Gaziantep University
Anabilim Dalı

Göç Çalışmaları Anabilim Dalı

Gaziantep University

22

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

22 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu: Hoşgör Mahallesi örneği

Bu araştırmada, Suriye'de yaşanan savaş dolayısıyla Türkiye'ye gelen Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu incelenmiştir. Bu kapsamda katılımcıların görüşleri alınmıştır. Suriyeli öğrencilerin derslerine giren öğretmenlerin yaşamış oldukları sorunların derinlemesine çözümlemesini yapmak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler nitel çalışmalarda genel olarak tercih edilen içerik analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Bu araştırmanın evrenini 2022/2023 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde, Şahinbey ilçesinde, Hoşgör Mahallesi'nde eğitim gören 8. sınıftaki bütün Suriyeli ortaokul öğrenciler ve bu öğrencilerin derslerine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep ilinin, Şahinbey ilçesinin Hoşgör Mahallesi'nde bulunan Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulunda eğitim görmekte olan 8.sınıf öğrencisi 50 Suriyeli öğrenci ile bu öğrencilerin dersine giren 10 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada verilerinin toplamasında yarı yapılandırılmış görüşme ve anket çalışması kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Suriyeli öğrenciler sosyal uyum, Türkçeyi öğrenmede yetersizlik, aidiyetsizlik, dışlanma, ötekileştirme gibi sorunların muhatabıdırlar. Suriyeli öğrencilerin dersine giren öğretmenler ise sığınmacı çocuklara eğitim vermekte kendini yetersiz hissetmekte, dil sorunundan dolayı velilerle etkili iletişim kuramamakta ve sınıfların kalabalık olması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıkları ortaya koyulmuştur. Bu sorunlara yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Göç, Sosyal Uyum, Türk Eğitim Sistemi, Entegrasyon, Suriyeli Öğrenciler.

BütünleşmeEğitim sorunlarıGaziantep-Şahinbey+7
Muhammed Tırpan
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriyeli mülteci kadınlar, toplumsal cinsiyet ve sağlık: İstanbul, Ümraniye örneği

Bu çalışmada, Suriye savaşı nedeni ile Türkiye'ye zorunlu göç etmiş olan Suriye uyruklu kadın sığınmacıların göç sonrasında sağlık hizmetlerine erişim süreçleri, göç deneyimleri ve kadın olma konumları ile birlikte, toplumsal cinsiyet ve feminist yaklaşım çerçevesinde ele alınmıştır. Suriyeli kadınların sağlık koşulları bütünsel olarak değerlendirilmiş ve sağlık hizmetlerine erişimleri biyopsikososyal açıdan ele alınmıştır. Bu sebeple çalışmada kadınların göç deneyimlerinin hayatları üzerindeki etkilerine de yer verilmiş ve kadınların göç deneyimleri görünür kılınmaya çalışılmıştır. Çalışmada Suriye'den Türkiye'ye gelen ve İstanbul Ümraniye'de yaşayan, ücretsiz ev içi emek işçisi 21 kadın ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmam, Suriyeli kadınların zorunlu göç süreçlerinin sağlık süreçlerine olumlu ve olumsuz bir takım etkileri olduğuna, bununla birlikte savaş ve göç sürecinin kadınlar için çoğunlukla zorlayıcı olduğuna işaret etmektedir. Göç deneyimlerinin kadınların sağlık ve gündelik yaşamlarında olumlu etkileri de olduğu gözlemlenmiştir.

GöçlerGöçmenlerKadınlar+7
Sevgi Arslan
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal uyum sürecinde kültürlerarası iletişim engelleri: Yerliler ve Suriyeli sığınmacıların sosyal uyum tutumları

Bu tezin amacı Suriye iç savaşıyla birlikte Türkiye'ye doğru başlayan göç sürecinde, başlangıçtan bugüne geçen sürede her iki toplumun sosyokültürel uyum sürecini engelleyen kültürlerarası iletişim unsurlarını ve kişisel faktörlerin etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışmada; Türk yerliler ve geçici koruma altındaki Suriyeli sığınmacıların etnik merkezcilik, kültürleşme tutumları, kültürlerarası iletişim kaygısı, sosyal statü algısının sosyokültürel uyuma etkisi incelenmiştir. Ayrıca bu değişkenlerin demografik özellikler, dil becerileri ve iletişim örüntüleri gibi çeşitli değişkenlere göre değişip değişmediği ve bu değişkenler arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Tabakalı rastlantısal örneklem tekniği ile Suriyelilerin en yoğun yaşadığı beş il olan İstanbul, Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay ve Adana illerinde toplam 780 kişiden 2022 yılı Eylül ve Aralık aylarında yüz yüze anket tekniğiyle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve AMOS programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Böylece bulgular doğrultusunda araştırma soruları cevaplanmış, hipotezler sınanmıştır. Buna göre yerlilerin kültürlerarası iletişim kaygısı ya da kaygısızlığının, kültürleşme tutumları içinden ayrışmanın sosyokültürel uyum üzerinde pozitif, sosyal statü algısının negatif yönlü etkisi olduğu belirlenmiştir. Suriyelilerde ise kültürlerarası iletişim kaygısı, kültürleşme tutumları içinde entegrasyon sosyokültürel uyumu pozitif yönde etkilemektedir. Bununla birlikte dil yeterliliği ve iletişim örüntüleri arttıkça sosyal uyum düzeyinin arttığı da elde edilen sonuçlardan biri olmuştur. Son olarak bu çalışmada Türk yerliler ve geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sığınmacıların etnik merkezcilik, kültürleşme tutumları, kültürlerarası iletişim kaygısı ve sosyal statü algısının sosyokültürel uyuma etkisinin incelenmesi neticesinde ortaya çıkan bulgularla uyum konusunda iki toplumdaki hatalı yahut bilinçsiz tutumlara işaret edilmiştir. Bu çalışma sosyal uyum konusunda iki toplumun farklı tutumlara sahip olduğunu göstermesi bakımından önemlidir

Kültürlerarası iletişimSosyokültürel farklılıklarSosyokültürel uyum+1
Rabia Ekşi
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk okullarında geçici koruma altındaki Suriyeli lise öğrencilerinin vatan algısı: Mardin ili örneği

2011 yılı itibari ile Suriye'den Türkiye doğru yaşanan kitlesel göçler pek çok sorunu ve yeni durumları da beraberinde getirmiştir. Özellikle de küçük yaşlarda Türkiye'ye gelen veya Türkiye'de doğan çocukların gelecek beklentileri, vatan algıları ve vatandaşlık durumları önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Hazırlamış olduğumuz bu tez çalışmasında Türkiye'de geçici koruma statüsü ile bulunan Suriyeli liseli gençlerin vatan algısı, kimlik durumu ve aidiyet durumları hakkında bilgiler tespit edilmek istenmiştir. Bu tespitlerin yapılabilmesi için örneklem olarak Mardin ilindeki devlet liselerinde 20 ve üstü öğrenciye eğitim veren okullar seçilmiştir. Mardin ili Suriye'deki savaş ortamından kaçan göçmenlerin geldiği ve yaşamlarını bu ilde devam ettirdiği bir kitleye ev sahipliği yapmaktadır. Göç eden Suriyeli göçmenlerin kaldığı süre de göz önüne alındığında, göçmen gençlerin vatan algısı araştırılması gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu amaç ile alan ve saha taraması yapılarak teorik bilgiler edinilmiş ve bu bilgiler dâhilinde anket soruları hazırlanarak önce 60 kişilik öğrenci grubu ile pilot uygulama yapılarak anketin güvenirliği tespit edilmiş sonrasında anket çalışmasına devam edilmiştir. Anket çalışmasından elde edilen veriler, SPSS(Statiscal Packages for Social Science) programı ile değerlendirilmiş olup öncelikle tablolarda belirtilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda katılımcıların yarısından çoğunun 10 yıldan fazladır Türkiye'de yaşadıkları, Türkiye'deki yaşama alıştıkları, Türkiye'de aitlik duygusu yaşadıkları, büyük bir çoğunluğunun yaşamını Türkiye'de devam ettirmek istedikleri ve Türk vatandaşlığı talep ettikleri görülmektedir. Aynı zamanda bulgularda katılımcıların çoğunluğunun hem Türkiye'yi hem de Suriye'yi vatanları olarak gördükleri ve hissettikleri bulgusu da ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgulardan da anlaşılacağı üzere Türkiye'de uzun yıllar kalmakta olan geçici koruma altındaki Suriyeli liseli gençlerin yaşamlarını Türkiye'de devam ettirme ve vatandaşlık talepleri bulunmaktadır. Dolayısıyla çalışmanın teorik ve uygulama kısmı birlikte değerlendirildiğinde geçici koruma altındaki Suriyeli liseli gençlerin vatan algısının dikkate alınması ve buna ilişkin kamu politikaların geliştirilmesi dikkate alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Göç, Geçici Koruma Statüsü, Vatandaşlık, Kimlik, Aidiyet.

Hilal Bilen
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geçici koruma statüsüne ilişkin idari prosedürler ve yargı süreçleri

İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana insanlar göç halindedir ve bugün her araştırmada insan hayatının başlangıcının daha da eski bir tarihe dayandığı anlaşılmaktadır. İnsanlık tarihi ne kadar eskiye dayanırsa göç olgusu ve bununla birlikte yabancılar hukuku kavramı da o kadar eskiye dayanmaktadır. Zira tarihin henüz keşfedilmemiş bir bölümünde, sınırların bugünkü anlamdan daha farklı olduğu dönemlerde dahi bir topluluktan başka bir topluluğa göç eden insanlar farklı uygulamalara tabi tutulmuş ve gerek doğal gerekse de iktidar tarafından uygulanan entegrasyon/uyum süreçlerinden geçmişlerdir. Modern anlamda Göç olgusunun yönetilmesine ilişkin adımlar bilhassa birinci ve ikinci dünya savaşları sonrasında atılmıştır. Zira her iki dünya savaşının da yıkıcı etkisi ve sivil can kaybının çok yüksek sayılara ulaşmasının yanı sıra savaşlar sırasında ve de sonrasındaki sivil göç hareketleri neticesinde devletlerin bu konuda kendi uygulamalarının yeterli olmayıp kollektif hareket edilmesi kanaatiyle ikinci dünya savaşı sonrası bir kısım devletler bir araya gelerek 1951 Tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna ilişkin Cenevre Sözleşmesini imzalamışlardır. Cenevre Sözleşmesi bugün Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkenin göç ve sığınma hukukuna ilişkin iç mevzuatının dayanağını oluşturmaktadır. İşte Geçici Koruma Statüsüne İlişkin İdari Prosedürler ve Yargı süreçleri başlıklı tezimizde genel olarak 1951 tarihinden bu yana Göç, Sığınma ve Mülteci Hukukunun Uluslararası Hukuk düzleminde Türk Hukukundaki değişimi ve gelişimini; özel olarak ise Geçici Koruma Statüsüne İlişkin güncel idari prosedürler ve yargı süreçlerini irdeleyeceğiz. Böylece gerek idari prosedürler gerekse de yargı süreçleri ile ilgili sorun tespiti ve çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlamaktayız.

Sınırdışı etme
Serdar Özgüney
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul düzeyinde öğrenim gören Suriyeli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumları: Gaziantep örneği

Bu araştırmanın amacı, ortaokul düzeyinde öğrenim gören Suriyeli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını tespit etmektir. Çalışmada yer alan sorular, Suriyeli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarını ve bu tutumların nedenlerini anlamak için tasarlanmıştır. Bu araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem desenlerinden açımlayıcı karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma tarama modelindedir. Nicel veriler elde etmek için Türkçe dersine yönelik tutum ölçeği, nitel veriler elde etmek için de yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören Gaziantep ilindeki Şahinbey ilçesine bağlı Gazi Ortaokulu, Asef Çoban Ortaokulu, Mehmetçik Ortaokulu, Akyol Ortaokulu ve Şehitkâmil ilçesine bağlı olan Şahinbey Ortaokulu ile Ünler Ortaokulu'nda rastgele seçilmiş 208 Suriyeli ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel kısımda veri toplama sürecinde ilgili ortaokullarda görev yapan öğretmenlerden alınan yardımlarla birlikte 208 Suriyeli ortaokul öğrencisine Türkçe dersine yönelik tutum ölçekleri aracılığıyla ulaşılmış ve veriler toplanmıştır. Ayrıca 10 ortaokul öğrencisiyle yüz yüze görüşmeler yapılarak Türkçe dersine yönelik tutumları, nedenleriyle derinlemesine incelenmiştir. Verilerin analizi sonucunda, Suriyeli öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarının genel olarak olumlu olduğu, ortalamanın üstünde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin Türkçe dersi tutum düzeylerinin cinsiyete ve baba eğitim düzeyine göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Nitel verilerin analizi sonucunda ise öğrencilerin çoğunun Türkçe dersinin gerekli olduğuna inandığı ve kendilerini ifade edebilmeleri için Türkçeyi ana dilleri gibi öğrenmeleri gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin görüşlerinden Türkçe dersinin işleyişinin sıkıcı değil öğretici olduğu, okuma parçalarında görseller olduğu zaman dersin daha çok eğlenceli geçtiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Göç, Eğitim, Türkçe, Tutum, Suriyeli öğrenci

Seda Mete
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

A comparative overview of migration policies: Experiences of Germany and Türkiye

Immigration and migration have been one of the issues that many countries attach importance to from past to present.The passage of time and the change in the subject or issues experienced or caused have not caused migration and migration to lose their meaning, on the contrary, they have caused it to come to the agenda again in different shapes and forms. The Syrian Civil War, which started in 2011, and its effects are one of the most current examples of this situation. Syrians who had to leave their country due to the civil war took refuge in different countries of the world with different statuses. Although this interaction was in terms of cultural and social relations within the framework of abstract concepts, it was also in terms of housing and workplace within the framework of concrete concepts. The aim of this study is to reveal the migration policies of Turkey and Germany and to compare the last five-year period in terms of Syrians. The main hypothesis of the research is; While refugees provide access to housing, labor force and other needs within the framework of the legal responsibility of local governments and the voluntariness of non-governmental organizations in Germany; In Turkey, refugees meet these needs with the initiative of local governments and the voluntary services of non-governmental organizations. Within the scope of the research, firstly, the immigration policies of Türkiye and Germany were compared on a national scale. Keywords: Migration, Türkiye, Politics, Germany

Migration policies
Hicran Tütüncü
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deniz yoluyla gerçekleştirilen düzensiz göç olgusu: Türkiye karasuları örneği ve göçmen tacirliği

Bu tez çalışması, Türkiye karasuları üzerinden gerçekleştirilen düzensiz göçlerin Türkiye üzerindeki etkilerini, Türkiye'nin düzensiz göçlerle mücadelesini, düzensiz göçle ilgili Türkiye'nin taraf olduğu ulusal ve uluslararası mevzuatları, Türkiye'nin göç tarihini, Türkiye-Avrupa göç güzergahlarını, 2015-2023 yılları arasında Türkiye karasuları üzerinden göç ederken yakalanan/kurtarılan düzensiz göçmenleri, göçmen kaçakçılarını, düzensiz göçmenlerin uyruk dağılımlarını, hayatını kaybeden göçmenleri, insan ticaretini, göçmen tacirliğini, Türkiye'de düzensiz göçün yoğunlaştığı illeri, ilçeleri ve göçmenlerin sıklıkla kullandığı güzergâhları inceleyen nicel bir çalışmadır. Yapılan araştırmalar neticesinde Türkiye'ye yönelik ciddi göç akınlarının olduğu görülmektedir. Özellikle Muğla, Çanakkale, İzmir, Aydın, Balıkesir, Antalya, Edirne, illerinde yakalanan/kurtarılan düzensiz göçmenlerin sayısı oldukça fazladır. Bu çalışmayla Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara Denizi'nde yaşanan düzensiz göç olaylarını derinlemesine araştırmak hedeflenmiş özellikle Akdeniz'deki göç olayları ulusal ve uluslararası bağlamda incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Düzensiz Göç, Göçmen Kaçakçısı, Türk Karasuları, Sahil Güvenlik

Hatice Yıldırım Kaya
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Imipact of the Syrian crisis and migration on the agricultural labor force sector in Syria and Türkiye

This research was conducted to understand the labor force in both Northwest Syria and Türkiye before and after the Syrian crisis. Data were collected through 432 surveys carried out during June and July 2023 with agricultural and livestock workers. The data were analyzed using the SPSS program. The results of this study revealed that conflict and insecurity in northwestern Syria are the primary drivers for Syrian agricultural laborers seeking refuge in Türkiye. Syrian laborers are attracted to Türkiye due to robust security conditions, a well-established agricultural sector, and job opportunities in agriculture and livestock. Daily wages in Türkiye are significantly higher than in Syria, both before and after the crisis. Workers who faced insufficient daily wages employed various strategies to supplement their income. Laborers in agriculture and livestock encountered challenges, including seasonality, unsustainability, and low wages before and after the crisis. In Türkiye, additional challenges included difficulties in traveling outside the region. In Syria, support mechanisms included public transportation and cooperative organization but had a limited impact on daily wages. In Türkiye, a substantial majority did not receive any support. Support mechanisms were insufficient in addressing low daily wages in both countries. Syrian agricultural laborers in Türkiye contributed to higher agricultural production and exports. They do not require work permits, making their employment more accessible. NGOs implemented agricultural and livestock projects in both Syria and Türkiye, providing job opportunities. Women had job opportunities in agriculture and livestock in both Syria and Türkiye, with variations in activities. Keywords: Syria, Türkiye, Migration, Agriculture, Labor.

Migration policiesMigration managementMigrations+3
Omar Atık
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mülteci kadınların geçim kaynaklarına erişiminde kooperatiflerin rolünün incelenmesi

2011 yılında Suriye'de yaşanan savaş sonrası Türkiye'ye göç eden Suriyeli mülteciler beslenme, barınma, sağlık ve eğitim gibi birçok temel hak ve hizmete erişimde güçlük yaşamışlardır. Kadınların bu süreçteki deneyimleri ise erkeklere kıyasla daha zorlayıcı olmuştur. İstihdam piyasasında mülteci kadınlar iş yerlerinde çoğunlukla ayrımcı uygulamalara ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz bırakılmaktadırlar. Bu bağlamda yoksullukla mücadelede sosyal bir örgütlenme modeli olan kooperatifler mülteci kadınlar için alternatif bir çalışma alanı sunmaktadır. Çalışmada, mülteci kadınların geçim kaynaklarına erişiminde kooperatiflerin rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca mülteci kadınların istihdam piyasasında yaşadıkları güçlükler ve kooperatife dahil olmaları ile sosyoekonomik yaşantılarında meydana gelen değişiklikler analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında kooperatife ortak veya kooperatif çalışanı mülteci kadınlarla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, mülteci kadınların kooperatifler aracılığı ile sınırlı da olsa ekonomik gelir elde ettiği ve geçim kaynaklarına eriştiği, farklı alanlarda beceriler kazanarak kişisel gelişimlerine katkı sunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kooperatif faaliyetlerinin sosyal uyuma katkı sağladığı, kadınların güçlenme süreçlerine ve toplumsal cinsiyet eşitliğine olumlu etki ettiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Geçim Kaynakları, Göç, İstihdam Piyasası, Kooperatifçilik, Mülteci Kadınlar

Geçim kaynaklarıGöçlerKadın iş gücü+3
Ela Yiğit
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yaygın eğitim kurumlarından mezun olan göçmenlerin istihdama katılım engelleri ve çözüm önerileri

Göç, insanlığın varoluşuyla birlikte ortaya çıkmış bir kavram olmuştur. Göç kavramı ele alındığında, içsel veya dışsal çok katmanlı, girift ve değişken unsurla karşılaşılır. Tüm bunlar, göçlerin nedenleri, şekilleri ve sonuçlarıyla ilişkilidir. Günümüz dünyasında da tüm bu nedenlerden dolayı göç kavramı var olmuş ve var olmaya devam edecek bir olgu olarak karşımızda durmaktadır. Türkiye gerek jeopolitik yapısı, gerekse tarihsel ve kültürel mirasından dolayı göç yollarında bir kavşak durumunda bulunmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı Türkiye, transit ve kalıcı göçlere maruz kalmaktadır. Ülkemize yapılan göçlerin, göç eden ve yerleşik toplumlar üzerinde oldukça fazla etkileri görülmektedir. Çalışma kapsamında analiz ölçeğinde 20 kişi ile görüşme yapılmıştır. Bu kişilerin görüşmeleri ise bulgular alanına dâhil edilmiştir. Mevcut olan bu analizler üzerine, göçlerin genel yapısı hakkında bilgiler edinilmiştir. Türkiye'ye dönük olacak şekilde ortaya çıkan göçlerin her biri analiz kapsamında görüşleri de çoğaltmıştır. Bu durum ise göçlerin gelişim evrelerini ve buna bağlı olarak sonuçlarını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Gelişme, Göç, Göçmen, İstihdam, Yaygın Eğitim

Veysel Ciniviz
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin akran zorbalığı deneyimlerinin görünümü: Gaziantep ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Türk ve yabancı uyruklu ortaokul öğrencilerinin akran zorbalığı deneyimlerinin görünümünü belirlemektir. Bu bağlamda akran zorbalığı, kardeş zorbalığı, siber zorbalık gibi değişkenler inceleme konusu yapılmıştır. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yenilenmiş Kardeş Zorbalığı Ölçeği, Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu, Revize Edilmiş Siber Zorbalık Ölçeği, Ka-Si Empatik Eğilim Ölçeği Ergen Formu ve İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar için Problem Çözme Envanteri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; Gaziantep ilinde yer alan beş farklı ortaokulun beş, altı, yedi ve sekizinci sınıflarında öğrenim gören toplam 580 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 290'ı Türk, 290'ı ise yabancı uyrukludur. Araştırma sonucunda elde edilen veriler MANOVA ve ANOVA analiz teknikleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin akran zorbalığı davranışlarının uyruk değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediğini ortaya koymuştur (p>0.05). Elde edilen sonuçlar; akran zorbalığının uyruk temelli bir olgu olmadığını, farklı değişkenlerin (sosyoekonomik durum, aile içi iletişim, çevre vb.) bu davranışlarda daha belirleyici olabileceğini göstermektedir. Bir diğer önemli bulgu da siber zorbalık eğilimi arttıkça yüz yüze zorbalık yapma davranışının azaldığı yöndedir. Yine bulgularımız arasında bireyin çevrimiçi ya da kardeş ilişkilerinde zorbalık eğilimi yükseldikçe, akran zorbalığına maruz kalma olasılığı azalır. Empatik eğilim bağlamında ise yüksek empatik eğilime sahip bireylerin akran zorbalığına daha sık maruz kaldığı bulgularımız arasındadır. Sonuç olarak, akran zorbalığını azaltmaya yönelik çalışmaların yalnızca kültürel veya uyruk temelli değil; öğrencilerin sosyal çevresi, aile yapısı ve okul ortamı gibi çok boyutlu etkenleri kapsayacak şekilde planlanması önerilmektedir.

İbrahim Halil Asiltekin
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İran'da mevsimlik göç: Tarım ve hayvancılıkta yerli ve yabancı göçmen emeği

Bu tez çalışmasında, Afganistan'dan İran'a yönelen göçün sosyo-ekonomik, kültürel ve politik dinamikleri incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, göçün nedenlerini, göçmenlerin sosyo-demografik özelliklerini ve İran'daki yaşam koşullarını ortaya koymak; ayrıca bu süreci kırsal kalkınma ve tarımsal istihdam çerçevesinde değerlendirmektir. Çalışma, literatür taraması, uluslararası kuruluşların raporları ve alan verilerinin değerlendirilmesiyle yürütülmüştür. Elde edilen bulgular, Afganistan'daki yoksulluk, işsizlik, tarımsal üretimsizlik ve siyasi istikrarsızlığın göçü tetikleyen başlıca faktörler olduğunu göstermektedir. Afgan göçmenler İran ekonomisinde özellikle tarım ve inşaat sektörlerinde vazgeçilmez bir işgücü oluşturmakta, buna karşın sosyal haklara erişimleri oldukça sınırlı kalmaktadır. Araştırmada, rastlantısal örneklem tekniğiyle, 57 İranlı ve 43 Afganistanlı olmak üzere toplam 100 işçiye uygulanan anket tekniğiyle veriler toplanmıştır. Elde edilen sonuçlarda çalışma koşulları, çalışma saatleri konularında anlamlı bir fark bulunmazken; eşit ücret ve ayrımcılık algıları açısından ciddi farklılıklar tespit edilmiştir. Sonuçlar, göçün yalnızca sınır ötesi bir hareketlilik değil, aynı zamanda bölgesel eşitsizliklerin yeniden üretildiği bir süreç olduğunu göstermektedir. Politika önerileri kapsamında, Afganistan'da kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, tarım ve eğitim alanında geliştirici programlarının uygulanması; İran'da ise göçmenlerin yasal statüsünün güvence altına alınması, sosyal koruma ve entegrasyon politikalarının geliştirilmesi önerilmektedir. Bu çalışma, göçün yönetilmesi değil, insan onuruna yakışır biçimde yeniden düşünülmesi gerektiği fikrini temel almaktadır.

Mevsimlik göçlerUluslararası göç
Berfin Bektaş
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yabancı uyruklu öğrencilerin dijital okuryazarlık düzeyleri ve kütüphane hizmetlerinin değerlendirilmesi: Gaziantep üniversitesi örneği

Bu çalışma, Gaziantep Üniversitesi'ndeki yabancı uyruklu öğrencilerin dijital okuryazarlık düzeyleri ile üniversite kütüphanesi hizmetlerinden memnuniyetleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini, 2023-2024 akademik yılında kayıtlı 4170 yabancı uyruklu öğrenci oluşturmakta olup, örneklem büyüklüğü Cochran (1963) formülüyle belirlenmiş ve çalışmaya 352 öğrenci dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak yapılandırılmış bir anket formu kullanılmıştır. Bu ankette, dijital okuryazarlık düzeyini ölçmenin yanı sıra, öğrencilerin kütüphane hizmetleri, fiziksel alan, bilgiye erişim, personel kalitesi, çok dillilik ve genel memnuniyet konularındaki görüşleri de değerlendirilmiştir. Araştırma, nicel yöntem ve betimsel tarama modeli çerçevesinde, kolayda örnekleme yöntemiyle yürütülmüştür. Bulgular, katılımcıların dijital okuryazarlık düzeyinin ortanın üzerinde ve "iyi" seviyede olduğunu göstermektedir. Kütüphane hizmetlerine yönelik memnuniyet ise Likert ölçeği ortalamalarına göre orta düzeyde olup; öğrenciler en yüksek memnuniyeti mekân boyutunda, en düşük memnuniyeti ise özel hizmetler boyutunda ifade etmiştir. Ayrıca, dijital okuryazarlık düzeyi ile kütüphane hizmet memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiş olup, hizmetleri başarılı bulan öğrencilerin dijital okuryazarlık puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarının, üniversite kütüphanelerinin uluslararası öğrencilere yönelik hizmet politikalarını geliştirmesine ve öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerini artırmaya katkı sağlaması beklenmektedir.

Dijital okuryazarlıkGaziantep ÜniversitesiKütüphane hizmetleri+2
Meltem Dablan
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'ye göç eden Suriyeli çocukların dil edinimi alanında hazırlanan lisansüstü tezler üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Türkiye'ye göç eden Suriyeli çocukların dil edinimi konusunda hazırlanan lisansüstü tezleri inceleyerek, bu alandaki akademik araştırmaların genel eğilimlerini, yöntemlerini ve bulgularını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Suriyeli çocukların Türkçe dil becerilerini edinme süreçleri, karşılaştıkları zorluklar ve dil politikalarının bu süreçteki etkileri, ilgili tezlerde sıklıkla ele alınan konular arasındadır. Yapılan araştırmalar, göç sürecinin getirdiği travmalar, kültürel uyum sorunları ve eğitim politikalarının dil edinimi sürecini nasıl etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte, Suriyeli çocukların hızlı bir şekilde iletişim becerilerini geliştirdiği, ancak akademik dil becerilerinde daha fazla desteğe ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. İncelenen tezler, Türkçe öğretiminde kullanılan yöntemlerin etkinliği, görsel ve işitsel materyallerin katkısı, hızlandırılmış dil programlarının verimliliği ve oyun tabanlı öğrenme gibi pedagojik yaklaşımların önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, Türkiye'de uygulanan dil politikalarının göçmen çocukların Türkçe öğrenme sürecine etkileri analiz edilerek, bu politikaların nasıl geliştirilebileceğine dair öneriler sunulmaktadır. Çalışmanın bulguları, akademik çalışmaların hem dil edinimi sürecindeki engellerin aşılmasına hem de göçmen çocukların Türkçe dil becerilerinin güçlendirilmesine yönelik önemli katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır.

Halil Kahraman
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Göçmen çocuklarda duygusal istismar yaşama ile psikolojik sağlamlık durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma göçmen çocukların duygusal istismar yaşama durumları ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Araştırma verileri 25.01.2025- 25.06.2025 tarihleri arasında Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 6 okulda toplandı. Araştırmanın örneklemini araştırmaya katılmaya gönüllü ve ebeveynlerinden izin alınan 570 öğrenci oluşturdu. Araştırmanın verileri "Veri Toplama Formu", "Duygusal İstismar Ölçeği (DİÖ)" ve "Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (ÇGPSÖ-12)" ile toplandı. Araştırma verileri IBM SPSS Statistics 20 programıyla analiz edilmiş ve yapılan tüm testlerde istatistiksel anlamlılık sınırı p<0.05 olarak kabul edildi. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin yaş ortalaması 13.44±1.02 olarak belirlendi. Öğrencilerin DİÖ toplam puan ortalaması 35.45±22.13 ve ÇGPSÖ-12 toplam puan ortalamasının 44.77±8.88 olduğu belirlendi. Araştırmanın bulguları incelendiğinde; babası çalışmayan öğrencilerin DİÖ puanları, çalışan babalara göre anlamlı biçimde daha yüksektir. Geliri giderden az olan öğrencilerin DİÖ puanları, geliri gidere denk olanlardan anlamlı biçimde daha yüksektir. Kadın öğrencilerin ÇGPSÖ-12 puanları, erkek öğrencilerden anlamlı biçimde daha yüksek olarak hesaplandı. Öğrencilerin DİÖ toplam puanı 35.45, alt boyutlarda en yüksek sözel istismar; ÇGPSÖ-12 toplam puanı ise 44.77 olarak hesaplandı. Ayrıca DİÖ'nün tüm alt boyutları ile ÇGPSÖ-12 arasında negatif ve anlamlı ilişki bulunmuş; aşırı beklenti zayıf, diğerleri orta düzeydedir. Bu araştırmanın sonucunda göçmen çocuklarda duygusal istismar düzeyinin arttıkça psikolojik sağlamlıklarının azaldığı görülmüştür. Göçmen çocuklar eğitimde kesinti ve kültürel uyum sorunları yaşayabilir; bu yüzden kapsayıcı eğitim ve psikososyal destek önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Çocuk, Duygusal İstismar, Göç, Psikolojik Sağlamlık

Musa Güler
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gaziantep'te ortaöğretim çağında bulunan Suriyeli göçmen öğrencilerin uyum sorunları ve bu sorunların çözümleri

Bu çalışma, Gaziantep'te ortaöğretim eğitimini alan Suriyeli öğrencilere odaklanarak, sosyal uyum süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma aynı zamanda bu süreçte karşılaşılan ana sorunları belirlemeyi ve folklorun bu süreçteki etkisini değerlendirmeyi hedeflemektedir. Araştırma, betimsel tarama modeline dayanan bir nicel analiz şeklidir. Bu araştırmada, Gaziantep'te öğrenim gören 118 Suriyeli öğrenci, 31 öğretmen katılımcı gruplarını oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla anket kullanılmış ve edinilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, Suriyeli öğrencilerin sosyal uyum süreçlerinin yalnızca bireysel çabalarla sınırlı kalmadığını ortaya koymaktadır. Öğrencilerin okul içindeki deneyimleri, arkadaş ilişkileri, folklork etkinliklere katılımı ve öğretmen tutumları uyum sürecinin temel belirleyicilerini oluşturmaktadır. Özellikle öğretmenlerin kapsayıcı ve destekleyici tutumu, öğrencilerin kendilerini güvende hissetmelerini, derslere aktif katılım sağlamalarını ve sınıf ortamında aidiyet duygularını güçlendirmelerini sağlamaktadır. Eğitmenlerin teşvik edici yöntemleri, öğrencilerin uyum düzeyini olumlu bir şekilde etkilemektedir. Sonuç olarak, sosyal uyum, dil yeterliliği, kültürel etkileşim, öğretmen rehberliği ve aile desteği gibi birbiriyle bağlı çok boyutlu faktörlerin etkileşimiyle şekillenmekte ve öğrencilerin akademik ile sosyal başarılarını doğrudan etkileyen dinamik bir süreç olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, eğitim ortamında bütüncül ve kapsayıcı yaklaşımların benimsenmesi, öğrencilerin toplumsal uyumunu güçlendirmek, aidiyet duygusunu pekiştirmek ve eğitim deneyimlerini zenginleştirmek açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Folkloru, Folklor, Gaziantep, Göç, Suriyeli Öğrenciler, Uyum

Akademik uyumTürk folkloruZorunlu göç
İrfan İlbeyi
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suriye Savaşı sonrası Türkiye'nin göç politikasının yapısal ve yasal değişimi ve Türkiye üzerindeki etkileri

Türkiye'nin göç tarihindeki en kritik nokta, hiç kuşkusuz Suriye'den gelen kitlesel göç meselesidir. Bu iç savaş sonucu kitlesel göç ile karşı karşıya kalan Türkiye, insani yaklaşım göstererek "açık kapı" politikası izlemiş, komşu ülkeler arasında en büyük sorumluluğu üstlenmiştir. Türkiye, göçün başlangıcından bu yana milyonlarca Suriye vatandaşının güvenlik, barınma, beslenme, eğitim ve sağlık hizmeti sağlamaktadır. Bu insani yaklaşımla, Türkiye ile komşuluk, kültürel ve tarihi geçmişi olan Suriye vatandaşlarına, AB göç politikaları ve uluslararası iltica hukuku doğrultusunda "geçici koruma" statüsü verilmiştir. Bugün Türkiye, dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ve Suriye kaynaklı kitlesel göçten en çok etkilenen ülkedir. Nitekim böylesine büyük boyutta ve kısa sürede bir sığınmacı akını, güvenlik, sosyo-ekonomik, kentsel, demografik, kültürel ve sosyal yapılarda büyük kırılganlıklara yol açması yadsınamaz bir gerçektir. Suriye krizinin başlangıcında iç savaş nedeniyle 'yerinden edilmiş ve etkilenmiş' olarak tanımlanan Suriyeliler, artık sosyal ve ekonomik yapıyı derinden etkileyen ve değiştiren bir sığınmacı akını konuma gelmektedirler. Suriye kaynaklı göç Türkiye'nin göçe ilişkin düzenlemelerinde de kırılma noktaları yaratmıştır. Bu kapsamda Türk hukuk sisteminde yabancılara ilişkin Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) düzenlenmiştir. YUKK ile ülkemize düzenli ve düzensiz giren yabancıların giriş, çıkış, ikamet koşulları, idare tarafından uygulanan kanunlarla düzenlenmiştir. YUKK ile göç sürecini merkezi bir kurum olarak yöneten Göç İdaresi Başkanlığı kurulmuştur. Böylece göç yönetimi sivil yapıda ve uzmanlaşmış bir kurum olarak yeniden yapılandırılmıştır. Bu çalışmanın amacı Suriye'den gerçekleşen kitlesel göçün Türkiye'deki yasal, kurumsal ve yapısal yansımalarını incelemek ve gelecekteki uluslararası göç politikalarına katkı sağlamak ve ışık tutmaktır. Çalışmada betimsel ve literatür tarama tekniği kullanılmıştır.

Faegheh Jafarı
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Türkiye as a transit country for international students from the Mano River Union countries

This study investigates the intentions and future plans of West African students in Türkiye, specifically exploring whether they perceive the country as a stepping-stone towards Europe, and the USA. The study investigates the factors that influence African students' decisions to pursue higher education in Türkiye, their career goals after graduation, and their opinions on exchange programs such as Erasmus+ and USA Work and Travel. Through in-depth interviews, the study reveals a complex interplay of factors influencing these students' decisions, including the quality of education, employment opportunities, and socio-political integration in Türkiye. The findings suggest that although several African students value the educational possibilities and scholarships offered in Türkiye, they frequently encounter significant challenges in adapting or integrating socially and politically into Turkish culture. Restricted career opportunities and perceived bias influence their contemplation of further migration from Türkiye to Western countries or return to their native countries. This trend highlights a significant disparity between the educational setting and the wider socio-economic context in Türkiye for foreign students. In theory, the study enhances our comprehension of international student mobility and the factors that impact their migration choices. It emphasizes the significance of analyzing both the educational and socio-political aspects in order to have a holistic understanding of the experiences of international students. Essentially, the results indicate that there is a requirement for improved support systems, such as more adaptable scholarship programs, strong career services, and activities focused on enhancing social and political integration. Policy recommendations encompass the enforcement of anti-segregation laws, streamlining administrative procedures for international students, and cultivating robust alumni networks to offer continuous assistance. By focusing on these specific areas, Türkiye can improve its ability to retain international talent and ensure that the educational investments made by these students result in long-term benefits for both individuals and the host country. Keywords: Transit Migration, Integration, Türkiye, West Africa, Education

Migrations
Karamo Faruk Konneh
Ankara Social Science University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geçici koruma altındaki ortaokul öğrencilerinde akran zorbalığının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu çalışmada, geçici koruma altındaki ortaokul öğrencilerinin çeşitli değişkenlere (cinsiyet, sınıf düzeyi, Türkçe bilme seviyesi, ders başarısı, anne ve babanın eğitim düzeyi evde şiddet olaylarına şahit olma sıklığı, sosyoekonomik durum) göre zorbalık yapma eğilimleri ile zorbalığa maruz kalma eğilimleri incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli uygulanmıştır. Geçici koruma altındaki öğrencilerin sosyodemografik değişkenlerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formunu doldurmaları istenmiştir. Öğrencilerin zorbalık yapma ve zorbalığa uğrama eğilim düzeylerini belirlemek için "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu" Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 9 farklı ortaokulda eğitim gören geçici koruma altındaki 300 öğrenciye uygulanmıştır. Kişisel bilgi formu ve ankete ait veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin zorbalığa maruz kalma eğilimi ve alt boyutlarına yönelik ortalama değerlerin dağılımı incelendiğinde araştırmaya katılan geçici koruma altındaki öğrencilerin zorbalığa maruz kalma eğilimlerinde en yüksek ortalama değerin 'Dışlama' alt boyutuna ait olduğu, bunu sırasıyla 'Sözel zorbalık, fiziksel zorbalık, söylenti çıkarma ve yayma, eşyalara zarar verme, cinsel zorbalık' takip etmektedir. Zorbalık yapma eğilimlerinde ise en yüksek ortalama değerin 'Fiziksel zorbalık' alt boyutuna ait olduğu, bunu sırası ile 'Dışlama, sözel zorbalık, söylenti çıkarma ve yayma, eşyalara zarar verme, cinsel zorbalık' takip etmektedir. Öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, Türkçe bilme seviyesi, ders başarısı, anne ve babanın eğitim düzeyi evde şiddet olaylarına şahit olma sıklığı, sosyoekonomik durum değişkenlerine göre, zorbalığa maruz kalma ve zorbalık yapma eğilimleri genel ve alt boyutlarına ilişkin elde edilen bulgular, öğrencilerin akran zorbalığı durumlarının başka çalışmalar ile olan benzerliği ve farklı yönleri sebepleri ile birlikte yorumlanıp değerlendirilmiştir. Bu çalışmada öğrencilere uygulanan 'Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu' ile aynı formu uygulayan diğer çalışmaların sonuçları ile genel anlamda benzerlik göstermektedir. Son olarak yapılan çalışmada elde edilen bulgu ve sonuçlara ilişkin çözüm önerileri sunulmuştur.

Akran zorbalığıUluslararası göçZorunlu göç
Fatih Sağlam
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Atık toplayıcı göçmen kadınlar: Güneydoğu Anadolu bölgesi örneklemi

Bu tez; zorunlu göç deneyimi yaşamış atık toplayıcı Suriyeli göçmen kadınların gündelik yaşam pratiklerini, emek deneyimlerini, kamusal alanda karşılaştıkları muhtemel sorunları ve uyum stratejilerini nitel araştırma yöntemi kapsamında fenomenolojik desen çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma; göçmen kadınların atık toplayıcılığı sürecinde deneyimledikleri görünmeyen emek, güvenlik algıları, sağlık boyutu, kayıt dışı güvencesiz çalışma alanı, dayanışma ağları ve kadınlık halleri üzerine odaklanmaktadır. Göçmen kadınların hem göç sürecinin yol açtığı zorluklar hem de ağır bir iş kolu olan atık toplama işinde çalışmanın ortaya çıkardığı fiziksel, sosyal, güvenlik gibi risklerle nasıl baş ettikleri literatürde önemli bir araştırma boşluğudur. Çalışma, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde atık toplayıcılığında özellikle kadınların toplumsal cinsiyet temelli deneyimlerini merkeze aldığı için literatüre katkı sağlama noktasında özgün bir niteliğe sahiptir. Çalışma grubunu, farklı yaş ve deneyimlere sahip atık toplayıcı göçmen kadınlar oluşturmaktadır. Araştırma bulguları; göçmen kadınların atık toplayıcılığına yönelmesinde dil bariyeri, güvencesiz çalışma koşulları, esnek çalışma zamanları ve ekonomik zorunlulukların belirleyici olduğunu göstermektedir. Çalışmanın bulguları, kadınların çalışma sürecinde fiziksel zorluk, güvenlik ve taciz endişeleri, sağlık riskleri ve sosyal dışlanma ile karşı karşıya kaldıklarını; buna karşın kolektif ilişkiler ve bireysel stratejiler geliştirerek bu risklerle baş etmeye çalıştıklarını ortaya koymaktadır. Çalışma; göç, toplumsal cinsiyet ve emek konularında literatüre katkı sunarak atık toplayıcı göçmen kadınların deneyimlerini görünür kılmayı hedeflemektedir. Ayrıca bu çalışmanın bulgularından hareketle; sosyal politika ve yerel yönetim uygulamalarına yönelik öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Suriye, zorunlu göç, göçmen kadınlar, atık toplayıcılığı, görünmeyen emek.

Evin Aydın
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Migration experiences of Syrian Turkmen women: The case of Gaziantep

The aim of this study is to examine the processes and experiences of Syrian Turkmen migrant women who settled in Gaziantep due to the civil war that started in Syria in 2011, before and after migration. Considering the ethnicity variable as a component to be taken into account, this study questions the stance of Syrian Turkmen women's communities in their traditions, gender roles in Syria before the war, and their struggles to become a refugee woman after migrating to Turkiye, their life experiences and cultural adaptation processes. In this process, in which migration from Syria continued, Syrian Turkmen women, who were an important group of Syrians who had ties to Turkiye before the war and migrated to Turkiye after the war, were determined as the research subjects. Syrian migrant Turkmen women are examined in the context of those in Gaziantep. In this context, in-depth interviews were conducted with 20 women from different age, education, profession and income groups. In the findings of the study, which was conducted using the qualitative research method, it was found that Syrian Turkmen migrant women had an easier and more positive experience of adaptation to immigration and social integration than other groups due to their familiarity with the language and culture. However, it was concluded that they had difficulties in their struggles as migrant women in the first stage of the migration process due to their Syrian immigration status and gender roles. Despite this, it has been observed that women should not always be perceived as victims in the migration process, and that immigrant women continue their struggle for life despite the many problems they experience.

GaziantepEmigrantsWomen+7
Esra Kurt
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00