Spatial perception

Bu konu başlığı altında 57 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazandırılmasında Google Earth uygulamasının etkililiği

Mekân algılama becerisi bireylerin günlük yaşamda çevreyle ve evrenle ilgili ilişkilerini ifade etmeye yarayan, konum belirleme, yönleri anlatma, çevrede bulunan nesnelerin şekil ve duruşlarını anlama gibi durumları içeren bir beceridir. Bu becerinin kazandırılmasında kritik bir rolü olan ilkokul sosyal bilgiler derslerinde yeryüzünü üç boyutlu olarak dijital ortamda gösteren ve tüm yerleşim yerlerine ulaşılabilen bir uygulama olan Google Earth (GE) etkin bir araçtır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazanılmasında GE uygulamasının etkililiğinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2015-2016 öğretim yılı birinci döneminde Manisa ili Demirci ilçesinde bir ilkokulun dördüncü sınıfında uygulanmıştır. Araştırmanın beş hafta süren uygulama sürecinde GE uygulamasına dayalı etkinliklere yer verilmiştir. Etkinliklerin öncesinde bir ön test, sonunda ise bir son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca, etkinliklerin bitiminde uygulama yapılan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Başarı testinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde Wilcoxon, nitel verilerin çözümlenmesinde tematik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Sonuçlar uygulamada yer alan öğrencilerin başarı testi ön test-son test puanları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir. Öğrenciler ise GE uygulamasına dayalı etkinliklerin başarılarını artırdığını ve mekânsal becerileri kazandırdığını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, sosyal bilgiler dersinde GE uygulamasına dayalı Sosyal Bilgiler dersi etkinliklerinin işe koşulmasının öğrencilerin mekân algılama becerisini kazanmasında önemli bir işleve sahip olabileceği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Sosyal bilgiler dersi, Mekân algılama becerisi, Google Earth

BeceriBeceri kazandırmaGoogle Earth+5
Ati Merç
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1980-1981'de basılmış romanlarda İstanbul algısı

Bu çalışmamızda 1980 ve 1981 yılında basılan romanlardaki "İstanbul Algısı"nı konu edindik. Burada algı ile kast ettiğimiz romanda mekân olarak kullanılan şehrin yazar/anlatıcının gözüyle nasıl görüldüğü, şehri yorumlayışı ve şehirle ilgili değerlendirmesidir. İstanbul, iki büyük imparatorluğa başkentlik etmiş, içerisinde siyasî, dinî, kültürel, sosyal alanda bir çok unsuru iç içe bulunduran bir şehirdir. Tarihî, kültürel ve sosyal anlamda çok geniş statüye sahip olan İstanbul ile ilgili çalışmamızı 1980 ve 1981 yıllarında basılmış romanlar ile sınırlandırdık. Biliniyor ki Cumhuriyet İlanı'ndan sonra da Türkiye'de hem siyasî hem de sosyal anlamda bir çok değişim yaşanmıştır. Özellikle 1950'li yıllardan sonra İstanbul, yaşanan iç göçlerle "mega-köy" konumuna gelmiştir. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemi'nden bu yana biriktirdiği bir çok kültürel unsur, mimarî yapı dejenere olmuştur. Biz de çalışmamız da 1980-1981 yılları içerisinde İstanbul'un peyzajının, kültürel, sosyal ve siyasal yapısının değişimini, yazarların ve kahramanların şehri nasıl değerlendirdiklerini yorumlamaya çalıştık. Bu değerlendirmeyi yaparken mekânların insan psikolojisi üzerindeki etkisinden yararlandık. İstanbul hem doğal güzellikleri hem de sosyal hayatı ile kahramanları etkilemiş bir şehirdir. Şehrin açık mekânları; mesire yerleri, parkları ve kapalı mekânları; yalılar, apartmanlar, gecekondular kahramanların şehre bakış açısını değiştirmiştir. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Algı, Bakış Açısı, Değişim, Dejenere.

EdebiyatMekanMekansal algı+3
Selma Yay
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mustafa Kutlu öykücülüğünde mekân: Bir edebiyat sosyolojisi incelemesi

İnsan ve mekân ilişkisi ilkel dönemden modern döneme, modern dönemden postmodern döneme doğru bir bütünlük içerisinde süreklilik arzetmektedir. Bu bağlamda mekân-insan ya da mekân-toplum ilişkisi kaçınılmazdır. Tarihsel düzlemde mekânlar toplumu ürettiği gibi toplumlar da mekânı ürete gelmiştir. Dolayısıyla insanın ve mekânın mutlak bir ilişkiselliği söz konusudur. Mağaralardan gökdelenlere uzayan bu süreç içerisinde insan ve mekân birbirinden ayrılmaz iki unsur haline gelmiştir. Bu bağlamda mekânın insan üzerindeki etkisi, insanın mekân üzerindeki etkisi ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Zaman, insanın ve mekânın şekillendiricisi konumundadır. Tarihsel süreçle bakıldığında Sanayi İnkılabı sonucunda ortaya çıkan kapitalist düşünce insan-mekân ilişkisini de etkilemiş, mekânlar bir araç iken bu süreçten sonra bir amaç haline gelmiştir. Bu durum toplumsal mobilitenin ve kırılmaların mekâna ve insana şekil verme gücünü göstermektedir. Kapitalizm sonrası modern dünyada insanlar artık mekânı bir yaşam alanı olmaktan ziyade bir yatırım aracı görüp mekânı kapitalizme kurban etmişlerdir. Bu bağlamda mekanik bir ilişki içerisinde olan mekânlar organik birer kapitalist mekâna evrilmiştir. Köy kasabaya, şehir kente, kent megakente evrilmiştir. Modernizm ve gelenek ilişkisi karşıtlık üzerine kuruludur. Bu karşıtlık bağlamında Mustafa Kutlu'nun hikâyeleri gelenek ekseninde konumlandırılabilir. Mustafa Kutlu'nun hikâyeleri sadece mekânsal unsurlar bağlamında değerlendirilmemelidir. Edebi eserlerin asli unsuru olan insan ve toplum sosyolojide de bu konumdadır ve bu anlamda ortak bir paydada buluşmaktadır. İşte bu birliktelik çerçevesinde Mustafa Kutlu'nun hikâyeleri mekânsal açıdan sosyolojik nüanslarla bezelidir Anahtar Kelimeler: Mekân, Sosyoloji, Modernizm, Gelenek, Edebiyat Sosyolojisi, Mekân Sosyolojisi, Köy, Kent.

EdebiyatEdebiyat sosyolojisiHikaye+4
Bilal Can
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul kıyı dolgu alanları örneğinde, kıyı dolgularının kullanıcıların mekânsal algısı üzerine etkileri

Kıyı alanlarının büyük bir bölümü çeşitli sebeplerle doldurulan İstanbul'da, doğal güzellikleri, konumu ve yerleşim dokusu ile kendine has bir yapısı olan, ayrıca 1970'li yıllarda seçkin bir sayfiye kültürünün yaşandığı Dragos Tepesi ve kıyıları araştırma alanı olarak seçilmiştir. Mekâna kimlik kazandıran sayfiye yaşantısının kıyı dolgusundan sonra son bulması ve buna bağlı olarak kullanıcıların mekânsal algısında nasıl bir değişim yaşandığı tez kapsamında ele alınmıştır. Çeşitli kurumlardan alınan veriler işlenerek alanın 1970- 2021 yılları arasında uğradığı fiziksel değişim saptanmıştır. Mekânsal algıdaki değişimin anlaşılabilmesi için, kıyı dolgusu öncesi mekânda yaşayan kullanıcılarla yapılan anket çalışması, görüşme ve mülakatlardan elde edilen veriler sayısallaştırılıp yorumlanmıştır. Kentin kara ulaşımını destekleme ve rekreasyon ihtiyacını karşılama gibi sebeplerle yapılan kıyı dolgusu, geçmişte burada yaşayan kullanıcıların mekânsal algısında büyük ölçüde değişimin yaşanmasına neden olmuştur. Alan dolgu öncesinde belli bir kesime hitap ederken, dolgu sonrasında çeşitli fonksiyonlara olanak sağlanarak daha çok ilgi grubunun kullanımına açılmıştır. Fakat bu işlevler sayfiye amaçlı kalıcı kullanıcılara değil ulaşım ve rekreasyon amaçlı, günlük ya da belirli saatlerde alanı kullanan kullanıcılara hitap etmektedir. Alandan daha fazla bireyin faydalanmasını sağlamanın olumlu yönleri olduğu gibi kıyının dolgu ile yapay bir hale getirilmesi ve ekolojik problemlere yol açması gibi olumsuz yönleri daha baskındır. Elde edilen bulgulara göre; aktivite çeşitliliğinin %24, güvenlik algısının %59 ve mekânsal algının ise %59 oranında olumsuz etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.

Dolgu malzemeleriKıyı alanlarıMekansal algı
Merve Karıncaoğlu Ayta
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oryantiring uygulamalarının 6. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin akademik başarıları üzerine etkisi

Bu çalışmada oryantiring uygulamalarının 6.sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin akademik başarıları üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmada 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Sinop ili Boyabat ilçesinde yer alan bir ortaokuldaki 6. sınıf öğrencileriyle çalışılmıştır. Araştırmada bir deney grubu (N=35) bir de kontrol grubu (N=36) bulunmaktadır. Deney grubunda dersler oryantiring etkinliklerle yürütülürken, kontrol grubunda ise öğretim programına dayalı öğretime göre yürütülmüştür. Araştırma, yarı deneysel yöntemin ön test son test kontrol gruplu desenine dayalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak Sönmez (2019) tarafından geliştirilen "Mekansal Düşünme Becerisi Testi (MEDBET)" ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Araştırmada MEDBET'ten elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin MEDBET'te bulunan sorulara ön test ve son testte verdikleri yanıtlar, frekans/yüzde tabloları şeklinde sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre deney ve kontrol gruplarının MEDBET'in ön test ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yokken, son test ortalama puanları arasında ise deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre oryantiring ile yürütülen Sosyal Bilgiler dersleri, öğrencilerin mekânı algılama becerilerini geliştirmede öğretim programına dayalı öğretime göre daha etkili bulunmuştur

Mekansal algıOryantiringSosyal bilgiler
Burhan Yiğit
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağdaş cami tasarımlarına yönelik kullanıcı algısı

Bu çalışmada, özgün mimari arayışları olan 21. yüzyıl cami örnekleri üzerinden anket yoluyla, genç cami kullanıcılarının çağdaş camilere yönelik düşünceleri saptanmaya çalışılmıştır. Tezin ana eksenini oluşturan deneysel çalışmanın amacı, genç cami kullanıcılarının cami algısını ve camilerle ilgili beklentilerini ölçmektir.Çalışmanın kuramsal araştırma bölümü kapsamında, günümüz cami mimarisi yaklaşımları ve bunlar çevresinde geliştirilmiş olan söylemler üzerinde durulmuştur. Bu bölümde kısaca, tarihsel süreç içinde cami mimarisinin oluşumu ve farklılaşmaları özetlenmiş, mimarlıkta algı, toplumsal bellek kavramı ve rasyonalizm olguları ise temel prensipleri bazında ele alınmıştır.Tezin deneysel çalışma kısmında, çalışmanın özgün kabulünü oluşturan 4 cami tipolojisi; 1) Gelenekselin taklidi kubbeli cami, 2) Gelenekselin yorumlandığı kubbeli cami, 3) Prizma biçimli cami ve 4) Özgür biçimli cami şeklinde ayrıştırılarak, bu tipolojilerden 10 örnek seçilip, seçilen örnekler üzerinden, genç cami kullanıcılarının çağdaş cami tasarımlarına yaklaşımları anket tekniği ile ölçülmüştür. Böylece, bu grubun günümüz cami tasarımı yaklaşımlarına yönelik beğenileri anlamında mimari platformda bilgi temeli oluşturulması hedeflenmiştir.Çalışmada, gelenekselin yorumlandığı kubbeli camilerin genç cami kullanıcıları tarafından anlamlı bir biçimde diğer tipolojilerden daha olumlu değerlendirildiği, kubbenin cami tipolojilerini ayrıştırmada etken bir eleman olduğu, tüm tipolojiler bağlamında ise ferah ve aydınlık iç ortamların cami tasarımlarına yönelik beğenide en önemli değişken olduğu saptanmıştır. Bunlara ek olarak, katılımcıların gündelik hayatlarında cami kullanma sıklıkları ve cinsiyetlerinin cami tasarımlarına yönelik beğenilerinde etkin rol oynamadığı, buna karşılık kullandıkları medya ortamlarının sınırlı ölçüde de olsa beğenide bir etken olduğu bulgulanmıştır.

Mekansal algıTasarım
Esra Şahin Çelik
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Animasyon destekli haritalarla tarih öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve mekân algılarına etkisi

Bu araştırma, 9. sınıf tarih dersinde "İlk Türk-İslam Devletleri" ünitesi "Karahanlılar", "Gazneliler" ve "Büyük Selçuklu Devleti" konularına ilişkin animasyon destekli haritalarla tarih öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve mekân algılarına etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, tarih öğretiminde ders planlama eksikliğine vurgu yaparak, bir model doğrultusunda tarih öğretiminin şekillendirilmesinin önemli olduğunu fark ettirmek; öğretimde teknolojik gelişmeleri göz önüne alarak bilgisayar destekli ders materyallerinin tarih dersi için ilgiyi arttırıcı ve öğrenmeyi çok yönlü sağlayıcı özelliklerine dikkat çekmek; mekân algısının tarih dersi açısından önemini açıklayarak ve tarih öğretiminde harita kullanımının önemli ancak yetersiz olduğunu belirterek animasyon destekli haritalarla tarih öğretiminin sağlayabileceği katkıları ortaya koyma yönüyle öneme sahiptir.Araştırma tarih öğretiminde hem animasyon uygulamasının bilimsel bir çalışmada kullanılması hem de harita kullanımına ilişkin etkinlikleri içermesi açısından önemli akademik ve öğretimsel boşluğu doldurmakta ve alanda bir ilki gerçekleştirmektedir. Araştırma bünyesinde bir materyal tasarımı bulundurmakta ve bu öğretim materyalinin iki farklı deneysel süreçle sınanmasına ilişkin bulgular yer almaktadır.Araştırmanın konusunun, sınıf düzeyinin, uygulama içeriğinin belirlenmesinde ve materyal tasarımında 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara ve Çanakkale merkez ilçeye bağlı 15 lisede görev yapan 51 tarih öğretmeniyle yapılan mülakat çalışmasından yararlanılmıştır. Bu çalışma, tezin temel dayanaklarını oluşturmuş, araştırma bu temel üzerinden vücut bulmuştur. Çalışmada kullanılan animasyonlar, iki yıllık disiplinli ve yorucu bir çalışmanın ürünüdür.Dört alt amacın sorgulandığı çalışmanın birinci deneysel sürecinde, animasyon destekli yöntem ile klasik yöntem karşılaştırılırken; ikinci deneysel süreçte animasyon destekli yöntem ile eğitim yazılımlı yöntem karşılaştırması yapılmıştır. Hem nicel hem de nitel özellikler taşıyan araştırmanın nicel kısmını oluşturan deneysel uygulamaları 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesine bağlı iki lisede yapılmıştır. Birinci deneyde deney grubunda 59, kontrol grubunda 60; ikinci deneyde deney grubunda 18, kontrol grubunda 20 olmak üzere toplam 157 katılımcıyla çalışılmıştır. Araştırmanın bu bölümünde ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel sürecinin tamamlanıp, ölçümlerin yapılmasının ardından sürece yönelik katılımcı değerlendirmelerini içeren kısa kompozisyon yazımı gerçekleştirilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi ile 74 katılımcının yazdığı kompozisyonlar incelenerek, kategorilere ayrılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Çalışmada "akademik başarı" ve "mekân algısı"na ilişkin bilgi ve becerileri ölçen ve araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testinden faydalanılmıştır. Uygulama süreci iki gözlemci tarafından araştırmacının hazırladığı gözlem formu doğrultusunda izlenmiş ve çalışmanın uygulama güvenirliği saptanmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 18.0 paket programı ile analiz edilmiştir.Birinci deneyde animasyon destekli yöntem ile klasik yöntem karşılaştırmasında; animasyonlu tarih öğretiminin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle klasik yöntem uygulanan kontrol grubu öğrencileri arasında ve tekrarlı ölçümlerle elde edilen bulgulara göre akademik başarı puanları, mekânı algılama puanları ve bilgi puanları yönünden deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.İkinci deneyde animasyon destekli yöntem ile eğitim yazılımlı yöntem karşılaştırmasında; animasyon destekli tarih öğretiminin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle eğitim yazılımlı yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencileri arasında ve tekrarlı ölçümlerle elde edilen bulgulara göre akademik başarı puanları, mekân algısı puanları ve bilgi puanları yönünden deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.Animasyon destekli öğretim yoluyla tarih öğrenen öğrenciler; uygulanan öğretim sürecini zevkli, ilgi çekici, kalıcı, hızlı öğretici, haritalarla çalışmayı teşvik edici ve mekân algısını geliştirici olarak değerlendirmişlerdir. Öğrenciler, öğretim materyalini ise kalıcılığı arttırıcı, dikkat çekici, eğlenceli, hayal etmeyi kolaylaştıran, somut ve öğretici bir ürün olarak değerlendirmişlerdir.Araştırmayla Gagne'nin öğretim modeline uygun olarak tasarlanan animasyon destekli haritalar yoluyla tarih öğretiminin öğrencilerde bilginin kalıcılığını sağladığı, akademik başarıyı yükselttiği, mekân algısını arttırdığı ve haritalarla tarih öğrenmeyi zevkli hale getirdiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tarih eğitimi, tarih öğretimi, animasyon, haritalar, akademik başarı, mekân algısı.

Akademik başarıBaşarıCanlandırma+7
Tuba Şengül Bircan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite eğitim yapılarının iç mekânlarında kullanılan renk ve ışığın mekânsal algılama ve yön bulmaya etkileri

Bu çalışma üniversite eğitim yapılarının iç mekânlarında kullanılan renk ve ışığın mekânsal algılama ve yön bulma üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır. Karmaşık planlı ve birbirini tekrar eden mekânlara sahip yapılarda yaşanan sorunların, mekân rengi, aydınlık düzeyi ve ışık renk sıcaklığı değişkenleri kullanılarak nasıl çözülebileceği araştırılmıştır. Renk ve ışık değişkenleri kullanılarak, mekânsal okunabilirliği yüksek, kullanıcılar tarafından rahat algılanabilen iç mekânların oluşturulması hedeflenmektedir. Bu amaçla; belirlenen renk, ışık ve ışık renk sıcaklığı değişkenleri kullanılarak görsel gerçekçiliği sağlanmış, masaüstü sanal gerçeklik ortamı oluşturulmuştur. Deney 102 üniversite öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Deneklerin farklı renk ve ışık değişkenleri ile tasarlanmış mekânları deneyimlemeleri ve bu mekânları beğeniye bağlı olmayan kavramlarla değerlendirmeleri sağlanmıştır. Araştırma sonucunda; sıcak renklerin ve yüksek ışık renk sıcaklığının, dikkat çekicilik özelliğinin ve hatırlanabilirliğinin diğer renklere ve ışık renk sıcaklıklarına oranla daha yüksek olduğu görülmüştür. Bununla beraber soğuk renkler ve yüksek aydınlık düzeyi kullanılarak insanların mekân içerisinde yönlendirilebileceği tespit edilmiştir. Düşük aydınlık düzeyiyle aydınlatılan mekânların yönelme kararlarında dikkate alınmadığı ve kullanıcılar tarafından olumsuz algılandığı görülmüştür. Ayrıca mekânların görsel netlik ve dikkat çekicilik gibi somut niteliklerinin değerlendirilmesinde cinsiyet farklılığının önemli olmadığı, her iki cinsiyetin de benzer değerlendirmeler yaptığı tespit edilmiştir.

IşıkMekansal algı
Mehmet Lütfi Hidayetoğlu
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır sur dışında 1950-1980 yılları arasında yapılan konutların cephe, mekân okumaları açısından incelenmesi

Bir bütün olarak kenti oluşturan en önemli unsur mekândır. Mekânların bir araya gelmesi kentsel bir bütünlemeyi oluşturur. Kenti anlamak mekânı anlama ve yorumlama sürecinden geçer. Mekân içinde yaşadığı bireyle bütün halinde gelişir. Mekânı tanımlamak için mekân kurgusunu plan ve cephe düzeyinde incelemeyle gerçekleşir. Konut yapıları mekân ve cepheleriyle kent hafızasını yansıtır. Tez kapsamında konutların cephe ve mekânıyla birlikte ele alınıp yorumlanması kent hafızasına ilişkin katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bu konutların cephe ve mekânın özgün niteliklerinin belirlenip analiz edilmesi kent hafızası için oldukça önemlidir. Bu çalışma konutun cepheyle mekân ilişkisinin önemini vurgulamakta bu ilişkinin birlikte ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Cephenin algıyla mekâna dair ipuçları barındırdığını ortaya koymaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında kentin sur dışında gelişimi, Diyarbakır'ın sosyal, kültürel ve mimari yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur. Yüzyıllar boyunca Suriçi'nde yaşayan halk, sur dışına yapılan kamusal ve sivil yapılarla birlikte yeni yaşam biçimiyle karşı karşıya kalmıştır. Böylece bu dönem de Diyarbakır, Suriçi ve sur dışı olmak üzere iki ayrı bölgede farklı yaşam biçimine sahip bir kent olmuştur. Kent gelişim bölgesi olarak sur dışının seçilmesinin nedenleri, arazinin düz olması, demiryoluna ve istasyona yakın olmasıdır. Kent gelişimi sur dışında devam etmiş, kente yeni bir mimari karakter kazandıran konutların yapımı artmıştır. Bu nedenle bir döneme şahitlik eden bu konutların mimari özellikleri belgelenmelidir. Sur dışındaki ilk modern konut örneklerini barındırmasından dolayı Diyarbakır Yenişehir Ofis bölgesi çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Araştırmada tarihsel aralığın belirlenmesinde etkili olan nokta bölgede yapılan incelemeler sonucunda 1950-1980 yılları arasındaki sivil yapı stokunun azalmasıdır. 1950-1980 yıllarına ait konutların literatüre kazandırılması, değişen konut cephelerinin iç mekân tipolojisini değiştirmesi, cephede meydana gelen değişimlerin mekâna olumsuz etkileri çalışmanın problemlerini oluşturmaktadır. Dönemin özelliklerini taşıyan, temsil eden bu yapıların belirlenmesi özgün niteliklerinin ortaya çıkarılması, yorumlanması ve gelecek nesillere aktarılması gerekmektedir. Ayrıca çalışma alanında birçok binanın ileriye dönük kentsel dönüşüme uğrayacağı bilinmektedir. Bu konutların cephe özelliklerini kentsel, mimari ve mekânsal değerleriyle birlikte analiz ederek dönemin mimari özelliklerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; algı, mekân ve cephe kavramları ve bu kavramların birbirleri ile ilişkisi mekân sentaks yöntemi kullanılarak detaylı şekilde anlatılmıştır. Çalışma yöntemi olarak literatür taraması, yerinde incelemeye, fotoğraflamaya başvurulmuştur. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular cephe ve mekân okumaları üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışmada Türkiye ve Diyarbakır'da konut gelişiminde cephe, mekân ve algıyla ilgili bilgilere yer verilip bu bilgiler ışığında dönemin mimari özelliklerini cephe ve mekân üzerinden yorumlama ve değerlendirmeye yer verilmiştir. Kavramsal çerçeve bölümünde öncelikle konut gelişiminin incelenmesine yer verilmiş, daha sonra Diyarbakır'da çalışma alanındaki konutların plan cephe ve değerlendirilmeleri yapılmıştır. Sonuç olarak, yapılar insanın kültürünü, yaşam şeklini, alışkanlıklarını, iç dünyasını yansıtır. Bu bilimsel araştırmada yapıların sahip olduğu sosyal, kültürel ve mekânsal boyutun yapılara nasıl yansıdığı, yerin ruhuna, yapının diline, sosyal ve kültürel boyutuna cevap verebilen cepheler ve mekânlar bir dönemin mimari yapısına tanıklık ettiği düşüncesi ile çalışma önemle irdelenmiştir. Miras niteliğinde olan bir döneme şahitlik eden konutların mimari özellikleri tanımlanmalı, tüm yönleriyle değerlendirilerek literatüre kazandırılmalıdır. Bu konutların kaybının, kentteki kentsel hafızanın yok olması sonucunu doğurması kaçınılmazdır. Bu nedenle bu yapıların cephe ve plan analizleriyle belgelenmesi gerekmektedir.

Mekansal algıMimari cephe
Berivan Şehir
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Derin öğrenme yaklaşımları kullanarak kentsel mekan algısının haritalanması

Bu çalışma, derin öğrenme yöntemleri ile Coğrafi Bilgi Sistemlerini (CBS) bir araya getirerek kent algısının nicel ve mekânsal olarak analiz edilebileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, Eskişehir kentinden toplanan 4.520 adet sokak görüntüsü kullanılarak transfer öğrenme yaklaşımıyla üç farklı Evrişimli Sinir Ağı (CNN) mimarisi (EfficientNet-B1, ResNet18 ve VGG19) eğitilmiş ve altı algısal tema (canlı, depresif, güvenli, güzel, sıkıcı, varlıklı) için tahmin modelleri geliştirilmiştir. Modellerin başarısı MAE, RMSE ve R² gibi regresyon metrikleri ile değerlendirilmiştir. EfficientNet-B1 modeli, özellikle güvenli, canlı ve güzel gibi somut görsel ipuçlarına dayalı temalarda en yüksek doğruluğu sağlamıştır. Buna karşın, sıkıcı ve depresif gibi daha soyut ve öznel temalarda tüm modellerin tahmin doğruluğu sınırlı kalmıştır. Elde edilen tahmin sonuçları, ısı haritaları aracılığıyla görselleştirilmiş ve kentin bilinen mekânsal yapısıyla genel olarak örtüşen desenler sunduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın önemli katkılarından biri, kent algısına ilişkin sayısallaştırılmış ve haritalanabilir bir veri altyapısı sunmasıdır. Ancak modelin açıklayıcılık gücünün sınırlı kalması, görsel verilerin tek başına kent algısını tam olarak yansıtmakta yetersiz kaldığını göstermektedir. Gelecek çalışmalarda çoklu veri türlerinin (ses, metin, yorum, check-in vb.) entegrasyonu ve açıklanabilir yapay zekâ (XAI) yaklaşımlarının kullanılması, model yorumlanabilirliğini ve planlama uygulamalarıyla entegrasyonunu güçlendirecektir.

CNNCoğrafi bilgi sistemleriDerin öğrenme+2
Ali Ekincek
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sinema ve mimarlıkta mekan kurgusu ve kavrayışı

Mekan olgusu, tüm içerdikleriyle bir bütündür ve varoluşsaldır. İnsan ana rahmine düştüğü andan itibaren `mekan' olgusuyla çepeçevre kuşatılmıştır, dolayısıyla varoluşunun temsillerini yansıtan sanat ürünlerini ortaya koyarken, bu ürünleri mekan olgusundan bağımsız kurgulayamaz. Sinema ve mimarlık, `deneyim' odaklı sanatlar olmalarıyla mekansallığın en yoğun aktarıldığı sanat ürünlerini üretirler. Bu çalışmada, ürünlerinde mekanı kaçınılmaz olarak konu edinen sinema ve mimarlığın birbirlerine, yöntem, yaklaşım, tasarım ve temsil olarak kaynaklık edebilme potansiyelleri araştırılarak, örnekler özelinde, mekansal öğelerin kurgulanış ve kavranış potansiyelleri, bu bulguların izleğinde araştırılmıştır.İkinci bölümde, sinemada ve mimaride mekan deneyimi özelinde, sinema ve mimarlık ilişkileri, tarihsel süreç, yöntem ve teknikler ve birbirlerine referans olma potansiyelleri irdelernmiştir. Bu bağlamda, mimari mekanın sinema mekanından edindikleri; mimari mekan tasarımında kullanılan sinematografik teknikler; kadraj, montaj, sekans ve ışık başlıkları altında her iki disiplinin ürünleriyle örneklenerek araştırılmıştır. Daha sonra, sinema mekanının mimari mekandan edindikleri, mekanı ne oranda konu edindiği üzerinden araştırılarak; fon olarak, tamamlayıcı eleman olarak ve ana öğe olarak mekan kavramlarına örneklerle değinilmiştir. Mekanın sinemadaki temsili, Uğur Tanyeli(2001)'nin sınıflandırması temel alınarak sorgulanmıştır. Sanal bir mimarlık alanı tanımlayan, gerçek mekanları yeniden üreten ve mimarları ya da mimari üretimleri konu alan filmler, örneklenerek mekansal deneyim bağlamında okunmuştur.Üçüncü bölümde ise, bir mimari yapı ve bir film; sinematik ve mekansal öğeler üzerinden ele alınarak; `sinematik mekanın' ve `mimari mekanın' üretiminde, sinema ve mimarlığın etkileşimleri, ortaklıkları, birbirlerinden ödünç aldıkları yöntem ve teknikler paralel örnekler üzerinden irdelenmeye çalışılmıştır. Birbirlerine yakın tarihlerde tamamlanmış olan bir mimari eser ve bir sinema filmi; mekansal ve sinemasal yolla anlattıkları konuların ortaklıkları gözetilerek, çalışmaya konu edilmiştir. Bu bölümde, her iki eser de, hem sinematik hem mimari yönleri ile irdelenerek, sinemanın mimarlığa, mimarlığın ise sinemaya sağlamakta olduğu ve gelecekte sağlayabileceği potansiyeller sorgulanmıştır.

MekanMekansal algıMimari+4
Gökçe Beşışık
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hastane dolaşım mekanlarının kullanıcı üzerindeki etkileri: Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi örneği

Mekan kavramının kompleks yapılarda komplike bir kavram olduğu ve bu yapılarda mekan kullanımının daha da elverişsiz bir hal aldığı görülebilir. Bu durumların fonksiyonel ve sosyal açıdan mekan kullanımını zorlaştırdığı gibi, ekonomik kayıplara da yol açtığı bilinmektedir. Kullanıcıların mekanda dolaşırken takip ettiği izler, seçtikleri mekanlar, tüm dinamik ve statik hareketler mekanın değerlendirilmesinde ve ölçülmesinde önemli parametrelerdir.Literatür incelendiğinde hastanelerle ilgili çalışmaların ağırlıklı olarak algılanan kalite ve bakıma yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, mekan konfigürasyonunun sosyal yönünü değerlendiren Mekan Dizim (Space Syntax) ve GGA (Görünürlük Grafı Analizleri) kullanılarak pozitif bir nicelik analizi yapılmaktadır. Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesinin zemin kat ve birinci katında çalışmalar yürütülmüştür. Mekansal dizim analizi ve görünürlük grafı analizlerinden faydalanılmıştır. Her iki analizin bileşenleri mekan kullanım dokularıyla (doğal hareket ve keşif hareketi) karşılaştırılmıştır. Doğal hareket dokuları; dolaşım mekanlarında kullanıcıların sayılmalarıyla, keşif hareketi dokuları ise; belli bir kullanıcı grubunun mekan içerisinde verilen hedefleri bulması sırasında kaydedilen dokularla elde edilmiştir. Çalışma deneklerle yürütülen biliş çalışmalarıyla da desteklenmiştir.Çalışmanın sonucunda; kullanıcıların mekanın global ve lokal özelliklerinden etkilendiği, en etkili mekansal değişkenin ise lokal özelliklere dayalı olduğu görülmektedir. Mekanın görünürlük grafı analizlerinden elde edilen lokal görsel bilginin global ilişkileri etkilediği, dolayısıyla kullanıcı üzerinde etkili bir değer olduğu sonucuna varılmıştır. Mekanın algılanmasında, erişilebilirliğin önemli bir faktör olduğu, ancak mekan içerisinde her erişilebilir noktanın algılanmadığı mekanın algılanmasında lokasyonların sağladığı görsel bilginin önemli olduğu ortaya konmuştur. Çalışmadan elde edilen sonuçların yeni hastane tasarımlarına ve uygulamalarına, hastane revizyon projelerine girdi sağlayacağı düşünülmektedir.

Mekansal algı
Berna Güç
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duyulara ve deneyime dayalı mekan algısının, iç mekan tasarımı üzerindeki etkilerinin incelenmesi: Therme Vals örneği

Mekanın deneyimlenmesi mekansal algı aracılığıyla gerçekleşmektedir. Modernleşmeyle birlikte gelişen ve değişen yaşam biçimleri mimarinin de değişmesine neden olmaktadır. Kullanıcının istek ve ihtiyaçlarının anlık tüketime yönelmesi sonucu mimaride ve diğer tüm alanlarda görme duyusunu ön plana çıkarıp diğer duyuları arka plana itmiştir. Çalışmanın hazırlanmasının en temel nedenlerinden biri gözmerkezci bakışa karşı bir eleştiridir. Gözün ön plana çıkması ve diğer duyuların arka plana itilmesi mekan içinde kimlik, karakter ve ruhtan yoksun mekanların oluşmasına neden olmaktadır. Mekan deneyimi ve algı bir bütündür. Mekansal deneyim algıların ortaya çıkardığı anlamlar ile bir anlam kazanmaktadır. Hayatı duyusal bağlamlarla ilişkili olan Peter Zumthor mimarisinde duyuları ön plana çıkararak mekana atmosferi yaratma çabası içindedir. Duyuların, mekanı biçimlendirişi, mimari tasarım faktörlerinin kullanış ve uygulanış biçimini de etkilemektedir. Mekan, tüm duyulara hitap etmelidir. Duyular bütündür ve mekan bütün olarak algılanmaktadır. Peter Zumthor'un deneyim ve duyular mimarlığından yola çıkarak hazırlanan tez çalışmasında Zumthor'a ait deneyim ve duyular mekanı olan üç adet yapı incelenmiştir. Vals kaplıcalarının detaylı olarak ele alındığı bu çalışma göz merkezciliğe bir başkaldırı niteliğinde hazırlanmıştır. Anahtar kelimeler: mekansal deneyim, mekansal algı, Peter Zumthor, tasarım faktörleri

Mekansal algıTasarımZumthor, Peter
Serenay Toprak
Başkent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mekan-müzik ilişkisi açısından Türkiye'de ?taverna?

Bu inceleme, alan çalışmasından toplanan etnografik gerecin teorik irdelemeye tabi tutulduğu bir popüler müzik araştırmasıdır. Dolayısıyla birinci bölüm, metodolojk prensip gereği kuramsal tartışmaya ayrılmıştır. İkinci bölümde birer ?temsil mekanı? olan Türkiye'deki eğlence mekanlarının kısa bir tarihçesi verilmiştir. Üçüncü bölümün ilk kesiminde birinci bölümde ayrıntılarıyla gerçekleştirilen kuramsal tartışma ile çalışmanın odağı olan taverna arasında ilişki kurulmuş ve bağlamlaştırılması yapılmıştır. Üçüncü bölümün ikinci kesiminde ise Türk popüler müzik tarihi yazımcılığında öne çıkan kaynaklar gözden geçirilmiş ve kesimin sonunda yine bir etnografi ağırlıklı çalışma olan gazino incelemesinin içindeki taverna betimlemelerine yer verilmiştir. Böylece bu çalışmanın `vaka incelemesi' (case study) kesimine daha yumuşak bir geçiş yapılmıştır.Bu bağlamda `taverna'; mekan, müzik, müzisyen ve izlerkitle/müşteri üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Müzisyenler, işletmeciler ve mekan çalışanları ile yapılan görüşmeler bu mekanlarda gerçekleştirilen gözlemlerle birleştirilmiş ve teorik irdelemeye tabi tutulmuştur. Bu çalışmada gerek genel olarak müzik aracılığı ile inşa edilen eğlence mekanları, gerekse `özgül' bir eğlence mekanı olarak taverna, ?temsil mekanı? olarak kavramlaştırılmıştır. Taverna müziği, bir eğlence yaşamı geleneğininin olduğu özgül bir kentsel mekanda (İstanbul ve Türkiye'nin diğer büyük şehirleri) bu mekanın (kent) sürekliğine ve değişimine görünürlük kazandıracak şekilde bir başka alt mekanda (taverna) belli bir dönemde (1980'ler) ortaya çıkmış bir türdür. Üstelik burada gerçekleştirilen müziksel pratiklerin niteliği (üslup, repertuar, çalgılama vb) ayırdedici bir ?toplumsal pratik? olarak mekanı inşa ederken, bu mekanın ?temsil gücü? de bir popüler müzik tarzı olarak tavernanın ortaya çıkıp olgunlaşmasını sağlamıştır. Taverna müziği, belki müzik endüstrisinin verdiği isimle, belki de konuşlandırıldıkları fiziksel yerlemlerin eskiden ?Yunan taverna? geleneğinin sürdürüldüğü yerler olması sebebiyle, taverna denilen yerlerde klavye çalan ve şarkı söyleyen bir piyanist-şantörün hakimiyetinde ?karma? bir repertuarın seslendirildiği müziktir.

Eğlence mekanlarıMekanMekan kullanımı+5
Deren Turan
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir yok-mekan olarak temalı otellerde yön-bulma ve kaybolma algılarının incelenmesi: Antalya-Kundu bölgesi otel örnekleri

Yaşamakta olduğumuz yüzyılda sosyal ve kültürel değerlerin küresel bir değer sistemi içerisinde değişiyor olması kişiliklerimizin gelişimini etkilemektedir. Dünya yeni algılarla dönüşürken yeni algılar da dünyayı yeniden tanımlamaktadır. İçinde bulunduğumuz çağı tanımlayan farklılık, geçicilik, hız, değişim ve dönüşüm gibi olgular algı ve davranışlarımızı etkilediği gibi yaşadığımız fiziksel ortamın da değişmesine sebep olmaktadır. Yok-mekan olarak değerlendirilen tüketim ve eğlence yapıları insanların yeni beklentilerine ve ihtiyaçlarına cevap oluşturan mekansal oluşumlardır. Yeni algılar yeni beklentileri beraberinde getirirken insanları artık zamanın içinde var olmak değil, hayatın güzellikleri içerisinde kaybolmak tatmin etmektedir. Tüketim ve eğlence amaçlı tasarlanmış yok-mekanlarda insanların beklentilerinin farklılaşması sonucu yön bulma davranışının amaçsızlaşması ve kaybolma sürecine dönüşmesi çalışmanın temel konusudur. Farklılık ve yenilik arayışı merak duygusunu sürekli canlı tutmak ile mümkün olmakta, yön bulma davranışı merak ve keşfetme duygusuyla ile buluştuğunda ise keyifli bir gezinti sürecine dönüşmektedir. Bu süreç daha fazla mekan deneyimleme isteği ile birlikte döngüsel bir kaybolma halinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Yön bulma davranışı bağlamında gözlemlenen bu değişimler tez kapsamında Temalı Otellerdeki turistler üzerinde yürütülen bir alan çalışması ile sorgulanmıştır.Antalya, Kundu bölgesindeki dört farklı temalı otelde konaklayan turistlerle gerçekleştirilen alan çalışması sonucunda çağın yeni tanımlamaları olan yenilik, değişim, dönüşüm, geçicilik ve farklılık gibi olguların turistlerin tatil beklentilerine yeni yerler görme, farklı deneyimler yaşama isteği şeklinde yansıdığı belirlenmiştir. Turistlerin tatilleri süresince kendilerini farklı bir dünyada hissettiren, mimarisi ile büyüleyerek kendilerinde merak ve keşfetme duygusu uyandıran otellerde tatil yapmak istedikleri gözlemlenmiştir. Temalı otellerdeki yön bulma davranışının tatil amacı taşıyan turistler için anlamını yitirerek kaybolmayı deneyimleme isteğine dönüştüğü bulunmuştur. Kaybolmayı deneyimleme isteğinin yeniçağın farklılaşan insan beklentilerinin bir örneğini oluşturduğu tespit edilmiştir. Temalı oteller turistlerin beklentilerinin farkında olarak turistlere içinde bulundukları tasarım kurgusu içerisinde kaybolacakları bir tatil yaratmayı amaçlamıştır. Karmaşık görsel ve mekansal öğeler ile tasarlanmış mimari kurgulara sahip temalı otellerin modasal bir üslup haline gelmesi çağın bireylerine ilişkin algı-davranış çözümlemesinin başarılı bir sonucu olarak değerlendirilmiştir.

Mekansal algıYön bulma
Duygu Karasakaloğlu
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuğun konut algısının sözel ve görsel temsiller üzerinden değerlendirilmesi

Okul çağında olan çocuk bireyselleşmenin ilk adımlarını attığı için toplumda bir birey olarak yer alır. Düşünebilen, araştırabilen, yorumlayabilen bir birey olan bu dönemdeki çocuk, diğer bireyleri ve çevresini anlama çabası içerisindedir. Sadece ev odaklı olmayıp okul ile dışarıya açılan çocuk sosyalleşir. Çocuk yetişkin bir bireye göre fiziksel farklılıkları olduğundan çevresini algılaması da farklı olmaktadır. Okul ile ilk dışarıya açılan çocuk evinin yakın çevresini, şehrini, dünyayı ve evreni algılamaya başlar. Çocuğun dünyayla ilişkisinin temelleri ev ile kurulduğu için evini merkeze alarak çevresini tanımaya çalışır. Çocuğun konut algısını anlamak için, çocuk, algı, mekân algısı, konut algısı, mimari sözel ve görsel temsil araçları ve çocuğun kullandığı temsil araçları ile ilgili literatür çalışması yapılmış ve kuram ve görüşlere yer verilmiştir. Sözel ve görsel temsiller aracılığıyla çocuğun konut algısını anlamak için bu kuram ve görüşler çerçevesinde bir alan çalışması yapılmıştır. Çocuğa sunulan sözel ve görsel konut mekânlarını nasıl algıladığı ve çocuktan beklenen sözel ve görsel temsillerle yaşadığı konutu nasıl aktardığı alan çalışmasında değerlendirilmiştir. Elde edilen verilere göre çocuğun konut algısı yorumlanmıştır.

AlgıMekansal algıÇocuk
Yeliz Çermikli Buluklu
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler ve okul öncesi öğretmenliğinde eğitim gören öğrencilerin mekan bilişi ve harita okuma becerisi

Araştırma, çalışma grubundaki öğrencilerin yaşadıkları coğrafi mekâna dair neler bildikleri ve bu bilgileri gösterme şekillerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Bu çalışma bir durum (örnek olay) araştırmasıdır. Araştırma, Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilgiler ve Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümüne devam eden 1. ve 4. Sınıf 131 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Seçilen öğrencilerin mekânsal biliş ve harita okuma becerileri bölümlere, sınıflara, cinsiyetlere, yerleşim yerlerine, mezun olunan orta öğretim programına, mezun olunan lise türüne ve coğrafya dersi alma zamanına göre irdelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Coğrafi mekân olarak Aydın ilinin hava fotoğraflarından bir kesit alınarak, bütün grupların bazı özel konumlu yerleri kesit üzerinde göstermeleri istenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Mekân Bilişi Çalışması? formu kullanılmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre Sosyal Bilgiler Öğretmenliği öğrencilerinin mekân bilişi ve harita okuma becerilerinin Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencilerininkine göre anlamlı olarak üstün olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen farklılıklar birçok değişkenle irdelenerek sonuçlar açıklanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre coğrafya derslerinin okul öncesi bölümlerinde de okutulmasının ölçülen becerilerin gelişimine faydalı olacağı saptanmıştır.

Aday öğretmenlerBeceriBeceri kazandırma+11
Ati Merç
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Apartların dış cephe tasarımlarının öğrencilerin tercih ve iç mekân algılarına etkilerinin belirlenmesi (Afyonkarahisar örneği)

Bu araştırmada ''apartların dış cephe tasarımlarının'' öğrencilerin apartları tercih etmelerinde ve iç mekân algılamalarında etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Afyonkarahisar'da bulunan 10 adet apartın dış cephe analizleri yapılmış ve bu apartlarda yaşayan 270 öğrenciye çalışma amacı doğrultusunda hazırlanan anket uygulanmıştır. Sonuçta araştırmaya katılan öğrencilerin %81'inin dış cephesi ilgi çekici olan binaların iç mekânlarının daha fazla merak uyandırdığını ve %69'unun ise dış cephe ile iç mekân tasarımının birbiriyle ilişkili olduklarını düşündükleri belirlenmiştir. Buna göre dış cephe tasarımlarının iç mekân algısı hakkındaki yönlendirici rolünün olduğu dü

AfyonkarahisarApart otellerDış cepheler+6
Merve Meral
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mekan simülasyonu araçlarının öğrenci-eğitimci iletişimi üzerindeki etkisi: Mekan algısı perspektifinden bir değerlendirme

Mekan tasarımı eğitimi fiziksel araç kullanımına temellenirken, tasarım pratiğinde dijital araçlar yoğun ve yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bilgisayar yazılımları ve araçların tasarım eğitiminde kullanılabilirliği ve geleneksel yöntemlerin yerini alma olasılığı da halen sorgulanmaktadır. Araştırma, öğrenci ve eğitimci bireylerin mekan tasarlarken ve sunarken fiziksel ve dijital teknikleri nasıl kullandığı, öğrencilerin tasarım düşüncelerini hangi araçlar ile akranlarına ya da deneyimli tasarım eğitmenlerine daha doğru aktardığının incelenmesini konu edinmektedir. Araştırmanın ilk aşamasında 60 öğrenci hem üç boyutlu fiziksel ve dijital ifade araçlarını hem de kesit çizimi ve tasvir gibi ek ifade tekniklerini kullanarak toplam 120 sokak tasarımı hazırlamıştır. Daha sonra bu tasarımlar sırasıyla (1) tasarımı yapan öğrenciden farklı 60 öğrenci, (2) bu araçların kullanımı konusunda deneyimli dört profesyonel ve (3) altı eğitimci tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirme aşamalarında dijital model, fiziksel maket, HMD ve üç boyutlu yazıcı çıktısı kullanılmıştır. Böylelikle, bir öğrencinin gerçekleştirdiği bir tasarımı nasıl ifade ettiği gözlemlenebilmiş ve akranlarının, profesyonellerin ya da eğitimcilerin aynı tasarım ürününü nasıl algıladığı araştırılmıştır. Sonuçlar, iki aracın tasarımın farklı aşamalarında kullanımının desteklenmesini gerektiğini ve tasarım düşüncesi ifadesinin iki araç açısından farklılaşmadığını göstermiştir. Bu çalışma, geleneksel ve teknolojik tasarım araçlarının, tasarımcı bireyin mekan algısına, başarılı tasarım üretebilmesine ve tasarım düşüncesi ifadesine etkisinin araştırılması için önerdiği yeni yöntemle bundan sonraki çalışmalara ilham kaynağı olabileceği gibi mekan tasarımı eğitimcileri için de ampirik bulguya dayalı sonuçlar sunarak eğitim araçlarının etkin kullanımını yönlendirebilecektir.

Mekansal algıSanal mekanTasarım eğitimi
Murat Çevikayak
Dokuz Eylül University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler dersinde animasyon ve dijital harita kullanımının öğrencilerin mekânı algılama becerilerine yönelik etkileri

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6.sınıf Sosyal Bilgiler dersi `Yeryüzünde Yaşam' ünitesinde öğrencilere verilmesi gereken temel becerilerden mekânı algılama becerisinin animasyon ve dijital harita ( sayısal harita ) kullanılarak geliştirilmesidir.Araştırmada 24 sorudan oluşan çoktan seçmeli başarı testi kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezleri SPSS 15 programı kullanılarak test edilmiştir. Geliştirilen ölçme aracı Afyonkarahisar il merkezinde bulunan Atatürk ilköğretim Okulu 6. sınıf öğrencilerinden 50 kişiye uygulanmıştır. 6/B sınıfı öğrencileri kontrol gurubunu 6/D sınıfı öğrencileri ise deney gurubunu oluşturmuştur. Üç hafta süren çalışmada konular her sınıf için 9 ders saati işlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğrencilerin uygulama öncesinde ön test akademik başarı puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarında yer alan öğrencilerin uygulama sonrasında son test akademik başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Deney grubunda yer alan öğrencilerin uygulama öncesi ve uygulama sonrasında akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin uygulama öncesi ve uygulama sonrasında akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.Bu sonuç Sosyal Bilgiler dersinde animasyon ve dijital harita kullanımının öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığını ortaya koymuştur. Sosyal Bilgiler dersinde özellikle öğrencilerin kavramakta zorlandığı coğrafya konularının işlenmesinde bilgisayar destekli görsel öğelerin kullanılması öğrencilerin başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Öğretimi. Animasyon, Harita, Mekânı Algılama Becerisi.

CanlandırmaEğitim araçlarıHaritalar+7
Volkan Aktürk
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mekan - müzik ilişkisi ve İzmir'deki türkü barlar

Mekân, içinde hareketli unsurlar olmadan bir anlam ifade etmez. Bundan dolayı mekâna anlam kazandıran unsurları incelemek gerekir. Böylece mekâna yüklenen anlam ortaya çıkarır. Türkü Barlar günümüzde `Türkü' dinlemek için seçilen en önemli canlı performans mekânıdır. Bu mekânlar dekorasyonu, izlerkitlesi, müzisyenleriyle kendilerine ait bir kimlik sergiler. İzmir genelinde ismi bilinen Nektar, Renkahenk, Espere, Park Clup, Munzur Türkü Evi, Grand Ezgi Türkü Restaurant ve Kuartz ve Ti Amo' dur. Tüm mekânlar birbirlerine hem benzer hem de farklı özelliklere sahiptir. Onları kimliklendiren ve diğerlerinden ayıran önemli farkları vardır. Sözgelimi Nektar Barın caz günleri düzenlemesi, şiir dinletilerine yer vermesi, işletmecisinin Türkü Bar adını kabul etmemesi, Munzur Türkü Evi'nin adının Munzur yöresinin ismini duyurmak amacıyla konulmuş olması, Grand Ezgi Türkü Restaurant'ın kendine ait kuralları olması gibi. Diğer mekânlarda kimi adı ile kimisi izlerkitlesi ile anlam kazanır. İzmir Türkü Barlarına anlam kazandıran bu farklılıklarıdır.

MekanMekansal algıMüzik+2
Binnur Metin
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2006
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

9. sınıf öğrencilerinin coğrafya dersinde mekânsal biliş becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 9. Sınıf öğrencilerinin coğrafya dersinde mekânsal biliş düzeylerinin tespit edilmesidir. Araştırmada mekân bilişinin ana konuları olan konum, rota ve mekân organizasyonu bilgilerinin öğrencilerdeki düzeyi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. 10 öğrenci ile yapılan çalışma 7 hafta boyunca, Ağrı ili merkez ilçesinde bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde geçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerine göre desenlenen bu araştırma gözlem, görüşme ve doküman analizi yöntemleri kullanılarak yapılmış bir durum çalışmasıdır. Araştırmada rota, konum ve mekân organizasyonu bilgilerini ölçmek için, 1 adet rota bilgisi tespit aracı, 4 adet konum bilgisi tespit aracı, mekân organizasyonu bilgisini ölçmek için model çevre çalışması uygulanmıştır. Uygulama sonrası öğrencilerin yapılan çalışmayla ilgili duygu ve düşüncelerini değerlendirebilmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Uygulanan ölçme araçları analiz edilerek şu bulgulara ulaşılmıştır: Rota tarif etme düzeylerinde öğrencilerin %40'ının "çok iyi" düzeyde rota becerisine sahip olduğu, toplam konum puanlarına göre %90'ının "iyi" seviyede iken, %10'unun "orta" seviyede olduğu tespit edilmiştir. Toplam mekân organizasyon puanlarına göre seviyelerine baktığımızda, %60'ının "iyi", %40'ının "orta" seviyede olduğu belirlenmiştir. Bu bilgilere dayanarak öğrencilerin lise eğitimine "mekânsal biliş" becerisini tam olarak kazanamadan geldikleri, yaşadıkları yakın çevre de dâhil olmak üzere mekânsal bilişlerinde büyük eksiklikler olduğu görülmüştür. Yaşadıkları yeri ve çevresini tarif etmede, çevre iller ve ülkeleri konumlandırmada oldukça başarısız oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, Konum, Mekânsal Biliş, Mekân Organizasyonu, Rota.

CoğrafyaCoğrafya dersiCoğrafya eğitimi+6
Bahar Çankırılıoğlu
Ağrı İbrahim Çeçen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1960 sonrası sanatta cinsiyet kavramı üzerinden mekân algısı

Mekânların geçmişten günümüze dek bedenlerle gerilimli bir ilişkisi olmuştur. Yerleşik hayata geçişle birlikte zamanla mekânlar, bedenlerin denetlenip yönetilmesinde iktidar aracı olarak şekillenmeye başlamıştır. Tarih boyunca kadın ve erkek ise cinsiyetleri açısından antropoloji, metafizik, psikanaliz, felsefe ve sanat gibi farklı disiplinlerin konusu olmuştur. Tarih öncesi dönemden günümüz ataerkil toplumuna değin kadın ve erkek, cinsiyetleri doğrultusunda mekânla olan ilişkileri de güç ve iktidarla doğrudan bağıntılı olarak varlık göstermiştir. Yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte doğurganlığından ötürü içe kapanmaya mahkum edilen kadın, evi dişil bir mekân olarak sahiplenmiştir. Erkek ise kamusal alanın hakimiyetini alarak, mekânları eril gücün göstergelerine dönüştürmüş ve mekâna dair tahakküm sınırlarını günümüze değin genişletmiştir. Dolayısıyla tarihsel süreç içerisinde cinsiyetli mekân algısının sanata yansıması da kaçınılmaz olmuştur. Güç ve otoritenin temsili olarak kabul edilen pek çok portre ve büstte olduğu gibi kamusal mekanları, sarayları, şatoları, savaş sahnelerini konu alan sanat eserleri eril bir gücün görünürlüğü üzerine biçimlenirken, evin içi özellikle yatak odası ve mutfak gibi kadınla özdeşleştirilen mekânlar da dişinin kutsallığı ya da cinselliği üzerine biçimlenmiştir. Bu çalışmada; mekânın tanımlarından yola çıkarak mekânın işlevsellikleri ile cinsiyet arasındaki ilişkiler tespit edilmeye çalışılmış ve sanat tarihi üzerinden konu kapsamında eserler incelenmiştir. Cinsiyet ve mekân kavramlarının çağdaş sanat üzerine etkileri referans alınan sanatçıların yapıtları üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır.

AidiyetCinsiyetEril tahakküm+6
Sevda Gök
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital medyumların 21. yüzyıl sanat pratiklerinde mekan yaratımına ve algısına etkisi

Dijital devrim, günümüzde birçok alanı etkilediği gibi sanat pratiklerinde de gün geçtikçe gelişmeye ve yaygınlaşmaya devam etmektedir. Özellikle dijital medyumlarla birlikte yapıtın plastik çözümlemesinde yeni imkanların açığa çıkması, disiplinler arası çalışmaya elverişli olması, yeni mekan çözümlerini olanaklı kılması ve kavramsal olarak yeni sorgulamaların önünü açmasıyla sanatçılar açısından ilgi görmektedir. Ayrıca ağ bağlantılarıyla fiziksel mesafeleri kısaltması; sanal ve arttırılmış gerçeklikler ile somut ve soyut arasındaki algısal sınırları yumuşatması; gerçek ve sanal mekanlar arasında konumlanabilmesi açısından dijital medyumlar, izleyiciye yeni sanat deneyimlerinin de kapısını aralamaktadır. Dijital mekanları inşa eden medyumun yapısı evrensel bir dil olan bilgisayar yazılımlarıyla meydana gelmektedir. Bu durum dijital medyumlarla yaratılan sanat pratiklerini ve bu pratikleri kapsayan mekanı kod özelinde birleştirmiştir. Bu bağlamda dijital sanat pratikleri malzemenin değil kavramsal bağlamın tabanında bütünleşmiştir. Aynı zamanda kod dizilimi, yapıtın bulunduğu mekanı yeniden üretilebilir kılmaktadır. Eserin yeniden üretimini ve global ölçekte eş zamanlı olarak eserin görüntülenmesinin önünü açan bu kod dizilimi, dijital mekanda gerçekliğin kurgulanabilir yapısını da oluşturmaktadır. Kurgulanan mekanda yapıt, ancak izleyicinin dünyayı algıladığı duyulara nüfus etmesiyle görünür olabilir. Bu nedenle bir köken ve gerçeklikten yoksun dijital mekanlar, konstrüktivist bir tavırla gerçekliği simülasyon bağlamında yeniden kurgulamaktadır. Bu bağlamıyla dijital mekanların kod ile kurgulanması sağlayan medyumlar, gerçek ve düşselin birbiri içerisinde kaybolduğu yeni alanlar açmıştır.

FalcılıkMedyumMekansal algı+7
Mert Aldinç
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular