Yenidoğan hiperbilirubinemisi olgularının değerlendirilmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Amaç: Yenidoğan döneminde sarılık, çok sık görülse de, çoğu zaman tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden düzelmektedir. Sağlıklı term yenidoğanların yaklaşık olarak %50-70'inde, preterm bebeklerin ise %80'inde görülmektedir. Fakat, sarılığı olan yenidoğanların bilirubinin potansiyel toksik etkileri olan kernikterus, bilirubin ensefalopatisi ve ciddi hiperbilirubinemi nedeniyle yakın izlemi gerekmektedir. Bu çalışmada, hiperbilirubinemi tanısıyla yatırılmış olan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 1 Ocak 2016 ve 31 Ekim 2018 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Neonatoloji Bilim Dalı, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde hiperbilirubinemi tanısıyla takip ve tedavi edilmiş olan 250 bebek retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmaya klinik olarak yenidoğan sarılığı tanısı alan 37 ile 42 gebelik haftası arası, doğum ağırlığı 1500 gr üzeri, laboratuar tetkiklerinde indirek hiperbilirubinemisi saptanan yenidoğanlar dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan 250 yenidoğan bebeğin %43,2'si kız, %56,8'i erkekti. Normal yol ile doğanların oranı %66, sezaryen ile doğanların oranı %34 idi. Olguların ortalama gebelik haftası 38,42±1,30 hafta, ortalama doğum ağırlığı 3051,2±457,1 gramdı. Hastaneye yatış gerektirenlerin yatış anındaki ortalama yaşı 5,46±3,9 gün, hastanede yatış süresi ise ortalama 7,38±4,4 gün idi. Olguların kardeşlerinde sarılık öyküsü olanların oranı %17,6, kardeşlerinde fototerapi öyküsü olanların oranı ise %13,6 idi. Hastaneye yatış anındaki total bilirubin değerlerine bakıldığında, ortalama değer 22,38±6,3 mg/dL olup erkek olgularda 22,69±6,06 mg/dL, kız olgularda 21,98±6,78 mg/dL olarak saptanmıştır. Bebeklerin %89,2'sinin kan grubu Rh (+) ve %49,2'sinin kan grubu A kan grubu, %24,8'inin B kan grubu, %22'sinin O kan grubu, %4'ünün AB kan grubu idi. Bebeklerin annelerinin %72'sinin kan grubu Rh (+) ve annelerinin %53,6'sının kan grubu O kan grubu, %21,2'sinin A kan grubu, %11,6'sının B kan grubu, %6,4'ünün AB kan grubu idi. Olguların %30'unda direkt Coombs testi pozitif saptanmış olup, direkt Coombs testi pozitif olan olguların tanılarına bakıldığında en fazla %29,3 oranında Rh ve subgrup uygunsuzluğu birlikteliği görülmüştür. Tüm olgular etiyolojik olarak değerlendirildiğinde en fazla ABO uygunsuzluğu görülmüş olup, sadece ABO uygunsuzluğu %15,2, Rh uygunsuzluğu ve subgrup uygunsuzluğu birlikteliği %10,4, ABO uygunsuzluğu ve subgrup uygunsuzluğu birlikteliği %10, idrar yolu enfeksiyonu %7,2, sadece subgrup uygunsuzluğu %5,2, glikoz 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzim eksikliği %4, nedeni bilinmeyenler %3,6, beslenme yetersizliği %3,2, sadece hipotiroidi %1,2, anne sütü sarılığı %0,4 olarak saptanmıştır. Olgulara uygulanan tedavilere bakıldığında, tüm hastalara fototerapi verilmiştir. Ortalama fototerapi süresi 24,07±17,85 saat idi. Sadece fototerapi tedavisi uygulanan olguların oranı %84, kan değişimi uygulanan olguların oranı %6,4, IVIG tedavisi uygulanan olguların oranı %5,2, kan değişimi ve IVIG tedavisi uygulanan olguların oranı ise %4,4 olarak saptanmıştır. Sonuç: Toplumumuzda çok sık karşılaşılan yenidoğan sarılığının azaltılması amacıyla bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Bunların başında yenidoğanın erken ve sık beslenmesi, prematüre doğumların engellenmesi, kan grubu uygunsuzluklarına yönelik önlemlerin alınması, ailelere anne sütünün öneminin ve faydalarının anlatılması, risk grubunda olan bebeklerin yakın takip edilmesi, ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi, doğum travmalarının önlenmesi, yenidoğan muayeneleri sırasında kardeş öyküsünün sorgulanması, ilk hafta içerisinde beslenme, tartı kontrolü ve sarılık açısından yeniden değerlendirilmesi ve özellikle erken taburcu edilen bebeklerin kontrol muayenesi için erkenden çağrılması gerekmektedir. Yenidoğan hiperbilirubinemisinin erken tanı ve tedavisi yapılmadığında oluşabilecek beyin hasarı toplum için önemli bir sorundur. Bu hastaların erken tanı ve tedavisinin yapılması morbiditeyi ve hatta mortaliteyi azaltacaktır. Günümüzde, etiyolojik olarak önemli bir sorun olan ABO ve Rh uyuşmazlıkları yakın izlenirken, enfeksiyonlar, G6PD eksikliği, subgrup uygunsuzluğu, hipotiroidi gibi diğer etiyolojik durumlar da akılda tutulmalı ve erken tanı ve tedavileri yapılmalıdır. Anahtar kelimeler: Yenidoğan, hiperbilirubinemi, fototerapi, kan değişimi
Yazar
Rezzan Ezgi Ekin
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Rezzan Ezgi Ekin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yenidoğan hiperbilirubinemisi olgularının değerlendirilmesi, 2019, Dicle University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dicle University tezlerinden daha fazlası
- Karayolları köprü ve menfez tasarım debilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi(2022)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- İslam hukukunda engellilerin durumu(2010)
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)
