Theses supervised by Doç. Dr. Fatih Yılmaz
19 theses · Yıldız Technical University, Dicle University, Tokat Gaziosmanpaşa University, Recep Tayyip Erdoğan University
İmalat tesislerinde yangın tesisatlarının tasarım ve uygulama hatalarından kaynaklanan risklerin analizi
Yangın ölüm yaralanma ve büyük maddi kayıplara neden olan bir afettir. Yangın riskleri çok çeşitli olup bu risklerin bir kısmı yangın tesisatlarından kaynaklanmaktadır. İmalat tesislerindeki eski yangın tesisatları için, standartlara dayanan detaylı ancak geleneksel check-list şeklindeki yangın risk analizleri gerçekçi olmayan sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu sebeple, yeni ve daha bütüncül yaklaşımların da uygulanması gerekmektedir. Bu tez, Türkiye'de imalat tesisleri için "Yangın Güvenliği Risk Sıralama Sistemi" şeklinde bir risk analiz yöntemi önermeyi amaçlamaktadır. Bir yangın güvenliği risk sıralama sisteminin amacı mevcut binaların çeşitli yangın güvenliği özelliklerinin performansını değerlendirmek ve yangın risk seviyesini nicelleştirmektir. Bu amaçla 30 imalat tesisinde uygulama yapılmıştır. Uygulama yapılırken, risk skoru hesaplamada kullanılan yangın güvenlik kriterleri, ulusal ve uluslararası mevzuat ve standartlar dikkate alınarak oluşturulmuştur. Bu kriterler; yapı özellikleri, yangın güvenlik sistemleri ve yönetim sistemleri olmak üzere üç ana bölüme ayrılmıştır. Öncelikle, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi ile bu kriterlere ilişkin ağırlıklar belirlenmesi için 20 yıl ve üzeri tecrübesi bulunan yangın uzmanlarına anket uygulanmıştır. Aritmetik olarak hesaplanan her bir ağırlık, puanlanan risk skoru ile çarpılarak toplam risk skoru elde edilmiştir. Toplam risk skorundan elde edilen veriler ile tesislerdeki yangın güvenlik sıralaması skor çizelgesi oluşturulmuştur. Sonuçlara göre, uygulama yapılan 30 imalat tesisinde 100 tam puan alan 2 tesis bulunuyorken, 70 puanın altında kalan 18 tesis tespit edilmiştir. Bunlardan 2 tanesi 50 puanın altında çok düşük skorda kalırken, toplam 8 tesisin puanı 60'ın altındadır. Uygulama yapılan imalat tesislerinin %7'sinde yangın güvenlik önlemleri mevzuat ve standartlara uygun durumda olmasına karşın, yaklaşık %67'si kısmen ya da büyük çoğunlukla yangın güvenliği açısından yetersiz durumda olduğu tespit edilmiştir.
Kapsayıcı eğitim bağlamında iki dillilik olgusu: Anlama ya da anlamama
Bu araştırmada; ana dili farklı bireylerin yer aldığı eğitim kurumlarında var olan iki dillilik olgusunu kapsayıcı eğitim bağlamında incelemek amaçlanmıştır. Araştırma konusu ve niteliğine uygun olarak nitel araştırma deseni ile oluşturulmuştur. Araştırmada temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları Diyarbakır ili merkez ilçeleri, bağlı diğer ilçeler, köy ve mezralarda görev yapan 20 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemesinde tarafsız bir yaklaşım sergilendiğinden, olasılığa dayalı olmayan amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Katılımcıların görüşleri görüşmeler boyunca ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde araştırmanın yapısına ve yöntemine uygun olan nitel veri analiz yöntemlerinden betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizleri tamamlanarak elde edilen bulgular aracılığıyla ulaşılan bazı sonuçlar şu şekildedir: • Diyarbakır çevresinde yer alan kırsal yerleşim yerlerindeki eğitim kurumlarında iki dilli çocuklar çoğunluktadır. • Katılımcı görüşlerine göre ana dili farklı olan çocukların sosyalleşme ve eğitsel süreçlerde var olabilme becerileri yetersizdir. • Katılımcılar ana dili farklı olan çocukların başta Türkçe dersi olmakla birlikte hayat bilgisi, fen bilimleri ve matematik konularında zorlandığını düşünmektedirler. • İki dillilik; çoğu katılımcıya göre avantaj olarak görülürken kimi öğretmenler iki dilliliği dezavantaj olarak görmektedir. • Katılımcılar, çocukların ana dilini öğrenmenin eğitsel süreçlerde olumlu etkileri olduğunu belirtmişlerdir. • Çocukların okula uyum sağlamalarına ilişkin herhangi bir eğitim alan katılımcı sayısı 6 kişi, hiçbir eğitim almayan katılımcı sayısı ise 14'tür. • Kapsayıcı eğitim hakkında bilgi sahibi olan katılımcı sayısı 12 iken bilgi sahibi olmayan katılımcı sayısı 8 kişidir. • Kapsayıcılık katılımcılar için fırsat eşitliği, bütünlük, özel eğitim, çocukların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri özgür ve tüm farklıların bir arada yer aldığı eğitim ortamı, ayrımcılığın olmaması ve herkes için eğitimin olduğu bir kavram anlamına gelmektedir. • Kapsayıcı eğitim bağlamında iki dillilik olgusunun eğitim ortamlarına yansımalarına ilişkin olumlu ve olumsuz görüşler mevcuttur. Ayrıca; araştırmada kapsayıcılık temelinde iki dilliliğe ilişkin sorunların çözümünde; iki dilli çocuklar ile çalışacak öğretmenlere hizmet içi eğitim desteğinin sunulması, eğitim-öğretimde kullanılacak etkili materyallerin hazırlanması, okul öncesi eğitimin zorunlu olması, bakanlığın iki dilli eğitime ilişkin farklı bir program geliştirmesi, kapsayıcı eğitime ilişkin farkındalık oluşturulması ve ana dilinde eğitimin yasallaşması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kapsayıcı Eğitim, Kapsayıcılık, İki Dillilik, Ana Dil.
BİLSEM'e devam eden ilkokul öğrencilerinin akıl ve zekâ oyunlarına ilişkin görüşleri: Bir temel nitel araştırma çalışması
Bu araştırmada; BİLSEM'e devam eden ilkokul öğrencilerinin akıl ve zekâ oyunlarına ilişkin görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla beraber bireylerin birçok gelişim alanında etkili olan akıl ve zekâ oyunlarının önemi, hangi becerileri geliştirdiği ve öğrencilerin bu oyunlardan öğrendiklerini bulundukları ortamlarda nasıl uyguladıklarına yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın konusu ve niteliğine uygun olarak nitel araştırma desenlerinden temel nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi Bitlis ilinde yer alan BİLSEM'e devam eden 15 ilkokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın örnekleminde amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından oluşturulmuş 11 adet sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile yapılan görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Katılımcıların görüşleri görüşmeler boyunca ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde araştırmanın yapısına ve yöntemine uygun olan nitel veri analiz yöntemlerinden betimsel analiz tercih edilmiştir. Araştırma bulgularına dayalı olarak ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Öğrenciler akıl ve zekâ oyunlarının hem zihin geliştirici hem de eğlenceli özellikleri olduğunu düşünmektedirler. • Öğrenciler akıl ve zekâ oyunlarını akademik başarılarını artırdığını, derslere katılımlarını sağladığını ve sorulara hızlı cevap vermelerini sağladığını düşünmektedirler. • Öğrencilerin BİLSEM'lerde, kâğıt-kalem ve kutu oyunlarından birçok akıl ve zekâ oyunlarının oynanması akıl ve zekâ oyunlarına önem verildiği düşüncesini desteklemektedir. • Öğrencilerin BİLSEM dışında farklı sosyal ortamlarda da akıl ve zekâ oyunları oynadıkları düşünülmektedir. • Akıl ve zekâ oyunlarını öğrencilerin tercih etme nedenleri; zekâ gelişimini sağlaması (Dikkat, görsel zekâ, hızlı öğrenme) ve eğlenceli (rekabete dayalı, oyunların görsel ve materyallerinin ilgi çekiciliği) olduğu düşünülmektedir. • Öğrencileri oyunlarla ilgili geliştirilen stratejilerin oyunların doğasına uygun olduğu düşünülmektedir. • Akıl ve zekâ oyunlarıyla öğrencilerde; görsel zekâ, dikkat, hızlı düşünme, parça-bütün ilişkisi kurma, stratejik düşünme, problem çözme, yaratıcı düşünme, karar verme gibi zihinsel becerilerin yanında özgüven, sabır, saygı duyma, gibi duyuşsal becerilerin de geliştiği düşünülmektedir. • Akıl ve zekâ oyunları; öğrencilerin okul, ev ve çevrelerindeki davranışlarında ciddi değişim sağladığı düşünülmektedir. • Öğrenciler, akıl ve zekâ oyunlarında kendilerini geliştirebilmek için farklı yöntemler denedikleri düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Oyun, Akıl ve zekâ oyunları, BİLSEM.
Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin gözünden Türkçe ders kitaplarındaki metinler
Bu çalışma birleştirilmiş sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinleri, birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin gözünden incelemek ve değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2022–2023 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır merkez ve ilçelerinde birleştirilmiş sınıf okutan 18 birleştirilmiş sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler görüşme yoluyla elde edilmiştir. Katılımcıların seçiminde ölçüt örnekleme yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmadaki temel ölçüt öğretmenlerin birleştirilmiş sınıflarda öğretmenlik yapıyor olmasıdır. Görüşme için gönüllü olan öğretmenlerin görüşmeleri ses kayıt cihazıyla kayıt altına alınmıştır. Araştırmacı; birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin Türkçe ders kitaplarındaki metinlere ilişkin görüşlerinden elde ettiği verilerin analizinde betimsel analizden faydalanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere dayanarak, birleştirilmiş sınıf öğretmenleri, metinlerin birleştirilmiş sınıf öğrencilerinin sınıf düzeylerine uygun olmadığını ve öğrencilerin metni anlamada sorun yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin süreçte yaşadıkları önemli sorunlarından birinin zaman sıkıntısı olduğu ve metinlerin verilen süre içinde yetişmediği saptanmıştır. Ayrıca birleştirilmiş sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin öğrencilerin yaşadığı çevreye uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak; birleştirilmiş sınıflarda okutulan Türkçe ders kitabındaki metinler, birleştirilmiş sınıfların çevre koşulları gözetilerek yeniden düzenlenmeli, metinlerin içeriği birleştirilmiş sınıfların koşulları düşünülerek belirlenmeli, birleştirilmiş sınıflardaki seviye farklılığının sebep olduğu güçlükleri gidermek için, her sınıf seviyesine uygun etkinliklere yer verilmeli gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Birleştirilmiş sınıf, Türkçe ders kitapları, metin.
İlkokul sosyal bilgiler ve fen bilimleri ders kitaplarının anahtar yetkinlikler açısından incelenmesi
İlkokul Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri Ders Kitaplarının Anahtar Yetkinlikler Açısından İncelenmesi TAŞ, Abdullah Enis Dicle Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Temel Eğitim Anabilim Dalı Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Mayıs – 2024 Tez Danışmanı: Doç. Dr. Fatih YILMAZ Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri ders kitaplarının Türkiye yeterlilikler çerçevesinde yer alan anahtar yetkinlikler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda "Anadilde iletişim", "Yabancı dillerde iletişim", Matematiksel yetkinlik ve bilim/teknolojide temel yetkinlikler", "Dijital yetkinlik", "Öğrenmeyi öğrenme", "Sosyal ve vatandaşlıkla ilgili yetkinlikler", "İnisiyatif alma ve girişimcilik", "Kültürel farkındalık ve ifade" olmak üzere toplam 8 anahtar yetkinlik sınıf ve ünitelere göre taranarak incelenmesi yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma metodu içinde durum çalışması yöntemi ile yapılmıştır. Çalışma kolay erişilebilir ölçüt örnekleme yöntemi ile 2022-2023, 2023-2024 eğitim öğretim yıllarında ilkokullarda okutulmakta olan Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış ve 4. Sınıf Sosyal Bilgiler ve 3. ve 4. sınıf Fen Bilimleri ders kitaplarının anahtar yetkinlikler açısından incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre 3. ve 4. sınıflar bazında en fazla 4. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabında "Anadilde iletişim" ile ilgili yetkinliklere yer verildiği tespit edilmiştir. Yine "Anadilde iletişim" ve "Matematiksel yetkinlik ve bilim/ teknolojide temel yetkinliklere tüm sınıf düzeylerinde yüksek oranda yer verildiği görülmüştür. Buna karşın "Yabancı dillerde iletişim" ve "Dijital yetkinliklere" ise tüm sınıf düzeylerindeki kitaplarda düşük oranda yer verilmiştir. Araştırma bulgularına dayalı olarak Sosyal Bilgiler ve Fen Bilimleri dersi öğretim programlarının hazırlayıcılarına, öğretmenlerine ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri, Ders kitabı, Anahtar yetkinlik, Nitel araştırma.
Teaching profession law from the perspective of classroom teachers
The main purpose of this study is to understand how classroom teachers evaluate the Teaching Profession Law No. 7354 published in the official gazette on February 14, 2022. Survey design, which is a quantitative research type, was preferred in the study. The population of the study consists of a total of 3408 classroom teachers working in 227 primary schools in Bağlar, Kayapınar, Sur and Yenişehir in the central districts of Diyarbakır Province in the 2022-2023 academic year. In the study, the "Perception Scale for the Teaching Profession Law" developed by us was used as a data collection tool and these scales were applied to 431 teachers through face-to-face interviews. The data obtained were analyzed using SPSS and AMOS programs. In the study, t-test, one-way analysis of variance (ANOVA) and Kruskal Wallis-H tests were used to determine whether teacher perceptions showed significant differences according to various variables. The significance level was set as 0.05. The findings obtained for the Scale of Classroom Teachers' Professional Code of Teaching can be summarized as follows: There was no significant difference in the sub-dimensions of the scale according to gender variable. Significant differences were found in the remaining variables of age, working time, educational status, union status, employment type and title in the Ministry of National Education and are explained in tables.
İlköğretim 1. sınıf hayat bilgisi ders kitabındaki görsellerin kök değerler açısından incelenmesi ve akademisyen görüşleri
Bu çalışmada ilköğretim 1. sınıf hayat bilgisi ders kitabındaki görsellerin kök değerler (Adalet, dostluk, dürüstlük, sevgi, saygı, sabır, sorumluluk, özdenetim, vatanseverlik yardımseverlik) açısından akademisyen görüşleri doğrultusunda incelenerek ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Uzman görüşü alınarak hazırlanan form Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerin görselleri yorumlamaları istenilmiş ve yorumlardan elde edilen dokümanlar, doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. 1.sınıf hayat bilgisi ders kitabında yer alan kök değerler açısından incelenmesi uygun olduğu düşünülen 16 görsel seçilmiştir. Seçilen 16 görsel kullanılarak Feldman sanat eleştirisi, pedagojik eleştiri, aşamalarını içeren yarı yapılandırılmış formla önce çalışmayı yürüten kişi tarafından ardından Türkiye'nin farklı üniversitelerinde görev yapan sanat eğitimi alanında çalışan akademisyenler tarafından doldurularak veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, forma verilen cevaplar doğrultusunda Talim ve Terbiye Kurulunun belirlediği 10 kök değerin Hayat Bilgisi ders kitabına yansımaları, kullanım sıklığı ve yeterliliği çalışılmış olup araştırmanın sonucunda hayat bilgisi 1. Sınıf ders kitabında en çok yer verilen kök değerin sevgi, saygı, sorumluluktur. Ders kitabında en az kullanılan değerlerin dürüstlük, adalet, sabır kök değeri olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Kök değerlerin görsellere yansımasındaki yeterliliği hususunda en başarılı olan kök değerin yardımseverlik ve dürüstlük kök değeri olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda 1.sınıf hayat bilgisi ders kitabı hazırlanırken dürüstlük, adalet ve sabır, değerlerine daha çok yer verilmesi önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Değerler eğitimi, kök değer, hayat bilgisi dersi, Feldman sanat eleştirisi (pedagojik eleştiri).
Beden eğitimi ve oyun dersinde çocuk oyunları ile değerler eğitimi
Bu çalışma Beden Eğitimi ve Oyun dersinde çocuk oyunları yoluyla değerler eğitiminin gerçekleşme durumunu incelemek ve çocuk oyunlarının değerler eğitimindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Diyarbakır ili Kocaköy ilçesindeki 4. sınıf öğrencileri arasından amaçsal örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenen 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada öğrencilere Oyun Oynuyorum Derleme Kitapçığı 4. sınıf oyunları kısmında bulunan 11 tane oyun oynatılmıştır. Oynatılan ilk oyundan itibaren gözlemlere başlanmıştır. Elde edilen verilerin ayrıntılı hale getirilmesi ve gösterilen davranışların daha derinlemesine incelenmesi adına oyunlar esnasında video kayıtları alınmıştır. Araştırmacı ilk oyundan itibaren her oyun için oyun günü içerisinde araştırmacı günlüğü tutmuştur. Oyunlara dair veriler, MEB Değerler Eğitimi Yönergesi içerisinde bulunan 27 değer dikkate alınarak toplanmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, oyunlar esnasında yapılan gözlemler ve tutulan araştırmacı günlüklerine dayanarak, Beden Eğitimi ve Oyun dersinde oynatılan çocuk oyunları yoluyla elde edilen değerler ile bu değerlerin kazanılma şekli ve değerleri kazandırmada çocuk oyunlarının rolü belirlenmiştir. Çocuk oyunları yoluyla; saygı, yardımlaşma, adil olma, temizlik, liderlik, dayanışma, özgüven, paylaşımcı olmak, nazik olmak, dostluk, dürüstlük, barış ve sorumluluk değerleri elde edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrenciler saygı değerini akranlarına karşı göstermemiş sadece oyunları yöneten öğretmenlerine karşı göstermiştir. Dolayısıyla çocuk oyunları yoluyla değerlerin kazanımı saygı değerinde tam anlamıyla sağlanmamıştır. Değerleri kazandırmada oyunların rolü olarak; değerlerin doğaçlama olarak açığa çıkmasını sağladığı, öğrencilere somut yaşantı imkânı tanıdığı, öğrencilerin hoş vakit geçirirken aynı zamanda değerleri kazanmalarına imkân tanıdığı, eğlenmeye ve eğlenirken değerleri öğrenmeye olanak tanıdığı ve çeşitli becerilerin gelişimine katkıda bulunduğu belirlenmiştir.
Anadolu masallarında yer alan değerlerin okul öncesi dönemde resim analizi yöntemi ile incelenmesi
Bu çalışma Anadolu Masalları'nda yer alan değerlerin resim analizi yöntemiyle çocuklardaki farkındalık oluşturma düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma grubu Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi Huzurevleri Anaokulu'nda 5 yaş sınıfına devam eden 12 okul öncesi öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmada MEB Değerler Eğitimi yönergesi temel alınarak Anadolu Masalları seti içinde yer alan Okul Öncesi Masallarla İlgili Kazanımlar-Göstergeler Oyun ve Etkinlik Önerileri Kitapçığı'nda yer alan değerlerin çocuklardaki yansımaları incelenmiştir. Çalışmada çocuklara 12 masal anlatımı gerçekleştirilmiş, her masal anlatımı sonrasında çocuklardan resim yapmaları istenmiştir. Çocukların yaptıkları resim çizimleri sonrasında çizimlerini anlatmaları istenmiş ve anlatımları sırasında ses kayıtları alınmıştır. Çocukların yaptıkları çizimler ve alınan ses kayıtları araştırmanın verilerini oluşturmaktadır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında Anadolu Masalları'nda yer alan değerlerden çocuklarda görülmesi beklenen değerlerin çocuklara ulaşıp ulaşmadığı incelenmiştir. Araştırma sonuçları araştırmanın temel ve alt amaçları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Çocukların dinledikleri her masaldan kendi iç dünyalarına, bulundukları çevreye, deneyimlerine ve dünyayı algılayış biçimlerine göre farklı farklı değerler konusunda farkındalıklar kazandıkları görülmüştür. Çocukların yaptıkları çizimlerde masal kahramanlarına veya masalda yer alan öğelere yer verdikleri, çocukların sözel anlatımlarında her masalda farklı değerlere ilişkin farkındalık kazandıkları ve anlatımlarında ifade ettikleri görülmüştür. Bulgular sonucunda çocukların paylaşma, arkadaşlık/dostluk, sevgi, misafirperverlik, merhamet, sorumluluk, yardımlaşma/dayanışma, problem çözme, doğruluk/dürüstlük, aile kavramı, çalışmak, iyilik, nezaket, hoşgörü, saygı, alçakgönüllülük, bağımsız ve özgür düşünce, özgüven, tasarruf ve cesaret değerlerine ilişkin farkındalık kazandıkları görülmüştür. Anlatılan 12 masaldan 4 tanesinde çocuklardan yansıyan değerler Anadolu Masalları Kitapçığı'ndaki değerlerle paralel olduğu, 5 tanesinde çocuklardan yansıyan değerler ile görülmesi beklenen değerlerin paralel olmadığı, 4 masalda ise görülmesi beklenen değerlerin kısmen çocuklara yansıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin iki dilli sınıflarda yaşadığı eğitsel ve iletişimsel sorunlara ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin iki dilli sınıflarda yaşadığı eğitsel ve iletişimsel sorunlara ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma konusunun niteliği ve araştırmanın amacı doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Diyarbakır ilinde bulunan 8 ilkokulda görev yapmakta olan 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmış ve veriler ses kaydı olarak toplanmıştır
Sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun derslerindeki yeterliliklerine ilişkin görüşleri
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun derslerindeki yeterlilik düzeylerine ilişkin görüşlerini belirlemek, kendilerini hangi alt boyutlarda (planlama ve derse hazırlık, öğretim, strateji, yöntem ve teknik, materyal kullanma, sınıf yönetimi, uygulama, ölçme ve değerlendirme) ne ölçüde yeterli hissettiklerine dair görüşlerini saptamak ve bu görüşler arasında cinsiyete, yaşa, kıdeme, teorik ve uygulamalı ders alıp almama durumu ile mezun oldukları bölüme göre anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmektir.Bu çalışma tarama türünde yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini Malatya ilinde ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri oluştururken, örneklemini Malatya ilinde görev yapan 423 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, "Beden Eğitimi Dersi Öğretmen Yeterlik Ölçeği" ile "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin genel anlamda kendilerini beden eğitimi ve oyun derslerinde yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Alt boyutlar düzeyinde ise öğretmenlerin kendilerini planlama-derse hazırlık, öğretim, strateji, yöntem ve teknik, materyal kullanma, uygulama, sınıf yönetimi ve ölçme-değerlendirme alt boyutlarında yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır.Sınıf öğretmenlerinin ölçme aracında yer alan demografik özellikleri ile ilgili sorulara verdikleri yanıtlar incelendiğinde cinsiyet, yaş ve kıdemlerine göre aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı; teorik ve uygulamalı ders alıp almama durumlarına ve mezun oldukları bölüme göre ise aralarında anlamlı farklar olduğu görülmüştür. Bu anlamlı farkın teorik ve uygulamalı ders alan öğretmenler ile 4 yıllık Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği mezunu olanlar lehine olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yeterlilik, beden eğitimi ve oyun, sınıf öğretmeni.
Sınıf öğretmenlerinin farklı kültürel yapıdan gelen öğrencilere ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Eğitim öğretim sürecinin etkinliğini ve çağın gereklerine uygunluğunu etkileyen pek çok etken vardır. Bu etkenler arasında öğretmenler kilit konumdadır. Öğretmenlerin çağın gerekleri doğrultusunda sahip olması gereken özelliklerden biri de kültürlerarası duyarlılıktır. Zorunlu eğitimin başlangıcı olan ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri pek çok öğrencinin ilk karşılaştığı öğretmendir. Bu nedenle sınıf öğretmenlerinin kültürel farklılık olarak algıladığı hususlar ve kültürlerarası duyarlılıkları önem arz etmektedir. Bu araştırma; sınıf öğretmenlerinin kültürel farklılık olarak algıladıkları hususları ve kültürlerarası duyarlılıkları belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma karma araştırma modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ili Şahinbey ilçesi merkezinde bulunan resmi ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Şahinbey ilçesinde görev yapmakta olan 401 sınıf öğretmenidir. Veriler 401 sınıf öğretmeni üzerinden toplanmıştır. Veriler "Kişisel Bilgi Formu", "Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği " ve "Öğrencilerde kültürel farklılık olarak gördüğünüz unsurlar nelerdir" açık uçlu sorusu ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu açık uçlu soruya yanıt veren 272 kişi oluşturmaktadır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz, nicel verilerin çözümlenmesinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda erkek öğretmenlerin kültürlerarası duyarlılık ölçeği toplam puan ve ölçek alt boyut puan ortalamalarının kadın öğretmenlerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Eğitim öğretim verilen sınıf düzeyi ve mesleki kıdem değişkenleri ile kültürlerarası duyarlılık arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır. Buna karşın etkileşimden özgüven alt boyutunda 16 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenler ile 11-15 yıl arası mesleki kıdeme sahip öğretmenler arasında 16 yıl ve üzeri mesleki kıdem lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca etkileşimden hoşlanma alt boyutunda 16 yıl ve üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenleri ile diğer mesleki kıdemler arasında anlamlı farklılık bulunmuş ve 16 yıl üzeri mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin daha fazla etkileşimden hoşlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel verileri üzerinde yapılan analiz neticesinde sınıf öğretmenlerinin kültürel farklılık olarak en çok belirtikleri iki husus "dil" ve "sosyal yaşantılar" temelindeki farklılıklar olarak belirlenmiştir.
Çizgi filmlerdeki baskın kişilik özelliklerinin çocuklar üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada çizgi filmlerdeki baskın kişilik özelliklerinin çocuklar üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma çalışma grubunu, Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki 3. sınıf öğrencileri arasından 30 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada çocukların izlemeyi en çok tercih ettikleri çizgi film belirlenmiş daha sonra bu çizgi filmde yer alan karakterlerin çocuklar üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla belirlenen çizgi film bölümleri izletilmiştir. Öğrencilerin en çok izledikleri çizgi filmin Teen Titans Go adlı çizgi film olduğu belirlenmiştir. İzletilen ilk bölümden itibaren gözlemlere başlanmıştır. Araştırma kapsamında 30 bölüm gösterimi gerçekleştirilmiştir. İzletilen son bölümün ardından görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, Teen Titans Go çizgi filminin çocukların görüşleri ve araştırmacı gözlemlerine dayanarak, çizgi filmin çocukların sosyal ilişkilerine etkisi, çizgi filme yönelik algıları ve karakterlere yönelik tutumları belirlenmiştir. Çocukların ilgili çizgi filmde kendileriyle en çok özdeşleştirdiği karakter, lider karakter olmuştur. Çocukların çizgi filmde yer alan baskın karakterin şiddet içerikli davranışlardan etkilendiği ancak şiddetin olumsuz yönünün farkında olmadıkları, bu davranışları komik ve eğlenceli bularak benzer davranışlar sergilediği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra çizgi filmin çocuklarda ekip ruhu oluşturduğu da tespit edilmiştir. Çizgi filmin çocukların dil edimine olumlu etki olarak kelime dağarcığını zenginleştirdiği, olumsuz etki olarak argo içerikli ifade kullanımına yol açtığı belirlenmiştir.
Dezavantajlı sınıflarda STEM uygulamalarına ilişkin öğrenci görüşleri
Bu çalışmanın amacı; dezavantajlı sınıflarda eğitim gören çocukların STEM eğitimi hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan çalışmada nitel analiz yöntemi tercih edilerek dezavantajlı sınıflar içerisinden STEM eğitimi alan bir sınıf seçilmiş ve bu sınıfın öğrencilerine çalışma uygulanmıştır. Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi elde edilerek toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle irdelenerek sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan görüşmelerde öğrencilerin STEM Eğitimini etkin olarak kullanabildikleri, bu eğitimden çok memnun kaldıkları, bu eğitimi almayan arkadaşlarının da bu eğitimi alarak Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik konusunda daha bilgili olmaları gerektiğini belirtmişlerdir. Elde edilen sonuçlardan yola çıkılarak STEM eğitimlerinin tüm okullarda uygulanması ve eğitim içeriğinin genişletilmesi gerektiği belirtilmektedir. Eğitim sonunda öğrencilerle iletişim kesilmeyerek sürekli öğrencilerle etkileşim içerisinde bulunulması ve öğrencilerin yaşayabilecekleri sıkıntılar noktasında onlara destek olunması gerektiği şeklinde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, Öğrenci, Öğretmen
Uluslararası öğrencilerin akademik Türkçe ihtiyaç analizi ve örnek ders içeriği
Türkiye'de yükseköğrenim gören uluslararası öğrenciler TÖMER'de iki dönem Türkçe öğrendikten sonra bölümlerine yerleşmektedir. Fakat bölümlerine başladıklarında, uluslararası öğrenciler iki dönem Türkçe hazırlık okusalar bile, akademik Türkçe açısından sıkıntı yaşamaktadır. Bu araştırma ile Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında eğitimlerine devam eden uluslararası öğrencilerin akademik Türkçe ihtiyaçlarını belirlemek ve belirlenen ihtiyacı gidermeye yönelik akademik Türkçe ders içeriği hazırlanması konusunda öneri sunmak amaçlanmıştır. Araştırma yöntemi olarak karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı desen benimsenerek nicel ve nitel veriler elde edilmiştir. Nicel kısımda, uluslararası öğrencilerin akademik Türkçeye ilişkin dil becerilerinde ve bu becerilere bağlı alt becerilerdeki yetkinlik düzeyleri, uluslararası öğrencilere uygulanan anket ile belirlenmiştir. Anket Doruk'un (2016); Bacha (2003), Hancığolu, Kortan, Sığınan, Somuncuoğlu ve Tayanç (2003), ve Seferoğlu (2001)'dan geliştirerek yüksek lisans tezinde kullandığı ölçekten, uzman görüşü alarak, bu araştırmanın odaklandığı ihtiyaca göre düzenlenip kullanılmıştır. Anketin güvenirlik analizi yapılmış ve sonuç .974 elde edilmiştir. Anketten elde edilen nicel veriler SPSS 16.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde faktör dağılımları ve boyutları faktör analizleri ile, öğrencilerin tanımlayıcı bilgileri, dört dil becerisi ve ilgili alt becerilerde ne kadar yetkin düzeyde oldukları yüzde frekans analizi ile, sınıf ve eğitim alanı değişkenine göre dört becerideki yetkinlik durumları çapraz ilişki analizi ile, herhangi iki dil becerisindeki yetkinlik düzeylerinde anlamlı düzeyde ilişki olup olmadığı korelasyon analizi ile tespit edilmiştir. Faktör analizi sonucunda toplamda 29 madde 3 boyut altında çalışma kapsamında incelenmiştir. Araştırmanın nitel kısmında, öğretim üyeleri ile yapılan yüz yüze görüşme yapılarak uluslararası öğrencilerin akademik Türkçe açısından yetkinlik düzeyleri, öğretim üyelerinin gözlemlediği problemler ve çeşitli çözüm önerileri ile ilgili veriler toplanmıştır. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler; yarı-yapılandırılmış görüşme formunda kullanılan sorular, sorulara ilişkin temalara dönüştürülerek incelenmiş ve tartışılmıştır. Elde edilen veriler ışığında uluslararası öğrencilere yönelik akademik Türkçe dersi için 3 haftalık örnek ders içeriği oluşturulmuştur. Araştırma sonuçları uluslararası öğrencilerin ciddi düzeyde akademik Türkçe ihtiyaçlarının olduğunu göstermektedir. Uluslararası öğrencilerin en çok okuma ve yazma becerilerinde zorlandıkları ortaya çıkmış ve öğretim üyelerinden elde edilen verilere göre bu en çok sınavlarda ve yazılı ödevlerde gözlemlenmiştir. Uluslararası öğrenciler en çok birinci sınıfta zorlanırken, 3.sınıf hariç, diğer sınıf düzeylerinde akademik Türkçe yetkinliklerinde bir artış gözlemlenmiştir. Eğitim alanlarına göre bakıldığında, sosyal bilgiler alanındaki öğrencilerin fen bilimleri alanındaki öğrencilere göre tüm becerilerde daha iyi oldukları ortaya çıkmıştır. Yapılan korelasyon analizinde de okuma-yazma ve dinleme-konuşma becerileri arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma kapsamında uluslararası öğrencilere uygulanan anket ve öğretim üyeleri ile yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlara göre 3 haftalık örnek akademik Türkçe ders içeriği hazırlanmıştır. Öğrencilere akademik dil becerileri kazandırmaya yönelik hazırlanan ünitelerin, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde ve uluslararası öğrencilere yönelik akademik Türkçe dersi için örnek bir kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası öğrenci, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, akademik Türkçe, ihtiyaç analizi, ders içeriği
Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenen uluslararası öğrencilerin konuşma kaygıları üzerine bir inceleme
Konuşma becerisi kişilerarası iletişim ve bilgi aktarımında en sık kullanılan dil becerisidir. Konuşma becerisine karşı hissedilen kaygı, kişileri hem günlük yaşamda hem de akademik olarak olumsuz etkilemektedir. Bunun için konuşma becerisine karşı duyulan kaygının iletişimsel beceriyi etkilemesi olumsuz durumlara yol açmaktadır. Avrupa Diller İçin Ortak Öneriler Çerçeve Metni'ne göre konuşma becerisi en önemli dil becerilerinden biridir. Bu metinde yabancı dil öğretenlere konuşma kaygısını engellemek için iletişime dayalı öğretim etkinliklerinin sıkça kullanılması tavsiye edilmiştir. Bu çalışmada yurtdışından ülkemize gelmiş ve Türkçe öğrenen uluslararası üniversite öğrencilerinin konuşma kaygıları incelenmiştir. Betimsel tarama modelindeki bu çalışmada, Türkçe öğrenen uluslararası öğrencilerdeki konuşma kaygısını ölçmek amacıyla Sınıf Kaygısı Ölçeği'nden uyarlanan Yabancı Dil Konuşma Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen bireylerin konuşma kaygıları kişisel, eğitsel ve çevresel boyutlarda incelenmiştir. Bunun yanı sıra toplam ölçek puanlarından yola çıkılarak öğrencilerin kaygı düzeyleri ve kaygı sebepleri tespit edilmiştir. Ayrıca boyutların ve tüm ölçeğin, cinsiyet, milliyet, kur düzeyi, öğrenim görülen bölüm ve üniversite değişkenleri ile ilişkisi incelenmiştir. Bu çalışma Türkiye'de 11 farklı üniversitede eğitim gören farklı kurlarda ve farklı bölümlerde eğitim gören 680 uluslararası öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 20.0 programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin genel olarak konuşma kaygı düzeylerinin düşük olduğu göze çarpmaktadır. Cinsiyet değişkenine göre ölçekten elde edilen veriler incelendiğinde, eğitsel ve çevresel alt boyutlar ile toplam ölçek puanlarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Cinsiyet değişkeninin kişisel alt boyutunda ise anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Söz konusu bu boyutta kadınların kaygılarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin ülkemize geldikleri ülkeler değişkeninde anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. En düşük Türkçe konuşma kaygısı yaşayan öğrencilerin Orta Asya ülkelerinden geldikleri bulgusuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra en yüksek konuşma kaygısı yaşayan öğrencilerin Uzakdoğu ülkelerinden gelen öğrenciler olduğu görülmektedir. Türkçe öğrenimi görülen kur düzeyleri değişkeni kapsamında ölçek incelendiğinde alt boyutlarda ve toplam ölçekte kur seviyesi arttıkça Türkçe konuşma kaygısının azaldığı göze çarpmaktadır. Öğrencilerin yükseköğrenim gördükleri alanlar ile ölçek arasındaki ilişkiye bakıldığında anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir. Ölçekten elde edilen bulgularda öğrenim görülen üniversite değişkeni Türkçe konuşma kaygısı bakımından incelendiğinde anlamlı farklılıklar olduğu görülmektedir. Üniversite değişkenine göre en düşük Türkçe konuşma kaygısı yaşayan öğrencilerin Aksaray Üniversitesi'nde eğitim gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak ikinci dil olarak Türkçe öğrenen uluslararası öğrencilerin Türkçe konuşma kaygıları düşük olarak bulunmuştur. Cinsiyet değişkenine göre kişisel boyutta kadınların erkeklere göre daha yüksek Türkçe konuşma kaygısına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Orta Asya'dan ülkemize gelen uluslararası öğrencilerin Türkçe konuşma kaygılarının diğer öğrencilere göre daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun sebeplerinden biri öğrencilerin anadillerinin Türkçenin farklı şivelerden olması olduğu düşünülmektedir.
Yabancılara Türkçe öğretiminde eğitici oyunların önemi
Öğrencinin var olan yetilerini ortaya çıkarmak ve geliştirmek eğitimin en önemli işlevlerinden biridir. Geleneksel eğitim düzeninde öğretmenler, öğretim sırasında öğrenciyi sürece faal olarak katmayan, öğretmen merkezli yöntem ve teknikleri uygulamışlardır. Artık çağımızın eğitim ve öğretiminde, öğrenciyi merkeze alan, faal olarak derse katan bir sürü yeni yöntem ve tekniğin kullanılmasına başlanmıştır. Yabancı dil öğretimi, sadece öğrenci merkezli yöntem ve teknikler kullanıldığında etkili bir şekilde gerçekleşebilir. Son dönemlerde yapılan araştırmalara göre etkili bir dil öğretiminin sıkıcılıktan uzak olması gerektiği ifade edilmektedir. Bunu gerçekleştirebilmek için de öğrencinin ilgi, istek ve beklentilerinin dikkate alınması gerekmektedir. Çünkü dil öğrenimi uzun vadeli bir çabayı gerektirir. Çaba gerektiren bu uzun vadeli sürece oyunun dâhil edilmesi eğitim-öğretim ortamlarında bir süredir tartışılan bir konudur. Eğitimciler, oyunun, öğrenciyi ve öğretmeni geleneksel öğrenme ortamından uzaklaştırıp, öğretimi alışılmış, sıkıcı kural zincirinden ve genellemelerden kurtardığını düşünmektedirler. Buradan hareketle bu çalışmada, TÖMER'lerde eğitim gören uluslararası öğrencilerin ve TÖMER'lerde yabancılara Türkçe eğitimi veren öğretim elemanlarının, Türkçe öğrenmeye yönelik oyunların kullanılmasının Türkçeyi öğretmede önemi konusundaki tutumları incelenmiştir. Bunun için 25 maddelik bir anket uygulanmıştır. Katılımcılar, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi TÖMER'de eğitim gören uluslararası öğrenciler ve TÖMER'de yabancılara Türkçe eğitimi veren öğretim elemanlarıdır. Bu araştırma, TÖMER'lerde eğitim gören uluslararası öğrencilerin ve TÖMER'lerde yabancılara Türkçe eğitimi veren öğretim elemanlarının oyunla öğretime yönelik isteklilikleri, tutumları ve oyunları derste uygularken karşılaştıkları sorunları ve öğretim elemanlarına ve öğrencilere göre oyunların kullanılmasının hedef dile ulaşmadaki etkisini belirlemeye çalışmaktadır ve öğretmen ve öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak 14 oyun etkinlikleri geliştirilmiştir. Hazırlanan bu etkinlikler öğrencilerin ilgisi çekecek, cesaretlendirecek öğrenme süreçlerinin oluşturulmasına, öğrenenlere yönelik farklı ders kitaplarının ya da yardımcı kaynakların hazırlanmasına ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde daha başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olacaktır. Bu çalışma, öğrencilerin ve öğretim elemanlarının yabancı dil olarak Türkçe öğrenmek ve öğretmek için eğitsel oyunlara karşı istekliliklerini, etkililiğine yönelik tutumlarını, uygularken karşılaştıkların sorunları araştıran ve öğrencilerin bilgilerini geliştirmenin ve pekiştirmenin yollarını bulmaya çalışan betimsel bir çalışmadır. Söz konusu amaç doğrultusunda nicel veri toplama araçlarından yararlanılmıştır. Bu çalışmada veriler anketler aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma uygulaması Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi TÖMER'de eğitim gören uluslararası öğrenciler ve yabancı dil olarak Türkçe eğitimi veren öğretim elemanları üzerinde yapılmıştır. Çalışma sonunda, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe dersinde oyunlardan yararlanmaya istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen ve öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde oyunların öğrenmeyi kolaylaştırdığı, bilgilerin kalıcı olduğu, öğrencilerin bu yöntemden zevk aldıkları, derslere severek ve isteyerek katıldıkları tespit edilmiştir. Ankete katılan öğretim elemanlarının çoğunluğu ders kitaplarında dil oyunları için materyal eksikliği olduğunu ve öğrencilerin oyun oynarken Türkçe konuşmaktan utandıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin büyük çoğunluğu ise dil oyunlarını derslerde kullanmadıklarını belirtmişlerdir.
İlaç etken maddesi içeren yeni hidroksamik asitlerin ve metal komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve bazı biyolojik aktivitelerinin incelenmesi
Bu çalışmada, ilaç etken maddelerinden başlanarak parasetamolasetohidroksamik asit, potasyum barbitaldiasetohidroksamat ve geçiş metal kompleksleri sentezlendi. Bileşiklerin spektroskopik, manyetik ve termik özellikleri ile bazı biyolojik aktiviteleri incelendi. Sentez bölümü 2 aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada, parasetamol ve barbital'in asetoetil esterleri, parasetamolasetohidroksamik asit ve Potasyum barbitaldiasetohidroksamata dönüştürüldü. İkinci aşamada ise metal tuzları ile ligantların, sulu ortamdaki tepkimeleriyle metal kompleksleri hazırlandı. Ligantların ve komplekslerin yapıları, elementel analiz, IR, 1H-NMR, Kütle spektroskopileri ve X-ışını kırınımı çalışmalarıyla aydınlatıldı. Komplekslerin manyetik duyarlıkları ölçülerek spin manyetik momentleri hesaplandı. Çalışmalar sonucunda, metal:ligant oranı; parasetamolasetohidroksamat komplekslerinde 1:1, barbitaldiasetohidroksamat?ın Mn, Co, Cd, komplekslerinde 1:1, Ni, Cu, Zn komplekslerinde ise 2:1 olduğu ve komplekslerin farklı sayılarda su molekülü içerdikleri bulundu. Sentezlenen bileşiklerin, pankreatik lipaz ve üreaz enzimine karşı inhibisyon etkileri incelendi. Parasetamolasetohidroksamik asit yüksek seviyede, Potasyum barbitaldiasetohidroksamat ise orta seviyede üreaz inhibisyonuna sebep olmaktadır. Parasetamolasetohidroksamik asit?in Co(II), Ni(II) ve Zn(II) kompleksleri ile barbitaldiasetohidroksamik asit?in Co(II), Zn(II) ve Cd(II) kompleksleri yüksek seviyede pankreatik lipaz inhibisyonuna neden olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Hidroksamik asit, Hidroksamik asit metal kompleksleri, anti kanser, üreaz inhibisyonu, lipaz inhibisyonu
Uçucu kül bağlayıcılı alkali aktivasyonlu yüksek plastisiteli kil derin karıştırma numunelerinin tek ve çok amaçlı optimizasyonunun dayanım ve durabilite açısından incelenmesi
Bu çalışmada alkali aktivatörlerle aktive edilmiş uçucu kül ve zemin karışımlarının performansı dayanım ve durabilite açısından irdelenmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında, Yanıt Yüzey Metodu kullanılarak üç farklı tek amaçlı optimizasyon senaryosu uygulanmıştır. Bunlar sırasıyla; serbest basınç dayanımının maksimize edilmesi, karbon ayak izinin minimize edilmesi ve en düşük maliyet ile karışımların hazırlanmasıdır. Çalışma kapsamında ayrıca tüm senaryoların aynı anda optimize edildiği çok amaçlı bir optimizasyon süreci yürütülmüştür. Hazırlanan karışımlar ile serbest basınç dayanımı, donma-çözülme, ıslanma-kuruma ve suda bekletme deneyleri gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmalar sonucunda, tek ve çok amaçlı optimizasyonlara göre hazırlanan karışımların dayanım ve durabilite değerleri birbirlerine ve ilgili standartlara göre mukayese edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, serbest basınç değerini maksimize etmeyi hedefleyen optimizasyon yaklaşımının daha etkin sonuçlar ortaya koyduğu kanaatine varılmıştır.