplanması için küme örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Bu yöntem ile 519 öğrenciden 491'ine (%94.60) ulaşılmıştır. Nicel verilerin toplanmasında veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, "Demokratik Vatandaşlık Tutum Ölçeği (DVTÖ)", "Ailede Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (AADOÖ)", "Sınıfta Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (SADOÖ)", "Okulda Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (OADOÖ)" ve "Toplumda Algılanan Demokratik Ortam Ölçeği (TADOÖ)" kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması sürecinde odak grup görüşmelerine katılan öğrencilerin belirlenmesi için amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesine gidilmiştir. Her sınıf düzeyinden en yüksek ve en düşük demokratik vatandaşlık tutum puanına sahip sınıflardan 31 gönüllü öğrenciyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sınıf içi katılımcı olmayan gözlemlerin gerçekleştirildiği sınıfların belirlenmesi için ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden aşırı ve aykırı durum örneklemesine gidilmiştir. Bu yaklaşımla okul bazında en yüksek ve en düşük demokratik vatandaşlık tutum puanına sahip sınıflar seçilmiştir. Her bir sınıfta 23 saat katılımcı olmayan gözlemler gerçekleştirilmiştir. Resmi programların incelenmesinde doküman analizine başvurulmuştur. Aynı zamanda yapılandırılmamış öğrenci ve öğretmen görüşmeleri ve alan notları gibi çeşitli nitel araştırma verileri toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yüksek demokratik vatandaşlık tutum puanlarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin demokratik vatandaşlık tutumları cinsiyet, ebeveyn eğitim düzeyleri ve kitap okuma sıklığı açısından anlamlı olarak farklılaşmıştır. Gerçekleştirilen öğrenci ve öğretmen görüşmelerinde demokratik vatandaşlık tutumlarını etkileyen örtük program öğelerinin aile, sınıf, okul ve toplum olmak üzere 4 tema altında toplandığı belirlenmiştir. Aile ortamında, demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok aile kuralları, ifade özgürlüğü ve aile baskısından; öğretmen görüşlerine göre ise ebeveyn tutum ve davranışlarından etkilenmektedir. Sınıf ortamında, demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok eğitim programı, hoşgörü ve sınıf kurallarından; öğretmen görüşlerine göre ise öğretmen tutum ve davranışlarından etkilenmektedir. Okulda ortamında demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok demokratik uygulamalar ve baskı öğelerinden; öğretmen görüşlerine göre ise değerler eğitiminden etkilenmektedir. Toplum ortamında ise demokratik vatandaşlık tutumları öğrenci görüşlerine göre en çok cinsiyet ayrımcılığı, baskı ve gelir adaletsizliğinden; öğretmen görüşlerine göre de toplum baskısından etkilenmektedir. Yazılı eğitim programları öğrenme-öğretme yaklaşımı, temel beceriler, değerler eğitimi, ölçme ve değerlendirme ve programın uygulanmasına ilişkin esaslar kapsamında demokratik vatandaşlık tutumlarını etkilemektedir. Uygulamadaki eğitimsel program ise fiziksel koşullar, içerik, yöntem, sınıf içi ilişkiler, ölçme ve değerlendirme ve karar alma süreçleri kapsamında demokratik vatandaşlık tutumlarını etkilemektedir. Aile, sınıf, okul ve toplum ortamında algılanan demokratik ortamların demokratik vatandaşlık tutumları üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerini belirlemek için teorik yapısal model kurulmuştur. Kurulan model doğrulanmıştır. Doğrulanan modelde, demokratik vatandaşlık tutumlarının en fazla sınıf içi aktif katılım faktöründen etkilendiği belirlenmiştir.
Erzurum Masalları'nın değerler eğitimi açısından incelenmesi
Masallar: insanların, devlerin, cin ve perilerin başından geçen fantastik olayları anlatan ve halk edebiyatı türleri arasında eğitici yönü en güçlü metinlerdir. İşlevleri her ne kadar çocukları eğlendirmek, onlara hoşça vakit geçirtmek olarak görülse de masalların eğitimdeki işlevi yadsınamaz. Masal, çocukların hayatta ilk karşılaştığı edebî türdür. Çocuğun dil gelişimine, zihinsel ve duyuşsal gelişimine katkıda bulunur. Aile, çocuğun ilk eğitim yeridir. Masallarla ve kitaplarla büyüyen çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanması daha kolaydır. Masallar, toplumun kültürel ögelerini, değerleri, gelecek nesillere aktarmada, değerlerin ve kültürün korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında büyük pay sahibidir. Halkın ortak ürünü olmalarından dolayı bir toplumun sorunlarını, acılarını, sevinçlerini, değerlerini vb. bünyesinde barındırır. Çocuklar, masal kahramanları ile özdeşim kurarak sorunlarla başa çıkmayı öğrenir, böylece empati duygusu gelişir. Masallar sayesinde çocuklar bulunduğu toplumu tanır, değerlerini doğal olarak benimser ve milletine aidiyet kazanır. Masalların faydaları ve özellikleri göz önünde bulundurularak bu çalışmada amaçlanan Erzurum Masalları'ndaki değerlerin tespit edilmesi ve Türkçe eğitiminde kullanılabilirliğini arttırmaktır. Ülkemizde ve dünyada artan sorunlar, kültür ve değerlerdeki yozlaşma ve zayıflama, toplumsal sorunların artması gibi nedenler değerler eğitiminin okullarda verilmesi düşüncesini doğurmuştur. Değerler eğitiminin amacı, değer algısındaki değişmenin önüne geçmek ve unutulan ya da unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi tekrar topluma kazandırmaktır. Çünkü değerler, bir toplumu ayakta tutan ve milletin devamlılığını sağlayan olgulardır. Bu yüzden değerlerin korunması ve genç nesillere aktarılması oldukça önemlidir. Eğitim ve terbiye gibi değerlerin de ilk öğretildiği yer ailedir. Okulda ise değerler eğitimi sistematik bir hal alır, formal bir boyuta taşınır. Türkiye'de değerler eğitimi 2011-2012 yılında bir proje olarak başlamış ve geliştirilerek devam etmiştir. Değerler eğitimi okullarda müstakil bir ders olarak değil diğer derslerin içerisinde verilmektedir. Zengin muhtevası nedeniyle değerler eğitiminde en çok masallardan faydalanılmaktadır. Kısıtlı ders saatlerinde çocuklara zengin bir dil kullanımı örneği ve değer aktarımı sunmaktadır. Değerler eğitimine verilen önemin artması bu alanda yapılan çalışmaların da önemini arttırmaktadır. Bu çalışmanın hedefi unutulmaya yüz tutmuş, geleneğin taşıyıcısı derleme masalların değerler eğitimine kazandırılmasıdır. Çalışmada yöntem olarak doküman incelemesinden faydalanılmış ve Erzurum Masalları'nda tespit edilen değerler Spranger'in değerler sınıflandırmasına göre taranmıştır.
The Analysis of the characters in The Razor`s Edge in terms of moral and social values
William Somerset Maugham who had a different point of view and evaluation about moral and social values in the society is positive not destructive. Especially, he, not only consideres the corruption and degenaration in the society from the eye of his different characters but also he sums up his own views. Interpreting these values wrongly, in fact moral and social corruption occurs in the society. Consequently, these values cause a social pressure among the members of society. Accordingly, Wiliam Somerset Maugham points out that the concept of individuality comes to an end. This thesis concentrates on one particular book of William Somerset Maugham, The Razor's Edge. The aim of this study is to seek moral and social values and to describe the differentiation among cultural, social and moral values with the increase in the sizes of various problems in society.