Ege University
Anabilim Dalı

Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı

Ege University

908

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afet toplanma alanlarının mekansal ve işlevsel uygunluk analizi: Tekirdağ şarköy ilçesi

Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle çeşitli doğal afetlerle karşı karşıya kalan bir ülkedir. Bu afetler arasında depremler, can ve mal kayıpları açısından en yıkıcı olanlar arasında yer almaktadır. Türkiye'nin büyük bir bölümü birinci derece deprem kuşağında yer almaktadır. Tekirdağ iline bağlı Şarköy İlçesi, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer almakta ve birinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Tarihsel olarak büyük yıkımların yaşandığı bu bölgede, afet toplanma alanlarının sayısı, konumu ve işlevselliği kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Tekirdağ ili Şarköy ilçesi sınırları içerisinde afet toplanma alanları için uygunluk analizi yapılmış, nüfus yoğunluğu yüksek sekiz mahalle özelinde ayrıca değerlendirme yapılmıştır. Çalışma, teori ve gerçek durum arasında denge kurabilmek için mekânsal uygunluk analizi ve işlevsel uygunluk analizi olmak üzere ikili bir analizle gerçekleştirilmiştir. İlk analizde, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) aracılığıyla uygunluk haritası oluşturulmuştur. İlçe yüzey alanının %18,54'ünün "uygun", %49,77'sinin "orta düzeyde uygun", %31,18'inin ise "az uygun" olduğu tespit edilmiştir. Mevcut toplanma alanlarının büyük oranda uygun bölgelerde yer aldığı belirlenmiştir. İkinci analizde ise mekânsal uygunluk düzeyi belirlenen mevcut afet toplanma alanlarının işlevsel uygunluğunu analiz etmek üzere sahada gözlem çalışmaları yapılmış ve AHS yöntemiyle değerlendirilmiştir. İlçede, kapasite bakımından değişkenlik gösteren, işlevsellik bakımından temel ihtiyaçları karşılayamayan, özellikle altyapı bakımından acil durumda kullanıma uygun olmayan afet toplanma alanlarının olduğu tespit edilmiştir. Mekansal ve işlevsel analizlerin entegre edilmesi, afet toplanma alanlarının belirlenmesinde çok ölçütlü ve bütüncül bir değerlendirme olanağı sağlamaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca fiziksel risklerin değil, erişilebilirlik, altyapı ve kapasite gibi kullanım odaklı kriterlerin de dikkate alınmasına olanak tanımaktadır. Elde edilen bulgular, afet yönetimi sürecinde karar vericilere veri temelli, uygulanabilir ve sürdürülebilir planlama önerileri sunmaktadır.

Duygu Baştürk Ateş
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avcılar (İstanbul) sahil şeridindeki bitkisel materyalin tasarım ilkeleri açısından incelenmesi

Tarihsel gelişim süreci boyunca yeşil alan kavramı, toplulukların kültürlerinin ve yaşam kalitelerinin bir simgesi olmuştur. Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin özellikle üzerinde durduğu bu kavram sayesinde, modern kentleşme yapısı oluşmaktadır. İstanbul Avcılar kıyı şeridi sosyal ve kültürel açıdan Türkiye için büyük önem teşkil etmektedir. İstanbul'un kalabalık kent yapısından bunalan insanların kaçış noktası olarak tercih ettikleri bu alan İstanbul'un önemli kentsel yeşil alanlarından biridir. Toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendirilen bu alan üzerinde her geçen gün yaşam kalitesini arttırmak adına değişiklik yapılmaktadır. Bu çalışma kapsamında, İstanbul Avcılar kıyı şeridi içerisinde yer alan bitkisel materyal, incelenerek tasarım ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinden temin edilen bitki listesi dikkate alınarak alan çalışması yapılmıştır. Mevcut durumun belirlenmesine yönelik bu çalışmanın ardından alandaki bitkisel materyal tasarım ilkeleri doğrultusunda yön, renk, uygunluk, zıtlık vb. bitkisel tasarım ilkeleri yönlerinden değerlendirilmiştir. Avcılar kıyı kesiminde bitkisel materyallerin tür, tasarım ilkeleri ve fonksiyonel açılardan kullanımına yönelik eksiklikler olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda Avcılar kıyı kesimindeki bitkisel tasarımın geliştirilmesine yönelik çalışmalar düzenli olarak yapılmakta, ancak bitki çeşitliliği ve tür seçimlerinin bölgeye uygun olmadığı belirlenmiştir.

Meral Kara
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğa koruma alanlarının peyzaj mimarlığı açısından incelenmesi: Boraboy Gölü Tabiat Parkı Örneği

Yüzyılı aşkın süredir birçok ülke insanoğlunun dolaylı veya doğrudan tahribine sebep olduğu doğayı korumak için önemli adımlar atmıştır. Önemli kültürel değerleri ve doğal güzellikleri ile paha biçilemez bir hazineye sahip olan ülkemizde de koruma kavramı son yıllarda büyük önem kazanmıştır. Türkiye de sahip oldukları kaynak değerlere göre milli park, tabiat parkı, sulak alan gibi farklı statüler verilerek korunan alanlar kanunlar ile koruma altına alınmıştır. Doğa koruma alanları sahip olduğu biyoçeşitlilik, yaban hayatı, tarihi ve kültürel değerleri ile tüm canlılar için hayati öneme sahip olduğu gibi insanların rekreasyon ihtiyaçlarını karşılayacağı ve ekonomik olarak faydalanacağı kaynaklar olarak da görülmektedir. Doğa koruma alanlarının peyzaj mimarlığı açısından incelendiği bu çalışmada doğa koruma ile ilgili tanım ve kavramlar, doğa korumanın ülkemizdeki gelişimi ve sınıflandırma sistemlerine değinilmiş araştırma alanı olarak seçilen Boraboy Gölü Tabiat Parkı'nın doğal ve kültürel peyzaj özellikleri incelenerek değerlendirmeler yapılmıştır. Doğal oluşumu nedeni ile Türkiye'nin sayılı heyelan seddi göllerinden birisi olan Boraboy Gölüne de sahip olan Tabiat Parkı sınırları içerisinde 6 adet endemik bitki türü bulunmaktadır. Sadece sahip olduğu endemik bitki tür çeşitliliği; alanın sürekliliğinin sağlanması ve korunması için etkin ve insan-doğa kullanım dengesini dikkate alan bir planlama ile yönetilmesinin gerekliliğine değinilmiş olup hem mevcut uygulamalar hem de eksik uygulamalar yerine öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Doğa Koruma Alanları, Boraboy Gölü Tabiat Parkı, Peyzaj Mimarlığı

Seda Beket
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırsal kalkınma odaklı stratejilerin belirlenmesine yönelik bir araştırma: Tekirdağ, Saray örneği

Kırsal alanlar; yerel ekonominin genel olarak tarım ve ormancılık faaliyetlerine dayandığı, altyapıya ilişkin gelişimin kısıtlı olduğu, yaşam standartlarının kentlere göre düşük düzeyde olduğu, kentsel alanlar dışında yer alan yaşama ortamlarıdır. Zaman içerisinde kır-kent arasındaki gelişmişlik farklılıklarının görülmesi ile birlikte kırsal kalkınma yaklaşımları gündeme gelmiştir. Kırsalda tarımsal kalkınmaya dayalı gelişim modelleri yerini yerellik, katılımcılık, bütünsellik gibi ilkelere dayalı kalkınma yaklaşımlarına bırakmıştır. Kırsal yerleşimler; doğal yapıları, ekonomileri ve sosyo-kültürel özellikleri ile kentsel alanlardan farklılıklar gösterirler. Bu farklılıkları yansıtan en önemli gösterge yerleşimlerin özgün peyzaj kimlikleridir. Doğal ve kültürel peyzaj değerlerinden oluşan yerel kimlik değerleri kırsal alanları karakterize ederek, çekici birer güç oluştururlar. Bu anlamda kırsal alanların yerel kimlik değerlerine dayalı planlama, uygulama ve yönetim içerikli kırsal kalkınma yaklaşımları oldukça önemlidir. Bu yaklaşımla; tez çalışmasında, doğal ve kültürel kaynak değerleri ile önemli bir potansiyele sahip olan Tekirdağ ili, Saray ilçesi kırsal yerleşimlerine ilişkin; sahip olduğu değerler ve yerel potansiyellere dayalı olarak kırsal kalkınma odaklı stratejilerin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda; peyzaj kimliği odaklı planlama çalışmalarına altlık oluşturması amacıyla araştırmada seçilen örnek alanlara yönelik; doğal ve yapay kimlik bileşenleri başlıkları altında peyzaj kimlik kartları hazırlanmış, SWOT analizleri yapılmış ve bu tespitler doğrultusunda kırsal kalkınma odaklı stratejiler belirlenmiştir. Yerel halk ile yapılan görüşmeler, köy bilgi formları, arazi gezileri sırasında elde edilen görsel materyaller ve benzer konularda yapılmış literatürler çalışmada yönlendirici olmuştur. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar benzer özelliklere sahip alanlar için; kendi kendine yetebilen yerleşimlerde uzun vadede ekonominin iyileştirilmesi, yeni iş imkânları sağlanması, kırsaldan kente göçlerin azalması ve kırsal yerleşimlerdeki yaşam kalitesini arttırmaya yönelik katkılar sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kırsal kalkınma, Kırsal Kimlik, Kimlik Bileşenleri 2018, 147 Sayfa

Seda Topçuoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Merkez Yerleşkesinin kurakçıl peyzaj tasarım yaklaşımına göre irdelenmesi

21. Yüzyıl ile birlikte etkilerini arttıran küresel iklim değişikliği neticesinde ekstrem sıcaklık değerlerine ulaşılmakta ve sıra dışı hava olayları meydana gelmektedir. Dünya nüfusunda meydana gelen artış ve kullanılabilir suyun değer kazanması neticesinde su kaynaklarından en verimli şekilde yararlanma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda geleneksel peyzaj tasarım çalışmalarında değişikliğe gidilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kurakçıl peyzaj tasarım yaklaşımı ve ekolojik peyzaj tasarım yaklaşımı sürdürülebilir peyzajların önemini ortaya koymuştur. Tez çalışması kapsamında kurakçıl peyzaj tasarım ilkeleri açıklanarak yurtiçi ve yurt dışındaki örnekler irdelenmiştir. Örnek alan olarak Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Merkez Yerleşkesi seçilmiştir. Yerleşke genelindeki kullanım alanlarının mevcut durumları kurakçıl peyzaj ve ekolojik peyzaj tasarım yaklaşımları doğrultusunda irdelenmiş, sürdürülebilir bir peyzaj için çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Tezin amacı dünya üzerinde ve ülkemizde yaşanılan iklim değişikliğinin boyutlarını gözler önüne sermek, başta üniversite yerleşkeleri olmak üzere su ve enerji kaynaklarının daha verimli kullanıldığı sürdürülebilir peyzajlar oluşturulması konusunda yapılacak çalışmalara ışık tutmaktır.

Gökcan Hersek
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanayi alanlarının kentsel rekreasyon amaçlı kullanımı, tekirdağ-süleymanpaşa örneği

18. yüzyılda İngiltere'de başlayan sanayileşme devriminin tüm dünyaya yayılması ile birlikte kentlerde değişimler yaşanmaya başlamış ve bu değişim günümüzde de devam etmektedir. Teknolojinin de etkisi ile sanayi alanları farklılaşmaya gitmiş ve yer konusunda farlı tercihler doğmuş, böylece sanayi alanları kentlerin dışına taşınmıştır. Bu durum sonucunda kent merkezlerinde köhneleşmiş ve terk edilmiş işlevsiz alanlar oluşmuştur. Çalışma kapsamında bu alanların değerlendirilmesi yapılarak Tekirdağ Süleymanpaşa örneği incelenmiştir. İlk olarak kent, kentsel açık yeşil alan ve kentsel açık yeşil alanların işlevleri incelenmiş, rekreasyon kavramı, rekreasyon faaliyetleri ve bunların sağladıkları faydalara değinilmiştir. Kentsel dönüşüm kavramı incelenerek kentsel dönüşüm sürecinde dikkate alınması gerekli hususlar anlatılarak dünyadan ve ülkemizden kentsel dönüşüm örnekleri incelenmiştir. Daha sonra sanayi kavramı tanımlanarak sanayi gelişiminin kronolojik gelişimine bakılmış, sanayi alanlarının faydalarından bahsedilmiştir. İşlevini yitirmiş sanayi alanları ve dönüşüm süreçleri örneklerle incelenmiştir. Son olarak çalışma alanı ile ilgili, konum, nüfus, bitki örtüsü vs. veriler incelenmiş imar planlarına göre nüfus ve yeşil alan analizleri yapılmış, çalışma alanına yakın konumda ki parkların tespiti yapılarak tüm bu veriler doğrultusunda alana kazandırılmak istenilen park fonksiyonu belirlenerek bu doğrultuda öneri peyzaj projesi hazırlanmıştır.

Kentsel peyzaj
Şafak Yaprak
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Evaluation of urban parks for visual landscape quality; sample of Topkapi Urban Park

In this master thesis; In this master thesis; In Topkapı Urban Park, it is aimed to identify the areas that are visually appealing. The main material of the thesis study is; 43 photographs of the Topkapı Urban Park located within the boundaries of Zeytinburnu District of Istanbul Province and the photo-questionnaire with these photographs were formed. The questionnaire was applied to two groups as observer and expert. The observer group is composed of the students of the Department of Landscape Architecture of the Faculty of Fine Arts, Design and Architecture of Namık Kemal University, while the expert group consists of the faculty members and lecturers and the Landscape Architects working within the Istanbul Metropolitan Municipality Directorate of Parks and Gardens. The same questionnaire was applied to both groups in order to determine whether there was a difference in the choice of space between the user group and the expert group. In the survey study, each photograph has 1, 2, 3, 4, 5 (5 highest, 4 high, 3 medium, 2 low and 1 lowest). in Likert scale in terms of parameters of naturalness, harmony, care, simplicity, excitement, order, confidence and landscape beauty. Based on the results of the analysis of the method used in the study, data that support the results of the studies which are statistically significant and have been made in the previous international literature have been obtained. As a result of the evaluation of research findings, naturalness, harmony, care, simplicity, excitement, order, trust and landscape beauty have been found to have a direct effect on location preferences. By combining spatial characteristics, it was concluded that it is possible to reveal space typologies.

Gülseren Yazıcı
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite yerleşke alanlarının kentsel tasarım bağlamında değerlendirilmesi, Yeditepe Üniversitesi örneği

Dünya genelinde eğitimli ve kültürlü bireyler yetiştirme görevini üstlenen kurumlar, üniversitelerdir. Bilginin üretildiği ve üretilen bu bilgilerin toplumla açık ve anlaşılır bir şekilde paylaşıldığı eğitim ve öğretim mekânlarıdır. Üniversite yerleşkeleri eğitim görevini üstlenmenin yanı sıra gerek fiziksel büyüklükleri, gerekse kamusal ve sosyal görevleri ile kent içinde en etkili ve özel işlevleri olan kurumlardır. Türkiye'de 2006 yılından sonra üniversite kurumlarının inşası hızlanmış ve bu kurumların sayısı giderek artmıştır. Fakat kent içinde hızla sayısı artan üniversiteler için yeterli alan sağlanamamıştır ve üniversitelerin kurulmasında kent dışı alanlar ve kent dışı yerleşke modeli ortaya çıkmıştır. Kent içinde veya kent dışında bulunan üniversiteler eğitim-öğretim ve bilimsel faaliyetleri, sosyal ve kültürel yaşamı, alışveriş ve barınma gibi birçok işlevi bir arada bulundurmasıyla bu alanlarının planlanması ve tasarımı mimari ve kentsel çevre açısından çok önemlidir. Dünyadaki örnekler incelendiğinde üniversite yerleşkeleri farklı planlama modellerine sahiptir. Fakat morfolojik yapısı ne olursa olsun yerleşke alanları, binalar ve binaları çevreleyen açık alanlar ile bir bütünü ifade etmektedir. Bu etkin ve bütüncül yapının oluşturulmasında mimari ve kentsel tasarım ilkelerinin kullanılması mevcut durumun kalitesi ve sürdürülebilirlik açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın konusu; üniversite yerleşke alanlarının planlama ve tasarım kriterlerini araştırıp, İstanbul'da bulunan Yeditepe Üniversitesi yerleşkesinin planlama ve kentsel tasarım ilkeleri bakımından içeriğini kapsamaktadır.

Şura Şenel
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu ihaleleri sürecinde peyzaj mimarlarının karşılaştığı sorun ve çözüm önerileri üzerine bir araştırma

Kamu kurumları, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak, toplumsal refahı yükseltmek ve sosyal yaşam alanları oluşturarak daha iyi hizmet sağlamak amacıyla yatırımlar yapmaktadır. Kamu kaynaklarının kısıtlı olması ve toplumsal beklentilerin her geçen gün artmasıyla birlikte kamu kaynaklarının etkin, verimli ve ekonomik kullanılması daha da önem kazanmaktadır. Bu nedenle, bu tez çalışması kamu ihale kanunu kapsamında, peyzaj projeleri açısından işleyiş sürecinin eksiksiz ve kanuna tamamen uygun olarak peyzaj mimarları tarafından hazırlanabilmeleri için bir rehber olarak hazırlanmıştır. Bu tez çalışmasında Kamu İhale Kanununa göre ihalenin açılması ve ihaleye başvurunun gerçekleşmesi sırasındaki ve sonrasındaki işlemler Peyzaj Mimarlığı açısında ele alınmıştır. Tez kapsamında, kamuda ve özel sektörde çalışan Peyzaj Mimarları için, peyzaj projeleri ihalenin ilk aşaması olan ihtiyacın ortaya çıkmasından, sözleşme imzalama aşamasına kadar tüm süreçler detaylı olarak ele alınmış, anlaşmazlıklara mahal vermemek adına dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilerek, dosya hazırlama sürecinde ihtiyaç duyulan evraklar örnekleriyle verilmiştir. Bu çalışma, inceleme, analiz etme, değerlendirme ve öneri geliştirme aşamalarından oluşmaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki yapım işleri ihalelerin sözleşme imzalanıncaya kadar geçirdiği işleyiş süreci, peyzaj projeleri açısından incelenmiş, analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, peyzaj mimarları açısında tüm bu ihale sisteminde karşılaşılacak sorunlara çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır. Böylece peyzaj mimarları tarafında kullanılabilecek 'Peyzaj Projeleri İhale Süreci Rehberi' oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Peyzaj projeleri ihale süreci rehberi, İhale, Peyzaj mimarlığı ihale süreci, Kamu İhale Kanunu, İhale ilanı, Ekap

Fatma Handan Fındık Önsel
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kampüslerin dış mekân tasarım ilkeleri açısından irdelenmesi; Işık Ayazağa Kampüsü örneği

Bu yüksek lisans tez çalışmasında; Işık Ayazağa Kampüsü'nün dış mekân tasarım ilkelerine göre irdelenmesi hedeflenmiştir. Tez çalışmasının ana materyalini; İstanbul İli Sarıyer İlçesi sınırları içerisinde yer alan Işık Okulları- Işık Üniversitesi Ayazağa Kampüsü oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında, yerleşke içerisinde bulunan yapısal ve bitkisel materyallerin peyzaj tasarımına yönelik değerlendirmesi yapılmıştır. Bu kapsamda öncelikle konu ve kapsama yönelik literatür çalışmaları değerlendirilerek kuramsal temeller oluşturulmuştur. Daha sonra yerleşke içerisindeki farklı alanlara yönelik görsel materyaller çerçevesinde ele alınan fotoğraflar yapısal ve bitkisel tasarım ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonuçta; yapılan alan değerlendirmeleri kapsamında ele alınan dış mekânların, uygunlukları değerlendirilmiştir. Alan analizleri çerçevesinde yapılan tüm değerlendirmeler ile mevcut durum saptanmış ve örnek alanın gelişimine yönelik çeşitli öneriler geliştirilerek, kampüs tasarımlarının önemi ve gerekliliğine dikkat çekmiştir.

Leyla Şahin
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent parklarının kullanım olanaklarının engelliler açısından irdelenmesi: İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi Çırpıcı Şehir Parkı Örneği

Bu yüksek lisans tez çalışmasında; Çırpıcı Şehir Parkı'nda, kent parklarının kullanım olanaklarının engelliler açısından değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Tez çalışmasının ana materyalini; İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi sınırları içerisinde yer alan Çırpıcı Şehir Parkı oluşturmaktadır. Çalışma; arazi gözlemleri ve konu ile ilgili literatürlere dayalı olarak Çırpıcı Şehir Parkı'nda engellilere yönelik dış mekân kullanım standartlarları araştırılmıştır. Ulaşılabilirlik (park girişi, yaya yolu, merdiven, rampa, otopark), peyzaj donatı elemanları (oturma elemanı, işaret ve yönlendirme levhası, aydınlatma elemanı, çöp kutusu, halka açık telefon, posta kutusu, su öğesi), kullanım ve aktivite (çocuk oyun alanı, spor alanı, oturma alanı, tuvalet) çevreleme elemanları (bitkisel ve yapısal sınırlayıcılar) çerçevesinde çeşitli ölçümler yapılarak, görsel materyallerle desteklenmiş ve engellilere yönelik dış mekân standartlarına uygunlukları bakımından analiz edilerek sorgulanmıştır. Bulgular kapsamında engellilere yönelik sorunlar değerlendirilerek mevcut durumun iyileştirilmesi için çözüm önerileri geliştirilmiştir. Sonuç olarak, sadece engelli bireyler için değil herkes için tasarımın ön planda tutulmasının önemi vurgulanmıştır.

Özüm Türcan İmren
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Termik santrallerin çevresel etkileri üzerine bir araştırma

Enerji her sektörde kullanılan en önemli ihtiyaçtır. Ülkeler, artan enerji ihtiyaçlarını karşılamak için, kaynakların elverdiği ölçüde değişik üretim tekniklerine başvurmaktadır. Dünya enerji ihtiyacının %90'a yakını fosil yakıt kaynaklarından karşılanmaktadır. İnsanoğlunun fosil enerji kaynaklarını kullanmaya başlaması ile birlikte çevre üzerinde olumsuz etkiler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu süreç içinde hatalı şekilde yapılan yer seçimleri, çevre yönetimi, çevresel etkileri dikkate almayan teknoloji kullanımları bu sorunları giderek artırmıştır. Türkiye'de 1970'li yıllarda artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla termik santrallere yönelme olmuştur. O yıllarda termik santrallerin ortaya çıkaracağı çevre sorunları konusunda, Dünya'da ve Türkiye'de henüz yeterli bilgi birikiminin olmaması nedeniyle, olası çevre sorunları dikkate alınmadan hızla termik santraller inşa edilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla, özellikle yüksek fosil yakıt kullanımına dayanan termik santraller ile çevre ve canlılar için büyük risk oluşturan çevre sorunları ülkemiz gündemine girmiştir. Oysa Türkiye güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal vb. yenilenebilir enerji kaynakları bakımından zengin bir ülke olmasına karşın bu kaynaklar yeterince değerlendirilememektedir. Bu kapsamda, bu çalışmada; termik santrallerin çevresel etkileri ile alternatif enerji kaynakları araştırılmıştır.

Zafer Karaca
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent çeperinde gelişen yerleşim alanlarının kırsal peyzaja etkileri: İstanbul Büyükçekmece Karaağaç Mahallesi örneği

Metropolitenleşme sürecinde kentlerin dönüşümünün en belirgin özelliği artan yerleşim alanlarıdır. İstanbul metropoliten kentinde son yıllarda görülen kentleşmenin hızlanması, kentin yayılma ihtiyacını doğurmuştur. Kentsel yayılmanın doğal eşikleri baskılamaya başladığı noktada, kent ile kırsal alanlar arasında tampon görevi üstlenen çeper alanlarında kentsel saçak yerleşim alanları ortaya çıkmıştır. Gelişen saçak yerleşim alanlarının çeper alanlarında bulunan kırsal peyzaj alanlarını tehdit ettiği görülmektedir. Karaağaç Mahallesi, Büyükçekmece Gölü içme suyu havzasında yer alan, birkaç yıl öncesine kadar köy statüsünde olan, kırsal niteliklerinin korunması gerekliliği olan bir yerleşim alanıdır. Bu çalışmada; Büyükçekmece Gölü kıyısında bulunan Karaağaç Mahallesi örneğinden yola çıkılarak kentsel yerleşimlerin 2000-2018 yılları arasında kontrolsüz yayılmasının kırsal peyzajlara etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonucu olarak; Karaağaç Mahallesi idari sınırları içerisinde gelişme gösteren belli başlı 17 adet yerleşim alanı tespit edilmiştir. Çalışma alanındaki yerleşim dokusunun artmasının mahallenin kırsal peyzaj alanlarının yaklaşık %15'inin kaybolmasına sebep olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kırsal Peyzaj, Kentsel Saçaklanma, Kent Çeperi, Karaağaç

Kent çeperi
Ayşe Berna Bilgin
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tarihi kentsel peyzajlar kapsamında Edirne kenti eylem planının hazırlanması

Bugün kentler teknolojik gelişmeler ve küreselleşme etkisiyle kontrolsüz bir kentleşme sürecinin içindedir. Bu süreç sahip olduğu özgün doğal, tarihi ve kültürel değerleri ile önemli kültürel miras alanları olan tarihi kentler için bir tehdit oluşturmaktadır. Kentlerin değişen yaşam koşullarına entegre olması ve aynı zamanda özgün özelliklerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ancak sahip olduğu tüm doğal ve kültürel değerlerinin okunabildiği tarihi kentsel peyzajların korunması ile mümkündür. Tarihi kentsel peyzajların korunması için bugün bir kentin geleceğe dönük hedeflerinin gerçekleştirilmesini sağlayan eylem planları etkin bir araç olarak kullanılmaktadır. Eylem planları kentler için hedefler, stratejiler ve eylemler belirleyen planlardır. Kentlerin geleceklerinin bugüne göre farkını öngörmek için hazırlanan bu planlar aynı zamanda kentlerin sorun alanlarına çözüm üretmekte, kentin potansiyellerini nasıl kullanacağını ortaya koymakta ve belirlenen eylemlerin önceliklerini belirlemektedir. Bu araştırmanın amacı; Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemi gibi farklı tarihsel dönemlere ait kültür varlıkları ile katmanlaşmış bir kent olan Edirne'nin geçmişten bugüne aktarılan doğal ve kültürel özelliklerinin, yeni dönem gelişmeleri ile bütünleşebilmesini sağlayabilmek için tarihi kentsel peyzajlar kapsamında eylem planının hazırlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle kentte arazi çalışmaları gerçekleştirilmiş, kentin doğal, kültürel ve sosyo-ekonomik özelliklerine yönelik mevcut durum analizleri yapılmış, potansiyeller ve sorunlara ilişkin hedef, strateji ve eylemler belirlenmiştir. Hedefler, stratejiler ve eylemler belirlenirken; yapılan analiz çalışmalarının yanı sıra uluslararası ve ulusal eylem planı örnekleri ve konuyla ilgili hazırlanmış olan tüm planlar incelenmiştir. Eylem planı kapsamında belirlenen eylemlerin önceliklendirilebilmesi için uzman görüşlerinden faydalanılmıştır. Sonuç olarak kentin doğal, kültürel ve sosyo-ekonomik özelliklerine ilişkin hedefler, stratejiler ve eylemleri, eylemlerin öncelik durumlarını ve eylemlerden sorumlu olan kuruluşları içeren üç farklı eylem planı hazırlanmıştır. Bu araştırmanın gittikçe özgün değerlerini yitiren tarihi kentlerde tarihi kentsel peyzajlar kapsamında yapılabilecek eylem planları için bir çerçeve oluşturacağı düşünülmektedir.

Beste Karakaya Aytin
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırsal alanlarda ekoturizm potansiyelinin belirlenmesi: Kırklareli ili Kofçaz ilçesi örneği

Tez çalışması; "Kırsal alanlar; nüfus yoğunluğu, üretim biçimi, yerel peyzaj karakteri gibi doğal ve sosyo-kültürel değerleri ile özgünlük taşırlar. Aynı zamanda "bu özgünlükler ekoturizmin kaynağını oluşturur" hipotezi üzerinde kurgulanmıştır. Bu çerçevede tez kapsamında; Kırklareli İli Kofçaz İlçesi'nin (16 köy ve 1 ilçe merkezi) yerel doğal ve sosyo-kültürel değerlerine yönelik olarak ekoturizm potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla tez çalışmasında, 5 aşamalı bir yöntem izlenmiştir. Birinci aşamada çalışmaya ilişkin amaç ve kapsam belirlenmiş, ikinci aşamada alana ilişkin envanter ve veri tabanı oluşturulmuştur. Literatür taramaları ve arazi çalışmaları ile desteklenen ikinci aşamada; konu ile ilgili genel kavramlar tanımlanmıştır. Üçüncü aşamada; alanın doğal ve sosyo-kültürel peyzaj değerlerine ilişkin olarak; CBS ortamında haritalar oluşturulmuştur. Dördüncü aşamada, ekoturizm olanakları spektrum yöntemi (ECOS) ile alanın ekoturizm potansiyeli ortaya konulmuştur. Ekos Yöntemi çerçevesinde; erişilebilirlik, turistik altyapı olanakları, turistik üstyapı olanakları, doğal peyzaj çekiciliği, ekonomik yapı çeşitliliği ve sosyo-kültürel peyzaj çekiciliği ana bileşenlerine ilişkin 19 değerlendirme faktörü ve 27 alt kriter belirlenmiştir. Tüm bileşenler ekoturizm uygunluk durumuna göre 1'den 4'e (1 en az, 4 en çok) kadar puanlama yapılarak, uygunluk haritaları oluşturulmuştur. Gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda da, sentez paftası oluşturularak ekoturizm faaliyetleri için uygun alanlar belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, alanın % 89'unun ekoturizm faaliyetleri için uygun, % 6'sının çok uygun olduğu belirlenmiş ve ekoturizm etkinliklerine yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar; planlama, uygulama ve karar alma süreçlerinde, yerel yönetimler ve benzer konularda araştırma yapan diğer kişiler için yarar teşkil edecektir.

Alternatif turizmEkoturizmKırsal turizm
Engin Kabataş
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel tarım kavramı ve uygulanabilirliğinin peyzaj mimarlığı açısından değerlendirilmesi

Geçtiğimiz yıllar içerisinde, tüm dünyada kentsel nüfus oranının hızla artmasıyla beraber kentlere göç olgusunun desteklenmesi ve sermayenin kentlerde yoğunlaşmaya devam etmesi ve buna ek olarak; ekolojik ve politik krizler sonu olmayan göç dalgalarını kentlere yönlendirmektedir. Kentlerde hızla büyüyen nüfus yoğunluğu nedeniyle kent dinamikleri yeniden oluşmakta ve buna bağlı bazı sıkıntılarla karşılaşmaktadır. Kentleşme sürecinde doğal kaynakların denetimsiz tüketilmesi, sera etkisi gibi problemlere sebep olmuş, doğal yaşam üstünde gün geçtikçe daha da artan zararlı etkiler yaratmıştır. Doğal kaynakların tükendiği ve sürdürülebilirliğin önem kazandığı günümüzde, gıda güvenliği gelecekteki en önemli sorunlardan birisi olarak görülmektedir. Kentsel tarım uygulamaları; yeşil alanların oluşmasını sağlar ve gıda güvenliğini korumanın yanı sıra ekonomik olarak da verimli faaliyet olanakları sağlayarak kentsel sürdürülebilirliğin aracı olmaktadır. Kentsel tarımın mekan kavramına dayalı olması, biyoçeşitliliğin korunması ve ekolojik ayak izinin azaltılması açısından duyarlılık sağlaması, toplumsal açıdan bütünleştiriciliği gibi çeşitli yönleri bahsedilen tüm olumsuz durumları düzeltebilmek ve sürdürülebilir kentlere erişmek amacıyla büyük avantaj yaratmaktadır. Tarihsel kentsel gelişim süreçleri incelendiğinde kentlerin sürdürülebilirliğini arttırmak amacıyla ve kentsel kırsal bağlantılarının kurulması için kentsel tarım uygulamalarının kentlerin gelişiminde büyük rol oynadığı görülmektedir. Bu sebeple kentsel tarım uygulamalarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için peyzaj mimarlarına planlama ve tasarım yönlerinden görevler düşmektedir. Bu araştırma kapsamında yapılan literatür taramasıyla tarihten günümüze kentsel tarımın kavramı ve ilkeleri incelenmiş ve Dünya'dan ve Türkiye'den örnekler incelenerek kentsel tarımın peyzaj mimarlığı açısından yorumlanarak uygulanabilirliğine dair öneriler sunulmuştur. Bu çalışmanın amacı düzensiz kentleşmeyle oluşan çevre problemlerine ekolojik çözüm oluşturma için, insan sağlığı, çevre sağlığı, gıda güvenliği, kent estetiği, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği sağlamak için çözüm oluşturabilecek uygulamadan kentsel tarımı Peyzaj mimarlığı yönünden irdelemektir. Çalışma kapsamında kentsel tarım uygulamaları ve Peyzaj mimarlığı mesleğinin yönetimsel katkıları, planlamasındaki etki ve katkıları incelenmiştir.

Pelin Bostancı
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tekirdağ ili Çorlu ilçesi örneğinde kentsel yaşam kalitesinin irdelenmesi

Avrupa ve diğer ülkelerin birçoğunda özellikle de gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, zaman içerisinde birçok alanda değişim ve gelişimler yaşanmıştır. Özellikle de sanayileşme ve hızlı nüfus artış oranı ile birlikte, arazi kullanımı/örtüsü, ulaşım, yerel iklim, yapılaşma, açık-yeşil alan kullanımında olumsuz değişimler yaşanmaktadır. Bu süreç içerisinde, "yaşam kalitesi", "yaşanılabilirlik", "kentsel yaşam" gibi konular ile birlikte mekânsal yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik yaklaşımlar dünya ülkeleri için önemli bir gereklilik haline gelmiştir. Nitekim 2019-2023 plan hedeflerinde; On birinci Kalkınma Planı Kentsel Yaşam Kalitesi Özel ihtisas Komisyonu Raporu'nda; "Kentsel yaşam kalitesinde ölçme ve değerlendirme sistemlerinin uluslararası karşılaştırmalara elverişli, çok katmanlı, esnek, özgün ve özgül nitelikte oluşturulması", 2020-2023 Ulusal Akıllı şehirler Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında ise; "Hayata Değer Katan Yaşanabilir ve Sürdürülebilir şehirler" oluşturulması, 2010-2023 Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı hedeflerinde ise „Sürdürülebilir kentsel gelişme sağlanması‟ hedeflenmektedir. Bu amaçla tez çalışmasının temelini; "Ülke kalkınma plan ve stratejileri ile uyumlu olarak kentsel yaşam kalitesi gerekli bir konudur ve kentsel alanlarda mekânsal anlamda açık alanlara ilişkin "teknik", "ekolojik", "sosyal", "görsel", "işlevsel" parametreleri dikkate alan bir kentsel yaşam kalitesi yaklaşımı ele alınmalıdır" hipotezi oluşturmaktadır. Bu kapsamda, ülke kalkınma plan ve stratejilerinin de öngördüğü hedeflere paralel olarak; Tekirdağ İli Çorlu ilçesi örneğinde, teknik, ekolojik, sosyal, görsel ve işlevsel parametreler temelinde kentsel yaşam kalitesine yönelik strateji ve hedeflerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Geliştirilen yöntem çerçevesinde; örneklem alanlar saptanmış, kentsel yaşam kalitesine ilişkin gösterge ve ölçütler oluşturulmuş, değerlendirmeler yapılmış ve kentsel yaşam kalitesinin geliştirilmesine yönelik strateji ve hedefler saptanmıştır. Geliştirilen gösterge ve ölçütler; kentsel yaşam kalitesinin belirlenmesine ilişkin analizlerin yapılması (erişilebilirlik, ulaşım, kentsel donatı alanları, nüfus yoğunluğu, nüfus dağılımı, odak noktaları, yeşil alan durum analizi ve doluluk boşluk analizi), anket çalışmaları, gürültü ölçüm analizleri, örnek alanlara ilişkin kimlik kartlarının oluşturulması aşamaları ile desteklenmiştir. Böylelikle; çalışmadan elde edilen sonuçlar kentsel yaşam kalitesi ölçütlerinin açık yeşil alanlar ölçeğinde mekânsal düzeyde uygulanabilirliği gerçekleştirilmiş olacak ve benzer konulardaki çalışmalara yol gösterici olacaktır.

Dilem Aktaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel yeşil alan sistem kurgulanmasına yönelik bir model önerisi

Kentsel alanlar günümüz koşullarına ve zamana göre değişen, yaşayan mekanlardır. Kentsel ortamlarda meydana gelen değişiklikler, öncelikle kentlerin sahip oldukları doğal, kültürel kaynaklarına yansımakta, bu durum da kent halkının fiziksel, psikolojik, sosyal yaşam şeklini yönlendirmektedir. Yaşanabilir kentsel ortamların oluşturulması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması, tüm kentlerin ortak bileşenleri olan fiziksel ve doğal bileşenlerinin planlı bir şekilde tasarlanması ile mümkündür. Fiziksel bileşenler olan yapılar ve yollar arasında, bağlayıcı bir denge elemanı olan yeşil alanlar, çeşitli araştırmalara konu olmuş; korunmaları, geliştirilmeleri yönünde stratejiler üretilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında yeşil alanlar üzerine yapılan ulusal ve uluslararası çalışmalar araştırılmış ve sentezlenerek tüm kent tipleri için yeşil alan planlamasında kullanılacak bir yeşil alan sistem modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen model çalışma alanı olan Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi imar planı sınırına uyarlanmıştır. Model aşamaları kapsamında araştırma alanının sahip olduğu sosyoekonomik ve çevresel yapı unsurları ortaya konulmuş, kentsel gelişimi ve tipolojisi izlenerek yapısal ve doğal elemanların yeşil alan planlamada nasıl değerlendirileceği adım adım ele alınmıştır. Çevresel faktörler kapsamında getirilen öneriler, sosyoekonomik analiz sonucu elde edilen veriler ile bütünleştirilerek çalışma alanı için uygulanabilecek nitelikte yeşil sistem önerileri getirilmiştir. Kentsel yapılaşma alanının ancak %22'si yeşil alan olan çalışma alanı, geliştirilen öneriler ile beraber model kapsamında önerilen %40 yeşil alan standardını yakalamıştır. Bu şekilde geliştirilen ve çalışma alanına uyarlanan modelin, farklı kent tiplerine de uyarlanabilecek bir örnek teşkil ettiği düşünülmektedir.

Kentsel yeşil alanlar
Pınar Gültürk Doğruyol
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel gelişim alanlarına ilişkin ekoloji temelli planlama yaklaşımı: Tekirdağ örneği

Tez çalışmasında Tekirdağ örneğinde kent-kır etkileşiminin halen gözlendiği bir kentsel gelişim alanı için alan kullanım kararlarının verilmesinde, ekolojik verilerin dikkate alındığı, ekoloji temelli bir alan kullanım planlamasının yapılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmanın hipotezini; "Kentsel gelişme alanlarında planlanacak arazi kullanımları sürdürülebilir ve ekolojik açıdan çevreye duyarlı olabilir" ve "Kentlerde gün be gün artan çevre sorunları ancak ekolojik kaygıların güdüldüğü planlama yaklaşımları ile çözülebilir" ifadeleri oluşturmaktadır. Çalışmanın yöntemi 4 ana basamaktan oluşmaktadır: Birinci basamakta araştırmaya ilişkin sorunlar ile çalışma alanı belirlenmiş, potansiyel alan kullanım türleri ve bunlara yönelik ekolojik ölçütler ortaya konulmuştur. Çalışmada, belirlenen kullanım türlerine yönelik en uygun alan kullanım kararlarının verilmesi için "Uygunluk Analizi" yöntemi kullanılmıştır. İkinci basamakta koruma, tarım, çayır ve mera, orman, rekreasyon, yerleşim ve sanayi alanları olarak belirlenen kullanım türlerine yönelik ölçütler ve alt ölçütlerin aldıkları uygunluk değerleri ve katsayıları belirlenmiştir. Bu doğrultuda 27 literatürden yararlanılmış ve araştırma alanı özelinde 17 ölçüt ve 84 farklı alt ölçüt belirlenmiştir. Ölçütlere ilişkin uygunluk değerleri ve uygunluk katsayıları değerlendirilerek hazırlanan haritalar, McHarg (1969)'ın "Çeşitli Kullanımlara Göre Peyzaj Değerlendirme-Overlay" (haritaların üst üste çakıştırılması yöntemi) olarak adlandırılan ekolojik planlama yöntemi ile çakıştırılmıştır. Böylece, her bir kullanım türüne yönelik potansiyel alan kullanım haritaları elde edilmiştir. Üçüncü basamakta, potansiyel alan kullanım haritalarının çakıştırılıp, birlikte analiz edilmesi ve mevcut alan kullanımlarının değerlendirilmesi ile ekoloji temelli bir sentez plan oluşturulmuştur. Sonuçlar, kent için hazırlanan imar planı ve kentsel dönüşüm master planı ve Büyük Ova Koruma Alanı kararları ile karşılaştırılmıştır. Sonuçta; imar planında ve master planda yerleşim kararı verilen alanların uygun olmadığı, büyük ova ilan edilerek koruma altına alınan tarım alanı sınırları kapsamının yetersiz olduğu görülmüştür. Son basamakta da, doğru alan kullanım kararlarının verilmesi için ekolojik peyzaj planlarının gerekliliğine dikkat çekilmiş ve planlamaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Tuğba Üstün Topal
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırsal yerleşimlere ilişkin köy tasarım rehberlerinin Tekirdağ - Şarköy - Güzelköy örneğinde uygulanabilirliği

Kırsal yerleşimler, kendilerine özgü peyzaj ve mimari dokusu ile kent yerleşimlerinden ayrılırlar. Bulundukları doğal ve fiziksel çevre, sosyo-kültürel ve ekonomik farklılıklar kendilerine has olmalarını sağlamaktadır. Bu sebeple bu özgünlüğün korunması ve kalkınmanın sağlanması kırsala dair önemli konu başlıklardandır. Bunlardan yola çıkılarak tez kapsamında, kırsal alanların fiziksel olarak planlama ve tasarımına yönelik olarak köy tasarım rehberleri çalışılmıştır. Avrupa'da yaygın olarak kullanılan kırsal planlamaya dair çözüm yöntemlerinden biri olan köy tasarım rehberleri, ülkemizde de kısa süre önce mevzuatta yer alarak kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan çalışmalar sayıca az olmakla birlikte ilerde bu sayının artacağı ve gerekliliğinin anlaşılacağı düşünülmektedir. Köy tasarım rehberleri, planlama ve tasarım ölçeğinin bir arada çalışıldığı, yerel halkın ve yönetimin tasarıma dâhil edildiği ve yerine özgü olarak ele alındığı için, kırsal yeşimlerin korunması ve kalkınmasında önemli rol oynamaktadır. Bu bağlamda köy tasarım rehberlerinin içeriğine dair hangi konuları kapsadığı ülkemizde yapılan rehber çalışmalarla birlikte verilmiştir. Daha önce çalışma yapılmaması sebebiyle Trakya coğrafyası için kırsal anlamda önemli bir yer olan, Şarköy ilçesi Güzelköy yerleşimi çalışma alanı olarak seçilmiştir. Bu alan üzerinden kırsal alanlar için örnek bir rehber çalışma oluşturmak hedeflenmiştir. Güzelköy yerleşimi; doğal ve fiziksel çevresi, kültürel ve ekonomik değerleri, kendine özgü yapısıyla korunması ve kalkındırılması gereken bir yerdir. Tüm bunlara yönelik olarak yapılı fiziksel çevreye dair kapsamlı bir şekilde analiz çalışmaları yapılmıştır. Köydeki mevcut doku tespit edilmiş, bu dokunun korunmasına yönelik olarak planlama ölçeğinden tasarım ölçeğine kadar dokuyu oluşturan öğeler incelenmiştir. Köy tasarım rehberine yönelik bulguların oluşturulmasından sonra alanın korunması ve geliştirilmesine yönelik fiziksel çevreye dair yapılması tavsiye edilen öneriler geliştirilmiştir. Köy içerisinde yer alan ortak alanlara yönelik fikir projeleri oluşturulmuştur. Tüm bunlardan yola çıkarak kırsal yerleşimlerin önemine, korunması gereken değerlerimiz olduğuna, turizm ve ekonomik anlamda geri kazandırılması gerektiğine mimari değerler üzerinden dikkat çekilmiştir.

Cansel Akbaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarihi çevrelerde görsel peyzaj kalite değerlendirmesi: İstanbul/ Karaköy örneği

Tarihi çevreler; geçmişten günümüze referans niteliği taşıyarak, sosyal, kültürel ve mekânsal anlamda çeşitli izler taşırlar. Bu izler, geçmişe ilişkin ip uçları verirken geleceğe ilişkin de yol gösterici olurlar. Söz konusu tarihi çevreler, sahip oldukları bu değerler ile mekânsal, görsel ve duyusal anlamda farklılıklar yaratarak, kentsel imajı güçlendirmede rol oynarlar. Dolayısıyla da tarihi çevrelere yönelik yapılacak planlama çalışmalarında, görsel peyzajın değerlendirilmesi önemli bir ana kaynak değerleri oluşturacaktır. Bu kapsamda tez çalışmasında; kültürel nitelikteki pek çok referans noktası ile tarihsel bir kimliğe sahip İstanbul İli Beyoğlu İlçesi Karaköy semtinin görsel peyzaj kalitesinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla; uzman (25 kişi) ve kullanıcı grubundan (75 kişi) oluşan toplam 100 kişilik katılımcının, Karaköy'ü görsel peyzaj açısından algısal olarak değerlendirilmesi sağlanmıştır. Katılımcılar, Karaköy'ün çeşitli noktalarından çekilen 25 adet fotoğrafı 9 adet parametre (doğallık, heyecan, uyum, okunabilirlik, bakım, düzen, hareket, yoğunluk, manzara güzelliği) temelinde Likert ölçeği kullanılarak değerlendirmiştir. Anket sonuçlarına tanımlayıcı istatistikler uygulanmıştır. Değerlendirmeler, hem uzman ve kullanıcı grubuna ayrı ayrı yapılmış hem de tüm katılımcılar düzeyinde yapılmıştır. Değerlendirmelerde her bir parametrenin her bir görüntü özelinde almış olduğu en yüksek ve en düşük puanlar çizelgeler şeklinde sunularak, yorumlamalar yapılmıştır. Buna göre; su öğesinin baskın oluğu, tarihi dokunun uyumlu bir bütünlük gösterdiği fotoğrafların yüksek puan aldığı, yapılaşmanın yoğun olduğu ve görüş açısının daraldığı fotoğrafların düşük puan aldığı saptanmıştır. Çalışma sonucunda görsel yönden çekicilik gösteren alanlar tanımlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Karaköy özelinde görsel peyzajın belirlenmesi ile yapılacak planlama ve tasarım çalışmaları için ana kaynak değeri oluşturabilecektir.

Kalite kontrol sistemiPeyzajTarihi çevre+1
Muhammet Mustafa Ateş
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil altyapı sistemlerinin kentsel alanlardaki önemi; Çorlu (Tekirdağ) örneği

Yeşil altyapı sistemleri, kentsel alanlarda uygulanan yeni, etkili ve başarılı sonuçlar veren sistemler bütünü olarak önümüze çıkmaktadır. Bu sistemlerin yeşil alanların planlanmasının yanında; kent içinde çevresel problemlere doğal çözümler üretmek, kirliliği azaltmak, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak, insanların yeşile ulaşılabilirliğini arttırmak ve yaşam konforunun yükseltilmesi sağlanabilmektedir. Yeşil altyapı sistemleri ile kentsel alanlarda doğal çözümler, ekolojik, ekonomik, sosyal faydalar sağlaması nedeniyle kent sürdürülebilirliğine önemli katkılar sunacaktır. Kentsel yeşil altyapı, kentsel yeşilliği, teknik ya da sosyal altyapı kadar iyi bir şehir hayatı için önemli olan temel bir altyapıyı ifade eder. Uygulanacak yeşil altyapı sistemleri ile yaşam kalitesi ve sürdürülebilirlik üzerinde etkisi olan kentsel yeşil hizmetlerin işlevleri vurgulanabilecektir. Şehirlerde açık ve yeşil alanların stratejik olarak çeşitli sosyal, estetik ve çevresel faydalar sağlayan bir ağ olarak geliştirilmesi konusunda fikir vermektedir. Bütüncül planlama ve işbirliği, yeni potansiyel alanların oluşturulmasını ve ekolojik, estetik çözümler geliştirilmesini sağlamaktadır. Araştırmanın materyalini Çorlu ilçesinde farklı alanlarda uygulanan yeşil altyapı örnekleri oluşturmaktadır. Yöntem; literatür taraması, alan çalışması ve analiz değerlendirme yapılarak üç aşamada incelenmiştir. Araştırma bulgularında yeşil altyapı sistemlerinden yeşil sokak/sokak ağaçlandırması, yeşil kaldırım/yeşil yaya yolları, yağmur bahçesi ve yağmur suyu depolama tankı uygulamaları yapılarak kullanılan materyaller hakkında bilgiler verilmiştir. Bu araştırma ile yeşil altyapı sistemlerinin önemi vurgulanmış ve yapılan örnek uygulamaların yapılacak olan projelere katkı sunması amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Yeşil altyapı, Sürdürülebilirlik, Kentsel alanlar, Çorlu, Tekirdağ.

Kentsel alanlarSürdürülebilirlikTekirdağ-Çorlu+1
Yasemin Duygu Bolat
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meydanların görsel ve işlevsel yönden kent kimliğine katkıları: Bakırköy Cumhuriyet Meydanı ve Eminönü Meydanı örnekleri

Bu çalışmada Bakırköy Cumhuriyet Meydanı ve Eminönü Meydanı'nın, peyzaj mimarlığı bakış açısıyla, bulunduğu kent kimliğine görsel ve işlevsel yönden etkisi irdelenerek potansiyelleri ile eksikliklerinin tespit edilmesi ve bulunduğu kent ile kent kimliğine katkı sağlamalarına yönelik öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, öncelikle kent, kent kimliği ve meydan kavramları ortaya konulmuş, kent kimliğini ve meydanı oluşturan unsurlar araştırılmıştır. Araştırma alanı olarak seçilen meydanlarda, meydanı oluşturan tüm unsurlar incelenerek analiz edilmiş, bu meydanların bulunduğu kente ve kent kimliğine etki eden tüm özellikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak; meydanlarda belirlenen görsel ve işlevsel özellikler toplu olarak bir tabloya aktarılarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda her iki meydanın da bulunduğu kente ve kent kimliğine olumlu etkisi olduğu belirlenmiş ve bu meydanlardaki eksik ya da zayıf yönlerin giderilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Kent kimliğiMeydanlarPeyzaj mimarlığı+1
Nilay Alp
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi sahil şeridinin yaya bölgeleri planlama ve tasarım ilkeleri açısından değerlendirilmesi

Kıyı alanları, sahip oldukları doğal, sosyo-kültürel ve ekonomik potansiyellerlegünümüzde en çok tercih edilen alanlar arasındadır.Bu tercih edilmenin bir sonucu olarakgeçmişten günümüze yoğun kullanımların merkezi haline gelmiştir. Nüfusun hızla artması,özellikle başta yayalar olmak üzere tüm toplumun kıyı alanlarından yararlanma imkanınınolması, kıyıların önemini zamanla daha da arttırmış bununla birlikte kıyılar zamanla zarargörmeye ve yanlış planlanma ile karşı karşıya kalmaya başlamıştır.Bu çalışma kapsamında"yaya", "yayalaştırma", "yaya bölgesi", "yaya yolu", ''kıyı'' ve ''kıyısal alan'' kavramlarıincelenerek, kıyı şeritlerinin kent içindeki önemivurgulanmış, yaya bölgelerinin tarihselsüreçlerine, planlama ilkelerine değinilmiş, Dünya'da ve Türkiye' de başarılı olmuşyayalaştırma yaklaşımları incelenerek örnekler verilmiştir. Çalışma alanı olarak20 kmuzunluğundakiTekirdağ sahil şeridi seçilmiştir. Gözlem, analiz ve değerlendirme yöntemi ileTekirdağ Sahil Şeridi'nin mevcut durumubelirlenmiştir.Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesi sahilşeridinin bütüncül olarak değerlendirilmesi ve yayalara kesintisiz bir şekilde rekreasyonelaktivite olanağı sunabilmesi amacı ile alana ilişkin sorunlar belirlenmiş, ve çözüme yönelikçeşitli öneriler geliştirilmiştir. Araştırma sonucunda, Tekirdağ Süleymanpaşa İlçesi sahilşeridinin mevcut durumu genel olarak ele alındığında2mahallede bulunan kullanımlar yoğun, diğer 5 mahalledeyer alan kullanımlar mevsimsel yoğunluk göstermektedir. Bunun başlıcasebepleri kentlileri bu mahallelerde bulunan sahil şeritlerineyönlendirecek iklimdeğişikliklerine uygun farklı rekreasyonel çeşitliliğin olmamasıdır.Bununla birlikte birçok yerde geçişe izinveren,bütüncül bir kıyı şeridi olmaması olduğu sonucuna varılmıştır. Kıyı tiplerinin, alankullanımlarının, kullanım yoğunluğunun, yapısal ve bitkisel yeterliliklerinin sahil şeridininmerkeze olan mesafesine, doğal yapıya ve ihtiyaçlara göre değiştiği tespit edilmiştir.

Peyzaj mimarlığıPeyzaj tasarımıSahil şeridi+2
İpek Gamture
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 sürecinde yerel halkın yeşil alan kullanımı ve gereksinimi üzerine bir araştırma: Rize ili Fındıklı ilçesi

Günümüzde yaşanan COVID-19 salgını ile birlikte dünya çapında bir pandemi süreci yaşanmıştır. Salgın süreci ile birlikte, bireylerin sosyal, fiziksel ve ruhsal sağlık durumlarında etkilenmeler olmuştur. Bu durum, özellikle de bireylerin, dış mekana yönelik rekreasyonel faaliyetlere olan talep ve eğilimlerini etkileyerek, yeşil alanlara olan ihtiyacı daha da önemli hale getirmiştir. Bu amaçla çalışmada, "Kentsel yeşil alanlar kişilerin sağlıklı olmalarında önemli bir etkiye sahip olup COVID-19 süreci ile kişilerin yeşil alanlara olan talep ve eğilimleri değişiklik göstermiştir" hipotezi ile "Kentsel yeşil alanlar kişilerin fiziksel-ruhsal ve sosyal sağlıklarını ne ölçüde etkilemektedir?", "COVID-19 sürecinde yeşil alan kullanım ve tercihleri nasıl olmuştur?" sorularına cevap aranmıştır. Çalışmanın genel amacı; Rize İli Fındıklı İlçesi özelinde, pandemi sürecinde yerel halkın yeşil alan kullanım ve tercihlerinin belirlenmesidir. Bu çerçevede öncelikle örnek alana ilişkin yeşil alan miktarı ve durumunun belirlenmesine yönelik çeşitli analizler yapılmıştır. Kentsel donatı alanları, mevcut aktif açık yeşil alan durumu, mahalle ölçeğinde aktif açık yeşil alan varlığı, mevcut açık yeşil alanların hizmet etki alanı ile imar planında öngörülen yeşil alan miktarının belirlenmesi bu kapsamda yapılan analizler olmuştur. Sonrasında Rize ili Fındıklı İlçesi'nde yaşayan 115 kişiye uygulanan anket çalışması ile kişilerin yeşil alan kullanım ve tercihlerine ilişkin görüş ve eğilimleri ortaya konmuştur. Anketlerden elde edilen veriler; frekans ve yüzde dağılımları gibi tanımlayıcı istatistiki analizlerin yanı sıra Ki-Kare testi ve Faktör analizi yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; Rize İlçesi Fındıklı İlçesi yeşil alan durumu ortaya konmuş, pandemi sürecinde yerel halkın yeşil alan kullanımı ve gereksinimi saptanarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

COVID 19Halk sağlığıYaşam kalitesi+1
Kübra Haznedar
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırklareli kent merkezi çocuk oyun alanlarının peyzaj tasarım ilkeleri açısından değerlendirilmesi

Kentsel alanlardaki yerleşim oranı günümüzde daha fazladır. Bu durumda kentsel mekanlarda açık alanlara duyulan ihtiyaç artmaktadır. Kent içerisinde piknik alanları, rekreasyon alanları, yeşil alanlar ve çocuk oyun alanları gibi açık mekanlara sıkça yer verilmelidir. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklar da rahatlamak için açık alanlara çıkmaya ihtiyaç duymaktadır. Öncelikle güvenli ve sağlık çerçevesinde, sağlam ve zararsız, yapısal ve bitkisel materyaller kullanılarak yapılan, özgürce oynayabildikleri alanlar olması gerekmektedir. Araştırma materyalini, Kırklareli merkez ilçesinde yer alan çocuk oyun alanları oluşturmaktadır. Kent merkezinde 64 adet park olup, toplamda 76.537 metrekare alan kaplamaktadır. Çalışma kapsamında değerlendirmeye alınan çalışma sahaları, kent merkezi genelinde çocuk oyun alanlarının konum ve peyzaj tasarım uygulamaları açısından olumlu ve olumsuz örneklerinin gösterilmesi amacıyla merkez sınırlarını oluşturan 10 mahalle arasından rastgele seçilmiştir. Tasarım kriterleri doğrultusunda incelemeler yapılarak her alan için ''alan gözlem formu'' doldurulmuş ve bununla çocuk oyun alanlarının mevcut durumları ortaya konmuştur. Çalışmanın amacına yönelik değerlendirmeler yapılırken yapısal ve bitkisel unsurlar dikkate alınmıştır. Topoğrafik açıdan renkli ve doğal güzelliklere sahip arazilere kurulan çocuk oyun alanları, çocukların fiziksel gelişimlerinin desteklenmesi ve farklı aktivitelerin içerdiği oyun çeşitliliği açısından önem arz etmektedir. Kentsel gelişimin hızla artığı kentin, çocuk oyun alanları konusunda günümüzde olduğundan daha bilinçli ve doğru planlama kriterleri doğrultusunda tasarlanması, yer seçimi ve konut yakınlıkları dikkate alınarak, topoğrafyanın elveriş durumu ile alan kullanımlarının doğru yönde kullanıldığı bir peyzaj tasarımına gidilmesi gerekmektedir.

KırklareliOyunlarPeyzaj tasarımı+1
Tuğba Arslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesinde sürdürülebilir yaya ulaşımı için yaya yürüyüş koridorlarının yeterliliğinin belirlenmesi

Gelişen ve büyüyen kentlerde artan nüfus ve taşıt sayısı sonucu ulaşımda taşıt odaklı düzenlemelere gidilmiştir. Bu durum kent içerisinde ulaşımın ana unsuru olan ve aktif rol oynayan yayanın hareketini olumsuz etkilemektedir. Kentlerdeki ulaşım sistemi hem yaya hem de motorlu araç ulaşımı düşünülerek oluşturulmalıdır. Yoğun kent dokusu içerisinde herkes tarafından erişilebilir ve kullanılabilir yaya yürüyüş koridorları, yaya hareketi devamlılığı için önemli yapısal alanlar olarak görülmektedir. Bu çalışmada Tekirdağ Süleymanpaşa ilçesinde sürdürebilir yaya ulaşımı için yaya yürüyüş koridorlarının yeterliliğin belirlenmesi, potansiyel ve eksikliklerinin tespit edilmesi ve bulunduğu kent ile kent kimliğine katkı sağlamalarına yönelik öneriler geliştirmesi amaçlanmıştır. Öncelikle kentsel mekan içerisinde büyük bir öneme sahip olan ulaşım ve ulaşım kavramının ana unsuru olan yaya ve yaya yürüyüş koridoru kavramı, yaya bölgelerin tarihsel gelişimi, yaya karakteristikleri, alanları, planlama ve tasarım ilkeleri ve yaya yürüyüş koridoru bölgeleri irdelenmiştir. Araştırma alanı olarak seçilen cadde ve sokakların, mevcut durumları saptanmış ve belirlenen 9 kriter (işgal durumu, engelleyiciler, uygun genişlik, fiziksel durum, devamlılık, eğim, temizlik, gölge durumu, tampon bölge) doğrultusunda değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda Mimar Sinan Caddesi yaya yürüyüş koridoru olarak yüksek düzeyde uygun, İbrahim Efendi Sokağı, Peştemalcı Caddesi ve Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Caddesi ise uygun olmayan alanlar olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yönelik öneriler sunulmuştur.

TekirdağYaya bölgeleriYayalar
İlayda Göksin
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel alanlarda uygulanan geleneksel ve sürdürülebilir yağmur suyu yönetim modellerinin karşılaştırılması

Sanayi Devrimi ile birlikte başlayan hızlı kentleşme iklim değişikliğinin insan kaynaklı etkilerinin en önemlisidir. Hızlı ve plansız kentleşme doğal alanların ve özellikle su kaynaklarının hızla azalmasına ve kirlenmesine sebep olmaktadır. Bu bağlamda her türlü su kaynağının doğru ve etkin kullanımı önem kazanmaktadır. Su yönetimi, su hasadı ve yağmur suyunun kullanımı bu etkiler sonucu ortaya çıkmıştır. Kentsel alanlarda geçirimsiz yüzeylerin artması yüzeysel akışın artmasına ve yağmur suyunun kullanılmadan kentlerden uzaklaştırılmasına sebep olmuştur. Bu kapsamda yağmur suyu yönetiminin sağlanması bağlamında birçok yöntem geliştirilmiştir. Kentsel alanlarda geleneksel ve sürdürülebilir yağmur suyu yönetim modellerinin kullanımı birçok faktöre bağlıdır. Bu tez kapsamında kentsel alanlarda uygulanan geleneksel ve sürdürülebilir yağmur suyu yönetim modellerinden bahsedilmiştir. Geleneksel yağmur suyu yönetim modellerinin asıl amacı yağmur suyunun hiçbir işleme maruz kalmadan mazgallar veya yağmur suyu drenaj kanalları vasıtasıyla kanalizasyon sistemine aktarılıp alıcı ortama aktarılmasıdır. Sürdürülebilir yağmur suyu yönetim modelleri doğayı taklit etmeyi esas alan, yağmur suyunun bitkiler yardımıyla filtreleyerek yeraltı kaynaklarına veya alıcı ortama aktarıp su döngüsünün bozulmamasını amaçlayan sistemlerdir. Çalışmanın devamında geleneksel ve sürdürülebilir yağmur suyu yönetim modelleri karşılaştırılarak stratejiler üretilmiştir. Sonuç olarak; yağmur suyu yönetim modellerinin kentsel alanlarda bir arada uygulanmasının mevcut alan kullanımları için en doğru yöntem olduğu belirlenmiştir.

Kentsel peyzajKentsel tasarımYağmur suyu+3
Özge Nur Aydın
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuk oyun alanlarının yeterlilik ve tasarım ilkeleri yönünden değerlendirilmesi; İstanbul Gaziosmanpaşa örneği

Düzensiz, hızlı kentleşmeden dolayı ekolojik faaliyetler göz ardı edilmiştir, kentte insanların yaşam kalitesi olumsuz etkilenmiştir. Bundan dolayı; kent sakinleri dinlenmek için kentlerde bulunan açık-yeşil alanlara kolaylıkla ulaşabilmelidir. Açık-yeşil alan olan çocuk oyun alanları; çocukların oyun ihtiyacını karşılayan önemli kent öğesiyken, yetişkinler içinde rekreasyon alanıdır. Araştırmanın materyalini, İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan çocuk oyun alanları oluşturmaktadır. İlçede 85 adet park olup, toplamda 239.410 m² alan kaplamaktadır. Parklar, yeterlilik ve tasarım ilkeleri doğrultusunda incelenmiştir. Parklarda yeterlilik kriteri; mahalle ölçeğinde kişi başına düşen oyun alan miktarı ve parkların mahalledeki konutlara yürüme mesafesi bakımından incelenmiştir. Oyun alanlarını tasarım ilkeleri açısından değerlendirilirken alanda gözlem yapılmış ve alan gözlem formu doldurulmuştur. Çalışmanın sonucunda, ilçede çocuk başına düşen oyun alan miktarı 1,89 m² bulunmuştur. İlçedeki 16 mahallenin 7'sinde çocuk başına düşen oyun alan miktarı 1 m²'den fazla, 8'inde 1 m²'den az, 1 mahallesinde ise çocuk oyun alanı olmadığı görülmüştür. İlçe standart değerlerin altında kalsa da birçok il ve ilçenin sayısal değerlerine göre kişi başına düşen oyun alan miktarı daha fazla çıkmıştır. Oyun alanlarının yeterlilik kriteri ikinci olarak yaşlara göre yürüme uzaklığı incelendiğinde; mahalleler kendi içlerinde yürüme mesafesinde olmasa da komşu mahallelerin oyun alanlarıyla desteklendiği tespit edilmiştir. Oyun alanları tasarım ilkeleri bakımından incelendiğinde birçok kriteri sağladığı saptanmıştır. Bu çalışmayla, kapsamlı çocuk oyun alanı envanteri oluşturmak hedeflenmiştir.

Aktiviteye dayalı öğretimOyun alanlarıÇocuk oyunları+1
Emine Gülseli Yersiz
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sürdürülebilir üniversite yerleşkelerinde su etkin peyzaj tasarım modeli üzerine bir araştırma: Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi

Dünya üzerinde yeterli ve temiz su, insan ve diğer canlıların sağlığı için hayati öneme sahiptir. Küresel ölçekteki kaynaklar, sürdürülemez yönetim ve iklim değişikliği nedeniyle tehdit altındadır. Dünya nüfusunun öngörülemez artışı, yapı stokunun ve beraberinde kentleşmenin çoğalması, doğal alanların tahribi yönetimin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemektedir. Yaşanan iklim değişikliği sorunu sel ve kuraklıkların yoğunlaşmasına, yağış düzenlerinin değişmesine ve deniz seviyesinin yükselmesine neden olmaktadır. Dünya genelinde günümüz koşulları ve gelecek yıllarda öngörülen senaryolar ülkelerin su stresi düzeylerinin artacağını işaret etmektedir. Bu noktada suya sürdürülebilir erişimin güvence altına alınması gerekmektedir. Bu tez kapsamında yerleşke özelinde yağmur suyu hasadı konusu incelenip, toplanacak suyun yerinde çözüm önerileri ile tekrar değerlendirilerek doğaya ve su döngüsüne katkısının sağlanması amaç edinilmiştir. Kampüslerin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve kentlere girdi oluşturabilmesi için tez kapsamında çalışma alanı olarak Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesi seçilmiştir. Trakya Üniversitesi Balkan Yerleşkesine ait elde edilen ve oluşturulan veriler; doğal ve yapısal veriler olmak üzere iki alt başlıkta açıklanmıştır. Yağmur hasadı kapsamında; yerleşke içerisinde farklı malzemeler ile kaplı yüzeylerden toplanacak yağmur suyu miktarı Rasyonel Method, bitki su tüketim hesabı CROPWAT 8.0 programı ile hesaplanmıştır. Yerleşke içerisinde toplanacak yağmur suyu miktarı ile bitkilerin ihtiyaç duyduğu sulama suyu miktarı karşılaştırması yapılmıştır. Toplanacak yağmur suyunun depolanması için tank hacimleri hesaplanmış ve konumları tespit edilmiştir. Sonuç bölümünde, yerleşke genelinde toplanacak yağmur suyu miktarı 493.898 m3/yıl, bitkilerin sulama suyu ihtiyacı 54,530 m3/yıl olarak hesaplanmıştır. Bu veriler, toplanan yağmur suyu miktarının bitkilerin sulama suyu ihtiyacını karşıladığını göstermektedir. Yerleşke içerisinde toplanacak yağmur suları tanklara yönlendirilmektedir. Depolanan yağmur suları dışında arta kalan yağmur suları için sürdürülebilir yöntemler ile yerinde çözüm önerileri üretilmiştir. Bu kapsamda, geçirimsiz malzemenin yer aldığı yollar ve otoparklar içerisinde üç örnek alan belirlenmiştir. Her bir öneri için bilgiler detaylandırılarak görseller ile açıklanmaktadır.

Nilay Mısırlı
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversitelerin sürdürülebilirliğine yönelik eylem planı hazırlanması: TNKÜ örneği

İnsanlık doğası gereği sürekli ilerleme ve gelişme ihtiyacı duymaktadır. Gelişmenin doğayı hiçe sayan uygulamaları içermesi ise yerküre üzerinde yıkıcı etkilere neden olmakta, doğal kaynakların tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmasıyla ekonomik büyümeyi sınırlandırmakta ve sosyal adaleti sekteye uğratmaktadır. Tüm bu etkilerin sonucunda gelişen sürdürülebilir gelişme kavramı insanlığın temel ihtiyaçlarını öncelikli kılma, ekonomik büyümeyi adil paylaşıma dayandırma ve toplumsal ilerlemeyi eşitlik ilkeleri çerçevesinde yürütmeyi ve bunun sistematik bir yönetim ile sağlanmasını önceliklendirmektedir. Sürdürülebilir gelişmenin doğrudan hedef aldığı bir mekan olmamakla birlikte yerleşim birimleri bu ilerlemenin somut olarak izlenebileceği alanlardır. Ölçeklerinin büyüklüğü ve grift yapıları nedeniyle kentlerde uzun zaman alan sürdürülebilirlik girişimlerinin, küçük bir kent özelliği gösteren üniversite yerleşkelerinde yerleşkelerin planlama-uygulama-denetleme kolaylığı ile daha hızlı sonuç verebileceği düşünülmektedir. Üniversitelerin farklı kültürel özelliklere sahip olması ise sürdürülebilirliğe yönelik uygulamaların standart olmaktan çıkıp kuruma özgü olmasını gerektirmektedir. Bu çalışma ile Birleşmiş Milletler gelişme hedefleri doğrultusunda örnek bir alana yönelik üniversiteler için sürdürülebilirlik eylem planı (SEP) geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olarak sürdürülebilirlik çalışmalarının henüz çok başında olan Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi seçilmiştir. Çalışma alanı Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinin merkez yerleşkesi olma niteliği taşıyan Değirmenaltı Yerleşkesi ile sınırlandırılmış, ofis ve saha çalışmalarının bir arada yürütülmüştür. Arazi çalışmalarının yanı sıra konuya ilişkin kavramlar literatür taranarak derlenmiş, çalışma alanına ilişkin doğal, kültürel ve sosyo-ekonomik özellikler mevcut durum analizleri ile ortaya konmuş, üniversite uluslararası platformda kabul görmüş GreenMetric endeksine göre değerlendirilmiştir. Üniversite kullanıcılarının sürdürülebilirlik uygulamalarına ilişkin tutum, görüş ve yaşam pratikleri ise anket uygulaması ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bu veriler ışığında TNKÜ'ye özgü sürdürülebilirlik eylem planı geliştirilmiştir. SEP 8 amaç, 20 hedef, 35 strateji ve 174 eylem ile bu eylemlerden sorumlu birimleri ve eylemlerin gerçekleştirilmesi için önerilen zamanlardan oluşmaktadır. Bu çalışmanın sürdürülebilirlik çalışmalarının başında olan üniversitelerin kuruma özgü eylem planlarını hazırlamasında bir çerçeve niteliği taşıyacağı düşünülmektedir.

Araştırma üniversiteleriKurumsal sürdürülebilirlikSosyal sürdürülebilirlik+1
Reva Şermet
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel alanlara yönelik kurakçıl peyzaj tasarım önerisi: İstanbul - Silivri Sahil Parkı

Dünyadaki sera etkisi ve küresel ısınma, iklim değişikliğinin etkilerini artırmaktadır. Bilinçsiz tüketilen kaynaklardan dolayı iklim değişikliği etkileri; yağışlardaki düzensizlik, bitki örtüsünün zarar görmesi, buzulların erimesi, orman yangınları, kuraklık vb. şeklinde görülmektedir. Küresel düzeydeki bu etkiler, insanların bilinçlenmesi ve ekolojik yaklaşımların uygulanması yönünden oldukça önem taşımaktadır. Bu bağlamda peyzaj ekolojisi ile beraber kentsel alanlardaki planlama ve tasarım kriterleri değişiklik göstermektedir. Özellikle kuraklıkla başa çıkmak için suyun etkin kullanılması gerekmektedir. Ekolojik bir yaklaşım biçimi olan Xeriscape (Kurakçıl Peyzaj Tasarımı), suyun etkin kullanılmasını amaçlamaktadır. Yöreye uygun bitkilerin seçimi, etkin sulama, malçlama uygulaması ve minimum çim alanları oluşturma ilkeleri ile kurakçıl peyzaj tasarımı gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda çalışma alanı olarak İstanbul'un Silivri ilçesindeki Sahil Parkı seçilmiştir. Tezin yöntemi üç aşamadan oluşmaktadır. Konuya ilişkin literatür taraması yapılmış, örnek alandaki mevcut durum tespit edilmiş ve alan bölgelendirilerek öneri kurakçıl peyzaj tasarım fikirleri oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında alan büyüklüğü, alandaki bitki gruplarının adet ve türleri, bitkilerin yaprak dökme ve herdemyeşil olma durumu, kurakçıl peyzaj tasarımına uygun olma ve olmama durumu, bitkilerin su istek seviyeleri tespit edilmiştir. Verilere göre alanın kurakçıl peyzaja uygun olma durumları (birinci bölge %51, üçüncü bölge %90) tespit edilmiştir. Bu özellikler doğrultusunda tasarıma uygun bitkiler (Cercis siliquastrum, Yucca filamentosa vb.) tercih edilmiştir. Akabinde plan ve perspektif görünümleri ile tasarımlar geliştirilmiştir. Sonuç olarak çalışma kapsamında kurakçıl peyzajın önemine ve suyun etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekilmiştir.

İlayda Yüce
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kamusal alanlardaki değişimin kentsel dönüşüm ile ilişkisi, kent kimliği açısından değerlendirmesi; İstanbul ili Maltepe ilçesi örneği

Gelişen dünya şartlarına paralel kentler de değişim ve dönüşüme uğramaktadır. Kentlerin gelişim süreçlerinde en dikkat çekici değişim kamusal alanlarda meydana gelmektedir. Öyle ki, kamusal alanlar; kentlerin fiziksel, sosyal, kültürel dokusunu şekillendirerek kent kimliğinin gelişimi ve kent kullanıcıları için önemli bir unsurdur. Bu temel üzerinden, bütüncül planlanmayan kentsel dönüşüm, kamusal alanların kent ile ilişkisinin zayıflamasına sebep olurken aynı zamanda amaca hizmet etmeyen ve birbirine benzeyen kent oluşumlarını meydana getirebilmektedir. Tez genel çerçevesini kamusal alanlar temelinde "Kentsel dönüşüm ve kent kimliği birbirleriyle ilişkili kavramlardır. Kentsel dönüşüm sürecinde kentte aşamalı olarak gelişen tarihsel, mekansal, görsel ve sosyo demografik değişimler kent kimliğine etki etmektedir" hipotezi oluşturmuştur. Tez çalışmasında makro açıdan üst ölçek plan kararları ve politikalarda öne çıkan yaklaşımlardan yararlanarak mikro ölçekte insan müdahalesinin en yüksek olduğu yapay çevre oluşumunun gözlendiği zengin kimlik bileşenlerine sahip İstanbul kenti Maltepe İlçesinde kamusal alanlardaki değişim sürecinin kentsel dönüşüm ile ilişkisi ve kent kimliği açısından etkisi araştırılmıştır. Bu bağlamda; Maltepe İlçesi örneğinde belirlenen çalışma alanı özelinde tarihsel, mekansal, görsel ve sosyal kimlik değişimlerine ilişkin süreçler analiz edilmiş, farklı kullanıcı grubunun değişim sürecinde algılarını ortaya koyabilmek için anket yapılmıştır. Tez kapsamına yönelik elde edilen bulgular dahilinde kamusal alan potansiyeli üzerinden kentsel dönüşüm stratejileri geliştirilerek çalışma alanı özelinde mahalle ölçeğinde değerlendirilmiş ve öneriler getirilmiştir

Kamusal alanKent kimliğiKentsel dönüşüm
Meltem Coşaner Tonyalı
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırsal kalkınma odaklı akıllı kent yaklaşımında tarımsal turizmin uygulanabilirliği: Silivri örneği

Ulusal plan, politika yaklaşımları ile birlikte, ulusal-uluslararası ölçekli pek çok çalışmada, kırsal kalkınmada tarım-turizm ve akılı uygulamaların önemi vurgulanmıştır. Bu kapsamda tez çalışmasında; "Kırsal kalkınmada akıllı büyüme yaklaşımı çerçevesinde tarımsal turizm bir araç olarak ele alınmalıdır" hipotezi çerçevesinde kırsal kalkınma-tarımsal turizm-akıllı yaklaşım ilişkisi temel alınmıştır. Bu amaçla; İstanbul ili Silivri ilçesi Danamandıra, Sayalar, Bekirli, Kurfallı ve Akören mahalleleri örneğinde kırsal kalkınmayı yönlendirebilecek doğal ve kültürel peyzaj değerlerini gözeten akıllı tarımsal turizme yönelik stratejiler belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda tez çalışmasında 6 aşamalı bir yöntem izlenmiştir. Çalışmanın amacı ve önemi belirlendikten sonra Silivri İlçesi'ne ilişkin örneklem alanlar seçilmiştir. Sonrasında, kırsal alanlarda, akıllı şehir kavramı ve teknolojilerinin tarım ve turizm bağlamında uygulanmasını içeren çalışmalar incelenmiştir. Alan analizi aşamasında, örneklem alanların doğal ve kültürel peyzaj değerlerine yönelik CBS ortamında veri tabanı oluşturulmuştur. Alan analizleri sonrasında, örneklem alanların tarımsal turizm potansiyelleri saptanarak, kırsal kalkınmayı yönlendirebilecek akıllı tarımsal turizme yönelik stratejiler belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar tarımsal turizm potansiyelinin belirlenmesi, bu potansiyel doğrultusunda fırsatların vurgulanması, akıllı tarım ve akıllı turizm teknolojileri ile entegrasyonun sağlanması ve bu doğrultuda kırsal yerleşim bölgelerinin kalkınması açısından katkı sağlayacak olup, yerel yönetimlerin karar alma aşamalarında yol gösteri olacaktır.

Akıllı kentlerAkıllı tarımAkıllı turizm+4
Okay Atay
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekirdağ tarihi kent merkezinin görsel etkisinin değerlendirilmesi

Tekirdağ ili bulunduğu konum ve sahip olduğu coğrafi özellikleri ile yaklaşık altı bin yıldır yerleşim alanı olarak varlığını sürdürmektedir. Anadolu ve Balkanlar arasındaki konumu ve bereketli toprakları dolayısıyla farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olup kent merkezi önemli kültürel ve tarihi değere sahiptir. Bu çalışmada, Tekirdağ tarihi kent merkezi; Rüstem Paşa Bedesteni, Rüstem Paşa Cami, Tekirdağ Hükümet Konağı ve Süleymanpaşa Tarihi Belediye Binası ve çevreleri olmak üzere tarihi çevrede görsel etkinin değerlendirilmesi ve görsel peyzaj kalite ölçütleri saptanarak mevcut durumun analizi, görsel peyzaj kalitesinin iyileştirilmesi, tarihi çevrelerin korunması ve yaşatılmasına yönelik değerlendirme çalışması amaçlanmaktadır. İlerleyen zaman içerisinde bu alanı kapsayacak kentsel tasarım, planlama ve peyzaj çalışmalarına bir kaynak oluşturmak tez çalışmasının hedeflerindendir. Tarihi çevrede görsel etkinin değerlendirilmesi için kaynak tarama çalışması, sürvey çalışması, analiz çalışması ve görsel etki değerlendirmesi yapılmıştır. Belirlenen alanlara ilişkin panoramik görseller, imar planları, yapılar ve çevrelerine ait vaziyet planları çizelgeler ve paftalar ile gösterilmiştir. Alanlar, panoramik görseller üzerinden ve potansiyel göstergeler doğrultusunda puanlandırılarak görsel etki değerlendirmesi yapılmıştır. Tez çalışması kapsamında elde edilen sonuçlar, Tekirdağ tarihi kent merkezinin görsel etkisinin sahip olduğu potansiyeline ulaşamadığını göstermiştir. Çalışma sonucunda alana ilişkin değerlendirmeler yapılarak önerilerde bulunulmuştur.

Bade Özarslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Acil durum ve afet toplanma alanlarının uygunluklarının değerlendirilmesi: İstanbul/Buyukçekmece ilçesi örneği

Nüfus artışı, artan nüfusla birlikte barınma ihtiyacının karşılanması bilhassa çağdaş toplumlarda ciddi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamak yönünde sağlıksız gelişen kentler afete duyarlı birer mekanizmalara dönüşmektedir. Afet sonrası ilk 72 saat toplumun güvenle ikame edeceği mekanlar olarak geliştirilen acil durum ve afet toplanma alanları, sağlıksız gelişim gösteren bir kent içinde ne kadar güvenlidir? Sorusunun yörüngesinde hazırlanan çalışma, ilan edilmiş acil durum ve afet toplanma alanlarının, ulusal ölçekte belirlenmiş yer seçim kriterlerini sağlayıp sağlamadığını tespit ederek soruya yanıt vermek amacını taşır. Bu amaç doğrultusunda geniş ölçekte kent ve afet ilişkisi araştırılmıştır. Bir alt ölçekte kent içinde yer alan yeşil alanların, acil durum ve afet toplanma alanları ilan edilen mekanlar olması yönünden önemine değinilmiştir. Birden fazla otoritenin belirlediği yer seçim kriterleri tespit edilmiş ve bu kriterler benzer ve farklı yönlerini gözeterek birleştirilmiştir. Mevcut durumla birlikte yer seçim kriter analizi için ihtiyaç duyulan haritalar geliştirilmiş ve çalışma alanı içinde yer alan acil durum ve afet toplanma alanlarının bu kriterleri sağlayıp sağlamadığı veya ne kadarını sağladığı sonucuna ulaşmak için uygunluk analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonuç olarak irdelenmiştir.

Irmak Eke
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dikey bahçe uygulamalarının kent imajı ve estetiğine etkisinin irdelenmesi: İstanbul kenti örneği

Günümüz sürecinde kentleşme ile birlikte yapısal alanların yoğunlaşması yeşil alanların azalmasına neden olmuştur. Bu durum özellikle de büyük metropol kentleri daha çok etkilemiştir. Yeşil duvarlar olarak da adlandırılan dikey bahçeler yeşil alanlara yönelik alternatif yaklaşımlardan biri olarak görülmektedir. Dikey bahçe uygulamaları kentlere işlevsel katkıları yanında estetik değer de katmaktadır. Bu anlamda, dikey bahçeler, kent estetiği ve imajını güçlendirmede etkili birer araç olarak görülebilir. Aynı zamanda kent estetiği ve imajı, kent insanın algısal/duygusal durumunu da etkilediği düşünülmektedir. Bundan yola çıkılarak bu tez çalışmasında "dikey bahçelerin İstanbul kent estetiğine ve imajına olan etkisinin kullanıcı algılarına dayalı olarak incelenmesi'' hedeflenmiştir. Bu amaçla İstanbul Anadolu yakası içerisinde yer alan, Acıbadem, Ataşehir, Avrasya Giriş, Çekmeköy, Güzelyalı Ankara Yönü, Karacaahmet, Koşuyolu, Küçükyalı –Edirne yönü, Pendik, Ümraniye ve Ünalan İlçelerinde yer alan ulaşım arterleri çevresindeki dikey bahçe uygulamalarına ilişkin fotoğraflar seçilerek farklı demografik özelliklere sahip 275 kent sakinine anket uygulanarak, dikey bahçelerin İstanbul kent estetiğine ve imajına olan etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tez çalışmasında 5 aşamalı bir yöntem uygulanmış olup, ana kurguyu anket çalışması oluşturmuştur. Anket sonuçları Excel ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre dikey bahçelerin; İstanbul kenti üzerindeki görsellik, canlılık, yapı-yeşil alana destek, dinamizm, konfor ve uyumlu bütünlük içeren imaj ve estetik algısını pozitif yönde arttırdığı belirlenmiştir. Bu çalışma, dikey bahçelerin estetik ve kentsel imaj açısından kentlere olan katkılarının belirlenmesinde gelecekteki çalışmalara katkı sağlaması açısından yol gösterici olacaktır. Anahtar kelimeler: Dikey Bahçe, Estetik, İmaj, Görsel Algı, İstanbul

Algılanan etkinlik
Ömer Çakır
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tekirdağ tarihi kent merkezi kimliği bağlamında kentsel iç mekanların keşfi için bir model önerisi

Tekirdağ, geçmişten günümüze liman kenti olmanın yanı sıra, tarihi nitelikleri ile de kimlik kazanmış bir kenttir. Modern dünyada kaybolan değer bakımından tarihi kimliği korumak, kentleri birbirinden ayıran yegane nitelikleri kavramak bakımından önemlidir. Tekirdağ kent merkezinin tarihi kimliğini korumak, vurgulamak ve geleceğe aktarmak tezin temel amacıdır. Kentsel iç mekanlar, tarihi "yer"leri öne çıkaran, kentlinin geçmişten günümüze aidiyet geliştirdiği, ayırt edilebilir vb. mekanlar olarak, tarihi kent kimliğini aktarmada önemli rol üstlenirler. Bu bağlamda kentsel iç mekan kavramı peyzaj mimarlığı kapsamında, tarihi kent kimliği ile ele alınmıştır. Tekirdağ tarihi kent merkezinde yer alan kentsel sit alanı ve peyzaj mimarlığı disiplininin ana konusu olan açık kamusal mekanlar, tezin kapsamını oluşturmuştur. Tez, kentsel iç mekan ve tarihi kent kimliği kavramlarını ilişkisel olarak ele almakta ve kuramsal bir çıkarım sunmaktadır. Kuramsal temeller ve ilişkilere dayanarak Tekirdağ tarihi kent merkezinin açık kamusal mekanlarında morfolojik yöntemlerle ve sözlü tarih görüşmeleri ile alan çalışmaları yürütülmüştür. Morfolojik yöntemler ile tarihi kent merkezinde günümüzde yer alan mevcut kentsel iç mekanlar ortaya konmuş; sözlü tarih görüşmeleri ile anılarda yer bulan, geçmişteki kentsel iç mekanlar keşfedilmiştir. Veri sentezlerine dayanan model önerisi ile, tarihi kimlik mekanlarında oluşan/oluşmuş kentsel iç mekanların hangi yapısal ve beşeri düzlemlerde araştırılacağına dair bir altlık sunulmuştur. Tekirdağ tarihi kent merkezi kimliği bağlamında kentsel iç mekanların keşfi için geliştirilen model önerisi, tarihi kent merkezindeki kentsel iç mekanların keşif yollarını işaret eden bir yol haritası sunmaktadır. Geliştirilen model, tarihi kent merkezinde mevcut kentsel iç mekanlar ile anılardaki kentsel iç mekanlar arasında bir karşılaştırma yapılmasına ve devamlılık gösteren, dönüşen ve kesintiye uğrayan kentsel iç mekanların keşfedilmesine olanak tanımıştır. Tarihi kimliği korumak, vurgulamak ve geleceğe aktarmak için kentsel iç mekanların potansiyelleri de böylece, sentez ve sonuç bölümlerinde değerlendirilmiştir. Tez, öncelikle Tekirdağ tarihi kent kimliği çalışmalarına, sonra da tarihi kent kimliğini konu edinen çeşitli kentlere, disiplinlere, kent çalışmalarına, akademik çalışmalara ve pratiklere kentsel iç mekanları bir araç olarak sunarak, tarihi kimliğin korunması ve aktarılması doğrultusunda yol gösterici niteliktedir.

Talia Özcan Aktan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çevre düzeni planı ölçeğinde iklim değişikliğinin düzenleyici ekosistem hizmetlerine etkisi: Kırklareli örneği

Bu çalışmada iklim değişikliğinin mevcut ve potansiyel etkileri kapsamında, iklim üzerine doğrudan ya da dolaylı olarak olumlu etkiler sağlayan düzenleyici ekosistem hizmetlerinde meydana gelebilecek olası değişimler, geçmiş-günümüz durumlarından yola çıkılarak senaryolar dâhilinde geleceğe yönelik ele alınmıştır. Bu kapsamda öncelikle iklim parametrelerinin günümüz durumu (1980-2020) daha sonra ise gelecek durumları (2020-2040) SSP2-4.5 ve SSP8-8.5 senaryoları kapsamında ele alınmıştır. AK/AÖ ve düzenleyici ekosistem hizmetlerine yönelik çalışmalarda ise öncelikle geçmiş-günümüz (2000-2021) durumuna yönelik, daha sonra ise gelecek (2040) durumlarına yönelik tespit ve haritalandırma çalışmaları gerçekleştirilmiştir. İklim parametrelerine yönelik elde edilen sonuçlar günümüz verileri ile karşılaştırıldığında her iki senaryoda da sıcaklıkların artan eğilim, yağışların ise azalan eğilim gösterdiği tespit edilmiştir. AK/AÖ'ne yönelik analizlerde 2000-2021 yılları arasındaki en çok artışın orman sınıfında, en çok azalmanın ise tarım sınıfında olduğu tespit edilmiştir. Gelecek AK/AÖ'ne yönelik değerlendirmeler 3 senaryo kapsamında ele alınmıştır. Elde edilen AK/AÖ haritaları aracılığıyla düzenleyici ekosistem hizmetleri potansiyeli uzman görüşüne dayalı olarak tespit edilmiş ve haritalandırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre peyzaj hassasiyetine dayalı senaryo kapsamında düzenleyici ekosistem hizmet potansiyeli çok yüksek alanlar en fazla artış göstermiştir. Son bölümde ise düzenleyici ekosistem hizmetleri, iklim değişikliği ve AK/AÖ kavramlarının yakından ilişkili oldukları gerçeğiyle; çalışma alanına yönelik elde edilen veriler doğrultusunda AK/AÖ sınıflarının sağladığı düzenleyici ekosistem hizmetleri potansiyelinin arttırılmasına yönelik bölgesel öneriler geliştirilmiştir.

Engin Kabataş
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul peyzaj mekanlarının iklim değişikliğine uyum sürecine yönelik stratejik eylem plan modeli

Kamusal mekanların içinde önemli bir yer tutan okul mekanlarının (yapı ve peyzaj mekanları) kendinden beklenen çok yönlü hizmet ve katkıların optimal düzeyde olması, sağlıklı, kaliteli ve sıfır karbon mekanlar haline getirilmesi etkin planlama, tasarım ve yönetimin bütüncül bir şekilde ele alınmasını gerektirmektedir. Günümüzde küresel sorun olarak kabul gören iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltma ve uyum sürecinde okul mekanlarının söylem ve eylem boyutunda çok yönlü ele alınması gerekmektedir. Bu çalışmada Isparta kent merkezindeki ortaokul peyzaj mekanlarının mevcut durumunun belirlenmesi ile bu mekanların iklim değişikliğine uyum sağlayabilecek sürdürülebilir ve bütüncül stratejik eylem çerçevesinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmanın yöntem aşaması, birbiri ile ilişkili süreçlerden oluşmuştur. Bu kapsamda Isparta kent merkezinde örnek olarak alınan ortaokullarda (12 ortaokul) mevcut durum tespiti için peyzaj mekanlarına yönelik sörvey ve GZFT analizi yapılmıştır. Ayrıca anket çalışması ve TOPSİS analizi ile öğrenci ve personelin iklim değişikliği ve okul mekanları konusundaki farkındalığı ve görüşleri belirlenmiştir. Bununla birlikte okul mekanlarının iklim değişkiliğine uyum sürecinde mevcut ve olası performans durumunu ölçmeye yönelik temel/alt ölçütler tespit edilmiş ve okul mekanlarına yönelik stratejik eylemler ortaya konulmuştur. Çalışmanın sonucunda, ortaokul peyzaj mekanlarının nitelik ve nicelik olarak yetersiz olduğu, anket verileri analizleri sonunda öğrenci ve personelin iklim değişikliği konusunda söylem boyutunda farkındalıklarının yüksek olduğu ancak eylem boyutunda yeterli düzeyde olmadığı, yapılan GZFT ve TOPSİS analizi sonucunda çok yönlü eksikliklerin olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte çalışmada okul mekanlarının iklim değişkiliğine uyum sürecinde performans durumunu belirlemeye yönelik "MEBPERMOD" modeli öngörülmüştür. Sonuçta elde edilen bulgular doğrultusunda okul peyzaj mekanlarına yönelik 2 stratejik hedef, 9 amaç ve 32 eylem önerilmiştir.

Kentsel peyzajSWOT analiziÇevresel farkındalık
Sibel Akten
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı lokasyonlardan elde edilen Centaurea tchihatceffii tohumlarının üretimi

Çalışmanın amacı, Ankara ili Gölbaşı ilçesinde doğal yayılış gösteren ve Asteraceae (Papatyagiller) familyasına ait, endemik ve nesli tehlike altında olan Centaurea tchihatcheffii türüne ait iki farklı lokasyondan toplanan tohumların tohumla üretim potansiyelini belirlemektir. Araştırma kapsamında, 2023 vejetasyon dönemi sonunda Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Bahçelievler rezerv alanından ve Eymir Mahallesi'nde özel mülkiyete ait bir bahçeden toplanan tohumlar, 2024 vejetasyon dönemi başında çimlenme ve fide çıkışı testlerine tabi tutulmuştur. C. tchihatcheffii tohumlarının çimlenme engelini gidermek amacıyla, tohumlar 12 ve 24 saat suda bekletildikten sonra çimlenme ve fide çıkışı denemeleri gerçekleştirilmiştir. Tohumlar üzerinde yapılan çimlenme testlerinin ardından elde edilen fidelerde bitki boyu, yaprak sayısı, yaprak uzunluğu, yaprak eni, çiçek çapı, dallanma sayısı ve çiçek sayısı gibi morfolojik özellikler ölçülmüştür. Ayrıca, örnekler üzerinde fosfor (P), potasyum (K), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg), demir (Fe), bakır (Cu), mangan (Mn) ve çinko (Zn) gibi bazı makro ve mikro elementlerin analizleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, Bahçelievler Mahallesi rezerv alanından toplanan tohumların çimlenme oranının % 3,3 olduğunu, bunun ise kontrol grubunda ve 24 saat suda bekletilen örneklerde gerçekleştiğini göstermiştir. Eymir Mahallesi'nden toplanan tohumlarda ise en düşük çimlenme oranı %13,3 ile 12 saat suda bekletilen örneklerde gözlenirken, en yüksek çimlenme oranı %40 ile kontrol grubunda elde edilmiştir. Bahçelievler tohumlarının fide çıkış oranı en yüksek % 16,6 ile 24 saat suda bekletilen örneklerde görülürken, Eymir tohumlarında bu oran % 86,6 ile kontrol grubunda saptanmıştır. Fide çıkış hızı ise 12,7 ile 16,2 gün arasında değişiklik göstermiştir. Her iki lokasyondan toplanan tohumlardan elde edilen fidelerin morfolojik ölçümleri karşılaştırıldığında, özellikle bitki boyunda % 99,9, yaprak sayısı ve yaprak eninde % 95 oranında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu durum, Eymir lokasyonuna ait tohumlardan elde edilen fidelerin daha iyi gelişim gösterdiğini ortaya koymaktadır. Makro ve mikro element analizlerine göre, Bahçelievler Mahallesi'nden elde edilen fideler, Eymir Mahallesi'nden elde edilen tohumlara kıyasla daha yüksek makro element içeriğine sahiptir. Özellikle fosfor, potasyum, kalsiyum ve magnezyum açısından anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Bahçelievler tohumlarında ise demir, bakır, mangan ve çinko gibi elementlerin daha yüksek düzeyde olduğu gözlemlenmiştir. Çalışma sonucunda özellikle rezerv alanından elde edilen tohumlarda çimlenme ve bitki gelişimi açısından önemli sorunlar olduğu ortaya konulmuştur. Bu sorunların giderilmesi amacıyla gerek bakım gerek ise genetik devamlılığın sağlanması konusunda önlemler alınması önerilmektedir. sonra doldurulacaktır.

Merve Soyupek
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Korunan alan yönetiminde kullanıcı memnuniyetinin Kovada Gölü Milli Parkı örneğinde değerlendirilmesi

İnsanların doğa turizmi ve rekreasyonel faaliyetlere ilgileri son yıllarda artış göstermekte bu da korunan alanlarda ziyaretçilerin artan istek ve taleplerinin artışıyla birlikte doğal kaynaklar üzerinde baskı ve tahribat oluşmaktadır. Yaşanan çevre sorunları doğa ve doğal kaynakların önemi konusunda farkındalık yaratılmıştır. Doğal kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanması için koruma-kullanma dengesine dikkat edilerek gelecek nesillere aktarımı önem kazanmıştır. Ekosistem çeşitliliğinin koruma ve kullanımında sürdürülebilirliğinin sağlanmasındaki etmenlerden biri de ekosistemi koruma bölgeleri oluşturarak korunmasını ve yönetimini sağlamaktır. Artan baskılarla birlikte korunan alanda biyolojik çeşitliliğin mevcudiyetinin sağlanması, ortaya çıkan olumsuzlukları gidermek veya minimuma indirgemek amacıyla yönetimsel, bilimsel, kültürel, ekolojik ve görsel kalite açısından korumaya ve etkili yönetim modellerine ihtiyaç duyulmaktadır. Korumaya ihtiyaç duyulan alanın, koruma ilkelerinin belirlenmesi ve alan ile ilgili hazırlanacak yönetim planı, alandaki doğal ve kültürel kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde bilinçli kullanımının sağlanması gerekmektedir. Bu sebeple Kovada Gölü Milli Parkı'nın sahip olduğu kültürel ve doğal kaynak değerleri incelenerek değerlendirilmiştir. Bu çalışma kapsamında Isparta Kovada Gölü Milli Parkı'nda koruma alanının mevcut durumunun ve yönetiminin bir parçası olan katılımcı yaklaşımının belirlenmesi ve ekosistemin korunmasına yönelik kaynak sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Tez kapsamında milli parkın mevcut yönetim anlayışı tespit edilerek hangi yönetim anlayışıyla yönetilmesi gerekliliği ve yönetim planlarında göz önünde bulundurulması gereken hususlara değinilmiştir. Çalışma verileri, 01.05.2021-01.05.2022 tarihleri arasında milli parkı ziyaret eden 250 kullanıcıya anket tekniği ile yüz yüze görüşülerek elde edilmiştir. Bu kapsamda çalışma yöntemi olarak, ziyaretçilere yapılan anket çalışmasında katılımcıların profili, kavram yaklaşımları, alan kullanımına yönelik istek ve öneriler ve milli parktaki mevcut sorunlar, ziyaretçilerin oluşturduğu olumsuz etkiler, alınabilecek önlemler ve standartlara yönelik istek ve düşüncelerinin belirlenmesine yönelik sorular yöneltilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda Kovada Gölü Milli Parkı sahip olduğu rekreasyonel potansiyeli etkili bir biçimde değerlendirilemediği görülmektedir. Park alanında su ve orman peyzajının bulunması rekreasyonel faaliyetler için fırsattır. Çalışma sonucunda rekreasyonel faaliyetlerin kısıtlı alanlarda gerçekleştirilmesi faaliyetlerin doğal kaynaklar üzerinde olumsuz etki yarattığı görülmektedir.

Peyzaj yönetimi
Emine Demirci
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyzaj mimarlığında e-ticaret uygulamaları üzerine bir araştırma

Ticaret, insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için önemli bir araçtır. Teknolojinin gelişmesi ve internet kullanımının artması ile birlikte toplumları etkileyen değişim kavramları olmuştur. Bu kavramlardan birisi de ticaret kavramıdır. Zamanla geleneksel ticaret yerini elektronik ticarete bırakmıştır. İnsanlar, ihtiyaçlarını zaman ve mekân fark etmeksizin hızlı ve kolay bir şekilde karşılamaktadır. Böylece online alışveriş faaliyetlerinde global ölçekte artış söz konusu olmuştur. Bu çalışma, peyzaj mimarlığı sektöründe e-ticaret üzerine kullanıcıların tercihleri ve taleplerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, ülke genelinde faaliyetlerini sürdüren peyzaj mimarlığı şirketlerinden e-ticaret uygulamaları üzerine çalışmalarını yürüten 25 işletme, çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Çalışmada, e-ticaret uygulamalarında en fazla tercih edilen ürünler ile uygulamada yaşanılan sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda; kolay, hızlı tedarik, fiyat ve dayanıklı ürünler olması e-ticarette satılan ürünlerin avantajını oluştururken; kargodan oluşan sorunlar ve canlı materyallerden kaynaklanan problemlerin dezavantajları oluşturduğu görülmektedir. Birçok işletmenin e-ticaret uygulamalarında reklama başvurdukları, iade konusunda herhangi bir sorun yaşamadıkları ve fiyat uygunluğu ile daha kolay ve fiyat uygunluğu nedeniyle e-ticareti tercih ettikleri tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda, e-ticaret uygulamalarının daha sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için, peyzaj mimarlığının her alanı ile ilgili öneriler sunulmuştur.

Elif Uva İnal
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Korunan alanlarda kültürel ekosistem hizmetlerinin katılımcı yaklaşımla değerlendirilmesi

Kentlerde yeşil alanların yetersiz oluşu, bunun yanında kent dışı kırsal alanlara ziyaret isteği, milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanı gibi korunan doğal alanlara olan ilgiyi artırmıştır. Korunan doğal alanlar içerisinde milli parklar, toplum refahı için çok sayıda kültürel ekosistem hizmeti (KEH) sunmaktadır. İnsanların doğal ekosistemler yoluyla elde ettiği somut olmayan faydaları ifade eden KEH'in milli parklarda hangi alanlarda sağlandığının tespiti, söz konusu korumanın sürdürülebilirliği için gereklidir. Korunan doğal alanlarda ziyaretçiler için değer taşıyan alanların ve aktivitelerin tespiti ve haritalanması, doğal peyzaj alanlarının sürdürülebilirliğine ve yönetimine katkı sağlamaktadır. Tez çalışmasında Isparta'da yer alan Kızıldağ Milli Parkı'nda katılımcı yaklaşımla KEH değerlerini belirlemek amacıyla çevrimiçi bir anket arayüzü olan Partimap kullanılarak çevrimiçi ve yüz yüze 458 anket yapılmış, sonuçların istatiksel analizi için SPSS, konumsal analizler için coğrafi bilgi sistemi (CBS) tabanlı ve açık kaynaklı bir program olan QGIS kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda kullanıcıların Kızıldağ Milli Parkı'nda KEH bağlamında en çok değer taşıdığını düşündüğü noktalar/alanlar sırasıyla Sedir Ormanı, Gedikli Köyü ve Melikler Yaylası olmuştur.

Ekosistem hizmetleriKatılımcı yaklaşımKızıldağ Milli Parkı
Fatma Mermer
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gürültü kirliliğinin sakin şehir (Cıttaslow) kapsamında irdelenmesi: Eğirdir örneği

20. yüzyılın sonlarında insanoğlu ekonomik gelişmenin artmasına sebep olurken ikinci plana attığı çevresel faktörlerin önemini fark etmiş bulunmaktadır. Bu süreçte, çevre kaynaklarının yoğun olduğu kentlerin, birer sorun alanı haline geldiği görülmektedir. Bu bağlamda hızlı kentleşme, ekolojik sorunların hızlıca artması sonucunu doğurmaktadır. İnsanlık bu alanda kendi ihtiyaçlarını karşılarken, çevresel değerleri koruması ve gelecek kuşakların da ihtiyaçlarını göz önünde bulundurması gerektiğini ve bu sebeple sürdürülebilir bir şekle getirmenin yolu öncelikle kentleri yaşanabilir kılmasıdır. Bu bağlamda çevre, gelişme ve kentlerin bir denge içerisinde ele alınabileceği yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Çevre, insanların içerisinde yaşamını sürdürdüğü ortam olarak ifade edilmekte ve farklı nedenlerle kirlenmektedir. Sanayileşmenin ve kentleşmenin hızla büyümesi, teknolojik ilerlemeler, nüfusun hızlı artışı vb nedenler, çevre kirliliğine sebep olan önemli etkenler olarak görülmektedir. Çevre kirliliği, diğer alanlardan farklı olarak büyük kentlerde insan sağlığını tehdit eden çok önemli kentsel sorunlardan sayılmaktadır. Gürültü kirliliği, su ve hava kirliliği gibi ölçülen kirlilik olsa bile, gürültünün dağılımı, bitki örtüsü, topoğrafya veya yapısal engellere çarparak dağılabilmekte ve etkisini değiştirebilmektedir. Bu da gürültüye sebep olan kaynağın değeri ile söz konusu gürültüden etkilenme durumundaki insanların olduğu ortamdaki gürültü seviyesinin farklı olmasına sebep olmaktadır. İnsanlar, taşıtlar, inşaat alanları, endüstri-sanayi bölgelerinden kaynaklanan gürültü günümüzde kentlerde sürekli duyulan uğultuya dönüşmüştür. Bu nedenle ülkemizde özellikle geçtiğimiz yıllarda olumsuz etkisinin gitgide daha belirgin bir şekilde ortaya çıktığı gürültü kirliliğinin engellenmesi ve bu etkilerin azaltması için birçok çalışma yapılmıştır. Bu çalışma, Isparta ili Eğirdir ilçesinde oluşan gürültü kirliliğini ilçe merkezi örneğinde ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, Eğirdir ilçe merkezinde yer alan 35 adet gürültü ölçüm noktası belirlenmiştir. Çalışmada, ilçenin turizm, eğitim ve iller arası geçiş bölgesi olduğundan, mevsimsel bazda olacak şekilde 2023 yılı Ocak-Şubat, Nisan-Mayıs ve Temmuz-Ağustos ayları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, belirlenen noktalardaki gürültü ölçümlerinin WHO tarafından 55 dB(A) sınır değeri olarak belirlenen gürültünün aştığını göstermektedir. Hesaplanan ve ölçülen verilere bağlı olarak elde edilen Leq değerleri ile ArcGİS 10.5 programında gürültü haritaları oluşturulmuştur. Çalışmanın sonucunda; yapılan ölçümlerin değerlerine göre, ilkbahar ve yaz aylarında sahip olduğu rekreasyon potansiyeli sebebiyle özellikle Can ada ve Yeşil ada da belli bir boyutta gürültü ortaya çıkmaktadır. Özellikle Nisan-Mayıs gürültü ölçümleri sonucunda ada girişlerinde, Temmuz-Ağustos gürültü ölçümleri sonucunda ise Can ada ve Yeşil ada tamamında belirlenen noktalardan elde edilen sonuçların sınır değerlerden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda, gürültü seviyeleri yüksek çıkan bölgelerdeki olumsuz etkiyi en aza indirgemek, kentsel alan kullanım türlerinin değiştirilmesi ve ölçüm yapılan alanın nüfusu ile gürültü miktarları arasındaki ilişkinin ortaya konulması için çözüm önerileri sunulmuştur.

Beyza Sava
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mekânsal kalite değerlendirmesinde entropi yaklaşımı

Bu çalışmada, Isparta ili sınırları içerisinde yer alan Gökçay Mesireliği'nin mekânsal kalite düzeyi, uzman değerlendirmelerine dayalı nicel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın temel amacı, kentsel açık ve yeşil alanlarda mekânsal kaliteyi oluşturan ana kriterlerin göreli önem düzeylerini belirlemek ve alanın genel mekânsal kalite performansını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda mekânsal kalite; erişilebilirlik/ulaşılabilirlik, konfor ve imaj, kullanım ve aktiviteler, sosyal etkileşim ve güvenlik olmak üzere beş ana kriter üzerinden ele alınmıştır. Araştırma kapsamında, farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla hazırlanan anket formu aracılığıyla değerlendirme verileri elde edilmiştir. Uzmanlardan alınan puanlar doğrultusunda, ana kriterlere ait ortalama değerler hesaplanmış ve kriterlerin göreli önem düzeyleri Entropi Ağırlıklandırma Yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Entropi yöntemi ile elde edilen ağırlık katsayıları, kriterlerin mekânsal kaliteyi açıklamadaki ayırt edicilik düzeylerini ortaya koyarken; ortalama ve ağırlıklı skorlar alanın mekânsal kalite performans düzeyinin değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gökçay Mesireliği'nin genel mekânsal kalite skoru 3,064 olarak hesaplanmış olup, bu değer beşli Likert ölçeğinde alanın mekânsal kalite düzeyinin orta düzeyin üzerinde olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, sosyal etkileşim ile kullanım ve aktiviteler kriterlerinin mekânsal kaliteyi açıklamada daha belirleyici olduğunu; konfor ve imaj ile erişilebilirlik gibi kriterlerde ise mekânsal iyileştirme potansiyeli bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, mekânsal kalite değerlendirmelerinde kriterlerin performans düzeyi ile ayırt edicilik düzeyinin birlikte ele alınmasının önemini vurgulamakta; uzman değerlendirmelerine dayalı Entropi Ağırlıklandırma Yöntemi'nin kentsel açık ve yeşil alanların mekânsal kalite analizlerinde kullanılabilirliğini ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçların, benzer nitelikteki kamusal alanlara yönelik planlama ve tasarım kararlarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Kentsel kaliteKentsel mekan
Büşra Gedik
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyzaj mimarlığında yapı bilgi modellemesi

Günümüzün hızla gelişen teknolojileri, tasarım ve uygulama süreçlerini köklü bir şekilde dönüştürmektedir. Bu dönüşümün merkezinde yer alan Yapı Bilgi Modellemesi (YBM); mimarlık, mühendislik ve inşaat sektörlerinde büyük bir paradigma değişikliği yaratmıştır. İşbirlikçi çalışma metodolojisi ile ortak çalışma alanı sunmakta, tasarım aşamasından yönetim aşamasına kadar birçok fayda sağlamaktadır. Peyzaj mimarlığı, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi düzenleyen multidisipliner bir meslek olarak, tasarımda çok boyutlu düşünmeyi ve ekolojik hassasiyetleri dikkate almayı gerektirmektedir. Bu bağlamda Yapı Bilgi Modellemesi, peyzaj mimarlığı disiplininde yalnızca karmaşık projeleri yönetme ve süreçleri optimize etme konusunda yeni bir araç sunmakla kalmamakta, aynı zamanda sürdürülebilirlik, kaynak kullanımı ve çevresel etkiler gibi kritik konularda daha bilinçli kararlar alınmasını sağlamaktadır. Bu tez çalışması, yapı bilgi modellemesinin peyzaj mimarlığı alanındaki yeri ve potansiyelini ele almaktadır. Yapı Bilgi Modellemesi'nin peyzaj tasarımı ve planlamasına katkıları, veri tabanlı tasarım anlayışının peyzaj projelerinde nasıl bir değişim yarattığı ve bu teknolojinin sunduğu olanakların farklı boyutlarıyla incelenmesini hedeflenmiştir. Ayrıca bir rehber niteliğinde olup, peyzaj mimarlığında Yapı Bilgi Modellemesi kullanımına yönelik bilgi birikimlerini arttırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Yapı Bilgi Modellemesi yaklaşımının peyzaj tasarımı süreçlerine getirdiği yenilikleri ve karşılaşılan zorlukları ele alarak, gelecekteki uygulamalara ışık tutması amaçlanmıştır.

Yapı bilgi modellemesi
Meltem Doğan
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent parklarının kalite ölçütleri ve performansının belirlenmesi; Söke kent parkı örneği

Kentsel yaşam kalitesinin artırılmasında açık ve yeşil alanlar ve özellikle kent parkları önemli rol üstlenmektedir. Kent parkları kent insanına ve kent ekosistemine çok yönlü sosyal, çevresel, ekonomik, kültürel ve estetik vb hizmet ve katkılar sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı; mevcut kent parklarının kalite performans temel/alt ölçütlerin belirlenmesi ve kent parkı ölçeğinde test edilmesidir. Bu çalışmada 50 uzman tarafından değerlendirme yapılması sonucunda toplam 9 temel ölçüt (mekânsal kullanılabilirlik, bitkisel tasarım ve kullanılabilirlik, estetik görünüm, yapı/malzeme tasarım ve kullanım uygunluğu, ulaşım ve erişilebilirlik, konfor ve algı durumu, sosyal iletişim düzeyi, ekosistem hizmetleri), 81 alt ölçüt ve ağırlık puanları tespit edilmiş ve "KE PA KAP" modeli oluşturulmuştur. Önerilen bu modelde temel ve alt ölçütlerine göre Söke Kenti Zeytindalı kent parkının mevcut kalite performans değerlendirmesi yapılmıştır. Toplam 32,24 puanla Zeytindalı kent parkının "orta kalite düzeyinde" olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda temel ölçütler açısından kent parkının eksiklikleri belirlenerek stratejik öneriler getirilmiştir. Sonuç olarak önerilen "KE-PA-KAP modeli" ile mevcut kent parkların kalite performansının belirlenmesinde kolay, uygulanabilir, zaman tasarrufu sağlayan ve karar vericiler için önemli bir rehber niteliğinde olabilecek kalite performans modeli oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kent parkı, Kalite ölçütleri, Performans değerlendirme, KE-PA-KAP modeli, Söke- Zeytindalı kent parkı. 2025, 81 sayfa

Esra Çelmeli
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kırsal yerleşim alanlarında kültürel ekosistem hizmetleri ve doğal altyapılara dayalı sosyal değerin katılımcı cbs ile belirlenmesi

Kültürel ekosistem hizmetleri (KEH), kırsal yaşam kalitesini artırmada önemli bir rol oynamaktadır; ancak mekânsal dağılımları ve yerel halk tarafından algılanış biçimleri, yeterince araştırılmamıştır. Bu tez çalışması, Isparta ilinin Şarkikaraağaç ve Yenişarbademli ilçelerindeki kırsal peyzajlarda KEH'nin sosyal değerlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Katılımcı Coğrafi Bilgi Sistemleri (PGIS) ve ekosistem hizmetlerine yönelik sosyal değerler modeli (SolVES) kullanılarak yürütülen çalışmada, 836 anketten elde edilen mekânsal veriler analiz edilmiş ve toplam 3771 KEH değeri belirlenerek mekânsal olarak ifade edilmiştir. Sentinel-2A uydu görüntüleri kullanılarak peyzajın ekolojik yapısına ait özellikler tanımlanmış ve uzaktan algılama yoluyla normalize fark-bitki indeksi, (normalized difference vegetation index-NDVI), normalize fark su indeksi, (normalized difference water index-NDWI), toprak-dengelenmiş bitki örtüsü indeksi, (soil adjusted vegetation index-SAVI), ve normalize edilmişfark-imar indeksi (normalized difference built-up Index-NDBI) indekslerinin analizi ile peyzaj altyapıları yeşil, mavi, sarı ve gri kategorilere ayrılarak haritalandırılmıştır. Elde edilen bulgular, estetik ve rekreasyonel hizmetlerin en yüksek sosyal değere sahip olduğunu; bunu biyolojik çeşitlilik, manevi ve terapötik değerlerin izlediğini ortaya koymuştur. Ki-kare ve Kruskal-Wallis testleri, KEH tercihlerinde demografik ve mekânsal düzeyde anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Temel bileşen analizi, değer algısına ilişkin iki temel boyutu ortaya çıkarmıştır. SolVES aracı kullanılarak MaxEnt algoritmasıyla gerçekleştirilen modelleme, KEH'nin mekânsal dağılımının doğruluğunu (AUC > 0.93) ortaya koymuştur. Araştırma bulguları, KEH'nin sürdürülebilir arazi kullanım planlamasına entegre edilmesinin gerekliliğini vurgulamakta; altyapı türlerinin kırsal yerleşimlerdeki KEH değerlemesini anlamlı biçimde etkilediğini açıkça göstermektedir.

Coğrafi bilgi sistemleriKırsal peyzaj
Yasin Kültiğin Yaman
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent parklarında insansız hava araçları (IHA) ile kullanıcı etkinliğinin belirlenmesi, Isparta örneği

Bu çalışmada, Isparta kent merkezinde yer alan üç farklı park alanı Yeni Şehir Parkı, Kule Park ve Mahir Göker Parkı örneklem olarak seçilmiş, insansız hava aracı (İHA) kullanılarak bu parklardaki kullanıcı davranışları detaylı bir şekilde gözlemlenmiştir. Katılımcıların yaş, cinsiyet ve fiziksel hareket biçimleri temel alınarak, gerçekleştirdikleri aktiviteler, kullandıkları mekânlar ve zaman geçirme alışkanlıkları analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında kullanıcı yoğunluğu, mekânsal dağılım, erişilebilirlik düzeyi ve hareketlilik desenleri gibi unsurlar, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) destekli analizlerle değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, geleneksel gözlem yöntemlerine kıyasla daha kapsamlı, sistematik ve objektif sonuçlar sunmaktadır. Araştırma, kullanıcı odaklı mekânsal tasarımların geliştirilmesine, parkların etkin yönetimine ve fiziksel aktiviteyi teşvik eden müdahale stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca, İHA teknolojisinin peyzaj mimarlığı disiplinine entegrasyonu, mesleki uygulamalarda dijital dönüşüm sürecine ivme kazandırarak, bilimsel ve pratik açıdan uygulanabilir bir model ortaya koymaktadır.

Davranış biçimleriFiziksel aktiviteKentsel peyzaj
Rabia Demiralay
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00