Müneccimbaşı Ahmed Dede'nin "Gayetü'l-beyan fi Dekaiki İlmi'l-Beyan" adlı eserinin tahkiki (ö. 1702)
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Fedaioğlu
Abstract (TR)
Belagat; meanî, beyân ve bedi' olmak üzere üç alandan oluşur. Çalışmamızın konusu olan bu eser de belagat ilminin beyan kısmında Isâmüddin el-İsferayînî tarafından "İstiârât" namıyla Farsça olarak yazılmış az ve öz bir risalenin Müneccimbaşı Ahmet b. Lütfullah tarafından yapılmış şerhidir. Muhteva bakımından diğerlerinden farklı olmayan eser, konunun işlenişi açısından gayet güzel bir üslûba sahiptir. Eser mukaddime, cünd, sâka ana başlıklarına ayrılarak eserin ruhuna uygun bir yol seçilmiştir. Böylece, şerhte de beyan edildiği üzere, yazılan bu risalenin meseleleri ele alma biçimi ve tertibi selefin karşısına çıkan bir orduya teşbih edilerek yapılmış; Mukaddimeyle öncü birliklere (akıncılara), Cünd ile Merkez orduya ve Sâka ile geri hizmet kıtalarına (destek kıtalaruna) benzetme yapılmıştır. Mukaddime, üç tayfaya ayrılmıştır. Birinci tayfada klasik mantığın ilk bahsi olan delalet konusu detaylı olarak ele alınmıştır. İkinci tayfada ise güzel ifadenin fazileti ve güzellik yönünden ifade farklılıkları ele alınmıştır. Bu tayfada lafız mana ilişkisi incelenmiş ve bunlar arsında hangisinin daha önemli olduğu hakkında görüşler ortaya konmuştur. Beyan ilminin konusu olan hakikat ve mecaz konularına da, lafız ve mana ilişkisi yönünden temas edilerek konu tamamlanmıştır. Üçüncü tayfada ise, kullanımları itibarıyla, gerek müfret olsun ve gerekse mürekkep, lafızların taksimi yapılmıştır. Bu manada lafzın üçe ayrıldığı, bunların da hakikat, mecaz ve kinaye olduğu ve mecazın da, mecaz-ı Mürsel ve istiare olmak üzere ikiye ayrıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca, her kısmın ayrı ayrı tanımı verilmiştir. Mukaddimedeki bu fertlerin oluşturduğu bütün, ordunun öncü birliklerini temsil ediyor. Ordunun merkez birlikleri de sağ kanat, kalb ve sol kanattan oluşmaktadır. Sağ kanat olarak tercüme ettiğimiz Meymenet başlığı altında istiarenin ancak ve ancak cins isimlerde, müştak kelimelerde, fiil ve harflerde geçerli olduğu vurgulanmış ve gerekçeleri açıklanmış, münakaşası yapılmıştır. Ek bilgi olarak, özel isimlerde istiarenin yapılamayacağında beyan ilmi alimlerinin ittifak halinde olduğu açıklandıktan sonra istisnai durumlar üzerinde durulmuş, simge haline gelmiş bazı kişilerin özel isimlerinde istiarenin geçerli olduğu örneklendirilmiştir. Üzerinde uzun uzun durulmuş, görüşler serdedilmiş, yapılan red ve tenkitler aktarılmıştır. Bu fertlerin oluşturduğu bütün, ordunun sağ kanadını temsil ediyor. Kalb başlığı altında istiarenin taksimatı yapılıp, bunun müttefekun aleyh olan taksimatının üçe ayrıldığı belirtilmiştir. Birinci taksime göre istiare mutlaka, mücerrede ve müraşşeha kısımlarına ayrıldığı; ikinci kısım taksime göre ise, müfrede ve mürekkebe olarak ikiye ayrıldığı; üçüncüsünde de, asliyye ve tebaiyye kısımlarına ayrıldığı ifade edilmiştir. Bu son kısım dört seriyyeye (tim) ayrılarak detaylandırılmış; birinci seriyyede asli ve tebai istiarelerin hakikatinin ne olduğu anlatılmış; ikinci seriyyede fiilherde ve isim fiillerde olan istiare-i tebaiyye incelenmiş ve üçüncü seriyyede de bunların dışında kalan ve fiilin müştakkatından olan ism-i fail ve ism-i mef'ullerde olan istiare-i tebaiyye üzerinde durulmuştur. Aynı seriyyenin ikinci kısmında da ism-i zaman, ism-i mekân, ism-i alet, sıfat-ı müşebbehe ve ism-i tafdilde geçerli istiare-i tebaiyye ele alınıp incelenmiştir. Dördüncü seriyyeye gelindiğinde de harflerde gerçekleşen istiare-i tebaiyyenin işlendiği görülüyor. Bu fertlerin oluşturduğu bütün, ordunun kalbini temsil ediyor ve en kalabalık kısmını oluşturuyor. Meysere başlığı altında ise istiarenin muhtelefün fih olan taksimatı üzerinde duruluyor ve iki başlık altında konu ele alınıyor. Birinci kısımda istiare, musarraha ve mekniyye diye ikiye ayrılıyor ve bu taksimatın Sahib-i Keşşaf İmam Zemahşeri'ye ait olduğu belirtiliyor. İkinci kısımda ise istiare tahkıkıyye ve tahyiliyye kısımlarına ayrılıyor. Bu taksimin İmam-ı Sekkakî'ye ait olduğu ve başka hiçbir kimsenin bu taksimattan söz etmediği vurgulanıyor. İkisinin de tefsiri yapıldıktan sonra istiare-i mekniyyedeki üç mezhep dile getiriliyor ve görüşleri serdediliyor. Bu fertlerin oluşturduğu bütün, ordunun sol cenahını temsil ediyor. Son olarak sâka başlığı altında mecazın alakalarından söz edilip mukaddime, maksat ve hatime alt başlıkları altında inceleniyor. Mukaddimede mecaz için alakanın taşıdığı önem üzerinde duruluyor ve alakanın kullanımında belirleyici faktörün mütekellimin görüşü olduğu beyan ediliyor. Maksat kısmında muteber alaka çeşitlerinin 25 adet olduğu ifade edildikten sonra tek tek ele alınıp izah ediliyor. Hatime kısmında da çelişme durumunda mecazlar arasında tercihin neye göre yapılacağı anlatılıyor ve bununla son söz söylenmiş oluyor. Bu fertlerin oluşturduğu bütün, ordunun geri hizmet sınıfını oluşturan birlikleri temsil ediyor. Anahtar Kelimeler: Müneccimbaşı, Gâyetü'l-beyan, delalet, istiare, mecaz.
Author
Dr. Abdülmüttalip Gökbunar
Institution

Yalova University
Division of Basic Islamic Sciences
How to Cite
Abdülmüttalip Gökbunar (Yüksek Lisans Tezi). Müneccimbaşı Ahmed Dede'nin "Gayetü'l-beyan fi Dekaiki İlmi'l-Beyan" adlı eserinin tahkiki (ö. 1702), 2019, Yalova University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Yalova University
- Üniversite Gençliğinin Uyum Sorunları: Yalova Örneği(2017)
- Kur'an'da azap(2017)
- Ulusal ve ulusalüstü yargı kararları doğrultusunda tutuklama(2019)
- Şizofreni hastalarının temel bakımını üstlenen yakınlarının sosyal destek sistemleri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: İstanbul ili örneği(2022)
- Dini içerikli çocuk kitaplarıyla Allah inancı öğretimi: Özkan Öze'nin Genç Adam ve Allah kitabı örneği(2024)
- التوجيه النحوي والبلاغي للتضمين في القرآن الكريم من سورة الحج إلى سورة القصص(2024)