Aviation sector
185 theses under this subject heading
Dinamik talep modellemesi ile fiyat manipülasyonlarının saat kırılımında kârlılığa etkisi
Türkiye'de havacılık sektörü günden güne gelişmekte ve rekabetçi hale gelmektedir. Son günlerde internet üzerinden alışverişin müşteriler açısından tercih edilir ve erişilebilir hale gelmesi ile online satış kanalı, havayolları açısından maliyet avantajı ve gelir fırsatı oluşturmaktadır. Böylelikle havayolları tarafından A noktasından B noktasına online bilet satın almak isteyen müşteri talebinin doğru tahminlenerek en uygun zamanda müşterinin ödemeye razı olduğu fiyatın gösterilmesi gerekliliği ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu çalışmada rekabetçi ve monopol pazarlar için online satış kanalından gelen talebin gelişimi gün, saat ve dakika kırılımında zaman serisi analizi ile incelenmiştir. Aynı zamanda talebin uçuşa ne kadar zaman kala geldiğini etkileyen faktörlerin neler olduğunu regresyon analizi yöntemi ile tartışılmıştır. Analize geçilmeden önce verinin nasıl oluşturulduğu detaylandırılarak açıklanmıştır. Analiz sonucunda, pazara ve zamana göre bölümlendirilerek yapılan talep tahmini için en düşük hata ile veri ile en uyumlu sonucu Basit üssel düzeltme (SES) modeli vermiştir. Regresyon analizinde ise monopol ve oligopol piyasalar için yolcunun bilet alımında uçuşa kalan zamanını etkileyen faktörler arasında yolcunun gördüğü ücret, uçuş süresi, bilet özelliği gibi ortak değişkenler olmakla beraber havayolunun sefer sayısı, rezervasyon yapılan seferin bulunduğu saat aralığı gibi farklılaşan faktörlerin de bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar doğrultusunda havayolu şirketine önerilecek tahmin yönteminin şirketin gelirini artıracağı öngörülmektedir.
The European Union's external aviation policy on the basis of Europeanization: A case study on the common aviation area
The purpose of this study is to examine the Common Aviation Area (CAA), which is one of the three pillars of the EU's external aviation policy. The CAA aims to create a level playing field that liberalizes the air transport market of the EU's neighboring countries and ensures legislative harmonization with those countries. The CAA will be discussed within the scope of Europeanization. The research question of this study is "What explains the harmonization of ENP countries with the EU acquis in the field of civil aviation?" In order to answer the research question and test the accuracy of the proposed hypothesis, case study techniques, process tracing, and semi-structured interviews were used. Georgia and Moldova were examined within the scope of the CAA. In this context, the hypothesis put forward within the framework of this study is that the material expectations of the ENP countries are the main determinant for the creation of the CAA. This study is divided into four parts. After the introduction, the second chapter will include the conceptual and theoretical framework and methodology. In the third chapter, it will be discussed whether Georgia and Moldova could be seen as being motivated by material expectations for being included in the CAA. The last chapter will summarize the main findings.
Uluslararası sürdürülebilir havacılık endüstrisi: Türk havacılık sektörüne yönelik bir araştırma
Türk Havacılık Endüstrisini uluslararası sürdürülebilir bir endüstri haline getirmek, herhangi bir sektöre göre daha farklı bir bakış açısı gerektirmektedir. Havacılık endüstrisindeki üretim kompleks bir sistem olması nedeniyle ileri teknoloji gerektiren ve maliyeti yüksek bir alandır. Yüksek maliyetine rağmen iyi bir entelektüel sermayeye sahip olunduğunda, pazarda yüksek müşteri memnuniyeti sağlandığında ve devlet politikaları ile desteklenen güçlü bir şirketler ekosistemi oluşturulduğunda diğer sektörlerin gelişmesinde de bir katalizör görevi gören ekonomik katma değeri yüksek bir alan haline dönüşebilir. Uzun vadede Türk Havacılık Endüstrinin sürdürülebilirliği, devletin belirlediği kalkınma stratejilerinde havacılık endüstrisinin milli strateji olarak kabul edilmesine bağlıdır. Bununla beraber uluslararası ortak girişimler ile sektörel deneyim, bilgi ve teknoloji transferi, pazarda bir ölçek ekonomisi ve müşteri memnuniyeti oluşturulabilir. Bu çalışma ile Türk Havacılık Endüstrisinin uluslararası sürdürülebilirliğini sağlayacak yerli ve milli üretimi esas alan faktörlerin önem ve öncelik derecelerine göre GZFT analizi yapılarak mevcut durumu belirlenmiştir. Türk Havacılık Endüstrisinin uluslararası sürdürülebilirliğini etkileyen faktörlerin, Ar-Ge ve yenilik, sektörel ekosistem ve şirketler, finansal yapı, pazar yapısı, iş modelleri, insan kaynakları, imaj ve etki ile devlet politikaları olduğu görülmektedir. Çalışmada nitel bir araştırma yöntemi kullanılarak, Türk Havacılık Endüstrisinde, ortalama 34 yıl tecrübeye sahip 14 üst düzey yönetici ile bir odak grup toplantısı gerçekleştirilerek beyin fırtınası ile Entelektüel Sermaye Faktörünün endüstrinin sürdürülebilirliği açısından en güçlü yön olduğu; Tedarik ve Değer Zincirindeki Belirleyicilerle İlişkiler, Ekosistemdeki eksik olan belirleyiciler ile ilgili olarak kümelenmenin oluşturulamamasının ise sürdürülebilirlik için en büyük tehdit olduğu ve giderek güçlendirilen devlet politikalarının endüstrinin sürdürülebilirliği için fırsatlar meydana getirdiği belirlenmiştir. İmaj ve etki ve iş modeli faktörlerinin sektörün sürdürülebilirliği için kritik faktörler olmasına rağmen zayıf kaldığı ve güçlendirilmesi gerektiği öngörülmüştür. Yapılan analizler ve elde edilen bulgular doğrultusunda Türk Havacılık Endüstrisi için milli ve yerliliğinin sağlanmasına imkân tanıyacak endüstriyi geliştirici önerilerde bulunularak literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir.
Ar-ge projelerindeki kritik başarı faktörlerinin algılanan proje performansı üzerindeki etkileri: Havacılık sektöründe bir araştırma
Ürün ömürlerinin azaldığı ve ürün karmaşıklığının arttığı savunma sanayisinde, yeni ürün geliştirme projelerinin başarısı, şirketlerin ayakta kalabilmesi için büyük önem arz etmektedir. Savunma sanayisinde teknolojik üstünlük içeren yeni ürünün daha kısa sürede ve yüksek performansta üretilmesi, ülkelere stratejik bir üstünlük sağlamaktadır. Türk savunma ve havacılık sanayisinde hazır ürün alımından özgün ürünler geliştirme aşamasına geçiş hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu geçiş aşamasında yeni ürün geliştirme projelerini etkileyen kritik başarı faktörlerinin tespiti ve etkili faktörlerin iyileştirilmesi giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türk savunma ve havacılık sanayisindeki projelerde çalışan tasarım mühendislerinin algıladıkları kritik başarı faktörleri ile algılanan proje performansı arasındaki ilişkiyi incelenmektedir. Çalışmanın literatürdeki farkı Türk savunma ve havacılık sanayisinde Ar-Ge projelerindeki algılanan kritik başarı faktörleri ve algılanan proje performansı arasındaki ilişkiyi inceleyen, bilinebildiği kadarı ile ilk çalışma olmasıdır. Çalışmanın veri toplama aşamasında, 211 tasarım mühendisi ile yüzyüze görüşerek iki ayrı zamanda anket uygulanmıştır. Korelasyon analizinde algılanan kritik başarı faktörleri ve algılanan proje performansı arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Regresyon analizinde sorun giderme, proje misyonu, müşteriye danışılması ve teknik görevler faktörleri ile algılanan proje performansı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.
Türkiye'de sivil havacılığın gelişimi ve sorunları: THY'de bir uygulama
Türkiye'de sivil havacılığın sorunları ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma Atatürk Havalimanı'nda faaliyet gösteren THY havayolu şirketinde çalışan 108 personel üzerinde uygulanmıştır. Sivil havacılığın sorunlarını ve çözüm önerilerini belirlemek için Serkan Batur tarafından geliştirilmiş havayolu taşımacılığı sorunları ve çözüm önerileri isimli anket formu uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sonuçlarda sivil havacılık sektörünün sorunları olarak teknik altyapının oluşturulamaması, sivil havacılık meslek yüksekokulu mezunlarından tam istihdam sağlanamaması, bilet fiyatlarının ortalama gelir düzeyine göre belirlenmemesi olarak tespit edilmiştir. Sorunlara getirilebilecek çözüm önerileri olarak devletin sivil havacılığın gelişiminde önemli bir konumda olduğu ve kamu özel işbirliği projeleri sektörün gelişiminde önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Ayrıca devlet, havayolu işletmelerine sağlayacağı teknik desteklerle beraber yeni havalimanlarının kurulmasını sağlamalarıyla da sorunların ortadan kalkmasında en önemli konumdadır. Anahtar Kelimeler : Sivil Havacılık, GeliĢimi, Sorunları
Civil aviation as an element of soft power in Turkish foreign policy: Turkish Airlines case study
The political, socio-economic, cultural, commercial and technological improvements in today's world removed all the obstacles that slow down globalization and turned the world into societies which need each other and are in communication with. Improving trade and technology, triggered people demand to move and travel to different parts of the world and thus air transportation became the most reliable, minimizing the distance quickly option. In a globalizing world, establishing several bodies about civil aviation became necessary in order to form the standards in quality, safety, hygiene, navigation systems, the training of aviation personnel and the purpose of implementing aviation activities in the maximum safety and quality. In this study, the overall structure of the civil aviation, the history of aviation in Turkey, Turkish foreign policy and policy components are examined, focusing onto Turkish Airlines Incorporate Company, established in 1933, with the name of Governmental General Management. In this regard, whether new opened THY destinations is parallel with Turkish foreign policy followed is determined, with an insight to effectiveness of politicians at intra-firm decisions. And also discussed, THY the undertook ''Soft Power'' mission of Turkey or not. In the conclusion, the idea of private entities other than Turkish Airlines (THY) undertaking similar missions is suggested. Meanwhile, need of encouraging aviation sector that grows rapidly is mentioned. Keywords: THY, Soft Power, Foreign Policy, Civil Aviation
Kurumsal imajın oluşumunda spor sponsorluğunun etkisi: Türk Hava Yolları örneği
Değişen teknolojiyle birlikte halkla ilişkiler alanında meydana gelen yeni yöntemlerden birisi olan sponsorluk, kuruluşların spor, sanat, siyaset gibi çeşitli alanlarda kendilerini tanıtmak için kullandıkları yöntemlerden birisi olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlamda, dünya çapındaki büyük firmalar, yine dünya çapındaki organizasyonları, kulüpleri ve sporcuları sponsorluk faaliyetleri ile desteklemekte ve aynı zamanda bu destek ile de kendi tanınırlıklarını, bilinirliklerini arttırmak suretiyle tanıtım yapmaktadır. Spor sponsorluğu alanında Türk Hava Yolları (THY), özellikle son yıllarda büyük yatırımlar gerçekleştirmiştir. Bu çalışmada kamuoyunda yaptığı sponsorluklarla adından bahsettiren THY'nin bu faaliyetlerinin kuruluşun kurumsal imajına etkisi değerlendirilmiş ve sponsorluğun görsel kimlik, kurumsal iletişim ve kalite faktörleri açısından nedensellik içeren bir faaliyet olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Finansal rasyolar yardımı ile risk yönetimi ve hava yolu sektörü üzerine bir uygulama
1990'lı yıllarda küreselleşme sürecinin etkisiyle ortaya çıkan neoliberal ekonomik sistem, ekonomi tarihinin hiçbir döneminde görülmeyen sıklıkta finansal krizlerin oluşmasına neden olmuş ve bu krizlerin yarattığı olumsuzluklar işletmelerin faaliyetleri üzerinde etkilerini göstermiştir. "Finansal Rasyolar Yardımı İle Risk Yönetimi Ve Hava Yolu Sektörü Üzerine Bir Uygulama" başlığını taşıyan bu doktora tezi, bir üçüncü nesil finansal kriz modeli olan 2008 krizi de dahil olmak üzere havacılık endüstrisini 21. yüzyılın başından itibaren küresel çapta etkileyen 4 olayın yani 11 Eylül 2001 Dünya Ticaret Merkezi terör saldırısının, 2003 yılındaki SARS salgın hastalığının ve 2010 yılında yaşanan volkanik kül patlamasının Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı üzerindeki iflas riskini, seçilen iflas tahmin modellerini kullanarak ortaya koyma amacını taşımaktadır. Bu amaç ile hisse senetleri Borsa İstanbul'da işlem gören işletmenin kriz süreci ve kriz sonrası dönemleri de kapsayacak şekilde, 2002-2016 yılları arası finansal tablolarından elde edilen likidite, mali yapı, faaliyet etkinliği, karlılık ve büyüme oranlarına ilişkin finansal rasyoları ile trafik verileri araştırma değişkenleri olarak kullanılmıştır. Uygulama kısmında Altman Z" skor ve Airscore modellerinden yararlanılmış ve yapay sinir ağları dahil olmak üzere çeşitli yöntemler kullanılarak ileriye yönelik tahminler yapılmıştır. Araştırmada, Altman Z" skor modeline göre işletmenin iflas durumunun sıkıntılı alanda olduğu, özellikle volkanik kül patlamasından sonraki dönemin likidite oranlarını, faaliyet etkinliği oranlarını ve karlılık oranlarını olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Airscore modeline göre ise incelenen 16 yıllık dönemin sağlıklı alan olarak nitelendirilen bölgede olduğu tespit edilmiştir. Bu tez ile hizmet sektöründe faaliyet gösteren hava yolu işletmelerinin, iflas riskini minimize edecek finansal politikalar geliştirebilmeleri için gerekli veriler elde edilmiş olmakta ve bu bulgular, tezin orijinal yönünü oluşturması yanında iflas riski karşısında uygulanması gereken finansal politikaların oluşturulmasına da katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Finansal Rasyolar, Risk Yönetimi, İflas Tahmin Modelleri, Yapay Zeka, Altman Z" skor, Airscore
Yüksek performanslı iş sistemlerinin örgütsel çevikliğe etkisi: Sivil havacılık sektöründe faaliyet gösteren yer hizmetleri işletmelerinde bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çevikliğe etkisini bütüncül bir model ile incelemektir. Çalışmada, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çeviklikle ilişkisinde aracılık rolü oynayabileceği öngörülen Girişimci Örgüt İklimi ve bu değişkenin etkileri de araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, Sivil Havacılık Sektöründe faaliyet gösteren ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilen çalışma ruhsatına sahip Yer Hizmetleri İşletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede söz konusu işletmelerdeki yöneticilerin düşünce ve algıları temel alınmıştır. Araştırmada, tam sayım yapılarak ilgili işletmelerin tüm yöneticilerine ulaşılmaya çalışılmış; bu işletmelerde görev alan 171 yöneticiden alınan cevaplar araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; Yüksek Performanslı İş Sistemleri ile Örgütsel Çeviklik arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu ve Girişimci Örgüt İkliminin de bu ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Bu çalışmanın, literatüre kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çevikliğe etkisinin ilk kez ele alınarak açıklanması ve bu ilişkide aracılık rolü üstlenen Girişimci Örgüt İkliminin bütüncül bir modelde incelenmesidir. Bu çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, Yüksek Performanslı İş Sistemlerinin Örgütsel Çevikliğe etkisinin Türkiye'de faaliyet gösteren Yer Hizmetleri işletmelerinde ilk kez araştırılmış olmasıdır.
Havacılık işletmelerindeki vardiyalı çalışma düzeninde yöneticili ve yöneticisiz ekipler ile cinsiyetin çalışan memnuniyeti üzerine etkisi: Bir model önerisi
Çalışan Memnuniyeti kavramı örgütsel amaç ve hedeflere ulaşmak için tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi havacılık sektöründe de özel bir öneme sahiptir. Vardiyalı çalışmanın yürütüldüğü havacılık işletmelerinde cinsiyet faktörü ve ekip çalışmasına bağlı yönetim anlayışı temel belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu açıdan araştırmada; algılanan yönetici memnuniyeti ile arkadaşlık ilişkilerinden duyulan memnuniyet ve iş/çalışma koşullarına duyulan memnuniyetin, çalışan memnuniyeti algısının oluşmasında önemli bir belirleyici etkiye sahip olduğu öngörülmüştür. Bu öngörüden hareketle vardiyalı çalışma düzeninin hakim olduğu havacılık işletmelerinde; yöneticili ve yöneticisiz ekiplerde çalışanların memnuniyet algılarının değişip değişmediği ve cinsiyet faktörünün; yönetici tutumları, arkadaşlık ilişkileri ile çalışma koşulları perspektifinde çalışanların memnuniyet algısına etki edip etmediği incelenmiştir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de havayolu yolcu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren en büyük ulusal havayolu şirketinin HUB istasyonunda Yolcu Hizmetlerinde vardiyalı olarak çalışanların; yöneticili ve yöneticisiz ekipler bazında ve cinsiyet faktörüne göre memnuniyet algılarını bütüncül bir bakış açısıyla incelemektir. Literatür çalışmaları sırasında çalışan memnuniyet algısı ile ilgili olarak söz konusu yönetici tutum ve davranışları, arkadaşlık ilişkilerine ilişkin informalite ile çalışma koşullarına dayalı tüm değişkenlerin etkisini ortaya koyan spesifik bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu açıdan araştırmada bu etkiyi ölçmeye yönelik olarak karma araştırma yöntemi uygulanmış, nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanılarak ölçek geliştirmeye yönelik bir model oluşturulmuş, 693 vardiyalı çalışanla birebir görüşmeler yapılarak anket yoluyla veriler toplanmış, analizler yapılarak araştırmanın literatüre kuramsal ve uygulama açısından katkı yapması sağlanmıştır. Araştırmanın kuramsal katkısı, çalışanların memnuniyet algılarının vardiyalı ekipler bazında ve cinsiyet faktörüne göre bütüncül bir modelde incelenmesidir. Araştırmanın uygulamaya katkısı ise, çalışanların memnuniyet algılarından hareketle havacılık işletmelerinde ekip çalışmasının etkinliğini artırmaya yönelik bir modelin geliştirilmesine ve cinsiyet faktörüne dayalı bir çalışan istihdamı modeli geliştirilmesi noktasında örgütlerde yeni fikirlerin ortaya çıkmasına olanak sağlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Çalışan Memnuniyeti, Cinsiyet, Ekip Çalışması, Vardiyalı Çalışma, Havacılık, Havayolu
Pozitif psikolojik sermayenin çalışanların ilişki ağı kurma yeteneği üzerindeki etkisinde nomofobinin düzenleyici rolü: Havacılık sektöründe bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, Pozitif Psikolojik Sermayenin Çalışanların İlişki Ağı Kurma Yeteneği üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada, ayrıca nomofobinin düzenleyici bir aracılık rolü oynayabileceği ve bu değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, İstanbul Yeni, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarında faaliyet gösteren havayolu işletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu işletmelerdeki çalışanların havacılıkla ilgili düşünce ve algıları temel alınmıştır. Araştırmaya ait veriler sözkonusu havacılık firmalarının çalışanlarından elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, nomofobinin, pozitif psikolojik sermaye ve ilişki ağı kurma yeteneği arasındaki ilişkiyi negatif olarak etkilemekte, çalışanların nomofobi düzeylerinin yükselmesi, pozitif psikolojik sermayelerinin ilişki ağı kurma yetenekleri üzerindeki etkisini negatif yönde etkilemekte ve pozitif psikolojik sermayesi yüksek olan çalışanların ilişki ağı kurma yetenekleri düşmektedir. Bu çalışmanın, kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, Pozitif Psikolojik Sermayenin ve İlişki Ağı Kurma Yeteneği ilişkisinin ilk kez ele alınarak açıklanması ve bu ilişkide aracı rol üstlenen Nomofobinin bütüncül bir modelde incelenmesidir. Bu çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, tüm dünyada faaliyet gösteren havacılık firmalarında ilk kez araştırılmış olmasıdır. Anahtar Kelimeler: Pozitif Psikolojik Sermaye, İlişki Ağı Kurma Yeteneği (Networking Ability), Nomofobi, Sivil Havacılık
Havacılık endüstrisinde blockchain teknolojisinin potansiyelini keşfetmek
Blockchain teknolojisi, kurumsal yapıların işleyişlerinde bulunan sorunlar ve global kriz ile beraber bir kere daha sarsılmakta olan güvene paralel olarak meydana gelmektedir. Yeni bir sistem sunmasından dolayı blockchain teknolojisi önemli ve dikkat çeken bir alandır. Blockchaine benzemekte olan pek çok teknolojinin geliştirilmesi için çabalanmıştır. Merkezi sistemlere karşı gücün dağınık bulunduğu daha güvenilir ve özgür bir veri ağı modelinin oluşturulmaya çabalanması, bu teknolojilerin ortak özeliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Buradan hareketle merkezi kurumlara karşı bulunan güvensizlik ve işleyişte olan sorunların daha önceden fark edildiği ve değiştirilmesi için uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Bu teknoloji, bir merkeze bağlı olmadan kriptografi kullanılarak ve veri blokları şeklinde zincirlenmesi modeli ile meydana getirilmektedir. Güvenilir olmaları ise söz konusu teknolojilerin en mühim noktalarıdır. Var olan sistemlere kıyasla blockchain teknolojisinin değer, veri ya da öteki bilgilerin muhafaza edilmesi ve transferinin sağlanmasında daha kullanışlı olması söz konusudur. Blockchain teknolojisi, bilhassa havacılık sektöründe önemli değişimleri sağlamıştır. Havacılık sektöründe blockchain teknolojilerinin ele alınması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu araştırmada yalnızca literatür taraması kapsamında elde edilen verilerden faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teknoloji, Blockchain, Havacılık Endüstrisi
Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe kurum kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma
Çalışmanın amacı, çalışanlar tarafından benimsenen örgüt kültürünün, örgütsel bağlılığa yansımasını ve Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatmini üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada ilk olarak örgüt kültürü, örgütsel bağlılık ve iş tatmini kavramları hakkında detaylı araştırmalar yapılmış, literatür taraması sonucunda elde edilen bilgilerle araştırmanın genel hatları oluşturulmuştur. Araştırmanın birinci bölümünde örgüt kültürü ile ilgili literatür araştırması yapılarak, örgüt ve kültür kavramları ayrı ayrı açıklanmış, örgüt kültürünün önemi, özellikleri, unsurları, etkileyen faktörler üzerinde durulmuş, örgüt kültürü üzerine ortaya atılmış farklı modeller sunulmuştur. Örgütsel bağlılığı içeren ikinci bölümde ise örgütsel bağlılık kavramı tanımlanmış; oluşumuna, önemine, karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Ayrıca örgütsel bağlılık göstergeleri ve düzeyleri hakkında da bilgi verilmiş; örgüt kültürüyle arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş tatmini kavramı açıklanmış, bu kavramı etkileyen faktörlerden bahsedilmiştir. Bir çalışma sürecinin sonucu olarak ise iş tatmini ve tatminsizliğinin sonuçları sunulmuştur. Araştırmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise örgüt kültürü ve örgütsel bağlılığın, Türkiye'deki havayolu taşımacılığı sektöründe iş tatminine etkisinin ölçülmesi için; seçilen ölçekleri ve demografik etmenleri içeren bir anket uygulaması yapılmıştır. Anket, Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektöründe aktif olarak çalışan 96 çalışana uygulanmıştır. Uygulanan anketten sonra toplanan verilerin IBM SPSS Statistics 25.0 programında değerlendirilmesi ile örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir.
Yöneticilerin entelektüel yeterliliklerinin rekabetçi örgüt kültürü geliştirilmesine ve örgütsel performansa etkilerinin araştırılması: Sivil havacılık işletmelerinde bir uygulama
Yoğun bir rekabet ortamının olduğu günümüz küresel dünyasında ve bunun önemli aktörlerinden biri olan havacılık sektöründe entelektüel yeterliliğe sahip yöneticiler ortak bir amaç etrafında şekillenen bir kültür ile takipçilerini örgütün hedefleri doğrultusunda yönlendirebilirler. Bu çalışmada Türkiye'de faaliyet gösteren havayollarındaki yöneticilerin entelektüel yeterliliklerinin rekabetçi örgüt kültürü ve örgüt performansını nasıl etkilediğini açıklayan kavramsal bir çerçeve geliştirilmiş ve geçerli, güvenilir özgün bir ölçek ile ampirik olarak test edilmiştir. Aynı zamanda orijinali Savsar tarafından geliştirilen performans karnesinin boyutlarında yer alan performans ölçütleri tarafımızca ifadelere dönüştürülmüştür. Betimleyici istatistikler ve ölçeklerin temel faktör yapısını ortaya çıkarmak için SPSS kullanılmıştır. Göstergelerin seçilen gizil değişkenlere yüklenip yüklenmediğini ölçmek için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve varsayılmış kavramsal modeli test etmek için ise Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kullanılmıştır. Bulgular, nitel modeldeki kavramsal bağlantıları desteklemekte ve niceliksel modeldeki varsayımsal ilişkilerin çoğunu doğrulamaktadır. Bu araştırma, entelektüellik ve yönetim literatürü taramasına dayanarak bütünleştirici bir çerçeveyi teorik ve deneysel olarak geliştiren ve test eden ilk çalışmadır. Ayrıca geliştirilen algısal performans karnesi değerlendirme ölçeği de literatüre önemli bir katkıda bulunmaktadır. Sonuçlar yeni istatiksel, teorik ve pratik yaklaşımlar hakkında fikir vermektedir.
Sivil havacılık işletmelerinde sürdürülebilirlik politikalarının örgütsel performansa etkisi: TAV Havalimanı örneği
Günümüzde tüketiciler, devlet, çalışanlar, yerel halk ve yatırımcılar işletmelerin kurumsal davranışlarının denetlenmesini daha fazla talep eder hale gelmiştir. Örgütsel performansın d değerlendirilmesinde, finansal verimlilik göstergelerine ek olarak, işletmelerin sürdürülebilirlikle ilgili göstergelerini dâhil etmesi, sosyal ve çevresel yatırımların, çeşitli raporlamalarla sunulmasıyla, kurumlar paydaş grubunun desteğini alacağı için firma riski azalmakta ve uzun vadede şirket değerinde artış olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, BIST Sürdürülebilirlik Endeksine kote olan tek havalimanı işletmesi TAV Havalimanları Holding A.Ş'nin 2013-2019 yılları arasındaki finansal performansı ve 2013-2017 yılları arasında yayınlamış olduğu sürdürülebilirlik raporlarından alınan verilerle sürdürülebilirlik performansı, çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve TOPSİS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. İşletmenin bu yıllara göre en iyiden en kötüye doğru sürdürülebilirlik ve finansal performans değerleri belirlenerek sıralanmıştır. Örgütsel-finansal performans ile sürdürülebilirlik performansı arasında yıllar bazında pozitif-negatif yönlü yada nötr bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuç olarak yıllara göre değişen bu iki performans değerleri arasında kesin bir paralellik görülmemekle birlikte bunun konjonktürel olası nedenleri tartışılmıştır.
Türkiye'de sivil havacılık sektöründe istihdam edilen uçuş ekibinin çalışma koşullarına ve haklarına yönelik bir araştırma
Havacılık sektörü yüksek rekabet ortamının mevcut olduğu bir sektör olarak karşımıza çıkmaktadır. Sektörde başarıyı yakalamak için entelektüel sermaye olarak da nitelendirebileceğimiz insan faktörüne önem verilmesi gerekmektedir. İnsan faktörü, yani işletmeler için işgörenler, havacılık sektöründe uçuş operasyonu sürecinin her basamağında etkin rol oynamaktadır. Bu çalışmada, havacılık sektörüne emek veren kabin / kokpit personelinin çalışma koşulları, bağlı bulundukları sendikalar ve sözleşmelerden bahsedilmiş olup, sivil havacılık sektöründe istihdam edilen bu kişilerin haklarına yönelik bir araştırma yapılmıştır. Çalışmada derinlemesine mülakat tekniği uygulanmış olup, havacılık sektöründe aktif olarak görev alan 20 kişi ile görüşme yapılmıştır. Elde edilen bu veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemi kullanılarak yorumlanmıştır "İşgören" olarak nitelendirilen havacılık personelinin bağlı olduğu sözleşmeler, sendikalar ve işgörenlerin yan haklarına dair bilgiler ortaya konmuştur. Ayrıca sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan çalışanların hakları ile ilgili bir karşılaştırma yapılmıştır. Bu çalışma, havacılık sektöründe görev yapan 20 işgörenin verdiği yanıtlarla sınırlıdır.
Büyüme stratejilerinin örgüt performansına etkisinde lojistik stratejilerin düzenleyici ve örgüt yapılarının aracı rolünün havacılık sektörü bağlamında araştırılması
Küresel rekabetin sürekli arttığı günümüz iş dünyasında, örgütlerin sürdürülebilir bir yaşamın ve paralelinde rekabet avantajının izini sürerek yerinde stratejiler üretip, bunları zamanında uygulayarak hayata geçirmeleri gerekmektedir. İstenilen stratejiyi uygulamamak, işletmelerde fırsatların kaybedilmesine yol açarak önceliklerin korunmasını ve kurumsal hedeflere ulaşmayı zorlaştırmaktadır. İşletmeler örgütsel performans seviyelerine ulaşabilmek için çeşitli büyüme stratejileri uygular. Dinamik stratejik yönetim süreçlerinde, karar verilmiş bir büyüme stratejisinin başarıyla uygulanabilmesi için stratejiyi yön, hız ve değer katmada olumlu etkileyebilecek organizasyonel yapı ve lojistik stratejilerin bütüncül bir yaklaşımla performansa odaklı yapılandırılması gerekir. Literatür incelendiğinde örgütlerde stratejik planlamanın yaygın olarak çalışıldığı, ancak strateji uygulamaları konusunda ve havacılık sektörü bağlamında yapılan araştırmaların sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu çalışmada, büyüme stratejilerinin örgüt performansına etkisinde lojistik stratejilerin moderatör, örgüt yapısının da aracılık etkisi olup olmadığı, havacılık sektörü bağlamında araştırılmıştır. Araştırmanın verilerinden faydalanarak elde edilen bulgular ışığında, literatürün genişlemesi ve iyileşmesi yönünde katkıda bulunulması çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla, strateji uygulamaları kapsamında, bir araştırma modeli ile birlikte test için hipotezler geliştirilerek, örgütlerde strateji, yapı ve performans etkileri incelenmiştir. Araştırmanın evreni, Türkiye'de havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, analiz birimi ise örgüt düzeyi olup tam sayım yapılmıştır. Bu kesitsel alan çalışmasında veriler anket tekniği ile yönetici düzeyinde katılım sağlanarak, çevrimiçi toplanmış ve 133 işletme ile çalışma gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, "SmartPLS Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli" istatistik metoduyla test edilerek yol analizi yapılmıştır. Araştırmada, teorik ve kavramsal çerçeve kurulduktan sonra sahada veriler toplanarak analiz edilmiş, elde edilen bulgulardan çıkarım yapılarak yorumlanmıştır. Buna göre, çalışmamıza katılan havacılık işletmelerinin büyüme stratejilerini uygulamaları sürecinde, örgüt yapılarının biçimselleşme ve hiyerarşik merkezileşme düzeylerinin, örgüt performansı üzerinde kısmi aracılık etkisinin olduğu, lojistik stratejilerin ise düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgularla, havacılık sektörü stratejik üst yöneticilerinin, stratejilerini desteklemek üzere, biçimsel ve hiyerarşik bir örgüt yapısı oluşturmanın sunacağı fırsattan faydalanarak organizasyonlarına değer katabilecekleri ve böylece istenilen örgütsel performans düzeylerine ulaşabilecekleri çıkarımı yapılabilir.
The perceptive analysis of the effect of proactive maintenance scheduling on maintenance costs and airline profitability: A case study of Turkish Airlines Technic
The accelerated development trend that the industry is going through has created an intensively competitive environment between global airlines. Intense competition in the sector and the pronounced decline in profit rates have increased the importance of reducing expenses and costs, in addition to the management of incomes. Towards this aim, airlines implement various methods to reduce their own costs. Maintenance comprises one of the significant expenses incurred by airlines, while airlines adopt various approaches in their cost-reduction efforts, including general maintenance enhancement programs. It has been seen that some of these methods positively affect cost-reduction efforts that have begun to be implemented. Proactive maintenance planning, on the other hand, is considered one of the methods aimed at reducing maintenance costs and thus increasing airline profitability and is actively used by many airlines. Turkish Airlines is playing a leading role in the effective use of proactive maintenance planning management. However, some proactive maintenance practices are controversial. In order to clear the air about these controversies, this research was carried out to make a perceptive analysis of the Turkish Airlines Technic employees. I carried out this study by using a quantitative survey with a sample of 133 Turkish Airlines Technic staff, which consists of technicians, engineers, planning staff, clerks, and managers. Staff was chosen among departments relating to maintenance. Besides questions that measure the perception of Turkish Airlines Technic staff on the effects of proactive maintenance scheduling on maintenance costs and airline scheduling, some questions relating to demography and experience are also posed. The data which is obtained as a result of this study were collected using an online survey method and analyzed with SPSS version 22. Chi-square and Fisher's tests, which are the most appropriate methods for comparing independent variables, were carried out to analyze the results. Keywords: Aircraft ground times, airline costs, airline profitability, aviation and finance, maintenance costs, proactive aircraft maintenance planning.
Ancillary revenue for airlines: Analysis of willingness to pay for ancillaries in terms of travel and customer attributes
Over the last decade, ancillary revenue has become very important for the aviation industry. Ancillary revenue shares have increased rapidly and contributed to the overall revenue stream: fluctuating fuel prices, operational costs, and the global economic recession challenge airlines. The high-cost structure and competitive market conditions pushed airlines to seek opportunities to generate additional income from nonflight-related services. Therefore airlines seek innovative approaches to gain more revenue from their ancillaries. Market research in Bahrain was conducted among travelers by asking about their previous purchase history and willingness to pay for unbundled ancillaries in their future travels. This study aims to examine whether a customer's annual income, travel frequency, carrier type (customer choice and attributes), duration of the flight, travel purpose, and cabin class (travel attributes) have an impact on the willingness to pay (WTP) of airline ancillaries. Also, the customer's past purchase behavior is studied to understand if there is any relation between the demographic profile of customers and purchase attitude. According to the results of the survey, it is found that there is a strong relationship between travel frequency and WTP for ancillaries. On the other hand, there was no direct relation between the purpose of travel and customers' purchase tendency. It is also found that there are differences in WTP for particular ancillary products and services based on the customer's annual income, carrier type, length of flight, and cabin class. Keywords: Airline Ancillary Revenue, Customer Purchase Tendency, Customer and Travel Attributes, Willingness to Pay.
The effects of motivation and innovation in Libyan civil aviation sector on operating performance
In the global competitive environment, innovation based on stored information and technology due to the need for change plays a crucial role in the long-term survival of businesses. Keeping up with the changing conditions depends on the innovations to be made inside and outside the company. The extent to which employee motivation affects the innovation performance of the employee has become one of the issues that business managers have been wondering about recently. This study will be conducted in the civil aviation sector to determine the effects of the independent variables innovation and employee motivation on the dependent variable operating performance. In this direction, the impact of innovation and employee motivation on the civil aviation sector was examined. As a result of the study it is aimed to obtain and present information that will benefit the interested parties. This study was carried out only on the employees of Libyan Airlines in Mitiga International Airport and Misrata International Airport operating in the civil aviation sector of Libya, which was determined before the research was conducted. The study used a questionnaire technique, and the data obtained from the participants were analyzed with the SPSS package program. In line with the information obtained from the analyses, it has been determined that the operating performance has increased as a natural result of improving employee motivation and innovation activities in Libyan Airlines enterprises. From this point of view, civil aviation sector enterprises need to increase employee motivation and attach importance to innovation activities simultaneously. Keywords: Civil Aviation, Enterprises, Innovation, Libya, Motivation, Operating Performance.
Exploring the impact of socio-political crises on the operational performance of the Turkish Airlines
This study investigates the impacts of socio-political events on the operational performance of the Turkish Airlines, by referring to the firm-specific factorsi.e. available seat kilometers (ASK), revenue per kilometer (RPK), passenger load factor (PLF) and passenger carried (PC) over the period of 2010M1-2018M12. To conduct the study, we selected four critical events among many others that had a serious impact on the Turkish socio-political environment. These events, by chronological orders, are; Gezi Park, the shooting of the Russian military jet, the attempted military coup and electronic devices ban. To detect the outlier impact, we run four different outlier algorithms, namely outlier detection algorithm (ODA), breakout detection algorithm (BDA), change-point algorithm (CPA) and causal impact analysis on a regional basis. The findings suggest that the socio-political crises have changing impacts on the operational performance of the Turkish Airlines regionally. CPA successfully detected the Gezi Park in domestic, Africa and North America regions for RPK and in domestic, Europe, Far East, and North America regions for ASK. ODA detected an outlier impact in Africa and North America for RPK and ASK for the shooting of the Russian military jet. ODA had an outlier impact in Europe, the Middle East, and North America regions for the attempted military coup. Finally, for the electronic devices ban while ODA successfully detects an outlier effect in domestic, North and South America regions, CPA reveals an impact in Africa, Far East, and South America for RPK. The impact of the crises in PLF has been less visible. These findings show that although the crises had an immediate effect on the operational performance, Turkish Airlines recovered from each crisis very promptly. This proves the resilience and agile management ability of the company. Keywords: Causal impact, Operating Performance, Outlier Detection Analysis, SocioPolitical Crises, Turkish Airlines
Sustainability in full service carriers and low cost carriers: A comparison of the Turkish Airlines and Pegasus Airlines
Sustainability is important in aviation industry due to its continuous growth and the use of finite natural resources. Thus, airline companies should implement sustainable business strategies to reduce detrimental environmental and social effects. Strategies in technological improvements may be strong solutions to improve sustainability. These include environmental-friendly aircraft design, use of alternative fuels, low emission engine design, advanced air traffic management procedures. This study explores how two airline carrier types, Turkish Airlines, a Full Service Carrier (FSC), Pegasus Airlines, a Low Cost Carrier, have addressed sustainability in their business models. The results reveal that Turkish Airlines and Pegasus are both doing well in the strategic integration of sustainability due to their large investments in fleet renewal and advancements, which reduce fuel consumption and emissions. While Turkish Airlines follows publicly available policies and publish sustainability reports disclosing the progresses, Pegasus Airlines is not successful in addressing and communicating its sustainability activities to the shareholders and stakeholders. Thus, as a FSC Turkish Airlines' strategies leans more strongly towards sustainability than Pegasus Airlines.
Sustainability in full service carriers and low cost carriers: A comparison of Turkish Airlines and Pegasus Airlines
Sustainability is important in aviation industry. The continuous growth and the use of finite natural resources question the sustainability of aviation. Thus, airline companies should implement sustainable business strategies to reduce detrimental environmental and social effects. Strategies in technological improvements may be strong solutions to improve sustainability. These include environmental-friendly aircraft design, use of alternative fuels, low emission engine design, advanced air traffic management procedures. This study explores how two airline carrier types, Turkish Airlines, a Full Service Carrier (FSC), Pegasus Airlines, a Low Cost Carrier, have addressed sustainability in their business models over the period of 2014-2018. The results reveal that both Turkish Airlines and Pegasus have performed well in the strategic integration of sustainability due to the substantial investments in fleet renewal and advancements, that reduce emissions and fuel consumption. While Turkish Airlines follows publicly available policies and publish sustainability reports disclosing the progresses, Pegasus Airlines is not successful in addressing and communicating its sustainability activities to the shareholders and stakeholders. Thus, as a FSC Turkish Airlines' strategies leans more strongly towards sustainability than Pegasus Airlines.
The effects of frequent flyer programs in the airline industry on customer loyalty: A study in Istanbul
It is extremely critical for companies to have strong ties with their customers. Because this commitment also determines where the companies will be in the competition in the market. Customer loyalty is one of the most serious targets of companies. The sense of loyalty that customers have determines the managerial and financial success levels of companies. Customer loyalty programs are one of the most important leverage of companies in customer loyalty. These programs can be seen as a new roadmap for the development of relationships between companies and customers. The civil aviation sector also attracts attention as one of the sectors where customer loyalty programs are used extensively. Frequent flyer programs, which are an important tool in this industry, are used as a tool for the sustainable commercial relationship between airlines and passengers. The purpose of this thesis is to focus on the importance of frequent flyer programs of airline companies on the basis of customer loyalty. As an example of this, frequent flyer programs in the civil aviation sector have been selected. In the fourth part of the study, the subject has been investigated in detail. In the research, this study was carried out with the airline passengers in order to reveal the effect of the importance level of the awards / services offered under the frequent flyer program on the level of customer loyalty. According to the results of the research, the ticket fee-reward balance in the frequent flyer programs is an important factor for the participants. At this point, it is observed that the income level of the participants guides the effect of frequent flyer programs on customer loyalty. At the same time, the number of flights of the participants was determined as the determinant of the process. Participants establish a balance of vi perception between customer loyalty and frequent flyer program, together with the income they earn and their number of flights.