Yüksek LisansAçık Erişim

Kentsel dönüşümün biçimsel organizasyonu: Bomonti örneği

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Kentsel dönüşüm projeleri, sosyal ve ekonomik amaçlarının yanında; genel olarak kentsel mekânda erişilebilirlik ve yaşanabilirlik gibi değerlerin arttırılmasına yönelik müdahaleleri kapsamaktadır. Çalışmanın amacı; kentlerin yaşadığı sosyal, ekonomik ve politik süreçlerin kentsel mekânda doğurduğu değişim ve yenilenme ihtiyacının bir yansıması olan kentsel dönüşüm olgusunun, fiziksel boyutunu analiz etmek ve kentsel dönüşüm müdahalelerinin, kent biçimi ile yaşanabilirliği nasıl etkilediğini ölçmektir. Bu bağlamda, yeniden işlevlendirmeden, yıkıp yeniden yapmaya; parsel ölçeğinden, yapı adası ölçeğine çeşitli kentsel dönüşüm projelerinin gerçekleşmiş ve halen gerçekleşmekte olduğu, İstanbul'un Bomonti semti ve yakın çevresi çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bölgede yaşanan işlev değişikliğinin ve devamında gelen kentsel dönüşüm sürecinin, kent mekânını nasıl etkilediği araştırılmıştır. Çalışmanın hipotezi; kentsel dönüşümün amacının fiziksel iyileştirme boyutunun ötesinde, kentsel dokuyu ve sokak kurgusunu iyileştirmek, kentin erişilebilirliğini ve yaşanabilirliğini arttırmak ve günlük sokak deneyimini olumlu yönde etkilemek olduğudur. Fakat bu durumun Türkiye'de göz ardı edildiği; inşaat alanını ve dolayısıyla rantı arttırmaya yönelik müdahaleleri kapsadığı düşünülmektedir. Bu nedenle alan çalışmasının kurgusu kentsel dönüşüm ve yaşanabilirlik kavramına kentsel morfoloji bakış açısı ile yaklaşarak, Bomonti'nin geçirdiği dönüşümün fiziksel boyutlarının araştırılması üzerine kurulmuştur. Araştırma yöntemi olarak; kent biçimini, kentin yaşadığı süreçler üzerinden tanımlayan ve bu bağlamda ortaya mekânsal ve sosyal veriler koyan kentsel morfoloji yaklaşımı seçilmiştir. Farklı meslek gruplarının farklı şekillerde yaklaştığı kentsel morfoloji çalışmaları yine bu meslek gruplarının bakış açıları dâhilinde bölge ölçeğinden bina ölçeğine çeşitli bulgular sunmaktadır. Çalışmada ele alınan kentsel morfoloji yaklaşımları, coğrafi yaklaşım (İngiliz Okulu), tipolojik yaklaşım (İtalyan Okulu) ve mekân dizimi yaklaşımıdır. Bu bağlamda, yapı adası dokusu, yapılı alan yoğunluğu, arazi kullanımı, bina yüksekliği sokak genişliği oranı, bina konumu- sokak ilişkisi ve alanda yeni gelişen bina tipolojileri incelenmiş ve alanın morfolojik dokusunun nasıl değiştiği irdelenmiştir. Mekân dizimi yöntemi ile de bütünleşme, tercih, kavranabilirlik ve sinerji analizleri yapılmış ve sokak kurgusunun da gerçekleşen değişimler incelenmiştir. Bunlara ek olarak alanda gerçekleşen dönüşümün yaşanabilirliği nasıl etkilediğini araştırmak adına yaşam alanı indeksi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında kent biçimini tanımlamaya yönelik geliştirilen farklı yaklaşımlar bir arada kullanılarak, bölgede gerçekleşen mekânsal dönüşümün farklı ölçeklerde tanımlanması hedeflenmiştir. Bu nedenle dönüşüm öncesi olarak 2000 yılı, dönüşüm sonrası olarak ise 2018 yılı kent dokuları ele alınmıştır ve her iki dönem için belirlenen analizler yapılmış ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler ve karşılaştırmalı değerlendirmeler sonucu, ortalama blok boyutu küçüldüğü ve sokak dokusu daha geçirgen bir hale geldiği görülmüştür. Çok katlı lüks konut, ofis ve otel projeleri ile birlikte yapılı alan yoğunluğu artmıştır. Sanayi ve yeşil alanlarda yaşanan azalmaya karşılık konut, turizm ve diğer işlevler artış göstermiş, alanın işlev şeması değişmiştir. Ortalama kat sayısının artması ile sokak ölçeğinde kapalılık hissi artmıştır. Yapı tipolojisinin değişmesi ve kat sayısının artmasıyla beraber, bina konumu sokak ilişkisi değişmiş ve ortalama ön bahçe mesafesi artmıştır. Büyük ölçekli projeler; karma kullanımlı, kule ve baza katlarından oluşan yapı tipolojilerine odaklanmaktadır. Bu durum alanın mimari dokusunu değiştirmiştir. Kentsel dönüşüm süreci kent kurgusunu olumlu yönde etkilemiş, erişilebilirlik ve anlaşılabilirlik artmıştır. Büyük ölçekli lüks projelerin konumları ile global bütünleşme arasında ilişki kurulmuştur. Çalışmanın ana noktalarından birisi olan yaşanabilirlik yaşam alanı endeksi çerçevesinden bakıldığında; park alanı ve kaldırım alanının artmasına karşılık, yapılı alan yoğunluğunun da artmış olması yaşanabilirliği azaltmıştır. İmar planında park olarak belirtilen yerlerin, özel kullanıma sahip olmaları ve alandaki yeşil dokunun süreç içinde azalması, Bomonti'nin kentsel açık alan potansiyelinin yeterince değerlendirilmediğini göstermektedir. Yapılan analizlerde kentsel dönüşüm projelerinin kent biçimine etkilerinin, kentin oluşturan elemanlara farklı şekillerde etki ettiği ortaya konmuştur. Sokak kurgusunun erişilebilirliği dönüşüm sürecinden olumlu etkilenmişken; çok katlı yapıların artması ile insan ölçeği kötü yönde etkilenmiştir. Yapılı alan yoğunluğunun artması, alanın yaşanabilirliğini olumsuz etkilemiştir.

Yazar

Neslihan Kolancı

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Neslihan Kolancı (Yüksek Lisans Tezi). Kentsel dönüşümün biçimsel organizasyonu: Bomonti örneği, 2018, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası