Eskişehir Teknik Üniversitesi
Anabilim Dalı

Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı

Eskişehir Teknik Üniversitesi

1.583

Arşivlenen Tez

63

DOI Atanmış

4%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki sorunlarının araştırılması ve çözüm önerileri (Kırşehir ili örneği)

Bu ara?tırma: Kır?ehir ilinde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin, bran?ları ile ilgili konulardaki yakla?ımlarını öğrenmek, mesleki sorunlarını ara?tırmak ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmı?tır. Ara?tırmada Kır?ehir ilinde görev yapmakta olan 60`ı erkek, 30`u bayan olmak üzere toplam 90 beden eğitimi öğretmeninin tamamı göz önüne alınmı? ve sonuçlar cinsiyet açısından değerlendirilerek erkek ve bayan öğretmenlerin mesleki yakla?ımları ve sorunları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı ara?tırılmı?tır. Verileri toplamak amacıyla iki bölümden olu?an bir anket hazırlanmı?tır. Birinci bölümde ki?isel bilgilere ve öğretmenlerin bran?ları ile ilgili konulardaki durum tespitini sağlamak amacıyla 21 temel önermeye yer verilmi?tir. ikinci bölümde ise öğretmenlerin mesleki yakla?ımları ve sorunlarını ara?tırmak amacı ile beden eğitimi ve spor ile ilgili (Beden Eğitimi Dersi, Müfredat, Ölçme Değerlendirme, Spor Saha ve Tesisleri, Spor Kolu, Sportif Faaliyetler ve Egzersiz, Okul Yönetimi, Veliler ve Öğrenciler vb.) 40 önerme yer almı?tır. Beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki sorunları ile ilgili ankete verdikleri cevapların analiz edilmesinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( X ) ve standart sapma (ss) değerleri belirlenerek bulgular kısmı olu?turulmu?tur. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin sorunları ve bağımsız deği?kenler arasındaki ili?kinin belirlenmesinde Ki-kare testi analiz sonuçlarından yararlanılmı?tır.Yapılan çalı?ma sonucunda Kır?ehir`de görev yapmakta olan beden eğitimi öğretmenlerinin durum tespiti gerçekle?tirilmi? olup, bran?ları ile ilgili yukarıdaki konularda sıkıntılarının ve sorunlarının mevcut olduğu görülmü? ve bu sorunların önemlilik sırası ortaya konulmu?tur. Ayrıca105önermelerin büyük çoğunluğunda erkek ve bayan öğretmenler arasında yakla?ım ve sorunlar itibariyle büyük benzerlikler olup cinsiyet açısından anlamlı bir fark (p= 0.05) tespit edilememi?tir. Anahtar kelimeler: Eğitim, beden eğitimi ve spor, beden eğitimi öğretmeni.

Murat Atasoy
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Streptozotosin ile diyabet oluşturulmuş akut yüzme egzersizi yaptırılan ratlarda çinko uygulamasının lipid peroksidasyonu ve laktat düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, streptozotosin ile diyabet oluşturulmuş akut yüzme egzersizi yaptırılan ratlarda çinko uygulamasının lipid peroksidasyonu, antioksidan kapasite ve laktat düzeyleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Araştırma 80 adet Spraque ? Dawley cinsi erkek ratlar üzerinde, Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Deney Hayvanları ünitesinde gerçekleştirildi. Çalışma protokolü Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Etik Kurulu tarafından onaylandı.Çalışmada kullanılan deney hayvanları eşit sayıda 8 gruba ayrıldı:Grup 1 Genel Kontrol Grubu: Hiç bir uygulamanın yapılmadığı normal diyetle beslenen grup.Grup 2 Çinko Uygulanan Kontrol Grubu: Normal diyetle beslenen ve buna ilave olarak 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan grup.Grup 3 Çinko Uygulanan Diyabetli Kontrol Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulduktan sonra 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan grup.Grup 4 Yüzme Kontrol Grubu: Normal diyetle beslenen ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 5 Çinko Uygulanan Yüzme Grubu: : Normal diyetle beslenen ve buna ilave olarak 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 6 Çinko Uygulanan Diyabetli Yüzme Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulduktan sonra 4 hafta boyunca, 6 mg/kg/gün intra peritoneal çinko sülfat uygulanan ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 7 Diyabetli Yüzme Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulan ve 30 dakika akut yüzme egzersizi yaptırılan grup.Grup 8 Diyabet Grubu: Deri altı Streptozotocin (STZ) ?40 mg/kg? uygulanarak diyabet oluşturulan grup.Dört hafta süren çalışmanın bitiminde deney hayvanlarından dekapitasyonla alınan kan örneklerinde eritrositte GSH, serumda GPx, SOD ile plazma MDA ve laktat parametreleri kolorimetrik yöntemle, serum çinko değerleri ise atomik emisyon cihazıyla tayin edildi.Çalışmada en yüksek MDA değerleri grup 7'de elde edildi (p<0.001). Grup 8'in MDA düzeyleri grup 7'den düşük, diğer grupların tamamından yüksekti (p<0.001). Grup 3, 4ve 6'nın MDA değerleri grup 7 ve 8'den düşük, grup 1, 2 ve 5'den yüksek bulundu (p<0.001).Grup 5'in en yüksek GSH değerlerine sahip bulunduğu tespit edildi (p<0.001). Grup 6'nın GSH düzeyleri grup 5'den düşük, diğer grupların tamamından yüksekti (p<0.001). Grup 2, 3 ve 4'ün GSH değerleri grup 5 ve 6'dan düşük, grup 1, 7 ve 8 'den ise daha yüksekti (p<0.001).En yüksek GPx değerleri grup 5'de elde edildi (p<0.001). Grup 2'nin GPx parametresi grup 6'dan farklı değilken, grup 1, 3, 4, 7 ve 8'den önemli derecede yüksekti (p<0.001. Grup 6'nın aynı parametresi grup 3'den farklı değilken, grup 1, 4, 7 ve 8'den önemli derecede yüksekti (p<0.001).En yüksek SOD değeri grup 5'de elde edildi (p<0.001). Grup 6'nın SOD seviyeleri grup 5'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksekti (p<0.001). Grup 2'nin SOD düzeyleri grup 6'dan farklı değilken, grup 5'den düşük, diğerlerinden önemli şekilde yüksekti (p<0.001). Grup 3 ve 4'ün SOD parametresi grup 1, 7 ve 8'den yüksek, grup 2, 5 ve 6'dan düşüktü (p<0.001).Plazma laktat değerleri, grup 7'de diğer grupların tamamından yüksekti (p<0.001). Grup 4'ün laktat parametresi, grup 7'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksekti (p<0.001). Grup 1 ve 6'nın laktat seviyeleri grup 4 ve 7'den düşük, grup 2, 3, 5 ve 8'den yüksekti (p<0.001). Grup 5'in laktat değerleri grup 3 ve 8'den yüksek, diğer grupların tamamından düşüktü (p<0.001).En yüksek serum çinko değerleri grup 2'de tespit edildi (p<0.001). Grup 5'in serum çinko parametresi ise grup 2'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksekti (p<0.001). Grup 1'in çinko seviyeleri grup 2 ve 5'den düşük, diğer grupların tamamından daha yüksek olarak tespit edildi (p<0.001). Grup 3 ve 6'nın çinko düzeyleri grup 4, 7 ve 8'den yüksek, grup 1, 2 ve 5'den daha düşüktü (p<0.001). Grup 4'ün çinko değerleri grup 7 ve 8'den yüksek, diğer grupların tamamından düşüktü (p<0.001).Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular, diyabette ve akut egzersizde ortaya çıkan serbest radikal üretiminde artış, antioksidan aktivitedeki baskılanma ve kas yorgunluğunun, çinko uygulamasıyla önlendiğini göstermektedir. Diyabette ve akut egzersizde fizyolojik dozda çinko uygulaması sağlık ve performans yönünden faydalı olabilir.

Mürsel Biçer
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sekiz haftalık pilates egzersizlerinin orta yaş sedanter bayanların bazı kardiyovasküler risk faktörleri üzerine etkileri

Bu çalışma, 8 haftalık pilates egzersiz programının orta yaşlı sedanter bayanlarda, bazı kardiyovasküler risk faktörleri üzerine etkisini incelemek amacı ile yapılmıştırDeneklerin yaş ortalamaları kontrol grubu (n=10) 41,2+8,676, deney grubu (n=10) 38,5+3,894 yıldır. Bu çalışma, özel bir beslenme programı uygulamayan, herhangi bir sağlık problemi olmayan ve düzenli bir egzersiz programına katılmayan 20 sedanter bayana uygulanmıştır. Çalışma süresince farklı bir egzersiz programına katılmamaları konusunda uyarılmışlardır. 8 hafta boyunca aynı uygulatıcı tarafından deney grubuna haftada 3 gün 45 dakika süre ile pilates mat-work egzersiz programı uygulanmış, kontrol grubu ise bu süre içinde herhangi bir fiziksel aktiviteye katılmamıştır. Egzersiz şiddeti %40-60 olarak karvonen yöntemi ile belirlenmiştir. Tüm deneklerin pilates programı öncesi ve sonrası, vücut ağırlığı, istirahat kalp atım sayısı, kan basıncı, bel kalça oranı, vücut kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, vücut yağ ağırlığı, yağsız vücut ağırlığı ve kan lipid ölçümleri alınarak, çalışma sonunda grupların kendi içlerindeki ön ve son test değerleri karşılaştırılmıştırTüm verilerin aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Deneklerin ön test ve kendi grubu içindeki karşılaştırılması Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak yapılmış, elde edilen veriler bilgisayarda SPSS 10.0 paket programında analiz edilmiştirÇalışma sonunda kontrol grubunda vücut ağırlığı, bel kalça oranı, vücut kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, vücut yağ ağırlığı, yağsız vücut ağırlığı değerlerinde artma (p<0,05), HDL-K değerinde azalma (p<0,05) gözlemlenirken, deney grubunda vücut yağ yüzdesi, Total-K ve LDL-K değerlerinde istatistiksel açıdan anlamlı düşüş görülmüştür.(p<0,05Sonuç olarak düzenli yapılan 8 haftalık pilates yer egzersizlerinin, orta yaşlı sedanter bayanların bazı kardiyovasküler risk faktörlerinin azaltılmasında etkili olduğu söylenebilirAnahtar kelimeler; pilates, sedanter bayan, kardiyovasküler risk faktörleri.

Erkal Arslanoğlu
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fırat havzasındaki spor teşkilatlarının "sporun yaygınlaştırılmasına" katkıları

ÖZET Bu araştırmanın amacı; "Fırat Havzasında bulunan spor teşkilatlarının sporun yaygınlaştırılmasına katkılarının analiz edilmesidir. Yasal düzenlemeler çerçevesinde sporun yeri incelenmiş, kalkınma planlan ve projeler doğrultusunda spor teşkilatlarının sporun yaygınlaştırılması açısında görev ve sorumlulukları literatürden tarama yöntemi ile araştırılmıştır. Fırat Havzasında bulunan Fırat Üniversitesinin etki alanındaki Elazığ-Bingöl- Tunceli-Muş illerinde yapılan sportif faaliyetler ve çalışmalar şu andaki mevcut durum ile geleceğe yönelik hedefler veri toplama tablolar hazırlanarak tesbit edilmiştir. Konu hakkında yaklaşımları belirlemek üzere yöredeki spor kamuoyunu oluşturan kişilere anket uygulanmıştır. 1990-95 yılları itibariyle araştırmaya konu olan illerde faaliyet gösteren lisanslı tescilli sporcu sayısı toplam 33.487. Gençlik ve Spor Kulübü sayısı 82, Antrenör sayısı 98, Hakem sayısı 464, Beden Eğitimi Öğretmem sayısı 121'dir. 1990 yılında yapılan Genel Nüfus Sayımına göre spor yapması gereken nüfus; Elazığ ilinde 325.128, Bingöl ilinde 167.367, Tunceli ilinde 87.071, Muş ilinde 250.468 kişi olmak üzere toplam 830.036 dir. Yörede toplam sporcu sayısının 33.487 olduğu bu rakamında konu olan illerde spor yapması gereken nüfusun sadece %4'ünü oluşturduğu görülmektedir. Yörede kulüp sayısıda %1.8 ile ülke ortalamasının altına düşmektedir. Spor tesisleri, Antrenör, Hakem ve Eğitici sayılarının nüfusa oramda bu paralellikte olmaktadır. Yörede spor kamuoyunu oluşturan kişiler; görev aldıkları birimlerin spor kamuoyundaki yerlerini %44.45 oranla "yetersiz" spor teşkilatlarının şu andaki çalışmalarım %60 oranla, ileriye yönelik çalışmaların %62.23 oranla "yetersiz" olarak bulduklarını ifade etmişlerdir. Spor eğitimi bünyesinde yer alan yönetici, antrenör ve eğitici kadroların %68.82 oranla "yetersiz" olduğu en çok ihtiyaç duyulan kadroları %45.8 oranla "eğitici" kadrolar olduğu, spor faaliyetlerinin %66.67 oranında, gençliğin spora eğilimi %24.21 oranla "yetersiz" olduğu yeterli olmayışının nedenleri %27.32 oranla "ekonomikyetersizlik" %24.75 oranla "tesis yetersizliği" %24.74 oranla "eğitim yetersizliği" %18.03 oranla "spor teşkilatlarının yetersizliği" olarak belirtmişlerdir. Yörede sporun geldiği nokta %71.12 oranla, sporun yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için yapılan çalışmaların %68.89 oranla "yetersiz" olduğu, yeterli olmayışının en önemli sebebini %31.41 oranla "ekonomik yetersizlik" olarak belirttikleri görülmüştür. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular; sporun yaygınlaştırılması kriterlerinin Fırat Havzasında; Gelişmiş ülkeler ve Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu, Fırat Havzasındaki spor teşkilatlarının sporun yaygınlaştırılmasına kalkılan "Maddi yetersizlik", "Eğitim yetersizliği", "Tesis yetersizliği", "Sosyal problemler" ve "Yöresel problemler" nedeni ile yetersiz kaldığını göstermiştir. Araştırmaya konu olan iller arasında Elazığ ilindeki spor ortamı ve yaygınlık düzeyinin diğer illere oranla yüksek görülmesi Elazığ ilinin Gelişme Merkezi ve Üniversiteye sahip olmasıdır. Bu durum Ekonomik, Eğitim, Sosyo-Kültürel yapıya yansıdığı gibi spor ortamına ve yaygınlaşma düzeyine de yansımıştır. Bu noktadan hareketle sonuç olarak; Fırat Havzasındaki spor teşkilatlarının sporun yaygınlaştırılmasına katkılarının düzeyi Ekonomik, Eğitim, Sosyo-Kültürel gelişmişlik değerleri ile paralellik arz etmektedir.

Fırat havzasıFırat ÜniversitesiSpor+2
Sebahattin Devecioğlu
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fırat havzasındaki mahalli idarelerin spora yaklaşımlarının analizi

ÖZET Bu araştırmanın amacı, Fırat Havzasında bulunan mahalli idarelerin spora yaklaşımlarının analiz edilmesidir. Mevzuatın mahalli idarelere sporla ilgili verdiği görevler araştırılmış, ne kadarının yerine getirildiği ve bu görevlerin tam anlamıyla gerçekleştirilememesinde engel teşkil eden noktalar tespit edilmiştir. Bu araştırma, Fırat Havzasında bulunan ve Fırat Üniversitesinin etki alanı içerisindeki, Elazığ, Tunceli, Bingöl, Muş illeri mahalli idarelerinin İl-ilçe, Belde-Belediyeleri ve İl Özel İdarelerini kapsamaktadır. Belirtilen yönetim bölgelerinde bulunan belediye başkanları ve il özel idare müdürlerine anket uygulaması yapılmıştır. Mahalli idareler açısından yörelerdeki geçmiş ve mevcut durum ve geleceğe yönelik olarak yapılmış olan planlar tespit edilmiştir. Ayrıca karşılaşılan problemler ve nedenleri incelenmiştir. Fırat Havzasında bulunan dört ile ait mahalli idare yöneticilerinin tamamı (%100), kendilerine bağlı bulunan spor tesislerini yetirli görmediklerini belirtmişlerdir. Şimdiye kadar spor tesisi yapılmayışının nedenleri arasında ilk sırayı, %20.5 oranla mali kaynak sıkıntısına bağlamışlardır. Fırat Havzasındaki mahalli idarelerin %9 1.3 'ünde, kurumun spor işleriyle ilgilenecek bir birimin olmayışı dikkat çekicidir. Yöneticilerin %86'sı kurumlarının halka sunduğu spor faaliyetlerini yeterli görmediklerini belirtirken, en önemli sebep olarak "Mali Kaynak sıkıntısını, göstermişlerdir. Yöneticilerin %82'si diğer kamu ve özel kuruluşlarla işbirliği ve koordinasyon yapılmasının gereğine ve daha ziyade (%28.2) "Kamu ve özel kuruluşlar ile işbirliği ve koordinasyon yaptıklarını belirtmişlerdir. İdarecilerin tamamı, özürlü vatandaşların spor yapmalarına yönelik herhangi bir çalışmalarının bulunmadığını ifade etmişlerdir. Yöneticilerin %74'ü, mahalli idarelerle merkezi idare arasındaki işbirliğinin gerçekleşme düzeyinin "zayıf olduğunu belirtmişlerdir.Sonuç olarak; Fırat Havzası mahalli idarelerinde halka ve gençliğe yönelik spor faaliyetlerinde görülen eksikliğin varlığı kabul edilerek, mevzuat ve mali kaynak noktasında gerekli teşviklerin yapılması zorunluluk arzetmektedir.

Fırat havzasıFırat ÜniversitesiSpor+3
Bilal Çoban
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu il merkezlerinde görev yapan öğremenlerin boş zamanlarında yaptıkları faaliyetler ve sporun yeri

Bu çalışmanın amacı; Doğu il merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin boş zamanlarında yaptıkları sportif faaliyetlerin türlerini/ faaliyetlere katılım düzeylerini, spor yapma nedenlerini ve spor yapılan alanlar ile spor yapmayanların yapmama nedenlerinin belirlenmesiydi. Araştırma denekleri, ülkemizin Doğu Bölgesinde görev yapan, 11 il merkezinden seçilen 720 bay ve 299 bayan olmak üzere toplam 1019 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin boş zamanlarında en fazla yaptıkları rekreasyonel faaliyetler sırasıyla; "Televizyon izleme" (%95.7), "Müzik dinleme" (%93.3) ve "Kitap, gazete ve dergi okuma" (%89.2) idi. Belirli düzeylerde spor yapma faaliyetine katılım; 18 faaliyet arasında 11. sırayı almıştır, öğretmenlerin (%23.3)' ü, fiziksel sağlıklarını korumak ve devamlılığını arzuladıkları için spor yaptıklarını belirtmişlerdir. Spor yapanlar arasında, en fazla yapılan spor türü (%53.7) ile futboldur. Spor yapmak için en fazla kullanılan tesis ise özel tesisler (%31.9) olmuştur. Gençlik ve Spor Müdürlüğüne ait tesislerin kullanılması,.ancak 4. sırayı alabilmiştir. Spor yapmayanların spor yapmama nedenlerinin başında, spor yapacak uygun bir yer (tesis) bulunamaması ve uygun organizasyonun olmayışı gelmektedir. Yapılan araştırmanın bulgularından çıkarılabilecek en önemli sonuç; öğretmenlerin rekreatif nitelikli faaliyetlere çok az katıldıklarıdır. Kendi ifadelerinden, tefii v«ş uygrtm st^aniiftayöfti**^» y«s»3.l.»a8a. ile sp©^ yapaa oranının yükseleceği anlaşılmaktır.

RekreasyonSporÖğretmenler
Mehmet Öcalan
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk taekwondo milli takım sporcularının seçilen bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin analizi

Sporcular
Mikail Tel
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor yüksek okullarında öğrenim gören öğrencilerin liderlik ve yaratıcılık özelliklerinin karşılaştırılması(Gazi Üniversitesi örneği)

Araştırmanın amacı; Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarında öğrenim gören öğrencilerin Liderlik ve Yaratıcılık özelliklerinin karşılaştırılmasıdır.Araştırmanın bu genel amacı çerçevesinde, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okullarında öğrenim gören öğrencilerin Liderlik ve Yaratıcılık özelliklerini etkileyebileceği düşünülen; cinsiyet, Bölüm, sınıf, Anne öğrenim düzeyi, Baba öğrenim düzeyi gibi değişkenler ele alınmıştır.Bu çalışmanın Örneklem grubunu, Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'nda Spor Yöneticiliği, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ile Antrenörlük Eğitimi bölümlerinde öğrenim görmekte olan 328'i erkek 278'si kız toplam 606 öğrenci oluşturmaktadır.Bu çalışmada Öğrencilere uygulanan ölçeklerden Liderlik ölçeği; Öğrencilerin Liderlik düzeylerini belirleyebilmek için; Lee G. Bolman ve Terence E. Deal (1991) tarafından geliştirilen Türkçeye uyarlanması Dereli (2002) tarafından yapılan Liderlik yönelim ölçeğidir. Yaratıcılık ölçeği olarak ise; Öğrencilerin yaratıcılık düzeylerini belirlemek için Krikton tarafından geliştirilmiş `'Adaption-Innovatiıon Inventory ( KAI) adlı yaratıcılık ölçeğidir. Ayrıca araştırmacı tarafından kişisel bilgi formu oluşturulmuştur.Verilerin analizinde SPSS (Statistical Pakage For Sacial Scientists for Windows Release 10.0) programında analiz edilmiş, manidarlığı p<0.05 düzeyinde sınanmış ve sonuçlar araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Bu çalışmanın sonucunda Beden eğitimi ve spor yüksek okulunda öğrenim gören öğrencilerin Liderlik ve Yaratıcılık özelliklerine bakıldığında; Liderlik ölçeğinin alt boyutlarında cinsiyet ve bölüm değişkenlerinde anlamlı bir faklılık bulunurken(p<0.05), sınıf, Anne öğrenim düzeyi ve Baba öğrenim düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Yaratıcılık özelliklerine bakıldığında; Baba öğrenim düzeyi değişkeninde anlamlı bir farklılık bulunurken(p<0.05), Cinsiyet, sınıf, bölüm ve Anne öğrenim düzeyi değişkenleri arasında anlamalı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Yaratıcılık düzeylerinin, yapısal çerçeve, insan kaynakları çerçevesi, politik çerçeve ve sembolik çerçeve liderlik alt boyutları arasında bir ilişkinin olduğu görülmektedir ( P<0,05). Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t testi sonuçları incelendiğinde; yapısal çerçeve, insan kaynakları çerçevesi ve sembolik çerçeve alt boyutlarının, öğrencilerin yaratıcılık düzeyleri üzerinde etkili bir açıklayıcı olduğu, politik çerçeve alt boyutunun ise yaratıcılık puanlarını açıklamada anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Liderlik, Yaratıcılık, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Öğrenci.

Spor yönetimi
İlker Özmutlu
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Futbolda taraftar ve takım özdeşleşmesi (Trabzonspor örneği)

Araştırmanın amacı, Trabzonspor taraftarlarının sportaraftarlığı ve takımlarıyla özdeşleşmelerinin incelenmesidir.Çalışmanın evrenini Trabzonspor taraftar grupları,örneklemini ise Trabzon'daki taraftar gruplarından random yöntemleseçilen 1127 taraftar oluşturmaktadır. Taraftar grup liderleriyle yüz yüzeyapılan görüşmelere göre taraftar gruplarının yaklaşık 5300 üyesi olduğutespit edilmiştir. Örneklem grubu taraftar gruplarının üye sayısının%22,09'unu oluşturmaktadır.Bu çalışmada, Trabzonspor taraftarlarının spor taraftarlığı vetakımlarıyla özdeşleşmelerini tespit etmeye yönelik bir anketuygulanmıştır. Anket, konu uzman görüş ve önerileri dikkate alınarakhazırlanmış, 100 kişilik bir ön gruba uygulanmıştır. Ön uygulamaanketlerinden elde edilen veriler yardımıyla anket maddelerinin güvenirlikanalizi yapılmış, spor taraftar ölçeğinde yer alan 20 maddenin güvenirlikkatsayısı ?:0,87 ve spor taraftarı özdeşleşme ölçeğinde yer alan 15maddenin güvenirlik katsayısı ?:0,89 olarak bulunmuş ve ankete son şekliverilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 16.0 paket programı kullanılmıştır.Değerlendirme sırasında araştırma verilerinin frekans veyüzdeleri alınmıştır. Kolmogorov smirniov testine göre spor taraftar ölçeğiP<0.05 anlamlılık düzeyine göre normal olarak dağılmamış verilere ilişkintestlerde iki'li gruplar için Mann-Whintney U; iki'den fazla gruplar içinKruskal Wallis Testleri uygulanmış, normal olarak dağılmış verilere ilişkintestlerde iki'li gruplar için T-Testi (Independent Samples T-Test); iki'denfazla gruplar için Tek Faktörlü Varyans analizi (One-Way Anova) testleriuygulanarak elde edilen veriler tablolaştırılmıştır. Bu çalışmada hatadüzeyi 0.05 olarak alınmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, taraftarların büyükçoğunluğunun erkek, öğrenci ve serbest meslek sahibi, orta bir gelir ile lise127düzeyinde bir eğitim, kendi sahalarındaki ve müsait olduklarında, takımıdesteklemek için maça gittikleri, takımın mağlubiyetinden etkilendikleri,günlük davranışlarıyla müsabakalardaki davranışlarının farklı olduğu,galip gelmek için her yolun denenmesi gerektiği, spor taraftarlık vetakımlarıyla özdeşleşme düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Mustafa Baş
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor kulüplerinin amaçlarını gerçekleştirme düzeyleri ve karşılaştıkları sorunların belirlenmesine yönelik bir ölçek geliştirme çalışması

ÖZET Bu araştırmanın amacı ülkemizde faaliyet gösteren spor kulüplerinin amaçlarını gerçekleştirme düzeyleri ve karşılaştıkları sorunların belirlenmesine yönelik bir ölçek geliştirmektir. Çalışmanın evreni ülkemizdeki büyük şehirlerde faaliyet gösteren spor kulüp yöneticileri, örneklemi ise bu büyük şehirler içinden tesadüfi yöntemle seçilen Ankara, İstanbul, Bursa, Antalya, Erzurum illerinde faaliyet gösteren 105 spor kulübü oluşturmaktadır. Bu kulüplerden 400 yöneticiye ulaşılmış ve ölçek uygulanmıştır. Bu ölçeklerden altı tanesi eksik yada hatalı doldurulmalarından dolayı değerlendirilmeye alınmamıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı spor kulüplerinin (10 Adet) tüzükleri ve ilgili literatür, uzmanlar ve spor kulüpleri yöneticileriyle de görüşülerek hazırlanmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucu kişisel ve kulüplere yönelik 8, amaçlara yönelik 14 ve sorunlara yönelik 16 olmak üzere toplam 38 maddeden oluşan bir ölçek uygulamaya değer görülmüştür. Verilerin analizi SPSS 16 istatistik programıyla yapılmış ve aşağıdaki prosedür uygulanmıştır. •Yöneticilerin kişisel bulguları ile spor kulüplerinin özelliklerine ilişkin yüzde ve frekans analizleri yapılmıştır. •Spor kulüplerinin amaçlarını gerçekleştirme düzeyleri ölçeği ile spor kulüplerinin sorunları ölçeği için varimax dönüştürmesi, temel bileşenler yöntemi ile faktör analizi yapılmıştır. •Ölçümlerin maddesel ve alt boyutlarının geçerlilik ve güvenirliği için Cronbach Alpha değerlerine bakılmıştır. Araştırmanın sonucunda spor kulüplerinin amaçlarını gerçekleştirme düzeylerinin (SKAGDÖ) belirlenmesi ölçeğinden iki madde 0.40 değerinin altında kaldığı için ölçekten çıkarılmış, ölçek 14 madde ve sportif (7 madde) ve sosyal ve toplumsal (7 madde) amaçlar başlığı altında iki alt boyuttan oluşmuştur. Spor kulüplerinin sorunlarının belirlenmesi ölçeğinden (SKSBÖ) iki madde 0.40 değerinin altında kaldığı için ölçekten çıkarılmış, ölçek 16 madde ve Maddi Problemler, Federasyonlar ve Yasal Düzenlemelerle İlgili (8 madde), İlgi Azlığı (4 madde) ve Spor Elemanları ( 4 madde ) ilgili sorunlar olmak üzere 3 alt boyuttan oluşmuştur. Spor kulüplerinin amaçlarını gerçekleştirme düzeyleri ölçeğinde alt boyutların Croncbach Alpha değerleri sportif amaçlar için 0.89 ve sosyal ve toplumsal amaçlar için 82'dir. Spor kulüplerinin sorunlarının belirlenmesi ölçeği alt boyutları için, Federasyonlar, Maddi Problemler ve Yasal Düzenlemelerle İlgili Sorunlar için 0.86, İlgi Azlığı boyutu için 0.77 ve Spor Elemanları ile İlgili Sorunları için 0.73 olmuştur. Sonuç olarak geliştirilmeye çalışılan her iki ölçeğin geçerli ve güvenilir ölçüm yapacağı ve bu yönde yapılacak sonraki çalışmalarda kullanılabileceği söylenebilir.

Mustafa Kerem
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çeşitli ülke milli takımlarına mensup genç boksörlerde müsabaka sonrası gelişen proteinüri ve hematüri ile bazı solunum parametrelerinin değerlendirilmesi

Nihat Demir
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor derslerinde yapılan akran destekli öğretimin hafif düzeyde zihin yetersizliği olan öğrenciler ve akranları üzerindeki etkileri

Bu araştırmada, beden eğitimi ve spor derslerinde yapılan akran destekli öğretimin hafif düzeyde zihin yetersizliği olan öğrenciler ve akranları üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırmalardan olgubilim (fenomenoloji) araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini kaynaştırma eğitimi uygulanan ortaokullarda eğitim alan hafif düzey zihin yetersizliği bulunan öğrenciler (n= 4, 10-15 yaş arası), akran öğrenciler (n= 4, 10-14 yaş arası) ve derslerini yürüten beden eğitimi ve spor öğretmenleri (n= 4, 32-46 yaş arası) olmak üzere toplam 12 birey oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen sosyo-demografik özellikler- tanılayıcı bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve saha notları kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular beden eğitimi ve spor derslerinde yapılan 8 haftalık akran destekli öğretimin, zihin yetersizliği olan öğrencilerin motor beceri, iletişim ve iş birliği gibi gelişim alanlarını desteklediğini göstermektedir. Ayrıca yapılan uygulama akran desteği veren öğrencilerin sosyal kabul seviyelerinde artış sağlamıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin de akran destekli öğretim uygulama becerilerinde ve farkındalık sevilerinde artış sağlamış ve mesleki yeterliliklerinde olumlu katkı yaratmıştır. Araştırma sonuçlarına göre akran destekli yapılan öğretimin tüm katılımcılar üzerine olumlu etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Akran Destekli Eğitim, Beceri, Beden Eğitimi, Zihin Yetersizliği.

Seda Sert Gürbüz
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Basketbolcularda beyin temelli egzersizler ve Beyin-Türevli Nörotrofik Faktör (Bdnf) gen polimorfizmlerinin; Serum Bdnf düzeyleri ve performans üzerine etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı basketbolcularda beyin temelli egzersizler ve beyin-türevli nörotrofik faktör (bdnf) gen polimorfizmlerinin; serum bdnf düzeyleri ve performans üzerine etkilerinin araştırılmasıdır. Araştırmaya 18-24 yaş aralığında herhangi bir sağlık problemi olmayan 24 erkek basketbol oyuncusu katılmıştır. Katılımcılar basketbol antrenman grubu (n:8), basketbol+beyin temelli egzersiz grubu (n:8) ve beyin temelli egzersiz grubu (n:8) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Her grup içerindeki 8 sporcudan 2 si BDNF gen polimorfizmi (rs6265) olan sporculardır. Çalışmada 12 hafta ve haftada en az 3 gün 90-120 dakika antrenman programları uygulanmıştır. Basketbol antrenmanlarına ek olarak yapılan beyin temelli egzersizler basketbol antrenmanların bitiminde uygulanmıştır. Sadece beyin temelli egzersiz yapan grup basketbol antrenmanlarına katılmazken, sadece basketbol antrenmanı yapan grup beyin temelli egzersizlere katılmadı. Veri toplama aracı olarak basketbol beceri testi, basketbol hızlı şut testi, statik ve dinamik denge, D2 dikkat testi, reaksiyon testi kullanılmıştır. BDNF gen polimorfizmi belirlemek için sporculardan antrenmanlardan önce kan alımı yapılmıştır. Serum düzeylerini belirlemek için her grupta ilk antrenman öncesi ve sonrası, son antrenman öncesi ve sonrası olacak şekilde toplamda 4 kez kan alınmıştır Çalışmanın istatiksel analizlerini değerlendirmek için istatistik paket programı kullanılmıştır. Tüm değerlerin normal dağılım varsayımlarında, küçük veri setlerinde daha çok tercih edilen Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Test sonuçlarında tüm değerlerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Grup içi ön test ve son test karşılaştırmasında Eşleştirilmiş t Test kullanılmıştır. Ön test ve son test değerlerinin gruplar arası karşılaştırılmasında One-Way ANOVA testi kullanılmıştır. Her grubun değişimlerinin farklılık oluşturan değişenler arasındaki üstünlük düzeyi LSD Post Doc testi ile analiz edilmiştir. Tüm test sonuçları, anlamlılık düzeyi "p<0,05" kabul edilerek değerlendirilmiştir. Sonuç olarak GG genotipli sporcular hem performans hem serum düzeyi ölçümlerinde GA genotipe sahip sporculardan daha iyi sonuçlar elde edildiği tespit edilmiştir.

Mahmut Özdinç
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin beslenme bilgi düzeyi ve beslenme inançlarının araştırılması

Bu araştırmada, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin beslenme bilgi düzeyi ile beslenme inançlarının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılı Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim görmekte olan 672 lisans öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri sosyodemografik özellikleri içeren anket formu, "Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği" (SBİTÖ) ve "Spor Besin Takviyeleri İnanç Ölçeği" (SBTİÖ) kullanılarak dijital ortamda Google Forms aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 29.0 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler analiz edilerek Kolmogorov-Smirnov testi sonuçları incelenmiş, ölçek puanlarının normallikten sapmalarının anlamlı olduğu, çarpıklık ve basıklık değerlerinin ± 1 aralığında olduğu görülmüş, parametrik istatistiksel analiz testlerinin kullanılmasına karar verilmiş olup 2'li değişkenler için t-testi ile 3 ve fazla değişkenler için Anova Testi, ilişkiyi ortaya koymak için ise Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin beslenme bilgi düzeyleri ile beslenme inançları arasında düşük düzeyde pozitif bir ilişki bulunmuştur. "beslenme inancı" ile "beslenme bilgi düzeyi" alt boyutlarından "beslenme hakkında bilgi" arasında pozitif yönde düşük düzeyde, "beslenmeye yönelik duygu" arasında negatif yönde düşük düzeyde, olumlu beslenme arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişki bulunmuştur. "beslenme inancı" ile "beslenme bilgi düzeyi" alt boyutlarından "kötü beslenme" arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir.

Argun Aylin Göral
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elazığ il merkezindeki spor tesislerinin işleyişindeki verimliliğin araştırılması

51 ÖZET Bu çalışma; Elazığ İl Merkezinde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Ortaöğretim kurumları ve diğer kamu kuruluşları ile özel sektöre ait spor tesislerinin verimlilik düzeyini araştırmak üzere planlandı. Elazığ İl Merkezindeki kurumlar ile özel sektöre ait spor tesislerinin tamamı bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde kayıtlı 36 spor tesisi örneklem olarak alınmıştır. Araştırma sonunda tüm spor tesislerinin %33.3'ü özel sektörde, %27.7'si ortaöğretim kurumlarına, %25'i kamu kurum ve kuruluşlarına ve %13.8'i Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne aitdir. Bu spor tesisleri toplam 89.953 m2'lik alana sahip olduğu ve Elazığ nüfus oranına göre m2 başına 2.7 kişi düştüğü bulunmuştur. Tüm spor tesislerinin %58.3'ü bugünkü şartlarda sağlığa uygun ve kullanılır biçimde olmadığı anlaşılmıştır. 36 spor tesisinin tamamı günde toplam olarak 418 saat çalışmaktadır. Tesisler ortalama olarak 11.61 saat hizmete açıktır. Tüm spor tesislerinden 19.954 kişi faydalanmaktadır. Bu tesislerden faydalanan kişilerin Elazığ nüfusuna (kapasite/nüfus) oranı 9.7 kişidir. Spor tesislerinin %36.1'i halka açık olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca tüm spor tesisleri günde ortalama olarak 9.06 ± 2.06 saat halka açıktır. Sonuç olarak, Elazığ İl Merkezinde bulunan spor tesisleri nüfusa oranı Türkiye ortalaması düzeyindedir. Ancak tesislerin verimli biçimde kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle spor tesislerinin verimli çalışabilmesi için kaynakların artırılması, yöneticilerin eğitilmesi ve tesislerin özelleştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler; Verimlilik, Spor Tesisi, İşletmecilik

ElazığSpor tesisleriVerimlilik
Eyüp Nacar
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç kızlarda değişik spor tiplerinin hematolojik, biyokimyasal ve bazı solunum parametrelerine etkisi

Değişik spor tiplerinin 16 yaş grubundaki genç kızlarda hematolojik, biyokimyasal ve bazı solunum parametreleri ile MaxV02'ünü nasıl etkilediğinin belirlenebilmesi amacıyla planlanan araştırma, aralarında boy ve ağırlık yönünden farklılık bulunmayan toplam 42 genç kız (kontrol=12, atletizm=18, basketbol=12) üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmaya katılan bütün bireylerden alınan kan örneklerinde, hematolojik ve biyokimyasal parametrelerin analizi yapıldı. Solunum fonksiyon testleri spirometrede kuru sistemle tayin edilen deneklerin, MaxV02'leri indirekt metodla belirlenirken, araştırmaya alınan kız sporcuların antrenman öncesi ve bir saatlik antrenman sonrası, taze idrar örnekleri proteinüri yönünden incelendi. Sporcuların idrar sedimentleri ışık mikroskobu altında x40'lık büyütmeyle hematüri açısından direkt inceleme yapılarak değerlendirildi. MCV, MCHC, lökosit, trombosit ve kalsiyum düzeyleri spor gruplarının her ikisinde de, eritrosit, hematokrit, MCH, fosfor, total protein ve albumin değerleri ise sadece basketbol sporu yapanlarda kontrol grubuna göre daha yüksek seviyelerde bulundu. Spor gruplarının kendi aralarındaki mukayesesinde eritrosit, hematokrit, kalsiyum, fosfor ve albumin parametreleri basketbol grubu lehine, atletizm sporu yapanlardan anlamlı farklılıklar gösterdi. MCHC yüzdeleri ise atletizm grubunda, basketbol grubuna oranla daha yüksek olarak belirlendi. FVC, FEVı, MW ve MaxV02 her iki spor grubunda da, kontrol grubuna göre önemli derecede artmış olarak tesbit edildi. 62 Bir saatlik antrenman sonrası, atletizm sporu yapanların %66.6 sında hematüri, %22.2'sinde proteinüri gelişirken, basketbol sporcularında hematüri oranı %100, proteinüri oranı ise %33.3 seviyesinde bulundu. Araştırmada elde edilen bulgular, yetişkinlerde görülen spora bağlı hematüri ve proteinürinin genç kızlarda da oluştuğunu göstermektedir. Genel olarak çalışmanın sonucunda atletizm ve basketbol sporunun genç kızlarda bazı hematolojik, biyokimyasal ve solunum parametreleri ile MaxV02'ünü önemli ölçüde artırdığı, ancak bu artırıcı etkinin basketbol sporunda daha belirgin olduğu kanısına varıldı.

AdolesanlarEgzersizEgzersiz+3
Selahattin Koç
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adölesan dönemdeki sporcularda psikolojik sağlamlık düzeyi ile stresle başa çıkma düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı adölesan dönemdeki sporcularda psikolojik sağlamlık düzeyi ile stresle başa çıkma düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Isparta ilinde her branştan adölesan dönemdeki sporcular oluştururken; örneklem grubunu ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 250 amatör sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek için "Demografik Bilgi Formu", psikolojik sağlamlıklarını belirlemek için "Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği" ve stresle başa çıkma düzeylerini belirlemek için ise "Ergen Başa Çıkma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için Statistical Packadge for Social Sciences (SPSS) 17.0 paket programı kullanılmıştır. Yapılan normallik testleri (Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro Wilk) sonucunda veriler normal dağılım göstermediğinden Spearman Rank Korelasyon Testi, Mann Whitney-U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Post Hoc testlerinden Bonferroni Testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde ayrıca frekans, yüzde, minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi ise p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, psikolojik sağlamlık ile aktif başa çıkma arasında anlamlı ve pozitif, olumsuz başa çıkma arasında anlamlı ve negatif bir ilişki mevcuttur. Psikolojik sağlamlık ile kaçınan başa çıkma arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Ayrıca sporcuların cinsiyet, branş, yaş, sınıf, spor yaşı ve lisans türü değişkenleri ile psikolojik sağlamlık ve başa çıkma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgulardan hareketle, mevcut çalışmadaki psikolojik sağlamlık ve stresle başa çıkma arasındaki ilişkilerin literatürle aynı eğilimde olduğu ve farklı demografik değişkenlerin bu ilişkileri karmaşıklaştırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ayrıca sporcuların psikolojik sağlamlıklarını artırmak ve stresle başa çıkma yetilerini geliştirmek için uygulanacak yöntemlerin kişiye özel olması gerektiğini göstermektedir.

Yasin Akgün
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elazığ kamuoyunun spora karşı ilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi

66 ÖZET Araştırmada "Elazığ Kamuoyunun spora karşı ilgi ve tutumları" araştırılmıştır. Araştırmanın amacı; İT in spor faaliyet ve organizasyonları, spor tesisleri, İP de sporun geldiği son durum ele alınıp incelenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda Elazığ Kamuoyunun düşünceleri İl' deki spor potansiyelini ve şu anki durumu vermiştir. Spor alanındaki aksaklıkların Elazığ Kamuoyunun görüşleri alınarak tespit edilip çıkan sonuçlara göre gerekli düzenlemelerin yapılmasına yardımcı olmak amacındadır. Araştırma da rasgele seçilen 1400 deneğe anket uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; Kamuoyunun % 90,6 'sının ilde bayanların spora karşı ilgilerini az yeterli veya yetersiz buldukları ve katılımcı bayanların % 60,5 'inin spor ile ilgilenmediği ortaya çıkmıştır. Spor ile ilgilenmeme nedenleri arasında; % 22,5 ile "Ailelerin kız çoculdarmı spora teşvik etmemesi", % 20,7 ile "Bayanların katılımını sağlayan organizasyonların azlığı", % 18,7 ile "Teşvik edici ve özendirici tedbirlerin alınmadığı", % 13,8 ile "Sportif faaliyet ve organizasyonlardaki tatsız ve kaba davranışlar" yer almıştır. İl' de sporun şu anki konum itibariyle % 94,8 ile az yeterli veya yetersiz olduğu; İT de sportif faaliyet ve organizasyonların katılımcıların % 95 'i tarafından az yeterli veya yetersiz bulunduğu gözleniyor. Bu yetersizliklerin nedenleri arasında; % 26,4 ile "spor tesis, saha ve malzeme yetersizliğinin" birinciyi şurayı aldığı, % 21,1 ile "ekonomik yetersizlik", % 16,9 ile "Yönetici ve uzman eleman yetersizliği", % 14,2 ile "Kamu kurum ve kuruluşlarının katkılarının yetersizliği", % 11 ile "Spor yöneticüerinin ilgisizliği" gibi nedenlerin sıralandığı görülüyor. Katılımcıların % 95'inin İl' in spor tesislerini az yeterli veya yetersiz bulduğu ve İT de en çok ihtiyaç duyulan spor tesisleri; % 19,4 ile yüzme havuzu, % 18,2 ile sağlık için spor alanları, % 16,6 ile kapalı spor salonu, % 1 1 ile tenis kortunun olduğu görüldü. Şu anda bu ihtiyaçlara cevap vermek için çabalar sürmektedir. Bu çalışmalar biran evvel bitirilmeli toplumun kullanımına açılmalı. İl' de spor teşküatlannın çalışmalarım katılımcıların % 94,9'u az yeterli veya yetersiz bulduğu, bu yetersizliklerin giderilmesi için % 2 1,1 'i "Alt yapı çalışmalarına önem verilmeli", % 18,5 'i "Spor faaliyet ve organizasyonlar çoğaltılmalı",67 %16,9'u "özendirici tedbirler alınması", gerektiğini ve ÎT de spora ayrılan ekonomik kaynakların % 94,7 ile az yeterli veya yetersiz olduğu gözlendi. İl' de inşaat halindeki tesislerin parasal sıkıntılar yüzünden tamamlanamadığı, faaliyet ve organizasyonlara gerekli ve yeterli ödeneğin gönderilmediği görülüyor. îl' in spor alanında ülke sporuna katkılanm katılımcılar % 93,9 az yeterli veya yetersiz bulduğu gözlendi. Bunun nedenleri arasında birinci sırayı, % 20,4 ile "Başarılı sporculara sahip çıkılmaması" aldığı, % 19,8 ile "Federasyonların taşraya olan ilgisizlikleri," % 14,3 ile "Spora ayrılan kaynak ve yatırımların orantılı kullanılmadığı" gerçeğini gözler önüne sermiştir. Bütün bu olumsuzlukları etkilemesi gereken mahalli spor basını üstüne düşeni İl' de gerçekleştiremediği ve ÎT de mahalli spor basımımı kamuoyunun % 83,6'sı tarafından az yeterli veya yetersiz bulunduğu görüldü. Bu yetersizliklerin düzelebilmesi ve mahalli spor basınının bekleneni verebilmesi için, katılımcıların % 23,7'si "Bütün spor branşlarına yönelik programların yapılması", % 21,3 'ü "Spor alanında eğitim programlarına önem verilmesi", % 20,7'si "Uzman eleman sayısının çoğaltılması ve eğitilmesinin" gerektiğini vurguladığı gözlendi. İl' de sporun yaygınlaştrnlması çalışmalarını katılımcıların %95'i az yeterli veya yetersiz bulduğu gözlendi. İT de spor tesislerinin yetersiz olduğu, var olan spor tesislerinin de çeşitlilik açısından az olduğu, sadece 6 spor tesisi çeşidinden oluştuğu bunlarında halka açılmadığım halkın faydalanamadığmı gözlemliyoruz. İl' de spora yön veren sportif faaliyet ve organizasyonlarda görev alan (hakem, uzman, antrenör, eğitimci) personelinde % 88,6 ile az yeterli veya yetersiz bulunduğunu bunun nedenleri arasında % 23,4 ile "Bu görevlilerin kendilerini yenileyemedikleri", % 22 ile Bu görevlilerin bütün branşlara aynı oranda ilgi göstermedikleri gözleniyor. Spora yapılan yatırımların toplumların ve kültürlerin varlık sebebi olan, insana yapılan bir yatırım olduğu düşünülecek olursa bu eksiklerin ve aksaklıkların bir an önce giderilmesi gerekir.

KamuoyuSporSpor tesisleri
Mehmet Fatih Karahüseyinoğlu
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8 haftalık voleybol teknik antrenmanının adölasan dönemi voleybolcuların zihinsel dayanıklılık seviyeleri ve teknik beceri gelişimleri üzerine etkilerinin incelenmesi

Yapılan bu çalışmada adölesan voleybolculara uygulanan 8 haftalık antrenman programının zihinsel dayanıklılık ve voleybol teknik beceri gelişimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmaya 10-19 yaş aralığında yer alan 50 erkek voleybolcu katılmıştır. Veri toplama sürecinde 'Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri' ve 'Teknik Performans Değerlendirme Formu' kullanılmıştır. Veri toplama aracı antrenman programı öncesinde ve sonrasında uygulanmıştır. Veri analizinde SPSS 25.0 programında Paired Samples T test analizi ile Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda sporcuların ön-son test zihinsel dayanıklılık puanları arasında anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur (p<0.05). Bunun yanında voleybolcularda zihinsel dayanıklılık ile teknik beceriler arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, adölesan dönemde bulunan voleybolcularda zihinsel dayanıklılık düzeyinin spor dalına özgü becerileri olumlu yönde etkilediği söylenebilir.

Ferit Kaya
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yetişkin kadın ve erkeklerin anaerobik güç özelliklerinin incelenmesi

Bu tezin amacı; yetişkin kadın ve erkeklerin seçili anaerobik güç özelliklerinin belirlenerek cinsiyet değişkenine göre karşılaştırılmasıdır. Tezin sonuçlandırılması ile birlikte; kadın ve erkek arasındaki güç ve kuvvet farklılıklarının genetik faktörler ya da cinsiyet faktörünün hangisinden daha çok etkilendiğinin dolaylı olarak ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmaya yaşları 18-30 arasında olan 103 kadın ve 105 erkek olmak üzere toplam 208 kişi katılmıştır. Dikey sıçrama mesafesinin belirlenmesinde veri toplama aracı olarak Takei (Japonya) marka jumpmetre kullanılmıştır. Her bir ölçüm 2 kez tekrar edilmiş ve ölçümler arasında 3'er dakikalık dinlenme süreleri verilmiştir. Anaerobik gücün belirlenmesinde Harman Formülü kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; SPSS (Ver.15) analiz programında yer alan tanımlayıcı istatistiksel analizler kullanılmıştır. Shapiro Wilk Testi sonucunda verilerin normal dağıldığı anlaşıldığından karşılaştırma analizleri için parametrik testler tercih edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar için "Independent Sample t Testi" kullanılmıştır. Yanılma düzeyi "α" 0,05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde; relatif zirve güç haricindeki tüm değişkenler açısından kadın ve erkek gruplar arasında, erkekler lehine istatistiksel olarak anlamlı fark çıktığı görülmektedir. Relatif zirve ve ortalama güç sonuçları incelendiğinde ise kadın grubun değerleri erkek gruba göre daha yüksek çıkmış olsa da aradaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır. Bu çalışmada elde edilen sonuçlara bakılarak; kadın ve erkek arasındaki kütle farklı ortadan kaldırıldığında her iki cins benzer anaerobik güç özelliklerine sahiptir denilebilir ve cinsiyetler arasındaki güç farkı büyük oranda cinsiyetler arasındaki kütle farkından kaynaklanıyor olabilir.

Mücahit Cirit
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kick boks sporcularının psikolojik beceri düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Araştırmanın amacı, kick boks sporcularının psikolojik beceri düzeylerinde; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, spor yaşı ile milli sporculuk durumu değişkenlerine göre anlamlı bir fark oluşup oluşmadığını belirlemektir. Araştırma tarama (survey) modeli ile oluşturulmuştur. Araştırma evreni, İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun ve Balıkesir illerinde aktif sporculuk yaşamına devam kick boks sporcularından oluşmaktadır. Araştırma örneklemi, bu sporcular arasında çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 69'u kadın 150'si erkek toplamda 219 kick boks sporcusundan oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, Smith ve arkadaşları tarafından (1995) geliştirilen, Erhan ve arkadaşları (2005) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Sporcuların Psikolojik becerilerinin değerlendirilmesi ölçeği" ve araştırmacının oluşturduğu "Katılımcı Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizi, IBM SPSS 25 programı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde, Levene, Mann Whitney U, Post Hoc Bonferroni, ANOVA, Shapiro Wilk, Kruskal Wallis ile Bağımsız Örneklem T testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, kick boks sporcularının cinsiyet değişkenine göre psikolojik beceri düzeyleri anlamlı farklılık göstermektedir. Yaş değişkeninde, alt yaş grubundaki sporcuların psikolojik beceri düzeyleri toplam puanlarının, büyük yaş grubu sporculara göre daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaş değişkeninde, Endişelerden Kurtulma, Hedef Belirleme ve Mental Hazırlık, Baskı Altında İyi Performans Gösterebilme alt boyutları ile toplam ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar elde edilmemiştir. Eğitim durumu değişkeni incelendiğinde, lisansüstü ve ilkokul mezunu sporcular arasında lisansüstü sporcular lehine anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Spor yaşı değişkeni analizinde, Güven ve Başarı Motivasyonu, Konsantrasyon, Zorluklarla Baş Edebilme Yeteneği alt boyutları ile ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir. Milli sporcu olma durumuna göre, Güven ve Başarı Motivasyonu, Hedef Belirleme ve Mental Hazırlık, Konsantrasyon alt boyutları ile "SPBD" ölçeği genel puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Milli sporcu olan kişilerin puanları olmayan kişilerin puanlarından yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Hayati Burak Akay
Biruni University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lisansüstü öğretimde beden eğitimi ve spor müfredatlarının karşılaştırılması ve değerlendirilmesi

48 6-ÖZET LİSANSÜSTÜ ÖĞRETİMDE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR MÜFREDATLARININ KARŞILAŞTIRILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ Bu araştırmanın amacı, Beden Eğitimi ve Spor bölümlerinin yüksek lisans ve doktora ders programlarının mevcut durumunu ortaya çıkarmaktır. Bu programlardaki mevcut durumu tespit ettikten sonra Türkiye'deki mevcut programların standart hale getirilmesine büyük yardım sağlayacağı ümit edilmektedir. Çalışmanın verileri; Ankara, Akdeniz, Atatürk, Cumhuriyet, Çukurova, Dicle, Dokuz Eylül, Erciyes, Fırat, Gazi, Hacettepe, Harran, İnönü, istanbul, Marmara, On Dokuz Mayıs, Selçuk, Trakya, Uludağ, Kütahya, Karadeniz Teknik, Ortadoğu Teknik, Niğde ve Sakarya Üniversitesinin katalogları, resmi yazışmaları ve öğrencilere uygulanan anketlerden oluşmaktadır. Bulgular; üniversiteler arasında dersler, derslerin içerikleri ve kredileri açısından pek çok farklılığın olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak Beden Eğitimi ve Spor bölümü yüksek lisans ve doktora programlarının ortak bir model oluşturabilmeleri için yeniden düzenlenmesi veya bir reformdan geçirilmesi tavsiye edilmektedir.

Hilmi Yüksel
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsanlarda egzersiz sırasında vücut ağırlığı ile oksijen alınımı arasındaki ilişki

Bu çalışmada şiddeti düzenli olarak arttınlan egzersiz sırasında oksijen alınımı (VO2) ile iş gücü arasındaki (WR) ilişkiyi sedanter deneklerde inceledik. Onsekiz sağlıklı erkek denek (ortalama ± SD, 23.6 ± 4.1 yaş) bisiklet ergometre ile şiddeti düzenli olarak artan (15 W/dk) yüke karşı yapılan egzersiz testine katıldılar. Solunum ve akciğer gaz değişim parametreleri noninvazif olarak türbün volümmetre ve gaz analizörü ile ölçüldü ve solunumdan solunuma hesaplandı. Maksimal VCVnin vücut ağırlığına oranı denekler arasında farklılık göstermektedir: 27.6 ml/dk/kg (minimum) ve 52.5 ml/dk/kg (maksimum). Maksimal VO2 ve WR denekler arasındaki farklılığa rağmen (3.108 ± 0.542 1/dk ve 246 ± 39 W/dk) V02 ile WR arasındaki lineer artışda farklılık bulunmadı. Bunun yanısıra AVO2/AWR oranı 10.3 ± 1.2 ml/dk/W bulundu. Sonuç olarak, bu çalışmada elde edilen bulgular VOa'nın egzersiz kaslarına oksijen taşinmasından ziyade hücreler tarafından kullanılmasıyla daha yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. 60

Vedat Ayan
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sportif çalışmaların ve oyunların zihinsel özürlü çocuklar üzerindeki etkileri

6. ÖZET Eğlence için hareket oyun ve sportif egzersizlerin herkese olduğu gibi özürlülere olan faydalan da bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı zihinsel özürlü çocukların fiziksel uygunluklarına, hareket maharetlerine ve sportif yeteneklerine, sportif egzersiz ve oyunların etkilerini belirlemektir. Bu amaçla Elazığ Zihinsel Özürlüler Vakfından destek alınarak, burada eğitim gören 26 öğrenci (17 erkek, 9 kız) ile çalışmaya başlandı. Çalışmaya katılanların tümü gönüllü idi. Yapılan çalışmalardan aileler, öğretmenler ve idareciler bilgilendirilerek egzersizleri serbest izlemeleri sağlandı. Deneklerin her biri için kişisel bilgi formları hazırlandı. Eneklere spor salonunda üç ay boyunca haftada iki gün ve günde iki saat sportif çalışmalar yaptırıldı. Çalışmalarda dört öğretmen gözetmenlik yaparak, çocuklara eşlik etti. Egzersizlerin temel karakteristiği önceden belirlenmiş eğlenceli hareketler, ısınma egzersizleri, temel jimnastik çalışmaları, sportif oyunlar, oyun türü yarışlar ve soğuma egzersizleridir. Üç aylık egzersiz programı öncesi deneklere genel durumlarını tespit için ön test ölçümleri yapıldı. Üç ay sonunda da aradaki fark tespit için bir son test ölçümü yapıldı. Çocukların fiziksel uygunluklarının sportif maharetlerinin ve performanslarının değerlendirilmesinde; 1, 2, 3, 4 sayılarından oluşan pozitif puanlama sistemi uygulandı. 1 puan başarısız olanlara, 2 puan hareketi fiziksel yardımla yapanlara, 3 puan hareketi modelle gösterildiğinde yapanlara, 4 puan ise hareketi yardımsız yapanlara verildi. Değişkenlerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde student - t testi kullanıldı. Anlamlılık katsayısı p< 0.01 ve p< 0,05 olarak belirlendi. Deneklerin egzersiz öncesi ağırlık ortalamaları 33.13 ± 12.34 kg ve egzersiz sonrasında 32.54 ± 12.34 kg bulunmuştur p> 0.05. Yağ yüzdesi ortalamaları ise egzersiz öncesinde 20.02 ± 5.65 cm iken egzersiz sonrasında 32.54 ± 12.34 cm bulundu. Aradaki fark ise istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır p< 0.05. Çalışmaya katılar öğrencilerin dikey sıçrama, uzun atlama, pençe kuvveti, sınav, mekik, otur kalk hareketi, yürüme, çizgide koşma, denge aletinde yürüme, öne ve geriye takla atma, merdiven inip çıkma, basketbol ve futbol topu ile şut atma ve dripling yapmada egzersiz öncesi ve sonrası değerleri arasında anlamlı fark gözlenmiştir p< 0.01, p< 0.05. 86Sonuç olarak bu çalışma düzenli ve kontrollü yapılan sportif egzersizlerin zihinsel özürlü çocukların hareket yeteneklerinde, sportif maharetlerinde, fiziksel sağlıklarında pozitif yönde etkili olduğunu açık bir şekilde göstermiştir. 87

Yonca S. Biçer
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi ve spor bölümleri ile diğer bölümlerde okuyan öğrencilerin sıvı tüketimlerinin karşılaştırılması

Bekir Mendeş
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Malatya ve Elazığ bölgesindeki amatör ve profesyonel futbolcuların beslenme ve bilgi düzeylerinin araştırılması

Cemal Gündoğdu
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporcu ve sedanterlerde görsel ve duysal uyarılmış potansiyel yanıtlarındaki egzersize bağlı değişiklerin karşılaştırılması

1. ÖZET Sporcu ve Sedanterlerin Görsel ve Duysal Uyarılmış Potansiyel Yanıtlarında Egzersize Bağlı Değişiklerin Karşılaştırılması Elektrofizyolojik testlerden biri olan uyarılmış potansiyeller santral sinir sisteminin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan önemli elekrofizyolojik testlerden birisidir. Bu çalışmanın amacı akut ve düzenli egzersizin santral sinir sistemi üzerine olan etkileri ile görsel ve duyusal uyarılmış potansiyel yanıtlan (GUP-DUP) üzerine vücut ısısı artışından bağımsız fizyolojik bir etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Çalışma grupları 9 bayan ve 7 erkek voleybolcudan, kontrol grupları aktif olarak sporla ilgilenmeyen 9 bayan 7 erkek öğrenciden oluştu. Tredmilde egzersiz yaptırılan grupların egzersiz öncesi ve sonrası N75, P100 ve N145 latans ve amplitütleri ile grupların egzersiz öncesi ve sonrası Pl ve P2 latans ve amplitütleri ölçüldü. Elektrofizyolojik ölçümler EMG cihazı ile gerçekleştirildi. Egzersiz öncesi ve sonrası uyarılmış potansiyel latans ve amplitütleri Willcoxon (P< 0.05) testi ile değerlendirildi. Grupların egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası değerlerinin karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi kullanıldı. (P< 0.01) Sporcu ve sedanter bayanların egzersiz öncesi GUP yanıtlarının değerlendirilmesinde sol N145 latans ve amplitütleri ile sporcu ve sedanter erkeklerin egzersiz öncesi sol P100 amplitütleri arasında; sedanter bayanlarda sağ göz N145 latansında egzersiz öncesi ve sonrası arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. DUP yanıtlarının değerlendirilmesinde sporcu- sedanter bayanlar ve sedanter erkeklerinegzersiz öncesi ve sonrasıPl, P2 latansı ve amplitütleri arasında anlamlı bir fark gözlendi. Sonuç olarak bu çalışmada akut ve düzenli egzersizin vücut ısısı ve diğer fizyolojik parametrelerden bağımsız olarak GUP ve DUP değerlerini etkilediği ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda ssporculann performanslarının belirlenmesinde uyarılmış potansiyeller nörofızyolojik bir değer olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Görsel Uyarılmış Potansiyeller, Duyusal Uyarılmış Potansiyeller, Egzersiz - x

Fehime Hale Bayar
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elazığ il merkezindeki ilköğretim okulları ve liselerde görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ve öğrencileri açısından ders dışı egzersiz faaliyetlerinin değerlendirilmesi

l.OZET Elazığ İl Merkezindeki İlköğretim Okulları ve Liselerde Görev Yapan Beden Eğitimi Öğretmenleri ve Öğrencileri Açısından Ders Dışı Egzersiz Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi Bu çalışmada; ilk öğretim, lise ve dengi okullarda görev yapan beden eğitimi öğretmenleri ile öğrencilerin ders dışı egzersiz çalışmalarını değerlendirmeleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca ders dışı egzersiz çalışmalarının olması gereken ve halihazırdaki uygulamalarla mukayesesinin yanı sıra konunun yeri ve önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elazığ il merkezinde görev yapan 30 beden eğitimi öğretmeni ve 252 öğrenciye anket uygulaması yapılarak değerlendirmeye alınmış bulgular, SPSS bilgisayar programında frekans, % hesaplamaları ve X2 yapılarak tablolar halinde sunulmuş ve tartışılmıştır. Elde edilen önemli bulgulardan; ders dışı egzersiz faaliyetlerini yürüten öğretmenlerin gerekli bilgi birikimine sahip oldukları, ancak çalışmak için gerekli araç, gereç ve tesislerin yetersiz olduğu görülmektedir. Egzersiz faaliyetlerine olan ilgisizlik ve yetersiz spor alanı ve araç-gereç temini hususunda, idarecilerin yeterince duyarlı olmamalarının yanı sıra, çevrede bulunan kurum ve kuruluş yöneticileri ile koordinasyon sağlanmaması önemli bir eksiklik olarak görülmektedir. IXAyrıca; öğrencilerin, diğer derslerini aksatacağı kanaati ile bu faaliyetlere yeterince motive olamamaları ve branşa ait öğretmen eksikliği dikkati çeken önemli bulgulardandır. Elde edilen bulgulara göre sonuç olarak; ders dışı egzersiz faaliyetlerinin amacına uygun yapılabilmesi için gerekli düzenleme, denetleme ve önlemler gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi öğretmeni, öğrenci, Ders Dışı Egzersiz

Atalay Gacar
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel düzenlenmiş plyometrik antrenmanların genç futbolcuların anaerobik güç performansına etkiisi

l.OZET Özel Düzenlenmiş Plyometrik Antrenmanların Genç Futbolcuların Anaerobik Güçlerine Etkisi Bu çalışma; düzenli olarak yapılan plyometrik nitelik taşıyan egzersiz ve antrenmanların amatör genç futbolcuların (16-18 yaş) anaerobik patlayıcı güçleri üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Bu amaca yönelik olarak Elazığ Amatör Liginde aynı takımda oynayan gönüllü 17 futbolcu 1. Çalışma grubu (plyometrik antrenman grubu), farklı bir takımda futbol oynayan ancak periyodik antrenmanlarına devam eden 17 futbolcu ise 2. Çalışma grubu olarak seçildi. Ayrıca lisede aktif olarak sportif egzersizlere katılmadıklarını belirten gönüllü sedanter 17 kişi ise kontrol grubu olarak ölçümlere tabi tutuldu. Plyometrik antrenman grubuna 3 ay süre ile, klasik futbol antrenmanlarına ilaveten düzenli olarak haftada 2 gün ortalama olarak 30-40 dakikalık plyometrik egzersiz programı uygulandı. 3 aylık çalışmanın öncesinde ve sonrasında, deneklere ait; boy, kilo, vücut yağ yüzdesi, baldır ve üst bacak çevre ölçümler ile Wingate, Margaria Klamen, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 45 m. Sürat koşusu ve dinamo metrik bacak kuvveti ölçümleri yapıldı. VIIISPSS programıyla deneklerin betimsel istatistiklerinin belirlenmesinin yanı sıra grupların ön ve son test sonuçlarına ait farklılıkların belirlenmesinde One Way Anova, Post Hoc ve Wilcoxon Signed Ranks testleri kullanıldı. İstatistiki analizlerde P< 0,05 ve P<0,01 anlamlı kabul edildi. Sırasıyla 1., 2. ve 3. grupların yaş ortalamaları 17,29±0,85, 17,24±0,75, 16,47±0,51'dir. 3 aylık süreç sonunda; boy artışları 1. grupta 1,79 cm, 2. Grupta 0,65 cm ve 3. grupta 0,64 cm artış kaydedilmiştir. Birinci grupta diğer gruplara göre vücut ağırlığında istatistiksel olarak anlamlı bir artış (62,18±5,42; 63,06±5,38) (P<0,01) gözlenirken, vücut yağ yüzdesinde düşüş görüldü. (10,78±0,83; 10,29±0,65)(P<0,01). Anaerobik güçlerin değerlendirildiği Margaria Klamen, Wingate ve Dikey Sıçrama testlerinde 1. grup da diğer gruplara göre anlamlı düzeyde gelişim görüldü (P< 0,01). Benzer şekilde 1. grup da daha yüksek düzeyde olmak üzere her iki grupda da bacak kuvveti artışı tespit edildi. Bu bulguya paralel olarak 1. grup da bacak çevre ölçümlerinde de artış söz konusuydu. Sonuç olarak, 3 ay süreyle yapılan plyometrik antrenmanların genç futbolcuların bacak kuvvetleri, anaerobik güçleri ve vücut kompozisyonları üzerinde olumlu bir değişim ve gelişime neden olduğu belirtilebilir. Anahtar Kelimeler : Plyometrik, Futbol, Anaerobik Güç. IX

Ercan Gür
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolcularda eğitim düzeyleri ile doping hakkındaki bilgi düzeyleri ve doping kullanım eğilimlerinin analizi

1. ÖZET Sporcularda Eğitim Düzeyleri İle Doping Hakkındaki Bilgi Düzeyleri ve Doping Kullanım Eğiliminin Analizi Çağdaş toplumlarda toplumun vazgeçilmez bir parçası olan sporda; rekorların kınlamayacak düzeye gelmesi, rekor için saliselerin, milimlerin, gramların önem kazanması, sporcular arasında, sporun amacına uygun olmayan yöntemlerin kullanmaya başlamasına neden olmuştur. Amatör ve profesyonel futbolcularda doping kullanım eğilimi ve yan etkileri ile ergojenik yardımlar konusunda bilgi düzeylerini ölçmek ve eğitim düzeyleri ile ilişkisini araştırmak amacı ile yapılan bu çalışma; Elazığ' da futbol oynayan 46 profesyonel, 44 amatör futbolcunun katılımı ile gerçekleştirildi. İstatistiksel analiz için Windovs ortamında SPSS programı kullanıldı. Doping konusundaki bilgi düzeyleri ile doping kullanımlarının karşılaştırılması; Ki kare testi ile belirlendi. P<0.05 anlamlı kabul edildi. Profesyonel ve amatör sporcuların doping kullanım eğilimleri; beta blokerler dışmda farklı bulundu. Diüretik kullanım eğilimi amatör futbolcularda, peptit hormon kullanım eğilimi ise profesyonel futbolcularda yaygın olduğu gözlendi. Doping hakkındaki bilgi düzeyleri ise amatör sporcuların sitimülanlar, diüretikler ve peptit hormonları hakkındaki bilgi düzeyleri profesyonel sporculara oranla daha iyi düzeyde iken; anabolik steroitler, beta blokerler ve narkotik analjezikler konusunda ise profesyonellerin ileri seviyede olduğu gözlendi. XSonuç olarak; doping kullanımı ve doping hakkındaki bilgi düzeylerine eğitimin olumlu katkısının amatör futbolcularda daha belirgin olduğu, ancak genelde yetersiz olduğu söylenebilir. Bu doğrultuda Anti doping eğitimin sporcu, aile ve geniş bir alanı kapsayan kişi ve kuruluşlara ciddi bir şekilde verilmesinin sağlık sorunlarının çözümlenmesinin yanı sıra ahlaki çöküntüyü de önlemede etkili olacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Doping kullanımı, Ergojenik yardım, Vitaminler XI

Eyyüp Yıldırım
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Profesyonel futbolcularda tercih edilen ve edilmeyen bacakların fiziksel performanslarının ve antropometrik özelliklerin analizi

1. ÖZET Profesyonel Futbolcularda Tercih Edilen ve Edilmeyen Bacakların Fiziksel Performanslarının ve Antropometrik Özelliklerinin Analizi Bu çalışmanın amacı, Elazığ ilinde muhtelif takımlarda, profesyonel olarak futbol oynayan sporcuların; tercih edilen ve edilmeyen bacaklarına ait seçilen bazı fiziksel performanslarını ve antropometrik özelliklerini belirlemek ve karşılaştırmaktır. Çalışmaya ortalama yaşı; 22.93 ± 2.43 yıl ve ortalama spor yaşı ise; 8.33 ±1.80 yıl olan gönüllü 15 profesyonel futbolcu denek olarak katıldı. Sporcuların fiziksel performanslarına ve vücut kompozisyonlarına ait; vücut ağırlığı, boy, vücut yağ yüzdesi, çevre ölçümleri, esneklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 20 m. sürat koşusu, bacak kuvveti, ses ve ışığa karşı reaksiyon zamanlan özellikleriyle ilgili 15 parametre ölçüm ve testlerle belirlendi. Tüm veriler için yapılan betimsel istatistiklerle birlikte, tercih edilen 15 bacak ile tercih edilmeyen 15 bacağın fiziksel performanslarına ve antropometrik özelliklerine ait ölçülen değerlerinin karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi istatistiği kullanıldı. Bulguların analizinde p > 0.05 anlamlılık düzeyi esas alındı. Deneklerin ortalama vücut ağırlığı; 71.70 ± 4.69 kg, boy; 1.75 + 0.05 m, vücut yağ yüzdesi; 10.8 ± 0.7 (%), olarak bulundu. Tercih edilen ve edilmeyen bacakların fiziksel performanslarına ait ortalamalarını gösteren önemli bulgular: Dikey sıçramada, tercih bacağı; 42.07 ± 6.41 cm, diğer bacak (tercih edilmeyen); 45.53 ± 7.69 cm, anaerobik güç, tercih bacağı için; 102.08 ± 8.92 kgm/sn, diğer bacak için ise; 106.76 ± 9.48 kgm/sn iken, esneklik özelliği bakımından, tercih bacağı; 28.41± 4.22 cm, diğer bacak; 27.89 ± 2.76 cm bulundu. 20 m sürat koşusunda ise tercih bacağının; 4.29 ± 0.25 sn, diğer bacağın da; 4.27 ±0.31 saniyelik bir ortalama değerle test mesafesini koştuğu tespit edildi. Sese karşı reaksiyon zamanı, tercih bacağında; 0.18 ± 0.02 sn, diğer bacakta; 0.18 ±0.01 sn iken, bacakların ışığa karşı reaksiyon zamanı ortalama değerlerinde bir farklılık görülmedi ve bu değer 0.21 ± 0.01 sn, olarak tespit edildi. Yapılan değerlendirmede tüm değişkenlerde tercih edilen ve edilmeyen bacaklar arasında istatistiksel olarak anlamlı IXfarklılık gözlenmedi (p>0.05). Deneklerin tercih edilen ve edilmeyen bacaklarının antropometrik özelliklerinin ortalamalarına ait önemli bulgular ise: uyluk yağ kalınlığı; tercih bacağı 9.91 ±2.54 mm, diğer bacak 9.68 ± 2.44 mm, baldır yağ kalınlığı; tercih bacağı 6.01 ± 1.46 mm, diğer bacak 6.27 ± 1.50 mm, uyluk çevre uzunluğu; tercih bacağı 54.69 ± 2.33 cm, diğer bacak 54.67 ± 2.19 cm, baldır çevre uzunluğu; tercih bacağı 37.07 ± 1.52 cm, diğer bacak 36.50 + 1.60 cm olarak tespit edildi. Futbolcuların çift bacak performanslarına ait bulgular, literatürde rastlanan elit düzeydeki sporculara ait değerlere göre daha düşük olmakla beraber, kendi yaş ve kategorilerindekilerle benzer özellikler göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Futbol, Tercih Edilen ve Edilmeyen Bacaklar, Fiziksel Performans, Antropometrik Özellik

Alper Karadağ
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2002
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sedanterlerde ve dayanıklılık sporcularında maksimal ve submaksimal egzersiz sonrası oluşan oksidan stres ve antioksidan düzeylerinin karşılaştırılması

558- ÖZETBu çalışmada, sedanter ve dayanıklılık sporcularında maksimal vesubmaksimal egzersiz sonrası oluşan oksidan stres ve antioksidan düzeylerininkarşılaştırılması amaçlandı. Bu çalışmaya, ortalama Maks VO2 kapasiteleri 69.50ml/kg/dk ve ortalama yaşları 19.30 yıl olan 10 dayanıklılık sporcusu ile ortalamaMaks VO2 kapasiteleri 34.15 ml/kg/dk ve ortalama yaşları 19.70 yıl olan 10sedanter üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 20 denek gönüllü olarak katıldı.Deneklerin Maks VO2 seviyeleri, Bruce Protokolü ile belirlendi. Denekler,submaksimal egzersizlerini %70 Maks VO2 şiddetinde 30 dk, Maksimalegzersizlerini ise %100 Maks VO2 şiddetinde tükeninceye kadar devam ettirdi.Deneklerin kan örnekleri egzersiz öncesi ve sonrası, plazmada Malondialdehit(MDA), Total Sulfidril grubu (RSH) ve Nitrik oksit (NOx) düzeylerine bakılmaküzere toplandı.Deneklerin istatistiksel analizleri için SPSS 11.5 for Windows istatistikpaket programı kullanıldı. Grup içi değerlendirmelerde Paired Samples-t test vegruplar arası değerlendirmelerde ise Independent-Samples t test'i kullanıldı.Önemlilik seviyesi olarak 0.001 ve 0.05 anlamlılık seviyesi alındı.Sonuçlar, dayanıklılık sporcuları ve sedanterlerde submaksimal egzersizöncesi ve sonrası MDA, RSH ve NOx seviyeleri arasında anlamlı bir farkolmadığını gösterdi. Sadece, sedanterlerde RSH düzeyinde submaksimal egzersizöncesi ve sonrası anlamlı bir fark bulundu. Maksimal egzersiz öncesi ve sonrasısedanterlerde ve dayanıklılık sporcularında MDA ve NOx düzeylerinde anlamlı birfark bulundu (P<005). Her iki grubun egzersiz öncesi ve sonrası değerlerikarşılaştırıldığında da anlamlı bir fark bulundu (P<0.001). Ayrıca, VKI (P<0.05),Maks VO2 kapasiteleri, KAHDinlenim ve KAHmaks değişkenlerinde de anlamlı birfark bulundu (P<0.001).Sonuç olarak, submaksimal egzersizler insanlar için sağlıklı çalışmalarolabilirken, maksimal egzersizler serbest radikal oluşumunu tetikleyebilir. Lipidperoksidasyonun artması ve oksidatif stres bunun bir kanıtı olabilir. Böylece,dayanıklılık sporcularında ve sedanterlerde egzersizin şiddeti, serbest radikaloluşumunun önemli bir tanımlayıcısı olabilir.

Esin Güllü
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Genç güreşçilerde egzersizin ve egzersizde çinko uygulamasının antioksidan aktivite üzerine etkisi

- 52 -7. ÖZETBu çalışma, aktif güreş sporu yapan bireylerde çinko uygulamasınınserbest radikal oluşumu ve antioksidan sistem üzerindeki etkisini araştırmakamacıyla yapıldı.Araştırma aynı yaş grubundaki 20 genç erkek güreşçi ile 20 sedanter erkekolma üzere toplam 40 denek üzerinde gerçekleştirildi.Denekler eşit sayıda 4 gruba ayrıldı.Grup 1: Çinko Uygulanan Sporcu Grubu: Bu grubu oluşturan bireylere 8hafta boyunca oral çinko sülfat (5mg/kg/gün) uygulaması yapıldı.Grup 2: Uygulama Yapılmayan Sporcu Grubu: Bu grubu oluşturanbireyler normal antrenman programlarına devam ettiler ancak çinko sülfatalmadılar.Grup 3: Çinko Uygulanan Sedanter Grup: Bu grubu oluşturan bireylere 8hafta boyunca oral çinko sülfat (5mg/kg/gün) uygulaması yapıldı.Grup 4: Uygulama Yapılmayan Sedanter Grup: Hiçbir uygulamanınyapılmadığı genel kontrol grubu.Çalışmanın başlangıcında ve 8 hafta süren uygulamaların bitiminde olmaküzere her denekden iki defa 5'er cc kan örnekleri alındı. Alınan kan örneklerindeserum MDA, GSH, GPx, SOD (ELISA kolorimetrik yöntemle) ve çinko(kolorimetrik yöntemle) tayinleri gerçekleştirildi.Çinko uygulanan grupların (grup 1 ve 3) çalışma sonrası elde edilen serumMDA düzeyleri çalışma öncesine oranla önemli şekilde azaldı (p < 0,01). Yineçinko uygulanan grupların çalışma sonrası ölçülen serum GSH, GPx, SOD ve- 53 -çinko değerleri çalışma öncesine oranla anlamlı şekilde artmıştı (p < 0,01).Uygulama yapılmayan grupların (grup 2 ve 4) çalışma öncesi ve sonrası ölçülenserum MDA, GSH, GPx, SOD ve çinko düzeyleri birbirinden farklı değildi.Grupların MDA parametreleri çalışmanın başlangıcında gruplar arasındafarklılık göstermedi. Çalışmanın bitiminde yapılan ölçümlerde en düşük MDAdüzeyleri çinko uygulanan gruplarda (grup 1 ve 3) elde edildi (p < 0,01).Uygulama yapılmayan sporcu grubunun (grup 2) çalışma sonrası MDA düzeyleriuygulama yapılmayan sedanter gruptan (grup 4) daha düşüktü (p < 0,01).Çalışmanın başlangıcında ölçülen serum MDA, GSH, GPx, SOD ve çinkodüzeyleri gruplar arasında farklılık göstermedi. Çalışmanın bitiminde yapılanölçümlerde en yüksek serum MDA, GSH, GPx, SOD ve çinko seviyeleri grup 1ve grup 3 (çinko uygulanan gruplarda)'de elde edildi (p < 0,01). Uygulamayapılmayan grupların (grup 2 ve 4) aynı parametreleri birbirinden farklı değildi.Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular çinko uygulamasınınantioksidan sistemi aktive ederek serbest radikal üretimini engellediğinigöstermektedir. Sonuç olarak sporculara fizyolojik dozda çinko uygulamasısporcu sağlığı ve performansı yönünden yararlı olabilir.

Ersan Kara
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin ders performanslarının değerlendirilmesi ( Kartal ilçesi örneği )

ÖZETBu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin ders performanslarınınöğrenciler tarafından değerlendirilmesidir.Araştırmada tarama yöntemi modeli kullanılmıştır. Araştırma problemine ilişkinmevcut bilgiler literatürün taranmasıyla sistematik bir biçimde verilmiş ve konuhakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak bir anket hazırlanmış ve konusundauzman kişilerin görüş ve önerileri dikkate alınarak ankete son şekli verilmiştir.Anket 2 bölümünde oluşmaktadır: 1. bölümde çalışma kapsamına alınanöğrencilerin kişisel özellikleri, 2. bölümde ise öğrencilerin beden eğitimiöğretmenlerinin ders performanslarına ilişkin görüşlerine yönelik sorular yer almıştır.Araştırmanın evrenini İstanbul ili Kartal ilçesinde bulunan devlet okulları ve buokullardaki öğrenciler, örneklemini ise bu okullar arasında tesadüfû örnekleme yöntemiile seçilen 10 okul ve 500 öğrenci oluşturmuştur.Araştırmada elde edilen bulgular frekans ve yüzde dağılımları çıkartılaraktablolar haline dönüştürülmüştür.Çalışma kapsamına alınan öğrencilerin % 44'ü 9. sınıf, %35'i 10. sınıf, % 21'iise 11. sınıf öğrencisi, %47'si kız, %53'ünün ise erkek olduğu tespit edilmiştir.Sonuç olarak; araştırmaya katılan öğrencilerin verilerine göre beden eğitimiöğretmenlerinin ders uygulamalarında yeterli oldukları, ancak derslere gereken ilgiyigöstermedikleri söylenebilir.58

Mesut Hacısalihoğlu
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin bazı fiziksel uygunluk seviyelerinin karşılaştırılması

Tez Konusu: İlköğr etim Birinci Kademe Öğrencilerinin Bazı Fiziksel Uygunluk Seviyelerinin Karşılaştırılması. Adı Soyadı: Cüneyt KILIÇ Danışman: Prof.Dr. Kemal TAMER Anabilim Dalı: Beden Eğitimi ve Spor Yılı: 2007 Statüsü: Yüksek Lisans ÖZET Bu çalışmanın amacı ülke çocukların gelişimi ve fiziksel uygunluklarının belir lenmesine yönelik çalışmalardan yola çıkarak ilköğretim 1.­5.sınıflarında okuyan kız ve er kek çocukların fiziksel uygunluk seviyelerinin belir lenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Çalışmada seçilen üç ilköğretim okulunun 1­5.sınıfında okuyan 544 ü erkek, 480 i kız toplam 1024 öğrencinin ölçümleri yapılmışÂ ve değer lendirilmiştir. Test bataryası; vücut kitle indeksi ölçümü, V otur­uzan testi, 30 sn mekik testi, 30 sn şınav testi 20 m sürat koşusu testi ve kardio­vasküler dayanıklılığı belir lemek amacıyla 1­3. sınıflar için 800 m. 4­5 sınıflar için 1600 m. koşÂ yürü testlerinden oluşmaktadır. Öğrencilerin boy ölçüm değer leri cinsiyete göre anlamlı bir far klılık göster memiştir[F (4­502)=2.758; p> ,05]. Çalışmada vücut ağır lığı ortalama değer leri ar asında anlamlı bir far klılık vardır [F (4­502)=221,492; p< ,05]. BeşÂ grubun V.K.İ ortalama değer leri arasında da anlamlı bir far klılık vardır [F (4­502)=52,403; p< ,05]. Öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıf düzeyi, onların V.K.İ. değer leri üzerinde anlamlı bir far klılığa yol açmıştır. Öğrenim görülen sınıf düzeyi ve cinsiyetin, öğrencilerin esneklik değer leri üzerindeki ortak etkisi anlamlı far klılık göster memiştir [F (4­501)=1,555; p> ,05]. Mekik, şınav, 20 m sprint, 800 ve 1600 m koşu testlerinde p> ,05 düzeyinde anlamlı far klılıklar bulunmuştur.

Cüneyt Kılıç
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müsabaka süresince erkek futbolcularda oluşan kas hasarı

TEZ KONUSU: MÜSABAKA SÜRES NCE ERKEK FUTBOLCULARDA OLUŞAN KASHASARIÖĞRENC N N ADI SOYADI: ARŞ.GÖR. MURAT AKYÜZDANIŞMANIN ADI SOYADI: PROF. DR. ÖMER ŞENELANAB L M DALI: BEDEN EĞ T M VE SPORYILI:2007STATÜSÜ: YÜKSEK L SANSÖZETBu çalışma, müsabaka süresince erkek futbolcularda oluşan kas hasarınınbelirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya; yaş ortalamaları 25.23 + 5.36 yıl, sporyaşları 8.92 + 4.75 yıl, boy ortalamaları 174.00 + 7.55 cm, vücut ağırlıkları 68.77 + 4.55kg olan Erzurum Süper Amatör Liginde yer alan Erzurum Sağlık Spor ile ErzurumPalandöken Spor Kulüplerinde 90 dk. Oynayan ve sakatlıkları bulunmayan toplam 13futbolcu gönüllü olarak katılmıştır.Bu araştırmada; müsabaka öncesinde, devre arasında, müsabaka sonunda,müsabakadan 24, 48 ve 72 saat sonra olmak üzere toplam 6 defa kan öreneklerialınmıştır. Futbolculardaki kas hasarını belirleyebilmek için CK, CK-MB, CK-MM veMiyoglobin kan parametrelerine Hitachi marka modüler sistem oto analizörübiyokimya cihazında ve IMMULITE ONE 2000 cihazında çalışıldı.Elde edilen veriler SPSS 10.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Ölçülen tümdeğerlere normallik sınaması için Kolmogorov-Smirnov testi yapıldı. Bundan dolayınormal dağılmayan değerlere non parametrik test olan Friedman testi yapılıp farkabakıldı. Farkın nerden kaynaklandığını bulmak için çoklu karşılaştırma testi olanBenforoni testi kullanıldı.Müsabaka öncesi CK-MB ve CK-MM değerlerinin devre arası, müsabakasonrası, müsabakadan 24, 48 ve 72 saat sonraki CK-MB ve CK-MM değerlerindendüşük olduğu gözlenmiştir (p<0.01). Müsabaka öncesi dinlenik Total CK değerlerinindevre arası, müsabaka sonrası, müsabaka bitiminden 24, 48 ve 72 saat sonra anlamlışekilde artış göstermesi, futbolcularda kas hasarı oluştuğunu göstermektedir (p<0.01).Araştırmaya katılan deneklerin miyoglobin değerleride Total CK, CK-MB, CK-MMdeğerlerinde olduğu gibi devre arasında ve maç sonrasında anlamlı şekilde artışgösterdiği tespit edilmiştir (p<0.01). Fakat futbolcuların miyoglobin değerlerinin,müsabakadan 24 saat sonra istirat değerlerine döndüğü gözlenmiştir.Deneklerin Total CK, CK-MB, CK-MM değerlerinin egzersizden 72 saat sonradahi normal seviyeye (dinlenik durum) tam olarak dönmediği tespit edilmiş, ancakistatistiki açıdan aradaki fark anlamlı bulunmamıştır.Sonuç olarak; bir futbol müsabakası süresince oyuncularda önemli miktarda kashasarının oluştuğu tespit edilmiştir.

Murat Akyüz
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Judoda kontraatak ve kombineatak tekniklerinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın temel amacı, judoda kontratak ve kombine atak tekniklerinin uygulanışını ve bu tekniklerin yarışma başarısı üzerindeki etkisini analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda, tekniklerin judo müsabakalarındaki etkinliğini değerlendirmek, bu teknikleri uygularken judocuların karşılaştığı zorlukları belirlemek ve bu tekniklerin etkin kullanımı için stratejik öneriler sunmak hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın metodu, kapsamlı bir literatür taraması üzerine kurulmuştur. Judo ile ilgili mevcut akademik makaleler, kitaplar ve çevrimiçi kaynaklar incelenmiştir. Bu süreçte, kontratak ve kombine atak teknikleriyle ilgili önceki çalışmalar, eğitim metodolojileri ve müsabakalardaki uygulamaları özellikle ele alınmıştır. Bulgular: Araştırma, kontratak ve kombine atak tekniklerinin judo müsabakalarındaki başarıya önemli katkılar sağladığını göstermiştir. Tekniklerin etkin kullanımı, rakiplerin saldırılarını kendi lehine çevirme ve puan elde etme yeteneği açısından judoculara önemli avantajlar sağlamaktadır. Judo, fiziksel güç, teknik beceri ve stratejik düşünme yeteneğinin birleştiği bir dövüş sanatıdır. Bu sporun temelinde yer alan kontratak ve kombine atak teknikleri, mücadele sırasında rakipler üzerinde üstünlük kurmanın anahtar elementleridir. Sonuç: Çalışmanın sonuçları, judocuların kontratak ve kombine atak tekniklerini müsabakalarda daha etkin kullanabilmeleri için teknik çeşitliliğin artırılması, taktiksel farkındalığın geliştirilmesi ve fiziksel kondisyonun iyileştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Eğitim programlarının bu teknikler üzerine odaklanması ve judocuların bu alandaki becerilerini sürekli geliştirmeleri önerilmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma, judo eğitimi ve pratik uygulamalarında kontratak ve kombine atak tekniklerinin önemine dair değerli bilgiler sunmakta ve bu tekniklerin etkin kullanımı için yol gösterici önerilerde bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Judo, Kontra Atak, Kombine Atak, Teknik.

Murat Akdağ
Dicle University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin ve antrenörlerin algılanan stres ile fiziksel aktivite düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Yapılan bu çalışma, beden eğitimi öğretmenlerinin ve antrenörlerin algılanan stres düzeyleri ile fiziksel aktivite düzeylerini cinsiyet, medeni durum, yaş, hizmet süresi, sigara kullanım durumu, uyku problem durumu, aldıkları maaşla geçinebilme durumu gibi değişkenler açısından inceleyerek, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ile Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Formu (UFAA-KF) arasındaki ilişkiyi anlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: İlişkisel tarama yöntemi kullanılan nicel araştırmaya 430 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Üç bölümden oluşan formda; kişisel bilgileri içeren sorular, "Algılanan Stres Ölçeği" ve "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi" bulunmaktadır. Veriler normal dağılım göstermiştir. Ortalamalar arsındaki farkların analizi için t-testi kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişki incelenirken Pearson korelasyon testinden yararlanılmış ve sonuçlar incelenirken anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, antrenörlerin ve öğretmenlerin cinsiyet, medeni durumu, sigara kullanım durumu, uyku problem durumu ile UFAA KF puanlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir, maaşla geçinebilme durumunda anlamlı farklılık görülmemiştir. Antrenörlerin cinsiyet, maaşla geçinebilme durumu, sigara kullanım durumu, uyku problem durumu; öğretmenlerin maaşla geçinebilme durumu, uyku problem durumu ile ASÖ puanlarında anlamlı farklılık bulunmuş, antrenörlerin medeni durumları; öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, sigara kullanım durumu arasında farklılık görülmemiştir. Antrenörlerin ve öğretmenlerin yaş, hizmet süresi ile UFAA-KF puanları arasında negatif yönde, düşük düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. ASÖ ve UFAA-KF arasındaki ilişki incelendiğinde, ölçekler arasında negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Algılanan stres düzeyleri artıkça MET skor toplam düzeyleri azalmaktadır. Sonuç: Fiziksel aktivite düzeyleri artıkça algıladıkları stres düzeylerinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, öğretmenlerin algılanan stres düzeylerini azaltmak için daha fazla fiziksel aktiviteye yönlendirilmeleri önerilmektedir.

Mehmet Sert
Dicle University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortopedik engellilerin sosyalleşmesine sporun etkisi

ÖZETBiyolojik bir organizma olarak dünyaya gelen fert, sosyalleşme yolu ile toplumla bütünleşir. Böylece fert, içinde bulunduğu toplumda yaşamasını öğrenir. Dolayısıyla fert için sosyalleşme önemlidir. Toplum açısından sosyalleşmenin önemi ise, toplumun devamlılığını sağlamasından kaynaklanır. Fert ve toplum, birbirini sürekli etkiler. Bu etkileşimdeki niteliği belirleyen sosyalleşmedir.Bireyin sosyalleşmesinden, içinde yaşadığı toplumun normlarını, inanç, değer ve davranış şekillerini öğrenmesi ve içselleştirmesini anlıyoruz. Dolayısıyla sosyalleşme süreci için hem bir ayrışma hem de bir bütünleşme sürecini kapsar diyebiliriz. Çocuk bir yandan kişi olarak ayrışmalı, bireysel bir kimlik kazanmalıdır, diğer taraftan da çevresiyle toplumuyla kültürüyle bütünleşmelidir. Sağlıklı bireylerin gelişebilmesi için bu ayrışma ve bütünleşme eğilimlerinin yanında bu eğilimlerinin dengeli bir biçimde gelişmesine imkân tanıyan sağlıklı ortamların varolması gerekir.Sosyalleşme, aile ile başlar. Daha sonra okul, arkadaş grupları, kitle iletişim araçları gibi sosyalleşme araçlarıyla, sözünü ettiğimiz çevreye uyum süreci, devam eder. Spor faaliyetleri de bireyin sosyalleşmesini sağlayan önemli bir araçtır.Spor, bireyin fiziksel, ruhsal/psikolojik ve sosyal gelişimlerini önemli ölçüde etkiler ve bu anlamda sporun hem insan sağlığı hem toplum sağlığı açısından önemi tartışılamaz. Spor tüm toplumlarda popüler etkinlikler konumundadır. Kimileri yarışmak için, kimileri ise sağlık amacıyla bu etkinliklere katılmaktadır. Fakat engeli olan bireyler, çoğu zaman kendilerini bu tip etkinliklere kapatmaktadırlar ya da etkinlik yapma fırsatı verilmemektedir.Engelli bireyler içinde en fazla popülâsyona sahip olan grubu bedensel engelli bireyler oluşturur. Bedensel engeli olan bireyleri, ortopedik engelliler ve süreğen hastalığı olan bireylerden oluşur. Çalışmamızda tekerlekli sandalye basketbolu ile uğraşan ortopedik engelli bireylerin sosyalleşme sürecine sporun etkilerini araştırıldı.Çalışmamızın genel bilgiler bölümü sistematik bir bütünlük içinde birbirini tamamlayan dört ana bölümden oluşmaktadır. ?Genel Olarak Engelliler? adını taşıyan birinci bölümde ise engelli kavramı ve tanımı, engel çeşitleri ve sebepleri konuları irdelenmiş; ?Sosyalleşme? adını verdiğimiz ikinci bölümde, sosyalleşme kavramı ve tanımı, sosyalleşme süreci, sosyalleşme evreleri, sosyalleşme araçları, sosyalleşmenin biyolojik temelleri ayrı başlıklar halinde açıklanmış; ?Spor ve Sosyalleşme? adını taşıyan üçüncü bölümde sporun tanımı ve alanı, sporun bireyler üzerindeki etkileri, spor ve sosyal kurumlar, spor ve sosyalleşme konuları incelenmiş; ?Ortopedik Engellilerin Sosyalleşmesine Sporun Etkisi? adını taşıyan dördüncü bölümde ise tedavi aracı olarak spor, ortopedik engellilerde tedavi aracı olarak spor, ülkemizde ortopedik engelliler ve spor, ortopedik engellilerin sosyalleşmesine sporun etkisi konuları açıklanmıştır.Buraya kadar yaptığımız açıklamalar, sosyalleşmede sporun önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmamızda ana amaç; bir tür çevreye uyum süreci olan sosyalleşme sürecinde sporun en önemli sosyalizasyon faktörlerinden biri olduğunu göstermeye çalışmaktır.Bu doğrultuda araştırmamızın kuramsal kısmında belgesel kaynak derlemesi yapılmış; uygulama bölümünde ise anket yöntemi kullanılmıştır. Ampirik araştırma bölümünde ise, ankete verilen cevaplar analiz edilerek incelenmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 12.0 istatistik programı ve MS Office programları kullanılarak analiz edilmeye çalışılmıştır.Çalışmamızın kuramsal kısmında sosyalleşmeye sporun etkisi açıkça görülmektedir. Anket uygulamamızın istatistik değerlendirmesinin sonucu da aynı doğrultudadır. Dolayısıyla sporun sosyalleşme için etkili bir araç olduğunu söyleyebiliriz.

Engelli kişilerSpor sosyolojisi
Sibel Öztürk Akçalar
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Atletizmde yetenek aramasına bağlı olarak 10-12 yaş grubu çocuklarda bazı değişkenler üzerinde normatif çalışma (Ankara ili örneği)

Yetenek seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de hangi kriterlere göre seçim yapılarak ne tür branşlara çocukların yönlendirileceği konusudur. Yetenek araması yapılırken çocuklara uygulanan çeşitli test bataryaları ve değişkenler bulunmaktadır. Çocuklar bu değişkenlere göre test edilerek değerlendirmeye alınmakta ve iyi performans gösteren yetenekli çocuklar ayıklanmaktadır.Bu noktadan hareketle sportif ve atletik yeteneğin belirlenmesinde kullanılan çeşitli testlere göre Türk çocuklarının normlandırmasını yapmak, yetenek seçimi yapacak antrenör, spor elemanı vs. ye yol göstermek ve bu konuda yapılacak çalışmalara katkıda bulunmak için yapılan bu araştırma ile bölgesel anlamda da olsa Ankara'daki çocuklar üzerinde normlandırma çalışması yapılmıştır.Ölçümlerde; boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kavrama kuvveti, esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, durarak sağlık topu atışı, 20m. hız koşusu, 30 m. hız koşusu, 10 m. maksimal hız, 30 sn. ve 1 dk. mekik, 1.000 m. koş yürü testleri yapılmıştır.Ankara'daki yedi merkez ilçeye bağlı 11 ilk öğretim okulunda eğitim gören öğrencilerden 10-12 yaş grubunda olan 4-5-6 ncı sınıf öğrencilerden yaklaşık %2'si araştırma grubunu oluşturmuştur. Testler farklı sosyo-ekonomik bölgelerden hem devlet hem de özel okullardan öğrencilere uygulanmıştır. Yapılan testler sonucu teste tabi tutulmuş toplam 5.346 çocuktan; kriterlere uyan ve tüm testlere katılım gösteren toplam 4.080 çocuk değerlendirmeye alınmıştır. Test ve ölçümler Aralık 2005- Eylül 2007 tarihleri arasında yapılmıştır.Deneklerin incelenen değişkenlerinin ortalama, standart sapma ve yüzdelik değerleri, SPSS 15 for Windows istatistik programında hesaplanmıştır. Ölçüm sonuçlarının aritmetik ortalaması (X), standart sapması (SS) ve %1, 10, 25'lik değerleri tespit edilmiştir.Bu alanda yapılan özellikle ön testlerin çoğunun basit saha testlerinden oluşmasının yanında bu noktada antrenörün gözlemlerinin henüz en önemli bilgiyi sağladığı belirtilmekle birlikte, kendini bazı ortamlarda geri planda tutan ve gerçek performansını gösteremeyen bir sporcuya oranla normal değerlere sahip olan bir sporcu daha iyi performans gösterebilecektir. Bu durumda da unutulmaması gereken bu yaş grubu için testlerin tek başına bir şey ifade etmeyeceği, antrenörün gözleminin de objektif sonuçlar kadar önemli olduğudur.Anahtar Kelimeler : Yetenek Seçimi, adolesan, normlandırma, atletizm

ErgenlerYetenek
Hacı Ahmet Pekel
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye ve Amerika'daki elit bayan basketbol takımları antrenör ve oyuncularının bazı özelliklerinin ilişki düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, basketbolun daha iyi seviyeye gelmesi ve çağdaş anlayışlarla sürdürülebilmesi için, Türkiye ve Amerika'daki Elit Bayan Basketbol Takımlarının oyuncu ve antrenörlerinin, alt yapıları ve takım sistemleri incelenmiş ve aradaki ilişkiler tespit edilmeye çalışılmıştır.Çalışmanın sporcu grubunu; Amerika Bayanlar Basketbol Kolej Ligi (NCAA) Divison I`de yer alan 240, Türkiye Deplasmanlı Bayanlar Basketbol 1. Liginde yer alan 128 elit bayan basketbolcu; antrenör grubunu ise yine bu seviyede antrenörlük yapan Amerika'dan 24, Türkiye'den 17, toplam 41 antrenör oluşturmaktadır.Araştırma literatür taraması ve araştırmacı tarafından geliştirilmiş anket yoluyla gerçekleşmiştir. Uygulanan anketler, sporcularda toplam 28, antrenörlerde toplam 36 sorudan oluşmaktadır. Demografik bilgileri, basketbol sporuyla ilgili tutum ve düşünceleri ve basketbol oyun anlayışlarını ölçmeye yönelik olarak uygulanan anketlerin sonucunda, elde edilen verilerle bilgisayarda SPSS programı kullanılarak istatistik çözümleme yapılmıştır.Bu çalışmanın sonuçlarında, her iki ülke arasında ortak yönler bulunurken oldukça farklı yaklaşımlar da göze çarpmıştır. Bu da göstermektedir ki, artık ülkeler arası bilgi alışverişinin artması, taktik ve teknik çalışmaların, antrenman uygulamalarının paylaşılması, basketbolda ortak bir anlayış geliştirildiğini göstermektedir. Bununla birlikte ülkelerin ekonomik şartları, spora bakış açıları, altyapı organizasyonları ve antrenör eğitimlerindeki farklılıklar ise ülkelerin basketbol anlayışlarında değişkenlikleri ortaya çıkarmaktadır.Anahtar Kelimeler: basketbol anlayışı, basketbol oyuncusu, antrenör eğitimi

Olga Sevim
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

10-12 yaş grubundaki erkek tenisçiler, masa tenisçiler ve aynı yaş grubundaki sedanterlerin reaksiyon zamanlarının karşılaştırılması

10-12 Yaş Grubundaki Erkek Tenisçiler, Masa Tenisçiler ve Aynı Yaş Grubundaki Sedanterlerin Reaksiyon Zamanlarının Karşılaştırılması? başlıklı tez çalışmasında, 17 tenis oyuncusu, 18 masa tenisi oyuncusu ve 16 sedanterin reaksiyon zamanları arasında farklılık olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştırDenekler sağ ve sol ellerin ışık ve ses veya karışık gelen uyarılara karşı reaksiyon zamanı testlerine tabi tutulmuştur. Ölçümler Newtest 2000 ölçüm aracıyla yapılmıştırGerçekleştirilen ölçümler sonucunda; Masa tenisi sporcuları ve sedanterlerin reaksiyon zamanı değerleri arasında anlamlı farklılık bulunmuşturAyrıca Masa tenisi sporcuları ve tenisçiler arasında; reaksiyon zamanı değerleri arasında istatistiki açıdan anlamlı fark bulunmuşturTenisçiler ve sedanterler arasında ise, reaksiyon zamanı değerleri arasında farklılık olmasına rağmen istatiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştırAnahtar Kelimeler: Tenis, Masa Tenisi, Reaksiyon Zamanı

Masa tenisiReaksiyon zamanıTenis
Sema Can
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vücut imgesi ve özel spor salonlarının egzersize başlama ve devam etme motivasyonu üzerine etkisi.

Bu araştırmanın amacı vücut imgesi ve özel spor işletmelerinin egzersize başlama ve devam etme motivasyonuna etkisini ortaya koymaktır. Araştırma sırasında özel spor işletmelerinde egzersiz faaliyetlerinde bulunan 194 üye ile karşılıklı anket çalışması yapılarak doğrudan kaynaklardan elde edilen bilgi süzülerek analiz edilmiştir. Bu analiz aşamasının akabinde gerçekleştirilen yorumlama safhasında ise doğrudan kaynaklardan elde edilen sonuçların karşılaştırılması amacıyla yurtdışında yapılan benzeri araştırmalar kaynak olarak kullanılmıştır. Sonuç olarak tüm kaynaklardan elde edilen veriler bir arada yorumlanarak vücut imgesi ve özel spor işletmelerinin egzersize başlama ve devam etme motivasyonuna etkisi belirlenerek bu hususta geleceğe yönelik önerilere yer verilmiştir.

Türker Bıyıklı
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Elit güreşçilerde kekik çayı yüklemesinin serbest radikal formasyonu ve antioksidan sisteme etkisi

Şiddetli şekilde akut olarak yapılan egzersiz çok fazla oksijenkullanımına dolayısıyla serbest radikal oluşumuna ve çeşitli düzeyde dokuhasarına yol açmaktadır. Çalışmada; elit güreşçilerde kekik çayıyüklemesinin serbest radikal formasyonuna ve antioksidan sisteme etkisinibelirlemek amacıyla 18 elit erkek güreşçi çalışmaya gönüllü olarakkatılmışlardır. Denekler rastgele iki guruba ayrılarak deney ve kontrolgurubu oluşturulmuştur.Denekler F.İ.L.A kurallarına göre 5'er kez güreş müsabakasıyapmışlardır. Ölçümler kekik yüklemesi öncesi ve sonrası olmak üzere ikisafhada gerçekleştirildi. Deney gurubu yükleme öncesi ölçümlerden sonra35 gün günde 3 ögün kekik çayı içtiler. Çalışmaya katılan deneklerdentotal antioksidan kapasite (TAC), melondialdehid (MDA) ve total sülfidrilgrubu (RSH) seviyelerini belirlemek için müsabaka öncesi (Mön),müsabakadan hemen sonra (Mson), müsabakadan 24 saat sonra (M24),müsabakadan 48 saat sonra (M48), olmak üzere kan örnekleri alınmıştır.Kekik yükleme öncesi ve yükleme sonrası gurupların ölçümdeğerlerinin zamana bağlı olarak karşılaştırma sonuçlarına göre MDA veTAC ölçüm değerlerinde önemli artışlar, RSH'da düşüşler tespit edilmiştir.Guruplar arasında yapılan karşılaştırmada yükleme öncesi anlamlı birsonuç tespit edilmez iken, yükleme sonrasında deney gurubu lehineMDA'da anlamlı düşüşler,TAC'da anlamlı artışlar tespit edilmiştir.Sonuç olarak yapılan çalışmada da kekik yüklemesi sonrasıdeney gurubunda MDA değerlerinde düşüşe, TAC'nin bazal seviyesindeanlamlı artışa sebep olmuştur. Ancak nonenzimatik antioksidan yapılarıtemsil eden RSH değerinde kekik yüklemesinin herhangi bir etkisiolmadığı tespit edilmiştir.

Cemal Berkan Alpay
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin narsistik kişilik özellikleri ile liderlik stillerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada beden eğitimi öğretmenlerinin narsistik kişilik özellikleri ile liderlik stillerini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden biri olan genel tarama modeliyle yapılmıştır. Araştırmaya 2024 yılında Diyarbakır ilinde kamu ve özel okullarda görev yapan 187 beden eğitimi öğretmeni gönüllülük esasına göre katılmıştır. Araştırmada katılımcılar kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgiler Formu" , "Narsistik Kişilik Envanteri" ve "Öğretmenlerin Liderlik Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bulgular: Beden eğitimi öğretmenlerinin narsistik kişilik durumları cinsiyet, yaş, medeni durum, hizmet süresi, görev yaptığı okul türü ve çalıştığı okul statüsü değişkenlerine göre incelenmiş olup bu değişkenlere yönelik herhangi bir anlamlı fark bulunamamıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin liderlik stilleri açısından cinsiyet, yaş, medeni durum, hizmet süresi, görev yaptığı okul türü ve çalıştığı okul statüsü değişkenlerine göre incelenmiş olup; ortaokulda görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin ortalama puanları lisede görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin ortalama puanlarından yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin hizmet süresine göre 12-18 yıldır beden eğitimi öğretmenliği yapan örneklem grubunun liderlik stilleri ölçeği ortalama puanları, 0-5 yıldır beden eğitimi öğretmenliği yapan örneklem grubundan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışmada beden eğitimi öğretmenlerinin narsistik kişilik durumlarının cinsiyet, yaş, medeni durum, hizmet süresi, görev yaptığı okul türü ve çalıştığı okul statüsü değişkenlerine göre benzer olduğu görülmüştür. Ayrıca, beden eğitimi öğretmenlerinin görev yaptığı okul türü ve hizmet süreleri açısından liderlik stilleri durumlarının farklılık göstermektedir.

Yusuf Kılıç
Dicle University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul sporlarına katılan lise öğrencilerinin liderlik özellikleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Diyarbakır örneği

Amaç: Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile liderlik yönelimleri arasındaki ilişkiyi ve bu ilişki üzerinde cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü ve gelir düzeyi gibi sosyo-demografik değişkenlerin etkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada, Türkiye'deki çeşitli liselerde okul sporlarına aktif olarak katılan öğrenciler üzerinde betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle belirlenen 133 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak duygusal zeka ve liderlik yönelim ölçekleri kullanılmış, verilerin analizi SPSS 22.0 yazılımı ile yapılmıştır. Bağımsız örneklem t-testi, ANOVA ve Mann-Whitney U testi gibi istatistiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçları, cinsiyet, sınıf seviyesi, okul türü ve gelir düzeyinin duygusal zeka ve liderlik yönelimleri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını göstermiştir. Erkek öğrencilerin "Duyguları Düzenleme" boyutunda daha yüksek puan aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, duygusal zeka boyutlarının liderlik tarzlarıyla güçlü bir ilişki gösterdiği belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma, duygusal zekanın liderlik becerilerini önemli ölçüde etkilediğini göstermiştir. Liderlik yeteneklerini geliştirmek için eğitim programlarında duygusal zeka eğitimine daha fazla önem verilmelidir. Ayrıca, sosyo-demografik faktörlerin bu beceriler üzerindeki etkisi sınırlıdır. Bu sonuçlar, eğitimcilerin ve politika yapıcıların liderlik ve duygusal zeka gelişimi için stratejiler oluşturmasına yardımcı olabilir.

Fuat Yılmaz
Dicle University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üst ekstremite kas grubuna uygulanan maksimal kuvvet antrenmanının futbolda taç atışı mesafesine etkisi

Bu çalı ???? manın amacı futbolculara uygulanacak maksimal kuvvet antrenmanı ile taç atı ???? ı mesafesi üzerine ve bazı kuvvet parametrelerine etkilerini ara ???? tırmaktır. Ara ???? tırma grubu ya ???? ları 18 -24 arasında de ???? i ???? en Bilkent Üniversitesi A ve B erkek futbol takımlarında oynayan ö ???? rencilerden 12 ???? er ki ???? ilik 3 grup olarak olu ???? turulmu ???? tur. Antrenman piramidal metoda göre hazırlanmı ???? tır. Sporcuların maximal kuvvet antrenmanları üniversitenin üst düzey donanımlı fitness salonunda ve spor salonunda yapılmı ???? tır. Testlerin istatistiksel analizi Anova ve Tukey HSD metodu Bu 9alı§manın amacı futbolculara uygulanacak maksimal kuvvet antrenmam ile ta9 atısi mesafesi üzerine ve bazı kuvvet parametrelerine etkilerini arastırmaktır. Arastırma grubu yaslan 18 -24 arasında degisen Bilkent Üniversitesi A ve B erkek futbol takımlannda oynayan ogrencilerden 12 ser kisilik 3 grup olarak olusturulmustur. Antrenman piramidal metoda göre hazırlanmıstır. Sporculann maximal kuvvet antrenmanlan üniversitenin list düzey donanımh fitness salonunda ve spor salonunda yapılmıstır. Testlerin istatistiksel analizi Anova ve Tukey HSD metodu ile yapılmıstır. Maksimal kuvvet antrenmam maksimal kuvvetin %80-95 arasında, sırasıyla %80 - 8 tekrar, %85 - 6 tekrar, %90 - 4 tekrar ve %95 - 2 tekrar ve iicer set olacak sekilde hazırlanmıstır. Deneklere setler arasında yüklenme sürelerinin iki katı kadar dinlenme verilirken aletler arasındaki dinlenme 3-5 dakika verilmistir. Yapılan çahsmada ta9 atısi mesafesinde anlamh farkhhk bulunmustur (P<0.01) , biceps kas grubunda anlamh farkhhk tespit edilmistir (P<0.01) triceps kas grubunda anlamh farhhk tespit edilmistir (P<0.01) gögus kas grubunda anlamh farkhhk tespit edilmistir (P<0.01, 5.17) sırt kas grubunda anlamh farkhhk tespit edilmistir (P<0.01 ) kann kaslannda anlamh farkhhk tespit edilmistir (P<0.01). Arastırma sonucunda futbol ve kuvvet antrenmam yapan sporculann fiziksel gelisimlerinde ve ta9 atısi mesafesinin artısında diger gruplara göre anlamh farkhhklar tespit edilmistir.

Yıldıray Şahin Kanat
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bayan taekwondocuların milli takım kamp döneminin bazı hematolojik ve biyokimyasal parametreler üzerine etkileri

Arastırma; elit üst düzey bayan taekwondocular da, A Milli takım kamp döneminin bazı hematolojik ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkisini arastırmak, amacıyla yapıldı. Çalısmaya; yas ortalamaları 22,26 yıl, boy ortalamaları 171.07 cm vücut agırlıgı ortalamaları kamp öncesi 62,03 kg, kamp sonrası 60,90 kg olan 15 bayan sporcu katıldı. Çalısmaya katılan deneklere Avrupa sampiyonası öncesi 4 haftalık antrenman programı uygulandı. Kamp öncesi ve kamp sonrası alınan kan örneklerinde, HGB, HCT, PLT, MCV, MCH, MCHC, AST, ALT ve Glikoz düzeylerinde anlamlı artıs (P<0.05), Kolesterol seviyelerinde anlamlı (P<0.05) düsüs, WBC, RBC, PLT ve Üre düzeylerinde ise istatistiksel farklılık yoktur (P<0.05). Elde edilen verilerin istatistiki analizlerinin yapılmasında SPSS paket programı kullanıldı. Kamp öncesi ve sonrası farklılıkların tespitinde ise bagımlı `t' testi uygulandı. Arastırmada antrenmanların WBC düzeylerinde bir fark olusturmadıgı, RBC düzeylerinde anlamsız düsüsün yogun antrenmanların sebep oldugu damar içi hemolizden kaynaklanabilecegi, HGB, HCT, MCV, MCH, MCHC ve PLT düzeylerinde anlamlı artısın (P<0.05), yogun antrenmanlar sonrası meydana gelen hipoksik sartların vücudu zorlaması ve baskı altına alması ile stres olusturan etkenlerin sempatik sinir sistemi aktivasyonuna neden olması ve hemakonsantrasyon mekanizması ile birlikte splanik dolasımdan sirküler dolasıma hematokriti yüksek kan verilmesinden kaynaklanabilir. Kolesterol seviyesinde anlamlı (P<0.05) düsüs ve trigliserid düzeyinde bir fark olmaması , egzersiz sırasında kas ve yag dokuda artan lipoprotein lipase iliskisi ve harcanan enerjinin, kan lipidleri ile serbest yag asitlerinin kullanımından kaynaklanabilir. Kan glikoz seviyesin deki anlamlı (P<0.05) artısın sebebi, egzersizle beraber sempatik sinir uyarılarının adrenal medullaya ulasması ve buradan katekolaminlerin salgılanmasının artması kan glikoz düzeyini artırabilir. Üre düzeylerinde ki anlamsız artısın, yogun antrenmanların protein metabolizmasını etkileyerek kan üre düzeylerinde artısa sebep olabilecegi, antrenmanlar esnasında oksijen alımı ve metabolik hızın artısı da bu artıs da etkili olabilir. ALT ve AST düzeylerinde anlamlı (P<0.05) artısın, yogun egzersizle beraber asırı kas zorlanması sonucunda kasta meydana gelen dejenerasyondan kaynaklanabilir. Elde edilen sonuçlar insanlar için verilen normal degisim sınırları içinde oldugu, dolayısı ile en azından ölçülen parametreler açısından sporcularda herhangi bir risk olusturmadıgı söylenebilir. Anahtar kelimeler : Antrenman, Hematololoji, Biyokimya

AntrenmanBiyokimyaHematoloji
Evrim Çakmakçı
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoktoraAçık ErişimTR

“Spor federasyonlarında bilgi yönetiminin değerlendirilmesi

Bu çalışmada; Bilgi yönetimi konusunda literatüre dayalı genel bilgiler verilmesi amaçlanmıştır. Spor federasyonlarında, bilgi yönetiminin kurum kültürüne dönüşmesine yardımcı olması amaçlanan çalışmada, yöneticilerin kendi spor federasyonlarını, bilgi yönetimi uygulamalarında ne derece yeterli gördüklerini ölçmeye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Çalışmamızda 2005?2006 yılında görev yapan spor federasyonu yöneticilerine, kendi spor federasyonlarındaki bilgi yönetimi uygulamaları hakkında sorular yöneltilmiştir. Araştırma için gerekli izin alınarak, spor federasyonlarının (merkezi Ankara'da olan), bürolarında, genel sekreterlerin katkılarıyla, yönetim kurulu, eğitim kurulu toplantılarında uygulanmış, ayrıca bazı yöneticilerle de bizzat yüz yüze görüşme yolu ile bilgi toplanmıştır. Verilerin hesaplanmasında, SPSS 15,0 İstatistik paket programı kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik düzeyini test etmek amacıyla Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Bilgi Yönetimi Süreçleri faktör yapısı için, Temel Bileşenler (Principle Component) Faktör Analizi varimax dönüştürmesi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan araç, likert türü beşli derecelendirme ölçeğidir. Anketin faktör yapısı, 4 faktörlü yapıyı desteklemekte olup, toplam ölçek iç tutarlılık katsayısı ise. 96'dır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, BYS?1 ölçeğinin Spor Federasyonu Yöneticilerinin (Genel Sekreterler, Yönetim Kurulu ve Eğitim Kurulu ile sınırlandırılmış) Bilgi Yönetimi Süreçleri hakkındaki görüşleri değerlendirilmiştir. Sonuçlara göre anketin geçerli ve güvenilir olduğunu söylemek mümkündür. İç tutarlılık yükü olmayan yedi soru, anketten çıkartılmıştır. Anlamlılık sınaması için, ANOVA testleri kullanılmış, anlamlılığın nereden kaynaklandığını bulmak için Tukey test sonuçlarından yararlanılmıştır. Cinsiyet karşılaştırmalarda t-testi sonuçlarına bakılmıştır. Görevlerine göre farklılıklara bakmak için frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Ölçeğin kmo değeri. 891 olarak bulunmuştur.

Halil Bişğin
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta yaş obez bayanlara yönelik kalistenik egzersizlerşn fiziksel ve fizyolojik etkileri

Bu çalışma orta yaşlı sedanter bayanlara 6 aylık, haftada 3 gün aerobik egzersiz programının fiziksel ve fizyolojik parametreler üzerine etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Denekler 30-49 yaşları arasında menapoz öncesi, özel bir beslenme rejimi uygulamayan, sağlık sorunu olmayan ve düzenli bir egzersiz programına katılmamış 54 sedanter gönüllü bayandan oluşturuldu. Çalışma süresince başka bir egzersiz programı uygulamamaları konusunda uyarıldılar. Grupların fiziksel ve antropometrik ölçümlerine ait sonuçlarının karşılaştırılmasında Anova ? t test sonuçlarına göre Tukey testi yapılarak ?P? değerleri tespit edilmiş (p<0.01 ve p<0.05), önem seviyesi kabul edilmiştir. Hesaplamalar SPSS 11 paket programında yapılmıştır. 6 ay süresince aynı çalıştırıcı gözetiminde deneklere haftada 3 gün 50 dakika süre ile aerobik egzersiz programı uygulandı. Egzersizin şiddeti % 60-70 olarak Karvonen metodu ile belirlendi. Deneklerin egzersiz programı öncesi, 3. ay ve 6. ay olmak üzere vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, istirahat kalp atım sayısı, kan basıncı, mekik, şınav, esneklik, dikey sıçrama, sağ-sol pençe kuvveti, aerobik ve anaeroik ölçümleri yapıldı. Çalışma sonunda, vücut ağırlığı, vücut yağ oranı, istirahat kalp atım sayısı, kan basıncı'nda çalışma öncesine göre anlamlı bir azalma (P<0.01) ve mekik, şınav, esneklik, dikey sıçrama, sağ-sol pençe kuvveti, aerobik ve anaerobik değerlerinde anlamlı bir artış (P<0.01) tespit edilmiştir. Sonuç olarak, düzenli ve uzun süreli yapılan aerobik egzersizin orta yaş obez bayanlarda vücut ağırlığının azaltılamasın da etkili bir egzersiz olduğu belirlenmiş ve obezitenin tedavisinde bu tür egzersiz programlarının yararlı olacağı kanısına varılmıştır. Bu nedenle bu tip aerobik antrenmanların obezite tedavisinde ve vücut kompozisyonunun düzenlenmesi açısından etkili olduğu söylenebilir.

EgzersizKadın sağlığıObezite
Ülfet Erbas
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00