Master'sOpen Access

Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi'nin A'mâk-ı Hayal adlı eserinde hakikat kavramı

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hüseyin Subhi Erdem

Abstract (TR)

Bu çalışma Filibeli Ahmet Hilmi'nin, A'mâk-ı Hayal adlı eserinde Hakikat olgusunu nasıl ele aldığını ve tasavvufi anlayışın felsefi olarak yorumunu içermektedir. Bütün dünya dinlerinin, varlığın tezahürlerinden ziyade öz ya da Mutlak Hakikat bağlamında aynı gerçeğe yüzünü döndüğünü, fakat dilsel ve ifadesel anlamda birbirinden ayrıldığını görmekteyiz. Bu ayrılık, dinlerden ziyade her bir dinin savunucuları ya da bu dinlere inanan bireyler tarafından hakikatin merkezinin değiştirilmesi ve yeni bir algı oluşturulmasından kaynaklanır. Yani ister doğru ister yanlış olsun her dini öğretinin kaynağından ziyade savunmuş olduğu bir Mutlak Hakikat iddiası vardır. Yine her din bir ebedi saadet fikrine dayandırılır. Asıl dikkati celb eden nokta şurasıdır ki, her birey(insan, fert) bir coğrafyada veya geleneğin içerisinde doğar. Bu tercihe mahsus bir şey olmayıp doğal bir belirlenim sonucu gerçekleşir. Haliyle doğan her birey bir Mutlak Hakikat ve Ebedi Saadet fikrinin de içine doğar. Bu durum her ne kadar akli, buluğ çağa varınca değişeceği söylense de, iyi derecede felsefi bilgiye sahip olarak ve Mutlak Hakikat iddiasında bulunan dinlerin hemen hemen hepsinin öğretileri inceleyerek hakiki bir tercihte bulunmanın ve bunun sonucunda alınan karar doğrultusunda bireyin sağlıklı ve tahkiki bir inancı benimseneceğine kanaat getirebiliriz. Peki, dünya nüfusunun kaçta kaçı böyle bir tercih hakkını kendinde görüyor ya da bu tercihe ulaşma noktasında tüm bunları uyguluyor? Doğduğu coğrafyanın izlerini taşıyan benlik, Mutlak Hakikat'i sadece kendi coğrafyasının ürünü gibi algılamaktadır. Oysaki postmodern dünya ve küreselleşme etkisi, iletişim kaynaklarının hızlı gelişmesi artık kültürleri yakınlaştırmış ve dinlere inan bireylerin etkileşimini kolaylaştırmıştır. Varlığın girift ve kozmopolit görünümünün içinde ve tezahür çokluğunun karşısında kalan bireyin, Mutlak Hakikat hakkındaki yerel hakikat algısı silinmeye ve asıl gerçek olan ve tüm dinlerin arka planındaki ortak hakikat ise muğlak bir halde belirmeye başlar. Filibeli Ahmet Hilmi ise bu yerel hakikat ve muğlak hakikat görüntüsünü yıkmak için etkili bir fikre sahiptir. Bu fikir ise tüm insanların aynı Mutlak Hakikat'e bağlı olduğunu göstererek, tasavvufi gelenekte olduğu gibi var olan her şeyi Vahted-i Vücud nazarında birleştirerek, saf ve yetkin bir öze, varoluş kaynağına bağlamak ile mümkün olur. Bu çalışma, hakikatin çok yönlü incelenmesi ve Mutlak Hakikat fikrinin Ahmet Hilmi nazariyesinden hareketle din felsefesinin bağlamına sadık kalarak nasıl bir görünüm arz ettiğini göstermeyi amaçlar. Çağımız problemlerinin çözümü dinlerin çatışmasından çok din adamlarının ya da konuya hâiz felsefe erbâbının gerçek felsefe düsturuyla ve Hakikate sadık kalarak birlikte hareket etmesini zorunlu kılar. Bu bütün dinlerin ve öğretilerin yeğene amacı olmalıdır. Nitekim insan ve yaşadığımız evren birdir. Bu birlik çatışmayı değil hakikate ulaşma yolunda birlikteliği gerektirir. Bu çalışmanın yetkinlik açısından derecelendirmeye girmese de iyi ve ulvi bir amaca hizmet etmesi ile okuyan herkesin zihnindeki soruları bileyerek daha yetkin çalışmalara kapı aralayacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Hakk, Hakikat, A'mâk-ı Hayal, İnsan, Sezgi

Author

Dr. Cihat Öz

How to Cite

Cihat Öz (Yüksek Lisans Tezi). Şehbenderzâde Filibeli Ahmet Hilmi'nin A'mâk-ı Hayal adlı eserinde hakikat kavramı, 2019, İnönü University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İnönü University