Şiir

Bu konu başlığı altında 1.400 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süheylâ Muhterem hayatı, sanatı ve eserleri

Bu çalışma Türk edebiyatının üretken bir kadın yazarı olan Süheylâ Muhterem'in hayatı, sanatı ve eserlerine odaklanmaktadır. Çalışma "Giriş", "Sonuç", "Kaynakça" ve "Ekler" dışında üç ana bölümden oluşur. "Birinci Bölüm" Süheylâ Muhterem'in sınırlı bilgiler ışığında oluşturulmaya çalışan biyografisini, edebî yaşamını ve eserlerini ele alır. Tespit edilen eserlerinin künye bilgilerinin aktarıldığı ve kısaca temas edildiği bu bölümde Süheylâ Muhterem'in Türk edebiyatındaki yerine dair bir çerçeve inşa edilmeye çalışılır. Sonraki bölümler adına işlevsel bir fayda sağlar. "İkinci Bölüm" Süheylâ Muhterem'in şiirlerinin yapı bakımından tahlilini içerir. Biçim özelliklerine değinilerek edebî sanatların, dil ve üslubun şiirler üzerinden çözümlemesi yapılır. "Üçüncü Bölüm" ise bu şiirlerin tema bakımından tahlilini içerir. Süheylâ Muhterem'in şiir izleğinde görülen tematik özellikleri "Aşk ve Sevgi", "Özlem", "Millî Duygular", "Istırap/Bunalım", "Mekânlar", "Felsefî Duygular", "Tabiat", "Kadın", "Çocuk" alt başlıkları özelinde tasnif edilir. Çalışmanın "Sonuç" kısmında, çalışma boyunca tespit edilen ve aktarılan bilgilerin, yapılan çözümlemelerin etrafında Süheylâ Muhterem'in Türk edebiyatındaki konumu saptanır. "Kaynakça" kısmında araştırmamızda incelenen süreli yayınlar, çalışma boyunca yararlanılan tez, makale, ansiklopedik bilgiler ve ağ adresleri yer alır. "Ekler" kısmında Süheylâ Muhterem'in süreli yayınlarda yer alan Osmanlıca-Latin harfli şiir, roman, hikâye vesikalarından örnekler, bazı şahsî eşyaları, el yazısıyla kaleme aldıkları, öğrencilik yıllarına dair kompozisyonlar ve çocukluğundan yaşlılığına mevcut olan fotoğraflar verilir. Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, şiir, Süheylâ Muhterem, süreli yayın, tefrika

EdebiyatKadın şairlerSüreli yayınlar+3
İbrahim Daş
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balkan Antantı ve Türk Edebiyatı: Cumhuriyet devrinde Balkanlara dönük edebiyatın doğuşu ve gelişmesi

1930'ların kültür ve sanat hayatı gözden geçirildiğinde, Türk edebiyatında Balkanlara yönelik yeni bir ilginin oluşmaya başladığı görülmektedir. 1930 başlarında imzalanan Balkan Antantı ve çeşitli ikili anlaşmaların ardından başlayan büyük Balkan göçlerinin de tesiriyle, Türkiye kamuoyunda Balkanlara yönelik ilginin had safhalara ulaştığını söylemek mümkündür. Dönem boyunca ortaya çıkan gelişmeler gerek yönetici sınıflar, gerekse halk üzerinde Balkanlara yönelik ilgiyi beslerken, Osmanlı dönemine ait yaşanmışlıkları gün yüzüne çıkarmaya ve ortak hafızayı harekete geçirmeye başladığı görülmektedir. Bu gelişmeler aradan fazla bir zaman geçmeden edebiyata da yansımış, Balkanlara yönelik sayısız inceleme ve araştırmaya, makale yazımına, seyahatnamelere vücut vermiştir. Bunun yanı sıra doğrudan edebî verimler olarak şiir, hikâye ve roman alanında da dikkate değer gelişmeler kaydedilmiştir. İlgili dönem şimdiye kadar uluslararası ilişkiler ve Cumhuriyet tarihi bağlamında ele alınmış olmakla beraber, dönem içi gelişmelerin edebiyata yansıması bakımından müstakil bir değerlendirmeye tabi tutulmadığı görülmektedir. Bu bakımdan, 1930'larla İkinci Dünya Savaşı sonrası dönem arasında gerek önemli edebiyat-sanat dergilerinde ve gerek kitap olarak yayımlanan edebî verimlerin tespiti üzerinden Balkanlara yönelik edebiyatın boyutlarının ele alındığı bu tezde, dönem boyunca ortaya çıkan inceleme, makale, seyahatname, şiir, hikâye ve roman türündeki eserler topluca değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Balkan Antantı, Balkan Göçleri, Balkanlara yönelik edebiyat, Balkan dillerinden tercümeler.

Balkan AntantıCumhuriyet DönemiEdebi eserler+5
Saadet Çetin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şeyhülislam ailelerinin kültür ve sanat alanına katkıları

Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan son dönemine kadar birçok farklı aile devletin önemli makamlarını uhdesinde bulundurmuştur. Bu alanlardan biri de ilmiye sınıfıdır. Yüzyıldan yüzyıla değişiklik göstermekle birlikte belli başlı aileler, ilmiye sınıfındaki makamlara çok sayıda devlet adamı yetiştirmiş, aynı aileye mensup birçok kişi şeyhülislamlık, kazaskerlik, kadılık ve müderrislik makamlarına erişerek görev yapmıştır. Bu ailelerden yetişen hemen herkesin ilmiye sınıfındaki mesleklere yöneldiği, faklı alanlara yönelimin yok denecek kadar az olduğu anlaşılmaktadır. Yine bu ailelere mensup kişiler gerek sosyal çevreleri gerekse bulundukları makamın etkisi ile yalnızca mesleklerini ifa etmekle kalmamış aynı zamanda kültürel ve sanatsal faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu alanlardan biri de şiir ve edebiyattır. Bu meşguliyet kimi zaman bilfiil sanat icra etmek şeklinde, kimi zaman sanatçıları himâye etmek şeklinde kendini gösterir. Şeyhülislam aileleri ele alındığında, bizzat şiir yazıp mürettep divanlar kaleme alan çok sayıda şeyhülislam, kazasker, kadı ve müderrislerin bulunduğu görülür. Diğer yandan bu kimseler İstanbul'da yahut görev yaptıkları diğer şehirlerde şiirin ve şairin destekçisi ve koruyucusu olmuş, hâmîlik rolünü üstlenmişlerdir. Bazı şeyhülislam ailelerindeki şiir ve edebiyata olan bu ilgi ve merakın tıpkı meslekler gibi, kuşaktan kuşağa aktarılarak devam ettiği görülmüştür. Şeyhülislam aileleri ve onların edebiyata katkılarını bütün olarak görmek maksadı ile hazırlanan bu çalışmada şeyhülislam aileleri soyağaçları çıkarılmak suretiyle incelenmiş ve bu ailelere mensup kişilerin hem şairlikleri hem de kendilerine takdim edilen şiirler üzerinden hamilikleri hakkında değelendirmeler yapılmıştır.

HamilikOsmanlı DevletiŞairler+2
Hilal Kılıç
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk edebiyatında İstanbul imgesinin teşekkülü (1930-1945)

Mütareke ve ilk Cumhuriyet yılları edebiyatında İstanbul'un olumsuz imajlarla anlatıldığı hatta arka plana itildiği görülür. Cumhuriyet döneminde Ankara'nın başkent olması ile dikkatler İstanbul'un üzerinden uzaklar ve böylece kuvvetli bir Anadolu edebiyatı başlar. Millî Mücadele döneminde işgal altında bulunan dışarıda kalan İstanbul ötelenirken, Ankara ve Anadolu ziyadesiyle ön plana çıkar. Fakat bu edebi algılama en fazla sekiz-on yıl devam eder. 1930'lardan sonra Bergson felsefesi ve Freud psikolojisinin devreye girmesi sonucunda İstanbul algılaması alt üst olur. Nitekim 1930 ortalarından itibaren İstanbul Türk edebiyatında tekrar merkeze oturmaya başlar. Dolayısıyla 1930'lardan itibaren şiir ve nesirler üzerinden İstanbul merkezli yeni bir edebiyat doğar. Başlangıçta Abdülhak Şinasi Hisar'ın hatıra metinleri ile harekete geçen bu duyarlık, Yahya Kemal'in 1930 ortalarında ve 1940 başlarında yazdığı şiirlerle döneme hâkim bir hava yaratır. Bunları A. Ş. Hisar'ın Boğaziçi Mehtapları ile Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir'i gibi eserler takip eder. Bu gelişmeler ayrıca dönem şiirini ziyadesiyle etkisi altına alır. Dolayısıyla dönem edebiyatında İstanbul'u merkez alan, onu yücelten yeni bir duyarlılığın harekete geçtiği ortaya çıkar. Şiir, müzik, tarih ve tabiat gibi çeşitli unsurların iç içe geçmesi ile izah edilebilecek bu yeni algılama biçimi, hem edebiyatın içine girdiği yeni bir dönemi bize haber vermekte, hem de bugün bir hayli yaygınlaşmış bulunan şehir tefekkürünün arka planının tanınmasına fırsat vermektedir. Kültür, düşünce ve sanat hayatı açısından önem arz eden bu yeni algılamanın doğuşu, oluşumu ve gelişmesi tezin temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: İstanbul İmgesi, Mütareke ve Cumhuriyet Döneminde İstanbul, 1930-1945, Bergson.

EdebiyatTürk edebiyatıİmaj+3
Hale Gülru Gürkanlı Kutlu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Abdülhak Şinasi Hisar'ın deneme ve tenkitleri üzerine bir inceleme

Türk edebiyatında romancılığı ve hatıra yazarlığı ile tanınan Abdülhak Şinasi Hisar'ın Mütareke döneminde deneme ve tenkitler yazmaya başladığı bilinmektedir. Bu çalışmada Abdülhak Şinasi'nin deneme ve tenkitleri üzerine bir inceleme gerçekleştirilmeden önce onun bir münekkit olarak yazı hayatına başladığı dönemde öne çıkan eleştirmenlerle arasında ilgiler kurulmaktadır. Böylelikle Abdülhak Şinasi'nin edebî eserin "ruhuna nüfuzu" esas alan tenkit anlayışının dönemi içindeki özgünlüğüne dikkat çekilir. Buna ek olarak Hisar'ın hem tenkitçiliği hem de sanat anlayışı hakkında edebiyat ve sanat çevrelerinin değerlendirmelerine de yer verilerek Abdülhak Şinasi'nin eleştirmenliği iki farklı noktadan ele alınmaktadır. Ayrıca çalışmada Hisar'ın düşünce dünyasını şekillendiren Bergson felsefesinin deneme ve tenkitlerine yansımaları tespit edilerek Abdülhak Şinasi'nin tenkit anlayışı, romanın teorik meselelerine bakışı üzerinde de durulur. Bu bağlamda Hisar'ın tenkide, romana, şiir, tiyatro gibi sanatın türlü kollarına bakışı bir eseri tenkit ederken hangi noktalara dikkat ettiği hakkında değerlendirmeler yapılmaktadır.

Bergson, HenriDenemeEleştiri+4
Şeyma Nur Karabulut
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konyalı Âşık Şem'î Divanı'nda tabiat unsurları,

Âşıklık geleneği, İslamiyet öncesi Türk toplumunda önemli bir yer tutan Ozan-Baksı geleneğine dayanmaktadır. İslamiyet'in kabulü ve tarikatların ortaya çıkışıyla birlikte şekillenen bu gelenek, halkın dinî-tasavvufî duygularına tercüman olan âşıkların ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Âşık tarzı şiir geleneği, 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın başlarında oluşmaya başlamış ve Anadolu coğrafyasında önemli bir yer edinmiştir. Bu şiir geleneğinin önemli temsilcilerinden birisi de asıl adı Ahmed olan Âşık Şem'î'dir. 18. yüzyıl sonları ile 19. yüzyıl başlarında Konya'da yaşamış olan Âşık Şem'î, döneminin meşhur Ayakçı ve Türbe Kahvehanelerinin önemli isimlerinden birisidir. Çocukluğundan itibaren Mevlânâ dergâhına yakın bir çevrede yetişen Âşık Şem'î, Mevlevî kültüründen derinlemesine etkilenmiştir. Dönemin Padişahı III. Selim, II. Mahmud ve Mevlevi Postnişi Hemdem Çelebi tarafından himaye edilen şair, Divanı'nda yer alan şiirlerini hece ölçüsünün yanında aruzla da yazmıştır. Divanı'nda siyasi ve sosyal hayattan, dini ve tasavvufi unsurlara, tabiat güzelliklerine kadar pek çok konuya değinen Âşık Şem'î zengin bir anlatım diline sahiptir. Bunun başlıca sebebi kahvehanelerde şiir söyleyen bir âşık olmasının yanında yapmış olduğu âşar memurluğu ve ihtisap ağalığı gibi görevlerde halkla içiçe olmasıdır. Bu çalışma girişi takip eden beş ana bölüm, sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Çalışma ile Âşık Şem'î'nin Divan'ındaki tabiat unsurları, kozmik alem, bitkiler ve hayvanlar ile ilgili olan bölümlerin kavramları tek tek belirlenerek beyitlerden hareketle tahlili amaçlanmıştır. Âşık Şem'î'nin hayatı, edebi kişiliği, tasavvufi şahsiyeti öz biçimde ele alınmıştır. Evren ve insanın yaratılışında temel rol alan ateş, hava, su, toprak gibi unsurlar işlenmiştir. İnsanın sosyal hayata bakışından hem etkilenen hem etkileyen kozmik alem, bitkiler ve hayvanlarda beyitlerle desteklenerek şairin hayal dünyası ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Âşık Şem'î, Âşıklık Geleneği, Tabiat, Kozmik Unsur, Bitki, Hayvan.

Bitki adlarıDivan edebiyatıEski Türk edebiyatı+6
Sevde Neslinur İyiyolbulan
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Süreyya Berfe'nin "Ufkun Dışında" adlı eserinin Türkçe öğretim programı'ndaki "duygular" ana teması açısından incelenmesi

Bu çalışmada, 1960 Dönemi Türk Edebiyatının önemli şair ve yazarlarından olan Süreyya Berfe'nin toplu şiirlerini içeren "Ufkun Dışında" adlı eser Türkçe Öğretim Programı'ndaki "Duygular" ana teması açısından incelendi. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde şairin hayatı, edebî kişiliğine ve eserlerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Türkçe Öğretim Programı hakkında genel bir değerlendirme yapılarak mevcut tema ve alt temalar açıklanmıştır. Çalışmanın asıl bölümü olan üçüncü bölümde ise yazarın üzerinde durduğu temalar ele alınmıştır. Özlem, üzüntü, veda, umut, yalnızlık ve sitem temaları tespit edilmiş ve incelenmiştir. Elde edilen bulgulardan yola çıkılarak Süreyya Berfe'nin şiirlerine yönelik çıkarımların yapıldığı "sonuç" bölümünde, Berfe'nin eserlerinin İlköğretim ikinci kademe öğrenci seviyeleri için uygun olamayacağı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Süreyya BERFE, Ufkun Dışında, duygular, tema.

Berfe, SüreyyaDuyguTürkçe öğretimi+2
Hamza Yaşar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şiir mecmuası: İnceleme-metin (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi Demirbaş No: ı0021123)

Arapça "toplama, bir araya getirme" anlamına gelen "cem" kökünden türemiş olan "mecmua" kelimesi, "toplanmış, bir araya getirilmiş, toplanıp biriktirilmiş" demektir. Şiir terimi olarak ise farklı şairlere ait çeşitli şiirlerin bir araya getirilmesiyle oluşan eserlerin genel adıdır. Şiir mecmuaları Klasik Edebiyatımıza önemli katkılar sağlamaktadır. Müstakil bir divanı olmayan ve tezkirelerde adı geçmeyen şairlerin ve onlara ait şiirlerin ortaya çıkarılmasında, mürettep bir divan oluşturacak kadar şiiri bulunmasına rağmen bunları bir araya getirememiş şairlerin divanlarının oluşturulmasında, çeşitli sebeplerden dolayı şairin divanında yer almamış şiirlerinin tespitinde, bu meyanda tenkitli divan neşirlerinde karşılaşılan birtakım sorunların çözümünde mecmuaların önemli rolü bulunmaktadır. Çalışmamızda, Marmara Üniversitesi Nadir Eserler Koleksiyonu İlahiyat Fakültesi Bölümü'nde I0021123 (02251/021123) demirbaş numarasıyla kayıtlı bir şiir mecmuasının incelemesi yapılmıştır. Bu bağlamda, söz konusu mecmuanın önce şekil bakımından tanıtımı yapılmış; daha sonra ihtiva ettiği şiirlerin özellikleri hakkında bilgi verilmiş ve nihayet bu şiirlerin ilk beyti/bendi bulundukları yaprak numarası, şairlerinin ismi ve nazım şekli ile birlikte bir tablo hâlinde aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler : Şiir Mecmuası, Klasik Türk Şiiri

Divan şiiriKlasik Türk edebiyatıTürk şiiri+3
Ferdi Özavcı
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ece Ayhan'ın şiirlerinde üslup

İkinci Yeni şiirinin en aykırı şairi olarak bilinen Ece Ayhan, öteki İkinci Yeni şairleri ölçünlü dilin kural ve kalıplarının dışına çıkarak kendine özgü, orijinal bir üslûp oluşturmaya çalışmıştır. İkinci Yeni'nin en özgün şairlerinden biri olan Ece Ayhan, standart dilin kullanımının bütünüyle dışına çıkmaya çalışır. Dilde bilinen birçok kuralı yıkar. Şiirlerinde hem biçimsel hem de anlamsal sapmalara yer verir. Bu sapmalardan dolayı onun şiirlerini herkesin anlaması mümkün değildir. Zaten kendisi de okuru önemsemediğini söylemiştir. Aslında onun şiirleri ilk bakışta manasız sözcüklerle dolu gibi görünse de şiirin derinliklerine girildiğinde bunun böyle olmadığı anlaşılır. Onun şiirlerindeki ses, sözcük ve anlam tıpkı bir musiki gibi ahenkli ve uyumludur. Bu durum, Ece Ayhan şiirini ve üslubunu Modern Türk Şiiri dolayısıyla İkinci Yeni Şiirinin tam olarak anlaşılması ve doğru anlatılması için çok önemlidir. Bu çalışmada Ece Ayhan'ın şiirleri, kapsam olarak mikro üslup inceleme yöntemi; muhteva olarak tasvirî üslup inceleme yöntemi ile ele alınmış, söz konusu şiirler dil, muhteva, sanat ve sapmalar olmak üzere dört farklı açıdan incelenmiştir. Bu amaçla şairin "Bütün Yort Savullar" adlı eserinde yer alan şiirlerinde her bölümden kısa, orta ve uzun düzeyde olmak üzere üçer şiir olmak üzere toplam yirmi beş şiiri rastgele seçilmiştir. Söz konusu şiirler öncelikle ses, kelime, kelime grubu ve cümle boyutuyla daha sonra da muhteva, sanat ve sapmalar olmak üzere dört farklı açıdan incelenmiş ve şairin farklı zamanlarda yazılmış, rastgele seçilen şiirleri dil, sanat, muhteva bakımından en ince ayrıntısına kadar ele alınarak şairin üslubuna ulaşılmaya çalışılmıştır. Böylece son yıllarda ilgi odağı olan İkinci Yeni Şiiri'nin önemli şairlerinden Ece Ayhan'ı tanıma, tanıtma ve şiirini anlamaya ve aynı zamanda İkinci Yeni Şiiri'nin üslubunu belirleme çalışmalarına katkıda bulunulmuş ve bu alanda yapılacak yeni bilimsel çalışmalara kaynaklık etmek amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Şiir, Modern Türk Şiiri, İkinci Yeni Şiiri, Ece Ayhan, Üslup.

Ayhan, EceModern şiirTürk şiiri+3
Derya Biçer
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yahya Kemal Beyatlı'nın "Kendi Gök Kubbemiz" adlı şiirinde kelime grupları

Kelimeler, bireyler arasındaki iletişimin temelini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar yazılı ve sözlü iletişimin gelişmesiyle varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşlerdir. Fakat iletişimin gelişmesiyle kelimeler, duygu ve düşünceyi ifade etmekte yetersiz kalmıştır. Bu yüzden insanlar kelime gruplarını kullanmak durumunda kalmışlardır. Bu çalışmamızda Yahya Kemal Beyatlı'nın "Kendi Gök Kubbemiz" adlı şiir kitabındaki kelime grupları incelenmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Yahya Kemal Beyatlı'nın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde kelime grupları hakkında genel bilgiler verilmekle beraber araştırmacıların görüşleri açıklanmış ve görüş farklılıkları belirtimiştir. Üçüncü bölümde şiirdeki kelime grupları çözümlenerek değerlendirilmiştir.

Beyatlı, Yahya KemalDilbilgisiDilbilim+5
Zafer Korkmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Divan şiirinde aruz tasarrufları

Arap edebiyatında ortaya çıkan aruz vezni, oradan Fars edebiyatına ve nihayetinde de Türk edebiyatına nüfuz etmiştir. Fars aruzu, Fars edebiyat teorisyenlerince sistemleştirilmiştir ancak Türk aruzunda böyle bir seyir izlenmemiştir. Aruzun Türk edebiyatına uyarlanışı yüzyıllar içinde, şairlerin eserlerini oluştururken meydana getirdikleri birtakım tasarruflarla sınırlı kalmıştır. Bu durum, aruz tasarruflarının Türk dilinin yapısına göre değerlendirilmesini zorlaştırmıştır. Türk şiirinde aruz ölçüsünün kullanılmaya başlandığı dönemlerden XIV. ve XIX. yüzyıllar arasındaki Türk şiirinin önemli şairlerinden sayılan Şeyhi, Ahmed Paşa, Baki, Nef'i, Nedim ve Yenişehirli Avni Bey Divanlarının tamamının aruz tasarrufları bakımından incelendiği bu çalışmada, bunlardan hangilerinin kusur, hangilerinin telaffuz çeşitliliği olarak değerlendirilebileceği tespit edilmiştir. Bu tasarruflara, telaffuz çeşitliliği ve telaffuz sapmaları başlıkları altında örnekler verilmiştir. Elde edilen sonuçlar çalışmanın son bölümünde grafiklere yansıtılarak konuyla ilgili sayısal verilerin elde edilmesi amaçlanmıştır. Böylece bu çalışmayla uzun yıllardır şairlere kusur olarak atfedilen birçok uygulamanın, aslında onların aruzu Türkçeye tatbik ederken ortaya çıkardıkları telaffuz çeşitlilikleri olduğunun anlaşılması umulmuştur.

Aruz vezniDivan şiiriTelaffuz+2
Bircan Gültekin
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Cirânu'l-'avd en-Nümeyrî'nin şiirindeki konular ve sanatsal özellikleri

Araştırmanın soruları ve sorunları: Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şiirini incelemeye başladığımda şiir alanında son derece mahir bir şairin şiirini ele almakta olduğumu fark ettim. Fakat Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şiiri daha önce hakkettiği değeri görmediği gibi kendisi de araştırmacıların ekseriyeti tarafından tanınmamaktadır. Bu durum beni bu araştırmayı yapmaya sevk etmiştir. Buna göre bu araştırmanın en temel soruları: Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî kimidir? Şiirinin önemi nedir? Şiirini en bariz konuları nelerdir? Şiirinin lafız ve mana açısından öne çıkan özellikleri nelerdir? Araştırmanın önemi: Bu araştırmanın önemi dilinin fesâhatı ve şiirindeki balağatla ön plana çıkan ve daha önce herhangi bir akademik araştırmaya konu olmayan Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin incelenmesi hususuyla ilgilidir. Bu özelliğinden dolayı bu araştırmanın Arap Dili ve Edebiyatı açısından önemli bir kaynak olması beklenmektedir. Araştırmanın hedefleri: . Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin hayatının ortaya konulması ve şiirinin öneminin ortaya konulması. . Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şiirindeki konuların detaylı bir şekilde aktarılması. . Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şiirinin sanatsal özelliklerinin üzerinde durulması Araştırmanın yöntemi: Biz bu çalışmamızda analize ve açıklamaya dayalı bir yöntem izledik. Bu doğrultuda Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şiirini detaylı bir şekilde inceledik ve en bariz özelliklerinin bilinmesi için tahlil ettik. Araştırmanın planı: Araştırmamızı giriş ve sonucun hâricinde üç bölüm olacak şekilde tasarladık. Birinci bölümde Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin hayatını ve şiirini incelenmiştir. İkinci bölüm ise şairin şiirinde ele aldığı konuları ihtivâ etmektedir. Üçüncü bölümde şairin şiirinde başvurduğu edebi sanatlar ele alınmıştır. Sonuç ve tavsiyeler: - Şairin nisbesinin en-Nümeyrî olduğu anlaşılmıştır -Şairin muhadramûndan olduğu görülmüştür -Betimleme ve gazelin şairin şiirinde başvurduğu en önemli türlerdir -Şiirinin dili genel itibariyle anlaşılır bir şekildedir. -Bu çalışmayla araştırmacıların dikkati Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şiirine ve divanının detaylı bir şekilde şerh edilmesi hususuna çakilmiştir. -Cirânu'l-'Avd en-Nümeyrî'nin şahsiyetini ve şiirini konu edinen daha fazla araştırmanın yayınlanmasını tavsiye ediyorum.

Eyman Hasan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ahmed Arif'in şiirlerinde üslup

Kırk Kuşağı ve Toplumcu Gerçekçi şiirin önemli temsilcilerinden biri olan Ahmed Arif, şiirlerinde halkının duygu ve düşüncelerini sevgi ve umutla yoğurarak yine halkının söylemiyle samimi bir şekilde işlemiş, böylelikle Türk şiirinde müstesna bir yer edinmiştir. Titiz tavrından dolayı az ve öz yazma düsturu ile hareket ettiğinden hayatta iken yazdığı tek kitabı olan "Hasretinden Prangalar Eskittim" kitabında yer alan 19 şiiri ile kendi özgün çizgisini oluşturmuş, kendi döneminden günümüze kadar hem halk hem de sanat camiası tarafından ilgi gören, sevilen ve çok okunan bir şair olmayı başarmıştır. Bu yönüyle, Ahmed Arif'in şiirlerinin iyi ve doğru anlaşılması, Kırk Kuşağı ve Toplumcu Gerçekçi şiir ve hatta Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin tam ve doğru anlaşılması için büyük önem arz eder. Bu çalışmada Ahmed Arif'in hayatta iken yazdığı tek kitabı olan "Hasretinden Prangalar Eskittim" kitabında yer alan 19 şiiri, kapsam olarak makro üslup inceleme yöntemiyle; muhteva olarak ise tasvirî üslup inceleme yöntemiyle incelenmiştir. Söz konusu şiirler öncelikle dil, muhteva ve sanat bakımından olmak üzere üç farklı açıdan; daha sonra bunlarda kendi içlerinde alt gruplara ayrılarak en ince ayrıntılarına kadar mercek altına alınmıştır. Dil açısından ses, kelime, kelime grubu, cümle ve genel dil kullanımı; yapı, nicelik ve nitelik bakımından; sanat açısından şekil, ritim, ahenk, edebî sanatlar, bağdaştırma ve sapmalar bakımından; muhteva açısından konu, tema, imge, motif ve çağrışımlar bakımından ele alınmış, şiirlerinde işlenen konuların şairin hayatındaki olaylarla bağlantısı üzerinde durulmuştur. Böylece Ahmed Arif'in şiirinin, dolayısıyla da Kırk Kuşağı, Toplumcu Gerçekçi şiir ve hatta kısmen de olsa Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin anlaşılması ve anlatılmasına katkıda bulunulmaya çalışılmış ve bu alanda yapılacak yeni çalışmalara kaynaklık etmek amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Şiir, Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri, Toplumcu Gerçekçi Şiir, Kırk Kuşağı, Ahmed Arif, Üslup

Ahmed Arifi BeyToplumsal gerçekçi eğilimTürk şiiri+2
Barış Altun
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Kütüphanede kayıtlı 06 Hk 3656 şiir mecmûasının MESTAP'a göre tasnifi (1-70) (İnceleme–metin)

Çalışmamız Milli Kütüphane'de 06 Hk 3656 numarayla kayıtlı şiir mecmuasıdır. Mecmûaların günümüzdeki karşılığı şiir antolojileridir. Klasik Türk edebiyatının önemli bir kaynağı olan bu el yazması şiir mecmuaları edebiyat araştırmacılarının başvurdukları önemli eserlerdir. Bu çalışmamız Milli Kütüphane - Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinde Mecmûa-i Eş'ar adıyla 06 Hk 3656 dvd numarasıyla kayıtlı olan şiir mecmuasının 1-70. sayfaları arasının incelenmesi ve Mecmûaların Sistematik Tasnifi Projesi'ne (MESTAP) göre tasnifinden oluşmaktadır. Çalışmamızın ilk bölümü "Giriş" bölümünde mecmuanın tanımı yapılıp önemine değinildikten sonra MESTAP hakkında bilgi verilmiştir. "Birinci bölüm"de ise mecmûanın şekil ve muhteva bakımından tanıtımına yer verilmiştir. "İkinci bölüm"de, mecmûanın çeviri yazılı metni yer almaktadır. "Üçüncü bölüm"de mecmûadaki şiirlerin MESTAP'a göre tasnifi yapılmıştır. "Dördüncü bölüm"de ise mecmûada yer alan şairlerin biyografilerine yer verilmiştir.

Divan şiiriEdebiyatEski Türk edebiyatı+4
Ömer Çelepkolu
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Kütüphane'de kayıtlı 06 Hk 252/1 numaralı Mecmûʿa-i Eşʿâr ve Fevâ'id (1a-50b) (Metin-inceleme-MESTAP'a göre tasnif)

Mecmualar, derleyicisi tarafından farklı özelliklerdeki metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan eserlerdir. Derleyicinin edebî zevkini, kültür ve birikimini yansıtan mecmualar, oluşturuldukları dönemin estetik ve edebî zevkini de yansıtmaları bakımından oldukça önemli eserlerdir. Günümüzde antolojiye tekabül eden bu eserler, klasik Türk edebiyatının en önemli kaynakları arasında yer alırlar. Mecmualar dönemin beğenilen şairlerini ve divanı olmayan şairlerin şiirlerini bulmakta araştırmacılara kolaylık sağlarlar. Çalışmamızın konusunu oluşturan "Mecmûʿa-i Eşʿâr ve Fevâ'id", Milli Kütüphane'de 06 Hk 252/1 numarasıyla kayıtlıdır. Çalışmamızın giriş bölümünde mecmua, şiir mecmuaları, mecmuaların edebiyat tarihi açısından önemi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde mecmuanın şekil ve muhteva özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde mecmuanın transkripsiyonlu metnine, üçüncü bölümde "Şiir Mecmualarının Sistematik Tasnifi Projesi"ne (MESTAP) göre tasnifine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise mecmuada adı geçen şairlerin biyografileri yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Klasik Türk Edebiyatı, Şiir, Divan Şiiri, Mecmua, Şiir Mecmuası, Milli Kütüphane 06 Hk 252/1, MESTAP.

Eski Türk edebiyatıMecmu'atü'l-FevayidMecmu`a-i Eş`ar+3
Emine Duranay Yılmaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Kütüphane'de kayıtlı 06 Hk 252/1 numaralı Mecmûʿa-i Eşʿâr ve Fevâ'id (51a-99a) (Metin-inceleme-MESTAP'a göre tasnif)

Kütüphanelerde Şiir Mecmuası, Mecmûʿa-i Eşʿâr, Mecmuatü'l-Eşʿâr başlığıyla kayıtlı olan mecmualar, Klasik şiirimize ait çeşitli nazım şekilleri ve türlerin derlenmesiyle oluşturulmuş eserlerdir. Çalışmamızın konusunu, Ankara Milli Kütüphane'de "Mecmûʿa-i Eşʿâr ve Fevâ'id" adıyla 06 Hk 252/1 arşiv numarasında kayıtlı olan şiir mecmuasının (51a-99a) incelenmesi ve "Şiir Mecmualarının Sistematik Tasnifi Projesi'ne (MESTAP)" göre tasnifi oluşturmaktadır. Çalışmamızda mecmua ayrıntılı olarak tanıtılmış ve çeviri yazılı metni verilmiştir. Çeviri yazılı metinde, mecmuadaki şiirler şâirlerin neşredilmiş divanlarındaki şiirlerle karşılaştırılmıştır. Tespit edilen farklılıklar dipnotlarda gösterilmiştir. Çalışma, giriş ve dört bölümden oluşmuştur. "Giriş" bölümünde mecmua kavramının tanımı ve mecmuanın özellikleri ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. "Birinci Bölüm"de, tez konumuzu oluşturan mecmua, şekil ve muhteva hususiyetleri bakımından tanıtılmıştır. "İkinci Bölüm"de ise bu mecmuanın çeviri yazılı metnine yer verilmiştir. "Üçüncü Bölüm"de, şiir mecmuası için "Mecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi (MESTAP)" tablosu verilmiş, "Dördüncü Bölüm"de, mecmuda yer alan şairlerin biyografilerine yer verilmiştir.

Eski Türk edebiyatıMecmu'atü'l-FevayidMecmu`a-i Eş`ar+3
Derya Tuna
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Namık Kemal ve Süleyman Nazif'in şiirlerinde vatan mefhumu

Namık Kemal ve Süleyman Nazif'in vatan mefhumuna bakış açılarının şiirlerinde olan yansımalarının ele alınacağı bu çalışmada bu iki güçlü şairin hususi hayatlarından başlayarak aldıkları eğitim, mizaçları - manevi dünyaları ve bunlara tesir eden hususlar, savundukları fikirler, dâhil oldukları topluluklar, "vatan" odaklı şiirlerinden bölümler ve bunlara dair açıklamalar şeklinde ele alınacaktır. Çalışmanın planı bu şekilde oluşturulurken Kemal'in, Nazif üzerinde oluşturduğu tesir de gözler önüne serilmeye çalışılacaktır. Tabii bütün bu çalışmaların odağında hep vatan mefhumunun bu iki şairimizde uyandırdığı izlenimler, düşünceler olacaktır. Namık Kemal'in, Süleyman Nazif'ten daha önce yaşamış olmasından ötürü çalışmanın her aşamasında Namık Kemal önce olacaktır. Başlangıçta Kemal ve Nazif'in hususi hayatları aile ve eğitimleri odaklı incelendikten sonra edebiyatımızdaki yerleri, Kemal'in Nazif üzerindeki etkileri aktarılırken, son bölümde ise yine vatan odaklı şiirlerinden karşılaştırmalı parçalar ve bunların açıklanması ve yorumlanması şeklinde bir yol izlenecektir.

Namık KemalSüleyman NazifTürk edebiyatı+3
Soner Yıldız
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Kütüphane 06 Mil Yz A 2713 ve 06 Mil Yz A 2762 numaralı şiir mecmuaları (İnceleme, metin ve MESTAP'a göre tasnifi)

Arapça "cem" kökünden türemiş olan "mecmua" kelimesi, "toplama, yığma, toplanmış, birikmiş" anlamlarına gelmektedir. Edebiyat terimi olarak ise farklı şairlere ait olan çeşitli şiirlerin bir araya getirilmesiyle oluşan eserlerin genel adıdır. Şiir mecmuaları, Klasik Türk Edebiyatı çalışmalarına büyük oranda katkı sağlayan ve yazıldıkları dönemin zihniyetini içinde barındıran önemli kaynaklardır. Çalışmamızın konusu, Ankara Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu'nda "Mecmûa-i Eşâr" adıyla 06 Mil Yz A 2713 ve 06 Mil Yz A 2762 arşiv numaralarında kayıtlı olan iki şiir mecmuasının incelenmesi ve Şiir Mecmualarının Sistematik Tasnifi Projesi'ne (MESTAP) göre tasnifidir. Çalışmamızın "Giriş" bölümünde mecmuanın tanımına ve edebiyat tarihimizdeki önemine değinildikten sonra MESTAP hakkında bilgi verilmiş, "Birinci Bölümü"nde, bu iki şiir mecmuasının şekil ve muhteva bakımından tanıtımı yapılmıştır. "İkinci Bölümü"nde, bu iki şiir mecmuasının çevriyazılı metnine yer verilmiştir. "Üçüncü Bölümü"nde, her iki şiir mecmuası için ayrı ayrı "Mecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi (MESTAP)" tablosu verilmiş, "Dördüncü Bölümü"nde, her iki şiir mecmuasında yer alan şairlerin biyografilerine yer verilmiştir.

Divan şiiriKlasik Türk edebiyatıMecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi+2
Çiğdem Arıtürk
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şeyh Gâlib Divanı'ndaki ilk elli gazelin şerhi

Yapılan bu çalışmanın temelini, divan şiirinin son büyük temsilcisi olan Şeyh Gâlib'in divanında bulunan ilk elli gazelin şerhi oluşturmaktadır. Şeyh Gâlib divan şiirinin son büyük temsilcisidir. Nitekim edebiyat araştırmacıları bu konuda ağız birliği etmişçesine aynı fikri savunurlar. Bu çalışmada Gâlib'in divanında bulunan ilk elli gazel şerh edilmiş olup çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde şairin hayatı, sanatı ve eserleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde "şerh" kavramı üzerine açıklamalar yapılmış ve üçüncü bölümde ise divandaki ilk elli gazelin şerhine geçilmiştir. Gazeller incelenirken, ilk olarak gazelin bütünü verilmiştir. Daha sonrasında beyit beyit nesre çevirisi yapılmıştır. Beyitlerde geçen ve anlamının herkes tarafından bilinmediği düşünülen kelimelerin anlamları verilmiştir. Devamında ise her beyit günümüz Türkçesine çevrilmiş ve şerh edilmiştir. Beyitler şerh edilirken kullanılan mazmûnlar, kelimelerin şiirdeki kullanım alanları, anılan tarihi, mitolojik ve dini şahsiyetler elden geldiğince bulunup izah edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra şairin bunları hangi çağrışımları kullanarak bir araya getirdiği göz önünde bulundurarak açıklamalar yapılmaya çalışılmıştır. Her beytin sonunda, elden geldiğince edebî sanatlar gösterilmeye çalışılmıştır.

Divan şiiriDivanlarGazeller+3
Adnan Bağış
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Kütüphanede kayıtlı 06 Hk 3656 şiir mecmûasının MESTAP'a göre tasnifi (71-131)(İnceleme - metin)

Dîvân edebiyatının temelini oluşturan kaynaklar arasında dîvânlar, dinî metinler, siyerler, hadis tercümeleri, mesneviler, gazavatnâmeler, şehrengizler, şu'arâ tezkireleri, çeşitli biyografik eserler, tarihî metinler vb. yanında mecmûalar da önemli bir yer tutmaktadır. Köken olarak Arapça "cemʿ" sözcüğünden meydana gelen "mecmûʿa" sözcüğü, "toplanıp biriktirilmiş, tanzim ve tertip edilmiş şeyler bütünü" anlamına gelir. Bir edebî kavram olarak mecmûa, "farklı kişilere ait metinlerin/metin parçalarının bir araya getirildiği eserler bütünü" anlamına gelmektedir. Şiir mecmûaları, klasik Türk edebiyatı araştırmalarına geniş bir çalışma alanı sağlayan ve yazıldıkları dönemin zihniyetini, edebî zevkini içinde barındıran önemli kaynaklardır. Mecmûaların dîvânı bulunmayan şairlerin şiirlerini ortaya çıkarmak, dîvânlarda yer almayan şiirleri tespit etmek, şairin yaşadığı dönemin veya mecmûayı derleyen kişinin edebî anlayışını belirlemek vb. yönleri düşünüldüğünde neden ele alınıp incelenmeleri gerektiği açık bir şekilde anlaşılacaktır.

Divan edebiyatıDivan şiiriEdebiyat dergisi+5
Abdulkadir Saruk
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seyid Qedrî Haşimî'nin Dîwana 'Irfan adlı eserindeki tasavvufî görüşleri

Seyid Qedrî Haşimî, günümüzde Şırnak ilinin sınırları içinde bulunan Cizre'de 1898 yılında dünyaya gelmiştir. Dindar bir aileye mensup olan Seyid Qedrî Haşimî, ilk eğitimini âlim ve aynı zamanda sûfî bir şahsiyet olan babasından almıştır. Seyid Qedrî Haşimî'nin, Arapça ve Farsçayı çok iyi derecede bildiği ifade edilmiştir. Seyid Qedrî Haşimî'nin Kürtçe kaleme aldığı Dîwana 'Irfan adlı eseri 80 şiirden oluşur. Dîwana 'Irfan'da Allah ve peygamber sevgisi, müellifin Ehl-i Beyt'e duyduğu muhabbet, mürid-mürşid ilişkisi, tasavvufî meseleler işlenmiştir. Tasavvufî görüşlerine geniş yer verdiği divanında sağlam bir dil ve üslup kullanmıştır. Çalışmamız Seyid Qedrî Haşimî'nin hayatı ile ilgili bilgiler içermekte ve çalışmamızda Seyid Qedrî Haşimî'nin divanında geçen tasavvufî görüşleri ele alınmaktadır.

DivanlarHaşimi, Seyid QedriKur'an-ı Kerim+5
Feyzullah Arslan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ahmet Haşim'in şiirlerinde üslup

Türk şiirinin en önemli şairlerinden biri olan Ahmet Haşim, Türk şiirinin üç önemli döneminde kendine yer edinmiştir. Bu dönemler Servet-i Fünûn, Fecr-i Âtî ve Saf Şiir dönemleridir. Ahmet Haşim, Servet-i Fünûn döneminde Tevfik Fikret ve Cenap Şehabettin'i örnek alarak şiirinin temelini atmıştır. Bu bakımdan Servet-i Fünûn döneminin takipçisi sayılır. Bunun dışında Haşim, Fecr-i Âtî ve Saf Şiir cereyanlarının önde gelen temsilcisidir. Şairin asıl kimliğini bulduğu ve sanat hayatı boyunca sürdürdüğü şairlik durağı ise "Saf Şiir"dir. "Fecr-i Âtî Beyannamesi" ve "Şiir Hakkında Bazı Mülâhazalar", Haşim'in kurucuları arasında olduğu söz konusu akımların kanunları niteliğinde olup şairin şiir hakkındaki fikirlerini yansıtmaktadır. Haşim'in şiirleri Fecr-i Âtî ve Saf Şiir akımlarının tüm özelliklerini barındırır. Kendine özgü üslubu ve sanat anlayışıyla sıradışı anlamlar üreten şair, söz konusu dönemlerde sembolizm akımının en başarılı şiir örneklerini vermiştir. Ahmet Haşim'in şiirlerinin sanat, biçim ve içerik bakımından incelenmesi, Türk şirinin en önemli dönemleri olan Servet-i Fünûn, Fecr-i Âtî ve Saf Şiir akımlarının iyi ve doğru anlaşılması bakımından büyük bir önem arz eder. "Ahmet Haşim'in Şiirlerinde Üslup" adlı bu tez çalışmasında, Haşim'in ilk şiiri olan "Hayâl-i Aşkım" ve son şiiri olan "Bitmemiş Şiirler" de dâhil olmak üzere Haşim'in sanat hayatının değişik dönemlerinden seçilen 25 şiiri ele alınmıştır. Bu şiirlerin her biri; evvela dil, içerik ve sanat olmak üzere üç farklı başlık altında; daha sonra bu başlıklar da kendi içlerinde alt gruplara ayrılarak en ince ayrıntılarına kadar incelenmiştir. Dil ve anlatım bakımından; ses (ünlü-ünsüz kullanımı), kelime, kelime grupları, cümle, genel dil kullanımı(imla-atasözü ve deyimler-sapmalar-aforizmalar-bağdaştırmalar); sanat bakımından nazım şekli ve vezin, kafiye ve redif, ahenk unsurları, edebi sanatlar; muhteva bakımından konu, tema, imge, motif ve çağrışımlar yönüyle incelenmiştir. Bu çalışma ile Ahmet Haşim'in şiirlerinin anlaşılmasına ve bu şiirlere kaynaklık eden Servet-i Fünûn, Fecr-i Âtî ve Saf Şiir dönemlerinin yanı sıra sembolizm gibi önemli bir şiir akımının şaire etkisinin ortaya konmasına destek olmak ve bu konuda yapılacak yeni bilimsel çalışmalara kaynak oluşturmak amaçlanmıştır.

Fecr-i Ati edebiyatHaşim, AhmetSaf şiir+5
Rıdvan Badem
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk edebiyatında deneysel şiir (2000-2020)

Bu tezde, Türk edebiyatında 2000 yılı sonrasında yazılan deneysel şiirler incelenmiştir. Türk şiirinin modernleşme ile birlikte yeni bir döneme girmesi, şiirde eski anlayışların terk edilmesine yol açmış ve yeni bir şiir anlayışı ortaya çıkmıştır. Modernleşme sonrası geleneksel şiir anlayışın önemi kaybetmesi ile serbest bir şiir anlayışı ortaya çıkmıştır. Şairler, geçmiş dönemlerdeki gibi belli bir kuralla uymak yerine, kendi belirledikleri yöntemlerle şiirde yeni denemelere yönelmişlerdir. Günümüz şairlerinin, şiirde anlamdan çok biçime önem verdiği görülür. Geçmiş dönemde yazılan deneysel şiirler ile günümüzde yazılan deneysel şiirler karşılaştırıldığında 2000'li yıllar ile birlikte özellikle dönemin koşullarının da etkisiyle şiirde büyük değişimlerin yaşandığı görülür. Şiirde görsellik oluşturmak şairlerin temel amacı olmuştur. Deneysel şiirde anlamın ise gittikçe zorlaştığı görülür. Şairlerin, bir konuyu doğrudan aktarmak yerine okuyucun şiir üzerinde daha fazla düşünmesini sağlayacak yöntemler denediği görülür. Anahtar Kelimeler: Deneysel Şiir, 2000'li Yıllarda Şiir, Türk Şiirinde Deneysellik, Görsel Şiir

Deneysel edebiyatGörsellikTürk edebiyatı+2
Elif Damla
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hārezmli Hāfız Divanı'nın kavram sözlüğü

Sözlükler dil zenginliğini ve kültürel bağları göstermesi açıcından önemli bir yere sahiptir. Sözlük sınıflandırmalarında klasik düzenden farklı şekilde hazırlanan ve ilişkilendirilen başlıkların esas alındığı kavramsal sözlükler de mevcuttur. Bunlar; dönemin dili, kültürü, yaşayışı ve toplumla alakalı birçok unsurunu barındırması bakımından özel bir yere sahiptir. Hārezmli Hāfız'ın bilinen tek eseri Divan'dır. Divan'ın kavramsal sözlük şeklinde hazırlanması döneme ışık tutabilmesi açısından faydalı görülmüştür. Hārezmli Hāfız Divan'ı, hacimli ve zengin kelime sayısıyla 15. yüzyıl Çağatay Türkçesiyle alakalı kaynaklık edebilecek bir eserdir. Hakkında sınırlı sayıda çalışma bulunan dönemin aydınlatılması ve alanyazına katkıda bulunulması amacıyla Recep Toparlı'nın Hārezmli Hāfız Divan'ı adlı çalışması baz alınmış ve bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Hazırlanan dizin, isim ve isim soylu sözcükleri kapsayacak şekilde düzenlendikten sonra kelimelerin anlamları derlenerek tasnif edilmesi yoluna gidilmiştir. Yapılan ana başlık ve ilişkili alt başlık içeriklerine yerleştirilen kelimelerden kavramsal sözlük elde edilmiştir. Oluşturulan kavramsal sözlüğün otuz ana başlık ve gerekli görülen alt başlıklar ekseninde meydana getirilmesi eserin zenginliğini göstermiştir. En yoğun başlık insan ve insan ilişkilerine dayanan kısımları kapsayan bölümdür. Sevgiliye ve topluma dönük bir sanat anlayışı olan şairin kıyaslama ve ölçü belirten kelimeleri yoğun kullandığı anlaşılmıştır. Sevgili anlamına gelen çokça kelimenin kullanmış olması eserin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca sözlükte dinî öğeler ve özel isimlerin sıklığı da göze çarpar. Yapılan çalışma Hārezmli Hāfız'ın Divan'ını ele alan ilk kavramsal sözlük olma özelliği taşımaktadır. Çalışmamızın dönemin edebiyat, siyaset, gastronomi, yargı, tıp, botanik gibi birçok alanı hakkında verilerin ortaya koyulmasına aracılık edeceği ve diğer çalışmalara yön vereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hārezmli Hāfız, divan, kavramsal sözlük, Çağatay Türkçesi

Divan şiiriDivanlarHafız Divanı+3
Müşerref Timurtaş
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

İlgili konular