Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Migrenli hastalarda tek lif elektromiyografi ile motor son plak işlevlerinin değerlendirilmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

GİRİŞ: Migren, yaygın, yineleyen, çoğunlukla unilateral, şiddetli, zonklayıcı ve geçici özürlülük oluşturan sık rastlanan bir baş ağrısı bozukluğudur. Auralı ve aurasız olmak üzere temel olarak 2 migren tipi vardır. Migrenin yaygın formları olan auralı ve aurasız migrende nöromüsküler iletimin anormal olduğu tek lif elektromiyografi (TLEMG) yöntemi aracılığıyla daha önce gösterilmiştir. TLEMG insan deneklerde in vivo nöromüsküler bileşke performanslarını değerlendiren en iyi ve en güvenli elektrofizyolojik yöntemdir. Çalışmamızda migrenli hastalarda TLEMG yöntemiyle farklı migren tiplerinde olası altta yatan P/Q tipi kalsiyum kanallarında var olan kanalopatiye bağlı olarak motor son plakta subklinik nöromüsküler iletimin etkilenip etkilenmediğini göstermeyi, yapılan bundan önceki çalışmaların sonuçlarını doğrulamayı ve migren patofizyolojisini anlamayı amaçladık. MATERYAL VE METOT:18-55 yaş arası oluşan 25 sağlıklı gönüllü (19 kadın 6 erkek), kontrol grubuyla benzer yaş aralığında, International Headache Society (IHS) tarafından 2013'te belirlenmiş olan kriterlere göre migren tanısı konan ve tipleri belirlenmiş olan 30 aurasız migren hastası (26 kadın 4 erkek) ve 30 auralı migren hastası (28 kadın 2 erkek) olmak üzere toplam 85 kişi çalışmaya alındı. Çalışmaya alınan migren hastalarının disabilite durumları Migraine Disability Assesment Scale - Migren Yeti Yitimi Ölçeği (MIDAS) ile ve ağrı şiddeti ise Sayısal Değerlendirme Skalası (NRS) testi ile değerlendirildi. Hastalara ve sağlıklı gönüllülere frontalis kasından volünter TLEMG yapıldı. Kontrol grubuyla migrenli grubun anormal bireysel jitter değerleri, jitter artışı olan lif sayısı, ortalama MCD (Mean Consecutive Difference - tüm incelenen liflerin ortalama jitter indeksi, ardışık farkların ortalama değeri, en düşük ve en yüksek jitter değerleri karşılaştırıldı. Motor son plak işlevleri bireylerden kaydedilen ve jitter artışı olan lif sayısına göre yorumlandı. Buna göre, kaydedilen jitter değerlerinin hepsinin normal olduğu durumda veya 1 tanesinin 55 mikrosaniyenin üzerinde olduğu durumda motor son plak işlevleri normal kabul edildi. 20 jitter değerinden 2'si 55 mikrosaniyeden yüksek olan hastalarda motor son plak işlevlerinde sınırda bir bozukluk olduğu, 3 ve daha fazlasında yükseklik bulunan hastalarda ise motor son plak işlevinin bozuk olduğu kabul edildi ve buna göre analiz yapıldı SONUÇLAR: Toplam hasta sayısı 60'tı. Bunların arasında auralı migren grubunda olan 30 hastanın 5 tanesinde nöromüsküler iletim bozuk olarak saptandı, 8 tanesinde nöromüsküler iletimdeki bozukluk sınırdaydı, 17'sinde ise normaldi. Aurasız migrenli 30 hastanın ve kontrol grubu 25 kişinin ise hiçbirinde nöromüsküler iletim bozuk olarak saptanmadı, (3 tanesinde bozukluk sınırdaydı, 27 tanesinde normaldi). Çalışmamızda kontrol grubunda yer alan bireylerin ve migrenli hastaların en yüksek jitter ortalaması değerleri karşılaştırıldığında migrenli hastaların en yüksek jitter değerlerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca auralı bireylerin ortalama MCD değerleri aurasızlara ve kontrollere göre daha yüksektir. TARTIŞMA:Bu bulgular migren grubunda sağlıklı kontrollere kıyasla ve auralı migrenlilerde aurasız ve kontrollere kıyasla motor son plak işlevlerinin bozuk olması yönünde bir eğilimin bulunduğunu göstermiştir. Günümüzde migrenin poligenetik ve multifaktöriyel bir hastalık olduğu yönünde ortak bir kanı olmasına rağmen migren patogenezi hala tam olarak aydınlatılamamıştır. Patogenezin ortaya konması için klinik özellikler, genetik ve çevresel faktörler ve muhtemelen nörofizyolojik testler bilgi verici olacaktır. TLEMG ile tespit edilen nöromüsküler iletim bozukluğu, daha fazla genetik test için aday olan migren hastalarının fenotipinin tanımlanmasında ve aynı zamanda tedavi seçiminde de etkili olabilir. Sonuç olarak literatürdeki diğer çalışmalarda da görülenlere benzer şekilde bizim frontalis kasından volünter TLEMG ile yaptığımız bu çalışmada da migrende, özellikle de auralı migrende kontrol ve aurasız migrene göre, aurasız migrenlilerde de kontrol grubuna göre motor son plak işlevlerinde bozukluğa eğilim olduğu, bunun da genetik yatkınlığa bağlı bir kanalopatiden ileri gelebileceği görüşü desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: ardışık farkların ortalama değeri, jitter, migren, nöromusküler ileti, tek lif elektromiyografi.

Yazar

Özgün Yetkin Mızrak

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özgün Yetkin Mızrak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Migrenli hastalarda tek lif elektromiyografi ile motor son plak işlevlerinin değerlendirilmesi, 2019, Ankara Yıldırım Beyazıt University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası