DoctorateOpen Access

İslam-demokrasi ilişkisine farklı bir yaklaşım olarak Raşid el-Gannuşi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ahmet Karadağ

Abstract (TR)

İslam-demokrasi ilişkisi günümüzde en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Bir din olarak İslam ile bir siyasal sistem olarak demokrasinin ilişkisine dair yürütülen tartışmalar; genellikle her ikisinin sahip olduğu metafizik ilkelerin farklılığına ve bu metafizik ilkelerin nasıl bağdaştırılabileceği meselesine odaklanmaktadır. Bu metafizik ilkeler ise, her ikisinde ontolojik ve epistemolojik mülahazalar tarafından belirlenmektedir. Buna göre, varlığa ve bilgiye dair normların, bir eylem sahası olarak siyasetin formunu belirleyeceği düsturundan hareketle; İslam'ın, demokrasiye imkan verip vermediği tespit edilmeye çalışılmaktadır. Doğum öncesinden ölüm sonrasına kadar her alanı kuşatan İslam'da, Allah, peygamberleri aracılığıyla insanlara hakikatin bilgisini ulaştırmış; insan ise bu tümel hakikatler (norm/nazariye/ne'lik) doğrultusunda zaman ve mekana göre (form/ameliye/nasıl'lık) kendini, toplumu, devleti, dünyayı imar ve inşa etmek teklifi ile mükellef tutulmuştur. Bu normların, zamana ve mekana uygun bir biçimde forma dönüşmesine imkan veren şeyse; bu ikisi arasında varlığına inanılan liminal alanın mevcudiyetidir. Bu liminal alanda Müslümanlar, normların sunduğu imkanları belli metodolojiler doğrultusunda keşfetmeye çalışmaktadır. Bu da İslam dünyasına ciddi bir dinamizm kazandırmaktadır. Fakat formların, norm haline gelmesi; istisnai ilkelerin asli ilkelere dönüşmesi, pratiğin tarihselliğini ıskalamaya ve asli ilkelerin barındırdığı imkanları görememeye neden olabilmektedir. Nitekim, İslam dünyasına dinamizm katan bu liminal alanın giderek daralması ile Müslümanlar, 18. Yüzyıldan itibaren Batı'da yükselişe geçmekte olan yeni teklifle ilahi teklifi telif etmek noktasında ciddi bir krizle karşılaşmıştır. Demokrasinin de özünü oluşturduğu düşünülen yeni teklifin insanı her türlü keyfî güç karşısında özgürleştirmeyi amaçlayan antroposantrik ve seküler karakteri, bu krizin sebebi olarak değerlendirilmiştir. Batı'nın yeni teklifinin İslam dünyasına savaşa, sömürgeleşmeye, ötekileştirilmeye mal olması ile bu kriz daha da derinleşmiştir. Mevcut durum hem İslam'daki hem de Batı tecrübesindeki imkanların objektif bir biçimde değerlendirilmesini engellemiştir. Böylece hem İslam dünyasında hem de Batı'da İslam - demokrasi ilişkisinin imkânsızlığına dair fikirler gelişmiştir. Fakat hem İslam dünyasında hem de Batı dünyasında İslam-demokrasi ilişkisine dair objektif bir bakış açısı geliştirmeye çalışan bir kesim de vardır. Günümüzde bu alanda en sık atıf alan isimlerden biri Raşid el-Gannuşi'dir. Gannuşi'ye göre siyasete form vermesi gereken (şura, icma, beyat, iyiliği emretme, kötülüğü nehyetme gibi) İslam'ın asli ilkelerinin, tarihi tecrübe içinde istisnai kalmasıyla Müslümanlar istibdada duçar olmuş, parçalanmış, sömürgeleşmiş ve kaosa sürüklenmiştir. Bu açıdan Gannuşi, demokrasiyi; Müslümanları mevcut durumdan çıkarmak için İslam'ın asli ilkelerini hayata geçirecek bir imkan ve yönetim mekanizması olarak görmüştür. Hem bir mütefekkir hem de bir İslami hareket/parti lideri olarak Gannuşi, ilkeler ile pratik arasında yok olmaya yüz tutmuş olan liminal alanın imkanlar dünyasına Müslümanları davet etmektedir. Gannuşi'nin davet yöntemi ise yeni bir şey keşfetmekten ziyade tarihi tecrübe içinde unutulmuş olanı hatırlatmak şeklindedir. Anahtar Kelimeler: İslam, Batı, Modernite, Demokrasi, Raşid el-Gannuşi.

Author

Dr. Sinem Arslan

How to Cite

Sinem Arslan (Doktora Tezi). İslam-demokrasi ilişkisine farklı bir yaklaşım olarak Raşid el-Gannuşi, 2022, İnönü University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İnönü University