Halk şiirinde tabiat
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Tabiatın insan yaşamında doğumdan ölüme önemli bir rolü vardır. İnsan bu yaşamında çevreden etkilenmektedir. Bu etkilenmeler de karşılıklı bir ilişki şeklinde az veya çok âşıkların eserlerine yansımıştır. 16. yüzyıldan itibaren ortaya çıkmaya başlayan âşık şiiri geleneği, günümüze kadar varlığını sürdüregelmiştir. Bu gelenek içinde tabiat hemen hemen her saz şairi tarafından kullanılmış olan bir unsurdur. Tabiatın en basit hâdiseleri bile âşıkların şiirlerine konu olabilmiştir. Tabiat, divan şiirindeki gibi bir bütün olarak değil, realist bir gözle canlı tablolar halinde ele alınmıştır. Bir sembol olarak veya benzetme amaçlı kullanıldıkları görülse de asıl amaç, duyguların hareket noktasıdır. Halk şairi kendisini tabiatla bütünleştirir. Ondan ayrılmayı sevgiliden ayrı düşme olarak düşünür. Her duygulanmada bir tabiat parçasını görmek mümkündür. Tabiat bir sığınaktır, bir anadır. Âşık, sevincini de hüznünü de bir dost saydığı tabiat unsurlarına anlatır. Onları da duygularına ortak eder. Tüm dertlerin, olumsuzlukların unutulduğu mekânlar olarak gördüğümüz tabiat, çoğu zaman şiirlerde çayın içerisindeki şeker gibidir. Görünmez ama ona güzelliğini ve tadını veren de odur. Katıksız halk şiirinde tabiat sırf bir benzetme unsuru olarak mücerretleştirilerek anlatılırken tasavvufi halk şiirinde ise tabiat bir çerçeveden ibarettir. Divan şiiri yolunda eserler veren âşıklarda ise tabiat bir sembol olarak ele alınmış ve genel bir tabiat tasviri olmaktan öteye gidememiştir. Tasavvufanlayışıyla yazılan bu şiirlerde ne kuş sesleri, ne suların çağlayışı, ne de rüzgârın esişi hissedilir. Fakat saz şiirimizin tasavvuftan uzak anlayışla yazılan şiirlerinde ise tabiat canlı tablolar halinde karşımıza çıkar. Bazen belli bir tabiat parçasını da anlatan âşıkların tabiatla ilişkisi özellikle 20. yüzyıldan itibaren değişmeye başlamıştır. Tabiat, bu yüzyıla kadar tek yönlü bir ilişki ile tamamen sevgi çerçevesinde ele alınmıştır. Bu dönemden itibaren daha çok toprak adamı saydığımız âşıkların toprakla münasebetleri, onları ekip biçmeleri sebebiyle karşılıklı bir ilişki yoluna girmiştir. Bu durum, zaman zaman sitemli ifadelerle işlense de temelde, isyandan çok, tabiatın gücü karşısındaki çaresizlik vurgulanır. Günümüze kadar gelen bu çizgide tabiat, âşıkların yaşayışları, etkilenmeleri ve toplumsal olaylarla bağlantıları ölçüsünde değişiklikler göstermiştir. Ferdî olarak biraz farklılaşsa da gelenekten, fazla uzaklaşmamıştır.
Yazar
Adem Yıldız
Kurum
Çanakkale Onsekiz Mart University
Halk Edebiyatı Bilim Dalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Adem Yıldız (Yüksek Lisans Tezi). Halk şiirinde tabiat, 2002, Çanakkale Onsekiz Mart University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Çanakkale Onsekiz Mart University tezlerinden daha fazlası
- Karbazol birimi içeren imin polimerlerinin sentezi ve karakterizasyonu(2012)
- Türkiye'de kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesi politikaları ve sonuçları(1997)
- Türkiye'de basın iktidar ilişkisi (1950-1954)(1997)
- Tarihi gelişimiyle Kazak Türkçesinde yapı ve görev bakımından isimler(1997)
- Giysilik koyun derisi işleyen işletmelerde, tek düzen hesp sistemine göre maliyet muhasebesi ve Biga yöresinden örnek uygulama(1997)
- Halide Edip Adıvar, Aka Gündüz ve Reşat Nuri Güntekin'in romanlarında kadın(1997)