Mersin University
Anabilim Dalı

Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Anabilim Dalı

Mersin University

176

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel yönetimlerde kaçak yapı tespitinde insansız hava aracı kullanımı: Keçiören Belediyesi örneği

Yasadışı yerleşimler (gecekondu yerleşimleri), çoğu gelişmekte olan ülkede ve hatta bazı gelişmiş ülkelerde devam eden bir sorun olmuştur. Bu, büyük miktarlarda para, kaynak, zaman ve enerji kaybına yol açmıştır. Kentleşmenin yoğun olduğu alanlarda, arazi operasyonlarını doğru coğrafi haritalama ve izleme ile takip etmek oldukça maliyetlidir. Daha fazla zaman ve emek gerektirir. Denetim düzenli olarak yapılamaz. Bazen bir görevi altı ay veya bir yıl içinde tamamlamak imkânsızdır. Bu nedenle, bu işlemleri gerçek zamanlı olarak havadan bir bakış açısıyla otomatikleştirmek daha pratiktir. Uzaktan algılama ve İHA teknolojilerindeki gelişmeler, bu teknolojilerin kullanıldığı tüm sahalara paralel olarak haritacılık sektöründe de kendini göstermiştir. İmar planları ile dizayn edilen ya da edilmesi gereken şehirler için en büyük sorun kaçak yapılardır. Kentlerin varlığını tehdit eden kaçak yapıların tespiti daha önceleri çok sayıda personel ve zaman gerektiren bir işlemken, gelişen İHA teknolojileri sayesinde artık daha kolay ve hızlı bir şekilde yapılabilmektedir. Bu sayede kaçak yapılaşmanın getirdiği plansız kentleşme ve sosyo-ekonomik sorunların önüne geçilmektedir. Bu çalışmada Sense FLY eBee Plus cihazı kullanılmış ve çalışma alanında kaçak yapılar tespit edilmiştir.

Sayısal fotogrametriUzaktan algılama
Ahmet Ulukök
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maden sahalarındaki deformasyonların İHA verileri ile izlenmesi

Açık ocak maden sahalarında oluşabilecek deformasyonların tespiti ve takibi maden üretiminin hem güvenliği hem de sürekliliği açısından önemlidir. Küresel Navigasyon Uydu Sistemi (GNSS), maden alanlarındaki deformasyon izleme için en çok tercih edilen yöntemdir. GNSS yöntemi ile izlenen noktalarda deformasyon miktarı (3D yer değiştirmeler) belirlenebilirken, deformasyonun nedeni ve/veya alan boyutu ile ilgili yorumlar sınırlı kalabilir. Açık ocak maden alanlarındaki kaymaların ana faktörleri veya tetikleyici sebepleri, taban topografyası, oluşturulan basamakların geometrik boyutları (genişlik, yükseklik ve eğim), dökülen malzemenin rijitlik oranı ve alt basamaklardaki yeni dökümlerin neden olduğu yük artışları olarak görülmektedir. Bu maden sahası için yapılan saha ölçümleri ve değerlendirmeler, İHA fotogrametrisi destekli GNSS yönteminin hem sınırlar hem de alansal boyutta deformasyonlarının belirlenmesinde hızlı ve ekonomik bir yöntem olduğunu desteklemektedir. Bu çalışmada İHA fotogrametrisi ve GNSS birlikte kullanılmış, çalışma sahası açık maden ocağı olarak bir mermer ocağı seçilerek sahadaki deformasyonlar izlendi. GNSS yöntemiyle noktasal bazda yer değiştirmelerin izlenmesi için arazi topografyasına ve deformasyonun gerçekleşebileceği olası konumlara göre deformasyon kontrol noktaları tesis edildi. İHA fotogrametrisi ile de belirlenen deformasyon noktalarının üzerinden oluşan yer değiştirme hareketliliğinin sebepleri, alan ve hacimsel büyüklükleri araştırılmıştır. Bu sayede GNSS ile hassas ve yüksek doğrulukta elde edilen ölçümler çalışmanın referans ölçümleri kabul edilerek İHA verileri ile karşılaştırmalar yapıldı. İHA verilerinin GNSS verilerinden elde edilen yer değiştirme miktarlarına paralel sonuçlar verdiği görülmüştür. Bu da GNSS yöntemi ile deformasyon çalışmalarının nokta bazlı yapılmasının yanında İHA Fotogrametrisi ile alansal bazda izleme ve GNSS verilerine paralel kayda değer sonuçlar vermesi İHA verilerinin kullanılabilirliğini göstermiştir.

Açık maden ocaklarıKüresel konumlandırma sistemleriSayısal fotogrametri+1
Mücahit Emre Oruç
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mera ve yayla alanlarında kaçak yapılaşmanın tespiti ve değerlendirilmesi: Bolu örneği

Bu tez çalışmanın temel hedefi, Türkiye'nin Bolu ili, Atyaylası bölgesinde bulunan yazlık meralardaki inşaat faaliyetlerinin zamansal gelişimini, gelişmiş yüksek çözünürlüklü uzaktan algılama verileri ve coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak tespit etmektir. Çalışma aynı zamanda, mera yönetimi ile ilgili arazi politikaları hakkında kapsamlı bir tartışma sunmayı amaçlamaktadır. Mevcut arazi kullanımının titizlikle incelenmesi sonucunda, mera varlıkları üzerinde, özellikle konut ve turistik tesis olarak kullanılan önemli sayıda yapılaşma gözlemlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 45. maddesi, devletin mera alanlarının kötüye kullanılmasını ve tahribini önleme sorumluluğunu vurgulamakta olup, Mera Kanunu ise Türkiye genelinde bu kritik varlıklar üzerinde her türlü yapılaşmayı kesin bir şekilde yasaklamaktadır. Ancak bu katı yasal düzenlemelere rağmen, Atyaylası bölgesinin 2014, 2018 ve 2021 yıllarına ait uydu görüntüleri incelendiğinde, meralarda inşaat ve yol geliştirme faaliyetlerinin bu süre zarfında önceki yıllardaki seviyenin iki katını aştığı tespit edilmiş ve bu faaliyetler Atyaylası'ndaki tüm köyler için hesaplanıp haritalandırılmıştır. Hesaplamalara göre, Atyaylası'nda bulunan yapı sayısı 2014 yılında 322 iken, 2021 yılında 672'ye çıkmıştır. Bu da %108.7'lik bir artışa karşılık gelmektedir. Atyaylası yöresinde yapılaşmanın en çok arttığı yerleşim birimi ise %168,8'lik artışla Kürkçüler olmuştur. En çok yapı sayısı barındıran yerleşim birimi ise Paşaköy'dür. Özellikle 2018 yılında yürürlüğe giren İmar Affı Yasası'nın, bu inşaat faaliyetlerini daha da tetiklediği anlaşılmıştır. Mera nitelikli araziler, yasalarla korunan ortak kamu mallarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle kamu yararına hizmet etmek ve ekolojik sürdürülebilirliği desteklemek amacıyla kullanılmalıdır. Ancak bu çalışmanın bulguları, Türkiye'de yaygın olan eğilimin bu önemli gerekliliğe uygun olmadığını göstermektedir.

Arazi kullanımıArazi mülkiyetiCoğrafi bilgi sistemleri+4
Muhammed Eren Kılıç
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk motiflerinin fotogrametrik yöntemlerle dijitalleştirilmesi ve arşivlenmesi

İnsanoğlu asırlar boyunca tarihe kendinden bir iz bırakmak için her fırsatı kullanmıştır. Bu perspektifte, anlatılmak istenenler bazen mağara duvarlarına, bazen kayalara, bazen de kilime veya halıya aktarılmıştır. Geçmiş kuşaklar tarafından oluşturulmuş kültürel mirasların toplum nezdinde koruma bilincinin oluşmasını, toplumun kültür ve bilgi seviyesini arttırılmasını ve çeşitli nedenlerle tahrip edilmiş veya yok olmuş kültürel mirasların yaşatılmasını sağlamak için dokümantasyonunun yapılması son derece önem arz etmektedir. Ayrıca, yapılan dokümantasyon işlemi kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktadır. Tüm bunlar için yapılacak gerekli çalışmalarda insanlara bireylere büyük görevler düşmektedir. Bu noktada, motifler son derece önemli olup, bir cümleyi oluşturan kelimelere benzemektedir. Motiflerin demek istediğini anlayanlar, dokunan bu halı veya kilimlerin özünü kavrayabilmekte ve yorumlayabilmektedir. Halı ve kilimler sanat eseri özelliği taşıyıp, döneminin ve ortaya çıkmasını sağlayan kişi veya kişilerin sosyo-kültürel yapısını gözler önüne sermektedir. Bu yönüyle, halı ve kilimler geçmişe ayna tutmaktadır. Halı ve kilimlerde yer alan motifler, şekilsel çağrışımlarla kendi semboliğini, üzerinde yer aldığı obje ile bütünleştirerek objeye manevi derinlik ve anlam kazandırmaktadır. Ayrıca, eşyaya bir kimlik de kazandırmaktadır. Söz konusu sembol ve motiflerin, geleneksel halı ve kilimleri dokuyanların tutum ve davranışlarının bir dışavurumu olduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır. Belge niteliğindeki bu motifleri kalıcı hale getirebilmek amacıyla yeni gelişen teknolojilerin kullanılabilirliği sayesinde Fotogrametri yöntemi ile çekilecek fotoğraflar işlenerek Photomodeler yazılımı bu kapsamda kullanılacaktır. Fotoğraflardan ölçüm yaparak dijital veri saklamak için bu çalışma kapsamında Photomodeler ile sağlanmıştır.

Eda Menekşe
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ArcSWAT ile modelleme çalışmaları ve veri madenciliği ile değerlendirilmesi: Mersin ili örneği

Bu çalışmada, uygulamanın gerçekleştirileceği bölgedeki akarsular üzerinde hidrolojik sonuçlar elde edilerek bu sonuçlar doğrultusunda veri madenciliği ile çalışma kapsamında öncelikli olarak önem arz eden veriler ile uygulama bölgeleri üzerinde günümüz ve geleceğe yönelik değerlendirmeler sağlamak amaçlanmaktadır. Doğu Akdeniz havzasında yer alan Mersin iline ait dere ve akarsular incelenerek havzalar oluşturulmaktadır. Bu havzalara ait ArcSWAT programında kullanılmak üzere meteorolojik, toprak yapısı, arazi kullanımı gibi verileri düzenlenerek simülasyon uygulaması gerçekleştirilmektedir. Simülasyon uygulaması ile her bir havzanın alt havzaları oluşmaktadır. Berdan havzasında 35 alt havza, Deliçay havzasında 21 alt havza, 124 numaralı havzada 30 alt havza, 163 numaralı havzada 27 alt havza, 176 numaralı havzada 23 alt havza oluşmaktadır. Çalışma bölgesi olarak belirlenen Berdan, Deliçay, 124, 163 ve 176 no'lu havzalar için simülasyon uygulamasında 4 ayrı senaryo gerçekleştirilmektedir. Bu senaryolar ile havzalara ait terleme ve buharlaşma, yanal akış ve yüzey akışı, yeraltı suyu yoğunluğu gibi sonuçlar elde edilmektedir. Gerçekleştirilen bu simülasyon çalışmaları ile çok fazla veri yoğunluğu ortaya çıktığı için Orange 3.35.0 programında yer alan K-means algoritmasından faydalanılarak da elde edilen sonuçlar ile tekrardan ArcGIS ortamında haritalandırma işlemi yapılarak daha görsel ve anlaşılabilir sonuçlar elde edilmektedir.

Zeliha Güneş
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma işlemlerinde şeritvari toplu değerleme modelinin geliştirilmesi

Ulaşım ağları; denizyolu, karayolu, demiryolu ve havayolu şeklinde çeşitlilik arz etmekte, özellikle zamandan ve maliyetten tasarruf sağlanması amacıyla teknolojinin imkânları kullanılarak sürekli gelişme ve büyüme göstermektedir. Ulaşım ağının en aktif kullanılanı karayolu olup, karayoluna ait çalışmaları, ülkemizde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı Karayolları Genel Müdürlüğünce (KGM) yürütülmektedir. Karayolu projelerinde yaşanan en önemli sorun taşınmazın elde edinimidir. Bu sorunun çözüm yolu ise kamulaştırma yapmaktır. Kamulaştırmadaki değerleme çalışmalarında değerin net olmamasından kaynaklanan Devlet ve vatandaş arasındaki anlaşmazlıklar, projenin aksamasına neden olmaktadır. Bu aksamaları azaltmak için modern değerleme yöntemleri ile değer tahminleri yapıp herkes tarafından bilinirlik kazandırmak gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Kahramanmaraş ili, Pazarcık ilçesi sınırları içerisinde yer alan Narlı-Pazarcık Çevre Yolunun 12,5 km güzergâh uzunluğunda ve yaklaşık 40 m genişliğindeki kamulaştırma sınırı içerisinde kalan bütün arazilerin kamulaştırma bedel tespitinin modern yöntemleri kullanılarak toplu değerleme yapmaktır. Proje güzergâhı üzerindeki belirlenen kesimde arazi, arsa vasıflı arazi, arsa ve yapılı arsa taşınmaz türlerinin özelliklerine ilişkin kriterler belirlenerek emsal parsellere ait veriler toplanmıştır. Çoklu Regresyon Analizi ve bulanık mantık-çok kriterli karar analizi entegrasyonu olan yöntemlerden Buckley ve Chang'in Bulanık Analitik Hiyerarşik Process uygulanmıştır. Emsal parseller örneklem olarak alınarak modeller üretilmiş ve kamulaştırma sınırı içerisinde kalan kamulaştırma parselleri için değer tahminleri yapılmıştır. Çalışmada emsal ve kamulaştırma parselleri için performans analizleri incelenmiştir. Kamulaştırma parselleri için Buckley modelinde Ortalama Mutlak Hata, Ortalama Mutlak Yüzde Hata, Karesel Ortalama Hata sırasıyla 0,027, 0,030,0,076; Chang modeli de 0,027, 0,030, 0,077 şeklinde bulunmuştur. Kamulaştırma alanında Çoklu Regresyona göre Buckley ve Chang modelinin daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.

Şeyma Ekizoğlu
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Termik santrallerin neden olduğu hava kirliliğinin sentinel-5P uydu verileriyle araştirilmasi

Hızla artan dünya nüfusuyla birlikte gelişen sanayi, teknoloji ve şehirleşme, ihtiyaç duyulan enerjiyi de arttırmaktadır. Ancak enerji üretimi, endüstrinin gelişimi ve nüfus artışı, beraberinde hava kirliliği gibi küresel bir sorunu da getirmektedir. İnsan sağlığının birincil çevresel belirleyicisi hava kalitesidir. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Dünya nüfusunun %92'si, hava kirletici sınır değerlerin aştığı bölgelerde yaşamaktadır. Azot dioksit (NO2), sülfür dioksit (SO2), karbon monoksit (CO), ince partikül madde (PM2.5) gibi hava kalitesini etkileyen emisyonlar ve partikül maddeler fosil yakıtların yanması, endüstriyel işlemler ve taşıtlardan kaynaklanan emisyonlar gibi kaynaklarla havaya karışırlar. Bu emisyonların ve maddelerin havaya karışmasıyla birlikte solunum yolu rahatsızlıkları, kanser, kalp problemleri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ülkemizde ihtiyaç duyulan enerjinin önemli bir bölümü işletmede olan 53 adet kömür yakıtlı termik santralden sağlanmaktadır. Bu santrallerden en büyük 7 tanesinin toplam kurulu gücü (10.673 MW), 53 adet termik santralin kurulu gücünün (20.443 MW) %52'sine tekabül etmektedir. Bu çalışmada, Fosil kaynaklı yakıtlardan enerji üreten bu 7 adet termik santralin ortaya çıkarmış olduğu hava kirliliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Sentinel-5p uydusundan alınan CO, NO2 ve SO2 emisyon verileri ile termik santrallerin hava kalitesi açısından çevresel etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı üzerinden Zonguldak/Çatalağzı-Kuzkaya, Kahramanmaraş/Elbistan, Çanakkale/ Biga İçdaş, Hatay/İskenderun istasyonlarına ait PM2.5 ve PM10 kirletici emisyon değerleri de incelenmiştir. Yapılan bu çalışmanın sonuçları doğrultusunda NO2 ve CO yoğunluklarının İsken Sugözü Termik Santrali merkezli çalışma alanı hariç diğer çalışma bölgelerinde termik santral çevresinde yoğunlaştığı ve SO2 emisyonunun ise Afşin-Elbistan A ve B Termik Santralleri hariç diğer termik santral çevrelerinde anlamlı bir yoğunlaşma gözlemlenmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Corine 2018 Arazi Örtüsü verileriyle oluşturulan haritalarda ise termik santralin tarımsal alan, yerleşim yeri ve ormanlık alan bölgelerine uzaklığı ve çalışma sahaları içerisindeki kapladıkları alanlar hektar cinsinden belirtilmiş ve yorumlanmıştır.

Bilge Bütün
Mersin University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim planlamasında coğrafi bilgi sistemleri kullanımı: Eskişehir ili örneği

Milli Egitim Bakanligi'nca alinacak kararlar ülkenin tüm kurum,kurulus ve bireylerini ilgilendirmesi nedeniyle, ülkenin gelecegine yapilacakyatirimlar olarak deger tasimaktadir. Kararlarin dogru olarak alinmasininve gelecekteki verim oraninin yükseltilmesinin baslica yolu egitimplanlamasidir. Planlama çalismalarinda binlerce verinin analizi için görselözelligi agir basan etkin bir bilgi sistemine ihtiyaç duyulmaktadir. CografiBilgi Sistemleri, yapilacak çalismalarin planli, programli, hizli ve etkinolmasini saglayan bir sistemdir. Cografi Bilgi Sistemleri Milli EgitimBakanligi'nca yapilacak egitim planlamasi çalismalarinda kullanilmasiylaverimlilik arttirilabilir. Bu çalismada, Cografi Bilgi Sistemleriuygulamasiyla, Eskisehir il sinirlari içinde bulunan yerlesim yerlerindekiMilli Egitim Müdürlügü'ne bagli, 2004-2005 ögretim yilinda hizmet veren,örgün ögretim kurumlarinin grafik ve öznitelik bilgilerini içeren bir bilgisistemi örnegi olusturulmustur. Istatistiksel analizler yardimiyla, ögretimkurumlarinin basarilari kendi aralarinda kiyaslanmistir. Buna bagli olarak,Cografi Bilgi Sistemleri sorgulamalari yapilarak egitim haritalariolusturulmus ve mevcut durum görsel hale getirilmistir.Anahtar Kelimeler: Egitim Planlamasi, Cografi Bilgi Sistemleri, Milli EgitimBakanligi

Fatma Karagöz
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskişehir kent merkezi yeşil alanlarının uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri yardımı ile değerlendirilmesi

Her geçen gün artan nüfus yoğunlukları ile yerleşim alanlarıgelişmekte ve biyolojik çevre ile olan denge giderek bozulmaktadır.Böyle bir ortamda insanların sağlıklı ve mutlu yaşamaları,ihtiyaçlarına cevap verecek sosyo-ekonomik yapının gelişmişliğine,dolayısı ile yeşil alan sisteminin gereksinimlere cevap verecekdüzeyde olmasına bağlıdır. Açık ve yeşil alanların, toplumunihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olması gerekmektedir.Bu çalışmada, Eskişehir ili kent merkezine ait açık ve yeşilalanların Uzaktan Algılama'nın farklı yöntemlerini kullanaraksaptanabilirliği ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile yeterliliği analizedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yeşil Alan, Uzaktan Algılama, Coğrafi BilgiSistemleri

Özlem Uz
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deliklitaş Mahallesi-Eskişehir coğrafi bilgi sistemleri ile deprem risk analizi

Doğal afetlerin başında gelen deprem, can kaybı, ekonomik kayıp,sosyal ve psikolojik kayıplar şeklinde olan bir doğal afet biçimidir.Günümüzde bilim adamları depremi önceden belirlemeye çalışsalarda şuanda en geçerli olan model önceden tedbir almaya yönelik olan riskli coğrafiyerleri ve yapıları belirlemektir.Bu tezde Eskişehir ilinde bulunan Deliklitaş mahallesindeki binalar(yığma ve betonarme) için deprem risk analizi ve risk haritası oluşturulmasıamaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma alanındaki yapıların tipleri, kat sayıları,zemininin yapısı, yapım tarihleri, kaliteleri için tüm çalışma alanına binaenvanter anketi uygulanmış, yerel zemin grubu için daha önce yapılanEskişehir ili mühendislik jeoloji haritasından yararlanılmış, ve elde edilentüm bilgiler Coğrafi Bilgi Sistemi veri tabanına aktarılarak gereklisorgulamalar yapılmıştır. Daha sonra yapı sınıflarına göre ilgili zemin yapısıiçin talep ve kapasite eğrileri çıkarılmış buradan elde edilen performansnoktasıyla çalışma alanındaki değişik sınıftaki binaların yapısal elemanlarıiçin dört farklı (az, orta, ağır, çok ağır) hasar seviyesinde birikimli hasarolasılık eğrileri yardımıyla beklenen etkin bina kayıp sayıları bulunmuş veait oldukları yapı sınıfları Coğrafi Bilgi Sistemleri ortamında gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Deprem, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Deprem Risk Analizi,Birikimli Hasar Olasılık Eğrisi

Emre Mola
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trafik güvenliği bağlamında ulaşım planlamasında coğrafi bilgi teknolojileri

CBS yardımıyla planlamada, sorunu hızlı bir şekilde tanımlayıp hızlı veetkin çözüm üretilebilmek mümkün olabilmektedir. Uzaktan algılama ve CBS'ninulaşım planlamasında kullanımı, verilerin elde edilmesinde, güncellenmesinde,toplanan istatistiksel verilerin bilgi sistemleri yardımı ile incelenmesinde velokasyona bağlı çözümlerin kısa zamanda ve doğru şekilde üretilebilmesinde sonderece önemlidir. Bu araştırmada, Eskişehir kent merkezindeki ulaşım sorunsalınabağlı olarak, trafik kazaları verileri, CBS ve Uzaktan Algılama yardımıyla analizedilmiştir. Bu kapsamda belirlenmiş olan trafik kazalarının yoğun olduğu kritiknoktalara göre, Eskişehir ulaşım planı kararlarının yeniden gözden geçirilmesiamacıyla yapılacak çalışmalar için önemli olan bilgiler oluşturulmuştur.Çalışmada Eskişehir Kenti örnek olarak kullanılarak ulaşım planlamasında CBSve Uzaktan Algılama tekniklerinin önemi ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Eskişehir, CBS, Ulaşım Planlaması, Uzaktan Algılama,Trafik Kazalarıi

Burhan Güvenal
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uydu görüntülerinden elde edilen çizgisellikler ve fluviyal yapılar ile neotektoniğin araştırılması

Neotektonizma, yer kabuğunun deformasyonları ve hareketini sağlayan Pliyosen ve sonrası meydana gelen jeolojik ve jeomorfolojik süreçleri inceleyen bir tektonizma alt disiplinidir. Aktif tektonizma olarak da nitelendirilebilen neotektonizma, kalıcı topoğrafyadaki aktif rolü ile jeolojik süreçleri anlamak ve öngörebilmek adına çalışılması gereken bir alandır. Çalışmada uydu görüntülerinden elde edilen çizgisellikler ile uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak elde edilmiş sayısal yükseklik modeli kullanılarak çıkartılan fluviyal yapıların tektonizma ile ilişkisi incelenmiştir. Çizgisellikler, jeomorfolojik olarak haritalanabilen lineer yüzey özeliklerinin birbirleri ile kurduğu topolojik ilişkinin ortaya çıkartılması olarak tanımlanmaktadır. Vadiler, sırtlar, litolojik sınırlar, drenaj ağları ve kırılma zonları gibi yüzey yapıları çizgisellikler olarak nitelendirilebilmektedir. Çizgisellik çıkarımı mevcut yapıların bölgedeki genel tektonik yöneliminin belirlenmesi için uygulanan en yaygın yöntemlerden birisidir. Bir başka çizgisel yapı olarak değerlendirilebilecek drenaj ağları, bölgedeki yapısal ve litolojik değişimler hakkında bilgi veren karakteristik unsurlar olarak tanımlanır. Bu değişimler, akarsu gelişimini sürdürürken yapısal özelliklerine eklenen izler olarak gözlemlenir. Drenaj anomalileri olarak da nitelendirilebilecek bu süreksizlikler, uzaktan algılama ve konumsal analizler kullanılarak drenaj sisteminin analiz edilmesi ile saptanabilir. Çalışmada, seçilen bölgelerden elde edilen çizgisellik ve drenaj sistemleri arasındaki ilişkinin bölgenin neotektonik rejimini açıklamak için bir gösterge olduğu düşünülerek, yapıların birincil ve ikincil gerilme eksenlerinin yönelimleri birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırılma, gül diyagramları üzerinden yapılarak, göstergeleri uzaktan algılama verisinin üzerine yansıtılmıştır. Çalışma, bu bilgiler ile çizgisellikler ve drenaj ağlarının uzaktan algılama yöntemleri ile incelenerek neotektonizmanın araştırılmasını önermektedir.

Görüntü işlemeNeotektonikUzaktan algılama
Fırat Olcay
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskişehir Kızılinler bölgesi jeotermal sisteminin araştırılması

Eskişehir şehir merkezinin 15 km. kadar güneybatısında bulunan Kızılinler Köyü'nde 38 °C sıcaklığında bir sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Kaynak, Pliyosen tüfler ile Kuvaterner alüvyon arasındaki ters fay yüzeyinden çıkmaktadır. Çalışma kapsamında, sıcak su çıkışı dikkate alınarak bölgenin jeotermal potansiyelini belirlemek üzere bir dizi jeolojik, hidrojeokimyasal ve jeofizik çalışmalar yürütülmüştür. Yapılan çalışmalar sonucunda, bölge bulunan sıcak suların, kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu sıkışma kuvvetlerinin etkisinde gelişen doğrultu atımlı fayların oluşturduğu deformasyon alanlarından yüzeye ulaştıkları anlaşılmıştır. Bölgedeki sıcak sular, Na-HCO3 tipi, güncel yağışlarla ilgisi olmayan, yüksek kottan beslenen meteorik kökenli sulardır. Bölgedeki ofiyolitler rezervuar kaya, Pliyosen tüfler örtü kaya özelliğindedirler. Uygun deformasyon alanlarında açılan kuyularla 55-60 ºC sıcak su üretimi mümkündür.

HidrokimyaHidrolojik modellemeJeolojik özellikler+6
Serkan Kahraman
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yersel lazer tarayıcılardan elde edilen veriler kullanılarak otomatik nesne çıkarımı

Coğrafi bilgi sistemleri çalışmaları, kültürel mirasın belgelenmesi ve kentsel planlama uygulamaları gibi birçok alanda yapılara ait 3 boyutlu modellere ihtiyaç duyulmaktadır. 3 boyutlu model oluşturmak için gerekli veriler, yersel lazer tarayıcılar ile hızlı ve hassas bir şekilde elde edilebilmektedir. Günümüzde yersel lazer tarayıcılar ile gerçekleştirilen veri toplama işlemi, küçük kullanıcı müdahaleleri ile otomatik olarak gerçekleştirilebilmektedir. Buna karşılık lazer tarayıcılardan elde edilen verilerin işlenmesi ile otomatik 3 boyutlu model oluşturma işlemi ise günümüzde araştırma konuları arasındadır. Yersel lazer tarayıcı verilerinden otomatik 3 boyutlu model oluşturma işlemi için genel olarak iki farklı yaklaşım vardır. Bunlar yüzey ağı modelleme ve geometrik temelli modellemedir. Yüzey ağı modelleme matematiksel olarak tanımlanması zor olan karmaşık yüzeylerin modellenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Geometrik temelli modelleme ise matematiksel olarak ifadesi kolay olan yüzeylerin modellenmesinde kullanılan bir yaklaşımdır. Geometrik temelli modelleme işleminin en önemli aşaması, verilerin sınıflandırıldığı ve gruplandırıldığı segmentasyon aşamasıdır. Bu tez çalışmasında geometrik temelli modelleme yaklaşımının segmentasyon aşaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Rastgele Örnek Konsensüsü (RANSAC: RANdom SAmple Consensus) algoritması yersel lazer tarayıcılardan elde edilen nokta bulutu verisine uygulanarak, nokta bulutu içinde yer alan düzlem, silindir, koni ve küre yüzeye sahip nesneler otomatik olarak çıkarılmıştır. RANSAC algoritmasının yüzey çıkarmadaki doğruluğunu değerlendirmek için otomatik olarak çıkarılan yüzeyler elle çıkarılan yüzeylerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar RANSAC algoritmasının basit geometrik şekle sahip nesnelerin otomatik çıkarımında etkin bir araç olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Yersel Lazer Tarayıcı, yüzey çıkarımı, RANSAC Algoritması, Segmentasyon, 3 Boyutlu Modelleme

Resul Çömert
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal bilimlerde mekânsal istatistik ve coğrafi bilgi sistemleri: Kuramdan uygulamaya

Bu tezde mekânsal istatistik yöntemlerinin coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile sosyal bilimlere yönelik uygulaması yapılmıştır. Analiz için 2002 yılında yapılan milletvekili genel seçimlerinde seçmen katılım oranları il ve ilçe düzeylerinde toplanmış ve veriler kırsal, kentsel ve toplam nüfus olarak ayrıca sınıflandırılmıştır. Yüzde değer dağılımları haritalandıktan sonra, küresel ve yerel mekânsal otokorelasyon ve kümelenme yöntemleri (Küresel Moran's I, Getis Ord Genel G, Getis Ord G, Mekânsal İlişkinin Yerel Göstergesi) kullanılarak bu veriler mekânsal rassallık hipotezine göre analiz edilmiş ve haritalanmıştır. Getis Ord Genel G yönteminde il düzeyi analizler dışında tüm analizler il ve ilçe düzeyleri ve bağlı sınıflandırmalarında mekânsal kümelenme, yayılma veya aykırı değerler göstermiş ve Türkiye'de 2002 yılı genel seçimlerinde seçmen katılım oranlarının mekânsal rassallık göstermediği tespit edilmiştir.

Bulut Baykal Eyyuboğlu
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rasat ve Göktürk-2 uydu görüntülerinin uzaktan algılama yazılımları ile farklı referans verileri kullanarak geometrik düzeltme doğruluğunun araştırılması

Türkiye'de uzaktan algılama amaçlı yer gözlem uydularının geliştirilmesi süreci 2001 yılında BİLSAT uydusu ile başlamıştır. BİLSAT uydusundan edindiği bilgi birikimi sayesinde yüksek millilik oranı ile tasarlayıp geliştirdiği RASAT uydusu ve devamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kazandığı Göktürk-2 uydusunu uzaya göndermiştir. RASAT ve Göktürk-2 uyduları uzaydaki görevlerine devam etmekte olup, Türkiye'de bulunan ve işletilen yer istasyonlarına dünyanın her yerinden çektiği görüntüleri indirmektedir. RASAT ve Göktürk-2 görüntüleri kamu kurumları ve üniversitelerde yapılacak uzaktan algılama amaçlı araştırmalar için ücretsiz paylaşılmaktadır. Görüntülerin konuma bağlı uygulamalarda kullanılmadan önce yer koordinat sistemi ile hassas bir şekilde ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye'nin milli yer gözlem uyduları olan RASAT ve Göktürk-2'den çekilen görüntülerin fiziksel kamera modelleri kullanılarak sistematik olmayan geometrik hataların farklı uzaktan algılama yazılımları ile farklı referans ve yükseklik verileri kullanılarak geometrik düzeltmesi yapılacak ve sonuçları karşılaştırılacaktır. Geometrik düzeltmesi yapılacak RASAT ve Göktürk-2 görüntüleri farklı coğrafi özelliklere sahip alanlardan seçilecektir. Referans görüntü olarak Google Earth ve Landsat 8 görüntüleri kullanılacaktır. Sayısal yükseklik modeli olarak SRTM, ASTER ve DTED verileri kullanılacaktır. Bu referans görüntülerden her bir geometrik düzeltme için 50, 25 ve 12 adet yer kontrol noktası ile 9 adet bağımsız denetim noktası toplanacaktır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan algılama, Yer Kontrol Noktası, Bağımsız Denetim Noktası, Geometrik düzeltme.

Ramazan Küpcü
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Determination of tree heights using unmanned air vehicles

Unmanned aerial vehicles (UAV) have been widely used in a variety of fields in the last decade. In forestry, with different sensors, they have been used to estimate tree heights and crowns. This approach with a consumer-grade camera onboard system is becoming popular because it is cheaper and faster than traditional photogrammetric methods and UAV-Light Detecting and Ranging (UAV-LiDAR) systems. In this study, UAV-based imagery reconstruction, processing, and local maximum filter methods are used to obtain individual tree heights from an urban forest area which consists mostly of coniferous trees as scots and black pines and considered as very opened canopy. A low-cost onboard camera and a UAV with a 96-cm wingspan made it possible to acquire high resolution aerial images (6.41 cm average ground sampling distance), ortho-images, Digital Elevation Models (DEM), and point clouds in one flight. Canopy Height Models (CHM), obtained by extracting the Digital Surface Model (DSM) from the Digital Terrain Model (DTM), were filtered locally based on the pixel-based window size using the provided algorithm. For accuracy assessment, ground-based tree height measurements were made. There was a high 94 per cent correlation and a root mean square error of 28 cm. This study highlights the accuracy of the method and compares favorably to more expensive methods.

Anıl Can Birdal
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katı atık yönetiminde coğrafi bilgi sistemleri: Eskişehir ili atık aktarma istasyonları için yer seçimi örneklemi

Günümüzde hızlı şehirleşme ve endüstrileşme sınırlı doğal kaynakların tüketimini artarırken insan faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar da çeşitlenmekte ve çoğalmakta; bu nedenle atıklar çevreyi, dolayısı ile insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bulunduğu çevrenin niteliklerine göre farklılık gösteren atıkların yönetimi üretildiği alanın koşullarını göz önünde bulundurmayı gerektirmektedir. Atığın toplanması, taşınması, aktarılması, geri kazanılması, bertarafı işlemlerini içeren atık yönetim sürecinde, coğrafi koşullar, sosyo-ekonomik yapı, demografik özellikler nedeniyle farklı tür ve miktardaki atıkların sürdürülebilir yönetiminin standart çözümlerle gerçekleştirilmesi oldukça zordur. Bu çerçevede, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), farklı verilerin ortak bir platformda değerlendirilmesi gerektiren mekânsal analiz süreçlerinde doğru sonuca hızlı bir şekilde ulaşılmasına olanak sağlayan; atık yönetiminde sıklıkla kulanılan bir araçtır. Bu çalışma kapsamında, ilgili alan yazın ve yasal mevzuat taraması sonucunda elde edilen bilgilere dayanarak atık aktarma istasyonu yer seçiminde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan veriler belirlenmiş, CBS ortamında mekânsal analiz araçları kullanılarak değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Değerlendirme sonucunda farklı uygunluk derecelerine göre atık aktarma istasyonu için uygun alanlar tespit edilmiştir. Bu tespitlere göre çalışma alanının kuzeybatısında ve güneybatısında birinci derece uygun alanlar; ağırlıklı olarak da kuzeydoğu ve güneydoğu bölgelerinde ikinci derece uygun alanların olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada faaliyet alanı seçerken çevre ve insan sağlığını koruyarak en uygun alanların belirlenmesinde CBS kullanımının faydaları ve önemi vurgulanmıştır.

Balca Ağaçsapan
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geotasarım bağlamında peyzaj tasarımında CBS kullanımı

Günümüzde modern insanın sıklıkla karşılaştığı olumsuz çevre şartları, kontrolsüz nüfus artışı ve dolayısıyla kalabalık şehirlerin yarattığı kuşatılmışlık hissi gibi problemler, rekreasyon için doğal alanlara duyulan ihtiyacı arttırmaktadır. Bu amaçla gerçekleştirilen planlama ve tasarım çalışmaları günümüz teknolojisi ile daha kolay yapılabilir hale gelmiştir. Bu çerçevede, planlama ve tasarım alanında son zamanlarda popüler bir kavram olan geotasarım peyzaj planlama ve tasarım çalışmaları kapsamında da ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Aslında geotasarım, insanoğlunun var oluşundan beri uygulanmakta, günümüz teknolojisinin ışığında yeniden yorumlanmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, literatürdeki geotasarım yaklaşımının peyzaj tasarım çalışmalarındaki kullanımları incelenmiş, CBS ile olan ilişkisi ortaya konulmuştur. Ayrıca, bu amaçla geotasarım yaklaşımının deneyimlenmesi amacıyla Odunpazarı Belediyesi Kanlıpınar Göleti Rekreasyon Alanı çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Kentlinin yoğun olarak kullandığı bu alanda geotasarım yaklaşımı doğrultusunda peyzaj tasarımı için altlık teşkil edecek paftalar üretilmiştir. Çalışma alanına ait veriler, CBS aracılığı ile analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.

Talha Aksoy
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Ambulans müdahale süresini azaltmak için coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak dinamik ambulans konuşlandirma: Türkiye Cumhuriyeti, Eskişehir il, Odunpazarı ilçesinin bir örnek olayi

Ambulances should always reach patients in the shortest time possible whenever they are called upon so as to increase patient survival chances especially in cardiac related medical cases. The placement of ambulances directly affects the time ambulances reach patients. The primary objective of the study was to reduce ambulance response times for Odunpazarı District emergency medical services system and increase patient survival chances as a result. The study used geographic information systems' technology to dynamically reallocate ambulance resources according to demand and time so as to reduce ambulance response time. Geospatial-time distribution of ambulance calls (demand) was used as a basis for optimal ambulance deployment using system status management strategy to deploy ambulances where higher demands are expected to cause ambulance response time reduction. The ArcGIS Network Analyst location allocation tool basing on maximal coverage location problem optimization model was used to come up with optimal ambulance stations to service most call demand areas within 5 minutes of drive time with a limited ambulance fleet size. As a result 77.6% of ambulance demand areas were located within 5 minutes of drive time from the nearest ambulance station. A total of 20,260 ambulance demand calls' data collected from January 1st to December 31st 2014 was used for the study which was obtained from the Eskişehir Province Health Directorate.

Masoud Swalehe
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Application of open source coding technologies in the production of land surface temperature (LST) maps using landsat and aster imagery

This study presents a Python QGIS plugin which has been developed to extract the Land Surface Temperature (LST) from ASTER and Landsat 5 TM, Landsat 7 ETM+ and Landsat 8 TIRS Thermal Infrared (TIR), Visible and Near Infrared (VNIR) imagery. It has been written using a free and open source Python programming language to work in the QGIS software. Due the difficulties arising from the implementation of the algorithms involved in LST extraction, most users have not managed to benefit enough from the data collected by the ASTER and Landsat sensors. This study has implemented the Mono Window Algorithm (MWA), the Single Channel Algorithm (SCA) for Landsat, the Radiative Transfer Equation (RTE), the Planck function, the Single Channel Algorithm (SCA) for ASTER and the Split Window Algorithm (SWA) for ASTER. Through the use of the plugin developed in the study, the LST maps of New Brunswick-Canada have been produced from the data obtained from the sensors. The accuracy assessment was done against near surface temperatures measured by the meteorological stations of the area. The best results obtained from Landsat 5 TM had Root Mean Square Errors (RMSE) of 1.58 °C, while the ones of Landsat 7 ETM+ had RMSE of 2.96 °C and for Landsat 8 TIRS, the RMSE were 2.07 °C. The plugin developed in this study is expected available for download through the official QGIS repository i.e. https://plugins.qgis.org/plugins without any cost. Through the plugin it is expected that users from other disciplines such geomatics, hydrology, energy, geothermal studies, evapotranspiration and other environmental related fields can manage to benefit from the plugin in the production of land surface temperature maps.

Mılton Isaya Ndossı
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İzmir, Urla, Çeşme, Karaburun peyzaj envanter ve karakter analizi

Bu çalışmada, İzmir Urla, Çeşme, Karaburun ilçelerinin İzmir-Çeşme Otoyolu kuzeyinde kalan kısmında Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojilerinden yararlanılarak, çalışma alanının doğal, sosyo-kültürel ve görsel peyzaj özellikleri belirlenmiş ve alanın peyzaj envanter ve karakter analizi ortaya konulmuştur. İzmir, Urla, Çeşme Karaburun ilçeleri için yapılan peyzaj envanter ve karakter analizi çalışmaları, peyzajı oluşturan doğal ve sosyo-kültürel bileşenlerin veya öğelerin koruma-kullanım dengesine uygun, ekolojiye, çevreye ve doğal afetlere duyarlı bir planlama yaklaşımı ile incelenmiştir. Peyzaj envanter ve karakter analizi çalışmasında her bir öğe bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmıştır. Bu kapsamda çalışma alanının peyzaj envanter ve karakter analizi için, alanın ekolojik özellikleri temel alınarak peyzajın yapı, fonksiyon ve değişimi ortaya konulmuştur. Aynı zamanda doğal ve sosyo-kültürel peyzaj öğelerinin sentezinin yapıldığı ve peyzaj karakteri (yapısı) ile birlikte peyzaj içerisinde gerçekleşen peyzaj fonksiyon süreçleri için analizlerinin yapıldığı çalışmalara yer verilmiştir. Böylece çalışma alanının farklı peyzajları doğal sınırları içerisinde belirlenerek, çalışma alanının peyzaj karakter tipleri ve peyzaj karakter alanları oluşturulmuştur.

Ceren Alparslan
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

SDSS J214354+124457 kataklismik değişen yıldızının fotometrik analize dayalı fiziksel özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada SDSS J 214354+124457 kataklismik değişen yıldızının, 28 Temmuz 2012 ve 31 Ocak 2013 tarihleri arasında Ulupınar Gözlemevi'nden ve TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nden çok bantlı fotometrik gözlemleri yapılmıştır. Fotometrik gözlemlerin analizleri sonucu, sistemin gösterdiği parlaklık değişimlerinin incelenmesiyle, fotometrik periyotlar tanımlanmıştır. Fotometrik periyotlar literatürdeki değerleriyle de karşılaştırılarak, yörünge dönemlerinin değişimleri incelenmiştir. Sistemin bileşenlerine ait ışık eğrisi biçiminden ve yörünge döneminden elde edilen sonuçlar tartışılmıştır. SDSS_J2143 yıldızının CRTS (Catalina Real-Time Transient Survey) teleskopu ile yapılan gözlemleri de değerlendirilerek sistemin uzun dönemli ışık eğrisinin bir profili çıkarılmış ve yıldızın kataklismik değişen yıldızların hangi alt sınıfına ait olduğu tanımlanmıştır.

Fotometrik analizKataklizmik değişkenler
Emre Mustafa Bektöre
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Konuma dayalı pazarlama kapsamında demografik sınıflandırma modeli geliştirilmesi ve Eskişehir örneği

Günümüz iş dünyasında işletmeler arasında büyük bir rekabet yaşanmaktadır. Yaşanan bu rekabet, firmalar için "müşteri odaklı" davranmayı zorunlu hale getirmektedir. Müşterilerin çok değerli olduğu bu ortamda hedef kitlenin özelliklerinin tüm boyutlarıyla bilinmesi işletmelere çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu noktada konuma dayalı pazarlama ve demografik segmentasyonun işletmeler açısından önemi ortaya çıkmaktadır. Çalışmada Eskişehir il sınırları içerisinde bulunan kentsel ve kırsal mahallelerde konuma dayalı demografik segmentasyon yapılarak bu bölgede yaşayan insanların hane bazında özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS paket programı kullanılarak temel bileşenler analizi ve hiyerarşik kümeleme analizi ile oluşturulan gruplar, kentsel ve kırsal mahalleler olarak CBS platformunda haritalandırılmıştır. Eskişehir'in genel olarak sınıflandırılması için yapılan bu çalışma ileride yapılacak daha detaylı çalışmalara bir şablon olma özelliği taşımaktadır.

Coğrafi bilgi sistemleriPazarlama
Mustafa Ergün
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Integrated application geographical information system and business intelligence in local governments

Today, Business Intelligence (BI) and Geographic Information Systems (GIS )are used in a wide area and sectors. Business intelligence have been used for many years such as performance management, resource and production reporting, customer analysis. Geographic Information Systems are used to manage all spatial and associated with this spatial data in private and public sectors. In public sector, working and service producing in administrative boundaries such as especially in a city or province, local governments have worked in fields ranging from geology to residence in a building. The majority of the generated data belongs to a location while working in these areas. Through local governments, the datas belong to a location for last 10-15 years produced and managed. To participate decision support processes, dynamic and real time analysed, reported of produced of the spatial datas have could be with business intelligence solutions. Aim of this thesis to understand the gaps between BI and GIS and also to use the pure information for taking right choices. All of the data to gain this project are handled by local authorities of Management Information System (MIS) and GIS. They are collected from municipal corporation's data tha are used for local workplaces gradients such as work address, market areas & bazaar, infrastructure, on going processes of construction controls,development plan, geological-hydrogeological datas ,human resources, social assistance etc. Within this project, integrated usage BI and GIS all of the geographical and verbal datas of Uskudar Municipality could be analyzed and model to be by other local governments.

Ömer Ünsal
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskişehir kent merkezinde gece gündüz nüfus hareketlerinin CBS yöntemleri ile analizi

Coğrafi bilgi sistemleri yöntemleri nüfusun haritalanması için yıllar boyunca kullanılmıştır. Başlangıcından bu yana geçirdiği gelişim sürecinde haritalama teknikleri, hesaplama yöntemleri, kullanılan farklı veri setleri olmuştur. Çeşitli sebeplerden dolayı farklı zamansal ve mekânsal çözünürlüklerde çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, geçmişte kullanılmış haritalama teknikleri, hesaplama yöntemleri, çalışmalar arasında birbirlerinden farklılaşan noktalar ve bunların sebepleri üzerine bir inceleme yapılmıştır. Bu değerlendirmenin ardından Eskişehir kent merkezi olarak kastedilen Eskişehir'in iki merkez ilçesi olan Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki 175 mahallede yaşayan nüfusun dağılımının ve gün içerisindeki hareketinin gösterilmesi için yapılan çalışma aktarılmıştır. Gece nüfusu ve gündüz nüfus nüfusunun değişim modellerinin kullanılabileceği alanlar hakkında genel bir bilgi verilmiştir.

Osman Engin Zat
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya Aksu bölgesi tarım alanlarında expert sınıflandırma yöntemi ile arazi kullanımının belirlenmesi

Doğal kaynaklardan birini oluºturan tarım alanlarının geniºletilebilmesi, günümüzºartlarında mümkün olarak görülmemekte olup, mevcut tarım alanlarından en yüksekverimle ürün almak için çaba sarf edilmektedir. Uzaktan algılama yöntemlerikullanılarak; bitkide strese neden olarak verim düºüklüðüne neden olan faktörlerin, dahagözle görülür semptomları ortaya çıkmadan çok hızlı bir ºekilde belirlenebilmesi, gerekliönlemlerin alınması ve uygulanması ile birim alandan daha yüksek ürün alabilmekmümkün olmaktadır. Ancak birim alanda en yüksek üretimi saðlamak yanında,uzaktanalgılama teknik ve teknolojileri mevcut ürün desenlerinin belirlenmesi ve rekoltetahminin yapılabilmesi gibi temel yapılabilecek üretim planlaması çalıºmalarında daoldukça önemlidir. Ürün planlaması sayesinde, iç ve dıº pazarların kontrol edilebilirliðiartmakta ve fiyat oluºumunda aktif katkılar saðlanabilmektedir. Böylece, sınırlıkaynakların daha verimli olarak kullanılmasında önemli avantajlar yakalanmıºolacaktır.(Yıldırım 2003)Bu çalıºma ile; Akdeniz bölgesinin temel örtü tiplerinden birini oluºturan pamukbitkisinin spektral özelliklerinin belirlenmesine, diðer kültür bitkilerinden spektral olarakfarklılık gösterdiði farklı bant kombinasyonlarının belirlenmesine, pamuk alanlarınınolabildiðince gerçeðe yakın ºekilde belirleyebilecek sınıflandırma yönteminingeliºtirilmesine böylelikle diðer örtü tipleri ile arasındaki farklılıðın net olarak ortayakonulmasına çalıºılmıºtır. Elde edilen bu spektral özellikler sayesinde, Antalyabölgesinde, pamuk bitkisinin alansal daðılımının tespit edilebilirliði araºtırılmıºtır.Uygulamada, klasik sınıflandırma yöntemlerinin yanı sıra; Erdas programına ait özel birsınıflandırma yöntemi olan knowledge-engineer expert sınıflandırma (bilgiye dayalıuzman sınıflandırma) yöntemi kullanılmıº, ziraat çalıºmaları için elveriºliliði klasiksınıflandırma yöntemleri ile karºılaºtırmalı olarak incelenmiº, bu yöntemle en verimlisonuca ulaºabilmek için öneri niteliðinde bir uygulama akıº planı hazırlanmıºtır. Buaraºtırmadan elde edilen bulguların, gelecekte, bölgenin ürün desenini belirleyebilmedekullanılabilmesi amaçlanmaktadır.Anahtar kelimeler: Antalya Aksu bölgesi, uzaktan algılama, expert (bilgiye dayalıuzman) sınıflandırma, denetimli sınıflandırma

Çağdaş Kuşçu
Yıldız Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana Aşağı Seyhan ovasında narenciye bilgi sistemleri (NARBIS)oluşurulması

Bu çalışmada, uzaktan algılama verileri ve coğrafi bilgi sistemleri(CBS) yöntemleri kullanılarak, aşağı Seyhan Ovasının Adana İl sınırları içerisinde narenciye üretim alanları haritasının üretilmesi, ağaç sayısı, türü, yaşı ve verimliliği gibi üretimsel bilgilerin yanı sıra toprak, hidroloji ve iklim gibi çevresel koşulları içeren dinamik bir narenciye yönetim modeli oluşturulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda 0.45 m. yerçözünürlüğüne sahip hava fotoğrafları kullanılarak, farklı uzaktan algılama teknikleri ile narenciye alanlarının sınıflaması gerçekleştirilmiştir. Narenciye parsellerinin sayısallaştırılması ve parsellere ait bilgilerin arazi çalışmaları ile elde edilecek coğrafi bilgi sistemleri(CBS) ortamına aktarılması sonucunda model oluşturulmuştur. Toprak, hidrolji ve iklim verilerinin de veritabanına aktarılmasıyla: i) Kısa ve uzun vadeli üretim miktarının belirlenmesi, gerçekçi pazarlama, paketleme ve işleme için sektörel planların geliştirilmesi; ii) Narenciye alanlarının konumsal olarak dağılımının, çeşitliliğinin ve verimliliğinin belirlenmesi, izlenmesi ve bunların birbirleriyle ve diğer çevresel faktörlerle ilişkilerinin analiz edilmesi; iii) Kimyasal kullanımıyla ilişkilendirilebilmesi; iv) Sulama ve drenaj planlarının oluşturulması; v)Toprak yeterliliğinin belirlenmesi ve gübre kullanımıyla ilişkilendirilebilmesi vi) Çevresel risk (don olayları) planlarının oluşturulması ve vii) Ağaç yaş ve gelişiminin izlenmesiyle tekrar dikim planlarının geliştirilmesi, mümkün olacaktır.Modelin bu fonksiyonları ile narenciye üretimine bağlı sanayi sektörüne kısa ve uzun vadede doğru üretim ve pazarlama politikaları geliştirebilmelerine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu yenilikçi yaklaşımın Türkiye'de tarıma dayalı sanayi sektöründe diğer ürünler için de uygulama şansı ortaya konmaya çalışılmıştır.

Ulaş Bahri Çetinkaya
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi teknolojileri kullanılarak trafik kaza analizi: Adana örneği

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de trafik kazalarından ölümler ilk sıralarda yer almaktadır. Trafik kazaları sonuncunda hem can hem de maddi kayıp oluşmaktadır. Meydana gelen trafik kazalarının sayısının azaltılması için dünyada ve Türkiye'de birçok çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar yapılırken kazaya sebep olan unsurlar belirlenmekte ve ona göre tedbir alınma yoluna gidilmektedir.Bu çalışma kapsamında Adana İli şehir merkezinde meydana gelen kazalar incelenerek trafik kazalarının yoğun olduğu bölgeler ve kaza kara noktaları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak tespit edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarındaki kaza tutanakları veri seti kullanılarak kaza analizi yapılmıştır.Adana şehir merkezinde meydana gelen kazalar yaralanmalı/ölümlü kazalar; kaza oluş şekli, haftanın günleri, mevsimlere, hava sıcaklığına, tatil günlerine ve zaman dilimine göre incelenmiş ve bu etmenlerin kara nokta oluşumuna sebep olup olmadığı belirlenmiştir. Tespit edilen kara noktalardaki kaza nedenlerini CBS ortamında sorgulamalarla ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylece trafik kaza tespit tutanaklarında yer alan bilgiler kullanılarak CBS'nin kaza analizinde etkinliği ortaya konarak Çekirdek Kestirimi ( Kernel Density ) Yöntemi ile Kaza Yoğunluk Tahmini yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Trafik Kaza Analizi, Adana, CBS, Çekirdek Kestirimi

Güray Gündoğdu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2006-2010 yılları arasında Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde uzaktan algılama ile ekili ürün değişimi tespiti

Bu çalışmada Adana İline bağlı Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerinde bulunan ekili alanların 2006 yılı ile 2010 yılı arasındaki ürün değişimleri uzaktan algılama yöntemleri ile belirlenmiştir. Çalışmada 2006 ve 2010 yıllarının Ağustos aylarında Landsat-5 uydusu TM algılayıcısına ait uydu görüntüleri kullanılmıştır. Bu görüntüler üzerinde kontrollü sınıflandırma yöntemlerinden en çok olabilirlik yöntemi kullanılarak sınıflandırma yapılmıştır. Sonuçta bu sınıflandırmaya dayanılarak mısır 1. ürün, mısır 2. ürün, pamuk, soya ve ekili olmayan alanların bu iki yıl arasındaki değişimleri tespit edilmiştir.

Mehmet Akif Davarcı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alt yapı bilgi sistemleri ve ülkemizde uygulamalarının değerlendirilmesi

Kentlerin büyümesine paralel olarak ihtiyaçları da büyümektedir. Bu ihtiyaçların başında kentin; su, iletişim ve enerji ihtiyaçları gelmektedir. Bu yüzden Şebekelerle ilgili yapılan çalışmalarda alınacak kararlar hızlı ve pratik olmalıdır. Bu durumda Altyapı Bilgi Sistemleri devreye girmektedir.Altyapı Bilgi Sistemlerinin içme suyu, atık su ve yağmursuyu şebekelerine ait kısmında yapılan çalışmalar ele alınarak; ülkemizde gösterilen faaliyetler, üretim aşamaları, kullanılan yöntemler, karşılaşılan sorunlar, Altyapı Bilgi Sistemi kurulumu ve kullanımından beklenen faydalar incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda ülkemizdeki çalışmaların kurulumu ve yaşatılması konusunda maliyet, tasarım, veri elde etme ve sistemin devamlılığını sağlama konularında problemlerle karşılaşıldığı görülmüştür. Tüm bu sorunlara rağmen ülkemizdeki yerel yönetimler Coğrafi Bilgi Sisteminin önemini her geçen gün daha fazla anlamakta ve bu konudaki çalışmalarına hız katmaktadır.Bu çalışmada Adana Güney Bölgesinde bulunan 2094,53 Ha alan üzerindeki 36 mahalleye ait ADANA ASKİ Seyhan 1. Kısım Altyapı Bilgi Sistemi adı altında bir yıllık süreç içerisinde tamamlanmış olan ABS projesi değerlendirilmiştir. Çalışma sahasındaki içme suyu, atık su ve yağmur suyu şebeke elemanlarına ait koordinat ve öznitelik verilerinin elde ediliş biçimleri ve sistem içerisindeki ilişkileri değerlendirilmiştir. Adres tanımlama için gerekli ilçe, yol, mahalle ve kapı no verilerinin birbirleriyle ve içme suyu abone bilgileri ile ilişkilendirilmesi değerlendirilmiştir.Altyapı Bilgi Sistemi kurulum ve kullanımı için yapılan değerlendirmeler sonucunda; Altyapı Bilgi sisteminin, kentlerin gelişim politikaları için doğru kararlar alınması ve altyapı tesis yönetiminin daha hızlı ve daha az maliyet ile sağlanması için gerekli bir araç olduğu sonucuna varılmıştır.

Mustafa Ağuş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi sistemlerine altlık oluşturan GPS verilerinin, farklı yerlerde ve zamanlarda yapılan ölçülerinin hassasiyetinin ve doğruluğunun irdelenmesi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm yollarının saptanması

Bu çalışmada Global Positioning System (GPS) ölçümlerinde karşılaşılanhatalardan çok yolluluk (yansıma) hatasının F (Forward) modelinin noktakonumlarına etkisi araştırılmıştır. Çalışma ağı ITRF-96 koordinatları bilinen 1Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı (TUTGA) ve 2 adet C3 derece Nirengi noktalarıile bunlarla birlikte bir ağ oluşturacak test alanının yakınındaki bir yerde testnoktası ile oluşturulmuştur. Test noktasının konumunun tespiti sırasında mümkünolduğunca deney alanına yakın, deney ortamındaki yansımadan etkilenmeyecekve gökyüzünü açık olarak görebilecek bir nokta olmasına dikkat edilmiştir. Ağıngeometrik yapısı geniş açılı ve kısa (S<4 km) kenarlar oluşturulacak şekildetasarlanmış, bir başka değişle ağın geometrisinin güvenirliliği sağlanmıştır.Çalışmada 15.08.2012 ile 18.08.2012 tarihleri arasında 4 gün 45 dakika süreylestatik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Yansımasız ortamda referans ölçümü yapılmışve bu ölçüler kontrol ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Elde edilen kontrol (referans)ölçüleri, galvanizli sac levhalarla sinyal yansıma geometrileri oluşturularakyapılan ölçümler ile karşılaştırılmıştır. Ölçümler 1 gün yansımasız ortam, 1 gün4.8 m × 4.5m = 21.6 m2 yansıma yüzeyi oluşturulan ortam, 1 gün 4.8 m × 9m =43.2 m2 yansıma yüzeyi oluşturulan ortam, 1 gün 4.8 m × 13.5m = 64.8 m2yansıma yüzeyi oluşturulan ortamlarda gerçekleştirilmiştir.Çalışma sonucunda iyonosferden bağımsız çözümde X, Y, Zkoordinatlarına yaklaşık 1 cm ve otomatik çözümde ise yaklaşık 0.1 cm hatayüklendiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: GPS, GNSS, CBS

Ali Vehbi Bozan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

SYİ (Standartlaştırılmış Yağış İndeksi) verilerinin yardımıyla adana kuraklık analizi

Bu çalışmada ülkemizin ve Dünyanın son yıllarda küresel ölçekte sorunu haline gelen ve gelişmiş ülkelerin ciddi önlemler almakta olduğu kuraklık hadisesinin Türkiye ve Adana için analizi amaçlanmış olup, 81 il için 1960-2014 yılları arasında aylık toplam yağış verileri ile Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SYİ/SPI) yöntemi kullanılarak kuraklık/nemlilik değerler hesaplanmıştır. Ayrıca Türkiye için ortalama yağış verileri kullanılarak SYİ hesaplamaları yapılmış ve Adana ile karşılaştırılması ve analizi oraya konulmuştur.

Burak Yıldız
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşağı Seyhan Havzasi hidrolojik dinamiklerinin SWAT model yaklaşimi ile modellenmesi

Bu çalışmanın amacı, sürdürülebilir su kullanımını desteklemek ve geliştirmek için arazi kullanımının ve tarım faaliyetlerinin Aşağı Seyhan Havzası üzerindeki etkisini, günlük akım ve nitrat değerlerini kullanarak, The Soil Water Assessment Tool (SWAT) hidrolojik modeli ile tahmin etmektir. SWAT modeli, 2011-2017 yılları için uygulanıp, tarım uygulamaları ile hidrolojik süreçler arasındaki etkileşim analiz edilmiştir. SWAT modelinin ana girdi verileri iklim verileri, toprak haritası, arazi kullanım haritası, yönetim uygulamaları ve sayısal yükseklik haritasıdır. Kalibrasyon çalışmasında, Aşağı Seyhan Havzasının Akarsu Sulama Birliği sahasında bulunan 9 495 ha'lık alan, test alanı olarak kullanılmıştır. Test alanında, SWAT_CUP, kalibrasyon ve doğrulama modeli ile 2 yıllık (2009-2010) akış ve nitrat verileri SUFİ_2 yaklaşımı kullanılarak kalibre edilmiştir. Aşağı Seyhan Havzası dört alt havzaya ( Bebeli, Yemişli, Karagöçer ve Baharlı) bölünerek, bu kalibrasyon işlemlerinden elde edilen parametreler, 2017 yılı için çalıştırılan modellerde kullanılmıştır. Bu kalibrasyon ve validasyon çalışmalarında, belirginlik katsayısı (R2) ile Nash-Sutcliffe (NSE) katsayısı esas alınmıştır. Nitrat verileri için uygulanan validasyon işlemi ile elde edilen NSE/R2 değerleri Bebeli için 0.82/0.85, Yemişli için 0.72/0.75, Karagöçer için 0.53/0.61 ve Baharlı için 0.66/0.85'dir. Elde edilen sonuçlar göre, Aşağı Seyhan Havzasında sudaki nitrat konsantrasyonunu SWAT modeli ile başarılı bir şekilde modellenmiştir.

Ömer Sarı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsansız hava araçlarında çok bantlı kamera entegrasyonu ve tarımsal uygulamaları

Bu çalışma gelişen teknoloji ile birlikte tarımda verimliliği arttırmak ve tarımsal alanların çeşitli boyutlarıyla analizini ele almaktadır. Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri ile tarımsal verimliliği arttırmaya ve sürdürülebilir tarıma yönelik çalışmalar yapılıyor olsa da bu teknolojiler güncellik açısından yeterli değildir. Ayrıca çalışma alanına ait veriler çoğu zaman güncel değildir ve ya düşük çözünürlüktedir. Son zamanlarda insansız hava araçlarının kullanımı oldukça artmıştır. Maliyetlerinin düşmesiyle ve ulaşılabilirliğinin artmasıyla beraber sadece savunma sanayisinde değil inşaat, reklam, madencilik, arama kurtarma gibi alanlarda da benimsenmeye başlamıştır. Bu çalışma kapsamında ise tarımsal bir alandan insansız hava aracı ile alınan çok bantlı görüntüler (multispektral) üzerinde analizler yapılmıştır. Ağaç sayısı ve alanı, olası hastalıklar, bitki yüksekliği, tarımsal alanın yüksek çözünürlüklü ortofoto haritası gibi veriler ve analizler Pix4D ve MATLAB yazılımı yardımıyla oluşturulmuştur. Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi ile Adana çevre yolu kesişiminde bulunan, yaklaşık 7.35 hektar tarımsal uygulama arazilerinden insansız hava aracı ile 5 bantta (Blue, Green, Red, Red Edge, Near IR) görüntüler alınmıştır. Pix4D Mapper yardımıyla bu görüntülerle -GPS verisi çakıştırılarak- yüksek çözünürlüklü ortofoto harita ve sayısal yüzey modeli üretilmiştir. Üretilen harita normalize bitki fark indeksi, yakın kızıl ötesi ve kırmızı, yeşil, mavi spektral bantlarında görüntülenebilmektedir. Ayrıca bu harita üzerinde, MATLAB'ta yazılan bir uygulama ile ağaç sayısı, düşük hata oranıyla hesaplanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Çukurova Üniversitesi Yerleşkesi içerisinde bulunan bir tarımsal uygulama arazisinden İHA ve multispektral kamera entegrasyonu yardımıyla alınan görüntüler ile yüksek mekânsal ve radyometrik çözünürlüğe sahip ortofoto görüntü oluşturmak, oluşturulan bu görüntüyü bitki sağlığı açısından analiz etmek ve geliştirilen bir yazılım ile ağaç tespiti yapmaktır. Portakal ve mısır alanlarını içeren örneğinde elde edilen sonuçların ülkemizdeki hassas tarım çalışmalarını destekleyici nitelikte olması hedeflenmiştir. Çalışma, İnsansız hava araçlarının tarımsal uygulamalarda, klasik uzaktan algılama yöntemlerine göre daha hassas, düşük maliyetli ve hızlı çözümler üretmesine iyi bir örnek niteliğindedir. Bu sayede doğru sulama ve gübreleme yöntemlerinin geliştirilmesi ile maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin arttırılmasına yönelik yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Osman Villi
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara kenti ve yakın çevresinin zamansal değişiminin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) kullanılarak incelenmesi

Bu çalışmada, Türkiye'nin başkenti Ankara metropoliten alanındaki arazi kullanım değişiminin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) yardımıyla incelenmesi ele alınmıştır. Çalışma alanı sınırı, toplu taşıma hatları ve özel araç ile kent merkezine günlük gidiş ve gelişlerin yapıldığı yerleşim alanlarını ve idari sınırlarını içine alacak şekilde belirlenmiştir. Çalışmada 1990, 2002, 2016 yılı, Landsat görüntüleri kullanılmıştır. Görüntüler üzerinde kontrollü sınıflama yöntemi ile sınıflama yapılmış ve araştırma yıllarına ait görüntüler kıyaslanarak, kentsel arazi kullanımlarındaki değişimler ortaya konmuştur. Yapılan çalışma sonucunda, kentsel arazi kullanımı 1990 yılında 33.130 hektar iken, 2002 yılında 47.510 hektara yükselmiş ve 2016 yılında ise 67.583 hektarlık bir alanı kapladığı tespit edilmiştir.

İdris Altunkaynak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turunçgil yönetim modeli: Konumsal bilgi sistemi ve uzaktan algılama entegrasyonu

Çalışmanın amacı Mersin İli Tarsus-Silifke ilçeleri arasında turunçgil üretim alanları haritalarının üretilmesi, ağaç sayısı, türü, yaşı ve verimliliği gibi bilgilerin yanı sıra toprak ve iklim gibi çevresel koşulları da içeren dinamik bir yönetim modeli oluşturarak bu modeli web sistemi üzerinden sorgulama yapabilir hale getirmektir. Bu kapsamda uydu görüntüleri kullanılarak, turunçgil alanlarının sınıflaması gerçekleştirilmiştir. Arazide yapılan tespitler doğrultusunda çalışma alanında bulunan parsellere ait "ürün çeşidi", "ağaç sayısı", "ağaç yaşları", "anaç türü", "alan büyüklüğü", "sulama yöntemi", "içeriği (saf/karışık)", tespit edilmiş toprak yapısı iklim verileri (don riski) gibi öznitelik bilgileri üretilmiştir. Veriler CBS ortamına aktarılarak bilgi sistemi oluşturulmuştur. Oluşturulan bu sistem web tabanlı olarak hedef kullanıcıların sorgulama yapmalarına, istatiksel bilgilere ulaşmasına ve sistemi güncellemesine olanak tanımaktadır. Anahtar Kelimeler: Web-Tabanlı Bilgi Sistemi, CBS, Turunçgil Yönetim Modeli

Evrim Kahraman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ceyhan Ovası toprak bilgi sisteminin oluşturulması

Çalışma Ceyhan Ovası Sol Sahil Kesiminde (70941 ha) yürütülmüştür. Ceyhan Ovası detaylı temel toprak haritasında hazırlanmış olan toprak serileri ve fazlarını gösteren haritalama birimlerine ait fiziksel ve kimyasal analiz sonuçları ArcMap yazılımı üzerinden coğrafi bilgi sistemlerine entegre edilerek Ceyhan Ovası için toprak bilgi sistemi oluşturulmuştur. Böylece coğrafi bilgi sistemleri ile uyumlu bir şekilde kurulan Ceyhan Ovası Toprak Bilgi Sistemi sayesinde topraklara ait veriler, tarım ve ormancılık uygulamalarında altlık olarak tüm potansiyel kullanıcıların hizmetine sunulmuştur. Ayrıca toprak derinliği, taşlılık vb. özelliklerinin altyapı mühendislik çalışmalarına da katkı sağlaması amaçlanmıştır. Toprak bilgi sisteminin kurulmasına ek olarak çalışma alanı içerisinde bulunan yerleşim alanlarının ve toprak serilerinin 1981 yılından 2015 yılına kadar olan süreçte alansal olarak ne kadar bir değişime uğradığı tespit edilmiş ve bu nedenle 1983 yılında yapımı tamamlanmış olan toprak haritaları 2015 yılı esas alınarak revize edilmiştir. Çalışma alanında tarım arazilerinin toplam alanı (yerleşim bölgeleri toprak serilerinden çıkarıldıktan sonraki alan) 68744 ha'dan 1589 ha azalış ile 67155 ha alana gerilerken, alanının tamamı çalışma sınırları içerisinde olan Ceyhan ilçe merkezi 628 ha'dan 1622 ha alana yayılmıştır ki bu yaklaşık %158'lik (994 ha) bir artışa tekabül etmektedir. Bölgede zamanla artan yapılaşma ve sanayileşme ile tarım arazilerindeki azalış arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Ceyhan ovasında haritalanmış toprak serilerinin özelliklerine göre alanının %16'sı Ceyhan serisi, % 12'si Kösreli serisi, % 11'i Burhanlı serisi ve diğer toprak serilerinden oluştuğu tespit edilmiştir. Ayrıca ova genelindeki topraklar çoğunlukla bazik yapılı, taşsız, iyi drenajlı, erozyon ve tuzluluk problemi olmayan düz ve düze yakın sayılabilecek eğimli topraklardan meydana gelmiştir. Bunlara ek olarak üst ve alt toprak tekstürlerinde en fazla payın kil tekstür sınıfı olduğu tespit edilmiştir.

Ceyhan OvasıCoğrafi bilgi sistemleriToprak bilgi sistemi
Batuhan Keleş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılamanın imar planı ön araştırmalarında kullanılması: Adana-Karataş örneği

Bilgi, etkin kullanılmayı gerektiren önemli ve güçlü bir kaynaktır. Günümüz dijital çağında Uzaktan Algılama ile Coğrafi Bilgi Sistemlerinin entegrasyonu sayesinde özellikle mekânsal bilgiler toplanabilmekte, depolanabilmekte, işlenebilmekte, analiz edilebilmektedir. Böylece sahip olunan kaynaklar çok daha verimli yönetilebilmektedir. Mekânsal planlar; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak amacıyla hazırlanmaktadır. Bu çalışmada, ilk olarak Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin imar planı araştırmalarına ilişkin kısmı çerçevesinde, Karataş ilçesi verileri derlenmiştir. Daha sonra, farklı dönemlerdeki Karataş ilçesi arazi kullanımı incelenerek mevcut duruma göre, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama teknikleri kullanılarak, Karataş ilçesi için yerleşime uygunluk haritası yapılmıştır. Yerleşime uygun olmayan alan olarak tespit edilen sahaların, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güvence altına almak kaydıyla, turizm çeşitliliği yaratmak amacıyla değerlendirilebilmesi irdelenmiştir.

Ergin Yöntem
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

NOAA-AVHRR termal bant verileri kullanılarak çukurova bölgesinin aylık ortalama precıpıtable water haritalarının oluşturulması

Bu çalışmada, önemli bir üst atmosferik değişken olan Toplam atmosferik yoğuşabilir su buharı miktarı(PW) NOAA-AVHRR termal bant uydu verileri kullanılarak hesaplanmıştır. PW parametresi küresel ısınma, atmosferik geçirgenlik, atmosferik bulanıklık, dünyanın enerji döngüsü, yağış gibi dünyadaki tüm ekosistemleri etkileyen bir değişkendir. Çalışma bölgesi olarak seçilen Çukurova bölgesinde sadece bir adet noktasal PW ölçümü yapan meteoroloji istasyonu yer almaktadır. Çalışmada uydu verileri kullanılarak PW değişkenin piksel bazlı değerlerinin elde edilmesini sağlayacak uzun dönem PW ve AVHRR termal bant verilerine dayanan ampirik katsayıların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ham AVHRR verilerine kalibrasyon işlemleri uygulanmış ham sıcaklık farkları elde edilmiştir. Bu veriler meteoroloji istasyonu değerleri ile ilişkilendirilerek ampirik katsayılar elde edilmiştir. Veri setlerinin ilişkilendirmesinde regresyon katsayı olan r2 değeri 0,797 olarak bulunmuştur. Elde edilen katsayılar 2 yıllık veri setine uygulanarak geçerlilik ve doğruluk kontrolü sağlanmıştır. Bu kontrol sonucunda korelasyon katsayısı r2 değeri 0,722 gibi büyük bir geçerlilik değeri ile bulunmuştur. Bu sonuç çalışma bölgesi için belirlenen ampirik katsayıların bölge için güvenle kullanılacağı anlamını taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Yoğuşabilir Su Buharı Miktarı, NOAA/AVHRR, Parlaklık Sıcaklığı, Ravinsonde Rasatı

Mikail Bahçeci
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

CBS ve uzaktan algılama kullanılarak çok kriterli karar analizi yöntemi ile Malatya ilinin heyelana duyarlı alanlarının belirlenmesi

Uzaktan Algılama (UA) teknikleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı analiz yöntemleri kullanılarak Malatya ili için heyelan risk bölgeleri oluşturulmuştur. Heyelanlardan olumsuz etkilenen bölgelerde yapılacak planlama çalışmalarında, heyelanların oluşabileceği yerleri gösteren risk haritaları, heyelanın hasarlarını azaltmak için önemli katkı sunmaktadır. Duyarlılık haritası oluşumunda, Coğrafi Bilgi Sistemleri programlarından olan Quantum-GIS 3.6 programı ile CBS tabanlı Çok Kriterli Karar Analizi (ÇKKA) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile çalışma alanında kullanılan katmanların/parametrelerin (Eğim, Bakı, Litoloji, NDVI, Yükseklik, Toprak ve Topoğrafik Islaklık İndeksi) analizleri yapılmıştır. Kullanılan katmanlar 0-255 aralığında normalleştirilmiştir. Katmanların kriter ağırlıkları, Analitik Hiyerarşi Yöntemi ile tespit edilmiştir. Verilerin bir araya getirilmesinde Ağırlıklı Doğrusal Birleştirme metodu kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan kriterler kendi içerisinde önemlilik derecelerine göre sınıflandırılarak çok yüksek, yüksek, orta, düşük ve çok düşük olmak üzere, 5 farklı dereceye ayrılarak heyelan duyarlılık haritası oluşturulmuştur. Sonuç haritasına göre çalışma sahası; % 10,09 çok az, % 19 az, % 37,9 orta, % 21 yüksek, % 11,76 oranında ise çok yüksek heyelan duyarlılık oranına sahiptir. Oluşturulan duyarlılık haritası ile muhtemel heyelan tehlikesinden dolayı zarar görecek ve olası tehlike oluşturabilecek alanlar belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgularla; tüm paydaş kurumların (belediye, valilik, kara yolları vb.) önlem alması ve yatırımlarını tehlike riskinin az olduğu bölgelere göre planlaması oluşabilecek can ve mal kayıplarını önemli ölçüde azaltacaktır.

Miraç Koşar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsansız hava araçları (İHA) ile halihazır harita üretimi: Ordu ili, Altınordu ilçesi örneği

Bu çalışma gelişen teknolojinin ürünü olan İnsansız Hava Aracı (İHA) ile arazinin tanımlanmasını sağlayan ortofoto harita, Sayısal Arazi Modeli (SYM), halihazır harita verilerini üretmek ve diğer üretim yöntemlerine göre avantaj-dezavantajlarını araştırmaktadır. Halihazır haritalar; klasik yöntem olarak da adlandırılan yersel yöntemler, son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, LiDAR verileri ve hava fotogrametrisi gibi yöntemler kullanılarak üretilmesine rağmen bu teknolojik araçlar ve yöntemler maliyet açısından külfetli olmaktadır. Ayrıca bu teknolojiler sürekli değişen arazi topoğrafyasının haritaların güncel tutulması ihtiyacını karşılayamamaktadır. İHA'ların maliyetinin düşük olması ve boyutlarının gittikçe küçülmesiyle birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. İHA'lar askeri ve güvenlik amacıyla kullanılmasına devam etmekle birlikte sivil amaçlar nedeniyle de kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında Ordu İli, Altınordu İlçesinde yaklaşık 3 hektarlık bir alanda İHA ile alınan görüntüler üzerinden ortofoto harita ve 1/1000 ölçekli halihazır harita üretilmiştir. Ayrıca bu üretim sürecinin diğer veri alım yöntemleri ile kıyaslaması yapılmıştır. Çalışma alanının yüksek çözünürlüklü ortofoto haritası, sayısal yükseklik modeli, nokta bulutu verisi gibi veriler Pix4D programında, BÖHHBÜY'e uygun olarak halihazır harita üretimi ve haritanın paftalandırılması gibi işlemler ise NetCAD programında üretilmiştir. Bu tez çalışması, İHA'ların haritacılık uygulamalarında, yersel ve diğer uzaktan algılama yöntemlerine göre daha hassas, düşük maliyetli ve hızlı çözümler üretmesine iyi bir örnek niteliğindedir. Bu sayede hızla değişen yeryüzü topoğrafyasının haritalarda güncellenmesi işlerinde daha hızlı, düşük maliyetli, güncel teknolojik yöntemlerin gelişmesine katkı sağlaması amaçlanmıştır.

Esmahan Coşkun
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uydu görüntüleri kullanılarak dünya genelindeki astronomik gözlemevlerinin atmosferinin istatistiksel analizi

Çalışmanın amacı, Dünya genelinde kurulmuş 2141 astronomik gözlemevi için uydu ve model verileriden elde edilen atmosferik katmanların: bulutluluk, yoğuşabilir su buharı, aerosol optik derinlik, dikey rüzgâr hızı ve 200h-Pa basınç seviyesindeki rüzgâr hızının istatistiksel ve zamansal olarak değerlendirilmesidir. Bunlara ek olarak gözlemevlerine ait enlem, boylam ve yükseklik bilgileri dâhil edilmiştir. Gözlemevlerine ait katmanların 2002-2020 yılları arasında günlük olarak elde edilen yaklaşık 100 TB'lık uzaktan algılama ve model verilerini içeren AstroGIS veritabanı kullanılmıştır. Gözlemevlerinin aylık ve yıllık ortalamaları oluşturulmuş ve zamansal değişimler incelenmiştir. Küresel olarak seçilmiş 9 profesyonel gözlemevinin sonuçları gösterilmiştir. Katmanların histogramları üretilerek genel dağılımları incelenmiştir. Katmanların normallik testleri yapılarak normallik varsayımı sınanmış ve bu sonuca göre korelasyon (Spearman (P)) değerleri yorumlanmıştır. Tüm gözlemevleri için ortalama bulutluluk, yoğuşabilir su buharı, aerosol optik derinlik miktarı, dikey rüzgâr hızı ve 200h-Pa basınç seviyesindeki rüzgâr hızı sonuçları sırasıyla % 67, 13.85 mm, 1.81, 0.04 Pa s^(-1) ve 21.06 m s^(-1) dir. Profesyonel gözlemevleri dışındaki tüm gözlemevleri incelediğimiz astronomik kriterler açısından uygun olmayan yerlerde kurulduğu belirlenmiştir.

Büyük veriCoğrafi veri sistemleriCoğrafi veri tabanları+7
Zühal Kurt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Modeling land use/land cover change using remote sensing and geographic information systems: A case study of Gaza strip, Palestine

Land use/cover changes is a widespread and accelerating process, mainly driven by natural phenomena and anthropogenic activities, which in turn drive changes that would impact natural ecosystem. Understanding landscape patterns, changes and interactions between human activities and natural phenomenon are essential for proper land management and decision improvement. An attempt is made in this study to map out the status of land use/cover of Gaza strip, in Palestine in view to detect the land consumption rate and the changes that has taken place during the last two decades using Remote Sensing (RS) and Geographical Information System (GIS). Landsat satellite imageries of For different periods between 2000 to 2020. Landsat Thematic Mapper (TM) were acquired by United States Geological Survey (USGS) Site. Supervised classification methodology has been employed using maximum likelihood technique in ArcGIS 10.7 Software. The images of the study area were categorized into four different classes namely vegetation, barren, built-up and water body. The results indicate that during the last two decades, vegetation, built-up land and water body have been increased by 0.18% (0.65 km2),36.59% (60.90 km2) and 0.31% (1.45 km2). while barren land have decreased by 37.17% (135.08 km2) respectively. The thesis highlights the importance of digital change detection techniques for nature and location of change of the Gaza strip. Keywords: Landuse, Landcover, Classification, Remote sensing, GIS, Gaza strip

Ahmed A.s. Almashharawı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görüntü sınıflandırmasının keskinleştirme ve yapay sinir ağları ile zenginleştirilmesi

Çalışmanın amacı, Seyhan Havzası alanında uydu sensörlerinden elde edilmiş görüntüsü ve bu görüntünün keskinleştirilmiş versiyonu üzerinde görüntü sınıflandırmasının yapay sinir ağları kullanılarak yapılması ve sonuçların analizinden keskinleştirme işleminin verimliliğine dair bir tablo oluşturulmasıdır. Çalışma Seyhan Havzası'na ait uydu görüntülerinin Sentinel-2 görevinden temin edilip bu görüntülerden keskinleştirme işlemi ile yeni bir görüntü üretip toplamda iki görüntüye ayrılması şeklinde başlamaktadır. Ardından bu görüntüler üzerinde ROI'lar oluşturularak iki farklı görüntü seti elde edilmiştir. Bu görüntü setleri daha sonra bir yapay zekâ algoritmasında eğitilmiş ve iki farklı eğitim modeli üretilmiştir. Bunların yardımı ile ilk işleme sokulan iki görüntü sınıflandırılmış ve bunların sınıflandırma görüntüleri elde edilmiştir. Bunlar üzerinde yer gerçeği verileri ile doğruluk analizleri yapılmıştır. Elde edilen doğruluk sonuçları genel ve sınıf temelli birbirleri ile karşılaştırılmış ve iki görüntü arasındaki verimlilik farkını ortaya koyan bir karşılaştırma tablosu üretilmiştir.

Murat Bayazıt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Işık kirliliği haritası npp vıırs dnb bandı ve yapay sinir ağları kullanılarak şehirleşmenin belirlenmesi

Bu çalışmada Visible Infrared Imaging Radiometer Suite (VIIRS) uydusunun day/night (DNB) bandı, MODIS Normalized Difference Vegetation Index'i (NDVI) ve yapay sinir ağları (ANN) kullanılarak nüfuslarına göre seçilen 10 şehrin (İstanbul, Adana, Ankara, Mersin, Antalya, İzmir, Bursa, Gaziantep, Şanlıurfa ve Konya) gelişim haritaları üretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla VIIRS DNB ve MODIS NDVI için 2012 yılı Haziran ayı görüntüleri ve YSA sonucu çıkan haritalarla karşılaştırma yapabilmek için COPERNICUS URBAN ATLAS 2012 yılı verileri kullanılmıştır. DNB ve NDVI görüntü değerleri kullanılarak Vegetation Adjusted NTL Urban Index (VANUI) hesaplanmış ve VANUI haritası üretilmiştir. YSA modeli oluşturulma aşamasında girdi verisi olarak VIIRS DNB, MODIS NDVI ve VANUI, çıktı verisi olarak referans veri (DNB>40 ve NDVI<0.4) ve aktivasyon fonksiyonu olarak Sigmoid fonksiyonu kullanılmıştır. YSA modeli çalıştırıldığında başarı oranının %99.8 olduğu hesaplanmıştır. 10 il için oluşturulan gelişim haritalarının başarısı 2012 yılı için %84 ve 2019 yılı için %90 olarak ölçülmüştür. 2012 yılı tahmin görüntüleri ile COOPERNICUS verileri karşılaştırıldığında 10 il için ortalama %9'luk bir fark olduğu hesaplanmıştır. Bu farkın COOPERNICUS verilerindeki sınıflandırma farklarından kaynaklandığı görülmüştür. YSA sonucunda 2012-2019 arasında şehir haritaları 10 il için ortalaması nüfus ile orantılı olarak %13'lük bir artış belirlenmiştir. Nüfus ile şehir alanı arasındaki ilişkinin (R2 = 0.95) doğru orantılı olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda şehir alanı haritaları oluşturmak için ışık kirliliği haritaları ile yapay sinir ağları algoritmasının kullanılabileceği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Algılama, CBS, Görüntü İşleme, Yapay Zekâ, Yapay Sinir Ağları, Şehir Alanı Belirlenmesi, Uydu Verileri

İzzet Özüçargil
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uydu ve meteoroloji verilerinden makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak Adana Bölgesi için güneş enerjisi potansiyelinin tahmini

Nüfus artışı, hızla gelişen sanayileşme, teknolojinin gelişmesi, insanların ihtiyaçlarının artması gibi birçok sebepten dolayı dünyada büyük miktarda enerji ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyacın ya geleneksel yöntemler olan fosil yakıtlara bağlı santrallerden ya da yeni nesil enerji kaynakları olan güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi gibi temiz enerji olarak adlandıran kaynaklardan sağlanması zaruri hale gelmiştir. Bu çalışmada Adana meteoroloji istasyonunu temel alarak çevresini kapsayan bir alanda yer yüzeyine gelen güneş enerjisi miktarının makine öğrenmesi algoritmaları ile tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda bu geniş bölgeyi en hızlı ve maliyetsiz olarak incelemek amacı ile uzaktan algılama verileri ve yöntemleri kullanılmıştır. NOAA-AVHRR uydu verileri NASA'nın resmi sitesi üzerinden temin edilip kalibrasyon ve coğrafik konumlandırma işlemleri yapılıp yüzey sıcaklığı değerleri hesaplanmıştır. Makine öğrenmesi algoritmalarında çalıştırılmak üzere 8 farklı veri seti hazırlanmıştır. Bu veri setleri makine öğrenmesi algoritmaları ile çalıştırılmış ve WEKA yazılımı kullanılarak algoritmaların hangi veri setleri ile uygun sonuçlar verdiği araştırılmıştır. Bu sonuçlar incelendiğinde lineer regresyon algoritmasının %79,9'luk, çok katmanlı algılayıcı algoritmasının %88,4'lük, destek vektör regresyon algoritmasının %89,2'lik başarım oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir.

Güneş enerjisi
Metin Ersin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Python programlama dili kullanılarak hatay meteoroloji radar görüntülerinin yapay sinir ağı ile tahmini

Küresel ısınma ile birlikte, dünyanın birçok yerinde olağan dışı hava olayları şiddetli yağışlar ve su taşkınları meydana gelmektedir. Küresel iklim krizi, kentselleşme ve hızlı nüfus artışı ile birlikte değerlendirildiğinde, tutarlı ve zamanında yapılıp erken uyarı niteliği taşıyan hava tahminlerinin hayati bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Bu tez çalışmasında, erken uyarılarda ve kısa süreli kuvvetli yağış tahminlerinde sıkça kullanılan ve bir uzaktan algılama cihazı olan meteoroloji radar verileri işlenmiş ve kullanılmıştır. Hatay meteoroloji radarından alınan PPI görüntüler, bir Yapay Sinir Ağı (YSA) algoritması olan ConvLSTM modeli ile Python programlama diliyle yazılan kodlarla eğitilmiştir. Geliştirilen model kullanılarak son 6 radar görüntüsü eğitilmiş ve henüz kayıt edilmemiş bir sonraki görüntünün tahmini yapılmıştır. Veri seti için seçilen görüntü zaman aralığı 30 dakikadır. Model eğitim doğruluk oranı %80-84 aralığındadır. Model tahmin görüntüsü ile gerçekleşen görüntünün benzerlik oranları Kök Ortalama Kare Hatası (RMSE), Tepe Sinyali Gürültü Oranı (PSNR) ve Yapısal Benzerlik İndeksi (SSIM) ile ölçülmüştür. Uygulanan modelden elde edilen sonuçlara göre en iyi performansa sahip tahmin değerleri, RMSE 0.000013, PSNR 97.795 ve SSIM, 0.998 olarak hesaplanmıştır. Kullanılan YSA modeliyle çeşitli zaman aralıkları ile sıralı radar görüntülerinin eğitilebileceği ve belirlenen zaman aralığı kadar sonra oluşacak görüntü tahminin yapılabileceği gösterilmiştir. Model doğruluk oranlarının artırılması için veri setinin artırılması ve çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Python, ConvLSTM, Uzaktan Algılama, Meteoroloji, Veri Bilimi

Alişan Aktay
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sentinel-2 uydu görüntüleri kullanılarak niğde ilinde tarımsal ve kentsel alan kullanımındaki zamansal değişimin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) entegrasyonuyla değerlendirilmesi

Bu araştırma Niğde merkez ilçe sınırlarında tarımsal ve kentsel alan kullanımındaki zamansal değişimlerin Sentinel-2 uydu görüntüleri ile belirlenmesi kapsamında yürütülmüştür. Çalışma kapsamında 2016 ve 2021 yıllarındaki Nisan, Temmuz ve Ekim aylarına ait uydu görüntüleri kullanılmıştır. Arazi örtüsü ve kullanımındaki değişimin analizinde Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılımlarından (CBS) Arc GIS 10.3.1 kullanılmıştır. İlgili programın uzaktan algılama modülü yardımıyla kontrollü sınıflandırma teknikleri kullanılarak sınıflandırma gerçekleştirilmiştir. Arazi örtüsü ve kullanımının sınıflandırmasından Corine I. düzey sınıflandırması dikkate alınmıştır. Ayrıca 1/25.000 ölçekli sayısal toprak haritaları kullanılarak CBS ortamında araştırma alanının bazı toprak ve arazi özellikleri (büyük toprak grupları, arazi kullanım kabiliyetleri, toprak derinlikleri, arazi eğimi, erozyon dereceleri, yükselti ve bakı) sınıflandırılmış ve mekânsal olarak değerlendirilmiştir. Yapılan sınıflandırmalar sonucunda 2016 yılından 2021 yılına kadar yerleşim yerleri ve yapay bölgelerde 207,65 ha, orman ve yarı doğal alanlarda ise 478,66'ha'lık bir artış görülmüştür. Tarım alanlarında 223,75 ha ve su kütlelerinde ise 88,66 ha'lık bir azalışın olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular bölgedeki yerel yönetimlerin planlama aşamalarına önemli katkılar sağlayacaktır.

Coğrafi bilgi sistemleriMekansal analizNiğde+2
Muhammed Cüneyt Bağdatlı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yanmış orman alanlarının belirlenmesinde derin öğrenme yöntemlerinin yanmış alan indeksleri ile karşılaştırılması: Hatay örneği

Bu çalışmada 5-10 Eylül 2020 tarihleri arasında Hatay'ın Samandağ bölgesinde, 9-10 Ekim 2020 tarihleri arasında Hatay'ın Belen bölgesinde ve 27-29 Ekim 2020 tarihleri arasında Hatay'ın Denizciler mevkilerinde meydana gelen orman yangınlarının yanmış alanlarının haritalanması ve yangının şiddeti derin öğrenme ve uzaktan algılama tabanlı yöntemler ile Sentinel 2 uydu verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma alanlarına ait Sentinel 2 verileri ile derin öğrenme için bir görüntü veri seti oluşturulmuştur. Daha sonra derin öğrenme yöntemleri kullanılarak bir derin öğrenme modeli oluşturulmuş, oluşturulan model veri setindeki görüntüler ile eğitilerek başarılı bir şekilde test edilmiştir. Oluşturulan yeni derin öğrenme modeli sonuçları, Sentinel 2 görüntüleri kullanılarak Normalize Edilmiş Yangın Şiddeti (NBR),Sentinel 2 İçin Yanmış Alan İndeksi(BAIS2) indeksleri hesaplanmıştır. Bu indekslerin yangından önce ve sonrası farkları için Fark Normalize Edilmiş Yanma Şiddeti (dNBR), Fark Sentinel-2 İçin Yanmış Alan İndeksi(dBAIS2) değerleri hesaplanarak yangın şiddeti sınıflandırması ve yangın alanı tespiti yapılmıştır. Derin öğrenme yöntemi, yanmış alan indeksleri ve Orman Genel Müdürlüğü yangın sicil fişleri verileri karşılaştırılmıştır ve yeni derin öğrenme modelinin yanmış orman alanlarını bulmada kullanılan indekslerden daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Yeni model yanmış orman alanlarının belirlenmesinde Samandağ çalışma alanında %98,36, Belen çalışma alanında %99,46 ve Denizciler çalışma alanında %92,75 oransal bir doğruluğa sahiptir. Anahtar Sözcükler: Derin Öğrenme; Sentinel 2; NBR-dNBR; BAIS2-dBAS2; Uzaktan Algılama

Derin öğrenmeHatayUzaktan algılama+1
Reha Paşaoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00