Gezi Parkı-Tünel Meydanı güzergahı üzerinde kentsel işitsel ortam -soundscape- araştırması
2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Nurgün Bayazıt
Özet (TR)
İşitsel ortam fikri 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış ve o zamandan günümüze dünya genelinde birçok büyük araştırmanın yapılmasına vesile olmuştur. İlk olarak Kanadalı bir müzisyen olan R. Murray Schafer tarafından ortaya atılan 'soundscape' (işitsel peyzaj – işitsel ortam) terim olarak kısaca bir alandaki – mekandaki – bölgedeki seslerin tamamına işaret eder. 'Soundscape' çalışmaları seslerin bütünüyle birlikte insan algısı üzerindeki etkilerini ve psikolojik, sosyolojik, demografik, etnik vb. faktörlerin ses çevresini algılayışta nasıl etkileri olduğunu inceler ve tartışır. Fikir olarak 'soundscape' kavramı, aslında fiziksel olarak – ses yüksekliği açısından – gürültü olarak tanımlanabilecek seslerin ya da ses ortamlarının her zaman gürültülü – rahatsız edici algılanmadığının hatta zaman zaman tam tersi bir biçimde olumlu algı dahi oluşturabileceğinin görülmesiyle ortaya çıkar. Bunun tersi de mümkündür; yani fiziksel açıdan gürültü denemeyecek kadar düşük seviyedeki sesler oldukça rahatsız edici olabilir. Bu durum elbette ki yüksek seviyede (70 – 75 dB ve üstü olarak kabul edilmektedir) sürekli devam eden sesler için genelde geçerli değildir, fakat önemli olan gürültü algısının aslında nesnel verilerle birlikte esasında öznel durumlara da güçlü bir şekilde bağlı olduğu gerçeğidir. İşitsel ortamlarla ilgili sıklıkla verilen tren garı örneğine bakılacak olursa, sevdiği birini taşıyan bir trenin gara girişinde duyduğu ses kişi için olumsuz değil tam tersine hoşnutluk yaratan bir sestir. Benzer şekilde çok düşük seviyede de olsa sözgelimi elektronik bir cihazdan gelen cızırtı benzeri sesler rahatsızlık uyandırabilir. Bunlar gibi birçok örnek vermek mümkündür. İşitsel ortam fikri kentsel ölçeğe taşındığında kentlerin belli alanlarının kendine özgü işitsel ortamları olduğu görülecektir. Bunların ortaya çıkarılması da kentsel akustik konforun arttırılması, şehirlerin gerektiğinde işitsel ortamlarının korunması veya değiştirilmesi gibi nedenlerden dolayı oldukça önemlidir. Yapılan tez çalışmasında Gezi Parkı ile Tünel Meydanı arasında bir kentsel işitsel ortam araştırması kurgulanmış ve çeşitli uygulamalarla yürütülmüştür. Kullanılan temel yöntem ses yürüyüşleridir. Ses yürüyüşleri işitsel ortam araştırmasının yapıldığı güzergah üzerinde genellikle sessizce yürünerek ses çevresi ile ilgili anketler doldurulmasına dayanan bir yöntemdir. Tez çalışmasında, yapılan pilot çalışmaların da aracılığıyla iki farklı ses yürüyüşü yönteminin bir bileşimi güzergah için en uygun yöntem olarak belirlenmiş ve uygulanmıştır. İngiltere'de yapılan 'Positive Soundscape Project'te kullanılan ses yürüyüşü yönteminde katılımcılar rota üzerinde belirlenen geçiş noktası sayılabilecek konumlarda durarak her biri için mülakatlar şeklinde geçen soruları cevaplarlar. İlk pilot çalışmada uygulanan bu yöntem fazlasıyla uzun sürmüştür. 'World Soundscape Project'te uygulanan ve 'Schafer yöntemi' olarak bilinen ses yürüyüşü yöntemine göre ise güzergah üzerinde baştan sona hiç durmadan yürünür ve en sonunda anketler doldurulur – mülakatlar yapılır. İkinci pilot çalışmanın yöntemi olan Schafer yöntemi öncekine göre katılımcıların odaklanması, dikkatlerinin dağılmaması ve süre açısından daha verimli olsa da rota üzerinde var olan fiziksel geçişlerin yaratacağı ses çevresi çeşitliliğini yansıtma açısında istenen seviyeye ulaşamamıştır. Bu sebeplerden ötürü iki yöntemin bir kombinasyonu uygulanmıştır: Öncelikle rota üzerinde Gezi Parkı, Taksim Meydanı, Galatasaray Meydanı ve Tünel Meydanı olmak üzere dört ana konum belirlenmiştir. Katılımcılar yürüyüşlerine Gezi Parkı metro çıkışından başlayarak dört ana konumun belirlenen yerlerinde (çıkış noktalarına yakın kısımlarda) beklemiş ve teknik, yansıma ve duygusal kelimeler içeren tablolarda, bulundukları ana konumun işitsel ortamını tanımladığını düşündükleri kelimelere işaret koymuşlardır. Her ana konum için akustik konfor değerlendirmesi ve öznel gürültü değerlendirmesi tabloları da doldurulmuştur. Yürüyüş boyunca ana konumlarda durulduğunda dahi sessizlik korunmuştur. Yürüyüş bittikten sonra ise bu sefer güzergahın tamamının işitsel ortamı üzerine sorular içeren anketler doldurulmuşur. Anket aynı zamanda ses kaynaklarının işitsel ortamı etkileme oranı ile olumluluk oranını belirlemek için iki tane tablo ve güzergahın tamamının düşünülerek doldurulması beklenen akustik konfor değerlendirmesi ve öznel gürültü değerlendirmesi tablolarını da içermektedir. Ses yürüyüşü sona erdiğinde katılımcılara verilen iki farklı anket formu dahilinde güzergahın genelini değerlendiren ayrıntılı sorular sorulmuştur. Ses yürüyüşünden sonra doldurulan ilk anket yürüyüş boyunca duyulan sesleri, ses kaynaklarının işitsel ortama etkilerini ve güzergahın ses çevresinin nasıl hissettirdiğini belirlemeye yöneliktir. İkinci formda ise güzergah üzerindeki işitsel ortam sayısı ve katılımcıların bunları nasıl sınıflandırdıklarını anlama amaçlı sorular sorulmuştur. Bu şekilde hem geçiş noktaları sayılabilecek yerlerin etkisinin belirlenmesi hem de rotadaki genel işitsel ortam algısının özelliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Ses yürüyüşleri dışında rota üzerinde 10 farklı kayıt yapılmıştır. Dört farklı ana konumda durulduğu düşünüldüğünde yürüyüşün dört parçadan oluştuğu söylenebilir; yürüyüşün her parçasında ve her ana konumda 5'er dakika durularak toplam 8 ses kaydı, ayrıca tüm güzergah üzerinde baştan sona (Gezi Parkı'ndan Tünel Meydanı'na kadar) ve sondan başa da birer kez hiç durmadan yürünerek 2 ses kaydı yapılmıştır. Buralardan elde edilen kayıtlarından yürüyüşler esnasında yapılanlar kullanılarak post – signal analizleri ile 'sound pressure level', 'roughness', 'loudness', 'sharpness' değerleri bulunmuştur. Tez kapsamında, ölçüm sayıları oldukça düşük olduğundan istatistikle elde edilen bazı sonuçlara güvenilememiş ama özellikle ana konumlar arasında kıyaslamalar yapılabilmesi ve fikir edinilebilmesi adına değerler karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Bunların dışında tezin başında verilen geniş bir literatür araştırması yapılmıştır. Konusu 'soundscape' olan olabildiğince fazla sayıda akademik yayın incelenmiş ve yapılan projelerle birlikte burada sunulmuştur. Ses yürüyüşlerine toplamda 50 kişinin katıldığı tez kapsamında birçok önemli sonuca varılmıştır. Katılımcılar çoğunlukla üniversite öğrencilerinden ya da mezunlarından oluşmaktadır. Beklendiği şekilde güzergahın en önemli sembol sesi ve Taksim Meydanı – İstiklal Caddesi denilince akla gelen ilk ses tramvay sesidir. Bunun dışında sokak sanatçıları, sokak satıcıları gibi ses kaynakları da en çok beklenen sesler arasındadır. Ses yürüyüşü sırasında katılımcıların her bir ana konumda durarak doldurdukları tanımlayıcılar – kelimeler içeren tablolara göre genel anlamda Gezi Parkı diğer konumlardan olumlu olarak ön plana çıkmaktadır. Gezi'yi Tünel Meydanı memnuniyet açısından takip etmektedir. Galatasaray Meydanı ve Taksim Meydanı ise daha olumsuz görülmekte ve hoşnutsuzluk yaratan bir işitsel ortama sahip olarak algılanmaktadır. Yine her ana konum için yapılan akustik konfor değerlendirmesi ve öznel gürültü değerlendirmesi sonuçları da bu durumu desteklemektedir. En gürültülü ve rahatsız edici yerler Galatasaray ve Taksim iken, Gezi ve Tünel nispeten sessiz ve rahatlatıcı yerler olarak görülmüşlerdir. Ölçüm sonuçları ise herhangi bir istatistiksel veri elde etmek için kullanılamamıştır; elde edilen istatistik bağıntılar da ölçüm sayısı az olduğundan ve yeterince güvenilir olmadığından verilmemiştir. Fakat yine de çeşitli karşılaştırmalar yapıldığında ilginç ve anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Öznel gürültü değerlendirmesine göre en sessiz yer Gezi iken ölçüm sonuçlarına göre Taksim'in ses basınç seviyesi Gezi'den ve diğer konumlardan daha düşüktür. Benzer şekilde Tünel, Galatasaray ile birlikte en yüksek ses basınç seviyesine sahiptir, fakat öznel açıdan bakıldığında Taksim Tünel'den daha gürültülü görülmüştür. Bu da aslında işitsel ortam fikrinin çıkış noktasında işaret etmektedir. Ses yürüyüşünden sonra cevaplanan sorulardan elde edilen bilgilere göre güzergahın işitsel ortamın en çok etkileyen ses kaynakları sokak sanatçıları, çöp / temizlik araçları ve sokak satıcıları olmuştur. Tramvay ise bunların gerisinde kalmıştır. En olumlu ses sokak sanatçılarından kaynaklanmaktadır, tramvay ise olumluluk – memnuniyet anlamında da geride kalmış ve ancak ortalama bir değer almıştır. Kaç tane işitsel ortam algıladıklarına ve bunları nasıl sınıflandırdıklarına dair sorulara verdikleri yanıtlara göre katılımcılar iki ana grupta toplanmışlardır. İlk ana gruptakiler, biri Gezi diğeri Taksim – Galatasaray – Tünel olmak üzere iki farklı işitsel ortam olduğunu belirtmişlerdir. İkinci ana gruptakiler ise iki alt gruba ayrılmışlardır: İlk alt gruptakiler biri Gezi, diğeri Taksim – Galatasaray, öteki ise Tünel olmak üzere üç işitsel ortam; diğer alt gruptakiler ise dört farklı ana konumu kapsayan dört farklı işitsel ortam algılamışlardır. İki ana grup arasında Tünel'in ayrılması temel fark olarak görülmektedir. Aslında Galatasaray ile Tünel arasında fiziksel anlamda bir fark olmamasına rağmen katılımcılar neredeyse yarı yarıya oranında Tünel ile Galatasaray'ı birbirinden ayırmışlardır. Özellikle sokak sanatçılarının çoğunlukla Galatasaray'dan Tünel'e kadar olan kısımda yoğunlaşması bu ayrıma gidilmesinde temel etkendir. Sokak sanatçılarının tüm cadde üzerine yayıldığı günlerde yapılan ses yürüyüşlerinin sonuçlarında, Taksim – Galatasaray – Tünel bir bütün olarak algılanmıştır. Tramvayın beklenenden daha düşük bir etkiye ve olumluluk oranına sahip olması da göz önünde bulundurulduğunda şu sonuca ulaşılmıştır: Öncelikle bu güzergaha özgü olmak üzere bütüne yayılan seslerin işitsel ortam üzerindeki etkileri azalmaktadır, tersi bir şekilde ses kaynağı alana – rota üzerindeki bir parçaya özel olarak kaldığı zaman işitsel ortam sınıflandırmasını daha fazla etkilemektedir. Sonucun genelleştirilebilmesi için hem bu alanda yapılan çalışmanın büyütülmesi hem de başka yerlerde de bu durumu irdeleyebilecek çalışmaların kurgulanması ve uygulanması gerekmektedir. Tez kapsamında bu sonuç alana özel sunulmuştur, fakat daha kapsamlı bir şekilde sunulması mümkün görünmektedir. Güzergahın İstanbul için önemi de göz önünde tutularak öncelikle burada mümkün olduğunca geniş çapta bir işitsel ortam çalışması yapılmalıdır. Bu noktada bu tez çalışması kapsamında elde edilenler gelecekte yapılacak çalışmalar ve yürütülecek projeler için başlangıç ve referans kaynağı ve ayrıca tezin yazıldığı dönemdeki işitsel ortamı tanımlaması açısından da tarihsel belge niteliğindedir.
Yazar
Dr. Sercan Bahalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Sercan Bahalı (Yüksek Lisans Tezi). Gezi Parkı-Tünel Meydanı güzergahı üzerinde kentsel işitsel ortam -soundscape- araştırması, 2015, Istanbul Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Istanbul Technical University tezlerinden daha fazlası
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
- Kil çekirdekli toprak dolgu atık barajlarında sızmanın nümerik metotlarla araştırılması(2015)
