Master'sOpen Access

Sosyo-bilimsel bir konu olan Hidroelektrik Santraller konusunda değişik gruplardan insanların karar verme süreçlerinin incelenmesi

2012
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Gülşen Leblebicioğlu

Abstract (TR)

Çoğu batı ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de fen öğretiminin amacı bilim okuryazarı bireyler yetiştirmektir. Bu yoldaki fen öğretimi sadece bilimin, teknolojinin ve toplumun karmaşık bağlantılarını ortaya koymamalı, aynı zamanda öğrencilerin vatandaş olarak ilgili konularda karar verebilmelerini desteklemelidir (Liu ve diğ., 2011). Karar verme süreçlerini yaşatmada en mantıklı uygulamalar da sosyo-bilimsel olaylarla olmaktadır. Çünkü sosyo-bilimsel olaylarda tek bir bakış açısı ve/veya tek bir çözüm yolu yoktur. Değişik kitlelerin tartışması ve uzlaşması gerekir. Bu çalışmada, Hidro-elektrik Santralleri (HES) toplumumuzda tartışmalı bir konu olduğu ve sosyal, bilimsel ve teknolojik boyutları olduğu için, bir sosyo-bilimsel konu olarak kabul edilmiştir. HES?ler yüksekten bırakılan suyun potansiyel enerjisinden elektrik enerjisi üreten sistemlerdir. Baraj tipi hidroelektrik santraller ve akarsu üzerine kurulan hidroelektrik santraller vardır. Bu çalışmada söz konusu olan HES?ler akarsu üzerinde kurulanlarıdır. HES? lerde derenin suyu yüksek bir noktada yakalanır ve tünellere alınır. Dere suyunun çoğu dere yatağından akmak yerine tünelden geçerek tünelin ucundaki tribünlere ulaşır. Tribünlere hızla çarpan suyun enerjisinden elektrik enerjisi elde edilir. iv Üretilen elektrik enerjisi elektrik iletim hatlarıyla dağıtım bölgelerine anında taşınır, depolanmaz (Sarıbaş, 2011). HES?lerde dereden akan suyun çoğu tünele alınırken o bölge için hesaplanan suyun bir kısmı da dere yatağından akar. Buna can suyu denir. Bu can suyu miktarı uzmanlarca hesaplanmaktadır. Can suyu oranı, Su Kullanım Hakkı Anlaşması Yönetmeliği?nin 4. Maddesi?nin 2. Fıkrası?na* göre (Şirket, dere yatağının su alma yeri mansabında doğal hayatın idamesini sağlayacak ve bu kesimde su haklarını karşılayacak miktardaki suyu yatağa bırakacaktır. Doğal hayat için dere yatağına bırakılacak suyun miktar ve zamanlaması, kurulacak hidroelektrik enerji üretim tesisleri ile ilgili şirket tarafından hazırlanarak Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan onay alınacak olan Çevresel Etki Değerlendirmesi, proje tanıtım dosyasında belirlenmektedir. Ancak, doğal hayatın devamı için mansaba bırakılacak su miktarı projeye esas alınan son on yıllık ortalama akımın en az %10?u olmalıdır (Karakaya ve Gönenç, 2006). Ancak ülkemizin coğrafi yapısı dikkate alındığında, tüm akarsuların can suyu oranının aynı olması beklenemez. Çünkü ülkemizdeki akarsuların akım ve rejimleri bölgeden bölgeye farklılıklar göstermektedir (Karadeniz, Akpınar ve Başıbüyük, 2011). Bununla birlikte Tennant Metodu?na göre, optimum biyolojik şartları devam ettirmek için nehrin ortalama akışının %60-100?ünün korunması gerekmektedir. Ancak ?mükemmel bir habitat? için dere yatağında bırakılması gereken su miktarı %30 ile %50 arasında olmalıdır (Tennant, 1976, aktaran: Jowett, 1977). Ülkemizde hidroelektrik santrallerin planlanması Devlet Su İşleri (DSİ) ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) tarafından yapılmaktadır. Fakat HES?lerin yapımı ve işletmesi özel şirketlere verilmekte, devlet teşvik sağlamakta ve HES yapılacak yerler bu şirketlere 49 yıllığına kiralanmaktadır. Kamu ve özel sektör tarafından Türkiye genelinde yapılması planlanan 2000?e yakın nehir tipi HES projesi bulunmaktadır (Coşkun, 2010). Tamamlandıklarında kurulu güçlerinin 25000MW, yıllık ortalama üretimlerinin ise 125000GWh olacağı tahmin edilmektedir (Karadeniz, Akpınar ve Başıbüyük, 2011). Dünya genelinde ulusal elektrik üretiminin 65 ülke %50'sini, 32 ülke %80'ini ve 13 ülke tamamına yakınını su gücünden elde etmektedir. Norveç (%99), Brezilya (%93), Venezüella (%71), Avusturya (%70), İsviçre (%58), İsveç (%55) ve Şili (%51) bu guruptaki ülkelerden bazılarıdır. Ayrıca bir kısım ülkeler teknik hidroelektrik kapasitelerinin yarıdan fazlasını kullanıma sokmayı başarmışlardır. A.B.D (%86), Japonya (%78), Norveç (%68) ve Kanada (%56) bunların başında gelir (Karadeniz, Akpınar ve Başıbüyük, 2011), D.S.İ. Faaliyet Raporu, 2008; v Bu çalışmanın amacı, ülkemizde yaygınlaşmakta olan HES?ler konusunda değişik gruplardan insanların karar alırken kullandıkları irdeleme şekilleri (reasoning modes) ve bakış açılarını incelemektir. Sorumlular, çevre örgütü üyeleri, yöre halkı ve uzak halk olmak üzere dört gruptan 20 kişi ve toplamda 80 kişinin katılması amaçlanmıştır. Araştırmaya katılım gönüllülük esaslıdır. Katılımcıların kendilerini özgür hissetmeleri için ankete isim yazmamaları istenmiştir. Araştırma hakkında bilgi verilerek ve anket gösterilerek araştırmaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmuştur. Katılmak isteyenlerin bazıları anketi hemen doldururken, çoğu kişi zaman istemiştir. Zaman isteyenlere anket bırakılmış ve belli bir zaman sonra alınmıştır. Sorumlular grubundan 20 kişi amaçlandığı halde 7 kişiden anket doldurulup alınabilmiştir. Böylece, çalışmaya katılan toplam kişi sayısı 67 kişidir. Veri toplama aracı HES?ler hakkında yazılan bir metnin sonunda sorulan açık- uçlu bir sorudan oluşmaktadır. Yazılı metin HES?ler hakkında bilgi veren bir bölüm (215 kelime), daha sonra HES?lerin olumlu yönlerini anlatan bir bölüm (294 kelime) ve sonrasında HES?lerin olumsuz yönlerini anlatan bir bölümden (306 kelime) oluşmaktadır. Bunun sonunda da katılımcılardan, hidroelektrik santrallerin yapımının devam etmesi veya durdurulması konusundaki kendi düşüncelerini ve gerekçelerini ayrıntılı bir şekilde yazmaları istenmiştir. Verilerin analizi nitel kodlama ve yorumlama yoluyla yapılmıştır. Kodlama şeması Liu, Lin, ve Tsai (2011) çalışmasından alınmıştır. Kişilerin ankette yazdıkları incelenerek HES konusunda karar alırken kullandıkları irdeleme şekilleri ekolojik, bilimsel-teknolojik, sosyo-ekonomik ve etik-estetik olarak kodlanmıştır. Daha sonra veriler katılımcı gruplarına göre sınıflandırılmış ve karşılaştırılmıştır. Ayrıca, veriler HES?lerin yapımına devam edilmesini isteyenler ve istemeyenler olarak iki ana grupta sınıflandırılmış ve karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, sorumlular ülkenin kalkınması ve enerjide dışa bağımlılığın azalması için, var olan kaynakların kullanılması gerektiği ve dışa vi bağımlılığı ortadan kaldırmak için ülkemizde mevcut tüm enerji üretme sistemlerinin kullanılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle yurt dışından alınan doğal gaza ihtiyacın azalarak kendi kaynaklarıyla daha ucuza elektrik üreterek paranın ülke içinde kalmasını sağlaması gibi gerekçelerle HES?lerin yapımının devam etmesini istemişlerdir. Çevre örgüt üyeleri HES?lerin doğaya vereceği zararları ve yöre halkının göç etmek zorunda kalması, tarım ve hayvancılığın sona ermesi gibi sosyo-ekonomik yönden karşılaşacağı zararları gerekçe göstererek, ekolojik dengenin bozulması, derelerin kuruması, köy yollarının bozulması gibi gerekçeler göstererek HES?lerin yapımının durdurulmasını istemişlerdir. Uzak halk grubundakiler ise HES?lerin ekonomik olarak verimine inanmamakla birlikte, insanın doğanın bir parçası olması, doğal kaynakların yanlış ve hoyratça kullanılması, hayvan ve insan ölüm oranlarının artması, dere kenarındaki insanların sağlığına zarar vermesi (örneğin insanların kanser olma riskini arttırması), doğanın tabii güzelliklerine zarar vermesi, nehirlerin kurumasına ve ekolojik çeşitliliğin azalmasına neden olması, ormanların katledilmesi, doğanın dengesinin bozulması gibi gerekçeler göstererek HES yapımının durdurulması gerektiğini savunmuşlardır. Yakında yaşayan köylüler elektriği ucuzlatmaması, elektrik kesintilerinin artması, piknik alanlarının kalmaması, derelerde sinek ve koku oluşması, insanların çocukken oynadıkları yerlerin tel örgüler içinde kalması gibi gerekçeler göstererek HES?lerin yapımının durdurulmasını istemişlerdir. Sonuç olarak katılımcıların büyük bir çoğunluğunun HES?lerin durdurulması yönünde karar aldığı ve genel olarak gerekçelerine bakıldığında ise daha çok sosyoekonomik ve ekolojik kaygıları olduğu söylenebilir. Bununla birlikte değişik grupların bakış açılarının farklı olduğu bu nedenle de karar verme sürecinde değişik grupların fikirlerinin alınması gerekmektedir. Böylece konu ile ilgili farklı bakış açılarına yer verilerek daha sağlıklı kararların alınması sağlanmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Hidroelektrik Santraller, Sosyo-bilimsel Karar Verme, Sosyobilimsel Olaylar, İrdeleme Şekilleri, Bakış Açıları

Author

Dr. Saliha Öztürk

How to Cite

Saliha Öztürk (Yüksek Lisans Tezi). Sosyo-bilimsel bir konu olan Hidroelektrik Santraller konusunda değişik gruplardan insanların karar verme süreçlerinin incelenmesi, 2012, Bolu Abant Izzet Baysal University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bolu Abant Izzet Baysal University