DoktoraAçık Erişim

Bulanık karar verme ortamında risk değerlendirmesi:İş sürekliliği perspektifi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Organizasyonlar, gerçekleştirdikleri faaliyet ve operasyonlar ile topluma çeşitli yönlerde hitap eden ürün veya hizmetler sunmaktadır. Diğer yandan, kamu veya özel, kâr amaçlı veya kâr amacı gütmüyor olsun tüm organizasyonlar; sundukları hizmetleri kesintiye uğratacak bir olayda veya tehditte; iletişim, ulaşım-lojistik, bilgi teknolojileri ve operasyonel altyapı olanaklarını; kurum ve müşteri varlıklarını, insan kaynağını, itibarlarını, dolayısıyla müşterilerini, piyasa paylarını ve topluma sağladıkları katma değeri yitirme durumuyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Organizasyonlar yüksek maliyetlere maruz kalmadan, toplumda sağladıkları işlevi sürdürmek, bir diğer ifade ile sürekliliği sağlamak durumundadır. Bu itibarla, arzu edilmeyen bir olay (kesinti, acil durum, kriz veya felaket) karşısında maruz kalınabilecek etkinin ve kayıpların kontrol altında tutulabilmesi için iş sürekliliği yönetimi (İSY) programlarının devreye alınması ve olgunlaştırılması gerekmektedir. Bu paralelde, iş sürekliliğine ilginin ve ilgili çalışmaların artması ile birlikte, "ISO 22301, İş Sürekliliği Yönetimi Sistemleri - Gereksinimler" adı altında uluslararası standartlar geliştirilmiştir.. İSY programları, genel olarak, politika ve hedeflerin belirlenmesi, planlama, operasyon (işletim), tatbikat ve gözden geçirme safhalarından oluşmaktadır. Risk, İSY'de en önemli parametredir. Bu nedenle, beklenmeyen ve olumsuz olaylar karşısında organizasyonun arzu edilmeyen kayıplara uğrama olasılığını ve etkisini azaltmak, süreç ve işlevlerinin en kısa sürede ayağa kaldırılmasını sağlamak amacıyla tesis edilen iş sürekliliği programlarının "risk" kavramı üzerine yoğunlaşması sürpriz değildir. Aksi takdirde, İSY programı, kurumun amaç ve hedefleriyle uyumlu risk profilini yansıtmayacak ve bir tehdit durumunda ilgili paydaşların taleplerinin aksine; topluma sağladığı katkı ve fayda ve etkinliği yitirme riskine maruz kalacaktır. Çalışmanın önemli bir çıkış noktası, iş sürekliliği kapsamında ele alınacak risklerden beklenen karakteristiğin; olasılıklarının düşük, etkilerinin yüksek, riskin geçmişi hakkında veri ve deneyimin oldukça kısıtlı olmasıdır. Diğer bir husus ise, risk değerlendirmesi aşamasında incelenen sistemin riskleri arasındaki etkileşimin ortaya konulamaması, her bir risk unsurunun toplam riske katkısının hesaplanamaması ve toplam riskin tanımlanamamasıdır. Hâlbuki iş sürekliliği riskleri, organizasyon süreçleri ile ve dolayısıyla diğer riskler ile yakın etkileşim içindedir. Bu itibarla çalışmada, söz konusu risklerin aralarındaki etkileşim ile birlikte belirsiz ve kesin olmayan bilgi ışığında bulanık ortamda değerlendirilmesi amaçlanmıştır. "ISO/IEC 31010 – Risk Yönetimi – Risk Değerlendirme Teknikleri" standardında ÇÖKV yöntemlerine kuvvetli bir risk değerlendirme yöntemi olarak yer verilmektedir. Bu araştırmada ortaya konulacak yaklaşım ile, tüm iş sürekliliği risklerinin tanımlanması, risk ölçütleri arasındaki etkileşimleri dikkate alan çok ölçütlü karar verme yöntemleri (ÇÖKV) ile uzman görüşleri yardımıyla bulanık ortamda risklerin toplu olarak değerlendirmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde, iş sürekliliğinin organizasyonlar ve toplum açısından rolü ve önemi tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü; iş sürekliliği, risk değerlendirmesi, iş sürekliliği odaklı risk değerlendirmesi, genel risk değerlendirme yaklaşımları, küresel standartlar, ÇÖKV yöntemlerinin risk değerlendirmesi ile iş sürekliliğine uygulanması ile ilgili yazın taramasını içermektedir. Yazın taraması ve yapılan inceleme sonucunda, tüm iş sürekliliği ana ve alt risklerinin tanımlanarak değerlendirildiği, risk değerlendirmesinin İSY sistemi problemlerine karar desteği sağladığı bulanık veya kesin bir çalışma tespit edilememiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde, İSY sisteminde ÇÖKV risk değerlendirme yaklaşımı ile iş sürekliliği problemlerine karar destek yaklaşımı önerisi ve yöntemsel altyapısı ve çerçevesi sunulmaktadır. Yazın incelemesi ve alanında bilgi, deneyim ve uzmanlık sahibi kişilerden oluşturulmuş bir ekip yardımıyla, organizasyonun maruz kalabileceği tüm iş sürekliliği ana ve alt riskleri belirlenmiştir. İş sürekliliği risk değerlendirme sürecinde bilgi ve deneyime atfedilen önem ve değerlendirilen risklerin doğasındaki belirsizlik nedeniyle, bulanık küme kuramı çerçevesinde uzman görüşlerin; dilsel değişkenler ve söz konusu dilsel değişkenlere tekabül eden üçgen ve yamuk bulanık sayılar aracığıyla temin edilmesi amaçlanmıştır. ÇÖKV yöntemleri olarak, risk ölçütleri arasındaki etkileşimi dikkate alabilen bulanık analitik ağ süreci (AAS) ve bulanık Choquet integrali yöntemleri seçilmiştir. Beşinci bölümde ise, ortaya konulan iş sürekliliği perspektifi ile risk değerlendirme modelinden yararlanılarak ÇÖKV temelli yöntem yaklaşımı, güncel bir iş sürekliliği problemi olan ayağa kaldırma merkezi (AKM) konum seçimine uyarlanmıştır. Çözüm uygulaması, problemi temsil eden yapı ve ağ geliştirilerek sunulmuştur. Bulanık AAS ve bulanık Choquet integrali yardımıyla ele alınan iş sürekliliği probleminin (AKM konum seçimi) çözümü sunulmuştur. Yapılan çalışma, iş sürekliliği ile ilgili tüm risklerin, birbirleri ile etkileşimli bir yapı içerisinde tanımlanması, incelenmesi ve değerlendirmesini mümkün kılmaktadır. Bu yönüyle çalışmanın önerdiği yaklaşımın, iş sürekliliği ile risk değerlendirmesi alanında bir ilk olduğu değerlendirilmektedir. Yazına diğer bir özgün katkı olarak, ISO 22301 ve ISO 22313 standartları içindeki operasyon (işletim) safhasında yer alan, risklerin tanımlanması ve değerlendirilmesi gereksinimlerini karşılayacak bir yapı sunulmuştur. Önerilen yaklaşım, farklı organizasyonlar veya kurumlarca risk profillerine ve iştahlarına göre özgülenebilecek bir yapıdadır. Önerilen yaklaşım ile organizasyonun iş sürekliliği karar destek sistemi için, seçeneklerin toplam iş sürekliliğine riskine katkılarını, örneğin çeşitli kararların ardından toplam risklilikte kaydedilecek değişim ve gelişimin takibi sağlanabilecektir. Yaklaşım, örneğin yeni bir bölgede faaliyete başlanması, yeni bir ürün veya hizmetin geliştirilmesi, destek hizmeti satın alınması, operasyonel süreçlerin değiştirilmesi, yeni bir BT sistemine geçilmesi gibi durumlar için İSY sistemine hızlı ve etkin karar desteği sağlayabilecek esnekliktedir. Yazın taraması neticesinde belirlenen eksiklikler ve gerçekleştirilen uygulama ile önerilen yaklaşımın teyit edilen kuvvetli yönleri birlikte değerlendirildiğinde, araştırmanın iş sürekliliği uygulamacılarına ve yazına önemli katkılar sağladığı tespit edilmektedir.

Yazar

Doğan Şengül

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Doğan Şengül (Doktora Tezi). Bulanık karar verme ortamında risk değerlendirmesi:İş sürekliliği perspektifi, 2016, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası