DoktoraAçık Erişim

Davud Paşa Külliyesi yapıları ile yakın çevresinin tarihsel gelişimi ve koruma sorunları

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

İstanbul'un fethini izleyen yıllarda, şehrin imar ve iskânının sağlanması amacıyla, devlet adamları çeşitli bölgelerde yapılar inşa ettirmiş ve bu yapılar etrafında yeni yerleşimler gelişmiştir. Sultan II. Bayezid döneminde yaklaşık 15 yıl (1483-1497) sadrazamlık yapan Davud Paşa da, Tarihî Yarımada'nın 7. tepesi olarak bilinen bölgede, inşa ettirdiği külliye ile bölgenin gelişimine katkı sağlayan kişilerden biri olmuştur. Davud Paşa Külliyesi; cami, medrese, sıbyan mektebi ve imaret yapıları ile, bu yapılar için tesis edilen iskele hamamı, han, çifte hamam ve sayısı 100'ü aşkın hücre ve dükkandan meydana gelmektedir. Davud Paşa tarafından vakfedilmediği halde, semtin paşanın ismiyle anılması nedeniyle; burada bulunan mahkeme, iskele, rüştiye ve değirmen yapıları da "Davudpaşa" ismiyle tanımlanmaktadır. Bu çalışmada; adı geçen yapıların yapım ve onarım süreçleri incelenmiş, güncel koruma sorunları belirlenmiştir. Çalışma sadece yapılar ile sınırlandırılmamış; incelenen yapılar, aynı zamanda içerisinde konumlandıkları yaklaşık 1 km2'lik alanın kentsel ve sosyo-kültürel gelişimi ile birlikte paralel olarak ele alınmıştır. Tespit edilen sorunları ortadan kaldırmak ya da hafifletmek amaçıyla yapı ve çevre bazında koruma önerileri geliştirilmiştir. Yüzyıllar önce inşa edilmiş ve çeşitli müdahalelere maruz kalmış kültür varlıkları üzerinden elde edilebilecek veriler kimi zaman kısıtlı kalabilmekte ya da teknik veya idari nedenlerle özgün verilere ulaşılması çok zor olabilmektedir. Bu noktada; kültür varlıklarının inşa, keşif ya da onarım kayıtlarını incelemek, bu varlıkların geçmişi hakkında değerli verilerin elde edilmesine katkı sağlamaktadır. Bu nedenle çalışmada birincil kaynak olarak Osmanlı arşiv belgelerinden faydalanılmıştır. Başta Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi olmak üzere çeşitli arşivlerde yapılan katalog taraması ile ulaşılan belgeler konuya ilgisine göre tasnif edilmiş, belgelerden Osmanlıca olanların transkripsiyonları yapılarak çalışmada kullanılmıştır. İlgili literatürde bulunan ve bu güne kadar farklı çalışmalarda transkripsiyonları sunulan belgelerden özgün Osmanlıca aslına ulaşılabilenlerin de, hata olma ihtimali göz önüne alınarak transkripsiyonları gözden geçirilmiştir. Çalışmada ayrıca eski haritalardan ve fotoğraf gibi görsel kaynaklardan da yararlanılmıştır. Çalışma sürecinde, Davud Paşa Medresesi ve Davud Paşa Camisi'nde restorasyon çalışmalarının başlaması üzerine, yerinde yapılacak incelemelerden elde edilecek verilerin de çalışmaya dahil edilmesi amacıyla, restorasyon çalışmaları takip edilmiş ve değerlendirilmiştir. Doğal afet ve yangınların bölgede yol açtığı tahribat ve özellikle 19.yy'ın sonundan itibaren uygulanan bayındırlık faaliyetleri sonucunda bölgede genel dokunun büyük oranda değiştiği tespit edilmiştir. Yapı bazında ise, 1509, 1766 ve 1894 depremlerinin tümünde ağır hasar gören külliye yapılarının merkeze yakın diğer külliyeler ile karşılaştırıldığında, hemen hemen her dönem koruma ve onarım bakımından geri planda kaldığı görülmektedir. Çalışma kapsamında yapılan incelemelerde, külliye yapılarından Davud Paşa Camisi'nin dinî amaçlı kullanımı sebebiyle diğer yapılara oranla onarım bakımından ön planda tutulduğu görülse de; bu uygulamaların malzeme, teknik ve işçilik bakımından çok nitelikli olmadığı anlaşılmıştır. Tarihi boyunca pek çok kere tahribata uğrayan ve 1855 Bursa depreminin ardından tamamen yıkılan son cemaat yeri, yapının yıllar içerisinde en fazla müdahale gören ve parçası olmuş ve özgün kimliğine ait verileri yitirmiştir. İçerisinde şadırvanın yer aldığı avlu ise 20.yy'dan itibaren yeni yapılaşmalar sonucu ortadan kalkma noktasına gelmiş, günümüze sadece bazı duvar parçaları ulaşabilmiştir. Bunun yanında, günümüze ulaşan külliye yapılarından Davud Paşa Medresesi'ne afetler sonrasında gerekli onarımın uzun yıllar yapılmadığı anlaşılmıştır. Farklı duvar örgü sistemlerinin izlenebildiği medrese; özellikle 20.yy'da nitelikli bir onarım geçirmemiş ve bu durum tahribatının artmasına neden olmuştur. İçerisinde evsizlerin barındığı, zaman zaman kurban kesim yeri gibi uygun olmayan fonksiyonların yüklendiği yapının revak kubbelerinden sadece biri büyük ölçüde özgünlüğünü korumaktadır. Ayrıca; külliye yapılarından imaret, hamam, han, sıbyan mektebi ve dükkanların günümüze ulaşmadığı ve hazirenin de yüzyıllar içerisinde küçülmesiyle aralarında Davud Paşa'nın kızının mezarının da olduğu tespit edilen bazı mezarların ortadan kalktığı anlaşılmıştır. Osmanlı döneminde Davud Paşa Külliyesi yapılarının onarım süreçlerinin uzaması, hatta bazen hiç yapılamamasına bağlı olarak oluşan tahribatın başlıca sebepleri arasında, yapıların merkezden uzak konumu ve vakfın ekonomik açıdan zayıf olması gösterilebilir. 20.yy'da ise üst ölçekteki bölgesel kararlar ve imar faaliyetlerinin külliye yapılarını olumsuz etkilediği görülmektedir. Ayrıca 20.yy'da yapıların yakın çevrelerinde büyük hastane komplekslerinin kurulması ile çalışma bölgesinde izlenebilen yıkım sadece fiziksel boyutta kalmamış, bölge için zihinlerde yerleşen "tıp ve sağlık hizmetleri" algısı nedeniyle, bölgenin tarihî kimliği unutulmaya yüz tutmuştur. Oysa her türlü yıkım ve müdahaleye rağmen Tarihî Yarımada'da Bizans dönemine kadar uzanan kültürel kimliğini korumaya devam eden bölge; Davud Paşa Külliyesi dışında birbirine çok yakın konumda dört önemli külliye daha bulunması nedeniyle Osmanlı mimarlığının gelişim çizgisini yansıtması bakımından da kıymetlidir. Bu doğrultuda çalışma kapsamında Davud Paşa Külliyesi yapıları ve yakın çevreleri için geliştirilen koruma önerilerine ek olarak Tarihî Yarımada'nın ilgili bölümünde oluşturulması önerilen gezi rotasının bölgenin tarihî ve kültürel bir çekim merkezi olmasını destekleyeceği düşünülmektedir. Sadrazam Davud Paşa yapıları çerçevesinde, öncelikle özgün arşiv belgelerinden yararlanılarak Tarihî Yarımada'nın periferi olarak tanımlanan bir bölgesindeki gelişim ve değişiminin takip edildiği bu tez çalışması ile, aynı zamanda benzer konularda yapılacak çalışmalara özgün ve esin verici bir kaynak oluşturmak hedeflenmektedir.

Yazar

Zeynep Ceran Keçici

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Zeynep Ceran Keçici (Doktora Tezi). Davud Paşa Külliyesi yapıları ile yakın çevresinin tarihsel gelişimi ve koruma sorunları, 2018, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası