Ibn Haldun University
Discipline

Radio, Television and Cinema

Ibn Haldun University

427

Archived Theses

5

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Twitter'da gerçekleşen dezenformasyon faaliyetlerinin Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı günümüzün büyük bilgi platformlarından birisi haline gelen Twitter'da, gündemi meşgul eden konuların doğru bilgilerinden çok yalan bilgilerle öne çıkması ve bunların ortaya çıkartılması amacıyla oluşturulan platformların süreçlere nasıl yaklaştığını Rusya ve Ukrayna Krizi üzerinden görmektir. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan araştırmada Rusya ve Ukrayna Krizi sürecinde Twitter'da meydana getirilen dezenformasyon faaliyetlerinin bilgi doğrulama platformları tarafından teyit edilmesi esas alınmıştır. Veri toplama aracı olarak içerik analizi metodu benimsenmiş ve Teyit.org, Doğruluk Payı, Malumatfuruş, Yalansavar ve AA Check Fact adlı doğrulama platformlarının süreç boyunca atılan tweetler ve içerdikleri iddialara yaklaşımları derlenmiştir. Araştırma kapsamında: 1 Şubat 2022 ve 24 Şubat 2022 tarihleri arası, iki ülke arasındaki krizin tırmanmasına zemin hazırlayabilecek resmi ve gayriresmi hesaplardan paylaşılan doğrulanmaya muhtaç tweetler saptanmıştır. Bu araştırmanın güçlü bir haber paylaşım platformu olan Twitter'daki yapılan her paylaşımın, incelenmesi ve teyit edilmesi sürecine katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Abdul Kadir Korkmaz
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşümün toplumsal kültüre etkisi: Gamerların metaverse bilinirliği

Dijital dönüşümün giderek sınırlarını aştığı günümüzde, bu dönüşümün toplumsal kültür üzerindeki etkileri daha da belirgin hale geldi. İnsanlar dijital platformlarda hesaplarını oluşturup faaliyetlerini bu platformlara taşıdılar. Bu hızlı dijital dönüşümle birlikte ilk kez Neal Stephenson'ın Snow Crash adlı romanında bahsedilen Metaverse'ün hayata geçmesiyle dünyada önemli gelişmeler yaşanıyor. Eğitimden eğlenceye, iletişimden ticari faaliyetlere ve daha birçok alanda gelişim ve dönüşüm yaşanıyor. Metaverse'ün her alanda etkin kullanılmasıyla birlikte fırsatlar ve tehditler ortaya çıkmış ve bu tehditlerin toplumun kültürünü nasıl etkileyeceği sorusu ortaya çıkmıştır. Bu araştırma dijitalleşme ve dijital dönüşüm hakkında bilgi vermek ve dijital dönüşümün toplumsal kültüre etkisini online oyuncu yani gamerların Metaverse (sanal/kurgusal evren) bilinirliği doğrultusunda tespit etmek üzere hazırlanmıştır. Araştırmanın kavramsal bölümleri literatür taraması yöntemiyle oluşturulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde nitel araştırma yöntemlerinden mülakat yöntemi kullanılarak 10 gamer ile birebir görüşme yapılmıştır. Katılımcılara sanal/kurgusal evren ve teknolojik gelişmeler ile ilgili sorular yöneltilerek verdikleri yanıtlar tematik analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Metaverse (sanal/kurgusal evren) bilinirliğinin gamerlar tarafından benimsenecek düzeyde geçmişe sahip olduğu, dijital kültür üzerinde etkisinin bulunduğu ve dahi yüksek etki potansiyeli taşıdığı, gelecek için önemli bir platform olduğu anlaşılmıştır.

Meryem Balcı
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Koronavirüs salgınında sosyal medya kullanıcılarının sahte haberler karşısında tutumu; İstanbul örneği

2020 yılının Aralık ayında Çin'in Vuhan şehrinde başlayan koronavirüs salgını tüm ülkeleri olumsuz etkiledi; ülkemizde de 11 Mart 2020 tarihinde ilk vaka tespit edildi ve bir hafta sonra da ilk vefat yaşandı. Koronavirüs salgınının tıbbî yönden yönetilmesi gayretli sağlık çalışanlarının mesuliyetinde iken bu yüksek lisans tezinin araştırma konusu koronavirüs hakkında sosyal medyada dolaşan sahte haberlerin İstanbul'da yaşayan sosyal kullanıcılarını yanıltma derecesini tespit etmektir. Birçok olumlu yönü bulunan sosyal medya, aynı zamanda sahte haberlerin de kolayca yayılabildiği mecra konumundadır. Bu tez çalışmasında, koronavirüs salgınında çıkan sahte haberlerin İstanbul'da yaşayan sosyal medya kullanıcılarını yanıltma derecesini ölçümlemek için 16 haberden (8 gerçek/8 sahte haber) oluşan web anketi hazırlanmıştır. Sahte haberler, bilgi doğrulama sitesi teyit.org'un birçok kaynaktan doğruladığı haberlerden seçilmiştir. 31 Mart - 18 Nisan 2020 tarihleri arasında yapılan ve 390 kişinin katıldığı web anketinde, sosyal medya kullanıcılarının sahte haberleri hatırlayıp hatırlamadıklarına dair sorular yöneltilmiş ve ankete katılan kişilerden sahte haberlerin doğruluk derecesini öznel olarak değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırma bulgularına göre koronavirüs salgınında çıkan sahte haberler, ortalama tüm kullanıcıların üçte birini (%36) ve sahte haberleri hatırlayan kişilerin ortalama dörtte birini (%26) yanıltmıştır. Sahte haberler, gerçek haberlere şekil olarak benzedikçe daha fazla kullanıcıyı yanıltmaktadır. Sosyal medya kullanıcılarının eğitim seviyesi yükseldikçe sahte haberlere inanma eğilimi de azalmaktadır. Ayrıca bazı sahte haberlerin yanıltıcı etkisi birkaç hafta içerisinde azaldığı belirlenmiştir. Bu olumlu değişimde Sağlık Bakanlığı'nın basın toplantılarıyla doğru ve hızlı bilgi akışı sağlamasının ve teyit.org gibi bilgi doğrulama sitelerinin yanlış iddiaları tekzip etmesinin etkileri yeni araştırmalarla ortaya çıkacaktır.

HaberlerSahte haberSosyal medya+3
Osman Doğan
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de okuyan uluslararası öğrencilere yönelik nefret söylemi

Tarih boyunca bilim, ilim, araştırma ve eğitimin merkezi olarak bilinen İstanbul'da dünyanın dört bir yanından eğitim görmeye gelen öğrenciler bulunmaktaydı. Osmanlı'nın son döneminde kesintiye uğrayan bu gelenek, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni misyonunun ve vizyonunun bir parçası olarak son yıllarda dış politikanın gücünü artırabilmek için çeşitli yöntemler uygulanmasıyla yeniden canlanmıştır. Kültürel alışveriş adına kısa süreli eğitim, uluslararası öğrenci değişim programları, devlet ve özel burs programları ve kendi imkanlarıyla Türkiye'de eğitim görmek isteyen öğrencilerin üniversitelere kolay kayıt olabilmesi için devlet tarafından kolaylık sağlanmaktadır. Sonuç olarak Türkiye artık dünya öğrencileri için bir cazibe merkezi haline geldi. Türkiye'de uluslararsı öğrencilere ev sahipliği yapan çeşitli kurumlar bulunmaktadır. Özellikle İslamı referans alan bazı uluslararası vakıf ve dernekler tarafından bir nezaket göstergesi olarak ''yabancı öğrenci'' kavramı yerine ''misafir öğrenci'' kavramı kullanılmasına rağmen, bu öğrenciler toplumun bazı kesimlerinden kaynaklanan nefret ile karşılaşmaktadır. Batı ülkelerinde hızla yükselen popülizm, aşırı sağcılık, ırkçılık ve nefret söyleminin oranı istatistiklere göre Türkiye'den fazladır. Bu çalışma, İstanbul'un farklı üniversitelerinde lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim görmekte olan öğrencilerle yürütülen bir çalışma etrafında şekillenmiştir. Yapılan çalışmanın sonucuna göre, Türkiye'de varsayıldığı gibi uluslararsı öğrencilere yönelik nefret söyleminin yüksek olmadığı, fakat, son yıllarda başta Suriyeliler olmak üzere çok sayıda mülteci gelmesi nedeniyle uluslararası öğrencilere yönelik kısmen bir nefret söylemi geliştiği ifade edilebilir.

Nefret söylemiUluslararası öğrencilerYabancı düşmanlığı+1
Towhıdul Islam
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

The victim children: Portrayals of children characters in war films

A successful film depends on its story and characters. It does not have to be an art film or a commercial film. In the last few decades, the film emerged as one of the important mass media channels to the audiences. It is dominating the viewer's minds by heart touching story, storytelling style, and visualization. There are thousands of war films in the market. Most of the war film story focuses not only on historical, ideological, propagandistic, and hero character perception but also on victories or victims. In 1922, Mussolini echoed Lenin in proclaiming that "The cinema is the most powerful weapon". Cinema has the power to divert and motivate the audience because of the real feel combination with videography and sound design. Suppose a film is compared to the other artwork like a poem, photography, painting, sculpture art, etc. Basically, War film plots bear mournful myth with tragic drama. According to Aristotle's poetic theory, every tragedy has catharsis and negative emotions. And negative emotion catches the audience's attention very easily. That is why war victim children characters influence the audiences from the war film plots. Because cinema film is an audiovisual rhetoric and it has many abilities to make images to the audiences. The victim children characters in the war films are influential characters for the audiences. They have strong abilities to make sympathy for the war victim children with rhetoric and storytelling power. This thesis describes its arguments by using qualitative, narrative analysis research methods on different five war films, where children characters are portrayed as war victims.

FilmStory tellingCharacter+5
Nowazes Alı Khan
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern bağlamda Netflix'te LGBTIQ+ söylemleri

Bu tez çalışması bir orijinal Netflix dizisi olan Mindhunter özelinden Netflix'te LGBTIQ+ söylemlerinin homoseksüel tüketici kültürüne katkısı ve bu tüketici kültürünün asimilasyonist yapısını incelemiş, bunu yaparken de postmodern farklılık ve çok seslilik söylemlerinin bu kültürü oluşturmadaki rolünü ortaya koymuştur. Eleştirel söylem analizinin uygulandığı bu çalışmada bağlamsal, disiplinler arası ve eklektik bir inceleme yapmak için öncelikle detaylı bir teorik ve kavramsal araştırma yapılmış, tarihsel gelişmeler sıralanmıştır. Sonrasında postmodern, feminizm, LGBTIQ+ hareketi ve queer teorisi birlikte incelenmiş, tarihsel bağlamları da göz önünde bulundurularak, postmodern etkiler tespit edilmiştir. Mindhunter dizisinden elde edilen söylemlerde güdülen ideolojik, sosyolojik amaçlar, postmodern etkiler, bilinçli ya da bilinçsiz yanlılık tartışılmış, güç ve iktidar ilişkilerindeki kanunlaştırma, pekiştirme, meşrulaştırma ve yeniden inşa prosedürleri, postmodern ve neoliberalizmin birlikte incelenmesiyle aydınlatılmıştır. Ele alınan dizinin gerçek yaşam hikâyeleri ve karakterlerine dayanıyor oluşu ve diziye kaynaklık eden Mindhunter kitabının incelenmesi sayesinde, diziye eklenen LGBTIQ+ söylemlerinin bağlamları fark edilmiş ve hikâyenin gerçek yaşamdan kurgusal bir dünyaya aktarılırken eklenen veya çıkarılan unsurları ve bunların sebep ve sonuçları tartışılmıştır. Postmodernizmin neoliberalizme uygun kültürel altyapıyı nasıl sağladığı, Netflix'in kendi özelinde kapital sınıfın çıkarlarını nasıl koruduğu ve artan popülerliğiyle LGBTIQ+ hareketinin bağlamından koparılarak Foucault'un (2018) da ifadeleriyle, iktidarın temsil etmeye başladığı özneleri artan söylemlerle yeniden inşa ediş sürecinin 21. yüzyıldaki karşılığı aydınlatılmıştır. Bu araştırma disiplinler arası bir çalışmadır ve postmodern teorinin felsefe, medya, tarih, sosyoloji, cinsiyet çalışmaları, siyaset gibi birçok disipline olan etkisini, bu çalışmanın konusu bağlamında anlaşılır kılarak literatüre önemli bir katkı sağlamıştır.

Dizi filmEleştirel söylem çözümlemesiLGBTQ+6
Azize Maden
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Ideology and discourse in cinema: The war of images between Algeria and France

Cinema, history, and politics have a dynamic relation; they are related and intertwined fields. The documentary film, in particular, is an essential historical tool for documenting the political events of countries. For instance, Algeria relied on documentary films to support the popular liberation revolution. Therefore it used cinema to represent the cause and condemn French colonialism by documenting its repression and crimes committed against a people calling for self-determination and independence. The National Liberation Front used Algerian cinema as counter-propaganda against French propaganda films. Algerian films, in turn, refuted the French allegations and decreased their credibility, which undermined its foreign policy and its image in front of the world. These two countries' films remained a witness to the intensity of the conflict and the ferocity of war between the two parties, each side trying to prove its positions and ideologies through cinema. This thesis is based on "Qualitative analysis Research" to examine and analyze the Ideology and discourse in cinema by discussing the crucial historical period in French and Algerian history. The years between 1954-1962 have witnessed brutal events, known as "The Algerian liberation war" or "The Algerian revolution," that remained for decades as a war without a name, unrecognized by the French authorities. This study relies on the approach of "critical discourse analysis" and content analysis methodology in analyzing both the Algerian film and the French film produced in the period of war to compare the opposite ideologies, and the political discourse addressed through cinema by the two countries. Furthermore, studying and analyzing these films is crucial to understand their impact on the people, the turn of events, and history in general and shedding light on how the same issue could be cinematically represented in totally different ways. Keywords: Critical discourse, Ideology, cinema, Algerian war, French Colonialism.

AlgeriaAlgeria cinemaLiterary discourse+6
Roumaıssa Ferdjanı
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Popülist söylem aracı olarak sosyal medya: 2019 Yerel Seçimlerinde belediye başkan adaylarının twitter kullanımları

21.yüzyılda yükselişe geçen popülizm kelime manası olarak halkçılık anlamına gelse de, toplumu iki zıt kutba ayırarak biz-onlar sınıflandırması temelinde karşımıza çıkan bir olgudur. Popülizmde biz, iyi olanla; onlar, kötü olanla özdeş hale getirilmektedir. Toplumun bu şekilde kutuplara bölünmesi ve bir grubun ötekileştirilmesi birçok demokratik ülkede olduğu gibi Türkiye için de potansiyel bir durum teşkil etmektedir. Bu bağlamda, elinizdeki çalışma popülizmin söylem biçimlerinin gözlemlenebildiği bir ülke olan Türkiye'de, yerel seçimler bağlamında popülist unsurların tespit edilmesi amaçlanmış; bu çerçevede adayların sosyal medya gönderileri üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışma yapılırken nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş ve söylem analizi tekniğinden faydalanılmış; Şen & Altın (2020) ve Engesser ve arkadaşlarının (2017) kullandığı yöntemden faydalanılmıştır. Sosyal medyadan metinsel olarak elde edilen bulgular, popülist unsurların Türkiye siyasetinde aktif bir şekilde var olduğunu göstermektedir. Sadece bu bulgulardan yola çıkarak siyasilerin popülist olarak tanımlanması güç olsa da söylemlerinde tespit edilen popülist unsurların varlığı popülizme olan meyili ortaya çıkartmaktadır.

Belediye başkanlarıBelediye başkanlığıPolitik psikoloji+7
Atakan Batur
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Crisis communication in Sub-Saharan Africa: Media coverage of terrorist attacks in the age of social media

In recent years, terrorist attacks became a serious plague in West African countries. Thus, various academics focused their works on the phenomenon and its consequences on economy and the lives of population. However, there is no academic research about the framing of terrorist attacks by the West African media, especially in a context of social media predominance. Not only Media have a duty to inform the public regarding every major incident, but besides, the remarkably dramatic side of terrorism captivates a large audience. Hence, news about terrorism floods more and more West African media ecosystem today. Yet, an appropriate comprehension of the issue of terrorism could result from a cautious reflexion on the multifaceted nexus that exists between extremism, mass media and public-opinion. By generating an anxious environment full of tension, terrorists use media to encourage the mobilization of public opinion to discuss their extortions. In this research, I will analyse and assess the media agenda setting and crisis communication strategy implemented by media practitioners in West African countries following terrorist attacks. Thereby, this study aims to diagnose the attitude of media professionals in relation to the coverage of terrorism, analyse it and evaluate it in the light of the various ethical and deontological rules that govern the profession of journalism. As a result, the investigations are carried out on samples based on interviews, survey data analysis and contents analysis of the main digital media in Burkina Faso and Mali. Therefore, the current study is essentially qualitative but follows a Sequential Mixed Method. It encompasses an analysis of a total of 219 news articles from "Maliweb.net" and "LeFaso.net", along with a corpus of 98 surveyed population and 4 interviews realized with "resource persons". In doing so, the central purpose of this research is threefold. Firstly, it aims to investigate and establish a nexus between crisis communication, media framing and the advent of social media prevalence. Secondly, this study attempts to check whether the processing of information by West African media respects the professional rules of journalism. The third purpose of the research concerns the comprehension of the digital prosumers' behaviours towards counterfeits information related to terrorism in West African context. Keywords: Framing, terrorism, West Africa, Media, Maliweb.net, LeFaso.net.

African countriesJournalismCrisis communication+7
Noufou Ouedraogo
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the representation of Iranian women in Iranian cinema; post Iranian Revolution

Today, cinema is one of the most important cultural tools that succeed in attracting the audience, especially the general public, by creating visual attractions. By representing the normative patterns governing social life demonstrative form, the mass media practically plays the role of constructing and reproducing these norms in today's social life. By presenting a specific image of the women, they can play an essential role in institutionalising the conceptual framework of that particular image. Among the well-known mass media, cinema as a superior art over other arts, as well as its special possibilities for showing gender relations, identified itself as an ideal example for us to research the inequalities and gender differences in society. The present study aims to highlight how the social role of women is represented in Iranian cinema and to identify the hidden ideologies behind these representations. In this regard, relying on content analysis techniques based on semiotic theory analyses, the targeted movies such as Two Women, Paternal house, Salesman are selected using as a case study of this research. Accordingly, in this study, by examining the films in question, it has been concluded that cinema is a social art influenced by society and representing the issues inside it, including women; besides, it intends to promote and influence society by inducing and creating an ideal form.

SemioticsWomenCinema+4
Saadat Eskandarıfar
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The emergence of digital exhibition as a new media in the COVID-19 pandemic era

The closure of several art exhibitions after the COVID-19 pandemic impacted the art worker and the art industry. Along with the development of technology and new media today, the latest innovations in transforming artworks into digital and implementing digital exhibitions are emerging. This study seeks to understand digital displays' effectiveness as an alternative solution amid the COVID-19 pandemic. Using a qualitative methodology, data collection was carried out by distributing questionnaires to 100 respondents. Interviews with three artists as well as digital exhibition organizers were also conducted. The results of this study indicate that a digital exhibition is an alternative solution that positively impacts maintaining the value and existence of the art world during a pandemic.

Nuke Uswatun Hasanah
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The role of the radio serial callers in participatory democracy in Ghana: A study of call-in program of ekosiisen on asempa fm 94.7

The phenomenon of "serial callers'' in Ghanaian talk radio, particularly in ASEMPA FM's Ekosiisen program, is explored in this research with a focus on its potential impact on participatory democracy in Ghana. Tracing its origins from the constitutional guarantee of freedom of speech and press freedom in 1992, the study highlights how the proliferation of media outlets has provided more avenues for public participation, notably through phone-in programs. However, this has also led to the emergence of serial callers who frequently contribute to discussions, often dominating airtime and influencing other callers.Through continent analysis, the research finds that serial callers tend to engage multiple times a week, occupying a significant portion of airtime with their views. While their participation adds diversity to debates, it is argued that their disproportionate influence may hinder the democratic ideal of equal participation. This conclusion suggests that despite the positive aspect of amplifying diverse voices, the dominance of serial callers could suppress the participation of others and undermine the democratic principle of equitable representation. In essence, while serial callers contribute to the pluralism of media discourse, their overwhelming presence may pose challenges to the democratic process by potentially marginalizing alternative viewpoints. Thus, the study underscores the need for measures to ensure a more balanced and inclusive platform for public engagement in Ghana's democratic system.

Amına Abdallah
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of AI-enhanced social media on mobilizing social movements: Analyzing the 2022 Sri Lanka protest

This thesis examines the evolution of social media in the digital age and the transformative role of artificial intelligence (AI) on these platforms. While highlighting social media's impact on individual expression, social interaction, and information sharing, it focuses on AI's contributions to content personalization, moderation, and data analysis. The study also evaluates ethical issues related to AI, including biases in content algorithms, privacy concerns, and its potential to spread disinformation. Additionally, it explores AI's role in mobilizing social movements and its influence on democratic participation. The research emphasizes the need to balance these technological developments' positive and negative aspects and calls for collaboration among stakeholders to shape the digital ecosystem more inclusively and ethically.

Abdurrahman Abdul Mujeeb
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of the french cinema magazine Cinemagazine (1921-1923) from the perspective of Edward Said's orientalism theory

This study analyzes the Orientalist representations in the French film magazine Cinémagazine, published between 1921 and 1923, within the framework of Edward Said's Orientalism theory. Orientalism serves as a system of representation in which the West constructs the East as exotic, mysterious, and irrational. Cinema has played a crucial role in disseminating such discourses to the masses. This research examines how Orientalist narratives were produced and circulated through film reviews, advertisements, and visual materials in Cinémagazine. The study aims to determine the extent to which the Orientalist representations in Cinémagazine align with the stereotypes identified by Said and how these representations intersect with gender, race, and colonial power dynamics. Given the rapid expansion of the film industry and the influence of media outlets on public perception during this period, the study explores how Orientalist discourses in Cinémagazine functioned as ideological tools legitimizing colonialism. By assessing how Orientalist representations were constructed and legitimized in French cinema media, this research offers an academic perspective on the reproduction of colonial ideologies within film and media discourse.

Documentary filmFrench cinemaPostcolonialism+3
Adama Bamba
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The role of cinema in constructing cultural memory and historical consciousness: The representation of North African soldiers in World War II cinema

This study examines how cinema's representational function shapes cultural memory. Rather than viewing cinema as merely a passive visual record of the outside world, it proposes that cinema is an active force that influences the formation of cultural memory. Although film theorists such as André Bazin have placed cinema at the forefront of realistic art forms due to its capacity to provide direct photographic recordings, researchers such as Stuart Hall have emphasized that media messages are constructed within cultural and ideological frameworks to convey particular meanings. As a form of media, cinema produces messages within this framework, doing more than simply representing reality. From the cultural memory perspective, cinema acts as an archive of the past, transforming it into a historical perception through media representation. This study uses a qualitative content analysis method to examine the representation of North African soldiers in Second World War films and the shaping of cultural memory in this context. The study's findings reveal two main aspects of cinematic representation of North African soldiers in the context of the Second World War: the first provides recognition and visibility. In contrast, the second opens the door to erasure from cultural memory. Influenced by ideological and cultural factors, these representations either reinforce or challenge dominant Western narratives through counter-memory.

Obeıda Nefzaouı
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Habere ulaşmada geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş

Teknolojideki gelişmeler, her alanda olduğu gibi bilgi ve iletişim alanında da değişim ve dönüşümleri beraberinde getirmiştir. Bilgi çağı olarak adlandırılan bu süreçte, "yeni medya, sosyal ağlar" gibi kavramlar hayatımıza girmiştir. Bu, yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edilmekte ve artık medya "geleneksel medya" ve "yeni medya" olarak ikiye ayrılmaktadır. Geleneksel medyada bulunmayan pek çok işlevi olan yeni medya teknolojileri, özellikle kendini ifade etme, etkileşim ve diğer kullanıcılarla iletişim anlamında pek çok yenilikle geleneksel medyayı geride bırakmayı başarmıştır. Bu tür yeniliklerle birlikte, iletişim teknolojisindeki bu gelişme, yeni medya anlayışında ve haber alışkanlıklarına erişimde değişikliklere neden olmuştur. Bu çalışma, bu değişimi tanımlamak ve geleneksel medya ile yeni medya arasında değişen gazetecilik anlayışını incelemek amacıyla tartışılmıştır. Çalışma, geleneksel medyanın dinamiklerini ve geleneksel haber yayma yöntemlerini dikkate alarak başlamıştır. Daha sonra geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş süreci tarihsel dinamikler dikkate alınarak değerlendirilerek basılı gazeteciliğin yeni medya ortamının dönüşümünden nasıl ve ne ölçüde etkilendiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yeni medyanın haber içeriği üzerindeki etkisi bağlamında, haberlerin alınma şeklindeki değişiklikler dünya ve ülkemiz açısından incelenmektedir. Araştırmanın analiz bölümünde katılımcılar ile anket yapılarak internet kullanımı sunularak, sosyal medya perspektifinden, geleneksel medya ile yeni medyayı kullanım amaçları açısından karşılaştırılarak sonuçlar çıkarılmıştır.

GazetecilikHaberlerMedya+4
Alı Talıb Radhı Almasoodı
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya teknolojilerinin müze farkındalığı üzerindeki etkisi: COVID-19 pandemi sürecinde Türkiye'deki sanal müzeler

En genel tanımıyla müzeler değerli eşyaların, koleksiyonların korunup saklandığı aynı zamanda sergilendiği yerler olmuştur. Yeni medya teknolojilerinin gelişmesi her alanda olduğu gibi müzeleri de etkilemektedir. Teknolojinin değişimi ve gelişimi sayesinde müzelerde zaman ve mekân sınırları ortadan kalkmakta, dünyanın her yerinden sanal müzeler aracılığıyla dijital ortamda sergiler gezilebilmektedir. 2000 yılında dünyada yaşanan küresel salgın insanların hayatını değiştirmiş, birçok kurum ve kuruluş geçici bir kapanma dönemi yaşamıştır. Bu süreçten müzeler de etkilenmiştir. Bu bağlamda var olan sanal müzelere her geçen gün yenileri eklenmekte ve sanal müzelerin reel müzelere göre bizde yarattığı etkileri, sanal müzeleri nasıl değerlendirdiğimiz ve çağdaş eleştirel yöntemlerimize nasıl katkı sağladığı araştırılmaktadır. Bu çalışma, pandemi sebebiyle ziyarete kapalı olan Türkiye'deki müzelerin, teknolojik gelişmelere ayak uydurarak sanal müzeye dönüştürülmesi ve erişilebilirliğinin arttırılıp insanların sosyal, kültürel, sanatsal, estetik, tarihsel, bilimsel gelişimlerine katkı sağlayıp sağlamadığının araştırılması açısından önem taşımaktadır. Bu araştırmanın temel amacı pandemi döneminde yeni medya teknolojilerinin müze farkındalığı üzerindeki etkisini derinlemesine incelemektir. Müzelerdeki sergilemelerin, teknolojinin gelişiminden ve pandemiden nasıl etkilendiğini ve nasıl bir dönüşüme uğradığını ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında kaynaklar doğrultusunda ulaşılan bulguların gerçeği yansıttığı varsayılmıştır. Bu araştırma Türkiye'deki Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı sanal müzeler ile sınırlıdır. Tez dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde müze ile ilgili kavramlar açıklandıktan sonra, müzelerin tarihsel gelişim süreci incelenmiştir. Müzelerin işlevleri, türleri, sergileme anlayışı ve sergileme türleri işlenmiştir. İkinci bölümde Türkiye'de ve dünyada modern müzeler üzerinde durulmuştur. Türkiye'de Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müzeler alt başlıklarıyla sunulmuştur. Üçüncü bölümde yeni medya teknolojileri ve pandeminin müzelere etkisi konusu üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde yeni medya teknolojilerinin müze farkındalığı üzerindeki etkisinin nitel araştırma analizi yapılmıştır. Bu araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması için en az bir kere sanal müze gezmiş 15 kişi ile Google Meet üzerinden bireysel olarak görüşmeler yapılmış olup, görüşmeler sırasında, eksiksiz ve derinlemesine bilgi toplanabilmesi için sesli veya görüntülü kayıt yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelerde derinlemesine bilgi almak amacıyla katılımcılara 6 ana ve 30 alt soru sorulmuştur. Katılımcıların sorulara vermiş oldukları yanıtlar ayrı ayrı gruplandırılmış ve değerlendirilmiştir. Elde edilen cevaplar içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmanın amacı, araştırmanın kapsamı ve sınırlaması, araştırmanın türü, araştırmanın sorunsalı / hipotezi, araştırmada veri toplama yöntemi, araştırmanın evreni ve örneklemi, araştırma verileri ve bulguları ve sonuç kısmı da dördüncü bölümde işlenmiştir.

COVID 19Modern müzecilikMüzecilik+5
Özge Ortaç
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dördüncü dalga feminist yankı alanları: Dijital araç ve uygulamalar

Dijital araç ve uygulamalar, geleneksel medyada yer bulamayan kişilere kendilerini ifade etme imkânı verirken kolektif eylem süreçlerine ve tartışmalara katılmaları için alternatif bir ortam sunmaktadır. Dijital araçların kullanımının ve popülerliğinin artmasıyla feminist hareket dijital medyayı aktivizm için önemli bir alan olarak benimsemiştir. Erişilebilirlik, düşük maliyet, anonim olma, kitlesizleştirme ve eşzamansızlık özellikleri, feministleri düşüncelerini paylaşma, farkındalık oluşturma ve kişileri harekete geçirmede dijital araçları kullanmaya teşvik etmektedir. Bu çalışmada dijital teknolojilerin gelişmesiyle ortaya çıkan dördüncü dalga feminist hareketin aktivizm amacıyla dijital araç ve uygulamaları hangi amaçla kullandığı, feminist örgütlenmede oluşturduğu değişimler ve dijital ortamlarda gerçekleştirilen eylemler irdelenecektir. Bu bağlamda araştırma kapsamında Türkiye'de yer alan ve çevrimiçi olarak varlığını sürdüren Erktolia, hem çevrimiçi hem de çevrimdışı faaliyet gösteren Mor Dayanışma ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun dijital temsilcileriyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda Erktolia, Mor Dayanışma ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu dijital araç ve uygulamaları diğerlerini bilgilendirmek, harekete geçirmek, başkalarıyla etkileşim sağlamak ve feminist harekete destekçi sağlamak amacıyla kullanarak feminizmin dijital ortamlarda görünürlüğünü artırmaktadır. Dijital ağlarda gerçekleştirilen eylemlerin, özellikle sosyal medya araçlarında başlatılan hashtag eylemlerinin daha hızlı bir şekilde etkileşim aldığı ve feminist hareket adına beklendik sonuçlar elde ettiği belirlenmiştir.

AktivizmFeminizmSayısal aktivizm+4
Ayşe Kızıl
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi toplumu kuramları bağlamında yeni medyada bilimsel bilgi

İnsan, bilgisi sayesinde doğayı kendi amaçları doğrultusunda değiştirme ve dönüştürme yeteneği kazanmıştır. Bilgi aracılığıyla tarım devrimi, sanayi devrimi ve teknoloji devrimi gibi büyük atılımlar gerçekleştiren insan, edindiği bilgileri hayatının her alanında uygular hale gelmiştir. Ekonomiden sağlığa, spordan siyasete, birçok alanda bilgi temelli değişim ve dönüşümler geçiren toplumsal gelişim de insanların edindiği bilgiler sayesinde yön kazanmıştır. Teknolojinin hayatın her alanına yayıldığı günümüz toplumlarında, bu yaygınlığın hem nedeni hem de sonucu olarak bilimsel bilgiyi görmek mümkündür. Nitekim bilimsel bilgi sayesinde ortaya çıkan teknoloji, bilimsel bilgi üretmenin bir aracı haline de gelmiştir. Bilimin her alanında üretimi mümkün olan bilimsel bilgi, teknolojinin yani tekniğin de yardımıyla çağımıza damga vurmaya devam etmektedir. Öyle ki; her gün, birçok alanda yeni bilimsel gelişmelerin ortaya çıktığı görülebilmektedir. Çağımızın bilgi ve teknik aracılığıyla hızlı bilimsel gelişmelere şahit olması, akıllara bilgi toplumu kuramlarını getirmektedir. Bu kuramları ortaya atan düşünürler, bilgiye belirleyici bir rol veren ve toplumun gelişiminde ona öncelik tanıyan düşünceleri ifade etmektedir. Aynı zamanda bilginin ve teknik imkânların gelişerek çoğalmasının, topluma çok büyük oranda olumlu etki yaptığını ve yapacağını savunmaktadırlar. Bu görüşlere karşılık, günümüzde devam eden olumsuz koşulları göstererek, bilginin ve teknolojinin bu olumsuzlukların giderilmesinde herhangi bir etkisi olmadığı görüşünü savunanlar bulunmaktadır. Bilginin, bilimsel bilgi ve tekniğin birleşiminin, toplumlara nasıl bir yön kazandırdığı konusundaki farklı görüşler, konuya dair güncel bir araştırma yapmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Zira hızla çoğalan yeni teknolojiler, bilginin konumunu, bilgiye erişimi ve bilginin kullanılması bakımlarından da değişiklikler yaratabilmektedir. Bu değişiklikler, iletişim bilimleri açısından bakıldığında elbette ki yeni iletişim teknolojileri bağlamında ele alınmaktadır. Üstelik yeni iletişim teknolojileri, bilginin üretimi, dağıtımı ve kullanımı gibi konularda yalnızca iletişim alanıyla da sınırlı kalmayıp, tüm bilimsel bilgiye etki edebilmektedir. Yeni medya olarak adlandırılan ve kapsamı, bütün yeni iletişim teknolojileri olan ortamlar, her tür bilgiye ulaşımı kolaylaştıran, bilgiyi kullanma ve değerlendirme biçimlerini değiştirebilen ve de en önemlisi bilginin üretimine etki eden özellikler barındırmaktadır. Her türlü akıllı teknolojik cihazı içeren yeni medya ortamlarının iletişimsel açıdan en işlevsel olanları internetin sosyal kullanımı aracılığıyla hayat bulmaktadır. Bunlar arasında internet sitelerini ve sosyal medyayı saymak mümkündür. İnternet siteleri ve sosyal medya, barındırdığı teknik olanaklar sayesinde, fiziksel temas hariç her türlü iletişimi mümkün kılmaktadır. Bu iletişim dahilinde her tür bilginin yayılabildiği, üretilebildiği ve kullanılabildiği de aşikârdır. Dolayısıyla internet sitelerini ve sosyal medyayı bilginin birer aracı olarak görmek mümkündür. Bilimsel bilgi de, tüm bilgi türleri gibi internet ve sosyal medya aracılığıyla yayılabilmekte, kullanılabilmekte ve üretilebilmektedir. Öyle ki bu konuda geleneksel medya araçlarının üzerinde bir performans gösterdiği söylenebilir. Bilimsel bilgi, sosyal medya aracılığıyla yayılabilmektedir. Bunu mümkün kılan ise teknik olanaklara ek olarak, sosyal medya oluşumlarıdır. Gönüllü olabileceği gibi profesyonel de olabilen bu oluşumlar, herhangi bir bilgi türü temelinde içerikler oluşturabilmekte ve yayınlar yapabilmektedir. Dikkat çekici okuyucu ve izleyici sayılarına ulaşabilen sosyal medyadaki bilimsel bilgi oluşumları, bilginin yeni medya ortamlarındaki konumuna da ışık tutmaktadır. Bilginin akışkan, geçici ve hızlı bir biçimde yol aldığı yeni medya ortamları, bilgiye kattıklarının yanı sıra bilginin önüne engeller de koyabilmektedir. Bu engellere bilimsel bilgi açısından bakıldığında, çoğu bilimsel bilgi içeriğinin uluslararası olması nedeniyle yabancı dil gerektirmesi, bilgiye erişimin ücretli olması ya da teknik beceri gerektirmesi gibi etkenler söz konusu olabilmektedir. Çoğunlukla profesyonel anlamda bilimsel bilgiye erişimde karşılaşılan bu sorunlar popüler bilim yayıncılığı aracılığıyla aşılmaya çalışılmaktadır. Bu doğrultuda, sosyal medyadaki popüler bilim oluşumlarının, bilimsel bilgiye erişim engellerinin azaltılmasındaki rolünün önemli olduğu söylenebilir.

Bilgi toplumuBilimsel bilgiSosyal medya+1
Eşref Özdemir
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde interaktif reklamlar ile dönüşen dijital pazarlama uygulamaları üzerine bir inceleme: Hepsiburada sosyal medya hesapları

Günümüz dünyasında yaşanan teknolojik gelişmeler, günlük hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen mobil teknolojiler, sosyal ağlar ve yeni medya getirileri her geçen gün hızını kaybetmeden ilerlemeye devam etmektedir. Tüm Dünya'yı etkisi altına alan Covid-19; toplumları sadece sağlık açısından değil, ekonomik ve sosyal açıdan etkileyen bir dönem olmuş ayrıca markaları, pazarlama ve reklamcılık dünyasını da etkilemiştir. Bu çalışma Türkiye'nin en çok ziyaret edilen çevrimiçi alışveriş sitesi olan Hepsiburada.com üzerinden yürütülmüştür. Çalışmada, internet ve sosyal medya kullanımı ile ilgili bütünsel bir değerlendirme yapılmış, karma ve durum analizi yöntemi kullanılarak; yeni tip koronavirüs salgını dolayısıyla özellikle sosyal izolasyon ve karantina uygulanan dönemlerde internet ve sosyal medya kullanım alışkanlıklarında ne denli dönüşümler yaşandığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Günümüzde dijital pazarlama araç ve yöntemleri ile, sosyal medya mecraları arasında kurulan ilişki ve bağlantı, tüketicinin tarafında geleneksel tüketim alışkanlıklarını nasıl değiştirdiği irdelenmiş, tüm dünyada toplumları derin ve belirgin bir biçimde tutum ve davranış dönüşümlerine zorlayan Covid-19 pandemisinin, yukarıda ifade ettiğimiz tüketim alışkanlıklarının değişiminde nasıl bir katalizör görevi gördüğü araştırılmıştır. Hizmet veya ürün satış ve pazarlamasında Covid-19 pandemisi sürecinde ortaya çıkan zorunlu değişim, serbest piyasa ortamında faliyet gösteren girişimleri sosyal medya üzerinden pazarlama yöntemlerinde hangi yeni arayışlara sevk ettiği ve önümüzdeki dönemde bu alanda ne gibi yeni yöntemler ortaya çıkacağı araştırılmıştır. Araştırma için elektonik ticaret, dijital pazarlama, yani medya kavramlarının yanı sıra pandemi döneminde elektronik ticaret konusu incelenmiş, yarı yapılandırılmış betimsel mülakat yöntemi kullanılarak sosyal medya mecralarında faaliyet gösteren 7 farklı firma ile görüşülmüş ve dijital pazar stratejileri incelenmiştir. Buna ek olarak; Hepsiburada markasının Twitter , Facebook ve İnstagram hesapları 2020 yılı içerisinde (11.03.2020- 30.12.2020) tarihleri içerisinde, kapanma dönemlerinin yoğun olarak yaşandığı dönemlerde incelenmiş olup markanın diğer mecralarda yer alan dijital pazarlama, mobil uygulama ve televizyon reklamlarının dışında gerçekleştirilmiştir. Salgın ile internet ve sosyal medya kullanım oranlarında artış olduğu, bu artışın pandemi sonrasında da devam edeceği ve dijital pazarlama reklamlarının tüketiciler üzerinde etkili olduğu bulgulanmıştır.

COVID 19HepsiburadaPandemiler+5
Nurşen Yılmaz
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet rollerinin hindistan filmleri üzerinden incelenmesi

Kitle iletişim araçları arasında en yaygın araç televizyondur. Televizyon yeni medya mecralarının yaygınlığına rağmen birey üzerinde etkili olmaya devam etmektedir. İnternetin gelişiyle birlikte insanlar telefon ve bilgisayar gibi elektronik cihazlara daha fazla odaklandılar. Çoğunlukla televizyon izlemek, neredeyse tüm televizyon programlarının yayınlandığı sosyal ağlar profilinden sıkıcı hale geldi. Gittikçe, aynı anda hem bilgilenmenizi, hem eğitim almanızı hem de eğlenmenizi sağlayan web Tv gibi yeni şeyler ortaya çıkıyor. Tüm bu unsurlar, televizyonda, Netflix ve diğerleri gibi çeşitli platformlarda yayılan reklamlar, filmler veya diziler aracılığıyla cinsiyetler arasındaki yani erkekler ve kadınlar arasında eşitsizliklerin etkilenmesine katkıda bulunur ve bu klişelerin yayılmasına katkıda bulunur. Erkek ve kadın hiçbir düzeyde eşit olamaz, ancak hepimiz aynı şeyleri yapabiliyoruz, erkek ve kadın arasında var olan tek fark, doğal olan cinsiyet düzeyinde kalır. Bunun için bu çalışmada hedef, toplum tarafından kadına ve erkeğe aktarılmış olan rollerin en çok izlenen saatlerde yayında olan Hint filmlerindeki karakterler aracılığı ile nasıl temsil edildiğini, toplumsal cinsiyet rollerinin bu şekilde nasıl yeniden üretildiğini ve ataerkil toplum yapısının özelliklerinin filmlerin hikayeleri ve karakterlerinde nasıl sunulduğu yer almaktadır. İçerideki yer alan karakterler ve hikayeler aracılığı ile toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının yeniden üretilmesini sağlayan 2016-2020 yıllar arasında Netflix' de gösterimde olan Dangal ve Gunjan Saxena savaşta bir pilot filmleri örnekleme olarak seçilmiştir. Filmlerde kadın ve erkek temsillerinin nasıl sunulduğunu ortaya koymaktadır.

Cinsiyet rolleriFilmHindistan+2
Bibata Boubacar
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk medyasında Orta Doğu meseleleri: TRT haber'de yayınlanan Irak haberlerin analizi

Bu çalışmada TRT Haber'in Irak'ta yaşanan gelişmeleri ele alma şekli, haber kurgusunda odağa yerleştirdiği unsurların tespiti, haber içeriklerinde hangi bilgi kaynaklarının kullanıldığının ve haberin nasıl çerçevelendiğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Genel tarama modeline göre yürütülen çalışmada Ocak 2021 - Mart 2022 arasında TRT Haber'in ana haber bülteninde Irak'ı konu alan haber içerikleri haberlerin sunulmasında kullanılan sözcükler, görüntüler, bunların uzunluğu ve vurgusu, olumlu ya da olumsuz değer içerme durumu ve hangi sıralamada verildiği gibi husular açısından iletişim çalışmalarında sıkça uygulanan içerik analizi metodu kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonunda TRT Haber'in Irakı konu alan haberlerinin Türkiye'nin kuzey Irak'taki operasyonun yeri konularda kamuoyunu bilgilendirici nitelikteki haberler olduğu, bu haberlerin güvenlik, politika ve ekonomi kategorisinde yer alan haberler olduğu ve haberlerin öznesinin siyasal aktörler ve Türk güvenlik güçleri olduğu tespit edilmiştir.

HaberlerIrakKamuoyu+6
Buraq Ali Mseher
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite personelinin yeni medya okuryazarlık düzeyleri ile sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişki

Üniversite personelinin yeni medya okuryazarlık düzeyleri ile sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Diğer bir amaç ise personelin bazı demografik özellikleri ile yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki farklılıkların değerlendirilmesidir. Bu amaçlar doğrultusunda araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma yöntemleri tasarlanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini İstanbul Gelişim Üniversitesi bünyesinde görev yapan akademik ve idari personel, örneklemini ise (n=237) gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. İstatistiksel analiz olarak Mann Whitney U, Kruskal Wallis H ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları katılımcıların yeni medya okuryazarlık düzeyine ve sosyal medya bağımlılık düzeyine yönelik algının iyi seviyede olduğunu göstermiştir. Katılımcıların demografik özellikleri ile yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde cinsiyet faktörüne göre fonksiyonel tüketim boyutunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu, eleştirel tüketim, fonksiyonel üretim, eleştirel üretim boyutunda ve sosyal medya bağımlılık toplam skorunda ise bu faktöre göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Yaş değişkenine göre incelendiğinde fonksiyonel üretim boyutunda ve sosyal medya bağımlılık genel skorunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu saptanmış, incelenen diğer boyutlarda ise farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sonuçlar personelin görevlerine göre yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılığı düzeylerinde anlamlı farklılığın olmadığını gösterirken, eğitim düzeylerine göre fonksiyonel tüketim, eleştirel tüketim, eleştirel üretim boyutlarında, yeni medya okuryazarlık genel skorunda ve sosyal medya bağımlılık genel skorunda istatistiksel açıdan anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Sosyal medya kullanım süresi ve kullanım amacına göre yeni medya okuryazarlık ve sosyal medya bağımlılığı düzeylerinde anlamlı farklılığın bulunmadığı saptanmıştır. En sık kullanılan sosyal medya türüne göre fonksiyonel tüketim, eleştirel tüketim, eleştirel üretim alt boyutlarında ve yeni medya okuryazarlık toplam skorunda anlamlı farklılık olduğu, fonksiyonel üretim boyutu ve sosyal medya bağımlılık toplam skorunda ise farklılık bulunmadığı belirlenmiştir. Yeni medya okuryazarlık düzeyi ile sosyal medya bağımlılık düzeyi arasında ise orta ve iyi düzeyde pozitif yönde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir.

BağımlılıkMedya okuryazarlığıSosyal medya+4
Mertcan Karacan
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanma ve kaldırılma sürecinin yazılı basında temsili

Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzalanmıştır. Bu yüzden İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaktadır. Kadına yönelik şiddeti önleme hususunda atılan bu önemli adım, gazetelerin haberlerine de olumlu olarak yansımıştır. Ancak sözleşme imzalandıktan bir süre sonra tartışmalara konu olmuştur. Nitekim sözleşme 20 Mayıs 2021 tarihinde aile yapısını bozduğu ve eşcinselliği arttırdığı gerekçeleriyle kaldırılmıştır. Çalışma, İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması ve kaldırılmasının ana akım medya gazetelerinden muhafazakâr sağ ideolojiye sahip Sabah, Türkiye ve merkezden sağ ideolojiye kayan Hürriyet Gazetesi ile muhalif sol ideolojiye sahip Cumhuriyet, Sözcü ve Birgün gazetelerinde nasıl sunulduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın örneklemine seçilen gazeteler, Teun A. Van Dijk'ın eleştirel söylem analizi yönteminden yararlanılarak çözümlenmiştir.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiGazeteler+6
İpek Taşkın Çürükoğlu
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal kampanya sürecinde Twıtter: 2023 Türkiye genel seçimlerinde Millet İttifakı adayının Twıtter kullanımı

Siyasal reklamcılık siyasal kampanya süreçlerinin en önemli araçlarından bir tanesidir. Siyasi aktörlerin seçim faaliyetlerini öne çıkarmak ve kendilerini tanıtmak için kullandığı seçim kampanyaları ve reklamcılık faaliyetleri zamanın gereklerine uygun olarak yeni medyanın ortaya çıkışıyla beraber dönüşmüştür. Seçim zamanlarından önce seçmenleri etkilemek, tutum ve davranış şekillerinde değişiklik yaratmak için yapılan siyasi reklamcılık çalışmaları sahadan yeni medyaya dönüşmüştür. Yeni medyanın kazandırdığı olanaklarla kampanyalar hedef kitlelerine zamandan mekândan bağımsız ulaşmaya başlamıştır ve geleneksel siyasal reklam kampanyalarında yeni medya araçları tercih edilir olmuştur. Bu da dijital medyanın siyasi arenada giderek artan rolünü vurgulamaktadır. Türkiye'de ve dünyada yeni medya araçlarının siyasal kampanya süreçlerinde tercih edilmesi seçim sonuçlarını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Bu araştırmada, yeni medyada siyasal reklamcılığın gücü ve etkisi, 2023 Türkiye Genel Seçimlerinde Millet İttifakı Adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Twitter aracılığıyla gerçekleştirdiği iletişim faaliyetleri baz alınarak değerlendirilmiştir.

Ayça Özlen
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin sosyal medya platformlarında haber sunumunda kısa video klip (Reels) izlemeye yönelik tutumları

Bu araştırmanın temel amacı İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencilerinin Facebook, Instagram ve diğer sayfalarını kullanımlarıdır. Kullanımını doğrulamak için. Sosyal medyadaki kısa videolar aracılığıyla haber bildirmeye yönelik tutumları araştırıyor. Anket, Türkiye'deki İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencileri için veri toplama aracı olarak kullanılmış olup, 374 anket çeşitli kolejlerdeki öğrencilere rastgele dağıtılmıştır. Verileri topladıktan sonra araştırmacı verileri kodladı ve çalışma değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için betimsel analizler, korelasyon analizi ve regresyon kullandı. Sonuçlar ilgi çekici içerik, senaryoya dayalı deneyimler, kullanıcı katılımı ve öğrenci tutumları arasında pozitif, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu gösterdi. Regresyon tablosundaki sonuçlara baktığımızda ilgi çekici içerik, senaryo bazlı deneyim ve kullanıcı etkileşiminin öğrenci tutumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu ve P değerinin %5'ten az olduğunu görüyoruz. Sonuçlar ayrıca regresyon katsayısı değerinin 0,832 olduğunu gösterdi. Bu, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkendeki değişimi tahmin etme yeteneğinin büyük olduğu anlamına gelir. H1 H2 H3 hipotezleri kabul edildi çünkü kısa videolar (makaralar) izlemenin, ilginç içeriğin, senaryoya dayalı deneyimin ve kullanıcı katılımıyla etkileşimin öğrencilerin tutumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu bulduk. Türkiye'de sosyal medya, özellikle üniversite öğrencileri arasında sosyal etkileşimde önemli bir rol oynuyor. Günümüzde çoğu öğrenci sosyal medyayı sohbet etmekten daha fazlası için kullanıyor; Ayrıca bunu öğrenmek, bilgi keşfetmek ve haberleri izlemek için de kullanıyorlar.

Matematiğe Yönelik Tutum Gözlem Formuİletişim Tutum Testi
Saif İmad Kadhım Humairi
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon haberciliğinde eşik bekçiliği kavramının haber seçimindeki rolü; Ana akım televizyon kanalları üzerinden incelenmesi

Televizyon Haberlerinde, haberi onaylayan, yayınlayan, yayınlanması için onay sürecine gelene kadar ki serüveniyle ilgilenen, haberi haber yapan kişi/kişiler Eşik Bekçiliği görevini yaparlar. Bazen haberin yayınlanmasını onaylayan kişi Kurgucuyken bazen ise bu kişi Editör olabilmektedir. Eşik bekçiliği direkt verilen bir görev olmadığı gibi aynı zamanda eşik bekçisinin kim olacağı da hiçbir zaman net değildir. Eşik bekçisi terimi, haberin onaydan geçmesi yani eşikten atlaması için (burada ki eşik haberi onaylan kişidir) başvurulan kişi anlamına gelmektedir. Bu kişi haberi onayladıktan sonra ancak haber yayınlanabilir. Tam olarak bu noktada tezin araştırma konusu olan '' Televizyon Haberciliğinde Eşik Bekçiliği Kavramının Haber Seçimindeki Rolü; Ana Akım Televizyon Kanalları Üzerinden İncelenmesi'' sonucunda bizlere eşik bekçilerinin haberde ki önemini, haber seçimini etkileyen faktörleri, haber kararında ki bireysel/kurumsal etkilerini, aldığı eğitimin etkisini ve cinsiyet açısından etkisini görmüş olacağız. Ana Akım Medya Kanallarında Eşik Bekçiliğinin nasıl yapıldığı ve haberlerin onayına olan etkisini belirlenen kanallar ile yapılan röportajlar sonucunda ortaya koyulmuştur. Araştırmanın içeriğinde haber kavramı, televizyon haberciliği, televizyon dönemleri, özel kanallar, ana akım medya, eşik bekçiliği ve röportajlarla birlikte sonuç yer almaktadır. Yapılan röportaj sonuçlarında ise farklı kanallarda aynı işi yapan kişilerin, kurumsal çıkarlar ve misyonlar bazında haberlerin yayınlandığı, haber seçiminde yine kurumsal farklılıklar olduğu, Ana Akım Medya Kanallarında genel olarak herkesin Eşik Bekçiliği yapabilecek durumda olabildiği, haricinde ise Eşik Bekçiliğine en yakın kişilerin Haber Müdürleri ve Editörler olduğu, bu haberler yayınlanırken esas alınan tüm kriterlerin herkes açısından hemen hemen aynı olduğu, haberi yayınlama sürecinde ani müdahaleler doğrultusunda Eşik Bekçiliği kavramının haber bölümünde ki herkes tarafından yapılabileceği saptanmıştır. Televizyon Haberciliğinde Eşik Bekçiliği Kavramının incelenmesi ve araştırma evreni olan Ana Akım Medya Kanalları üzerinden Eşik Bekçiliğinin araştırıldığı bu tezde Eşik Bekçisi olan kişinin haber üzerinde oldukça etkisinin olduğu, kararları, donanımları ile haberin yayınlanma sürecini yönettiği, kendi öngörüleri ile ilerlemeyerek ve kurumsal çıkarlar ve haber etiğine göre hareket ettiği sonucuna varılmıştır. Devlet kanallarının yanı sıra Ana Akım Medya Kanallarında da kendi içinde ikiye ayrılarak; fikri hür ifade etmede kısıtlanma, yandaş medya durumu, gündem yaratma ya da gündemi değiştirmeye yönelik haber yapımı olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler; Haber, Televizyon, Televizyon Haberciliği, Ana Akım Medya, Eşik Bekçisi

Şimal Yılmaz
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Irak medyasında yer alan savaş haberlerine yönelik bir inceleme: Rus-Ukrayna Savaşının Al-Zaman ve Al-Sabah gazeteleri çerçevesinde ele alınması

Irak, Orta Doğu'da yer alan ve geçmişte birçok savaşa sahne olmuş bir ülkedir. Bu nedenle, Irak halkı savaşın yıkıcı etkilerini yakından deneyimlemiştir. Bu nedenle, Irak medyası da savaş haberlerine her zaman önemli bir yer ayırmıştır. 2022 yılında başlayan Rus-Ukrayna savaşı, Irak medyasında da geniş yankı uyandırmıştır. Bu savaşın Irak'ı doğrudan etkilemesi olmasa da, Irak halkı savaşın yarattığı insani krizi ve bölgesel güvenliğin nasıl tehdit edildiğini yakından takip etmektedir. Bu çalışma, Irak medyasında yer alan savaş haberlerine yönelik bir incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada 2022 yılı Şubat ayında başlayan Rus-Ukrayna savaşının Irak'ta yayın yapan Al-Zaman ve Al-Sabah gazetelerinde nasıl ele alındığı incelenecektir. Çalışmada iki gazetenin savaşla ilgili haberlerine yönelik bir inceleme gerçekleştirilecektir. Haberlerin başlık ve metinleri incelenerek, savaşın Irak medyasında nasıl temsil edildiği ve haberlerin sunumunda benzerliklerin ya da farklılıkların tespiti ortaya konulmaya çalışılmaktadır.

Mustafa Tkbeer Ghaıb Albayatı
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Haberlerde infografik tasarımın izleyiciler üzerindeki etkisi: Model olarak Al Jazeera kanalı

Çalışma, temel olarak Irak'ta Al Jazeera haber kanalının izleyicileri üzerinde infografik tasarım kullanımının etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Bu çalışmada, Iraklı izleyicilerden veri toplamak için bir anket dağıtılarak nicel yaklaşıma güvenilmiştir. Araştırmacı tesadüfi örnekleme yöntemini kullanmış ve anket sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla dağıtılmıştır. Araştırmacı, değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için tanımlayıcı analitik, korelasyon analizi ve regresyon kullandı. Araştırmacı, haber gösteriminde infografik kullanımı ile haber kanalının izlenme artışı arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki olduğunu bulduğu çalışma sayesinde önemli sonuçlara ulaşmıştır. Medya kuruluşlarının haber algısının farklı biçimlerini kullanarak haberleri çekici hale getirdiği söylenebilir. Varsayım, bu görselleştirmelerin yalnızca hedef kitleyi artırmakla kalmayıp aynı zamanda haber tüketicisinin karmaşık bilgileri anlamasına da yardımcı olabileceği yönündedir. Ancak televizyon kanallarındaki haber algılarının geçerliliği konusunda çok az ampirik bilgi bulunmaktadır. Regresyon tablosunun sonuçlarına göre eğlence, güvenilirlik ve bilgilendirici infografiklerin özellikleri eğilim üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahipken, regresyon gerçekleştiğinde infografiklerin eğlence dışında kalan özelliklerinin bilişsel etkiler üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu gördük. Değeri 0,629'a ulaşmış olup bu durum bağımsız değişkenin bağımlı değişkendeki varyansın %62,9'unu açıkladığını göstermektedir.

Ahmed Jamal Hamad
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon haberciliğinde yapay zeka tekniklerinin kullanımı

Son yıllarda çok farklı sektörlerce kullanılmaya başlanan yapay zeka teknolojisi söz konusu habercilik olduğunda da iş yapış biçimlerine entegre edildiği görülmektedir. Özellikle metin temelli uygulamalar olarak tercih edilen bu kullanım habercilik alanında bir dönüşüm yaratmaktadır. Bununla birlikte sanal muhabir, robot gazeteciliği kavramlar hayatımıza girmiştir. Yaşanan bu hızlı değişim gelecekte habercilik mesleğinin ortadan kalkma ihtimalinin konuşulmaya başlamasına sebep olmuştur. Bir diğer yönden yapay zekanın haber hazırlama alanında özellikle araştırma sürecini hızlandırdığı için faydalı bir teknoloji olduğu görüşlerine de rastlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı çalışmalarında yapay zekayı kullanan habercilerin bu teknolojiye karşı tutum ve yorumlarını incelemektir. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tercih edilmiş ve televizyon haberciliğinin sunuculuk, editörlük, tasarım gibi farklı alanlarında yapay zekayı kullandığını söyleyen kişilere hazırlanmış açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Elde edilen bulgular arasında öne çıkanların ilk sırasında yapay zekanın öğrenim biçiminin habercilerin kendi çabalarıyla olduğudur. Profesyonel hayatın bir parçası olacağı anlaşılan bu teknolojinin kurumlar aracılığıyla doğru ve etkin kullanımına yönelik eğitim verilmesi gerektiği ilk çıkan sonuçlar arasındadır. Katılımcıların tamamı iş yapış biçimlerinde araştırma, bilgi edinme gibi amaçlarla kullandıklarını söyledikleri yapay zeka hakkında olumlu görüşler bildirmiştir. Bununla beraber, yapay zekanın yaratıcılığı azaltması ve tembelliğe alıştırması gibi risklerin altı çizilmiştir. Habercilik mesleğinin geleceği ile ilgili olarak büyük çoğunluk yapay zeka kaynaklı bir yok oluşa ihtimal vermemektedir. Yine de gelen yorumlar arasında yapay zeka kullanımına dair yasal düzenlemeler ihtiyaç duyulduğu ve meslek etiği çerçevesinde bazı sınırların çizilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Özetle, yapay zekayı çalışma hayatlarına entegre eden habercilerin görüşleri doğrultusunda güvenilirlik ve etik gibi konulardaki endişelere rağmen bu teknolojinin kullanılmaya devam edilmesinin tercih edildiğini ve edileceğini söylemek mümkündür.

Ola Ali Hussein Alsaadi
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya ve güzellik algısı: Instagram'da filtre kullanımı

İletişim her dönemde bireyler arasındaki ilişkiyi belirleyici unsur olmuştur. Bireyin kendisine olan yaklaşımında da ait olduğu çevre ile iletişimi etkilidir. Sosyal medyanın yaygınlaşması ile iletişim farklı bir boyut kazanmıştır. Sosyal medya diğer medya mecralarından farklı şekilde büyük bir hızla geniş bir alana yayılmıştır. Kullanıcılar fikirlerini, görüşlerini, beğenilerini ve bilgilerini paylaşabildikleri bir alan yaratmaktadır. Çevrimiçi ve anlık paylaşımların rahatça yapılabilmesi sosyal medyanın en önemli getirilerinden biridir. Ulaşılması zor olan kitlelere ulaşmada, bilgi aktarımını basit ve hızlı bir şekilde yayılmasını sağlayabilmektedir. Zaman içinde sosyal medyayla dönüşüm geçiren iletişim, görünüşümüzle verdiğimiz izlenimleri dahi etkilemeye başlamıştır. Geçmiş dönemlerde çeşitli etkenlerle oluşturulmuş güzellik algısı günümüzde sosyal medya aracılığıyla oluşturulmaktadır. Çeşitli efektler, filtreler, yüz ve vücut formu değiştirici uygulamalar son yıllarda çok popüler bir konuma gelmiştir. İnsanların bu tarz uygulamaları fotoğraflarında kullanmadan paylaşmaması, fotoğraflarını filtre kullanmadan çekmemesi ya da çekilmiş bir fotoğraf üzerinde oynamalar yapmadan kendilerini yeterli bulmamaları sosyal medyanın dönüştürdüğü güzellik algısından kaynaklanmaktadır. Bu araştırma son dönemde yaygınlaşan Instagram'da filtre kullanımının güzellik algısının değişimi ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma bulguları, kullanıcıların görünümlerini kusursuzlaştırma eğiliminde olup, kendilerini gerçekte olduğundan daha güzel göstermeyi tercih ettiklerini ortaya koymaktadır. Bunun nedeni olarak da tanınmış kişilerden etkilenmenin yanı sıra, kendilerini daha özgüvenli hissetme amacı öne çıkmaktadır. Özetle, sosyal medyanın filtreler gibi çeşitli araçlar kullanımına imkân vererek bireylerin güzellik algılarını etkilediklerini söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: İletişim, Sosyal Medya, Güzellik Algısı, Instagram, Efekt, Filtre

Sıla Tuğçe Kaya
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir insan hakları ihlali olarak siber zorbalığın önlenmesinde ana akım medyanın rolü: Irak televizyon kanalları örneği

Bu çalışma, Irak medyasında (Diwan TV, Felluce TV, Al Maalouma News, Dijlah TV, Al Sumaria TV, Al Sharqiya TV, MBC Irak, Al Furat News ve Al Saabah) toplumun her kesimini tehdit eden siber zorbalığın nedenleri, durumunu ve medyada bu konuya ne kadar yer verildiğini anlamak için farklı güvenilir medya kaynaklarından toplanan ikincil veriler üzerinde yürütülmüştür. Bu çalışmada, Irak'ta faaliyet gösteren ve araştırmacı tarafından belirlenen medya kanallarından elde edilen verilerin içerik analizleri konu temasına göre tasnif edilmiştir. İncelemeye alınan medya kanallarından elde edilen bulgulara göre siber zorbalık üzerine yapılan haber programları en fazla 34655 tıklama/görüntüleme alan unsur olarak birinci sırada yer almaktadır. Buna göre Irak halkının siber zorbalık üzerinde farkındalığının oldukça yüksek olduğu anlamına gelmektedir. Güncel ve popüler programlarla siber zorbalık üzerine yapılan programların tıklama/görüntüleme sayısı 11567 ile ikinci sırada yer alırken, Irak medyasında sabah kuşağı programlarında konuya yer verilmekte olduğu ve bilimsel araştırma raporlarının seyirci ile paylaşıldığı programlar üçüncü sırada yer almaktadır. Bununla birlikte halkı bilinçlendirici ve öğretici kamu spot yayınlarının azlığı dikkat çekmektedir. İncelemeye alınan dokümanlardan hareketle bilirkişi olarak görüşlerine başvurulan uzmanlar siber zorbalığın nedeninin eğitimsizlik, daha az kaynak ve modern ceza yasalarının yokluğu olduğunu belirtmektedir. Ayrıca uzmanlar kadınların sosyal medya ve dijital medya platformlarında siber zorbalığa karşı şikayetleri için hızlı bir adalet sistemi olması gerektiğine işaret etmektedir.

Haitham Abed Kareem Kareem
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeni medya okuryazarlığının incelenmesi

20. yüzyılın son çeyreğinde yaşanan teknolojik gelişmeler birçok alanda olduğu gibi medya alanını da etkilemiş ve değişiklikler yaşanmasına sebep olmuştur. Bu alanda yaşanan değişim ve dönüşümün sonucunda ise medya; "geleneksel" ve "yeni" olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Ortaya çıkan yeni medya alanı ile birlikte birey ve toplumların yaşam alanlarından günlük alışkanlıklarına kadar iletişim süreç ve şekillerinde değişimler meydana gelmiştir. Yeni medya okuryazarlığı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişmesi ile insanlara dijital anlamda beceriler sağlaması ve çevrimiçi fırsatlar sunması yanında taşıdığı risklerle de önemli bir tartışma konusu olmaktadır. Bireylerin mobil cihazlar ve akıllı telefonlar ile zaman ve mekândan bağımsız olarak İnternete bağlanma durumları ve kolay bir şekilde her şeye erişebilmeleri, yeni medya araçlarını hayatımızın vazgeçilmez bir parçası yapmaktadır. Bu çalışmanın önemini ortaya koyan bir diğer husus ise tezde yer alan konuların kavramsal çerçevesinin çok geniş tutulmasıdır. Bu da alanda çalışma yapacak olan diğer araştırmacılara ışık tutması açısından önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu çalışma ile yetişkin bireylerin de yeni medya okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceriler kazanması ve yeni medyada karşılaşacakları mesajlar ve içerikler karşısında bilgilendirilmeleri, eleştirel bir tutum geliştirebilmeleri ve yazarlık boyutunda beceri kazanmaları hedeflenmiştir. Böylece bireylerin medyada karşılaştıkları mesajların kontrolünde olan değil, bu mesajları kontrol eden bireyler olmaları amaçlanmaktadır.

Yaşar Polat
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya'da Filistine yönelik sansür uygulamaları: Facebook'taki Filistin içeriğinin kısıtlanması

İsrail, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne karadan, denizden ve havadan saldırılarını başlamaktadır. Bu çalışma, İsrail işgaline yönelik İsrail hikayesini pazarlama ve Filistin hikayesini karalamak amacıyla Filistin içeriğini kısıtlama girişimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır; elektronik sosyal medya politikaları çerçevesinde, özellikle Facebook'ta, bu platformların Filistin hesaplarına erişimi kısıtlamaya ve İsrail hesaplarını desteklemeye katkıda bulunduğu bir ortamda Araştırmacı, araştırma amaçları ve sorunlarını belirlemek için nitel yöntemi kullanarak içerik analizi yapmıştır. Çalışmada İsrail'e ait olan iki hesap ve Filistin'e ait olan bir hesap incelenmiştir. İsrail hesaplarına odaklanarak yapılan içerik analizine dayanmaktadır. Bu hesaplar İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee'nin hesabı, Arapça konuşan İsrail hesabı ve Filistin hesabı olan Wafa hesabıdır. Bu hesaplardaki yayınları Aralık 2023'ten Mart 2024'e kadar üç ay boyunca takip etmiştir. İçerik analizi çalışmasının ulaştığı önemli sonuçlar aşağıdaki noktalarda özetlenebilir: Facebook yönetiminin Gazze olaylarıyla ilgili yayınlardan %19,4'ünü sildiği görülmektedir. İkinci ayda yaklaşık %24,2, üçüncü ayda ise yaklaşık %12 yayın silinmiştir. Facebook yönetiminin Filistin ulusal sayfalardaki yayınlara büyük ölçüde yanlı olduğunu göstermektedir, bu sayfalarda İsrail'in Filistin halkına saldırılarını, evleri ve hastaneleri yıkmasını, sivilleri öldürmesini gösteren yayınların büyük bir kısmının silindiği görülmektedir. Sonuçlar, Facebook yönetiminin İsrail propagandasını yayma eğiliminde olduğunu göstermektedir, İsrail'i barışçıl ve uyumlu bir ülke olarak göstermeye çalışırken Filistinlileri terörist ve eğitimsiz olarak sunmaya çalışmaktadır.

Salsabeel Abdalla Ismaıl Alı
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Post truht gerçekliğin yeniden inşası: TikTok örneği

Bu tez çalışması, TikTok platformunun post-truth çağında toplumsal gerçekliğin yeniden inşasında oynadığı rolü derinlemesine incelemiştir. Elde edilen bulgular, TikTok'un algoritma temelli içerik önerme mekanizmalarının, kullanıcıların gerçeklik algısını nasıl etkilediğini açıkça göstermektedir. TikTok, kullanıcıların gerçekliği çarpıtarak sunan içeriklere erişimini kolaylaştırmakta ve bu süreçte gerçek dışı bilgi ve söylemlerin hızla yayılmasına olanak tanımaktadır. Discourse analizi, TikTok'taki içeriklerin dil ve sembollerinin, platformun post- truth ortamını nasıl beslediğini ortaya koymuştur. TikTok, içerik üreticilerinin dikkat çekmek için gerçekliği manipüle ettiği ve izleyicileri bu manipülasyona dâhil ettiği bir mecra haline gelmiştir. Bu durum, platformun toplumsal gerçekliği şekillendirme gücünü gözler önüne sermektedir. Ayrıca, TikTok'ta üretilen içeriklerin tematik çeşitliliği ve bu içeriklerin izleyiciler üzerindeki etkisi, platformun post-truth çağında nasıl bir etki yarattığını anlamamızda kritik bir öneme sahiptir. TikTok, izleyicilere gerçekliği yeniden tanımlama ve şekillendirme gücünü verirken, aynı zamanda bu yeni gerçekliğin sınırlarını belirsizleştirmektedir.

Şeyma Demirci
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk televizyon dizilerinin uluslararası pazara açılımının Türkiye imajına etkileri

Türk dizi sektörü yirmi birinci yüzyılın ilk on yılında büyük bir patlama yaşadı. Orta Doğu ve Balkanlar'da büyük talep gören diziler üretti, ardından tüm dünyaya televizyon dizileri ihraç etmeye başlayarak drama sektörüne açık küresel pazarlarda yer aldı. Ta ki Türkiye Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyada en fazla dizi ihraç eden ikinci ülke oluncaya kadar, Bu özellikle izleyicileri etkileme, kültürünü yayma ve diziyi izleyerek turist olarak Türkiye'ye gelen bir kesimin ilgisini çekme becerisiyle Türkiye için kültürel ve medeniyetsel bir başarı olarak değerlendiriliyor. Türk dizileri bugün Türkiye için yumuşak bir güçtür ve bu sayede Türk medeniyetini ve tarihini tanıtmayı, ülkeyi turistik ve ekonomik olarak tanıtmayı başarmışlardır. Bu da her geçen yıl turist sayısını arttırarak Türk gerçekliğine etki etmiştir. Ekonomi son 20 yılda öncekinden daha iyi durumda. Dizi ve filmler izleyicinin ruhunu etkileyebilen, yönlendirebilen, belirli bir konudaki ilke ve görüşlerini değiştirebilen bir medya aracıd

Tasneem W M Imad
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Propagandanın yeni medyada yansıması; Karabağ Savaşı bağlamında bir analiz

Tezde, İkinci Karabağ Savaşı ve savaş sonrası Şuşa ilinin yeniden inşası sürecinde, Azerbaycan tarafının propaganda etkinlikleri bağlamında yeni medyanın nasıl kullanıldığı ele alınmıştır. Yeni medyanın çağımız savaşlarında önemli bir propaganda mecrasına dönüştüğü tespit edilmiştir.

Malak Amrahova
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de televiyon dizilerinde yumuşak güç unsurunun kullanımı: "Teşkilat dizisi" örneği

Uluslararası ilişkilerinde medya, özellikle televizyon dizileri, ülkelerin yumuşak güç ve kültürel diplomasi stratejilerinin önemli bir parçasıdır. Türkiye, dizi sektöründe küresel çapta önemli bir kültürel ihracat başarısı yakalamış ve uluslararası alanda imaj oluşturmada bunu etkin bir şekilde kullanmaktadır. Bu tez çalışması bu bağlamda, milli güvenlik ve istihbarat temalı ''Teşkilat'' dizisinin yumuşak güç kavramı çerçevesinde içeriğini analiz ederek, dizinin Türkiye'nin uluslararası imajına olan katkılarını ve sınırlılıkları ortaya koymayı amaçlamıştır. Dizinin birinci sezonunda yayınlanan ilk 14 bölümü üzerinde nitel içerik analizi yöntemi ile dizinin olay örgüsü, karakterleri, mekânları ve diyaloglarındaki yumuşak güç unsurları çözümlenmiştir. Analizler sonucunda, ''Teşkilat'' dizisinin sadece fiziksel operasyonlara değil, aynı zamanda istihbarat, teknoloji kullanımı (SİHA, KORAL), ekip içi dayanışma, milli değerler vurgusu, bilgi yönetimi ve psikolojik taktikler gibi çok sayıda yumuşak güç unsurunu stratejik olarak kullandığı ve güçlü bir devlet imajı yaratmayı hedeflediği ortaya çıkmıştır. Ancak, çalışmada incelenen spesifik pazar verilerine göre (İngiltere ve Çin satışları), dizinin genel Türk dizi sektörüne kıyasla daha mütevazı bir uluslararası ticari performansa sahip olduğu ve yoğun milli güvenlik temalarının belirli pazarlardaki çekiciliğini sınırlayabileceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, ''Teşkilat'' dizisi, sert ve yumuşak gücü harmanlayarak (akıllı güç) Türkiye'nin ulusal güvenliğini ve kararlılığını anlatan bir yapımdır. Çalışma, güvenlik temalı popüler medyanın yumuşak güç stratejilerindeki yerini, potansiyel katkılarını ve tema kaynaklı olası sınırlılıklarını inceleyerek akademik literatüre katkı sunmayı hedeflemiştir. Anahtar Kelimeler: Yumuşak Güç,, Televizyon Dizileri, İçerik Analizi, Teşkilat Dizisi.

Serkan Deveci
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kadına yönelik şiddet konulu geleneksel medya ve dijital medya haberlerinin haber değeri ölçütleri açısından değerlendirilmesi

Bu araştırma, Türkiye'de medyada yer alan kadına yönelik şiddet haberlerinin Galtung ve Ruge'un haber değeri ölçütlerine göre analiz edilmesini ve bu haberlerin geleneksel medya ile internet haberciliği arasında nasıl farklılıklar gösterdiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada Yeni Şafak, Sözcü, Haber7 ve T24 gibi farklı ideolojik yaklaşımlara sahip medya organlarında yayımlanan Emine Bulut, Pınar Gültekin, Azra Gülendam Haytaoğlu ve Münevver Karabulut cinayetlerine dair haberler analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, kadına yönelik şiddet haberlerinin geleneksel ve dijital medya kanallarında nasıl ele alındığını, bu haberlerin dil, görsel kullanımı, başlık yapısı, kişiselleştirme düzeyi ve şiddet vurgusunun farklılaşmasını değerlendirmektir. Ayrıca, internet haberciliğinin okuyucu etkileşimi, haberlerin duygusal boyutları ve şiddet olaylarının dramatizasyonu gibi yönlerden geleneksel medyadan nasıl ayrıştığı da araştırmanın temel sorunsallarındandır. Ayrıca sağ-sol görüşlerdeki yayın mecralarındaki haberlerin nasıl verildiği irdelenmeye çalışılacaktır. Araştırma sonucunda, geleneksel medya organlarının kadına yönelik şiddet haberlerinde daha resmi ve objektif bir dil kullandığı, olayları hukuki gelişmeler üzerinden sunmayı tercih ettiği; buna karşın, internet haberciliğinde olayların daha dramatik bir şekilde aktarıldığı ve okuyucunun duygusal tepkisini artıracak unsurların ön plana çıkarıldığı görülmüştür. Dijital medya, okuyucu etkileşimini artırmak için daha sansasyonel başlıklar ve şiddet vurgusu yaparken, geleneksel medyada olayın toplumsal yönü ve çözüm süreçlerine daha fazla vurgu yapılmıştır. Bu çalışma, medyanın kadına yönelik şiddet haberlerinde toplumsal bilinci artırmadaki rolünü tartışırken, aynı zamanda bu haberlerin etik sınırlar içerisinde sorumlu bir şekilde sunulmasının önemine dikkat çekmektedir. Geleneksel ve dijital medya arasındaki bu farkların toplumsal farkındalık üzerindeki etkileri değerlendirilerek, haber sunumunun daha dengeli ve empatik bir hale getirilmesi için bir yol haritası çizilmesi amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Gizem Demir
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal medya iletişiminin dönüşümü: @netflixturkiye X hesabı örneği

Bu tez, yeni medya ortamında Netflix Türkiye'nin kurumsal iletişimin doğasını nasıl değiştirdiğini ve geleneksel tek yönlü süreçlerin yerini diyalogsal, katılımcı ve sürekli etkileşimli bir yapıya bıraktığını incelemektedir. Dijitalleşme ile birlikte bilginin hızla yayılması, imaj, itibar ve marka yönetimini daha karmaşık hale getirmiş, şeffaflık, otantiklik ve anlık müdahale yeteneğini hayati kılmıştır. Sosyal medya yönetimi, içerik pazarlaması, çevrimiçi itibar yönetimi ve dijital kriz iletişimi, kurumsal iletişimin temel taşları haline gelmiştir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı Netflix Türkiye'nin yerelleşme politikasını, kültürel mizah öğelerini ve etkileşim unsurlarını ne denli etkili kullanarak kurumsal iletişimini sürdürdüğünü ve dönüştürdüğünü incelemektedir. Çalışma, Diyalogsal İletişim, Sistem, Paydaş, Ağ, Yayılma ve Gündem Belirleme gibi çeşitli iletişim teorilerini kullanarak bu dönüşümü açıklamaktadır. Netflix'in küresel başarısı, yıkıcı inovasyon, Uzun Kuyruk Teorisi, abonelik ekonomisi, medya yakınsaması ve glokalizasyon gibi teorik çerçevelerle ilişkilendirilmiştir. Netflix Türkiye'nin X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yapılan betimsel analiz, yerelleşme ve mizahın kurumsal iletişim stratejilerindeki etkinliğini somutlaştırmıştır. Bu bağlamda 31.12.2024 – 01.05.2025 tarihleri arasındaki tweetleri incelenmiştir. Netflix'in yerel kültürel unsurları ve trendleri içeriğine entegre etmesi, hedef kitlesiyle empati kurmasını ve güçlü bir topluluk hissi yaratmasını sağlamıştır. Ancak, mizahın yanlış kullanımı marka imajına ciddi zararlar verebileceğinden, kültürel hassasiyet ve bağlamsal uyumun önemi vurgulanmıştır. Gelecekte, yapay zeka, artan kişiselleştirme ve sürdürülebilirlik gibi eğilimler kurumsal iletişimi daha da şekillendirecektir. Sonuç olarak, kurumsal iletişimin proaktif, şeffaf ve diyalog odaklı bir yaklaşımla kurumun genel stratejisiyle bütünleşik hayati bir fonksiyon olarak konumlanacağı belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler, Yeni Medya, Kurumsal İletişim, Netflix, Dijital Dönüşüm, Mizah

Sosyal medyaYeni medyaİletişim yönetimi
Arif Çınar
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Ürdün devlet televizyon yayıncılığında iletişim ve halkla ilişkilerin rolü

Ürdün TV, Ürdün çapında en çok izlenen devlet televizyonudur. Son zamanlarda özel sektör ve uydu TV yayıncılığının gelişmesiyle birlikte sektörde önemli bir rekabet yaşanmaya başlamış, Ürdün devlet televizyonunun bu yeni olgu karşısında yenilenme ve gelişmeye olan ihtiyacı gün geçtikte artmıştır. Ürdün'ün politik, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelerini izleyicilerine aktaran Ürdün TV, izleyici kitlesinin ilgisini çekebilmek, TV yayıncılığı alanında daha etkin bir hale gelebilmek amacıyla çok yönlü bir strateji izlemek zorundadır. Bu araştırmada Ürdün devlet televizyonunun performansının geliştirilmesinde halkla ilişkiler ve modern iletişim araçlarının etkisi ve rolü üzerinde durulmuştur. İletişim ve halkla ilişkiler kavramları etraflıca ele alınmış, Ürdün'deki TV yayıncılığı detaylı olarak incelenmiş, önde gelen medya mensuplarının görüşleri alınmış, yapılan araştırma sonuçları istatistiksel olarak değerlendirilmiş, Ürdün devlet televizyonunun performansının geliştirilmesinde halkla ilişkilerde modern iletişimin etkisinin artırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.

Halkla ilişkilerTelevizyonTelevizyon yayıncılığı+3
Maha Sarrawı
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Animasyon filmlerin anlatı yapısında Shakespeare'in eserlerinin metinlerarasılık bağlamında analizi

İnsanoğlunun yazıyı keşfinden sonra gelecek kuşaklara aktarılmak üzere bir ulusun tarihini, kültürel yapısını anlatan tarihi metinler, edebi sanat eserleri, bilimsel çalışmaları içeren yazılı metinler oluşturmaktadır. İlk oluşturulan metinlerden günümüze kadar sayısız metin yer almaktadır. Postmodernizm ile birlikte, yazılan her metnin kendinden önceki metinlerle etkileşim içerisinde olduğunu ortaya koyan metinlerarasılık kavramının ortaya çıktığı görülmektedir. Metinlerarasılık kavramına tarihsel süreç içerisinde yeni yorumlar getirilmiştir. Bu çerçevede metinlerarasılık kavramı disiplinlerarası bir kavram olarak yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında, yedinci sanat olarak bilinen sinema ile metinlerarasılık kavramı üzerinde durularak aralarındaki ilişki ele alınmaktadır. Bu bağlamda sinemanın bir alt türü olan animasyon sinemasının anlatı yapısı doğrultusundan hareketle, araştırma kapsamına alınan filmler metinlerarası analiz doğrultusunda incelenmektedir. Çalışma kapsamında William Shakespeare'in eserlerinden esinlenilerek oluşturulmuş üç animasyon filmi araştırmanın temeline alınmıştır. Analiz kapsamına alınan filmler; karakterler, zaman ve uzam açısından kategorilendirilerek filmlerin, Shakespeare'in yüzyıllar önce yazmış olduğu eserleriyle kişi, zaman ve uzam açısından benzerlikleri ve farklılıkları ortaya konularak metinlerarası anlatının film içerisinde konumlandırılmasına dair bir karşılaştırma yapılmaktadır.

CanlandırmaFilmMetinlerarasılık+4
Sema Bulat
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ulusal yayın yapan radyolarda diksiyon ve fonetik: Eğlence programları

Ses ile birlikte konuşmanın da önemli bir yere sahip olduğu radyo yayıncılığında program sunucuları doğal konuşma dili kullanarak dinleyicilerin ilgisini çekmektedir. Samimi ve günlük konuşma dili en fazla eğlence programlarında kullanılmaktadır. Günümüzde en çok tercih edilen program türü olan eğlence programları sunucularına doğru Türkçe kullanımı konusunda ciddi sorumluluklar düşmektedir. Çalışmada amaç, Türkiye'de ulusal yayın yapan radyolarda yayınlanan eğlence programlarının, Türkçe diksiyon ve fonetik kuralları bağlamında incelenmesi ve dinleyicilerle sunucularda farkındalık yaratılmasıdır. Bu bağlamda, en çok dinlenen radyo istasyonları arasında 4 eğlence programı seçilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda sunucuların oldukça fazla sayıda konuşma hatası yaptığı tespit edilmiştir. Hataların sıklığı ve yoğunluğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular tablolar halinde sunulmuş, bulguların ayrıntılı analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuca bağlı olarak önerilere yer verilmiştir.

DiksiyonEğlencelerRadyo+4
Turgut Onarır
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni türk sinemasında aile konulu filmlerde itaatkâr özne inşası

Özneyi yorumlamaya, öznenin mahiyetine, onu kuran yapılara, onu inşa eden dinamiklere ilişkin akıl yürütme, nesnesi insan olan modernite öncesi çoğu düşünce okulunun ve modernitenin kurduğu bilimsel disiplinlerin merkezi meselesini oluşturmuş ve düşünce tarihi kadar eski olan bu sorunsalın çevresinde koca bir arşiv birikmiştir. Öznenin verili bir öz mü yoksa inşa edilen bir form mu olduğuna ve onu inşa eden dinamiklere ilişkin bu arşiv kapsayıcı iki kampta kümelenir. Özneyi tamamıyla bütün ve bağımsız bir varlık olarak anlama fikri, rasyonel aklı düşüncesinin merkezine yerleştiren Aydınlanma projesiyle özdeşleştirilirken, 20. yüzyıl düşünürleri, sosyal kuramcıları ve kültürel çalışmalar alanındaki kuramcıların tamamı özneyi bir inşa olarak ele alır. Öznenin bir inşa olduğu tezini ileri süren ve 20. yüzyılın sonlarına doğru egemen olan iki öznellik projesinden birisi içsel süreçlere vurgu yapan psikanaliz ve diğeri ise iktidar ilişkilerine, söylemsel formasyonlara ve kurumsal pratiklere odaklanan Foucault'nun öznellik projesidir. Foucault'cu perspektifte kişi, bir takım inanış, arzulama, hissetme, eyleme, davranma biçimlerinden oluşan deneyim alanlarının özne pozisyonuna kendisini yerleştirdiğinde belirli bir formda özneleşmiş olur. Ona göre öznel deneyimin inşası süreci söylemsel pratikler, söylemsel olmayan pratikler ve etik aks olmak üzere üç formasyondan oluşur. Foucault etiği kişinin kendiliğiyle kurduğu bilinç ilişkisi olarak ifade eder. Diğer bir deyişle, söylemsel olan formasyonlar ve söylemsel olmayan pratiklerin sınırlarını çizdiği deneyim alanlarında kişi kendiliğiyle ilişki kurduğunda özneleştirilmiş olur. Bu, sosyal süreçler tarafından belirlenen edilgen bir öznelliği ima eder. Fakat Foucault'ya göre insan, öznelliğini inşa eden süreçlere ve kendisine son iki yüzyıldır dayatılan özne pozisyonlarına direnebilir. Bu ise eleştirel tavır gerektiren, sürekli bilinçli bir çabayı ve kendilik tekniklerini içeren, adına kendilik kültivasyonu dediği pratiklerle ve etik hayat tasarımıyla mümkündür. Ona göre etik ahlaki kodlar veya kurumsal buyruklar değil, kendilik inşa etme yoluyla ulaşılan özgürlüktür. Foucault'nun projesi, işte bu özgürleştirici tavrı nedeniyle tezimin kuramsal yaklaşımının merkezinde konumlandı. Öznel deneyimin inşası yoluyla öznelliğin inşası ilk başta aile kurumunda gerçekleştiği için, aile içerisinde çalışan iktidar teknolojilerinin ve boyun eğdirme stratejilerinin neler olabileceği, bu yollarla itaatkârlığın ilk başta ailede nasıl inşa edilebileceği tezimin araştırma nesnesi oldu. Ailenin, özellikle filmlerdeki ailenin itaatkâr özne üretme makineleri oldukları tezini ileri sürdüm ve bu makinenin teknolojisini ortaya koymaya çalıştım. Öznellik inşasını Foucault'cu kuramla açıkladığım için, kuram yöntem bakımından bana yardımcı oldu ve analizimde Foucault'cu söylem analizi yöntemini kullandım. Foucault'cu söylem analizi, verili söylemleri önce teşhis etmeyi, ardından bu söylemleri meydana getiren iktidar mekanizmalarını ve pratiklerini ortaya çıkarmayı ve bütün bunların inşa ettiği hakikatlerin ve her türden verili genel kabullerin tarihsel kurgu olduklarının anlaşılması süreçlerini kapsar. Bu açıdan yöntem ailede itaatkâr öznelliğin ne tür dinamiklerle inşa edildiğini ortaya koyabilmem için en uygun yöntemdi. Yeni Türk Sanat Sinemasında 1996-2018 yılları arasında ulusal ve uluslararası büyük festivallerde ödül alan ve tezin araştırma evrenini oluşturan toplamda yüz yirmi film arasından, anlatısının merkezine aileyi konumlandıran on bir adet film tezimin örneklemi oldu. Bu filmlerde disiplin teknolojilerini ve itaatkâr öznellik inşası süreçlerini analiz ettim. Filmlerde ataerkil aile ve modern aile olmak üzere iki tür aile formu ortaya çıktı. Ataerkil ailede iktidar baba figüründe bedenleniyor, modern ailede ise iktidar merkezini kaybediyordu. Aile içinde bedene uygulanan fiziki şiddetten, psişeye uygulanan rıza üretmeye kadar değişen düzeylerde disiplin tekniklerinin çalıştığı, disipline edilmemiş olan öznelerin cezalandırılarak ahlaki normların korunduğu ortaya çıktı. Filmlerde birkaç istisna hariç, bütün bu süreçlere direnişin ya kriminal alanda veya psikiyatrik alanda gerçekleştiğini, dolayısıyla egemene direnişin imkânsızlığının kurulduğunu gördüm. Filmlerin tamamının aileyi altı tarafı duvarla çevirili bir 'azap küpü' olarak kuran; sıkıntılar, sorunlar, cezalandırmalar, tahakküm, şiddet, aşağılamalar ve cinayetlerin mekânı olarak kuran söylemler inşa ettiği ortaya çıktı. Bu bulgulardan hareketle çalışmamın sonucunda, filmlerdeki ailenin itaatkâr özne üreten bir makine gibi çalıştığını; bütün o boyun eğdirme ve disiplin teknolojileri yoluyla itaatkâr özneler ürettiğini; üstelik bu yönüyle aile filmlerinin baskın olanı eleştirerek özneyi güçlendirmek yerine özneyi zayıflattığını ortaya koydum.

AileSinemaTürk sineması+4
Serdar Gezer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon reklamlarında çocukluk kavramının dönüşümü

Toplumsal yaşamdaki değişim ve dönüşümler, enformasyon aktarıcısı konumunda olan kitle iletişim araçlarına ve onların aktardıkları içeriklere de yansımaktadır. İçinde bulunduğu toplumsal bağlamı yansıtan bu içeriklerle birlikte, başat değerler yeniden inşa edilmektedir. Bu içeriklerin başında da televizyon reklamları gelmektedir. Televizyon reklamları, bir tanıtım aracı olarak görülse de, alt metin bağlamında hâkim sistemin değerlerini empoze etmektedir. Bu durumdan en kolaylıkla etkilenen kesim olarak çocuklar gösterilebilmektedir. Bu çalışmada, 2014-2016 yılları arasında yayınlanan ''Koton'' firmasının ''Kids'' koleksiyonuna ait olan çocuklara yönelik televizyon reklamlarındaki çocuk temsilleri, araştırmanın odağına alınmaktadır. Örneklem olarak inceleme altına alınan veriler, Frankfurt Okulu teorisyenlerinin ortaya koyduğu kültür endüstrisi kavramı tarihsel süreç bakımından başlangıç kabul edilerek, tüketim toplumuna ve postmoderniteye ilişkin kuramsal çerçeve kapsamında incelenmektedir. Çalışmada ayrıca çocukluk ve aileye ilişkin temsil biçimlerinin moderniteden postmoderniteye geçiş sürecinde ne şekilde bir dönüşüm gerçekleştirdiği, aile, çocuk ve otorite üzerine geliştirilmiş sosyolojik yaklaşımlardan hareketle ele alınmaktadır. Bu çerçevede televizyon reklamlarındaki temsillerin çözümlenmesinde, sosyo-kültürel ve psikanalitik anlam çerçevesini ortaya koymak açısından göstergebilimsel analizden de yararlanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocukluk, Medya, Televizyon reklamları, ''Koton Kids'' reklamları.

DönüşümErken çocukluk kaybıReklamlar+6
Evren Değerli
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

2010 sonrası Türk sinemasında yönetmen odaklı filmlerde zaman-mekân-hareket kavramlarının incelenmesi

Bu çalışma mevcut gerçekliğin film araçları ile estetize edilerek sinemaya özgü bir biçimde yeniden yaratıldığını göz önünde bulundurmakta ve yaratım sürecindeki etkisini ön plana çıkararak yönetmenin konumunu sinemasal gerçeklik kavramı etrafında tartışmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, gündelik hayatta olduğu gibi sinemada da gerçekliği meydana getiren üç temel unsur olan zaman-mekân-hareket kavramlarına ilişkin tanımlara ve kuramsal yaklaşımlara değinilmektedir. Kavramların felsefe tarihi içindeki gelişiminin açıklandığı bu bölümde, felsefe ve sinema arasında ilişki kurulmakta ve sinemanın bir 'zaman sanatı' olduğunu iddia eden Fransız filozof Gilles Deleuze'ün düşünceleri irdelenmektedir. Bununla birlikte, çalışmanın konusunu oluşturan kavramlar, farklı sinema kuramları açısından da ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde, sinemada 'yönetmen odaklı' yaklaşımlara ilişkin tanımlara yer verilerek, yönetmenin 'sanatçı' ya da 'yaratıcı' olarak kabul edildiği tek kuramsal yaklaşım olan auteur düşünce tartışılmaktadır. Sinemanın mevcut gerçekliği film araçları ile yeniden yarattığını ve benzerlik derecesi ne olursa olsun bu gerçekliğin sinemaya özgü olduğunu ifade eden sinemasal gerçeklik kavramı, auteur kuramıyla ilişkili olarak irdelenmektedir. Bu bağlamda, zaman-mekân-hareket gibi film evrenini oluşturan temel unsurların senaryo, çekim ve kurgu gibi yaratıcı süreçlerde yönetmen tarafından nasıl biçimlendirildiği araştırılmaktadır. Bu bölümde Türk sinema tarihine ilişkin yönetmen odaklı bir değerlendirme yapılması da amaçlanmaktadır. Üçüncü bölümde ise, 2010 sonrası Türk sinemasında senaryo, çekim ve kurgu aşamalarında doğrudan yer aldığı tespit edilen Pelin Esmer, Nuri Bilge Ceylan, Reha Erdem, Zeki Demirkubuz ve Semih Kaplanoğlu'ndan oluşan beş yönetmenin son filmleri olan İşe Yarar Bir Şey (2017), Ahlat Ağacı (2018), Koca Dünya (2016), Kor (2016) ve Buğday (2017) zaman-mekan-hareket unsurları çerçevesinde irdelenmektedir.

HareketMekanSanat felsefesi+5
Alper Erçetingöz
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir popüler kültür ürünü olarak instagram ve dijital hikaye anlatımı: İzmir'de amatör bisikletçilik ve fotoğraf paylaşımı üzerine bir inceleme

Bu çalışma İzmir kentinde amatör bisiklet turlarına katılan bireylerin gündelik yaşam pratiklerine dair deneyimlerini ve bu deneyimlerini Instagram sosyal medya uygulamasında paylaştıkları fotoğraflar aracılığıyla hikayelendirmelerini anlamlandırmayı hedeflemektedir. Çalışma epistemolojik olarak niteliksel yaklaşımdan faydalanmaktadır. Araştırmanın ampirik boyutunu katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşmelerden oluşan altı aylık bir alan çalışma oluşturmaktadır. Bu alan çalışması sonucunda toplanan bulgular kuramsal olarak kültür teorileri, dijital hikaye anlatıcılığı tartışmaları ve sosyal medya kuramları bağlamında incelenmiştir. Çalışma İzmir'de bisiklet turlarına katılan bireylerin Instagram hesapları aracılığı ile gündelik yaşam pratiklerini hikayelendirdiklerini tespit etmiştir. Çalışma bu hikayelendirme deneyimlerinin büyük ölçüde yeni iletişim teknolojilerinin bireylere sunduğu imkanlarla ilişkili olduğunu savunmaktadır.

BisikletDijital öykülemeFotoğraf paylaşımı+6
Aylin Karanfil
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

2000 sonrası dönemde Türk televizyon dizilerinde tüketim ideolojilerinin temsili

Genellikle Postmodernizm tartışmaları başlığı altında başlıca meseleler postmodern perspektifler içerisinde bazı önemli noktalar üzerinde çalışmakta ve bir alan mücadelesi vermektedir. Bu önemli noktalardan bazıları; 1) Gösteren & gösterilen bağı çökmüş ve gerçeklik ile anlam arasındaki bağ kaybolmuştur. 2) Modern öznellik parçalanmış ve imaj yönelimli dünya, tüm özneleri tüketim göstergeleri ile çevrelemiştir. 3) Tüm modern bütüncül perspektifler –marksizm dâhil tüm modern ideolojiler- postmodern yönelimli söylemlerce kabul görmemektedir. 4) Bugünün postmodern dünyası imaj yönelimli dünya olarak, tüm ilerici modern rasyonel özne değerleri, toplumsal ideolojiler, toplumsal gerçeklikler v.b. postmodern alanda kitle iletişim araçları yoluyla toplumsal etkileşimli simgesel dünyaya dayanan bir yönden, sanal sinyal simülasyon yöne doğru dönüşmektedir. İmaj yönelimli –ya da postmodern- dünya kitle iletişim araçları vasıtasıyla meydana gelmektedir. Türk televizyon dizileri postmodern kültürel tüketim değerleri ve postmodern temaları yerli yapım diziler yoluyla içeriklerinde taşımaktadır. Bu araştırmada Türk ana akım televizyon istasyonları, TRT, FOX, KANAL 7, STAR TV ve SHOW TV kanalları üzerinden yayın yapan Türk televizyon dizileri arasından örneklem oluşturulmuştur. Tüm Türk televizyon dizileri niteliksel içerik analizi ile çözümlenerek, bu televizyon dizilerinin postmodern tüketimci ideolojik değerlerinin toplumsal düzlemde yansıması ve fenomenolojik karakteristiğini görmek için niteliksel içerik analizi yoluyla çözümleme yapılmıştır.

Gösterişçi tüketimKültürel tüketimPostmodernizm+5
Koray Çankaya
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Wes Anderson filmlerinde mizansen kurulumu

Auteur kuramı, yönetmenin filmin tek yaratıcısı konumunda olduğu bir sinema düzenini ifade etmektedir. Yönetmenin kişisel üslubunun filmlerinde tanınabilmesi, kuramın en önemli şartını oluşturmaktadır. Kuramın ortaya çıkışından itibaren auteur olarak değerlendirilen yönetmenlerin filmleri incelenerek, bir yönetmenin hangi şartlarda auteur olarak değerlendirileceği sorusu tartışılmıştır. II. Dünya Savaşı sonrası ülkelerindeki sinema yaratım sürecinden rahatsız olan Fransız eleştirmenlerce ortaya atılan auteur yaklaşımı, zamanla uluslararası anlamda kabul görerek sinemanın ve yönetmenin değerini arttıran eleştirel bir kurama dönüşmüştür. Wes Anderson, çağdaş Amerikan sinemasının önemli auteur yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı filmlerde tanınabilmesini sağlayan, mizansen unsurlarında dikkat çeken kişisel tercihleri, yönetmenin araştırma konusu olarak seçilmesini sağlayan önemli faktörlerden biridir. Dekor, kostüm, set tasarımı, kamera hareketleri ve kompozisyon konusundaki özgün tercihleri, örneğin yönetmeni diğer yönetmenlerden ayıran renk tercihleri, onun günümüz sinemasında önemli bir başarı ve takipçiye ulaşmasını sağlamıştır. Çalışmanın birinci bölümünde auteur kuramın tanımı ve ortaya çıkış süreci ele alınırken, ikinci bölümde sinemada mizansen unsurlarının çeşitleri ve teknik tanımlara yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise, auteur yönetmen tanımına uyan filmleriyle Wes Anderson'ın, çektiği dokuz uzun metrajlı filmin mizansen yapıları ve sinematografik unsurları incelenerek, araştırma konusunun temelini oluşturan irdeleme ve karşılaştırmalar gerçekleştirilmiştir.

Amerikan sinemasıAnderson, WesFilm+3
Engin Altun
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Modernleşme kuramı çerçevesinde Türk sinemasında gündelik hayat

Gündelik hayat, her gün farkında olmadan tekrar ettiğimiz faaliyetlerden oluşmaktadır. Ancak toplumsal yaşam içinde bireyin önemsizmiş gibi görünen gündelik hayat pratiklerini veri alanı olarak kullanmak ve analiz etmek toplumsal yapıyı, işleyişini, aksaklıkları anlamak ve bunlar için çözüm yolları üretmek açısından önemlidir. Dolayısıyla gündelik hayat ve gündeliklik kavramları, gündelik olarak yapılan tekrarlı etkinliklerin çok ötesinde modernlik, modern kapitalist üretim sistemi ve ona özgü kentleşme, mekân, üretim, tüketim, zaman gibi temel kavramlarla birlikte ele alınmalıdır. Bu bakımdan gündelik hayat kavramı için bir başlangıç noktası belirlemek gerekirse bunu kapitalist sistemin kendini iyiden iyiye gösterdiği sanayileşme ile başlatmak gerekir. Bu çalışmanın temel hedefi modernleşme ve sanayileşmeye yönelik olarak atılan adımların, özellikle üretim süreci ve mekanizmalarında yaşanan değişimlerin Türk insanının gündelik hayat pratiklerinde neden olduğu değişimleri gözlemlemek ve değerlendirmektir. Çünkü Cumhuriyetin ilk kurulduğu andan itibaren Batılı ölçekte gelişmek, ekonomik, yaşamsal, hukuksal, askeri, siyasi ve sosyo-kültürel anlamda modernleşmek, sanayileşmek modernliğe ulaşmadaki temel hedefler olarak algılanmıştır. Bunu başarmak adına uygulanan politikalar, ideolojiler, seçilen üretim biçimleri, insanların gündelik hayatlarını, gündelik pratiklerini ve rutinlerini de değiştirmiş ve değiştirmeye devam etmektedir.Bu amaçla,geleneksel toplum yapısından modern toplum yapısına doğru hızlı bir değişim ve gelişim yaşayan ve hala bu sürecin içinde olan Türkiye'nin toplumsal yapısının modernleşme kuramına göre çerçevesi çizilmiş; bu kuramın içsel öğeleri temelinde gündelik hayatın Türk sinemasında nasıl kurgulandığı, nasıl sunulduğu, dönemin Türkiye'sinde gerçek karşılığının olup olmadığı sorgulanmayaçalışılmıştır. Bunun için kentleşme, mekân, üretim, tüketim ve zaman kavramları temel alınarak sanayileşme, modernleşme, küreselleşme gibi kapitalist üretim süreçlerini yaşayan ve gündelik hayatı da buna bağlı olarak değişen Türkiye'nin koşullarının sinemadaki yansımalarına odaklanmaya çalışmak, izlenecek yol olarak belirlenmiştir. Örneklerin seçiminde modernleşme politikalarının toplum ve bireyler üzerindeki etkileri, ülkede yaşanmakta olan geleneksel – modern ikilemini ortaya çıkaracak göç filmleri ya da taşradan büyük kente yerleşmiş, kente tutunmaya çalışan insanların öykülerini anlatan filmler arasından seçilmesine gayret edilmiştir.

Günlük yaşamModernleşmeSinema+1
Eylem Beydoğan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00