Teknoloji kullanımı

558 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı

Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli öğretimBilişim teknolojileri dersi+6
Elif Buğra Kuzu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara teknoloji tabanlı Türkçe öğretimi: Dinleme becerisinin kazandırılmasına ilişkin durum analizi

Bu araştırma, Türkçenin yabancı (ikinci) dil olarak teknoloji tabanlı öğretiminde dinleme becerisinin Türkiye'deki durumuna ve geliştirilmesine yönelik bir alan yazın çalışmasıdır. Bu bağlamda, teknolojinin dil öğretimi sürecine girdiği programlı öğretim uygulamasıyla başlanıp 2000'li yılların İnternet tabanlı teknolojilerine kadarki alan yazın taranmış; olumlu olumsuz yanlarıyla teknolojinin ikinci dil öğretimine katkısı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde teknolojinin yeterli boyutta kullanılmadığı ortaya çıkmıştır.

Dil öğretimiDinleme becerisiTeknoloji destekli öğretim+6
N. Demet Yayla
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliği üzerine etkisi: Seçilmiş OECD ülkeleri üzerine bir uygulama

Bir ülkede toplumsal refahın arttırılabilmesi için gelir dağılımının daha adil bir düzeye getirilmesi gerekmektedir. Ancak, son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde gelir eşitsizliğindeki artışın hızlanması oldukça dikkat çekmektedir. Gelir eşitsizliğindeki bu fark edilen artışın hızlı teknolojik gelişmelerle aynı zamana denk gelmesi, teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliğini artırdığına dair iddiaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Gelir eşitsizliğinin altında yatan faktörlerin belirlenmesi, etkin politikaların oluşturulması için önem arz etmektedir. Bu bağlamda, çalışmada teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliği üzerine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. 1997-2010 dönemi için, Türkiye'nin de dahil olduğu 28 OECD ülkesini kapsayan bu çalışmada ekonometrik yöntem olarak hem zaman hem de yatay kesit boyutunu bir arada dikkate alan panel veri analizi kullanılmıştır. Gelir eşitsizliği, en uygun ölçüt olan Theil endeksi ile hesaplanmıştır. Teknolojik yayılma ise kişi başına düşen patent sayısı, internet kullanıcı sayısı ve yüksek teknoloji gerektiren ürünlerin toplam ithalatı olmak üzere üç farklı şekilde ölçülerek modellenmiştir. Analiz sonucunda, teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliğini arttırdığı iddiası doğrulanmaktadır. Ancak, daha kaliteli eğitimin teknolojik yayılmanın gelir eşitsizliği üzerindeki olumsuz etkiyi azalttığı bulgusu elde edilmiştir.

Ekonometrik analizGelir dağılımıOECD ülkeleri+6
Reyhan Cafrı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı ve etkililiği

Otizm Spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler iletişim başlatma, sürdürme, sosyal ipuçlarını anlama, sosyal bağlama uygun tepki verme gibi sosyal becerilerde önemli ölçüde yetersizlikler göstermektedirler. Bu nedenle bu bireylerin eğitim programlarında sosyal becerilerin geliştirilmesi öncelikli amaçlardan birisidir. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Önemli olan hedeflenen sosyal becerilerin öğretiminde etkililiği ortaya konmuş kanıt temelli uygulamaların kullanılıyor olmasıdır. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalardan biri de sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler sosyal ipuçlarını anlama ve bu duruma uygun tepki vermeyi açıklayan kısa bireyselleştirilmiş öykülerdir. Dolayısıyla bir kurguya sahiptir ve bu bağlamda Çoklu Ortam Öğrenme Yaklaşımı, farklı içerik sunum biçimlerini destekleyerek sosyal öykülerin dijital ortamlardan verilmesi için uygun bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı OSB olan ergenlere sosyal beceri öğretiminde etkileşimli ve etkileşimli olmayan ortamlarda hazırlanan sosyal öykülerin tasarımlanması ve etkileşimli ve etkileşimli olmayan sosyal öykülerin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, çalışmada deneklerin hedef sosyal becerileri öğretim sona erdikten sonra sürdürmeleri ve bu becerileri farklı ortamlara genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Aynı zamanda annelerin, öğretmenlerin ve akranların görüşleri de değerlendirilerek, çalışmanın sosyal geçerliği incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 12-14 yaş aralığında kaynaştırma eğitimine devam eden dört ergen katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma ve tek denekli araştırma desenlerinden biri olan uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli birlikte kullanılmıştır. Bulgular; etkileşimli sosyal öykülerin "etkileşimli, seçim yapma ve karar verme" özelliklerini barındırması nedeniyle etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte her iki uygulamanın da kolay uygulanabilir ve amaca hizmet ettiği belirtilmektedir. Her iki öğretim uygulaması ile deneklerin sosyal becerileri edindikleri ve edindikleri bu becerileri öğretim bittikten sonra da sürdürdükleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmada sosyal becerilerin ediniminde etkileşimli sosyal öykü uygulaması ile etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasının çok az bir farkla hemen hemen eşit düzeyde etkili olduğu, kalıcılık ve genelleme aşamalarında ise her iki öğretim uygulaması arasında dört katılımcıda da bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bulgular verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise her dört denekte ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleştirilen oturum/deneme sayısı ve hata sayısı açısından etkileşimli sosyal öykü uygulamasının etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasına göre daha verimli olduğu görülmüştür. Ancak, hedef becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi açısından değerlendirildiğinde bir denek haricinde üç denekte etkileşimli olmayan sosyal öyküler etkileşimli sosyal öykülere göre daha verimlidir. Sosyal geçerlik bulgularına göre anneler, öğretmenler her iki uygulama için olumlu sonuçlardan söz etmişlerdir. Bununla birlikte etkileşimli sosyal öykülerin etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha eğlenceli, aktif ve keşfedici bir öğrenme ortamı oluşturduğunu; bu nedenle çocuklarının becerileri daha hızlı öğrenmiş olabileceklerini belirtmişlerdir. Akranlar ise çalışmaya katılmak ve bu çalışmanın bir parçası olmaktan dolayı kendilerini çok mutlu hissettiklerini, arkadaşları için çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Ek olarak birlikte oyun oynamak, vakit geçirmek, grup etkinliklerine katılmak, zor durumlarda ne yapmaları gerektiğini öğrenmek gibi becerilerde çalışmanın hem kendileri, hem arkadaşları, hem de tüm sınıf için yararlı olduğunu dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: OSB, Sosyal beceri, Sosyal öyküler, Teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı.

Ortam tasarımıOtistik bozukluklarOtistik çocuklar+5
Sunagül Sani Bozkurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

An explanatory investigation on the Turkish EFL teachers' tpack and their attitudes toward the use of interactive whiteboards

The present study aimed to investigate (a) TPACK of Turkish EFL in-service teachers; (b) the attitudes of the in-service Turkish EFL teachers towards the use of Interactive Whiteboards (IWBs) in their classes; (c) the relationship between TPACK and teachers' attitude toward IWB use; (d) the relationship between gender of the participants and their TPACK levels; (e) the relationship between gender of the participants and their attitude toward IWB use; (f) the relationship between teaching experience and TPACK; and (g) the relationship between teaching experience and attitude toward IWB use. The research was carried out in the contexts of 24 Anatolian High Schools in Gebze, Darıca and Çayırova municipalities of Kocaeli at the beginning of the second term of 2014/2015 academic year. A total of 106 in-service EFL teachers from these schools responded to all of the questions in the instruments. Data was collected through two main instruments: (1) Attitude questionnaire; (2) ELT-TPACK questionnaire gathering information combining technology, pedagogy, and content knowledge. Additionally, teachers' demographic characteristics were also used in order to detect the participants profile in detail and to get information for investigating the relationships between the results of questionnaires and some of these variables. Quantitative data were analysed by descriptive statistics including frequency, percentage, mean and standard deviation, correlation analysis, and regression methods. The findings of the analysis of descriptive statistics indicated high levels of TPACK of the Turkish EFL in-service teachers. Additionally, the participants reported positive attitudes toward Interactive Whiteboard use in their classes. Furthermore, correlation analysis demonstrated a statistically meaningful positive relationship between the TPACK levels and attitudes of the teachers. In terms of the effect of gender and teaching experience on TPACK and attitude, further analysis were conducted. The results showed no meaningful relationship between gender and TPACK and similarly between gender and attitude. On the other hand, the analysis of the relationship between teaching experience and TPACK and teaching experience and attitude showed statistically meaningful relationships. As it was carried out to investigate the TPACK levels of the Turkish EFL in-service teachers in a certain geographical area and the attitude of the teachers' towards using IWB in their classes, and additionally exploring the effect of gender and teaching experience on TPACK and attitude for the first time, this study proved to have valuable contributions in getting a complete picture of TPACK levels of EFL teachers in a certain area and revealing the attitudes of these teachers towards using this technology in their classes. At the end of the study, there are some implications for educators, educational authorities and educational researchers.

Smart boardEducational toolsPedagogical content knowledge+6
Mehmet Saraç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmde akıllı telefon kullanımının teknoloji kabul modeli kapsamında değerlendirilmesi

Teknoloji alanındaki gelişmeler tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi turizm işletmelerinde de etkili olmuştur. Yapılan çalışmalar, turizm işletmelerinde internet teknolojilerinin pazarlama alanında sıklıkla kullanıldığını göstermektedir. İnternet teknolojilerinin turizm pazarlamasında kullanım araçlarından biri de akıllı telefonlardır. Turizm işletmelerinin akıllı telefonlar üzerinden birtakım uygulamalarla, sosyal medya araçları yardımıyla veya doğrudan internet sitesi üzerinden bilgilendirmeler ile tüketicilere ulaştığı bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, turizm işletmelerinin akıllı telefonlar yoluyla gerçekleştirdikleri pazarlama faaliyetlerine ilişkin tüketici niyet ve davranışlarını teknolojinin kabulü bağlamında belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, Açıköğretim Sistemi Türkiye Programları'na kayıtlı 546 öğrenci ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Verilerin elde edilmesinde anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, faktör analizi, varyans analizi, t testi ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada, kullanıcıların akıllı telefonları ile gerçekleştirdikleri turizm ile ilgili faaliyetlerinde teknolojiyi kabullerinin performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki, kullanım kolaylığı, fiyat değeri, hedonik motivasyon ve alışkanlıklar boyutlarından oluştuğu belirlenmiştir. Katılımcıların davranış niyetleri ve kullanım davranışları ile yaş, akıllı telefon kullanım deneyimi, akıllı telefonda kullanılan işletim sistemi ve akıllı telefonun boyutu arasında ilişkiler saptanmıştır. Araştırmada ayrıca, akıllı telefonlar ile gerçekleştirilen turizm ile ilgili işlemlerde kullanıcıların davranış niyeti ve kullanım davranışına performans beklentisi, kolaylaştırıcı koşullar, hedonik motivasyon ve alışkanlıkların etki ettiği bulgularına da ulaşılmıştır.

Cep telefonuMobil pazarlamaPazarlama+7
Emre Atik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknolojiye hazır olma düzeyinin yeni ve geleneksel medyada reklama yönelik tutum ve hatırlamaya etkisi üzerine bir değerlendirme

Reklama yönelik bilişsel, duyuşsal ya da davranışsal tepkileri belirleyen birçok etken bulunmaktadır. Çekicilik, mesaj veya yaratıcı strateji gibi reklamın kendine ait özelliklerinin tüketici tutumları üzerinde etkisi olabileceği gibi reklamın yayınlandığı mecranın da reklama yönelik tepkiler üzerinde önemli bir etkisi söz konusudur. Farklı mecralarda yayınlanan reklamlara yönelik tüketici tepkileri mecranın doğası gereği farklılık göstermektedir. Fakat yeni medya ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tüketici tutumlarının neden farklılık gösterdiğine dair literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada teknolojiye hazır olma değişkeninin tüketicilerin yeni medyada ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tutum ve hatırlamaları üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yeni medya teknoloji tabanlı bir sistemdir ve bu sistemlerde sunulan içeriklere yönelik kullanıcı yaklaşımlarının temelde teknolojiye hazır olma durumlarından etkilendiği vurgulanmaktadır. Çalışmada tüketicilerin yeni medyada ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tutumlarının ve hatırlamalarının teknolojiye hazır olma düzeyleri ile anlamlı bir ilişkisinin olduğu iddia edilmiş ve bu yönde kurulan hipotezler yarı deneysel bir desenle test edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde reklama yönelik tutumlar ile teknolojiye hazır olma düzeyinin hem yeni medyada hem geleneksel medyada anlamlı ilişkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca reklama yönelik hatırlama değişkeninde yeni medyada teknolojiye hazır olma boyutlarının açıklayıcılığı önemli oranda daha yüksek sonuç verirken "iyimserlik" boyutunun reklamı hatırlamada belirleyici boyut olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Geleneksel medyada ise bu boyutların açıklayıcılığı önemli ölçüde azalmış olup reklamdaki öğeleri hatırlamamalarında "rahatsızlık" ve "güvensizlik" boyutlarının belirleyici olduğu görülmüştür.

Davranışsal tepkiHatırlamaMedya+6
Mustafa Sait Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta öğretim etkinliklerinin teknoloji desteği ile geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım isimli ünitesine ilişkin teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Araştırmanın katılımcıları, resmi bir özel eğitim ortaokulunda eğitim alan altıncı sınıf hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 11 öğrenci, öğrencilerin aileleri, iki zihin engelliler sınıf öğretmeni, geçerlik komitesi üyeleri, tez izleme komitesi üyeleri ile araştırmacıdır. Eylem araştırması olarak desenlenen araştırma, "Durum Saptama", "Uygulama" ve "İzleme" olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Durum saptama sürecinde, öğrenci özellikleri ve gereksinimleri, öğretmenlerin ders etkinliklerindeki teknoloji kullanımları ile teknoloji kullanımında karşılaşılan sorunlar betimlenmiştir. Elde edilen bu veriler doğrultusunda uygulama sürecinde Fen ve Teknoloji dersine teknoloji entegrasyonu sağlanarak, öğretim etkinlikleri planlanmış ve uygulanmıştır. İzleme sürecinde ise, öğretmenlerin ve öğrencilerin uygulama sonrasındaki öğretim etkinlikleri gözlenmiştir. Araştırma verileri, görüntü kayıtları, saha notları, araştırmacı günlüğü, günlük ders planları, geçerlik komitesi toplantı kararları, öğretmenler ile yapılan yansıtma ve birlikte planlama toplantısı kararları, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler, süreç ürünleri, ölçüt bağımlı test, kontrol listeleri ve resmi belgelerden elde edilmiştir. Veriler, araştırma sürecinde ve sonunda elde edilerek nitel veri analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler; geçerlik komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiş, gerçekleştirilen analizler sonucunda oluşturulan temalar yine geçerlik komitesi tarafından irdelenmiştir. Uygulamada, Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım ünitesi ele alınarak teknolojinin entegrasyon süreci incelenmiş, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları betimlenmiştir. Entegrasyon sürecinde sınıfa etkileşimli tahta yerleştirilmiş ve her öğrenciye tablet sağlanmıştır. Bu süreçte, zihin yetersizliği olan öğrencilerin kullanabileceği, evrensel tasarım ilkelerine uygun içeriklerin olmaması karşılaşılan en önemli sorun olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda zihin yetersizliği olan öğrencilerin diz üstü bilgisayar, tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta gibi birçok araçta kullanabilecekleri web tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinde, olumlu sınıf iklimini yaratmanın teknoloji entegrasyonunda önemli bir aşama olduğu belirlenmiştir. Farklı düzeylerde öğrencilerin yer aldığı sınıfta, teknolojinin öğretim etkinliklerinin öğrenci düzeylerine göre planlanmasına ve sınıfta uygulanmasına fırsatlar yarattığı, bir başka ifade ile teknolojinin farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesine olanak sağladığı görülmüştür. Teknoloji aracılığıyla sunulan öğretimin öğrencilerin konuyu öğrenmelerinde olumlu katkılar sağladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin öğrenilen bilgileri genellemesinde ve günlük yaşama aktarmasında gelişmeler kaydettiği görülmüştür. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin motivasyonunu ve derse katılımlarını artırdığı, akranları ile işbirliğini geliştirdiği belirlenmiştir. Teknolojinin zihin yetersizliği olan öğrencilerin yalnızca akademik becerilerine katkılarının olmadığı, olumlu davranışlar kazanmalarına da katkılar sağladığı görülmüştür. Uygulamadan sonra yapılan izlemede öğrencilerin öğretmenlerinin yönelttiği soruları yanıtlayabildikleri, uygulamada öğretimi yapılan konuların kalıcı olduğu gözlenmiştir. Öğretmenler, araştırmanın kendileri için çok faydalı olduğunu belirterek, sınıfa yerleştirilen teknolojik araçların hangi etkinlikte, nasıl kullanılacağını öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Aileler, çocuklarının araştırma kapsamında öğrendikleri bilgileri günlük yaşama aktardıklarını ve çocuklarının bu performanslarının kendilerini hem şaşırttığını hem de mutlu ettiğini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak bu araştırmada, teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Bunun yanısıra yapılan görüşmelerde, öğretmenler ve aileler tarafından teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin sosyal becerilerine ve bağımsız yaşam becerilerine katkılarının da olduğu belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihin yetersizliği, öğretim teknolojisi, yardımcı teknoloji, öğrenmede evrensel tasarım, zihin yetersizliği olan öğrencilere fen eğitimi

Engelli kişilerEtkinlikEğitim etkinliği+7
Canan Sola Özgüç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamaları

Bu çalışma kapsamında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin, mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamaları araştırılmıştır. Bu amaç çerçevesinde literatür taraması gerçekleştirilmiş, mobil iletişim teknolojilerine ve kullanıcılarına ilişkin bilgilere ek olarak algı, tutum, algılama ve kullanım eğilimlerine ilişkin bilgi ve tanımlamalara erişilmiştir. Algılamalara ilişkin verilerin elde edilebilmesi için İletişim Ortamları Doğallığı Kuramı ve Teknolojinin Kabulü Modeli çerçevesinde bir kuramsal temel ve veri toplama aracı geliştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler kullanılmıştır. Elde edilen veriler tematik analiz yoluyla incelenmiş, bulgular kuramsal temel ve alanyazın ile ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular arasında üniversite öğrencilerinin mobil iletişim teknolojileri hakkındaki algılamalarında eşzamanlılığın ve sesli iletişimin öncelik taşıdığı, yüz mimikleri ve vücut dilinin yansıtılması ile mekan ortaklığının ise aranan nitelikler olmadıkları tespit edilmiştir. Katılımcıların ifadelerinin tematik analiz yoluyla yorumlanmasıyla katılımcıların öne çıkan kullanımları arasında bilgi erişimi, sesli eşzamanlı iletişim ve metin tabanlı gecikmeli iletişim çıkmıştır. Gerçekleştirilecek olan iletişimin yakın kişilerle mi yoksa tanıdık olunmayan kişilerle gerçekleştirileceği, katılımcılar için anındalık, yüz mimikleri ve vücut dilinin yansıtılması için belirleyici bir etken olmuştur. Cihaz sınırlılıkları, rahatsız edilmeme arzusu ve metin tabanlı iletişimin bazı katılımcılar tarafından yeterli, bazıları tarafından yetersiz görülmesi ise algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı olumsuz etkileyen etkenler olmuştur. Çalışma kapsamında İletişim Ortamları Doğallığı Kuramı, metin tabanlı iletişime olan yatkınlığı açıklamakta yetersiz kalırken Teknolojinin Kabulü Modeli, algılamaların ölçülmesi için etkili ölçütler sağlamıştır.

Faydalılık algısıGörsel-işitsel medyaHareketli iletişim+6
Onur Yumurtacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin özel eğitim sınıflarında yardımcı teknoloji kullanımına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Ankara ve Eskişehir illerindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul ve ortaokullardaki özel eğitim sınıflarında, özel eğitim iş ve uygulama merkezlerinde ve özel eğitim mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin sınıflarında kullandıkları yardımcı teknolojilere ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma, 414 özel eğitim öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Yardımcı Teknoloji Kullanım Anketi kullanılmıştır. Veriler istatistiksel olarak analiz edilmiş, frekans ve yüzdelik dağılımları hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, amaçlar doğrultusunda non-parametrik testlerden Ki-Kare testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre çalışmaya katılan öğretmenlerin, yardımcı teknoloji kullanımının ankette yer alan bazı alt konularına ilişkin görüşleri cinsiyet, eğitim durumu, eğitim ortamı, lisans eğitimi sırasında yardımcı teknoloji eğitimi alma, internet ve bilgisayar teknolojileri ile ilgili olma, yardımcı teknolojiyle ilgili eğitime katılma, yardımcı teknolojilerden faydalanma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu yardımcı teknolojileri kullanmada kendilerini yeterli hissetmediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenlerin en çok kullandıkları ve kullanışlı buldukları cihazlar, akıllı telefon, tablet, akıllı tahta ve dizüstü bilgisayar olarak belirlenmiştir.

Teknoloji kullanımıÖzel eğitimÖzel eğitim öğretmenleri+2
Oğuz Özdamar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi iletişim teknolojileri kullanımı ve firma performansı

Bilgi iletişim teknolojileri (BİT), ilk bilgisayarın 1950'lerin başında kullanılmaya başlanmasından bu yana, oldukça gelişmiştir. BİT'nin kullanımının yaygınlaşması hem bilgi toplama maliyetlerini hem de asimetrik bilgi sorununun önemini azaltmıştır. Bu gelişmeler tüm sektörlerde, verimliliği artırarak ekonomik büyüme için yeni yollar açmış ve BİT'nin firmaların performansı üzerindeki etkisi araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Diğer ekonomilerde hem imalat sanayi hem de hizmet sektörlerindeki firmalar için BİT'nin firma performans göstergesi olan verimliliğe etkisini inceleyen çalışmalar bulunmaktadır. Ancak BİT ve verimlilik arasındaki bağlantıyı inceleyen çalışmalarda, BİT değişkeni olarak genellikle BİT sermayesi kullanılmaktadır. Ayrıca, Türkiye'de, BİT kullanımının firma verimliliğine etkisini inceleyen bir çalışmanın yapılmaması bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Bu nedenle bu çalışmanın amacı; Türkiye'de firma düzeyinde imalat sanayi ve hizmet sektöründe BİT kullanımının, verimlilik olarak ölçülen firma performansı üzerindeki etkisini araştırmak ve bu etkinin imalat sanayi ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar arasında farklı olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu amaçla, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri ve Girişimlerde Bilgi Teknolojileri Kullanımı İstatistikleri kullanılarak 2009-2013 yılları arasını kapsayan panel veri seti oluşturulmuştur. BİT kullanımının işgücü verimliliğine etkisi, Rassal Etkiler modeli kullanılarak, katma değere etkisi ise, Olley-Pakes metodu kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları hem imalat sanayinde hem de hizmet sektöründeki firmalarda BİT kullanımının işgücü verimliliğini ve katma değeri olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Bilgi İletişim Teknolojileri, BİT, Verimlilik, İmalat Sanayi,Hizmet Sektörü, Türkiye

Bilgi teknolojisiFirma performansıPerformans+2
Gül Güney
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni toplumsal hareketler bağlamında dijital aktivizm: Dijital feminizm örneği

Toplumsal Paylaşım Ağları ve Internet Teknolojileri insanlığın ve sosyal hayatın pek çok önünü etkilediği gibi Toplumsal Hareketlere de yeni bir yön vermiştir. Bu süreçten sokağa dökülen kadın hareketleri, feminizm ve Feminist Dernekler de etkilenmiştir. Bu çalışma Toplumsal Paylaşım Ağları ve Internet Teknolojilerinin Türkiye'de yer alan kadın hareketlerinin dernekler ve Dijital Aktivizm boyutuna olan etkilerini konu edinmiştir. Bu bağlamda örneklem kapsamında 4 Feminist Dernek ve 7 Feminist Dijital Aktivist Örgütlenme ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Mülakatta dernekler ve Feminist Dijital Aktivistlerin kendilerini nasıl tanımladıkları, hareketlerinin başlangıç aşaması, vizyon ve faaliyet alanları, Toplumsal Paylaşım Ağlarını nasıl ve hangi amaçla kullandıkları, Toplumsal Paylaşım ağlarına olan bakış açıları sorulmuştur. Verilen cevaplar ile dernek ve Feminist Dijital Aktivistler karşılaştırmalı yöntemle analiz edilmiştir. Sonuçta Toplumsal Paylaşım ağlarından en çok Facebook ve hareketin kendisine ait olan Web sitelerinin kullanıldığı, Toplumsal Paylaşım Ağlarının en çok üyeler/destekçiler ile iletişim kurmak, daha çok kişiye ulaşmak, etkinlik ve kurumsal haber duyuruları yapmak gibi amaçlar için kullanıldığı tespit edilmiştir. Feminist Dijital Aktivistlerin Toplumsal Paylaşım Ağlarına daha çok olumlu anlam yüklediği görülürken Derneklerin Toplumsal Paylaşım Ağlarına daha ihtiyatlı yaklaştığı anlaşılmıştır. Neticede Türkiye'de başta Internet eşitsizliği sebebi ile Toplumsal Paylaşım Ağlarının kadın hareketine katkısının kısıtlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AktivizmElektronik ortamFeminizm+7
Okan Aksu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl vatandaşlığının geliştirilmesinde açık ve uzaktan öğrenme: Bir metafor analizi araştırması

İçinde ulunduğumuz yüzyıl, kendi normlarını da beraberinde getirmiş ve vatandaşların da bu teknoloji ile harmanlanmış yaşam biçiminin sahip olduğu normlara ayak uydurmalarını gerekli kılmıştır. Günümüz vatandaşlık anlayışı, kişilerin iyi bir birey olarak yetişmesi ve bununla birlikte kendinin ve çevresinin farkında ve yine kendine ve çevresine saygılı birey olması ile tanımlanabilir. Temel hak ve özgürlüklere sahip olma, bunların farkında olma ve ulusal ve evrensel boyutlarda bu konuların uygulanmasına hassasiyet gösterebilme vatandaşlık olgusunun temellerini oluşturmaktadır. 21. yüzyıl vatandaşlığı ve 21. Yüzyıl yeterlilikleri konusu günümüzde oldukça yaygın bir şekilde tartışılmaktadır. 21. yüzyıl vatandaşlık eğitimi yukarıda bahsedilen başlıkların dışında yaratıcı, eleştirel düşünen, katılımcı, işbirliği, içinde çalışabilen, empati becerisine sahip, çevresine duyarlı bireyler yetiştirme başlıklarını da kapsamaktadır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda ister dijital yerli isterse dijital göçmen olsun vatandaşların tümü dijital teknolojilerle iç içedir. Eğitim süreçlerinde olduğu gibi hemen her alanda bireyler teknolojinin aktif kullanımıyla karşılaşmaktadırlar. Kişilerin teknolojiye maruz kalma oranları arttıkça, teknolojinin sorumsuzca ve zararlı kullanımları da artmaktadır. Teknolojinin uygunsuz ve etik dışı kullanımından doğacak olan olası tehlikelere ilişkin farkındalık düzeyi de oldukça düşüktür. Bu noktada 21. Yüzyıl vatandaşlık becerilerinin toplumun her kesiminden vatandaşa ulaştırılmasının büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. Açık ve uzaktan öğretim, toplumun tüm kesimlerine hitap eden bir öğretim yaklaşımı olmakla birlikte, toplumun tüm kesimlerine bu eğitimi en esnek şekilde götürmeyi hedeflemiş bir yaklaşımdır. Böylesine etkin bir öğretim yaklaşımının dijital vatandaşlık normlarının günümüz topluluklarına kazandırılmasında etkin bir rol oynaması beklenmektedir. Avrupa Birliği Çoçukları Online Raporunda (2014) Türkiye'deki vatandaşların, özellikle 16-24 yaş arası, oldukça yüksek oranda dijital teknolojileri kullandıkları ortaya çıkmıştır. Bu da Türkiye'de büyük kitlelere eğitim veren Açık ve Uzaktan Öğrenme kurumlarının 21. Yüzyıl vatandaşlığı gibi önemli bir konuya programlarında yer vermelerinin kritik değerini ortaya koymaktadır. Kitleler üzerinde etkisi yadsınamaz olan Açık ve Uzaktan Öğrenmeyi böylesine önemli bir konu için etkin hale getirip, en üst seviyede bundan faydalanmanın oldukça akılcı bir uygulama olacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen bu projenin amacı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemine kayıtlı öğrenciler ile birlikte ulusal ve uluslararası düzeyde alan uzmanlarının metafor analizi yoluyla Açık ve Uzaktan Öğrenmenin 21. Yüzyıl vatandaşlık becerilerinin kazandırılmasındaki etkinliğine ilişkin görüş ve önerilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda hem alan uzmanlarının hem açık ve uzaktan öğretim öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesinde nitel araştırma yöntemlerinde metafor analizinden yararlanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, 21. Yüzyıl vatandaşlık eğitimi, metafor analizi

21. yüzyılAçıköğretimElektronik öğrenme+6
Aysun Güneş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital teknoloji çağında baskıresim

Baskıresim disiplini, tarihsel süreçte yaşanan teknolojik gelişmeler ışığında alanını genişleten ve yeni ifade olanakları kazanan dinamik bir sanat disiplini olmuştur. Bu kapsamda ağaç baskı, gravür, litografi ve serigrafi yöntemleri ortaya çıkmış, birçok sanatçı baskıresime ait ifade olanaklarıyla kendi dönemlerinin sanatsal ortamına katkı sunmuştur. Baskıresmin teknolojiyle kurduğu ilişkinin son aşaması ise dijital teknoloji ve bilgisayarla olan etkileşimidir. Dijital teknoloji unsurları, sanatın tüm alanlarında olduğu gibi baskıresim disiplininde de yeni yaklaşımlarını tetiklemiş ve dijital baskıresmi var etmiştir. Dijital yöntemler, bu alanda eser veren sanatçılar için diğer baskı teknikleriyle beraber ya da tek başına kullanılabilecek şekilde yeni ifade olanakları sunmuştur. Bu gelişim sürecine çalışmanın ilk bölümünde yer verilmiş ve baskıresme ait ifade olanaklarının çeşitlenmesi incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde dijital teknolojinin sanat alanındaki etkisi sorgulanarak ortaya çıkan yeni durumun incelemesi yapılmıştır. Bu kapsamda dijital teknolojinin gelişim evresine ve sanatsal yansımalarına değinilmiş, dijital sanatın türleri ele alınmıştır. Son bölümde ise 1960'lardan itibaren dijitalleşen baskıresime ait ilk örneklere yer verilmiş, 1980'den sonraki dönemde gerçekleşen teknolojik gelişim ve yaygınlaşma etkisiyle birçok önemli baskıresim sanatçısı tarafından kullanılır olan dijital yöntemler ele alınmıştır. Bu kapsamda baskıresimde yaşanan dijitalleşme sürecinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

Baskı resimLitografiResim sanatı+4
Mete Erdoğmuş
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm fakültesi öğrencilerinin konaklama işletmelerinde hizmet robotlarının kullanımına yönelik algısı

Bu araştırmada temel amaç konaklama işletmelerinde kullanılan hizmet robotlarına yönelik turizm fakültesi öğrencilerinin algılarının incelenmesidir. Bu doğrultuda detaylı bir alanyazın incelemesi yapılmış ve daha sonra araştırma amacına uygun olarak model geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin test edilmesi için Nisan 2023-Mayıs 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen uygulamada ESOGÜ Turizm Fakültesi öğrencilerine ulaşılmış ve 253 öğrenciden çevrimiçi ve yüz-yüze olarak anket yoluyla veri toplanmıştır. Verilerin geçerliliğinin test edilmesinde faktör analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezlere ilişkin korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca cinsiyet, staj yapma durumu, robot kullanım deneyimi ve araştırmada yer alan değişkenler üzerine farklılık testleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda güven, performans, algılanan risk ve kullanım kolaylığı ile robot kullanım niyeti ile arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Diğer taraftan güven ile performans ve kullanım kolaylığı, performans ile algılanan risk ve kullanım kolaylığı, algılanan risk ile kullanım kolaylığı ve güven arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırma, turizm işletmeciliği öğrencilerinin konaklama işletmelerinde kullanılan hizmet robotlarına yönelik algılarını ölçerek, konaklama işletmelerinde kullanımına katkı sunmaktadır.

Konaklama işletmeleriKonaklama sektörüOteller+7
Agil Abdulrazagov
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye piyasası yatırımlarında yeni yatırımcı davranışı "algoritmik trade"

İletişim teknolojilerindeki ilerleme ve borsaların dijitalleşmesi, piyasalara erişim maliyetlerini azaltmıştır. Son yıllardaki önemli gelişmelerden bir tanesi de, yatırımcıların veri işleme hızını artıran, ticaret stratejilerinin uygulama maliyetini azaltan ve menkul kıymet ticaretini hızlandıran algoritmik ticarettir. Alım satım algoritmaları, tüm alım satımların büyük çoğunluğunu yürütebilme potansiyeline sahip olduğundan sermaye piyasalarda bir devrim yaşanmaktadır. Algoritmik ticaret uygulamalarının, piyasa verimsizliklerini ortadan kaldıraraksermaye piyasalarının daha etkili ve verimli çalışmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada, basit hareketli ortalama genetik algoritma kullanılmıştır. Algoritma kısa ve uzun vadeli (pozisyon) farklı senaryolarda tasarlanan BİST 30 endeks portföyüne yapılan bir yatırıma uygulanmıştır. Genetik algoritmanın uygulamasının sonucunda yatırımın farklı senaryolardaki getirileri ve performansları analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; BİST 30 endeks portföyüne yapılan farklı senaryolardaki yatırımlarda benzer veya farklı SMA genetik algoritmalar kullanılarak farklı oranlarda pozitif veya negatif getiriler elde edilebilmektedir. Elde edilen sonuçlar, BIST 30 endeks portföyünün satın alınmasna ve elde tutulmasına uygulanan algoritmik ticaret işlemlerinin normal ticaret işlemlerine göre daha iyi getiriler ve performanslar sağlayabileceğini göstermektedir.

AlgoritmalarAlgoritmik işlemlerSermaye piyasası+6
Aysema Sert
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik özellikleri ile eğitimde teknoloji kullanımına ilişkin tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeyleri ve bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla tarama modelinde yürütülmüştür. Çalışma evrenini 258 (125'i kadın, 133'ü erkek) sosyal bilgiler öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. "Teknoloji Tutum Ölçeği", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılmama Durumu", "Teknolojik Araçların Eğitim Alanında Kullanılma Durumu", "Teknolojinin Eğitim Yaşamına Etkileri", "Teknolojik Araçların Kullanımının Öğretilmesi" ve "Teknolojik Araçların Değerlendirilmesini içeren 5 boyuttan oluşmaktadır. "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", "Yenilikçi", "Öncü", "Sorgulayıcı", "Kuşkucu" ve "Gelenekçi" olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının eğitimde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarının bireysel yenilikçilik düzeylerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Buna göre, bireysel olarak daha yenilikçi olan sosyal bilgiler öğretmen adayları, teknoloji kullanımına yönelik daha olumlu tutuma sahiptir. Aynı zamanda, teknolojiye yönelik tutumların sınıf düzeyine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Üst sınıflardaki öğrenciler birinci sınıflara göre daha olumlu tutuma sahiptir. Anahtar kelimeler: Bireysel yenilikçilik, eğitim, sosyal bilgiler öğretmen adayı, teknoloji

Aday öğretmenlerBireysel yenilikçilikEğitim teknolojisi+5
Fatih Kartal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of Youtube on EFL learners in Turkey

The incorporation of learning exercises reinforced by technology into the foreign language program has emerged as a new developing trend in language teaching today. Many proposals have been stated on the usage of technology in education, and YouTube has grown increasingly popular among video-sharing websites (Alimemaj, 2010). Given the popularity of YouTube as a video sharing platform among many Turkish individuals, this research was designed to investigate Turkish EFL learners' opinions on YouTube's effectiveness on their language learning. Along the same line, this study attempts to examine EFL learners' perceptions on how effective YouTube is in improving four language skills and three language components along with its impact on their autonomous learning and motivation. The participants of the study contains 2109 EFL learners who are the subscribers of the researcher's YouTube channel on English teaching, and they used YouTube at least a few times as a language learning tool. The data was collected using two separate data gathering instruments: two questionnaries one of which consisting of closed-ended items and the other with open-ended questions. To provide greater insight into the themes, the researcher acquired quantitative and qualitative data, examined the results separately, and then combined the data to provide a thorough description of the study topics. The results showed that, according to Turkish EFL learners, YouTube videos make a positive impact on language learning in terms of the four language skills and the three language components. Almost all EFL learners agree that it is quite useful in order to develop their speaking and listening skills along with vocabulary and pronunciation thanks to the large variety of content it contains and it provides exposure to authentic language and native speakers' videos. In addition, the findings indicated that YouTube is a useful source for EFL learners that boosts their autonomous learning habits and it motivates them to take actions to take responsibility of their own learning. Lastly, according to Turkish EFL learners, YouTube videos are very valuable in terms of their motivation to learn the language as it is a more interesting and an intriguing source compared to traditional learning environments. They also stated that on YouTube, they find themselves in an interactive environment where lots of language learners help each other. Even though there is study on YouTube in the field of English language education, there is a huge gap in research about YouTube as a language learning website and how it helps to language learners' autonomous learning disciplines. The current study provides a thorough examination of how YouTube aids EFL learners' language learning in numerous ways.

Computer assisted language educationLanguage educationSocial media+6
Çilem Suna Akar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi

Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi Bu araştırmanın amacı, Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, Türkçe dersine ve Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımına yönelik tutumlarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu modele dayanan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili, Yunus Emre Ortaokulunda bulunan 8-A kontrol grubu ve 8-C deney grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta süresince, haftada 2 ders saati olmak üzere toplamda 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Türkçe dersindeki "Cümle Çeşitleri" konusu deney grubunda bulunan 25 öğrenciye etkileşimli tahta kullanılarak, kontrol grubunda bulunan 25 öğrenciye ise etkileşimli tahta kullanılmadan sıradan tahta ile işlenmiştir. Araştırmayı iki grupta da araştırmacı yürütmüştür. Çalışma gruplarındaki öğrencilerin Türkçe dersine yönelik başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 20 soruluk "Cümle Çeşitleri Başarı Testi" kullanılmıştır. Her iki grup öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla 2014 yılında Topçuoğlu Ünal ve Köse tarafından geliştirilen "Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubunun Türkçe dersinde kullanılan etkileşimli tahtaya yönelik tutumunu ölçmek amacıyla 2016 yılında Topçuoğlu Ünal ve Tayfa tarafından geliştirilen "Türkçe Dersinde Etkileşimli Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada toplanan veriler bağımsız örneklem t-test ve bağımlı örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarının, klasik tahta ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Bu sonuçtan hareketle Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına büyük katkı sağladığı söylenebilir. Araştırmanın diğer sonuçlarına bakıldığında etkileşimli tahta kullanımının Türkçe dersine yönelik öğrenci tutumunu yükselttiği fakat bu yükselişin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür. Etkileşimli tahtanın kullanıldığı deney grubunun Türkçe dersinde etkileşimli tahtaya yönelik tutumu, uygulama sonunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükselmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli tahta, FATİH Projesi, öğrenci başarısı, öğrenci tutumu, Türkçe dersi

Akademik başarıAkıllı tahtaDil öğretimi+7
Halil Tayfa
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil tedarik zinciri süreçlerinde yenilikçi teknolojilerin kullanımı: Bursa ilinde bir araştırma

Bu çalışmada, işletmelerin yeşil tedarik zinciri süreçlerinde yenilikçi teknolojileri kullanımına yönelik bir değerlendirme yapmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, anket yöntemiyle 50 firmadan veriler elde edilmiş ve SPSS 26 programıyla analiz edilmiştir. Öncelikle, yeşil tedarik zincirinin satın alma, tasarım, üretim, paketleme, pazarlama, dağıtım ve tersine lojistik süreçlerinde yenilikçi teknolojilerin kullanım oranları ve yenilikçi teknoloji kullanımının sektör, faaliyet yılı, çalışan sayısına bazlı dağılımı sonuçları verilmiştir. Yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçleri ile ilişkisini test etmek amacıyla korelasyon analizi yapılmış ve her bir sürecin yenilikçi teknoloji kullanımı ile anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ardından, yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçleri üzerine bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla basit doğrusal regresyon yapılmış ve yenilikçi teknolojilerin her bir süreç üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür. Son olarak, yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçlerinde kullanım farklılığını test etmek için one-way anova analizi yapılmış ve farkın nereden kaynaklandığını bulmak için Post-hoc testleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre, nesnelerin interneti, robotik, 3D/4D katmanlı üretim, yapay zeka, artırılmış gerçeklik, simülasyon, konum algılama sistemleri, akıllı sensörler ve sosyal medya yeşil tedarik zinciri süreçlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; kuantum bilişim, blok zincir, büyük veri, siber fiziksel sistemler, bulut ve otomatik depolama ve erişim sistemlerinin ilgili süreçlerde kullanımı arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.

BursaTeknolojiTeknoloji kullanımı+4
Fatmanur Torun Şaşmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4. ve 5. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim yöntem ve teknikleri ile materyal kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırma, ilköğretim 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi öğretimi ile ilgili olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler öğretimine ilişkin yöntem ve teknikler, materyaller, ders kitapları ve dersin sınıf öğretmenleri ya da sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlerini belirlenmiş ve bu görüşlerin cinsiyet, yaş, mezuniyet ve kıdem gibi değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır.2009 ? 2010 eğitim ? öğretim yılında uygulanan ve 44 maddede oluşan ölçek, 31 ilköğretim okulunda görevli 131'i erkek ve 119'u kadın öğretmenlerden oluşan toplam 250 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 83,4'tür. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklere ilişkin olarak, en sık soru ? cevap yöntemini, en az ise gezi ve gözlem yöntemini; kullandıkları materyallere ilişkin olarak da, en sık resim materyalini, en az ise akıllı tahtayı kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarına ilişkin içerik ve şekil açılarından olumlu yönde görüş ifade eden öğretmenler, sosyal bilgiler dersinin hangi branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin, sosyal bilgiler dersinin sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenleri işbirliği içinde verilmesi gerektiği, öğretmenlerin hizmet içi eğitim almaları gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Değişkenler açısından değerlendirilen öğretmen görüşlerinde ise; bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre daha sık materyal kullandıkları, eğitim fakültesi mezunlarının diğer mezuniyet grubu öğretmenlerine göre daha az sıklıkla materyal kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin hizmet süresi ile kullanılan yöntem, teknik ve materyallerin kullanma sıklıkları arasında, yaşları ile materyal kullanma sıklığı ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin görüşlere katılımları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin hizmet süreleri arttıkça yöntem, teknik ve materyalleri kullanmak sıklıkları artmaktadır. Öğretmenlerin yaşlarına bakıldığında ise, yaşları arttıkça materyalleri kullanmak sıklıkları ve sosyal bilgiler dersinin branş öğretmenleri tarafından verilmesine ilişkin ifadelere katılımları da artmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; öğretimde kullanılan öğretim yöntem ve teknikler ile materyallerin çeşitlendirilmesi, sosyal bilgiler öğretiminde gerek sınıf öğretmenlerinin gerekse branş öğretmenlerinin katkılarının sağlanması ve dersi veren öğretmenlere hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği ileri sürülebilir.Anahtar Kelimeler:Sosyal Bilgiler, Yöntem, Teknik, Materyal, Eğitim, Davranış, Teknoloji, Hizmet Süresi, Yaş, Cinsiyet, Öğretmen, Öğrenci.

Araç-gereçlerDers programlarıMateryal kullanımı+10
Kadir Ergani
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde amaç dışı bilgi teknolojileri kullanımının çalışanların motivasyonu ile ilişkisi

Küreselleşmenin var olduğu günümüzde tüm dünyada değişim ve gelişim kaçınılmazdır. Örgütler ayakta kalabilmenin ötesinde diğer örgütlerin önüne geçmek, çevredeki tehditleri algılayarak bunlara uygun önlemler almak, daha başarılı olmaya çalışmak zorundadırlar.Artık bilgiyi sadece kullanmak yeterli olmamakta her alanda bilgiyi üretmek, geliştirmek, paylaşmak önemli olmaktadır. Bilginin edinilmesinde ve paylaşılmasında internet günümüzde vazgeçilmez bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak internet ve yaygın kullanılan diğer bilgi teknolojileri işyerlerinde izin verildiğinde iş amacı dışında kullanılmakta, çeşitli olumsuzluklara yol açmaktadır.Bu çalışmanın amacı, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerini kişilerin olması gerektiği gibi kullanıp kullanmadıklarının sorgulanması, amaç dışı kullanımın olması durumunu çalışanların nasıl gördüğünün ortaya konması, bu durumun çalışanların motivasyonlarını nasıl ve ne kadar etkilediğinin ortaya konmasıdır. Buradan hareketle araştırmada çalışanların hangi bilgi teknolojilerini ne tür amaçlarla kullandıkları ve bunun motivasyonlarıyla ilişkisi üzerinde durulacaktır.Anahtar Kelimeler: Bilgi Teknolojileri, Bilgisayar, İnternet, Motivasyon.

Amaç dışı kullanımBilgi teknolojisiBilgisayarlar+5
Elif Akgül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kaynak planlaması (ERP) sisteminde kritik başarı faktörlerinin ve kullanıcı memnuniyetinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Hızlı gelişen teknoloji, artan rekabet koşulları ve küreselleşen ekonomik şartlar ile birlikte şirketler varlıklarını sürdürebilmek için maliyetlerini düşürmeye, kaliteli ürün ve hizmet üretmeye, ürün çeşitlerini geliştirerek pazar paylarını artırmaya çalışmaktadırlar. Teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan yönetim bilgi sistemi ürünlerinden birisi olan Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sistemi firmalara bu koşulları gerçekleştirebilmek için önemli avantajlar sağlamaktadır. ERP firmaların geleceğine yönelik çalışmalarını yönlendirebilmek adına geliştirilen bir yönetim bilgi sistemi olarak değerlendirilirken, diğer taraftan tüm iş süreçlerini entegre eden bir yazılım sistemi olarak da tanımlanabilmektedirBaşarılı ERP uygulamaları firmalara düşük maliyet, daha iyi müşteri hizmetleri ve üretim takvimi gibi birçok yarar sağlamaktadır. Ancak firmaların bütün iş süreçlerinin yapılandırmasına olanak sağlayan bu sistemin firma maliyetlerinde azalışa neden olduğu gibi entegrasyonunda yaşanan sorunlar firmalar için önemli maliyet ve zaman kaybına neden olabilmektedir. ERP uygulamalarındaki başarısızlıklar ERP sistemlerine ayrılan maddi kaynakların kaybına ve işlerin büyük bir kısmının aksamasına sebep olmaktadır. Uygulamanın başarılı olabilmesi için güvenilir, gerçekçi ve mantıklı bir ERP projesi yürütülmelidir. ERP sistemlerinin seçiminden, son kullanıcı eğitimine kadarki tüm süreçlerde titizlikle hareket edilmelidir.Bu çalışmada Türkiye'de ERP sistemi kullanan iki otomotiv firmasında, ERP sisteminin uygulanması sırasında etkili olan kritik başarı faktörlerinin ve çalışanların ERP sistemi kullanım memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı kurulum memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı destek memnuniyetleri, çalışanların çalıştıkları firma yaklaşımına ait memnuniyetleri, ERP sisteminin kontrol edilebilirlik özellikleri ve ERP maliyet memnuniyetlerine yönelik görüşlerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: ERP, Memnuniyet, Yönetim Bilgi Sistemi, Kritik Başarı Faktörleri, Faktör Analizi, Temel Bileşenler.

Bilgi sistemleriKaynak planlamasıKritik başarı faktörleri+7
Onur Şaylan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojileri kullanımının örgütsel başarı üzerine etkisinin analizi ve bir uygulama

Bilgi teknolojileri, örgütler açısından da çok büyük öneme sahiptir. Günümüzde, örgütlerin bilgi teknolojileri yapılanmaları incelendiğinde teknoloji yatırımlarına her geçen gün daha fazla önem verildiği ve buna bağlı olarak örgütlerde gün geçtikçe bilgi teknolojileri kullanımının arttığı gözlenmektedir. Bilgi teknolojileri desteğinden uzak örgütlerin, endüstriyel pazarlarda faaliyet göstermeleri, özellikle rekabet açısından yetersiz kalmalarıyla sonuçlanmaktadır.Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Öncelikle örgüt ve örgütsel etkinlik kavramları incelenmiş olup, örgütsel etkinlik kriterleri belirtilerek, örgütlerde kullanılan bilgi teknolojilerinin etkileri üzerinde durulmuştur. Araştırmanın son bölümünde ETİ Gıda Merkezi'nin bilgi teknolojileri kullanımı üzerine bir inceleme yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan durum örnek olay (case study) çalışması yöntemi uygulanmıştır. İnceleme sonucunda elde edilen bulgulardan ETİ Gıda Merkezi; bilgi teknolojileri teminini kavramış ve sürekli gelişim için örgüt odaklı gereksinimler doğrultusunda bölümünü kurmuş ve ileri teknolojiler kapsamında öncü olduğu ortaya konulmuştur. Bu sonuç doğrultusunda şirketlerin etkinlik kriterlerini arttırma bağlamında dikkate alabilecekleri öneriler verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgüt, Örgütsel Etkinlik, Bilgi Teknolojileri, Prodüktivite, Nitel Araştırma.

BaşarıBilgi teknolojisiGıda sektörü+3
Fulya Aydoğdu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects