Üretim işletmeleri
Bu konu başlığı altında 192 tez
Proje bazlı imalat yapan firmada yalın üretim uygulamaları
Artan rekabet koşullarında, bir ürünün kaliteli ve hızlı üretimi için tüm aşamaların uyumlu çalışması şarttır. Malzeme hazırlığı ve üretim hattının beslenmesi bu süreçte kritik bir rol oynar. Ancak müşteri ihtiyaçlarının değişip çeşitlendiği pazarda, işletmeler, taleplere uyum sağlamak ve yeni ürünler geliştirmek için üretim sistemlerini modernize ve optimize etme ihtiyacı duymaktadır. Yalın üretim, israfları azaltmaya yönelik bir yöntem olarak değerlendirilmektedir. Bu tez çalışması, makine imalat sektöründe proje bazlı üretim gerçekleştiren bu fabrikada yalın felsefe yöntemleri ele alınarak bu süreçlerin sürekli iyileştirmek amacıyla kaleme alınmıştır. Üretilen ürünlerin bazı zamanlar istenilen süreyi aşarak daha erken teslim edilmesi gerekebilir. Bu nedenle, anında ve hızlı tepki verebilen bir sistemin kurulması önemlidir. Bu perspektif doğrultusunda, iç lojistik sistemlerindeki geçmişten kalma atıl kapasiteler ve verimsizlikler belirlenmiştir. Lojistik rotaları oluşturulmuş ve malzemelerin istenen yere, sadece ihtiyaç duyulan miktarda, mümkün olan en kısa yoldan ulaştırılması konusunda çalışmalar yapılmıştır.Bu çalışma, ürün maliyetlerini azaltırken verimliliği artırmayı amaçlayan yalın üretim tekniklerinin bir firmadaki uygulama sonuçlarını inceleyerek literatüre katkı sunmayı ve bu uygulamaları geliştirmeye yönelik stratejiler belirlemeyi hedeflemektedir.
Coalition formation through multilateral bargaining in an oligopolistic industry
Our thesis is concerned with coalition formation in an oligopolistic industry, the stability of coalitions, and the induced welfare. The central axis of our work focuses on industrial organization. However, we draw heavily from the bargaining theory literature both to model coalition formation and to measure its sustainability. To this end, we apply Bennett and Houba's (1992) stability conditions. We show that in our model, there is no stable industry structure for most of the cost settings, but when there is, it is most likely the grand coalition. And not surprisingly, for the firms that produce, decreasing cost levels raise welfare.
Üretim yapan işletmelerde geri dönüşüm ve atık yönetimi
Bu çalışma, üretim yapan firmalarda geri dönüşüm ve atık yönetimi uygulamalarını inceleyerek, sürdürülebilirlik ilkelerinin firmalar tarafından nasıl benimsendiğini ve uygulandığını araştırmaktadır. On firmayla gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler aracılığıyla, firmaların sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularındaki yaklaşımları ve deneyimleri analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler, MaxQDA yazılımıyla tematik olarak kodlanmıştır. Analiz sonucunda ortaya çıkan ana temalar; mevcut durum ve geri dönüştürülen ürünler, süreç yönetimi ve teknolojiler, strateji, politika ve motivasyon, maliyet unsurları ve ekonomik etki, karşılaşılan zorluklar ve çözüm yöntemleri, performans ve etki değerlendirmesi, gelecek planları şeklinde sınıflandırılmıştır. Çalışmanın bulguları, incelenen işletmelerde geri dönüşüm ve atık yönetiminin ağırlıkla yasal uyumla şekillendiğini; süreçlerin çoğunlukla kaynakta ayrım–geçici depolama–lisanslı sevk zincirinde yürüdüğünü, teknolojik entegrasyonun sınırlı kaldığını ve coğrafi erişim/nakliye kaynaklı maliyet baskısının sürdüğünü; buna karşılık sertifikasyon ve itibar alanında görece kazanımlar görülürken, ekonomik getirinin bağlama ve kapasite farklılıklarına duyarlı olarak değiştiğini göstermektedir.
Assessing the effect of capital budgeting decisions on profitability in manufacturing firms: A case study of mukuwano manufacturing company, Kampala, Uganda
The study purpose was to investigate the relationship between capital budgeting decisions on profitability in manufacturing firms. Capital budgeting particularly addressed five areas of the study that included capital budgeting decisions (acquisition of long-term assets, replacement of long-term assets, investment appraisal techniques, outsourcing expenditure and working capital decisions) had a biggest and significant effect on profitability of the organizations. This study basically involved survey of the manufacturing company known as Mukwano group of companies, in Uganda. Total of 240 questionnaires were disturbed into the respondent and 152 questionnaires were returned so the data was analyzed through "Statistical Package for Social Science" SPSS Version 19. Multiple regression analysis and correlation were used to analyses the data. The findings show evidence of that there is significant and positive correlation between five dimensions of capital budgeting decisions and profitability of the organizations. The findings set up that there was relationship between the independent variables capital budgeting decisions and profitability and were positive relationships between capital budgeting and profitability of the firms under the study. Finally, the researcher has developed a conceptual framework based on the literature reviews, and from there the researcher constructed the research`s hypothesis. Foundation on the result, theoretical implications, limitations, conclusion and suggestions for future research are also highlighted.
Zaman sürücülü faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi ve bir üretim işletmesi uygulaması
Son yıllarda üretim teknolojilerinde meydana gelen değişimler ile birlikte küresel rekabet ortamında faaliyetlerini devam ettirmeye çalışan işletmelerin hedeflerine ulaşabilmek adına ürettikleri mamul ve hizmetlerin maliyet yapıları da bu değişime paralel olarak değişmektedir. Teknolojik gelişmeler ile birlikte üretimde iş gücünün yerini makinelerin alması sonucunda, toplam maliyetler içerisinde yer alan maliyet unsurlarından işçilik maliyetleri azalmakta; buna karşılık genel üretim maliyetleri artış göstermektedir. Bu bağlamda, endirekt nitelik taşıyan genel üretim maliyetlerinin üretilen mamul ve hizmetlere yüklenmesi büyük önem arz etmektedir. İleri üretim ortamlarında geleneksel üretim ortamlarının ihtiyaçlarını karşılama amacı ile geliştirilmiş maliyetleme sistemlerinin kullanılması sonucunda elde edilen maliyet bilgileri hatalı olmakta; hatalı maliyet bilgileri göz önünde bulundurularak alınan stratejik yönetim kararları ise işletmeleri büyük risklere sürüklemektedir. Bu çalışmanın temel amacı "Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sistemi" (FTM) ve "Zaman Sürücülü Faaliyet Tabanlı Maliyetleme sistemi"nin (ZSFTM) olay çalışması yöntemi kullanılarak bir mermer sanayi işletmesinde uygulanabilirliğinin araştırılmasıdır. Elde edilen bulgular ışığında her iki yöntemin de mermer sanayi işletmelerinde uygulanabileceği; bununla birlikte ZSFTM sisteminin FTM sistemine kıyasla daha doğru ve anlamlı maliyet bilgisi üretmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Tunceli ilinde faaliyet gösteren alabalık işletmelerinin yapısal ve ekonomik analizi ve pazarlama durumu
Bu çalışmada Tunceli İli'nde faaliyet gösteren alabalık yetiştiricilik işletmelerinin yapısı, yönetim durumu, pazarlama durumu ve finansal özelliklerinin belirlenmesi keşifsel olarak amaç edinilmiştir.İşletmelerin yönetim ve organizasyon yapısına bakıldığında, işletmelerin % 84'ünün şahıs firması olduğu ve yönetimin genellikle işletme sahibi tarafından yürütüldüğü belirlenmiştir. İşletmelerde, işleme, paketleme, nakliye ve insan kaynakları birimlerinin hiç olmadığı tespit edilmiştir. İşletmelerin % 100'ünde üretim birimi, % 12'sinde kalite kontrol birimi, % 32'sinde pazarlama birimi, % 28'inde muhasebe birimi, % 28'inde satın alma birimi ve % 4'ünde AR-GE biriminin olduğu görülmüştür. Bu sayılar işletmelerin tam teşekküllü bir örgüt yapısında olmadıklarını istatistiksel olarak ifade etmektedir.Üretilen balıkların %31,82 oranında toptancıya, % 29,55 oranında perakende, % 22,72 oranında işletmeye ait lokantada ve % 15,90 oranında da fabrikalara satıldığı tespit edilmiştir. Pazarlama konusunda ticari ilişkilerin önemli olduğu ve pazarların yakın olmasının ise önemli olmadığı belirlenmiştir.Bu çalışmada yem giderleri toplam işletme giderlerinin % 68,03'ünü oluşturmuştur. Yem giderlerinin ardından ikinci sıradaki en büyük gider ise % 7,11 ile yavru giderlerdir.İşletmelerde ekonomik rantabilite ortalama %34,91 bulunmuştur. Bu oran alabalık işletmelerinin karlı olduklarını göstermektedir.
Üretim işletmelerinde toplam başarı göstergesi anahtarı ve yıllık başarı karnesi oluşturma: Bir uygulama
Teknolojik gelişmeler sonucunda yaşanan küreselleşmenin etkisiyle, sosyal ve ekonomik alanda rekabet ortamı hızla ve sürekli olarak değişmektedir. Artan rekabet sadece ülke sınırları içerisinde kalmadığından, tüm işletmeleri güncel stratejilere sahip ve bunları uygulamaya koymak zorunda bırakmaktadır. Uluslararası düzeyde olduğu gibi, Türkiye'de de bu değişimin farkında olan birçok devlet ve özel sektör kurumları, farklı, uygulanabilir ve kendilerini geleceğe taşıyabilecek strateji arayışına girmişlerdir. Bu arayışlar neticesinde Ülkemizde henüz yeni uygulanmaya başlayan stratejilerden birisi, Balanced Scorecard olarak literatüre giren Türkçe çevirisi ,Dengeli Başarı Göstergesi olmasına rağmen, Kurumsal Karne de denilen , dilimize Toplam Başarı Göstergesi Anahtarı olarak çevrilmiş ve yaygın olarak bu isimle anılan bir yönetim sistemidir. Toplam Başarı Göstergesi olarak birçok kurum ve şirket tarafından benimsenmeye ve kullanılmaya başlanmıştır. Toplam Başarı göstergesi anahtarı ile işletmeler fiziksel varlıkların yanında gayri maddi varlıklar olan, müşteri ilişkileri, iş süreçlerinin akışı, yenilenme kabiliyeti, kalite, çalışanların performansı, bilgi-iletişim teknolojilerinin yeterliliğinin değerlerininde ölçümünü yapabilecek düzeye gelmişlerdir. Kurumlar Toplam Başarı Göstergesi anahtarının uygulanabilmesi için gerekli olan vizyonlarına uygun hedeflerini gerçekleştirebilecekleri ve tüm kaynaklarını vizyonu gerçekleştirmek için yönlendirebilecekleri stratejik plan yapmalıdır. Kurumu bir bütün olarak ele alıp, firma vizyonunu stratejilere ve iş hedeflerine dönüştürmek amacıyla kullanılır. Toplam Başarı Göstergesi, finansal boyut, müşteri boyutu, içsel süreç boyutu, öğrenme ve gelişme boyutu olarak prensipte dört perspektife sahiptir . Kurumların-şirketlerin, uzun vadeli hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacağı bu sistem yaklaşımının değerlendirme aşamasında departman bazlı Yıllık Başarı Karnesi oluşturulmaktadır. Tüm departmanların ortak amaca ulaşmak için odaklandıkları Yıllık Başarı Karnesi uygulanması ve bunun ölçümlenmesi sonucunda ise kurumun, şirketlerin hedefe ne kadar uzak veya yakın olduklarını ortaya çıkaracaktır. Bu karneler hazırlanırken metrik ölçütlerin sübjektif değerlerden çok, objektif değerlere odaklanması başarılı uygulama açısından son derece önemlidir. Bu tez çalışmasında Balanced Scorecard -Toplam Başarı Göstergesi yöntemi incelenerek bu yöntemi uygulamaya yeni almış ve hazır giyim sektöründe ciro ve satış miktarları göz önüne alındığında ülkemizde sektöründe lider olan bir firma ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Balanced Scorecard, Kurumsal Karne, Dengeli Skor Kartı, Toplam Başarı Göstergesi Anahtarı, Yıllık Başarı Karnesi
ISO 31000: 2018 risk yönetimi standardı ve örnek üretim işletmesi üzerinde uygulaması
Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile birlikte işletmelerin iş yapma biçim ve yöntemleri son derece değişiklik göstermiş ve karmaşık hale gelmiştir. İşletmeler faaliyetlerini yürütürken çok sayıda belirsizliğe ve riske maruz kalmaktadır. Özellikle günümüzde iş yapma biçimleri ile beraber risklerin çeşitliliği de artmış bulunmaktadır. Bu durumun doğal bir neticesi olarak iş yapma süreçlerinin mümkün olduğunca sekteye uğramaması ve daha iyiye evrilebilmesi için risk yönetimi mekanizmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Risk, bu süreçte arızi bir unsur olmaktan ziyade, işletmelerin her zaman maruz kalabilme ihtimali olduğu ve yönetmeye hazır oldukları bir unsur olarak görülmelidir. Bilimsel temeller üzerine inşa edilmiş ve uluslararası mecrada kabul görmüş risk yönetim standartlarının uygulanması işletmeler için son derece elzemdir. Bu amaçla ISO 31000 risk yönetim standardı, işletmelerin risk yönetimi sistem ve süreçlerini inşa etmeleri ve risk yönetim evrelerini yürütmeleri açısından başat bir aktör konumundadır. İşletmelerin zamanın gereklerine ayak uydurabilmesi, değişime adapte olabilmesi ve stratejik amaçlarını gerçekleştirebilmesi gibi durumlar sağlıklı bir risk yönetim süreciyle mümkündür. Ancak bu şekilde işletmeler daha uzun ömürlü olabilir ve büyüme hedeflerini gerçekleştirebilirler. Çalışmamızda risk kavramı, riskin türleri, risk yönetimi süreçleri detaylıca irdelenmiş ISO 31000 risk yönetim standardı tafsilatıyla açıklanmış ve örnek bir üretim işletmesi üzerinde uygulaması gösterilmiştir.
Impact of human resource management practices on the innovation and creativeness in Erbil-Iraq
This scientific research illustrates the effect of the human resource management practices on the creativeness and innovation with the medium variable which is skill this study shows the importance of human resource management in the industrial firms also emerges the roles of the human resource management process to increase the employee's creativeness and innovation. To attain this aims, five companies have been selected to respond the questionnaire the total population of the research is 130 employees, then collect the data from the employees and analysis it, to test this information the SPSS program v.25 has been used, In this study try to show how human resource management elements impact on innovation also how it impacts on creativeness and show how the human resource management effect on the skill. Generally, this study concentrates on five important factors of the human resource management practices which are, empowerment, job analysis, training, compensation, and employment, and each factor comprise of a couple of questions so, to reduce the variables, factor analysis done. Also, in this study, the reliability shows there is a good consistency measurement of the data, and the correlation shows that there is a positive and significant relationship between variables also, it illustrates that there is a good level of the link between variables. Finally, the regression analysis statistically pointed there is a impact of human resource management practices on each of innovation, creativeness, and skill so, the conclusion agrees with the components of HRMP which accepted by regression analysis and their effect on innovation, creativeness, and skill. Key Words : Compensation, creativeness, Empowerment Human resource management, Human Resource Management Objective, innovations ,and skill. Quantity of Page : 82 Supervisor : Dr. Öğrt.Ü.Abdullah Oğrak
Yönetim bilgi sistemi kapsamında maliyet muhasebesi bilgilerinin yönetim kararlarında kullanılması ve bir uygulama
Küreselleşen dünyada işletmelerin hayati fonksiyonları içerisinde yer alan yönetimin, işletmenin stratejik yol haritasını çizebilmesi, aynı zamanda doğru ve güvenilir kararlar alabilmesi için, işletmelerde yönetim bilgi sisteminin kurulması zorunlu hale gelmiştir. Maliyet bilgileri, yönetim bilgi sistemini oluşturan alt bilgi sistemlerinden muhasebe bilgi sistemi içerisinde yer almaktadır. Yönetim kararları alınırken maliyet muhasebesi bilgilerine ihtiyaç duyulmaktadır.Bu çalışmada; işletmelerde yönetim kararları alınırken, maliyet bilgilerinden ne oranda yararlanıldığı konusu araştırılmıştır. Bu doğrultuda uygulamaya konu olacak bir üretim işletmesi seçilmiştir. Seçilmiş olan üretim işletmesinin, ilk olarak kullanmakta olduğu bilgi sistemleri, daha sonra edinilen bilgiler kapsamında maliyet yapısı ve işleyişi, maliyet bilgi sistemi incelenmiştir. Etkin bir yönetim için maliyet bilgi sistemi kapsamında, işletmeye en uygun maliyet muhasebesi yöntemi, standart maliyet yöntemi olduğuna karar verilmiş ve çalışmada ayrıntılı olarak açıklanıp, uygulaması yapılmıştır.Çalışma sonucunda; seçilen işletmede, uygulanmış olan standart maliyet yöntemi sonucu tespit edilen olumsuz maliyet artışlarına sebep olan etkenlerin kontrol edilmesi ve önlenmesi için öneriler getirilmiştir.Anahtar kelimeler: Yönetim Bilgi Sistemi, Maliyet Muhasebesi, Maliyet Muhasebesi Bilgileri, Yönetim Kararları
Üretim ve hizmet işletmeleri kapsamında çalışanlara uygulanan motivasyon araçlarının kıyaslanması: Uşak ili örneği
Motivasyon, bir işin varlığında kişiyi o işi yapma yolunda güdüleyen, ilgi ve istek temelli bir kavramdır. Personel motivasyonu ise, çalışanların iş yaşamlarında yer alan çalışanları yaptıkları işi severek yapmalarını sağlayan iş tatmini ve verimlilik odaklı bir kavramdır. Çalışmanın evreninin kompleks bir yapıya sahip olması veri elde edinimini zorlaştıracağı, veri elde edinim sürecini uzatacağı gerekçesiyle araştırmacı tarafından çalışma evreni belirlenmiştir (Alnıaçık ve İslamoğlu, 2016) . TC Uşak Valiliği'nden alınan bilgilere göre, çalışmanın evrenini, toplamda 11.000 istihdam sayısıyla, Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren tekstil işletmeleri çalışanları ve Uşak'ta bulunan; 125 yiyecek-içecek işletmesi, 21 konaklama işletmesi ve 17 seyahat-ulaşım işletmesi konularında faaliyet veren toplam 163 işletme oluşturmaktadır (Yüzbaşıoğlu, Ören ve Şahin, 2016). Çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır (Ören, Arman ve Şahin Ören, 2017), (Sevinç, 2015). Ulaşılan 328 çalışana gönüllülük esası örnekleme yöntemiyle yüz-yüze anket tekniği uygulanmıştır. Sonraki aşamada, elde edilen veri seti istatistik paket programı ile hesaplanmıştır. Ulaşılan verilerin tutarlılığı Güvenirlilik ve Faktör Testleri, Tek Yönlü ANOVA ve T Testi uygulanarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın analizleri sonucunda, çalışanlara uygulanan motivasyon araçlarının cinsiyete, yaşa, eğitime, medeni duruma ve kıdeme göre çeşitli farklılıkları ortaya koyacak bir sonuç elde edilmiştir.
Süreç katkı muhasebesi ve üretim işletmesinde bir uygulama
İşlemelerin, yoğun rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmek ve kârlılıklarını artırabilmek için yaşanan değişimlere ayak uydurmaları gerekmektedir. Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte üretim sistemlerinde de değişiklikler meydana gelmiştir. Modern üretim yöntemlerine göre üretim yapan işletmeler için geleneksel muhasebe sistemleri yetersiz kalmıştır ve yeni sistemler geliştirilmiştir. Bu sistemlerden birisi de Süreç Katkı Muhasebesidir. Bu sistemin temelleri 1980 yılında Dr. Eliyahu Goldratt tarafından ortaya konulan Kısıtlar Teorisi'ne dayanmaktadır. Kısıtlar teorisine göre her işletmede en az bir kısıt vardır ve her işletmenin amacı kâr elde etmektir. İşletmelerin temel amacına ulaşabilmeleri için sistemde meydana gelen kısıtları tespit edip ortadan kaldırmaları gerekmektedir. Kısıtlar Teorisi'nin uygulama ve muhasebe ayağı olan Süreç Katkı Muhasebesi kısıtların maliyetini dikkate alarak kısıtın önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmanın amacı, süreç katkı muhasebesinin işletme kârına nasıl etki yapacağını ortaya koymaktır. Bu amaçla bir üretim işletmesinde tanımlayıcı ve keşifsel olay çalışması yapılmıştır. Tanımlayıcı olay çalışması çerçevesinde işletmenin üretim ve maliyet bilgileri ortaya konmuştur. Keşifsel olay çalışması ile de Süreç Katkı Muhasebesi uygulaması yapılmış ve işletme kârlılığına etkisi araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; süreç zamanı ve ürünlerin fiyatı dikkate alınarak hesaplandığında geleneksel yönteme göre, X ve Z ürünlerinin birim başına kârlılığı artarken Y ürünün kârlılığı ise azalmıştır. Süreç zamanı ve kısıtların maliyeti yöntemi dikkate alınarak hesaplandığında ise geleneksel yönteme göre, Y ve Z ürününün kârlılığı azalırken, X ürününün kârlılığı artmıştır. Anahtar Kelimeler: Maliyet Sistemleri, Süreç Katkı Muhasebesi, Kısıtlar Teorisi, Üretim Yönetimi
Faaliyete dayalı maliyetleme ve kaynak tüketim muhasebesi yöntemlerinin karşılaştırılması: Bir imalat işletmesi örneği
Teknolojik gelişmeler ve değişen pazar ortamı işletmeleri rekabet koşullarında geri kalmamak amacıyla yeni maliyet belirleme sistemleri arayışına itmiştir. Bu koşullarda geleneksel maliyetleme sistemleri işletmelerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bu yüzden 1980'lerde yeni maliyetleme sistemleri arayışına girilmiştir. Bu arayışların neticesinde ortaya çıkan Faaliyete Dayalı Maliyetleme (FDM) sistemi faaliyetleri esas alan bir sistemdir. Ancak FDM'nin uygulama aşamasının zahmetli, pahalı ve karmaşık olması birçok işletme için uygulanabilirlik düzeyini azaltmıştır. Bu sebeple FDM sistemi ve Alman Maliyet Muhasebesinin (Grenzplankostenrehnung) birleşiminden doğan Kaynak Tüketim Muhasebesi sistemi geliştirilmiştir. Kaynak Tüketim Muhasebesi, maliyet dağıtımında kaynakları esas alır. Maliyetleri sabit ve orantısal olarak ayırarak hesaplar ve atıl kapasiteyi belirleyerek kullanılmayan kapasiteyi maliyet hesaplarına dâhil etmemektedir. Bu yüzden Kaynak Tüketim Muhasebesi işletme yöneticilerine daha detaylı, doğru ve güvenilir bilgi sağlamaktadır. Çalışmamızda seramik üretimi yapan bir işletmede faaliyete dayalı maliyetleme ve kaynak tüketim muhasebesi uygulanarak ortaya çıkan maliyetler karşılaştırılmıştır. Böylece üretilen ürünlerin gerçek maliyetleri belirlenmeye çalışılmıştır. Kaynak tüketim muhasebesi işletmeye uygulandığında toplam giderin %1lik kısmını atıl kapasitenin oluşturduğu ve toplam orantısal maliyet toplam sabit maliyetin yaklaşık 4 katı olduğu gözlemlenmiştir. Analizler sonucunda üretilen ürünler incelendiğinde atıl kapasite farkının en çok yer karosunda ortaya çıktığı belirlenmiştir.
Sürdürülebilirlik ilkeleri kapsamındaki standart vesertifikasyonların Türkiye mobilya endüstrisine yönelikincelenmesi
Bu tez çalışması, mobilya sektöründeki firmaların sürdürülebilirlik uygulamalarını ve bu uygulamaları etkileyen faktörleri çok boyutlu olarak incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma, firmaların sürdürülebilirlik farkındalık düzeylerini, karşılaştıkları zorlukları, sahip oldukları belge ve sertifikaları, uyguladıkları sürdürülebilirlik stratejilerini ve bu stratejilerin performans göstergelerinin detaylı bir şekilde analiz edilmesi ile oluşturulmuştur. Araştırmanın sonuçları, ülkemiz mobilya sektöründe sürdürülebilir tedarik zinciri, yenilenebilir enerji kullanımı ve karbon ayak izi yönetimi gibi konularda firmaların yüksek farkındalığa sahip olduğunu ve bu alanlarda uygulama eğilimlerinin güçlü olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak, çalışmada biyobozunur malzeme kullanımı, üretimde karbon salınımını azaltmaya yönelik yenilikçi çözümler, yeşil lojistik uygulamaları, kullanılmış mobilyaların yenilenip yeniden pazarlanması, sürdürülebilirlik kılavuzlarının kullanımı, çevre etiketli ürün üretimi, çevre dostu ürünlerin satışına yönelik kampanyalar, dijital platformlarda sürdürülebilirlik eğitim programları ve spesifik sürdürülebilirlik sertifikasyonları gibi alanlarda önemli gelişim ihtiyaçları olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın özgün katkılarından biri, sürdürülebilirlik çabalarını kısıtlayan yüksek maliyetler ve bürokratik engellerin varlığını vurgulamasıdır. Ayrıca, uygulamaların ekonomik etkileri incelendiğinde üretim, enerji ve hammadde maliyetlerinde artış gözlemlenirken; ekolojik etkilerde, ekolojik ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının ve ekolojik malzeme tasarımlarının arttığı belirlenmiştir. Sosyal etkiler açısından ise müşteri ilişkilerinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, hammadde tercihlerinin firma pazar payı ve ekolojik malzeme tasarımı ile ilişkili olduğunu, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının firmaların pazarda ekoloji dostu olarak tanınmasına katkı sağladığını göstermektedir. Enerji tüketimini azaltmaya özen gösteren firmaların çevre sertifikalarına başvuru oranının yüksek olduğu ve TS EN ISO 10002 sertifikasının müşterilerin ekolojik ürünlere yüksek fiyat ödeme kabulü ile ilişkili olduğu önemli bir bulgudur. Öte yandan, TS EN ISO 9001 sertifikasının pazar payı üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Mobilya sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümünde bilgi eksikliklerinin giderilmesi, finansal destek mekanizmalarının oluşturulması ve süreç iyileştirmelerinin yapılması gibi kritik unsurların önemini vurgulanmıştır. Bu alanda sektöre ve ilgili paydaşlara yol gösterici nitelikte; bilinç düzeyinin arttırılması için eğitimler, işe alım ve kariyer planlamada sürdürülebilirlik konusunda yetkin kişilerin işletme bünyesine kazandırılması, KOBİ'lere yönelik vergi indirimleri, düşük faizli krediler ve hibe programları gibi teşviklerin arttırılması gibi önemli çıkarımlar ve öneriler geliştirilmiştir.
Yönetim muhasebesi uygulaması olarak performans analizinde veri analitiklerinin kullanımı: Borsa şirketleri üzerine bir inceleme
Bu tez Borsa'da yer alan imalat işletmelerinin gerek performans yönetiminde gerekse verimlilik artışına yönelik çözümler üretmeye yönelik uygulamaya katkı sağlamak için yapılan bir çalışmadır. Borsaya kayıtlı halka açık şirketlerin genel finansal verileri KAP üzerinden alınarak analize tabi tutuldu. Dünya borsaları ile ortak çalışmalar yapan borsamız mevcut yerel şirketlerin ana ve alt sektörleri, küresel sektörler ve ekonomik olaylardan da etkilenmektedir. İmalat sanayi içerisinden seçilen 5 adet alt sektöre bağlı olarak 50 adet işletmenin genel finansal verileri incelenerek, veri setine uygun analiz teknikleri seçildi. Yönetim muhasebesi ve stratejik yönetimin araçlarından biri olan performans analizi yapılan çalışmanın problemlerinin çözülmesi amacıyla gerektiği şekilde açıklandı. Veri analitikleri ve teknikleri imalat işletmelerine uygulanarak kaynaklarını etkin kullanıp kullanmadıkları incelendi. Yapılan analizler sonucu elde edilen verimlilik ölçülerinin performanslarına etkileri ölçüldü. Böylelikle verimlilik artışları için çözüm önerilerinin üretildiği özgün bir model oluşturulması amaçlandı. İmalat şirketlerinin performanslarına katkı sunması amacıyla tepe yönetimin etkin kararlar almasında veri zarflama analizi yöntemi uygulandı. Ayrıca matematiksel modeller yardımıyla oluşturulan grafik ve tablolardan elde edilen bulguların öneriler halinde sunularak verimliliğin etkin kılınması üzerine çalışıldı. Araştırmaya dahil edilen alt sektörler içerisinde taş ve toprağa dayalı sektör ve tekstil sektörünün verimlilik düzeyleri gıda, kimya ve ana metal alt sektörlerine göre değerlerinin daha kısa dönemde iyileştirilebilir olduğunun görüldüğü. 2015, 2016 ve 2017 yıllarında üretim işletmelerinin verimlilik değerlerinde sektörel bazda anlamlı farklılıklar görülmediği, birbirine yakın seyrettiği görüldü. 2018 ve 2019 yıllarında verimlilik skorlarında sektörler arasında anlamlı olarak farklılaşma olduğunun görüldüğü. Yapılan bu bilimsel çalışmada imalat sektöründe yeterli düzeyde verimlilik ölçümü tespit edilemediği gözlendi. Uygulanan analiz teknikleri ile oluşturulan grafik ve tablolar aracılığıyla sektörlere potansiyel iyileştirme önerileri sunularak çözümler üretilme aşaması ile çalışma tamamlandı.
R&D volatility and firm growth: The case of manufacturing firms in Turkey
The aim of this study is to investigate the impact of R&D volatility on firm growth in the Turkish manufacturing industry. Our empirical analysis covers the period 2006-2015 and mainly relies on "The R&D Activities Survey in Business Enterprises Sector Micro Dataset" collected from TURKSTAT. As R&D and non-R&D firms are not randomly selected in our dataset, to overcome the possible selection problem we use Heckman's two-stage procedure for sample selection. Our results show that R&D volatility which is an indicator of proactive R&D management significantly improves the performance of the firm growth with more pronounced effects at the upper end of the size distribution. Tangible and intangible asset volatility has been observed as a complementary element regarding this positive relationship between R&D volatility and growth, particularly for larger firms.
Temiz üretim uygulamaları: Antalya organize sanayi bölgesinde ISO 14001 çevre yönetim sistemi uygulayan firmalar üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı Antalya Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (AOSB) işletmelerde ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi'nin (ÇYS) benimsenmesinde etken olan faktörleri ve uygulama sonucu elde edilmesi beklenen iyileşmeleri ele almak ve bunların firma özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Bu çalışma, temiz üretim, sürdürülebilirlik, Çevre Yönetim Sistemleri gibi kavramları literatürden yararlanarak açıklamış; ISO 14001 ÇYS'nin reel sektörde uygulanma sebeplerini araştırarak sonuçları, firma özelliklerine göre ayrıştırabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Firmaların ISO 14001 ÇYS'ye geçişlerinde etken olan faktörler; finansal faktörler, çevre ile ilgili faktörler, rekabet ile ilgili faktörler ve paydaşlara yönelik faktörler olmak üzere dört başlık altında incelenmiştir. Firmaların ISO 14001 ÇYS uygulamaları sonucu elde ettikleri iyileşmeler; çevre yönetim faaliyetlerinde elde edilen iyileşmeler ve firma genel performansına yönelik etkiler olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir. Bu faktörlerin firma özelliklerine göre değişkenlik gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla 14 hipotez oluşturulmuştur. Araştırma için anket yöntemi seçilmiş; daha önce Türkiye çapında uygulanan bir çalışma Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştirilmiştir. Anket yöntemiyle toplanan veriler bağımsız örneklemler T-Testi, tek yönlü varyans analizi (Analysis of Variance-ANOVA), Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis Testi gibi istatistiksel yöntemlerle her alt ölçek için ayrı ayrı analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ISO 14001 ÇYS'ye geçişte etken olan finansal faktörlerin ihracat yapma durumuna göre, çevre ile ilgili faktörlerin çalışan sayısına göre, rekabetle ilgili faktörlerin sektöre göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Firma beyanlarına göre, ISO 14001 ÇYS'nin uygulanması sonucu çevre yönetim faaliyetleriyle ilgili süreçlerde elde edilen iyileşmelerin çalışan sayısına göre, firma genel performansına yönelik iyileşmelerin satış hasılatlarına göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir.
Impact of management on business performance of manufacturing companies in Kabul city
This study aims to assess the impact of Management on the Business Performance of manufacturing companies in Kabul, Afghanistan. Currently, the Afghan Chamber of Commerce and Investment (ACCI) lists fifteen [15] manufacturing companies. A random sample was adopted for sampling. It is intended to provide a fair reflection of the entire population—a comprehensive survey of all manufacturing companies in Kabul. Primary data was used to gather and meet the study's aim. The technique for collecting data via questionnaire and analyzing the results using SPSS produced various outcomes defined by figures, descriptive analysis, regression analysis, and tables. The research finding discovered that the process is well-established, commencing at different levels of management. This research entails studying and collecting data on the efficiency of management and the HR management aspects that impact the business performance and the restrictions of knowing in assessing the business operations. Employees should involve in enhancing business performance by allowing them in the decision-making. After examining the literature review to identify the variables, the significant variables were driven out. The research demonstrated the impact of HR management and training & development on business performance, indicating the significant variable effects on business performance. Most respondents strongly agreed with the questions they were asked, and the variables are helpful for the management and beneficial to use in decision-making.
Bir üretim işletmesinde dijital dönüşüm uygulaması
Globalleşen dünyada artan rekabet ortamında, firmalar sektörlerinde öne çıkmak için çeşitli farklı teknikler kullanmalıdırlar. Dijitalleşmenin dönüştürücü gücünün hissedildiği günümüzde tedarik zinciri yönetiminin dijital gereklilikleri karşılamasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışmada; dijital dönüşüm çalışmaları hakkında detaylı bilgi verilerek işletmedeki değişimlerden herkesin aynı anda bilgilendirileceği, yorum ve öneriler doğrultusunda sürecin ilerletileceği bir dijital sistem tasarımı gerçekleştirilmiştir. Elektronik Dosyalama ve İş akış Yönetimi anlamına gelen EBA üzerinden gerçekleştirilen "Değişiklik Yönetim Sistemi" uygulaması ile süreç, emniyet, işgücü ve kalite değişimlerinde potansiyel duruş ve kazaların önceden görülmesi ve kayıt altına alınması sağlanmıştır. Güvenli ve sürekli çalışma ortamı sağlamaya yönelik faaliyetlerin takibinin yapılması dijital ortamda sistematik hale getirilmiştir. Ayrıca değişikliklerden firma çalışanlarının aynı anda haberdar olması sağlanmıştır.
Küçük ve orta büyüklükteki imalat işletmelerinde sürdürülebilir üretim düzeyinin belirlenmesine yönelik bir alan araştırması
Sürdürülebilirlik, işletmeler için günümüzde giderek önem kazanan bir kavramdır. Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ'ler) de bu alanda önemli bir düzeyde rol oynamaktadır. KOBİ'lerde sürdürülebilir üretim düzeyi, çevresel, sosyal ve ekonomik sorumlulukları dengeli bir şekilde ele almayı ve uzun vadeli başarıyı hedeflemeyi içeren bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, işletmelerin çevre dostu ve sürdürülebilir uygulamalara önem vermesini, enerji ve kaynak verimliliği sağlamak için çaba sarf etmesini ve atık yönetimi ile geri dönüşüm faaliyetlerine odaklanmasını teşvik etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Mardin Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (MOSB) KOBİ'lerin sürdürülebilir üretim düzeyini araştırmaktır. MOSB'deki 156 aktif imalat işletmesi içerisinden 94 işletme ile yüz yüze anket yapılarak saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Anket verileri SPSS 20 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, MOSB'deki KOBİ'lerin ürün tasarımından başlayarak üretim süreçlerine, atık yönetimine, enerji kullanımına, tedarik zincirine, tersine lojistiğe, ekonomik ve sosyal sorumluluklara kadar sürdürülebilirlik odaklı adımlar attıkları görülmektedir. Bu durum, işletmelerin çevre dostu ve sürdürülebilir uygulamalara verdiği önemi yansıtarak sürdürülebilir üretim düzeylerinin yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca demografik değişkenlerle sürdürülebilir üretim düzeyi ile cinsiyet, eğitim durumu, sektör, çalışma süresi, toplam deneyim ve çevreyle ilgili kamu kurumlarında çalışma arasında anlamlı ilişki ve yine sürdürülebilir üretim düzeyi ile cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, sektör, çalışma süresi ve toplam deneyim arasında farklılık bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler, Sürdürülebilir Üretim, Sürdürülebilir Üretim Düzeyi
Is there an active credit channel in Turkey? evidence based on manufacturing firms' balance sheets
The aim of this study is to test the validity of balance sheet and bank lending channels in Turkish setting by using panel econometric techniques over firm balance sheet data for a period of 1996-2015. Firm balance sheet data give quite useful information to assess functioning of the credit channel. This study uses a battery of dependent variables, firm-specific variables and monetary policy indicator. Since the study aims to indicate heterogeneities across firms, it uses random coefficient model. Thus, this model makes possible the analysis of heterogeneous responses of firms with different scales to monetary policy changes. The set of regressions that incorporate impact of the changes in monetary policy over external funding choices of firms is designated in accordance with the balance sheet and bank lending channels. Findings of this study indicate that all firms experience a decline in the volume of bank financing in both loosening and tightening periods and the results are more noticeable during monetary tightening. Hence, these findings are not consistent with balance sheet channel theory. Moreover, findings of the set of regressions show that monetary policy changes lead manufacturing firms to modify the composition of external financing. Firms rearrange their financing needs across bank credits and other debt instruments by decreasing the proportion of bank loans relative to non-bank debt instruments in both loosening and tightening times. However, findings indicate that non-bank debt instruments are not perfect substitutes for bank loans. Thus, empirical findings support the view that bank lending channel worked in Turkish setting in the examined period.
Sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemi ve bir üretim işletmesinde örnek uygulama
Sürece dayalı faaliyet tabanlı maliyetleme (SDFTM), faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli olan zamanı dikkate alan ve geleneksel faaliyet tabanlı maliyetleme (FTM) yönteminin eksikliklerini gidermek amacıyla geliştirilen bir yöntemdir. SDFTM yönteminde yalnızca iki veriye ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlardan birincisi faaliyetleri gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan kaynak miktarı, ikincisi ise bu faaliyeti ne kadar sürede gerçekleştirdiğimizdir. Bu yöntemi geleneksel FTM yönteminden ayıran en önemli özelliği, atıl kapasitenin hesaplanabilmesidir. SDFTM yöntemi ile faaliyeti gerçekleştirmek için gerekli olan zaman ve kaynak bilindiğinden, toplam zamandan işin yapılması için ihtiyaç duyulan gerekli zaman çıkarılarak atıl kapasite hesaplanabilmektedir. Geleneksel FTM yöntemine göre SDFTM yönteminin daha az değişkene ihtiyaç duyması, bu yöntemin uygulanmasını ve güncellenmesini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, SDFTM yönteminin bir mobilya üretim işletmesinde uygulanması ve maliyetlerin SDFTM yöntemine göre belirlenmesidir. Çalışmada örnek olay çalışması yapılmış ve SDFTM yönteminden yararlanılarak mobilya işletmesinde üretilen ürünlerin maliyetleri hesaplanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, SDFTM yöntemi kullanılarak atıl kapasite maliyeti hesaplanmış ve bu maliyetler ürün hatlarına yüklenmeyerek ürünlerin gerçek maliyetleri bulunmuştur.
Malzeme akış maliyet muhasebesi: Bir üretim işletmesinde örnek uygulama
Günümüzde küresel rekabetin artmasıyla birlikte işletmeler maliyetleri azaltmak ve daha fazla kâr elde edebilmenin yollarını aramaktadırlar. Bu amaçla bazı işletmeler atıkları azaltma ve geri dönüşüm alanına yoğunlaşarak maliyet avantajı sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu aşamada çevresel yönetim muhasebesinin alt dallarından biri olan Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi (MAMM)'nin uygulanması ile geri dönüşüm ve atık azaltma yönündeki çalışmalar ağırlık verilerek işletmelerin maliyetlerini minimize edip eldeki hammadde ile daha verimli bir üretim süreci sağlamaları mümkün olacaktır. Yurtdışında kullanımı giderek yaygınlaşan yeni bir sistem olan MAMM'nin, Türkiye'de kullanımı henüz yaygınlaşmamıştır. Çalışmanın amacı MAMM'nin bir üretim işletmesinde uygulanabilirliğini, çevresel performansı iyileştirme ve maliyet tasarrufu sağlama konularında sağlayacağı katkıları incelemektir. Bu amaçla tekstil üretimi yapan bir işletmede örnek olay çalışması gerçekleştirilmiştir. MAMM prosedürü gereği belirli bir gömlek tip seçilip kesim aşamasından paketleme aşamasına kadar olan bütün süreç incelenmiştir. MAMM analizi gereği her işlemin pozitif ve negatif maliyeti belirlenmektedir. Ürünlerin negatif maliyeti sırasıyla %16,32 ve %8,35 olarak görülmektedir. Negatif ürünün büyük bir kısmının kesim işleminden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Buradan hareketle negatif ürünlerin maliyetinin ana kaynağı belirlenmeye çalışılmış ve çözüm önerileri getirilmiştir.
Bağımsız denetim kalitesi ve gelir tablosu kalemlerine ilişkin sınıflandırmanın değiştirilmesi kullanılarak kâr yönetimi arasındaki ilişki: BIST imalat sanayii şirketleri üzerine bir araştırma
Sınıflandırma değiştirmesinde net kâr rakamı değişmediği için denetçilerin bu tür kâr yönetimi uygulamalarını belirlemeye yönelik zaman ve çaba harcama ihtimalleri düşük olacaktır. Bu nedenle, bağımsız denetim kalitesi ve sınıflandırma değiştirmesi yoluyla kâr yönetimi ilişkisinin araştırılması önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, bağımsız denetim kalitesi ve gelir tablosu kalemlerine ilişkin sınıflandırmanın değiştirilmesi yoluyla kâr yönetimi arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu amaca bağlı olarak, esas faaliyet giderlerinin durdurulan faaliyetler ile faaliyet dışı giderlere kaydırılması yoluyla kâr yönetimi ve bağımsız denetim kalitesi ilişkisi araştırılmıştır. Bağımsız denetim kalitesi göstergesi olarak denetim firması büyüklüğünün kullanıldığı çalışmada, 2009-2017 yılları arasında Borsa İstanbul'da işlem gören imalat sanayii şirketleri örneklemine ait veriler en küçük kareler regresyon yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları; 4 büyük denetim firmaları tarafından denetlenen şirketlerde sınıflandırma değiştirmesi uygulanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, bu sonuç, bağımsız denetim kalitesi arttığında, sınıflandırma değiştirmesinin kullanılma ihtimalinin yüksek olacağını göstermektedir.