Sanatta YeterlikAçık Erişim

Resimde görsel algılama

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

1996
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

ÖZET "Resimde Görsel Algılama Olgusu" adı altında gelişen bu araştırmada "Algı ve Algılama", "Uzay - Mekan Algısı", "Görsel Düzende Yüzeyin Algılanmasına Etki Eden Temel Özellikler", "Çocukta Görsel Algılama ve Gelişimi" tanımlan; bu kavramların belli ilkelere bağlılıkları, beyinde algının ve yanılsamanın oluşumu, algılamanın duyularla bağıntısı yöntemleri ele alınmıştır. Algı, öznenin kendi dışında olanı alması demektir. Dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. İnsan, duyu organları ve duyum mekanizması ile sürekli uyanlar alır. Uyanların yorumlanması yani algılanması karmaşık bir olgudur. Duyu organlarımız doğadaki fiziksel değişimleri beynimize iletir. Ancak belli değerde olanlarına duyarlık gösterir. Fiziksel ve kimyasal duyumların zihinde algılamaya nasıl dönüştüğü tam olarak çözülememiştir. Algılama etkin bir süreçtir. Görsel, işitsel, kokusal, tatsal ve dokunsal bildirim alımı daha sonra atma, eleme, ekleme, dönüştürme ve yorumlama yoluyla bildirimler işlenir. Bu da uzun bir süreçtir. Önceden kazanılan duyum deneyimleri de algılamayı etkin kılar. Algılananlar arasında çağrışımlar kurulur, yorumlanır. Algılanamayanlar, nesnelerle birlikte algı merkezi ile ilgilidir. Algı merkezi beyindir. Ve belli bir disiplin içerir. İzlenim disiplini, algılanan nesnelere bağlı olarak "gruplama", "kontur belirleme", "bütünleştirme" ve "zeminden ayırma" şeklinde ortaya çıkar. İç ve dış etmenlerle algı merkezine ulaşan sinyaller, belli disiplinleri uyanı*. Bu disiplinlere "Biçim Psikolojisi" denir. Algılamada biçim psikolojisi ile ilgili davranışlar, uzayın örgütsel kalıp ve ölçülerine göre yapılaşan şuurlara bağlıdır. Bir nesnenin benzerlerinden ayrı olması ön plana çıkmasını sağlar. Dikkati oluşturan etmenler; ölçü, şiddet, uyumsuzluk, yineleme ve devinimdir. Doğa ve evren düzenlidir. Düzenli olanlar net algılanır. Doğruluk ve netlik arttıkça ve seçici oldukça estetik görüş de artar. Biçim algılaması, gelişmiş bir gözün görüntü alma yeteneği ile gerçekleşir. Bir nesneye bir süre bakıp onu gözümüzün önünden silmek ve sonra akıldakalanları çizmeye çalışmak bir görme biçimidir. Bu yöntem çevremize dikkatli bakmamızı sağlar ve zamanla bu da alışkanlık olur. Görsel sanatlara karşı duyarlı olmak ender olarak doğuştan gelen yetilerimizdendir. Bu duyarlılık, bakmak değil, önce görmenin öğrenilmesi ile gelişir. İstersek gözümüz ve zihnimiz birlikte çalışır. Görsel alışkanlığımızın artmasıyla görsel biçimlerden duyulan zevk de artar. Görmeyi öğrenirsek sanatçının estetik deneyiminin kaynağını oluşturan fikir ve görsel biçim kaynaşmasını daha iyi anlarız. Görme duyumuz bir nesneyi kendi doğrultusunda seçemezse, başka ayrımlarla algılar, bu algılama bazen doğru, bazen yanlış bir imgelem ürünüdür. Optik yanılmalar fizyolojik ve psikolojiktir. Işık, renk, boyut, açı ve uzaklıkla da ilgilidir. Derinlik etkisinde, birbiri ile ilişkili öğelerin kıyaslanmasında, göz ve beyin yanılma durumundadır. İnsan algılamasında imgelem değişik zamanlarda elde edilir. İnsanın benzeyenleri aymnak için uzun bir süreye gereksinimi vardır. Dış dünya ile izdüşümsel düzeyde ilişkiler içindeki imgenin algı mekanizmasında duyulması için alıcının nesneye yönelip onu saptaması ve nesneden gelen parlaklık ya da ışınlara göre tepkide bulunması gerekir. Biçimialgıladığımızda, bilinçli ya da bilinçsiz olarak onun bir şeyi temsil ettiğini ve bir içeriğin formu olduğunu kabul ederiz. Şekil iki açıdan kavram oluşturur: 1. Her şekli, şekil türü olarak gördüğümüz için, 2. Her şeklin, her eşyanın formu olarak görünmesinden dolayı. Fiziksel nesne ile algılanan nesne arasında ayrım yoktur, akıl nesnenin ta kendisini görür. İnsan tam algılayamadığı zaman algısının eksik yönünü imgelemi ile tamamlamaya çalışır. Mite'lerin oluş nedenidir bu. Ortaçağın içsel gerçekçiliği, deneyimler ve incelemeler sonucu Rönesans' ta yerini biçimlemede görsel gerçekçiliğe bırakır. Bir nesnenin çizgilerle çalışılması, nesneyi daha iyi tanımamızı sağlar. Nesneyi ayrıntıları ile algılamak çok az görülen bir durumdur. Nesneyi, biçimi belirleyen kenar çizgileri ile bütün olarak algılarız. mHacim, bir örgütlenmenin sınırlanmasıdır. Görme ile algılama gücü hacim etkisini yakalar. Denge, sanatta herşeyi aynı düzeye getirerek eşitleme anlamına gelir. Görsel anlatımda öğelerin dengeli bütünlüğü, uyumsuzluk, benzerlik, yöntem ve uygunluk ilişkileri ile sağlanır. Uyum, bir ya da daha çok yönden benzer öğelerin birleşmesidir. Denge üzerinde ağırlık ve yönün etkisi önemlidir. Ağırlık dinamiktir, uzamsal derinlik ağırlığı etkiler. Görsel alan derinliği ne kadar geriye uzanırsa, derinliğin taşıdığı ağırlık da o kadar artar. Ağırlık derinliğe göre artar. Basit ve düzenli biçimler ağır görünür. Yönün var olması için, uzay ve madde yani evren olması gerekir. Yüzeyler, nesne ve plan olduğu zaman yön de olur. Yön nesnelerin uzaysal konumlarını belirler. Yön insana özgü bir doğrultu özelliğidir. İnsan uzayla ilgili düşüncelerini nesneler aracılığıile geliştirir. Uzay, devinim algılamaları ile tüm deneyimlerin, araşürmaların sonucunu almamızı sağlar. Amaçsız devinimler insanda görsel katışıklık yaratır. Bir insanın bir şeyi betimleme biçimiyle aynı insanın o şeyi görme ve tasarımlama biçimi özdeş değildir. Çocuk annesini betimlerken kullandığı çizgiler içinde görmez ve tasarımlamaz. Olgular nasıl yorumlanırsa yorumlansın, betimlemeler şematizmden izlenimciliğe uzanır. Kant, "uzam görme biçimidir" der. Renk uyarımları yoruma bağlı olarak dışarı, uzama doğru yansıtılır. Çocuktaki görsel algının başlangıcı çocuk resmi ya da çizgisidir. Çocukların ilk dönem resimlerindeki basit şekiller ve renkler yaşı ilerledikçe, zihinsel gelişimiyle paralel olarak daha kapsamlı olmaya başlar. Algılama edimi; organların gelişip olgunlaşması ve uyaranların yorumlanması sırasında deneyimlerin artması ile öğrenilir. Çocuklar, resimleri ile kendilerini yansıtırlar. Olaylar karşısında duygu ve düşüncelerini dile getirir. Sanat, çocuk için bir "düşünme dili"dir. IV

Yazar

Hatice Nevin Güven

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hatice Nevin Güven (Sanatta Yeterlik Tezi). Resimde görsel algılama, 1996, Anadolu University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Anadolu University tezlerinden daha fazlası