Theses supervised by Doç. Dr. Gülten Küçükbasmacı
11 theses · Kastamonu University
Türk destan evreninde oyun üzerine bir inceleme
Bu çalışmada varyantlaşan Türk epik destanlarında oyun ve oyunla ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, Türk epik destanlarında geçen oyunların kültürel arka planını incelemek, tespit edilen oyunların bağlamını, yapısını, işlevini ve destan kurgusunda oyunun yerini belirlemektir. Çalışma "Giriş" ve yedi bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde destan ve oyun kavramları, oyunun özellikleri ve unsurları, oyunun kamlık ve kültürel bellekle ilişkisi ele alınmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman tarama ve karşılaştırma teknikleri kullanılarak Türk destanlarındaki oyunlar incelenmiştir. Bu çalışma, metin merkezli kuramlardan "Yapısalcı", "Bağlamsal" ve "İşlevsel" halkbilimi kuramlarını dâhil ederek destanlardaki oyunları analiz etmeyi amaçlamaktadır. "Destanlarda Adı Geçen Oyunlar" başlığında, destanlarda tespit edilen kırk farklı oyunun oynanma biçimleri verilmiştir. "Bağlam Açısından Oyunlar" başlığında, oyunlar; oynanma amacı, zamanı, mekânı ve oyuncularına göre ele alınarak sınıflandırılmıştır. Bu bölümde destanlarda geçen oyunlar, çocuk ve oyun ilişkisi yanında geçiş dönemlerinde, avda, konuk ağırlamada, mevsimlik bayramlarda, kağan tayininde ve savaşlarda tuttuğu yer açısından incelenmiştir. "Anlam Açısından Oyunlar" başlığında oyunlar, TDK'nin oyun tanımındaki anlamlarından yola çıkılarak eğlence, sınama ve yarış, kumar, hile, dans, tiyatro olarak değerlendirilmiştir. "Destanlardaki Oyunların Yapısı" başlığında; oyun adı, oyuncular, oyun araçları/oyuncak, oyunların icra ortamları, ödül ve ceza unsurları incelenmiştir. Destan metinlerindeki bağlamlarıyla sınırlı olmak üzere tespit edilen oyunların işlevleri "Destanlardaki Oyunların İşlevleri" başlığında verilmiştir. "Destan Kurgusunda Oyunun Yeri" başlığında oyunlar kişiler, olay, mekân, zaman, anlatıcı/dinleyici ve epik kurallar çerçevesinde incelenerek oyunun destan kurgusunda önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Oyunların destan kurgusundan ayrı düşünülemeyecek bir rolü bulunmaktadır. Ayrıca destanlardaki oyunların bağlam, yapı, işlev açısından değerlendirilebileceği görülmüştür. Anlatıyı oluşturan yapının, oyuna da uygulanabileceği ve oyunun bağlamının, anlamı oluşturmada temel rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Türk epik destanlarındaki oyunlar; oyun, yapı, bağlam, işlev açısından bir bütün hâlinde değerlendirilerek kurgu boyutunda oyunun destan ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Oyunlar; destanlardaki olayı, ana karakterini, ana hikayesini etkilemektedir. Destan kurgusu, destan kahramanlarının oynadığı oyunlara bağlı olarak değişebilmektedir.
Cumhuriyet Dönemi (1923-1999) âşık şiirinde dinî ve tasavvufî unsurlar
Bu çalışmada, Cumhuriyet Dönemi âşık şiirinde dinî ve tasavvufî unsurlar ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı Cumhuriyet Dönemi âşık şiirinde dinî ve tasavvufî unsurların sistematik bir şekilde tespit edilmesidir. Ayrıca çalışmamızın diğer amaçları arasında Cumhuriyet Dönemi âşık şiirlerinin dinî ve tasavvufî anlam boyutunu irdelemek, tarihsel bağlamı içerisinde işlevlerini belirlemek bulunmaktadır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ve teknikleri kullanılarak yirmi dört âşığın şiirlerindeki dinî ve tasavvufî unsurlar incelenmiştir. Çalışma, "Giriş" ile birlikte "Cumhuriyet Dönemi Âşık Şiirinde Dinî Unsurlar" ve "Cumhuriyet Dönemi Âşık Şiirinde Tasavvufî Unsurlar" isimli iki ana bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde âşık edebiyatının Türk edebiyatındaki yeri, kaynakları, kökeni, âşık edebiyatının oluşum ve gelişiminde din ve tasavvufun rolü, Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanılan kültürel değişimler ve Cumhuriyet Dönemi âşık şiiri ele alınmıştır. Birinci bölümde, tespit ettiğimiz dinî unsurlar, ikinci bölümde ise tespit ettiğimiz tasavvufî unsurlar dinî-tasavvufî literatürden yararlanılarak açıklanmış, şiirler alıntı veya atıf yöntemiyle gösterilerek yorumlanmıştır. Her bölümde unsurların şiirlerde kullanımına dair oranlar belirlenmiş ve işlevleri üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet Dönemi âşık şiirindeki dinî ve tasavvufî unsurlar bir bütün halinde değerlendirilerek şiirlerin din ve tasavvuf ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Dinî-tasavvufî unsurların, toplumda görülen kültürel değişmelerle beraber Cumhuriyet Dönemi âşıklık geleneğinde yaşatıldığı belirlenmiştir. Âşıkların, dinî-tasavvufî düşüncelerini modernleşme süreci ile bir araya getirerek kendi dönemlerinin ruhunu yansıtan şiirler söylediği, geleneksel kültürle modernleşme arasında bir denge kurarak toplumsal değişimlere karşı duyarlı bir tutum sergilediği ve kendine özgün şiirlerle sanatlarını icra ettiği görülmüştür. Bunun yanında dinî ve tasavvufî unsurların kullanımının âşıklar için inançtan çok şiir geleneğine dönüşebildiği tespit edilmiştir. Âşıkların kültürel bellekte yer alan inanç unsurlarını kullanarak âşıklık geleneğinin dinî-tasavvufî kaynağını devam ettirdikleri sonucuna varılmıştır.
İhsan Ozanoğlu'nun derlediği masallar üzerine bir inceleme
Sözlü halk edebiyatı ürünlerinin en eski türlerden biri olan masallar, ait oldukları milletin maddi ve manevi kültürel değerleri, gelenek ve görenekleri, inanç sistemleri ve felsefesi gibi birçok özelliklerini içinde barındırdığı için anonim ürünlerin en önemlilerinden biridir. Bu tez, İhsan Ozanoğlu'nun Kastamonu ili ve ilçelerinden, farklı derleme ortamlarından daktilo ederek "Kastamonu Halkiyat ve Harsiyat Dil-Edebiyat: Hikâyeler, Masallar, Fıkralar, Konuşmalar I-II-III-IV. Cilt" eserindeki masal metinlerinin incelenmesinden oluşmaktadır. Tezin bölümleri şu şekildedir: "1. Giriş", "2. Masalların Sınıflandırılması ve Tip Tasnifi", "3. Masalların Motifleri" 4. Masalların Formelleri", "5. Masalların Ara Sözleri", "6. Masalların Kahramanları", "7. Masalların Mekânları", "8. Masalların Zamanı", "9. Masalların İletileri", "10. Masallarda Geçen Kültür Unsurları", "11. Sonuç", "Kaynaklar" ve "Ekler". Masallarda tespit edilen tipler, Aarne-Thompson-Uther'in "The Types of International Folktales" kataloğuna göre; motifleri ise Stith Thompson tarafından hazırlanan "Motif-Index of Folk-Literature"ye göre tespit edilmiş, katalogda olmayan Türk masallarına ait motifler de olduğu görülmüştür. Masalların formel ve ara sözleri belirlenerek derlenen masalların kalıp ifadeler yönünden özellikleri görülmeye çalışılmıştır. Masalların kahramanları insanlar, gerçeküstü varlıklar ve hayvanlar olarak; mekânları geniş, dar açık/kapalı mekânlar olarak belirlenmiş ve zamanları da incelenmiştir. Masalların iletileri etik, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve öteki iletiler olmak üzere sınıflandırılmıştır. Tespit edilen kültür unsurları ise geçiş dönemleri, halk hekimliği, misafirlik ve misafirperverlik, harman ve harman aletleri, mutfak, değirmen ve değirmene gitme, el sanatları, giyim-kuşam, ulaşım ve ticaret, ustalık-kalfalık-çıraklık, ölçü-tartı birimleri ve tabirler kültür unsurları başlıklarıyla ele alınmıştır. Gün geçtikçe zayıflamakta olan masal anlatma geleneğine karşı Ozanoğlu, 1940'lı yıllar veya öncesinde yaptığı tahmin edilen masal derlemelerini daktilo ve el yazması yoluyla kayıt altına almıştır. Onun kayıt altına aldığı kıymetli masal metinleri de bu çalışmada her yönüyle ele alınmaya çalışılmıştır.
