Social relations

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hediyenin uygunluğunun ve hediye verilen ortamın, hediyeden duyulan memnuniyete, sosyal ilişkiye ve hediyeye karşılık verme isteğine olan etkisi

Bu çalışmanın amacı, tüketici davranışlarında genellikle kültürel olarak ele alınan hediyeleşme kavramını, sosyal ve psikolojik açıdan inceleyerek yazına bir katkıda bulunmaktır. Bu amaçla, hediye alan ve veren arasındaki ilişkinin uygun ve uygun olmayan hediye sonrasında nasıl değiştiğini tespit etmeye yönelik, senaryoya dayalı deneysel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, hediye verilen ortamda hediye alan kişinin tek başına olduğu, sevdiği ve sevmediği bir kişinin olduğu, ayrıca, sevdiği ve sevmediği birçok kişinin olduğu ortamlar arasında karşılaştırma da yapılarak ilginç farklar elde edilmiştir. Tezde hediyenin uygunluğu ve hediye verilen ortamın; sosyal ilişkiye, hediyeden duyulan memnuniyete ve hediyeye karşılık vermek isteğine olan etkisi üzerinde çalışılmıştır. Bu inceleme için bir özel üniversitenin çoğunluğun yaş aralığı 18-26 olan 459 öğrencisine yüz yüze anket yapılmıştır. Bu öğrencilerden elde edilen veriler SPSS programına yüklenmiş, öncelikle anket soruları için güvenilirlik testi sonrasında ise; veriler üzerinden bağımsız örneklem t-test ve eşleştirilmiş örneklem testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda dikkat çeken bir bulgu, hediyenin uygun bulunmaması durumunda bu uygunsuz hediyenin sosyal ilişki üzerinde olumsuz bir etki gösterdiğini ortaya koymuştur. Daha sonra veri üzerinden gerekli regresyon analizleri yapılmış, hediye verilen ortamda diğer kişilerin varlığının mevcut sosyal ilişkiye olumsuz bir etkisi olduğu da anlaşılmıştır. Son olarak, bağımsız bir değişken olarak toplumsal cinsiyet ele alındığında, hediyenin uygunluğu ve hediye verilen ortamın, hediyeden duyulan memnuniyet ve sosyal ilişki açısından cinsiyetler arası farkın az olduğu, fakat hediyeye karşılık verme isteğinde anlamlı bir farkın güçlü olduğu bulgulanmıştır. Tüm bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara ve bu bilgilerin faydalı olacağı düşülen uygulayıcılara birtakım tavsiyeler verilmiş ve gelecekteki çalışmalar için hediyenin fiyatı, hediye alan ve veren kişilerin beklentileri arasındaki varsa tezatlık veya benzerlik durumları, hediyenin Türk kültüründeki yeri ve önemi de baz alınarak incelenebilecek daha kapsamlı çalışmalar benzeri öneriler getirilmiştir.

HediyeleşmeHediyelik eşyaSosyal ilişkiler+2
Esma Betül Özegen
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, sosyal, kültür, eğitim ve ekonomi alanındaki ilişkiler (1990-2022)

Bu araştırmada Bosna-Hersek Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki siyasi, sosyal, kültür, eğitim ve ekonomi alanındaki ilişkiler 1990-2022 yılları arasında incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde Türkiye Cumhuriyeti ve Bosna-Hersek arasındaki ilişkilerin tarihsel arka planı incelenmiş ve tarihsel kökleri olan ilişkilerin ortaya konulmasına çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, sosyal ve kültürel ilişkiler başlıklar halinde incelenerek ilişkilerin genel yapısı analiz edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki eğitim ve ekonomik ilişkiler başlıklar halinde incelenerek ilişkilerin genel yapısı analiz edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihsel kökleri nedeniyle özellik taşıyan Bosna-Hersek Devleti arasındaki kültürel ilişkilerin yoğun olduğu siyasi ve ekonomik ilişkilerin de gelişme gösterdiği belirlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasında eğitim alanında yapılan anlaşmaların da önemli olduğu eğitim iş birliğinin de son derece gelişmiş olduğu görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, sosyal, kültürel, eğitim ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için önümüzdeki yıllarda uluslararası konjonktürel yapıya uygun yeni iş birliklerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Bosna-HersekEkonomik ilişkilerEğitim+7
Filiz Bozkurt
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerde iş becerikliliğinin belirleyicileri ve sonuçları: Öz-yeterlik, lider-üye etkileşimi ve sosyal ilişki gereksiniminin rolü

Öğretmenler, eğitim örgütlerinin yalnızca bilgi aktaran unsurları değil; aynı zamanda değişen koşullara uyum sağlayan, karmaşık sosyal ilişkileri yöneten ve proaktif roller üstlenen aktörlerdir. Bu bağlamda, öğretmenlerin mesleki rollerini etkili biçimde yerine getirebilmeleri sahip oldukları bireysel kaynaklara ve içinde bulundukları örgütsel ilişkilerin niteliğine bağlıdır. Bu kapsamda çalışmada, öğretmenlerin iş becerikliliği davranışları, öz-yeterlik, lider-üye etkileşimi, sosyal ilişki gereksinimi, iş tatmini ve yaşam doyumu arasındaki ilişkileri yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 526 öğretmen (265 kadın, 261 erkek) oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular, öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin tüm iş becerikliliği boyutlarını (görev, ilişkisel ve bilişsel) anlamlı ve olumlu yönde etkilediğini, en güçlü etkinin ise görev becerikliliği üzerinde olduğunu ortaya koymuştur. Lider-üye etkileşiminin ise bilişsel ve ilişkisel becerikliliği anlamlı biçimde etkilediği ancak görev becerikliliği üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Bu durum, öğretmenlerin okul yöneticileriyle kurdukları ilişkilerin işlerine dair algılarını ve meslektaşlarıyla etkileşimlerini şekillendirdiğini, ancak görevlerini yeniden yapılandırma davranışlarının daha çok bireysel inisiyatifle belirlendiğini göstermektedir. Bunlarla birlikte yalnızca bilişsel beceriklilik davranışlarının, iş tatmini ve yaşam doyumu üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Bu da öğretmenlerin işlerine atfettikleri anlamın, davranışsal değişikliklerden daha etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca öz-yeterlik ve sosyal aidiyet düzeyleri düşük olan öğretmenlerin işlerini anlamlandırma süreçlerinde okul müdürlerinin desteğine daha fazla ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iyi oluşunu ve mesleki verimliliğini artırmaya yönelik anlayışın geliştirilmesi için okul yöneticileri ve öğretmenler için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Lider-üye etkileşimiSosyal ilişkilerYaşam doyumu+4
Ramazan Furkan Özkul
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerle dezavantajlı grupların ilişkileri

Antik dönemlerden itibaren Engellilere bakış açısı maalesef olumsuz olmuştur. Yunan site devletlerinde Engelliler toplumdan dışlanmıştır. Dünya?da engelliler ile ilgili resmi olarak olumlu adımlar 1945 yılında Birleşmiş Milletler tarafından atılmaya başlanmıştır ve nihayet 1948 yılında imzalanan ?İnsan HaklarıEvrensel Bildirgesi?nde Engelliler yer verilmiştir ve en son 2008 yılında Türkiye tarafından da imzalanan 50 maddelik sözleşme ile yeni bir safhaya geçmiştir. Yerel Yönetimler ve Engelliler arasındaki ilişki çok eskilere dayanmaktadır. Ülkemizde Yerel Yönetimler 1839 Tanzimat Fermanı ile birlikte konuşulmaya başlanmış ve modern anlamdaki merkeziyetçilik ile birlikte eş zamanlıuygulamaya geçirilmiştir. Ülkemizde yerel yönetimler güçlü olmadığı için, genel bütçeden aldıkları paylar yeterli olmadığı için ve yetki kavramındaki karışıklıklardan dolayı engelliler arzu edilen haklara sahip olamamıştır. Ülkemizdeki bir diğer sorunda yasaların çıkarıldıktan sonra uygulanmasında eksiklikler yaşanmıştır. Uygulamadaki eksikliklerin yanında yaptırımlarda yetersiz olduğu için istenilen sonuçlar alınamamaktadır. Şehir içinde ki kaldırımlar, otobüs duraklarının ölçüsü gibi birçok temel konu bile aslında TSE (Türk StandartlarıEnstitüsü) ölçülerine uygun olarak yapılmalıdır ve bu yasalarda da belirtilmiştir fakat iiiuygulamadaki eksiklikler ve yaptırımlardaki eksikliklerden dolayı istenilen sonuçlar alınamamaktadır. Bütün olumsuzluklara rağmen ülkemizde Engellilerin toplumsal hayata katılmalarını, fiziksel çevreye ulaşabilmelerini sağlayacak birçok olumlu adım bazıbelediyelerimiz tarafından atılmaktadır.

BelediyelerDezavantajlı gruplarEngelli kişiler+6
Faik Tunay
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İrritabl Barsak Sendromu'nda duygusal süreçler, kişilerarası ilişkiler ve öznel deneyimler: Bir nitel araştırma örneği

İrritabl Barsak Sendromu (İBS), barsak düzeninde süregelen değişim, artmış barsak hareketliliği, şişkinlik ve karın ağrısı gibi rahatsız edici belirtilerle kişinin günlük hayatını ve sosyal yaşamını olumsuz yönde etkileyen, toplumun yaklaşık %10'unda var olan ve yoğunlukla kadınlarda görülen bir kronik fonksiyonel barsak hastalığıdır. Araştırmalar İBS'nin genetik, fizyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel birçok faktörden etkilenerek ortaya çıkan biyopsikososyal zeminli bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır. Hastalığın etiyolojisi ve tedavi yöntemine dair kesin bilgilerin bulunamayışı ve yaşam kalitesine olan negatif etkisi, bu alanda yürütülen araştırmaların sayısının gün geçtikçe artmasında rol oynamıştır. Ne var ki hasta deneyimlerini konu alan nitel araştırmalar ekseriyetle Batı toplumlarında yürütülmüş olup, bu araştırmaların sayısının Doğu ve Asya toplumlarında oldukça kısıtlı olduğu, Türkiye'de ise İBS'li hastaların yaşamsal deneyimlerini konu alan bir nitel araştırmanın bulunmadığı görülmektedir. Yürütülen bu araştırma, İBS'li bireylerin günlük yaşama dair deneyimlerini, sosyal ve duygusal yaşantılarının hastalıktan nasıl etkilendiğini ve bu bireylerin hastalıkla baş etme adına kullandıkları yöntemleri anlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, Türkiye'de İBS'li bireylerin yaşamsal zorluklarını ele alan ilk nitel araştırma olma özelliğini taşımaktadır. Araştırma kapsamında nitel araştırma tekniklerinden biri olan derinlemesine mülakat tekniği kullanılarak İBS tanısına sahip 10 kadın katılımcı ile çevrimiçi görüşmeler yapılmış ve araştırma bulguları tematik analiz yöntemi ile ele alınmıştır. Analiz sürecinde MAXQDA nitel veri analiz programından yararlanılmıştır. Ortaya çıkan temalar, "Yaşantısal Deneyim Boyutu", "Dini ve Manevi Yaşam Boyutu", "Sosyal ve Kültürel Boyut", "Duygusal Boyut", "Gözlemsel ve Bilişsel Boyut" ve "Başa Çıkma Boyutu" üst temaları çerçevesinde incelenmiştir. Elde edilen bulgular ilgili literatür eşliğinde tartışılmış ve yorumlanmıştır.

DeneyimDuygusal sorunlarDuygusal tutum+3
Zeynep Yahyaoğlu
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüzbaşı William Henry İrvine Shakespear'in Ortadoğu'daki sosyal ve siyasi faaliyetleri

29 Ekim 1878 tarihinde Bombay'da köklü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Shakespear, eğitim döneminde atalarının toprakları olan İngiltere'ye gitmiş ve yetişmiş bir asker olarak doğduğu topraklara geri dönmüştür. Hindistan'da kısa sürede yükselen Shakespear, veba ve kolera ile mücadelede çeşitli görevler almıştır. Burada başarılı işler çıkaran Shakespear, Basra Körfezi Siyasi Mukimi ve Yüksek Komiser Percy Cox'un yardımcısı olarak Bender Abbas'a atanmıştır. Özellikle Bender Abbas İngiliz Siyasi Temsilciliği içerisinde Telgraf Ofisinin oluşumu ve hatlarının döşenmesi sürecinde başarılı işler çıkarmıştır. Bu başarılarının artarak devam etmesi, ona Kuveyt temsilciliğinin kapılarını aralamıştır. Arap Yarımadasında yoğun bir şekilde devam eden Aşiret kavgalarının içine gelen Shakespear, kısa sürede Kuveyt'e adapte olmuştur. Burada Şeyh Mübarek ile kurduğu dostluk sayesinde Abdülaziz İbn Suud ile tanışmıştır. Suud ile temaslarda bulunan Shakespear, kurulacak olan bir Arap Devletinin lideri olarak Suud'u görmüştür. Tam bir hâkimiyetin söz konusu olmadığı Arap Yarımadasında aşiret liderlerinin kontrolünü sağlamak, bölgeye hâkim olmak isteyen devletler için büyük avantaj teşkil etmiştir. Osmanlı Devletinin cihat çağrısı yaptığı dönemde, Abdülaziz İbn Suud'un yanında bulunan Shakespear, sürece dolaylı olarak müdahil olmuştur. Shakespear, Percy Cox tarafından görevlendirilerek, vehhabiliğin siyasi temsilcisi konumunda bulunan Suud ile ilk resmi temasları gerçekleştirmiştir. Osmanlı Devletinin Kuzey Arabistan'da destekçisi durumunda bulunan Reşidi aşireti ile Suud arasında devam eden mücadelelerin yoğunlaştığı 24 Ocak 1915 tarihinde Jarrab Savaşı gerçekleşmiş ve W.H.I. Shakespear, bu savaşta ölmüştür. Bu çalışma Shakespear'in Hindistan, İran ve Arap Yarımadasındaki sosyal ve siyasi faaliyetleri üzerine yapılmıştır.

Kültürel etkinliklerOrta DoğuOsmanlı tarihi+7
Serhat Bal
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Mesleki ve teknik eğitimde yöneticilerin glokal liderlik davranışları ile paydaşlarla etkileşiminin sosyal ilişki ağı

Mesleki ve teknik eğitim sürecindeki yöneticilerin glokal liderlik davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri ile paydaşlarla olan etkileşimlerinin analiz edildiği bu çalışma karma yöntem yaklaşımında yürütülmüştür. Araştırmanın nicel boyutunda non-parametrik istatistiksel yöntemler kullanılarak yöneticilerin glokal liderlik davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri tespit edilirken nitel boyutta etkileşim ve bağlantılı kavramlara ilişkin yönetici görüşleri araştırılmıştır. Sosyal ağ analizi boyutunda hangi paydaşla ve hangi sıklıkla etkileşim kurulduğu görselleştirilmiş (ağ haritaları ile sunulmuş) ve sosyal ağ analizine özgü ölçümlerde (yoğunluk, merkezileşme dereceleri) hesaplanmıştır. Hedef kitleyi Ankara ilindeki resmî mesleki ve teknik Anadolu liselerinin müdür, müdür vekili ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Çok Boyutlu Glokal Liderlik Ölçeği ve Glokal Liderlik Boyutlarına İlişkin Paydaşlarla Etkileşim Anketi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında 540 yöneticiden veri sağlanmış ve SPSS, MAXQDA ve UCINET programlarıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre yöneticilerin glokal liderlik davranışlarını gerçekleştirme düzeyleri yüksek düzeydedir ve ayrıca görev, öğrenim durumu ve okulun bulunduğu yer değişkenlerine göre anlamlı farklılığa sahiptir. Nitel boyutta etkileşim kavramı, formal etkileşim, informal etkileşim ve etkileşim yapısı temaları elde edilmiştir. Etkileşim temasında; etkileme, iletişim, alışveriş ve paylaşım; formal etkileşim temasında resmî, kurallı, planlı; informal etkileşim temasında yapılandırılmamış, sosyal hayat; etkileşim yapısı temasında ise etkileşimin kapsamı, paydaşları, önemi gibi hususlar yer almaktadır. Ağ yoğunlukları %1 ile %21 arasında değişmektedir. Ağ haritalarında İl/ilçe millî eğitim müdürlükleri, Millî Eğitim Bakanlığı ve meslek liseleri yıldız aktörlerdir.

Ağ haritalamaEğitim yönetimiGlokal liderlik+5
Pınar Mardin Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde ebeveyn-çocuk ilişkisi ve çocukların psikolojik iyi oluşu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada okul öncesi dönemde ebeveyn-çocuk ilişkisi ve çocukların psikolojik iyi oluşu arasındaki ilişkinin aileye ve çocuğa ilişkin değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında ebeveynlerin ve öğretmenlerin değerlendirmelerine yer verilmiştir. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelindeki resmi veya özel kreş, anasınıfı ve anaokullarında eğitim gören 3-6 yaş grubu çocuklar oluşturmaktadır. Çalışmadaki veriler "Ebeveyn ve Çocuk Kişisel Bilgi Formu'', "Öğretmen Kişisel Bilgi Formu'', "Çocuk-Anababa İlişki Ölçeği'' ve "Okul Öncesi Çocuklar İçin Sosyal Duygusal İyi Oluş ve Psikolojik Sağlamlık Ölçeği/PERİK'' ile toplanmıştır. Sonuçlar, çocuğun yaşı, cinsiyeti ve kardeş sayısı değişkenleri ile çocukların PERİK Ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Kızların ve erkeklerin PERİK Ölçeğinin Duygusal İstikrar/Stresle Başa Çıkma boyutundaki puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark görülmüştür. 6 yaşındaki çocukların PERİK Ölçeği puanlarının en yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Kardeş sayısı arttıkça PERİK Ölçeği'nden alınan toplam puanların azaldığı görülmüştür. Ele alınan değişkenler ile ebeveyn-çocuk ilişkisi puanları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuçlar, çocukların ebeveynleriyle olan ilişkisi ve psikolojik iyi oluşları açısından değerlendirilmiş; politika yapıcılara, araştırmacılara ve ailelere öneriler sunulmuştur.

Aile içi ilişkilerEbeveyn-çocuk ilişkisiOkul öncesi eğitim+4
Burçin Özoğul
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya ve toplumsal ilişkiler: Sosyal medyanın toplum üzerindeki kutuplaştırıcı etkisi

Bu tez enformasyon teknolojileri ile birlikte ortaya çıkan sosyal medyanın toplum üzerindeki kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı etkisini ortaya koyabilmek amacıyla yazılmıştır. Sosyal medyanın sağladığı imkanlar dahilinde ortaya çıkan nefret, önyargı ve ayrımcı ifadeler içeren söylemler, toplum içerisinde uygulanan ötekileştirme ve dışlama politikalarının gündemde kalmasına neden olmaktadır. Türkiye gibi geniş bir tarihsel arka plana bulunan ve bu tarihsel arka plan içerisinde çok sayıda etnik ve inanç grubunun bir arada yaşadığı ve demokrasinin yeterince gelişmediği ülke toplumlarında bulunan ayrıştırıcı, ötekileştirişi politikaların sosyal medya ile birlikte etki alanını genişletmesi toplum içerisinde bulunan mevcut kutuplaşmaların artmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada bir sosyal ağ sitesi olan Twitter'da kutuplaşmaların nasıl meydana geldiği ve toplum üzerinde ne gibi etkisi olduğu incelenecektir. Anahtar kelimeler: Sosyal Medya, Teknoloji, Toplum, Toplumsal Kutuplaşma, Twitter

KutuplaşmaMedyaSosyal etki+5
Harun Güney Akgül
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocukların mizaç, yürütücü işlev becerileri ve sosyal davranışlarında duygu düzenlemenin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi bağımsız anaokullarında ve ilkokullara bağlı anasınıflarında okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların mizaç özellikleri, yürütücü işlev becerileri, sosyal davranışları ile anneleri, babaları, öğretmenleri ve akranlarıyla ilişkileri ve sosyal-duygusal uyumlarında duygu düzenleme becerilerinin aracı rolünün incelenmesi ve annelerin, babaların ve öğretmenlerin duygu düzenleme becerilerinin çocukların duygu düzenleme becerilerindeki yordayıcı rollerinin belirlenmesidir. Bu araştırma, yordayıcı korelasyonel araştırma deseninde yürütülmüştür. Araştırma, ölçek geliştirme ve modellerin test edilmesi olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, maksimum çeşitlilik örnekleme ile belirlenen 303 okul öncesi öğretmeni yer almıştır. İkinci aşamada örneklemi, maksimum çeşitlilik örnekleme yoluyla belirlenen Ankara'nın merkez yedi ilçesindeki anaokullarında ve anasınıflarında okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık 655 çocuk, çocukların anneleri (f=655), babaları (f=655) ve öğretmenleri (f=176) oluşturmuştur. Okul Öncesi Öğretmeni Duygu Düzenleme Ölçeği'nin (OÖÖDDÖ) Temel Bileşenler Analizi (TBA) sonucunda üç faktör, 27 maddeden oluştuğuna karar verilmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda model-veri uyumu sağlayan (χ2 /sd=1.53, RMSEA=0.049, NNFI= 0.98, CFI=0.98, NFI =0.94, GFI=0.75, AGFI= 0.70, IFI=0.98) bir yapı tanımlanabildiği görülmüştür. Ölçeğin altboyutlarına yönelik test-tekrar test güvenirlik düzeyleri sırasıyla .80, .67, .86 ve Cronbach alfa katsayıları .91, .86, .75 olarak hesaplanmıştır. Hayes'in (2022) makrolarıyla (Model 4) gerçekleştirilen aracılık etki analizleri ve regresyon analizleri sonucunda, çocukların tepkisellik ve sebatkârlık mizaç özellikleri ile anneleri, babaları, öğretmenleri, akranlarıyla ilişkileri ve sosyal-duygusal uyumlarında; çocukların ketleyici kontrol yürütücü işlev becerileri ile öğretmenleri, akranlarıyla ilişkilerinde; çocukların fiziksel saldırganlık davranışları ile anneleri ve akranlarıyla ilişkilerinde; olumlu sosyal davranışları ile babalarıyla ilişkilerinde duygu düzenleme becerilerinin aracı rolünün bulunduğu belirlenmiştir.

AnaokullarıAnasınıflarıMizaç+7
Nergiz Teke
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Social group interactions in the fourth century BC Athens

The focus of this study is social group interactions in the context of Athenian society during the fourth-century BC. Rather than focusing on social order proposed by the laws, this thesis analyzes the relationships and links built by social groups and defines individuals' position in Athenian society. This thesis argues that Athenian society had complex social relations than it was shown in the studies examining social groups and statues. To show intricate relationships and networks of the individuals, this study provides three case studies drawn from the fourth-century-BC Athenian court speeches: Pasion's bank, Athenogenes' perfume shop, and Neaira's family. Each case points out different contexts where nonhierarchical relations and networking between social groups manifested themselves. The existence of such interactions brings a new dimension to the personal relationships in Athenian society. On the other hand, it questions our general assumptions and presents an alternative for Athenian social reality.

Old AgeInteractionB. C. 4. century+6
Tuğçe Akgül
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

A tale of coexistence: A history of Cyprus from 1860 to 1931

This dissertation examines the inter-communal relationships between Orthodox Christian Greek Cypriots and Muslim Turkish Cypriots from 1860 to 1931. The study aims to shed light on a history of coexistence on the island of Cyprus. The main goal of this dissertation is to present an inclusive bi-communal narrative and to ask new questions about the national identity construction processes of the two communities living together. The chronological timeline of the thesis is started with the Ottoman inspection on the island in 1860 and is completed with the rebellion in 1931. The study intends to start from 1860, in other words, before the administration of the island was passed to the British, and end with the 1931 rebellion because it was necessary to take a date after 1923 in order to see the effects of the establishment of the new Turkish Republic of Turkey and its aftermath on Cyprus. Further, it examines the identity formation processes of Cypriots using "ambivalence" while con-structing a common historical narrative by examining the daily lives of Cypriots and their inter-communal relationships. Based on Ottoman and British sources, this study explores the socio-political life of Orthodox Christian Greek Cypriots and Muslim Turkish Cypriots during the late Ottoman period and under British colonial rule.

CohabitationReligious identityCyprus+6
Nur Çetiner
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Goerg Simmel'ın yabancı kavramı ve Simmel sonrası analizler: Günümüz İstanbul'unun yabancıları olarak Pakistanlılar ve Suriyeliler

Thanks to the modern communications systems and advancement in transportation technology, the world becomes "a global village" as many scholars refer to. With its increased flows of goods, people and ideas, globalization exposes our assump-tion about cultures, nations and societies as a localized, fixed and rooted into place. The disappearance of the constraints of geography affects placed-based loyalties. Globalization (in general) and strangers (in particular) are together the harbinger of the disappearance of boundaries between cultures, and antagonistic "inside-outside/us-them" mentalities. In today's world, described by hyper mobility and unprecedent population change, the stranger, as a figure of mobility, is in a clash with the local people who adhere to the traditional boundaries of space and belonging. In sociology of stranger, we see that the existing literature is full of theoretical discussions. However, the concept has not so far sufficiently applied to specific groups, such as immigrants of current day cities. Therefore, this study investigates two stranger groups in modern-day Istanbul: the undocumented Pakistani and Syrian immigrants. The study applies Georg Simmel's concept of the stranger and related literature to these two groups. Like the existing scholarship, I argue that the stranger is a relational figure who takes different idiosyncratic forms and roles in different contexts. The study seeks to show the construction of stranger in a specific time and place. To this end, I collect data through the semi-structured interview method and partial observation. I illustrate how the local people and the strangers of Istanbul perceive one another. I argue that the Pakistanis and the Syrians do not receive the same treatment from the host society. The low-income group of the host society has a discriminatory attitude towards the Syrians since they seek to protect their economic interests, maintain the existing order and thus to solidify the borders between "us and them." Briefly, by applying the concept of the stranger to the Pakistanis and the Syrians who are now living in modern-day Istanbul, the present thesis aims at filling the gap in the existing literature.

EmigrantsCultureGlobalization+7
Emrah Yağmurlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Akkoyunlu-Osmanlı diplomasi sürecinde siyasi, dini, sosyal ve kültürel ilişkiler

Osmanlılar ve Akkoyunlular, biri Anadolu'da diğeri İran ve Yakın Doğu coğrafyasında hüküm süren iki Sünnî devlettir. Sünnîlerin hamisi olarak mücadele veren bu iki devlet, soylarını kutlu sayılan Oğuz Han'a dayandırmıştır. İlk başlarda koruyucu tavırlarıyla Osmanlı, Akkoyunluların taht mücadelesinde şehzadelerin sığınağı olmuştur. Bu bağlılık ilişkisi, Akkoyunluların Uzun Hasan Bey döneminde, Karakoyunluları yenip onların geniş topraklarına sahip olmasıyla kendisine rakip olarak Osmanlı'yı görmesi ve Osmanlı topraklarına yapılan saldırılarla, yerini gergin bir ortama bırakmıştır. II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) ile Uzun Hasan Bey arasında yapılan Otlukbeli Savaşı, Akkoyunlular için hezimetle sonuçlanınca, devletin yıkılma süreci başlamıştır. Bazen ılımlı bazen de sıkıntılı süreçler geçiren iki devlet arasında sığınma, evlilik, elçi teatisi, rehin alma, tehdit, ticaret gibi birçok konuda diplomasi kaidesine göre ilişkiler kurulmuştur. Bu ilişkilerin en önemli tanıkları olan mektuplaşmalar ve diğer diplomatik belgeler esas alınarak dönemin kaynak eserleri ışığında iki devletin diplomatik ilişkileri incelenmiştir.

AkkoyunlularKültürel ilişkilerOsmanlı Devleti+6
Selime Demir
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Adana Kadın Kapalı Cezaevindeki hüküm giymiş kadınlar arası ilişkiler

Türkiye genelinde toplam sadece beş kadın cezaevi olması ve buna bağlı olarak kadın mahkumlar için yetersiz tesislerin ve koşulların bulunmasının yanı sıra kadın mahkumlar üzerine yeterince araştırma yapılmamıştır. Yapılan araştırmalar ise daha çok kadın suçluluğu ve suç türlerine odaklanmış, kadın mahkûmların cezaevi içindeki yaşam koşulları, yaşam dinamikleri ve sosyal yaşamları yeterince incelenmemiştir. Antropolojik bir yaklaşımla kadın hükümlülerin arkadaşlık, dayanışma ya da çatışma ilişkilerinin altında yatan dinamikleri anlamaya çalışan bu araştırma, kadınlar arasındaki iletişim ağlarına, suç türü, cezaevi içinde ve dışındaki yaşam deneyimleri, sosyal çevre gibi farklı dinamiklerin etki edip etmediği ya da ne şekilde etkilediği üzerine odaklanmıştır. Adana Kadın Kapalı Cezaevinde Mart 2011- Mart 2012 tarihleri arası alan araştırmasının sonucu olan araştırmanın amacı hükümlü kadınların birbirlerini nasıl anladıkları ve algıladıklarını anlamak ve bu kadınların kadınlarası ilişkilerini nasıl kurguladıklarını incelemektir, seslerini duymak ve anlamaktır. Alan araştırması sırasında katılımlı gözlem ve derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak toplam 58 hükümlü kadınla görüşülmüştür. Görüşülen kadınların gerçek isimlerinin kullanılmadığı araştırmada kadınlarası ilişkiler yoluyla güç, suçluluk, hiyerarşi, namus, kader birliği, dayanışma, çatışma, iktidar, sanal aile bağları ve dostluk gibi öne çıkan birçok kavram cezaevi yaşam pratikleri içinde anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanı sonucu olarak hükümlü kadınlar yeni oluşturdukları toplumda hem kendilerine hem de diğer kadınlara yeni roller, yeni sıfatlar biçmiş ve bu doğrultuda günlük yaşamlarına devam ettikleri gözlemlenmiştir. Özellikle ailelerinden uzak kalan kadınların "sanal aile" ilişkilerini yeniden yaratarak kendilerine yeni aile bağları kurdukları gözlemlenmiştir. Çoğu ilişki türlerinde olduğu gibi sosyal yapının içinde iktidar ve hiyerarşinin yoğun göründüğü cezaevi kültüründe de kadınların yaşam pratikleri farklı dinamiklere ve rollere göre şekillenmektedir. Özellikle koğuş içi ilişkileri şekillendiren güç ve iktidar kavramları kadınlarası ilişkileri oluşturmada önemli bir rol oynadığı gözlemlenen başka bir olgudur. Hükümlü kadınların cezaevi kültürünü ve kodlarını anlamasına ve uygulamasına yardımcı olan dayanışma ve arkadaşlık ilişkileri iken hükümlüler aralarında oluşan husumet ve düşmanlığın cezaevini kadınlar için bir o kadar yaşanması zor bir hale getirdiği gözlemlenmiştir. Farklı sosyal ağın incelendiği bu araştırmada hükümlü kadınların yaşam pratikleri içinde kendileri konumlandırdıkları statüler her gün yeniden şekillenmektedir.

AdanaCeza infaz kurumlarıFeminizm+7
Sanem Kulak Gökçe
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The importance of communication between social stakeholders at school and how it affects a student's social relations and school success

The aim of this study is to see if elementary school age students' communication between stakeholders at school affects their social lives and school success. This study also aims to examine the relationships and communication between stakeholders at school except students. With the methods that were used during the study, qualitative and quantitative data was aimed to collect. Because social science makes collecting qualitative data available; in depth interviews, participant observation and questionnaire could be used in this study. The data was collected from different participants. Questionnaire were done by a private university preparation school students, in depth interviews were done with the participation of some of these students and an English teacher, a counselor, a vice principal, a student and a parent. During participant observations, 1st, 2nd and 3rd grade students were observed for two semesters. In findings section of this study, all the collected data was shown and examined with the help of graphs. With the percentages and the data, it was seen that students did not only learn the subjects at school but also they did social learning during their education. When the percentages of the questionnaire were examined, it was observed that the experiences which the students had in their elementary school ages kept affecting them, including their profession choices, even after they had graduated. In the light of the interviews, the data that were provided by both the stakeholders at school and the students, it was seen that the communication at school might not be enough for the students, the communication at houses between students' parents also affect students' communication and attitudes at school so parents can also be considered as stakeholders at school.

Peer relationshipsFriendshipSchool achievement+6
Gizem Ergün Öcel
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Understanding the gecekondu (Squatter house) phenomenon and homeland associations as a social network

Starting from 1940s, changing agricultural policies and economical reasons led villagers to migrate from rural to urban. Gecekondu (squatter house) is the answer of migrants' sheltering needs which were built on state or private lands without any legal permission. The residents migrated to urban city with the contact of their relative, friend and hemşehri (fellow countrymen). They started to come together and created communities to maintain their cultural values and traditions. The sense of belonging and efforts not to "lose" their identities led them to create organizations related with their homelands. In the meantime, with the sense of community, they developed social networks such as homeland associations. The purpose of this social anthropology thesis is to discuss gecekondu phenomenon and the role of homeland associations as a social network in integration process of migrants to the city. This research is based in literature review and contains the studies which are both anthropological and sociological studies as methodological, theoretical and practical with printed and accessible materials in Turkish and in English. The research focuses community practices of gecekondu residents and homeland associations as a social network to the three big cities of Turkey: İstanbul, Ankara and İzmir.

Shanty movementsSquattersSquattings+7
Dilara Çuhadar
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermaye düzeyinin belirlenmesi ve sosyal sermaye düzeyini etkileyen faktörlerin analizi: Gönüllü teşekküller bağlamında Kayseri örneği

Bu çalışmada, son yıllarda sıkça kullanılan sosyal sermaye kavramı ve sosyal sermaye düzeyinin ölçülmesi analiz edilmiştir. Sosyal sermaye kavramı öncelikle hem teorik hem de ampirik boyutuyla ele alınmıştır. Sosyal sermaye düzeyini belirlemek amacıyla, Kayseri'deki gönüllü kuruluşların faaliyetlerine katılan (hem üye hem de üye olmayan) bireylere yöneltilen anket bulguları tahlil edilmiştir. Anket, uluslararası literatürde sosyal sermayeyi belirlemede kullanılan göstergelerden faydalanılarak 5'li Likert ölçeğine göre hazırlanmıştır. Bu göstergelerden kullanılarak güven endeksi, resmi ve gayri resmi ağlara üyelik endeksi, yardımlaşma ve ortak işbirliği endeksi oluşturulmuştur. Söz konusu üç endeksten yararlanarak tek bir sosyal sermaye endeksi hesaplanmıştır. Örnek kütlenin yaş, eğitim, dini eğilimleri, kendine olan güvenleri, yerel basın organlarını takip etme sıklıkları, seçimlerde oy kullanmaları, yaşam süreleri ve faaliyet gösterilen sektör gibi demografik özellikleri ile sosyal sermaye düzeyi arasındaki ilişki Ki-Kare yöntemine göre; sosyal sermaye düzeyi ile demografik özellikler arasındaki ilişkinin yönü ise korelasyon analizine göre test edilmiştir. Özellikle eğitim düzeyi ve bireylerin kendilerini değerli hissetmeleri ile sosyal sermaye arasında doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Sermaye, Güven, İş Birliği, Sosyal İlişkiler Ağı, Sosyal Sermayenin Ölçümü ve Sivil Toplum Kuruluşları.

Gönüllü kuruluşlarGönüllü çalışanlarGüven+5
Yalçın Kaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanan madde bağımlısı bireylerin aile ve sosyal çevreleri ile olan ilişkileri

Denetimli serbestlik (DS) uygulaması; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişileri hapis ile cezalandırılmak yerine tedaviye ve terapiye ihtiyaç duyulan kişiler olarak görmektedir. Uygulama maddeye bulaşanlara aileleri ve sosyal çevreleri içerisinde yaşamlarını sürdürerek maddeyi bırakma konusunda ciddi bir şans tanımaktadır. Bu araştırmanın amacı; haklarında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan madde kullanan bireylerin madde bağımlısı olmadan önce ve olduktan sonraki aile ve sosyal çevreleri (okul, iş, arkadaş) ile olan ilişkilerini, denetimli serbestlik deneyimleri ve geleceğe yönelik beklentilerini ortaya koymak olarak belirlenmiştir. Bununla beraber madde kullanan bireylerin aile yapılarının, aile dinamiklerinin ve sosyal çevrelerinin madde kullanımı üzerindeki etkisi ve bireyleri maddeye iten sebepler irdelenmiştir. Araştırmaya, Batman Bölge Devlet Hastanesi DS polikliniğine sevk edilen 18-40 yaşları arasındaki 18 erkek katılmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup örneklem olarak da yorumlayıcı fenomenolojik desende kullanılan amaçlı örnekleme yöntemlerinden "maksimum çeşitlilik örneklemesi" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ise betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, katılımcıların madde kullanımından sonra aile ve sosyal çevreleri ile olan ilişkilerinde olumsuz anlamda değişimlerin olduğu, aile içi dinamiklerinin ve sosyal çevrelerinin madde kullanımı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıları madde kullanımına iten en önemli sebeplerin başında merak, özenti ve arkadaş çevresinin etkisi olduğu görülmüştür. Bununla beraber DS tedbiri uygulamasının madde kullanımını azaltma veya bıraktırma üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile, aile dinamikleri, denetimli serbestlik, madde bağımlılığı, nitel araştırma

AileAile içi ilişkilerBağımlılık+5
Hüseyin İmir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Armağan kültürünün dönüşümü: Gaziantep örneği

Bu çalışmanın amacı, özellikle Marcel Mauss'un Armağan Üzerine Denem isimli çalışmasında ortaya koyduğu armağan kültürü tanımlaması doğrultusunda Gaziantep'te bu kültürün değişimini ortaya koymaktır. Mauss çalışmasında arkaik toplumlardaki armağan kültür üzerine çalışmaktadır. Arkaik toplumlarda armağanlaşmak toplumsal ilişkilerin devamlılığını sağlamaktadır. Gaziatnep'te de ilkel dönemlerden 20.yüzyılın sonlarına kadar armağan kültürü toplumsal ilişkilerin devamlılığında önemli rol oynamaktadır. 21.yüzyılın başlarına gelindiğinde ise armağan kültüründe değişimler görülmeye başlanmaktadır. Bu araştırma 21.yüzyılın başlarında itibaren Gaziantep'te armağan kültürünün nasıl değiştiğine odaklanmaktadır. Bu değişimin bireylerdeki yansımalarını ortaya çıkarmak ve değişimin nasıl, ne etkisiyle, ne için olduğunu belirlemek için Gaziantep yerli halkından kişilerle görüşmeler yapılmaktadır. Görüşme yapılan kişiler yaş olarak 18- 40 arasında seçilmektedir.Sahadan alınan veriler ışığında Gaziantep'te armağan kültürünün değişimi ortaya konmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın, literatürdeki boşluğu doldurması amaçlanmaktadır.

ArmağanGaziantepKültür+3
Mehmet Eray Eşkin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Karşı cinsle ilişkide sosyal yetkinlik beklentisi ölçeği

Bu araştırma, Türkiye'deki lise öğrencilerinin karşı cinsle yaşadıkları çıkma ilişkilerini, ilişkiyi başlatabilme, sürdürebilme ve sonlandırabilme boyutlarında sosyal yetkinlik beklentilerini ölçebilmek amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilmesi esnasında; kapsam geçerliği, yapı geçerliği, ölçüt bağıntılı geçerliği ile test-tekrar test güvenirliği sınanmışlar. 91 maddeden oluşan madde havuzunun kapsam ve yapı geçerliliğinin denendiği ilk çalışma 3 farklı okuldan 379 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu ön çalışma sonrasında yapı geçerliliğini belirlemek için de 4 farklı okuldan 433 öğrenciye ulaşılmıştır. Ölçüt-bağıntılı geçerlik için 65 öğrenciden, test-tekrar test güvenirliğini denemek için de geliştirilen Karşı Cinsle İlişkide Başlatabilme, Sürdürebilme ve Sonlandırabilme Boyutlarında Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği'nin üç hafta arayla iki kez uygulandığı 83 öğrenciden toplanan veriler kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, geliştirilen ölçeğin Başlatabilme, Sürdürebilme ve Sonlandırabilme boyutlarında sosyal yetkinlik beklentisini geçerli ve güvenilir olarak ölçtüğünü ortaya koymuştur. Geliştirilen ölçek toplam puan olarak değerlendirilmeyecek, yukarıda sözü edilen boyutlarda birer alt ölçek olarak kullanılacaktır. Anahtar Kelimeler: Çıkma-Flört, Sosyal Yetkinlik Beklentisi, Yetkinlik Beklentisi, Karşı Cins, Sosyal Yetkinlik Beklentisi Ölçeği

Cinsel ilişkiFlörtLise öğrencileri+4
Vehbi Ünlü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler tüketim kültürünün sosyal ilişkilerde yarattığı görünmez (soyut) hiyerarşi

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana topluluklar halinde yaşamayı öğrenmiş ve topluluğun bir parçası olma ihtiyacını her dönem hissetmiştir. Bu nedenle sosyalleşme olgusu insanın en temel gereksinimleri arasında yer almaktadır. İnsanların farklı gruplar içinde yaşadığı etkileşim sonucunda edindiği ve birbirleriyle paylaşarak şekillendirdiği kazanımlar ile kültür kavramı oluşmuştur. Kültürün farklı olgulara işaret eden tanımlamaları da; kitle ve elit kültür, maddi ve manevi kültür, ulusal ve evrensel kültür, popüler kültür ve tüketim kültürü şeklinde adlandırılmıştır. Çalışmamın temel sorularına işaret eden popüler kültür kavramına irdelediğimizde, görüyoruz ki günümüzde tüm dünyada hakimiyetini sürdürmektedir. Televizyondan internete, müzikten giyime, hayatın neredeyse her yerinde yaş, cinsiyet, meslek ve sosyal sınıf ayrımı yapmadan her kesimi etkilemektedir. Popüler kültür kavramı, günümüzde hala etkisini arttırarak gösteren bir olgu niteliği taşımasından dolayı uzmanlar tarafından üzerinde sık sık durulan bir kavram özelliği de taşımaktadır. Bununla birlikte, bu kavrama olan ilginin çokluğu ve popüler kültürle yaşıyor olmamız, popüler kültür kavramına evrensel bir tanımlama getirmenin güçlüğüyle bizi karşı karşıya bırakmaktadır. Gündelik hayatın vazgeçilmez bir olgusu olan popüler kültürün sosyal ilişkilere olan etkileri tezin ana hedefini oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle insanların tüketim alışkanlıklarıyla birlikte toplumda yer edindiği statü tanımlamasının nasıl bir sonucu beraberinde getirdiği araştırılmış ve popüler tüketim alışkanlıklarının sosyal ilişkilerde bir hiyerarşi oluşturup oluşturmadığı problemine cevap aranmıştır. Araştırma Z Kuşağı üzerinde yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Popüler Kültür, Tüketim Kültürü, Z Kuşağı, Hiyerarşi, Sosyal İlişkiler, Popüler Tüketim, Medya

HiyerarşiPopüler kültürSosyal ilişkiler+2
Mahsum Zınar Aydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde ahlaki kayıtsızlık ve sosyal ilginin internet bağımlılığı açısından yordanması

Üniversite Öğrencilerinde Ahlaki Kayıtsızlık Ve Sosyal Ġlginin Ġnternet Bağımlılığı Açısından Yordanması Günümüzde internet kullanımının oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Ġnsanların internetten yararlanmasını ifade eden internet kullanımı bilinçli Ģekilde kullanılmazsa bağımlılığa yol açacağı düĢünülmektedir. Bireyin toplumsal olaylara bakıĢında da internet kullanımına maruz kalmanın büyük bir etkisinin olduğu düĢünülmektedir. Toplumsal herhangi bir olay ahlaki olarak değerlendirilirken bireyin buna bakıĢı da önemlidir. AraĢtırmalarda ahlaki kayıtsızlığın internet kullanımından etkileneceği düĢünülmektedir. Bireyin toplumsallaĢması açısından önemli olarak görülen farklı bir kavram olan sosyal ilgi bireyin iyi oluĢu için temel bir değiĢken olarak görülmektedir. Sosyal ilgi genel olarak bireyin uyum sağlaması olarak karĢımıza çıkmaktadır. Üniversite öğrencileri genç yetiĢkin grubuna girdiği ve ulaĢımın kolay olması sebebiyle çalıĢma için örneklem oluĢturmasının uygun olacağı düĢünülmüĢtür. Ayrıca alan yazında ahlaki kayıtsızlık, sosyal ilgi ve problemli internet kullanımının birlikte ele alındığı bir çalıĢma da yer almamaktadır. Bu sebeplerle üniversite öğrencilerinde ahlaki kayıtsızlık ve sosyal ilginin internet bağımlılığı açısından yordanmasının alana katkı sağlayacağı düĢünülmüĢtür. AraĢtırmada katılımcıların doldurması için sırasıyla Demografik Bilgi Formu, Ahlaki Kayıtsızlık Ölçeği, Toplumsal Ġlgi Ölçeği ve Ġnternet Bağımlılık Ölçeği uygulanmıĢtır. Cinsiyet değiĢkeni ile sadece ahlaki kayıtsızlık arasında anlamlı bir iliĢki bulunmuĢtur. Yapılan regresyon analizi ahlaki kayıtsızlıkla internet bağımlılığı arasında olumlu ve pozitif yönde bir iliĢki vardır. Sosyal ilgi ve internet bağımlılığı arasında iliĢki bulunamamıĢtır. Anahtar sözcükler: Ahlaki kayıtsızlık, Sosyal ilgi, internet bağımlılığı

AhlakAhlaki değerlerAhlaki kayıtsızlık+5
Esma Çelik
Çukurova University · Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest zaman etkinlikleri kapsamında bireylerin sosyal ilişkilerinde kararlılık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi: Oryantiring örneği

Bu araştırma Türkiye Oryantiring Federasyonu bünyesinde yer alan lisanslı sporculardan, 2015-2016 sezonunda gerçekleştirilen Oryantiring müsabakalarına katılan lisanslı sporcuların, "serbest zaman etkinlikleri kapsamında sosyal ilişkilerinde kararlılık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi" amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada, olgu ve olayları nesnelleştirerek gözlemlenebilir, ölçülebilir ve sayısal olarak ifade edilebilir bir şekilde ortaya koyan bir araştırma türü olan Nicel araştırma yöntemlerinden, Genel Tarama Modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 121 kadın 208 erkek olmak üzere toplam 329 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma verileri Şahan (2007: 165) tarafından geliştirilen "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve Haraburda (1996: 16) tarafından geliştirilen, Sarı (2010:113-114) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Çok Alanlı Kararlık Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Demografik özelliklere ilişkin bulgular arasında, cinsiyete, serbest zaman etkinliklerine katılım şekillerine, serbest zaman etkinliğine başlamada en çok etkisi olan rol sahibine, serbest zaman etkinliğine yaptığı katılım sıklığına ve serbest zaman etkinliği ile ilgilenme amacına göre dağılımları incelenmiştir. Verilerin normallik sınamasında Skewness (Çarpıklık) ve Curtosis (Basıklık) değerlerine bakılmıştır. Sporcuların, "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve "Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği" pualarının Öğrenim durumu ve yaşanılan yerleşim yerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirtmek için Tek Yönlü ANOVA testi kullanılırken; "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve "Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği" puanlarının yaşanılan yerleşim yerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Tek Yönlü MANOVA testi yapılmıştır. Ortaya çıkan farkın kaynağını belirlemek amacıyla Post Hoc test olarak Tukey testi kullanılmıştır. Spor ve Sosyalleşme Ölçeği ile Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği düzeyi alt boyutları arasındaki ilişkilerin tespitinde Pearson Kolerasyon analizi kullanılmıştır. Ayrıca Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" ve "Çok Alanlı Kararlılık Ölçeği" puanlarının kadın ve erkek grupları arasındaki farkı bulmak için ise ındependent T testten faydalanılmıştır. Araştırmada hata payı 0.05 kabul edilmiştir. Sonuç olarak, doğa sporları kamplarında gerçekleştirilen serbest zaman etkinlikleri, bireylerin sosyalleşmesine ve serbest zaman etkinliklerinin sosyal alanda bütünleşmesine olan katkısında, bireylerin kendi tercihleri ile katılımlarının önemli rolü olduğu görülmektedir. Üniversitelerin Spor Bilimleri Fakülteleri bölümlerinin dışındaki bölümlerde de toplumda serbest zaman etkinliği olarak değerlendirilebilen oryantiring sporu ile ilgili çalışmalara yönelmelerinin toplumsallaşma açısından faydalı olacağını ortaya koymuştur. Serbest zaman etkinliklerinin sosyalleşme süreci üzerindeki etkisi dikkate alınarak üniversitelerin gerçekleştirdikleri spor şenliklerinin, eğitim ve öğretim dönemlerinin geneline yayılması sağlanmalıdır.

Boş zamanları değerlendirmeKarar verme stratejileriKararlılık+7
Tuğba Kalkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects