Kore Savaşı'nda Türk ordusu
2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Durdu Mehmet Burak
Özet (TR)
Kore, ülke olarak, tıpkı ülkemizin Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü vazifesi gördüğü gibi, Asya Kıtası ve bir okyanus devleti mahiyetinde olan Japonya arasında köprü vazifesi görmektedir. Bu konumu nedeniyle Kore'nin jeopolitik/stratejik açıdan önemi büyüktür. Japonya'nın yıllarca sömürge alanı olarak kullanımına yönelik bir takım girişimlerden belirttiğimiz gibi bu ülkeye geçiş aşamasında köprü vazifesi olan Kore de nasibini almış ve tarih boyunca gerek komşularının ve gerekse Japonya'ya bir takım menfaatler için geçmek isteyenlerin işgallerine sahne olmuştur. Bu işgal hareketlerinin en büyük etkileri ise 1939 – 1945 yılları arasında süren ve Dünya çapında büyük devletlerin yer aldığı askerî bir harekat olan II. Dünya Savaşı sonrasında görülmüştür. Tamamen tarafsızlığın pek de mümkün olmadığı dönem şartları içinde itilaf ve müttefik bazlı oluşumlar savaş sonrasında da soğuk savaş şeklinde yaptırımlarını devam ettirmişlerdir. Bu yaptırımlar kimi ülkelerde iç karışıklıklar şeklinde sirayet etse de Kore'de durum silahlı çatışma ortamı şeklinde zuhur etmiştir. Dönem içinde yeni yeni kendine gelmeye ve gelişimlerinin ilk adımlarını atmaya başlayan ülkemiz açısından Dünya barışı ve mevcut gerginliklerin ülkeye sirayetinin engellenmesi adına Kore'ye askerî birlik gönderilmiştir. Bu yardımda temel maksat meydana gelen ülkesel feveranı dindirerek bunun yansımalarının etkisinden kurtulmak ve Dünya barışına katkıda bulunmaktır. Ancak barış arayışı ekseninde gerçekleştirilen tek faaliyet de bu değildir. Ülkesel güvenlik ve yine genel anlamda Dünya barışına katkıda bulunmak adına NATO olarak bilinen Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne üye olmak çabaları da bu anlamda atılan adımlardandır. Bahsedilen silahlı çatışma ortamı kapsamında 25 Haziran 1950 tarihinde Kuzey Kore Güney Kore'ye saldırmıştır. Bu dönemde Dünya barışını sağlama adına oluşturulmuş olan Birleşmiş Milletler kuruluş amacına hizmet edecek bir karar alarak işgal altında olan Güney Kore'ye askerî mahiyette bir yardım talebini üyelerine iletmiştir. Birleşmiş Milletler üyelerinden olan Türkiye bu çağrıya olumlu yanıt vermiş ve Güney Kore'ye yardım amaçlı olarak 5000 kişilik bir kara kuvveti göndermiştir. Dönemin siyasal yapılanması içinde bu karara karşı çıkanlar olsa da gerek Dünya barışı ve gerekse yeni oluşum içinde olan bir devletin bekası için verilen karar geri alınmamıştır. Mevcut savaş ortamının ülkemize uzak bir coğrafyada olması dönem itibariyle haberleşme imkânlarının da kısıtlı olması nedeniyle pek ilgiye maruz kalmayabilirdi. Ancak askerlerimizin Güney Kore'ye gitmesi nedeniyle kamuoyu tarafından savaşın gidişatına dair bilgilendirilme talepleri Türk basınının gözlerinin sürekli olarak bu savaşta olmasını sağlamıştır. Hatta imkân bulan bazı gazeteler askerî birliklerin ardından Güney Kore'ye savaş muhabirleri göndererek yakından takip ve sıcağı sıcağına haber ulaştırabilme gibi imkânlar sağlamışlardır. Savaşta askerlerimizin yer alması ve henüz yakın bir tarihte iki kapsamlı savaşın yaşanması nedeniyle savaş psikolojisini atlatamayan Anadolu insanı, Kore Savaşı'nı da ülkesel bir savaş gibi görerek acılarını içlerinde hissetmişlerdir. Mevcut savaş durumu neticelendiğinde ortaya gerçek bir galibiyet durumunun çıkmış olduğunu söylememiz mümkün değildir. Nitekim Kuzey Kore yaptığı işgal neticesinde dilediği hedeflere ulaşamamıştır. Ancak Güney Kore'nin savaşın nihai sonuçlarından olan ülkesel anlamda gerileme gibi durumları yaşamış olması kuvvetle muhtemeldir. Diğer açıdan ele alındığında Kuzey Kore için de binlerce askerin farklı bir ülkeye sokulması ve burada donatılması, giydirilmesi vb. masraflardan kaynaklı bir ekonomik sıkıntıya maruz kaldığı da söylenebilir. Sonuç itibariyle mevcut savaş ortamının olaya dâhil olan tüm ülkeler açısından olumsuz sonuçları olmuştur.
Yazar
Dr. Ahmet Avcı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ahmet Avcı (Yüksek Lisans Tezi). Kore Savaşı'nda Türk ordusu, 2015, Ahi Evran University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ahi Evran University tezlerinden daha fazlası
- Lise öğretmenlerinin duygusal zekâ ve örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişki(2018)
- Kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıfların empatik eğilimlerinin incelenmesi(2018)
- Avrupa Birliği ve azınlık haklarının incelenmesi: Bulgaristan örneği(2018)
- Mine Söğüt'ün romanlarında postmodern unsurlar(2018)
- Arpaçay köylerinden derlenen masalların ve halk hikâyelerinin motif incelemesi(2018)
- II. Meşrutiyet'ten 1922 yılına kadar Türk romanında Paris(2018)