Kastamonu türkülerinde kültürel unsurlar
İnsanoğlunun geçmişinden günümüze kadarki sürecine baktığımızda yaşadığı coğrafyanın, çevresindeki kültürün hayatına şekil verdiği görülmektedir. Gelenekler, görenekler, örf ve âdetler, giyim, kuşam, yeme içme alışkanlıkları kültürel yapıyı yansıtan özelliklerdir. İnsanoğlu beşikten mezara bu kültürün içinde var olurken bir taraftan gelecek nesillere kültürün taşıyıcılığını yapar. Türküler de toplumların sevinçlerini, acılarını, kederlerini, umutlarını ve umutsuzluklarını ifade eden önemli bir araçtır. Bu çalışmada Türk halk kültürünün en önemli taşıyıcısı ve yansıtıcısı olan sözlü geleneğin bir parçasını teşkil eden türküler Kastamonu yöresi bağlamında incelenmiştir. TRT Türk Halk Müziği Repertuar'ı esas alınarak hazırlanan "Repertuar Türküleri Külliyatı"nda (REPERTÜKÜL) yer alan Kastamonu türküleri kültürel unsurlar bakımından tespit edilip sınıflandırılmıştır. Çalışmanın amacı, bu türkülerin analizini yaparak Kastamonu yöresi müziğine, Türk kültürüne ve Türk folkloru araştırmalarına yönelik yapılacak çalışmalara katkı sağlamaktır. Bu bağlamda, türkülerde yer alan gelenek, görenek, giyim, kuşam, yeme içme alışkanlıkları gibi kültürel unsurlar incelenmiştir. Tez, "Giriş", "Türkü", "Geçiş Dönemleri", "Günlük Hayatla İlgili Uygulamalar", "Eğlence", "Ekonomi", "Giyim-Kuşam", "Halk İnanışları", "Görevli Kişiler ve Toplumsal Katmanlar", "Maddi Kültür", "Halk Mutfağı", "Halk Hekimliği", "Savaş ve Ordu", "Adlar", "Yeryüzü Şekilleri", "Sayılar", "Renkler", "Deyimler", "Kastamonu Yöresi Söz Varlığı" ve "Sonuç" olmak üzere yirmi bölümden oluşmaktadır. Tezin "Giriş" kısmında araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi, kapsamı ve sınırlılıkları açıklanmış, Kastamonu yöresi hakkında genel bilgi verilmiştir. "Türkü" başlığını taşıyan ikinci bölümde türkü kavramı, türkülerin özellikleri, türkülerin tasnifi, türkünün işlevleri, türkü ve kültür ele alınmıştır. Tezin asıl kısmını oluşturan Kastamonu türkülerinde kültürel unsurların incelendiği on altı bölümde türkü metinlerinde yer alan kültürel unsurlar sınıflandırılıp tablolar halinde sunulmuş, kullanılma sıklıkları belirlenmiş ve yorumlanmıştır. "Sonuç" kısmında ise türkülerden tespit edilen çıkarımlara yer verilmiştir. TRT repertuarında Kastamonu yöresine ait 83 adet kırık hava, 8 adet uzun hava, 3 adet oyun havası ve 2 adet repertuar dışı türkü bulunmaktadır. 3 adet oyun havasının ve 1 adet repertuar dışı türkülerinin sözleri bulunmadığı için 92 türkü incelenmiştir. Yapılan çalışmada incelediğimiz kültürel unsurlar arasında "dağ" öne çıkmıştır. Coğrafi şartlardan ötürü öne çıktığını düşündüğümüz "dağ"ın genel olarak gerçek anlamda kullanıldığı tespit edilmiştir. Ağaç türleri türkülerde az yer alırken hayvan isimleri çokça yer almış, bülbül bunlar arasında öne geçmiştir. Sıklıkla gül ile beraber kullanılmıştır. Su ile ilgili olarak da en çok karşımıza dereler çıkmıştır. Renklerden kara/siyah, beyaz/ak; sayılardan iki/çift ve üç çok kullanılmıştır. Savaş ve orduya ait kelimelerin çokluğu da dikkat çekmektedir. Yer adları olarak genelde Kastamonu ve ilçelerinin adı geçmektedir. Akraba adlarından en çok ana/anne; zaman adlarından ise en çok akşam, sabah ve gece kullanılmıştır. Kastamonu yöresine ait ağız özellikleri türkülerde korunmuştur. Türkülerde hanbar (ambar), sergü (sofra bezi), zabah (sabah), ağşam (akşam), yay- (yaydık), gözel (güzel), gövercin (güvercin), hozurda- (uğultulu ses çıkması), hadindi (haydi) vb. Kastamonu'da kullanılan ifadeler de saptanmıştır.
Elmadağ'da ocaklık geleneği ve halk hekimliği
İnsanlığın varoluşundan bu yana devam eden sağlığın sürdürülmesi ihtiyacından doğan sağaltıcılar ve tedavi ritüelleri günümüze kadar bir gelenek etrafında şekillenerek gelmiştir. Bu çalışmada, Ankara'nın Elmadağ ilçesinde günümüzde çeşitli hastalık ve rahatsızlıkların tedavisinde başvurulan halk hekimliği uygulamaları, ocaklar ve bu ocaklar etrafında oluşan ritüeller incelenmiştir. Bu doğrultuda, Elmadağ bölgesinde halk hekimliği ve ocaklık geleneği kapsamında belirlenen 95 kaynak kişiyle görüşülmüştür. Yapılan çalışma beş ana başlıktan ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında halk bilimi ile ilgili temel kavramlar açıklanarak, araştırma alanı Elmadağ hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümünde halk hekimliği ve ocaklık geleneği kavramları tanımlanarak ocaklık geleneğinde kültün yeri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde Elmadağ ilçesinde ocakların uyguladıkları sağaltım ritüelleri aktarılmıştır. Dördüncü bölümde Elmadağ'da kullanılan sağaltım yöntemleri verilmiştir. Son bölümde ise alanda yapılan anket çalışması verileri Elmadağlıların halk hekimliği uygulamalarına dair tutumları başlığıyla verilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, bölge halkı, halk hekimliği uygulamaları ve ocaklık geleneğini koruyarak bu geleneksel tedavi yöntemlerini sürdürmektedir. Bölgede tespit edilen kaynak kişiler arasında ağrı bağlama ocağı, aydaş ocağı, bademcik ocağı, bakır basması ocağı, bulgur püskürtmesi ocağı, felçli sıvama ocağı, gelincik ocağı, göbek çekme ocağı, göz çıbanı ocağı, it dirseği ocağı, korku ocağı, köstün ocağı, kulunç kırma ocağı, kurşun dökme ocağı, nazar ocağı, pamukçuk ocağı, parpılama ocağı, sarılık kesme ocağı, siğil ocağı, temre ocağı gibi hastalıkları tedavi eden farklı sağaltıcılar yer almıştır. Bu ocaklarla yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler, bağlam merkezli teorilerden icra kuramı ve işlevsel halk bilimi kuramı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Halk bilimi çalışma alanı içinde geleneksel bilgi kapsamında değerlendirilen ocaklık geleneği ve halk hekimliği sağaltım ritüelleri göz önüne alındığında, Elmadağ ilçe merkezine bağlı köylerde halk hekimliği, ocaklar ve bu ocaklar etrafında oluşan sağaltım ritüelleri tespit edilmiştir. Bu geleneksel bilginin gelecek nesillere aktarılması amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden mülakat ve gözlem tekniği, nicel araştırma yöntemlerinden ise anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Elmadağ ilçesinde halk hekimliği ve ocaklık geleneğinin devam etmekte olduğu, bu ritüellerin toplumsal bağlamda çeşitlenerek yaşatılmaya devam ettiği belirlenmiştir.
İhsan Ozanoğlu ve halkbilimi alanındaki eserleri
Avrupa'dan yaklaşık bir yüzyıl sonra Türkiye'de de halkbilimi çalışmaları sistemli olarak başlamıştır. Halkbilimi alanında Kastamonu'da ilk akla gelen öncü şahsiyet İhsan Ozanoğlu'dur. Bu çalışmanın amacı, İhsan Ozanoğlu'nun halkbilimi alanında yaptığı çalışmaların açıklamalı bir bibliyografyasını oluşturmak, Ozanoğlu'nun halkbilimi çalışmaları içindeki yerini ortaya koymak ve Kastamonu belleğindeki yerini belirlemektir. Bu sebeple Ozanoğlu'nun halkbilimi alanındaki çalışmalarının dışında onun tanınmasına katkı sağlayacak kitap, tez, makale, bildiri, sempozyum, panel, konser, anma töreni, Ozanoğlu ve eserleri üzerine yapılmış çalışmalar, Ozanoğlu'nun adının verildiği kurumlar, elektronik ortamda Ozanoğlu'yla ilgili paylaşımlar da teze dâhil edilmiştir. Bu kapsamda İhsan Ozanoğlu'nun eserleri literatür tarama yöntemiyle tespit edilmiştir. Eserlerin bulunduğu T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kastamonu İl Halk Kütüphanesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Millî Kütüphane, Türk Dil Kurumu Kütüphanesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Etnografya Müzesi İhtisas Kitaplığı, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Boratav Halk Kültürü Araştırma ve Turizm İhtisas Kütüphanesi, T.C. Yazma Eserler Kurumu Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesinin katalogları taranarak halkbilimi alanındaki eserlerin açıklamalı bibliyografyası verilmiştir. Bu tezde, Ozanoğlu'nun kaleme aldığı 205 kitap, 15 makale, 194 bağımsız risale, 114 gazete yazısı ve 205 cildin içinde yer alan çok sayıdaki risale incelenmiştir. Öte yandan halkbilimi alanında olmamaları sebebiyle içeriklerine yer verilmeyen 20 kitap ve 129 risalenin künyesine yer verilmiştir. Sonuç olarak İhsan Ozanoğlu'nun Kastamonu'nun yerel değerlerini tespit edip kayıt altına almasının dışında Türk halkbilimi çalışmaları tarihinde de önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Toplumsal bellekte Hz. Fatma
Bu çalışma Türk toplumsal belleğinde önemli bir yeri olan Hz. Fatma'nın etrafında gelişen inanç ve uygulamalar üzerine kurulmuştur. Türk kültüründe kadınlara verilen öneme bağlı olarak İslamiyet öncesinde görülen Umay Ana ile ilgili bilgi verilmiş, Hz. Fatma'nın Fatma/ Fadime Ana inancına dönüşümü izah edilmek istenmiştir. Bunun için öncelikle "toplumsal bellek" kavramı tanımlanarak Hz. Fatma'nın toplumsal bellekteki yeri açıklanmaya çalışılmıştır. Sonrasında ise onun etrafında oluşan algı ve bu algıya bağlı uygulamalar tespit edilerek söylem ve gerçekleştirilme şekillerine dair Anadolu coğrafyasından örnekler verilmiştir. Çalışma "Giriş "ve "Sonuç" bölümleriyle birlikte yedi bölümden oluşmaktadır. Girişte Fatma Ana kültünden evvel Türk toplumsal belleğinde kadının yeri ve Umay Ana iyesi üzerinde durulmaktadır. "Hz. Fatma'nın Hayatı" bölümünde; Fatma'nın hayatına dair bilgiler aktarılmaktadır. "Toplumsal Bellekte Fatma Ana" bölümünde çeşitli örneklerden hareketle, Fatma isminin kız çocuklarına verilmesi, onun şifa, bereket ve koruyucu unsur olarak kabul edilmesi ve somut kültürdeki varlığı ele alınmıştır. "Hz. Fatma Etrafında Oluşan Uygulamalar" başlıklı bölümde ise; Hz. Fatma'ya atıfta bulunan inanç ve uygulamalara değinilmiştir. Küle su dökmemek, kına yakmak, cumartesi çamaşır yıkanmaması gibi hareket ve söylemlerle Fatma Ana İnancı'nın günümüze yansımaları örneklendirilmiştir. Çalışmanın "Türk Edebiyatında Hz. Fatma" başlıklı bölümünde, Hz. Fatma ve Fatma Ana İnancı'nın edebî sahadaki yansımaları gösterilmiştir. "Sanal Ortamda Hz. Fatma" başlıklı altıncı bölümde ise; Hz. Fatma'nın değişen ve gelişen teknolojiyle beraber sanal ortamdaki varlığı araştırılmıştır. Sonuç olarak tüm bu bilgi ve bulgular ışığında, toplumsal bellekte devam eden "Fatma/ Fadime Ana İnancı"nın sözlü ve somut kültürde devam ettiği görülmüştür.
Bakü ve civarı folkloru: Tevekkül Selimov'un "Abşeronlular" adlı eseri (inceleme-metin)
Türk dünyasının bağımsız devletlerinden biri olan Azerbaycan, zengin bir kültürel birikime sahiptir. Tevekkül Selimov'un "Abşeronlular" adlı eseri, Azerbaycan halkbilimi ürünlerinin kayıt altına alınarak yayımlandığı önemli eserlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Selimov, "Abşeronlular" adlı eserinde Azerbaycan'ın ve şehirlerinin tarihini, inançlarını ve uygulamalarını çeşitli kaynaklardan verdiği bilgilerle aktarmaktadır. Tezde, söz konusu eser Kiril alfabesinden Latin alfabesine aktarılarak halkbilimi ürünleri açısından incelenmiştir. Tez; Giriş, Toplumsal Uygulamalar, Halk Bilgisi, Gösteri Sanatları, Sözlü Gelenek ve Anlatımlar, Sonuç ve Ekler olmak üzere bölümlere ayrılmıştır. Giriş bölümünde, Azerbaycan'ın tarihi, ekonomisi, Abşeron bölgesi, Selimov ve "Abşeronlular" hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, doğum, evlilik ve ölüm etrafında gelişen inanış ve uygulamalarla bayram gelenekleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, yarı göçer evli olan Türklerin, o dönemden kalma pratikleri, inançları ve alışkanlıkları tespit edilmiş ve Azerbaycan'ın Abşeron bölgesi özelinde zengin halk bilgisi ürünleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde, İslamiyet Öncesi Türk inanç sisteminin kökeni ve yansımaları görülmektedir. Beşinci bölümde, hayatı mücadele ile geçen Türk toplumunun bu mücadelesinin gösteri sanatlarına yansıması karşımıza çıkmaktadır. Altıncı bölümde mani, ninni, ağıt, alkış, kargış, meyhana, deyim, atasözü gibi türler etrafında zengin bir edebi geleneğin örnekleri belirlenmiştir. Söz konusu eserde tespit edilen halkbilimi ürünleri Anadolu ve Azerbaycan sahası karşılaştırılarak incelenmiştir. Eserin transkripsiyonu "Ekler" bölümünde verilmiştir. Transkripsiyon ve incelemesi yapılan Tevekkül Gafar Selimov'un "Abşeronlular" adlı eseri, Azerbaycan'ın halkbilimi ürünlerinin kadim tarihini göstermiştir. Aynı kökten gelen Anadolu ve Azerbaycan sahası arasında halkbilim unsurları bakımından benzerlikler olduğu gibi uygulamada farklılıklar da bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Azerbaycan kültürü, Bakü folkloru
Sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş bağlamında Hacı Bektaş Veli Velâyetnâmesi
Bu çalışmada Hacı Bektaş Velî Velâyetnâmesi'ndeki sözlü kültür unsurları ele alınmıştır. Velâyetnâme, sözlü kültür ortamında doğan menkıbelerin Hacı Bektaş Velî'nin vefatının ardından yazıya geçirilmesiyle meydana gelen bir metindir. El yazması dönemi eseri olan Velâyetnâme'de sözlü kültür ortamı icra özelliklerinin devam edip etmediğini, sözlü anlatı geleneğinin yazılı anlatıyı etkileyip etkilemediğini tespit etmek bu tezin amacıdır. Çalışma "Giriş" ve üç bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde sözlü ve yazılı kültür ortamları, kültür ortamı olarak tekkeler üzerinde durulmuş, Hacı Bektaş Velî ve Velâyetnâme hakkında da bu bölümde bilgi verilmiş, Hacı Bektaş Velî Velâyetnâmesi ile ilgili kitap, makale, bildiri ve tezler de burada ele alınmıştır. "Velâyetnâme-i Hünkâr Hacı Bektaş Velî'de Sözlü Kültür Unsurları" adlı bölümde ise eserdeki sözlü kültür ortamı icra unsurları tespit edilmiştir. Bu unsurlar "Dış Özellikler" ve "Sözlü İcra Unsurları" olarak iki başlıkta incelenmiştir. Çalışma "Sonuç" ve "Kaynakça" ile tamamlanmıştır. Sözlü kültürün ardından şekillenen yazılı kültür ile birlikte anlatım biçimlerinin değişmeye başladığı yapılan çalışmalarla ortaya koyulmuştur. Bununla birlikte bu değişim kısa sürede ve çok kolay gerçekleşmemiştir. Matbaanın kullanılıp yaygınlaşmaya başladığı zamana kadar olan el yazması döneminde sözlü icra özellikleri yazılı anlatıda kendini hissettirmiştir. İlk dönem yazılı metinleri sözlü kültür ortamında teşekkül eden metinleri kaydetme işlevi de görmüş, sözlü kültüre has özellikler yazılı kültürde varlığını sürdürmeye devam etmiştir. Bu çalışmada yazılı kültür ortamının ürünü olan Velâyetnâme'de sözlü kültür ortamı anlatı özelliklerinin devam ettiği, sözlü anlatı geleneğinin yazılı anlatıyı etkilediği görülmüştür. Metinde "sayfa düzeni, sayfa üzerine eklemeler, , yazım hataları ve karalama, sözcüklerin yakın ve gelişigüzel yazılması, şekil ve işaretler, mürekkep farklılıkları, bölümler/başlıklar, sözlü kültür ortamları, sözlü icra bağlamıyla ilgili kavramlar, ayrıntı vermeme, bağlaçlar, tekrar, kalıp ifadeler, ara söz, epitetler, atasözü ve deyimler, besmele ve dua-beddua, yeminler, selamlaşma, nasihat ve tavsiye, seslenme ve hitap, diyalog, soru-cevap ve efsaneler" tespit edilmiştir.
Kastamonu halk inanışları üzerine bağlamsal bir inceleme
Toplum içinde doğup büyüyen bireyler doğduğu andan itibaren birtakım ihtiyaçları, arzuları, istekleri ve korkuları beraberinde getirdiği gibi çevresinde anlayamadığı, anlamlandıramadığı bazı olaylarla da karşı karşıya gelir. İnsanoğlu tüm bunlara bir çözüm bulmak, korku ve kaygılardan uzaklaşmak, manevi olarak rahatlamak için bazı inanışlar ve uygulamalar geliştirmiştir. Bu çalışmada Kastamonu'da yöre halkı tarafından kabul gören, bilinen ve günümüzde de etkisini sürdüren halk inanışları derlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Kayıt altına alınan veriler bağlamlarına ve işlevlerine göre incelerek, halk inanışlarının bağlamlarını ve işlevlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma üç bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında halk inanışı kavramı açıklanmış, Kastamonu ili hakkında bilgi ve tezin önemi, amacı yöntemi ve Kastamonu'da halk inanışları ile yapılmış çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde derlenen halk inanışları, bağlamları verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde halk inanışlarının işlevleri tespit edilmiştir. Çalışma sonuç, kaynakça ve görseller ile tamamlanmıştır.
Menâkıbu'l-Cevâhir: Söz ve yazı bağlamında bir inceleme
Bu çalışmada Yahya bin Bahşi'nin Menâkıbu'l-Cevâhir adlı eserinin iki nüshası sözlü ve yazılı kültür bağlamında incelenmiştir. Menakıpnameler, sözlü kültür ürünü olan menkıbelerin bir araya getirilerek yazıya geçirilmesiyle oluşan metinlerdir. Bu noktadan hareketle el yazması dönemin ürünlerinden olan Menâkıbu'l-Cevâhir'in seçilen iki nüshasında, el yazması bir metinde sözlü icranın etkisi olup olmadığını, sözlü gelenekte şekillenen menkıbelerin yazı bağlamında ne gibi özellikler kazandığını belirlemek tezin amacıdır. Böylece seçilen metinlerle sınırlı olmak üzere sözden yazıya geçirilen anlatılarda bağlam farklılığının metindeki etkisini görmek hedeflenmiştir. Bu çalışmanın, Türk anlatı geleneğinde sözden yazıya geçiş sürecini anlamaya katkı sağlaması beklenmektedir. Çalışma "Giriş" ve altı bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde sözlü ve yazılı kültür ortamları ile menakıbnameler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde tezin yöntemi açıklanmıştır. Üçüncü bölümde Emir Sultan, Yahya bin Bahşi ve Menâkıbu'l-Cevâhir nüshaları ile ilgili bilgi verilmiştir. "Söz ve Yazı Bağlamında Menâkıbu'l Cevâhir'in Hacı Selim Ağa Kütüphanesi Kemankeş Bölümü No. 410/1'de Kayıtlı Nüshası" adlı bölümde verilen nüshadaki sözlü ve yazılı bağlam unsurları tespit edilmiştir. Tezin konusu olan ikinci nüshadaki sözlü ve yazılı bağlam unsurları ise "Söz ve Yazı Bağlamında Menâkıbu'l Cevâhir'in İBB Atatürk Kitaplığı Osman Ergin Yazmaları Bölümü No. Oe_Yz_0639/01'de Kayıtlı Nüshası" bölümünde verilmiştir. Tespit edilen bu unsurların karşılaştırması, "İncelenen Nüshaların Karşılaştırılması" bölümünde yapılmıştır. Çalışma, "Sonuç" ve "Kaynakça" bölümlerinin eklenmesiyle tamamlanmıştır. Bu çalışmada el yazması ürünü olan Menâkıbu'l-Cevâhir'de yazılı kültürün bağlam özelliklerinin yanı sıra sözlü kültürün bağlam özelliklerinin de devam ettiği görülmüştür. İki nüsha incelendikten sonra yapılan karşılaştırmada anlatım farklılıkları ortaya konmuştur.