Süleyman Demirel University
Anabilim Dalı

Finans ve Bankacılık Anabilim Dalı

Süleyman Demirel University

45

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

45 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilirlik muhasebesi, sürdürülebilirlik raporlama ilkeleri (GRI), BİST sürdürülebilirlik endeksinde işlem gören bankaların sürdürülebilirlik raporlarının karşılaştırılması

Finansal tablolar uzun yıllardır işletme performansının değerlendirilmesinde kullanılan tek kaynak iken, yaşanan küresel ekonomik krizler, yalnızca finansal raporlar üzerinden yapılan değerlendirmelerin işletme performansı ve geleceğine yönelik tabloyu sunmakta yetersiz kaldığını açıkça göstermiştir. Dolayısıyla muhasebenin üzerine düşen sorumluluk, sadece finansal bilgi üretmesi değil finansal bilginin yanında finansal olmayan bilgilerin de üretilmesidir. Finansal bilgi ve finansal olmayan bilgilerin değerlendirilmesi neticesinde işletmelerin verimlilikleri ile ilgili daha doğru bilgi sunabilmekte ve bununla birlikte rekabet ortamı oluşmaktadır. Böylece çevrenin koruma altına alınmasının yanı sıra devamlılığın sağlanması, işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlayabilmeleri için önem arz etmektedir. Bu araştırmanın amacı, sürdürülebilirlik açısından önem taşıyan ve geleneksel muhasebeden farklı olarak "Etik Muhasebesi" nin hedeflerini açıklamak ve Türkiye'de sürdürülebilirlik anlayışının sağlanması ve sürdürülebilirlik raporlaması ile ilgili yapılan düzenlemeleri ve yenilikleri ortaya koymaktır. Bu hedefler karşısında öncelikle sürdürülebilirliğin tanımı, sürdürülebilir kalkınma, kurumsal sürdürülebilirlik ve sürdürülebilirlik raporlaması kavramına değinilmiş, daha sonra sürdürülebilirlik muhasebesi ve Borsa İstanbul'da işlem gören bankaların sürdürülebilirlik raporları teorik açıdan ele alınarak incelenmiştir.

Borsa İstanbulKurumsal sürdürülebilirlikMuhasebe+3
Tuğçe Apaydın
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarında elektronik bankacılık hizmetlerinin kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisi: Lübnan örneği

Bu araştırma, Lübnan' daki İslami bankalardaki elektronik bankacılık hizmet kalitesinin boyutları (kullanım kolaylığı, zaman tasarrufu, gizlilik ve güvenlik) ile müşteri memnuniyeti arasındaki etkisini belirlemeyi amaçlanmaktadır. Araştırma hedeflerini gerçekleştirmek için veri toplama amacıyla araştırmacı bir anket oluşturarak bunu 212 katılımcıdan meydana gelen araştırma topluluğuna dağıttı. Bu anket (40) madde içermektedir. Bu doğrultuda, veriler toplandı, analiz edildi ve SPSS programı kullanılarak hipotezler test edildi. Likert ölçeğine tabi olan maddeler için iç tutarlılık katsayısı Cronbach Alpha hesaplandı ve tutarlılık katsayısı 0,939 olarak bulundu. Bu değer yüksek bir değer olduğu için çalışmanın amaçlarına uygundur. Bu çalışmanın sonunda, araştırmacı bazı önerilerde bulunmaktadır; Lübnan İslami bankalarının, Lübnan' daki mevcut krizler altında müşteri memnuniyeti seviyelerini korumak için o hizmetlerin kalite boyutlarına dikkat etmeleri ve bunları düzenli olarak gözlemlemeleri gerekmektedir. Bankaların, elektronik bankacılık hizmetlerinin etkililiğini ölçmek, müşteri memnuniyetini ölçmek ve korumak için periyodik çalışmalar yapmaları gereklidir. Müşteri beklentileri ve deneyimleri müşteriden müşteriye farklılık gösterdiği için, teknolojideki sürekli gelişmelere ve bankacılık sistemlerine de dikkat etmek gereklidir. Araştırmacı, yeni bankacılık teknolojilerinin gelişmelerine ayak uydurmaya yönelik çalışmalar yapmayı önermektedir. Bu doğrultuda müşteri ihtiyaçlarına uygun olarak elektronik kanallar eklemek, mevcut kanalları geliştirmek ve bu kanallar aracılığıyla sunulan hizmetlerin sayısını artırmak yararlı olacaktır. Bu sayede mevcut müşterilerin korunması, yeni müşterilerin kazanılması, rekabet avantajı elde edilmesi ve geleneksel bankalarla piyasada kalınması sağlanmış olacaktır.

Bankacılık sektörüBankalarElektronik bankacılık+7
Ahmad Hassan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kripto paraların finansal tüketicilere etkisine yönelik bir inceleme: Nevşehir ili örneği

Günümüzde kripto para kullanımı Dünya genelinde ve özellikle ülkemizde giderek kullanımı yaygınlaşmaktadır. Araştırmada, kripto paraların finansal tüketiciler üzerinde finansal kararlar alırken etkisinin olup olmadığı ölçülmeye çalışılmaktadır. Çalışmada örnekleme alınan Nevşehir ilinde ki yatırımcıların sosyo-demografik özellikleri, finansal profilleri, davranışsal eğilimleriyle ilgili önermeler değerlendirilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Bu amaçla Nevşehir ilinde internet ortamında hazırlanan form ile 430 kişi üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Anket soruları kripto para sektörüne uyarlanarak hazırlanmıştır. Çalışmada verilerin analizi için SPSS 22 yazılım sistemi kullanılmaktadır. Elde edilen sonuçlar uygun istatistiksel testler kullanılarak kıyaslanmıştır. İnternet üzerinden sosyal medya uygulamaları ile uygulanan anketin sonuçları analiz edildiğinde; güvenilirlik testi (cronbach alfa değeri), gözlenen ve beklenen frekanslar arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı belirlemek amacıyla ki-kare testi, grup ortalamaları ve (gruplar içi ve gruplar arası varyasyon gibi) bunlara bağlı olan işlemleri analiz etmek için kullanılan bir istatistiksel modeller koleksiyonu olan varyans analizi ve son olarak da iki bağımsız grup arasında ortalamalara bakarak istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için kullanılan bağımsız örneklem t testi uygulanmıştır. Çalışmamız dört bölümden oluşturulmuş olup birinci bölümde tüketici ve finansal tüketici kavramları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde para ve Kripto para kavramları açıklanmıştır. Üçüncü bölümde Dünya'da ve Türkiye'de kripto para ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Son bölümde ise araştırmanın analiz çalışması yapılmıştır. Çalışma neticesinde, Nevşehir ilinde ki finansal tüketiciler üzerinde kripto paraların etkisinin olduğu ve yatırım kararları alırken bunu göz önünde bulundurdukları sonucuna ulaşılmaktadır. Sonuç olarak, Nevşehir ilinde kripto paraya yatırım yapanların çoğunluğunun kamu çalışanı oldukları ayrıca yatırım yaparken sermayeyi koruma arzusu içerisinde olduklarını ve yüksek gelir beklediklerini ön planda tuttukları görülmektedir

Davranışsal finansFinansal kararlarFinansal okuryazarlık+6
Samet Demir
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

The relationship between clean energy use, carbon emissions, financial development, and economic growth in forty-three selected african countries

Clean energy adoption is projected to be a multi-decadal process rather than an immediate shift, as the Africa accounted for only 0.7% of global renewable capacity additions in 2024 despite its vast resource potential (IRENA, 2025). the transition to renewable energy is constrained by significant macroeconomic barriers, most notably the high weighted average cost of capital (WACC). Recent data states that the equity cost of clean energy projects in Africa or the selected countries can be three times higher than in developed economies, often exceeding 15%, due to high credit risk and limited financial market maturity (IEA, 2024; Clean Air Task Force, 2024). If investments in infrastructure and governance are significantly increased, clean energy is seen as key to unlocking sustainable development, enhancing energy security, and reducing Africa's dependence on fossil fuels. This thesis analyses 43 selected African countries, outlined the dynamic relationships between clean energy consumption, Carbon emissions, financial development, and economic growth over the period 1990-2019. Using ARDL/PMG and causality tests. Empirical results confirm the existence a bidirectional causality occurs in the financial development, clean energy consumption and growth in the selected countries highlighting the critical role in shaping the region's economic path. This supports with Acheampong et al. (2021) revealed a bidirectional causality from growth and renewables, alongside the findings that economic expansion drives an increase in CO2 emissions. In the ARDL estimation the study highlights that clean energy consumption negatively impacts short-term growth since the high costs of renewable energy infrastructure in Africa, while its long-term economic benefits remain statistically insignificant. Financial development supports short-term growth by enabling infrastructure and institutional lending, but its long-term effectiveness is constrained by inefficiencies and unsustainable debt expansion. While carbon emissions short-term economic growth and provide no clear long-term benefits, underscoring the need for greener industrial practices and energy-efficient technologies.

International Renewable Energy Agency
Aziza Hashi Korkmaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal piyasalar arasındaki takip ilişkisi: Kripto para piyasası üzerine bir uygulama

Kripto para piyasası son dönemde gerek işlem hacmi gerekse uluslararası fonların dağılımı açısından ilgi çekici piyasalar haline gelmiştir. Özellikle Bitcoin piyasa değeri ve işlem hacmi olarak araştırılmaya değer yatırım enstrümanlarından biridir. Bu çerçevede çalışmanın problem cümlesi "Kripto para piyasasında en yüksek işlem hacmine sahip Bitcoin fiyat hareketlerinin BIST100 endeksine etkisi var mıdır?" olarak belirlenmiş olup çalışma kapsamı buna göre dizayn edilmiştir. Bu çerçevede kripto para piyasasını temsilen Bitcoin endeksi baz alınarak, BIST100 endeksi ile arasındaki kısa ve uzun vadeli takip ilişkisi VAR-Granger Nedensellik Testi analizleri ile analiz edilmiştir. Çalışma birbirini takip eden üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde finansal piyasalara ilişkin genel teorik çerçeve verildikten sonra ikinci bölümde Kripto para piyasası ve buna yönelik yapılmış çalışmalardan oluşan ayrıntılı literatür özeti, üçüncü bölümde ise Bitcoin ve BIST100 endeksi arasındaki kısa ve uzun vadeli takip ilişkisi incelenmektedir. VAR-Granger Nedensellik Testi analizleri ve ampirik bulguları yer almaktadır. Elde edilen sonuçlara göre BTC fiyatlarında meydana gelen değişimler BIST endeksini, BIST endeksinde meydana gelen değişimler ise BTC fiyatlarının bir nedenidir. Sonuç olarak iki endeks birbirlerinin fiyat hareketlerinden etkilenmekte olup, BTC'nin BIST100 karşısında öncü olduğunu söyleyebiliriz. Kripto para piyasasına ilişkin finans literatürün de sınırlı çalışma olması çalışmanın orijinalliği ve literatüre muhtemel katkısıdır. Anahtar Kelimeler : BIST100, Bitcoin, Finansal Piyasalar, Kripto Para Piyasası, Takip İlişkisi

BitcoinBorsa işlemleriBorsa İstanbul+4
Yasemin Çelik
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

AR-GE ve ihracat yoğunluğunun finansal performansa etkisi: Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşunun AR-GE ve ihracat yoğunluğu ile finansal performansı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma ayrıca, ihracat yoğunluğunun AR-GE ile finansal performans arasındaki ilişkiye etkisini de irdelemektedir. Çalışmada, 2012–2020 yılları arasında Türkiye'nin en büyük 500 şirketi sıralamasına giren ve AR-GE harcaması yapan 171 şirket ile bu şirketlere ait 574 gözlem panel veri modelleriyle analiz edilmektedir. Çalışmada Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede, AR-GE yoğunluğu, ihracat yoğunluğu ve finansal performans ilişkilerinin ve bu ilişkilerin yüksek-düşük teknolojili şirketler çerçevesinde incelenmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Analiz sonuçları, şirketlerin AR-GE harcamalarının finansal performanslarını başlangıçta negatif yönde etkilediğini, bu etkinin AR-GE harcamalarının belirli bir seviyeye gelmesiyle de pozitife döndüğünü göstermektedir. Ayrıca ihracat yoğunluğunun, firmaların finansal performansları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna da ulaşılmıştır. Yüksek teknolojili şirketlerde, AR-GE yoğunluğu ile finansal performans arasındaki ilişki kısa vadede negatifken, AR-GE harcamaları belirli bir seviyeye ulaştığında bu ilişki tam tersine pozitif olmaktadır. Düşük teknolojili şirketlerde ise bu değişkenler arasında herhangi bir ilişkinin varlığından bahsedilememektedir. AR-GE yoğunluğu ile finansal performans arasındaki kısa vadeli negatif ilişkide, artan ihracat yoğunluğunun yüksek teknolojili şirketlerin öz sermaye kârlılığını olumlu etkilediği görülmekteyken, düşük teknolojili şirketlerin ise ihracat yoğunluğunun sağladığı avantajlardan olumlu yönde etkilenemediği ortaya koyulmaktadır. Anahtar kelimeler: AR-GE Yatırımı, Uluslararasılaşma, Yüksek ve Düşük Teknolojili Sektörler, Aktif Kârlılığı, Öz Sermaye Kârlılığı, İSO 500

Aktif karlılığıAraştırma-geliştirme harcamalarıFinansal performans+7
Hatice Akyol
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

25 Temmuz 2019 tarihli para politikası kararının banka ve aracı kurumların pay getirileri üzerine etkisi

Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun 25 Temmuz 2019 tarihinde 1 haftalık repo faiz oranını (politika faizi) yüzde 24'ten yüzde 19,75'e indirilmesi kararının Borsa İstanbul Mali Endeksi (XUMAL) içinde yer alan banka ve aracı kurumların pay getirileri üzerindeki etkileri olay çalışması yöntemi ile incelenmiştir. Bu amaçla banka ve aracı kurumların 15.01.2019 – 28.08.2019 tarihli pay kapanış fiyatları veri olarak kullanılmış ve faiz indirim kararı sonucu oluşan değişimler araştırılmıştır. Çalışmada, açıklamanın yapıldığı gün olay günü olarak kabul edilerek "-21, +21", "-14, +14", "-7, +7" aralıkları için olay penceresi oluşturulmuş ve paylara ilişkin anormal getiriler (AR), ortalama anormal getiriler (AAR) ve kümülatif ortalama anormal getiriler (CAAR) hesaplanarak yorumlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre faiz indirimi kararından banka paylarının negatif etkilendiği, aracı kurumların ise pozitif etkilendiği gözlemlenmiştir.

Sercan Taşcı
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

FinTech governance and its economic implications: The case of Türkiye

Technological developments have become a key factor in future growth through financial services. Governments were among the early respondents to the financial technology challenge. As a result, they have created a new tool for the regulatory sandbox, to improve local competitiveness opportunities and stem the risk of the widespread use of financial technologies. The Turkish economy is one of the top emerging economies with a robust financial system. This offers the chance to use financial technology to develop the country's economy. Research analyzing the contributions of financial technology to the economy through its influences is still uncommon, even though the topic of financial technology has been the focus of several studies in Türkiye. In this study, we investigated the influence of financial technology on the Turkish economy. The study provided a deep review of the development of the financial technology sector around the world as in Türkiye and provided an econometric analysis of how FinTech has affected economic growth, financial stability, and financial inclusion in Türkiye during the period between 2010-2021. The descriptive analytical approach has been used to describe the research problem, analyze the data related to it, and come up with a solution to the research problem. This study found that profound changes in FinTech and regulations and compliance with growing innovation in Türkiye occurred when they emphasized more FinTech afterward the 2008 financial crisis. In general, concluded the positive impact of financial technology on the Turkish economy during the studied period. The current study dealt with the impact of financial technology on banking, therefore, it is suggested to study the impact of financial technology on the non-banking sectors could be addressed in future studies. Moreover, a comparison between Türkiye and developed countries regarding financial technology governance and how it affected their economies should be studied as well.

Economic growthFinancial stabilityFinancial inclusion+3
Adnan Mamoun Alkaderı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimEN

The impact of macroeconomic variables on stock prices for the selected countries

The effects of macroeconomic variables on stock prices have widely been investigated in a number of countries. The literature reveals contradicting results about the effectiveness of the macroeconomic variables and the degree of effectiveness and causality between the examined variables. The results show differences from one country to another and for different time periods considered. Back and forward linkages of the macroeconomic variables for the sustainable growth of the economies is a wide area of academia especially for the emerging and fragile countries. Economic stability and sustainable growth of the selected fragile countries is an ongoing debate in international economics and finance. The economies of fragile countries seem to be suffering more dramatically from the international economic crises. This explains the effects of macro-economic variables, which are very dependent on the factors defined by the international movement of capital, commodity, goods and services and as well as their interactions, on growth and stability of the fragile countries. In general, the researchers try to investigate the relationships between the macroeconomic variables and economic growth or stock prices. The macroeconomic variables used usually in a number of studies are current account balance, money supply, oil prices, interest rates, inflation rate, gold prices, exchange rate, export/import rate, industrial production index and capacity utilization ratio. The effort to construct a solid model and forecast the future values of economic magnitudes as correctly as possible has always been a primary activity for economists all over the world. In this study, it is aimed to compare the results of the analyses between developing and developed countries. Turkey and Brazil are selected as the growing economies which are considered as "fragile" economies and Germany as a developed country for a comparison purpose. The study investigates the impacts of the selected macroeconomic variables on stock prices for these economies. The quarterly data are used between the years of 2000 and 2022. The gross domestic product (GDP), interest rate, gold prices, exchange rate and inflation are selected as the main macroeconomic variables that have potential impacts on the stock prices based on the existing literature and economic theories using vector autoregressive (VAR) and vector error correction (VECM) models. VAR models are widely used in macroeconomics and finance in order to analyze the dynamic relationships among economic variables and to make predictions about their future behavior. The results show discrepancy between Germany and fragile economies while the effects of the macroeconomic variables have different effects on the stock prices in each country. The results demonstrate that the same macroeconomic variables may have different effects in explaining the stock prices based on the characteristics specific to each country. GDP, inflation rate, exchange rate, and gold price seem to be main variables in explaining the variation in stock prices in literature. The study examines the relationships between the macroeconomic variables and stock prices for both the developed and developing countries. Türkiye and Brazil are selected not only as the developing countries but also the fragile economies that have similar economic and social structures besides similar problems to deal with in short and long time horizons. The long-run cointegrating relationships between the variables will be investigated using quarterly data between 2000 and 2022 for the fragile countries as well as for Germany considered as a developed country. The study reveals a long-run (cointegrating) relationship between various macroeconomic variables and stock prices for all three countries. In terms of the effects of the macroeconomic variables on stock prices, each country has different results due to country-specific characteristics. Inflation rate, exchange rate, and gold price have different effects in estimating stock prices. Türkiye and Brazil have similar estimation results even though the elasticities of the stock price with respect to each macroeconomic variable vary in the short-run and the long-run. However, inflation and exchange rates play important role in stock price movements in all the countries while their effects and elasticities may vary in both the direction and magnitude in order to estimate VAR models. The Vector Autoregressive models can be estimated since the existence of the cointegration is proved by Johansen cointegration test. After determining the proper lag length, Vector Error Correction (VECM) mechanism is analyzed and short-run and long-run coefficients along with the speed of adjustments are estimated and interpreted for Germany, Brazil, and Türkiye. Keywords: Macro Economic Variables, Stock Prices, Fragile Economies, VAR, VECM, Johansen Co-Integration Test, Granger Causality.

Recai Biberoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilirlik endeksleri arasındaki volatilite yayılımı: BRICS- T ülkeleri üzerine bir uygulama

Küresel sürdürülebilirlik sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak amacıyla yatırımcılar portföy seçim kararlarında ve yönetim faaliyetlerinde hem sürdürülebilir yatırımlara hem de çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerine giderek daha fazla ilgi göstermektedir. Bu yatırımcılar ve sürdürülebilir yatırımla ilgilenen diğer aracılar, kararlarını desteklemek için güncel ve güvenilir bilgilere ihtiyaç duyarlar. Sürdürülebilirlik endeksleri, sosyal ve çevresel boyutlar ile kurumsal yönetim dahil olmak üzere bu özel talebi karşılamakta ve işletim sistemi açısından mükemmel olan firmaları öne çıkarmaktadır. Bu çalışma, gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ve BRICS-T olarak adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve Türkiye'nin sürdürülebilirlik endeksleri arasında volatilite yayılma etkisinin olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, 10 Eylül 2017'dan 2 Mayıs 2024'e kadar olan dönemi kapsayan günlük verileri içermektedir. Sürdürülebilirlik endeksleri arasındaki oynaklık yayılımını araştırmak için BEKK-GARCH modeli kullanılmıştır. Sonuçlar, BRICS-T ülkelerinin sürdürülebilirlik endeksleri arasında piyasa entegrasyonu bulunduğunu ve bu piyasaların birbirlerinin volatilite dinamiklerinden etkilendiğini göstermektedir. Ülkelerin piyasa şoklarının yalnızca kısa vadede değil uzun vadede de diğer ülkelere yayıldığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik Endeksi, Volatilite Yayılımı, BRICS-T, BEKK GARCH

Gülsevim Terzi
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankacılık sektöründe cam tavan sendromu: Yozgat ilinde bir araştırma

Bu çalışma, Yozgat ilinde bankacılık sektöründe çalışan kadınların cam tavan sendromuna maruz kalıp kalmadıklarını incelemektedir. Kadınların eğitim düzeyleri ve mesleki yetkinlikleri yüksek olsa da üst düzey yönetim pozisyonlarına erişimlerinde çeşitli görünmez engellerle karşılaştıkları bir gerçektir. Cam tavan sendromu; bireysel, örgütsel ve toplumsal faktörlerden kaynaklanan, çoğu zaman fark edilmeyen ancak kadınların kariyerlerini etkileyen bir dizi önyargı ve uygulamayı kapsamaktadır. Tezde, kadın çalışanların kariyer gelişimlerinde karşılaştıkları bu engellerin kaynakları detaylı şekilde ele alınmış; tarihsel süreç içerisinde kadınların iş gücündeki yeri, yöneticilikteki gelişimi ve günümüzdeki konumu tartışılmıştır. Alan araştırması kapsamında Yozgat'taki banka çalışanı kadınlarla anket yapılmış, elde edilen veriler analiz edilerek cam tavan algısı, terfi sürecinde adaletsizlik hissi ve iş hayatındaki etkiler değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, kadınların önemli bir kısmının cam tavan engellerine maruz kaldığını düşündüğünü, bu durumun motivasyonlarını, iş verimliliklerini ve kariyer hedeflerini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Sonuç olarak, kadınların yönetici pozisyonlarına erişimini kolaylaştıracak bireysel ve kurumsal stratejilere ihtiyaç duyulduğu ortaya konmuştur.

Ayşegül Karaca
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Ürün İhtisas Borsası ve tarım sektörünün finansmanında Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kullanımı

Son yıllarda yaşanan iklim krizi, pandemi, uluslararası ihtilaflar, tedarik zinciri problemleri ve ticaret kısıtlamaları gibi faktörler, emtia fiyatlarında önemli artışlara neden olmuş, bu durum dünya genelinde gıda arz güvenliğinin ve tarımsal emtianın stratejik önemini artırmıştır. Türkiye'de de kaynakların etkin ve sürdürülebilir şekilde kullanılması, gıda güvenliğinin sağlanması ve sağlıklı gıdaya erişimin teminat altına alınması amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda 2005 yılında lisanslı depoculuk sisteminin hukuki altyapısı oluşturulmuş, 2011'de ilk işletme faaliyete başlamıştır. Son yıllarda devlet desteklerinin etkisiyle yatırımlar hızla artmış ve depo kapasitesi 2016'da 805 bin ton iken 2025'te yaklaşık 12,9 milyon tona yükselmiştir. Tarım ürünlerinin sağlıklı şartlarda saklanmasının yanı sıra mülkiyetini temsil eden ürün senetleri üzerinden elektronik ortamda ticaretini mümkün kılmak amacıyla 2018 yılında Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TURİB) kurulmuştur. Bu sistem, üreticilerin finansmana erişimini kolaylaştırmış ve tarım ürünleri piyasasında etkin bir ekosistem yaratmıştır. Bu çalışmada, lisanslı depoculuk ve TURİB'in işleyişi ile Elektronik Ürün Senetleri (ELÜS) uygulaması ele alınmış, ELÜS üzerine yapılan akademik çalışmalar yöntem, veri seti ve bulgular açısından karşılaştırılmıştır. Sonuçlar, ELÜS'ün hem tarımsal ticaretin kurumsallaşması hem de alternatif finansman modellerinin geliştirilmesi açısından önemli potansiyel sunduğunu göstermektedir. Ancak sistemin yaygınlaşması için kullanıcı bilincinin artması, yasal düzenlemelerin güçlenmesi ve dijital altyapının desteklenmesi gerekmektedir.

Halit Susam
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Z kuşağının bankaların dijital dönüşümlerinden beklentileri üzerine bir araştırma: MAKÜ İİBF örneği

1997 ile 2010 yılları arasında doğmuş, Z kuşağı diye adlandırılan, teknolojinin ve bilginin hemen ulaşılabilir olduğu, yeniliklerin çok hızlı geliştiği dönemde yaşamakta olan gençlerimizin, sürdürülebilir bankacılık faaliyetlerinde bulunabilmeleri için dijital çağın getirdiği yenilikleri barındıran dijital bankacılıktan beklentileri oldukça yüksek seviyededir. Bu çalışmada, Z kuşağının, bankaların dijital yapılarının ileriki dönemlerde hangi yönde gelişim sağlaması gerektiğini, müşterilerin banka seçiminde hangi konulara önem verdiği, banka tercihinde öne çıkan başlıca konular araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 412 adet öğrencinin katılımı ile likert ölçek tipi ile anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen bilgiler bilgisayar ortamında, SPSS programında analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım göstermesi sebebi ile parametrik testler kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, bankaların masraflar ve ücretler konusunda makul davranması, mobil bankacılığın geliştirilmesi, bankacılık uygulamasındaki arayüzün anlaşılır olması, dijital uygulamaların ürün çeşitliliğinin artırılması, güvenilirlik algısının artırılması, kullanıcıların tasarruflarını yönetmesinde etkin rol alması, mobil uygulamaların daha anlaşılır ve kullanım kolaylığının öne çıkması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Elektronik bankacılıkMobil bankacılık
Bektaş Oğuz
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İpoteğe dayalı konut kredileri: Azerbaycan uygulaması

Bireyin en temel ihtiyaçlarından biri olan konut, aynı zamanda bireyin sosyo-ekonomik faaliyetlerinde de etkin bir unsurdur. Dünyada yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler, konut sorunun boyutlarını daha da farklılaştırmış ve yeni politikalar ve çözüm önerileri üretilmiştir. İpotekli konut finansmanı sistemi önemli çözüm önerilerinden biridir.Bugün gelişmişlik düzeyi farklı birçok ülkede, farklı modellerle uygulanan ipotekli konut finansmanı sistemini dünyada en iyi uygulayan ülkelere bakıldığında kurumsallaşmış finansal yapıları ve istikrarlı ekonomileri dikkat çekmektedir. Mortgage sistemi denince akla ilk gelen ülkeler ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri, son derece gelişmiş konut piyasalarıyla, sistemin uygulamadaki halini görmek için büyüteç altına alınmıştır.Bu çalışmada, tarama yöntemi kullanılarak konut finansman kaynakları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uygulanan konut finansman modelleri araştırılmış, ipotek piyasasında kullanılan kredi türleri, ipoteğe dayalı menkul kıymetler incelenmiştir. Son olarak da Azerbaycan'da uygulanabilecek model üzerine öneriler ireli sürülmüştür.

Emıl Zeynalov
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hisse senetleri fiyatlarinin belirlenmesinde finansal oranlarin rolü: filistin borsasi üzerine uygulama

Borsa, bir ülkenin ekonomisi üzerinde önemli bir belirleyici rol oynamaktadır. Genel olarak borsa, sermayenin toplandığı, yatırım fırsatlarının değerlendirildiği ve şirketlerin büyüme potansiyellerinin gösterildiği bir platform olarak işlev görmektedir. Borsadaki hisse senetleri ve diğer finansal araçlar, şirketlerin performansını yansıtır ve yatırımcılara ekonominin sağlığı hakkında gösterge sunmaktadır. Bu nedenle borsa, ülke ekonomilerinin genel istikrarı ve küresel piyasalardaki rekabet gücü üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışma, Filistin borsasında işlem gören Filistinli şirketlerin hisse senedi fiyatlarının tahmin edilmesinde finansal oranların rolünü belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın amacı, hisse senedi fiyatları üzerinde hangi finansal oranların en fazla etkiye sahip olduğu ortaya koyabilmektir. Bu amaç doğrultusunda, 2017-2021 dönemine ait mevcut mali veriler kullanılarak borsada işlem gören 30 Filistinli şirketin finansal oranları farklı analiz teknikleri kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında Filistin Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören şirketler için finansal oranların piyasa hisse senedi fiyatları ile korelasyonunu tespit etmek amacıyla panel veri regresyonu (sabit ve rassal etkiler modeli) uygulanmış ve bu doğrultuda analiz sonuçları yorumlanmıştır. Analiz sonuçları, bağımsız değişken olarak belirlenen oranlardan sadece (3) değişkenin, panel veri regresyon analizi sabit etkiler yöntemine göre bağımlı değişken olarak belirlenen hisse senedi fiyatları ile ilişkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu ortaya koymaktadır. Cari oranı ve aktif devir hızı ile hisse senedi fiyatları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Buna karşılık asit oranı ile hisse senedi fiyatları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler söz konusudur. Hisse başına kar, aktif karlılık oranı, borç oranı, faaliyet kaldıracı derecesi, öz sermaye devir hızı, fiyat kazanç oranı ve piyasa değeri /defter değeri oranları ile hisse senedi fiyatları arasındaki ilişki anlamsız olarak çıkmıştır. Son olarak, modeldeki değişkenlerin açıklayıcı gücünün kısıtlı kaldığı belirtilebilir. Çalışmada elde edilen bu sonuç, hisse senedi fiyatları ve getirilerini açıklamada finansal oranların dışında ekonomik, sosyal ve siyasal başkaca faktörlerin varlığını işaret etmektedir ki bu durum başka muhtemel çalışmaların yapılması ile değerlendirilebilir.

Yehia F.g. Alhersh
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil tahviller, kripto paralar ve finansal piyasalar üzerine ekonometrik bir araştırma

Yeşil tahviller geleneksel tahvillere benzer ancak iklim veya çevre projelerini finanse etmek için fon toplamak amacıyla kullanılmaktadır. İlk yeşil tahvili 2007 yılında Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ihraç etmiş ve sonraki yıl ise Dünya Bankası bu ihracı takip etmiştir. Son 15 yılda yeşil tahviller, iklim değişikliğinin etkileri ve buna bağlı zorluklarla mücadelede önemli bir araç haline gelmiştir. Günümüzde dünyada temiz su ve gıda güvenliği risk altında olup dünyadaki 8 milyon hayvan ve bitki türünden yaklaşık 1 milyonu yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunun üstesinden gelmek için çok fazla finansmana ihtiyaç duyulduğu bir gerçektir. Çevresel projeleri sermaye piyasaları ve yatırımcılarla ilişkilendirmek ve sermayeyi sürdürülebilir kalkınmaya yönlendirmek kritik öneme sahip olup yeşil tahviller bu bağlantıyı kurmanın önemli bir yoludur. Bu tezin amacı, S&P Yeşil Tahvil Endeksi, NYSE, SSE, FTSE 100 ve Bitcoin fiyatı arasındaki dinamik ilişkileri Granger nedensellik ve Johansen eşbütünleşme testleri uygulayarak araştırmaktır. Çalışmanın örneklemi 2021 Ocak ayından 2022 Aralık ayına kadar olan dönemi kapsamaktadır. Çalışma sonucunda elde edilen buşgulara göre S&P Yeşil Tahvil Endeksinden pay piyasası endekslerine ve Bitcoin fiyatına doğru tek yönlü bir Granger Nedensellik ilişki tespit edilmiştir. Öte yandan Johansen Eşbütünleşme testi bulguları da uzun dönemde bu değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğunu göstermektedir.

Anar Shahverdıyev
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vergi mevzuatı açısından enflasyon muhasebesi ve örnek bir uygulama

Bir ekonomide bulunan mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının sürekli ve istikrarlı bir şekilde yukarı yönlü hareket etmesi enflasyon olarak tanımlanmaktadır. Pek çok alanda olumsuz etkilere neden olan enflasyon olgusunun finansal tablolar üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Söz konusu olumsuz etkiler, enflasyon muhasebesi kavramının çıkmasına neden olmuştur. Enflasyon muhasebesi; enflasyonun finansal tablolar üzerindeki olumsuz etkilerini yok etmek amacı ile geliştirilmiş bir yöntemdir. Bu yöntem ile finansal tablolar, doğru olmayan bilgilerden arındırılarak gerçeği yansıtan, anlamlı tablolar haline gelmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 2023 hesap dönemi sonu ve takip eden hesap dönemleri için enflasyon muhasebesine tabi tutulacak finansal tabloların ve enflasyon muhasebesi işlemlerinin usul ve esaslarını içeren 555 sıra numaralı tebliğ hazırlanarak yayımlanmıştır. Bu çalışmada; örnek bir şirketin 2023 dönem sonu bilançosuna, 5024 sayılı Vergi Usül Kanunu'nun 555 sıra numaralı genel tebliği esaslarına göre enflasyon muhasebesi uygulaması yapılacaktır. Çalışmanın amacı, enflasyon muhasebesi yönteminin önemine dikkat çekmek ve enflasyon muhasebesi uygulaması yapmak isteyenler için yol gösterici olmaktır.

Hatice Karamancı
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 sürecinin kripto para yatırımlarına etkisi

COVID-19 pandemi süreci, küresel çapta ilerleyen ekonomi ve finansal piyasalar üzerinde büyük bir etki yaratmış, bu durum kripto para piyasalarına da önemli ölçüde yansımıştır. Kripto paralar, son yıllarda yatırımcıların ilgisini çeken alternatif bir yatırım aracı olarak öne çıkmıştır. Bu çalışmada, COVID-19 sürecinin kripto para yatırımları üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Özellikle, piyasa değerine bakıldığında en yüksek kripto para birimi olarak adlandırılan Bitcoin'in fiyat hareketleri incelenmiştir. Araştırmada, Bitcoin'in 01/01/2017- 01/01/2023 tarihleri arasındaki günlük fiyat verileri kullanılmıştır. Volatilite tahmini için yaygın olarak kullanılan ARCH ve GARCH modelleri tercih edilmiştir. Bu modeller, finansal piyasaların oynaklık yapısını anlamak ve öngörmek için etkili araçlar olarak bilinmektedir. COVID-19 sürecinin başlangıcı, finansal piyasaların genelinde büyük bir belirsizlik yaratmış ve yatırımcıların risk algısını değiştirmiştir. Bu dönemde, kripto para piyasaları da büyük dalgalanmalar yaşamıştır. Çalışmanın bulgularına göre, COVID-19 sürecinde Bitcoin'in fiyat volatilitesi önemli ölçüde artmıştır. Bu durum, yatırımcıların bu dönemde kripto paralara olan ilgisinin arttığını ve piyasanın daha spekülatif bir hale geldiğini göstermektedir. Bitcoin bazında şokların volatilite etkisinin sabit olduğunu ve pozitif şokların negatif şoklardan çok daha fazla güçlü bir etkiye sahip olduğunu belirlemişlerdir. Bu sonuçlara bakıldığında, kripto para piyasalarının dinamiklerini anlamak ve yatırım stratejilerini buna göre şekillendirmek için belirli yöntem ve araçlar kullanılarak test edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kripto Para, Covid 19, GARCH, ARCH

Vildan Bayram
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de yükseköğretimin finansmanına ilişkin öğrenci görüşleri: Ampirik bir örnek

ÖZET Türkiye'de yükseköğretim finansmanı ,yükseköğretim eğitimine olan taleplerin artışlarını ve üniversitelerde verilen eğitimlerin sağladığı faydalar ve maliyetleri ortaya çıkarmaktadır. Bu doğrultuda ortaya çıkan bu maliyetlerin finanse edilebilmesi için gerek kamudan gerek özel sektörden farklı finansman yöntemleri kullanılmaktadır. Bu çalışmanın hedefinde Türkiye deki yükseköğretim finansmanının güncel durumunu analiz etmek, finansal modelleri ve kaynakları inceleyerek bu kaynakların verimliliğini değerlendirmektir. Buna ek olarak da finansman yapılarındaki değişimlerin üniversitelerin performansına etkileri tartışılmıştır. Bu nedenle Türkiye'de bulunan 100 farklı üniversiteden 546 öğrenciye Google Forms aracılığıyla anket yapılmıştır. Ankete katılan bireylere KYK öğrenim kredilerinin mevcut durumu, barınma sorunları, finansman yaklaşımları ve bankaların rolü ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Bu ifadeler yaş gruplarına ve sosyoekonomik durumlarına göre varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde genel olarak bursların yetersiz olduğu, karşılıksız bursların esnetilmesi gerektiği, geri ödemenin belli bir gelir seviyesinde başlaması gerektiği, gerekli olması halinde geri ödemeli kredilerin geri ödemesize çevrilmesi, not ortalamasına göre değerlendirme yapılmaması ve barınma olanaklarının iyileştirilmesi konusunda fikirler belirtilmiştir. Yükseköğretim finansmanının sadece kamu destekleri ile yönetilemeyeceği özel sektöre de pay düştüğü ve finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yükseköğretim Finansmanı, Kredi Yurtlar Kurumu, Finansman Kaynakları, Barınma Sorunları, Gelir Durumu

Ayşe Bakan
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konut piyasalarında spekülatif balon oluşumunun incelenmesi ve seçili illerde balon varlığının tespit edilmesi

İnsanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle birlikte konut inşaları artmıştır. Kentleşme, yeni iş kollarının oluşumuna olanak sağlarken halkın refahını artırmakla birlikte istihdamın yaratmış olduğu gelir artışları bireylerin birikim yapmasına ve bu birikimlerini yatırıma dönüştürebilmelerine olanak vermiştir. Zamanla konut piyasasından elde edilen yüksek kârlar insanların daha da ilgisini çekmiş ve konut piyasalarını bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Günümüzde ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olan konut piyasasında artan talep, rekabetçi piyasa ve spekülatif fiyat hareketleri, konut fiyatlarında sapmalara yol açarak konut fiyat balonlarının oluşmasına neden olabilmektedir. Bu balonlar sadece konut piyasalarına özgü olmamakla birlikte varlık fiyatlarında dalgalanmalara yol açarak aşırı fiyatlanmış varlığın fiyatındaki balonun belli bir süre sonra patlayarak ekonomide büyük hasarlara yol açmasına neden olabilmektedir. Günümüzde hâlâ canlılığını koruyan bu piyasada değişen ekonomik koşullar dâhilinde konut fiyatlarının gerçek fiyata uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bu amaçla Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde reel konut fiyat endeksi verileri incelenmiş ve veriler balon tespiti için sıklıkla tercih edilen SADF ve GSADF testlerine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda 2019 Ocak -2024 Ocak aylarını kapsayan dönem için üç ilde de balon oluşumları tespit edilmiştir.

BalonFinansal krizFinansal varlık+7
Yaren Topluoğulları
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kredi Garanti Fonu'nun bankacılık sistemindeki uygulamaları ve firmaların finansal oranlarına etkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı işletmelerin ihtiyacı olduğu finansmana erişimde karşılaştığı teminat yetersizliğine çözüm olarak ortaya çıkan kredi garanti sistemleri ve Türkiye'deki temsilcisi Kredi Garanti Fonu A.Ş.'nin uygulamalarını inceleyerek, ülke ekonomisi ve firmalara olan faydalarını ortaya koymaktır. Bu amaçla, giriş hariç 3 bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde kredi garanti sistemlerine ilişkin genel kavramlar verilerek sistemin Dünya'da ve Türkiye'deki gelişimi anlatılmış, ikinci bölümünde Kredi Garanti Fonu A.Ş.'ye ilişkin bilgiler verilerek kurumun uygulamaları ve bankalardaki tahsis süreçleri ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise 2016-2020 yılları arası KGF kredilerinin gelişimi ile aynı seride makro veriler kullanılarak GSYİH, istihdam, dış ticaret, yatırım ve imalat sanayinin verileri karşılaştırılmış ve KGF'nin etkileri araştırılmıştır. Daha sonra aynı yıllar itibariyle bankacılık sektörüne etkileri sermaye yeterlilik rasyosu, karşılıksız çek rakamları ve takibe dönüşüm oranları üzerinden kıyaslanarak incelenmiştir. KGF kredileri ile ilgili literatüre yer alan çalışmalara yer verilikten sonra Antalya İl'inde faaliyet gösteren bir bankanın ticari şubesinin 2017 yılında KGF kredisi kullanımı yapmış, kobi dışı nitelikli, 22 adet müşterisinin finansal rasyolarının, KGF kredilerinden nasıl etkilendiği konusu incelenerek elde edilen veriler sonuç bölümünde değerlendirilmiştir.

Bankacılık sektörüBankacılık sistemiFinansal oranlar+5
Ferhat Karaduman
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seçilmiş sektör endeksleri ile döviz kurları arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi

Uluslararası piyasaların gelişmesiyle birlikte yapılan ortaklıklar, yatırımlar ve sermaye hareketliliklerinden dolayı makroekonomik değişkenlerden biri olan döviz kuru ile hisse senetleri arasında yakın bir ilişki oluşturmuştur. Döviz kurları ülkelerin ticari gücünün yanı sıra siyasi ve ekonomik gücünün de birer simgesidir. Bu nedenle özellikle gelişmekte olan ülkelerde hisse senedi ile döviz kurları arasındaki ilişki yatırım ve ilgiyi değiştirebilmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde; finansal sistem ve finansal piyasalardan bahsedilmektedir. İkinci bölümde; döviz kurunun tanımlanması ve döviz kuru çeşitleri, hisse senedi fiyatlarını etkileyen makroekonomik faktörlerden; para arzı, enflasyon, faiz oranı, GSMH ve döviz kurları arasındaki ilişkiden bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; Dünya'da ve Türkiye'de bulunan menkul kıymet borsaları ve endeksler hakkında bilgiye yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde; daha önceden hisse senedi fiyatı ile makroekonomik faktörlerden olan döviz kuru ile arasındaki ilişkiyi inceleyen detaylı literatür taraması bulunmaktadır. Ardından çalışmamızda kullanılan test ve analizler kısaca açıklanarak BIST Banka ve BIST Turizm sektör endeksleri ile döviz kurları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu nedenle öncelikle ilk olarak Genişletilmiş Dickey Fuller Testi (ADF) birim kök testi yapılmıştır. Endeksler ile döviz kurları arasındaki ilişkiyi araştırmak için ARDL ve NARDL eşbütünleşme analizleri sırasıyla yapılmıştır. Yapılan analizin sonucunda; ARDL Eşbütünleşme sonucuna göre değişkenlerden XTZRM bağımlı değişkeni ile GBP bağımsız değişkeni arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. NARDL eşbütünleşme ilişkisi sonucuna göre XTZRM ve GBP arasında asimetrik eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Söz konusu bağımsız değişken GBP'de gerçekleşecek bir şokun XTRZM bağımlı değişkenini pozitif yönde etkilediği sonuna ulaşılmıştır.

Borsa endeksiDöviz kuruDöviz kuru politikaları+5
Hamdi Uzun
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borsa İstanbul (BİST) 'da işlem gören mevduat bankalarının performansının karşılaştırılması: Veri zarflama analizi

Bu çalışmada, Borsa İstanbul' da 2012-2021 yıllarında işlem görmekte olan kamu ve özel sermayeli 9 adet mevduat bankasının performanslarını ölçmek için etkinlik değişimlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda bankaların belirtilen yıllar içerisinde etkin olup olmama durumları Veri Zarflama Analizi ile tespit edilmiştir. Ardından verimlilik seviyelerindeki değişimler için Malmquist Toplam Faktör Verimlilik Endeksi kullanılmıştır. Girdi odaklı CCR ve BCC yöntemleri kullanılarak iki girdi (mevduat ve faiz giderleri) ve iki çıktı (kredi ve alacaklar, faiz gelirleri) değişkeni seçilmiştir. Bu değişkenlerle bankaların etkin olup olmadıkları belirlenerek, etkin olmayan bankalar için girdi ve çıktı değişkenlerinin hedef değerler doğrultusunda ne kadar artırılıp azaltılması gerektiği ortaya konulmaktadır. Ayrıca girdi odaklı ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altındaki CCR modeli sonuçları ile girdi odaklı ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altındaki BCC modeli sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgulardan yola çıkarak bankaların verimliliğini ve etkinliğini belirleyen faktörler açıklanmış, performanslarını nasıl arttırabilecekleri analiz edilmiştir. Etkin olmayan bankalar için ise referans kümeleri baz alınarak girdiler üzerinde gerekli iyileştirmelerin yapılmasıyla etkin hale getirilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın son kısmında Malmquist toplam faktör verimliliği incelenmiş olup toplam faktör verimlilik artışında teknolojik etkinlik ve ölçek etkinliğinin önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca bankaların BIST'teki yıllık (aralık ayı son günü) payların kapanış fiyatlarındaki değişim ve MTFVE değişimleri hesaplanmıştır. Karşılaştırma sonucunda bankaların etkinliklerinin artması veya azalmasının paylarının BIST'te fiyatlarının yükselmesi veya düşmesini etkilemediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Etkinlik, Verimlilik, Performans, Veri Zarflama Analizi

BankalarBorsa İstanbulHisse senetleri+4
Devrim Gül Yeşilyayla
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Davranışsal finans çerçevesinde kripto para piyasasında sürü davranışının test edilmesi

Bu tez çalışmasında kripto para piyasasının önyargılar ile alâkalı literatür arasındaki paralelliğinin bulunması ve davranışsal finans perspektifinden çözümlenmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla bu çalışmada davranışsal yakınsama, kripto para piyasasının fiyatlarında "eşgüdüm mekanizması" olduğu varsayımı altında irdelenmiştir. Bu çalışmada, deneye dayalı bir sürü modeli kullanılmış ve bu modelin hem asimetrik hem de simetrik koşullar altında genişletilmesi önerilmiştir. Çalışmada piyasa değeri en yüksek olan 30 adet kripto paranın 2021-2023 yılları arasındaki Amerikan Doları bazlı günlük ve haftalık kapanış değerleri kullanılmıştır. Sürü davranışını tespit etmek üzere Christie ve Huang (1995) ile Chang, Cheng ve Khorana (2000)'nın geliştirdikleri "getirilerin yatay kesit dağılımları"na dayalı yöntemler kullanılmıştır. Christie ve Huang (1995) yöntemi ile günlük ve haftalık veri seti kullanılarak yapılan analiz sonucunda sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanılmamıştır. Benzer şekilde, Chang, Cheng ve Khorana (2000) yöntemi kullanıldığında piyasanın yükselişte ve düşüşte olduğu dönemlerde sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanamamıştır. Kripto para piyasasında sürü davranışı etkisinin gözlenememesinin nedenleri olarak, kripto paranın tam olarak ne olduğuna ilişkin tartışmaların devam etmesi ve hisse senedi gibi bir yatırım aracı olarak düşünülememesi sayılabilir. Sonuç olarak, kripto para piyasası her ne kadar tasarruf sahipleri için ilgi çekici olsa da hisse senedi piyasasında olduğu gibi tasarruflarını değerlendirecekleri bir piyasa olma konusunda henüz tam güvenilir olmadığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Kripto Para, Sürü Davranışı.

Fatih Bayram
Akdeniz University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumlu yatırım: Sürdürülebilirlik yatırım fonları üzerine bir araştırma

Sürdürülebilir finans, yatırım kararlarının yalnızca ekonomik getiri temelinde değil, çevresel ve sosyal etkiler göz önünde bulundurularak şekillendiği yeni bir anlayışı temsil etmektedir. Sosyal sorumlu yatırım bakış açısıyla oluşturulan sürdürülebilirlik temalı yatırım fonları uzman kurumsal yatırımcılar tarafından sunulan görece yeni yatırım araçlarıdır. Bu gelişmeler yatırımcıların sürdürülebilirlik temalı fonlara yönelmesini hızlandırmış; bu fonlar Türkiye'de de sermaye piyasalarının dikkat çeken bileşenlerinden biri hâline gelmiştir. Bu tez çalışması, sürdürülebilirlik temalı yatırım fonlarının performanslarını çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Fonların sağladığı getirilerin, yatırımcı ilgisinin ve portföy yapılarına ilişkin tercihlerin birlikte incelenmesi, sürdürülebilir yatırım araçlarının piyasalardaki etkinliğini analiz etme ihtiyacından doğmuştur. Bu doğrultuda, Haziran 2025 dönemine ait getiriler ve yatırımcı sayıları analiz edilmiş, portföy büyüklüğü en yüksek fonların hisse senedi dağılımları incelenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler TEFAS, Investing.com ve Fintables veri kaynaklardan temin edilmiştir. Yapılan analizlerde 2025 Haziran aysonu verileri kesit alınmış ancak ilgili tarihten geriye dönük 1 aylık, 3 aylık, 6 aylık ve 1 yıllık dönemler ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırmanın Türkiye kapsamında sürdürülebilirlik fonları ve sürdürülebilir şirketlere odaklanması nedeniyle, yabancı hisse senedi ağırlığı yüksek olan fonlar kapsam dışı bırakılmıştır. Bulgulara göre çoğu fonun dönemsel karşılaştırmalarda yatırımcıların diğer finansal araçlara göre daha yüksek getiri sağlamasına olanak verdiği görülmüştür. Ancak fonların portföy dağılımlarının ve stratejilerinin etkisiyle farklı finansal performans gösterdiği gözlemlenmiştir. Fonların hisse tercihlerinin detayları arasında belirli sürdürülebilirlik endeksi hisselerinin daha ağırlıklı tercih edildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Finans, Sürdürülebilirlik Endeksi, Sosyal Sorum Yatırım, Sürdürülebilir Yatırım Fonları

Finansal sürdürülebilirlikSosyal sürdürülebilirlik
Selin Aysel
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kripto para okuryazarlığı ölçeği geliştirme çalışması

Kripto para yatırımı yapan yatırımcıların kripto para okuryazarlık düzeyini ölçebilmek adına, geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirilmiştir. Konu son dönemlerde hızlıca dijitalleşen finansal sistemlerde kripto paraların artan etkisi ve bireylerin kripto piyasası alanındaki bilgi düzeylerini ölçebilmek adına tercih edilmiştir. Ölçek geliştirme çalışması olduğu için araştırma iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada alanındaki uzman kişilerinde görüşleri alınarak 58 madden oluşan ölçek tasarlanmıştır. İlk aşamada 146 katılımcıya anket yapılmıştır. Anket analizinde basıklık- çarpıklık değerleri, geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Bu testler sonucunda anketteki aykırı değerler hesaplanmış ve aykırı sorular çıkartılmıştır. Geriye 37 maddeden oluşan ölçek geliştirilmiştir. Analizin ikinci kısmına 338 kişi katılmıştır. Kontrol sorularına "kararsızım" seçeneği dışında seçenek işaretleyenler elendikten sonra 312 kişiyle analize devam edilmiştir. Kripto para okuryazarlığı anketi için elde edilen sonuçlarda 5 faktör belirlenmiştir. Bu faktörler temel kripto para bilgisi, kripto paralara yönelik güven algısı, kripto para teknik kavramsal bilgi, yatırım kararlarında sosyal etki, kripto para analitik yatırım farkındalığı olarak belirlenmiştir. Anketin ikinci kısımda ANOVA testi ve korelasyon analizi gerçekleşmiştir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan analizde temel kripto para bilgisi açısından anlamlı bir fark görülmemiştir. Ancak kripto paralara yönelik güven algısı, teknik bilgi düzeyi, yatırım kararlarında sosyal etki ve analitik yatırım farkındalığı açısından anlamlı ve daha yüksek bir ortalama tespit edilmiştir. Eğitim düzeyine göre incelendiğinde eğitim düzeyi arttıkça kripto paralara yönelik güven algısının azaldığı gözlemlenmiştir. Korelasyon analizi incelendiğinde ise temel ve teknik bilgi arasında güçlü bir ilişki tespit edilmiştir. Analitik yatırım farkındalığı ise sosyal etkiden negatif yönde etkilendiği belirlenmiştir.

Blockchain
Ömer Kısaoğlu
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk bankacılık sektöründe türev finansal araçların banka performansına etkisi üzerine bir araştırma

Teknolojinin ve finans sektörünün hızla gelişmesiyle birlikte, küresel finans piyasaları giderek daha entegre hale gelmiş, bu durum yatırımcılar ve bankalar için risk yönetiminin önemini artırmıştır. Özellikle küreselleşmenin getirdiği döviz kuru ve faiz dalgalanmalarına karşı korunma ihtiyacı, finansal enstrümanların çeşitlenmesine ve yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bu doğrultuda forward, futures, opsiyon, swap gibi türev piyasa araçları, riskten korunma, spekülasyon ve gelişmemiş piyasalarda zaman zaman arbitraj amacıyla kullanılmaya başlanmaktadır. Şirketler ve yatırımcılar, türev ürünler sayesinde geleceğe yönelik belirsizlikleri minimize edebilmekte, bu da söz konusu finansal enstrümanlara olan ilgiyi hem küresel çapta hem de Türkiye'de artırmaktadır. Ancak Türkiye'deki mevduat bankalarının türev finansal enstrüman kullanımının kârlılık ve risk üzerindeki etkisi anlamlı bir farklılık yaratmamaktadır. Buna karşın, bankaların büyüklüğü ve sermaye yeterlilik oranlarının, kârlılık ve risk üzerinde istatistiksel olarak pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmektedir. Finansal piyasalarda türev ürünlerin temel amacı, riskin transfer edilmesi veya etkin bir şekilde yönetilmesidir. Son yıllarda, türev ürünlerin finans sektöründe yaygın bir şekilde kullanımı dikkat çekerken, Türkiye'de de bankalar fon yönetiminde bu enstrümanlara daha fazla yer vermeye başlamaktadır. Bu nedenle, bankacılık sektöründe türev ürün kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesi büyük bir önem taşımaktadır.

Yunus Kurun
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sukuk ihracının AAOIFI standartlarına uyum düzeyinin analizi

Bu çalışmanın amacı, ülkemizde Katılım Bankaları vasıtasıyla ihraç edilen kira sertifikaları (sukuk) İslami finans kuruluşların standart geliştiricisi olan (AAOIFI) vasıtasıyla yayınlanan ilişkili standartlarına uyumluluk düzeyini ölçmek ve Türkiye'de halihazırda kullanılan Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) ile AAOIFI arasındaki uyumu araştırmaktır. Çalışmanın bilgi kaynağı 2021-2022 yıllarına ait katılım bankaların ve üzerinde sukuk ihraçlarını gerçekleştirdikleri varlık kiralama şirketlerinin faaliyet raporlarıdır. Çalışmada uyumun ölçülmesi için ağırlıksız açıklama endeksi kullanılarak, İkili Tarz (dichotomous) yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, 2021 ve 2022'de katılım bankalarının Faizsiz Finans Muhasebe Standardı (FFMS) 33'e göre genel uyumluluk düzeyi %50 olarak gerçekleşmiştir. Varlık kiralama şirketlerinin genel uyum düzeyi ise %47 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuca göre katılım bankalarının ve sukuk ihracında aracı rol oynayan varlık kiralama şirketlerinin raporlama konusunda daha açıklayıcı olmaları, yatırımcılarını bilgilendirmek için TMS ve TFRS yerine FFMS standartlarını benimsemeleri ve muhasebe düzenlerinin de FFMS'ye uygun olarak organize edilmesi gerekmektedir.

Atıqullah Hakımı
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kripto para piyasasında haftanın günü ve Ocak ayı anomalilerinin araştırılması

Kripto varlık piyasalarının geleneksel finansal piyasalardan farklı bir yapı ve yüksek volatilite sergilemesi, bu piyasaların işleyiş mekanizmalarının ve fiyat oluşum süreçlerinin geleneksel piyasalardan ayrıştığını göstermektedir. Bu durum, finansal karar alma süreçlerinde kullanılan geleneksel modellerin kripto varlık piyasalarında geçerliliği konusunda belirsizlik yaratmaktadır. Dolayısıyla, kripto varlık piyasalarının dinamiklerini anlamak ve analiz etmek, finansal teorilerin bu yeni varlık sınıfı üzerindeki uygulanabilirliğini test etmek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tür çalışmalar, yatırımcıların kripto varlıkların risk ve getiri profillerini daha iyi anlamalarına katkı sağlarken, aynı zamanda finansal teorilerin farklı varlık sınıflarındaki geçerliliğini inceleyerek literatüre önemli bir katkı sunmayı hedeflemektedir. Çalışma kapsamında, 01.01.2018-31.12.2023 tarihleri arasında Binance Coin, Bitcoin, Ethereum ve Ripple kripto varlıklarının getiri serileri incelenerek haftanın günü ve Ocak ayı anomalileri analiz edilmiştir. Zaman serisi olma özellikleri dikkate alınarak, öncelikle Augmented Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips Perron (PP) testleri kullanılarak serilerin durağanlık koşulları test edilmiştir. Durağanlık koşulları sağlandıktan sonra, en küçük kareler (EKK) yöntemiyle gerçekleştirilen analizlerde değişen varyans ve otokorelasyon sorunları ele alınmıştır. Bu sorunları ortadan kaldırmak için GARCH (1,1) modeli kullanılarak analizler sürdürülmüştür. Analiz sonucunda, tüm kripto varlıkların getirileri üzerinde Perşembe günlerinin negatif bir etkisinin olduğu ve Ocak ayı anomalisinin yalnızca Ethereum için geçerli olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Bitcoin getiri serisinde Pazartesi günlerinin, Ripple getiri serisinde ise Çarşamba günlerinin pozitif getirilerle ilişkilendirildiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, yılın farklı aylarına göre kripto varlık getirilerinde anlamlı getiri farklılıklarının bulunduğu saptanmıştır.

Sevil Özen
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hanehalkı finansı üzerine makaleler

Bu tezin amacı dijitalleşme çerçevesinde hanehalkı finansal varlık tercihlerini etkileyen faktörleri araştırmaktır. Dijital uçurumun erişim, kullanım ve sonuç boyutları ile ele alınan dijitalleşme kavramı, etki mekanizmasının üç açıdan incelenmesine olanak tanımaktadır. Bu doğrultuda ilk olarak dijital teknoloji sahipliği ve finansal varlık tercihleri incelenmiştir. Akabinde dijital okuryazarlık ile finansal varlık kullanım tercihleri arasındaki ilişki ele alınmıştır. Son olarak ise, dijitalleşmeyi bünyesinde barındıran kitlesel fonlamaya katılımı etkileyen faktörler araştırılmıştır. Tüm bu incelemeler araştırmanın kapsamını genişletirken tezin politika çağrışımını da derinleştirmeye olanak tanımaktadır. Geliştirilen üç temel araştırma problemini yanıtlamak için TÜİK ve Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi taraflarınca sunulan veriler kullanılarak logit modeller aracılığıyla üç analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen tahmin bulguları, dijital teknolojilerin ve becerilerin hanehalkı finansal varlık dağılımının önemli bir alanını oluşturduğunu ileri sürmektedir. Genel çerçevede ise, eğitim seviyesi, yaş, hanehalkı büyüklüğü gibi sosyoekonomik parametreler finansal varlık tercihlerinin öne çıkan göstergelerdir.

Behice Canatan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bankacılıkta dijitalleşme süreci ve enflasyona etkisinin makine öğrenmesi yöntemi ile tespiti: Türkiye örneği

Dijital teknolojilerin bankacılıkta kullanımı ile sektörde yeni bir model oluşmuştur. Finansal sektörün önemli bir üyesi olan bankacılık sektörünün dijital dönüşümü yalnızca kendi içerisinde değil, ekonomik olarakta incelenmesi gereken bir konudur. Dijitalleşmenin hızla yayılması ve etkisi göz önünde bulundurulduğunda söz konusu etkinin bankacılık sektörü ile beraber makroekonomik boyutunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, bankacılık sektöründe dijitalleşmenin enflasyon üzerindeki etkisini anlamak için makine öğrenmesi yöntemleri kullanarak tahmine dayalı bir model geliştirmektedir. Çevrimiçi bankacılık hizmetleri ve dijital ödeme yöntemleri gibi dijitalleşmenin çeşitli boyutlarını ele alarak hazırlanan çalışma, bu boyutların enflasyon üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Büyük veri setlerinde başarı sonuçlar elde eden makine öğrenimi yöntemleri, bu etkiyi ölçmek için bir araç olarak kullanılacaktır. Analiz sonucuna göre enflasyonu en doğru tahmin eden algoritma gradyan artırma iken; mobil bankacılık kullanımı enflasyonu en çok etkileyen öznitelik olarak bulunmuştur.

Ayşe Akboz Caner
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

G20 ülkelerinde yenilik ve finansal tabana yayılma arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, G20 ülkelerinde yeniliklerin finansal tabana yayılma üzerindeki etkisinin 2004-2022 dönemi için incelenmesidir. Bu kapsamda finansal tabana yayılmanın göstergesi olarak farklı göstergelerden oluşan bir endeks oluşturularak G20 ülkelerindeki yeniliklerin etkisi incelenmiştir. Çalışmada bağımlı değişkeni oluşturan finansal tabana yayılma, finansal kapsayıcılık endeksi ile ifade edilirken, bağımsız değişkeni oluşturan yenilikler ise patent sayısı ile temsil edilmiştir. Enflasyon, nüfus artışı, internet kullanıcı sayısı ve ekonomik karmaşıklık ise kontrol değişkenleri olarak araştırma modeline eklenmiştir. Finansal kapsayıcılığa etki eden faktörlerin tespit edilebilmesi için oluşturulan model, sabit etkiler modeli ile analiz edilerek en küçük kareler yöntemi ile tahmin edilmiştir. Analiz neticesinde, yeniliklerin finansal tabana yayılmayı artırdığına yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Ulaşılan diğer bulgular, enflasyonun, finansal tabana yayılma üzerindeki etkisinin negatif olduğunu göstermiştir. Ayrıca ekonomik karmaşıklık, nüfus artış oranı ve internet kullanıcı sayısındaki artışların G20 ülkelerinde finansal tabana yayılmanın artırılmasında etkili bir politika aracı olduğu belirlenmiştir. Yeniliklerin, finansal kapsayıcılık göstergeleri üzerindeki olumlu etkileri dikkate alınarak G20 ülkelerinde patent sayısının artırılmasına bunun yanı sıra, bilgiye dayalı üretkenlik kapasitesinin geliştirilmesine ve enflasyonun düşürülmesine yönelik politikaların yürütülmesi önerilmektedir.

Hüseyin Duran
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijitalleşmenin kripto varlık fiyatları üzerindeki etkisi: G20 ülkeleri üzerine bir uygulama

Dijitalleşme, bilgiyi sayısallaştırmakla kalmayıp aynı zamanda dijital teknolojilerin benimsenmesiyle finansal sistemi de yakından etkilemiştir. Son yıllarda dijitalleşmenin ortaya çıkardığı değişimle birlikte kripto varlıklara olan ilginin de arttığı görülmektedir. Dijitalleşme süreci, kripto varlık fiyatlarını çeşitli şekillerde etkileyebilmektedir. Öncelikle, dijitalleşme sayesinde finansal teknolojilerin gelişimi hızlanabilir ve bu da kripto varlıkların daha geniş kitlelere erişmesini sağlayabilir. Kripto varlıkların daha fazla benimsenmesiyle talep artabilir, bu da fiyatlarının yükselmesine neden olabilir. Ayrıca, dijitalleşme ve finansal teknolojilerdeki ilerlemeyle birlikte kripto varlıkların işlem hacmi ve likiditesi artabilir, bu da fiyat istikrarını sağlayabilir ve piyasaların daha sağlıklı işlemesine katkıda bulunabilir. Bu tez çalışmasında, dijitalleşmenin kripto varlıklar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tez kapsamında, panel veri analizi kullanarak söz konusu ilişki 2014-2021 döneminde G20 ülkeleri için incelenmiştir. Analiz sonuçları, dijitalleşmenin kripto varlık fiyatlarını pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Dijitalleşme verilerinin kripto varlık fiyatları üzerindeki olumlu etkisini dikkate alarak, risk yönetimi stratejilerinin güçlendirilmesi, dijital varlık ticaret platformlarının denetlenmesi ve yatırımcıların eğitim seviyelerinin artırılması gibi politika önerileri, kripto varlık piyasasının sağlıklı ve güvenilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayabilir.

Samet Yaldızsal
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bağımsız Denetim Standartları ve Faizsiz Finans Denetim Standartları karşılaştırması

Muhasebe bilgi sistemi her tür işletme için temelde girdi-süreç-çıktı şeklinde işlemekte olup, bu sistemin çıktıları olan finansal raporlar noktasında farklılıklar oluşmaktadır. Bankalar başta olmak üzere finansal kurumların farklı bir hesap planı kullanmaları, Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına uzun yıllardır tabi olmaları, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankalar Birliği gibi kurumların düzenlemelerine uymak durumunda olmaları gibi sebeplerle muhasebe bilgi sistemleri de farklı kurgulanmıştır. Finansal kurumlar içerisinde de özellikle faizsiz finans kurumları diğerlerinden ayrışmaktadır. Ülkemizde faizsiz finans kurumları katılım bankaları olarak faaliyet göstermekte ve bu bankalar, faiz içeren işlemler yapmamakta; kredi ve mevduat sahipleri ile bir ortaklık ilişkisi kurmaktadır. Geleneksel finans kurumlarından temelde bu özellikleri ile farklılaşan faizsiz finans kurumlarının bağımsız denetimlerinin de özellikli olması gerekmektedir. Bu konu, "Faizsiz Finans Denetim Standartları" nın Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle düzenlenmiştir. Bu standartlardan yola çıkılan çalışmada halihazırda mevcut "Faizsiz Finans Denetim Standartları" ile yine Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan "Bağımsız Denetim Standartları" arasındaki ilişki incelenmiştir. Buradan hareketle öncelikle Faizsiz Finans Denetim standartları irdelenmiş; kapsadığı konular hangi bağımsız denetim standardı ile örtüşmekte ise o standartlarla eşleştirilmiş; sonrasında her bir ortak nokta ayrıntılı açıklanmıştır.

Denetim standartlarıUluslarası denetim standartları 570
Sevgi Aytaç
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Risk ve belirsizliklerin kripto varlık fiyatları üzerine etkisi

Teknolojinin hızlı ilerleyişi, üretim, sanayi,finans, bankacılık sektörlerini etkilediği gibi yatırımcıların tercihlerini etkilemektedir. Niteliği farklı ülkeler ve uzmanlar tarafından para, sanal para, dijital para, varlık vb. olarak isimlendirilse de kripto varlığın teknolojiye dayalı bir yatırım aracı olarak kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Kripto varlık piyasasının oldukça yüksek volaliteye ve spekülatif bir yapıya sahip olması kısa sürede yüksek kazanç sağlayabildiği gibi tam tersi büyük kayıplara da sebep olabilmektedir. Diğer taraftan kripto varlıkların bu yükseliş trendi karşısında merkezi bir yapının olmaması nedeniyle tercih edilirliği artmaktadır. Kripto varlıkların temelini oluşturan blokchain teknolojisi güvenilir bir yapıda olsa da kripto varlıkların yüksek risk ve oynaklık içermesi yatırımcılar tarafından tercih edilirliğini düşürebilmektedir. Bu çalışmada risk ve belirsizliklerin kripto varlık fiyatları üzerine etkisi araştırılmıştır. Risk ve belirsizliği temsil eden altı endeks ile kripto piyasalarında hacimsel olarak önde gelen altı kripto varlık arasındaki ilişki 2017-2023 dönemi için incelenmiştir.Çalışma sonucunda birim kök testleri bulguları değişkenlerin durağan olmadığı ancak birinci farkla durağan olduğu tespit edildiği için Johansen Eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Altı kripto varlığın analizde kullanılan belirsizlik ve risk endeksleri ile aralarında eşbütünleşmenin var olduğu ve uzun dönemli ilişki olduğu görülmüştür. CPU, EMV-ID, GPR endeksleri ile pozitif, TEU endeksi ile aralarında negatif ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Kripto varlık, blockchain, risk ve belirsizlik, endeks, oynaklık

Derya Özbaş
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Makroekonomik değişkenler ve beklenti endekslerinin BİST hizmetler endeksi üzerine etkisi

Ekonomide tarım sanayi ve hizmet olmak üzere üç temel sektörü mevcuttur. Hizmet sektörü, teknolojinin gelişmesi ve ihtiyaçların değişmesiyle birlikte diğer sektörleri geride bırakarak gelişimi hız kazanmıştır. Bunun sebebi hizmet sektörünün diğer sektörlere göre daha fazla gelir sağlamasıyla birlikte ekonomiye katkısının yüksek olmasıdır. Bu yüzden gelişmiş ülke ekonomilerin yanı sıra gelişmekte olan ülke ekonomilerinde de sektere yapılan yatırımlar artmıştır. Bu çalışmada Türkiye'nin hizmet gelirlerinin ekonomideki göstergesi olduğu düşünülen Borsa İstanbul Hizmetler Endeksi (LXUHIZ)'nün etkileyenleri araştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmada Hizmetler Endeksini etkilediği düşünülen 01:2013-07:2023 dönemini LVIX korku endeksi, hizmet güven endeksi (LHZGE), Brent petrol fiyatı (LBRENT), işsizlik (ISZLK) ve enflasyon (LTUFE) verileri kullanılmıştır. Değişkenlere birim kök testi uygulanarak en uygun modelin Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) modeli olduğu anlaşılmıştır. Yapılan ARDL sınır testi uzun dönem sonuçlarına göre LVIX'deki %1'lik bir artışın LXUHIZ'de %0,289'luk bir azalışa, aynı şekilde LISZLK'deki %1'lik bir artışın endeks üzerinde %1,208'lik bir azalışa sebep olduğu sonucuna ulaşılmıştır. LTUFE'deki %1'lik bir artışın ise endeks üzerinde %1,604'lük bir artışa sebep olduğu analiz edilmiştir. Kısa dönem sonuçlarına bakıldığında ise LVIX'deki ve LTUFE(-2)'deki %1'lik bir artışın LXUHIZ'de sırasıyla %0,098'lik ve %1,097'lik, bir azalışa sebep olmaktadır. LVIX(-2) bakıldığında ise LXUHIZ ile pozitif yönlü olduğu ve LVIX(-2)'deki %1'lik bir artışın endeks üzerinde %0,057'lik bir artışa sebep olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Mürvet Heybeli
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknik analiz göstergeleri ile performans analizi: BIST 30 üzerine bir uygulama

Borsalar, sermayenin tabana yayılması, ülkenin önemli şirketlerine ortak olabilme ve tasarruf sahiplerine birikimlerini değerlendirerek getiri sağlama imkânı sunan organize piyasalardır. Ne var ki bu organize piyasalarda etkin piyasalar hipotezi her zaman geçerli değildir, hipotezde savunulan tüm haber ve bilgi akışlarına tüm tasarruf sahiplerinin aynı anda sahip olabilmesi mümkün olmamaktadır. Benzer şekilde her yatırımcının eşit derecede ekonomi ve şirket bilgilerini yorumlama becerisine sahip olması da beklenmemektedir. Bu durumda tasarruf sahibinin yatırım kararı alabilmesi için önsezi ve mantıktan fazlasına ihtiyaç duyulmuştur. Literatürde ilk örneklerinin 18. yüzyılda (yy.) görüldüğü teknik analiz bu ihtiyacı karşılamak için doğmuştur. Teknik analiz, en sade ifadesiyle geçmiş fiyat ve hacim gibi verilerin grafiklere aktarılarak gelecekteki fiyatların tahmin edilmesidir. Yatırımcı, teknik analiz kullanarak yatırımının zamanına ve vadesine karar verebilmektedir. Buna rağmen yatırımcı teknik analizi uygulamak, göstergelerin verdiği sinyalleri yorumlayabilmek ve buna uygun kararlar alabilmek için bilgi birikimi, deneyim ve disipline ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle bu çalışmada teknik analiz kavramı açıklanarak, günümüz finans piyasalarında piyasa katılımcıları tarafından en sık başvurulan göstergelerden Hareketli Ortalamalar Yakınsama ve Uzaksaması (Moving Average Convergence Divergence – MACD) ile Göreceli Güç Endeksi (Relative Strength Index – RSI) ve literatüre katkı sağlamak amacıyla Hareketli Zarar Kesme (Moving Stoploss – MOST) kullanılarak Borsa İstanbul (BIST) içinde bir uygulaması yapılmıştır. Göstergelerin uygulanması, yorumlanması ve performansı hakkında bilgi verilerek gelecekte bu göstergeleri kullanacak olan yatırımcılara bir temel oluşturması amacıyla hazırlanan çalışmada 01.01.2010 – 31.12.2022 tarihleri arasında BIST 30 endeksi içinde daimi olarak yer alan 18 hisse senedi seçilmiştir. Göstergelerin sağladığı AL-SAT sinyalleri takip edilerek işlem yapıldığında elde edilen getiri performansları, AL-TUT yönteminin sağladığı hisse senedi getirileri performansıyla karşılaştırılmıştır. Seçili hisse senetleri yıllık ve tüm dönemi kapsayacak şekilde analiz edilmiştir. AL-TUT yöntemi en yüksek getiri oranını sağlarken, MACD performansı piyasa getirisini yakınsamış, RSI ve MOST'un performansları ise piyasa getirisinin gerisinde kalmışlardır. Anahtar Kelimeler: Teknik analiz, BIST 30, MACD, RSI, MOST

Mehtap Delioğlu
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kara para aklama üzerine teorik bir inceleme

Ülkelerin siyasi, sosyal ve ekonomik yapı açısından problemlerinden biri haline gelen kara para aklama faaliyetleri son yıllarda artış göstermektedir. Bu çalışmada kara paranın ekonomik, sosyal ve hukuksal açıdan tanımlanması yapılarak, kısaca tarihinden de bahsedilmektedir. Kara paranın, aklanarak ekonomik sistemlere entegre edilme sürecinde izlenen aşamalardan bahsedilmektedir. Ayrıca bu süreç için dünyada kara para aklayıcılarının kullandıkları tespit edilebilen kara para aklama yöntemleri de izah edilmektedir. Daha sonrasında ülkemizde kara parayla mücadele anlamında hukuksal çerçevede atılan adımlar ve kurulan birimler açıklanmaktadır. Kara paranın miktarsal açıdan tespit edilebilmesi adına geliştirilmiş olan Walker ve Unger Modelleri açıklanmaktadır. Son olarak bu modeller ışığında ülkemizdeki kara paranın boyutunun tespitine ilişkin yapılan çalışmalara da yer verilmektedir.

Kara paraKara para aklamaUnger Modeli+1
Abdullah Çulcu
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Banka kredilerinin ekonomik etkileri: Bireysel krediler, KOBİ kredileri ve ticari krediler ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkilerinin analizi

Bankacılık sektörü ekonomik büyüme içinde önemli bir paya sahiptir. Banka kredileri ve ekonomik büyüme arasında çok yönlü ilişki söz konusudur. Günümüzde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ'ler) önemi büyüktür ve giderek artmaktadır çünkü hem dünyada hem Türkiye'deki işletmelerin büyük bir bölümünü KOBİ'ler oluşturmaktadır. Banka kredileri ekonomik büyümeyi desteklerken aynı ilişki tam tersi durum için de geçerlidir. Bu çalışmada banka kredileri ekonomik büyüme arasındaki ilişki test edilmiştir. Çalışmada Türkiye'de 2010 Q1 – 2022 Q4 yılları arasındaki üçer aylık veriler incelenmiştir. Araştırmanın analiz aşamasında banka kredileri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesinde Augmented Dickey Fuller (ADF) ve Phillips Perron (PP) Birim Kök Testleri kullanılmış, nedensellik ilişkisini ve yönünü bulmak için ise Toda- Yamamoto testi kullanılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik testi sonuçlarına göre ekonomik büyüme ile KOBİ kredileri, ticari krediler ve tüketici kredileri arasında nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Bir başka ifadeyle ekonomik büyümenin, bankalar tarafından kullandırılan kredi hacmine etkisi olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Banka Kredileri, Ekonomik Büyüme, Toda-Yamamoto Nedensellik Testi

Fatime Altun
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Finansal teknoloji şirketlerinde sürdürülebilirlik faaliyetlerinin finansal performans üzerindeki etkisinin incelenmesi

Günümüzde işletmelerin sürdürülebilirlik ve finansal performans arasındaki ilişkisi Çevresel, Sosyal ve Yönetişimsel (ÇSY) gibi finansal olmayan ölçütler üzerinden değerlendirerek de açıklanabilmektedir. İşletmeler sürdürülebilirlik göstergelerini kullanarak hem paydaşlarına hem de kendi iç işleyişlerinde sürdürülebilirlik konusunda şeffaflık sağlayan iş modellerini sunabilmektedir. Yatırımcılar, yatırım kararlarında ihtiyaç duydukları finansal ve finansal olmayan bilgileri sürdürülebilirlik raporlarından elde ederek daha etkili kararlar alabilmektedirler. Yatırımcılar açısından ÇSY kriterleri, uzun vadeli planlama yapma ve getilerini korumak amacıyla risklerden kaçınmak konusunda önemli bir alan oluşturmuştur. Finansal teknoloji şirketlerinin (FinTek) finansal performansı ve ÇSY performansları ilişkisine yönelik yapılan çalışmalarda fikir birliğine varılamamıştır. Çalışma alanın yeni olması ve veri temininde yaşanan zorluklardan dolayı az sayıda çalışma olduğu ve bir çalışma boşluğunun olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı FinTek'lerin sürdürülebilirlik göstergeleri olarak adlandırılan ÇSY performanslarının finansal performanslarını nasıl etkilediğini incelemektir. Bu sayede, FinTek'lerin hızla büyüdüğü bir dönemde sürdürülebilirlik ve finansal başarı arasındaki ilişkiyi vurgulamak, iş dünyası, politika yapıcılar ve akademisyenler gibi paydaşlar için değerli bilgiler sunmak büyük önem taşımaktadır. Çalışma 2018-2024 tarihleri arasında ÇSY verilerine sahip Almanya, Amerika, Avusturalya, Brezilya, Çin, Fransa, Holanda, İsviçre ve İngiltere ülkelerinden olmak üzere17 FinTek firması incelenmiştir. Analizde finansal performans göstergeleri olarak muhasebe temelli aktif karlılık oranı ve piyasa temelli Tobin's Q oranları, sürdürülebilirlik göstergeleri olarak ÇSY kombine skor, Ç, S ve Y skorları kullanılarak sekiz model tahmin edilmiştir. Panel standart hatalarını düzelten dirençli tahminci kullanılarak elde edilen tahmin sonuçlarında ÇSY kombine skorun ve sosyal skorun aktif karlılık ve TQ'nun üzerinde pozitif etkisi tespit edilirken, yönetişimsel skorun TQ üzerinde pozitif etkisi olduğu ancak aktif karlılık üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı bulgulanmıştır.

Ayyüce Yalın Mersinpınar
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kripto varlıkların portföy sürecine dahil edilmesinin optimizasyon sonuçları üzerine etkisi: BİST 30 örneği

21. yy. da bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler, finansal piyasaları değiştiren bir süreç başlatmıştır. Bu süreçte ortaya çıkan yeniliklerden biride kripto varlıklardır. Bu varlıklar 2008 yılından itibaren başta Bitcoin olmak üzere günlük hayata girmiş olup ve son yıllarda işlem hacimlerinde önemli ölçüde artışlar yaşanmıştır. Kripto varlıkların, yüksek getiri ve yüksek volatiliteye sahip olması bazı yatırımcılara cazip olurken bazı yatırımcılar içinse uzak durmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, portföy çeşitlendirilmesinde kripto varlıkların kullanılabilirliği ve bu doğrultuda portföy performansı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bulanık Doğrusal Programlama Modelinin kullanıldığı çalışmada, BİST 30'da yer alan pay senetleri ile analiz dönemi itibariyle en yüksek işlem hacmine sahip beş kripto varlık olan Bitcoin, Ethereum, Ripple, Litecoin ve Monero'nun 04 Eylül 2016 – 26 Haziran 2022 tarihleri arasında ki haftalık verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada; iki farklı portföy oluşturulmuştur. İlk portföy optimizasyonun da sadece BİST 30'da yer alan pay senetleri kullanılmış, ikincisin de ise, BİST 30'da yer alan pay senetleri ve analize konu olan kripto varlıklar kullanılmıştır. Optimizasyon sonucunda sadece BİST 30'da yer alan pay senetlerinin kullanılarak elde edilen optimal portföyün getirisi ve riskinin BİST 30 ve kripto varlıklarından oluşan optimal portföyün getirisi ve riskine göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, kripto varlıkların portföy performansı ve çeşitlendirilmesi açısından iyi bir yatırım aracı olabilecekleri ve portföy performansı üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: BİST 30, Kripto Varlıklar, Doğrusal Programlama Modeli, Portföy Optimizasyonu.

Borsa İstanbulDoğrusal programlamaKripto varlık+3
Beşire Koca
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gölge bankacılık ve 2008 küresel krizi üzerine etkisi

Küreselleşme kavramı özellikle 1970'li yıllardan itibaren önem kazanan ve ülke ekonomilerinin birbirine bağımlılığını arttıran bir unsur olarak görülmektedir. Küreselleşme ile birlikte finansal piyasalarda rekabetin de arttığı görülmektedir. Artan rekabet ortamında karlılık düzeylerini arttırmak amacında olan finansal kuruluşlar yeni yöntemlere başvurmuşlardır. Bu yöntemlerin sonucu olarak ortaya çıkan gölge bankacılık sistemi, geleneksel bankacılık sisteminden farklı yasal düzenlemelere ve yöntemlere sahip olan, bilanço dışı işlemlere dayanan, kar odaklı bir sistemdir. Bu çalışmada küreselleşme süreci ve beraberinde getirdiği yeniliklerden biri olarak ortaya çıkan gölge bankacılık sistemi, bu sistemin geleneksel bankacılık sistemi ile olan ilişkisi ve 2008 yılında yaşanan küresel krize olan etkilerinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır.

Bankacılık sistemiFinansal piyasalarGölge bankacılık+3
Yunus Güngör
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de hanehalkı tasarruf tercihlerini etkileyen faktörler

Hanehalkı tasarrufları gelişmekte olan ülkelerdeki (GOÜ) yatırımların finansmanı kapsamında önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Hanehalkı tasarrufları daha yüksek ekonomik büyümede itici bir güce sahiptir. GOÜ'ler yerel yatırım gereksinimlerini finanse edebilmek amacıyla çoğunlukla sermaye ya da uluslararası bir borçluluk şeklinde yabancı tasarruflara bağımlı haldedir. Bu çalışmanın temel amacı, ülkemiz gibi GOÜ'ler için ekonomik ilerlemede önemli bir unsur olan hanehalkı tasarrufunu etkileyen faktörleri belirlemek ve elde edilen bulgularla ilgili karar vericilere politika önerileri sunmak ve eylemlerini belirlemeleri yönünden yol gösterici olmaktır. Çalışmada demografik ve ekonomik faktörlerin tasarrufa etkisini belirleyebilmek amacıyla lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Tez çalışmasında Türkiye İstatistik Kurumu Hanehalkı Bütçe Araştırmasının 2019 yılı verileri kullanılmıştır. Analiz sonucunda hanehalkı tasarruflarına etki eden faktörler içerisinde en önemli demografik değişkenlerin yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi olduğu; ekonomik değişkenler içerisinde ise yıllık kullanılabilir gelir, mülk ve araç sahipliği olduğu tespit edilmiştir. Bulguların literatürdeki diğer çalışmalardan farkı ise hanehalkı reislerinin tasarruf tercihleri ile ilgili davranış biçimleri hakkında karar vericilere politika ve faaliyetlerini belirlemeleri açısından yol gösterici fikirler sunulmuştur.

EkonomiEkonomik büyümeHanehalkı tasarruf tercihleri+2
Tuğçe Özkan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarruf ve borç davranışlarına dijital bankacılık etkileri: Türkiye örneği

Bir birey kişisel bir tasarruf gerçekleştirdiğinde finansal güvence elde etmesinin yanında ülke ekonomilerinde büyümenin dinamiklerini oluşturan yatırımlara da katkı sağlar. Öte yandan bireylerin borçlanma olanakları ise ülke ekonomileri için gerekli olan yatırım fırsat ve çeşitliliği üzerinde önemli bir etkendir. Bu açıdan bireylerin tasarruf ve borç davranışları, tasarruf eğilimleri ve tüketim kalıplarının belirlenmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Ayrıca tasarruf ve borç davranışları hanehalklarının sosyoekonomik, demografik ve kültürel yapıları gibi çeşitli faktörlerden etkilenebilir. Fon arz ve talep edenlerin temel buluşması noktası olan finansal sistem içerisinde en önemli yapı taşlarından birini oluşturan bankalar ise bireylere çeşitli finansal ürün ve hizmetler sunmaktadır. Teknolojik yeniliklerle beraber son birkaç on yıl içerisinde bankacılık sisteminin değişmez parçalarından birisi haline dönüşen dijital bankacılığında bahsi geçen diğer faktörlerle beraber bireylerin tasarruf ve borç davranışları üzerinde çeşitli etkileri olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda tasarruf ve borç davranışlarına dijital bankacılığın etkilerini araştırmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye örneklemi için 2017 Global Findex veri seti ve logit model kullanılarak analiz yapılmıştır. Çalışmanın önemli bulgularına bakıldığında dijital bankacılığın neredeyse tüm tasarruf/borç ve tasarruf/borç alt seçenekleri üzerinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. Böylece hanehalkı tasarruf ve borç davranışları üzerinde diğer ilgili faktörlerin yanında dijital bankacılık özelinde olmak üzere yeni ve çeşitli finansal yöntemlerin de etkili olduğu söylenebilir.

BorçlanmaBorçlulukFinansal borçlanma+7
Gökhan Özbilge
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katılım bankalarının Türkiye ekonomisi üzerine etkileri

Ekonomik büyüme ülkeler için önemli bir kavramdır. Ekonomik büyümenin seneler içerisinde istatistiki olarak artmasından ziyade bu durumun istikrarı daha çok önem arz etmektedir. Ülkeler ekonomileri için karar vericilerin almış ve uygulamış olduğu politikalarda son yıllarda finansal piyasalara daha da ağırlık vermeye başlamışlardır. Finansal piyasaların vazgeçilmez unsurları olan bankaların da burada doğrudan etkileri bulunmaktadır. Son yıllarda yaşanan makro ve mikro çaplı krizlerin temel sebepleri arasında finansal piyasaların etken olması buradaki ağırlığın artmasında etkili olmaktadır. Finansal piyasalar içerisinde ise Katılım Bankaları son 20-25 yıl içerisinde Müslümanların ağırlıkta olduğu yerlerde etkin olmakla birlikte ve azınlıkta olduğu yerlerde dahi faal olmaktadırlar. Ülke ekonomileri için kaynakların etkin bir şekilde kullanılması ve atıl olarak kalan fonların ekonomiye aktarılması önem arz etmektedir. Araştırmada Türkiye örneği üzerinde 2010 ve 2020 yılları çeyreklik veriler baz alınarak Johansen Eş Bütünleşme testi ve Granger Nedensellik testleri uygulanmıştır. Katılım Bankalarında kullandırılan finansmanlar, vadeli ve vadesiz mevduatlar, toplam varlıklar ülke ekonomisinde temel gösterge olarak alınan Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYİH) ile karşılaştırılmıştır. Uygulanan testler sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli eş bütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Nedensellik testleri sonucunda da kredilerden GSYİH'ya doğru tek yönlü nedensellik, GSYİH ve kredilerden mevduatlara yönlü de tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir.

BankalarEkonomiEkonomik büyüme+3
Ahmet Körüklü
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00