Eloquence

173 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Belâgat olgusunun nahiv çalışmalarına etkisi (H. VII. asra kadar)

Belâgat, dilin anlamsal açıdan parlak yönünü ortaya çıkaran estetik ve edebî bir sanattır. Arap dili üzerinde çalışma yapan dilciler başta Kur'an-ı Kerim olmak üzere nazım veya nesir alanında Arapçanın, bir anlamı ifade etmede ve dilin güzelliğini ortaya çıkarmada en seçkin cümle yapısına sahip olduğuna ve kendi sistemi içinde üstün güzellikleri ihtiva ettiğine dikkat çekmiştir. Bu durum nahiv âlimlerini Kur'an, nazım ve nesirdeki delilleri tahlil ederken nahiv kurallarını tesis etmeye yönlendirmiştir. Onlar hazif, takdim ve te'hîr gibi dilsel yapıları kullanma ve sözdizimini oluşturma konusunda bu estetik bakışı esas alarak nahiv kurallarını tesis etmişlerdir. Arapça ile ilgili bu durum, araştırma konusunun seçilmesinde etkili olmuştur. Nitekim bazı nahiv âlimlerinin birçok kuralı özellikle de cüzi olanlarını belâğî estetik kullanım üzerine kurduğu gözlenmektedir ki daha açık yöntemlerle anlamı ifade eden dilin estetik boyutlarını bilen konuşmacı bu estetik kullanıma başvurmaktadır. Çalışmanın konusu nahvin doğuşundan hicri yedinci asra kadar olan dönemi kapsamaktadır. Bu asırlar nahvin kurulduğu, temellerinin atıldığı, ince detayları ve temel meselelerinin açıklandığı asırlardır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi tercih edilmiş ve hazif, takdîm, te'hîr, fasl, i'tirâz ve kalb gibi cümle yapılarının nahiv bakımından birbirleriyle olan bağlantılı meselelerin boyutları ve sınırları ortaya konulmuştur. Bunların tevil meselesiyle bağlantılı olup olmadığı, hazif kelimesinin, ittisâ' ve îcâz gibi kavramlarla aynı anlama gelmesinde olduğu gibi benzer kavramlarla aynı anlama gelip gelmediği açıklığa kavuşturulmuştur. Çalışma, dil ve belagat çalışmaları bakımından bilgi ihtiyacını karşılamayı amaçlamaktadır. Modern dil araştırmalarında daha önce bu konu üzerinde çalışma olmaması bu araştırmayı önemli kılmaktadır. Bu çalışma giriş, beş bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, sayıltıları, sınırlıkları ve araştırmayla ilgili yapılan çalışmalar ele alınmış, birinci bölümde nahiv ve belâgat tarihi ve bu iki ilim arasındaki ilişki incelenmiştir. İkinci bölümde nahvin belâgattan etkilenen hazif konusu ve buna dair meselelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde nahivde takdîm ve te'hîr konusu ve belâğatın bundaki etkisi araştırılmıştır. Dördüncü bölümde nahivdeki edatlarda belâgatın etkisi incelenmiş, beşinci bölümde de zâhirin farklı bir anlamda ve biçimde kullanılması konusu ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise bu çalışmada elde edilen neticelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Belâgat, Nahiv, Hazif, Takdim Te'hir, Fasl, İ'tirâziyye, Kalb.

Arap diliArapçaBelagat
Abdullah Nebioğlu
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Halil Fevzi Efendi'nin el-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri

Bu çalışmada Filibeli Halil Fevzi Efendi (ö. 1300/1883)'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ Şerhi 'İsâmi'l-ferîde isimli eseri incelenmektedir. Eserin konusu istiâredir. el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538)'ye ait Şerhu Ferâ'idi'l-fevâʾid li-tahkîki me'âni'l-isti'ârât üzerine yapılmıştır. Söz konusu bu şerh Ebu'l-Kâsım es-Semerkandî (ö. 888/1483)'nin er-Risâletü'l-ferîde üzerine telif edilmiştir. Çalışma; bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu ve önemi, nedeni ve amacı, kapsam ve yöntemi, kaynak değerlendirmesi ve karşılaşılan güçlükler ile haşiye ve belagat konularında bilgiler verildi. Birinci bölümde temel eser er-Risâletü'l-ferîde'nin müellifi es-Semerkandî ile bunun şerhini yapan el-İsferâyînî'nin hayatları incelenmiştir. Ardından Filibeli Halil Fevzî Efendi'nin hayatı, eserleri ve ilmi şahsiyeti hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. İkinci bölümde; el-Hâşiyetü'l-cedîde'nin te'lif nedeni ve kaynakları, üslûbu ve metodu, Ikd I-II-III olarak isimlendirilen ana başlıklardaki konular incelendi. Üçüncü bölümde ise; vaz'ı kasdi ve mevdu-u leh, fiil ve harflerde istiâre, ism-i cins, alem-i şahs, müştak ve mastarlarda istiâre, mecâz'da istiâre, istiâre-i mekniyye, istiâre-i temsiliyye ve terşih konularında Filibeli'nin itiraz ve görüşlerine yer verildi. Çalışmanın sonuna er-Risâletü'l-ferîde'nin tercümesi ile Filibeli hakkında bazı arşiv belgeleri eklendi. Filibeli'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde adlı bu çalışmasının, İsferâyînî'nin şerhi üzerine yazılan hâşiyeler içerisinde en çok dikkat çeken ve rağbet gören bir çalışma olduğunu söylenebilir. Söz konusu bu hâşiye iki ciltten oluşmakta; "Ikd" adı verilen üç ana başlık üzerinde kurgulanmaktadır. Her bir ıkd, "feride" isimli alt başlıklara ayrılmaktadır. XIX. yy.'da yazılan el-Hâşiyetü'l-Cedîde, istiâre konusunun ayrıntılı olarak incelendiği, tartışmalı bir üslupla aktarıldığı, konuyla ilgili farklı bilgiler çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir. Filibeli kanaatlerini, belâgat başta olmak üzere sarf-nahiv, mantık, kelam ve felsefe konularıyla desteklediği kanısı oluşmuştur. Araştırma sürecinde tespit edilen özellikler dikkate alındığında söz konusu haşiyenin XIX. yy. da belâgat alanında yapılan en kapsamlı ve özgün bir çalışma olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Belâgat, istiâre, Filibeli Halil Fevzi, el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn İsferâyînî, Ebu'l-Kâsım Semerkandî.

ArapçaBelagatDil+2
Abdullah Aslan
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Mütenebbî'nin şiirlerinde estetik unsurlar

Mütenebbî'nin Şiirlerinde Estetik Unsurlar başlıklı bu tez çalışmasında Abbâsî Dönemi Arap Edebiyatı'nın meşhur şairlerinden Mütenebbî'nin şiirleri estetik unsurlar açısından ele alınmaktadır. Estetik, on sekizinci yüzyılda bağımsız bir bilim hâline gelinceye kadar felsefenin bir kolu olarak görülmüştür. Bu nedenle çalışmada güzellik kavramını ele alan felsefî ve eleştirel kaynaklara başvurularak estetiğin teorik çerçevesi üzerinde durulmuştur. Böylece Mütenebbî'nin şiirlerinde yer alan estetik unsurların çıkarılmasına yönelik çalışma, bilimsel bir temele irca edilmiş ve gerek şair gerek alıcı açısından güzellik/estetik kavramı nesnel bir değerlendirmeye dayandırılmıştır. Bu edebî araştırmada, estetik kavramının Mütenebbî'nin şiirleriyle ilişkisi kurulmaya özen gösterilmiştir. Onun şiir metnindeki güzellik unsurlarının bedevî hayatın tabiatına, şairin şiir yeteneğine ve yaşadığı çeşitli psikolojik ve sosyal faktörlere bağlı olarak nasıl özümsendiği vurgulanmıştır. Mütenebbî'nin şiirleri, edebî metinlerle ilgili estetik çalışmalarda benimsenen kurallar ve temeller üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla bu tez Mütenebbî'nin şiirlerinin Arap edebiyatında sahip olduğu ayrıcalıklı yerini incelemekte ve bu konumun dayandığı estetik ve edebî unsurları ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı estetik ve eleştirel yaklaşımları Mütenebbî'nin eserlerine uygulamaktır. Yine Mütenebbî'nin dîvânını dil, gramer, müzik ve belâgat açısından analiz ederek bu şiirlerin estetiğini ortaya çıkarmak ve içlerinde öne çıkan güzellik unsurlarını belirlemek amaçlanmıştır. Mütenebbî'nin şiirindeki estetik konular değerlendirilirken, şairin dil zenginliği, şiir nazmetme konusunda sahip olduğu üst düzey yeteneği ve edebî birikimi açıklığa kavuşturmaya çalışılmıştır.

Arap diliArapçaBelagat+2
Adnan Öztürk
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fahreddin er-Râzî'nin i'câz ve tefsir anlayışında nazım

Kur'an'ın i'cazını açıklamak üzere geliştirilen nazım nazariyesi, en verimli uygulamasını tefsir literatüründe bulmuş ve kendisinden sonraki dil, belagat ve tefsir çalışmalarına yön vermiştir. Bu tezde, nazariyenin seyri açısından önemli bir noktada duran Fahreddin er-Razi'nin (ö. 606/1210) nazım anlayışı, onun tefsir, i'caz ve belagat alanındaki düşünceleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Nazım kavramının Razi'den önceki seyrinin incelendiği birinci bölümde, kavramın bir nazariye ölçeğinde ilk defa Abdülkahir el-Cürcani (ö. 471/1078) tarafından ele alındığı, Cürcani ile Razi arasındaki süreçte nazariyenin belagat ve i'caz literatüründe ciddi bir karşılık bulmadığı, onu ilk defa Razi'nin farklı alanlarda yazdığı eserlerde hem nazari hem uygulama düzeyinde yeniden gündeme getirdiği gösterilmektedir. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise Razi'nin nazım kavramını söz konusu ettiği üç eseri tarihsel sırasıyla incelenmektedir. Bu minvalde, Nihayetü'l-icaz'da Cürcani'nin nazım anlayışına yönelik önemli müdahaleler, Nihayetü'l-ukul'de kavramın yeniden tanımlanması, Mefatihü'l-gayb'da ise çok anlamlı olarak kullanılması ortaya konulmaktadır. Çalışmada, Cürcani tarafından Kur'an'ın her bir suresindeki i'cazı açıklamak üzere ortaya konan nazım nazariyesinin, Razi tarafından temel meseleleri ve kavramsal vurguları bir yana konularak araçsal şekilde üstlenildiği sonucuna ulaşılmıştır.

BelagatKur'an-ı KerimNazım şekilleri+3
Ahmet Aytep
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Kemal tefsirinin el-Keşşâf geleneğindeki yeri: Dil ve belâgat ilimleri çerçevesinde mukayeseli bir inceleme

Zemahşerî (ö. 538/1144), Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078) Kur'an'ın i'câzını açıklamak üzere geliştirdiği nazım teorisini tefsir ile buluşturmuş, tefsir literatürü içerisinde belâgat yönteminin oluşmasına öncülük etmiştir. Zemahşerî sonrası müfessirlerin tefsir teliflerinde yöntem ve içerik açısından el-Keşşâf'ı esas almaları ve bu çerçevede şerh ve hâşiye yazmaları ile daha özelde el-Keşşâf geleneği teşekkül etmiştir. Osmanlı dönemi Şeyhülislâmlarından İbn Kemal Paşa (ö. 940/1534) bu yöntem ve geleneği takip ederek tefsir telif eden müfessirlerden biridir. Bu tez, İbn Kemal tefsirinin el-Keşşâf geleneğindeki yerini, dil ve belâgat ilimleri bağlamında tespit etmeyi amaçlamaktadır. Tez, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde İbn Kemal'in tefsir alanındaki çalışmaları kategorize edilip tanıtılmış, tezin ana konusunu oluşturan müstakil tefsiri hakkında ulaşılabilen veriler değerlendirilerek tefsirin yazılış amacı, yazım tarihi, yöntem ve içeriği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Tezin asıl konusunu oluşturan ikinci bölümde ise dil ve belâgat ilimlerinin alt disiplinlerini oluşturan her konu için önce İbn Kemal'in bu konulara genel yaklaşımı ele alınmış, ardından Besmele, Fâtiha ve Bakara sûresi ilk altı âyeti özelinde İbn Kemal tefsiri; el-Keşşâf ve doğrudan el-Keşşâf takip edilerek yazılmış telif eserler olan Envâr ve Medârik ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta dil ve belâgat konularında onun, yöntem açısından el-Keşşâf ve Envâr'ı takip ettiği, içerik açısından ise bu iki tefsiri tahkik tavrı ile yeni bir okumaya tabi tutarak el-Keşşâf çizgisine önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir.

ArapçaBelagatDil bilgisi+6
Rabia Hacer Bahçeci
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Taberî Tefsiri'nin meânî yöntemi açısından incelenmesi

Tefsir tarihinin en önemli eserlerinden biri hicri üçüncü yüzyılda İbn Cerîr et-Taberî tarafından yazılan Câmiu'l-Beyân An Te'vili Âyi'l-Kur'ân'dır. Bu tezde, erken dönemde yazılması ve içerisinde çok sayıda ilmi barından bir eser olması sebebiyle önemli bir konumda bulunan Taberî Tefsiri belâgatın üç ana disiplininden biri olan meânî ilmini bir yöntem olarak tefsirde kullanması açısından ele alınmaktadır. Taberî'nin dil ilimlerindeki yetkinliğinin yer aldığı ilk bölümde meânî disiplininin bir ilim olarak tarihsel gelişimi cahiliye döneminden başlatılarak hicri beşinci yüzyıla Abdülkâhir el-Cürcânî'nin (ö. 471/1078) Delâilü'l-i'câz eseri ile nazım teorisinin teşşekül süreci ve akabinde bu teorinin Kur'ân'ın başından sonuna kadar uygulandığı ilk tefsir eseri olan Zemahşerî'nin (ö. 538/1144) el-Keşşâf adlı eseri ve klasik manada meânî ilmine son şeklini veren Sekkâkî (ö. 626/1229)'ye kadar olan süreç kronolojik olarak verilmekte ve meânî ilmi içerisinde ele alınan konular ve tartışılan meseleler incelenmektedir. Tezin ana kısmını oluşturan ikinci bölümde ise, Taberî Tefsiri anahatlarıyla incelenmektedir. Bu minvalde Taberî Tefsiri'nde i'câz, belâgat ve meânî ilimlerine bakış tespit edilmektedir. Taberî Tefsiri'nden seçilen sınırlı sayıda örnek üzerinden kendisinin meânî ilmini nasıl ele aldığı belirlenmeye çalışılmaktadır. Çalışmada meânî ilminin bir ilim olarak teşekkülünün gerçekleşmediği bir dönemde yazılan Taberî Tefsiri'nin ayetlerde yer alan meânî uygulamalarını bazen belâgat terimlerini kullanarak ancak daha çok anlamsal çerçeve doğrultusunda vermeye çalıştığı sonucuna ulaşılmıştır.

BelagatCamiu`l BeyanKur'an-ı Kerim+4
Fatma Sena Çalışkan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessAR

ظاهرةُ الاستغناء في سُورِ المُفصَّل

The phenomenon of dispensation is a stylistic phenomenon in the Arabic language which still appeals the researcher to stand on, and then check it scientifically to analyze its causes and find its value of its presence in the Arabic tongue. This phenomenon is found like other stylistic phenomenon in Arabs speech before the language and grammar scientists, who put the rules and structures for it, note it. It is considered one of the ways to develop and get the Arabic language into manner. The Arabs used it to express one meaning by more than one way, style and phrase. Sibaway was the first to note this phenomenon and spoke about it in different parts of his book. Then others followed him like Ibn Jini, Al-Suyuti, Al-mobarid, Ibn Al-saraj, Ibn Al-anbari and others. Some of them put a separate section for dispensation in their books and talked about it from its different aspects and so did the new researcher and scholars. They studied the phenomenon and talked about it depending on the books of the first scientists. Dispensation means to change from one formula to another or from a structure to another structure or a use to use. The change maybe the measurement that is imposed by the rules which are no longer in use. Maybe the dispensation of a formula which is used a lot to a less used one but it is the main and the speaker is forced to it. What is known more about this phenomenon, ignoring the dispenser completely till it becomes a fall or leaving a used formula to another is more appropriate and approved to the grammar make and that is dispensing the Arabs from a word by another or more by deleting some of it or by changing its image or using a word that is not in its derivation for the existence of presumption that is a favour and a request for lightness and abbreviation and an impact of rhetoric and intonation of the meaning. It is stipulated in dispensation not to be without reason or motivation or without aiming for something to serve the language or it would be a mean of linguistic corruption and chaos which is not accepted in Arabic Language. It is also stipulated that the speech should be after dispensation and a good molted direction not weak, neither brutal nor strange and there will be no finer or figurative. This is one of the styles and attributes of the fantastic Quran's text. Why not and it is the speech of the Lord of the Worlds Who is a Miracle Himself. If The Holly Quran is the torch that never extinguishes and the sea which doesn't dry, we opined our study to be on this phenomenon through what is called ( Sur al mofassal )The detailed Texts) that start with the letter ( Q) and ends with the end of the Holly Quran. We also talked and explained that in the chapter of ( Sur al mofassal{The detailed Texts}) We can say that dispensation is an old phenomenon in the Arabic tongue. The scientists had talked about shyly. They mentioned examples for it from the Holly Quran and the Arab language and didn't give it a whole definition, then the scholars came in the recent time and tried to gather the trifling matter.

Muhsin Hussein Shekho
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessAR

منيج القرآن الكريم وآثاره في عرض الجنة والنار من ا زوية بلاغية

The current study has addressed "The approach of the Holy Qur'an and its effects on the presentation of Heaven and Hell from a rhetorical angle". It is an objective study, and the aim of this study was to show the intensity of the eloquence of the Holy Qur'an in the verses related to Heaven and Hell, adhere to the reasons by which people enter the paradise, and save them from the torment of Hellfire, and to urge the righteous deed, which is the reason for human success in this world and the hereafter, this was the purpose of this study Then, in the first chapter, the researcher mentioned the definition of Heaven and Hell from a linguistic and terminology viewpoint, and the names of Heaven and Hell in the Holy Qur'an. In the second chapter, the researcher mentioned, the approach of the Holy Qur'an in the presentation of paradise, its paths, characteristics, its doors, its location, and the reasons for its entry, and then speeding up to its blessings that do not buy with gold, nor silver, nor family background, and how God Almighty offered his precious commodity, and to move either to Heaven or to Hell, and the spirits of believers and their degrees in Heaven and its characteristics and inheritors .In the third chapter, the researcher mentioned the method of the Qur'an in displaying the fire, and its storage, in describing the severity of its punishment and its characteristics, its gates, the infidels' crowd on their faces, the reasons for them entering the fire of Hell, the conditions of its people, their deeds, its classes, and the immortality of its people in it, and the way in which unbelievers are exposed to fire, and the researcher also defined Paradise and Hell, in terms of influence and presence and the influence of the Qur'an approach in presenting them to those who are afraid of Hell and those who have the desire in Heaven Then the researcher began to mention the existing rhetoric that he mentioned in the entrance and separated the entrance and rhetoric by mentioning the word (rhetoric) and then began rhetoric from books and ancient and modern interpretations, and this method was applied to all the topics and demands, briefly, this is a summary of the current study. Keywords: Paradise, Hellfire, Effects, Rhetorical, Angle تشاكلت ىحه الخسالة عشػاف )مشيج الق آ خف الكخيع كآثاره في عخض الجشة كالشار مغ ا زكية بلبغية(, د ا رسة مػضػعية, ككاف ىجؼ ىحه الخسالة التبياف كالكذف عغ البلبغة كالفراحة في الق آ خف الكخيع في الآيات التي كردت في ذكخ الجشة كالشار, كالتسدظ بالأسباب التي تجخل صاحبيا الجشة, كتشجيو مغ عحاب نار جيشع, كالحث عمى العسل الرمح, الحؼ يكػف سبب نجاح البذخ في الجنيا كالآخخة, فيحا بشدبة غاية ىحه الخسالة ثع ذكخت في الفرل الاكؿ, تعخيف الجشة كالشار لغة كاصصلبحا, كأسساء الجشة كالشار في الق آ خف الكخيع, كذكخ الباحث في الفرل الثاني, مشيج الق آ خف الكخيع في عخض الجشة, كشخيقيا, كصفاتيا كخرائريا, كأبػابيا, كمكانيا, كأسباب دخػليا , كالسد ا خعة الى نعسيا التي لا تذتخػ بالحىب كلا الفزة كلا بالجاه, ثع ذكخت كيؽية عخض الله تعالى سمعتو الغالية, كالإنتقاؿ إما الى الجشة كإما الى الشار, كأركاح السؤمشضغ كدرجاتيا في الجشة كصفاتيا ككرثتيا, كذكخ الباحث أيزا في الفرل الثالث, كيؽية مشيج الق آ خف في عخض الشار, كخدنتيا, في كصف شجة عقابيا كخرائريا, كأبػابيا, كحذخ الكفار عمى كجػىيع, كأسباب دخػليع نار جيشع, كأحػاؿ أىميا, كدركاتيا, ككشبقاتيا, كخمػد أىميا فضيا, كاحاشة الشار بالكافخيغ كاشلبعيا عمى أفئجتيع, كذكخت الجشة كالشار مغ حضث التأثضخ كالػجػد كتأثضخ مشيج الق آ خف في عخضيسا عمى مغ يخاؼ مغ الشار كيخغب في الجشة, كبجأت ايزا بسجخل بديط في بجاية كل مبحث, بالأدلة مغ الكتاب كالدشة, مع شخح كتػضيح مػجد, ثع بجأت بحكخ البلبغة السػجػدة التي ذكختيا في السجخل, كفرمت بضغ السجخل كالبلبغة بحكخ كمسة البلبغة بذكل أسػد غامس, ثع بجأت بالبلبغة مغ الكتب كالتفاسضخ القجيسة ا كلحجيثة, كقج شبقت ىحه الصخيقة عمى جسيع السباحث كالسصالب, فيحا مػجد ممخز ىحه الخسالة بذكل اخترار شجيج. الكلمات الإفتتاحية: جشة, نار جيشع, آثار, ناحية بلبغية

Abdullah Hajı Yousıf
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'ân-ı Kerîm'in anlaşılmasında edebî sanatların önemi Mâide sûresi örneği

"Kur'ân-ı Kerîm'in Anlaşılmasında Edebî Sanatların Önemi Mâide Sûresi Örneği" isimli bu çalışmada; belâğat sanatları, bu sanatların kullanış şekilleri, ifadeye kattığı güzellikler ve Kur'ân-ı Kerîm'in anlaşılmasındaki önemi ele alınmıştır. Bu araştırmada filolojik tefsirler, Arap dili ve belâğatı alanında yazılmış kaynak eserler ve bu alanda yapılan araştırmalardan istifade edilmiştir. Bu çalışma; giriş, iki bölüm ve sonuçtan meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; araştırmanın konusu, amacı, önemi ve çalışma yöntemleri belirtilmiştir. Birinci bölümde; edebî sanatların önemi, özellikleri ve amacı belirtilmiş, "fesâhat" ve "belâgat" kavramları tanıtılmış ve bu ilimler hakkında genel bilgiler verilerek örneklerle izah edilmiştir. İkinci bölümde; belâgat ilminin alt başlıkları olan "meânî", "beyân" ve "bedi'" ilimleri tanıtılmış, tarihsel gelişimleri hakkında kısa bilgiler verilmiş, bu ilim dallarından çeşitli edebî sanatlar ele alınarak genel hatlarıyla anlatılmış, kısımları belirtilerek örneklerle izah edilmiştir. Yine bu sanatların Türk edebiyatındaki kullanımlarına temas edilerek örneklendirilmiştir. Ayrıca her bir edebî sanatın ele alındığı bölümün son kısmında ilgili edebî sanatın Mâide Sûresi'nde bulunan örnekleri verilerek izah edilmiş, bu sanatların lafız ve anlama kattığı güzelliler ortaya çıkartılmıştır. Sonuç bölümünde; çalışma boyunca elde edilen bilgilerin genel değerlendirmesi yapılmıştır.

BediBelagatBeyan+5
Şerif Ahmet Çelik
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdurrahmân b. Ahmed b. Ali el-Humeydî'nin "Menhu's-Semi' bi Şerhi Temlîhi'l-Bedî' bi Medhi'ş-Şefî'" adlı eseri (Edisyon kritik)

Bu çalışmanın amacı, Abdurrahman b. Ahmed b. Ali el-Ḥumeydî'nin bedî'iyyât alanında yazdığı Menḥu's-semi' bi şerḥi Temliḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı eserini edebiyat dünyasına kazandırmaktır. Müellif, nebevî methiyeler başta olmak üzere pek çok şiir nazmetmiş ve bunları alfabetik bir sistemde divanında toplamıştır. Müellifin söz konusu bu divanı dışında üç eseri daha mevcuttur. Çalıştığımız bu eser de bunlardan biridir. İncelemeler neticesinde doğum tarihi ile ilgili bilgiye ulaşılamayan el-Ḥumeydî'nin Mısırda yaşadığı, ehl-i varrâk olarak tanındığı ve 1005 h./1597 m. yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır. el-Ḥumeydî, bu nisbesini, hadisçi Süfyân b. Uyeyne (ö.198/813) ile birlikte Mısır'a yolculuk yapan ve h. 219 yılında vefat eden büyük dedesi Abdullah b. Zübeyr'e dayandırmaktadır. Araştırmamız, el-Ḥumeydî'nin Temliḥu'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı kasidesinin şerhi olan Menḥu's-semi' bi şerḥi Temliḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî' adlı eserin tahkik ve tahlilinden ibarettir. Bedî'iyye türünde yazılmış müstakil çalışmaların sınırlı ve bu alanla ilgili yazma eserlerin çoğunun henüz edisyon-kritiğinin yapılmamış olması bizi bu araştırmaya yönlendiren etmenlerden biri olmuştur. Çalışmamız bir giriş, üç bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın amacı, konusu, kapsamı ve kaynakları üzerinde durulmuş; bedî' ilmi ve bedî'iyyât hakkında bilgi verilmiş, bedî'iyye türünde eser kaleme alan müellifler tanıtılmıştır. Birinci bölümde, el-Ḥumeydî ve eserlerine değinilmiş; İkinci bölümde tahkikini yaptığımız eser tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışmamızın da konusu olan "Menḥu's-semi' bi şerhi temlîḥi'l bedî' bi medḥi'ş-şefî'" adlı eserin tahkik ve edisyon kritiği yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Arap Dili ve Belâgatı, Bedî', Bedî'iyyât, el-Medḥun-nebevî, Kaside.

ArapçaBelagatDil bilgisi+4
Sadullah Tilkitaş
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Safvetu't-Tefâsîr'de belâgat uygulamaları

Bu çalışmamızın amacı Muhammed Ali es-Sabûni'nin Safvetu't-Tefâsir adlı eserini belâgat uygulamaları yönünde incelemektir. Bu sebeple Muhammed Ali Sabûni'nin hayatı, eserleri, ilmi şahsiyeti ve tefsir metodu hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Genel olarak belâgat ve fesâhat tanıtılmış Kur'ân-ı Kerîm ve belâgat arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Daha sonra belâgat ilmini oluşturan meâni, beyân ve bedî' dallarına göre tasnif edilmiş ve bu ilimler hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Safvetu't-Tefâsir'deki yer alan belâgat terimleri klasik ve modern eserler dikkate alınarak tanımları yapılmış, konuyla ilgili olan âyetler Safvetu't-Tefâsir'de geçtiği şekliyle sunulmuştur. Amacımız, Kur'ân-ı Kerîm'in daha iyi anlaşılması, unutulmaya yüz tutmuş olan belâgat terimlerinin tekrardan hatırlanması ve bu alana küçük bir katkıda bulunmaktır. Anahtar kelimeler: Belâgat, Meâni, Beyân, Bedî', Safvetü't-Tefâsir, Edebi Sanat.

BelagatBelagatKur'an-ı Kerim+3
Musa Demir
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Âl-i İmrân sûresinde edebî sanatlar

"Âl-i İmrân Sûresinde Edebî Sanatlar" isimli bu çalışmamız, giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Edebî sanatlar ilmine ait konuların çoğunu ihtiva eden bu çalışmada tanımlar ve örnek ayetlerle açıklamaları yapılmıştır. Birinci bölümde, Âl-i İmrân Sûresinde mecâza dayalı sanatlar anlatılmış ve onlardan geniş bir şekilde bahsedilip örnekler yoluyla açık hale getirilmiştir. İkinci bölümde, Âl-i İmrân Sûresinde anlama dayalı sanatlar hakkında bilgi verilmiş, yeri geldiğinde anlama dayalı sanatlar tek tek tanıtılıp, onlara örnekler getirilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise Âl-i İmrân Sûresinde söze dayalı sanatlar hakkında bilgi verilmiştir. Âli İmrân sûresinde söze dayalı sanatlar anlatılmış ve anlatılan bu sanatlara adı geçen sûreden örnekler verilerek nihayete erdirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Âl-i İmrân, Edebî sanatlar, Belâğat, Fesâhat, Me'ânî, Beyân, Bedî', Ulûmu'l-Belâğa.

Al-i İmran suresiArapçaBedi sanatlar+6
Mehmet Ruhi Kılıç
Şırnak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fonetik açıdan Kur'ân i'câzı

Bu çalışmayı nazil olduğu günden itibaren insanların bir benzerini meydana getirmekten âciz kaldığı Kur'ân lafızlarındaki ses ve anlam uyumu üzerine temellendirdik. Kur'ân'ın kendi içindeki bütünlüğünü müzikal yönden ön plana çıkarmak istedik. Böylece Kur'ân'ın i'câz yönlerinden sayılan bu konu ile çalışmamızı hazırladık. Çalışmada öncelikle Fonetik ilminin ne olduğu ve insanın konuşma vasfının ayrıcalığına dikkat çekildi. Fonetik tarihi farklı yönleriyle ve Arapça kaynaklar esas alınarak sunuldu. Arapça dil bilgisi ile ilgili birbirinden farklı ilimlerden, hikmet, felsefe, tıp, mûsikî yönüyle; kıraat, tecvid gibi farklı gruplar ile fonetiğin zengin yönüne dikkat çekilerek bu çalışma zeminiyle tezi inşâ etmeye çalıştık. Kur'ân'ın i'câz yönlerini genel olarak değerlendirip husûsen Beyân yönüyle Kur'ân fonetiğine dair bilgiler ve örnek ayetler üzerinde durduk. Tezin sunumunda Fonetik ile ilgili bazı sanatların Kur'ân'daki bu özel okuyuş biçimleriyle, sesteki intizâmın ilâhi kaynaklı ve mûcizevî tesirinin vurgulanışına tanık olduk. Özellikle Kur'ân'ın psikolojik etkisi üzerine söylenmiş bilgi ve kaynakları göstererek modern çalışmalara yönelik örnek çalışmalara ulaştıkça Kur'ân ile ilgili bu alandaki çalışmalara ihtiyacı fark ettik. Kur'ân'ın müzikal boyutu ile çalışmanın esas mecrâsını oluşturduktan sonra Kur'ân'ın müzikal yapısının bir kısım iç dinamiklerini yakalamaya çalıştık. Fonetik Orkestrasyon gibi konular ile de Kur'ân sesinin muhteşemliğine tanık olarak bunu tespit için örneklere yer verdik. Tezimizde ayrıca Kelâm ilmi aracılığıyla Allah'ın konuşma keyfiyetini tefekkür edip Allah'ın insana hitabını ve O'nun konuşma keyfiyetini anlayamaya çalışarak iddiamızın kaynağına ulaşmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Fonetik, İ'câz, Belâğat, Müzikâl, Psikolojik etki.

BelagatFonetik yöntemFonetik yöntem+5
Nezahat Evsen
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Mustafa el-Merâğî'nin 'Ulûmu'l-Belâğa adlı eserinin belâğat açısından değerlendirilmesi

Bu tezde Ahmed Mustafa el-Merâğî'nin (ö. 1952) 'Ulûmu'l-Belâğa adlı eserininin belâğat açısından değerlendirilmesi konusu ele alınmıştır. Öncelikle Ahmed Mustafa el-Merâğî'nin hayatı, eserleri, ilmi şahsiyeti ve belâğat metoduna kısaca değinilmiş, 'Ulûmu'l-Belâğa eserinin içeriği göz önünde bulundurularak belâğat, fesâhat ve bunlara bağlı konular ele alınmıştır. Daha sonra 'Ulûmu'l-Belâğa eserinin üç konusu olan me'âni, beyân ve bedî' ilimleri sistematik bir biçimde başta el-Merâğî'nin eseri olmak üzere klasik ve modern eserler de göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Bu çalışma, 'Ulûmu'l-Belâğa eserinin giriş kısmının tanıtımı; me'ânî ilmi uygulamaları; beyân ilmi uygulamaları; bedî' ilmi uygulamaları ve eserin değerlendirilmesi olmak üzere beş bölümden oluşur. Bu tezin yapılmasının öncelikli amacı 'Ulûmu'l-Belâğa eserinin, anlaşılması olmakla beraber zikredilen belâğat ilminin üç konusunun bu tez vasıtasıyla sistemli bir şekilde bir daha okunması, hatırlanması ve belâğat ilmine katkı sağlamasıdır. Anahtar Kelimeler: Belâğat, Fesâhat, Me'ânî, Beyân, Bedî', el-Merâğî, 'Ulûmu'l-Belâğa.

ArapçaBelagatBiyografi+3
Abdusselam Takdemir
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz Şırnak medreselerinde Arap dili eğitimi

"Günümüz Şırnak Medreselerinde Arap Dili Eğitimi" konulu çalışmamız, giriş ve iki bölümden meydana gelmektedir. Giriş kısmında islamiyetin doğuşu ile birlikte medreselerin ortaya çıkış aşamaları ve günümüze kadar varlığını sürdürürken uğradığı merhaleler kaleme alınmış ve ayrıca Şırnak Merkez ve ilçelerinde değişik zamanlarda medrese geleneğini devam ettiren âlimlerin kısaca hayatları anlatılmışır. Son olarak da merkez ve ilçelerinde aktif olarak devam eden medreseler hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde günümüz Şırnak medreselerinde okutulan Arap Dili ve Belagatı kitapları ve içerikleri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde de medreselerin fiziki yapısı ve uygulanan eğitim sistemi konu edinilmiştir. Son olarak da medreselerin günümüz eğitim sisteminden farklılıkları ve medreselerin eksiklikleri üzerinde durulmuştur.

ArapçaBelagatDil eğitimi+7
Abdurrahman Ocak
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Mustafa Behcet'in telhîs şerhi: Behcetü'l-Erîb (İnceleme-çeviri yazılı metin)

Siraceddin es-Sekkâkî'nin, Miftâhu'l-'Ulûm adlı Arapça eserinin meânî ve beyân bilimlerini ele aldığı üçüncü bölümü daha sonra yazılacak eserler için temel oluşturmuştur. Eserin bu üçüncü bölümünü açıklamak üzere birçok şerh yazılmış, bunlardan Hatîb el-Kazvînî tarafından yazılan Telhisu'l-Miftâh adlı çalışma en çok dikkat çekeni olmuş, farklı dillere tercüme ve şerh edilmiş, bunun yanı sıra başka bağımsız çalışmalar da yapılmıştır. Osmanlı dönemi 20. yüzyıl âlimlerinden Mustafa Behcet b. Muhammed Sâlim tarafından yazılan Behcetü'l-Erîb fì Şerh-i Telhisi'l-Hatîb adlı eser Telhîs'in Osmanlı Türkçesi ile yazılmış mensûr bir şerhidir. Eserin el yazması tek nüshası Milli Kütüphane Yz A 4449 numarada kayıtlıdır. Eser, verdiği farklı örnekler ve şârihin yaptığı yorumlarla dönemin belâgat çalışmalarına ışık tutar niteliktedir. Tezin giriş bölümünde, Arap edebiyatında belâgat eserlerinin tarihsel süreçteki görünümleri, Arap belâgat ilmine yön yeren belli başlı belâgat âlimleri ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Miftâhu'l-'Ulûm'un yazarı es-Sekkâkî ve Telhîsu'l-Miftâh'ın yazarı elKazvînî, hayatları, edebî kişilikleri ve eserleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. İkinci bölüm Telhîsu'l-Miftâh üzerine yapılan Arapça ve Türkçe çalışmaların incelenmesine ayrılmıştır. Üçüncü bölümde incelenen el yazması şerhin yazarı Mustafa Behcet ve eserleri ele alınmış, yazma eserin teknik, dil ve imla özellikleri, içeriği, şârihin eserde izlediği şerh metodu gibi alt başlıklarla eser daha detaylı bir incelemeye tabi tutulmuştur. Tezin dördüncü bölümünde çeviri yazılı metnin okunmasında takip edilen yol ve çeviri yazılı metin verilmiş, metindeki Arapça bölümler sayfa altı dipnotlarda Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıca metinde bahsi geçen kişi ve eser adları tezin sonunda yer alan açıklamalı sözlük içinde alfabetik olarak verilmiştir. Tez, Türkçe belâgat çalışmaları içinde Telhîsu'l-Miftâh adlı eserin hiç bilinmeyen yeni bir Türkçe şerhini araştırmacılara sunmaktadır. Anahtar Sözcükler es-Sekkâkî, Miftâhu'l-'Ulûm, el-Kazvînî, Telhîsu'l-Miftâh, Mustafa Behcet, Behcetü'lErib, şerh

Arap edebiyatıArapçaBelagat+7
Derya Adalar Subaşı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Şa'râvî tefsirinde belagat ilmi ve Kur'an'ın i'cazı

Bu çalışma Şa'râvî'nin tefsir kitabında işlediği belagat ve i'caz anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Şa'râvî'nin tefsirinde işlediği belagat ve i'caza konu olan tüm ayetler incelenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ayetler, Şa'râvî'nin ele aldığı şekliyle klasik dönem tefsir kitaplarıyla mukayeseli olarak açıklanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Şa'râvî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, i'caz ve belagat kavramları temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Kur'an-ı Kerim'in belagat bağlamında i'cazı hakkında ayetler örneğinde açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kur'an'ın içerdiği gaybî bilgiler ve ilmî hakikatler sebebiyle muciz olmasıyla ilgili izahatlar yapılmıştır. Şa'râvî'nin Kur'an'ın temelde fesahat ve belagat cihetiyle muciz olduğunu ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an'ı Kerim'in hem içerdiği gaybî bilgiler, hem bildirdiği ilmî hakikatler hem de insan ruhuna etki etmesi sebebiyle muciz olduğunu belirttiği de anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Şa'râvî, Kur'an, Mucize, Belagat, İ'caz.

ArapçaBelagatDil bilgisi+6
Zeynep Demiryorgan
Bayburt University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
20
Master'sOpen AccessTR

Klasik belâgatte mecaz ve mecazi anlatım

Kur'ân-ı Kerîm ve hadislerde mecazi ifadelerin varlığı fark edilmekle birlikte, mecaz kavramının terimleşmesi yüzyıllar almıştır. Bu süreçte mecaz, Arapçaya özgü bir üslup özelliği olarak görülmüş ve dolaylı anlatıma dayanan söz sanatlarını kapsayacak şekilde açıklanmıştır. Mecazın terimleşmesi ve detaylı tasnifi Abdülkâhir el-Cürcânî (ö. 471/1078-79) ile gerçekleşmiştir. Ebû Ya'kûb es-Sekkâkî (ö. 626/1229), mecaz konusunu, Cürcânî'nin görüşlerini esas alarak mantık ilmi etrafında sistemleştirmiştir. Sekkâkî'yi takip eden Hatîb el-Kazvînî (ö. 739/1338), mecaz meselesini eleştirel bir yaklaşımla ele almış ve son şeklini vermiştir. Sa'düddîn et-Taftâzânî (ö. 792/1390) ise bu konuda büyük oranda Kazvînî'ye bağlı kalmıştır. Mecaz konusu Arap edebiyatında olgunluğa ulaştığından Türk edebiyatında yeni bir yaklaşım geliştirilmemiştir. Türk belâgatçiler Arap edebiyatına bağlı kalmış ve çoğunlukla Kazvînî'yi takip etmiştir. Tanzimat Dönemi sonrasında Batı retoriğinin tesiriyle yazılan eserlerde de Recâîzâde'nin Ta'lîm-i Edebiyyât'ı dışında önemli bir yenilik görülmemiştir. Bu dönemde de yazarlar mecazda klasik belâgat çizgisinde kalmışlardır. Klasik Türk edebiyatında şairler hayalî tasvirler oluştururken mecazlardan çokça yararlanmıştır. Soyut duyguların dışavurumunda önemli işlevi olan istiareler, diğer mecaz türlerinden daha çok tercih edilmiştir. Lirizmin yüksek olduğu şiirlerde mecazi anlatım ağırlık kazanmıştır. Buna bağlı olarak şairler, mecazi anlatıma en çok gazelde, sonra kaside ve mesnevilerde başvurmuştur. Bu çalışmada, Arap ve Türk edebiyatında belagatçilerin mecazla ilgili görüşleri kronolojik olarak ele alınmış ve klasik belâgatin mecaz konusunda çizdiği çerçeve belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca belâgatin mecazla ilgili teorik bilgileri esas alınarak klasik Türk edebiyatından seçilen gazel, kaside ve mesnevilerde kullanılan mecazlar ve mecazi anlatım incelenmiştir.

BelagatBenzetmeEdebi sanatlar+2
Oğuzhan Et
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cezayir millî şairi Mufdî Zekeriyyâ ve İlyâzetu'l-Cezâir adlı eseri

Cezayir edebiyatının önemli bir figürü olan Mufdî Zekeriyyâ, millî şair olmasının yanı sıra modern dönemde klasik Arap şiirini temsil etmesiyle öne çıkmaktadır. Şiirlerinde geleneğe bağlı kalarak, yaşadığı dönemin fikir ve düşüncelerini yansıtmıştır. Eserleri yalnızca Cezayir ile sınırlı kalmamış, Kuzey Afrika başta olmak üzere tüm İslam dünyasını etkilemiştir. Mufdî Zekeriyyâ'nın hayatı ve millî şair kimliği üzerine çalışmalar bulunsa da bugüne kadar herhangi bir eseri derinlemesine incelenerek edebî tarzının özellikleri ve estetik anlayışı hakkında ayrıntılı bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu çalışmanın temel amacı, Mufdî Zekeriyyâ'nın edebî kişiliğinin yaşadığı dönemin siyasî, sosyal ve kültürel şartlarının etkisiyle nasıl şekillendiğini ve onun düşünce ve sanat anlayışını en belirgin şekilde yansıtan İlyâẕetu'l-Cezâir adlı eserinin muhtevası ile şekil ve üslup özelliklerini incelemektir. Bu doğrultuda şairin edebî kişiliğini yansıtan temel bir eser olarak İlyâẕetu'l-Cezâir ve ulaşılabilir diğer tüm eserleri doküman incelemesi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma kapsamında, şairin İlyâẕetu'l-Cezâir'i kendi sesinden okuduğu kayıtların çözümlemeleri ile muhteva tablosu ve grafiği, nitel verilerin nicelleştirilmesi ve sayısal analizlerinin yapılmasıyla oluşturulmuştur. İlyâẕetu'l-Cezâir'de sonunda "lâzime" (nakarat) adı verilen tekrarların yer aldığı 100 kıtanın vezinli ve kâfiyeli olması, klasik Arap şiiri formlarından esinlenilerek yenilikçi bir yaklaşım sergilendiğini gösteren bulgulardandır. Eserin nazım biçiminin Mufdî Zekeriyyâ tarafından oluşturulmuş yeni bir tür olarak kabul edilebileceği çalışmanın sonuçlarından biridir. Mufdî Zekeriyyâ'nın sanat anlayışını en iyi şekilde yansıtan İlyâẕetu'l-Cezâir adlı eserinin incelenmesiyle şairin edebî tarzı ve estetik anlayışı üzerine yapılacak bir değerlendirme, Cezayir edebiyatının daha iyi tanınmasını sağlayacağı gibi modern dönemde klasik Arap şiirine dair yenilikçi yaklaşımların keşfedilmesine de olanak sağlayacaktır.

Arap edebiyatıArap şiiriBelagat+4
Furkan Yağcı
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rahman suresinde belagat ve üslup açısından sanatsal suret güzellikleri

Kur'an-ı Kerim; fikri, edebi, retorik ve üslup bakımından önemli ilahi bir kitaptır. İşte bu çalışmalardan birisi de belagat araştırmalarını zenginleştiren zımnen de Kur'ân-ı Kerîm'in taşıdığı betimsel estetiğe yönelik. Bu çalışmada, Rahman Suresi'nin belagat ve üslup açısından taşıdığı betimsel estetik ele almıştır. Bu çerçevede araştırmada belagat, meânî ilminde varit olan sanatsal betimler, beyana dair çeşitlilikleri ve bedi' sanatlarını bir araya getirilmiştir. Çalışma giriş, başlangıç, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Rahman Suresi'nin mahiyeti indiği yer ve sebebi nüzulü, surenin öncesi ve sonrası ile olan münasebeti, tilavet ve nüzuldeki tertibi, fazileti ve temel hususiyetleri ele alınmıştır. Birinci bölümde Kur'an-ı Kerim'deki sanatsal suret, sanatsal suretin mahiyeti üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde; Rahman Suresi'ndeki sanatsal betimlemeler; meânî, bedi' ve beyan ilimleri bağlamında incelenmiştir. Üçüncü bölümde; Rahman Suresinde yapısal nazım üslubu, hitap üslubu ve çeşitleri incelenmiştir.

ArapçaBelagatEstetik+3
Selma İsa
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessAR

الجملة الحالية وشبه الجملة الحالية في قصة سيدنا موسى عليه السلام

This study has emerged with the aim of serving Arabic, the language of the Qur'an, and analyzes the phrases of hal and shibh-i hal in the story of Prophet Moses (pbuh) in the Qur'an. The study consists of an introduction and two parts. At the end of the study, there is the conclusion part in which the data are presented. In the introductory part, the effect of the Qur'an on grammar and rhetoric studies is discussed. In the first chapter, hal and şibh-i hal sentences are discussed in terms of their meanings, types, elements, interests and duties. In the first part, the conditions of the sentences of hal and şibh-i hal, their agents, the sentences that have the case and the related sentences are also examined. At the end of the chapter, hal and şibh-i hal sentences are evaluated in terms of rhetoric. The second part is about the practical aspect of the study. In this direction, Mr. Hal and shibh-i hal sentences in the story of Musa (as) were examined in terms of syntax and rhetoric. In addition to this, the views of scholars on this subject were revealed, evaluated and preferences were made between them. In the conclusion part of the study, the data obtained in the study are presented. Accordingly, the sentences of hal and şibh-i hal come to the fore not only in terms of syntax, but also their rhetorical aspect.

Muhammet Şıhmustafa
Mardin Artuklu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İçerik ve edebî sanatlar açısından Cûbân el-Kavvâs'ın şiirleri

Cûbân el-Kavvâs, H. 7. asırda Şam bölgesinde yaşamış bir şairdir. Şiir yazma kabiliyeti, döneminin edipleri ve uleması tarafından takdirle karşılanmıştır. Şairin günümüze ulaşan bir divanı olmamakla birlikte şiirleri biyografi kitapları aracılığıyla günümüze ulaşmıştır. Şiirlerinde akıcılık, ritim ve lirizm sayesinde Şam ehli ve çevresi için ilham kaynağı olmuştur. Bunun yanında muhteva ve edebi sanatlar açısından çeşitlilik ve zenginliğe sahiptir. Kavvâs'ın bütün bu özelliklere sahip şiirlerinin ele alınıp öne çıkan yönleriyle değerlendirilmesi, akademik çevreye kazandırılması açısından önem arz etmektedir. Bu doğrultuda çalışmada Kavvâs'ın yaşadığı dönemin siyasi, sosyal ve ilmî açıdan incelendikten sonra hayatı, şiirlerindeki içerik ve belagat sanatlarında öne çıkan konular incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın girişinde şairin yaşadığı dönem genel hatlarıyla ele alındıktan sonra biyografi kitaplarındaki hayatı ve ilmi kişiliği aktarılmıştır. Birinci bölümde şiirler, içerik açısından tesbit edilip değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise şiirler, edebi sanatlar açısından incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Arap Edebiyatı, Belagat, Cûbân el-Kavvâs, Divan Şiir.

Arap edebiyatıArap şiiriBelagat+3
Muhammed Çelebi
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rummânî ve Me'âni'l-Hurûf adlı eserinin Arap dilindeki yeri

Arap dilinde mânâ harfleri anlamına gelen hurûfu'l-me'ânî türü eserler, hicri IV. asrın ortalarından itibaren Zeccâcî ile çığır açmış, küçük ve müstakil risaleler şeklinde telif edilmeye başlanmıştır. Bu tür eserler, mânâ harflerini ele alarak lafız, mânâ ve hüküm bakımından cümledeki inceliklerini ortaya koymayı hedeflemiştir. Rummânî, yaşadığı H IV. asrın önde gelen dil, nahiv ve edebiyat âlimleri arasında sayılan, önemli bir Mu'tezile kelamcısıdır. Rummânî, hurûfu'l-me'ânîye dair yazdığı müstakil eseri Me'âni'l-hurûf'da bir kısım mânâ harflerine yer vermiş ve bu harfleri cümle örnekleri, âyet-i kerîme, hadîs-i şerîf, şiir ve dildeki kullanımlarla pekiştirmiştir. Eserinde harfleri dört ana bölümde ele almıştır. Bunların yanı sıra harflerle doğrudan veya dolaylı ilgisi olan başlıklara da yer vermiştir. Me'âni'l-hurûf, hurûfu'l-me'ânî alanında yazılan ilk eserlerden olması ve belâgate dair izler taşıması sebebiyle önemli bir eser haline gelmiştir. Rummânî'nin hayatı, Arap gramerinde harf ve Me'âni'l-hurûf'un tahlil edildiği bu çalışma giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Girişte bu çalışmanın konusu, amacı, kapsamı, yöntemi ve kaynakları ele alınmıştır. Birinci bölümde de müellifin hayatı, yaşadığı dönemin genel özellikleri, hocaları, çağdaşları, öğrencileri ve eserleri incelenmiştir. İkinci bölümde Arap gramerinde harfler ve me'âni'l-hurûf türü eserlere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise eserin genel tanıtımının ardından eserde takip edilen metotlar, sunum üslûbu, eserin hazırlanmasında esas alınan istişhâdlar, kendisinden önceki hurûfu'l-me'ânî türü eserlerle karşılaştırılması ve Rummânî'nin Me'âni'l-hurûf adlı eserindeki orijinal tespit ve görüşleri ele alınarak eserin Arap dili açısından bir değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nahiv, Belâgat, Hurûfu'l-Mebânî, Hurûfu'l-Me'ânî, Rummânî

ArapçaBelagatDil bilgisi+4
Halime Güner
Pamukkale University · İslami İlimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessAR

Morphological orientation for anomalous recitations in the book of Irabu Al-qiraat Al-shawaz of Al-'Ukbari

The Holy Quran is considered the greatest miraculous book, with its inimitability, various recitations, and organized structure, which scholars, both Muslims and Orientalists, have studied and analyzed extensively. Their studies have resulted in numerous publications, including their focus on both frequent and anomalous recitations. However, the frequent recitations have received more attention than the anomalous ones. Therefore, this study focuses on two aspects: the first is to study anomalous recitations in one of the most prominent works that serve as linguistic evidence for them, and the second is to shed light on the efforts of one of the most famous defenders of these recitations, in terms of their orientation and justification. This study is titled "Morphological Orientation for Anomalous Recitations in the Book of Parsing the Anomalous Recitations of Al-'Ukbari (d. 616/1219)". Based on what was previously mentioned, the study covered the presentation of Abu Al-Baqaa's methodology in orienting the anomalous recitations morphologically. The researcher relied on a descriptive approach, using inductive reasoning to gather the morphological material of the anomalous recitations included from Al-'Ukbari's book, and citing their sources. The researcher relied on books of anomalous recitations and then on exegeses, also extracting poetry and explaining some of its ambiguous words. Additionally, the researcher introduced some notable scholars and relied on a methodical analysis of the recitations, in accordance with the requirements of the morphological research, in terms of their division, classification, and distribution into the sections and subsections that were identified before the morphological material was presented. The internal structure of the study was compiled in accordance with Abu Al-Baqaa's orienting methodology, as well as compared to the opinions of the scholars who preceded and followed him. The researcher attempted, through his study, to encompass the anomalous recitations oriented by Abu Al-Baqaa' morphologically, and classified them under the chapters of morphology that he specified for them. The study was structured according to the chapters and divisions of morphology, but in its internal structure, it followed the approach of Abu Al-Baqaa' in orienting the anomalous recitations. It was composed of an introduction, a preface, four chapters, and a conclusion. The introduction presented the research topic, its problem, objectives, significance, and the methodology followed, in addition to mentioning some of the previous studies on it. Then it delved into the limits of the research and its outline, ending with acknowledgments. The preface provided a definition of the basic research terms, as well as a brief summary of Al-'Ukbari's life and his book. Chapter one studied the morphological orientation of verbs in the anomalous recitations, while chapter two dealt with the morphological orientation of nouns in the anomalous recitations. Chapter three addressed the phenomenon of morphological variation in the anomalous recitations. The fourth chapter discussed the criticism of that orientation in the preceded chapters and evaluated it in various aspects, including the position of previous scholars on anomalous recitations morphologically. It then clarified the position of Abu Al-Baqaa' regarding the anomalous reciters and recitations and presented the rules on which he based his orientation on the recitations, as well as some critiques of his approach and its impact on later scholars. The research concluded with a number of results that illustrate Abu Al-Baqaa's method in orienting the anomalous recitations morphologically. He approached this in various ways, relying on disciplines such as morphology, syntax, and rhetoric. The study also highlighted his unique approach in orienting a significant number of anomalous recitations. Additionally, it showed that Abu Al-Baqaa's orientation in his book predominantly focuses on morphology, as most of the recitations are based on a single word, which is the specialization of morphology, and dealt with its structure and the changes that occur in its form and meaning.

Kutaıba Al Ibrahım
Eskişehir Osmangazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects