Theses supervised by Doç. Dr. Bülent Yanıktepe
13 theses · Osmaniye Korkut Ata University
Ekonomik analiz yöntemleri kullanılarak 1 MW güneş enerjisi santralinin değerlendirilmesi
Enerjinin sürdürülebilirliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de önem arz etmektedir. Bu bağlamda enerji ihtiyacının giderek arttığı ülkemiz ve dünyada enerjinin üretimi konusu önemlidir. Bilindiği üzere enerji, ''fosil'' ve ''yenilenebilir'' kaynaklar aracılığıyla üretilmektedir. Yenilenemeyen enerji kaynaklarının çevreye ve insanlara olan etkileri herkes tarafından bilinmektedir. Fosil yakıtların kullanımı sonucu ortaya çıkan küresel ısınma sorunu bizleri yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirmeye sevk etmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları, ulaşılabilirlik, mevcudiyet, kabul edilebilirlik özelliklerinin hepsini taşımaktadırlar. Enerji üretimi konusundaki en önemli parametrelerden biri enerji santral maliyetleridir. Bu tez kapsamında örnek bir yatırımın verileri finansal analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bunlar arasında net bugünkü değer ve iç verim oranı gibi yöntemler bulunmaktadır. Ayrıca güneş enerji santralleriyle ilgili yönetmeliklere ve mevzuatlara da değinilmiştir. Geçmişten günümüze kadar olan süreçte yatırım maliyetinin değişimi ve güneş enerjisinin ülkemiz içerisindeki gelişimi ele alınmıştır. Tez içerisinde yer alan güneş enerjisi santralinin kurulumundaki parametreler ve fizibilite analizi gerçek verilerle hazırlanmıştır. Bu bakımdan bir rehber niteliğinde olması amaçlanmıştır.
Ekonomik analiz yöntemleri kullanılarak 1 MW güneş enerjisi santralinin değerlendirilmesi
Enerjinin sürdürülebilirliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de önem arz etmektedir. Bu bağlamda enerji ihtiyacının giderek arttığı ülkemiz ve dünyada enerjinin üretimi konusu önemlidir. Bilindiği üzere enerji, ''fosil'' ve ''yenilenebilir'' kaynaklar aracılığıyla üretilmektedir. Yenilenemeyen enerji kaynaklarının çevreye ve insanlara olan etkileri herkes tarafından bilinmektedir. Fosil yakıtların kullanımı sonucu ortaya çıkan küresel ısınma sorunu bizleri yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirmeye sevk etmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları, ulaşılabilirlik, mevcudiyet, kabul edilebilirlik özelliklerinin hepsini taşımaktadırlar. Enerji üretimi konusundaki en önemli parametrelerden biri enerji santral maliyetleridir. Bu tez kapsamında örnek bir yatırımın verileri finansal analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bunlar arasında net bugünkü değer ve iç verim oranı gibi yöntemler bulunmaktadır. Ayrıca güneş enerji santralleriyle ilgili yönetmeliklere ve mevzuatlara da değinilmiştir. Geçmişten günümüze kadar olan süreçte yatırım maliyetinin değişimi ve güneş enerjisinin ülkemiz içerisindeki gelişimi ele alınmıştır. Tez içerisinde yer alan güneş enerjisi santralinin kurulumundaki parametreler ve fizibilite analizi gerçek verilerle hazırlanmıştır. Bu bakımdan bir rehber niteliğinde olması amaçlanmıştır.
Ekonomik analiz yöntemleri kullanılarak 1 MW güneş enerjisi santralinin değerlendirilmesi
Enerjinin sürdürülebilirliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de önem arz etmektedir. Bu bağlamda enerji ihtiyacının giderek arttığı ülkemiz ve dünyada enerjinin üretimi konusu önemlidir. Bilindiği üzere enerji, ''fosil'' ve ''yenilenebilir'' kaynaklar aracılığıyla üretilmektedir. Yenilenemeyen enerji kaynaklarının çevreye ve insanlara olan etkileri herkes tarafından bilinmektedir. Fosil yakıtların kullanımı sonucu ortaya çıkan küresel ısınma sorunu bizleri yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirmeye sevk etmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları, ulaşılabilirlik, mevcudiyet, kabul edilebilirlik özelliklerinin hepsini taşımaktadırlar. Enerji üretimi konusundaki en önemli parametrelerden biri enerji santral maliyetleridir. Bu tez kapsamında örnek bir yatırımın verileri finansal analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bunlar arasında net bugünkü değer ve iç verim oranı gibi yöntemler bulunmaktadır. Ayrıca güneş enerji santralleriyle ilgili yönetmeliklere ve mevzuatlara da değinilmiştir. Geçmişten günümüze kadar olan süreçte yatırım maliyetinin değişimi ve güneş enerjisinin ülkemiz içerisindeki gelişimi ele alınmıştır. Tez içerisinde yer alan güneş enerjisi santralinin kurulumundaki parametreler ve fizibilite analizi gerçek verilerle hazırlanmıştır. Bu bakımdan bir rehber niteliğinde olması amaçlanmıştır.
Enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye örneği
Enerji kaynakları sanayideki üretimi ve yaşam konforu göz önüne alındığında tüketimi etkilemekte olup rekabet açısından ekonominin de en önemli parametrelerinden biridir. Enerji tüketimi, bir ülkenin yaşam standardı ve ekonomik büyümesi ile orantılı olduğundan toplumun refah düzeyini doğrudan etkilemektedir. Nüfus artışı, endüstrileşme ve modern kentleşmenin sonucu olarak artan enerji tüketimi ile doğrudan orantılı olarak bu tüketimi karşılayacak enerji arzı da göz önüne alınması gereken etkili bir araçtır. Bu durum enerji piyasası kapsamında ülkelerin enerji stratejileri ve politikalarını belirlemede önem kazanmaktadır. Türkiye, yaklaşık %75 oranla enerji ihtiyacını ithal etmekte olup ekonomik büyümede enerjiye bağımlı bir ülkedir. Bu çalışmada; Türkiye ekonomisine ilişkin 1970-2015 dönemine ait yıllık veriler analiz edilerek, Türkiye için enerji tüketim değerleri ile ekonomik büyümenin ölçütü olarak reel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kullanılarak enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada, bu ilişkinin durağanlığını test etmek için birim kök testleri, nedenselliği tespit etmek için Granger nedenselik testi, uzun dönem ilişkisini tespit etmek amacıyla da eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ile enerji tüketiminin eşbütünleşik oldukları ve enerji tüketiminden reel GSYH'ye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi sonucuna varılmıştır. Ayrıca enerji tüketimini oluşturan farklı enerji kaynaklarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi aynı yöntemler kullanılarak incelenmiştir.
Enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye örneği
Enerji kaynakları sanayideki üretimi ve yaşam konforu göz önüne alındığında tüketimi etkilemekte olup rekabet açısından ekonominin de en önemli parametrelerinden biridir. Enerji tüketimi, bir ülkenin yaşam standardı ve ekonomik büyümesi ile orantılı olduğundan toplumun refah düzeyini doğrudan etkilemektedir. Nüfus artışı, endüstrileşme ve modern kentleşmenin sonucu olarak artan enerji tüketimi ile doğrudan orantılı olarak bu tüketimi karşılayacak enerji arzı da göz önüne alınması gereken etkili bir araçtır. Bu durum enerji piyasası kapsamında ülkelerin enerji stratejileri ve politikalarını belirlemede önem kazanmaktadır. Türkiye, yaklaşık %75 oranla enerji ihtiyacını ithal etmekte olup ekonomik büyümede enerjiye bağımlı bir ülkedir. Bu çalışmada; Türkiye ekonomisine ilişkin 1970-2015 dönemine ait yıllık veriler analiz edilerek, Türkiye için enerji tüketim değerleri ile ekonomik büyümenin ölçütü olarak reel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kullanılarak enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada, bu ilişkinin durağanlığını test etmek için birim kök testleri, nedenselliği tespit etmek için Granger nedenselik testi, uzun dönem ilişkisini tespit etmek amacıyla da eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ile enerji tüketiminin eşbütünleşik oldukları ve enerji tüketiminden reel GSYH'ye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi sonucuna varılmıştır. Ayrıca enerji tüketimini oluşturan farklı enerji kaynaklarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi aynı yöntemler kullanılarak incelenmiştir.
Enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye örneği
Enerji kaynakları sanayideki üretimi ve yaşam konforu göz önüne alındığında tüketimi etkilemekte olup rekabet açısından ekonominin de en önemli parametrelerinden biridir. Enerji tüketimi, bir ülkenin yaşam standardı ve ekonomik büyümesi ile orantılı olduğundan toplumun refah düzeyini doğrudan etkilemektedir. Nüfus artışı, endüstrileşme ve modern kentleşmenin sonucu olarak artan enerji tüketimi ile doğrudan orantılı olarak bu tüketimi karşılayacak enerji arzı da göz önüne alınması gereken etkili bir araçtır. Bu durum enerji piyasası kapsamında ülkelerin enerji stratejileri ve politikalarını belirlemede önem kazanmaktadır. Türkiye, yaklaşık %75 oranla enerji ihtiyacını ithal etmekte olup ekonomik büyümede enerjiye bağımlı bir ülkedir. Bu çalışmada; Türkiye ekonomisine ilişkin 1970-2015 dönemine ait yıllık veriler analiz edilerek, Türkiye için enerji tüketim değerleri ile ekonomik büyümenin ölçütü olarak reel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kullanılarak enerji tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada, bu ilişkinin durağanlığını test etmek için birim kök testleri, nedenselliği tespit etmek için Granger nedenselik testi, uzun dönem ilişkisini tespit etmek amacıyla da eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ile enerji tüketiminin eşbütünleşik oldukları ve enerji tüketiminden reel GSYH'ye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi sonucuna varılmıştır. Ayrıca enerji tüketimini oluşturan farklı enerji kaynaklarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi aynı yöntemler kullanılarak incelenmiştir.
Akarsu uygulaması için bir dikey eksenli su türbininin akış ve güç parametrelerinin incelenmesi
Bu deneysel çalışmada, 5 kW'lık bir türbin gücü ve 2.2 – 2.5 m/s arasındaki serbest akış hızı için üç kanatlı dikey eksenli bir Darrieus türbin hesabı ve tasarımı yapılmıştır. Katılık oranı (σ), yaklaşık 1,1 ve hücum açısı α=-2 olarak belirlenmiştir. Burada, Adana'daki TS3 isimli sulama kanalı ölçüleri referans alınarak kanat veter uzunluğu (CL), türbin yarıçapı (R) ve türbin kanat yüksekliği (H) optimum değerleri hesaplanmıştır. Hesaplanan değerlere göre 3D katı modelleme programı kullanılarak prototip tasarımı yapılmıştır. Deneysel olarak akış analizlerinin yapılabilmesi için protip'e ait ¼ ölçekli türbin modeli üretimi yapılmıştır. Akış analizinde, 4 farklı azimut açısı, θ=270°, θ=240°, θ=210°, θ=180° ve 3 farklı Re, 9000, 14000 ve 20000 sayıları için PIV yöntemi kullanılarak yapılan deneylerde türbin ve kanatları etrafındaki akışta meydana gelen değişimler incelenmiştir. Burada hesaplanmış olan Reynolds sayıları kanat veter uzunluğuna bağlı olarak hesaplanmış (ReCL)'dir. Akış analizleri sonucu zaman ortalamalı hız vektörleri , ortalama akım çizgileri <> ve ortalama girdap alanları <ω> elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Kanat pozisyonlarının değişimine göre zaman ortalamalı hız vektörlerinin , ortalama akım çizgilerinin <> ve ortalama girdap alanlarının <ω> şekilleri ve oluştukları bölgelerin değiştiği gözlemlenmiştir. Ayrıca, girdap odak (F) noktalarının ve duraklama (S) noktalarının oluşumu gözlemlenmiştir. Reynolds sayısının artışına bağlı olarak ise akış yapılarında değişmelerin yanında F ve S noktalarının oluştukları koordinatların değişimi gözlemlenmiştir.
Akarsu uygulaması için bir dikey eksenli su türbininin akış ve güç parametrelerinin incelenmesi
Bu deneysel çalışmada, 5 kW'lık bir türbin gücü ve 2.2 – 2.5 m/s arasındaki serbest akış hızı için üç kanatlı dikey eksenli bir Darrieus türbin hesabı ve tasarımı yapılmıştır. Katılık oranı (σ), yaklaşık 1,1 ve hücum açısı α=-2 olarak belirlenmiştir. Burada, Adana'daki TS3 isimli sulama kanalı ölçüleri referans alınarak kanat veter uzunluğu (CL), türbin yarıçapı (R) ve türbin kanat yüksekliği (H) optimum değerleri hesaplanmıştır. Hesaplanan değerlere göre 3D katı modelleme programı kullanılarak prototip tasarımı yapılmıştır. Deneysel olarak akış analizlerinin yapılabilmesi için protip'e ait ¼ ölçekli türbin modeli üretimi yapılmıştır. Akış analizinde, 4 farklı azimut açısı, θ=270°, θ=240°, θ=210°, θ=180° ve 3 farklı Re, 9000, 14000 ve 20000 sayıları için PIV yöntemi kullanılarak yapılan deneylerde türbin ve kanatları etrafındaki akışta meydana gelen değişimler incelenmiştir. Burada hesaplanmış olan Reynolds sayıları kanat veter uzunluğuna bağlı olarak hesaplanmış (ReCL)'dir. Akış analizleri sonucu zaman ortalamalı hız vektörleri , ortalama akım çizgileri <> ve ortalama girdap alanları <ω> elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Kanat pozisyonlarının değişimine göre zaman ortalamalı hız vektörlerinin , ortalama akım çizgilerinin <> ve ortalama girdap alanlarının <ω> şekilleri ve oluştukları bölgelerin değiştiği gözlemlenmiştir. Ayrıca, girdap odak (F) noktalarının ve duraklama (S) noktalarının oluşumu gözlemlenmiştir. Reynolds sayısının artışına bağlı olarak ise akış yapılarında değişmelerin yanında F ve S noktalarının oluştukları koordinatların değişimi gözlemlenmiştir.
Akarsu uygulaması için bir dikey eksenli su türbininin akış ve güç parametrelerinin incelenmesi
Bu deneysel çalışmada, 5 kW'lık bir türbin gücü ve 2.2 – 2.5 m/s arasındaki serbest akış hızı için üç kanatlı dikey eksenli bir Darrieus türbin hesabı ve tasarımı yapılmıştır. Katılık oranı (σ), yaklaşık 1,1 ve hücum açısı α=-2 olarak belirlenmiştir. Burada, Adana'daki TS3 isimli sulama kanalı ölçüleri referans alınarak kanat veter uzunluğu (CL), türbin yarıçapı (R) ve türbin kanat yüksekliği (H) optimum değerleri hesaplanmıştır. Hesaplanan değerlere göre 3D katı modelleme programı kullanılarak prototip tasarımı yapılmıştır. Deneysel olarak akış analizlerinin yapılabilmesi için protip'e ait ¼ ölçekli türbin modeli üretimi yapılmıştır. Akış analizinde, 4 farklı azimut açısı, θ=270°, θ=240°, θ=210°, θ=180° ve 3 farklı Re, 9000, 14000 ve 20000 sayıları için PIV yöntemi kullanılarak yapılan deneylerde türbin ve kanatları etrafındaki akışta meydana gelen değişimler incelenmiştir. Burada hesaplanmış olan Reynolds sayıları kanat veter uzunluğuna bağlı olarak hesaplanmış (ReCL)'dir. Akış analizleri sonucu zaman ortalamalı hız vektörleri , ortalama akım çizgileri <> ve ortalama girdap alanları <ω> elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Kanat pozisyonlarının değişimine göre zaman ortalamalı hız vektörlerinin , ortalama akım çizgilerinin <> ve ortalama girdap alanlarının <ω> şekilleri ve oluştukları bölgelerin değiştiği gözlemlenmiştir. Ayrıca, girdap odak (F) noktalarının ve duraklama (S) noktalarının oluşumu gözlemlenmiştir. Reynolds sayısının artışına bağlı olarak ise akış yapılarında değişmelerin yanında F ve S noktalarının oluştukları koordinatların değişimi gözlemlenmiştir.
Rüzgâr türbininde üretilen gücün yapay sinir ağı kullanılarak modellenmesi
Enerji, insanlık tarihi boyunca yaşamın sürdürülebilmesi için faydalanılan en önemli kaynaklardan bir tanesi olup son yıllarda enerjiye olan talep oldukça artmıştır. İnsanlık, enerji ihtiyacını karşılamak üzere ilk olarak karbon temelli enerji kaynaklarından faydalanmıştır. Karbon temelli fosil yakıtlarının tükeniyor olması ve çevreye verdiği zararların ortaya çıkması ile temiz enerji kaynaklarına yönelim gün be gün artmıştır. Bu kaynakların yenilenebilir olması ve çevreye en az zarar vermesi ise başlıca tercih edilebilir avantaj olarak değerlendirilmektedir. Rüzgâr enerjisi yenilenebilir enerji kaynakları arasında en fazla faydalanılan bir enerji çeşididir. Herhangi bir konuma rüzgâr santrali kurulmadan önce planlamanın yapılabilmesi için o konum için fizibilite çalışmalarının önceden yapılması gerekmektedir. Temel olarak herhangi bir konuma santral kurulumundan önce ilk olarak hedef konumun rüzgâr potansiyelinin tespit edilmesi gerekmektedir. Rüzgâr potansiyelinin belirlenmesinde en çok kullanılan yöntem ölçüm yöntemleri olup maliyetli ve uzun sürmesi dezavantajlarından dolayı yeni tahmin yöntemleri geliştirilmiştir. Günümüzde en sık faydalanılan yeni yöntemlerden birisi yapay zekâ temelli yöntemlerdir. Yapay Sinir Ağları (YSA) ise bu alanda en fazla tercih edilen yöntemlerin başında gelmektedir. Bu çalışmada YSA kullanılarak Osmaniye ili Bahçe ilçesinde faaliyet gösteren Zorlu Enerji grubuna ait Gökçedağ Rüzgâr Santralinden alınan saatlik türbin verileri yardımıyla hedef türbinin ve bölgenin rüzgâr gücü potansiyeli tahmin edilmiştir. İlk olarak veri tabanlı uygulanan süreçler yardımıyla, rüzgâr hızı verisi dahil ve hariç tutularak YSA modellerinde kullanılmak üzere özellik temelli 8 farklı veri grubu oluşturulmuştur. Ardından tahmin modellerinde kullanılacak YSA mimari yapısını, hedef veri setine göre optimize etmek amacıyla hiperparametre seçim süreci uygulanmıştır. Belirlenen girdi gruplarına dayalı tahmin modelleri geliştirilmiş ve hız tabanlı modellerin daha iyi tahmin kesinliğine ulaştığı görülmüştür. Hız tabanlı modellerin dördünde, R2 = 0.97 ile üretilen gücü gerçeğe oldukça yakın bir oranda tahmin edildiği görülmüştür. Bu modeller arasında Rüzgâr Hızı ve Sıcaklık verisinin birlikte kullanıldığı MDL-6 modeli diğer modellere göre daha üstün bir başarı oranına ulaşmıştır.
Rüzgâr türbininde üretilen gücün yapay sinir ağı kullanılarak modellenmesi
Enerji, insanlık tarihi boyunca yaşamın sürdürülebilmesi için faydalanılan en önemli kaynaklardan bir tanesi olup son yıllarda enerjiye olan talep oldukça artmıştır. İnsanlık, enerji ihtiyacını karşılamak üzere ilk olarak karbon temelli enerji kaynaklarından faydalanmıştır. Karbon temelli fosil yakıtlarının tükeniyor olması ve çevreye verdiği zararların ortaya çıkması ile temiz enerji kaynaklarına yönelim gün be gün artmıştır. Bu kaynakların yenilenebilir olması ve çevreye en az zarar vermesi ise başlıca tercih edilebilir avantaj olarak değerlendirilmektedir. Rüzgâr enerjisi yenilenebilir enerji kaynakları arasında en fazla faydalanılan bir enerji çeşididir. Herhangi bir konuma rüzgâr santrali kurulmadan önce planlamanın yapılabilmesi için o konum için fizibilite çalışmalarının önceden yapılması gerekmektedir. Temel olarak herhangi bir konuma santral kurulumundan önce ilk olarak hedef konumun rüzgâr potansiyelinin tespit edilmesi gerekmektedir. Rüzgâr potansiyelinin belirlenmesinde en çok kullanılan yöntem ölçüm yöntemleri olup maliyetli ve uzun sürmesi dezavantajlarından dolayı yeni tahmin yöntemleri geliştirilmiştir. Günümüzde en sık faydalanılan yeni yöntemlerden birisi yapay zekâ temelli yöntemlerdir. Yapay Sinir Ağları (YSA) ise bu alanda en fazla tercih edilen yöntemlerin başında gelmektedir. Bu çalışmada YSA kullanılarak Osmaniye ili Bahçe ilçesinde faaliyet gösteren Zorlu Enerji grubuna ait Gökçedağ Rüzgâr Santralinden alınan saatlik türbin verileri yardımıyla hedef türbinin ve bölgenin rüzgâr gücü potansiyeli tahmin edilmiştir. İlk olarak veri tabanlı uygulanan süreçler yardımıyla, rüzgâr hızı verisi dahil ve hariç tutularak YSA modellerinde kullanılmak üzere özellik temelli 8 farklı veri grubu oluşturulmuştur. Ardından tahmin modellerinde kullanılacak YSA mimari yapısını, hedef veri setine göre optimize etmek amacıyla hiperparametre seçim süreci uygulanmıştır. Belirlenen girdi gruplarına dayalı tahmin modelleri geliştirilmiş ve hız tabanlı modellerin daha iyi tahmin kesinliğine ulaştığı görülmüştür. Hız tabanlı modellerin dördünde, R2 = 0.97 ile üretilen gücü gerçeğe oldukça yakın bir oranda tahmin edildiği görülmüştür. Bu modeller arasında Rüzgâr Hızı ve Sıcaklık verisinin birlikte kullanıldığı MDL-6 modeli diğer modellere göre daha üstün bir başarı oranına ulaşmıştır.
Bir iletken imalat firmasında enerji verimliliği açısından alüminyum alaşım iletkenler ile çelik özlü alüminyum iletkenlerin karşılaştırılması ve ısıl işlem fırınının termodinamik analizi
İnsanlığın varoluşundan bu yana ihtiyaç duyduğu en önemli unsurlardan biri enerjidir. Günümüzde artan konfor alanı ve gelişen teknoloji ile enerjinin önemi artmıştır. Dünyanın enerji ihtiyacı büyük ölçüde fosil yakıtların kullanımıyla karşılanmaktadır. Ülkemizde fosil yakıt rezervlerinin varlığı göz önüne alındığında, ihtiyaç duyulan enerji büyük ölçüde ihraç edilmektedir. Enerji, uygun kesit ve özelliklere sahip kablolar ve iletkenler ile taşınır. Enerjinin taşınması sırasında kullanılan kablo ve iletkenlerden dolayı kayıplar meydana gelmektedir. Günümüzde enerjinin değeri ve enerji ihtiyacında dışa bağımlı olduğumuz düşünüldüğünde, iletken ve kablolardan kaynaklanan bu kayıpların azaltılarak verimliliğin artırılmasının zaruri olduğu aşikardır. Bu çalışmada, havai hatlarda kullanılan alüminyum iletkenler incelenmiştir. Tam alüminyum alaşım iletken (AAAC) iletkenlerin, çelik özlü alüminyum iletken (ACSR) geleneksel iletkenlere göre farkları deneysel uygulamalarla anlatılarak iki tip iletkenin karşılaştırılması yapılmıştır. Karşılaştırma sonucunda iletkenlerin avantajları ve dezavantajları ortaya koyulmuştur. AAAC alaşımlı iletkenlerin üretimi sırasında, şartnamelerde ve standartlarda istenilen mekanik ve elektriksel değerlere ulaşmak için alaşımlı tellere ısıl işlem fırınları kullanılarak ısıl işlem uygulanmıştır. Uygulanan ısıl işlem öncesi ve sonrasında yapılan deneysel çalışmalarla, ısıl işlemin teller üzerindeki etkileri incelenmiştir. İletken seçiminde önemli tercih faktörlerinden biri maliyet olduğu için ACSR ve AAAC iletkenleri arasındaki en büyük maliyet farkını oluşturan ısıl işlem prosesinin enerji analizini incelemek amacıyla ısıl işlem fırınının termodinamik analizi yapılmıştır.
Bir iletken imalat firmasında enerji verimliliği açısından alüminyum alaşım iletkenler ile çelik özlü alüminyum iletkenlerin karşılaştırılması ve ısıl işlem fırınının termodinamik analizi
İnsanlığın varoluşundan bu yana ihtiyaç duyduğu en önemli unsurlardan biri enerjidir. Günümüzde artan konfor alanı ve gelişen teknoloji ile enerjinin önemi artmıştır. Dünyanın enerji ihtiyacı büyük ölçüde fosil yakıtların kullanımıyla karşılanmaktadır. Ülkemizde fosil yakıt rezervlerinin varlığı göz önüne alındığında, ihtiyaç duyulan enerji büyük ölçüde ihraç edilmektedir. Enerji, uygun kesit ve özelliklere sahip kablolar ve iletkenler ile taşınır. Enerjinin taşınması sırasında kullanılan kablo ve iletkenlerden dolayı kayıplar meydana gelmektedir. Günümüzde enerjinin değeri ve enerji ihtiyacında dışa bağımlı olduğumuz düşünüldüğünde, iletken ve kablolardan kaynaklanan bu kayıpların azaltılarak verimliliğin artırılmasının zaruri olduğu aşikardır. Bu çalışmada, havai hatlarda kullanılan alüminyum iletkenler incelenmiştir. Tam alüminyum alaşım iletken (AAAC) iletkenlerin, çelik özlü alüminyum iletken (ACSR) geleneksel iletkenlere göre farkları deneysel uygulamalarla anlatılarak iki tip iletkenin karşılaştırılması yapılmıştır. Karşılaştırma sonucunda iletkenlerin avantajları ve dezavantajları ortaya koyulmuştur. AAAC alaşımlı iletkenlerin üretimi sırasında, şartnamelerde ve standartlarda istenilen mekanik ve elektriksel değerlere ulaşmak için alaşımlı tellere ısıl işlem fırınları kullanılarak ısıl işlem uygulanmıştır. Uygulanan ısıl işlem öncesi ve sonrasında yapılan deneysel çalışmalarla, ısıl işlemin teller üzerindeki etkileri incelenmiştir. İletken seçiminde önemli tercih faktörlerinden biri maliyet olduğu için ACSR ve AAAC iletkenleri arasındaki en büyük maliyet farkını oluşturan ısıl işlem prosesinin enerji analizini incelemek amacıyla ısıl işlem fırınının termodinamik analizi yapılmıştır.