Yüksek LisansAçık Erişim

Ceza muhakemesi hukukunda gizli tanık

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Songül Atak

Özet (TR)

Ceza muhakemesinin asıl amacı; duruşmada hazır bulunma hakkına sahip olanlar huzurunda, tanıklık yapacak kişinin kimliği gizlenmeden, sanığın adil yargılanma hakkı başta olmak üzere evrensel hukuk ilkelerinin gerektirdiği tüm şartlar sağlanarak, maddi gerçeğe ulaşmaktır. Ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşma noktasında deliller önemli bir yer edinmektedir. Tanık beyanları da muhakeme konusu olan, geçmişte yaşanmış bir olayın canlandırılması ve karanlık yönlerinin aydınlatılması açısından gereksinim duyulan delillerdendir. Tanıklık yapacak kişilerin, duyu organları aracılığıyla edindikleri bilgileri muhakemeye doğru bir biçimde aktarmaları gerekmektedir. Cezası ağır nitelikte olan bazı suçlara ilişkin yargılamalarda tanıkların, sanıklar tarafından baskı, şiddet ve sindirme yöntemleriyle karşı karşıya geldikleri bilinen bir gerçektir. Bu gerçeklik, tanıklık yapacak kişilerin tanıklıktan vazgeçmesine veya bildiklerini doğru bir biçimde yargılamaya aktarmamasına neden olmaktadır. Maddi gerçeğe ulaşma sürecinde zaman zaman tanıklara yönelik tehlikelerin oluşması, istisnai bir nitelik arz eden gizli tanıklık müessesesinin hukuk sistemimize katılmasına sebebiyet vermiştir. Bilhassa bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlarda, gizli tanıklık uygulamasına ihtiyaç duyulmaktadır. Varlıklarını devam ettirmek isteyen ve arkalarında iz bırakmama konusunda oldukça profesyonel olan örgüt mensupları, tanık beyanlarının muhakemeye dâhil olmaması için her türlü baskı, şiddet ve sindirme yöntemlerini kullanmaktadır. Örgütlerin devamlılığı ve karmaşık yapısının korunması açısından tanıkların bildiklerini muhakemeye aktarmamaları gerekmektedir. Bu sebeple örgüt mensupları, tanıkların beyanda bulunmasına engel oluşturmak istemektedirler. Tanığın, bildiklerini yargı makamlarına sağlıklı bir biçimde aktarması için kendisinin ve yakınlarının oluşabilecek tehlikelere karşı korunması gerekmektedir. Gizli tanıklık kurumu, tanığın kim olduğunun bilinmesinin engellenerek tanık ve yakınlarına yönelebilecek tehlikelere karşı en etkin korumanın sağlanacağı düşüncesiyle ortaya çıkmış bir tedbirdir. Gizli tanık, normal tanıklıktan farklı bir usulle dinlenmekte olup yargılamanın doğrudan doğruyalığı, duruşmaların aleniliği, tanıkların eşitlik esasına göre dinlenmesi gibi birtakım savunma haklarına aykırılık göstermektedir. Bu sebeple: tehlike altındaki tanıkların korunması başka bir yöntemle sağlanabiliyorsa veya gizli tanıklık tedbirine başvurulması muhakeme açısından vazgeçilmez bir önem arz etmiyorsa bu istisnai müesseseye başvurulmamalıdır. Gizli tanıklık, tanıkların korunmasına hizmet ederken sanığın adil yargılanma ve savunma haklarına da büyük bir müdahale getirmektedir. Çalışmamızda ceza muhakemesinde deliler ve ispat, tanık ve gizli tanık konuları işlenecektir. Akabinde, tanıklığın ceza muhakemesi açısından önemi, tanığa yönelik tehlikeler ve gizli tanıklık tedbirinin özellikleri incelenerek bu müesseseye hangi durumlarda, ne gibi şartlarda ve hangi suçlar açısından başvurulabileceği konuları üzerinde durulacaktır. Son olarak gizli tanıklık tedbirinin ceza muhakemesi ilkeleri açısından genel bir değerlendirmesi yapılarak, AİHM'in ve AYM'nin gizli tanıklıkla ilgili yaklaşımı ve aradığı kriterler açıklanacaktır. Anahtar Kelimeler: Tanık, gizli tanık, örgütlü suçlar, tanıkların korunması, adil yargılanma hakkı.

Yazar

Dr. Muhammed Onur Filiz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Muhammed Onur Filiz (Yüksek Lisans Tezi). Ceza muhakemesi hukukunda gizli tanık, 2024, Dicle University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dicle University tezlerinden daha fazlası