Manisa Celal Bayar University
Discipline

Department of Primary Education

Manisa Celal Bayar University

2,039

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve iş yaşamındaki yalnızlık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve iş yaşamındaki yalnızlık düzeylerinin incelenmesidir. Çalışmada ayrıca cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, eğitim durumu ve okutulan sınıf düzeyi gibi çeşitli değişkenlerle iş doyumu ve iş yaşamında yalnızlık arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ve Erzurum il merkezlerinde bulunan toplam 415 sınıf öğretmeni üzerinde yürütülmüştür. İlişkisel tarama modelinde tasarlanmış araştırmada verilerin toplanması için Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve İş Yaşamında Yalnızlık Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler paket veri programına girilerek üzerinde istatistiksel işlemler yapılmıştır.Araştırma kapsamında öğretmenlerin yüksek düzey iş doyumuve içsel doyuma, orta düzey dışsal doyuma sahip oldukları tespit edilmiştir. İş doyumu ile cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem, eğitim durumu ve okutulan sınıf düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Öğretmenlerin düşük düzey iş yaşamında yalnızlık, duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlığa sahip oldukları tespit edilmiştir. İş yaşamında yalnızlık ile medeni durum, eğitim durumu ve okutulan sınıf düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Ancak öğretmenlerin cinsiyet ve mesleki kıdemlerinin yalnızlık düzeylerini ve alt boyutlarını istatistiksel olarak etkiledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ile iş yaşamında yalnızlıkları arasında negatif yönde yüksek düzeyde ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Sınıf öğretmenliğiYalnızlıkYalnızlık düzeyleri+3
İbrahim Gafa
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi tutum ölçeğinin geliştirilmesi ve öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutumları ve görüşleri

Bu çalışma ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersi tutum düzeylerini tespit etmeye yönelik bir ölçek geliştirmek, geliştirilen bu ölçekle öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutum düzeylerini farklı değişkenler boyutuyla saptamak ve ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Genel hatları ile "betimleyici araştırma" yöntemi kullanılan bu çalışmada veriler hem nicel hem de nitel yöntemlerle elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda dört ve nitel boyutunda bir çalışma grubu ile çalışılmıştır. Nicel boyutunda çalışma grupları 355 (AFA), 264 (DFA), 61 (test-tekrar test) ve 290 (tutum belirleme) öğrenciden oluşmuştur. Nitel boyutta 58 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Verilerin analizlerinde SPSS 22.00, Lisrel ve MAXQDA programlarından yararlanılmıştır. Elde edilen verilere göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: 1.Açımlayıcı faktör analizine göre geliştirilen ölçeğin toplam varyansın %46.30'unu açıkladığı, her bir faktörün en az %2 özdeğere sahip olduğu, yine her bir faktörün toplam varyansın en az %14'ünü açıkladığı, her bir faktörün en az beş madde ile temsil edildiği, toplam 16 sorudan ve üç faktörlü bir yapıya sahip olduğu tespit edilmiştir. 2. Üç faktör birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip ve ölçeğinin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .81'dir. 3. Tutum ölçeğinin test tekrar test sonuçları ölçeğin güvenilir olduğunu göstermektedir. 4. Tutum ölçeğindeki faktörler "hayat bilgisi dersine yönelik olumsuz tutumlar", "hayat bilgisi dersine yönelik olumlu tutumlar" ve "hayat bilgisi dersi içeriğine yönelik olumlu tutumlar" şeklinde isimlendirilmiştir. 5. DFA'ya göre ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .88'dir. 6. Hayat bilgisi dersi tutum ölçeğinin DFA ile elde edilen verilerinden 5 tanesi kabul edilebilir ve 6 tanesi mükemmel düzeydedir. 7.İlkokul 2.ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu, derse yönelik tutum düzeylerinin cinsiyet, anne ve babanın eğitim durumu, anne ve babanın meslek durumuna göre farklılaşmadığı, öğrenim gördükleri sınıfa göre 3. sınıf öğrencilerinin tutum düzeylerinin 2. sınıflara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. 8. İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencileri hayat bilgisi dersini; çok güzel bir ders, sevdiğim ders, eğlenceli bir ders, hayatımız ile ilgili bir ders, tarihi (geçmişi) öğreten bir ders, günlük hayat ile ilgili bir ders, Atatürk'ü anlatan bir ders, trafik kurallarını öğreten bir ders, teknolojiyi kullanmayı öğreten bir ders, çok şey öğrenilen bir ders, zor bir ders, önemli bir ders ve gereksiz bir ders şeklinde betimlemişlerdir. 9. İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersinde; fen bilimleri, sosyal bilimler, düşünce ve değerler, hayat, günlük yaşam ve eşyalar ile ilgili konuları öğrenmek isteğindedirler.

Hayat bilgisi dersiTutum ölçekleriÖlçek geliştirme+4
Döndü Oker
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Jean-Jacques Rousseau'nun emile eserinde hayat bilgisi dersine ve eğitime yönelik düşünceleri

17. yüzyılda yaşayan Jean Jacques Rousseau'un Emile eseri eğitim ile ilgili birçok önemli unsuru barındırmaktadır. Bu eserde özellikle 1. ve 2. kitapların hayat bilgisi dersinin öğretimi konuları ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Araştırmanın amacını Jean Jacques Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersine ve eğitime yönelik düşüncelerinin tespit edilmesi oluşturmaktadır. Bu amaç çerçevesinde araştırmada nitel araştırma modeli benimsenmiş ve doküman analizi işe koşulmuştur. Araştırmanın veri kaynağını Jean-Jacques Rousseau'nun Emile eserinin 1. ve 2. kitabı oluşturmuştur. Araştırmada doküman analizi ile elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibidir: 1. Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersinin amacına yönelik olarak 14 yerde düşünceleri olduğu tespit edilmiştir. Bunlar; mutlu birey yetiştirmek (8), çocuğun kendini tanımasını sağlamak (2), hayatı öğretmek (2), iyi insan yetiştirmek (1) ve etkili vatandaş yetiştirmek (1) şeklinde kategoriler altında yer almıştır. 2. Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersinin içeriğine yönelik olarak 76 yerde düşünceleri olduğu belirlenmiştir. Bunlar; düşünce ve değerler (33), fen bilimleri (12), toplum bilimleri (12), eşya eğitimi (10), doğa, toplum, eşya (9) şeklindedir. Hayat bilgisi dersinin içeriğini oluşturan "sanat" kategorisine ait herhangi bir görüşe rastlanılmadığı tespit edilmiştir. 3. Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersinin içeriğini oluşturan düşünce ve değerlere yönelik olarak 2018 hayat bilgisi dersi öğretim programındaki kök değerlerden 7'sine [vatanseverlik (5), sevgi (2), sabır (2), adelet (1), dürüstlük (1), sorumluluk (1) ve öz denetim (1)] ait düşüncelerinin olduğu, 3'üne [saygı, dostluk ve yardımseverlik] ait düşüncelerinin olmadığı belirlenmiştir. 4. Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersinin içeriğinin oluşturulmasında dikkate alınan unsurlara yönelik olarak 140 yerde düşünceleri olduğu tespit edilmiştir. Bu düşüncelerden "eğitim biliminin özellikleri" kategorisinin 122 kez geçtiği görülmektedir. Bu kategoriyi öğrencinin içinde bulunduğu ortam (13) ve hazırbulunuşluk (4) kategorileri izlemiştir. Hayat bilgisi dersinin içeriğinin oluşturulmasında dikkate alınan unsurlardan "kazanımlar" kategorisine ait herhangi bir görüşe rastlanılmamıştır. 5. Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersinin içeriğinin oluşturulmasında dikkate alınan unsurlardan eğitim biliminin özelliklerine yönelik olarak 122 yerde düşünceleri olduğu ve bu düşüncelerinin 7 ana kategori [dil gelişimi (37), ahlaki gelişim (18), duygusal gelişim (17), zihinsel gelişim (16), fiziksel gelişim (15), kişilik gelişimi (12) ve sosyal gelişim (2)] altında toplandığı görülmüştür. 6. Rousseau'nun Emile eserinde hayat bilgisi dersi öğretim ilkelerine yönelik olarak 46 yerde düşünceleri olduğu ve bu düşüncelerin 9 öğretim ilkesi [çocuğa görelik (27), hayatilik (5), temerküz (4), mahallilik (3), ayaniyet (3), bilinenden bilinmeyene (1), somuttan soyuta (1), kolaydan zora (1) ve yakından uzağa (1)] altında toplandığı tespit edilmiştir. 7. Rousseau'nun Emile eserinde eğitime bakışı ile ilgili olarak 106 yerde düşünceleri olduğu ve bu düşüncelerin 25 kategori altında toplandığı tespit edilmiştir. Bu kategorilerden "yaparak yaşayarak öğrenme" (26) en çok ifade edilen olurken bu kategoriyi "okul" (25), "eğitim yanlışları" (7) ve "eğitimde süreç" (6) kategorileri izlemiştir.

Edebi eserlerEdebi metinlerEmile+4
Gamze Cebeci
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik sosyal bilgiler öğretmenlerinin inançları

Bu araştırma sosyal bilgiler dersi öğretiminde okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik sosyal bilgiler öğretmenlerinin inançlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel betimsel tarama modelindeki bu çalışmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Çorum ili ve 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili merkez ilçe ve merkez ilçeye bağlı köylerdeki ortaokullarda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmada herhangi bir örneklem seçim yöntemi kullanılmadan evrenin tamamı olan 232 sosyal bilgiler öğretmeni ulaşılması hedeflenmiş; ancak araştırmaya katılmayı kabul etmeme, araştırmanın yapıldığı tarihlerde okula gelmeme, yönetici olarak görevli olma gibi nedenlerle toplam 164 sosyal bilgiler öğretmenine ulaşılabilmiştir. Araştırma kapsamında sosyal bilgiler öğretmenlerinin, sosyal bilgiler dersinde okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik inançlarını belirlemek için Yıldırım (2016) tarafından geliştirilen "branş öğretmenlerinin okuma becerilerini kendi öğretim alanlarında kullanmalarına yönelik inançları" adlı ölçek uyarlanarak kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde SPSS 25.00 (Stastical PackageFor Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak, elde edilen verilerin çözümlenmesinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( ) ve standart sapma (SD) dağılımları hesaplanmıştır. Bununla birlikte, çoklu değişkenlerle karşılaştırma yapmada verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine kolmogorov smirnov normallik testi ile bakılmış ve verilerin normal dağılım göstermediği görülerek iki değişkenli karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla değişkenlerde de Kruskal-Wallis H testi analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik sosyal bilgiler öğretmenlerinin inançlarının aritmetik ortalamasının 5,43 olduğu tespit edilmiş ve buna göre de sosyal bilgiler öğretmenlerinin, okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik düşünceleri "Katılma Eğilimindeyim" boyutunda ortaya çıkmıştır. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik inançlarının; cinsiyete, mezun oldukları bölüme, mezun oldukları fakülteye ve görev yaptıkları vilayete göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersinde okuma becerilerinin etkin kullanımına yönelik inanç düzeylerinin kıdeme göre farklılaştığı ve bu farkın en kıdemli öğretmenler lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Okuma becerileriSosyal bilgiler eğitimiÖrgütsel inanç sistemi+3
Derya Aydın
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin ve öğrencilerinin eğitim bilişim ağı (EBA) platformu hakkındaki görüşleri: Hatay ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Fırsatları Arttırma İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi ana bileşenlerinden olan eğitsel e-içerik sağlanması ve yönetilmesi amacıyla Yenilik Eğitim Teknolojileri Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından geliştirilen öğretmen ve öğrencilerin ücretsiz kullanımına sunulan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) eğitim platformunun yenilenen ve zenginleştirilen içeriğiyle ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Hatay'da Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Fatih Projesi altyapısı yer alan okullarda çalışan 180 öğretmen ve 1219 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 20 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde ve farklı değişkenlerin birbiriyle ilişkilerini göstermek için çapraz tablo kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'yı sık kullanmadığı, EBA'da içerik üretme, paylaşmadan ziyade var olan içeriği kullandığı, EBA'yı bilgisayar, akıllı tahtada en çok kullandığı, EBA kullanım süresi, eğitim türü, cinsiyetin EBA kullanımını pek etkilemediği, özellikle ders içeriği olan branşların EBA'yı kullandığı, EBA'da içerik, ders, kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı EBA'nın yararlı, gerekli ancak yetersiz olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin EBA'yı bilgisayarda daha çok kullandığı, EBA Ders, İçerik, E-Kurs bölümlerinin en sık kullanıldığı, sınıflar arasında kullanımda belirgin fark varken, cinsiyetler arasında farkın olmadığı tespit edilmiştir. Eğitsel oyun, çizgi film gibi değişik uygulamaların artması gerektiğini, konu anlatım videolarının sıkıcı olduğunu, EBA duvarım ve mobil uygulamanın geliştirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler ve öğretmenler yeni versiyon EBA'nın eskiye nazaran daha iyi olduğunu ancak yeni geliştirilen uygulamaların istenen düzeyde olmadığını belirtmişlerdir. EBA'da e-sınav, not değerlendirme, e-devlet gibi EBA'nın e-okul, mebbis vb. eğitimle ilgili uygulama yazılımlarının EBA'ya entegre edilmesi, kişilerin EBA'da dijital kimlik gibi resmi okul e-posta hesaplarının olması, EBA'nın öğrenciler ve öğretmenlerin erişmesi için internet bağlantısı gerektirmemesi EBA kullanımını arttırabileceği konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.

Akıllı tahtaEğitim Bilişim AğıHatay+5
Erdem Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul hayat bilgisi ve sosyal bilgiler ders kitaplarının toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi

Toplumsallaşma sürecinde bireylere cinsiyet rollerinin okul ve ders kitaplarının önemi büyüktür. Okul, kültürel ve toplumsal değerlerin aktarıldığı ve tekrar üretildiği ana mekân olarak, toplumsal cinsiyet kimliklerinin de olgunlaştırıldığı bir kurum durumundadır. Toplumsal cinsiyet rollerinin ilkokul düzeyinde okutulan ve içerik olarak hayatla iç içe olan sosyal bilgiler ve hayat bilgisi gibi iki önemli ders ve bu derslerde okutulan ders kitapları aracılığı ile yeni nesillere doğru aktarımının sağlanması oldukça önemlidir. Bu öneme binaen, gelecek nesillerin doğru yönlendirmelerle şekillenmesi adına çalışmamızın faydalı olması umulmaktadır. Çalışmamızda 2019-2020 eğitim öğretim yılında okutulan ilkokul 1., 2. ve 3. sınıf hayat bilgisi ve 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının toplumsal cinsiyet açısından çeşitli değişkenlere göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilkokul 1., 2. ve 3. sınıf hayat bilgisi ve 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarındaki metin ve görsellerde; bireylerle özdeşleştirilen nesne ve renklerin, bireylere çizilen davranış kalıpları ve aile içi rollerin, bireylerin meslek seçimlerinin, bireylerin kişisel uğraşı ve eylemlerinin toplumsal cinsiyet açısından değişkenlik gösterme durumlarına; bireyler toplumun cinsiyetlere bakış açısına göre etken veya edilgen olma durumlarına; dil içinde toplumsal cinsiyetin farklı değişkenlerine göre şekillenmiş olan kalıplaşmış ifadelerin yer alma durumlarına cevap aranmıştır. Söz konusu kitapların içeriğinde yer alan metin ve görsellerinin öğrencilere cinsiyet ifadeleri ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin görüş edindirme konusundaki rolünün tespiti çalışmanın temel hedefleri arasındadır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yapılmıştır. Çalışma boyunca taranan kaynaklardan elde edilen veriler içerik analizi (içerik çözümleme) yöntemiyle değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda inceleme kapsamında yer alan ders kitaplarındaki cinsiyet söylemlerinin kullanılış şekli ve toplumsal cinsiyet rollerinin sunuluşunun genel anlamda duyarlılıkla hazırlandığı fakat bu duyarlılık seviyesinin yeterli olmadığı neticesine varılmıştır.

Ders kitaplarıHayat bilgisiHayat bilgisi dersi+4
Kadir Sönmez
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma eğitimi alan çocuklarda eğitsel oyun kullanımı ile ilgili öğretmen görüşleri

Özel eğitim tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son dönemlerde daha çok önem verilen bir konu haline gelmektedir. Kaynaştırma sınıflarında özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına göre donanım ve destek hizmetleri sağlanması gerekirken, bu sınıflarda görev yapan öğretmenlerin de öğrencilerin gelişimi ve gereksinimlerine bağlı olarak uygun yöntemleri kullanması gerekli hale gelmektedir. Eğitsel oyunların gerek normal gelişime sahip öğrenciler ve gerekse özel gereksinimli öğrenciler açısından faydalı olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı kaynaştırma sınıflarında uygulanmakta olan eğitsel oyunların özel gereksinimli öğrencilere etkilerinin öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi ve önerilerinin sunulmasıdır. Araştırmada öğretmenlerin görüşlerine göre eğitsel oyunların faydası, uygulamada yaşanan zorluklar, oyunların seçimi ve normal öğrencilere etkisi gibi konulara cevaplar aranmıştır. Ayrıca öğretmenlerin yaş, mesleki tecrübe, kaynaştırma sınıfında görev yapma tecrübesi, kaynaştırma eğitimi hakkında özel eğitim veya kurs alma gibi durumları ile eğitsel oyun uygulamaları arasında herhangi bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Kırşehir ilinde görev yapan kaynaştırma sınıfında ders veren ve eğitsel oyunları derslerinde kullanan 30 öğretmenden oluşmaktadır. Nitel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile sağlanmış, veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin eğitsel oyunların faydasına inanmakla birlikte kaynaştırma eğitimi ve daha özel olarak bu eğitimde kullanılacak oyunlar konusunda büyük oranda eğitim eksiği bulunduğu, içinde bulundukları özel durum doğrultusunda sonuçları detaylı bir şekilde öngörülemeyecek halde eğitsel oyunları uygulamaya çalıştıkları görülmüştür. Bilgi eksiğinin giderilmesi, uygulama pratiğinin geliştirilmesi amacıyla özel kursların planlanması, özel gereksinimli öğrencinin ihtiyacına hitap edebilecek duruma özel oyunların geliştirilerek öğretmenlerin kullanımına sunulması önerilmiştir.

Eğitsel oyunlarKaynaştırma eğitimiÖzel eğitim+1
Zeki Yıldız
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik öz-yeterlik inanç düzeylerine göre fen eğitiminde kullanılan STEM etkinlikleri hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin öğretmenlik öz-yeterlik inanç düzeylerine göre fen eğitiminde kullanılan STEM uygulamaları hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın uygulanması 2016–2017 eğitim öğretim yılında Adana ilinde bulunan dört merkez ilçeden (Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam) amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi yöntemine başvurularak toplam 8 adet ilköğretim kurumundan toplamda 59 fen bilimleri öğretmenine ulaşılmıştır. Çalışmada ayrıca gönüllülük esası dikkate alındığından dolayı sadece 11 fen bilimleri öğretmeni görüşme yapmayı kabul etmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi ölçeği, Tschannen-Moran& Hoy (2001) tarafından geliştirilen Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan öğretmenlik mesleğine yöneliköz-yeterlikinancıölçeğivearaştırmacıtarafındangeliştirilen5açıkuçlusorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formundan elde edilen nitel verilerin analizinde, içerik analizi tekniklerinden olumsallık (ilişki) analizi tekniğine başvurulmuştur ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda fen bilimleri öğretmenlerinin öğretmenlik öz-yeterlik inanç düzeylerine göre fen eğitiminde kullanılan STEM uygulamaları hakkındaki görüşlerinin öğretmenlerin mesleki kıdemlerine ve öz-yeterlik inanç düzeylerine göre farklılaştığı görülmektedir. Anahtar kelimeler: Öz-Yeterlik, öğretmenlik mesleğine yönelik öz-yeterlik, STEM, hizmetiçi eğitim

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Nurseren Özmansur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algısı

Bu araştırma, Atatürk ve Atatürkçülük konularının öğretim sorumluluğunu üzerine alacak olan sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel betimsel tarama modelindeki bu çalışmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Ahi Evran, Bozok, Necmettin Erbakan, Gazi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitelerinin sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği 3. ve 4. sınıfında öğrenime devam eden öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini Ahi Evran, Bozok, Necmettin Erbakan, Gazi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitelerinin sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği 3. ve 4. sınıfında öğrenime devam eden 795 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algılarını belirlemek için Dönmez ve Hamarat (2014) tarafından geliştirilen ''Atatürk algısı ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizi için SPSS 25.00 (Stastical PackageFor Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, elde edilen verilerin çözümlenmesinde frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama (x̄) ve standart sapma (SD) dağılımları ve öğretmen adaylarının algı düzeylerini belirlemek için tek örnek t testi hesaplanmıştır. Bununla birlikte, çoklu değişkenlerle karşılaştırma yapmada verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine kolmogorov smirnov normallik testi ile bakılmış ve verilerin normal dağılım göstermediği görülerek iki değişkenli karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla değişkenlerde de Kruskal-Wallis H testi analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları sonucunda elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir: Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk'e yönelik algı düzeyleri ortalamasına bakıldığında "oldukça" boyutunda ve aritmetik ortalamasının 4.12 olduğu tespit edilmiştir. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk'e yönelik algı düzeylerinin belirlendiği bu çalışmada kullanılan veri toplama aracındaki 32 sorudan 15'ine öğretmen adaylarının "tamamen" boyutunda cevap verdikleri, 17 soruya da "oldukça" boyutunda cevap verdikleri anlaşılmaktadır. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algılarının; olumlu düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algılarının cinsiyet, devam edilen anabilimdalı, öğrenim gördükleri anabilim dalından memnun olma durumları ve öğrenim gördükleri üniversiteyi tercih etme sıralarına göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algılarının sınıf düzeylerine göre farklılaştığı ve bu farkın 4. sınıfta öğrenim gören öğretmen adayları lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, sosyal bilgiler ve sınıf öğretmenliği adaylarının Atatürk algılarının öğrenim gördükleri üniversiteye göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Atatürk, Atatürk algısı, sosyal bilgiler, öğretmen adayları

Aday öğretmenlerAlgıAtatürk+4
Ülkü Uyar
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik algıları, tutumları ve kaygı düzeyleri

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik algılarının, tutumlarının ve kaygı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma genel tarama modelinin bir alt türü olan betimsel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesinin sınıf öğretmenliği bölümünde 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören 160 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada öğretmen adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik algılarının belirlemesi amacıyla "Matematik Öğretimine Yönelik Öz-yeterlik İnanç Ölçeği", matematik öğretimine yönelik tutumlarının belirlemesi amacıyla "Matematik Öğretimi Tutum Ölçeği" ve matematik öğretimine yönelik kaygı düzeylerinin belirlemesi amacıyla "Matematik Öğretimi Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 22.00 paket programında yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterliliklerinin, tutumlarının ve kaygı düzeylerinin genel olarak yeterli düzeyde olduğu ve aralarında orta düzeyde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmeni adaylarının matematik öğretimine yönelik öz-yeterliliğin kişisel yeterlilik faktörüne katılıyorum düzeyinde; matematik öğretimine değer vermeye yönelik tutum faktörüne katılıyorum düzeyinde ve matematiği öğretmeye tutumdan kaynaklanan kaygı faktörüne katılıyorum düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Diğer taraftan araştırmada cinsiyet, sınıf düzeyi, matematik başarı notu ve genel başarı notu değişkenlerine göre matematik öğretimine yönelik öz-yeterlilik, tutum ve kaygı arasında anlamlı farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik öğretimi, öz-yeterlilik algısı, tutum, kaygı

Aday öğretmenlerKaygı düzeyiMatematik+6
Zehra Kazan Eroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve velilerin ödev vermeye yönelik algılarının incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul matematik öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve velilerinin ödev vermeye yönelik algılarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Karma yöntem araştırması olarak düzenlenen araştırmanın örneklemini, 2016–2017 eğitim – öğretim yılında Adana ilinde ansız olarak belirlenen ortaokullarda öğrenim gören 750 öğrenci, ortaokullarda matematik derslerine giren 120 öğretmeni ve ortaokullarda öğrencisi okuyan 170 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Matematik Dersi Öğrenci Ödev Algı Ölçeği (MDÖ1ÖAÖ), Matematik Dersi Öğretmen Algı Ölçeği (MDÖÖAÖ) ve Matematik Dersi Veli Ödev Algı Ölçeği (MDVÖAÖ) geliştirilmiş ve 2016-2017 Öğretim yılında belirlenen katılımcılara uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise verilerin toplanmasında yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış ve ölçeğin uygulandığı okullardan gönüllülük esasına göre belirlenen 25 öğrenci,12 matematik öğretmeni ve 9 öğrenci velisi olmak üzere toplam 46 kişi ile görüşmeler yapılmıştır. Nicel veriler için bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Mann Whitney- U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmış, nitel veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Nicel verilerin analizi sonucunda; Öğrencilerin matematik ödevlerine ilişkin algıları genel olarak olumludur. MDÖ1ÖAÖ'nin toplam puanların ortalamaları arasında cinsiyete göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. MDÖ1ÖAÖ'nin alt faktörlerinde ise anlamlı fark bulunmuştur. Ortaokul öğrencilerinin ödeve yönelik görüşleri incelendiğinde sınıf düzeyine göre anlamlı fark bulunmuştur. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik algıları olumlu bulunmuştur. Matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik cinsiyete göre anlamlı bir fark görülmemiştir. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik görüşleri mesleki kıdeme göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin ödevlendirmelere yönelik görüşleri mezun olunan yüksek öğretim programına göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ortaokul velilerinin matematik ödevlendirmelere yönelik algıları uygun olduğu görülmektedir. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri cinsiyete göre anlamlı fark bulunmamıştır. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri okulun bulunduğu bölgeye göre anlamlı fark bulunmamıştır. Velilerin matematik ödevlendirmelerine yönelik görüşleri öğrenim düzeylerine göre anlamlı fark bulunmamıştır. Nitel verilerin analizi sonucunda; Öğrencilerin matematik ödevlerini zamanında yapma nedenlerini ödevin test olması, öğretmenin davranışları ve matematiği sevme şeklindedir. Öğrenciler ödev kontrolünün arkadaşları tarafından yaptığını belirtmişlerdir. Öğrenciler ödevlerin gerekliliği olarak pekiştirme yapmak ve notumun yükselmesi şeklindedir. Öğrenciler ödev yaparken arkadaşlarından ve ders defterinden yararlandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler öğrencilerden test çözmelerini, defterden yararlanmalarını ve ödevi zamanında yapmaları tavsiyesinde bulunduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler ödev verirken ödevin kazanımlarla uyumlu olmasına, sınavın test olmasına ve sınıf seviyesine dikkat ettiklerini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin birçoğu ödev kontrolünü öğrenciye yaptırdığını ve ödevin ders başarısına etkisini olumlu olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin öğrencilerin konuyu pekiştirmeleri ve TEOG sınavına hazırlanması amacıyla ödev verdiklerini belirtmişlerdir. Veliler ödev kontrolünün öğretmenleri tarafından yapıldığını ve velilerin tamamı ödevin ders başarısını olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Velilerin birçoğu ödevi öğrenci faydası için gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Bazı veliler ise ödevi maddi yük getirdiği için gerekli değildir şeklinde görüş belirtmişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenler ödev verme stratejilerini benimsediklerini göstermektedir. Öğretmenlere ödev verirken nelere dikkat edeceği, ödevin amaçları ve ödev hakkında bilgilendirmek için hizmet içi eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Öğretmenler ödev verme sürecinde sınav odaklı bir yaklaşım sergilendiğini ortaya koymaktadır. Eğitim sistemimizde, bu durumun nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemeler yapılmalıdır. Velilerin ödev yönelik algılarının olumlu olduğu görülmektedir. Velilere öğrencilerin ödevlerine nasıl yardım etmeleri konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. Ödevlendirmelere ilişkin velilerin eğitim düzeylerine ve okulun bulunduğu bölgeye göre farklılaşma olmadığından okulların ödevle ilgili çalışmalar yapılarak veli okul işbirliği arttırmaları sağlanır Anahtar kelimeler: Ödev, ödev kontrolü, veli ve ödev, ödev algısı

Branş öğretmenleriEv ödeviMatematik öğretimi+5
Gökhan Uçar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yönteminin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırma, gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yönteminin ortaokul 6. Sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki başarılarına ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla nicel model kullanılarak tasarlanmıştır. Bu kapsamda, öğrencilere ön test – son test ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Adıyaman ilinde bulunan bir köy okulunun, 6/A ve 6/B sınıflarındaki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada deney ve kontrol grupları, akademik başarı ve cinsiyet dağılımı homojen olan 39 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deney ve kontrol grubunu, 2015-2016 öğretim yılı birinci dönem sonunda matematik dersi ortalaması birbirine yakın ve homojen dağılımları olan 6-A ve 6-B sınıfları oluşturmaktadır. Çalışmaları uygulama sürecinde deney grubunda gerçekçi matematik eğitimi destekli öğretim yöntemiyle 'Hacim Ölçme ve Sıvıları Ölçme Birimleri' konusu anlatılırken , kontrol grubuna ise 2015–2016 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun dersleri araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Veri toplama aracı olarak , 'Matematik Başarı Testi' ve 'Matematik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. 'Matematik Başarı Testi' ve 'Matematik Tutum Ölçeği' deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Gerçekçi matematik eğitimi uygulamalarının, öğrencilerin deney öncesi ve sonrasındaki 'Matematik Başarı Testi' ve "Matematik Tutum Ölçeği" puanlarında istatiksel bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Faktörlü Kovaryans Analizi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 kullanılmıştır. Bu verilerin yorumlanmasında p=0,01 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda, "Hacim Ölçme ve Sıvıları Ölçme Birimleri" konusunun öğretiminde deney grubuna uygulanan GME destekli öğretim yönteminin öğrencilerin başarılarını arttırdığı, kalıcılık ve tutumu etkilemediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi matematik eğitimi (GME), matematik öğretimi, matematik başarısı, hacim ölçme, sıvı ölçme birimleri

Akademik başarıGerçekçi matematik eğitimiMatematik başarısı+6
Tuğçe Ece Taş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sorun davranış gösteren öğrencilerin öğretmenlerine yönelik bilişsel kurguları: Bir repertuar ağı çalışması

Bu araştırma sorun davranış gösteren öğrencilerin öğretmenlerine yönelik bilişsel yapılarını belirlemeyi ve öğretmenlerini ideal olarak nasıl gördüklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın katılımcıları özel bir okulda görev yapan öğretmenler ile yaş ortalaması 10 olan ve dördüncü sınıfa devam öğrencilerdir. Katılımcı öğrencilerin belirlenme sürecinde, öğretmenlere "İstenmeyen Davranış Tarama" listesi doldurtulmuş ve böylece öğretmen görüşlerine dayalı sorun davranış gösteren 30 öğrenci belirlenmiştir. Araştırma sürecinin devamında dördüncü sınıf derslerine giren 26 öğretmene Çocuk Sevme Ölçeği ve Öğretmen Yeterlik Ölçeği uygulanarak, ham puanları listelenmiştir. Araştırmanın son aşamasında ise sorun davranış gösteren öğrencilerin, öğretmenlerine yönelik bilişsel kurgularını açığa çıkartmak adına Repertuar Ağı yöntemi uygulanmıştır. Verilerin analizinde, bilgisayar tabanlı analiz programı olan İdiogrid veri analizi programı kullanılmıştır. Araştırmanın modeli, idiyografik (iç geçerliği öncelleyen), tarzda bir nicel vaka analizidir. Araştırma, öğretmenlerin ideal öğretmene olan öklit uzaklık katsayısı, ideal-ideal olmayan öğretmenler için kullanılan kişisel yapılar ile ideal/ideal olmayan öğretmenlerin her iki ölçekten aldıkları puanları ortaya çıkarmayı hedeflemiştir. Araştırma sonucu, sorun davranış gösteren öğrenciler genel olarak öğretmenlerini ideal görmekle birlikte, araştırmaya katılan sadece 4 öğrencinin öğretmenini ideal öğretmen elementi ile bire bir eşleştirdiğini göstermiştir. Genel olarak ideal öğretmene yönelik kullanılan yapıların daha çok sevgi temalı olduğu, öğretmenin duyuşsal bileşen boyutuna dikkat çekildiği tespit edilmiştir. İdeal olarak görülen öğretmenlerin ölçek sonuçlarına bakıldığında Çocuk Sevme Ölçek sonuçlarının yüksek olduğu, ancak Öğretmen Yeterlik Ölçek sonucunun değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan 6 öğrenci öğretmenlerini ideal olmayan öğretmen olarak görmektedir. Paralel olarak bu öğrenciler için kullanılan yapıların olumsuz kişilik özellikleri ile temsil edildiği görülmüştür. İdeal olmayan öğretmenlerin ölçek sonuçlarına bakıldığında Çocuk Sevme Ölçek sonuçlarının düşük olduğu, ancak Öğretmen Yeterlik Ölçek sonucunun aynı şekilde değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak Sorun Davranış Gösteren öğrencilerin, kendileri ile olumlu iletişim kuran, kendilerini seven öğretmenleri ideal olarak gördükleri, ideal öğretmenlerin Çocuk Sevme Ölçek sonuçlarının yüksek olduğu, ideal olmayan öğretmenlerin ise Çocuk Sevme Ölçek sonuçlarının düşük olduğu söylenebilir. Sonuçta öğrencilerin önceliğinin alan yeterliliği yada mesleki uzmanlıktan öte sevgi ihtiyacı olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Repertuar ağı tekniği, sorun davranış, ideal öğretmen, Çocuk Sevme Ölçeği, Mesleki Yeterlik Ölçeği.

Mesleki yeterlilikProblem davranışRepertuvar Grid Yöntemi+7
Semiha Bağış
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan atasözü ve deyimlerin öğrencilerin dil kullanımına etkisi

Atasözleri, uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlerdir, deyimler ise genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Araştırmanın amacı ortaokul Türkçe ders kitaplarında kullanılan deyim ve atasözlerinin, öğrencilerin dil kullanımındaki etkisini betimsel analiz ve anket yöntemlerini kullanarak incelemek ve analiz etmektir. Araştırmada ortaokul Türkçe ders kitaplarında (5-7) yer alan atasözleri-deyimler ve geçiş sıklığı tespit edilmiştir. 1090 atasözü ve deyim belirlenmiş ve incelenen ders kitaplarındaki tekrar sıklıklarının toplamda 1686 olduğu görülmüştür. Şubat 2017- Mart 2017 tarihleri arasında 3 farklı ortaokulda, 964 öğrenciye anket uygulanmış verilen cevaplar betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin, likert tipi tutum ölçeğine verdikleri cevaplar ise IBM SPSS (Statistics Package For Socials Sciences) 23.00 paket programında değerlendirilmiştir. Çalışma sonucu olarak, elde edilen bulgulardan yola çıkarak öncelikle ortaokul Türkçe ders kitaplarının deyim bakımından zengin ancak atasözü bakımından oldukça yetersiz olduğu görülmüştür. Öğrenciler atasözlerini deyimlerden daha iyi tanımlamakta ve daha sık kullanmaktadır. Ancak anlamlı bir fark olmasa da bildikleri deyim sayısı atasözlerinin sayısından fazladır (146 deyim 479 kullanım sıklığı, 118 atasözü 1258 kullanım sıklığı). Öğrencilerin konuşma dilinde kullandığı kalıp sözler çarpıtılmış Türkçe kelimeler ve düzgün kullanılan İngilizce kelimeler ağırlıklıdır. Türkçeye verilen önem düşüktür. Öğrenciler yazı dilinde deyimleri sıklıkla kullanırken günlük konuşmalarında kalıp sözleri tercih etmektedir. Öğrencilerin yazı dili ve konuşma dili arasında fark tespit edilmiştir. Tartışma bölümünde araştırmadan elde edilen sonuçlar, ilgili araştırmalar kısmında kısaca bahsedilen benzer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Öneriler kısmında ise yazarlara yayınevlerine ve araştırmacılara bazı tavsiyelerde bulunulmuştur.

AtasözleriDers kitaplarıDeyimler+6
Nihan Nida Işık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve oluşumu konusunda kavram değişimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda altıncı sınıfta öğrenim gören işitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve evrelerin oluşum sebepleri konusundaki kavramsal anlama düzeylerini belirlemek ve bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim yönteminin işitme engelli öğrencilerin kavramsal değişimlerine etkisini incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılında, Adana ilinde bulunan bir yatılı işitme engelliler devlet ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunda dördü kız biri erkek toplamda beş tane altıncı sınıf öğrencisi yer almıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama düzeyini öğrenebilmek için ön görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim ve modellerle öğretimin ardından öğrencilerin kavramsal değişimlerini ortaya çıkarabilmek amacıyla son görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama seviyeleri araştırma süresince elde edilen veriler ışığında belirlenmiş kategorilere göre gruplandırılmıştır. Analizler sonunda Ay'ın Evreleri konusunda sahip olunan kavramsal anlama düzeyleri belirlenmiştir. Öğretim öncesi kavram yanılgıları çoğunlukta iken öğretim sonrasında kavram yanılgılarında azalma, bilimsel kavramalarda artış görülmüştür. İleride yapılacak olan benzer çalışmalarda da daha farklı öğretim yöntemleri denenebilir.

AyKavram yanılgısıKavram öğretimi+6
Ebru Karadağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gezici planetaryumların ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin bazı astronomi konularını öğrenimine ve astronomiye yönelik tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, gezici planetaryumların (gezegenevi) ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin "Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesindeki astronomi konularını öğrenimine ve astronomiye yönelik tutumlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılında Adana ili sınırları içerisinde bulunan orta sosyoekonomik düzeyde bir devlet ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, gezici planetaryumların etkililiğini sınamak için deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmaya 44'ü kontrol grubu ve 45'i deney grubu dahilinde olmak üzere toplam 89 öğrenci katılmıştır. Araştırma verileri toplanırken öğrencilerin astronomi konularındaki başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan 22 soruluk "Akademik Başarı Testi"; astronomiye yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla Zeilik ve arkadaşları (1999) tarafından geliştirilen ve Uçar ve Demircioğlu (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan beşli likert tipindeki 34 maddelik "Astronomi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Dersler kontrol grubunda mevcut öğretim yöntemleriyle işlenmiş, deney grubunda ise geleneksel yöntemlere ek olarak ünite bitiminden bir hafta sonra öğrencilerin okullarına gezici planetaryum sistemi getirilerek ünitedeki konulara yönelik gösterilere katılmaları sağlanmıştır. Ölçekler ünite konuları işlenmeden önce ve işlendikten sonra olmak üzere her iki grup öğrencilerine ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizi için IBM SPSS (Statistical Packet for Social Sciences) 22.0 programı kullanılmıştır. Başarı testinden ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler gezici planetaryumların öğrencilerin araştırma kapsamındaki ünite konularındaki akademik başarılarında geleneksel yönteme göre daha etkili olduğunu göstermiştir. Astronomiye yönelik tutumlarında ise ölçeğin alt boyutlarının tümünde deney grubu öğrencilerinin tutum puanlarının daha yüksek çıktığı görülmüş; ancak bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı ortaya konmuştur.

AstronomiFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+6
Gamze Başakcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf maddenin tanecikli yapısı ünitesinin öğretiminde süreç odaklı rehberli sorgulamayla öğrenme yönteminin öğrencilerin akademik başarıları, sorgulayıcı öğrenme becerisi algıları ve mantıksal düşünme becerileri üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı 6. sınıf Fen Bilimleri dersi "Maddenin Tanecikli Yapısı" ünitesinin öğretiminde Süreç Odaklı Rehberli Sorgulamayla Öğrenme (SORSÖ) yönteminin uygulanmasının öğrencilerin akademik başarılarına, mantıksal düşünme becerilerine ve sorgulama becerisi algılarına etkisini incelemektir. Çalışmada yarı-deneysel desenlerden eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim öğretim yılı güz döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya bir ortaokulun 6. sınıfında okuyan 54 öğrenci katılmıştır. Deney grubunda (n=29) fen bilimleri dersi maddenin tanecikli yapısı ünitesi SORSÖ ile öğretilmiştir. Bu yöntemde öğrenme döngüsüne uygun olarak hazırlanmış etkinlikler işbirlikli öğrenme yöntemi ile uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise (n=25) öğretmen merkezli bir yaklaşımla ders kitabındaki içerikler öğretmen tarafından aktarıldıktan sonra ders kitabındaki deneyler öğretmen tarafından yapılarak büyük sınıf tartışması ile tartışılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nicel veriler "Maddenin Tanecikli Yapısı Başarı Testi (MTYBT)", "Mantıksal Düşünme Grup Testi (MDGT)" ve "Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algısı Ölçeği (SÖBAÖ)" kullanılarak toplanmıştır. MTYBT, MDGT ve SÖBAÖ deneysel işlem öncesinde öntest ve deneysel işlem sonrasında sontest olarak uygulanmıştır. Nitel veriler ise deneysel işlem sonrasında deney grubundan seçilen öğrencilerle SORSÖ hakkındaki görüşlerini almak üzere yapılan görüşmelerle toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri tek yönlü ANOVA, Mann-Whitney U, bağımsız gruplar t-testi ile çözümlenmiştir. Görüşmelerle toplanan nitel veriler ise betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırma sonunda Süreç Odaklı Rehberli Sorgulamayla Öğrenme yönteminin süregelen öğretim proramına paralel olan yönteme göre 6. sınıf öğrencilerinin maddenin tanecikli yapısı ünitesindeki başarılarını arttırmada daha etkili olduğu, ancak mantıksal düşünme becerisi ve sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarında öğretim proramına paralel olan yönteme göre anlamlı bir etkiye sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. Görüşme sonuçları, öğrencilerin SORSÖ uygulamasındayöntemi eğlenceli buldukları; sosyalleşmelerinin, iletişim becerilerinin ve kendilerini ifade etme yeteneklerinin artırdığını ve daha kalıcı öğrenebildiklerini düşündüklerini göstermektedir. Yöntemin sınırlılığı olarak öğrenciler tarafından belirtilen özellikler ise materyal eksiklikleri, kişi eksikliği, grup rollerinden sapma ve grupların oluşturulmasında kendi isteklerinin göz önüne alınmaması şeklindedir. Anahtar Kelimeler: Süreç odaklı rehberli sorgulamayla öğrenme (SORSÖ), işbirlikli öğrenme, öğrenme döngüsü, maddenin tanecikli yapısı

Akademik başarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
Müge Özkanbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf elektrik ünite sinin öğretiminde kullanılan STEM etkinliklerine dayalı senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımının (STÖY) öğrencilerin akademik başarı, STEM disiplinlerine dayalı meslek seçmeye olan ilgisi ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına olan etkisi

Bu araştırmada ortaokul beşinci Sınıf Fen Bilimleri dersi 'Yaşamımızın Vazgeçilmezi: Elektrik' ünitesinin STEM etkinlikleri ile desteklenmiş Senaryo Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı (STÖY) ile gerçekleştirilmesinin öğrencilerin, akademik başarılarına, fen teknoloji matematik ve mühendislik mesleklerine yönelik ilgilerine ve fen öğrenimlerine yönelik motivasyonlarına anlamlı bir etkisi olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla deneysel karşılaştırma deseni kullanılmış, araştırmacı tarafından hazırlanan akademik başarı testi, Kier, Blanchard, Osborne ve Albert (2013) tarafından hazırlanmış ve Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü tarafından Türkçe'ye uyarlanmış fen, teknoloji, matematik ve mühendislik mesleğine yönelik ilgi ölçeği ve motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında beşinci Sınıfa devam etmekte olan deney ve kontrol gruplarında olmak üzere toplamda 50 öğrenci katılmıştır. Çalışmada deney grubunda STEM etkinlikleri ile desteklenen STÖY kullanılırken, kontrol grubunda akıllı tahtadaki videoların kullanıldığı yapılandırmacı eğitim gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda deney ve kontrol gruplarının akademik başarı testi puanları arasında anlamlı bir fark bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik meslekleri seçmeye yönelik ilgileri ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonları üzerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, fen bilimleri öğretimi, senaryo temelli öğretim

Akademik başarıFen bilgisi öğretimiMeslek seçimi+5
Merve Karcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sayılar ve işlemlerle ilgili öğrenci hatalarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sekizinci ve dokuzuncu sınıf öğrencilerinin üslü sayılar, köklü sayılar, rasyonel sayılar ve işlemlerle ilgili yaptıkları hataları belirlemek, bu hataları öğretmen görüşlerine dayalı olarak değerlendirmektir. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılı içerisinde Adana ili Ceyhan ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 37 ilköğretim okulu ve 33 ortaöğretim okulu arasından küme örnekleme yöntemi ile seçilen 3 ilköğretim okulu ve 3 ortaöğretim okulu ile yapılmıştır. Bu araştırma, seçilen resmi ilköğretim okullarına devam eden 302 sekizinci sınıf öğrencisi, ortaöğretim okullarına devam eden 309 dokuzuncu sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 611 öğrenci ve bu okullarda görev yapan 11 matematik öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler gönüllük esasına dayalı olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak öğrencilere uygulanan tanı testi ve öğretmenlere uygulanan görüşme formu kullanılmıştır. Tanı Testi, rasyonel sayılar, üslü sayılar ve köklü sayılarda doğal sayı önyargısının etkisini belirlemeye yönelik sıralama, işlem ve yoğunluk bölümlerinden oluşan 24 madde ve bazı maddelerde yer alan alt maddelerle birlikte toplam 44 maddeden oluşmaktadır. Görüşme formu ise öğrenci hatalarını daha iyi anlayabilmeyi sağlayacak sorulardan oluşturulmuştur. Tanı testinden elde edilen veriler nicel analiz teknikleri ile çözümlenmiştir. Bu bağlamda verilerin analizinde SPSS 16 paket programı kullanılarak betimsel istatistik yöntemleri (frekans, yüzde hesabı) ve t-testi kullanılmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler ise nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi ile çözümlenmiştir. Veri toplama aracından elde edilen bulgulara göre öğrencilerin, üslü sayılar, köklü sayılar ve rasyonel sayılarla ilgili başarılarının orta düzeyde olduğu, öğrencilerin genel olarak sayılarla ilgili hatalarını bir sonraki sınıf seviyesine de taşıdıkları görülmüştür. Sekizinci ve dokuzuncu sınıf öğrencilerinin üslü sayılar, köklü sayılar ve rasyonel sayılarla ilgili sorulardaki başarıları arasında anlamlı bir fark görülmüştür. Öğrencilerin genel olarak üslü sayılar, köklü sayılar ve rasyonel sayıların arasında bulunan sayıların hep tam sayı olabileceğini düşündükleri ve payları aynı olan rasyonel sayılarda toplama işlemi yaparken payda eşitlemek yerine aynı olan payı yazıp paydaları tıpkı doğal sayılarla toplama işlemi yapar gibi topladıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra öğrencilerin, rasyonel sayıların yoğunluğu konusunda yanılgılara sahip oldukları görülmüştür. Öğretmen görüşleri de bu bulguları desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Üslü sayılar, köklü sayılar, rasyonel sayılar, matematik öğretimi

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+3
Canselin Baltalı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih dersinde teknoloji kullanımına örnek: Etkileşimli ünite tasarımı

Bu araştırmada, karekod barkodlar aracılığıyla etkileşimli hale getirilen tarih ders kitabının lise 12. sınıf öğrencilerinin "Atatürkçülük ve Türk İnkılâbı" ünitesindeki konularının öğrenimine ve tarih dersinde teknoloji kullanımına yönelik tutumlarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Adana ili sınırları içerisinde bulunan alt sosyoekonomik düzeyde bir devlet okulunda yapılmıştır. Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, barkodlu etkileşimli ünitelerin etkililiğini sınamak için deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmada 32'si kontrol grubu ve 33'ü deney grubu olmak üzere toplam 65 öğrenci yer almıştır. Araştırma verileri toplanırken öğrencilerin tarih konularındaki başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan 25 soruluk "Akademik Başarı Testi"; teknoloji tutumlarını ölçmek amacıyla Yavuz ve Coşkun (2008) tarafından hazırlanmış ve gerekli izin kendisinden alınarak söz konusu bu tutum ölçeği tarih dersinde teknolojiye yönelik tutumlarına ilişkin şeklinde uyarlanarak beşli likert tipindeki 19 maddelik "Tarih Dersine Yönelik Teknoloji Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Dersler kontrol grubunda mevcut öğretim programına uygun şekilde anlatılmış, deney grubunda ise tasarlanan etkileşimli ünite kapsamında konular içerisine yerleştirilen karekod ile tabletlerin seçilen ünitedeki konuyla ilgili görsel ve işitsel materyalleri açması sağlanarak işlenmiştir. Araştırma kapsamındaki konular işlenmeden önce ve sonra ölçekler kontrol ve deney grubu öğrencilerine ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada verileri analiz etmek için IBM SPSS (Statistical Packet for Social Sciences) 22.0 programı kullanılmıştır. Tutum ölçeğinden ve akademik başarı testinden ortaya çıkan veriler t-testi ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda etkileşimli ünite tasarımı kullanımının öğrencilerin akademik başarılarında varolan mevcut öğretim programındaki yöntemlere göre daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında akademik başarıya etki büyüklüğü değeri 0.67 (orta düzeyde) olarak bulunmuştur. Öğrencilerin tarih dersinde teknolojiye yönelik tutumlarında ise deney grubu öğrencilerinin ölçeğin alt boyutlarının tamamında tutum puanlarının daha yüksek çıktığı ölçülmüş; fakat bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Etkileşimli Ünite, Teknoloji Destekli Tarih Eğitimi, Karekod, QR Kod ile Eğitim, FATİH Projesi, EBA

Etkileşimli yaklaşımEtkileşimli yöntemlerEğitim teknolojisi+5
Ahmet Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin empatik eğilimleri ile doğayla ilişki ve çevre bilinci arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı rolü

Bu çalışmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin empatik eğilimleri ile doğayla ilişki ve çevre bilinci arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı etkisini belirlemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu, basit seçkisiz küme örneklemi yöntemi ile belirlenen 2018-2019 eğitim öğretim yılında Aydın İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı merkez Efeler ilçesi ile Köşk, Germencik, İncirliova ve Söke ilçelerinde resmi ve özel anaokulları ve ilkokulların bünyesindeki anasınıflarında görev yapmakta olan toplam 305 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Dökmen (1988) tarafından geliştirilen "Empatik Eğilim" ölçeği, orijinali Ruston, Chrisjohn ve Fekken (1981) tarafından geliştirilen Tekeş ve Hasta (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Özgecilik Ölçeği", orijinali Nisbet vd. (2009) tarafından geliştirilen, Çakır vd. (2015), tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Doğayla İlişki Ölçeği", orijinali Milfont ve Duckitt (2006) tarafından geliştirilen, Ak (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çevre Bilinci Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normallik analizleri incelendiğinde, Empatik Eğilim, Özgecilik, Doğayla İlişki ve Çevre Bilinci Ölçek'lerinden alınan puanların çarpıklık ve basıklık katsayılarının -1 ve +1 arasında değiştiği görülmüş, verilerin normal dağılım sağladığı kabul edilmiştir. "Empatik eğilim ile doğayla ilişki arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı etkisi" ve "empatik eğilim ile çevre bilinci arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı etkisi" alt amaçlarına ait analizler ise Andrew Hayes tarafından geliştirilmiş olan SPSS alt yapısı kullanılarak çalıştırılan PROCESS makrosu (Model 4) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde; SPSS PROCESS ile yapılan analizler sonucunda empatik eğilimin doğayla ilişki üzerindeki dolaylı etkisinin anlamlı olduğu, dolayısıyla özgeciliğin empatik eğilim ile doğayla ilişki arasındaki ilişkiye aracılık ettiği (β=.13, %95 BCA CI [.08; .19] ve empatik eğilimin çevre bilinci üzerindeki dolaylı etkisinin anlamlı olduğu, dolayısıyla özgeciliğin empatik eğilim ile çevre bilinci arasındaki ilişkiye aracılık ettiği (β=.36, %95 BCA CI [.18; .57] tespit edilmiştir.

Empatik eğilimOkul öncesi öğretmenlerÇevre bilinci+5
Nudar Yurtsever
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bilimin doğası öğretiminde sosyobilimsel konuların kullanılmasının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimin doğasını anlamalarına etkisi

Bu araştırmanın amacı 3. sınıf Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası öğretiminde sosyobilimsel konular (SBK) kullanılmasının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışmada yarı-deneysel desenlerden eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Adana'da bir üniversitede öğrenim gören Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. Sınıf 64 öğrenci katılmıştır. Deney grubunda 34 öğrenci ile Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi dersi bilimin doğası etkinlikleri sosyobilimsel konular içeren doğrudan yansıtıcı yaklaşıma uygun şekilde hazırlanmış etkinliklerle işlenmiştir. Kontrol grubunda ise 30 öğrenci ile sosyobilimsel konular içermeyen doğrudan yansıtıcı yaklaşıma uygun bilimin doğası etkinlikleri ile işlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nicel veriler "Bilimin Doğasına Yönelik Görüşler Anketi (BDYGA)" kullanılarak toplanmıştır. BDYGA, çalışma öncesinde ön test ve çalışma sonrasında son test olarak uygulanmıştır. BDYGA'daki 21 maddenin altındaki her bir görüş ifadesi "Gerçekçi (Geçerli)", "Makul" ve "Naif" olmak üzere kodlanmış ve ifadelerin değerleri belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin ön test ve son testte her bir sorunun seçeneklerine verdikleri cevaplar yüzde ve frekans olarak tablolaştırılmış ve bu yüzdeler kıyaslanarak her iki grup için değişimin hangi yönde olduğu yorumlanmıştır. Nitel veriler ise, uygulama sonrasında deney ve kontrol grubundan seçilen 17 öğrencinin bilimin doğasına yönelik görüşlerini derinlemesine incelemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Görüşmelerde Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi Form C (VNOS-C) kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde, katılımcıların verdikleri cevaplar bilimin doğası unsurları ve alt boyutlarına uygun şekilde "naif, eklektik, bilinçli-bilgili" kategorilerine yerleştirilmiş ve deney ve kontrol grubuna ait bulgular tablolar halinde verilerek kıyaslanmıştır. BDHGA analiz sonuçlarına göre, bilimin tanımı, toplumun bilim üzerine etkisi, etik ve toplumun bilim insanları üzerine etkisi konularında, bilimin topluma etkisi kategorisinde bilim insanlarının sosyal sorumluluğu konusunda gerçekçi kategorisinde deney grubunda kontrol grubuna kıyasla daha fazla artış olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte bilim insanlarının özellikleri kategorisinde, cinsiyetin bilim sürecine ve ürününe etkisi konusunda uygulama sonrasında deney grubunda gerçekçi görüş oranlarında artış olurken, kontrol grubunda ise büyük oranda azalış olduğu göze çarpmaktadır. Bilimsel bilginin sosyal yapısı kategorisindeki bilimsel kararlar konusunda ise deney grubunda gerçekçi görüşlerde artış olduğu görülmüştür. Hipotezler, teoriler ve kanunlar konusunda ise uygulama sonrasında deney grubunda kontrol grubuna kıyasla gerçekçi kategorisinde daha fazla artış olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçların yapılan yarı yapılandırılmış görüşme bulguları ile de örtüştüğü görülmektedir. Anahtar kelimeler: Bilimin doğası, sosyobilimsel konular

Aday öğretmenlerBilimin doğasıFen bilgisi dersi+5
Yeliz Kasar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çarpım tablosuna yönelik öğrenmede güçlük yaşayan öğrencilerin bu becerilerinin geliştirilmesi: Bir uygulama örneği

Bu araştırmada, beşinci sınıf öğrencilerinin çarpma işlemini yapabilmelerinin ön koşulu olan çarpım tablosunun öğretimine yönelik VOFT tekniğine dayalı öğrenme ortamı oluşturularak, bu süreç incelenmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı içerisinde, Adana ili Yüreğir ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir durum çalışması olarak tasarlanmış ve karma yöntemlerle veriler toplanmıştır. Araştırma bu ortaokulda eğitim görmekte olan beşinci sınıf öğrencileri arasından seçilen 14 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrenciler gönüllülük esasına dayalı olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak kişisel bilgiler formu, çarpım tablosu başarı testi, matematik dersine yönelik motivasyon ölçeği, matematiğe yönelik tutum ölçeği, çalışma kağıtları, araştırmacı günlüğü ve görüşme formu kullanılmıştır. Kişisel bilgiler formu öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik maddelerden oluşmaktadır. Çarpım tablosu başarı testi ile öğrencilerin çarpım tablosu hakkında bilgilerinin ölçmek amaçlanmış, ikiden dokuza kadar olan sayıların çarpımlarını içermekte ve 100 maddeden oluşmaktadır. Matematik dersine yönelik motivasyon ölçeği ile öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonlarını ölçmek amaçlanmış ve 26 maddeden oluşmaktadır. Matematiğe yönelik tutum ölçeği ile öğrencilerin matematik dersine ilişkin tutumlarını ölçmek amaçlanmış ve 22 maddeden oluşmaktadır. Görüşme formu ile öğrencilere VOFT tekniğinin etkililiği hakkındaki görüşlerini belirleyebilmek amaçlanmış ve yedi sorudan oluşmaktadır. Elde edilen veriler araştırmacı ve alan uzmanı ile ders planındaki öğrenci gelişimlerine uygun olarak analiz edilmiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen ses kayıtlarının dökümü oluşturularak nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin çarpım tablosu başarı testinden aldıkları puanlarda olumlu yönde değişim sağladığı görülmüştür. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyon puanları olumlu yönde değişim sağladığı görülmüştür. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutum puanlarında olumlu yönde değişim gözlemlenmemiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerden VOFT tekniğini sevdikleri, işlem yaparken parmaklarını kullanmayı bıraktıklarını, daha hızlı işlem yaptıklarını, matematik dersinde daha özgüvenli hissettiklerini, ağ tabanlı oyunlardan hoşlandıklarını ifade etmişlerdir. Anahtar kelimeler: Matematik öğretimi, dört işlem becerileri, çarpım tablosu, çarpma işlemi.

MatematikMatematik eğitimiÇarpma+6
Enes Alıncak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının onuncu sınıflarda geometriye ilişkin akademik başarı, kalıcılık, tutum ve motivasyona etkisi

Bu çalışmanın genel amacı, onuncu sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında probleme dayalı öğrenme yaklaşımının; akademik başarı, kalıcılık, tutum ve motivasyona etkisini incelemektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama 2018–2019 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Adana ili Seyhan İlçesinde bulunan bir Anadolu Lisesinde okuyan toplam 95 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 9 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2018–2019 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan kılavuz kitap doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, Deney ve Kontrol-1 grubunda araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Kontrol-2 grubunun ise dersleri başka bir matematik öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, probleme dayalı öğrenme yaklaşımının öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Çokgenler ve Dörtgenler Başarı Testi" deney ve kontrol gruplarında ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Bunun yanı sıra Duatepe Paksu (2004) tarafından geliştirilen "Geometri Tutum Ölçeği" ve Aktan (2013) tarafından geliştirilen "Matematik Motivasyon Ölçeği" işlem öncesinde ve işlem sonrasında deney ve kontrol gruplarında uygulanmıştır. Uygulama bitiminden 4 hafta sonra Başarı Testi, Geometriye Yönelik Tutum Ölçeği ve Matematiğe Yönelik Motivasyon Ölçeği kalıcılığı ölçmek amacıyla üç gruba da uygulanmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada başarı testi; tutum ölçeği ve motivasyon ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi(ANCOVA) kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre; başarı testi, tutum ölçeği ve motivasyon ölçeği son test puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu çalışma neticesinde, onuncu sınıf matematik dersinde probleme dayalı öğrenme yaklaşımına göre hazırlanan eğitim ve öğretim sürecinin sonunda öğrencilerin öğrendikleri bilgilerin kalıcılığını arttırdığı sonucuna varılmıştır. Görüşme formundan elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir. Öğrenciler, probleme dayalı öğrenme yaklaşımı sayesinde, matematik derslerini önceki derslerden daha farklı ve eğlenceli bulduklarını, bunun sonucunda dersi daha çok sevdiklerini, gerçek yaşam senaryolarıyla oluşturulan problem durumları ile ilgi düzeylerini arttırdığı için öğrenmenin daha kalıcı şekilde gerçekleştiğini, ayrıca derse katılma isteklerinin arttığını belirtmişlerdir. Bu yaklaşımın, arkadaşlarıyla olan iletişimlerini arttırdığını ve hep birlikte daha yaratıcı fikirler bulmalarını sağladığını söylemişlerdir. Anahtar kelimeler: Geometri öğretimi, geometriye yönelik tutum, matematiğe yönelik motivasyon, kalıcılık, probleme dayalı öğrenme

GeometriGeometri öğrenmeKavram kalıcılığı+7
Gözde Menten
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adana il merkezindeki Türkçe öğretmenlerinin drama teknikleri üzerine görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğretmenlerinin drama teknikleri hakkında görüşlerinin belirlenmesi ve drama içerisinde yer alan teknikleri ne düzeyde bildikleri ve kullandıklarının tespit edilmesidir. Bu araştırma nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yönteme örnektir. Araştırmanın örneklemi 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Adana'nın Çukurova, Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki ortaokullarda görev yapan ve araştırmaya katılmayı kabul eden yüz altmış altı Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır Çalışmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından oluşturulan anket formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde ve frekans analizi, nitel verilerde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin anlatı, doğaçlama, pandomim, zihinde canlandırma tekniklerini iyi düzeyde bildikleri; sıcak sandalye, süreçsel drama ve donuk imgeler gibi teknikler hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin büyük çoğunlunun anlatı tekniği haricindeki drama tekniklerini az kullandıkları veya hiç kullanmadıkları belirlenmiştir. Öğretmenler, bu teknikleri kullanırken gerek kendilerinin gerekse de öğrencilerin drama konusunda çok fazla bilgi eksiği olduğunu ifade etmişlerdir. Ayrıca bu teknikleri kullanamama nedenleri arasında sınıfların çok kalabalık olması, mekânın yetersizliği öne çıkmaktadır. Türkçe öğretmenlerinin drama tekniklerini niçin kullandıklarına dair açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar neticesinde drama tekniklerinin öğrencilere öz güven aşıladığı, kendini ifade etme becerisini kazandırdığı, öğrencinin yaratıcılık ve hayal gücünü geliştirdiği ve dersin kolay anlaşılmasına yardımcı olduğu gibi yanıtlar öne çıkmaktadır. Öğretmen görüşleri doğrultusunda, drama tekniklerinin yaygınlaşması için uygulamalı eğitimlerin verilmesi, Türkçe ders saatinin artırılması, bağımsız bir drama dersinin olması, okullardaki fiziki yapının iyileştirilmesi gibi sonuçlara ulaşılmıştır.

AdanaDramaDrama teknikleri+5
Yakup Uçar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Suriyeli sığınmacı öğrencilerin temel seviye yazma becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Suriyeli sığınmacı öğrencilerin Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (OBM) yeterlik düzeylerine göre temel seviye yazma becerisi bakımından durumlarının ortaya konulması ve Suriyeli sığınmacı öğrencilere yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğreticilerin temel seviye yazma becerilerine yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Suriyeli sığınmacı öğrencilerin, OBM'de belirtilen temel düzey yazma becerisi betimleyici hedeflerine ulaşma düzeylerinin ne durumda olduğu, yazılı anlatımlarındaki dil kullanımı bakımından durumlarının ne şekilde olduğu, yazılı çalışmalarında ne tür yanlışlar yapıldığı ve yazma sürecini etkileyen ne tür durumlar yaşandığı gibi soruların cevabına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu araştırmada, OBM yeterlik düzeylerine göre temel seviye (A1-A2) yazma becerisi bakımından Suriyeli sığınmacı öğrencilerin ve öğreticilerin değerlendirmeleri, yazma faaliyetleri betimleyici hedeflerine dair öğrenci yazılı anlatımlarının dil kullanım durumları ve yazılı anlatımlarında yapılan yanlış türleri ile öğreticilerin temel seviye yazma becerisine yönelik görüşleri ortaya konulmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak öğrenci ve öğreticilere yönelik anket, öğrenci yazılı dokümanları, yazılı dokümanları değerlendirmede kullanılan dereceli puanlama anahtarı ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada öğretici ve öğrencilerden elde edilen nicel veriler, yazılı dokümanların içerik analizleri ile öğreticilerin temel seviye yazma becerisine yönelik görüşlerini belirlemeye yönelik nitel veriler birlikte kullanıldığı için karma yöntem kullanılmıştır. A1 düzeyinde "Yazılı biçimde şahsi (kişisel) bilgileri isteyebilir/iletebilir." ve "Kısa ve basit bir biçimde kartpostal yazabilir." betimleyici hedeflerinde öğrencilerin yarısının hedeflere ulaşabildiği, diğer hedeflere ise öğrencilerin çoğunluğunun ulaşabildiği sonucuna ulaşılmıştır. A1 düzeyinde öğrencilerin çoğunun dil bilgisi kurallarına kısmen uyduğu, çok azının yazım kurallarına uyduğu ve noktalama işaretlerini kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. A1 düzeyinde tespit edilen toplam 529 yanlışın; 337'si yazım, 125'i noktalama, 31'i biçim bilgisi, 17'si sözcük bilgisi ve 19'u söz dizimi yanlışıdır. Yazımda büyük harf yazımı yanlışları, noktalamada eksik nokta kullanımı, biçim bilgisinde durum eki yanlışları, sözcük bilgisinde sözcük yanlış yazımı ve söz diziminde ise yüklem yanlışları yapıldığı tespit edilmiştir. A2 düzeyinde, "Hayat şartları (Yaşam koşulları) /İş ile ilgili üç beş basit cümle yazabilir", "Aile/Eğitim ile ilgili üç beş basit cümle yazabilir", "Şahsi tecrübeler (Kişisel deneyimler) /Geçmiş faaliyetler hakkında çok kısa ve basit tasvirler yazabilir", "Kendi çevresi hakkında birbirine bağlı cümleler yazabilir", "Teşekkür etmek/Özür dilemek için basit şahsi mektup yazabilir" ve "Kısa bir metin içindeki anahtar (önemli) sözcükleri yeniden yazabilir" betimleyici hedeflerinde öğrencilerin yarısından daha azının bu hedeflere ulaşabildiği sonucuna ulaşılmıştır. A2 düzeyinde öğrencilerin çoğunluğunun dil bilgisi ve yazım kurallarına kısmen uyduğu, büyük çoğunluğunun noktalama işaretlerini kullanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. A2 düzeyinde yapılan toplam 660 yanlışın; 377'si yazım, 177'si noktalama, 31'i biçim bilgisi, 29'u sözcük bilgisi ve 46'sı söz dizimi yanlışıdır. Yazımda büyük harf yazımı yanlışları, noktalamada eksik nokta kullanımı, biçim bilgisinde durum eki yanlışları, sözcük bilgisinde sözcük yanlış yazımı ve söz diziminde ise yüklem yanlışları yapıldığı tespit edilmiştir.

Avrupa Diller İçin Ortak Başvuru ÇerçevesiDil öğrenimiGöçmenler+7
Ramazan Yaşar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel modelleme etkinliklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik başarı düzeylerine, tutumlarına ve kalıcılığına etkisi

Bu araştırma, matematiksel modelleme etkinlikleriyle öğretim yaklaşımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin matematik başarısına, tutumuna, kalıcılığına etkisi araştırılması amacıyla nicel ve nitel modellerin birlikte kullanıldığı, karma araştırma modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2018-2019 öğretim döneminin Adana ili Seyhan ilçesinin orta-yüksek sosyoekonomik düzeyi olan özel bir okulun veli eğitim durumu benzer ve öğrencilerin akademik durumları birbirine yakın, cinsiyet dağılımı homojen dördüncü sınıf öğrencileri (75) oluşturmaktadır. Araştırmada dört tane dördüncü sınıfın karşılaştırıldığı sınıf düzeyi ve matematik tutum sonuçları açısından birbirine yakın yarı rastgele seçilen iki sınıf deney gruplarını ve diğer iki sınıf ise kontrol gruplarını oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde deney gruplarına araştırmacı tarafından matematiksel modelleme etkinlikleri öğretimi ile doğal sayılar konusu anlatılırken, kontrol gruplarına ise sınıf öğretmenleri tarafından 2018-2019 Matematik Dersi Öğretim Programı doğrultusunda hazırlanan ders kitabına göre mevcut öğretim yöntemi uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, nicel veriler için yetmiş beş öğrenciye TIMSS sorularından seçilen "Matematik Başarı Testi" ve Baykul (1990)'un "Matematik Tutum Ölçeği" ön, son ve kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Nitel veriler için matematiksel modelleme ile etkinlik sürecine ilişkin deney gruplarından on dört öğrenciye "Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" uygulanırken, matematiksel modelleme etkinlikleri ve TIMSS' e dair görüş için araştırma sürecini takip eden sekiz tane öğretmene "Yarı Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu" uygulanmıştır. Matematiksel modelleme etkinliklerinin öğrencilerin deney öncesinde ve sonrasında "Matematik Başarı Testi" ve "Matematik Tutum Testi" puanlarının istatiksel olarak etkisinin olup olmadığına test etmek amaçlı Tek Faktörlü Kovaryans (ANCOVA) Analizi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerle yapılan görüşmelerin veri analizin içerik analizi yapılırken öğretmenlerle yapılan görüşmelerin veri analizinde ise betimsel analiz yapılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS 22.0 ve verilerin yorumlanabilmesi için p=,05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen nicel verilere göre, matematik başarı testi son test ve kalıcılık testi deney grupları lehine istatiksel anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca deney gruplarının son tutum testleri sonucu kontrol gruplarına göre daha olumlu olduğu görülmüştür. Öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda, matematiksel modelleme etkinlikleriyle ders işlemenin matematiği daha çok sevmelerini sağladığı bu sebeple konuları iyi öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerin sonucunda ise, TIMSS sorularının dilinin anlaşılır olduğu, TIMSS öğrenci başarısının artması için müfredatın geliştirilmesi ve ezberci puana dayalı sistem yerine okuduğunu daha iyi anlayıp yorumlayan sistem geliştirilmesi gerektiği, matematiksel modelleme etkinlikleri ile öğrenciler yaparak yaşayarak günlük hayatla bağdaştırdığı için çok faydalı olacağı yalnızca kalabalık sınıflarda süre sıkıntısının yaşanabileceği şeklinde ifade etmişlerdir. . Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, gerçek hayat problemleri, matematiksel modelleme etkinlikleri, TIMSS, doğal sayı

Akademik başarıDers başarısıKavram kalıcılığı+5
Deniz Sevcan Delikanlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ve öğretme-öğrenme anlayışlarının incelenmesi

Sınıf öğretmenleri adayları üzerinden değerlendirilerek yapılan araştırmada,.sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ve öğretme-öğrenme anlayışları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Betimsel bir özelliğe sahip olan çalışmada, tarama yöntemi kullanılmış olup buna göre değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni Ege Bölgesinde yer alan eğitim fakültelerinin sınıf öğretmenliği anabilim dalları olarak tespit edilmiştir. Araştırma örneklemine uygun örnekleme tekniği ile Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören %58,3'ü (n=133) kadın, %41,7'si (n=95) erkek. olmak üzere toplam 228 sınıf öğretmeni adayı dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama vasıtası olarak, sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimlerine ilişkin görüşlerini desteklemek ve oluşturmak için Semerci.(2007) tarafından geliştirilen "Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği", öğretme ile öğrenme anlayışlarını desteklemek amacıyla ise Chan ve Elliot (2004) tarafından geliştirilen, uyarlanan ve Aypay (2011) tarafından Türk kültürüne çevirilen "Öğretme ve Öğrenme Anlayışları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde araştırmanın amaçları doğrultusunda, yüzde dökümleri alınmış, One-Sample Kolmogorov-Smirnov Test S testi, Mann-Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi uygulanmış, pearson momentler çarpımı korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Bu araştırmada önem düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmeni adaylarının genel yansıtıcı düşünme eğilimlerine ilişkin puan ortalamaları cinsiyet, anne eğitim düzeyleri, baba eğitim düzeyleri, mezun olunan lise türüne göre değişkenlik göstermemiştir. Yansıtıcı düşünme eğilimlerine ilişkin puan ortalamaları sadece öğrenim gördükleri sınıf düzeyine göre farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının öğretme ve öğrenme anlayışları cinsiyet, annesinin ve babanın eğitim seviyesi, öğrenim görülen sınıf, mezun olunan lise türü bağımsız değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşmanın olmadığı saptanmıştır. "Öğretme Öğrenme Anlayışı" ile "Genel Yansıtıcı Düşünme Eğilimi" aralarında istatistiksel bakımdan değerlendirildiğinde anlamlı bir ilişkinin olmadığı saptanmıştır. Genel sonuç olarak sınıf öğretmeni adaylarının hem yansıtıcı düşünme eğilimlerinin hem de öğrenme ve öğretme anlayışlarının iyi düzeyde olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Düşünme, yansıtıcı düşünme, öğrenme, öğretme

Aday öğretmenlerDüşünmeMesleki yeterlilik+5
Özge Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin geometrik ve cebirsel düşünme düzeyleri ile merkezi sınavlardaki başarılarının karşılaştırılması: Demirci örneği

Bu araştırma 8. sınıf öğrencilerinin geometrik ve cebirsel düşünme düzeyleri arasındaki ilişkiyi bulmak ve bu düzeyleri, merkezi sınav başarısı ile karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel araştırma modelinin kullanıldığı bu araştırma, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Manisa ili Demirci ilçesinde bulunan 13 farklı okulun 455 öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini belirlemek için Ususkin tarafından geliştirilen, Duatepe tarafından Türkçeye uyarlaması, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan Geometrik Düşünme Düzeyi Belirleme Testi kullanılmıştır. Cebirsel düşünme düzeylerini belirlemek için ise Hart vd. tarafından geliştirilen Altun tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Cebirsel Düşünme Düzeyi Belirleme Testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin 2016 yılı TEOG 1 doğru sayıları okul yönetimlerinden alınmıştır. Verileri değerlendirmek için SPSS 23 paket programı kullanılarak Pearson momentler çarpımı korelasyon ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, geometrik ve cebirsel düşünme düzeyleri arasındaki korelasyon katsayısı r=.38 (p<.05) olup, pozitif yönlü orta derecede anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Geometrik düşünme düzeyi ve cebirsel düşünme düzeyinin, merkezi sınav başarısıyla olan çoklu korelasyon katsayısı R=.75 (p<.05) bulunmuştur. Buna göre, geometrik düşünme ve cebirsel düşünme düzeylerinin merkezi sınav başarısını yordama düzeyinin %56.3 olduğu söylenebilir. Bulgular ışığında sonuçlar tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.

CebirCebirsel geometriGeometri+5
Feyza Nur Karabatak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel öğrenme güçlüğü olan ilkokul 4.sınıföğrencilerinin matematik dersi geometri öğrenme alanındaki akademik başarı düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) olan öğrencilerin geometri öğrenme alanındaki performansları incelenmiştir. Örneklem grubunu Denizli ilindeki İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinden ÖÖG tanısı almış 7 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem grubu özel öğrencilerden oluştuğu için ve gruba ulaşma zorluğu bulunduğundan toplam 7 öğrenciden oluşmuştur. Örneklem grubunun 4. Sınıfın seçilmesinin sebebi en çok ÖÖG tanısının bu sınıf düzeyinde konulmuş olmasıdır (BİMER, 2016). Araştırma bilimsel araştırma yöntemlerinden ardışık açıklayıcı karma desene uygun olarak yürütülmüştür. Tutak (2008) tarafından geliştirilen Çoktan seçmeli başarı testi, açık uçlu başarı testi, geometri tutum ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Nicel verilerde korelasyon analizi yapılarak değişkenlerin birbirleriyle arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır. Açık uçlu başarı testi puanları ve çoktan seçmeli test puanları arasında pozitif bir korelasyon görülürken tutum ölçeği ile diğer testler arasında negatif bir korelasyon bulunmuştur. Açık uçlu başarı testi puan ortalaması 16 tam puan üzerinden 5.42 puan, çoktan seçmeli başarı testi puan ortalaması 20 tam puan üzerinden 8.14 olarak ölçülmüştür. Araştırmada elde edilen nicel veriler nitel verilerle desteklenmiştir. Özel Öğrenme güçlüğünün geometri alanındaki akademik performansı olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir. ÖÖG olan öğrencilerin geometriye karşı olumsuz tutum sergiledikleri düşünülmektedir. Araştırma sınırlı olmasına karşın Türkiye'deki özel öğrenme güçlüğü çalışmalarının az olması gözönünde bulundurulduğunda (Akın ve Sezer, 2010) alan yazına katkı sağlayacağı ve ÖÖG'nin geometri öğrenme alanı üzerindeki etkilerini incelemesi sebebiyle önemli görülmektedir. Ayrıca öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin öğretimlerinin planlanmasının desteklemesi ve sonraki çalışmalara ışık tutması beklenmektedir. Anahtar kelimeler: Özel Öğrenme Güçlüğü, Geometri Öğrenme Alanı, Diskalkuli

Akademik başarıDiskalkulikGeometri öğrenme+5
Emrullah Sevinç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatı ürünleriyle çocuklar için yazılmış eserlerin değerler eğitimi bağlamında karşılaştırılması

Bu çalışmada çocuk edebiyatı ürünlerindeki değerlerle, çocuklar için yazılmış güdümlü eserlerdeki değerler tespit edilmiş, tespit edilen bu değerlerin karşılaştırması yapılmıştır. Hangi eserlerde değerler eğitiminin daha etkili ve kalıcı bir şekilde verildiği ortaya konulmuştur. Araştırmanın ilk bölümünde, değerler kavramının tanımı yapılmıştır. Daha sonra Türkçe eğitiminde, çocuk edebiyatında, yurt dışında değerler öğretimi konuları üzerinde durulmuş, ülkemizde değerler eğitimiyle ilgili yapılan akademik çalışmalardan bahsedilmiştir. Problem cümlesi ve tezin amacı belirtilip, tezle ilgili ana kavramların tanımları yapılmıştır.Tezin evrenini, Kemalettin Tuğcu, Gülten Dayıoğlu, Muzaffer İzgü, Ömer Seyfettin ve Cahit Zarifoğlu'nun çocuk edebiyatı ürünleriyle, değerler eğitimi konulu çocuklar için yazılmış eserler, örneklemini ise beş çocuk edebiyatçısının üçer hikâyesi ve beş farklı yayınevine ait beş ayrı değerler eğitimi hikâye seti oluşturmaktadır. Araştırmada, tarama modelinde betimsel alan araştırma yöntemi kullanılmıştır. Seçilen tüm hikâyeler baştan sona okunmuş; tespit edilen değerler fişlenmiştir. Her hikâye için ayrı ayrı okuma, not alma, değerleri tespit etme ve değerlendirme işlemi yapılmıştır. Her hikâyenin değerlendirme sonuçları ayrı başlık altında toplanmış, değerlerle ilgili iletilerin hikâyede nasıl verildiği ve değerlerin nasıl işlendiği tespit edilmiştir.Sonuç olarak, güdümlü olarak yazılmış çocuk eserlerinin de çocuk edebiyatçılarının eserlerinin de değerler eğitimi konusunda mükemmel, eksiksiz ve kusursuz olmadığı görülmüştür. Bu açıdan bakıldığında incelenen eserlerin birbirlerini tamamladığı düşünülebilir. Dolayısıyla her iki grup eserin de çocuk eğitiminde kullanılması, değerler eğitimi açısından faydalı olacaktır.Anahtar Kelimeler: Değerler, değerler eğitimi, çocuk edebiyatı, çocuk eserleri.

DeğerlerDeğerler eğitimiEdebi eserler+4
Erva Bağcı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin yazı dilindeki kelime servetlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma Manisadaki ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarında hangi kelimeleri ne sıklıkla kullandıklarını saptamak ve yazılı anlatımlarında kullandıkları kelimeleri cinsiyet, okul öncesi eğitim alıp-almama durumu, anne-babanın mesleği, kardeş sayısı, kaçıncı kardeş olduğu, evde ve okulda gazete okuma sıklığı, kitap okuma sıklığı, televizyon izleme süresi, yazdıkları yazı türü, yazı çalışmaları sıklığı, yerleşim yeri ( köy, ilçe, şehir) değişkenleri açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Yüz adet ilköğretim beşinci sınıf öğrencisine, ilk olarak Nasıl bir yaz tatili geçirmek istediklerini, kompozisyon şeklinde yazmaları istenmiş, ikinci olarak Kelime Testi uygulanmış ve son olarak Verilen serbest konularda bilgilendirici metin yazmaları istenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 17de analiz edilerek çalışmanın bulguları ortaya çıkarılmıştır. Çalışma, bulguları açısından incelendiğinde; Okul öncesi eğitimi almanın, anne-baba mesleğinin, yazı türünün, kardeş sayısının, yerleşim yerinin, yazı çalışmaları yapma sıklığının öğrencilerin toplam ve çeşit kelime serveti ortalamaları üzerinde anlamlı bir fark oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Fakat cinsiyetin, televizyon izleme süresinin, kitap okuma sıklığının, kardeş sırasının, gazete okuma sıklığının öğrencilerin toplam ve çeşit kelime serveti ortalamaları üzerinde anlamlı bir fark oluşturmadığı bulguları elde edilmiştir. Çalışma bulguları sayısal olarak incelendiğinde toplamda 27.933 kelimenin 3592sinin çeşit kelime olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışma, sonuçları açısından ele alındığında ise; öğrencilere eğitimde fırsat eşitliği sağlandığında, aynı sosyal koşullar sunulduğunda kız ve erkek öğrencilerin birbirine yakın toplam ve çeşit kelime servetlerine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ilçede yaşayan öğrencilerin toplam ve çeşit kelime serveti ortalamaları köyde ve ilde yaşayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu sonucuna da varılmıştır. Okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin okul öncesi eğitimi almayanlara göre kelime serveti ortalamalarında da anlamlı bir fark oluştuğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Şenol Ceylan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf sosyal bilgiler ders kitabında Türk tarihinde yolculuk ünitesi işlenirken mezarlık ve şehitlik ziyaretlerinin tarih bilgisi ve bilincinin oluşumunda ve öğrencinin akademik başarısındaki etkisi (Akhisar örneği)

Bu araştırmanın amacı ilköğretim 7. sınıfta Sosyal Bilgiler dersinde

MezarlarŞehitler
Mustafa Alper Çetin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yönelik görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma, ilköğretim okulu öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine yönelik görüşlerini betimlemek ve önerilerde bulunmak amacı ile yapılmıştır. çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan hizmet içi eğitim programlarının öğretmenlerin mesleki gelişim ihtiyaçlarını karşılama açısından nicelik ve nitelik yönüyle ne derece yeterli olduğu değerlendirilmiştir.

Emel Durmuş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

2012-2013 öğretim yılı ilköğretim 6.sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan sevgi ve duygular temalarının değerler eğitimi açısından incelenmesi

Bu çalışma değerler eğitimi ve gerekliliğini açıklamak, değerler eğitiminin Türkçe dersi içindeki yerini ve önemini belirlemek, problemlerini saptamak, Türkçe dersi ve değerler eğitimi konusunda ders kitaplarındaki ve Türkçe programdaki mevcut durum hakkında bilgi vermek, elde edilen bulgulara dayanarak Türkçe öğretimi alanında öneriler geliştirmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, iki farklı yayın evine ait, öğrenci ders ve öğrenci çalışma kitabını içeren, 6. Sınıf Türkçe Öğretmen Kılavuz Kitaplarında yer alan sevgi ve duygular temalarının hedefler, kazanımlar ve etkinlikler bakımından değerler eğitimine uygunluğu incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Değerler, Değerler eğitimi, Sevgi Teması, Türkçe Dersi ve Değerler

Derya Yaman Atalay
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf SBS ve OKS matematik sorularının TIMSS 2007 bilişsel alanlarına göre analizi

Bu çalışmada, 1998-2012 yılları arasında 8. sınıf öğrencilerine sorulan 355 SBS matematik sorusu ile TIMSS-2007'de yayınlanan 89 matematik sorusu, TIMSS-2007 bilişsel alanlarına göre sınıflandırılıp karşılaştırılmıştır. Bulgulara göre 1998-2012 yılları arasında 8. sınıf öğrencilerine sorulan matematik sorularının %29.30'u "Bilgi" bilişsel alanında iken, %60'ı "Uygulama", %10.70'i ise "Akıl Yürütme" bilişsel alanında yer almıştır. TIMSS-2007'de yayınlanan 89 matematik sorusunun ise %25.84'ü "Bilgi", %61.79'u "Uygulama", %12.36'sı ise "Akıl Yürütme" bilişsel alanında yer almaktadır. Sonuçlar Türkiye'de geçmiş yıllarda TIMSS ile ilgili yapılan araştırmalar ışığında değerlendirilmiş, Türkiye'de öğretim yılı sonrasında yapılan merkezi sınavlarla ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Soru analizi, SBS matematik soruları, TIMSS-2007 çerçevesi.

Bahar Yolcu Tetik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve İngiltere temel eğitim düzeyi din dersi programlarının karşılaştırılması

Bu çalışma, Türkiye ve İngiltere Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programlarını karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada Türkiye 4.-8. sınıflar Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programları ile İngiltere Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programının 2. ve 3. anahtar evreleri hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları bakımından karşılaştırılarak elde edilen bulgular alt problemlere göre yorumlanmıştır. Çalışmada var olan durumu olduğu gibi ortaya koymak amaçlandığından tarama modeli kullanılmıştır. Ülkelerin eğitim sistemleri, öğretim programları ve sınama durumlarına ait bilgiler literatür taramasıyla kütüphanelerden ve internetten elde edilen belgelerden sağlanmıştır. Bu bilgiler belge çözümleme yöntemiyle değerlendirilerek çalışma için gerekli olan veriler elde edilmiştir. Ülkelerin temel eğitim düzeyinde din dersi programı hedefleri, Türkiye Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı'nın yapısı temel alınarak 4 bölüm halinde tablolaştırılarak incelenmiştir. 1.ve 2. bölüm İngiltere Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi programında yer alan 2. anahtar evreye karşılık gelen Türkiye Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı'ndaki ilköğretimin 4., 5. ve 6. yılını temel almaktadır. 3.ve 4. Bölüm ise İngiltere Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi programında yer alan 3. anahtar evreye karşılık gelen Türkiye Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı'ndaki ilköğretimin 7. ve 8. yılını temel alarak düzenlenmiştir. Sonuç olarak Türkiye Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı'nın İngiltere Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı'na göre daha zengin ve esnek bir yapıya sahip olduğu saptanmıştır. Fakat Türkiye Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı'nınIII geliştirilmesinde ve uygulanmasında da bir takım eksikliklerin olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen veriler ve değerlendirmeler doğrultusunda, Türkiye Temel Eğitim Düzeyi Din Dersi Programı ile ilgili eksikliklerin giderilmesi için çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Din Öğretimi, Amaçlar, İçerik, Öğretim Süreçleri, Değerlendirme, Karşılaştırmalı Eğitim Araştırması

Ders programlarıDin eğitimiEğitim programları+5
Akın Akar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi'nin Atatürkçülük ünitesinin işlenişinde karşılaşılan sorunların öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi Aydın örneği

Bu çalışma, ilköğretim 8.sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin Atatürkçülük ünitesinin işlenişinde karşılaşılan sorunların öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre belirlenmesini ve bu sorunlara çözüm üretilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklem seçimi olarak Aydın il merkezinde eğitim vermekte olan 20 okuldan toplam 690 öğrenci ve 36 Sosyal Bilgiler öğretmeni çalışma kapsamı içinde yer almaktadır. Çalışma 2012–2013 Bahar döneminde uygulanmıştır. İlköğretim 8. sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersinin Atatürkçülük ünitesinde öğretmen ve öğrencilerin problemlerini belirlemek için öğrencilere ve öğretmenlere birer tutum anketi uygulanmıştır.Veriler elde edildikten sonra sonuçlar Sosyal Bilgiler dersinin devamı niteliğinde olan T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinde Atatürkçülük ünitesinin işlenişinde karşılaşılan sorunların çözümüne katkıda bulunması açısından değerlendirilmiştir. Anket ve literatürden elde edilen verilerden çıkarılan öneriler, çalışmanın sonucunda verilmiştir. Soruların değerlendirilmesinde SPSS 20 istatistik programı kullanılmıştır. Anket uygulamaları ve literatür taramaları sonucunda bu ünitenin işlenişinde karşılaşılan sorunların çözümüne ilişkin öneriler sunulmaya çalışılmıştır.Araştırma sonucunda İlköğretim 8.sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersinin Atatürkçülük ünitesinin işlenişinde karşılaşılan sorunlarda öğrencilerin, öğretmenlerin derste yeteri kadar dersi ilgi çekici hale getirmediklerini ve dersi anlamalarında zorlandıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin öğrenci ailelerinden kaynaklı, öğrencilerin olumsuz tutumlarının oluşu ve ders saatinin az olmasından dolayı yeteri kadar verim alamadıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, Atatürkçülük, Atatürk İlkeleri

AtatürkçülükSosyal bilgiler eğitimiTürk inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi+3
Şafak Kahramanoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim yedinci sınıf sosyal bilgiler dersinde araştırma–inceleme yoluyla öğretim ve geleneksel öğretimin akademik başarıya etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, 7. Sınıf sosyal bilgiler dersinde araştırma-inceleme yoluyla öğretimin, geleneksel öğretime göre öğrencilerin akademik başarısını sınamaktır. Bu amaçla deney ve kontrol grupları oluşturularak, öntest-sontest deneme modeli ile gruplar arasında ortaya çıkan puan farklarının anlamlı olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma 2012-2013 eğitim-öğretim yılının ilk yarısında, Muş ilinde bulunan Vali Adil Yazar İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilmiştir. Araştırma, deney grubunu oluşturan 7/B sınıfından 20, 7/F sınıfından 20 olmak üzere toplamda 40 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Gruplar belirlenirken ders öğretmenin görüşleri, öntest olarak gruplara uygulanan başarı testi ve problem çözme envanteri ile öğrencilerin profil yapılarını ortaya çıkarmak amacıyla, kişisel bilgiler anketi kullanılmıştır. Araştırmada oluşturulan deney grubuna, ders öğretmeni ve araştırmacı tarafından, araştırma-inceleme yoluyla öğretim uygulanmış, kontrol grubunda ise dersler, 2012-2013 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında belirtilen içerik doğrultusunda, ders öğretmeni tarafından, hiçbir müdahale edilmeden işlenmiştir. Uygulama 2 hafta hazırlık, 4 hafta uygulama olmak üzere toplamda 6 hafta boyunca, gerekli ders kazanımları da dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Uygulamanın hazırlık aşamasında araştırmacı tarafından, öğrencilere araştırma ile ilgili bilgilendirme çalışmaları yapılmıştır. Uygulama bittikten sonra başarı testi ve problem çözme envanteri, sontest olarak uygulanmış ve öntest puanlarıyla karşılaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar bilgisayara aktarılarak, SPSS 21.0 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak başarı testi ve problem çözme envanterinden elde edilen verilere karışık desenler için varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Elde edilen veriler sonucu, deney grubunun kontrol grubuna göre elde ettiği puan farklarının deney grubu lehine anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırma-inceleme yoluyla öğretimin geleneksel öğretime göre daha başarılı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Problem, Probleme Dayalı Öğrenme, Sosyal Bilgiler

Akademik başarıAraştırma-inceleme yoluyla öğretimGeleneksel öğretim yöntemi+6
Murat Yargı Taş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin sınıfta sergiledikleri istenmeyen davranışları gösterme sıklıkları ve bu davranışların ebeveyn tutumuyla ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin ebeveyn tutumu ve istenmeyen davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi, Manisa İli' nde kamu ilkokulunda okuyan 403 çocuktan oluşmaktadır. Verilerin analizi SPSS (20,0) istatistik programı ile yapılmıştır. Karşılaştırma yapmak için "t-testi" ve "tek yönlü varyans analizi", farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını bulmak için "Post-Hoc Tukey" testi kullanılmış; davranış puanları ve ebeveyn tutumu arasındaki ilişkiyi görmek için "Pearson korelasyon katsayısı" hesaplanmıştır. Araştırma sonucuna göre; sınıflarda problem davranışlar az görülmektedir. İlkokulda görülen davranış problemleri şunlardır: gereksiz konuşma, şikayet, parmak kaldırmadan konuşma, dolaşma, başka şeylerle ilgilenme, arkadaşının eşyasını izinsiz alma, yerlere çöp atma, uygunsuz söylemlerde bulunma, fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, uygunsuz oturma, tükürme, duygunun uygunsuz dışa vurumu, ders araç gereçlerini getirmeme, derse gecikme, tepkisiz kalma, sıranın altında yemek yeme, sınavda kopya çekme, altına kaçırma, öğretmenine küsme, grup faaliyetlerinden kaçmaya çalışma, sınıftan aniden çıkıp sınıfa gelmeme, hırsızlık. "Çocuğun anne ve babadan aldığı iki şey vardır: sevgi ve eğitim" (Kılıçarslan, 2008, s. 65). Sevgi ve eğitim ihtiyacı giderilen çocuk okul kurallarına uyarken, bu ihtiyaçları karşılanmayanlar ise sınıfta istenmeyen davranışlar sergilemektedir. Çocuklar anne babalarını örnek alırlar, daha çok onlarla etkileşimde bulunurlar ve çocuğun ilk sosyalleştiği yer ailesidir. Dolayısıyla problem davranışların temel nedenini ailede aramak lazımdır. Çocuğun sınıftaki problemlerinin çözülmesi çocuğun ailesindeki problemlerin çözülmesine bağlıdır. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen davranış, ana baba tutumu, ilkokul öğrencileri

Ana-baba tutumuSınıf içi davranışlarÖğrenci davranışı+3
Gizem Cengin Ünüvar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler 6. sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin kavram bulmacası etkinlikleri yoluyla öğretiminin akademik başarı üzerindeki etkisi

Gerçek deneme modelinde ön test-son test kontrol gruplu desende gerçekleştirilen bu çalışmada, ilköğretim Sosyal Bilgiler 6. Sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin kavram bulmacası etkinlikleri yoluyla öğretiminin akademik başarı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma 2013-2014 öğretim yılının bahar yarıyılında İzmir ili Kemalpaşa ilçesindeki 80. Yıl Sütçüler Ortaokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışma, bir deney ve bir kontrol grubundan oluşan toplam 42 altıncı sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 22 ders saati sürmüştür. Deney grubunda konu işlenirken kavram bulmacası etkinliklerine dayalı olarak öğretim yapılmıştır, kontrol grubunda ise mevcut programa uygun öğretim gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grubuna öğretim öncesi ön test ve öğretim sonrası son test olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Akademik Başarı Testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler üzerinde T-Testi gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre deney ve kontrol gruplarının uygulama sonrasındaki akademik başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Her iki grubun akademik başarı puanlarının öğretim sonrasında anlamlı düzeyde artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kavram, kavram bulmacası, kavram analizi.

Akademik başarıBaşarıKavramsal öğrenme+5
Ömür Kızıl
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin çağdaş ölçme ve değerlendirme süreçlerine yönelik bilgilerinin ve tutumlarının belirlenmesi: Demirci ilçesi örneği

Bu çalışma, ortaokul öğretmenlerinin çağdaş ölçme ve değerlendirme teknikleri hakkındaki tutumlarını belirlemek, bu teknikler hakkındaki bilgilerini tespit etmek ve bu konulara çözüm önerileri sunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın grubunu, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Manisa ili Demirci ilçesinde bulunan 14 ortaokuldaki branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Verilerin toplanması aşamasında konuyla ilgili kaynaklar incelendikten sonra, Manisa ili Demirci ilçe merkezi ve köylerindeki ortaokullarda görev yapan 93 öğretmenin, çağdaş ölçme ve değerlendirme teknikleri hakkındaki tutum ve bilgilerini belirlemek amacıyla kişisel bilgiler, bilgi ölçeği ve tutum ölçeğinden oluşan bir form uygulanmıştır. Birinci bölümde araştırmaya katılan öğretmenlerin cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, branşı ve mezun olduğu üniversite hakkında sorular sorulmuştur. Formun ikinci bölümünde ise 11 sorudan oluşan; ÖSYM'nin öğretmen seçme işlemi için kullanmış olduğu kamu personeli seçme sınavının eğitim bilimleri soruları arasından çağdaş ölçme ve değerlendirme süreçlerine ilişkin bilgiyi ölçen maddelerden seçilen ve araştırmacının geliştirdiği çağdaş ölçme ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin sorular kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise çağdaş ölçme ve değerlendirme süreçlerine ilişkin tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler, SPSS 21 istatistik paket program kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan istatistikî analizler sonucunda ortaokul öğretmenlerinin çağdaş ölçme ve değerlendirme teknikleri hakkındaki tutumlarının yüksek çıkmasına karşın çağdaş ölçme ve değerlendirme teknikleri hakkındaki bilgilerinin tutumları kadar yüksek olmadığı gözlemlenmiştir

Alternatif ölçme ve değerlendirme teknikleriKavram haritalarıOrtaokul öğretmenleri+4
Mehmet Akif İnesi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul sosyal bilgiler programında öğrencilere kazandırılması hedeflenen becerilerin kazanım ve etkinlikler ile öğrenci çalışma kitaplarında yer alma düzeyinin belirlenmesi

Bu araştırma, 2005-2006 öğretim yılında uygulamaya konulan Sosyal Bilgiler Programında kazandırılması hedeflenen becerilerin programda yer alan kazanım ve etkinlikler ile 5., 6. ve 7. sınıf sosyal bilgiler öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerde bulunma düzeyini belirlemek amacıyla yapılmış, nitel bir araştırmadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Sosyal Bilgiler Programında yer alan kazanım ve etkinlikler ile Sosyal bilgiler 5., 6. ve 7. sınıf öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerin doküman incelenmesi yöntemi ile taranması şeklinde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Sosyal bilgiler Programında yer alan beceriler, kazanımlar, etkinlikler ve Milli Eğitim yayınevine ait 2014 basımlı 5., 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler öğrenci çalışma kitapları oluşturmaktadır. Sosyal Bilgiler Programı içerisinde kazandırılması hedeflenen 15 beceri ve bu becerilere ait alt beceriler bir araya getirilerek "Beceri Kontrol Listesi" oluşturulmuştur. Bu kontrol listesinden yararlanarak Sosyal Bilgiler Programında kazandırılması hedeflenen becerilerin programda yer alan kazanım ve etkinlikler ile öğrenci çalışma kitaplarında ne düzeyde yer aldığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; kazanım, etkinlik ve öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerde en sık yer alan becerilerin "Eleştirel Düşünme" becerisi ile "Araştırma" becerisidir. Etkinlik boyutunda en az yer alan becerilerin "İletişim" becerisi ile "Türkçe'yi Doğru, Güzel ve Etkili Kullanma" becerisidir. Öğrenci çalışma kitapları etkinlikler boyutunda ise en az yer alan becerilerin "İletişim" becerisi ile "Zaman ve Kronoloji Algılama" becerisi olduğu gözlenmiştir. Kazanım, etkinlik ve öğrenci çalışma kitaplarında yer alan etkinliklerde en az yer alan becerilerin Sosyal Bilgiler alanına özgü becerilerin olduğu, en fazla yer alan becerilerin ise ortak beceriler olduğu görülmüştür. Kazanım, etkinlik ve öğrenci çalışma kitaplarında yer alan etkinliklerde, 9 ortak temel becerinin ve 6 alan becerisinin tüm boyutlarda dengeli dağıtılmadığı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Sosyal Bilgiler Programı, Beceriler, Etkinlik, Öğrenci Çalışma Kitabı, Ortak Temel Beceriler.

BeceriBeceri kazandırmaDers programları+6
Murat Aydemir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin dijital materyal geliştirme ve paylaşım rehberi ile ilgili görüşleri

Eğitim teknolojisi günümüzde bütün derslerin içerisinde aktif olarak kullanılmaktadır. Matematik dersinde grafik hazırlama, İngilizce dersinde dinleme yapmak için eğitim teknolojisi ile öğretim desteklenmektedir. Gelişen ve değişen eğitim teknolojisi ile birlikte öğretim süreci de farklılaşmaya başlamıştır. Her yıl yeni öğretim materyalleri ve materyal geliştirme teknolojileri öğretmenlerin hizmetine sunulmaktadır. Bu çalışmada, bilgisayar destekli eğitimde tercih edilen materyal geliştirme yazılımları ile dijital materyal paylaşım yazılımları araştırılarak sınıf öğretmenleri için bir rehber hazırlanmıştır. Rehberde farklı sınıf seviyelerinde farklı konular seçilerek ders planları hazırlanmış ve konulara uygun 6 farklı materyal farklı yazılımlar kullanılarak geliştirilmiştir. Materyal hazırlama adımları ayrıntılı bir şekilde açıklanarak öğretmenler için "Dijital Materyal Geliştirme ve Paylaşım Rehberi" ismiyle öğretmenlere sunulmuştur. Geliştirilen materyaller ve hazırlanan rehber 30 sınıf öğretmenine ulaştırılarak incelemesi sağlanmıştır. Görüşme yapmayı kabul eden 19 sınıf öğretmeniyle görüşülmüştür (Aralık 2015). Veriler yarı yapılandırılmış 6 soru ile toplanmıştır. Veriler içerik analizi yapılarak grup ve temalar oluşturulmuştur. Çalışmanın sonucunda; hazırlanan dijital materyal geliştirme rehberi yapılan araştırma sonuçları ve alan yazınla karşılaştırılarak kullanıma uygun ve faydalı olacağı sonucuna varılmıştır.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar yazılımlarıEğitim teknolojisi+4
Muhammet Yörük
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen öğretiminde grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyalinin öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisi

Bu araştırmanın amacı fen öğretiminde grafik roman tarzında geliştirilen eğitim materyalinin öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisini incelemektir. Araştırma ön test- son test yarı deneysel desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyali ve Fen Bilimleri ders kitabıdır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri ise öğrencilerin motivasyon ve akademik başarı düzeyleridir. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Manisa'nın Demirci ilçesinde merkezde bulunan üç ilkokulda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma deney grubunda 30, kontrol grubunda 32 olmak üzere toplam 62 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak "Öğretim Materyalleri Motivasyon Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ve öğrencilere ve öğretmenlere yönelik geliştirilen görüşme formları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyalinin öğrenci motivasyonunu ve akademik başarısını artırdığı bilgisine ulaşılmıştır. Grafik roman tarzı geliştirilen eğitim materyaline yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri olumlu yöndedir. Anahtar kelimeler: Grafik roman, çizgi roman, eğitim materyali, motivasyon, başarı

Eğitim araçlarıFen bilgisi öğretimiGrafik roman+5
Gonca Babadağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici, öğretmen ve velilerin 4+4+4 eğitim sistemi ile ilgili görüşlerinin belirlenmesi (İstanbul / Bağcılar örneği)

Bu tez çalışmasında, yönetici, öğretmen ve velilerin yeni eğitim sistemi hakkındaki görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, "Yönetici, öğretmen ve velilerin 4+4+4 eğitim sistemi ile ilgili görüşleri nelerdir?" sorusuna yanıt aranmıştır. Bu doğrultuda onların fikirlerini ortaya koyacak anket sorularına yer verilmiş olup sonuçları incelenmiştir. Betimsel bir durum saptaması niteliğindeki bu araştırma, İstanbul ili Bağcılar ilçesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılında 54 okulda gerçekleştirilmiş olup bu okullar ilkokul, ortaokul, imam hatip okulları ve özel okullardan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yönetici, öğretmen ve veli anketleri kullanılmıştır. Araştırma verileri, yönetici, öğretmen ve velilerin anketlere verdiği yanıtlar doğrultusunda oluşturulmuştur. Araştırmada 'Kişisel Bilgiler' kısmı ve 4+4+4 eğitim sistemi değişikliklerinin bazı boyutlarını içeren 6 anket ölçeği yer almaktadır. Kullanılan anketler 6 kısımdan oluşmaktadır. Bunlar şöyledir: 1. sınıf öğretmen anketi, 1. sınıf veli anketi, 5. sınıf öğretmen anketi, 5. sınıf veli anketi, ilkokul yönetici anketi, ortaokul yönetici anketi. Anket dönütleri olarak 225 kişi 1. sınıf öğretmenleri, 798 kişi 1. sınıf velileri, 317 kişi 5. sınıf öğretmenleri, 711 kişi 5. sınıf velileri, 66 kişi ilkokul yöneticileri ve 62 kişi ortaokul yöneticileri sonuçları hesaplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi ankete katılan kişilerin verdiği yanıtlar doğrultusunda hesaplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi normal dağılım göstermediği için parametrik olmayan istatistiksel analizlerden yararlanılmıştır. Ölçeklerin geçerliliği doğrulayıcı faktör analizi ile güvenirliği Cronbach alfa ile hesaplanmıştır.

4+4+4 eğitim sistemiEğitim sistemiOkul yöneticileri+4
Elif Beyza Öztürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ile eğitim programına ilişkin metaforik algılarının karşılaştırılması

Ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen eğitim programları, ülkelerin uygun insan tipini yetiştirmede kullandığı en önemli araçtır. Eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenler ise ülkelerin hedeflerini gerçekleştirmesinde kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin eğitim programına bakış açıları onların nasıl bir uygulayıcı oldukları konusunda bizlere fikir verir. Öğretmenlerin programı nasıl kullandıklarının yanı sıra var olan eğitim inançları eğitim-öğretime yön verir. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ile eğitim programına dair metaforik algılarının karşılaştırılması hedeflenmiştir. Araştırmaya Gaziantep ilinde görev yapmakta olan 315 sınıf öğretmeni katılmıştır. Nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin birlikte kullanılmasına hizmet eden karma desen yöntemlerinden "eş zamanlı çeşitleme" yöntemi ile araştırma yapılmıştır. Veriler, "Eğitim İnançları Ölçeği" maddelerini içeren, sınıf öğretmenlerinin eğitim programına ilişkin metaforlarının belirleneceği soru ve kişisel bilgilerin yer aldığı anket formu ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde Sosyal Bilimler için istatistik paket programı kullanılmıştır. Bu çerçevede, değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde T- testi ve One- Way ANOVA analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin eğitim inançlarının belirlenen değişkenlere göre farklılık göstermediği; eğitim programına karşı olumlu ya da olumsuz görüşü bulunan öğretmenlerin hepsinin varoluşçu bir eğitim inancına sahip oldukları belirlemiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Programı, Eğitim Felsefesi, Eğitim İnancı, Metafor

Eğitim felsefesiEğitim inancıEğitim programları+4
Zehra İzalan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sosyal bilgiler ders kitapları hakkında öğretmen öğrenci görüşleri

ÖZET Bu araştırmanın amacı, 2000-2001 öğretim yılında ilköğretim 43)6,7. sınıflarda okutulan Sosyal Bilgiler ders kitaplarının fiziki durum; içerik; harita, şekil, fotoğraf, ölçek, kroki vb özellikler; değerlendirme ve hazırlık sorularının nitelikleri hakkında bu kitapları kullanan öğrenciler ve öğretmenlerin düşüncelerini belirlemektir. Araştırmada, 2000-2001 öğretim yılında okutulan Sosyal Bilgiler ders kitaplarına yönelik; 7 İlde bulunan 18 ilköğretim okulunun 4,5,6,7. sınıflarında okuyan 1367 öğrenci ve bu öğrencilerin Sosyal Bilgiler derslerine giren 60 öğretmenin verdikleri cevaplar üzerinde çalışılmıştır. Araştırma betimsel niteliktedir. Araştırmada, veriler öğrenci ve öğretmenlere ayrı ayrı uygulanan anket formlarıyla elde edilmiştir. Anketler, örneklem olan 1367 öğrenci ve araştırmanın öğretmen evrenine (60 öğretmene) uygulanmak üzere, alt problemlere cevap aramak amacıyla hazırlanmıştır. Anketler toplanıp puanlandıktan sonra, yüzdelik ve Hipotez testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma Sonucunda; Öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda 4, 5, 6, 7. sınıflarda Sosyal Bilgiler ders kitaplarının, Fiziksel durum; harita, şekil, fotoğraf, ölçek, kroki, plan, vb. durum; içerik; hazırlık ve değerlendirme soruları açılarından bazı sorunlar taşıdığı görülmüştür. Ayrıca, Sosyal Bilgiler ders kitaplarıyla ilgili öğretmen ve öğrenci görüşleri arasmda büyük oranda farklılıklar bulunmuştur.

Ders kitaplarıSosyal bilgiler dersiİlköğretim okulları
Serdal Seven
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde oluşturulan hedef-davranışlarının erişi düzeyi

ÖZET Bu araştırmada, 5. Sınıf Sosyal Bilgiler dersi Vatan ve Millet ünitesi ile Cumhuriyete Nasıl Kavuştuk ünitelerine ait hedef davranışların farklı sosyo- kültürel düzey okullarında gerçekleşme düzeyleri üzerinde durulmuştur. Araştırmada 5. Sınıf öğrencileri denek olarak alınmıştır. İzmir Bornova Reşat Nuri Güntekin İlköğretim Okulu üst sosyo- kültürel düzey okulu; Manisa Demirci Cengiz Topel İlköğretim Okulu orta sosyo- kültürel düzey okulu ve Manisa Derbent İlköğretim Okulu alt sosyo kültürel düzey okulu olarak kabul edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında izleme testleri ve anket formu kullanılmıştır, ölçme araçları araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Üç farklı sosyo kültürel düzey okulunun 5. Sınıf ilk iki ünitesi için belirlenen hedef- davranışlara erişi düzeyleri karşılaştın İm ıştır. İlk ünitenin erişi düzeyi bir, ikinci ünitenin erişi düzeyi iki izleme testi ile test edilmiştir. Birinci ünite ile ilgili izleme testinde üç okul türü birbirine yakın erişi düzeylerine ulaşmıştır. 10 hedef-davranışın 6 tanesinde üst sosyo- kültürel düzey okulu, 2 tanesinde orta sosyo- kültürel düzey okulu, ve diğer 2 tanesinde de alt sosyo kültürel düzey okulu en yüksek erişi düzeyine ulaşmıştır. Bu izleme testinde hedef- davranışlara ulaşma yüzdeleri; üst sosyo- kültürel düzey okulu % 63, orta sosyo kültürel düzey okulu % 62 ve alt sosyo- kültürel düzey okulu % 58 olarak tespit edilmiştir. Okulların erişi düzeylerinin karşılaştırılması sonucu, il- köy okulları arasında il okulu lehine ve ilçe- köy okulları arasında ilçe okulu lehine anlamlı farklılıklar bulunurken, il- ilçe okulları arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. İkinci ünitenin birinci bölümü ile ilgili izleme testinde 30 hedef- davranışın 14 tanesinde il okulu, 8 tanesinde ilçe okulu ve yine 8 tanesinde köy okulu en yüksek erişi düzeyine ulaşmıştır. Bu izleme testinde hedef- davranışlara ulaşma yüzdeleri; üst sosyo- kültürel düzey okulu % 53, orta sosyo- kültürel düzey okulu % 52 ve alt sosyo- kültürel düzey okulu % 51 olarak tespit edilmiştir. Okulların erişi düzeylerinin karşılaştırılması sonucu, il- ilçe okulları arasında il okulu lehine, il- köy okulları arasında üç madde il okulu lehine, üç madde de köy okulu lehine ve ilçe- köy okulları arasında ilçe okulu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İkinci ünitenin ikinci bölümü ile ilgili izleme testinde ise 33 hedef- davranışın 20 tanesinde il okulu, 9 tanesinde ilçe okulu, 4 tanesinde il ve ilçe okulu eşit olarak en yüksek erişi düzeyine ulaşmışlardır. Bu izleme testinde köy okulu hiçbir hedef davranışın erişi düzeyinde diğer iki okulu geçememiştir. Bu izleme testinde hedef- davranışlara ulaşma yüzdeleri; üst sosyo- kültürel düzey okulu % 58, orta sosyo kültürel düzey okulu % 55 ve alt sosyo- kültürel düzey okulu % 44 olarak tespit edilmiştir. Okulların erişi düzeylerinin karşılaştırılması sonucu, il- ilçe okulları arasında il okulu lehine, il- köy okulları arasında il okulu lehine, ve ilçe- köy okulları arasında ilçe okulu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Üç izleme testi sonucunda da üst sosyo- kültürel düzey okulu en yüksek erişiye ulaşmıştır. Bu sonucun başlıca sebeplerinin, öğrencilerin okul dışı zamanlarında dersleriyle ilgili akrabalarından aldıkları yardım, aileleri ve yakın çevresindekilerin eğitim durumları, okul dışında derslerine ayırdıkları zaman gibi değişkenler olduğu tespit edilmiştir, öğrencilerin okul dışındaki zamanlarında akrabalarından aldıkları dersleriyle ilgili yardım arttıkça Sosyal Bilgiler dersi hedef davranışlarının gerçekleşme düzeyinin de arttığı tespit edilmiştir. Bu sebeple öğrencilerin mutlaka okul dışı zamanlarında ailelerinden dersleriyle ilgili yardım almaları gerekliliği sonucuna varılmıştır. vııı

Başarı düzeyiDavranışDers programları+5
Hasan Karakaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8.sınıf Öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi duyuşsal hedefleri yönünden eleştirel düşünceleri (Manisa-Ahmetli örneği)

Bu araştırmada, ilköğretim 4, 5, 6 ve 7. sınıflarda okutulan Sosyal Bilgiler dersinin işlenişi ve duyuşsal amaçlarının öğrencilere kazandırılma düzeyinin, öğrenci görüşleri alınarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma betimsel niteliktedir. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan 45 sorudan oluşan anket ile elde edilmiştir. Araştırmanın evreni Manisa İli Ahmetli İlçesi ilköğretim okullarında okuyan 8. sınıf öğrencileridir. Araştırmanın örneklemini ise Manisa İline bağlı Ahmetli İlçesi ilçe merkezinde 4 okulda okuyan 231 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerden elde edilen verilerin analizinde frekans, yüzde, ağırlıklı ortalama ve bir yönlü ANOVA kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin çağdaş, öğrenci merkezli eğitim anlayışını daha çok benimsedikleri ortaya çıkmıştır. Sosyal Bilgiler dersi programında yer alan duyuşsal hedeflerin öğrenciler tarafından kazanıldığı tespit edilmiştir. Gerek öğretmenlerle yapılan görüşmeler, gerekse öğrencilerin hazırlanan ankete verdikleri cevaplar; öğretmenlerin geleneksel yöntemlerin etkisinden hâlâ kurtulamadığını ortaya koymuştur. Öğrencilerin sınıf içindeki etkinliklerini arttıran, çağdaş, öğrenci merkezli öğretim etkinlikleri daha çok kullanılmalıdır. Sosyal Bilgiler dersi programındaki duyuşsal hedefler; programda yapılan incelemeler ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler neticesinde, mevcut durumda yetersiz olup bu hedefler günlük yaşamın gereklerine cevap verecek seviyede uygun hâle getirilmelidir. Sosyal Bilgiler dersi programında, daha çok bilişsel etkinliklere yer verilmiş olup duyuşsal ve psikomotor etkinliklere gerekli önem verilmemiştir. Programda, duyuşsal ve psikomotor etkinliklere daha çok önem verilmesi gereklidir. Öğretmenler ise derste, öğrenmenin daha anlamlı ve kalıcı olması için öğrenme stratejilerini etkin olarak kullanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Davranış, Öğretim, Duyuşsal Hedef, İlköğretim

Duyuşsal hedeflerEleştirel düşünceSosyal beceri eğitimi+4
Mustafa Mahmut Cipli
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00