Yüksek LisansAçık Erişim

Mekansal deneyim ve düşüncede yaratıcılık: Parazitlenme

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Hakan Tong

Özet (TR)

Mimari tasarım süreci yaratıcılık ile kendini gerçekleştiren bir süreçtir. Bu yaratıcı süreç mimarın zihnindeki tasarılar ile başlar. Düşüncelerden temsillere, temsilden üretime geçtikçe her aşamada evrilen mekân tasarıları, fiziksel mekânı deneyimleyen bireyler tarafından, her deneyim anında yeniden kurgulanır. Yaşanan mekâna dönüşen fiziksel mekân, sınırlarının dışına çıkar, her bir deneyim sürecinde farklı bir form alır. Mekâna yaşam katmanını ekleyen bu süreçte yaratıcı üretim devam eder. Her tasarı kendi içinde sınırlara sahiptir. Mekân, fiziksel sınırları haricinde yönlendirme etkisi ile de bir sınır oluşturur. Mekânın bu iktidarı, bireysel deneyimi doğrudan etkiler. Deneyim, iç ve dış uyaranlarla gerçekleşir ve yaratıcı bir süreçtir. Mekânın iktidarı ölçütünde deneyim de kontrol edilebilir olur. Bireysel deneyim, mekânın iktidarında şekillenirken bireyin düşünce dünyasından da izler taşır. Düşünce dünyası ise bireyin yaratıcılığının iktidarı altındadır. Mekân tarafından yönlendirilen düşünceler ve deneyimlerde, yaratıcılık ikincil plana doğru gerilemeye başlar. Bu durum en çok günümüz metropollerinde yaşayan bireyin gündelik hayatında gözlemlenir. Bireysel deneyimde yaratıcılığın azalması hali, mekânın yaratıcılığı tetikleme potansiyeli ile araştırılabilir. Bu araştırma için, yaratıcı bireysel deneyim ve düşünce sürecine bakmak gerekir. Genellikle metropollerde yaşayan bireyler üzerine odaklanan çalışmada, yaratıcı düşünce, mekân ve gündelik zaman ilişkisi üzerinden incelenebilir. Mekân ve zaman ayrı kavramlar olarak dilde yer bulsalar da birbirlerine bağımlı hatta birbirlerini var eden kavramlardır. Dolayısıyla, yaratıcı deneyimi gündelik hayatın akışından tamamen koparak aramak imkânsızdır. Duyarsızlaşmaya neden olan gündelik ritimde aksaklıklar, zamanda açılan bir parantez, yaratıcı deneyimin ihtiyaç duyduğu zamandır. Kısa devre olarak adlandırılabilecek bu zaman genişlemesi, bireyin mekânı yeniden kurgulamasını, çağrışımlarla, zamanda bükülmelerle kendi boyutunu oluşturmasını sağlar. Mekânın yeniden kurulması, zihinde oluşan imgeler ile hareketlerin bütünleşmesi, yeni imgeler, kolajlar doğurması gibi bir üretim hali, yaratıcı deneyimdir. Bu deneyim, ekrandaki görüntünün bozulması, yabancı görüntüler ve sesler ile karışması ya da astronomide kullanımıyla beklenmedik yörünge değişimi anlamına gelen parazitlenme olarak görülebilir. Teknik bir terim olan parazitlenme, yaratıcı düşünme ve mekân deneyimini araştırmada metaforik bir araç haline gelir. Parazitlenme eylemini irdelemek için yaratıcı düşünce üzerine bir tanım yapma ihtiyacı doğar. Parazitlenme ile gerçekleşen yaratıcı kolajlarda, yaratıcılığı tetikleyen her bileşen bir parazit olarak görülebilir. Düşünce, zaman içinde gelişerek düşünce sistemleri oluştururken bir hücre gibi davranır: Bölünür, dokular oluşturur, yaratıcılık ile etkileşerek diğer düşünce hücrelerini etkiler. Dolayısıyla yaratıcı düşünce için bulunduğu sistemde parazitlenme oluşturan bir parazit hücredir diyebiliriz. İkincil bir metafor olarak çalışma sürecinde ortaya çıkan hücre, düşünce hücresi tanımını şekillendirir. Hücrenin bileşenleri, düşünme ve parazitlenme eylemini sağlayan yapıtaşlar ile bağdaştırılır. Yaratıcılık ve hayal gücü düşünce hücresinin çekirdeğini oluştururken düşüncelerin üretim halini ve deneyimi sağlayan bir yapıtaşı olarak oyun kavramı ele alınır. Bireyin özgün bakış açısını belirleyen, kendisi ile evren arasındaki filtre ise, hücre çeperi görevi gören algı süzgecidir. Yaratıcılığın hücreyi ele geçirmesi ve ortaya çıkan her deneyim parazitlenme iken bu eylemin zamanı da kısa devre anlarıdır. Oyun kuramı sayesinde düşünme ve yaratıcılık arasındaki bağ keşfedilir. Dil, bireyin kendisine ve evrene dair duyduğu merak güdüsü ile doğar. Birey, etkileşime geçtiği her şeyi adlandırmaya başlar ve böylece evren düşünce dünyasına taşınır. Oyun, düşünülen dünya ile yaşanan dünyanın çakışması eylemidir. Tüm bu parazit hücre anlatısı parazitlenme eyleminin yapısını almamızı sağlar. Böylece parazitlenmeyi sağlayan mekânları inceleme olanağı buluruz. Mekânın ne koşullarda ve ne şekillerde bir parazitlenmeye olanak verdiğini araştırmak, yaratıcı bireysel deneyimi sağlayan mekânlar için neler gerektiğini de anlamayı sağlar. Bu araştırma için mekânlar, dönemin ruhundan etkilenmeleri göz önünde bulundurularak, dönemsel bir çizelgede değerlendirilir. Mekân üretimleri, yalnızca mimarlık alanında değil, çalışmayı zenginleştirmek için mimarlıkla yakın ilişki içinde olan bilim kurgu türü de ele alınır. Mimarlık ve bilim kurguda üretilen mekân tasarıları, parazitlenme metaforu ile yeniden değerlendirilir. Çalışmanın sonunda, parazitlenme metaforu ile bir araştırma yapma sürecinin çıktıları incelenir. Parazitlenme, mekânsal ifadelerde bazen bir malzeme ile bazen bir mekân kurgusu ile karşımıza çıkar. Çalışma süreci metaforların keşfi ve oluşturdukları düşünce sistemi bağlamında kendi içinde de bir parazitlenme anlatısı oluşturur. Bu açıdan çalışma da bir parazitlenme ürünü olarak sonuç bölümünde değerlendirmeye alınır. Çalışma süreci, kavramların bulunuşu ve kavramlar arası ağların oluşması aşamalarıyla anlatılır ve yeni düşüncelere evrilmek üzere açık bir son bırakır.

Yazar

Feride Tuğçe Mamati

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Feride Tuğçe Mamati (Yüksek Lisans Tezi). Mekansal deneyim ve düşüncede yaratıcılık: Parazitlenme, 2018, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası