Theses supervised by Doç. Dr. İmam Bakır Arabacı
12 theses · Fırat University
Ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin karara katılma durumu ve örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın genel amacı ortaöğretim öğretmenlerinin karara katılma durumu ile örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim – öğretim yılında Şanlıurfa il merkezinde ve ilçe merkezlerinde görev yapan 5573 ortaöğretim öğretmeni oluşturmaktadır. İlçe ve İl merkezine uygulanan anketlerden 594 öğretmen tarafından doldurulan anket analize dahil edilmiştir. Veriler SPSS 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmeyi ölçmek için Taormina (1994) tarafından geliştirilen ve yine Taormina (2004) tarafından güncellenen, Balcı ve diğerleri (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği", karara katılım durumlarını ölçmek için ise Karaca (2001) tarafından geliştirilen "Karara Katılım Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme ve karara katılma düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Ortaöğretim okulunda görevli öğretmenlerin karara katılma düzeyleri cinsiyet, okul türü, branş, yerleşim yeri, mesleki kıdem, okuldaki hizmet süreside değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemekteyken, istihdam tipi ve öğrenim durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık göstermektedir. Öğretmenler en çok öğretim programlarıyla ilgili konularla ilgili kararlara katılırken en az fiziki yapı/araç ve gereç ile ilgili konulara katıldıkları görülmektedir. Öğretmenlerin vi örgütsel sosyalleşme düzeyleri, okul türü, branş, yerleşim yeri, okuldaki hizmet süresi, istihdam tipi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemekteyken, cinsiyet, mesleki kıdem, öğrenim durumu, yöneticilik deneyimi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ortaöğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeyi ile karara katılma durumları arasında anlamlı ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu ve öğretmenlerinin karara katılma durumu öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir.
Okul yöneticilerinin özyeterliliklerine ilişkin algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada, okul yöneticilerinin özyeterliliklerine ilişkin algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2016–2017 eğitim–öğretim yılında Şanlıurfa ilindeki 76 anaokulu, 1215 ilkokul, 622 ortaokul ve 189 lisede görev yapan okul müdürleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, seçkisiz küme örnekleme yöntemi ile seçilen 250 okul müdürü oluşturmuştur. Yeterli örneklem büyüklüğüne ulaşmak için İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün müdürlerle yaptığı toplantılara gidilerek amaçlı örnekleme yönteminden de yararlanılmıştır. Bu çalışma betimsel tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Yıldırım ve İlhan (2010) tarafından Genel Özyeterlilik Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlaması kullanılmıştır. Verilerin analizinde; SPSS 20.0 ve AMOS programlarından yararlanılarak, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve DFA puanları hesaplanmıştır. Öğrenim durumu değişkeni için Mann-Whitney-U; yöneticilik kıdemi, okulun bulunduğu yerleşim yeri ve okulun türü değişkenleri için ise Kruskal-Wallis H test teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Yapılan uygulama sonucunda, okul müdürlerinin özyeterlilik algılarının "yüksek" düzeyde olduğu saptanmıştır. Okul müdürlerinin özyeterlilik algıları, onların öğrenim durumu ve yöneticilik kıdemlerine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenine göre yılmama alt boyutunda anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Bu fark köyde görev yapan okul müdürlerinin lehinedir. Okulun türü değişkenine göre yılmama alt boyutu ve tüm ölçek bazında anlamlı fark saptanmıştır. Fark lise müdürlerinin aleyhinedir.
Lise öğretmenlerinin personel güçlendirme algıları ile örgütsel güven algıları arasındaki ilişki: Elazığ ili örneği
Bu araştırmada, devlet liselerinde görev yapan öğretmenlerin, personel güçlendirme algıları ile örgütsel güven algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Elazığ ilindeki devlet liselerinde görev yapan 3080 öğretmen oluşturmaktadır. Randomize küme örnekleme yöntemi ile seçilen 500 öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada mevcut durum olduğu gibi betimlendiğinden ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veri çözümlemede non parametric test tekniklerinden Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney U testi, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Laschinger ve ark. (2001) tarafından geliştirilen, Topoyan, Tolay ve Sürgevil (2013) tarafından uyarlanan "Yapısal Güçlendirme ve Psikolojik Güçlendirme Ölçeği ile Hoy, Gage ve Tarter (2003) tarafından geliştirilen ve Yılmaz (2015) tarafından uyarlanan '' Örgütsel Güven Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yapısal güçlendirme ve psikolojik güçlendirme ile örgütsel güven arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Katılımcıların cinsiyetlerinin yapısal güçlendirmenin bilgi ve kaynak boyutlarına ilişkin algıları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Katılımcıların hizmet süresi değişkeni açısından yapısal güçlendirmenin biçimsel güçlendirme ve biçimsel olmayan güçlendirme boyutları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Katılımcıların, yapısal güçlendirme konusundaki algı düzeyleri ile okul türü değişkeni arasında biçimsel güçlendirme, biçimsel olmayan güçlendirme ve genel güçlendirme alt boyutları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Katılımcıların branş değişkeni açısından yapısal güçlendirme konusundaki algıları bilgi boyutu itibarı ile anlamlı bulunmuştur. Katılımcıların öğrenim durumu değişkeni açısından yapısal güçlendirme konusundaki algı düzeylerinde fırsat, biçimsel güçlendirme ve genel güçlendirme alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların cinsiyet değişkeni açısından psikolojik güçlendirme konusundaki algı düzeyleri ile yeterlilik ve etki alt boyutları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların örgütsel güven algılarının cinsiyet, hizmet süresi, okul türü ve öğrenim durumu değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermezken, branş değişkeni açısından örgütsel güven konusundaki algı düzeylerinin meslektaşlara güven boyutu açısından anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapısal Güçlendirme, Psikolojik Güçlendirme, Öğretmen Algıları.
Yöneticilerin açık liderlik özellikleri ve sosyal ağları benimseme durumlarının örgütsel belirsizlik üzerindeki etkileri: Fırat Üniversitesi örneği
Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın temel amacı, akademik ve idari personelin görüşleri doğrultusunda yöneticilerin açık lider olma ve sosyal ağları benimseme durumlarının örgütsel belirsizlik üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırmanın Yöntemi: Araştırma genel tarama modelindedir. Ancak tarama modelleri kendi içinde çeşitli türlere ayrılmaktadır. Dolayısıyla bu araştırma, tarama modelleri türlerinden ilişkisel tarama deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklem grubunu 2013-2014 akademik yılında Fırat Üniversitesi'nde görev yapmakta olan n=650 akademik ve idari personel oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; yedi soruluk bir kişisel bilgi formu, araştırmacı tarafından geliştirilen "Açık Liderlik Ölçeği (ALÖ)", Mazman (2009) tarafından geliştirilen "Sosyal Ağları Benimseme Ölçeği (SABÖ)" ve Schweiger ve DeNisi (1991) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlama çalışmaları Tınaztepe (2010) tarafından yapılan "Örgütsel Belirsizlik Algısı Ölçeği (ÖBAÖ)" olmak üzere üç adet ölçekten oluşan bir ölçme envanteri ile veriler toplanmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan veriler SPSS, LISREL ve AMOS istatistik paket programları yardımıyla analiz edilmiştir. Buna göre analiz sürecinde veriler üzerinde t-testi, tek yönlü varyans analizi, Bonferroni testi, korelasyon analizi, regresyon analizi ve yapısal eşitlik modellemesi analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonunda veri toplama aracındaki ölçeklerin açıkladıkları toplam varyans oranlarının ise sırasıyla; açık liderlik ölçeği için %67.6 (α=.95), sosyal ağları benimseme ölçeği için %80.1 (α=.96) ve örgütsel belirsizlik algısı ölçeği için ise %57.2 (α=.90) olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın Bulguları ve Sonuçlar: Araştırma sonunda örgütte açık liderlik, sosyal ağları benimseme ve örgütsel belirsizlik durumları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmanın en önemli sonucu, yöneticilerin sosyal ağları benimseme durumlarının açık liderlik ve örgütsel belirsizlik arasındaki ilişkiyi yordamada kısmi bir aracı etkiye sahip olduğunun ortaya çıkmış olmasıdır. Buna göre, araştırmada açık liderliğin örgütsel belirsizliği γ=.49 düzeyinde yordayabildiği, ancak sosyal ağları benimseme değişkeninin bu analize dâhil edilmesiyle birlikte bu değerin γ=.46'ya indiği tespit edilmiştir. Bu sonuç yapısal eşitlik modellemesi ve Sobel testi ile de teyit edilmiştir. Ayrıca araştırmada katılımcıların cinsiyetleri, görevleri, yaşları, mesleki kıdemleri, öğrenim durumları, görev türleri ve akademik unvanları ile araştırmanın bağımlı değişkenleri arasındaki ilişkilerin manidar olduğu da ortaya çıkmıştır.
Pedagojik formasyon yoluyla öğretmen yetiştirme uygulamalarında karşılaşılan güçlükler ve mezunların istihdamlarının değerlendirilmesi
Türk eğitim siteminin en önemli konularından birini öğretmen yetiştirme sistemi oluşturmuştur. Öğretmen yetiştiren ilk kurum olan Darülmüallimin-i Rüşdi' nin kurulduğu 1848 yılından bugüne kadar ülkemizde çok farklı öğretmen yetiştirme ve istihdam modelleri uygulanmıştır. Bu modellerden biri de Pedagojik Formasyon Eğitimi uygulaması olmuştur. Süreç içerisinde pedagojik formasyon eğitimine dair çok farklı kararlara ve uygulamalara gidilmiştir. Ancak pedagojik formasyon eğitimine dair alınan son karar çerçevesinde pedagojik formasyon eğitimi daha yaygın bir hale gelerek öğretmen yetiştirme sistemine iyice yerleşmiştir. Bu araştırmanın amacı pedagojik formasyon eğitimi uygulamalarında karşılaşılan güçlükler konusunda pedagojik formasyon eğitimini alan öğrenci, pedagojik formasyon eğitiminde görevli öğretim elemanı ve yöneticilerin (dekan ve dekan yardımcıları) görüşlerini belirlemeyi ve pedagojik formasyon uygulamasının öğretmen istihdamındaki yerini değerlendirmektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler görüş alma formlarının katılımcılara dağıtılarak ve yazılı olarak doldurmaları sonucunda elde edilmiştir. Görüşme formu PFE alan öğrenciler, PFE' de görevli öğretim elemanları ve yöneticiler (dekan ve dekan yardımcıları) için ayrı olarak hazırlanmış ve elde edilen görüşler ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Ayrıca 2011-2014 yılları itibariyle KPSS' ye giren ortaöğretim branş bazında öğrenci sayıları ve yapılan atama sayıları nicel olarak belirtilirken doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğini artırmak için YÖK, ÖSYM ve MEB orijinal belgeleri ve ilgili web sayfalarına ulaşılması sağlanmış, incelenerek konu çerçevesinde içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinde görev yapan yöneticiler (dekan ve dekan yardımcıları), PFE' de görevli öğretim elemanları ve PFE alan öğrenciler oluşturmaktadır. 400 öğrenci, 48 öğretim elemanı, ve 12 yönetici araştırmaya katılmıştır. Araştırma sonucunda pedagojik formasyon eğitimi alan öğrenciler, öğretim elemanları ve yöneticiler pedagojik formasyon eğitiminin yanlış (eksik, kötü, verimsiz) bir uygulama olduğunu belirtmektedirler. Ayrıca öğrenciler, öğretim elemanları ve yöneticiler pedagojik formasyon eğitimi boyunca birçok farklı sorunla karşı karşıya kaldıklarını belirtmektedirler. Öğrencilerin farklı şehirlerden ya da farklı çalışma koşullarından gelerek bu dersleri almaya çalışmaları hem maddi hem de manevi yönden kendilerini olumsuz etkilemektedir. Sadece bu dersleri almalarının atamalarının yapılması için çözüm olmayacağını bilmeleri yani istihdamın az olması motivasyonlarının da olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır. Benzer şekilde öğretim elemanlarının da Eğitim Fakültesinin derslerinin yanı sıra pedagojik formasyon eğitimi derslerine girmeleri iş yükünü artırmakta ve öğretim elemanlarının ders etkililiğini azaltmaktadır. Ayrıca istihdam politikalarında çerçevesinde elde edilen bulgulara göre 2011- 2014 yılları itibariyle yapılan atama sayısı ile KPSS' ye giren aday sayısı arasında arz- talep dengesi bir türlü sağlanamadığı ifade edilmektedir. Pedagojik formasyon eğitimi ile öğretmen yetiştirilmemeli ve bu eğitim lisans eğitimi boyunca verilmeli gerekliliği belirtilmektedir. Anahtar kelimeler: Öğretmen yetiştirme, pedagojik formasyon eğitimi, öğretmen istihdamı, pedagojik formasyon eğitiminde karşılaşılan sorunlar
Proje döngüsü yönetim aşamaları açısından öğretmen ve yöneticilerin hazırladıkları ve yürüttükleri eğitim projelerinde karşılaşılan sorunlar (Elazığ ili örneği)
Bir kavram olarak örgüt; amaçları önceden kararlaştırılan, üyeleri arasında iletişim ve koordinasyon bağı bulunan, uzlaşma, uyum ve kontrol koşullarını barından bir yapı olarak tanımlanabilir. Örgütlerin hayatta kalabilmeleri için zamanın şartları doğrultusunda değişmeye ve gelişmeye ihtiyaçları vardır. Toplumların gelişmesi, ilerlemesi ve kalkınmasında en büyük öneme sahip olan örgütler okullardır. Bir örgüt olarak okullar da, çağın gereksinimlerini karşılayabilmek adına gelişim süreçlerine girmiştir; eğitim ve öğretim yaklaşımları modern kuramlar ışığında köklü değişikliklere maruz kalmıştır. Okul gelişimi sürecinde birçok yenilik meydana gelirken; bu süreçte okul yöneticileri, öğretmen ve öğrenciler tarafından hazırlanan eğitim projeleri bilişsel, duyuşsal ve akademik alanlarda sağladığı yararlar nedeniyle önem kazanmıştır. Günümüzde, eğitim ortamlarında giderek yaygın bir şekilde hazırlanan ve uygulanan eğitim projelerinin sistematik bir şekilde ele alınabilmesi için proje döngüsü yönetiminden yararlanılması gerekmektedir. Proje döngüsü yönetimi; projelerin hazırlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerini planlayarak, etkili ve verimli bir şekilde proje amaç ve hedeflerine ulaşılmasına yardım eden bir yönetim sistemidir. Proje döngüsü yönetimi fikrin belirlenmesi, formülasyonun oluşturulması, ön değerlendirmenin gerçekleştirilmesi, bütçe planlanmasının yapılması, faaliyetlerin yürütülmesi ve nihai değerlendirmenin gerçekleştirilmesi aşamalarını bünyesinde barındırmaktadır. Proje döngüsü yönetimi hakkında profesyonel yeterliliğe sahip olmayan okul yöneticileri ve öğretmenler, eğitim projelerinin hazırlanması ve uygulanması aşamalarında çeşitli sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunlar eğitimcileri yıldırarak, eğitim projeleri sayısının azalmasına neden olabilmektedir. Bu araştırmanın amacı Elazığ ilinde bulunan eğitim kurumlarında görev yapmakta olan okul yöneticisi ve öğretmenlerin proje hazırlama ve yürütme süreçlerinde karşılaştıkları sorunları, proje döngüsü yönetimi süreçlerine göre sınıflandırarak bu sorunlara çözüm önerileri geliştirebilmektir. Bu sayede il ve ülke genelinde eğitim kurumlarında "proje döngüsü yönetimi" farkındalığının geliştirilerek eğitim projelerinin daha sistematik ve daha profesyonel bir şekilde hazırlanılacağına inanılmaktadır. Araştırma, nitel araştırma tekniklerinden tarama modeline göre gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından oluşturulan yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Elazığ ili genelinde farklı kademelerde görev yapmakta olan 50 okul yöneticisi ve öğretmenden oluşmaktadır. Veri analizi sürecinde, çalışma grubunda bulunan eğitimcilerin görüşme formunda bulunan sorulara vermiş oldukları cevaplar betimsel analize tabi tutularak sorun alanları; frekans ve yüzdeler hesaplanmıştır. Araştırmadan şu sonuçlar elde edilmiştir: (1) Proje hazırlama ve uygulama süreçleri tecrübe kazandırmakta, meslektaşlar ve öğrenciler arasında işbirliğini desteklemektedir. (2) Proje konusunun belirlenmesi aşamasında sıklıkla karşılaşılan problemler özgün konu bulabilme ve konunun uygulanabilirliğinden emin olamama durumudur. (3) Proje formülasyonu aşamasında genellikle, proje teknikleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaktan kaynaklanan sorunlar oluşmaktadır. (4) Ön değerlendirme aşaması, hiçbir katılımcının sorun yaşamadığı tek aşamadır. (5) Projenin finanse edilmesi konusunda en sık karşılaşılan sorun kaynakların yetersiz olmasıdır. (6) Projenin uygulanması aşamasında materyal eksikliğinden ve işbirliğinin sağlanamamasından kaynaklanan sorunlar yer almaktadır. (7) Değerlendirme aşamasında katılımcıların büyük bir çoğunluğu sorun yaşamadığını belirtirken; sorun yaşayan katılımcılar değerlendirmelerin tarafsız yapılmadığına inandıklarını belirtmiştir. (8) Katılımcıların büyük çoğunluğu, proje hazırlama ve uygulama süreçlerinde karşılaştıkları sorunları çözmek için, eğitimcilerin projeler hakkında detaylı eğitim almaları gerektiğini belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul gelişimi, eğitim projeleri, proje döngüsü yönetimi
Lise müdürlerinin destekleyici liderlik davranışlarının ve kolektif güvenin okul etkililiği üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın genel amacı; lise müdürlerinin destekleyici liderlik davranışları, okuldaki kolektif güven ve okul etkililiğine ilişkin öğretmen algılarını ve öğrencilerin kolektif güvene ilişkin algılarını belirlemek, bu algıların bir takım bağımsız değişkenlere göre değişip değişmediğini saptamaktır. Ayrıca okul müdürlerinin destekleyici liderlik davranışlarının kolektif güven ve okul etkililiği ile olan ilişki durumlarını belirlemek ve destekleyici liderlik ile okul etkililiği arasındaki ilişkide kolektif güvenin aracılık etkisini test etmektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Elazığ il ve ilçe merkezindeki liselerde 2015- 2016 eğitim- öğretim yılında görev yapan 3.409 öğretmen ve bu okullarda öğrenime devam eden 34.510 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini oransız eleman örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 558 öğretmen ve 1073 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak destekleyici liderlik, kolektif güven ve okul etkililiği ölçekleri yeniden güvenirlik ve geçerlilikleri yapılarak kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini analiz etmek ve modelleri sınayabilmek için LİSREL ve SPSS programları kullanılmıştır. Ölçek ve alt boyut puanlarının normallik sınamasında Çarpıklık (Skewness) katsayısı kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum ve öğrenim düzeyi değişkenlerinin karşılaştırmalarında t testi; okul türü, yaş, meslekteki süre, okuldaki çalışma süresi, branş ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenlerinin karşılaştırılmalarında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testleri kullanılmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla varyansların homojenliği durumunda LSD post hoc testinden yararlanılmıştır. Öğrencilerin cinsiyet değişkeninin karşılaştırmalarında t testi; sınıf düzeyi, okul türü, annenin öğrenim düzeyi, babanın öğrenim düzeyi, ailenin aylık geliri, aile tipi, annenin mesleği ve babanın mesleği değişkenlerinin karşılaştırılmalarında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testleri kullanılmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki grup arasında olduğunu belirlemek amacıyla varyansların homojenliği durumunda LSD post hoc testinden; varyansların homojen olmadığı durumlarda Dunnett C post hoc testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin genel anlamda kolektif güven algılarının ve müdür ve meslektaş alt boyutu algılarının yüksek, müşteri alt boyutu algılarının orta düzeyde; okul etkililiği ve destekleyici liderlik algılarının yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin kolektif güven ve alt boyutlarına ilişkin algılarının da yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin kolektif güven algılarının; öğrenim düzeyi ve okul türü değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği, ancak okuldaki çalışma süresi, cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, branş, medeni durum ve okuldaki öğretmen sayısı gibi değişkenler açısından anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okul etkililiği algılarının; okul türü değişkeni açısından anlamlı farklılık gösterdiği, öğrenim düzeyi, okuldaki çalışma süresi, cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, branş, medeni durum ve okuldaki öğretmen sayısı gibi değişkenler açısından anlamlı farklılaşmaya neden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin destekleyici liderlik algılarının; okul türü ve okuldaki çalışma süresi değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği öğrenim düzeyi, cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, branş, medeni durum ve okuldaki öğretmen sayısı gibi değişkenler açısından anlamlı farklılaşmaya neden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin kolektif güven algılarının; cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, annenin öğrenim düzeyi, babanın öğrenim düzeyi, ailenin aylık geliri ve aile tipi değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği, annenin mesleği ve babanın mesleği gibi değişkenler açısından anlamlı farklılaşmaya neden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin algılarına göre; kolektif güven ile okul etkililiği arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu, kolektif güven ile destekleyici liderlik arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Okul etkililiği ile destekleyici liderlik arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Öğretmenlerin algılarına göre; destekleyici liderliğin, kolektif güven ve okul etkililiği üzerinde anlamlı etkisinin olduğu; kolektif güvenin de okul etkililiği üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu, destekleyici liderliğin okul etkililiğini pozitif yönde etkilediği ve bu etkinin kolektif güven algısı yüksek olan öğretmenlerde anlamlı düzeyde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Kolektif güvenin destekleyici liderlik ve okul etkililiği arasında aracılık etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Destekleme ve yetiştirme kurslarının yönetici, öğretmen, öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaokul ve lise düzeyinde devlet okullarında açılan destekleme ve yetiştirme kurslarını; kurslarda görev alan okul yöneticileri (Müdür, müdürbaş yardımcısı, müdür yardımcısı), kurs öğretmenleri ve kursa katılan öğrenci görüşlerine göre belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma evrenini 2016–2017 eğitim–öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ve ilçelerindeki ortaokul ve liselerde destekleme ve yetiştirme kurslarında görev yapan 471 yönetici, 4648 öğretmen ve 78829 öğrenci oluşturmaktadır. Diyarbakır ili sınırları içindeki 27 devlet ortaokulu ve 15 lise olmak üzere toplam 42 devlet okulunda görev yapan 50 yönetici, 351 öğretmen ve 1339 öğrenciden elde edilen veriler araştırma problemi doğrultusunda istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Veri çözümlemede non parametric test tekniklerinden Kruskal Wallis-H Testi, Mann Whitney U Testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; destekleme ve yetiştirme kurslarına katılan yönetici, öğretmen ve öğrencilerin destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin görüşlerinin alınmasına yönelik araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin yönetici ve öğretmen görüşlerinin amaç boyutu ile diğer boyutlar arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yapı boyutu ile süreç, iklim ve ekonomi boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu gözlenmiştir. