Tamamlayıcı tedaviler

Bu konu başlığı altında 74 tez

Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili tutumu ve kullanım durumları

Amaç: Bu çalışmada birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili tutumu ve kullanım durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Bu araştırma Hatay İl Sağlık Müdürlüğü tarafından izin verilen dört Aile Sağlığı Merkezine 01 Haziran 2020 – 31 Ağustos 2020 tarihleri arasında herhangi bir nedenle başvuran 18-65 yaş arası hastalardan katılmayı kabul eden 303 hasta ile gerçekleştirildi. Çalışma anketimiz sosyodemografik bilgileri içeren 12 soru ve GETAT ile ilgili tutum ve kullanım durumu sorularını içeren 22 sorudan oluşturuldu. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 35,8±13,8 yıl olup, GETAT kullanan hastalar daha yaşlıydı (p=0,027). Katılımcıların %44,2'si (n=134) erkekti ve GETAT kullanımı her iki cinste de benzerdi (p=0,247). Çalışmada GETAT kullanma oranı %24,1'di (n=73). GETAT kullanımı sağlık çalışanlarında ve işsizlerde anlamlı olarak yüksek bulundu (p= 0,045). GETAT kullanımı ile öğrenim durumu, gelir seviyesi, sağlık güvencesi, medeni durum, ikamet yeri, sosyal alışkanlıklar, komorbidite ve ilaç kullanımı ile arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. GETAT ile ilgili bilgi kaynaklarının başında, %30,7 (n=93) ile sosyal medya ve %30,4 (n=92) ile arkadaş/komşu gelmektedir. En sık GETAT kullanma sebebinin, daha önce aynı şikayetlerle tekrarlayan doktor başvurusu (%76,6) olduğu tespit edildi (n=56). En sık kullanılan yöntemin %28,4 (n=86) ile fitoterapi ve %22,8 (n=69) ile sülük tedavisi olduğu saptandı. Olguların GETAT'a en sık kas iskelet hastalığı (%43,8) sebebiyle başvurduğu tespit edildi (n=32). Sonuç: GETAT yöntemleri modern tıbba yardımcı olarak kullanılabilecek yöntemler olup, GETAT ile ilgili olarak yapılacak çalışmalar ile kullanılan yöntemlerin geliştirilmesine katkıda bulunulması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp, Birinci basamak, Tutum, Aile Hekimliği

Aile hekimliğiBirinci basamak sağlık hizmetleriTamamlayıcı tedaviler+2
Eren Babacan
Hatay Mustafa Kemal University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık konulu bloglarda alternatif tıpla ilgili içeriklerin sunumu

İnsanlar doğaları gereği, sağlıklı ve uzun yaşamak için olanakları çerçevesindeki tüm yollara başvurmaktadırlar. Bu yollardan biri alternatif tıp diye adlandırılan uygulamalardır. Hızla gelişen bilişim ve iletişim teknolojileri, hastalıklardan korunma ve hastalıkların tedavisine ilişkin bilgi, ürün ve uygulamaların popülerleşmesini sağlamaktadır. Sağlık konusundaki bu ilgi; özellikle internette (bloglar, web siteleri, tartışma forumları, vb.), sağlıkla ilgili bilgilerin sürekli artarak bilgi kirliliği ve karmaşıklık yaratmasına neden olmaktadır. Bu çerçevede; bu araştırma, sağlık konulu bloglarda alternatif tıpla ilgili içeriklerin incelenmesi amacını taşımaktadır. Bu amaçla, dört blog sitesinde yer alan 230 içerik, içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları genel bilgiler, blogların tasarımı ve içerikleri olmak üzere üç alt başlıkta ortaya koyulmuştur. Genel olarak; araştırmaya dahil edilen blogların uzmanlığa sahip olmayan kişilerce yönetilen, tavsiye amaçlı bloglar olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte blogların tasarımı irdelendiğinde, etkileşim açısından olumlu ögeler taşıdığı ve genel olarak kullanıcı dostu olduğu belirlenmiştir. Bloglarda sunulan içerikler ele alındığında ise bloglarda ticari amaç güdülmediği, içeriklerin düzensiz aralıklarla eklendiği, günlük/anlaşılır dil kullanıldığı, çoklu ortam ögelerine yer verildiği, modern tıp konusuna olumsuz yaklaşılmadığı görülmektedir. İçeriklerde en çok işlenen konular; "endokrin, beslenme ve metabolik hastalıklar", "kan ve kan yapıcı organ hastalıklar ve bağışıklık sistemini içeren hastalıklar" ve "sindirim sistemi hastalıkları" iken, yer verilen bilgilerin kaynakları yerli ve yabancı olarak ikiye bölünmüştür. Buna göre yerli kaynak olarak en çok yeni medya (internet gazetesi, bloglar, vb.), yabancı kaynak olarak ise en çok kitaplar ve dergilerin kullanıldığı görülmüştür. Son olarak içeriklerin dörtte üçünde hem önleyici hem de tedavi edici bazı uygulamalara yer verilmiştir. Bitkiler/bitkisel ürünler, ev yapımı ilaçların kullanımının en çok önerilen uygulamalar olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de alternatif tıp ile ilgili blogların oluşturulmasında çeşitli olumlu ve olumsuz yönlerin varlığı tespit edilmiştir. Araştırma bağlamında bunlarla ilgili olarak sonraki kuramsal ve pratik çalışmalara yönelik öneriler getirilmiştir.

BlogSağlık iletişimiSosyal medya+2
Nasıf Ali Ünügür
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Aile hekimliği polikliniğine başvuran bireylerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgili bilgi ve kullanım durumlarının araştırılması

Son yıllarda genel iyilik ve sağlık durumunun devamının sağlanması için Dünya'da ve Türkiye'de Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarının kullanımında artış olduğu görülmektedir. Çalışma, 01.07.2022-01.12.2022 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 216 hasta üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmadır. Veri toplamak amacıyla kullanılan anket formu, sosyodemografik özellikler ve GETAT uygulamaları ile ilgili bilgi ve kullanım durumlarının sorgulandığı 22 sorudan oluşmaktadır. Çalışmada katılımcıların en çok bilgi sahibi oldukları GETAT uygulaması sülük tedavisi (hirudoterapi) olarak bulundu. Katılımcıların büyük çoğunluğu GETAT ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak istediklerini belirtti. Araştırmaya katılanların yaklaşık dörtte biri daha önce bir GETAT yöntemi kullanmış olup en sık kullanılan getat yöntemi ise kupa terapisi olarak bulundu. Çalışmada, katılımcıların GETAT uygulamaları hakkında en sık olarak komşu, akraba gibi yakın çevresinden bilgi aldıkları bulundu. Sonuç olarak GETAT yöntemleri giderek daha fazla tercih edilen uygulamalar olduğundan önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu konuda kanıta dayalı çalışmalar artırılmalı, bilgilendirmeler yapılarak toplumun farkındalığı artırılmalı ve olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi için gerekli denetlemeler yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, geleneksel tıp, tamamlayıcı tıp

Aile hekimliğiBilgi düzeyiTamamlayıcı tedaviler+1
Hale Yalçın Çeltiklioğlu
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Aile hekimliği polikliniğine başvuran 18 yaş üzeri erişkinlerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) kullanım sıklığı, bu konudaki bilgi ve tutumlarının incelenmesi

Çalışmamızın amacı aile hekimliği polikliniğine başvuran 18 yaş üzeri erişkinlerin Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) kullanım durumu, bilgi ve tutumlarını incelemektir. Çalışmamız Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran 325 katılımcıya anket verilerek uygulanmıştır. Bireylerin sosyodemografik özellikleri, GETAT yöntemlerinin hangileri hakkında bilgi sahibi olduğu, bu bilgileri nereden öğrendiği, hangilerini kullandığı ve bu konudaki tutumunu ölçen daha önceki çalışmalar ve literatür eşliğinde hazırlanan anket uygulanmıştır. GETAT uygulamaları ile ilgili tutumu değerlendirmek için Bütüncül Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbba Karşı Tutum Ölçeği (BTATÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 21 paket programında değerlendirilmiş ve p<0.05 olan değerler anlamlı kabul edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması ve standart sapması 33.56±11.94, %56.6'sı kadın ve %56.3'ü bekârdır. Kronik hastalığı olan ve devamlı ilaç kullananlar bireylerin %20.3'ünü oluşturmaktadır. Bireylerin %32.6'sı GETAT uygulamaları ile ilgili hiçbiri hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtmiştir. En çok bilgi sahibi olunan uygulamalar sülük, kupa ve hacamat, fitoterapi ve akupunktur olarak sıralanmaktadır. Daha önce GETAT uygulamalarını en az bir kez kullananların sıklığı %28.9 olarak bulunmuştur. En çok kullanılan GETAT uygulamaları ise fitoterapi, kupa ve hacamat, akupunktur olarak bulunmuştur. GETAT kullanımı ile yaş aralığı, medeni durum, meslek, kronik hastalık ve devamlı ilaç kullanımı arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). Katılımcıların BTATÖ puan ortalama ve standart sapması 32.19±5.4147'dir. BTATÖ puanı ile GETAT kullanımı arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0.000). Çalışmanın sonucu olarak GETAT kullanımı yaygın olarak görülmektedir. GETAT uygulamalarını kullanacak olan bireylerin bu konu ile ilgili bilgi sahibi olması sağlanmalı, kanıta dayalı tıp ile kullanılmalıdır.

Aile hekimliğiBilgi düzeyiTamamlayıcı tedaviler+3
Ömer Özen
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Üçüncü basamak bir hastanenin aile hekimliği polikliniğine başvuran hastaların kırsal ve kentsel bölgede yaşamalarına göre geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusundaki bilgi ve tutumları

Giriş ve Amaç: İnsanlık tarihi boyunca değişmeyen öncelikli amaçlardan biri sağlıklı olmaktır. Toplumların, modern tıptaki gelişmelerden önce, sağlık için uyguladıkları yöntemleri içinde yaşadıkları coğrafyaya, kültürlerine veya inançlarına göre şekillendirdikleri görülür. Dünyada ve ülkemizde, konvansiyonel tıp dışı yöntemlere olan talep artmıştır. Bu çalışmada, Çorum ilinde kentsel ve kırsal bölgede yaşayan halkın, yaygınlığı giderek artan geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri ile ilgili bilgi ve tutumlarını araştırmak, bunu etkileyen faktörleri ortaya koyabilmek ve buradan elde edilen verilerle halk sağlığına ve literatüre katkı sağlayabilmektir. Gereç ve Yöntem: T.C. Sağlık Bakanlığı Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası bireylerin kentsel ve kırsal yaşam bölgelerine göre gruplandırılarak 10 Mart – 31 Mart 2021 tarihleri arasında katılımı ile kesitsel-tanımlayıcı bir çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yüz yüze anket yöntemi ile çalışma ekibi tarafından oluşturulmuş geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) konusundaki bilgi ve tutumları sorgulayan anket uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza toplam 385 kişi katıldı. Katılımcılardan 277 (%71,9) kişi kentsel bölgede yaşayan katılımcılardan, 108 (%28,1) kişi kırsal bölgelerde yaşayan katılımcılardan oluşmaktaydı. Kentsel bölgede yaşayan katılımcıların yaş ortalaması 40,59±11,95 yıl, kırsal bölgede yaşayan katılımcıların yaş ortalamaları 41,01±14,61 yıl idi. En az bir veya daha fazla GETAT yönteminin duyulması, kentsel bölgede %92,1 (n=255) kırsal bölgeye göre %76,9 (n=83) daha yüksek saptanmıştır (P<0,001). En sık duyulan yöntemlerin kentsel bölgede sülük tedavisi (Hirudoterapi) %79,1, kırsal bölgede %62 masaj terapisinin olduğu görülmüştür. Bu duruma etkili faktörler olarak, her iki bölgede de daha yüksek eğitim düzeyine sahip olunması ve aylık gelirin daha iyi olması arasında istatistiksel anlamlı ilişki olduğu saptandı. GETAT yöntemi uygulatılmasında ise yaşam bölgeleri arasında istatistiksel anlamlı fark olmamakla birlikte, kentsel bölgede yaşayan 255 kişiden 130'u (%51,0), kırsal bölgede yaşayan 83 kişiden 36'sı (%43,4) en az bir veya daha fazla GETAT yöntemi uygulattıklarını belirtmiştir (P=0,229). Her iki bölgede de masaj terapisinin en sık uygulatılan uygulama (kentsel bölgede %27,1, kırsal bölgede %21,3) olduğu görülmüştür. Kentsel bölgede yaşayanlar GETAT yöntemlerini en sık sırasıyla; %62,5 internet, %54,3 televizyon, %50,8 arkadaş çevresinden duyduklarını belirtirken, kırsal bölgede yaşayanlarda ise en sık %63,4 televizyon, sonrasında %48,8 ile internet ev %47,5 ile arkadaş çevresinden duyduklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların GETAT yöntemlerini uygulatmayı düşündüğünde en sık danışacağı kişiler; kentsel bölgede %84,3, kırsal bölgede %89,5 ile aile hekimleri olduğu gözlendi. Sonuç: Kentsel ve kırsal bölgede yaşayanlar arasında GETAT yöntemleri farklılık gösterebilmektedir. Bu farklılıkta eğitim durumu ve aylık gelir durumu etkili faktörler olarak saptanmış olsa da sosyokültürel etkinin ve yaşam alanına özgü faktörlerin etkisi de bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: Aile Hekimliği, Geleneksel ve Tamamlayıcı tıp, Kentsel, Kırsal

BilgiBilgi düzeyiHastalar+4
Hülya Yılmaz Başer
Hitit University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etik pazarlamada tamamlayıcı ve alternatif tıp ürünlerinde müşteri memnuniyetinin değerlendirilmesi

Gelişen iletişim teknolojileri tamamlayıcı ve alternatif tedavi ürünlerinin farklı kanallardan kolaylıkla pazarlanabilmesine olanak tanımıştır. Tamamlayıcı ve alternatif ürünlerin kullanıcılarından önemli bir bölümünü kronik hastalığı bulunan kişiler oluşturmaktadır. Çalışmada bir kronik hastalığı bulunan 491 kişiye demografik bilgilerin yanı sıra, müşteri memnuniyeti, kullandıkları ürünü tekrar satın alma, tamamlayıcı ve alternatif tedaviler hakkında bilgi edinme düzeyleri, çevreden etkilenme düzeyleri ve etik bilinç düzeylerine yönelik sorular yöneltilmiştir. Sonraki aşamada araştırmanın modeli doğrultusunda oluşturulan hipotezler gerekli istatistiksel analizlerle test edilmiştir. Analiz sonucunda; araştırma modeli kapsamında geliştirilen H3, H4b, H5a, H5d, H6a, H6b, H6c, H7 hipotezleri kabul edilmiş olup diğerleri reddedilmiştir.

Etik pazarlamaMüşteri tatminiPazarlama+2
Serap Kaya Özçetin
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kanser hastalarında geleneksel ve tamamlayıcı tedavi kullanımının hasta yakınmalarına etkisi

Çalışma, kanser hastalarında geleneksel ve tamamlayıcı tedavi kullanımının semptomlara etkisinin değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Tanımlayıcı nitelikteki araştırmanın evrenini 2022 yılında bir kemoterapi ünitesinde tedavi gören tüm hastalar, örneklemini ise bu hastalar arasından çalışmaya katılmayı kabul eden 131 hasta oluşturmuştur. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan ve sosyodemografik özellikleri içeren anket formu, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Yaklaşımları Ölçeği (TATYÖ), SF36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Nightingale Semptom Değerlendirme Ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, yüzdelikler, ortalamalar, t testi, One-Way Annova testi Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Olguların %42,7'sinde meme kanseri ve %19,1'inde akciğer kanseri tanısı vardır. Olguların %18,3'ü tamamlayıcı ve alternatif tedaviler konusunda bilgi sahibidir. Olguların %5,3'ü daha önce tamamlayıcı ve alternatif tedavi yöntemi kullandığını ifade etmektedir. Hastalar geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yaklaşımlarından, daha çok besinsel (yoğurt, kırmızı et ve sebzeler) yaklaşımları kullanmayı tercih etmektedir. Bunu sırasıyla, bilişsel- davranışsal terapiler ve manipulatif yaklaşımlar (dua etme, gülme ve namaz kılma) ile bitkisel yaklaşımlar (ıhlamur, kuşburnu çayı ve vitamin) izlemektedir. Olguların TATYÖ bilişsel alt boyut puanının sosyodemografik özelliklerden cinsiyete, bitkisel alt boyut puanının yaşa, TATYÖ toplam puanının yaşa göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Olguların TATYÖ bilişsel alt boyut puanının sağlık/hastalıkla ilişkili özelliklerden ameliyat olma durumuna; TATYÖ toplam puanının kanser türüne göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Olgularda, TATYÖ puanı ile Nightingale Semptom Değerlendirme Ölçeği ve SF 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği puanları arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmektedir (p<0,05). Olgularda geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri kullanımı, semptom düzeyini ve yaşam kalitesini etkilemektedir.

Kanser hastalarıNeoplazmlarTamamlayıcı tedaviler+2
Zişan Şen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Traditional folk medicine in Çankırı

Folk medicine that exists long before Modern Medicine's become widespread, involves conventional applications from past to present which continues in different societies in various ways and levels. Even though these conventional applications have different sizes, it can be propounded that they found a living space in Turkish culture interconnected with especially folk hospital culture. Çankırı territory is one of the regions that folk hospital culture and related to this, folk healer culture continue. Apart from the research about this subject that took place approximately 20 years ago, Çankırı folk medicine hasn't been handled substantially. However, folk healers' applications are still being used even in present days, for this reason, it is so important to compile, assort, analyze and compare these applications with old information. Accordingly, it can be said that new informations gathered from this research will contribute to the folk medicine of the territory. Drawing attention to this subject again by this thesis research and spearheading to other researches related to this subject is going to be one of the common effects of the research. Moreover, it is going to be acquired that how much present-day applications and information from 20 years ago coincide or how much they changed. Also, it is thought that new comparative researches about the subject and clues related to the historical development of this culture are going to emerge. Adding this thesis alongside other theses related to different territories is important, in terms of specifying the place of folk medicine in Anatolian Turkish Culture.

FolkloreFolk medicineOcaks+3
Şule Berber
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

65 yaş üstü kadınlarda tamamlayıcı alternatif tedavi yöntemleri kullanma durumları ve sağlık okuryazarlığı düzeyleri

Bu araştırma, 65 yaş üstü kadınların alternatif tedavi yöntemlerini kullanma durumlarını ve sağlık okuryazarlığı düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma 17.05.2019-10.07.2019 tarihleri arasında İstanbul'da bir devlet hastanesi aile hekimliği ve iç hastalıkları polikliniklerine başvuran 65 yaş üstü kadınlarda gerçekleştirilmiştir (n:346). Veriler sosoyodemografik veri formu ve Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (SOÖ) ile toplanmıştır. Verilerin analizinde; bağımsız örneklem t-test, tek yönlü varyans analizi, kruskal wallis varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmada, 65 yaş üstü kadınların SOÖ puan ortalaması 91.75± 19.36 olduğu, 65-74 yaş grubundaki kadınların diğer yaş gruplarındaki kadınlara göre SOÖ ve tüm alt boyut puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Kadınların %68.2'sinin tamamlayıcı ve alternatif uygulamalara başvurduğu, tamamlayıcı ve alternatif tedavilere başvurmayan kadınların başvuranlara göre SOÖ puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Tamamlayıcı ve alternatif tedavilere başvurmayan kadınların başvuranlara göre SOÖ alt boyutlarından değer biçme/değerlendirme ve uygulama/kullanma puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Kullandığı TAT'dan memnun olanların SOÖ puanlarının memnun olmayanlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak; araştırmaya dahil edilen 65 yaş üstü kadınların SOÖ puan ortalamaların orta seviyelerde olduğu, yaş grubunun, eğitim, medeni, ekonomik, çalışma ve TAT kullanma durumunun SOÖ puan ortalamasını anlamlı düzeyde etkilediği saptanmıştır.

HemşirelikKadınlarSağlık okuryazarlığı+2
Fatma Rabia Çiftçi
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi'ne başvuranbireylerin geleneksel ve tamamlayıcı tıbba yöneliktutumlarının belirlenmesi

Bu araştırmada, bireylerin geleneksel ve tamamlayıcı tıbba (GETAT) yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlandı. Tanımlayıcı tipte yapılan araştırma Haziran-Eylül 2019 tarihinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi'ne başvuran 261 bireyle yürütüldü. Veri toplamada Kişisel Bilgi Anketi ve Bütüncül Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbba Karşı Tutum Ölçeği (BTATÖ) kullanıldı. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli kurum izinleri, etik kurul onayı ve bilgilendirilmiş onam formu ile katılımcılardan yazılı izin alındı. Verilerin analizinde, sayı, yüzde, ortalama ve standart sapmanın yanı sıra bağımsız gruplarda t testi, ANOVA varyans analizi, Kruskall Wallis H testi, Mann Whitney U testi, Tamhane's2 Post Hoc Testi ile Ki Kare Analizi kullanıldı. Bireylerin %88.9'u kadın idi. %44.8'i 29-39 yaş arasında, %74.3'ü evli, %41.8'i üniversite mezunu idi. Bireylerin %57.9'unun çalışmadığı, %84.3'ünün sağlık güvencesi olduğu, %24.5'inin kronik hastalık tanısı olduğu ve %36'sının GETAT yöntemlerinden herhangi birini daha önce kullandığı belirlendi. Bireylerin BTATÖ'nden ortalama 34.71±4.089 puan aldıkları, tamamlayıcı ve alternatif tıbba karşı tutum puanının orta düzeyin biraz üzerinde olduğu belirlendi. Bireylerin demografik özellikleri ve kullanımı ile ilgili görüş ve uygulamaları ile BTATÖ puanı ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlendi (p>0.05). Bireylerin GETAT yöntemlerine karşı tutumları olumlu düzeydedir ve sosyo demografik özelliklerden etkilenmemektedir. Giderek artan GETAT kullanımına yönelik bireylere, uygun GETAT yöntemine sağlık profesyonelleri ile birlikte karar vermeleri gerektiğine ilişkin eğitim verilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel tıp, tamamlayıcı tıp, tutum

Tamamlayıcı tedavilerTedaviTutumlar+2
Esra Ünsat
Yozgat Bozok University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Gaziantep ili oğuzeli ilçe merkezinde 18 yaş ve üstü erişkinlerde biyolojik ve alternatif/tamamlayıcı tıbbi tedavi kullanma durumu ve etkiliyen faktörler

Konvansiyonel tıbbi ilaçların akılcı olmayan kullanımı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın bir şekilde görülmektedir. İnsanlığın var oluşu ile birlikte kullanılmaya başlanan tamamlayıcı/alternatif tıbbi tedavinin kullanımı, dünyada ve Türkiye'de gittikçe artmaktadır. Bu çalışmada, Gaziantep İli Oğuzeli İlçesi Merkezi'nde yaşayan 18 yaş ve üstü erişkinlerin, biyolojik tıbbi ilaçları ve alternatif/tamamlayıcı tıbbi tedavi şekillerini kullanma durumlarını ve bunu etkiliyen faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Çalışmaya, Oğuzeli İlçe Merkezi'nde ikamet eden 18 yaş ve üstü 406 kişi alındı. Katılımcılarla yüz yüze görüşülmek suretiyle, 38 soruluk anket uygulaması yapıldı. Verilerin analizinde, frekans dağılımları, student t testi ve ki-kare testi kullanıldı. Katılımcılarda reçetesiz/doktora danışmadan ilaç kullanımı % 33.2, gerekli olur düşüncesiyle doktora ilaç yazdırma % 24.4'tü. Bu çalışmada katılımcılar evlerindeki kullanmadığı ilaçları; % 37,4'ü çöpe attığını, %17.5'i emniyetli bir yerde sakladığını rahatsızlandığında doktora danışarak kullandığını, %16,7'si sağlık kurumuna verdiğini ifade etmiştir. Bu çalışmada, katılımcılar arasında kronik hastalık görülme sıklığı %30'du(en sık; hipertansiyon, astım ve diyabetes mellitus). Çalışmamızda katılımcıların sağlık algıları; % 54,7'si iyi, % 23,9'u fena değil, %12,8'i çok iyi şeklinde idi. Çalışmamızda, katılımcılar arasında şimdiye kadar herhangi bir zamanda alternatif/tamamlayıcı tıbbi tedavi kullanma sıklığı %29.8 iken, son bir yılda alternatif/tamamlayıcı tıbbi tedavi kullanım oranı %8.4'tü. En sıklıkla kullanılan yöntemler ise; Ilıca/kaplıcaya gitme, kırık çıkıcıya gitme ve bitkisel tedavi idi. Katılımcıların alternatif/tamamlayıcı tıbbi tedavi kullanma amaçları sıklık sırasına göre; kronik uzuv ağrıları (% 39.6), uzuv incinmesi (%27.2), solunum sistemi hastalıkları (%7.4) şeklinde idi. Çalışmamızda katılımcıları alternatif ve/veya tamamlayıcı tıbbi tedaviyi kullanma nedenleri; akraba tavsiyesi (%38.8), arkadaş tavsiyesi (%29.7), daha etkili olacağını düşünme fikri (%10.7) şeklinde idi. Bu çalışma sonucunda katılımcıların alternatif/tamamlayıcı tıbbi tedavi kullanma konusunda daha çok arkadaş ve akraba tavsiyelerini dikkate aldıkları ve tıbbi ilaç kullanma ve yazdırılmasında daha çok kendi kendine karar verdikleri için bu konularda yeterince bilinçli davranmadığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Tamamlayıcı Tedavi, Alternatif Tedavi, Akılcı Olmayan İlaç Kullanımı.

Gaziantep-OğuzeliHalk sağlığıTamamlayıcı tedaviler+3
Davut Sarı
Gaziantep University
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aromaterapinin mastektomi öncesi hastaların anksiyeteleri üzerine etkisi

Bu çalışma, inhalasyon aromaterapinin mastektomi öncesi hastaların anksiyete düzeyine etkisini incelemek amacıyla kontrol gruplu ön test- son test yarı deneme modeli ile yapılmıştır. Araştırma 20.10.2015 - 01.06.2016 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Servisinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini belirlenen evren içinden örneklem kriterlerine uyan gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden, 40 deney, 40 kontrol olmak üzere toplam 80 hasta oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında 'Kişisel Bilgi Formu', hastaların anksiyete düzeylerini değerlendirmek için 'Durumluk- Sürekli Anksiyete Envanteri' (DSAE) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Shaphiro Wilk testi, yüzdelik dağılımlar ki-kare önemlilik testi (x²) bağımsız gruplarda student t testi, eşleştirilmiş gruplarda t testi kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 24.0 kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalaması 49,74±12,32'dir. Deney grubundaki hastaların %87,5'i (n=35), kontrol grubundaki hastaların %85,0'ı (n=34) evlidir. Deney grubundaki hastaların ön-test durumluk anksiyete puan ortalamasının 43,00±11,48, son-test durumluk anksiyete puan ortalamasının 37,28±9,93 olduğu ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hastaların durumluk anksiyete son-test puan ortalamaları deney grubunda 37,28±9,93, kontrol grubunda ise 42,43±11,48 olarak belirlenmiş ve gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p=0,003). Sonuç olarak, aromaterapinin mastektomi öncesi hastaların anksiyete düzeylerini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Bu nedenle hemşirelik uygulamalarında bu girişimlere yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcük: Aromaterapi, Anksiyete, Meme Kanseri, Hemşirelik.

AnksiyeteAromaterapiHemşirelik+4
Ayşe Beyliklioğlu
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gebelerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp kullanma durumu

Amaç: Bu çalışmada gebe kadınların kullandıkları geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) yaklaşımlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki bu çalışma, yaşları 17 ile 47 arasında değişen 365 gebe katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan "Sosyo-Demografik Bilgi Formu" ve "Gebelerin Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kullanma Durumu Formu" ile toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan gebelerin %29,6'sı yaşadığı yakınmalardan ve %59,5'i sağlığın devamını sürdürmek amacıyla GETAT kullanmaktadır. Gebelerin %59,5'i bitki çayını ve %42,5'i aromaterapi yağlarını kullanmaktadır. Gebelerin sıklıkla kullandığı bitki çayları %50,7 ıhlamur, %29,5 limon, %18,9 nane, %11,5 zencefildir. Araştırmaya katılan gebelerin %90,4'ü kullandıkları GETAT yönteminin kendileri ve bebekleri için faydalı olduğunu belirtmiştir. Araştırmaya katılan gebelerin %20,3'ü sağlık profesyonelleri tarafından GETAT kullanımı sorgulanmıştır. Gebelerin kullandıkları GETAT yöntemi hakkında en sık başvurdukları bilgi kaynağı %53,4 ile komşu ve arkadaşlar olup, bunu sırasıyla; %18,4 ile akrabalar, %15,9 ile ebe ve hemşireler, %8,8 ile doktorlar, %13,4 ile internet ve %11,8 ile diğer kaynaklar izlemektedir. Sonuç: Geleneksel ve tamamlayıcı tıp, gebelik sırasında yaşanan fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıkların tedavisi ile anne ve bebeğin sağlığının devamı için gebeler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Sağlık profesyonellerinin, gebelik sırasında GETAT uygulanmasına ilişkin etkinlik, potansiyel riskler, olası bitki-ilaç etkileşimleri ve sonuçları konusunda dikkatli anemnez alması, uygun olanları bakımına ilave etmesi bakım kalitesini artırabilir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel tıp, tamamlayıcı tedaviler, tamamlayıcı tıp, gebe

GebelikTamamlayıcı tedavilerTıp-geleneksel
Esra Akbulut
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Fibromiyalji tanılı hastalarda geleneksel ve tamamlayıcı tıp kullanımı

Giriş ve Amaç: FMS yaygın vücut ağrısı, yorgunluk, uyku bozukluğu kognitif ve somatik disfonksiyon ile karakterize, yaşam kalitesini etkileyen kronik bir ağrı bozukluğudur. Prevalansı %2-8 arasında olup kadınlarda daha sık rastlanır. Çocukluk çağı dahil her yaşta görülebilir. Osteoartritten sonra en sık görülen kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Etyopatogenezi tam olarak aydınlatılamamıştır. FMS'li hastalar arasında herhangi bir geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemine başvurma oranının neredeyse tama yakın olduğu bildirilmektedir. Bu çalışmanın ana amacı, FMS'li hastaların GETAT uygulama kullanım durumlarını, GETAT uygulamalarına bakış açılarını ve bu uygulamaların tedavideki etkinliğini değerlendirmek; ikincil amacı ise, GETAT uygulamalarının FMS tedavisinde ne derece önemli bir yer tuttuğunu tespit ederek hastaları bu konuda aydınlatmak ve hekimlerin bu uygulamalar konusunda kendilerini geliştirmeleri yönünde dikkatlerini çekmektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif, tanımlayıcı, kesitsel tipteki araştırma, 01/10/2019-01/02/2020 tarihleri arasında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniği'ne ardışık olarak başvuran Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı tarafından tanısı konulmuş ve araştırmaya katılım rızası alınmış 140 FMS hastasına yüz yüze anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılar tarafından ilgili literatür taranarak oluşturulan anket, hastaların sosyodemografik özellikleri, FMS ile ilgili özellikler ve GETAT ile ilgili sorular olmak üzere toplam 3 bölüm ve 34 sorudan oluşmaktadır. Araştırma verileri SPSS 18 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizde Ki-Kare Testi, Fisher'in Kesin Testi, Kolmogorov-Smirnov Testi ve Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan 140 FMS hastasının %96,4'ü kadın, %3,6'sı erkekti. Yaş ortalaması 46,25 olup %72,9'u 40-65 yaş arasındaydı. %85,7'si evli, %71,4'ü ev hanımıydı. %59,3'ünün hastalık süresi 3 yıldan fazlaydı. En sık görülen ilk başvuru yakınmaları sırasıyla; yaygın vücut ağrısı, yorgunluk, uyku bozukluğu ve sabah tutukluğuydu. Hastaların %96,4'ünün tıbbi ilaç kullanmakta olduğu ve %65,7'sinin ise bu tedaviden memnun olduğu saptandı. Sadece % 13,6'sı GETAT hakkında bilgi sahibi değildi. %54,3'ü ise en az bir GETAT yöntemi kullandığını belirtti. En sık kullanılan yöntemler sırasıyla; fitoterapi, akupunktur, kupa, besin takviyeleri ve kayropraktikti. Hastalar en sık doktor önerisi nedeniyle GETAT yöntemi kullandığını ve bu yöntemleri en sık sağlık çalışanlarından öğrendiğini belirtti. %63,1' i GETAT kullanmadan önce doktora danıştığını belirtti. Hem tıbbi tedavi hem de GETAT etkin diyenlerin oranı %40,7 ile daha yüksekti. Hastaların %77,6'sının GETAT yöntemlerinden fayda gördüğü ve %72,3'ünün bu yöntemleri başkalarına önerebilecekleri öğrenildi. GETAT hakkında bilgi sahibi olma durumu ile sosyodemografik özellikler arasında anlamlı bir ilişki vardı. Ancak GETAT kullanımı ile sosyodemografik özellikler arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. Sadece ilk başvuru şikayetleri ve komorbidite durumlarıyla GETAT kullanımı arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü. GETAT yöntemlerinden fayda görme durumu ile sadece ilk başvuru şikayetleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü. Kullanılan GETAT yöntemleri ayrı ayrı sosyodemografik, klinik ve GETAT ile ilgili özelliklerle karşılaştırıldığında aralarında anlamlı ilişkiler olduğu saptandı. Sonuç: Çalışmamızda FMS'de GETAT yöntemlerinin kullanım oranı ve bu yöntemlerden fayda görme oranı yüksek bulunmuştur. Hastaların GETAT yöntemleri hakkında bilgi sahibi olma durumları da oldukça yüksek bulunmuştur. Kısmen bilgi sahibi olanlar ile hiç bilgi sahibi olmayanların ev hanımı ve ilköğretim mezunu hastaların oluşturduğu düşünüldüğünde, özellikle düşük eğitim ve gelir düzeyindeki FMS'li hastaların yaşadığı bölgelerde GETAT yöntemlerinin yanlış kullanımını önlemek amacıyla bu uygulamalara yönelik saha eğitimleri düzenlenebileceği, hekimlerin de bu bilgileri verebilmesi için GETAT yöntemleri konusunda yeterli bilgiye sahip olması önerilebilir. Hastaların GETAT kullanım durumlarının her görüşmede sorulması ve kullandıkları GETAT yöntemlerini hekimleriyle paylaşmaları konusunda telkinlerde bulunulması yanlış kullanımların önüne geçmesi konusunda etkili olacaktır. FMS hakkında düşük bilgi seviyesi ve düşük eğitim alma durumunu yükseltmek için her hastaya hastalığın tedavisinde eğitimin önemli olduğu vurgusu yapılması ve FMS ile ilgili uygun eğitimlerin verilmesi önerilebilir. FMS'li hastalarda GETAT kullanımı ile ilgili az sayıda çalışma mevcut olup yapılacak yeni çalışmaların literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

AnketlerFibromiyaljiProspektif çalışmalar+4
Onur Ünsal
Aydın Adnan Menderes University
2020
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp polikliniğine kupa tedavisi için başvuran hastalarda, tedavinin kronik ağrı ve yaşam kalitesi üzerine olan etkisinin, fiziksel tıp ve rehabilitasyon polikliniğine benzer şikayetlerle başvuran hastalarla karşılaştırılması

Bu çalışmada; yaş kupa tedavisinin kronik ağrı ve yaşam kalitesi üzerine olan etkilerini fizik tedavi ajanlarından transkutanöz elektriksel sinir uyarımı + sıcak paket alan hastalarla karşılaştırmak, birbirlerine etki üstünlüğü olup olmadığını belirlemek ve ülkemizin bu konudaki verilerine katkı sağlamak amaçlandı. Tek merkezli, prospektif, Eylül 2019-Nisan 2020 tarihleri arasında yapılan , müdahale tipindeki çalışmaya, Necip Fazıl Şehir Hastanesi geleneksel tamamlayıcı tıp ve fizik tedavi polikliniklerine bel ağrısı, boyun ağrısı, kas spazmı şikayetleriyle başvuran ve araştırmaya katılmayı kabul eden kişilerden her grupta 45 er kişi olmak üzere toplam 90 kişi alındı. Katılımcılara uygulama öncesi, sonrası 1. hafta, 1.ay ve 3. ayda McGill Ağrı Ölçeği Kısa Formu ve Kısa Form-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36) araştırıcı tarafından uygulandı. Her iki grupta yaş, cinsiyet, çocuk sayısı, medeni durum, öğrenim durumu, meslek, vücut kitle indeksi, sigara kullanımı ve ağrının sebebi yönünden fark yoktu (p<0,05). McGill Ağrı Ölçeği alt ölçekleri karşılaştırıldığında, tedavi sonrası 1. haftada yaş kupa tedavisi grubunda 4 alt ölçekteki azalma fizik tedavi grubuna göre anlamlı düzeyde fazlaydı (p<0,05). Tedavi sonrası birinci ay ve üçüncü ayda ise her iki grup arasında fark belirlenmedi (p>0,05). SF-36 Yaşam Kalitesi 8 alt ölçek puanlarında üç aylık tedavi sonucunda fizik tedavi grubunda 4 alt ölçekte, yaş kupa grubunda ise 7 alt ölçekte anlamlı artış saptandı (p<0,05). Tedavi öncesi skorlarla karşılaştırıldığında tedavi sonrası 3. ayda McGill Ağrı Ölçeği 2 alt ölçekte fizik tedavi alanların ağrı skorlarındaki değişimi anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0,05) ve fizik tedavinin ağrı üzerine etkinliği daha belirgindi (RE=1,16 (GA:1,01-1,44), RE=1,35(GA:1,1-1,41)). Kısa Form 36 ölçeğinde ise fizik tedavi alanlarda ağrı alt skorundaki değişim anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0,05) ve fizik tedavinin ağrı üzerine etkinliği daha belirgindi (RE=1,45(GA:1,12-2,37), ruhsal sağlık alt ölçeğinde ise kupa tedavisi alanlarda skor değişimi 3,72 kat daha fazlaydı (p<0,05) (RE=3,72 (GA:1,69-4,31)). Yaş kupa tedavisi grubunda ağrı 1. haftada belirgin azalırken 1. ay ve 3. ayda stabil seyretti, fizik tedavide ise tedrici bir azalma oldu. Ağrının 1.haftada yaş kupa alanlarda daha fazla azalmasının oluşan vazodilatasyonun kas aktivitesini azaltarak akut dönemde bir rahatlama oluşturduğu, psikolojik rahatlamanın da düşüşte etkisi olduğu düşünülmektedir. Yine, SF-36 ölçeğinde yaş kupa alan grupta daha fazla alt ölçekte iyileşme olmasının, tedavi öncesinde de 3 alt ölçekteki skorlarının fizik tedavi grubuna göre zaten yüksek olması ve fizik tedavi grubunda daha fazla ağrıya işaret eden 'sürekli ağrım var' diyenlerin fazla olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ruhsal sağlığa iyi geldiği belirlenen yaş kupa tedavisinin ilgili branş ile koordineli çalışmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Transkutanöz Elektriksel Sinir Uyarımı, Yaş Kupa Tedavisi, McGill, SF-36

AğrıFiziksel tıpHasta başvurusu+7
Çağrı Burcu Açıkgöz
Gaziantep University
2020
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

"Ben iyiyim" ifadesinin tekrarının depresyon hastalarında etkisi

Amaç: Depresyon tedavisindeki güçlükler klinisyenleri yeni arayışlara yönlendirmektedir. Depresyon tedavisinde, kolay uygulanabilir, hızlı etkili, maliyeti olmayan, bir çalışma yapmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmamıza katılan 29 çalışma grubu hastasını ve 29 kontrol grubu hastasını DSM-V majör depresyon tanı kriterlerini sağlayan hastalardan seçtik. Çalışmaya aldığımız hasta grubunu servis ortamında takip ettik ve çalışmamızı uyguladık, kontrol grubunu poliklinikten takip ettiğimiz hastalardan oluşturduk. Her iki grubada farmakoterapotik müdahalede bulunduk. Servisde yatan hastalara farmakoterapotik müdahaleyle beraber çalışmamızı uyguladık. Servisde yatan çalışmaya aldığımız hastalara yüz yüze, ayna karşısında ve toplum içinde olacak şekilde 3 farklı oturumda, her oturumu 10'ar gün süreyle, her gün günde 8 defa, her defasında 20 kere ''ben iyiyim'' tekrarı yapıldı. Servisde yatarak çalışmamızı uyguladığımız hastalara, çalışmamıza başlamadan başlangıç olarak birinci HAM-D ölçeğini, çalışmamızı yaptığımız 30 günün ardından ikinci HAM-D ölçeğini uyguladık. Servisde yatarak çalışmamızı uyguladığımız hastaları 30 günün ardından ikinci HAM-D ölçeğini yaptıktan sonra taburcu ettik ve bu hastalara taburculuklarından 30 gün sonra üçüncü kez HAM-D ölçeğini uyguladık. Ayaktan takip ettiğimiz kontrol grubu hastalarını tedaviye başlamadan birinci HAM-D ölçeğini, 30 gün sonrasında ikinci HAM-D ölçeğini, 60 gün sonrasında üçüncü HAM-D ölçeğini uyguladık. Bulgular: Hastalara tedaviye başlamadan önce yapılan HAM-D ölçeğinde ''ben iyiyim'' çalışmasına aldığımız 29 kişilik çalışma grubunda ilk yapılan HAM-D ölçeği puan ortalaması 27.03 bulunmuştur. Aynı şekilde 29 kişilik kontrol grubunda ilk yapılan HAM-D ölçeği puan ortalaması ise 22.31 olarak bulunmuştur. Çalışma ve kontrol gruplarının ilk yapılan HAM-D ölçeklerinin ortalama puanları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır(p=0.001). Çalışma grubunda, 30 günlük çalışma sonucunda tedaviye yanıt veren hasta yüzdesi %76, ayaktan, sadece antidepresan ilaç tedavisiyle takip ettiğimiz kontrol grubunda 30 gün sonunda tedaviye yanıt veren hasta yüzdesi ise %34,4 olarak tespit edilmiştir, bu sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur(p=0.012). Servisde yatarak çalışmamızı uyguladığımız hastalara 60 gün sonra yapılan HAM-D ölçeğinde tedaviye cevap veren hasta oranı %69 olarak tespit edilmiştir(p=0.107). Kontrol grubunda ise 60 gün sonra yapılan HAM-D ölçeğinde tedaviye cevap veren hasta oranı %41.3 olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda, olumlu sözcük tekrarıyla depresyondaki olumsuz bilişsel alışkanlıkların değiştirilebileceğini düşündük ve 30 ile 60 günün sonunda iki grubun tedaviye cevabı karşılaştırıldı, ''ben iyiyim'' uygulaması yapılan grubun tedaviye cevabında 30 günün sonunda anlamlı sonuçlar elde edildi(p=0.012)

Depresif bozuklukDepresyonTamamlayıcı tedaviler+4
Ali Kemal Kuduban
Düzce University
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Düzce İli'nin geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) sektörünün uluslararası rekabetçilik analizi

Düzce İli geleneksel ve tamamlayıcı tıp ürünleri sektörü (GETAT) açısından önemli bir potansiyeli bünyesinde barındırmaktadır. Sektörün bölge kalkınmasını sağlayacak çekirdek yeteneğe sahip olması birçok kurumu, sektörün geliştirilmesi yönünde harekete geçirmiştir. Nitekim Düzce Üniversitesi'nin son yıllarda üstlendiği misyon farklılaşması ile bu sektöre yönelik geliştirme çalışmaları da başlatılmıştır. Bu bağlamda sektörün geliştirilmesi ile bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Düzce ili GETAT sektörünün uluslararası rekabetçilik gücü düzeyini ortaya çıkarmak bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Ayrıca, sektörün geliştirilmesine yönelik temel stratejilerin ve modellerin belirlenmesi de hedeflenmektedir. Araştırmanın amacına ulaşılabilmesi için nitel ve nicel araştırma yaklaşımlarının her ikisine de müracaat edilmiştir. Micael Porter'ın Elmas Modeli'nin kulanıldığı çalışmada; yüz yüze anket, derinlemesine mülakat ve uzman görüşü teknikleri ile elde edilen veriler, faktör analizi, farklılık analizi ve içerik analizi ile analiz edilmiştir. Her üç veri toplama tekniklerinden elde edilen sonuçlara göre, GETAT sektörünün uluslararası rekabetçilik gücü; orta- yüksek/oy, orta/o ve düşük-orta/ do düzeyde tespit edilmiştir. Bu sonuçlara istinaden, sektörün uluslararası rekabetçilik gücünü artıracak 5 farklı ana eksen çerçevesinde 29 farklı alt değişkene yönelik stratejik gelişme önerileri de ortaya çıkarılmıştır. Bu bağlamda modelde yer alan değişkenlere bağlı olarak, tüm alt değişkenlerin detaylı analizlerinin yapılıp rekabetçilik güçlerinin arttırılmasına yönelik projelerle desteklenmesi gerekmektedir.

DüzceGeleneklerGeleneksel yöntemler+5
Serhat Fırat
Düzce University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Tıp fakültesi öğrencilerinin geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusundaki bilgi, tutum ve davranışları

Dünyada ve ülkemizde geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) yöntemlerinin kullanım sıklığı giderek artmaktadır. Bu çalışma geleceğin hekim adayları olan tıp fakültesi öğrencilerinin bu konudaki bilgi, tutum ve davranışlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Kesitsel, tipteki bu çalışmada, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesindeki 912 öğrenciden 825'ine ulaşılmıştır (%90,4). Araştırma verileri sosyodemografik özellikler, GETAT yöntemlerinin bilgi ve kullanım durumlarıyla ilgili sorular ve Bütüncül Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbba Karşı Tutum Ölçeği (BTATÖ) sorularından oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanması ile toplanmıştır. Öğrencilerin %52,1'i kadın olup yaş ortalaması 21,57±0,08 yıldır. GETAT uygulamaları hakkında öğrencilerin en fazla bilgi sahibi oldukları yöntemler; masaj, akapunktur ve vitaminler olarak bulunmuştur. GETAT yöntemleri hakkında bilgi edilen kaynaklarlarda birinci sırada internet, ikinci sırada medya gelmektedir. Öğrencilerin %22,1'i GETAT yöntemlerinden herhangi birini kullanmıştır. Öğrencilerin %50,1'i GETAT yararı konusunda kararsızdır ve %53,1'i Tıp eğitimi müfredatında yer alması gerektiğini düşünmektedir. Öğrencilerin %59,4'ü GETAT yöntemleri konusunda eğitim almayı istemektedir. GETAT yöntemlerini kullananların %47,8'i yararlı bulurken, %4,4'ü yararsız bulmaktadır (p<0,05). Öğrencilerin BTATÖ toplam puan ortalaması 32,7±0,17 olarak belirlenmiştir. GETAT yöntemlerini kullanmış olanlar kullanmayanlara göre GETAT uygulamalarına karşı daha olumlu tutum göstermişlerdir (p<0,05). Sonuç olarak öğrencilerde GETAT yöntemleri hakkında bilgi eksiği olmakla beraber bu konuda tutumları olumludur ve eğitim almaya isteklidirler. Geleceğin hekim adayları olan tıp fakültesi öğrencilerinin gelecekte hem GETAT uygulayacak hem de bilgi verecek donanımlı kişiler olarak yetişebilmesi için doğru bilgiye ulaşmaları önemlidir. Anahtar kelimeler: Geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT), tıp, öğrenci

BilgiTamamlayıcı tedavilerTutumlar+3
Hale Kırsoy
Fırat University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Premenstrual sendrom yaşayan kadınların kullandıkları geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları

Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen problemlerden biri olan Premestrual Sendrom (PMS) , tekrarlayıcı, psikolojik, fiziksel, davranışsal belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Kadınlar bu belirtileri azaltmak için, farmakolojik ve non-farmakolojik yöntemler kullanmaktadır. En sık kullanılan yöntemlerden birisi de Geleneksel Ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarıdır. Araştırma, premenstrual sendrom yaşayan kadınların kullandıkları geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı olarak yapılan araştırmanın örneklemini Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin "Kadın Hastalıkları ve Doğum" polikliniğine başvuran 357 kadın oluşturmuştur. Veriler Kişisel Bilgi Formu ve Premenstrual Sendrom yaşama durumunu belirlemek amacıyla Premenstrual Sendrom Ölçeği (PMSÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelikler, Kolmogorov Smirnov testi, Pearson Korelasyon Katsayısı , Ki-Kare Testi , Fisher's Kesin (Exact) Ki-Kare Testi, Freeman-Halton Fisher Kesin (Exact) Ki-Kare testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kadınların PMSÖ'den ortalama 129,67±19,17 puan aldıkları bulunmuştur. Kadınların %82,9'unun PMS yaşadığı, PMS yaşayan kadınların %83,8'inin GETAT yöntemlerini kullandığı belirlenmiştir. PMS yaşayan kadınların %26,2'si rezene çayını kullandığı %60'ının yarar gördüğü, %26,8 vücut terapilerinden masajı kullandığı %90,7 'sinin yarar gördüğü , %23,8 'inin yürüyüş yaptığı %96,6 'sının yarar gördüğü ,%85,1 'inin duş aldığı %99,6 'sının yarar gördüğü,%90,7'sinin karına sıcak uygulama yaptığı, %99,6'sının yarar gördüğü bulunmuştur. Kadınların, PMS'de kullanılan GETAT yöntemleri ve bu yöntemlerin yararlılıkları konusunda bilgilendirilmesi önerilebilir

HemşirelikKadın sağlığıKadınlar+5
Hanife Uçak
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına başvuran bireylerin tutumları, başvurma nedenleri ve memnuniyet düzeylerinin incelenmesi

Amaç; Bu çalışmanın amacı geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama merkezine başvuran bireylerin tutumlarını, başvurma nedenlerini ve memnuniyet düzeylerini incelemektir. Yöntem; Tanımlayıcı tarzda olan bu çalışma; Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Akşemseddin Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezine Kasım 2017-Mart 2018 tarihleri arasında başvuran gönüllü 261 birey ile yürütülmüştür. Çalışmada bireylere "Sosyo-Demografik Özellikler Soru Formu", "Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Kullanım Formu " ve "Tutum ve Memnuniyet Değerlendirme Formu" bölümlerinden oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket formundan elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programına kodlanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra kategorik değişkenler için ki-kare analizi, bağımlı gruplarda ise Wilcoxon İşaretli Sıralar testi uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılanların yaş ortalaması 49,07±14,60 olup katılımcıların %57,5' i kadın, %28,0'ı üniversite mezunu ve üzeri, %43,7'sinin gelir durumu iyidir. Bireylerin % 85,4'ü geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının fayda sağlayacağını, %72,8'i bu uygulamaları kendini iyi hissettiren uygulamalar olduğunu belirtmişlerdir. Bireylerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) uygulamalarına yönelik tutumlarının olumlu olduğu saptanmıştır. Katılımcıların geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına başvuru sebeplerinde ilk olarak; genel sağlık ve iyilik halini artırmak (%19,1), ikinci olarak ağrıları gidermek (%18,9) yer almaktadır. Bireylerin %58,2'sinin geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına devam etmeyi düşündüğü, % 60,9' unun ise yakın çevrelerine, arkadaşlarına tavsiye ettikleri belirlenmiştir. Bireylerin memnuniyet düzeylerinin olumlu olduğu saptanmıştır. Ağrı ile başvuranların memnuniyet düzeyleri incelendiğinde ağrı skorlarının düştüğü tespit edilmiştir. Bireylerin GETAT uygulama öncesi Visuel Analog Skala (VAS) değerleri 7,48±1,35 iken GETAT uygulamaları sonrası 4,66±2,15'e düştüğü görülmektedir. Sonuç: Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının bireylerin tutumları ve memnuniyet düzeylerini olumlu yönde etkilediği kanısına varılmıştır. Başvuru sebeplerinde çoğunlukla genel iyilik halini artırmak ve ağrının yer aldığı görülmüştür.

Hasta başvurusuHasta memnuniyetiHastalar+3
Kübra Nur Kılıç
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı hayat merkezine başvuran yetişkin obezite hastalarının tamamlayıcı ve alternatif tıp kullanım durumlarının değerlendirilmesi

Obezite tüm Dünya'da yaygınlığı artan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Obezite hastaları zayıflamak amacıyla kanıtlanmış tedavi yöntemlerinin yanı sıra hızlı ve daha az zahmetli kilo kaybı sağlamak amacıyla Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp (TAT) yöntemlerine yönelmektedirler. Bu araştırma Elazığ Şehit Mehmet Aygün Sağlıklı Hayat Merkezi Sağlıklı Beslenme Danışmanlığı'na başvuran obezite hastalarının TAT kullanma durumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır Tanımlayıcı ve kesitsel olan bu çalışma, Sağlıklı Hayat Merkezi'ne başvuran 300 obezite hastasının katılımıyla yapılmıştır. Katılımcılara demografik, sosyal ve sağlık bilgileri ile Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp kullanım durumlarını değerlendiren literatür kaynaklı hazırlanmış anket yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılmıştır. Veriler istatistik paket programına kaydedilerek, hata kontrolleri, tablolar ve istatistik analizleri yapılmıştır.. Araştırma kapsamına alınan kişilerin %95'i kadın, %5'i erkek olup, BKİ ortalamaları 35.56±4.45 kg/m2'dir. Katılımcıları obezite ile ilgili TAT yöntemi kullanma oranı %63.7 iken kullanılan yöntemler bitkisel tedavi ve akupunkturdur. Bitkisel ürün kullananların en sık kullandığı ürün yeşil çaydır (%80.6). TAT yöntemi kullananların %56.9'u aile, akraba, komşu önerisi ile kullanmış olup, %60.7'si kullandığı yöntemden fayda gördüğünü, %87.4'ü yan etki görmediğini belirtmiştir. TAT kullanımı erkeklerde, ilkokul ve altı eğitim düzeyinde, alt gelir grubunda ve fiziksel aktivite yapmayanlarda anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak obezite hastalarında obezite ile ilgili TAT yöntemi kullanımının yaygın olduğu, ancak kişilerin bu konu ile ilgili bilgi düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Obez kişilerin obezite tedavisi ve TAT kullanımı konusunda bilinçlenmesini sağlamak amacıyla multidisipliner çalışmalar yapılmalıdır.

ObeziteTamamlayıcı tedavilerTıp-geleneksel+1
Berivan Küçük
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Antik Dönem Hint Tıp Anlayışı (Suśruta – Caraka – Vāgbhata Dönemi)

Kadim medeniyetin mirası Hindistan Āyurveda, Siddha ve Unanî gibi geleneksel tıp sistemlerinin beşiğidir. Şifahî bir gelenekle başlayan tıp tecrübesi, Āri'lerin Hindistan'a yerleşmesinden sonra yazılı bir geleneğe dönüşerek önemli bir mesafe kat etmiştir. Hint tıbbına dair ilk yazılı bilgiler rigveda, sāmaveda, yajurveda ve atharvaveda gibi Hinduizm'in kutsal metinlerinden edinilmiştir. Bu metinlerden sonra çok sayıda hekim değişik zaman dilimlerinde hacimli eserler vücuda getirmişlerdir. Bu eserlerin başında, "kadim üçlü" diye bilinen Suśruta, Caraka ve Vāgbhata adlı hekimlere ait külliyâtlar gelmektedir. Hint tıbbının temeli sayılan Āyurveda'nın esaslarını ortaya koyan bu eserler eklemelerle değişime uğrayarak günümüze ulaşabilmiştir. Bu çalışmalardan hareketle antik dönem Hint tıp anlayışı anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda çalışmada Āyurveda'nın menşei ve temel prensipleri olan tridoşa teorisi (vāta, kapha, pitta), mahābhūta / pañcamahābhūta (büyük / beş element), tıp ahlâkı, sağlık kurumları, hastalık etiyolojisi, teşhis ve tedavileri, cerrâhî tedâvi ve yöntemler, kadın (evlenme, hamilelik, embriyoloji, doğum, güç doğum, ebelik, bebek bakımı, süt annelik), hijyen, diyetler, yoga, özel terapiler, bitkisel ve kimyevî terkipler ve hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Antik kültürAntik ÇağEski Çağ tarihi+7
Mehmet Kavak
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Dicle Üniversitesi Aile Hekimliği ve GETAT polikliniğine başvuran hastaların GETAT uygulamaları ile ilgili bilgi, inanış ve tutumlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmamızın amacı Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) polikliniğine ve Aile hekimliği polikliniğe başvuran hastaların GETAT konusundaki inanç ve tutumlarının değerlendirilip karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmanın sonucunda toplumun GETAT yöntemlerine olan ilgisi ve bu yöntemlere ne kadar güvendiği değerlendirilecek olup bu bilgi ileride hastanelerde açılması beklenen GETAT polikliniklerinin geliştirilmesinde biz hekimlere yol gösterici olacaktır. Gereç ve Yöntem Bu çalışma GETAT yöntemi kullanan ve kullanmayan olmak üzere ikiye ayrılmış toplam 176 katılımcıya uygulanmıştır. Çalışmamızda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tutum Ölçeği (GBTTA) ve GETAT Hakkında İnançlar ve Görüşler (GSİA) ölçekleri kullanılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS 24.0 ile yapılmıştır. Bulgular Olguların yaş ortalaması 36,01±8,79 yıl (minimum 21, maksimum 67 yaş), %63,6'sı kadındı. GETAT hakkında bilgisi olduğunu 98 kişi (%55,7) belirtmişti. GETAT yöntemini kullananların %98,9'u (n=87) GETAT kullanımını önermekteydi. GETAT kullananların GSİA puanları kullanmayanlarınkinden anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,049). Ayrıca GBTTA'nın alt boyutu olan Tamamlayıcı Tıbba Düşünsel Bakış (TTDB) alt grubunda GETAT kullananların puanları kullanmayanlarınkinden anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,004). Sonuç GETAT kullanımını etkileyen ana faktörün bu yöntemlere olan inanış olduğu sonucuna varılmıştır. GETAT konusunda sağlık hizmeti alan kişilerin bilgi düzeylerinin artırılması ve olumlu uygulama sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması, gerektiğinde GBTTA ve GSİA ölçeklerinin kullanılması ile mevcut durum tespitinin yapılması GETAT uygulamalarının kullanımını arttıracaktır. Anahtar kelimeler: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp, Tutum, İnanç

Tamamlayıcı tedavilerTutumlarTıp-geleneksel+1
Mehmet Cangir
Dicle University
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Araştırma görevlisi hekimlerin geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları ile ilgili bilgi ve tutumları

Giriş ve Amaç: Dünya genelinde geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tedavi (GTAT) kullanımı her geçen gün artmaktadır. Hekimlerin bu konuda bilgi sahibi olması tamamlayıcı ve alternatif tedavilerin olumsuz etkilerinin azaltılması ve bu tedavilerden maksimum yarar sağlanması açısından son derece önemlidir. Bu çalışma hekimlerin geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tedavi konusunda bilgi ve tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metod: Araştırmanın örneklemini Dicle üniversitesi hastanesi dahili ve cerrahi birimlerinde çalışan 200 araştırma görevlisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından literatür taraması sonucu hazırlanan soru formu kullanılarak toplanmıştır. Soru formu katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini, geleneksel tamamlayıcı alternatif tıp uygulamaları ile ilgili bilgi ve tutumlarını ölçen soruları içermektedir. Bulgular: Katılımcıların %66'sı erkek, %34'ü kadındı. Katılımcıların %70'i dahili, %30'u cerrahi tıp bilimlerinde görev yapmaktaydı. Katılımcıların yaş ortalaması 29.21±2.93 yıl (min 24-max 45)idi. Asistan hekimlerin %81'i GTAT yöntemleri ile ilgili kurs, eğitim almak istemektedir. Egzersiz, beslenme düzeni, masaj tedavisinin hekimlerin en çok bildiği GTAT yöntemleri olduğu belirlenmiştir. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği" 27 Ekim 2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelikde 15 farklı uygulamaya yer verilmiş. Bu yönetmelikte yer alan tedavilerden en çok eğitim alınmak istenen tedaviler akupunktur, müzikterapi, ozon, hipnoz, fitoterapi olarak bulunmuştur. En az eğitim almak istenilenler ise kayropraktik, osteopati, apiterapi, proloterapi, larva uygulaması olarak bulunmuştur. Sonuç: Ancak sağlık çalışanlarının GTAT yöntemleri hakkındaki bilgi düzeyleri düşüktü. Günümüzde toplumun GTAT yöntemlerine olan geniş ilgisi ve sağlık çalışanlarının GTAT'a yönelik olarak pozitif tutumları göz önünde bulundurularak, bu yöntemler hakkında bilgilendirici eğitim verilmesi düşünülmelidir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Geleneksel tamamlayıcı tıp, yönetmelik, asistan hekim, bilgi ve tutum

Araştırma görevlileriBilgiDoktorlar+6
Ayşegül Tekçi
Dicle University
2017
00

İlgili konular