Stability

Bu konu başlığı altında 148 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Tek gecikme içeren reaksiyon-difüzyon sistemleri için hopf çatallanma analizi algoritması ve uygulamaları

Bu tezde, tek gecikme içeren ve Neumann sınır koşullarına sahip reaksiyon-difüzyon denklem sistemlerinin bir sınıfında gecikme teriminin değişimine bağlı olarak ortaya çıkan periyodik çözümlerin varlığı ve özellikleri analiz edilmiştir. Bunun için, gecikme terimi çatallanma parametresi olarak alınıp bahsi geçen sistem sınıfında Hopf çatallanmanın ortaya çıktığı koşullar belirlenmiştir. Bu şekilde varlığı garanti edilen periyodik çözümlerin özelliklerini belirlemek için ise sistem merkez manifolduna indirgenmiştir. Aynı sınıfa ait farklı problemler için bu adımların tekrarını engellemek amacıyla bir algoritma oluşturulmuştur. Bu algoritma, Hopf çatallanma varlık analizini sadece sistemin karakteristik denkleminin katsayılarını kullanarak ve yön analizini ise sadece sistemdeki fonksiyonların Taylor serilerindeki birinci ve ikinci mertebeden türevlere karşılık gelen katsayıları kullanarak tamamlamayı sağlayacak koşullar ve formüllerden oluşmaktadır. Böylece, bu tez çalışması ile tek gecikme içeren reaksiyon-difüzyon denklem sistemlerinin bahsi geçen sınıfı tamamen analiz edilmiştir. Elde edilen algoritma ile bu sınıfa ait dört farklı problemin Hopf çatallanma analizleri yapılmış ve böylece algoritmanın uygulanabilirliği gösterilmiştir. Ayrıca bu problemler ile difüzyon teriminin sistemlerin dinamiği üzerindeki etkisi tartışılmıştır.

KararlılıkKararlılık analizi
Şeyma Kayan
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medya'nın yatırımcı davranışları üzerindeki etkisi: Türkiye piyasalarında 15 Temmuz'dan günümüze yatırımcı davranışları üzerine bir çalışma

Bu çalışma, Türkiye'de 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası Türkiye ekonomisinin ve Türkiye piyasalarında faaliyet gösteren yerli ve yabancı yatırımcıların algısının medya tarafından etkilendiğini aktarmayı amaçlamaktadır. Özellikle sosyal medya gibi yeni jenerasyon medya platformlarının yaygınlaşması, bilgiye olan erişimi hiç olmadığı kadar hızlanmıştır. Bu hız ile beraber aktarılan verilerin doğruluğu her geçen gün azalmaktadır. Bütünüyle bu hal, yatırımcıların ekonomi algısını bozmakta ve yatırım kararlarını olumsuz etkilemektedir. Bu durumun, yatırımcı davranışlarını ekonomi için olumsuz yönde etkilemesinin temel sebebi, şeffaf veri akışı olmayan bir piyasada belirsizliklere sebebiyet vermesidir, bu belirsizlikler yatırımcıların bireysel karar vermelerini engellemekte ve sürü davranışı sergilemelerine neden olmaktadır. 15 Temmuz'u takip eden süreçte, medya, Türkiye ekonomisi ve ülke istikrarı için belli yönlerden faydalı olmuş, ancak bu fayda bu platformlarda yayılan çeşitli olumsuz verilerin ve bilgilerin, negatif etkisinde gölgelenmiştir. Bu çalışmanın ulaşmak istediği hedef, medyanın yatırımcı davranışları üzerinde ciddi bir etkisinin olduğunu kanıtlamaktır. Bu bağlamda literatürde benzer bir çalışmanın olmaması sebebiyle, literatürdeki bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

MedyaSosyal medyaTürk ekonomisi+5
Emre Bilgiç
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Coalition formation through multilateral bargaining in an oligopolistic industry

Our thesis is concerned with coalition formation in an oligopolistic industry, the stability of coalitions, and the induced welfare. The central axis of our work focuses on industrial organization. However, we draw heavily from the bargaining theory literature both to model coalition formation and to measure its sustainability. To this end, we apply Bennett and Houba's (1992) stability conditions. We show that in our model, there is no stable industry structure for most of the cost settings, but when there is, it is most likely the grand coalition. And not surprisingly, for the firms that produce, decreasing cost levels raise welfare.

Economic policiesIndustryIndustry sector+6
Bilgehan Yurtcan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Atık taban küllerinin stabilizasyon/solidifikasyon yöntemiyle harçlarda kullanılabilirliği

Kömürün yanması sonucu uçucu kül, cüruf, taban külleri gibi çeşitli atıklar oluşmaktadır. Atık taban külleri (ATK), yakma kazanlarının diplerinde oluşan iri boyutlu katı kalıntıyı temsil etmektedir. Bu oluşan taban küllerinin depolanması sırasında yüksek alan ihtiyacı ve sızma ile çevreye verebileceği zararlar önemli çevresel problemlerdendir. Bu atıkların stabilizasyon/solidifikasyon (S/S) yöntemi ile harç/beton üretiminde çimento veya kum ikamesi olarak kullanımı son yıllarda çalışılan önemli konulardandır. Çimento üretiminin çeşitli çevresel etkilerinin (sera gazları) ve maliyetinin yüksek olmasından dolayı çimento kullanımının azaltılması ve yerine ikame olabilecek malzemelerin belirlenmesi ve ayrıca kumun da doğal bir mineral olmasından dolayı kum kullanımının yerine ikame edilebilecek maddelerin değerlendirilmesi de çevresel açıdan önem teşkil etmektedir. Bu çalışma ile çimento ve kum kullanımının azaltılması, Trakya Bölgesi'nde oluşan ATK'lar için gerekli olan depolama alanlarının azaltılması ve S/S yöntemi ile ATK'ların belli oranlarda çimento ve kum ile yer değiştirerek harç/beton kullanımı gibi çeşitli amaçlarla kullanılabilirliğinin sağlanması ile inşaat sektöründe ekonomik bir girdiye dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Çalışma sonuçlarında S/S yöntemi ile ATK'nın belli oranlarda çimento ve kum yerine kullanılabileceği ortaya konmuştur. Ayrıca üretilen harçların sızma testi ile oluşturacakları toksisite değerlerinin de maksimum değerleri aşmadığı görülmüştür.

HarçTaban külüÇimento+1
Gülbahar Günay
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katı atık sahalarında duraylılığın incelenmesi

Günümüzde çevre problemlerinin en önemlilerinden biri atıkların depolanmasıdır. Yanlış depolama yöntemi yüzünden yeraltı sularının kalitesinde büyük tehlikeler oluşmuştur. Vahşi depolama sahalarında halk sağlığı ve çevre kirliliğiyle ilgili problemler çoğunlukla daha yaygındır. Bu açık çöplükler birçok dezavantaja ve ciddi sağlık problemlerine de sebep olmaktadır. Bu sebeple daha önce depolama sahalarında oluşmuş yüzeysel kopmalara neden olan vakalar incelenmiştir. Bu depolama sahaları; Hekimbaşı depolama sahası (Türkiye), Dona Juana depolama sahası (Kolombiya), Gnojna Grora depolama sahası (Polonya), Hiriya depolama sahası (İsrail), Payatas depolama sahası (Filipinler) ve Xerolakka depolama sahası (Yunanistan). Bu çalışmada, kayma mukavemetini tahmin edebilmek için geri analiz yöntemi tercih edilmiştir. Analizler Plaxis 2D ve Plaxis 3D, Slide programlarında gerçekleştirilmiştir. Analiz verileri değerlendirilip düzenli depolama sahalarının nasıl olması gerektiği konusunda önerilerde bulunulmuştur. Depolama sahalarındaki şev göçmelerinin sebebi mühendislik kontrollerinin olmaması ve tasarım eksikliğidir. Özellikle günlük örtü serimi yapılmayan, sıkıştırmanın olmadığı, yanıcı ve zehirli gazların kontrol altında tutulmadığı sahalarda duraysızlıklar yaşanmıştır.

AtıklarDepolamaDolgu alanlar+6
Gökçe Buse Karaca
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The role of social-emotional stability in English among Iraqi kindergarteners

Nowadays, second language learning, among young learners, is considered as one of the main subjects in the field of education around the world. Much research dealt with this subject and focused on the processes of second language learning among young learners. Researchers were trying to understand and diagnose young language learners' strengths and weaknesses. They came up with some evidence that showed language aptitude, gender, age, creativity, and motivation were among the elements that made young students be different from other students. Unlike other research, this study aimed to identify the role of social-emotional stabilities among young learners in second language learning. We specifically examined the influences of these skills in the process of second language learning. For this study, Margret kindergarten was chosen, and thirty-three children were randomly selected who applied for an English language course in the kindergarten. Eighteen of the selected children were females while the rest were males, and the age of the participants was between 4-5 years old. At the beginning of the English course, a pretest was conducted to measure the children's social and emotional skills. After data collection, the finding showed a significant relationship between social-emotional skills and second language learning. Those students who showed a high level of social-emotional skills were more active in learning their second language and passed the test of English proficiency with high degrees, while those students who showed a low level of social-emotional skills could not pass the English language test or passed with low degrees

Language teachingIraqPreschool period+7
Ranjdar Hama Sharıf
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The international system or the state: What is the source of Turkey's national interest

This study examines the concept of national interest, which is defined as a guide that directs the foreign policy behaviors of states, at the level of the international system. The study basically claims that the stability and instability processes of the international system in a cyclical process are the main source that determines the interests of the nations. According to this claim, the international structure and order, which are the components of the stable international system, will build a certainty on the interests and behaviors of the states in the system. In other words, it can be assumed that the dominance of international systemic forces will shape or constrain the decision-making processes of states. Conversely, unstable international systems can be defined as periods that there is a high degree of uncertainty in world politics due to challenges to the established international structure and order. In such periods, it can be stated that systemic uncertainties will alleviate the pressure on states, and thus, the power capacities of states will be the main factor to determine the source of national interests. In this context, the thesis is basically divided into three parts. First, the literature review reveals other alternative approaches that can be considered as a source of national interest. The second part, on the other hand, discusses the stable and unstable periods of the international system, which is the main subject of the thesis, and explores how and in what way these periods affect the national interests of the states. The third part of the thesis examines the Turkish foreign policy from 1999 to 2020 and exhibits the role of two distinct periods of the international system in determining the interests of nations. Keywords: Instability, International System, National Interest, Stability, Turkish Foreign Policy

Turkish foreign policyNational interestInternational policy+3
Kerem Akıl
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğrusal olmayan RLC devrelerinin kararlılık ve pasiflik analizi

Bu tez çalışmasında, sistemlerin kararlılığı ve pasifliği hem teorik açıdan hem de uygulamalı olarak kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Literatürde yer alan bazı nonlineer (doğrusal olmayan) elektrik devreleri ve mekanik sistemler uygulama olarak seçilerek; bu sistemlerin karalılık, global asimptotik kararlılık (GAS) ve pasiflik durumları Lyapunov'un direct (ikinci) metodu kullanılarak incelenmiştir. İncelenen her bir nonlineer sistem için uygun bir Lyapunov fonksiyonu inşa edilmiştir. Ayrıca sistemlerin enerjileri ile pasiflikleri arasındaki ilişki, Lyapunov fonksiyonları kullanılarak gösterilmiştir. Dahası, farklı türdeki dinamik sistemlerin matematiksel olarak elektrik devrelerine modellenerek kararlılık ve pasiflik analizlerinin yapılabileceği ispat edilmiştir. Analiz edilen her bir sistem için, MATLAB programı kullanılarak sonuçlara ait benzetim çalışmaları elde edilmiştir ve elde edilen bu benzetim çalışmaları teorik sonuçlar ile karşılaştırılmıştır.

Asimptotik kararlılıkDoğrusal olmayan devrelerKararlılık+2
Nezir Kadah
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Siyasal istikrar perspektifinden ekonomi ve siyaset ilişkisi: Türkiye analizi

Siyasi istikrar, genel olarak ülkelerin siyasi yönelimlerindeki süreklilik olarak tanımlanabilir. Bu kavram genel olarak o ülkedeki sistemin değişkenlik göstermesinin önüne geçilmesini ve siyasi duruş sergileme becerisi kazanmasını sağlar. Ülkeler, siyasi istikrar sayesinde jeopolitik ve jeostratejik duruşlarına ek olarak küresel meselelerde ortak ve sürekli bir bakış açısı geliştirmesini de sağlar. Aslında siyasi istikrarın direkt etkilediği belki de en önemli alan ekonomilerdir. Ülkeler, genel olarak siyasi istikrar ile birlikte ekonomik yatırım ve cazibe merkezi olmayı hedefler. Zira yatırımcılar ve sermaye genel olarak istikrarın sağlandığı ülkelere doğru yönelir. Yatırımcı, "güvenli liman" olarak değerlendirecek ülkelere ve onların ekonomik enstrümanlarına odaklanır. Bu da, o ülkede istikrarın sağlanması ile belirlenir. Söz gelimi, bir ülkede siyasi figürlerin sürekli değiştiği bir ortamda, sürekli olarak farklı uygulamalar, yatırımcıların kaçmasına deyim yerinde ise ürkmesine neden olabilir. Bu da doğal olarak ülkenin ekonomileri ve risk primleri açısından oldukça büyük riskleri meydana getirir. Dolayısı ile Türkiye gibi ülkelerde siyasi istikrar son derece önemlidir. Zira gelişmekte olan ülkelerde ilk önce bakılan durum, siyasi istikrardır. Gelişmekte olan ülkelerde ise siyasi istikrar çok da önemli değildir, zira partiler ve aktörler değişse de sistem süreklidir. Anahtar Kelimeler: İstikrar, Siyaset, Siyasi İstikrar, Ekonomi Yatırım, Türkiye

EkonomiSiyasal istikrarSiyaset+3
Hakan Akdağ
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinde romantik ilişki istikrarının yordayıcıları olarak bağlanma ve benlik değişimi

Üniversite öğrencileri ile yapılan bu çalışmanın birinci amacı üniversite öğrencilerinde bağlanma ve benlik değişiminin ilişki istikrarını yordayıp yordamadığı iken; ikincisi cinsiyete, yaşa ve ilişki süresine göre ilişki istikranın değişip değişmediğini incelemektir. Araştırma grubu en az 6 aydır romantik ilişkisi olan üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplayabilmek amacıyla İlişki İstikrarı Ölçeği, Türkçe Romantik İlişkilerde Benlik Değişimi Ölçeği, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada üniversite öğrencilerinde benlik değişimi ve bağlanmanın ilişki istikrarını yordama gücünü belirlemek amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Katılımcıların ilişki istikrarı düzeylerinde cinsiyet ve yaşa göre fark olup olmadığını belirlemek için bağımsız gruplar için t testi yapılmıştır. İlişki istikrarı düzeylerinde romantik ilişki süresine göre fark olup olmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis-H kullanılmıştır. Analizden elde edilen bulgulara göre üniversite öğrencilerinin benlik genişlemesi, benlik daralması, kaygılı bağlanma ve kaçınmacı bağlanma düzeyleri ilişki doyumunu anlamlı düzeyde yordarken; benlik genişlemesi, benlik kirlenmesi, benlik daralması ve kaygılı bağlanma seçeneklerin niteliğini değerlendirme düzeyini anlamlı düzeyde yordamaktadır. Benlik genişlemesi, benlik daralması, benlik kirlenmesi, kaygılı bağlanma ve kaçınmacı bağlanma ilişki yatırımı düzeyini anlamlı düzeyde yordarken; benlik genişlemesi, benlik daralması, benlik kirlenmesi ve kaçınmacı bağlanma bağlanımı anlamlı düzeyde yordamaktadır. Ayrıca ilişki doyumu ve ilişki yatırımı düzeylerinde cinsiyete göre anlamlı olarak fark varken; ilişki doyumu, ilişki yatırımı ve bağlanım düzeylerinde devam eden romantik ilişkinin süresine göre anlamlı fark vardır. Ancak ilişki istikrarının alt ölçekleri yaşa göre anlamlı bir fark göstermemektedir. Elde edilen bulgular ilişki istikrarına ilişkin literatür doğrultusunda tartışılarak yorumlanmış ve araştırmacı ve uygulamacılara öneriler sunulmuştur.

BağlanmaBenlikBenlik farklılıkları+7
Ayşegül Özsolak
Hacettepe University
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The success of the monarchy in achieving stability during crises. Case of Morocco fighting against COVID 19 pandemic

The thesis aims to examine the role of the Moroccan monarchy in achieving stability during the COVID-19 pandemic crisis. The thesis is motivated by the need to understand how effective leadership and governance strategies can help countries overcome crises such as pandemics and maintain stability in challenging times. The COVID-19 pandemic has had a significant impact on Morocco, affecting the economy, public health, and social stability. The Moroccan government, led by the monarchy, has implemented several policies and measures to diminish the impact of the pandemic and ensure stability. These measures include the declaration of a state of emergency, the mobilization of resources, and the communication strategies used to inform and educate the public. The thesis's findings will contribute to the understanding of how effective leadership and governance can help countries overcome crises such as pandemics. The research will provide insights into the role of the monarchy in achieving stability during the COVID-19 pandemic crisis and help policymakers develop effective strategies to mitigate the impact of future crises. The research also has implications for the broader field of leadership and governance, as the findings can inform the development of effective crisis management strategies

COVID 19MoroccoCrisis+4
Fatima Zeyad Saleh Alqasanıeh
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin karar stratejilerinin farklı karar durumlarında incelenmesi

Bu araştırma ile lise öğrencilerinin rasyonel, sezgisel, kararsız ve bağımlı karar stratejilerini kullanmalarıyla, karar durumlarını ifade eden analitik, davranışsal, direktif ve kavramsal durumlarda verdikleri kararlar arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karar stratejilerini ve karar durumlarını ölçmek üzere iki ölçek hazırlanmış, ölçeklerden alınan puanlar cinsiyet, sınıf ve sosyoekonomik düzeye göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu liselerde öğrenim gören, 216'sı kız 211'i erkek toplam 427 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma grubu uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan Karar Stratejileri Ölçeği, Karar Durumları Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Faktör yükleri, madde güçlük ve ayırıcılık katsayıları, güvenirlik katsayıları ve F değerleri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda farklı karar verme stratejilerini kullananların, farklı karar durumlarındaki puan ortalamaları arasında fark bulunmamıştır. KDÖ'de kızların davranışsal boyutta erkeklerden; 10. sınıfların direktif ve davranışsal durum puanlarının 9. ve 11. sınıflardan; 12. sınıf puanlarının da 11. sınıf puanlarından daha yüksek oldukları görülmüştür. 10. sınıf analitik durum puanı 9., 11. ve 12. sınıflardan, 11. sınıf kavramsal durum puanı 9. sınıf puanlarından daha yüksektir. Sosyoekonomik düzeyi düşük öğrencilerin analitik puanları orta öğrencilerin puanlarından, davranışsal durum puanlarının da orta ve yüksek düzeydeki öğrencilerden yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca KSÖ'de erkeklerin rasyonel, kızların bağımlı ve kararsız strateji puanlarının; yüksek olduğu; 9. Sınıf öğrencilerinin 10. sınıfa göre kararsız puanlarının daha düşük olduğu; sosyoekonomik düzeyin dört boyutta da farklılaşmadığı bulunmuştur.

Karar vermeKarar verme stratejileriKararlılık+7
Gözde Tekbaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal gelişmişlik, yasal haklar ve fiyat istikrarı

Bu çalışmanın amacı, yasal hakların ve fiyat istikrarının, finansal gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini analiz etmektir. Bu amaçla, 116 ülkede 2004-2012 dönemi için yasal hakların, fiyat istikrarının, bilgi paylaşımının ve ekonomik büyümenin finansal piyasalar üzerindeki etkisi ampirik olarak incelenmiştir. Analiz sonuçları, yüksek bir finansal gelişmenin güçlü yasal haklarla, daha fazla kredi bilgisiyle, bilgi paylaşım kurumlarının varlığıyla ve daha yüksek ekonomik büyümeyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

Ekonomik büyümeFinansal gelişmeFiyat istikrarı+5
Bünyamin Özkür
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye`de 2000 sonrası istikrar arayışları ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkiler

Türkiye ekonomisi yaklaşık çeyrek yüzyıldır kronik yüksek enflasyonlu bir süreç yaşamaktadır. Devam eden kamu açıklan, siyasi istikrarsızlık, ideolojik kutuplaşma ve çarpık toplumsal bölüşüm gibi olumsuzluklar bu süreci beslemiştir. 1 Ocak 1996'dan itibaren uygulanmakta olan Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği'ne tam üyelik konusundaki gelişmeler enflasyonla mücadele sürecini hızlandırmıştır. Spekülatif eğilimleri arttırarak reel ekonomiyi olumsuz etkileyen enflasyon öncelikle çözülmesi gereken bir sorun halini almıştır. Bu sebeple bu çalışmada artık sağlam ve istikrarlı bir ekonomik yapı oluşturmak isteyen Türkiye'nin son yıllarda uyguladığı istikrar tedbirleri ve Uluslararası Para Fonu ile ilişkileri değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın birinci bölümünde Uluslararası Para Fonu (IMF) hakkında bilgi verilmiş ve dönemler itibariyle Türkiye-Uluslararası Para Fonu (IMF) ilişkileri anlatılmıştır. İkinci bölümde, Enflasyonla Mücadele Programı hakkında bilgi verilmiş, programın 2000 yılı performansı ve bu yılı izleyen süreçte yaşanan finansal krizler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ve sonuçlan ile 4 Şubat 2002 tarihli Niyet Mektubu analiz edilmiştir.

Ekonomi politikalarıIMFParasal programlama+3
Nilay Emine Yaşın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kura dayalı istikrar politikalarının etkinliği: 1990-2000 Türkiye örneği

DOKTORA TEZ ÖZÜ KURA DAYALI İSTİKRAR POLİTİKALARININ ETKİNLİĞİ: 1990-2000 TÜRKİYE ÖRNEĞİ Oğuz YILDIRIM İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ağustos 2002 Danışman: Prof. Dr. Kemal YILDIRIM Enflasyonun süreklilik gösterdiği ülkelerde, temel makroekonomik değişkenlerde yapılan düzenlemelerin enflasyonun düşürülmesinde yeterli olmadığı gözlenmektedir. Bu nedenle enflasyonu düşürmeye yönelik istikrar politikası uygulamaları, enflasyon beklentilerine yön verecek bir nominal çıpanın kullanılmasını gerektirmektedir. Kronik enflasyon yaşayan ülkelerde uygulanan istikrar programlarının bir çoğunda, döviz kuru nominal çıpa olarak seçilir. Döviz kurunun nominal çıpa olarak seçildiği ve sabit tutulduğu programlara "kura dayalı istikrar programlan" denir. Çalışmanın amacı; döviz kurunun nominal çıpa olarak kullanıldığı kura dayalı istikrar politikalarının teorik çerçevesi içinde, daha önce benzer ekonomik krizler yaşamış ve ardından bu tür programları uygulamış ülke deneyimlerinden de faydalanarak, 1990-2000 döneminde Türkiye ekonomisinin yaşadığı krizleri ve uygulanan kura dayalı istikrar programlarını incelemek, bu çerçevede satınalma gücü paritesini test ederek, kura dayalı istikrar programlarının adı geçen dönemde ekonomi politikaları üzerinde etkin olup olmadığını araştırmaktır. Çalışmanın ekonometrik uygulama kısmında, Türkiye ekonomisinin 1990-2000 yıllarını kapsayan dönemde uygulanan kura dayalı istikrarIll politikalarının ekonomik faaliyetler üzerindeki etkinliği, ölçülmüş ve bu dönemde satınalma gücü paritesinin geçerliliğini test etmek için, satınalma gücü paritesinin en kısıtlı hali olan reel döviz kurunun zaman serisi özellikleri birim kök testleri kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, yüksek enflasyonun yaşandığı Türkiye ile göreceli olarak düşük enflasyonun gözlendiği ABD verileri kullanılarak 1990-2000 dönemi için satınalma gücü paritesi test edilmiş ve böyle bir iktisadi ilişkinin varlığı, yapılan birim kök testi sonucunda reddedilmiştir. Dolayısıyla Türkiye'de 1990-2000 döneminde kura dayalı istikrar politikaları ekonomik faaliyet üzerinde etkin değildir. Bu dönemde Türkiye ekonomisindeki yanlış uygulamalar ekonomik krizlerle sonuçlanmış ve alınan kura dayalı istikrar tedbirleri de başarıya ulaşamamıştır. Bu durumda döviz kurunun nominal çıpa olarak seçilmesinin başarısız olması, karar alıcı birimleri enflasyonun kendisini nominal çıpa olarak seçmeye yöneltmiştir. Bu bağlamda döviz kuruna ancak kısa vadeli sınırlı müdahaleler olacak, bundan sonra Türkiye'de uygulanacak programın enflasyonu düşürme politikasında, çıpa görevini enflasyonun kendisi üstlenecektir.

Döviz kuru politikalarıEkonomiEkonomi politikaları+4
Oğuz Yıldırım
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pervaneli, hafif, ulaştırma sınıfı uçaklarda ağırlık merkezi yeri tayini ve deneysel uygulaması (weight and balance)

ÖZET Yüksek Lisans Tezi PERVANELİ, HAFİF, ULAŞTIRMA SINIFI UÇAKLARDA AĞIRLIK MERKEZİ YERİ TAYİNİ ve DENEYSEL UYGULAMASI (WEIGHT and BALANCE) KADİR ARMUTLU Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Sivil Havacılık Anabilim Dalı Danışman: Prof.Dr.Hidayet BUĞDAYCI 2002, 89 sayfa Bu çalışmada pervaneli, hafif, ulaştırma sınıfı uçaklarda ağırlık merkezi yerinin belirlenmesi için geliştirilmiş olan uçak ağırlık merkezi hesaplama yolları ve teknikleri incelenmiştir. Yapılan bu inceleme doğrultusunda Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulunda bulunan bu konu ile ilgili malzeme ve cihazlar araştırılmış, bu cihazların faaliyeti kontrol edilmiş, bu cihazlar kullanılarak Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksek Okulunda bulunan uçaklardan birinin ağırlığı ölçülmüş, uçak ağırlık merkezi yerinin hesaplanması ve gerekli olan ağırlık ve denge raporlarının otomatik olarak hazırlanması ve saklanması için bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Yapılan bu çalışmalar sonunda ağırlık ölçümü yapılan uçak için değişik yükleme şartları için ağırlık merkezinin yer değiştirme miktarı belirlenmiş ve bu uçağa ait uçak yükleme kartı hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Uçak, Ağırlık ve Denge, Ağırlık Merkezi, Kararlılık

Ağırlık merkeziDengeKararlılık+1
Kadir Armutlu
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Pandemi sürecinde ülkelerin uyguladıkları istikrar politikalarının karşılaştırılması

Dünya tarihinde, kitlesel ölümlere neden olmasının yanında ekonomik aktiviteyi sarsıcı biçimde etkileyen birden fazla salgın hastalık meydana gelmiştir. Önceki salgınlarla kıyaslandığında emsalsiz olduğu düşünülen koronavirüs ise Çin'de, 2019 yılı noktalanırken ortaya çıkarak ülke sınırlarını aşmış, kısa sürede pandemi niteliği kazanmıştır. 2020 yılının başlarında vakaların ivedi bir şekilde yayılması, seyahat yasakları başta olmak üzere, ülkeleri sıkı kısıtlama tedbirleri almaya yöneltmiştir. Uygulanan kısıtlamalar, küresel ekonominin seyrini negatif yönde etkilemiştir. Ekonomi, eş güdümlü olarak arz ve talep şokuyla karşı karşıya kalmıştır. Üretimde aksaklıklar meydana gelmiştir. Dış ticaret sekteye uğramıştır. Küresel tedarik zinciri kırılma noktasına ulaşmıştır. İşletmelerin kapanması işsizliği tetiklemiştir. Turizm başta olmak üzere birçok sektörde kayıplar yaşanmıştır. Ülke ekonomileri daralmıştır; nitekim, ekonominin krize sürüklenmesi kaçınılmaz olmuştur. Ülkeler, meydana gelen ekonomik krize karşı, acil olarak genişleyici para ve maliye politikalarını devreye alarak pandeminin ekonomi üzerindeki negatif etkileriyle mücadele etmeye çalışmıştır. Bu çalışmanın amacı, Covid-19 pandemisinin ekonomiye olan etkilerinin belirlenmesi ve seçili ülkelerin bu etkilere yönelik aldığı istikrar politikalarının karşılaştırmasını yaparak, makroekonomik göstergeler üzerindeki etkinliğini betimsel analiz yöntemiyle incelemektir. Anahtar kelimeler: Covid-19, pandemi, salgın, para politikası, maliye politikası, makro ihtiyati politika

COVID 19Makro ihtiyati politikalarPandemiler+3
Remziye Önsüren
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Geliştirilmiş yapay sinir ağı algoritmaları ve uygulamaları

Bu tez çalışmasında, ilk önce deterministik kuadratik performans fonksiyonu durumunda momentumlu gradyan düşümü algoritmasının kararlılığı ve yakınsama hızı incelenmiştir. Teorik incelemeler sonucunda, hızlı yakınsamayı sağlayan etkin öğrenme oranı ve momentum faktörü formülleri, Hessian'ın en büyük ve en küçük özdeğerlerini kullanarak belirlenmiştir. Bu yaklaşım rassal olarak oluşturulan kuadratik test problemleri üzerinde denenmiş ve etkin öğrenme parametreleriyle çalışan algoritmanın diğer geleneksel momentumlu gradyan düşümü algoritmalarından daha üstün performans gösterdiği gözlenmiştir. Kuadratik performans fonksiyonu için elde edilen etkin öğrenme parametreleri, hatanın, ağ ağırlıklarının herhangi bir doğrusal olmayan fonksiyonu olduğu genel duruma uyarlanmıştır. Genel durumda etkin parametrelerle çalışacak momentumlu gradyan düşümü algoritmasının dört farklı versiyonu önerilmiştir. Geliştirilen algoritmalar gerçek veri kümesine sahip güncel test problemleri üzerinde diğer geleneksel gradyan düşümü algoritmaları ile karşılaştırılmıştır. Etkin öğrenme parametreli algoritmaların, diğer geleneksel gradyan düşümü algoritmalara göre genelde daha iyi yakınsama performansı gösterdiği gözlenmiştir.

Geri yayılım ağlarıKararlılıkMomentum+1
Engin Taş
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fiyat istikrarının sağlanmasında para ve maliye politikaları ve fiyat düzeyi mali teorisi

Makro ekonomik politikaların amaçları arasında fiyat istikrarını gerçekleştirmek son yıllarda üzerinde fikir birliğine varılan amaç olarak dikkat çekmektedir. Bu amacı gerçekleştirmek için, merkez bankalarına her türlü hükümet baskısından ve müdahalesinden uzak kalabilmesi için araç ve amaç bağımsızlığı verilmektedir. Geleneksel bir bakış açısıyla değerlendirilen bu amaç doğrultusunda uygulanan para politikası uygulamaları parasalcı yaklaşımın bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir.Diğer yandan maliye politikasının fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisi son yıllarda yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Para politikası uygulamalarının tek başına fiyat istikrarının sağlanabilmesi için yetersiz kalacağını ve maliye politikası ile uyumlu bir para politikası uygulanması gerekliliği üzerine vurgu yapılmaktadır. Maliye politikalarının fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkisini kamu borç stoğuna bağlayan ve maliyeci yaklaşım olarak adlandırılan Fiyat Düzeyi Mali Teorisi, geleneksel yaklaşımın tersine ekonomik rejimin Ricardocu olmayan bir yapı sergilediği durumlarda maliye politikalarının ve özellikle kamu açıklarının enflasyonun belirleyicisi olacağını savunmaktadır.Çalışmada 1989?2007 dönemine ait üçer aylık veriler kullanılarak Türkiye Ekonomisinde iktisadi rejimin Ricardocu mu yoksa Ricardocu olmayan özellikler mi gösterdiği VAR modeli ile analiz edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar, özellikle 2000 dönemi sonrasında maliye politikası baskın (dominant) bir rejimin varlığını desteklemektedir.

FiyatFiyat düzeyiFiyat istikrarı+6
F. Zişan Kara
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Foreign direct investment and macroeconomic stability: The Turkish case

This study investigates the relationship between foreign direct investment (FDI) and macroeconomic stability for Turkey. To represent the macroeconomic stability, two main variables are examined. The first of these is inflation rate that represents the economic stability in real sector and the second one is real exchange rate representing the stability in the financial sector. In addition to these variables; market size, openess to trade and financial development variables are used as control-transmission variables. Used data are mothly and include the term from 2003 January to 2015 April. Emprical methods used in the study are unit root tests, cointegration analyses, VECM model and Granger causalitytest. Obtained emprical results show that fluctuations in inflation and real exchange rate have a negative and permanent effect on FDI which means that instabilities occured in real and financial markets negatively affect the inward FDI. Therefore, Turkey which has enough potential to attract FDI, has to provide stabilitiy in its macroeconomic indicators to attract more amount of FDI.

Foreign direct investmentsEconomic stabilityMacro stability+6
Merve Altın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ekonomik politika belirsizliği ve politik istikrarsızlığın makroekonomik değişkenler üzerine etkisi

İktisat biliminde belirsizlik, teorik olarak gerçekleşen onca gelişmelere rağmen hala üzerinde tartışılan bir kavram olarak yerini korumaktadır. Belirsizliğin bu kadar çok tartışılmasının arkasında yatan unsur ise belirsizlik kavramının soyut iktisadi düşüncede sahip olduğu anlamsal ölçütlerin kavramsallaştırılamaması değil, belirsizlik kavramı ile ilgili bir fikir birliğinin oluşturulamamasından kaynaklanmaktadır. Belirsizlikle ilgili bir fikir birliğinin olmayışı ise bu kavramla ilgi farklı yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu çalışmada diğer belirsizlik indeksleri ile karşılaştırıldığında daha güçlü ve politik unsurları da içermesi nedeniyle Baker, Bloom ve Davis (2015)'in Amerika Birleşik Devletleri için geliştirmiş oldukları ekonomik politika belirsizliği (EPB) indeksi kullanılmaktadır. ABD'deki EPB'nin yanında gelişmekte olan ülkelerdeki politik istikrarsızlık göstergeleri de dikkate alınmaktadır. Çalışmada Keşfedici Faktör Analizi'yle 17 politik istikrarsızlık göstergesi kullanılarak politik istikrarsızlığın üç farklı boyutu ortaya çıkarılmıştır. Bu boyutlar şiddet ve gerilim, hükümet karşıtlığı ve protesto ve rejim içi istikrarsızlıktır. Dinamik Panel Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu kullanılarak gelişmekte olan ülkelerdeki politik istikrarsızlığın ve ABD'deki EPB'nin gelişmekte olan ülkelerdeki makroekonomik değişkenler üzerine etkisi incelenmektedir. Çalışmanın bulguları ABD'deki EPB'nin ve gelişmekte olan ülkelerdeki politik istikrarsızlığın üç farklı boyutunun enflasyon oranı ve doğrudan yabancı yatırımlar üzerinde farklı etkileri olduğunu ortaya koyarken bu değişkenlerin gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme oranı üzerinde güçlü ve negatif bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Ekonomik politika belirsizliği, Politik istikrarsızlık, Enflasyon,Büyüme, Doğrudan yabancı yatırımlar

Ekonomi politikalarıEkonomik etkiEnflasyon+7
Ömer Akkuş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Makro ihtiyati politikalar ve finansal istikrar: Türkiye deneyimi

Bu çalışmada vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanılarak Türkiye'de finansal istikrar ve makro ihtiyati politikalar arasındaki ilişki ortaya konulmuş ve makro ihtiyati politikaların finansal istikrar üzerindeki etkinliği araştırılmıştır. Tahminler 2010- 2017 yılları arasında aylık frekanstaki verilerin kullanılması ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla öncelikle finansal sistemin sağlık durumunu ifade eden bileşik bir finansal istikrar göstergesi (FSI) oluşturulmuş, daha sonra da tahmin modeli geliştirilmiştir. FSI değerlerinin hesaplanmasında bankacılık sektörü aktif karlılık oranı, bir yıl vadeli tüketici kredisi faiz oranı, bankacılık sektörü yurt içi kredi hacmi ve sepet kur göstergeleri kullanılarak bir ağırlık vektörü elde edilmiştir. Makro ihtiyati politika göstergesi olarak bankacılık sektörü kredi yoğunlaşması, bankalararası para piyasası net pozisyonu, kaldıraç oranı, sermaye tamponları, zorunlu rezervler ve yabancı para borç sınırları kullanılmıştır. Elde edilen VECM modeli sonuçlarına göre kredi yoğunlaşması ve sermaye tamponunu temsil eden oranlar finansal istikrara olumlu katkı sağlamaktadır. Kaldıraç oranı ve para piyasası net pozisyonunu temsil eden değişkenler ise finansal istikrarı olumsuz etkilemektedir. Çalışma sonucunda makro ihtiyati politika kullanımının finansal istikrara pozitif katkı sağladığı sonucuna varılmıştır ve para politikası makro ihtiyati politika araçlarıyla desteklenmelidir. Anahtar Sözcükler: Makro İhtiyati Politika, Finansal İstikrar, VECM Modeli.

Ekonomi politikalarıFinansal istikrarMakro ihtiyati politikalar+4
Ayşegül Akça
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The role of African Union in responding to security challenges in Sub-Saharan Africa: Mali case

This study aims to discuss the contribution of the African Union to the peace of the continent and to reveal how it can overcome its failure in this regard and contribute to the security of the continent. Various security problems in the continent were discussed and the role of the African Union in combating these problems was examined. The peacekeeping missions of the organization in Sudan, Somalia and Burundi were analyzed and the challenges faced by the organization were revealed due to these analyses. The most important of these are: the problem of good governance, political problems, logistics and financial problems. Another important factor is the role of sub-regional organizations of the continent in peacekeeping and cooperation with the African Union. The fact that the sub-regional organizations of the continent do not act together with the African Union in peacekeeping operations but act independently has been identified as one of the most important factors sabotaging the efforts of the African Union. Finally, considering the Mali operations within the framework of the fifth generation, the operations of Economic Community of West African States (ECOWAS) in West Africa were examined, and cooperation with the African Union in Mali was emphasized, and as a result, Sub-regional organizations such as ECOWAS have problems in establishing peace. Therefore, it is concluded that peacekeeping missions will become more active if full authority is given to the African Union in this regard. Keywords: Peacekeeping Operations, Security, African Union, Stability

Organization of African UnityConflict preventionSecurity+4
Mahamat Hassan Nadjım Oumar
Eskişehir Osmangazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kantil ARDL yöntemi: Seçilmiş N-11 ülkeleri için bir uygulama

İnsanlığın giderek artan ihtiyaçlarının karşılanması ve toplum refahının gelişimi ekonomik büyümeyi de beraberinde getirmektedir. Bunun yanı sıra ülkeler, değişen ekonomik gelişmelere ayak uydurmak, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve yaşam kalitelerini arttırmak için enerjiye ihtiyaç duymaktadırlar. Bu ihtiyacın kontrolsüz bir şekilde karşılanmasının çevre üzerinde bir takım olumsuzluklara sebep olmaktadır. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada ekonomik büyüme ve enerji tüketiminin yanısıra ticari olarak dışa açıklığın karbon salınımı üzerindeki etkileri, seçilen N-11 ülkeleri için Kantil ARDL (QARDL) yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bu yaklaşım, geleneksel yaklaşımlar tarafından neredeyse göz ardı edilen değişkenler arasındaki genel ilişkinin daha kapsamlı bir şekilde incelenmesine olanak sağlamaktadır. QARDL yöntemi kullanılarak elde edilen sonuçlar seçilen ülkelerde gerek hata düzeltme parametresinde gerekse uzun ve kısa dönemli koentegre ilişkisinde kantiller boyunca çeşitli farklılıkların varlığını ortaya koymaktadır.

ARDLDoğrusal regresyonDurağanlık+3
Taner Akmercan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular