Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Majör depresif bozuklukta kültürel açıklama modelleri ve yardım arama davranışının belirlenmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2013
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Hem yüksek yaşam boyu yaygınlık oranları, hem de yarattığı yeti yıkımı ve üretkenlik kaybı ile, depresyon topluma maliyeti yüksek ciddi bir psikiyatrik bozukluktur. Bu sebeple hastalık yükünün azaltılması amacıyla depresyonun tanınması, önlenmesi ve tedavisi ile ilgili stratejiler geliştirilmesi önceliklidir. Standart sınıflandırma sistemlerinin tanısal anlamda kısıtlılıklar taşıdığı, Batılı kavramları yansıttığı ve her kültüre uygulanmasının güç olduğu eleştirisi yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı depresyonun ifade ediliş biçimlerini, algılanan sebeplerini ve çare arama davranışını ortaya koymak; kültürün bu bulgular üzerindeki etkisini tartışmaktır.Yöntem: Çalışmaya İstanbul Bilim Üniversitesi Psikiyatri polikliniğine başvuran ve DSM-IV tanı ölçütlerine göre yapılan klinik görüşme sonucunda majör depresif bozukluk tanısı almış 18 yaş ve üzeri 42 kişi randomize olarak alınmış; hastalara Hamilton Depresyonu Değerlendirme Ölçeği (HDDÖ), Açıklama Modelleri Görüşme Kataloğu (EMIC), Belirti Tarama Testi (SCL-90) ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ) uygulanmıştır.Bulgular: Katılımcıların %88,1'i duygusal, yine %88,1'i işlevsel/davranışsal, %73,8'i bilişsel ve %66,6'sı somatik yakınmaları kendi anlatımlarında vurgulamıştır. Hastaların kendiliğinden belirttiği şikayetler incelendiğinde sırasıyla en fazla yalnız kalma isteği (%50,0), sinirlilik (%38,1), mutsuzluk (%35,7) ve ağlama (%35,7) bildirilmiştir. Belirti tarama sorularıyla incelendiğinde en fazla isteksizlik (%100), mutsuzluk (%97,6), huzursuzluk (%92,1), gerginlik (%90,5) ve halsizlik (%90,5) bildirilmiştir. Suçluluk düşüncesi ve cinsel isteksizlik yakınmaları kendiliğinden hiç belirtilmezken, tarama soruları ile cinsel isteksizlik %73,8, suçluluk düşüncesi de %52,4 oranında bildirilmiştir.Hastalığın nedensel açıklamasında en sık kendiliğinden bildirilen sebep eş/partnerle sorun (%50,0) olmuştur. Açıklama modellerinde %59,5 başkasını suçlama eğilimi, %35,7 kendini suçlama eğilimi bulunmuştur. Başkasını suçlama içeren açıklama modelinde belirti tarama testinin öfke ve paranoid düşünce alt ölçek puanları yüksek bulunmuştur.Katılımcıların %52,3'ü ilk olarak psikolojik/psikiyatrik desteğe; %23,8'i ise psikiyatri dışı sağlık desteğine başvurduklarını belirtmiştir. Çare arama davranışında ilk psikiyatriye başvuranların %92,3'ünün en önemli şikayeti duygusal yakınma iken, psikiyatri dışı sağlık desteğine başvuran hastaların %66,7'sinin en önemli şikayeti somatik belirtiler olarak bulunmuştur.Sonuç: Depresyonda açıklama modellerini değerlendirmek kültürel formülasyon ile iç içe gider. Kültürel açıklamalar hastalığın hem semptomatolojisini, hem de yardım arama davranışını etkileyebilmektedir. Kültür bir yandan semptomların şekillenmesinde rol almakta, öte yandan ise semptomların hekimlere aktarılmasında ciddi bir filtre görevi görebilmektedir. Kültüre duyarlı olmayan yaklaşımların psikiyatrik muayenenin etkinliği üzerinde kayıplara yol açabileceği düşünülmektedir. Klinik uygulamada doğru tanı ve tedaviye ulaşmanın önündeki engelleri ortaya koymak amacıyla depresyonun kültürel değişkenler çerçevesinde yeniden ele alınması yol gösterici olacaktır.Anahtar Kelimeler: Depresyon, kültür, açıklama modelleri

Yazar

Nora Ütücü

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Nora Ütücü (Tıpta Uzmanlık Tezi). Majör depresif bozuklukta kültürel açıklama modelleri ve yardım arama davranışının belirlenmesi, 2013, Demiroğlu Bilim University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Demiroğlu Bilim University tezlerinden daha fazlası