
42
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Tarımsal ilaçlamada tüp tipi lineer senkron motor ile püskürtücü yükseklik kontrolü
Anahtar kelimeler: Tarımsal ilaçlama, püskürtücü yükseklik kontrolü, sabit mıknatıslı tüp tipi lineer senkron motor Tarımsal ilaçlama işleminde, püskürtme yüksekliğini doğru değerde tutmak ilaç sürüklenmesini azaltmakta ve hedef bitki üzerinde eşit dağılımlı ilaç birikimi sağlamaktadır. Bu çalışmada, üçgen hareket profiline sahip sabit mıknatıslı tüp tipi lineer senkron motor (PMTLSM) kullanılarak püskürtücü (nozul) ile bitki arasındaki yüksekliği ayarlayabilen bir tarımsal ilaçlama yükseklik kontrol sistemi geliştirilmiştir. Sistemde, ultrasonik mesafe sensöründen gelen yükseklik bilgisine bağlı olarak, püskürtücü yüksekliği ayarı PMTLSM tarafından gerçekleştirilmektedir. Sistemde ultrasonik sensör iki farklı şekilde konumlandırılmıştır. Birinci yapıda PMTLSM'dan önce ve ikinci yapıda ise motor rotoru ucuna olacak şekilde bir yerleştirme yapılmıştır. Geliştirilen sistem, laboratuvar ortamında ve arazi şartlarında test edilmiştir. Laboratuvar deneyleri, üzerinde yapay bitkiler bulunan konveyör bant sisteminde kimyasal sıvı kullanılmadan yapılmıştır. Deneylerde üç farklı kontrol yöntemi ile PMTLSM'nin altı farklı ivme değeri (2,5, 5, 10, 20, 40, 60 m/s2) ve konveyör bandın dört farklı ilerleme hızı (1, 2, 3, 4 km/h) için püskürtücü yüksekliği, püskürtücü yüksekliği varyasyon katsayısı (CV) değeri ve PMTLSM RMS akım değeri hesaplanmıştır. Arazi deneylerinde aktif püskürtücü kullanılmış ve üç farklı traktör ilerleme hızı (4, 8, 12) için CV değeri, ıslak alan yüzdesi (kaplama oranı) ve ilerleme yönündeki sıvı dağılım düzgünlüğü hesaplanmıştır. Laboratuvar deneylerinde minimum CV ve minimum RMS akım kriterine göre en uygun ivme değeri 20 m/s2 olarak bulunmuştur. Arazi deneylerinden alınan sonuçlara göre, püskürtücü yükseklik kontrolü uygulandığında en yüksek ilerleme hızı 12 km/h için CV değeri %16,77'den %5,17 azalırken, ilerleme yönündeki sıvı dağılım düzgünlüğü %56,57'den %86,11'e yükselmiştir. Geliştirilen sistem, farklı boylardaki bitkiler ile püskürtücü arasındaki mesafeyi test koşulları altında ayarlanan set değerinde minimum hata ile tutmuş ve ilerleme yönündeki sıvı dağılım düzgünlüğünü arttırmıştır.
Femur kemik kırıklarının bilgisayar destekli sınıflandırılması
Kemik kırıklarının türünün belirlenmesi veya sınıflandırılması tedaviye karar verme sürecinin en önemli aşamasıdır. Günlük hayatta birçok farklı kırık vakası görülebilmekte ve her bir kırık çeşidi kendine has ayrı bir tedavi gerektirebilmektedir. En çok bilinen kırk sınıflandırma metotların başında gelen AO Müller yöntemine göre insan vücudunda sadece uzun kemik kırığının 117 farklı türü görülebilmektedir. Tüm bu kırık çeşitlerini ve tedavi yöntemlerini bir doktorun ezbere bilebilmesi oldukça zor ve külfetli bir prosedürdür. Bu nedenle, hekimlere gerek teşhis gerekse tedavi konusunda yardımcı olabilecek destek sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, belirtilen ihtiyaç doğrultusunda, FEmur kemiği Dİyafiz bölgesi Kırıklarını Sınıflandırıcı sistem (FEDİKS) tasarlanmıştır. FEDİKS, farklı işlem basamaklarından oluşan ve tam-otomatik bir bilgisayar destekli teşhis sistemidir. Önerilen sistemde, röntgen görüntülerindeki arka plan bilgilerini gidermek ve görüntüleri ikili formata çevirmek için ilk olarak Niblack yerel eşikleme metodu kullanılmıştır. Gerçekleştirilen çeşitli deney sonuçlarına göre, Niblack diğer bilinen bölütleme yöntemlerine göre daha fazla gürültü oluştursa da kırık bölgesinde daha az bilgi kaybına yol açmaktadır. Bu sebeple, FEDİKS yönteminde Niblack metodu tercih edilmiştir. Bundan sonraki işlem basamağında bölütleme işleminde oluşan gürültüleri yok etmek için yeni bir Destek Vektör Makinası-tabanlı hassas gürültü giderme (DETHAG) tekniği önerilmiştir. DETHAG ile kemik parçaları ile gürültüler birbirlerinden hassas bir şekilde ayrıştırılmıştır. Bir diğer işlem basamağında ise kırıkları sınıflandırabilmek için kırık parça sayısı (KPS), kırık ucu eğimi (KUE), kemik bütünlüğü göstergesi (KBG) ve kırık bölge haritası (KBH) adında birçok yeni özellik çıkarım yöntemi geliştirilmiştir. Son işlem basamağında da kırık türlerini sınıflandırabilmek için Çoklu Sınıflı Destek Vektör Makinası kullanılmıştır. Önerilen FEDİKS yönteminin başarım değerlendirmesini gerçekleştirmek üzere farklı sınıflardaki kırıkları içeren 196 adet röntgen görüntüsü kullanılmıştır. 10-katlı çapraz doğrulama yöntemine göre FEDİKS, AO-32 türündeki kırık vakalarını %89,87 oranında bir başarı ile sınıflandırabilmiştir. Bunun yanında, FEDİKS'in klinik ortamdaki kullanılabilirliği test etmek için sınıflandırma başarımı iki hekim ile kıyaslanmış ve başarısının hekimlerden düşük olmadığı gözlemlenmiştir. Bu sebeple, FEDİKS'in, Femur kırıklarının tespiti ve sınıflandırılmasında hekimlerin karar sürecine yardımcı olabilecek destekleyici bir araç olarak kullanılabileceği görülmüştür.
Eş düğümler arası ağlarda çoklu ortam verilerinin gerçek zamanlı iletimi için yeni bir yöntem
İnternet kullanıcılarının gerçek zamanlı ortam verilerini paylaşma ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Artan bu ihtiyacın karşılanmasında, klasik istemci-sunucu mimarisi pek çok parametreden dolayı istenilen verimi sağlayamamaktadır. Bu nedenle kullanıcılar bulundukları ağ yapılarından bağımsız olarak birbirleri ile doğrudan iletişim kurabilmelidirler. Bu nedenle eş düğümler arası iletişim için sorun oluşturan durumların belirlenmesi ve araştırmacılar tarafından uygun yöntemlerin ortaya konulması gerekmektedir. Eş düğümler arası iletişimde karşımıza çıkan temel sorunların başında ağ adres dönüştürücü ve güvenlik duvarı gibi özel ağ oluşturan cihazların arkasındaki istemcilere kamusal ağdan erişilememesi gelmektedir. Bu sorunun çözümüne yönelik literatürde öne sürülen çözüm önerilerinin değişik avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu çözüm önerilerinden İnteraktif Bağlantı Kurulumu ve Gerçek Zamanlı Medya Akış Protokolü, gerek internet altyapısından bağımsız oluşları, gerekse de dinamik yapılar için uygunlukları ile öne çıkmaktadırlar. Yapılan çalışma ile ağ adres dönüştürücü geçişi için tüm adımların tanımlandığı bir yöntem geliştirilerek eş düğümler arası ağlarda çoklu ortam verilerinin iletiminde uçtan uca tam bir model ortaya konulmuş ve "Durum Tabanlı Ağ Adres Dönüştürücü Geçişi" olarak isimlendirilmiştir. Geliştirilen model ile İnteraktif Bağlantı Kurulumu protokolünün bağlantı kurulum süresi, band genişliği ve paket kullanımı parametreleri iyileştirilmiştir.
Denetim Sistemleri dersi için MATLAB Builder NE ve ASP.NET tabanlı web laboratuarı tasarımı
Mühendislik alanında sistemleri test etmek için kullanılan yazılımların öğrenilmesi ve uygulanması zaman kaybına ve asıl amaçtan uzaklaşılmasına neden olmaktadır. Bu tez çalışmasında, lisans düzeyinde okutulan Denetim Sistemleri dersinin içeriğinde bulunan konuların büyük bir kısmı özet olarak ele alınmış ve bu konular için bir Web Laboratuarı tasarlanmıştır. Web Laboratuarı kapsamında hazırlanan kullanıcı arayüzleri ile kullanıcıların derin matematik ve programlama bilgisine ihtiyaç duymadan, sistemlerin analiz ve kontrolünü yapabilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca arayüzün web tabanlı tasarlanmasıyla, uygulama maliyetinin düşürülmesi, yapılan uygulamaların yaygınlaştırılması, zaman kaybının ortadan kaldırılması ve birden fazla kullanıcının eş zamanlı olarak kullanabilmesi amaçlanmıştır. Web tabanlı arayüz tasarımı için MATLAB Builder NE, MATLAB Web Figure ve ASP.NET platformu kullanılmıştır. Web laboratuarı kapsamında, arayüzler ile gerçekleştirilen uygulamalara ait pratik ve teorik bilgilere de "pdf" dökümanlar aracılığıyla ulaşılabilmektedir. Böylece hem eğitimsel hem de akademik amaçlara uygun bir sanal laboratuar tasarımı gerçekleştirilmiştir. Tez çalışması kapsamında Denetim Sistemleri dersini alan lisans öğrencileri ile tasarlanan Web Laboratuarı ile ilgili anket çalışması yapılarak sonuçları sunulmuştur.
Kablosuz Algılayıcı Ağlar kullanan askeri uygulamalar için DEVS tabanlı güvenlik analizi
Kablosuz Algılayıcı Ağlar (KAA); bilginin toplanması, kısmi işlenmesi ve iletimi için tasarlanmış, dağıtık uygulama ve ortak hareket edebilme kabiliyetine sahip ancak sınırlı hafıza, sınırlı işlem gücü, sınırlı güç kaynağı ve sınırlı iletim dezavantajlarını barındıran algılayıcı düğümlerden oluşan sistemlerdir. KAA sistemlerinin askeri amaçlı olarak kritik bina, bölge güvenliği ve sınır izleme amaçlı kullanımı uzun zamandan bu yana araştırılmakta, önemli model ve uygulamalar ortaya konulmaktadır. BU tez çalışmamızda KAA yapısının askeri maksatlı kullanımı için kurulum ve işletim maliyetlerin düşürülmesi, sistemden alınacak hedef tespit ve izleme verilerine verilecek olası tepkilerin anlamlı hale getirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmamızda yaygın olan görüntü işleme tabanlı sistemler yerine hedefin konum, hız ve yükseklik/boy bilgilerinin işlenmesi yolu ile tehdit analizi yapabilecek DEVS tabanlı bir güvenlik modeli ortaya konmuştur.
Sayısal görüntülerde blok ve tarama sırası temelli yeni bir veri gizleme algoritması tasarımı
Teknolojinin hızlı ilerleyişiyle sayısal veri elde etme oldukça kolay hale gelmiştir. Uçtan uca veri iletiminde ise ister istemez özel veya gizli veriler üçüncü şahısların eline geçebilmektedir. Rahatlıkla veri iletimi gerçekleştirebilmek için, veri gizleme gibi bazı ek önlemlerin alınması gerekmektedir. Gizli veri iletiminin kullanılabileceği yerlerden biri de sayısal görüntülerdir. Amacı veri gizleme olan steganografi bilimi ile istenilen bu gizliliği sağlamak mümkündür. Yapılan bu çalışmada, sayısal görüntülerde kullanılmak üzere blok eşleştirmeli ve tarama sırası seçimli tabanlı LSB tekniğini kullanan yeni bir veri gizleme algoritması geliştirilmiştir. Ana amacı görüntü üzerinde en az değişimi yapmak olan bu yeni algoritmada, görüntü ilk olarak 8×8 boyutunda bloklara ayrılmaktadır. Yaygın olarak kullanılan iki tarama sırasına ilave olarak, yeni tasarlanan altı çeşit tarama sırasıyla bu bloklardaki pikseller taranarak verinin gizleneceği en uygun yer belirlenmektedir. Değişimin en az yapılacağı bloklar ve bunu sağlayan tarama sırası seçilip veriler bu bloklara gizlenmektedir. Oluşan yeni görüntünün piksellerinde böylece en az değişimin yapılması sağlanmıştır. Geliştirilen algoritmanın başarımında ise MSE, PSNR, UQI, MSSIM, CQM, AD, SC, NCC ve NAE kalite ölçütleri kullanılıp yapılan hesaplamaların tamamında en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca görüntülerde gizli verinin olup/olmadığını ve eğer varsa ortaya çıkarılmasında kullanılan steganaliz ataklarına karşı testler yapılmış, geliştirilen algoritma bu ataklara karşı da başarılı olmuştur. Nihai olarak, algoritmanın kullanılabilmesi için bir yazılım gerçekleştirilmiş, yazılımla tıbbi görüntülerin incelenmesi, rapor hazırlanması ve veri gizlenmesi sağlanmıştır.
Kaos kaynaklı ve ADC tabanlı özgün gerçek rasgele sayı üreteçlerinin tasarım ve gerçeklenmesi
Bu tezde yapılan çalışmalar üç ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci aşamada, sürekli zamanlı kaotik sistemlerin (SZKS) devre gerçeklemelerinin hızlı ve kolay yapılabilmesi için yeni bir bilgisayar ve mikro denetleyici kontrollü kaotik devre deney seti (KDDS) tasarlanmış ve gerçeklenmiştir. İkinci aşamada ADC tabanlı gerçek rasgele sayı üreteci (GRSÜ) tasarımlarının kolay, hızlı ve esnek yapılabilmesine olanak sağlayan yeni bir bilgisayar ve mikro denetleyici kontrollü bir platform (BMKP) tasarlanmış ve gerçeklenmiştir. Son aşamada ise gerçekleştirilen KDDS ve BMKP kullanılarak, uluslararası en üst düzey standart olan NIST800-22 testlerinin tamamından başarılıyla geçen yeni GRSÜ tasarım ve gerçeklemeleri yapılmıştır. Tezin birinci aşamasında ilk olarak; GRSÜ tasarımları için entropi kaynağı olarak kullanılan referans kaotik sistemlerin analizleri yapılmıştır. İkinci olarak; referans alınan kaotik sistemler analog devre elemanları ile modellenerek OrCAD-PSpice programında tasarlanan devrelerin faz portrelerine ait simülasyonlar yapılmıştır. Üçüncü olarak; karmaşık ve uzun zaman alan kaotik devre gerçekleme işlemlerinin, kolay, hızlı ve esnek yapılabilmesi amacıyla, yeni bir KDDS tasarlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Ardından referans alınan kaotik sistemlerin tasarlanan KDDS ile gerçek devreleri kurulmuş ve elde edilen gerçek devre osiloskop çıktıları, sistemlere ait Matlab, OrCAD-PSpice çıktıları ile karşılaştırılmıştır. İkinci aşamada; ADC tabanlı olarak yapılacak olan GRSÜ tasarımlarında kullanılabilecek, yeni bir BMKP tasarlanmış ve gerçeklenmiştir. Bu sistemin özgün yönleri; kaotik sistemlerin yanında sıcaklık, RF gibi farklı kaynakları da entropi kaynağı olarak kullanabilmesi, farklı entropi kaynaklarını karıştırarak kullanabilmesi, farklı son işlem algoritmalarının seçilebilmesi olarak sıralanabilir. Son aşamada, gerçekleştirilen KDDS ve BMKP kullanılarak, Rucklidge, Chen ve Zhongtang kaotik sistemleri tabanlı yeni GRSÜ tasarım ve gerçeklemeleri yapılmıştır. Gerçeklenen GRSÜ'ler, NIST800-22 testlerine tabi tutulmuştur. Chen ve Zhongtang kaotik sistemi tabanlı GRSÜ'ler tüm testlerden başarı ile geçmiştir. Anahtar kelimeler: Gerçek Rasgele Sayı Üreteci, İstatistiksel Rasgelelik Testleri, NIST Rasgelelik Testi, Kaos, Sürekli Zamanlı Kaotik Sistemler, Mikro denetleyiciler
Mikrodenetleyici ve web tabanlı otomasyon sistemi tasarımı
Bu çalışmada mühendislik eğitiminde ve teknik eğitimde destek materyali olarak kullanılabilecek, DC motorun PID denetleyici ile hız denetimi için internet üzerinden uzaktan erişimli deney düzeneği geliştirilmiştir. Deney düzeneği kablosuz olup, ortamda bulunan bir kablosuz ADSL modem aracılığıyla TCP/IP üzerinden uzak sunucu ile haberleşmektedir. Kullanıcılar internet bağlantısı olan herhangi bir bilgisayardan uzak sunucudaki web sayfalarına erişerek gerçek zamanlı olarak deneyleri gerçekleştirebilmektedir. Tasarlanan etkileşimli web sayfaları üzerinden, kullanıcılar motorun referans hız değerini ve PID denetleyici parametrelerini değiştirerek hızın değişimini görebilmekte ve ölçüm değerlerini bilgisayarına kaydedebilmektedir. Ayrıca bir web kamerası yardımıyla deney setinin çalışması da web sayfası üzerinden izlenebilmektedir. Ayrıca deney düzeneği için çevre birimleri hazırlanarak kullanıcı-deney seti etkileşimi artırılmıştır. Bu kapsamda kullanıcı web sayfası üzerinden deney setinin bulunduğu ortamın sıcaklığını görebilmekte, deney seti üzerindeki LCD'ye mesajını yazdırabilmekte ve istediği takdirde deney setini aydınlatabilmektedir.
Sırörtülü ses dosyalarının yapay zeka yöntemleri yardımıyla çözümlenmesi
Bu çalışmada bugüne kadar yapılmış olan sırörtme çalışmalarının aksine sıraçma teknikleri üzerine yoğunlaşılmıştır. Sıraçma konusunda resim dosyaları üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Fakat ses dosyaları üzerine çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu tezde ses dosyalarında sıraçma işlemleri üzerinde durulmuştur. Sıraçma saldırısında gizleme algoritmasının bilindiği sıraçma saldırı yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ses dosyalarına LSB sırörtme yöntemi kullanılarak oluşturulmuş sırlı nesnelere yönelik bir saldırı şeklidir. Geliştirilen sıraçma yönteminde, ses dosyalarının son bitlerine gömülmüş veriler analiz edilerek veri çıkartma işlemi yapılmaya çalışılmıştır. Genelde sıraçma yöntemlerinde sezme (detection) yani gizli verinin varlığını anlama işlemi yapılabilmektedir. Oysa geliştirilen yöntemde gizli veri içeren dosyalar için ?dosyadaki gizli veri oranı? sorusuna cevap aranmaktadır.
Yüksek güvenlikli kızılötesi iletişim uygulaması
Haberleşmede güvenlik her zaman ön plandadır. İletişim sırasında veriler kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilebilir. Güvenli bir haberleşme için günümüze kadar birçok çalışma yapılmıştır. Fakat teknolojinin her alanında olduğu gibi güvenlik alanında yapılan çalışmalarda da en iyi sonuç elde edilememiştir. Son yıllarda hızla ilerleme kaydeden sayısal elektronik teknolojisi sayesinde mikroişlemcili ve bilgisayar tabanlı birçok elektronik sistemin tasarımı ve uygulaması haberleşmeyi daha kolay ve güvenilir hale getirmiştir.Bu tez çalışmasında, kablosuz ortamda yüksek hızla çalışan ve diğer kablosuz haberleşme yöntemlerine göre maliyeti düşük olan IR tabanlı sistemlerin güvenliğini arttırmaya yönelik bir çalışma yapılmıştır. İlk olarak standart protokollerden farklı olarak SATE isimli yeni bir protokol tasarlanmıştır. Ardından güvenliği daha da artırmak için sisteme bir simetrik anahtar şifreleme yöntemi olan TEA blok şifreleme algoritması eklenmiştir. Son olarak ise, sistemin yetkisiz kişiler tarafından kullanılmasını önlemek ve kullanımı kolaylaştırmak amacıyla kullanıcı arayüzü eklenmiştir. Arayüz sayesinde sistemi sadece tanımlı kullanıcılar kullanabilecek ve yönetici tarafından kullanıcıların sistemi hangi sıklıkla ve ne zaman kullandıkları kontrol edilebilecektir. SATE protokolünün başarımı bellek boyutu ve çalışma performansı kriterlerine göre incelenerek var olan protokoller ile karşılaştırılmıştır.
Mermer makinelerinde ileri seviye kontrol uygulamaları
Fosil enerji kaynaklarının hızla azalmasından dolayı enerji kaynaklarının verimli kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle işletme maliyetlerinin büyük çoğunluğunu elektrik enerjisi tüketiminin oluşturduğu mermer makinelerinde enerji verimliliğinin sağlanması oldukça önemli bir konudur.Maden endüstrisinde mermer işlemede kullanılan çok çeşitli makineler bulunmakla birlikte dairesel testereli mermer makineleri özellikle bloklardan plaka üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Dairesel testereli kesme sürecine etki eden makineye, kesilen mermere ve kesici testereye ait pek çok parametre bulunmaktadır ve bu parametrelerden en etkili iki tanesi ilerleme hızı ve testere dönüş hızıdır. Bu parametrelerin doğru seçilmesi enerji verimliliğini artırmaktadır. Ancak mermer homojen bir malzeme olmayıp içerisinde farklı sertlikte bölgeler barındırdığından önceden seçilen ve kesme süreci boyunca sabit tutulan parametreler verimi azaltıcı etki oluşturabilmektedir. Kesme sürecinde parametreler mermerin kesilen bölgesine uygun biçimde kontrol edilirse kesme veriminin artacağı söylenebilir. İlerleme ve testere hızlarının kontrolü, geri beslemeli kontrol sistemine gömülü bir kontrolör kullanımıyla mümkün olabilir. Kontrolör, hedeflenen enerji tüketimi değerini yakalayabilmek için kesme parametrelerini sürekli değiştirecek ve kesme süreci boyunca mermerin içerisindeki farklı sertlikteki bölgeler en uygun parametrelerle kesilebilecektir.Bu tez çalışmasında LabVIEW tabanlı bir veri toplama sistemine sahip laboratuvar ölçekli dairesel testereli mermer kesme makinesi geliştirilmiştir. Makinenin ilerleme ve testere dönüş hızlarını kontrol etmek amacıyla toplam dört adet PID ve BM kontrolörler tasarlanmıştır. Bunlardan üçünde sadece ilerleme hızı, sonuncu kontrolörde ise ilerleme hızının yanında testere dönüş hızı da kontrol edilmiştir. Daha sonra tüm kontrolörler LabVIEW ile hazırlanmış ayrı ayrı arayüzlere gömülmüştür. Gerçekleştirilen kontrolörlerin performansını incelemek için Burdur bej ve Uşak yeşil mermerleriyle Afyon traverteni üzerinde kesme deneyleri gerçekleştirilmiştir. Deneylerde elde edilen sonuçlar enerji tüketimi değerleri, kesme süreleri, toplam mutlak hata değerleri ve enerji verimliliği yönünden incelenmiştir. Sonuçlar üzerinde yapılan analizler BM kontrolörlerin PID kontrolöre göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Ayrıca ilerleme ve testere dönüş hızlarının birlikte kontrol edildiği iki çıkışlı BM kontrolörün tek çıkışlı BM kontrolöre göre daha iyi performans gösterdiği görülmüştür.
HIV-1 proteaz enziminin kesme konumlarının tespitinde yeni öznitelik vektörleri
Canlıların vücudunda bulunan proteaz enzimleri, pek çok yararlı biyolojik işlevi yerine getirirler. Bununla beraber, virüsler, parazitler gibi pek çok bulaşıcı mikroorganizmalar, proteazları enfekte olabilmek için kullanırlar. Proteazların temel görevi yeni sentezlenmiş çoklu proteinleri uygun yerlerinden keserek yapısal hale gelmelerini sağlamaktır. Böylece, ait oldukları mikroorganizmanın olgunlaşması ve çoğalmasında rol alırlar. Bu nedenle proteazların özgünlüklerini çözmek ilaç ve aşı geliştimek için çok önemlidir. Bununla beraber, proteaz enzimlerinin özgünlükleri konusunda yetersiz bilgi bulunmaktadır. Bu nedenle laboratuvar ortamlarında, proteaz verileri elde etmek ve proteazların özgünlüklerini karakterize etmek için uygun biyobilişim öznitelik kodlama yöntemleri ve algoritmaları geliştirmek hayati derecede önemlidir. Bu tezde, Human Immunodeficiency Virüs Tip 1 (HIV-1) proteazının proteinleri kesme konumlarının tespiti üzerine çalışılmıştır.Proteinlerle çalışırken göz önününde bulundurulması gereken iki temel bilgi bulunmaktadır: kalıntıların birbirleri ile olan fizikokimyasal etkileşimleri ve protein dizilimi içindeki konumları. Bu iki temel bilgi, proteinin işlevini anlamada nirengi noktalarıdır ve HIV-1 proteazının çoklu proteinleri nereden keseceğinin tahmin edilmesinde kullanılabilir. Bu varsayımdan yola çıkarak, HIV-1 proteaz enzimi özgünlüğünün modellenmesinde Fizikokimyasal Tabanlı Kodlama Yöntemi (FTKY), Birimdik Taylor Venn Diyagramı (BirTVD ) ve Birimdik BOOL (BirBOOL) olarak isimledirilen üç öznitelik kodlama yöntemi geliştirilmiştir.HIV-1 proteazın kesme konumlarını tespit etmek için güncel iki HIV-1 proteaz veri setlerine ait peptit örüntüleri, öznitelik çıkarım yöntemleri ile kodlanmıştır. Bu kodlanan örneklerin öznitelikleri Temel Bileşenler Analizi (TBA) ve Doğrusal Ayırıcı Analiz (DAA) ile çıkarılmıştır. Ardından doğrusal Destek Vektör Makineleri (DVM) algoritması ile sınıflandırılmıştır. Elde edilen deneysel sonuçlara göre; BirTVD ve BirBOOL öznitelik çıkarım kodlama yöntemlerinde, başarım mevcut yöntemlere göre daha yüksek elde edilmiştir.
Matlab web figure tabanlı elektrokardiyogram (EKG) benzetimi
EKG (Elektrokardiyogram), kalbin durumu ve çalışması hakkında bilgi içeren bir sinyaldir. Günümüzde bu sinyaller yardımıyla birçok kalp rahatsızlığının teşhisi yüksek başarım oranları ile gerçekleştirilebilmektedir. Ancak kalp sinyallerinin tanınması ve ayırt edilmesi rahatsızlıkların teşhisinde önemli bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tezde, bahsedilen gereksinimler üzerine odaklanılarak tıp ve biyomedikal mühendisliği alanlarında eğitim alan veya kendisini bu alanda yetiştirmek isteyen kişilerin eğitimi kolaylaştıracak MATLAB Web Figure tabanlı yeni bir web benzetim yazılımı tasarımı gerçekleştirilmiştir. Bu benzetim yazılımı esneklik ve görsellik açısından olanaklar sunabilmektedir. Tasarlanan benzetim yazılımı yardımıyla kullanıcılar farklı atış hızlarına sahip kalp ritimlerini ve farklı ritim bozukluklarının sinyallerini çizdirebilmekte, 3-boyutlu olarak gösterebilmekte, sinyallerin istenilen kısımları büyültülmekte ve hareket ettirilebilmektedir. Bu avantajları sebebiyle tasarlanan benzetim yazılımı, EKG sinyallerinin web üzerinden eğitimini kolaylaştıracak ve daha görsel hale getirecektir.
Web kontrollü doğalgaz SCADA sistemi
Teknolojinin her geçen gün hızla ilerlediği son zamanlarda insanlara hizmeti amaçlayan dağıtım şebekeleri, hizmet sektörünün en büyük örnekleridir. Dağıtım şebekeleri, oldukça geniş alanlara dağılmış olmasının ve milyonlarca insana hizmet vermesinin getirdiği bir takım olumsuzluklarla iç içedir. Bugünün veri toplama ve kontrol sistemi kullanıcıları, gereksinimleri için güçlü, esnek, kolay uygulanabilir ve aynı zamanda pahalı olmayan çözümler aramaktadır.Bu tezde sunulan projenin temel amacı: günümüz ihtiyacını karşılayacak, uzaktan dağıtık veri toplamayı gerçekleştirecek, esnek ve kolay kullanılabilir, gelişmelere açık, ayrıca benzer sistemlere göre çok daha ucuz olacak bir sistemi tasarlamaktır.Bu tez çalışmasında örnek sistemin çalışmasıyla uzakta bulunan bir doğalgaz istasyonundan Sayısal ve Analog veriler toplanarak merkeze iletilmiş ve merkezde tasarlanan bir yazılımla bu verilerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Sistemin çalışmasıyla elde edilen sonuçlar, analiz edilerek mevcut SCADA sistemlerine göre başarım değerlendirmesi yapılmıştır.
Sayısal filtre tasarım yöntemleri ve performans analizleri
Bu tezde Genetik Algoritma(GA) kullanılarak sayısal filtre tasarımı gerçekleştirilmiştir.Genetik algoritma parametrelerinden popülasyon boyutu, uygunluk fonksiyonun ölçeklenmesi, seçim fonksiyonu, mutasyon fonksiyonu, çaprazlama fonksiyonu ve çaprazlama oranı değişkenleri kullanılarak etkileri açıklanmıştır.Sayısal filtre çeşitleri hakkında temel bilgiler verilerek ve FIR(sonlu dürtü yanıtı) filtrelerin yapıları ve filtre çeşitleri açıklanmıştır.Genetik algoritma kullanılarak elde edilen FIR filtre katsayılarının hesaplanmasında ve elde edilen katsayı değerler ile filtre cevaplarının grafiksel olarak elde edilmesine yönelik iki farklı arayüz tasarlanmıştır. Bu arayüzlerden biri MATLAB GUI ile diğeri ise ASP.NET ile hazırlanmıştır. İki farklı arayüzden elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır.
Bilgisayarlı tomografi anjiyografi görüntülerinde pulmoner embolilerin bilgisayar destekli tespiti
Dolaşım sistemi problemlerinden biri olan PE'ler, akciğer atardamarı veya onun dallarından bir ya da birkaçının kan pıhtısı ile tıkanması sonucu ortaya çıkan klinik tablodur. Tanısı güç olan bir hastalık olup, erken tanı ve tedavisi hayat kurtarıcıdır. Bu tez çalışmasında; BTA görüntülerinden tanısı konulabilen PE'lerin, BDT ile belirlenmesi işlemi gerçekleştirilmiştir. Literatürde PE'lerin BDT ile belirlenmesinde iki farklı yaklaşım mevcuttur. Bunlardan birincisi akciğer damar ağacının çıkartılması ile PE'lerin belirlenmesi. İkincisi ise akciğer damar ağacı çıkartmadan kızaklama (tobogganing) yöntemi ile PE'lerin belirlenmesidir. Birinci yöntem ile yapılan çalışmalarda, ilk olarak akciğer damarları, yüksek yoğunluk değerleri ile bölütlenmeye çalışılmıştır. Ancak PE olan bölgelerde damar yapısı bozuk olacağından, ikinci olarak damar yapısını düzgün devam ettirmek için PE'ler, bulundukları bölgede, kendileri ile aynı düşük yoğunluğa sahip dokulardan, boyut ve biçimsel özelliklerine göre ayırt edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra damarlar ile PE'ler, iz takibi yöntemiyle ya da damarların; bölgesel, biçimsel, hacimsel özelliklerine bakılarak birleştirilmişlerdir. Böylece akciğer damar bölütlemesi ile PE'ler belirlenmeye çalışılmıştır. Ancak PE'lerin sabit bir biçimi yoktur. Bölgesel olarak damar ağacı içerisinde herhangi biryerde olabilir. Boyut olarak da belirli bir boyutun altı PE olarak değerlendirilmez, üstü ise değişken boyutlarda olabilmektedir. Ayrıca, damarlar tamamen tıkanmışsa, BTA görüntülerinde kopuk görüneceğinden, iz takibi yapmak zordur. Bu nedenle daha önce yapılmış çalışmalardaki yöntemlerin performansları düşüktür. Bu tez çalışmasında yeni bir yöntem geliştirilmiştir. İlk adımda akciğer bölütlemesi gerçekleştirilmiştir. İkinci adımda damar bölütlemede kullanılmak üzere, BTA görüntülerinde, anatomik yapının değişmeyen özelliklerinden yararlanarak bazı referans noktalar (RN) belirlenmiştir. Bu RN'lar sayesinde truncus, sol-sağ pulmoner arter, lobar segmenter damarlar, PE'lerle birlikte bölütlenmiştir. RN'ları ile PE'ler, aynı yoğunluklu diğer dokulardan ve eğer varsa PE dışında akciğer ya da kalp hastalığı dokularından, ayırt edilebilmiştir. Subsegmenter damarlar da akciğer bölgesindeki yoğunluk farklarından PE'ler ile birlikte belirlenmiştir. Son olarak tüm damarlar birleştirilerek akciğer damar ağacı çıkartılmıştır. Üçüncü adımda damar ağacından, PE'ler; damarların iç bölgesinde olacak şekilde, yoğunluk farkları incelenip, belirli bir boyutun altındaki bileşenler görüntülerden kaldırılarak belirlenmiştir. Bu işlemlerin sonunda elde edilen sonuçlar, tıbbi görüntü değerlendirmelerinde kullanılan performans ölçümleri ile analiz edilerek, daha önce yapılmış çalışmalarla karşılaştırılmıştır. PE tespiti için bu tez kapsamında geliştirilen yöntemin performansının literatürdeki yöntemlerden daha iyi olduğu ve tıbbi açıdan hekimlere oldukça yeterli sonuçlar verdiği belirlenmiştir.
Esnek üretim sisteminin gerçek zamanlı uzaktan erişimli kontrolü ve mekatronik eğitimine uygulanması
Son yıllarda elektrik-elektronik, bilgisayar ve kontrol sistemlerinde çok büyük gelişmeler yaşanmaktadır. Elektrik-elektronik, pnömatik-hidrolik, bilgisayar ve mekanik teknolojilerinin birlikte kullanılması neredeyse bir zorunluluk haline gelmiştir. Bunun sonucu olarak çok geniş bir alanı kapsayan mekatronik yeni bir mühendislik disiplini olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde sadece mekanik veya sadece elektronik ürünler neredeyse hiç bulunmamaktadır. Bu etkili değişiklikten dolayı günümüzün mühendislik eğitiminde de önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu bağlamda mekatronik sistemler ve eğitimi oldukça önem kazanmıştır.Teorik bilgilerin pekiştirilmesi ve teoriyle uygulama arasındaki uyum derecesinin gösterilebilmesi amacıyla mühendislik eğitiminin değişik bölümlerinde ilgili dersler kapsamında veya bağımsız bir ders olarak laboratuvar uygulamalarına yer verilmesi gerekmektedir. Verilen eğitimin hedefine ulaşabilmesi için teorik bilginin yanında bu bilgilerin gerçek sistemler üzerinde de uygulanarak pekiştirilmesi gerekmektedir. Mekatronik eğitiminde kullanılmak amacıyla Festo Didaktik firması tarafından üretilen Esnek Üretim Sistemi; mekanik, elektrik, elektronik, sensörler, hareket elemanları, pnömatik ve robot teknolojileri gibi birçok disiplinlerarası mühendislik uygulama konusunu kapsamaktadır. Fakat bu deney seti, mevcut haliyle lisans düzeyindeki bir öğrenci bakışıyla çok karmaşık bir mekanik ve kontrol algoritmasına sahip olarak görülmektedir. Bu nedenle sistem mevcut haliyle öğrenci müdahalesinden uzak, sadece gösterim amaçlı olarak kullanılabilmektedir.Bu tez çalışmasında, mevcut Esnek Üretim Sistemi'nin mekanik ve elektriksel yapısı değiştirilmeden sisteme ilave olarak elektronik ve kontrol sistemi için yeni tasarımlar yapılmıştır. Böylece, deney seti temel düzeydeki öğrencilerin de mekatronik sistemler konusunda en yüksek derecede fayda sağlayabileceği ve kapsadığı teknolojik konuların uygulamalarını kolayca gerçekleştirebileceği bir yapıya kavuşturulmuştur. Bu amaçla, Esnek Üretim Sistemi istasyonlarının kontrollerini sağlamak amacıyla mikrokontrolör tabanlı elektronik kartlar tasarlanmıştır. Bu sayede, mekatronik sistemlerde önemli bir yere sahip olan mikrokontrolörler ile gerçek bir sistem üzerinde uygulama yapma imkânı sağlanmıştır. Sistemin kendi donanımı ve istasyonları arası haberleşmeyi sağlamak amacıyla CAN ağı kurulmuştur. İstasyonları CAN ağı üzerinden programlamak, dağıtık kontrol uygulamaları geliştirmek ve sistem için anlık durum izleme amacıyla LabVIEW tabanlı kullanıcı arayüzleri tasarlanmıştır. Ayrıca bazı istasyonların web ortamında uzaktan programlanabilmesi imkanı da sağlanmıştır.
Kablosuz algılayıcı ağlar için öncelik tabanlı yeni bir yönlendirme protokolü tasarımı ve başarım analizi
Gelişen teknolojiyle birlikte boyutu küçük ve hata oranı düşük, işlem gücü ve iletim becerileri yüksek, üzerinde birden fazla algılayıcı barındırabilen uygun fiyatlı algılayıcı düğümler tasarlanabilmektedir. Algılama, hesaplama ve iletim yapabilen yüzlerce hatta binlerce algılayıcı düğüm bir araya gelerek kablosuz algılayıcı ağları oluşturur.Kablosuz algılayıcı ağlar düşük maliyetli ve çok işlevsel düğümlerden oluştuklarından genelde ulaşılması güç ve geniş alana sahip bölgelerde yapılan uygulamalarda öne çıkmaktadır. Enerji kaynakları sınırlı olan düğümlerin, bakım veya düzenleme yapılmaksızın uzun süre algılama ve iletim yapabilmeleri önemlidir.Kablosuz algılayıcı ağların en önemli problemlerinden birisi yönlendirmedir. Kendine özgü karakteristiklerinden dolayı kablosuz algılayıcı ağlara özel protokoller tasarlanması gerekmektedir. Yüzlerce düğümden oluşan kablosuz algılayıcı ağlar, birim zamanda çok fazla sayıda veri üretirler. Büyük miktarda üretilen verinin iletilmesi esnasında oluşacak tıkanıklık gibi durumlardan dolayı önemsiz veriler alıcıya teslim edilirken daha önemli verilerin alıcıya zamanında ya da hiç ulaştırılamaması ciddi bir problemdir. Yüksek öncelikli veriler yüksek paket teslim oranı ve beklenen düşük gecikme ile iletilemediğinde, doğal felaketler gibi acil tedbir üretilmesi gereken uygulamalarda hem maddi hem de manevi kayıplar yaşanır.Bu tez çalışmasında, kablosuz algılayıcı ağlarda veri önceliği kaynak düğüm tarafından belirlenen, yüksek öncelikli verilere daha iyi hizmet sağlarken tüm verilerin alıcıya teslim edilmesini hedefleyen ?İşaretsiz Öncelik Tabanlı Yönlendirme ? PBBR? (Priority Beaconless Based Routing) adı verilen yeni bir yönlendirme protokolü tasarlanmıştır. Tasarlanan ?PBBR? protokolünün ?Omnet++? benzetim aracı kullanılarak başarımı incelenmiştir. ?PBBR? protokolü yönlendirme ek yükü, paket teslim oranı ve uçtan uca ortalama paket gecikmesi açısından yüksek başarım elde etmektedir. Bunlar dışında ?PBBR? protokolü daha az bellek kapasitesi kullanmakta, veri üretilen sahanın genişliğini daha uzun süre korumakta ve her bölgeden veriyi hedef alıcıya ulaştırmaktadır.
Uzaktan eğitim için bir çağdaş değerlendirme portalı tasarımı
Etkili bir eğitim-öğretim, ders sırasında doğru tekniklerin kullanılmasının yanı sıra başarılı bir ölçme değerlendirmeyi de gerektirmektedir. Öğretim programlarındaki düzenleme ve yenileme çalışmaları doğrultusunda, değerlendirme teknikleri de yeni programa uygun olarak düzenlenmiş ve yeni teknikler okullardaki öğretim faaliyetleri içerisinde yer almaya başlamıştır. Ortaöğretim kurumlarında uygulanmaya başlayan çağdaş değerlendirme tekniklerinin klasik değerlendirme teknikleriyle kıyaslanmasına yönelik birçok çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmaların sonuçlarına göre çağdaş değerlendirme yaklaşımlarının büyük fark ile daha iyi olduğu kanıtlanmıştır.Bu çalışma çağdaş değerlendirme yöntemleri kullanılarak web tabanlı uzaktan eğitim ile öğrencilerin değerlendirilmesi için tasarlanmıştır. Çalışmada çağdaş değerlendirme yöntemlerinden yapılandırıcı grid, dallanmış ağaç ve test tekniği kullanılmıştır.Bu çalışma zamanın daha etkin kullanılması, daha doğru ölçme sonuçlarının elde edilmesi, öğrenme eksikliklerinin ve yanlışlarının zamanında fark edilerek dönüt sağlanması amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla öğretmenlerimiz bu çalışma ile öğrencileri ölçmek için soru hazırlarken ve ölçme sonuçlarını değerlendirirken harcayacağı zamandan tasarruf sağlayabilecektir. Öğrencilerimiz ders saati dışında öz değerlendirmesini yapabilecek ve ders zamanından tasarruf sağlanabilecektir. Bu sayede öğretmenlerimiz ders esnasında diğer çağdaş değerlendirme yöntemleriyle öğrencilerini değerlendirebilecektir.
Sürekli mıknatıslı senkron motorun doğrusal olmayan ve uyarlamalı geri adımlı hız denetimi
Sürekli Mıknatıslı Senkron Motor (SMSM)'lar, doğru akım motorları ve asenkron motorlar gibi diğer elektrik motorlarına göre, daha verimli, daha uzun ömürlü ve daha yüksek güç yoğunluğuna sahiptir. Böyle önemli üstünlüklerinden dolayı, SMSM'lar hız ve konum denetim uygulamaları başta olmak üzere ev uygulamaları, robotlar ve elektrikli taşıtlar gibi çok çeşitli alanlarda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, her elektromekanik sistem gibi, SMSM'lar da çalışma esnasında ölçülemeyen dış bozuculara ve parametre değişimlerine maruz kalmaktadır. Elektriksel parametreler sıcaklık ve manyetik doyum etkileri, mekanik parametreler ise uygulanan yük momenti ile çalışma esnasında değişmektedir. Bu bakış açısı altından, SMSM'ların parametre ve dış bozucu belirsizlikleri içeren doğrusal olmayan dinamiklere sahip olduğu açıkça anlaşılmaktadır.Sabit kazançlı doğrusal denetleyiciler parametre değişimleri ve dış bozuculara karşı duyarlı oldukları için, SMSM'un hız ve/veya konum denetiminde yüksek performans gereksinimlerini karşılayamayabilirler. Bu tez çalışmasında, belirsiz SMSM'un yüksek performanslı hız izleme denetimi için, iki farklı ve yeni doğrusal olmayan ve uyarlamalı geri adımlı denetleyici tasarımları önerilmektedir. İlk denetleyici dört parametre belirsizliği altında ve ikinci denetleyici beş parametre belirsizliği altında tasarlanmıştır. Her iki denetleyici tasarımında da yük momenti belirsiz kabul edilmiştir. İkinci denetleyici, ilk denetleyicinin sahip olduğu bazı sakıncalara sahip değildir, bu yüzden sadece ikinci denetleyicinin gerçek zamanlı uygulaması yapılmıştır. Bu denetleyici tasarımında, kutup sayısı hariç olmak üzere diğer tüm parametreler ile yük momentinin bilinmediği kabul edilmekte ve bütün doğrusal olmayan dinamikler göz önüne alınmaktadır. Her iki denetleyici tasarımı için, kapalı çevrim denetim sisteminde SMSM'u besleyen üç fazlı akımlar ve rotor hızı ölçülmekte ve geri beslenmektedir. Uygun Lyapunov fonksiyonlarının seçimi ile parametre tahmin yasaları ve denetim girişleri tasarlanmaktadır. Tasarlanan denetleyiciler parametre aşımı ve sonsuzluk hatası sakıncalarına sahip değildir. Ayrıca, denetleyici tasarımlarında bağlanım matrisleri kullanılmamakta ve dolayısıyla tasarım karmaşıklığı azalmaktadır. Kararlılık analizi sonuçlarına göre, kapalı çevrim denetim sistemleri genel asimptotik kararlılığa sahiptir ve kapalı çevrim denetim sistemlerindeki tüm işaretler sınırlı kalmaktadır. Kutup-sıfır yok etme ve ayrıştırma tabanlı bir oransal-integral (PI) denetleyici tasarımı yapılmış ve ardından bu iki denetleyici arasında (önerilen ve PI) bir performans analizi de gerçekleştirilmiştir. Simülasyon çalışmaları temelinde yapılan performans analizine göre, önerilen yöntemin daha az model bilgisine ihtiyaç duyduğu, belirsizliklere karşı daha dayanıklı olduğu ve sonuçta genel olarak daha yüksek performansa sahip olduğu anlaşılmıştır.Deneysel çalışma sonuçları, herhangi bir başlangıç koşulu için, zamanla değişen bir referans hız profilinin asimptotik olarak yüksek performanslı bir şekilde izlendiğini, SMSM ve yük dinamiklerindeki tüm belirsizliklere karşı dayanıklılık sağlandığını ve önerilen denetleyicinin uygulanabilir olduğunu ispatlamaktadır.
Sırörtme yöntemiyle video üzeri şifrelenmiş güvenli iletişim uygulaması
Gelişen teknoloji ve iletişim koşulları haberleşmede veri güvenliğini zorlaştırmıştır. Verinin güvenli bir şekilde göndericiden alıcıya ulaşması için insanoğlu birçok yöntem geliştirmiştir. Veri gizleme(steganography), Veri şifreleme (Cryptography) ve geliştirilen diğer yöntemlerin tümü veri güvenliği ve güvenli iletişim de giderek artan bir öneme sahiptir.Bu tezde sunulan projenin temel amacı; sayısal hareketli resimler yani videolar içerisinde gönderilecek verinin daha güvenli iletimi için şifreleme ve sırörtme yöntemleri kullanarak gizli veri transferinin kablosuz ortamda gerçekleştirilmesidir. Bu amaçla kablosuz ortamda sayısal video içerisine gizli veri şifrelenerek gömme algoritmaları tasarlanmıştır.Tez çalışmasında tasarlanan algoritmalar, C# programlama dili ve Microsoft Visual Studio 2010 programında gerçekleştirilmiştir. Kablosuz haberleşmeyi sağlamak için ise değişik özelliklere sahip iki adet kablosuz haberleşme yapabilen bilgisayar kullanılmıştır.Yapılan çalışmaların sonucunda, elde edilen sonuçlar sunularak başarım değerlendirmeleri yapılmıştır.
Yeni bir çevrimiçi sınav modeli geliştirilmesi ve kağıt kalem testleri ile karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı; kişi ve kurumların çok fazla zamanını alan sınavların yapılması ve değerlendirilmesi işlemlerini gerçekleştirecek güvenli, etkili ve verimli bir Çevrimiçi Sınav Ortamı geliştirmek, geliştirilen web tabanlı sınav ortamında gerçekleştirilen sınav ile geleneksel sınıf ortamında yapılan sınavların öğrencilerin akademik başarılarına ve bilgisayara yönelik tutumlarına olan etkisini belirlemektir.Çevrimiçi sınav sistemi ve kağıt kalem ile yapılan sınavlar arasındaki farklılıkları tespit etmek ve sınavı hem internet ve hem de güvenli ağ üzerinden uygulayabilmek amacıyla çoklu ortam desteği olan ve kolay kullanılan bir arayüze sahip, öğrenci, ders, soru, sınav ve not bilgilerini güvenli bir şekilde tutan; güncellenebilir veritabanı yapısına sahip bir çevrimiçi sınav sistemi geliştirilmiştir.Yapılan çalışmada, çalışma sırasında geliştirilen çevrimiçi sınav ortamının öğrencilerin Bilgisayar Büro Programları dersindeki akademik başarılarına ve bilgisayara karşı tutumlarına etkisi belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2010?2011 bahar yarıyılında Bilgisayar Büro Programları dersini alan Ahi Evran Üni. Meslek Yüksekokulu İşletme Bölümü öğrencilerinden iki şubedeki toplam 70 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ?öntest - sontest kontrol gruplu araştırma deseni? kullanılmıştır. Araştırma verileri çoktan seçmeli Akademik Başarı Testi ve Bilgisayar Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır.Toplanan veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizlerden elde edilen sonuçlara göre; uygulama öncesinde grupların bilgisayar dersine yönelik hem akademik başarılarının, hem de bilgisayara yönelik tutumlarının benzer olduğu, öğrencilerin; çevrimiçi sınav ortamında gerçekleştirilen sınavda, geleneksel kağıt - kalem sınavına göre daha yüksek puan aldıkları çevrimiçi sınav uygulamasının geleneksel öğretime göre öğrencilerin bilgisayara yönelik tutumlarına katkı sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dolaylı basınç ölçüm yöntemi kullanılarak performansa dayalı emisyon sistemi tasarımı ve gerçeklenmesi
İçten yanmalı motorlarda silindir içi basınç eğrisinin ölçümü; hata analizi, çalışma şartlarının gerçek zamanlı optimize edilmesi, performans ve emisyon kontrolü açısından çok önemli bir rol oynamaktadır. Buna karşın silindir içi basıncın bir sensör ile yanma odasından doğrudan ölçümü ekonomik ve pratik bir çözüm değildir. Bu sebeple basıncın dolaylı ölçümünü mümkün kılan bir metot geliştirilmesi üzerine bir çok araştırma bulunmaktadır.Motor çalışması sırasında gerçek zamanlı olarak performans ve emisyonun beraber optimize edecek Performansa Dayalı Emisyon Sisteminin (PDES) gerçeklenmesindeki en büyük zorluk araç üzerinde güç ölçümüdür. Bu çalışmada yeni bir dolaylı silindir içi basınç ölçüm metodu geliştirilmiş ve bu metot güç ölçümü için kullanılarak bir PDES tasarlanmış ve gerçeklenmiştir.Geliştirilen dolaylı basınç ölçüm metodu motor yüzeysel titreşim ve krank mili hız dalgalanma bilgilerine karşın basınç eğrisini üretmektedir. Tasarım sırasında düşük maliyetli, az işlem yüküne sahip, araçlara pratik uygulanabilir bir metot geliştirilmesi hedeflenmiştir. Dolaylı ölçüm metodunun geliştirilmesi tek silindirli bir dizel motor ile kurulan deney düzeneğinden elde edilen gerçek ölçümlere dayandırılmıştır. Bu metot, titreşim ve hızlanma bilgilerini FFT, Eğri Uydurma, Filtreleme gibi sinyal işleme teknikleri ile ön işlemden geçirmekte ve basıncı üretmek için bir Radyal Temelli Yapay Sinir Ağı (RBFN) barındırmaktadır. Metodun başarım ölçümü doğrudan ölçüm ile alınan gerçek basınç eğrileri karşılaştırılarak yapılmış ve yeterli seviyede olduğu tespit edilmiştir.Performansa dayalı emisyon sisteminde dizel motorlarda popüler bir NOX emisyon azaltma tekniği olan buhar enjeksiyonu uygulanmıştır. Motora buhar sevki için bir elektronik kontrollü buhar püskürtme sistemi (EKBPS) tasarlanmıştır. PDES sisteminde dolaylı ölçülen basınç değerleri ile elde edilen indike verim ve indike güç değerleri ve emisyonlar beraber dikkate alınarak optimum buhar oran aralığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, emisyon ve performansı beraber optimize ederek çalışan yeni bir emisyon kontrol sistemi gerçekleştirilmiştir.
802.11 kablosuz yerel alan ağlarında güvenlik sorunu
Anahtar kelimeler: Kablosuz ağlar, IEEE 802.11, WEP, WPA, WPA2, 802.1x, kablosuz ağ güvenliği. Bu tezin amacı, güvenli bir kablosuz ağ oluşturmak için kullanılan yöntemleri incelemektir. Kablolu ağlar, kablosuz ağ standartları ve güvenlik mekanizmaları hakkında bilgiler içerir. Bu kapsamda farklı kablosuz ağ güvenlik standartlarına ilişkin iki uygulama yapılmış ve çoğu kablosuz ağ yapılandırmalarının güvenli olmadığı tespit edilmiştir. Geliştirilen son güvenlik teknolojileri ile güvenli bir kablosuz ağ kurulabileceği gözlenmiştir. Tam anlamıyla güvenli bir kablosuz ağ oluşturmak için, en son güvenlik teknolojilerinin kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Elektronik bilgilendirme panosunun Web üzerinden kontrolü
Anahtar Kelimeler: Web tabanlı kontrol, elektronik bilgilendirme panosu, Mikrodenetleyiciler, PIC18F452 çinde bulundugumuz bilisim çagında, bilgi teknolojilerinin gösterdigi hızlı gelisme nedeniyle, ?uzaktan kontrol? kavramı hayatımızın pek çok alanına hızla girmektedir. Pek çok uzaktan kontrol yönteminden biri de web üzerinden kontroldür. Web üzerinden kontrolde, kontrolü yapılacak sistem internet üzerinden kontrol edilmektedir. Bu tez çalısmasında, elektronik bilgilendirme panosunun web üzerinden kontrolü gerçeklestirilmistir. Böylece, mekan bagımlılıgı ortadan kaldırılmıs ve elektronik bilgilendirme panosuna erisim uzaktan kontrol ile hızlı, ekonomik ve güvenli bir sekilde saglanmıstır. Panonun bu nedenle; egitim kurumları, kamu binaları ve hastaneler gibi pek çok yerde kullanım avantajı sunması beklenmektedir. Tez içerisinde PIC mikrodenetleyiciler, PIC 18F452 serisi mikrodenetleyici, RS-232 haberlesme protokolü, ASP programlama dili, Delphi programlama dili, PIC C programlama dili, uygulamada kullanılan devre elemanları hakkında genel bilgi verildikten sonra uygulamanın çalısması açıklanmıstır. Yazılan programların akıs semaları ve kaynak kodları, kullanılan devrelerin semaları verilmistir.
Sayısal video indeksleme için bölümleme algoritmalarının karşılaştırılması ve yeni bir algoritma gerçeklenmesi
Anahtar kelimeler: Video İndeksleme, Video Bölümlendirme, Video veritabanlarına hızlı erişim, Anlamsal video erişimi Sayısal videoların günümüzde analog videoların yerini alması, ucuz ve kolay kaydedilip depolanabilmesi gibi özelliklerinden dolayı binlerce saatlik sayısal video arşivleri ortaya çıkmıştır. Bu video veritabanlarına erişimin hızlı olması için video içinde anlamsal olarak arama yapılabilmesi büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir. Sayısal videolar içinde standart resim ve metin arama teknikleri kullanılamadığından video indeksleme konusu ilgiler artarak literatürde yer alan birçok çalışma yapılmıştır. Sayısal video indeksleme yöntemi videoları bölümlendirerek bölümlere ait özet bilgilerin çıkarılması ile uygulanmaktadır. Bu bağlamda doğru video bölümlendirme video indekslemenin temelini oluşturan en önemli kısmı olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada sıkıştırılmamış videolar üzerine çalışan bölümlendirme algoritmaları incelenerek performans karşılaştırması yapılmıştır. Algoritmaların pratik uygulamalarını mümkğn kılacak bir arayüz tasarımı yapılmıştır. Algoritmaların performans karşılaştırmalarını otomatik olarak yaparak kullanıcıya sayısal değerler ve grafikler halinde sonuçları verecek bir arayüz tasarlanmıştır. Ayrıca mevcut video bölümlendirme algoritmalarından daha başarılı bölümlendirme sonuçları elde eden Filtrelenmiş Video Histogram Karşılaştırması algoritması tasarlanmıştır.
OTA tabanlı devre tasarımı ve multisim simülasyonu
Anahtar kelimeler: OTA, islemsel geçis iletkenligi kuvvetlendiricisi, Multisim, Simülasyon Bu tez çalısmasında, elektronik alanında daha önceden opamp ile olusturulan bazı temel devrelerin OTA elemanı kullanılarak olusturulması, Multisim simülatörü kullanılarak incelenmesi ve karsılastırılması amaçlanmıstır. Birinci bölümde bu tez çalısmasının amacı ve kullanılan Multisim programının özelliklerine yer verilmistir. Ayrıca daha önceden bu tez çalısmasına yol gösterici nitelikteki literatürden bahsedilmistir. kinci bölümde OTA ve opamp hakkında genel bilgiler verilmis ve OTA' yı temsil eden Bipolar ve CMOS entegrelerinin içyapıları incelenmis ve bu yapılar transistör diyot ve direnç kullanarak Multisim programında olusturulmus ve her bir yapının özegrileri elde edilmistir. Üçüncü bölümde, opamp devreleri ile olusturulan yükselteç, filtre ve osilatör uygulama devreleri OTA elemanı ile tasarlanmıs ve bu tasarımlar Multisim programı yardımıyla simüle edilmistir. Elde edilen sonuçlar karsılastırılmıs ve LM741 opamp entegresi ile Bipolar CA3080 OTA entegresi arasında performans degerlendirmesi yapılmıstır. Dördüncü bölümde, yapılan simülasyonlar ve incelemelerden elde edilen sonuçlar belirtilmis ve bu konuda yapılabilecek yeni uygulamalar ve arastırmalar hakkında öneriler sunulmustur.
İşlemsel geçiş iletkenliği kuvvetlendiricisi kullanan filtre ve osilatör devrelerinin hesabı ve ORCAD PSPICE simülasyonu
Anahtar kelimeler: slemsel Geçisiletkenligi Kuvvetlendiricisi (OTA), Filtre, Osilatör, ORCAD, Pspice, Bu tez çalısmasında amaç, bir elektriksel sistemin performansını yüksek oranda etkileyen filtre ve osilatör devrelerini, OTA elemanı ile gerçeklestirmek ve OP-AMP kullananlarla karsılastırmaktı. Birinci bölüm giris bölümüdür ve burada OP-AMP ve OTA'nın tarihi gelisimi hakkında bilgiler verilmistir. kinci bölümde, OTA'nın iç yapısı hakkında bilgiler verilmis, bipolar ve CMOS OTA yapıları incelenmistir. Ayrıca, ideal OTA özellikleri verilerek OTA'nın uygulama devrelerinde nasıl kullanılması gerektigi hakkında bilgiler verilmistir. Üçüncü bölümde, OTA ve OP-AMP özellikleri karsılastırılmıs, OTA'nın filtre ve osilatör devrelerindeki tercih sebepleri ortaya konmustur. Dördüncü bölümde, piyasada rahatlıkla bulunabilen, bipolar yapıya sahip CA3080 OTA entegresi incelenmistir. Pspice simülasyonunda kullanılacak olan bu entegrenin katalog bilgilerinin yanında, giris gerilim sınırlaması, kuyruk akımının (Iabc) ve yük direncinin çıkıs akımına olan etkileri, simülasyon yapılarak gözlenmistir. Besinci bölümde, OTA kullanılarak elde edilen bazı devrelerin, matematiksel analizleri yapılarak simülasyon sonuçları incelenmistir. Altıncı bölümde, aktif filtre yapılarının OTA ile tasarım yöntemleri hakkında bilgi verilmis ve örnek uygulamalar gerçeklestirilmistir. Yüksek kesim frekansına sahip filtreler OP-AMP'lar kullanılarak da gerçeklestirilmis simülasyon sonuçları karsılastırılmıstır. Yedinci bölümde, OTA osilatör devreleri elde edilerek simüle edilmis ve OP-AMP osilatörleriyle karsılastırılmıstır.
Akvaryum otomasyonu tasarımı ve yapımı
Anahtar Kelimeler: Akvaryum Otomasyonu, Mikrodenetleyici, PIC 16F877 Bitkilerle, kayalarla ve ağaç kökleriyle dekore edilmis güzel bir akvaryumda yüzen renkli balıkları izlemek eğlenceli bir istir. Akvaryum, yasadığınız evde, is yerinde, vaktinizin çoğunu geçirdiğiniz kapalı bir alanda, sessizce devam eden, apayrı bir dünyadır. Akvaryum dinlendirir, stresi azaltır. Hatta akvaryuma bakanların kalp atıslarının yavasladığı bilimsel bir gerçektir. Bir akvaryumun yemleme, filtreleme, aydınlatma, havalandırma, ısıtma ve su değisimi ihtiyaçları vardır. Balıkların zamanında ve gerektiği kadar yemlenmesi gereklidir. Yine akvaryum suyunun zamanında ve gerekli miktarda su değisiminin yapılması gereklidir. Balıkların bu bakımlarının düzenli yapılabilmesi ve yoğun is yükü olan veya uzun süreli gezilere çıkan insanların evlerinde bulunan akvaryumlarının bakımı için bir akvaryum otomasyonuna ihtiyaç duyulmustur. Yapılan akvaryum otomasyonunun elektronik kısmı iki bölümden olusmaktadır. Birincisi PIC 16F877 mikrodenetleyicili anakart devresi, ikincisi göstergeli kontrol panelidir. Kullanıcı islemlerini göstergeli kontrol panelindeki 4x16 LCD (Liquid Cyrstal Display) ve 5 adet tus yardımıyla kolaylıkla yapabilmektedir. Bu tuslar, yemlik 1, yemlik 2, aydınlatma, hava motoru ve menüdür. Tasarımda iki adet yemlik vardır. Bu yemliklerden bir tanesi yavru balıklar için tasarlanmıstır. Yemleme; uzaktan kumandadan, göstergeli kontrol panelinden ve önceden programlanan zamanda yapılabilmektedir. Aydınlatma ve hava motoru, hem uzaktan kumandadan hem de göstergeli kontrol panelinden kontrol edilebilmektedir. Su değisimi haftada bir kez yapılmaktadır. Bunun zamanı önceden göstergeli kontrol panelinden ayarlanmaktadır. PIC 16F877 mikrodenetleyicili anakart devresi ve göstergeli kontrol paneli devresinin çizimi ve simülasyonu Proteus ISIS Professional 6.9 SP5 programı ile yapılmıs; baskı devreleri ise Proteus ARES Professional 6.9 SP5 programı ile hazırlanmıstır. Tasarımın yazılımı MPLAB IDE 7.50 programı ile yapılmıs; yazılımın PIC 16F877 mikrodenetleyicisine aktarılmasında EPICWIN programı kullanılmıstır. Yazılım HI-TECH PICC Toolsuite dili kullanılarak hazırlanmıstır.
Öğretmenlerin hizmetiçi eğitimine yönelik uzaktan eğitim platformu tasarımı
Özellikle son yıllarda teknolojide meydana gelen hızlı gelismelerin sınırları ortadan kaldırması yeni bir dönemi baslatmıstır. Her alanda olduğu gibi, eğitim alanının da bu gelismelerden etkilenmemesi mümkün değildir. Bir ülkenin hem ekonomik, hem de sosyal gelisiminde temel olusturan eğitimin, günümüzde daha iyi nasıl verileceği tartısılmakta ve bu konuda birçok çalısma yapılmaktadır. Bu çalısmaların en önemlilerinden biri olan ve gelismis ülkelerde her geçen gün daha da yaygınlasan internete dayalı uzaktan eğitim olgusu, ülkemiz açısından da, gelismis ülkeler arasındaki yerimizi alabilmek için inkar edilemez bir öneme sahiptir. Her ne kadar uzaktan eğitim aracılığıyla birçok alanda eğitimler veriliyor olsa da öğretmenlerin hizmetiçi eğitimlerine yönelik bir çalısma henüz yapılmamıstır. Bu çalısmada, öğretmenlerin hizmetiçi eğitimine yönelik bir uzaktan eğitim platformu tasarlanması ve böylece, öğretmenlerin hizmetiçi eğitiminde karsılasılan yolluk, yevmiye, barınma ve hizmetiçi eğitim süresince, eğitime katılan öğretmenlerin derslerinin bos geçmesi gibi sorunların ortadan kaldırılması amaçlanmıstır.
ORCAD capture ile güç yarı iletkenleri laboratuvar deneylerinin hazırlanması
Anahtar kelimeler:Orcad Capture, pspice, schematic,buck konvertör, doğrultucu, regülasyon , opamp Pspice simülatörü, yazılım olarak devre simülasyonu yapmak için kullanılan bir devre analizi programıdır. Kullanıcıyı, kimi zaman karmaşık devrelerin simülasyonunda ve devreyi yazılım olarak oluşturmada zorlamıştır. Sonraki yıllarda Cadence Orcad firması pspice programını geliştirmiş ve şematik versiyonunu ortaya çıkarmıştır. Şematik versiyonun en önemli avantajı kullanıcıyı uzun yazılımlardan kurtarması ve elemanlarla devre oluşumunu sağlamasıdır. Bu tez çalışması yedi bölümden oluşmaktadır : Birinci bölümde simülasyon hakkında bilgi sunulmuştur. İkinci bölümde, tezde kullanılan Orcad Pspice simülatörü kısaca tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde sanal laboratuarın arayüzünün tasarımında kullanılan dreamweaver programından bahsedilmiştir. Tezin gövdesini oluşturan dördüncü, beşinci ve altıncı bölümlerde, sanal ortamda kullanılmak üzere geliştirilen dokuz adet güç yarıiletkeni deneyi, devre şemaları ve deney föyleri ile birlikte cd' de yer almıştır. Yedinci bölüm, sonuçları ve önerileri içermektedir. Ayrıca bu çalışmada, bilgisayar laboratuvarında deneyleri uygulamak için, autorun olarak çalışan CD hazırlanmış ve kullanıcı için dreamweaver programını kullanarak bir arayüz oluşturulmuştur. Bu arayüzde deneylerle ilgili dökümanlara ve devre uygulamalarına linkler verilmiş ve öğrenci için kullanımı kolay hale getirilmiştir.
Güneş enerjisi ve güneş pilleri
Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir Enerji, Güneş Enerjisi, Fotovoltaik Dönüşüm, Güneş Pilleri Bu çalışmada fotovoltaik olay ve güneş pillerinin ilkeleri incelenerek yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi hakkında istatistiksel bilgiler değerlendirilmiş, ayrıca güneş pilleriyle ilgili deneysel çalışma yapılmıştır.Tez yedi bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci kısmında güneş enerjisinin mahiyeti ve güneş ışınlarının dünyaya olan etkileri incelenmiştir.İkinci bölümde güneş pillerinin tarihsel gelişimi, maddesel yapısı, çalışma prensibi ve fotovoltaik dönüşüm ilkeleri üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde güneş pillerinin çeşitleri açıklanmıştır.Dördüncü bölümde güneş pillerinin verimlilikleri anlatılarak kullanım alanları belirtilmiştir.Beşinci bölümde güneş pillerinin çalışmasını etkileyen dış faktörler üzerinde durulmuştur.Bu faktörlerden biri olan foto açısal etki deneysel çalışma yapılarak incelenmiştir.Yapılan bu deneysel çalışma sonucunda elde edilen veriler kullanılarak ışık açısına bağlı olarak güneş pilinin akım ve gerilim değişim grafikleri elde edilmiştir.Altıncı bölümde güneş pilleriyle ilgili önemli istatistiksel bilgiler derlenerek sunulmuştur.Son bölümde ise yenilenebilir enerji kullanımı, gelecek için al nan önlemler ? hakk?nda genel bir değerlendirme yapılmıştır.
Meslek liseleri bilişim teknolojileri derslerinin öğretim yöntemleri ve ölçme teknikleri açısından değerlendirilmesi
Anahtar Kelimeler: Mesleki Eğitim, Uzaktan Eğitim, İnternet Destekli Eğitim, Öğretim Teknikleri, Ölçme Teknikleri Bir ülkenin geleceği için en önemli sektörlerden biri olan eğitim sisteminin, değişen ve gelişen dünya düzenine ayak uydurması gereklidir. MEGEP projesi ile büyük bir yenilenme yaşayan mesleki eğitim sisteminin, kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak gibi büyük bir görevi vardır. Meslek liseleri bilişim teknolojileri derslerinin öğretim yöntemleri ve ölçme teknikleri açısından değerlendirilmesi konulu bu tez çalışması, ders bazında en etkili öğretim yöntemini ve en güvenilir sonuçlar veren ölçme tekniğini belirlemeyi amaçlamaktadır.
İ-Button geçiş sistemi tasarımı
Can ve mal güvenliği, insan için hayati öneme sahiptir. Sosyal bir varlık olan insan toplum içerisinde yaşamını emniyet içinde devam ettirmek için çabalar. Ancak insanlık tarihi incelendiğinde, birçok istenmeyen olayın güvenlik alanındaki boşluklardan meydana geldiği görülür. Günümüzde birçok işyeri ve ev; güvenlik ve erişim denetimi sistemi ile korunmaktadır. Ancak kullanışlı ve güvenli erişim denetimi sistemleri birçok müşteri için halen çok yüksek maliyetli bir yatırımdır.En basit anlamıyla erişim denetiminin amacı; yetkisiz kişilerin, korunmuş kaynaklara erişmelerini ve bu kaynakları kullanmalarını engellemektir. Bu tez çalışmasında erişim denetimi kavramı tartışılacak ve erişim denetimi için güvenli, kullanışlı ve genişletilebilir bir sistem en ucuza maledilmeye çalışılacaktır. Bu çalışma, düşük maliyetli ve fonksiyonel bir erişim denetimi ihtiyacıyla hazırlanmıştır.Erişim denetimi sistemimizde Dallas firmasının 1-Wire teknolojisini destekleyen cihazlarla geçiş kontrolü yapılacak ve Ethernet ağı ile ana bilgisayara gönderilen giriş-çıkış bilgileri veri tabanına kaydedilecektir. Sistem kullanıcıları i-button cihazlarını kullanarak kısıtlanmış bölgelere giriş-çıkışlarını gerçekleştirebileceklerdir. Ana bilgisayar ortamındaki veri tabanında kullanıcıların giriş-çıkış saatleri ve kimlik bilgileri kaydedilerek ileriye dönük olarak saklanabilecektir. Kullanıcı sayısının artması durumunda yeni i-button'lar sisteme eklenerek sistem genişletilebilecektir. Erişim denetiminin yapıldığı noktalar arasındaki mesafenin fazla olmasından dolayı Ethernet ağı kullanılarak bu noktalarla ana bilgisayar arasındaki veri aktarımı gerçekleştirilmiştir. Böylelikle binadaki mevcut Ethernet ağı kullanılarak kontrol noktalarına erişim sağlanmış, aynı zamanda ilave erişim masrafları da önlenmiş ve sistem maliyeti azaltılmıştır.Sistem tasarımında Dallas firmasına ait DS80C400 mikrodenetleyicisinin programlanması Keil, ana bilgisayar üzerinde çalışacak olan geçiş kontrol sistemi takip programı C# ve veri tabanı işlemleri ise SQL programlama dilleri ile gerçekleştirilmiştir.
Web tabanlı otomasyon sistemi tasarımı ve yapımı
Bu çalışma, hızla gelişen internet teknolojisinin uzaktan kontrol, veri toplama ve izleme sistemleri için kullanılmasını hedeflemiştir. Bu sistemlerin web tabanlı denetimi ve izlenmesi birçok alanda önemli avantajlar sağlamaktadır. Amaca yönelik olarak bir sıcaklık kontrol sistemi tasarlanmıştır. Sıcaklık bilgisi bir algılayıcıdan okunarak, web arayüzünde gösterilmektedir. Ortam sıcaklığı, ısı kontrol elemanlarının kontrolü ile ayarlanmaktadır. Sisteme bir de adım motor kontrolü ilave edilmiştir. Adım motor istenen yönde belirli miktarlarda hareket ettirilmektedir. Tasarlanan web arayüzünde, ortamın canlı görüntüsü bir web kamerası kullanılarak yayınlanmaktadır. Böylece cihazların ve sistemlerin uzaktan denetimi ve izlenmesi gerçekleştirilmiştir.Anahtar kelimeler: web tabanlı otomasyon, sıcaklık kontrolü, motor kontrolü, uzaktan izleme
Sakarya Üniversitesi web sitesi erişim kayıtlarının web madenciliği ile analizi
Veri madenciliği büyük miktarda veri içinden gelecekle ilgili tahmin yapmamızı sağlayacak bağıntı ve kuralların bilgisayar programları kullanarak aranmasıdır. Veri madenciliğinin en önemli hedeflerinden biri anlamsız görünen veri yığınlarının arasındaki gizli bağımlılıkları, desenleri tespit etmek ve elde edilen bilgiyi yararlı bir sonuç üretmek için kullanmaktır.Web madenciliği ise web dokümanlarından ve servislerinden otomatik olarak bilgi çıkarmak ve keşfetmek için veri madenciliği tekniklerinin kullanılması olarak tanımlanır. Veri madenciliğinin hedefi olarak gösterilen anlamsız görünen veri yığınlarından gizli desenler elde edilmesi web madenciliği açısından da hayati öneme sahiptir. Çok hızlı bir büyüme gösteren web dokümanları ve kullanım verileri gizli bağlantılar çıkarılması açısından web madenciliği çalışmalarına ihtiyaç duymaktadır. Web madenciliği, web içerik madenciliği, web yapı madenciliği ve web kullanım madenciliği olmak üzere üç ana başlıkta incelenebilir.Bu çalışmanın amacı, Web Madenciliği teknikleri kullanılarak yapılan çalışmaları incelemek ve bu çalışmalar ışığında Sakarya Üniversitesi Web Sitesini analiz etmektir. Bu tez çalışmasında, öncelikle veri madenciliğine değinilmiş, ardından veri tabanlarında bilgi keşfi sürecinden bahsedilmiş, devamında web madenciliği disiplini detaylı olarak sunulmuştur. Literatür çalışmaları ışığında Sakarya Üniversitesi web sitesinin web madenciliği ile analiz uygulaması verilmiş, uygulamanın net sonuçlar ortaya koyabilmesi açısından web sitesi erişim kayıtları web madenciliği tekniklerine uygun olarak hazırlanmıştır. Uygulama sonuçları ile ne tür kazanımlar elde edilebileceği vurgulanmıştır.
Bilgisayar tabanlı kablosuz güvenlik otomasyonu
Bu tez çalışmasında güvenlik otomasyonunda kullanılan kablosuz kamera sistemi tasarlanmıştır. Bu sistem ile kolay kurulum ve kablolu güvenlik sistemlerine kolayca adapte edilmesi hedeflenmiştir.Bu amaca ulaşmak için çeşitli üreticilerden edinilen elemanlar incelenmiş ve verimliliği, kullanım kolaylığı en üst düzeyde ve maliyeti en alt seviyede olanlar seçilmişlerdir.Yapılan çalışmada bilgisayarla kablosuz haberleşen bir binadaki kameraların kontrolü amaçlanmaktadır. Bilgisayara yüklü kullanıcı ara yüzü programı ile kameraların hareketini kontrol etmek mümkündür. Bunun yanında görüntü aktarımı da yapılmaktadır. Kamerayı hareket ettirmek için DC servo motorlar kullanılmıştır.Kameralara bağlı olan alıcı devrelere veri iletişimi kablosuz kanal üzerinden yapılmıştır. Alıcıya gönderilen verilerin seçilmesi bir bilgisayar programı vasıtasıyla yapılmaktadır. Verici devre ve bilgisayar arasındaki bağlantı RS-232 seri iletişim protokolu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Devreleri kontrol etmek veri trafiğini otomatikleştirmek için mikrodenetleyiciler kullanılmıştır. Ayrıca kameralardan alınan görüntülerin aktarımı RF alıcı-verici devresi ile gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kablosuz İletişim, RF, Mikrodenetleyici, Seri port, Görüntü aktarımı.Tezin birinci kısmında kablosuz iletişimin tarihçesi incelenmiş ve uzaktan kumanda sitemleri hakkında açıklama yapılmıştır. İkinci bölümde mikroişlemciler ve mikrodenetleyiciler kısaca açıklanmış, aralarındaki farklar belirtilmiş ve kullanılan mikrodenetleyicinin özellikleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde sistemin genel yapısı ve çalışma prensibi incelenmiştir. Dördüncü bölümde haberleşme verici kartı ve motor kontrol alıcı kartı tasarlanmış, bu kartlarda kullanılan elemanlar ayrı ayrı incelenmiştir. Beşinci bölümde bilgisayar tabanlı kablosuz güvenlik otomasyonunun uygulama yazılımları açıklanmıştır. Son bölümde ise kablosuz güvenlik otomasyonları için genel bir değerlendirme yapılmıştır.
Yaygın eğitimde bilgisayar eğitimi programlarının uzaktan destekleyici eğitimle verilmesine dair örnek uygulama
Yaşam bir eğitim sürecidir. İnsan yaşamı boyunca kimi zaman işi için kimi zaman kendini gerçekleştirmek adına yeni şeyler öğrenmeye ihtiyaç duyar. Kimi zaman devlet, halkını bilinçlendirmek adına belli konularda eğitim vermeye çalışır. Bireyler sosyo-ekonomik durumlarından dolayı farklı sorumluluklara sahiptir. Bireylerin çoğu zaman eğitim ihtiyaçları zaman, para, yoğunluk, çocuk gibi nedenlerden dolayı bu sorumlulukların ardında kalır. Eğitim almak istese dahi birçok eğitimi çevresinde bulma güçlüğü yaşamaktadırlar. İşte bu nedenlerden dolayı zamandan ve mekândan bağımsız eğitim olanakları yetişkinlerin hizmetine sunulmalıdır.Web Tabanlı Uzaktan Eğitim çalışmaları ülkemizde yavaş yavaş yaygınlaşan bir hizmettir. Lakin yetişkinler eğitimin her konusunda olduğu gibi bu konuda da ihmal edilmektedir. Bu çalışma yetişkinlere yönelik eğitimlerin internet üzerinden destekleyici eğitimle de verilmesi durumunda başarının nasıl değişeceğini bulmaya yönelik yapılmıştır.Bu tez çalışması kapsamında kursiyerlere bilgisayar bilgisini ölçen öntest uygulanmıştır. Kursiyerler bilgi seviyesi açısından birbirine denk olacak şekilde 2 gruba ayrılmıştır. Bir gruba yüz yüze eğitim verilmiş diğer gruba yüz yüze eğitimin yanında hazırlanan internet sitesi sayesinde uzaktan destekleyici eğitimde verilmiştir. Eğitim sonunda grupların bilgileri sontestle ölçülmüştür.Tez çalışmasında elde edilen bazı sonuçlar şöyledir; Uzaktan destekleyici eğitim alan grubun klasik yöntemle eğitim alan gruba göre %50 daha başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Genç ve orta yaşa geçişteki kursiyerlerin başarılarının, ergen, orta yaş ve yaşlı kursiyerlere göre daha başarılı olduğu anlaşılmıştır. Kursiyerlerin öğrenim urumu yükseldikçe başarısının da arttığı ortaya çıkmıştır. Kursiyerlerin iş/meslek durumuna göre başarılarında herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır. Bekâr kursiyerlerin evlilere göre anlamlı derecede başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Daha önce bilgisayar eğitimi alan kursiyerlerin almayanlara göre başarıları anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Cinsiyete göre başarıda anlamlı derecede farklılık bulunamamıştır.
I2C-bus seri iletişim protokolü için veri izleme sistemi
ÖZET Anahtar kelimeler: I C-Bus, I C-Bus denetleyicisi, Seri Bus'Iar, Bus monitör I2C (Inter Integrated Circuit) Bus, mikroişlemciler, mikrodenetleyiciler ve mikroişlemci-tabanlı küçük zeki mikroçipler arasındaki seri haberleşmede yaygın olarak kullanılmaya başlayan bir seri iletişim protokolüdür. Bu çalışmada, I2C-Bus protokolü açıklanarak, I2C-Bus monitör kavramı ele alınmış ve donanım tabanlı I2C-Bus monitör elde edilmiştir. I2C-Bus monitör teknikleri irdelenerek, donanım ve yazılım tabanlı I2C-monitörler arasındaki farklar ve birbirlerine göre üstünlükleri açıklanmış, 8051 mikrodenetleyicisi ile PCF8584 denetleyicisi arasındaki gerekli bağlantılar yapılarak I2C-Bus monitör'ün donanımsal yapısı elde edilmiştir. PCF8584'ün pasif I C-Bus monitör olarak kullanılmasını sağlayan programın yazılmasıyla birlikte sistem bütünüyle gerçekleştirilmiştir. Yapılan mikrodenetleyici kontrollü sistem tasarımı ile I2C-Bus monitör edilerek, Bus'taki verilerin gözlenmesi sağlanmış ve böylece elde edilen sistemin sayısal elektronik laboratuarlarında bir test cihazı olarak kullanılması mümkün hale getirilmiştir. VIII
GSM'de hücre, verici ve frekans parametrelerinin irdelenmesi
Anahtar Kelimeler: Baz İstasyonu, Hücre Planlama, Frekans Yemden Kullanım Modeli Haberleşmeyi sağlayan sistem ve cihazların kullanımı her geçen gün hızla artmaktadır. Bu sistemlerden günümüzde en yaygın kullanılanı GSM'dir (2003 yılı sonu tahmini 540 milyon kullanıcı). GSM Mobil Telefon 450-900-1800-1900 protokolleriyle çalışan yüksek kapasiteye sahip bir sistemdir. Mobil telefon sistemlerinde haberleşmenin yapılacağı alan hücre adı verilen küçük alanlara bölünmüştür. Her hücrenin merkezinde bir baz istasyonu bulunur. Sistem bal peteği gibi birbirine bitişik hücrelerden meydana gelir. Mobil telefon protokollerine göre tasarlanmış sistemi kullanan her ülke, coğrafi yapısına bağlı olarak çeşitli sayıda trafik hücrelerine ayrılmaktadır. Hücre tasarımında coğrafi yapı, abone dağılımı ve gerekli kaliteye dikkat edilmelidir. Hücre tasarım verilerinin hazırlanmasında frekans planlama, hücre şekli, baz istasyonu çıkış gücü ve anten gibi faktörler önemlidir. Çalışmanın ilk bölümünde GSM'in gelişimi ve Mobil Telefon Protokolleri incelenmiştir. İkinci bölümünde hücre yapısı ve hücre tasarımı anlatılmaktadır. Hücresel sistemlerin tasarlanmasında frekans yeniden kullanım modeli incelenmiştir. GSM'de sistem verimliliğinin artırılması için kullanılan yöntemler formüllerle açıklanmış, değişik hücre yeniden kullanım modelleri verilmiştir. Üçüncü bölümünde ise mobil terminali ve baz istasyonları antenleri incelenmiş, baz istasyonlarında genelde dar bir bölgeyi etkileyen yönlü antenler kullanıldığı tespit edilmiştir.
Adapazarı su dağıtım şebekesinde (SCADA) sisteminin uygulanmasına ilişkin yazılım programının geliştirilmesi
ÖZET Bu çalışmada veri tabanlı uzaktan denetim ve gözetim(SCADA) sistemlerinde kullanılan elemanların sistem içerisindeki yapısal özellikleri, uygulama alanları ve SCADA sistemlerin yazılım olarak uygulamasına yönelik ağ protokolleri ile bilgisayar ağlarında kullanılan cihazlar incelenmiştir. Veri tabanlı dağıtılmış denetim sistemlerinde kullanılan genel bir yazılım programı, Adapazarı su dağıtım sisteminde kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Geliştirilen programın sisteme uygulanabilmesi, gerekli elektronik donanımların ölçme yapılacak ve kontrol edilecek noktalara ilave edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu programın uygulanması ile su dağıtım sistemindeki verimliliğin artacağı ve arıza yeri tespitinin daha hızlı yapılabileceği, böylece tüketicilere daha az kesintili su verilebileceği, belediyeye gelir sağlama yönüyle de oldukça yararlar sağlayacağı görülmüştür. vm
Görsel uyaran potansiyel tabanlı beyin bilgisayar arayüzü tasarımı
Beyin işlevlerinin temelini oluşturan nöronlar, birbirleriyle iyonik akımlar yoluyla haberleşmektedir. Bu haberleşme sonucunda oluşan elektriksel aktivite elektroensefalografi adı verilen yöntemle kaydedilmektedir. Beyinde oluşan elektriksel aktivitenin, bilişsel veya motor faaliyetlerle ilişkisinin bilinmesi durumunda bir beyin-bilgisayar arayüzü tasarımı mümkün olmaktadır. Beyin-Bilgisayar Arayüzü, bir cihazı kontrol etmek veya cihaz ile kullanıcı arasındaki haberleşmeyi sağlamak amacıyla beyin sinyallerini kullanan arayüz olarak tanımlanmaktadır. Beyin-bilgisayar arayüzleri, kullanılan elektrofizyolojik kaynağa göre kategorilendirilmektedir. Bu tez çalışmasında faydalanılan elektrofizyolojik kaynak, oksipital lobda görülen ve görsel uyaran potansiyel olarak adlandırılan elektriksel aktivitedir. Bu tez çalışmasında, beynin oksipital lobundan elde edilen görsel uyaran potansiyeller yoluyla, standart bilgisayar donanımları üzerinde çalışan bilgisayar programlarının kullanımı araştırılmıştır. Bu amaçla deneklerden elde edilen elektroensefalogramlar analiz edilerek, beyin-bilgisayar arayüzü uygulamasının farklı koşullar altındaki sınıflandırma performansları karşılaştırılmıştır. Elektroensefalogram analizi genel olarak dijital sinyal işleme, özellik çıkarma ve sınıflandırma aşamalarından oluşmaktadır. Dijital sinyal işleme aşamasında, sinyallere uygulanan yüksek geçiren ve alçak geçiren filtrelerin, sınıflandırma performansına etkileri araştırılmıştır. Bu araştırma sonucunda, sadece yüksek geçiren filtreleme uygulanan ve yüksek ve alçak geçiren filtrelemenin birlikte uygulandığı tasarımların sınıflandırma performanslarında önemli bir değişim gözlemlenmemiştir. Buna ek olarak, sadece yüksek geçiren filtreleme uygulanan tasarımların daha iyi sınıflandırma performansı gösterdiği durumlar gözlemlenmiştir. Görsel uyaran potansiyel temelli beyin-bilgisayar arayüzü tasarımlarında, sinyallerin spektral özellikleri kullanılmaktadır. Görsel uyaran potansiyeller uyaran frekansın tamsayı katlarındaki harmoniklerinden oluşmaktadır. Bu tez çalışmasında uyaran frekansların ilk dört harmoniğinin çeşitli kombinasyonlarından çıkarılan spektral özelliklerle yapılan sınıflandırma performansları karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak görsel uyaran potansiyellerin bir, iki ve dört numaralı harmoniklerinin spektral özellikleri ile gerçekleştirilen sınıflandırmanın, diğer harmonik kombinasyonlarından çıkarılan özelliklerle gerçekleştirilen sınıflandırmalara göre daha başarılı sonuçlar verdiği görülmüştür. Bunlara ek olarak, zaman penceresi uzunluğunun, uyaranların örtüşen harmonik frekanslarının ve farklı sınıflandırma algoritmalarının beyin-bilgisayar arayüzü uygulamalarının performansına etkisi araştırılarak, elde edilen bulgular paylaşılmıştır.