Yıldız Technical University
Discipline

Department of Mathematical Engineering

Yıldız Technical University

96

Archived Theses

6

DOIs Assigned

6%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Hiperbolik ve yarı-hiperbolik uzaylarda sonlu tipten genelleştirilmiş Gauss tasvirine sahip alt manifoldlar

Öklid uzaylarında sonlu tipten alt manifoldlar kavramı 1970'lerin sonlarında B.-Y. Chen tarafından verilmiştir. Öklid veya yarı-Öklid uzaylarında kompakt bir Riemann alt manifoldunun yer vektörü, alt manifold üzerinde metrik tarafından indirgenen Laplace operatörünün sonlu sayıda özvektörlerinin toplamı olarak yazılabiliyorsa, alt manifolda sonlu tipten bir alt manifold denir. Bu özvektörler, Laplace operatörünün $k$ tane ayrık özdeğerine karşı geliyorsa alt manifolda $k$-tipinden bir alt manifold denir. Öklid ve yarı-Öklid uzaylarında sonlu tipten alt manifoldlarının sınıflandırılması ve karakterizasyonu ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmıştır. Daha sonra, sonlu tipten alt manifold kavramı, kompakt manifoldlardan Öklid uzayı veya yarı-Öklid uzayı içine tanımlanan düzgün tasvirlere, özellikle alt manifoldların Gauss tasvirlerine genişletilmiştir ve sonlu tipten Gauss tasvirine sahip alt manifoldların sınıflandırılması ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Küresel bir alt manifold aynı zamanda Öklid uzayının bir alt manifoldu olduğundan, küresel alt manifoldlar için Gauss tasviri, klasik Gauss tasvirinden farklı değildir ve Obata küresel alt manifoldların Gauss tasvirinde değişiklik yaparak genelleştirilmiş (küresel veya hiperbolik) Gauss tasvirini tanımlamıştır. $\textbf{x}: M^n \rightarrow \widetilde M^m$, $n$-boyutlu yönlendirilebilir bir $M^n$ Riemann manifoldundan, $m$-boyutlu bir $\widetilde M^m$ uzay formuna izometrik bir daldırma olmak üzere, $M^n$ manifoldunun her $p$ noktasını, $\textbf{x}(p)$ noktasında $\textbf{x}(M^n)$ manifolduna teğet olan $\widetilde M^m$ manifoldunun bir $n$-boyutlu tümden jeodezik uzayına götüren tasvire Obata anlamında genelleştirilmiş Gauss tasviri denir. $\widetilde M^m$ manifoldunun $\mathbb S^{m}(1)$ birim küresi (ya da $\mathbb H^{m}(-1)$ hiperbolik uzay) olması durumunda genelleştirilmiş Gauss tasvirine küresel Gauss (ya da hiperbolik Gauss) tasviri denir. Son zamanlarda, sonlu tipten küresel (veya hiperbolik) Gauss tasvirine sahip küresel (veya hiperbolik) alt manifoldların bazı sınıflandırılması ve karakterizasyonu yapılmıştır. Bu çalışmada, hiperbolik ve yarı-hiperbolik uzayların sonlu tipten genelleştirilmiş Gauss tasvirine sahip alt manifoldları incelenmiştir. İlk olarak, yarı-hiperbolik uzayların alt manifoldları için Obata anlamında genelleştirilmiş Gauss tasviri tanımlanmıştır. Ardından, hiperbolik ve yarı-hiperbolik uzaylarda sonlu tipten hiperbolik ve yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip alt manifoldların bazı karakterizasyonları verilmiş ve sınıflandırılması yapılmıştır. Tezin birinci bölümünde, literatür araştırmasına yer verilmiştir. Bugüne kadar yapılmış olan çalışmalar ve içerikleri açıklanmıştır. Ayrıca, tez çalışmasında elde edilen sonuçlar özetlenmiştir. İkinci bölümde, tez çalışmasında kullanılan bazı temel tanımlar ve denklemler yarı-Riemann manifoldlarının yarı-Riemann alt manifoldları düşünülerek verilmiştir. $n$-boyutlu, $t$ indeksli ve yönlendirilebilir bir $M^n_t$ yarı-Riemann manifoldundan $\mathbb{E}^m_s$ yarı-Öklid uzayına tanımlanmış bir daldırma için klasik Gauss tasvirinden bahsedilmiştir. Üçünde bölümde ise, ilk olarak Obata anlamında Gauss tasviri detaylı olarak açıklanmıştır. Obata anlamında Gauss tasviri kullanılarak hiperbolik ve yarı-hiperbolik Gauss tasvirleri tanımlanmıştır. Ayrıca, yarı-hiperbolik Gauss tasvirinin Laplace operatörü hesaplanmıştır. Son olarak, $M^n_t$ yarı-Riemann manifoldundan $\mathbb{E}^m_s$ yarı-Öklid uzayı içine tanımlanmış sonlu tipten düzgün bir tasvir için minimal polinom kriteri verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde, hiperbolik uzaylarda sonlu tipten hiperbolik Gauss tasvirine sahip alt manifoldlar incelenmiştir. Bu bölüm iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, hiperbolik uzaylarda 1-tipinden hiperbolik Gauss tasvirine sahip alt manifoldlar için bir karakterizasyon verilmiştir. $\mathbb{H}^{n+1}(-1)$ hiperbolik uzayı içinde tümden jeodezik $\mathbb{H}^{n}(-1)$ hiperbolik uzayının 1-tipinden hiperbolik Gauss tasvirine sahip yegane minimal izoparametrik hiperyüzey olduğu gösterilmiştir. $\mathbb{H}^{m-1}(-1)\subset \mathbb{E}_1^m$ hiperbolik uzayı içindeki bir yüzeyin 1-tipinden hiperbolik Gauss tasvirine sahip olması için gerek ve yeter koşullar elde edilmiştir. Ayrıca, $\mathbb{H}^{m-1}(-1)\subset \mathbb{E}_1^m$ hiperbolik uzayı içinde spektral açılımında sıfırdan farklı sabit terimi olan 1-tipinden hiperbolik Gauss tasvirine sahip alt manifoldlar sınıflandırılmıştır. İkinci kısmında ise, hiperbolik uzaylarda 2-tipinden hiperbolik Gauss tasvirine sahip uzaysal hiperyüzeylerin bir karakterizasyonu verilmiştir. $\mathbb{H}^{n+1}(-1)$ hiperbolik uzayı içinde bir horohiperkürenin biharmonik Gauss tasvirine sahip olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, bu bölümde, 3-boyutlu hiperbolik uzayın tümden ombilik olmayan, sıfırdan farklı sabit ortalama eğrilikli 2-tipinde hiperbolik Gauss tasvirine sahip yüzeyleri sınıflandırılmıştır. Son bölümde ise, yarı-hiperbolik uzaylarda sonlu tipten yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip alt manifoldlar incelenmiştir. Bu bölüm, iki kısımdan oluşmaktadır İlk kısımda, $\mathbb{H}_s^{m-1}(-1)\subset \mathbb{E}^m_{s+1}$ yarı-hiperbolik uzayında 1-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip yarı-Riemann alt manifoldlar için gerek ve yeter koşullar verilmiştir. $\mathbb{H}_2^{m-1}(-1)\subset \mathbb{E}^m_{3}$ yarı-hiperbolik uzayı içinde maksimal yüzeyler için sınıflandırma yapılmıştır. Ayrıca, $\mathbb{H}_1^{4}(-1)\subset \mathbb{E}^5_{2}$ yarı-hiperbolik uzayı içinde ışıksal ortalama eğrilik vektörüne sahip uzaysal ve 1-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip yüzeyler sınıflandırılmıştır. Bununla birlikte, $\mathbb{H}_s^{m-1}(-1)\subset \mathbb{E}^m_{s+1}$ yarı-hiperbolik uzayı içinde $n$-boyutlu $t$ indeksli, ışıksal olmayan ortalama eğrilik vektörüne sahip ve yönlendirilebilir bir $M^n_t$ yarı-Riemann manifoldunun spektral açılımında sıfırdan farklı sabit terimi olan 1-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip olması için gerek ve yeter koşullar belirlenmiştir. İkinci kısımda ise, indeksi 1 ya da 2 olan yarı-hiperbolik uzaylarda 2-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip uzaysal alt manifoldlar araştırılmıştır. $\mathbb{H}_1^{n+1}(-1)$ yarı-hiperbolik uzayı içinde uzaysal, sıfırdan farklı sabit ortalama eğrilikli bir hiperyüzeyin 2-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip olması için gerek ve yeter koşullar verilmiştir. $\mathbb{H}_1^{3}(-1)\subset \mathbb{E}^4_{2}$ yarı-hiperbolik uzayın tümden ombilik olmayan, sıfırdan farklı sabit ortalama eğrilikli, 2-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip uzaysal yüzeyleri sınıflandırılmıştır. Ayrıca, hiperbolik Veronese yüzeyinin 2-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip olduğu gösterilmiştir. Son olarak, tamamen $\mathbb{H}^{4}_2(-1)\subset\mathbb{H}^ {m-1}_2(-1)$ yarı-hiperbolik uzayı içinde uzaysal maksimal, 2-tipinden yarı-hiperbolik Gauss tasvirine sahip yegane yüzeyin hiperbolik Veronese yüzeyi olduğu ispatlanmıştır.

Rüya Şen
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Fundamental lattice solitons in Davey Stewartson systems

Nonlinear wave problems are of wide physical and mathematical interest and arise in a variety of scientific fields such as nonlinear optics, fluid dynamics, plasma physics, etc. The solutions of the governing nonlinear wave equations often exhibit important phenomena, such as stable localized waves (e.g., solitons) or self-similar structures and wave collapse (i.e., blow-up) where the solution tends to infinity in finite time or at finite propagation distance. Recently, wave collapse and the role of ground-state on global-existence theory are investigated for the Nonlinear Schr\"odinger equation (NLSE) with Mean Terms (NLSM or Davey Stewartson Systems). It is found that NLSM collapse can be arrested by small nonlinear saturation. Another way of arresting wave collapse is adding an external potential (lattice) to the governing equation (model). In recent years, there has been considerable interest in the study of solitons that are generated by the NLSE with various type external lattices, in particular those that can be generated in nonlinear optical materials. On the other hand, NLSM systems with additional external potentials have not been studied in current literature yet. NLSM system with an external potential is given by \begin{equation} \label{} \begin{split} iu_z + \frac{1}{2}\Delta u + \left| u \right|^2 u-\rho\phi u-V(x,y)u = 0, \\ \phi_{xx}+\nu\phi_{yy}=(\left| u \right|^2)_{xx}. \end{split} \end{equation} where $u$ corresponds to the field associated with the first-harmonic, $\phi(x,y,t)$ corresponds to the mean field, $\rho$ and $\nu$ are real constants that depend on the physical parameters, and $V(x,y)$ is an external optical potential. The NLSE can be obtained from the NLSM system by simply setting $\rho=0$. The external optical potential $V(x,y)$ can be written as the intensity of a sum of phase-modulated plane waves \begin{equation} \label{} V(x,y)=\frac{{V_0 }}{{N^2 }}\left| {\sum\limits_{n = 0}^{N - 1} {e^{i(k^n_xx+k^n_yy)} } } \right|^2 \end{equation} where $V_0>0$ is constant and corresponds to the peak depth of the potential, i.e., $V_0=max_{x,y}V(x,y)$, $(k^n_x, k^n_y)=[K cos(2\pi n/N),K sin(2\pi n/N)]$ is a wave vector. The potentials for $N=2, 3, 4, 6$ yield periodic lattices that correspond to standard $2D$ crystal structures, whereas $N=5, 7$ correspond to quasicrystals. The lattice-free medium can be obtained by setting $V_0=0$. In this dissertation, we aim to investigate the existence and stability properties of solitons in the (2+1)-dimensional NLSE and NLSM system with various types of external lattices. Chapter 2 describes the derivation of the NLSE and NLSM system by asymptotic methods. In Chapter 3, a numerical algorithm which is a modification of Spectral Renormalization (SR) method is given at the beginning. This algorithm will be used on each stage of the study to compute solutions of the models (NLSE and NLSM systems). Then, numerical methods for investigating the stability properties of solitons are explained. Chapter 4 is dedicated to the fundamental and dipole solitons in the NLSM systems. First we demonstrate the existence of solitons and, examine the stability properties of these solitons in the lattice-free medium. Then, we explain the effect of a periodic external potential as a collapse arrest mechanism in the NLSM system. The results of this part are considered as the main contribution to the thesis. Chapter 5 includes the multi-humped structures (dipoles and vortices) obtained in the NLSE with defective lattices. The NLSE is a special form of NLSM system. Therefore, understanding the dynamics of dipoles and vortices in the NLSE can be considered as a fundamental step for the NLSM systems. In Chapter 6, we present the fundamental and dipole solitons in the NLSM systems with a vacancy defect in the light of Chapter 5. Solitons in defective lattices have a significant importance in nonlinear science, this part of the study helps us to understand the effects of defects on the soliton properties in the NLSM systems. Chapter 7 deals with the existence and stability properties of fundamental solitons in the (2+1)-dimensional NLSE with a defective $\mathcal{PT}$-Symmetric external potential. Results of this dissertation are summarized in Chapter 8 where also a few ideas are outlined to further extend the research in this area.

Electromagnetic wavesRobust stabilitySchrödinger equation
Mahmut Bağcı
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Intersection graphs of finite groups

Let $G$ be a group. The intersection graph $\Gamma(G)$ of $G$ is an undirected graph without loops and multiple edges defined as follows: the vertex set is the set of all proper non-trivial subgroups of $G$, and there is an edge between two distinct vertices $X$ and $Y$ if and only if $X\cap Y\neq 1$ where $1$ denotes the trivial subgroup of $G$. The purpose of this thesis is to study the intersection graphs of finite groups. Particular emphasis was put on the graph theoretical invariants of those objects. In general, two non-isomorphic groups may have isomorphic intersection graphs. However, finite abelian groups can almost be distinguished by their intersection graphs. We prove that for any two abelian groups $A$ and $B$, their intersection graphs are isomorphic if and only if (i) the product of the non-cyclic Sylow subgroups of $A$ is isomorphic to the product of the non-cyclic Sylow subgroups of $B$, and (ii) exponents of the orders of the cyclic Sylow subgroups of $A$ and of $B$ are equal up to a permutation. We classified all finite groups whose intersection graphs are planar. There are a few abelian groups with planar intersection graphs and the only non-abelian nilpotent groups with planar intersection graph are the dihedral group $D_8$ of order eight and the quaternion group $Q_8$. The rest of the list consists of some semi-direct products. In particular, there is no non-solvable group whose intersection graphs is planar. By Kuratowski's Theorem a graph is planar if and only if it does not contain the complete graph $K_5$ over five vertices and the complete bipartite graph $K_{3,3}$ as a minor. We further determine the finite groups whose intersection graphs contains a $K_5$ but not $K_{3,3}$ as a subgraph. We studied the connectivity of intersection graphs of finite groups. Intuitively, intersection graphs should be highly connected graphs and if there are some examples of such graphs with `low' connectivity, they must be exceptional. We classified finite solvable groups whose intersection graphs are not $2$-connected and finite nilpotent groups whose intersection graphs are not $3$-connected.

Selçuk Kayacan
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessEN

Pseudosymmetric locally conformal Kaehler manifolds

Many particular classes of almost Hermitian manifolds have been intensively studied. Among them, almost Hermitian manifolds whose metric is globally conformal to an almost Kaehler metric have been also encountered. But, obviously, these manifolds have the same topological properties like the almost Kaehler manifolds. Therefore, it is interesting to study almost Hermitian manifolds which are only locally conformal to an almost Kaehler manifold. The notion of a locally conformal Kaehler manifold (l.c.K-manifold) in a Hermitian manifold has been introduced by I. Vaisman in 1976. After that T. Kashiwada has determined a necessary and sufficient condition that a Hermitian manifold is an l.c.K-manifold by using the tensor equation and introduced the curvature tensor of an l.c.K-manifold with a constant holomorphic sectional curvature (an l.c.K-space form). Furthermore, T. Kashiwada and K. Matsumoto gave some properties about such a manifold. Then we can see a lot of papers about these manifolds and its submanifolds. In this thesis, some properties of l.c.K-manifolds, l.c.K-space forms and submanifolds of an l.c.K-space form are presented. Furthermore, we state some results on pseudosymmetric and Ricci-pseudosymmetric l.c.K-space forms. Walker type identities on l.c.K-space forms and Roter type l.c.K-space forms are studied. Finally the Bochner curvature tensor on l.c.K-space forms are studied.

Differential geometry
Pegah Mutlu
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Heterojen bir tabakada nonlineer SH dalgaları

Bu tez çalışmasında; düzgün kalınlıklı, izotrop, hiperelastik malzemeden oluşan rijit bir cisim üzerine oturtulmuş bir tabakada nonlineer SH (Shear Horizontal) dalgalarının yayılımı problemleri incelenmiştir. Problemlerden ilkinde ortam homojen, ikincisinde ortam heterojen olarak ele alınmıştır. Problemler çözülürken çoklu ölçekler yöntemi kullanılmıştır. Her iki problemde de nonlineer SH dalgalarının self modülasyonun, NLS (Nonlineer Schrödinger) denklemi ile karakterize edilebileceği gösterilmiştir ve NLS denkleminin literatürden bilinen çözümlerinden yararlanılarak, bright yada dark solitonların varlığından bahsedilmiştir.

Dilek Demirkuş
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessEN

Lattice solitons in cubic-quintic media

Solitons are localized nonlinear waves and occur in many branches of physics. Their properties have provided fundamental understanding of complex nonlinear systems. There has been considerable interest in studying solitons in lattices that can be generated in nonlinear optical materials. In nonlinear optics, the propagation of electromagnetic waves in photorefractive materials with intrinsic nonlinear resonance can be modelled by the nonlinear Schrödinger (NLS) equation containing both cubic and quintic terms. Recently, particular attention is drawn to nonlinear waves in parity-time (PT) symmetric potentials. In this thesis, the existence and stability properties of optical solitons on periodic and certain PT-symmetric lattices are investigated. The governing equation for the physical model is the cubic-quintic nonlinear Schrödinger (CQNLS) equation with an external potential: i u_z + Delta u + alpha |u|^2 u + beta |u|^4 u + V u = 0 . Here, u corresponds to the complex-valued, slowly varying amplitude of the electric field in the x (or xy) plane propagating in the z-direction, Delta u corresponds to diffraction, V is an external optical potential (i.e. lattice), alpha and beta are coefficients of the cubic and quintic nonlinearities, respectively. First, solutions to the CQNLS equation with two dimensional periodic potential V_N for N=4 V_N(x,y)= ... , one dimensional PT-symmetric potential V_PT(x)= ... and two dimensional PT-symmetric potential V_PT(x,y)= ... are obtained analytically whenever possible. Then, numerical solutions are calculated by means of the 'Spectral Renormalization Method' or 'Pseudo-Spectral Renormalization Method'. It is observed that the numerical solutions are in good agreement with the analytical solutions. Next, the stability properties of the obtained solitons are investigated. Linear stability analysis is conducted by linear spectrum analysis and linear evolution, whereas nonlinear stability analysis is conducted by nonlinear evolution. A split-step Fourier method is used for both evolutions.

Nonlinear differential equationsNonlinear opticsFourier method+4
İzzet Göksel
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sonlu tipten alt manifoldlar ve Gauss tasvirleri

Euclid uzayında sonlu tipten alt manifold tanımı ilk kez 1970'li yılların sonlarına doğru B.-Y. Chen tarafından ortaya atılmıştır. Başlangıçta, Euclid uzayında kompakt manifoldların toplam ortalama eğrilikleri için en iyi tahmini yapabilmek ve Euclid uzayının alt manifoldlarına ait derece kavramını tanımlayabilmek için ortaya atılan bu kavram zaman içinde aktif bir araştırma alanı haline gelmiştir. Daha sonra sonlu tipten kavramı, Euclid veya yarı--Euclid uzayının alt manifoldları üzerinde tanımlı diferansiyellenebilir tasvirlere genişletilmiştir. Bu tez çalışması boyunca, yarı--Euclid uzayında bazı dönme matrisleri altında değişmez kalan dönel yüzeylerden Gauss tasviri noktasal 1--tipinden olanların ve yarı--küresel Gauss tasviri sonlu tipten olan yarı--kürenin yarı--Riemann alt manifoldlarının sınıflandırması ve karakterizasyonu yapılacaktır. Bu tezin içeriği ve elde edilen sonuçlar kısaca aşağıdaki şekilde verilebilir: Birinci bölümde, tez çalışmasının konusu üzerine bir giriş yapılmış ve sonlu tipten teorisi ve noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip alt manifoldlar ile ilgili literatürde yer alan çalışmalardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde, tez çalışmasına temel oluşturacak kavramlardan ve teoremlerden bahsedilmiştir. Konu ile ilgili alt yapı bu bölümde yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise, yarı--Euclid uzayının bazı dönel yüzeylerinden bahsedilmiştir. Bu yüzey ailelerinden noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip olanlarla ilgili sınıflandırma ve karakterizasyon teoremleri elde edilmiştir. Bu bölüm üç alt bölümden oluşmaktadır. İlk olarak, E^4_1 Minkowski uzayında profil eğrisi 2--boyutlu zamansal düzlem içinde kalan zamansal dönel yüzeyler üzerine çalışılmıştır. Bu dönel yüzeyler çift dönmeli dönel yüzey olarak isimlendirilmiştir. Çift dönmeli zamansal dönel yüzeylerden birinci çeşit veya ikinci çeşit noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip olanlar sınıflandırılmıştır. İkinci kısımda, E^4_1 Minkowski uzayında iki boyutlu dönme eksenine sahip bazı özel dönmeler üzerinde çalışılmıştır. Eliptik, hiperbolik ve parabolik olmak üzere üç çeşit dönel yüzey incelenmiştir. Bu bölümde elde edilen sonuçlar yüzeyin uzaysal veya zamansal olmasına göre ayrılmıştır. Eliptik ve hiperbolik tipten düz uzaysal dönel yüzeylerden noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip olanlar sınıflandırılmıştır. Daha sonra, parabolik tipten düz uzaysal dönel yüzeylerden harmonik Gauss tasvirine sahip olanlar belirlenmiştir ve E^4_1 Minkowski uzayında ikinci çeşit noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip, parabolik tipten düz uzaysal bir dönel yüzey olmadığı gösterilmiştir. Benzer şekilde, sınıflandırma ve karakterizasyon teoremleri eliptik, hiperbolik ve parabolik tipten düz zamansal dönel yüzeyler için elde edilmiştir. Ancak, E^4_1 Minkowski uzayında parabolik tipten düz zamansal bir dönel yüzeyin noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip olamayacağı sonucu bulunmuştur. Son olarak, profil eğrisi 2--boyutlu düzlem içinde kalan ve E^4_2 yarı--Euclid uzayının bazı dönmeleri altında değişmez kalan dönel yüzeyler incelenmiştir. Bu dönel yüzeylerden sıfır ortalama eğriliğe sahip olanlar sınıflandırılıktan sonra, Gauss tasviri noktasal 1--tipinden olanlar üzerine çalışılmıştır. E^4_2 uzayının bu şekilde tanımlanan dönel yüzeylerinden yarı--ombilik olanlar belirlenmiştir. Bu dönel yüzeylerden noktasal 1--tipinden Gauss tasvirine sahip olanlar sınıflandırılmıştır. Dördüncü bölümde, yarı--kürenin sonlu tipten yarı--küresel Gauss tasvirine sahip yarı--Riemann alt manifoldları incelenmiştir. Bu bölüm üç alt bölümden oluşmaktadır. İlk olarak, harmonik yarı--küresel Gauss tasvirine sahip yarı--kürenin yarı--Riemann alt manifoldları için karakterizasyon teoremi elde edilmiştir. Özel olarak, yarı--kürenin uzaysal ve Lorentziyen yüzeyleri için sınıflandırma yapılmıştır. Daha sonra, yarı--kürenin 1--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip yarı--Riemann alt manifoldları için sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırma yarı--küresel Gauss tasvirinin spektral açılımının sıfırdan farklı sabit terimi içerip içermemesine göre incelenmiştir. S^{m-1}_s yarı--küresinin bir yarı--Riemann alt manifoldunun spektral açılımında sabit terimi sıfır olan 1--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip olması için gerek ve yeter koşul, bu yarı--Riemann alt manifoldunun skaler eğriliğinin sabit, normal konneksiyonun düz ve S^{m-1}_s yarı--küresi içinde ortalama eğrilik vektörünün sıfır olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Yarı--kürenin herhangi boyutlu ve indeksli bir yarı--Riemann alt manifoldu için yukarıda verilen karakterizasyon teoreminden sonra özel olarak, yarı--kürenin uzaysal ve Lorentziyen yüzeylerinden yarı--küresel Gauss tasviri 1--tipinden olanlar sınıflandırılmıştır. Spektral açılımında sıfırdan farklı sabit terim içeren 1--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip yarı--Riemann alt manifoldları üzerine çalışılmıştır ve bu sınıflandırma yarı--Riemann alt manifoldunun ortalama eğrilik vektörünün karakterine göre iki ayrı teoremde ifade edilmiştir. Ayrıca, S^{n+1}_s yarı--küresinin tümden ombilik düz bir hiperyüzeyinin, yani, yarı--horohiperkürenin, biharmonik yarı--küresel Gauss tasvirine sahip olduğu gösterilmiştir. Son kısımda, yarı--kürenin 2--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip olan yarı--Riemann alt manifoldları incelenmiştir. İlk olarak, S^4_s yarı--küresi içinde ortalama eğrilik vektörü sıfır olan bir yüzey için yarı--küresel Gauss tasvirinin ikinci Laplasiyen ifadesi hesaplanmıştır. S^4_2 yarı--küresi içinde sıfır ortalama eğrilik vektörüne sahip, yönlendirilmiş Lorentziyen bir yüzeyin 2--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip olabilmesi için gerek ve yeter koşulun bu yüzeyin Gauss eğriliğinin K=1/3 ve normal eğriliğinin |K^D|=2/3 olması gerektiği ispatlanmıştır. Bu ifadeye örnek olarak, Lorentziyen Veronese yüzeyi verilmiştir. S^4 küresi içinde 2--tipinden küresel Gauss tasvirine sahip yegane yüzey Veronese yüzeyi iken, S^4_2 yarı--küresi içinde Lorentziyen Veronese yüzeyinden başka 2--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip yüzey ailelerinin var olduğu sonucu elde edilmiştir. Daha sonra yarı--Riemann manifoldlarının yarı--Riemann hiperyüzeyleri üzerine çalışılmıştır. Köşegenleştirilebilen şekil operatörüne sahip, yani, has yarı--Riemann hipeyüzeylerin 2--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip olması için gerek ve yeter koşul elde edilmiştir. S^3_1 de Sitter uzayının has yüzeylerinden 2--tipinden yarı--küresel Gauss tasvirine sahip olanlar sınıflandırılmıştır. Lorentziyen yüzeylerin şekil operatörlerinin köşegenleşmek zorunda olmaması, Riemann'da karşılığı olmayan, örneğin B--scroll ve kompleks çemberler gibi, bazı yüzey ailelerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu çalışmada ise, S^3_1 de Sitter uzayı içindeki B--scroll yüzeyinin yarı--küresel Gauss tasviri sıfırlı 2--tipinden olduğu gösterilmiştir.

Burcu Bektaş
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yarı simetrik konneksiyonlu Riemann uzaylarının konform eğrilik tensörleri

Tezde yarı simetrik konneksiyonlu Riemann manifoldları incelenmiştir. Birinci bölümde Riemann uzayına ait temel tanımlara yer verilmiştir. Riemann manifolduna ait eğrilik tensörünün konform dönüşüm altında nasıl değiştiği incelenmiştir. İkinci bölümde yarı simetrik metrik konneksiyonlu Riemann manifoldundan bahsedilmiştir. Bu manifolda ait konneksiyon katsayısının tekliği ispatlanmış ve bu manifolda ait eğrilik tensörü hesaplanmıştır.Devamında ise bu eğrilik tensörüne ait özelliklerden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde yarı simetrik metrik konneksiyonlu Riemann manifoldunun konform dönüşüm altında sahip olduğu konneksiyon katsayısı verilmiştir ve bu konneksiyona göre yeni eğrilik tensörü elde edilmiştir. Buradan yarı simetrik konneksiyonlu Riemann manifoldunun sağladığı bazı denklemler verilmiş ve bunlar ispatlanmıştır.

Sena Kaçar
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Stokastik diferansiyel denklemlerin bazı tıp ve finans problemlerine uygulanması ve nümerik çözümleri

Bu tez çalışmasında çözümü stokastik süreçler olan stokastik diferansiyel denklemler konusu ve uygulama alanları incelenmiştir. Stokastik diferansiyel denklemlerin varlık tekliklerinden bahsedilip, analitik ve nümerik çözüm yöntemleri anlatıldıktan sonra, ilgili nümerik yöntemlerin kararlılık analizleri üzerinde durulmuştur. Uygulamalar kısmında stokastik diferansiyel denklemler, iki önemli konu olan tümör büyümesi ve hisse senedi tahminleri için kullanıldı. İlk uygulama olarak, 01.01.2005- 01.01.2015 tarihleri arasındaki YAHOO hisse senedi fiyatları, finansal bir stokastik diferansiyel denklem modeli olan Black-Scholes modeli ile yaklaşık olarak hesaplandı. İkinci bir uygulama olarak ise paratiroid tümörünün insan vücudundaki davranışı ve büyümesi üzerine çalışıldı. Bunun için öncelikle Gompertz model tanımlandı ve literatürdeki 41 gerçek hasta üzerinden paratiroid kanserinin zamana göre değişimi deterministik olarak incelendi. Daha sonra hastalar üzerinden elde edilen veriler ile, stokastik modeldeki difüzyon katsayısı belirlendi ve bu katsayı kullanılarak, deterministik Gompertz kurallarının geçerli olduğu stokastik Gompertz model tanımlandı. Tanımlanan bu stokastik model ile tümör büyümesinin zamana göre değişimi yaklaşık olarak hesaplandı. İki modelin de hem analitik çözümleri hem de tanımlanan nümerik yöntemler kullanılarak nümerik çözümleri elde edildi. Elde edilen çözümler gerçek veriler ile kıyaslandı, hata tabloları ve garfikler ile etkinlikleri gösterildi. Anahtar Kelimeler: Stokastik diferansiyel denklemler, maksimum olabilirlik tahmin metodu, non-parametrik tahmin metodu, Black-Scholes model, stokastik Gompertz model.

Tuğçem Partal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

K- ortalamalar algoritması ile ileriye dönük modellemeler

Çağımızdaki üretilen verilerin sayısı hızla artmaktadır ve sürekli artmaya devam edecektir. Makine öğrenmesi, popülerliği gün geçtikçe artmakta olan bir araştırma alanıdır. Makine öğrenmesi algoritmaları veriye dayalı modeller kurulmasına olanak sağlar. Elde edilen veriden faydalanıp değerli bilgilerin çıkarımı yapılması oldukça önemlidir. Bu alanın alt başlıkları ise genel olarak, denetimli öğrenme algoritmaları, kümeleme algoritmaları, birliktelik kuralları olarak adlandırılmıştır. Tez kapsamında kümeleme yöntemlerinden faydalanılacaktır. Yapılan çalışma ile veri kümesinin kaç kümeye ayrılması gerektiği ve daha sonra kümelenen veriler ile rezervasyon işlemleri için ne yapabileceğimiz belirlenecektir. Bu tezin amacı, kümeleme algoritmalarına ile ileriye dönük modellemeler gerçekleştirmektir. Kümeleme algoritmalarından hiyerarşik ve K - Ortalamalar algoritması üzerinde çalışılmıştır. Hiyerarşik kümelemede elde edilen sonuçlar ile uygun olmadığı anlaşıldığından çalışmanın devamı için K-Ortalamalar algoritması ile detaylı çalışılmasına karar verilmiştir. K-ortalamalar algoritması kullanılarak dinamik bir kümeleme yapılması sağlanmıştır. Aykırı değer analizi, veri dönüştürme, eksik gözlemleri doldurma gibi veri ön hazırlık aşamalarından sonra Gap istatistik değeri ve Elbow yöntemi ile veri kümesinin kaç kümeye ayrılması gerektiğine karar verilmiştir. Bu aşamada belirlenecek olan k değeri ilk aşamada geniş bir aralıkta tutulmaktadır. Yapılan uygulamada k değeri 2 ile 15 arasında seçilip, her bir k değeri için Gap İstatistik değeri ve Dirsek yöntemi hata terimi hesaplandıktan sonra, çizdirilen grafikler yardımıyla seçilmesi gereken doğru k değeri belirlenmiştir. Belirlenen değerler için K-Ortalamalar algoritması ile kümeleme yapılır. Bu yöntemlere göre belirlenen k değerlerinin farklı çıkması durumunda Davies - Bouldin, Dunn, Calinski – Harabasz, Wemmert Gancarski, ve Silhouette'nun kümeleme değerlendirme kriterleri ile bulunan k değerlerinden hangisinin daha doğru olduğu kesin olarak belirlenmiştir. Bu çalışma ile doğru k değerini belirleme yöntemleri ile kümeleme değerlendirme kriterleri birlikte kullanılıp, veri kümesini kaç kümeye ayırmak gerekir sorusuna cevap verilmiştir. Yapılan çalışma sonucu Turizm sektörü üzerinde, gerçek veriler kullanılarak on farklı modelleme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar kıyaslanmıştır ve modellemelerden en kayda değer başarıya sahip olan belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kümeleme Analizi, K- Ortalamalar Algoritması, Dirsek Yöntemi, Kümeleme Değerlendirme Kriterleri.

Hiyerarşik kümelemeVeri madenciliği
Kemal Koşuta
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemlerin nümerik çözümleri için Chebyshev dalgacık sıralama metodu

Bu tezde çalışmasında Ginzburg-Landau denklemi, Korteweg-de Vries denklemi vb. pek çok öneme sahip doğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemlerin çözüm biçimini kolaylaştırması ve analitik çözüme olan yaklaşımının doğruluğu ile oldukça etkili bir Chebyshev dalgacık sıralama metodu tartışılıp, uygulanmaya çalışılmıştır. Bu metot Cheyshev dalgacık metodu ve Legendre dalgacık sıralama metoduyla kıyaslanmış ve bu metodun ne kadar güçlü doğruluğa sahip olduğu vurgulanmıştır. Öncelikli olarak bu metodun ana fikri, problemlere Chebyshev dalgacık seri açılımları ile yaklaşım sağlamaktır. Chebyshev dalgacık sıralama metodunu uygulayabilmek için ilk olarak integralin operatör matrisleri elde edilmekte ve sonrasında da çözümünün yapılması arzu edilen doğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklem bu matrisler yardımı ile daha kolay çözülebilir cebirsel bir denklem sistemine dönüştürülmektedir. Elde edilen bu cebirsel sistem Maple bilgisayar programı kullanılarak çözülmeye çalışılmaktadır. Chebyshev dalgacık sıralama metodu Ginzburg Landau, Korteweg-de Vries ve bazı önemli denklemlere uygulanması sonucunda elde edilen nümerik çözümler ile analitik çözümler birbiri ile karşılaştırılmış ve nümerik çözümün analitik çözüme ne kadar iyi yaklaştığı tablolar ve şekiller yardımıyla gösterilmiştir. Daha sonra, Chebyshev dalgacık sıralama metodunun CWM ve LWCM metoduna göre doğrusal olmayan kısmi diferansiyel denklemlerin çözümü için çok daha uygun olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak bu yöntemin en büyük avantajının diğer göz önüne alınan metotlarla karşılaştırıldığında bunun uygulanabilirliğinin daha basit olduğu ve nümerik çözümünün ise analitik çözüme çok daha iyi yaklaştığı tespit edilmiştir.

Yasemin Bakır
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

K-ortalamalar algoritmasına dayalı kümeleme analizi sistemi ve perakendecilik sektöründe uygulaması

Gelişen ve değişen çevre koşulları, internetin küreselleşme derecesinin yükselmesi, farklı Ar-Ge (Araştırma Geliştirme) ve pazarlama yöntemleri ile rekabetin belirgin bir şekilde artması ve müşterileri memnun etmenin zorlaşması, veriden çıkarılacak bilginin önemini her geçen gün artırmaktadır. Bilginin bazı yöntemler kullanılarak analiz edilmesi ve elde edilen sonuçların konunun uzmanı tarafından yorumlanmasıyla geçmiş verilerden gelecek tahminleri yapma işlemi veri madenciliği (data mining) olarak belirtilebilir. Firmalar ve işletmeler için veri madenciliği, karar vericilerin karar vermelerini kolaylaştıran ve hızlı karar almasını sağlayan önemli ve stratejik bir araçtır. Verilerin benzer gruplara ayrılması, verilerin kümelenmesi, veri madenciliğindeki en temel tekniklerden biridir. Bu tez çalışmasında, hiyerarşik olmayan kümeleme yöntemlerinden biri olan K-Ortalamalar algoritmasından faydalanılarak müşteri satın alma davranışları analiz edilecektir. Kümelenen veriler ile hangi müşteri profilinin hangi markayı, hangi ürünü, ne zaman ve ne miktarda tercih ettiği belirlenecektir. Yapılan çalışmada amaç, müşteri tercihleri dikkate alınarak firma için hem talep yaratma, hem de doğru talebi doğru zamanda karşılama ve sunma gibi avantajların sağlanacağı bir sistem oluşturmak ve bu sistemden yararlanarak firma için veri analizi gerçekleştirmektir. Tez çalışması sırasında analiz için kullanılacak olan sistem Java dilinde geliştirilmiştir ve analiz sonuçları grafik ve tablo ile görselleştirilmiştir. Böylece, K-Ortalamalar algoritması için dinamik bir kümeleme analiz sistemi oluşturulmuştur. Analizde kullanılacak olan veri dosyası dünya perakende sektörü listesinde yer alan Migros Ticaret A.Ş. ye ait olup, gerçek verilerden oluşmaktadır. Veriler MS-SQL veri tabanında bir tabloda tutularak, tüm veri hazırlama işlemleri bu tablo üzerinde gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasından önce ilk olarak, aynı veri dosyası ile "Brand Loyalty Analysis System Using K-Means Algorithm" adlı müşterilerin marka bağımlılığını inceleyen bir makale üzerinde çalışılmıştır. Makale çalışmamızda, veri analiz için küme sayısı bir metoda bağlı olmaksızın tahmini olarak seçilmiştir. Ayrıca, başlangıç merkezlerin seçimi de rastgele gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar; genel marka bağımlılığı, ürün bazında marka bağımlılığı ve kategori bazında marka bağımlılığı olarak üç farklı şekilde analiz edilmiştir ve uluslararası bir dergide yayınlanmıştır. Bununla birlikte veri analiz sistemi, tez çalışmasında kullanılmak üzere, küme sayısının seçiminde ve başlangıç merkezlerin seçiminde gereken bazı metotlar kullanılarak iyileştirilmiştir. Tez çalışmasında, değeri 2 ile 20 arasında seçilerek, her bir değeri için hata hesaplanmıştır ve veri dosyasının kaç kümeye ayrılması gerektiğine (optimal değerinin belirlenmesi) Elbow metodu kullanılarak karar verilmiştir. Belirlenen değeri için, başlangıç merkezlerin belirlenmesi amacıyla Maximin, Katsavounidis, PCA-Part, Var-Part ve K-Ortalamalar++ metotları kullanılmıştır. Optimal değerini belirleme yöntemi olarak seçilen Elbow metodu ile farklı başlangıç merkezleri seçiminin kümelemeye etkisi araştırılmıştır. Kümeleme sonuçları, kümeleme değerlendirme kriterleri olan Silhouette ve Calinski-Harabasz indeksleri kullanılarak değerlendirilmiştir ve sonuçlar firmaya sunulmuştur. Geliştirilen analiz sistemi, diğer firmalar ve işletmeler için de bir karar destek sistemi olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Veri Madenciliği, Kümeleme Analizi, K-Ortalamalar Algoritması, Elbow Metodu, Başlangıç Merkezlerin Seçimi, Kümeleme Değerlendirme Kriterleri

Merve Üstünel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Burgers denklemi ve Black-Scholes tipi denklemler için ters problem yaklaşımı üzerine

Bu çalışmada, finans, fizik, biyoloji ve kimya gibi pek çok bilim dallarında kullanılan çeşitli kısmi diferansiyel denklemler ele alınmış ve bu denklemler için ters problem yaklaşımı irdelenmiş ve önerilmiştir. Tezde esas olarak, incelenen denklemler için çeşitli dönüşümler altında bilinen denkleme indirgenmiş ve bu denk ters problemin iyi tanımlı(well-posed) olması daha önceden yapılan çalışmalar kaynak gösterilerek gerçeklenmiştir. Ayrıca, bazı denklemler için nümerik açıdan çözüm aranmıştır. Çalışmada, denklemlerin çoğunluğu güncel yaşamda ve çeşitli alanlarda yaygın olarak kullanıldığı için göz önünde bulundurulmuştur

Volkan Oban
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ağ cebirsel kodları ve uygulamaları

Bilgi çağında yaşadığımız bu günlerde bilginin depolanması ve transferi sırasında meydana gelebilecek bilgi kayıplarını korumak ya da yanlış iletilmesini düzeltmek için kodlama kullanılmaktadır. Bilgi paylaşımının yapıldığı araçların başında bilgisayarlar ve donatıları gelmektedir. Bilgisayar aracılığı ile bilgi paylaşımı yapabilmek için bilgisayar ağına sahip olmak gerekir. Bilginin paylaşımı kurulan ağlarda kodlama ile gerçekleştirilir.Bu tezde öncelikli olarak ağ bağlantısı ve ağ bağlantı kodlamasının tanımı ve tarihi hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra ağ bağlantıları, çizge teorisi ve ağ bağlantı kodlaması ile ilgili temel tanım ve teoremler verilmiştir. Ağ bağlantı kodlamasının nasıl gerçekleştiğini anlayabilmek için ağ bağlantı kodlamasının nasıl gerçekleştiği ile ilgili ifadelere ve örneklere yer verilmiştir. Özellikle lineer ağ bağlantı kodları ve dönüşüm matrisleri tanıtılmıştır. Hangi şartlar altında ağ kodlama işleminin gerçekleşeceği ve istenilen bağlantıların sağlanacağı belirtilmiştir. Ayrıca ağ bağlantı kodlarında hata tespit etme ve düzeltme ile ilgili temel tanım ve teoremler ifade edilmiştir. Son olarak sonuç ve öneriler kısmı oluşturulmuştur.Anahtar Kelimeler: Ağ bağlantısı, ağ bağlantı kodlaması, graf teorisi, lineer kodlar, hata düzelteme, hata belirleme.

Ayşegül Bayram
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lineer diferansiyel denklem sistemlerinin matris yardımı ile çözümleri

Lineer diferansiyel denklem sistemlerinin çeşitli çözüm yolları bilinmektedir. Bu tez çalışmasında, bu metodlar dışında, lineer diferansiyel denklem sistemleri matrisler yardımı ile farklı yöntemlerle çözülmüştür. Bu çalışmada matris ile ilgili kısım, bir program dahilinde lineer diferansiyel denklem sistemlerinin çözümlerinde kullanılmak üzere ele alınmıştır ve bu mertebede derinleştirilmiştir. Matris ile ilgili kısımda, elemanter dönüşümler, elemanter matrisler, denk matrisler, matrisi kanonik şekle dönüştürme yöntemi, polinom matrisler, denk polinom matrisler ve denk polinom matrisler için elemanter dönüşümler, denk polinom matrislerin kanonik şekli (smith normal form), üstel matris, bir matrisin özdeğer ve özvektörleri, kanonik formlar gibi konular üzerinde durulmuştur.Sabit katsayılı lineer homojen olan diferansiyel denklem sistemleri eleminasyon metodu, determinant (cramer) metodu, özvektörler yöntemi, smith normal form, rasyonel kanonik form, üçgen matris yöntemi ve üstel matris yöntemi ile çözülmüştür. Sabit katsayılı lineer homojen olmayan diferansiyel denklem sistemleri eleminasyon metodu, determinant (cramer) metodu, köşegenleştirme yöntemi, parametrelerin değişimi yöntemi, smith normal form, rasyonel kanonik form, üçgen matris yöntemi ve üstel matris yöntemi ile çözülmüştür. Değişken katsayılı lineer homojen olan diferansiyel denklem sistemleri ve değişken katsayılı lineer homojen olmayan diferansiyel denklem sistemleri de matrisler yardımı ile çözülmüştür. Ayrıca değişken katsayılı lineer homojen olan diferansiyel denklem sistemleri Peano-Baker metodu ile de çözülmüştür.

Diferensiyel denklemlerM-matrisler
Kemal Gökhan Nalbant
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Banach uzaylarında bazı geometrik kavramlar

Dört bölüm olarak tasarlanan bu çalışmanın birinci bölümünde literatür özeti ve mevcut çalışmanın amacı yer almaktadır. İkinci bölümünde ise daha sonra kullanılmak üzere fonksiyonel analize ait tanım ve teoremler ile bazı geometrik kavramlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde modüler uzay kavramı verilmiştir. Ayrıca modüler yapı ile oluşturulmuş bazı dizi uzayları üzerinde ikinci bölümde verilen bazı geometrik özelliklerin uygulaması verilmiştir. Dördüncü bölümde yeni bir paranormlu dizi uzayı tanımlanarak bu uzay üzerinde bazı topolojik özellikler ile geometrik özellikler incelenmiştir.

Fatma Altun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Adomian ayrışım metodu ile ısı transferi modellemesi

Bu çalışmada, fonksiyonel derecelendirilmiş malzemelerde reaksiyon difüzyon denklemi Adomian Ayrışım Metodu (AAM) kullanılarak incelenmiştir. Lineer ve lineer olmayan denklemlere uygulanabilen AAM detaylı bir şekilde çalışıldı ve farklı uygulama örnekleri verildi. Ayrıca ısı transferi olayından da bahsedildi. Bu çalışmanın asıl amacı, fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeler olarak bilinen homojen olmayan bir malzemede değişken katsayılı reaksiyon difüzyon denklemine AAM'yi uygulamaktır. İlk olarak, fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeyi temsilen malzemenin iletkenliği ve malzemenin homojenliğini belirleyen parametre değişken olarak tanımlandı. Reaksiyon parametresini, , içeren kısmın sabit olduğu durumda AAM ile çözüm için bir iterasyon bulundu. Daha sonra, malzemenin homojenliğini belirleyen parametrenin farklı durumları için örnekler verilmişdi. Elde edilen bazı sonuçlar grafik ve çizelgeler ile ifade edilerek daha önceki çalışmalarla karşılaştırıldı.Anahtar Kelimeler: Adomian ayrışım metodu, Adomian polinomları, fonksiyonel derecelendirilmiş malzemeler, reaksiyon difüzyon denklemi.

Adomian ayrıştırma yöntemi
Yasemin Karagöz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni bir operatörün bazı uzaylardaki spektral analizi

Bazı dizi uzaylarında tanımlı bir dönüşümün spektrumu ile ilgili olan bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde spektrum alanının tarihsel gelişimi ve spektrum ile ilgili çalışmaların bir literatür özeti verilmiş ve bu çalışmanın amacı belirtilmiştir. İkinci bölümde, sonraki bölümlerde kullanılacak temel tanım ve teoremlere yer verilmiştir.Üçüncü bölümde, fark matrisi ile factorable matrisin çarpımından elde edilen matrisin 0c c, , dizi uzaylarındaki spektrumu ve ince spektrumu incelenmiştir.Son bölüm olan dördüncü bölümde ise aynı matrisin 1,pdizi uzaylarındaki ince spektrumuna yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dizi uzayı, bir operatörün spektrumu, ince spektrum, matris dönüşümü, fark matrisi, factorable matris.

Ezgi Erdoğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Dielektrik kaplamalar için genel empedans sınır koşulları ve tahribatsız muayenede uygulanması

Bu tezin amacı, mükemmel elektrik ya da magnetik iletken bir cismin üzerine yerleştirilmiş değişken kalınlıklı ince dielektrik kaplamaları modelleyen Genelleştirilmiş Empedans Sınır Koşulları (GIBC) türetmektir. Bu kaplanmış cisimler için elektromagnetik saçılma problemi hem TM hem de TE polarizasyonlarında iki boyutlu olarak ele alınarak, kaplama kalınlığına göre üçüncü mertebeye kadar GIBC ifadeleri elde edilmiştir. Kaplamanın malzeme özellikleriyle birlikte eğrilik, kalınlık gibi geometrik özelliklerini de taşıyan bu ifadeleri türetmek için "ölçeklendirilmiş asimptotik açılımlar" denilen bir yaklaşım buradaki probleme uyarlanmıştır.Tezin ikinci aşamasında, GIBC ifadelerinin geçerliliğini göstermek için ilgili düz saçılma problemi, uygun varyasyonel formüller yazılarak sonlu elemanlar yöntemiyle çözülmüştür. Ayrıca, kaplamanın iç yüzeyi üzerinde köşe tekillikleri bulunması durumuna özel bir önem verilmiş ve bu durum için varyasyonel formüller yeniden düzenlenmiştir. Simülasyon sonuçları göstermektedir ki; üçünçü mertebe yaklaşıklık kullanıldığında, sadece regüler yüzeylere sahip kaplamalar için değil aynı zamanda iç yüzeyinde köşe tekillikleri bulunan kaplamalar için geliştirilen sonlu elemanlar yöntemi, kalınlığı gelen dalganın dalga boyunun onda birinden küçük olan kaplamalar için, hem Dirichlet hem de Neumann durumlarında iyi sonuçlar üretmektedir.xviiTezin son aşamasında ise, şekli bilinmeyen mükemmel elektrik (magnetik) iletken bir cisim üzerindeki ince dielektrik kaplamanın kalınlık değişiminin belirlenmesine dair ters saçılma problemi ele alınmıştır. GIBC ifadelerinin içinden kalınlık fonksiyonunu çekmek için öncelikle yine GIBC ifadelerinde yer alan toplam alan ve toplam alanın normal ve teğetsel türevlerini hesaplamak gerekir. Tek-katmanlı potensiyel gösterimi aracılığıyla ölçülmüş data kaplama yüzeyine kadar analitik devam ettirilerek, GIBC ifadelerinde geçen bu alanlar elde edilmiştir. Sonrasında ise kaplama kalınlığı için karşılaşılan nonlineer diferansiyel denklem sistemleri, kalınlık fonksiyonu bir üssel seriye açılarak, Newton-Raphson yöntemiyle iteratif olarak çözülmüştür. Sunulan bu yaklaşımın doğruluk ve geçerliliği çeşitli sayısal örneklerle gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Saçılma problemleri, genelleştirilmiş empedans sınır koşulları, ince kaplamalar, Newton-Raphson yöntemi, elektromagnetik dalgalar

Birol Aslanyürek
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Otomatik metin özetleme sistemi

Otomatik metin özetleme, bir bilgisayar programı aracılığı ile bir metnin özetlenmesi işlemidir. Bu işlem ile bilgisayara bir metin verilir ve bilgisayardan bu metne ait olan bir özet dokümanı alınır. Elde edilen özet dokümanı kullanıcıların inceledikleri metne ait olan ana temayı etkili bir şekilde anlamasını sağlar ve onların arama zamanını kısaltır.Bir otomatik metin özetleme sistemi, çıkarıma ve yoruma dayalı olan özetleme görevlerini gerçekleştirebilir. Çıkarıma dayalı olan özetleme işlemi var olan cümleler arasından en önemli olanlarını seçmeye dayalı iken, yoruma dayalı olan özetleme işlemi yeni cümlelerin üretilme aşamalarını kapsamaktadır. Yoruma dayalı olan özetleme yaklaşımları dokümanların derinlemesine incelenmesini gerektirir. Yoruma dayalı olan özetleme yaklaşımlarının aksine, çıkarıma dayalı olan özetleme yaklaşımları daha pratiktir. Bu yaklaşımların çoğu incelenen dokümanları, dokümanlara ait olan cümlelerin önem derecelerinin cümle skoru fonksiyonlarıyla ifade edilmesini sağlayan bazı yapısal ve anlamsal özellikler ile temsil etmektedir.Bu çalışma çıkarıma dayalı olan bir metin özetleme sistemi üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu sistemde gizli anlamsal analiz temelli metin özetleme yöntemlerinde kullanılabilen yeni bir ağırlık değeri önerilmiştir. Önerilen yeni ağırlık değerine ait başarım sonucunun görülebilmesi için önerilen değer dört farklı gizli anlamsal analiz tabanlı yöntem üzerinde uygulanmış ve önerilen ağırlık değerinin tüm yöntem başarımlarını arttırdığı gösterilmiştir. Algoritmaların başarım analizleri insanlar tarafından oluşturulmuş olan dört farklı veri seti üzerinde analiz edilmiştir. Bu veri setlerinden ilk ikisi tez çalışması için hazırlanan yeni Türkçe veri setleridir. Son iki veri seti ise sık kullanılan İngilizce veri setlerini içermektedir. Başarım ölçüm değeri olarak ilk üç veri seti için ideal ve otomatik özetler arasındaki çakışan cümle sayısına dayalı olan F-ölçüm skoru kullanılmıştır. Son veri seti için ise ideal ve otomatik olarak oluşturulmuş özetler arasındaki çakışan Ngram sayısına bağlı olan ROUGE değerlendirme paketi kullanılmıştır.Tez çalışmasında ele alınan sistem aynı zamanda önemli cümle çıkarımı için yapısal ve anlamsal özelliklerin birleşimini sağlayan bir melez sistem önerisini de içermektedir. Önerilen sistem, içlerinden biri ilk kez tez çalışması kapsamında metin sınıflamadan metin özetlemeye adapte edilmiş olan, toplam on beş özelliği kapsamaktadır. Melez sistemde kullanılan özellikler iki farklı yaklaşım ile elde edilen ağırlıkların kullanılmasıyla birleştirilmiştir. Bu yaklaşımlardan ilki, özelliklerin ikili karşılaştırılmalarını içeren bir dizi uzman yargısına bağlı bir işlem olan bulanık analitik hiyerarşi sürecini kullanır. İkinci yaklaşım ise özellik ağırlıklarının otomatik olarak belirlenmesini sağlayan gerçek ve ikili kodlu genetik algoritmayı kullanmaktadır. Melez sisteminin başarım analizi Türkçe veri setleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Başarım ölçüm değeri olarak F-ölçüm skoru kullanılmıştır. Deneysel sonuçlar, özelliklerin birleştirilmesi suretiyle tüm özelliklerden yararlanılmasının, her bir özelliğin bireysel kullanımından daha iyi bir başarıma neden olduğunu göstermektedir.Sonuç olarak bu tezde metin özetleme konusu ile ilgili bir çok yaklaşım önerilmiş ve araştırmacılar için kullanışlı sonuçlar elde edilmiştir. Bu tezin metin özetleme alanında hem Türkiye'de hem de Dünya'da yapılan çalışmalara katkıda bulunması dileğimizdir.

Aysun Güran
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Diferensiyel denklemlerin diferensiyel dönüşümler yardımıyla çözümü

Bu çalışmada,tek değişkenli ve iki değişkenli fonksiyonların diferensiyel dönüşüm özellikleri ispatları ile verilmiş,lineer ve non-lineer diferensiyel denklemlerin Diferensiyel Dönüşüm Metodu (DDM) yardımıyla çözülmesi ele alınmıştır.Yeni olmakla birlikte bu metot,Taylor serilerine bağlı yarı analitik-nümerik bir metot olup verilen denklemi cebirsel denkleme dönüştürdüğünden kullanımı kolay,anlaşılabilir ve bilgisayar programlamaya uygundur.Elde edilen sonuçlar problemlerin bilinen yöntemlerle bulunan kapalı çözümleri ile karşılaştırılıp çözümün doğruluğu kontrol edilmiştir.

Diferensiyel denklemlerDönüşüm
Yağmur Güngör
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sinc-Galerkin yöntemi ile sınır değer problemlerinin çözülmesi ve sınır şartlarının incelenmesi

İki sınır şartı ile verilen 2. mertebeden singüler, Dirichlet-tip sınır değer problemlerini nümerik olarak çözmek için pek çok kullanışlı metod vardır. Bunlardan bir tanesi de Sinc-Galerkin metodudur. Bu metod, Whittaker kardinal fonksiyonu kullanılarak fonksiyonlara ve onların türevlerine yaklaşmaya dayanır. Diferensiyel denklem matris sistemlerini çözmek için gerekli olan hiçbir nümerik integral kullanmadan, iç çarpımların yaklaşımları yardımıyla cebirsel denklem sistemine indirgenir. Bu tezde, böyle problemlerin nümerik çözümünde Sinc-Galerkin metodunun çok etkili bir araç olduğu gösterilmiştir. Tezin sonunda da Sinc-Galerkin metodu, homojen ve homojen olmayan sınır şartlarıyla verilen örneklerle test edilmiştir.

Selvi Altun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hilbert uzaylarında kendine eş operatörlerin spektral analizi

Hilbert uzayları üzerinde tanımlı kendine eş operatörler, teoremler ve örnekler ile incelenmiştir. Bir operatörün spektrumunun bulunabilmesi için gerekli teoremler verilmiştir. Hilbert uzaylarında kendine eş operatörlerin spektrumu incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kendine Eş Operatör, Spektrum, Spektral Yarıçap

Tuğçe Duygun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Araç rotalama problemi

Günümüz lojistik yönetiminde en önemli kararlardan biri dağıtım noktalarındaki talepleri karşılayacak şekilde araçların minimum maliyetler ile rotalanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda araç rotalama problemleri üzerine uzun yıllardır birçok çalışma yapılmış ve elde edilen çözüm yöntemleri birçok şirket tarafından kullanılmaktadır. Araç rotalama problemi belli bir müşteri kümesine hizmet etmek için mevcut depo veya depolardan, bir araç filosu için optimal rotaların bulunması problemidir. Tezimizde kısaca araç rotalama probleminin temelini oluşturan gezgin satıcı problemine değindikten sonra araç rotalama problemi, türleri ve çözüm yöntemleri ile ilgili bilgi verilmiştir. Araç rotalama problemi türlerinden biri olan kapasite kısıtlı araç rotalama problemi için tamsayılı lineer matematiksel programlama modeli kurulmuş ve GAMS 24.1.3 programında yazılmıştır. Model Yıldırım Yumurtacılıktan elde edilen güncel veriler üzerine uygulanmış ve sonuçlar şirketin mevcut rotaları ile karşılaştırılmıştır.

Feyyaz Celalettin Kurul
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessEN

Active vibration control of mechanical systems via maximum principle

In the present work, active vibration control of mechanical components is studied using smart materials technology and within the framework of optimal control of distributed parameter systems. In particular, beams with internal damping and plates with time dependent boundary excitation are studied with the mechanical systems modeled as distributed parameter systems. Vibration control is exercised using discretely placed piezoelectric patch actuators which are bonded on the surface of the specific component. The piezoelectric patches are actuated by applying a transverse electric field the voltage of which is the control variable of the optimal control problem aimed at damping out the vibrations in a given interval of time. For this purpose a performance index is formulated consisting of the dynamical response of the mechanical system and a penalty function involving the expenditure of the control voltage over a given time interval. In particular the dynamical response is defined as a convex functional of the displacement and velocity integrated over the domain of the component. The objective of the optimal control is to minimize the performance index and thereby to minimize the dynamical response and the expenditure of control energy. By introducing an adjoint variable into the problem formulation, a Hamiltonian functional is formulated in terms of this adjoint variable which, in turn, leads to the derivation of the necessary and sufficient conditions of optimality. Present formulation leads to a boundary-initial-terminal value problem in terms of state and adjoint variables for the systems under consideration. Analytical solutions to these problems are developed by means of Galerkin method and in terms of eigenfuction expansions. Numerical simulations are presented to assess the effectiveness and the capabilities of the piezoelectric control to damp out excessive vibrations. It is demonstrated that the present approach to the optimal control of vibrating systems provides an efficient framework for vibration damping.

BeamsControl theoryPlates
Kenan Yıldırım
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenmenin Anadolu Liselerindeki matematik dersinde öğrencilerin başarılarına ve davranışlarına etkisi

Eğitimde, özellikle bilimde, problemlere dayalı yeni etkili teknikler öğrencilerin başarıları için çok önemli araçlardır. Problemlere dayalı bu teknikler, Matlab ve SPSS gibi bilgisayar programlarının kullanımında önemlidirler. Bu tezde, Türkiye'de ortaöğretim hakkında yeni tekniklerle ilgili orijinal veri kullanılacaktır. Veriler regresyon-korelasyon, genel lineer model ve kümeleme analizi yöntemleriyle incelenecektir. Probleme dayalı öğrenmenin ortaöğretim anadolu liseleri 9. sınıf matematik dersindeki kümeler konusunda öğrencilerin akademik başarılarına ve matematik dersine ilişkin davranışlarına etkisini araştırmaya yönelik bu çalışma, deneme modellerinden "ön test-son test kontrol gruplu" deney desenine göre gerçekleştirilmiştir. Ön test-son test kontrol gruplu deney deseninde biri deney diğeri kontrol grubu olmak üzere yansız atama yöntemiyle iki grup oluşturulmuş; iki grupta da deney öncesi ve sonrası ölçmeler yapılmıştır. Örneklem olarak, 2012–2013 öğretim yılının birinci döneminde Yedikule Anadolu Lisesi'nde 9-B ve 9-C sınıflarına devam eden öğrenciler seçilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının belirlenmesinde, yansız atama yöntemi benimsenmiştir. 9-B ve 9-C sınıfları arasında kura çekilmiş ve çekilen kura sonucunda 9-C kontrol sınıfı, 9-B de deney sınıfı olarak belirlenmiştir. Deney grubu olan 9-B'de 29 öğrenci, kontrol grubu olan 9-C'de 24 öğrenci mevcuttur. Bu sınıfların matematik öğretmeni ve ayrıca 9-B'nin sınıf rehber öğretmeni araştırmacının kendisidir. 9-B sınıfında 9 öğrenci, 9-C sınıfında 4 öğrenci başarı testine katılmadığından her iki sınıfta 20 kişi olmak üzere toplam 40 öğrenci denkleştirilmiştir. Deney grubundaki 20 öğrenciye probleme dayalı öğrenme, kontrol grubundaki 20 öğrenciye öğretmen merkezli öğrenme uygulanmıştır. Uygulamadan önce gruplara ön test olarak davranış ölçeği ve hazırlanan başarı testi yapılmıştır. Uygulama bitiminde gruplara davranış ölçeği ve başarı testi son test olarak uygulanmıştır. Sonuç olarak probleme dayalı öğrenme yönteminin, öğretmen merkezli geleneksel öğrenme yöntemine göre ortaöğretim anadolu liseleri 9. sınıf matematik dersindeki kümeler konusunda öğrencilerin akademik başarılarını ve matematik dersine ilişkin davranışlarını anlamlı derecede olumlu etkilediği bulunmuştur.

Uğur Aytaç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı iterasyon çeşitleri ve ağırlıklı ortalama matrisi

Altı bölümden oluşan bu çalışmada; Cesàro, Riezs, Nörlund ortalamalarının genelleştirilmesi olan ağırlıklı ortalama matrisi yardımıyla Mann iterasyon yönteminin, bazı dönüşüm sınıflarının sabit noktasına yakınsaklığına ilişkin bazı sonuçlar elde edilmiştir. Birinci bölümde, sabit nokta teorisi ve toplanabilme teorisinin tarihsel süreci hakkında literatür özeti verilmiştir. İkinci bölümde, çalışmamız boyunca kullandığımız temel tanım ve teoremlere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, geniş bir çalışma alanı olarak günümüze kadar gelmiş ve hala çalışılmakta olan bazı iterasyon yöntemlerinin bir derlemesi yapılmıştır. Dördüncü bölümde, regüler tipten ağırlıklı ortalama matrisi alınarak Mann iterasyonunun sürekli dönüşümlerin sabit noktasına yakınsadığı ispatlanmıştır. Beşinci bölümde ise, ağırlıklı ortalamanın Mann iterasyonu tanımlanarak asimptotik genişlemeyen dönüşüm sınıfları için kuvvetli ve zayıf yakınsaklıkları incelenmiştir. Ve tezin son bölümünde, çalışmamızdan elde edilen sonuçlar verilmiştir.

Derya Sekman
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mikrodalga doku analizi ile meme kanseri teşhisi

Hızla gelişen teknoloji sayesinde sanal ve gerçek ortamda gerçekleşen birçok işlem elektronik olarak saklanmaktadır. Uzmanlar, mevcut problemleri çözmek, kritik kararlar almak veya geleceğe yönelik tahminler yapabilmek için veri tabanlarında saklanan bu verilerden faydalanırlar. Büyük boyuttaki veri yığınları içerisinden ilişki ve kuralların bulunması sürecinde veri madenciliği yöntemleri kullanmaktadırlar. Bu yöntemleri uygulamak için açık kaynak kodlu ve ticari programlar kullanılmaktadır. Açık kaynak kodlu programlara WEKA, ARTool, RapidMiner, KNIME ve R örnek olarak verilmektedir. Ticari programlara örnek ise SPSS Clementine, SPSS, SAS, Angoss, KXEN, SQL Server, MATLAB verilmektedir. Bu çalışmada, öncelikle kanser çeşitlerinden biri olan ve kadınlar arasında en sık görülen Meme Kanseri hakkında kısa bilgi verilerek, Moment Yöntemi yardımı ile göğüsten saçılan elektromagnetik alan sentetik olarak elde edilmiştir. Sonrasında ise bu sentetik verilerden, WEKA programı kullanılarak kanserli dokunun varlığının tahmin ve teşhisi yapılmıştır.

Çağrı Çınar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Riemann problemi ve uygulaması

Bazı homojen olmayan Riemann problemlerinin tam çözümü ışığında Gakhov veMuskhelishvili metotlarının karşılaştırmalı elverişlilik kriterleri incelenmiştir. Bu çalışmaGakhov ve Muskhelishvili metotlarını kullanarak bazı klasik tipte Riemann sınır değerproblemlerini çözmeyi hedeflemektedir. Bu problemlerin tam çözümünü yaparak şu sorularayanıtlar vermeye çalışmaktadır:Nümerik çözüm metotlarını bir kenara bırakırsak, kesin çözümler için bu metotlar nederece kullanışlıdır?Problemin verildiği kontur bu metotların seçiminde bir etken olabilir mi?Problemin katsayısı metot seçiminde nasıl bir etkiye sahiptir?Problemin bağımsız terimi metot seçiminde hangi durumlarda etkili olabilir?lave sınır koşulları metot seçiminde etkili midir?Bu çalışmanın ikincil düzeydeki odağı ise, Riemann sınır değer problemine ait istisnaidurumlar ve problemin çok sayıdaki genelleştirmeleridir.Anahtar kelimeler: Homojen olmayan Riemann problemi, Gakhov metodu, Muskhelishvilimetodu, Riemann probleminin tam çözümü, Riemann probleminin kanonik çözümü, Riemannprobleminin doğrudan çözümü.JÜR :1.Yrd.Doç.Dr. Coşkun GÜLER2.Prof.Dr. Mustafa S VR Kabul Tarihi: 19.07.20063.Prof.Dr. Mustafa BAYRAM Sayfa Sayısı: 132

Engin Çallı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok katlı viskoelastik yarı uzayların yüzeysel stabilite kaybı

Basınç yüklemesi altındaki çok katlı kompozit malzemelerin kırışmasına ve daha sonrasındada kırılmasına neden olan mekanizmalardan bir tanesinin malzeme yapısındaki stabilite kaybıolduğu kabul edilmektedir. Bu durumda, malzeme yüzeyi ve iç yapısındaki kararsızlıklarbirbirinden ayrılmaktadır. İlk durumda olay, malzemenin yüzeye yakın bölgesinde gerçekleşirve yüzeyden uzaklaştıkça da azalır. O yüzden, çok katlı kompozitlerin yüzeysel stabilitekaybının bulunması basınç altındaki bu malzemelerin dayanıklılığının tahmin edilebilmesiiçin büyük önem taşımaktadır.Bu çalışmada, düzlem şekil değiştirme ve iki eksenli basınç durumunda, sonlu sayıda elastikve viskoelastik levha ile örtülü yarı uzaya ait yüzeysel stabilite kaybı problemleri parçalıhomojen cisim modeli çerçevesinde üç boyutlu doğrusallaştırılmış stabilite teorisi (ÜBDST)denklemleri uygulanarak çözülmüştür. Üç boyutlu doğrusallaştırılmış stabilite teorisi(ÜBDST) denklemleri sınır formu pertürbasyon tekniği kullanılarak viskoelastisite teorisininüç boyutlu geometrik lineer olmayan denklemleri kullanılarak elde edilmiştir. Laplacedönüşümü uygulanarak bu problemlerin çözümü için yöntem geliştirilmiştir. Levhalarınsonsuz küçük periyodik bir başlangıç sapmasına sahip olduğu varsayılmış ve bu başlangıçsapmaların büyümeye başlaması ve nihayet sonsuz olması stabilite kaybı kriteri olarak kabuledilmiştir.Geliştirilen yöntem, düzlem şekil değiştirme ve iki eksenli basınç durumunda yüzeyselstabilite kaybıyla ilgili somut problemlere uygulanmıştır. Yarı uzay ve levha malzemelerininreolojik parametrelerinin kritik zaman ve kritik basınç kuvveti değerlerine etkisibelirlenmiştir. Viskoelastik malzemeler Rabotnov operatörüyle tanımlanmıştır.Çok sayıda yeni sayısal sonuçları elde etmek için gerekli algoritma ve programlarMATLAB'da tarafımızdan yapılmıştır.Yapılan araştırmalar, üç boyutlu ve düzlem şekil değiştirme durumlarında, sonlu sayıdaelastik ve viskoelastik levha ile örtülü yarı uzaydan oluşan sistemler için ilk teşebbüslerioluşturmaktadır.Anahtar Kelimeler: Yüzeysel stabilite kaybı, kompozit, viskoelastik malzeme, kritik zaman,reolojik parametre, levhalar katmanı.JÜRİ:1. Prof. Dr. Surkay D. AKBAROV (Danışman) Kabul Tarihi: 20.10.20062. Prof. Dr. Uğur GÜVEN Sayfa Sayısı: 1263. Prof. Dr. Esin İNAN4. Prof. Dr. Nazmiye YAHNİOĞLU5. Prof. Dr. Abdullah YILDIZ

Ramazan Tekercioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Matris özdeğer ve özvektörlerinin bazı uygulamaları

Özdeğer ve özvektör problemleri birçok mühendislik alanında karşımıza çıkar. Bu tezde, özdeğer ve özvektörleri uygulamada önemli olan bazı matrisler ele alınmıştır. Bunlar, kütle ve alan eylemsizlik, gerilme ve şekil değiştirme tansörlerinin kartezyen koordinatlardaki bileşenlerinden oluşan matrislerdir. Çalışmada ele alınan matrisler ve ilgili özdeğer ve özvektör problemlerinin uygulamada nasıl karşımıza çıktığı, bu özdeğer ve özvektörlerin fiziksel anlamlarının ne olduğu ve bunların kullanımının getireceği kolaylıklardan bazıları gösterilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, bu matrislerin, dönüşüm bağıntıları elde edilmiş ve kartezyen koordinatlarda tansör tanımına uyduğu gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Simetrik matris, özdeğer, özvektör, kuadratik form, eylemsizlik momenti, eğilme, gerilme, şekil değiştirme

Hasan Hüseyin Yurtcu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Elektromagnetik dalgaların iletken bir cisim üzerindeki değişken kalınlıklı tabakadan saçılması

Bu tezin amacı, iletken bir silindir üzerine konmuş dielektrik kaplamalardan elektromagnetik dalgaların saçılması problemlerinin çözümü için bir grup yöntemi incelemek ve ayrıca yeni bir yöntem sunmaktır. Basit geometrili dielektrik kaplamalarla ilgili literatürde oldukça fazla çalışma olmasına rağmen, değişken kalınlıklı, homojen kaplamalarla ilgili kısıtlı sayıda çalışma vardır. Tez çerçevesinde ilk önce düz saçılma problemi tanıtılıp, bir sınır değer problemine indirgenmektedir. Elde edilen sınır değer probleminden yola çıkılarak dairesel dielektrik kaplamalardan saçılan alan için Bessel ve Hankel fonksiyonları ile ifade edilebilen analitik çözüm elde edilirken, değişken kalınlıklı dielektrik kaplamalardan saçılan alan için ise, en fazla bilinen yöntemlerden biri olan Moment Methoduna dayalı sayısal bir çözüm elde edilmektedir. Moment Methoduna dayalı sayısal çözüm için sınır değer problemi, iletken silindiri içeren uzayın Green fonksiyonu aracılığı ile ikinci çeşit bir Fredholm integral denkleminin çözümüne indirgenmektedir. Tezin bir sonraki aşamasında ise, saçılan alanın analitik devamına dayanan yeni bir yöntem önerilmektedir. Bu yöntemde, önce dielektrik kaplamanın dış yüzeyini içine alacak bir dairesel halka belirlenir. Halkanın iç sınırı kaplama yüzeyini içerden çevreleyen maksimum yarıçaplı daire, dış sınırı ise dışardan çevreleyen minimum yarıçaplı daire olarak seçilir. Saçılan alan, bu çemberlerin oluşturduğu halkanın içinde Taylor serisi ile ifade edilirken, diğer bölgelerde ise Hankel ve Bessel fonksiyonları cinsinden serilerle ile ifade edilirler. Çalışmanın son kısmında ise, yukarıda sözü edilen yöntemlerin çeşitli simülasyonları yapılarak, elde edilen sonuçlar karşılaştırılmaktadır. Uygulamalardan elde edilen sayısal sonuçlara göre, önerilen yöntemin yüksek dielektrik katsayısına sahip kaplamalar dışında başarıyla çalıştığı gözlemlenmiştir. Ayrıca önerilen yöntem Moment Methoduna göre, bilinmeyen sayısının daha az olması nedeniyle çok daha hızlı sonuç üretmektedir. Anahtar Kelimeler: Elektromanyetik Dalgalar, Dalga Saçılması, Düz Saçılma Problemleri, Moment Metodu.

Dalga saçılmasıElektromanyetik dalgalarMoment yöntemi
Birol Aslanyürek
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Destek vektör makineleri ile karakter tanıma

Karakter tanıma, görüntü dosyaları içinde yer alan yazı karakterlerinin görüntü işleme ve makine öğrenmesi algoritmaları kullanılarak metin dosyaları halinde elde edilmesi yöntemlerinin genel adıdır. Tezde karakter tanıma probleminde destek vektör makinelerinin başarısı incelenmiştir. Bunun yanısıra temel bileşen analizi ve bağımsız bileşen analizi yöntemleri ile kullanılan örnek verilerin, daha az bileşen ile ifade edilmeleri durumunda uygulanan sistemin başarısında meydana gelen değişimler incelenmiştir. Bu amaçla tez içerisinde öncelikle destek vektör makineleri, temel bileşen analizi ve bağımsız bileşen analizi hakkında bilgi verilmiştir. Ardından uygulama aşamasında elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak, değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Karakter Tanıma, Destek Vektör Makineleri, Temel Bileşen Analizi, Bağımsız Bileşen Analizi

Deniz Adil Demirci
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi teknikleri ile metinlerin otomatik olarak sınıflandırılması

Bu tezin amacı, veri madenciliginin bir alt dalı olan metin madenciligi kapsamında günümüzün en önemli sorunlarından olan metin sınıflama algoritmalarının matematiksel modelinin incelenmesi ve bir uygulamasının yapılmasıdır. Literatürde bu konu ile ilgili birçok çalısma yapılmıstır. Tez çalısmasında bu çalısmalar incelenmis ve sonuçlar yorumlanmıstır. Tez çerçevesinde ilk önce metin madenciligi ve metin sınıflama problemi tanıtılacaktır. Ardından metin sınıflama probleminin matematiksel ifadesi üzerinde durulacaktır. Metin sınıflama problemi uygulanmadan önce problemde kullanılacak olan metinsel verilerin üzerinde yapılan ön islem asamaları incelenecektir. Ön islem asamalarından sonra metinlerden bilgi çıkarımı, vektör uzay modeli ve metinlerin dogru sınıflandırılma yüzdesinin arttırılmasına yönelik gelistirilen özellik seçim algoritmaları ele alınacaktır. Bunun yanı sıra metin sınıflama için gelistirilmis olan sınıflama algoritmalarından bahsedilecek, bu algoritmaların olumlu ve olumsuz yönleri üzerinde durulacak ve algoritmalar kıyaslanacaktır. Tezin son bölümünde ise algoritma performanslarının sayısal sonuçları yer alacaktır. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak özellik seçim algoritmalarının sınıflama yüzdesini ne ölçüde etkiledigi tartısılacaktır. Sonuçlar tablolar yardımı ile yorumlanacak ve öneriler sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Metin Sınıflama, Vektör Uzay Modeli, Naive Bayes, Çoklu Naive Bayes, Tamamlayıcı Naive Bayes, En Yakın K Komsuluk, Bilgi Kazancı, Oransal Kazanç, Ki-Kare.

Aysun Doğrusöz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çatlak içeren kompozit şerit levhada levhanın doğal frekanslarına çatlağın etkisi

Yapılarda meydana gelen kusur ya da hasarların, malzemenin rijidliğine, dolayısıyla dinamik davranışına etkisi olduğu bilinmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar, malzemenin dinamik davranışlarındaki bu değişiklerle, hasarın konumunun ve büyüklüğünün tespit edilmesinin mümkün olduğunu göstermektedir. Tez çerçevesinde, yapısında makro çatlak içeren kompozit şerit-levhanın doğal frekanslarına, çeşitli geometrik ve malzeme parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ele alınan sınır değer problemleri, iki farklı sınır koşulları çerçevesinde incelenmiştir. Problemlerin matematiksel modellemesi düzlem şekil değiştirme durumunda, Elastisite Teorisinin kesin denklemleri çerçevesinde yapılmıştır. Ele alınan SDPlerinin çözümü, analitik mümkün olmadığından, Sonlu Elemanlar Yöntemi yardımıyla sayısal olarak yapılmıştır. Bu amaçla, MATLAB® kullanılarak bir bilgisayar programı yazılmıştır. Sayısal sonuçlar, mesnet koşulları, sonlu eleman adedi, kompozit malzemenin malzeme sabitleri, çatlağın uzunluğu ve konumu değiştirilerek elde edilmiştir. Çatlaksız levha ile çatlak içeren levha için elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Şerit levha, çatlak, kompozit, sonlu elemanlar, doğal frekans, matlab.

Sonlu elemanlarÇatlak
Aysun Eren
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli işlemlerde fiyatlandırmanın matematiksel yöntemlerle analizi

Vadeli islemlerin matematiksel yapısı incelenmistir. Vadeli islemlerin temelini olusturan futures ve optionsların yapıları ve fiyatlandırmaları matematiksel modeller kullanılarak ifade edilmistir. Vadeli islemlerin matematiksel yapısı incelenirken istatistik ve olasılık teorisi ile lineer programlamanın temel özellikleri kullanılmıstır. Ayrıca stokastik bir süreç olan geometrik brown hareketlerinden yararlanılmıstır. Forwards ve futures fiyatlarının sabit faiz oranı altında esit oldukları bir teorem olarak ifade ve ispat edilmistir. Hisse senedi endeksi, döviz piyasaları, ticaret malları ve tahvil?bono piyasalarındaki futures islemleri matematiksel olarak modellenmistir. Futures sözlesmelerindeki risk koruması (hedging) matematiksel olarak modellenmis ve korunma pozisyonunun varyansını minimize eden oran bir teorem olarak ifade edilmistir. Ayrıca korunma için yapılacak futures sözlesmelerinin optimal sayısı belirlenmistir. Opsiyon sözlesmelerinin fiyatlanmasında geometrik brown hareketleri ve arbitraj teoremi kuralı kullanılmıstır. Çok periyotlu binom modeli ile hisse senedi opsiyonu senaryoları incelenmistir. Arbitraj imkanı vermeyen Black?Scholes formülleri elde edilmistir. Opsiyon sözlesmelerindeki delta, theta, vega ve rho korunma yöntemlerinin matematiksel ifadeleri verilmistir. Anahtar Kelimeler: Vadeli islemler, türev islemler, forwards, futures, opsiyon, risk korunması, geometrik brown hareketleri, tahvil, bono, arbitraj, Black?Scholes denklemleri, delta, theta, vega, rho.

Didem Özveren
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Metin madenciliği ile metin sınıflandırma

Bilgisayarların çıkısı ve gelismesiyle her geçen gün biraz daha değisen ve gelisen bir dünyada yasamaktayız. Bilgisayarlar yasantımıza birçok kolaylık katmakta, yapılan islerin yükünü hafifletmekte, daha iyi sonuçlara, daha kısa yollardan ulasmamızı sağlamaktadır. Bilgisayarlar aynı isi otomatik olarak ve daha verimli yapacağından insan kaynaklı hatalar en aza indirgenir. Bilgisayarların gelisimine paralel olarak, insanlar daha fazla bilgiye erisim olanakları bulmus ve günden güne, çok sayıda veriyi depolayan sistemler, yani veritabanları olusturulmus ve bu veritabanlarının boyutları da günden güne büyümüstür. Çesitli tipte veritabanları mevcuttur. Metin halindeki verilerin bulunduğu veritabanlarından bilgiyi kolayca elde etmek için metin kategorizasyon yöntemleri uygulanır. ?lk zamanlarda insan aracılığıyla yapılan sınıflandırma, günümüzde doküman sayısının çok hızlı bir sekilde artması dolayısıyla otomatik olarak yapılır hale gelmistir. Bunun için, daha önceden kategorileri tanımlanmıs olan eğitim dokümanları yardımıyla metin halindeki veriler sınıflandırılabilmektedir. Tezde, amaç doğrultusunda, metin halindeki verilerin sınıflandırılmasında kullanılan metin kategorizasyon teknikleri (Naive Bayes, k-NN) ve çesitli ağırlıklandırma yöntemleri incelenmis olup, daha sonra bu teknikleri kullanarak VisualBasic.NET programlama dili ile metin kategorizasyon programı yazılmıs ve aynı zamanda ilgili tekniklerin doğru sınıflandırma olasılıkları açısından kıyaslamaları yapılmıstır. Bu tezde, metin sınıflandırması üzerinde çalısmak için Anadolu Ajansı adlı Türkçe bir veri kümesinin derlemesi sunulmustur. Anahtar Kelimeler: Metin kategorizasyonu, naive bayes ve k-nn algoritmaları, metin madenciliği, sınıflandırma, joker (wild card) yöntemi.

Veri madenciliği
İsmail Ferhat Pilavcılar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Hilbert uzaylarında matris operatörler ve lineer operatörlerin matris temsili

Bu çalõşmada ayrõlabilir Hilbert uzayõnda matrislerle tanõmlõ lineer operatörler ve lineer operatörlerin matris temsilleri incelenmiştir. Konu ile ilgili sõnõrlõ ve simetrik sõnõrsõz operatörler ele alõnmõştõr. Anahtar kelimeler: Hilbert uzayõ, lineer operatörler, kendine eş operatörler, birimin açõlõmõ.

Hilbert uzayları
Serkan Özdemir
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanecikli hesaplama yöntemi ile kavram çözümleme

Tıbbi Karar Destek Sistemleri (TKDS) eksik bilgi ve belirsizlik altında çıkarsama yapabilen akıllı yazılım sistemleridir. Bu sistemlerde belirsizliğin modellenmesi için Bayes ağları, kaba kümeler, yapay sinir ağları, bulanık mantık, tümevarımsal mantık programlama, genetik algoritmalar gibi çeşitli esnek hesaplama yöntemleri ile bu yöntemlerin birkaçının birleşiminden oluşan melez yöntemler kullanılmaktadır. Bayes ağları TKDS' de sıklıkla kullanılan veri güdümlü bir yöntemdir.Bu çalışmada, Bayes ağları ile Biçimsel Kavram Çözümlemedeki kavram kafes yapısı arasındaki benzerliklerden yola çıkılarak Belirti-Hastalık arasındaki ilişkileri yansıtan yeni bir veri güdümlü model önerilmiştir. Bu modelde hastalıklar nesneler ve belirtiler de özellikler olarak modellenmiştir.Geliştirilen modelin test edilmesi için veri kümesi bulmadaki teknik problemler nedeniyle gerçek durumlardan çıkarılmış ve gerçek hasta verileri kullanılarak hazırlanmış olan ALARM ağ yapısı kullanılmıştır. Çeşitli boyutlardaki bu veri kümelerinin üretilmesi NETICA yazılımı ile gerçekleştirilmiştir. Hesaplama karmaşıklığını önlemek amacıyla, özellik verilerine kaba kümeler kuramının temelini oluşturan ve ayırtedilebilirliğe dayalı bir yazılım sistemi olan ROSETTA kullanılmıştır.Belirti-Hastalık bağlamının, ilgili algoritmalar ile kavram kafesi yapısı oluşturulmuştur. Kavram kafesindeki kenarlar, belirtiler ve hastalıklar arasındaki olasılıksal ilişkileri yansıtmakta ve Bayes teoremi ile hesaplanmaktadır. Bu işlemler Oracle JDeveloper yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Hesaplanan koşullu olasılıklar modelin doğruluk oranını vermektedir. Ağdaki gerçek durum ile programın ürettiği sonuç aynı olduğunda doğru teşhise ulaşılmaktadır. Oluşturulan model, farklı boyutlar da veri kümelerine uygulandığında ortalama yaklaşık %51 doğruluk oranı ile hastalığı doğru teşhis edebilmektedir.Ayrıca bu veri kümeleri C4.5, Destek Vektör Makinesi ve Çok Katmanlı Yayılım gibi makine öğrenmesi yöntemlerine de uygulanmıştır. En iyi sonucu yaklaşık %75 ortalama doğruluk oranı ile Destek Vektör Makinesi yöntemi vermiştir.

Bayes ağlarKaba kümeler
Mert Bal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınır koşullarında spektral parametre bulunan sınır değer problemleri üzerine

Sınır koşulunda spektral parametre bulunan sınır değer problemleri fizik problemlerinin çözümünde ortaya çıkmış ve günümüze kadar bu tür problemlerin birçok özelliği değişik çalışmalarda incelenmiştir. Bu tezde sınır koşulunda spektral parametre bulunan iki tip problem ele alınmıştır. İlk olarak sınır koşulunda spektral parametre bulunan matris katsayılı ikinci dereceden sınır değer probleminin spektrumu incelenmiş ve özfonksiyonlara göre açılım formülü elde edilmiştir. Bunun yanı sıra bu sınır değer problemi ile tanımlanan kendine eş operatörün bir alt uzayda spektral fonksiyonunun ve rezolventinin matris çekirdekli integral operatörler olduğu gösterilmiştir. İkinci olarak süreksizlik noktasında dönüşüm koşullarına sahip, sınır koşullarında spektral parametre bulunan, geciken argümanlı sürekli olmayan sınır değer problemi incelenmiş, özdeğerlerinin ve özfonksiyonlarının asimptotik ifadeleri bulunmuştur.

Diferensiyel denklemlerGecikmeli diferensiyel denklemlerSpektral teori+1
Fatma Aydın Akgün
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci mertebeden diferansiyel operatörün spektral özellikleri

L2 Hilbert uzayında birinci mertebeden diferansiyel operatörün spektral özellikleri incelenmiştir.d/dx diferansiyel ifadesi ile oluşturulan operatörün sınırsızlık, kapalılık, kapanabilirlik gibi özellikleri incelenerek kapanışı belirlenmiştir. Bu kapanışın bir fonksiyona çarpım operatörü ile toplamının spektrumu incelenmiştir.L2 uzayında id/dx ifadesi ile oluşturulan operatörün kendine eşliği; bağımsız değişkene çarpım operatörü ile unitar denk olduğu gösterilmiş; L2 (0,1) uzayında kendine eş genişletmeleri verilmiş ve ayrıca L2 uzayında kendine eş genişletmelerinin olmadığı gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Spektrum, diferansiyel operatör, unitar denklik.

İnanç Duyar
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Görüntü işlemede morfolojik teknikler

ÖZETMorfoloji kelimesi genel olarak canlıların, şekil ve yapıları ile uğraşan biyoloji dalına itafen kullanılmaktadır. Bu tez içerisinde aynı kelime matematiksel morfoloji bağlamı kapsamında imge bileşenlerinin ayrıştırılması sırasında kullanılan bir araç olarak karşımıza çıkacaktır. Bunun dışında bu çalışma kapsamı içerisinde, imge ön işleme ve işleme sonrasında kullanılan morfolojik filtreleme, inceltme ve budama gibi bir çok morfolojik teknik ilgi alanımıza girecektir.Matematiksel morfolojinin dili kümeler teorisidir. Matematiksel morfoloji içerisindeki kümeler bir imge içerisindeki nesneler olarak düşünülebilir. İşte bu yüzden bu çalışma içerisinde matematiksel bir altyapı oluşturması açısından öncelikle kümeler teorisi ve mantık operasyonları ile ilgili bilgi verilmiştir. Daha sonra ise ikili ve gri-ölçümlü imgelerde ayrı ayrı, yayma, aşındırma, açma, kapama gibi imge işleme yöntemleri ele alınmıştır.Bir çok imge işleme sonucunda girdi ve çıktı yine imge olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu çalışma içerisinde konu edilen morfolojik yöntemlerde girdi yine bir imge iken çıktı ise imgenin bileşenlerinin özelliklerinden oluşan matematiksel bir ifade veya küme olacaktır. Bu anlamda morfolojik imge işleme, imgenin anlamlandırılması ya da imge içerisinden anlamın ayrıştırılmasında bir dönüm noktasıdır.Anahtar kelimeler: Morfolojik imge işleme, inceltme, budama, yayma, aşındırma, açma, kapama yöntemleri, Granülometri.

Hakan Emrah Olgun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Spline ile eğri ve yüzey oluşturma

ÖZET Polinom interpolasyonu ile her zaman istenilen hassasiyette sonuç elde etmek mümkün değildir. Keskin köşeleri olan, yüksek mertebeden türevlerde hızlı değişim olan fonksiyonlara ve hatta bazı düzgün fonksiyonlara bile yüksek mertebeden polinomlar ile yapılan yaklaşımlarda istenilen hassasiyet sağlanamaz. İnterpolasyon ve veri uydurmada (data fitting) verilen datalara adapte olabilen yeteri kadar esnekliğe sahip ve bilgisayarda kolayca hesaplanabilen fonksiyonların kullanılması gerekebilir. Dolayısıyla özel bir sebep olmadığı sürece fonksiyon yaklaşımında veya veri uydurmada spline' ları kullanmak uygundur. Bu fonksiyonların özellikleri,. Düzgün ve esnektir,. Bilgisayarda depolamak ve işlem yapmak kolaydır,. Türevlerini ve integrallerini hesaplamak kolaydır. Spline fonksiyonları interpolasyon, veri uydurma, adi ve kısmi diferansiyel denklemlerin çözümünde, eğri ve yüzey yaklaşımında, kompleks geometrik nesnelerin matematik modellemesinde sıkça kullanılırlar. Bu çalışmada; İkinci bölümde kübik spline' lar ve özellikleri anlatıldı. Üçüncü bölümde, parametrik kübik spline'lar incelendi. Dördüncü bölümde B-spline eğrileri ele alındı. Beşinci bölümde, B- spline yüzeyleri ve özellikleri anlatıldı. Ayrıca, her bölümle ilgili yazılmış C kodlan kullanılarak örnek uygulamalar yapılmış ve elde edilen sonuçlar en son bölümde verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Spline, düğüm(knot) vektör, B-spline bazları, kontrol noktaları. vıı

EğrilerSplineYüzey oluşturma
Ramazan Tekercioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Singüler Sturm Liouville probleminin bazı spektral özellikleri

Tez çalışmasında L2 [O, oo) Hilbert uzayında -y" + q(x)y, 0<,xAnahtar Kelime: Green fonksiyonu = Green function ; Hilbert uzayları = Hilbert spaces ; Meromorfik fonksiyonlar = Meromorf functions ; Spektral özellikler = Spectral properties ; Özdeğerler = Eigenvalues ; Özfonksiyonlar = Eigenfunctions

Green fonksiyonuHilbert uzaylarıMeromorfik fonksiyonlar+3
Arzu Turan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınır koşulunda spektral parametre bulunan operatör katsayılı Sturm-Liouville k.düzenli izi

ÖZET H ayrılabilir Hubert uzayı olmak üzere Hı= L2 ( [0,l],H )®H Hilbert uzayında - y" + Q(x)y = ly O < x < 1 Sturm-Liouville diferansiyel denklemi ve./(O) = 0 -y(\) = Ay'(l) sınır koşullan ile oluşturulan operatör L olsun. Burada Q(x) [0,1] aralığında tanımlanmış değerleri H uzayında kendine eş çekirdek operatör olan fonksiyon, X ise kompleks değerler alan spektral parametredir. Sunulan bu çalışmada L operatörü için k ( k>2) herhangi doğal sayı olmak üzere k. düzenli iz kavramı verilmiş ve düzenli iz için formül elde edilmiştir. Sözü edilen Q(x) reel değerli skaler fonksiyon, H=C olduğu halde de yüksek mertebeden düzenli iz formülü ilk bu çalışmada bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Zayıf türev, analitik operatör-fonksiyon, esas spektrum, spektral açılım, düzenli iz IV

Hilbert uzaylarıRezolventSpektrum analizi+1
Hülya Şahintürk
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Tek yönlü lifli elastik ve viskoelastik kompozitlerin stabilitesi ve gerilme durumuna ait bazı problemler

ÖZET Tek yönlü lifli kompozit malzemelerdeki eğilmenin, teknolojik işlemler sırasında çeşitli faktörlerden olabileceği gibi tasarımından da kaynaklanabileceği bilinir. Bu nedenle, kompozitlerin yapısındaki liflerin eğriliği, bu malzemelerin yapısal hasarı olarak alınabileceği gibi yapısal bir özellik olarak da ele alınabilir. Üstelik, liflerin eğriliği, basınç altındaki stabilite kaybı problemleri ve çeşitli kırılma araştırmaları için bir model olarak da seçilebilir. Bu çalışmada, parçalı-homojen cisim modeli çerçevesinde elastisite ve viskoelastisite teorisinin üç boyutlu geometrik nonlineer denklemleri kullanılarak stabilite kaybı öncesi gerilme analizi ve stabilite kaybı araştırmaları için bir yaklaşım geliştirilmiştir. Tez kapsamında ele alınan bütün araştırmalar periyodik eğrilikli bir veya iki lif içeren sonsuz elastik ve viskoelastik cisim için yapılmıştır. Sonsuz elastik ve viskoelastik cismin iki lif içermesi durumunda, bu liflerin iki paralel doğru boyunca yerleştiği kabul edilmiştir. Gerilme dağılımı ve stabilite kaybı problemleri cisme lifler boyunca sonsuzda düzgün dağılmış normal kuvvetler etkidiğinde incelenmişlerdir. Ele alınan stabilite problemleri için, önce kompozitin doldurucusunun hacim oranının küçük ve lifler arasındaki etkileşimin ihmal edildiği düşünülmüştür. Sonuçta, malzeme tek lif içeren sonsuz viskoelastik malzeme olarak modellenmiştir. Sonra, sonsuz cismin tek lif içermesi durumu için önerilen araştırma, lifler arasındaki etkileşimin dikkate alınması durumuna genişletilmiş ve ilgili analizler iki komşu lif içeren sonsuz viskoelastik cisim için yapılmıştır. Bu liflerin aynı düzlemde ve farklı düzlemlerde birbirine paralel iki doğru boyunca yerleştiği, herbirinin küçük başlangıç eğilmesine sahip olduğu kabul edilmiştir. Bu eğrilikler periyodik ve aynı-fazlıdır. Başlangıç eğilmesinin büyümeye başlaması ve nihayet sonsuz olması durumu stabilite kaybı kriteri olarak seçilmiştir. Viskoelastik malzemenin tanımı için Rabotnov operatörü kullanılmış ve lifler arasındaki etkileşimin ve reolojik parametrelerin kritik zaman değerlerine etkileri araştırılmıştır. Stabilite kaybı öncesi gerilme-şekil değiştirme problemleri için önce, eğrilikli lif içeren tek yönlü kompozitlerdeki geometrik nonlineeritenin gerilme dağılımına etkisi araştırmaları, lifin küçük hacim oranlı doldurucu olması durumu için uygulanmış ve bu durumda kompozit malzeme periyodik eğrilikli tek lif içeren sonsuz elastik cisim olarak modellenmiştir. Sonra, bu metod iki paralel doğru boyunca yerleşmiş periyodik eğrilikli iki komşu lif içeren sonsuz elastik cisim için geliştirilmiştir. Liflerin eğriliklerinin birbirleri ile ilgisi dikkate alınarak aynı-faz ve zıt-faz eğrilik durumu olarak adlandırılan iki yerleşim formu ele alınmıştır. Bu durumda liflerin orta çizgilerinin aynı düzlemde olduğu kabul edilmiştir. Liflerin eğriliklerinden kaynaklanan aralarındaki etkileşimin gerilme dağılımına etkisi araştırılmış ve ara yüzey üzerindeki normal ve kayma gerilmeleri ile ilgili sayısal sonuçlar verilmiştir. Ele alınan gerilme dağılımına geometrik nonlineeritenin etkisi de araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lifli kompozit, gerilme dağılımı, geometrik nonlineerite, iç stabilite kaybı, kritik zaman x

ElastikGerilme dağılımıKararlılık+3
Reşat Köşker
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Ön gerilmeli tabaka ile örtülmüş ön gerilmeli yarı düzlemde genelleştirilmiş Rayleigh dalgalarının dispersiyonu

ÖZET Bilindiği üzere ön gerilmeler yapı elemanlarında farklı birçok nedenlerden dolayı oluşabilmektedir. Bu ön gerilmelerin oluştuğu ortamların dalga yayılımına etkisinin incelenmesi teorik ve uygulama açısından çok önemlidir. Tez kapsamında yapılan araştırmalar, genel olarak ön gerilmeli tabakalı ortamlardaki dalga yayılımına bu ön gerilmelerin etkisinin incelenmesine aittir. Yapılan çalışmaların özel konusu ise ön gerilmeli tabaka ile örtülü ön gerilmeli yan düzlemdeki genelleştirilmiş Rayleigh dalgalarının dispersiyonudur. Bu incelemeler aşağıdaki durumlarda yapılmıştır: Birinci durumda lineer elastik malzemeden yapılmış bir tabaka ile örtülü lineer elastik malzemeden yapılmış yan düzlemde tabaka ve düzlemde ön gerilmelerin olmadığı durum ele alınarak genelleştirilmiş Rayleigh dalgalarının dispersiyonu incelenmiştir. Bu inceleme parçalı homojen cisim modeli çerçevesinde klasik lineer elastisite teorisi uygulanarak ideal ve ideal olmayan temas koşullan durumunda yapılmış Tolstoy ve Usdin (1953), Achenbach ve Epstein (1967) ve Eringen ve Şuhubi (1975b) kaynaklarında elde edilen sonuçlar tekrar elde edilmiştir. Söz konusu problem ideal olmayan temas koşullan çerçevesinde de ele alınmıştır. Sayısal sonuçlar birçok malzeme çifti için yapılmıştır. İkinci durumda lineer elastik malzemeden yapılmış ön gerilmeli tabaka ile örtülü yine lineer elastik malzemeden yapılmış ön gerilmeli yan düzlemde ideal ve ideal olmayan temas koşullan çerçevesinde genelleştirilmiş Rayleigh dalgalannın dispersiyonu parçalı homojen cisim modeli çerçevesinde üç boyutlu doğrusallaştınlmış dalga teorisi denklemleri kullanılarak incelenmiştir. Üçüncü durumda ise lineer olmayan elastik malzemeden yapılmış ön gerilmeli tabaka ile örtülü yine lineer olmayan elastik malzemeden yapılmış ön gerilmeli yan düzlemde ideal ve ideal olmayan temas koşullan çerçevesinde genelleştirilmiş Rayleigh dalgalarının dispersiyonu parçalı homojen cisim modeli çerçevesinde üç boyutlu doğrusallaştınlmış dalga teorisi denklemleri kullanılarak incelenmiştir. Bu durumda Murnaghan potansiyeli ile verilen üçüncü mertebeden olan elastisite sabitlerinin genelleştirilmiş Rayleigh dalgalarının yayılımına olan etkisi değişik problem parametreleri çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlann özel durumlarda bilinen sonuçlarla ve fiziksel görüşlerle çakıştığı gösterilmiştir. Ön gerilmeli durumlara ait olan sonuçlar ise ilk kez bu tez kapsamında elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Dalga yayılımı, dispersiyon, üçüncü mertebeden elastik sabitler, ön gerilme, parçalı homojen cisim modeli, genelleştirilmiş Rayleigh dalgaları xıı

Müslüm Özışık
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Fiyatların aralıklı verilmesi durumunda taşıma problemine çözüm önerisi

ÖZETKlasik taşıma problemi i 'den j 'ye tek tip malın taşınmasıyla ilgilenir. Burada i 'den j 'yebirim taşıma maliyetleri sabittir. Ancak gerçek dünyada bir taşıma probleminde i 'den j 'yetaşınacak malın birim fiyatları her zaman sabit olmayabilir. Piyasa koşulları gözönünealındığında fiyatların sabit olmaması gerektiği ise bilinen bir gerçektir.Bu çalışmada taşıma birim fiyatlarının bir aralık halinde olması göz önüne alınmıştır. Aralıkaritmetiğinden (Ishibuchi ve Tanaka, 1990) faydalanarak, problemimiz iki amaçlı taşımaproblemi haline getirilmiş, üyelik fonksiyonları da dikkate alınıp amaçlara uygulanmış veüyelik fonksiyonlarının kesişimi yapılarak ve kısıt sayısı orijinale göre bir kısıt düşürülerekprobleme bir çözüm getirilmiştir.Bu yöntem iki boyutlu taşıma probleminden başka üç boyutlu taşıma problemine de (solidproblem) uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: aralık aritmetiği, iki boyutlu taşıma problemi, üç boyutlu taşımaproblemi, solid problem, üyelik fonksiyonları

Erol Tezcan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Çatlak içeren ön gerilmeli şeritte çatlak ucunda oluşan gerilme şiddeti faktörünün belirlenmesi

Bu çalışmada, anizotrop şerit-levhadaki makro çatlak uçlarında oluşan kırılmaparametrelerine öngerilmenin etkisi, farklı geometrik ve malzeme parametreleri içinincelenmiştir. İncelemeler Üç Boyutlu Lineerize Edilmiş Elastisite Teorisi çerçevesindedüzlem şekil değiştirme durumunda yapılmıştır. Ele alınan sınır değer problemleri, sonluelemanlar yöntemi yardımıyla sayısal olarak çözülmüştür. Sonlu elemanlar yöntemimodellemesinde; çatlak ucu bölgesinde altı nodlu tekil üçgen sonlu elemanlar, geri kalankısımda dokuz nodlu standart dikdörtgen sonlu elemanlar kullanılmıştır. Kırılmaparametreleri, enerji yöntemi kullanılarak belirlenmiştir.Tez'de, kırılma parametresi olarak gerilme şiddeti faktörü (K) ve enerji boşalma oranı (G)kullanılmıştır. Çatlak şerit-levhanın merkezinde konumlandığında gerilme şiddeti faktörü (K),bunun dışındaki konumları için enerji boşalma oranı (G) belirlenmiştir. Enine izotropmalzeme için gerilme şiddeti faktörü (K)'nün 1. ve 2. mod değerleri, ortotrop malzeme içinise 1. mod değerleri ele alınmıştır. Bu durumlarda, ön şekil değiştirmelerin küçük olduğu velineer elastisite teorisi çerçevesinde belirlenebileceği kabul edilmiştir. Ayrıca ön şekildeğiştirmenin sonlu olduğu durumlarda, mekanik bağıntıları harmonik tipli potansiyelleverilen hiperelastik malzemeler göz önüne alınmıştır. Ele alınan problemlerde ön şekildeğiştirme durumu, Guz (1991)'de verilen kabulleri sağlayacak şekilde seçilmiştir.Çok sayıda yeni sayısal sonuçları elde etmek için gerekli algoritma ve programlar FTN77'detarafımızdan yapılmıştır. Ön şekil değiştirmenin göz önüne alınmadığı özel durumlarda busonuçlar uygun bilinen sonuçlar ile uzlaşmaktadır.Yapılan araştırmalar, pek çok özel durumda Kırılma Mekaniği için ilk teşebbüslerioluşturmaktadır.Anahtar Kelimeler: Gerilme şiddeti faktörü, çatlak, enerji boşalma oranı, öngerilme, tekilsonlu eleman, harmonik tipli potansiyel, sonlu elemanlar yöntemi.JÜRİ:1. Doç. Dr. Nazmiye YAHNİOĞLU (Danışman) Kabul Tarihi:16.12.20052. Prof. Dr. Surkay D. AKBAROV Sayfa Sayısı:933. Prof. Dr. R. Faruk YÜKSELER4. Prof. Dr. Mehmet BAKİOĞLU5. Prof. Dr. Esin İNAN

Arzu Turan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğrisel yapıya sahip kompozit malzemeden hazırlanmış yapı elemanlarının statiğe uygun sınırdeğer probleminin fem ile incelenmesi

Bu çalışmada, eğrisel yapıya sahip kompozit malzemeler mekaniğinin Akbarov ve Guz' süreklilik teorisi çerçevesinde iki ve üç boyutlu sınırdeğer problemleri Sonlu Elemanlar Yöntemi ile araştırılmıştır. Adı geçen süreklilik teorisinde kabul edilen bazı kısıtlamalar, incelenen sınırdeğer problemleri için geliştirilmiş, bu problemlerin matematiksel formülasyonu verilmiş ve daha sonra formülasyonu yapılmış problemlerin sonlu eleman modellemesi yapılmıştır. Gerekli bilgisayar programlan oluşturularak doğruluğu analitik çözümleri bilinen problemlerle test edilmiştir. Daha hassas sayısal sonuçlar elde edilmesi için, incelenen sınırdeğer problemlerine uygun olarak Sonlu Elemanlar Yöntemi bazı açılardan geliştirilmiş, iki aşamalı karışık formülasyon kullanılmış, elde edilen sayısal sonuçların Zienkiewicz ve Zhu'nun tavsiye ettiği biçimde hata hesaplan yapılmış ve bunlardan sonlu eleman boyutlarının belirlenmesinde kullanılmıştır. İki aşamalı karışık formülasyon; ilk aşamada yerdeğiştirme esaslı sonlu eleman modellemesi sonucunda elde edilen süreksiz gerilme dağılımlannın, ikinci aşamada En Küçük Kareler Yöntemi' nin tezde geHştirilmiş formu uygulanarak süreldüeştirilmesi şeklinde tanımlanmıştır. Çalışmada araştırılan her bir sınırdeğer problemi, eğrisel yapıya sahip kompozit malzemeden hazırlanmış şerit ve plak şeklinde olan yapı elemanlarının, statik yüklemedeki gerilme ve yerdeğiştirme dağılımlarının, elastisite teorisinin kesin denklemleri çerçevesinde incelenmesine karşı gelmektedir. Üç boyutlu problemlerin incelenmesi Yan-Analitik Sonlu Elemanlar Yöntemi çerçevesinde yapılmıştır. Kompozit malzemenin yapısında yerel eğrilik olduğu durumda "sınır tabakası" tipinde bir yaklaşım teklif edilmiş ve bu yaklaşım başarıyla uygulanmıştır. Kompozit malzeme yapısındaki eğrilikler periyodik ve yerel olduğu durumlarda elde edilen sayısal sonuçlar geniş bir biçimde incelenmiş ve bunların yorumlan verilmiştir. Bu çalışmada geliştirilen sayısal yöntem, yaygın olarak kullanılan Bor ve Cam takviyeli kompozit malzemelerden hazırlanmış yapı elemanlarının statiğine uygun gelen sınırdeğer problemlerine de uygulanmıştır. Elde edilen sayısal sonuçlar grafikler halinde verilmiştir. Bu çalışmada yapılan araştırmalar eğrisel yapıya sahip kompozit malzemeler mekaniğinin, analitik ve yaklaşık-analitik çözümleri mümkün olmayan sınırdeğer problemlerinin incelenmesinde, sayısal yöntemlerin uygulanması açısından ilk girişimleri oluşturmaktadır. xı

Eğrisel kabuk yapılarKompozit malzemelerYapı elemanları
Nazmiye Yahnioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00