Karar verme süreci

Bu konu başlığı altında 145 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algısı ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması

Gelişimin hızının yüksek olduğu erken çocukluk döneminde çocuklarla ilgili verilecek kararlar, uygulanacak etkinlikler veya alınacak önlemler onların çocukluk ve ileriki dönemlerini daha sağlıklı bir şekilde geçirmelerini sağlayacaktır. Veriye dayalı karar verme, öğretmenlerin, çocukların güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini belirlemek için değerlendirme verilerini inceledikleri ve elde ettikleri sonuçları uygulamalarında kullandıkları süreci ifade eder. Veriye dayalı karar vermenin bir parçası olan veri okuryazarlığı ise, verileri kullanarak soruları formüle aktarma ve bu soruları cevaplama becerisini içerir. Bu bağlamda, eğitsel veri okuryazarlığı, sınıfta veya okulda öğrenme ve öğretimi sürekli olarak geliştirmek amacıyla farklı türdeki verileri doğru bir şekilde elde etme, analiz etme ve bunlara yanıt verme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığına yönelik bir yeterlik algısı ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla eğitsel veri okuryazarlığı için gerekli kaynaklar, yapılar, süreçler incelenmiş̧ ve eğitsel veri okuryazarlığını etkileyen etmenler ile geliştirmeye yönelik çıkarımlar araştırılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 81 ildeki MEB'e bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan 579 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırma, rastgele atama yöntemi ile çevrimiçi bir link üzerinden uygulanmıştır. Araştırmanın veri analizi, SPSS veri analizi programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde ilk olarak, açıklayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri için IBM SPPS 22.0, doğrulayıcı faktör analizi için ise IBM AMOS 24.0 paket programları kullanılmıştır. "Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeği", okul öncesi öğretmenlerinin eğitsel veri okuryazarlığı yeterlik algılarını belirlemeye yönelik sorular yer almıştır. Çalışmanın sonucunda geliştirilen Eğitsel Veri Okuryazarlığı Yeterlik Algısı Ölçeğinin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür.

Karar verme süreciOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+7
Fadime Biçici
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Reggio Emilia temelli proje çalışmalarında okul öncesi dönem çocuklarının karar verme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının Reggio Emilia Yaklaşımı temelli proje çalışmaları yoluyla karar verme süreçlerindeki gelişimini incelemektir. İşbirlikçi eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmanın çalışma grubunda, bir okul öncesi öğretmeni ve 14 çocuk yer almıştır. Veriler iki eylem planı geliştirilerek dört ay süre boyunca toplanmıştır. Araştırmada veriler görüşme, gözlem, günlük, öz değerlendirme formları ile "Karar verme becerileri değerlendirme aracı-çocuk ve ebeveyn formları" kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler, içerik analizi tekniğiyle, nicel veriler ise wilcoxon analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, çocukların karar verme becerilerinin geliştiği, çocukların karar verme süreçlerinin "Amaç oluşturma", "Seçenek belirleme/ var olan seçenekleri göz önüne alma", "Oluşturulan/var olan seçeneklerden birini seçme" ve "Sonucu değerlendirme" aşamalarıyla projelerde yinelemeli olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Bununla birlikte çocukların sürecin sonuna doğru amaç oluşturmada daha başarılı oldukları, daha az öğretmen desteğine ihtiyaç duydukları, daha çok sayıda seçenek geliştirebildikleri ve geliştirdikleri seçeneklerde tahmin yolunun kullanımı dışında geçmiş deneyimlerden faydalanma ve analojiyi kullanma şeklindeki farklı yolları kullandıkları görülmüştür. Ayrıca, çocukların sürecin sonuna doğru seçim işlemine daha aktif katıldıkları, bireysel seçimlerde kararsız kalma, önerileni seçme ve yardım isteme yerine bağımsız karar verme davranışlarını gösterdikleri, ortak seçimlerde ise arkadaşlarının söylediklerine uyma veya karşı çıkma davranışları yerine sayışmaca, ikna etme ve oylama yapma şeklinde daha demokratik davranışlar gösterdikleri görülmüştür. Öğretmenin uygulama sürecinde ise çocukların karar verme süreçlerini destekleme ve Reggio Emilia Yaklaşımı temelli proje çalışmalarını uygulama davranışlarının geliştiği görülmüştür. Anahtar sözcükler: okul öncesi eğitim, reggio emilia yaklaşımı, düşünme becerileri, karar verme süreci, proje

Düşünme becerileriKarar vermeKarar verme süreci+5
Tuğba Aydemir Özalp
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımı: bir alan araştırması

Bu doktora tezinin konusu örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımıdır. Çalışmada, örtük bilgi unsurlarının (meslekî yetenek, meslekî bilgi ve meslekî tecrübenin) varlığının farkındalığı, özellikleri ve kaynakları meslekî tecrübe, yaş, cinsiyet ve coğrafi bölgelere göre farklılık gösterip göstermediği yönüyle araştırılmış; örtük bilgi, mesleğe özgü bir düşünme biçimi olarak ve bilgi aşama sırası (BAS) kapsamında incelenmiş; doğal karar verme sürecinde örtük bilginin nasıl kullanıldığı (zaman baskısı ve yüksek risk altında vb.) araştırılmıştır. Araştırma için hazırlanan soru kâğıdına Türkiye'de 7 coğrafi bölgeden (40 il) 505 veteriner hekim tarafından katılım sağlanmış ve Ankara'da (Türkiye) 39 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda; örtük bilgi varlığının farkındalığına ilişkin görüşler arasında cinsiyet, yaş ve meslekî tecrübe yönüyle sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmamış (p > 0,05); örtük bilgi unsurlarından meslekî bilginin sözle anlatılmasının zor olmasına ilişkin görüşler arasında cinsiyet değişkenine göre sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p < 0,05). Doğal karar verme sürecinde örtük bilginin, karar sürecinde eksik bilginin tamamlanması; deneyime dayalı karar verilmesi; yüksek riskten ziyade zaman baskısı altında karar alınması; mevcut bilgiler (belirtik ve örtük) birbiriyle çelişik olduğunda bir izleme kararı verilmesi gerektiğinde kullandığı görülmüştür. Araştırma bulguları ışığında, örtük bilginin özellikler temelinde yeni bir tanım önerisi yapılmış; belirtik ve örtük özellikte adımlar içeren yeni bir bilgi aşama sırası (BAS) önerilerek bilgi dağı (BD) eğretilemesiyle (metaforuyla) açıklanmış ve ters bilgi aşama sırası (TEBAS) olarak çözümlenmiştir. Ayrıca gelecekteki çalışmalar için yeni araştırma önerileri sunulmuştur.

Açık bilgiBilgiBilgi hiyerarşisi+5
Çağnur Handan Kurtuluş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 5 ve 6. sınıflarda seçmeli derslerin seçim sürecinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Ulusların ve toplumların en değerliği zenginliği ve mirası nitelikli insan gücüdür. Bu potansiyelin etkili bir şekilde kullanımı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin eğitim harcamalarının başat yatırımlar arasında olmasının neredeyse birincil sebebidir. Nitelikli insan gücüne sahip olmak için öğrencilerin daha iyi öğrenebileceği ortam ve fırsatlar yaratmak gerekir. Okullarımızda zorunlu derslerin yanı sıra demokratik anlayışla bireylerin ilgi ve yeteneklerine uygun tercih yapabildikleri seçmeli ders uygulaması bu amaca hizmet etmektedir. Bu çalışmanın amacı; 2005 yılından beri var olan seçmeli ders uygulamasını ortaokullarda görev yapan yöneticiler ve seçmeli derslere giren öğretmenlerin, ilköğretim 5 ve 6. sınıf öğrencilerinin ve velilerinin görüşlerine göre incelemek, elde edilen bulgular ile problemlere çözüm önerileri sunarak tartışmaktır. Araştırmanın evreni; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında, İstanbul ilinin Bayrampaşa ilçesindeki devlet ortaokullarında 5 ve 6. sınıfta okuyan öğrenciler ve velileri, seçmeli derslere giren öğretmenler ve bu okullardaki yöneticilerdir. Araştırmanın örneklemi ise İstanbul ili Bayrampaşa ilçesi Ali Ülker Ortaokulunda öğrenim gören otuz altı 5 ve 6. sınıf öğrencisi, yedi 5 ve 6. sınıfta öğrencisi olan veli, on dört 5 ve 6. sınıflarda seçmeli derslere giren öğretmen ve Bayrampaşa ilçesinde bulunan altı ortaokul yöneticisini kapsamaktadır. Bu araştırma nitel araştırma yaklaşımı ile hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri görüşme tekniği ile toplanmıştır. Katılımcılara seçmeli derslerin seçim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşleri ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme soruları sorulmuştur. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Analizlere baktığımızda, seçmeli derslerin seçiminde öğrenciler üzerinde ailelerinin etkisinin oldukça fazla olduğu belirlenmiştir. Veli ve öğrencilerin ders içerikleriyle ilgili yeterince bilgilendirilmedikleri saptanmıştır. Seçmeli derslerin sayıca fazla olmasıyla birlikte ikili öğretim yapan okullarda derslik ve öğretmen eksikliği açığa çıktığı, bu nedenle istenilen derslerin seçilemediği belirlenmiştir. Sınıf mevcutlarının fazla olduğu, seçmeli derslere ait ders kitaplarının ve materyallerinin olmadığı, öğretmenlerin konuyla ilgili hizmet içi eğitim almadığı ve notla değerlendirmenin öğrenciler üzerinde kaygıyı artırdığı ifade edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlardan hareketle; seçmeli ders uygulamalarında gerekli öğretmen, materyal ve fiziki ortamın sağlanması, öğrencilerin istedikleri dersleri alabilmelerine fırsat sağlayacak ortam oluşturulması ve seçmeli derslerin içerik ve amaçlarına yönelik bilgilendirmelerin zamanında yapılması gerektiği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Seçmeli dersler, ilköğretim, eğitim, 4+4+4

4+4+4 eğitim sistemiEğitim sorunlarıKarar verme süreci+6
Fırat Eşbahoğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küreselleşme sürecinde çok uluslu şirketlerde karar alma ve kontrol; Japon şirketleri örneği

Küreselleşme, dünya genelinde son dönemlerde yaşanan gelişmelerle ilerlemeleri ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu gelişmeler siyasi, ekonomik, teknolojik, sosyal ve kültürel boyutları da kapsadığı için küreselleşmenin anlaşılması ve tanımlanması görecelik kazanır. Küreselleşmenin sonuçlarıyla ilgili olarak tek bir olgudan bahsetmek imkansızdır. Bu anlamda küreselleşmenin geniş çaplı bir kavram olduğu görülmektedir. Küreselleşmeyle beraber gelişen uluslararası ticaret ile birlikte kurumlar, piyasalar, risk yönetimi ve araçların sürekli değişen bir yapı olmuştur. Bu yapı içerisinde uluslararası ticarette ulusal ve uluslararası düzenlemelerle karmaşık bir süreç içine girmiştir. Günümüzde işletme yönetimi literatüründe Japonya'nın etkisinin önemli olduğu görülmektedir. Özellikle de şirketlerinde karar alma yöntemleri ve personel politikası alanında Japon teknikleriyle ilgili yapılan çalışmalar yadsınamaz sayıdadır. Bu çalışmanın konusu küreselleşme sürecinde çok uluslu şirketlerde karar alma ve kontrol; Japon şirketleri örneği olarak belirlenmiştir. Öncelikli olarak küreselleşme olgusuna değinilmiştir. Ardından çok uluslu şirketlerin önemi taranmıştır. Son olarak Japon şirketlerinde karar alma yönetim ve personel politikası konusu ele alınmıştır.

DenetimJaponyaKarar verme+7
Beycan Pado
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyada pazarlamanın üniversite öğrencilerinin satın alma karar süreci üzerine etkisi

Sosyal medya işletmeler ve tüketiciler açısından değerlendirildiğinde birçok avantaj sağlamaktadır. Sosyal medya sayesinde işletmeler, tüketicilerin ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilmekte oluşan problemlere kısa zamanda yanıt verebilmektedir. Bu sayede işletmeler, müşteri odaklı davranabilmekte ve sürdürülebilirliklerini artırabilmektedirler. Diğer yandan tüketiciler, sosyal medyayı kullanarak ihtiyaçları hakkında bilgi sahibi olabilmekte ve herhangi bir sorunla karşılaştığında da firmalarla direkt iletişime geçebilmektedirler. Bu sayede tüketiciler, ürün ve hizmetlerden en iyi şekilde faydalanırlar. Bu çalışmanın amacı sosyal medyada gerçekleştirilen pazarlama faaliyetlerinin üniversite öğrencilerinin satın alma kararı üzerine etkilerinin belirlenmesidir. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde sosyal medya ve sosyal medyada pazarlama, ikinci bölümde tüketici davranışı kavramı üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise konuyla ilgili daha önce yazılmış çalışmalarla ilgili literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın dördüncü ve son kısmında sosyal medyada pazarlamanın tüketici satın alma kararı üzerine etkisi ile ilgili çalışmaya yer verilmiştir. Araştırma için sosyal medya kullanıcısı olan ve internetten alışveriş yapan 384 lisans öğrencisine anket uygulanmıştır. Anketten elde edilen veriler "SPSS for Windows 16.0" istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medyada Pazarlama, Tüketici, Tüketici Davranışı, Satın Alma Kararı.

Elektronik pazarlamaKarar verme süreciPazarlama+5
Muhammed Talha Abdülkahhar Narcı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of word of mouth marketing female consumers' decision making process in Afghan food brands

The critical and main mission of marketing communication and advertisement is to affect the consumer's purchasing behavior and word of mouth marketing communication goal is as well. Word of mouth marketing communication seems to be one of the cheapest ways of marketing communication activities across the world. WOMM is defined as any publicity and advertisement which is not sponsored by the company, but rather it is advertised by organic methods via customers. In this study, the effectiveness of word of mouth marketing on female consumers' buying decision making process is investigated in Afghanistan by taken 384 urban women as the sample of empirical study. The purpose is to explore how WOM can affect the females' buying decision making process and how it can be managed by commercial advertisement to gain new consumers for food products and how it can manage organization's existing customers with WOM communication as a significant and cheap method of marketing communication. This paper study contains five parts such as introduction, literature review, conceptual framework, research methodology including analysis and findings, and last one which is conclusion and recommendations. A research model which inspired by practical knowledge, experience in the field of study, and review of WOMM methods was developed for this study. After completion of the research, achieved data is tested by SPSS and finding are subsequently presented and the result is shown by tables with description and the last chapter is dedicated to the further studies and the conclusion of the research. According to the research, the WOMM impact differs among females depending on their age, marital status, behavioral interdependence characteristic and education except for occupation on females' buying decision making regarding buying products from the specific brand in Afghanistan.

AfghanistanAfghanistanFood industry+7
Khaled Naserı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Effective decision making process and its impact on strategic planning process: A case study of Nigerian oil industry

This study sought to establish the impact of effective decision making process (EDMP) on strategic planning process (SPP). The purpose was to establish if the dimensions of EDMP which are Decision making Comprehensiveness, Extensiveness and Speed have any impact on the measures of SPP which are Strategic analysis, strategic choice and strategy implementation. This gave rise to nine hypothesis stated in their null form that there is no significant relationship between the dimensions of EDMP and the measures of SPP. The study was carried out on the Nigerian oil industry and data was generated from 250 respondents of 25 small and medium scale enterprises in Port Harcourt. Data generated was subjected to statistical analysis using the Spearman's rank order correlation technique; aided by the Statistical Package for Social Sciences (SPSS) version 21.0. The analysis revealed that there is a strong positive and significant relationship between the dimensions of EDPM and the measures of SPP. Based on the analysis, it was concluded that there exist, a positive and significant impact of the dimensions of EDMP, on the measures of SPP. It was recommended that small and medium scale enterprises should endeavour to pay special attention to the present and future implications of their decision making process to the growth and success of their business as this will enable them come up with reliable strategic plans that will drive their actions towards achieving set objectives.

EffectivenessSmall and Medium Sized FirmsDecision making+6
Stanley Chıedozıe Nwosu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe bilgi sisteminin yönetim kararlarına etkisi ve inşaat şirketinde bir uygulama

Bu çalışmada, işletme kararlarında muhasebenin rolü, muhasebe bilgi sistemlerinin etkileri araştırılmış; Muhasebe bilgi sisteminin doğru kullanımının işletmelere sağlayacağı katkılar analiz edilmiştir. "İşletme sahipleri, yöneticileri muhasebe bilgi sisteminden ve muhasebe verilerinden yararlanıyor mu, yararlanıyorsa ne düzeyde yararlanıyor?" sorularına cevap aramak amacına inşaat malzemesi alım satım işiyle uğraşan bir işletmenin bu konularla ilgili verecek olduğu tepkileri uygulama örneği ile göstermek amaçlanmıştır.

Karar verme süreciKurumsal kaynak planlamasıMuhasebe bilgi sistemleri+4
Leyla Memmedli
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisi: Üst yönetimin stratejik karar sürecinin aracılık etkisi

Bu çalışmanın amacı, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisini incelemektir. Çalışmada, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisiyle ilişkisinde aracı rolü oynayabilecek etmenlerde araştırılmıştır. Üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinde üst yönetimin stratejik karar alma sürecinin aracı değişken olarak rol oynayabileceği öngörülmüş ve bu değişkenin etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmanın uygulama kısmı, Türkiye'de Sağlık sektöründe modern ve teknolojik altyapıya sahip, Uluslararası JCI (Sağlık Hizmetlerinde Kalite Standardı) akreditasyonu ve TS EN 15189 Tıbbi Laboratuvarlar akreditasyonuna sahip, EBNM (Avrupa Nükleer Tıp Birliği) ve UEMS (Avrupa Tıp Uzmanları Birliği) tarafından da belgelendirilmiş olarak sağlık alanında ulusal ve uluslararası standartlarda hastane ve klinik ortamında yaklaşık 20.000 kişilik konusunda uzman çalışanı ile sağlık hizmetleri veren, Branş ve Genel Hastane işletmeciliği alanında lider konumda olan iki büyük Türk markasının Türkiye ve yurt dışı sağlık işletmelerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede söz konusu sağlık işletmelerinin Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyeleri, İcra Kurulu Başkanı, İcra Kurulu Üyeleri ve diğer Üst Yönetim kademelerinde görev yapan yöneticilerin düşünce ve algıları temel alınmış ve bu kişilere anket uygulanmıştır. Araştırmada bu iki büyük markanın 67 sağlık işletmesinin tamamına ulaşılmış ve bu işletmelerde üst yönetim kadrolarında çalışan 148 kişilik üst yönetim kadrosundan alınan cevaplar araştırmaya dahil edilmiştir. Bu çalışmanın literatüre kuramsal ve uygulamada katkısı bulunmaktadır. Çalışmanın kuramsal katkısı, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinin bütüncül bir modelde incelenmesi, bu ilişkide yeni bir aracı değişkenin önerilmesi ve bu alandaki boşluğu doldurmasıdır. Çalışmanın uygulamadaki katkısı ise, üst yönetimin karakteristik özelliklerinin büyüme stratejisine etkisinin Türkiye'de ilk kez test edilmiş olmasıdır.

BüyümeBüyüme stratejileriKarar verme+3
Bülent Demir
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık kurumları yöneticilerinin karar alma süreçlerinde duygusal zeka kullanımına yönelik bir alan araştırması

Günümüz araştırmalarında duygusal zekâ kavramı, üzerinde en fazla çalışma ve araştırma yapılan alanların içinde görülmektedir. Kişilerin çevreleriyle ilişkilerinde duygusal zekaya sahip olmaları ve duygusal zeka olgusunu etkili bir biçimde kullanabilmeleri önemli bir kazanım olarak değerlendirilmektedir. Duygusal zekâsı yüksek olan kişiler, kendi kendisini tanıyabilen, ihtiyaçlarının farkına varabilen, güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olup bu sebeple daha sağlıklı kararlar alabilen kişilerdir. Bu kişiler karar alma durumlarında sadece mantığı dikkate almak yerine, doğru kararları alabilmesi için geçmiş deneyimlerine ve güdülerine dayanan duygusal bilgi birikimlerinden faydalanmaktadırlar. Aynı zamanda diğer insanlarla kurulan ilişkiler çerçevesinde empati yeteneğine sahip olup karar alma sürecinde bu beceriyi kullanmaktadırlar. Bu nedenle kendi duygularını bilen ve kontrol altında tutabilen, başka kişilerin ne hissettiklerini anlayabilen yöneticiler, hem iş hem de özel yaşantılarında karar almaları gereken hallerde duygusal yeteneklerinden pozitif yönde destek almaları beklenmektedir. Bütün alanlarda beklendiği gibi sağlık alanındaki yöneticilerde de bu vaziyet önemini göstermektedir. Bu doğrultuda Türkiye sağlık sektöründe yer alan tüm kademedeki yöneticilerin, duygusal zekâ düzeylerinin tamamını, yönetim süreçlerinde karar verirken kullandıkları karar verme stilleri ile ilgili ne tür etkisi tez çalışmasının ana amacını oluşturmaktadır. Bu çalışma ile sağlık kurumları yöneticilerinin çalışma hayatlarındaki karar aşamalarında ne tür yollar izledikleri ve duygusal zeka düzeylerinin karar verme stilleri arasındaki ilişkinin analiz edilmesi için İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesindeki sağlık yöneticilerine yönelik bir anket çalışması yapılarak, bir alan araştırması ile bu ilişkileri tespit etmek amaçlanmaktadır.

Duygusal zekaKarar verme süreciSağlık kuruluşları+1
Emir Şen
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzlarına etkilerinin örgütsel adalet algılarının düzenleyici rolü altında yerel yönetimlerde araştırılması

Var oluştan buyana, insan yaşamının her dönemi ve her boyutunda, insanların tutum ve davranışlarını etkileyerek yaşamının şekillenmesini sağlayan birçok içsel ve dışsal faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerin en önemlisi ise çeşitli emir ve yasaklar içeren inanç sistemleridir. Günümüzde ise bu inanç sistemleri içerisinde yer alan dini ve batıl inançların insan yaşamında çok fazla etkili olduğu görülmektedir. Zira din psikolojisi, davranış bilimleri ve örgütlerin yönetimi alanında yerel ve uluslararası yazında çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Ancak insanların kıt kaynaklarla mal veya hizmet üreterek hem kendisinin hem de toplumun yaşamını sürdürmesini sağladığı işyerindeki dini ve inançlarına yönelik çok fazla çalışma yapılmadığı görülmüştür. Yerel yazında ise işyerinde dini ve batıl inançlara yönelik çalışmaya rastlanılmamıştır. Özellikle aldıkları kararlar silsilesi ile örgütlerin ve çalışanların geleceğini tayin eden yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzları üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzları üzerindeki etkisinde örgütsel adalet algısının düzenleyici rolü altında yerel yönetimlerde araştırılmasıdır. Bu araştırmanın anakütlesini, İstanbul il sınırları içerisinde yer alan 39 ilçe belediyelerinde görev yapan alt, orta ve üst düzey yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmada tam sayım yapılarak yöneticilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma kesitsel bir araştırmadır. Araştırma öncesinde İstanbul İli Avrupa yakasında bulunun 4 ilçe belediyesinde görev yapan 313 kişiye yapılandırılmış anket uygulanarak pilot çalışma yapılmıştır. Ana çalışmamızda ise İstanbul İlinin tüm 39 ilçe belediyesinde yönetici olarak görev yapan 450 kişiye yapılandırılmış anket uygulaması ile ulaşılmıştır. Analizler ise Smart-PLS ve SPSS istatistiki paket programları aracılığıyla yapılmıştır. Araştırma bulgularına incelendiğinde yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzları üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yöneticinin işyerinde dini ve batıl inançlarının karar alma tarzlarının alt boyutları olan sezgisel karar alma, bağımlı karar alma, kendiliğindenanlık karar alma ve kaçınmacı karar alma tarzlarının üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir. Yöneticilerin işyerinde dini ve batıl inançlarının ise karar alma tarzlarının diğer bir alt boyutu olan rasyonel karar alma üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Yöneticinin işyerinde dini inanç ve örgütsel adalet algısı etkileşim teriminin karar alma tarzları üzerindeki etkisinin pozitif yönde ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Yöneticinin işyerinde batıl inanç ve örgütsel adalet algısı etkileşim teriminin karar alma tarzları üzerindeki etkisinin negatif yönde ve anlamlı olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın kuramsal katkıları; David Miller'ın Entegrasyon Profili (Tıp) İnanç ve İş Entegrasyon ölçeği Türkçeye çevrilerek yerel yazına katkı sağlanmış ve aynı zamanda işyerinde batıl inanç ölçeği geliştirilerek de hem yerel hemde uluslararası yazına katkı sağlanmıştır. Ayrıca yazında ilk defa çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bir toplumda işyerinde dini ve batıl inançlara yönelik bir çalışma yapılmıştır. Anket çalışması sonuçları ise örgütlerin yönetimi, davranış bilimleri ve din psikolojisi yazınına katkı sağlamıştır. Diğer bir katkısı ise kurumsal ve kurumsal olmayan tüm inançları kapsayan bir işyerinde inanç modeli ortaya konulmasıdır. Örgütsel uygulamalar da ise ''örgütlerde dini ve batıl inançlara ilişkin farkındalığın ve duyarlılığın artması; dini inançlardan kaynaklanan özel günlere saygı gösterilmesi ve kutlanması; sevgi, saygı, empati ve hoşgörü kültürünün kurum içerisinde yaygınlaştırılıp, farklılıkların artı bir değer olduğu bilincine sahip örgüt kültürünün oluşturulması ve kalıcı hale getirilmesi; örgütsel aidiyet duygusu ve örgütsel bağlılığın oluşturulması ve bu farklılıkların etkin yönetilerek örgüt üyelerinin mevcut bilgi, birikim ve yeteneklerini ortaya koymalarını sağlaması; oluşacak motivasyonla örgütün amaçlarına ulaşması ve rekabet etme kabiliyetini artırmak'' gibi bir çok konuda örgütlere katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Batıl inançlarDini imanKarar verme stilleri+6
Servet Kaya
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tanıştırılarak evlenmiş çiftlerde evlilik karar sürecinin incelenmesi

Hayatı pek çok yönden etkileyen, birçok gereksinimi karşılayan ve toplumsal yaşamı şekillendiren evlilik süreci, eş seçimi ile başlar. Bu araştırmanın amacı, bir aracı sayesinde bir araya gelerek evlenmiş yeni evli çiftlerde evlilik karar sürecinin nasıl geliştiğini ve bu süreçte etkili olan faktörleri kavramaya çalışmaktır. Araştırma kapsamında amaçlı örnekleme yöntemi ile 9 kadın-9 erkek 18 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcılara araştırma soruları ile ilişkili olarak araştırmacının hazırladığı açık uçlu sorular yöneltilmiştir ve online platformlarda derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Verilere tematik analiz uygulanmıştır. Nitel analiz programlarından MAXQDA 2020 kullanılmıştır. Elde edilen bulgular iki üst temada gruplandırılmıştır: Evlilik karar sürecinde aşamalar ve evlilik kararına etki eden faktörler. Karar sürecindeki aşamalar başlangıç, ilk görüşme, yakın tanıma ve karar alma temaları olarak sıralanmıştır. Başlangıç ana teması altındaki alt temalar evlilik düşüncesine açık olma, aracılar, bilgi edinme ve sürecin tasarlanmasıdır. İlk görüşme ana teması altındaki alt temalar görüşme içeriği, değerlendirme, yakın hissetme ve tamam mı, devam mı? olarak sıralanmıştır. Yakın tanıma ana teması altındaki alt temalar eşi yakından tanıma ve aile ritüelleri; karar alma ana teması altındaki alt temalar sezgisel açıklamalar, mantıksal açıklamalar, istişare etme ve karar anı olarak belirlenmiştir. Evlilik kararına etki eden faktörler kişinin kendi özellikleri, adayın özellikleri, tanıştırma yönteminin özellikleri ve aile faktörü temaları olarak sıralanmıştır. Kişinin kendi özellikleri ana teması altında evlenme yaşı, kriterlerinin olması, duygusal yakınlık hissetme ve evliliğe hazır olmama alt temaları yer almaktadır. Adayın özellikleri ana teması altındaki alt temalar yaş, kişilik özellikleri, sosyal özellikler, fiziksel özellikler, benzer özellikler ve tamamlayıcı özelliklerdir. Tanıştırma yönteminin özellikleri ana teması altındaki alt temalar ortam sağlama, güvenli, evlilik odaklı ve net olma; aile faktörü ana teması altındaki alt temalar aile onayı, aile uyumu ve ailenin dolaylı etkisi olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: aracı, eş seçimi, evlilik, evlilik kararı, nitel araştırma, tematik analiz

AracılıkEvlilikEş seçimi+3
Esma Ayaz
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Social and reference group through personal experience affect decision making process of consumer for FMCG products in Islamabad

The objective of the study is to examine a relationship between the social and reference groups and purchase decision-making process both directly and through the mediating aspect of personal experience of those groups. For this quantitative study, cross sectional data is collected by the virtue of convenience sampling technique from 245 customers of FMCG products in Islamabad through a survey questionnaire and their responses were further analyzed through SPSS 20. The results indicated a direct positive relationship between social and reference groups and purchase decision making process of customers and also displayed the partial mediating role of personal experience of those groups on the purchase decision-making process of customers. The findings of this study can be used by the marketing managers to influence different categories of customers in order to achieve their business objectives and has further added to the theory of how personal experience of those groups plays an intervening role between the social and reference groups and the purchase decision-making process of FMCG customers.

ExperienceFast foodFast food sector+6
Azhar Daud
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Van ilinde engelli bebeği olacağını öğrenen kadınların gebeliğe ilişkin karar verme süreçlerini etkileyen faktörler

Gebelik sürecinde yapılan test ve taramalar ile fetüsün sağlığı, fiziksel ve zihinsel özellikleri hakkında bilgi edinilebilmektedir. Edinilen bu bilgiler ile fetüste herhangi bir anomali olması durumunda, anne adayları kürtaj veya gebeliği devam ettirerek engelli bir bebek dünyaya getirme gibi iki yönlü bir tercih aşamasıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Araştırmam ile öğrenmek istediğim, gebelik sürecinde bebeğinin engelli olacağını öğrenen anne adaylarının bu zorlu süreçte ne tür faktörler/aktörler, etkisinde kalarak kararlarını şekillendirdiğidir. Anne adaylarının bireysel ve psikolojik olarak görünen bu kararları arkasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik sebeplerin öğrenilmek istenmesidir. Araştırmada ilk olarak literatür taraması yapılmış daha sonra nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak anne adayları ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ile toplumun sosyo-kültürel ve ekonomik özelliklerinin kadının vereceği kararda önemli bir yere sahip olduğu; ayrıca çeşitli aktörler(eş, aile, sağlık uzmanı vb.) tarafından kadının vereceği kararın yönlendirilmeye çalışıldığı görülmüştür.

EngellilikGebelikGebelik-istenmeyen+6
Emine Akçakaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Temel eğitim okullarında görev yapan öğretmenlerin okulda karar alma sürecine ilişkin algıları

Bu araştırma, temel eğitim okullarında görev yapan öğretmenlerin okulda karar alma süreçlerine ilişkin algılarını; cinsiyet, mezuniyet, yaş, kıdem, bulunduğu okuldaki hizmet süresi ve branşlarına göre farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Uşak İli Merkez ilçesinde bulunan temel eğitim okullarında görevli 1767 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma Uşak ili Merkez ilçesinde görev yapmakta olan öğretmenlerden 370 kişi rastgele seçilerek örneklem oluşturulmuştur. Veri toplama aracı olarak Başyiğit (2009) tarafından geliştirilen likert tipi ölçek kullanılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler SPSS programına aktarılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t testi, varyans analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın deseni, betimsel tarama modelidir. Araştırma bulgularına göre; eğitsel ve yönetimsel açıdan karar sürecine katılım istekleri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde her iki alt boyutta da düzeyin yüksek olduğu ancak erkekler yönünde anlamlı bir fark bulunmuştur. Branşlar arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir. Öğretmenlerin bu sürece katılım isteklerinin mezuniyet durumları arasında da anlamlı bir fark olmadığı görülmektedir. Karar alma sürecine katılım isteği ile öğretmenlerin bulundukları okuldaki hizmet süreleriyle ilişkisi incelendiğinde 16 yıl ve üzeri hizmet yılına ulaşmış öğretmenlerin yönünde anlamlı bir fark bulunmuştur. Karar alma sürecine katılım isteklerinin yaş değişkeni ile analizi sonucunda 26-35 yaş arasındaki öğretmenler ile 46 yaş ve üzerindeki öğretmenlerin arasında 46 yaş ve üzeri öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark bulunmaktadır. Öğretmenlerin kıdemleri de bulunduğu okuldaki hizmet sürelerinde olduğu gibi 16 yıl ve üzerinde bir çalışma süresine sahip öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Özetle, öğretmenlerin geneli karar alma sürecine etkin olarak katılmak istemektedir. Özellikle de erkek öğretmenlerin ve de meslekte kıdemli olan öğretmenlerin bu sürece katılmalarının gerektiğini düşündükleri söylenebilir. Bu durum da öğretmenlerin tecrübe kazandıkça karar sürecine katılım isteklerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okulda karar alma, karara katılım, öğretmen algısı.

Karar vermeKarar verme süreciTemel eğitim+4
Muhammet Timur
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Irkçı reklamlara yönelik tüketici tutumunun satın alma karar süreci üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma

Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ile beraber çeşitliliği gittikçe artan kitle iletişim araçları vasıtasıyla bireyler artık daha çok reklamla karşı karşıya kalabilmektedir. Dolayısıyla reklamlardan uzak kalma olasılığı azalmakta ve hakkında oldukça fazla söylemlerin olduğu alanlardan biri de reklamlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Reklam, istenilen mesajın kitle iletişim araçları kullanılarak geniş bir hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla markalar tarafından yoğun olarak tercih edilen etkili bir iletişim biçimidir. Fakat bazı markaların reklamlarını oluştururken hedef kitlenin özelliklerinin çeşitli nedenlerle başarılı bir şekilde analiz edilememesi krizlerle karşılaşma riskini artırmaktadır. Bu noktada markaların temel amaçlarından biri reklamı yapılan ürüne ilişkin hedef kitlede olumlu bir izlenim oluşturmak ve bu yönde satışlarını arttırmaktır. Ancak bazı reklamlarda kullanılan görseller ya da sloganların hedef kitle tarafından beğenileceği düşünülürken tersi bir durum yaşanabilmekte, reklam olumsuz olarak algılanmakta ve dolayısıyla da tepkileri üzerine çekmektedir. Bu açıdan son zamanlarda hedef kitlenin tepki göstermesine neden olan reklam konularından biri hiç şüphesiz ırkçılıktır. Bu durumda ırkçılık yaptığı gerekçesiyle bazı markaların reklamları kamuoyu ve özellikle de hedef kitlenin tepkisinin odağı haline gelmektedir. Tepkileri üzerine çeken markalar yaşanan bu olay sonrasında, reklamda verilmek istenen mesajın yanlış anlaşıldığını belirterek, hedef kitleden özür dilemekte ve söz konusu reklamlarını yayından kaldırdıklarını duyurmaktadır. Bu süreçte markalar, imajını yeniden düzeltme yolunu seçseler de tüketicilerin reklama yönelik olumlu veya olumsuz tutumları onların davranışını belirlemesi hususunda temel etken oluşturmaktadır. Tüketiciler markanın reklamına yönelik tepkilerini sosyal medya üzerinden ifade etmekle birlikte aynı zamanda söz konusu markaların ürünlerini satın almayarak da bir davranış gösterebilmektedir. Dolayısıyla her marka ürünlerinin satın alınması yönünde bir davranışın ortaya çıkmasını hedeflemekte, aksi bir durumun yaşanmasını istememektedir. Bu bağlamda çalışmada bir markanın ırkçılık yaptığı gerekçesiyle eleştirilen ve tepki çeken bir reklamına yönelik tüketici tutumunun satın alma karar süreci üzerindeki rolü araştırılmıştır. Araştırmada bir hazır giyim mağazasından alışveriş yapan tüketicilere anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın kapsamını, Uşak il sınırları içinde yaşayan 18 yaş ve üzeri tüketiciler oluşturmaktadır. Tüketicilerle görüşmeler sonucu uygulanan 400 anket değerlendirilmiştir. Anket analizlerinden elde edilen verilere göre, reklama yönelik tutumlar ile satın alma karar süreci arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Reklam, Irkçılık, Tüketici, Satın Alma Karar Süreci

IrkçılıkKarar verme süreciReklamlar+3
Dudu Öztürk
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketici karar verme sürecinde sıfır fiyat etkisinin deneysel analizi

Neo-klasik iktisat okulunun homo economicus varsayımına göre, ekonomik aktörlerden biri olan bireyin, rasyonel davranış sergilediği ve yaptığı tercihlerde bütün seçenekleri göz önünde bulundurarak kendisi için optimum olanı seçtiği ileri sürülmektedir. Ancak davranışsal iktisada göre birey karar verme sürecinde piyasada var olan tuzaklardan etkilenerek akıl dışı ve ön yargılı kararlar alabilmektedir. Bu yüzden bu alanda yapılacak ampirik çalışmalar önem arz etmektedir. Bu çalışmada bilişsel tuzaklardan, tüketici kararları üzerinde ciddi bir etki bıraktığı iddia edilen sıfır fiyat etkisi ele alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı "sıfır fiyat etkisi"ni deneysel olarak analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda Şırnak Üniversitesinde eğitim alan 206 öğrenci üzerinde doğal saha deneyi gerçekleştrilmiştir. Gerçekleştirilen deney iki aşama olarak uygulanmıştır. Yapılan deneyde temel olarak iki aşamadaki katılımcı grupları arasındaki tercihlerde anlamlı bir farklılık olup olmadığı test edilmiştir. Doğal saha deneyi analizinde bağımlı iki örnek t testi olan Paired Samples T testinden yararlanılmıştır. Deney birinci ve ikinci aşama olmak üzere iki aşamada gerçekleştrilmiştir. Deneyin birinci aşamasında bireyler tercihlerini yapılan ürün indirim sonrasında pahalı olan üründen yana kullanmışlardır. Deneyin ikinci aşamasında ise bireylerin uygulanan indirim ile tercihlerini bedava üründen yana kullandıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak bedavanın tüketici kararlarında psikolojik bir etki yarattığı ve sıfır fiyat etkisinin istatistiki olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir.

Davranışsal ekonomiDeneysel ekonomiKarar verme+4
Kader Caner
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yatay organizasyonun etkisi karar verme sürecinin yapısı

Bu çalışmanın amacı, Irak şirketlerindeki yatay yapıyı tanımlamak ve şirketlerdeki yatay yapıyı etkileyen en önemli temel faktörleri belirlemek ve yatay yapının şirketlerdeki karar verme sürecini nasıl etkilediğini belirlemektir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmış ve araştırmaya ait veriler anket uygulaması ile toplanmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için diğer uluslararası çalışmalardaki örnekler de dikkate alınarak uygun analiz olarak korelasyon ve lineer regresyon analizleri kullanılmıştır. Bu çalışma için tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır ve Missan Petrol Şirketi'ndeki yöneticilerden toplanan bilgilere göre örneklem büyüklüğü tahmin edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; yatay organizasyon yapısı ile karar verme süreci (görev faktörü, konu faktörü ve bağlam faktörü) arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiş ve tezde sunulan tüm hipotezler desteklenmiştir. Bu tezin sonuçları yatay organizasyon yapısı ile karar verme süreci (görev faktörü, konu faktörü ve bağlam faktörü) arasında pozitif ve anlamlı bir korelasyon olduğunu da göstermiştir. Ayrıca bu tezde yapılan anova analizi sonuçları; yaş, cinsiyet, eğitim vb. demografik değişkenlere göre karar verme faktörleri (görev faktörü, konu faktörü ve bağlam faktörü) arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Bu tez bulgularının, petrol şirketlerindeki yöneticilere ve diğer şirketlere örgütlerinin doğru ve etkin kararlar alabilmesi için yatay organizasyon yapısı uygulamalarında yol gösterici olması beklenmektedir.

IrakKarar vermeKarar verme süreci+2
Alhasan Falah Jameel
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Voleybol hakemlerinde karar verme becerisi ile bilişsel duygu düzenleme arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı profesyonel voleybol liglerinde voleybol hakemliği yapan hakemlerin karar verme becerileri ile bilişsel duygu düzenlemeleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye A klasman (N=50), AB klasman (N=20), ve B klasman (N=150), voleybol liglerinde görev yapan 51'i kadın, 148'i erkek olmak üzere toplam 199 katılımcı, örneklem grubunu oluşturmuştur. Elde edilen verilerin analizi IBM SPSS v22.0 programında yapılmıştır. Katılımcılara "Melbourne Karar Verme Ölçeği I-II" ve "Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda elde edilen verilerin analizinde, incelenen gruplar arasında bilişsel alt boyutları ve karar verme alt boyutları açısından anlamlı farklılık olup olmadığı parametrik test varayımları sağlandığından grup sayısı 2 iken Bağımsız Örneklem T Testi, grup sayısı 2'den fazla ise One Way ANOVA Testi ve karşılaştırma testlerinden Benferroni test kullanılmıştır. Ölçekler arasında ilişkinin değerlendirilmesinde Pearson korelasyon katsayısı ve önemlilik testi kullanılmıştır. Korelasyon katsayısı 0,39 ve altı zayıf ilişki ve 0,40-0,60 orta düzey ilişki olarak hesaplanmıştır. Analizlerde p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Çalışmanın analizleri IBM SPSS v22 programı kullanılarak yapılmıştır. Korelasyon katsayısı 0,39 ve altı zayıf ilişki ve 0,40-0,60 orta düzey ilişki olarak hesaplanmıştır. Analizlerde p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç olarak; kişilerin karar verme yetileri arttıkça bilişsel duygu düzenleme seviyeleri azaldığı, kadın hakemlerin bilişsel duygu düzenlenme becerileri ölçeği kendi suçlama alt boyut puan ortalamalarının erkek hakemlere oranla daha yüksek olduğu, yaşın hakemlerin karar verme becerilerine herhangi bir etkisinin olmadığı, ancak 20-32 yaş grubu arasında yer alan hakemlerin bilişsel duygu düzenleme becerileri ölçeği kendini suçlama alt boyut puan ortalamalarının diğer yaş gruplarına oranla yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Bilişsel duygu düzenlemeHakemler-sporKarar verme+3
Erol Akbulut
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kaygı, karar verme ve belirsizliğe tahammülsüzlük arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sürekli kaygı düzeyi, karar verme davranışı ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyi arasındaki ilişkilerin ve bu değişkenlerin cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesidir. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesindeki çeşitli lisans programlarında öğrenim görmekte olan 105 üniversite öğrencisinin (kadın: 62, erkek: 43) gönüllü katılımıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak Bilgi Formu, Sürekli Kaygı Ölçeği, Iowa Kumar Testi (IKT) ve Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi için ''korelasyon analizi'' ve ''ilişkisiz örneklemler için t-testi'' yapılmıştır.Yapılan analizler sonucunda; üniversite öğrencilerinin IKT performansı ile sürekli kaygı düzeyi ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyi arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır. Sürekli kaygı düzeyi ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyi arasında iki cinsiyet grubunda da aynı yönde anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Erkek öğrencilerin IKT performansının kadın öğrencilerden daha yüksek olduğu, kadın öğrencilerin sürekli kaygı düzeyinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma bulguları literatür doğrultusunda tartışılmış ve gelecek çalışmalar için bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Karar verme, Iowa Kumar Testi, IKT, kaygı, belirsizliğe tahammülsüzlük, beliren yetişkinlik.

Belirsizliğe tahammülsüzlükIowa Kumar Oynama GöreviKarar verme+6
Şeyma Tantan Ulu
Ege University
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tüketici karar verme sürecinde değer fiyat algısının deneysel analizi

Klasik iktisadi varsayıma göre, bireyler rasyonel karar vermektedir. Bu varsayıma göre tüketiciler, teorik olarak, seçim yaparken hem fayda hem de maliyetleri dikkate alıp, net faydanın maksimum potansiyeline yönelik seçeneği tercih etmektedir. Oysaki tüketiciler bazen akılcı bir fayda maliyet analizinden ziyade duygularına dayalı önyargılı kararlar verebilmektedir. Tüketici satın alma karar sürecinde tüketici davranışını etkileyen en önemli unsurlardan biri değer fiyat algısıdır. Bu düşünceden hareketle bu tez çalışmasında tüketicilerin satın alma karar sürecinde değer fiyat algılarını deneysel olarak analiz etmek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda üç farklı saha deneyi yapılmıştır. İlk iki deneyde karar verme sürecinde sıfır fiyatın etkisi test edilmiştir. Sonuç olarak bedavanın, tüketicilerde psikolojik bir unsur yaratarak tercihleri ciddi oranda etkilediği ortaya çıkmıştır. Üçüncü deneyde ise indirimli fiyatın, ürünün değeri üzerinde nasıl bir algı oluşturduğu analiz edilmiştir. Sonuç itibariyle indirimli fiyatın ürünün değerini düşürdüğü algısı gözlemlenmiştir. Birinci deney ve üçüncü deney iki aşamada gerçekleştirilmiş olup her aşamadaki katılımcı grupları arasındaki tercihlerde anlamlı bir farklılık olup olmadığının ölçülmesi için bağımlı iki örnek t testi uygulanmıştır. Sonuç olarak iki deney için de grup tercihleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Aynı zamanda tüm deneylerde cinsiyet ayrımı göz önünde bulundurulmuştur ve kadın ile erkek katılımcıların kararları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığının ölçülmesi amacıyla bağımsız örneklem t testi uygulanmıştır. Buna göre, üç deneyde de kadın ve erkek katılımcılar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.

Değer algısıFiyatFiyat tahmini+5
Burcu Dönmez
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Retail investors' investment decision-making process from a behavioral finance perspective with a focus on confirmation and overconfidence biases

This study implemented a quantitative analysis method to evaluate how overconfidence and confirmation biases have an influence on the decision-making process of retail investors. The study's sample population comprises 329 individuals who have prior experience in investing and come from various demographic backgrounds. In the financial markets, the research intends to investigate how these psychological biases are linked to the decision-making patterns observed among retail investors. The study's outcomes indicate that retail investors' tendency to overestimate their abilities significantly influences their investment choices. Retail investors often misjudge their capability and downplay the risks associated with their investments. This pattern of excessive self-assurance ultimately results in suboptimal trading behavior, inadequate portfolio variation, and heightened possibilities of making unwise investment choices. Retail investors' decision-making processes are significantly influenced by confirmation bias. According to research, they have a tendency to only consider information that validates their beliefs and opinions while ignoring or undermining contradictory data. This bias reinforces their already existing overconfidence, which can result in a lack of analytical thinking and predispose them to biased investment choices. The study suggests that retail investors should be conscious of how their overconfidence and inclination to confirm their own beliefs can affect their decision-making process. They should strive for rational and objective thinking to make wise investment choices.

Individual investorsBehavioral financeDecision making process+3
Layla Aıt Alı
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Basamaklama tekniği kullanılarak dinî hassasiyet farkının anlam-değer (zincir) modeli ile çözümlenmesi

"Mantık kullanarak ikna edersin, ama motive etmek istiyorsan bunu duygular aracılığıyla yapmalısın. Bunu, insanların değerlerine dokunarak yaparsınız." sözüyle Richard Wirthlin'in ifade ettiği gibi ürünler de tüketiciler için birer anlam ifade eder. Bilişsel bir yaklaşım olarak Anlam-Değer (Zincir) Modeli de tüketicilerin karar verme süreçlerine ışık tutarak onların mal, hizmet ve/veya deneyim gibi pazarlama sunumları ile olan etkileşimini keşfetmeye çalışmaktadır. Burdan yola çkarak yapılan bu çalışma ile dinî değerleri yaşam şekillerine farklı şekillerde yansıtan bireylere ait ürün özellikleri, elde edilen sonuçlar ve ulaşılan nihai değerler arasındaki kapsayıcı ilişkilerin karşılaştırılması ve aralarındaki benzerlikler ile farklılıklarn belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun için giderek önemi artan nitel araştırma yöntemlerinden biri olan Basamaklama Tekniği'nden yararlanılmış ve iki grup katılımcıyla üç çeşit ürün üzerine yapılan görüşmelerden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Böylece kutuplaşmış olarak nitelendirilen toplumumuzda tüketim söz konusu olduğunda bireyin hayatında oynadığı role göre dinî değerlerin nasıl bir etkiye sahip olduğu farklı bir model üzerinden gözlemlenmiştir.

Anlam-değer (zincir) modeliBasamaklama tekniğiDeğerler+6
Gülçin Güngören
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00

İlgili konular