Yüksek LisansAçık Erişim

Sulak alanların sorunları ve rehabilitasyon önerileri: Akgöl sulak alanı

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Bütünleşik havza yönetimi anlayışı ve sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda, Dünya'da ve Türkiye'deki sulak alanların temel sorunlarını ve genel durumlarını ortaya koyarak, iyileştirme yöntemlerinin farklılıklarını irdelemek ve sulak alan rehabilitasyon tekniklerini araştırarak değerlendirmek bu tez çalışmasının konusunu teşkil etmektedir. Bu bağlamda, sulak alanların küresel dağılımına, Türkiye'deki genel durumlarına, Dünya'da ve Türkiye'deki sulak alanların temel sorunlarına ayrıntılı olarak yer verilmiş ve bu sorunlar beş ana başlık altında toplanmıştır. Sahip oldukları biyolojik çeşitlilik, üretim potansiyeli, doğal işlevleri ve ekonomik faydaları nedeniyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul gören sulak alanların yok olmasına neden olan temel sorunlar; • Sulak alanlarda su miktarındaki azalmalar ve tarım ya da yerleşim yeri açma amaçlı kurutmalar, • Sulak alanlarda su kalitesinin bozulması, • Sulak alanlarda habitat tahribi, • Sulak alanlarda yönetime ilişkin sorunlar ve • Halkın bilinçlendirilmesi ve yönetime katılmasındaki yetersizlik olarak belirlenmiştir. Böylelikle, sulak alan bazında yönetim planlarına ihtiyaç duyulmasının nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışma kapsamında, ayrıca ülkemizde sulak alan yönetiminin yasal dayanağına, sulak alanların idari yönetimine ve sulak alan yönetim planı kavramının temel ilkelerine değinilerek; sulak alanlarda uygulanan restorasyon, rehabilitasyon, yaratma ve geliştirme yöntemlerinin tanımlamaları yapılmıştır. Bu kavramlar içerisinde sulak alanlar için en uygun iyileştirme yönteminin 'rehabilitasyon' kavramı olduğu belirlenmiş ve sulak alanların iyileştirilmesine yönelik rehabilitasyon tekniklerine ayrıntılı olarak yer verilmiştir. İlgili konular çerçevesinde, özellikle gelişmiş ülkelerdeki sulak alan rehabilitasyon uygulama örnekleri incelenmiştir. Bu çalışmanın sulak alanlar için yönetim planı geliştirilmesi ve rehabilitasyon teknikleri oluşturulması gerekliliğini savunan bölümünü destekleyici örnek olması açısından; ülkemizdeki kuş göç yolları üzerinde bulunan ve önemli sulak alanlardan biri olan Akgöl Sulak Alanı özelinde incelemeler yapılmıştır. Literatür araştırmaları sonucu, Tabiatı Koruma Alanı ve 1. Derece Doğal Sit Alanı olma özelliklerini taşıyan Akgöl Sulak Alanı temsilinde, sulak alanların özellikle miktar ve kalite kayıplarına neden olan faktörler belirlenmiş ve bu problemlerin rehabilitasyonu için bilimsel katkılar sağlamak amaçlanmıştır. Akgöl Sulak Alanı'nın yönetim planının oluşturulması aşamasında ve alana yönelik yönetim stratejisi geliştirme evresinde, bu süreçlere altlık oluşturmak nihai hedeftir. Böylelikle Akgöl Sulak Alanı'nda da var olan sulak alanların ilk iki ana problemi (miktar ve kalite) için, ilgili sulak alan bazında, rehabilitasyon önerileri geliştirilmiştir. Sorunların önlenmesinde ve iyileştirilmesinde uluslararası ve ulusal sulak alan mevzuatının geliştirilmeye devam edildiği ve ülkemizdeki sulak alan yönetim planlarının 2017 yılı itibariyle 25'e ulaştığı bilgisine tez kapsamında yer verilmiştir. Yönetim planı oluşturma aşamasından önce planın uygulanabilmesi için, sulak alan özeline rehabilitasyon tekniklerinin geliştirilmiş olması ve sulak alanlarda izleme, bakım ve değerlendirme çalışmalarının düzenli aralıklarla yapılmasının gerekliliği de tez kapsamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Gelişmekte olan ülke konumundaki ülkemizde de, dünya çapında uygulanan rehabilitasyon tekniklerine uygun sulak alan yönetim planlarının geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda Akgöl Sulak Alanı yönetim planına altlık oluşturması açısından, tez kapsamında ele alınan en büyük iki sorun olan; su miktarındaki azalmalar ve su kalitesindeki bozulmalara karşı geliştirilen en temel rehabilitasyon önerileri aşağıda özetlenmektedir. Su miktarının iyileştirilmesi ve hidrolojinin yapılandırılması için uygulanan rehabilitasyon teknikleri kapsamında, Akgöl'ün sürekli canlı kalmasını sağlayacak ve ekosistemi yıl boyu ayakta tutabilecek minimum su hacmi 5 milyon m3'tür. Bu su hacmine ulaşılabilmesi için; sulak alanı besleyen su kaynaklarının önünü kesen barajların yapım aşamalarında vaat edilen suyun sulak alana bırakılmasının ve alana gelen diğer doğal / yapay akışların serbest bırakılmasının, Akgöl Sulak Alanı'nın sürdürülebilirliği açısından şart olduğu tez çalışması kapsamında ortaya konmuştur. Yine su miktarının arttırılması ve korunması açısından 2013 yılında yapımı tamamlanmış olan seddenin güçlendirilmesi ve zamanla meydana gelen aşınma ve tahribatların belirli aralıklarla giderilmesinin sağlanması gerektiği bu çalışma kapsamında vurgulanmıştır. Sulak alan bölgesinde su tüketiminin önemli kısmını oluşturan tarımsal amaçlı su kullanımının, rehabilitasyon teknikleri arasında yer alan 'tarım uygulamalarını değiştirme' tekniği kapsamında azaltılması gerektiği tespit edilen önlemler arasındadır. Su dağıtım ve deşarj kanallarının yapısal yönden iyileştirilmesi, salma sulama yöntemi yerine basınçlı sulama sistemlerinin (damla veya yağmurlama sulama) uygulanması, su dağıtım programlarının hazırlanması, bu bağlamda alana getirilecek çözüm önerileri olarak belirlenmiştir. Sulak alana kapalı ve açık kanallar vasıtasıyla gelen su akımlarındaki en büyük kirlilik kaynaklarının Ereğli OSB atıksuları ve Ereğli İlçesi evsel nitelikli atıksuları olduğu bu çalışma kapsamında tespit edilmiştir. Bu nedenle, su kalitesi konusunda atılması gereken en önemli adım; evsel ve endüstriyel atıksuların yürürlükte olan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (SKKY) hükümlerine uygun şekilde arıtılmış olarak sulak alana verilmesidir. Ereğli OSB AAT'nin ileri arıtma yöntemleriyle çalışan bir tesisle değiştirilmesi, su kirliliğinin iyileştirilmesi açısından alana getirilecek en önemli önerilerdendir. Böylelikle Ereğli OSB'nin atıksuyunu deşarj standartlarına uygun şekilde alıcı ortama deşarj etmesi sağlanabilecektir. Bunun yanı sıra Ereğli ilçesi AAT'nin henüz 10 yıllık bir tesis olmasından ve kurulduğu alanda yer problemi teşkil etmemesinden ötürü kaldırılması yerine daha verimli ve işlevsel bir AAT düzenine geçilmesi Akgöl'e gelen kirliliğin giderilmesi açısından önemli bir adım olacağı vurgulanmaktadır. Ayrıca bahsi geçen iki arıtma tesisinin deşarj sularını Akgöl'e ulaştıran yaklaşık 6.4 km 'lik kapalı ve 14 km'lik açık kanalın, yeterince arıtılmamış atıksu deşarjları ile yapılan tarımsal sulamayı önlemesi ve sulak alan bölgesinde otlayan hayvan gruplarının bu kanallardan su içmesinin engellenmesi amacıyla tamamen kapalı kanala dönüştürülmesinin gerekliliği ortaya konmuştur. Sulak alan yakınlarında yer alan ve Ereğli ilçesine hizmet eden katı atık vahşi depolama alanının; görüntü kirliliği, sızıntı sularıyla neden olduğu toprak - su kirliliği veya yakılmasıyla oluşturduğu hava kirliliğinin önlenmesi için; sulak alanların korunması yönetmeliğinde de belirtildiği üzere sulak alan sınırı yakınlarından kesinlikle kaldırılması gerektiği bu çalışma kapsamında vurgulanan en önemli rehabilitasyon önerileri arasındadır. Bu tez çalışması kapsamında ortaya konan tüm rehabilitasyon önerilerinin uygulanması esnasında, yasal zorlamalar yerine halkın kendi kendinin kontrolünü sağlayan mekanizmaların geliştirilmesi gerektiği aşikardır. Akgöl Sulak Alanı'nın birçok özelliği ile disiplinlerarası çalışmaların gerçekleştirilebileceği bir ekosistem olması dolayısıyla, bu sulak alan bazında oluşturulacak yönetim planının, diğer sulak alanlarda oluşturulacak yönetim planlarına örnek teşkil edeceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, sulak alanların problemlerini ortaya koyarak, rehabilitasyon önerileri getiren ve Akgöl Sulak Alanı'nın yönetim planı oluşturulması aşamasına altlık teşkil eden bu çalışmanın sonuçları, sulak alanların sürdürülebilirliği açısından önem teşkil etmektedir.

Yazar

Duygu Baran

Kurum

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Duygu Baran (Yüksek Lisans Tezi). Sulak alanların sorunları ve rehabilitasyon önerileri: Akgöl sulak alanı, 2018, İstanbul Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul Technical University tezlerinden daha fazlası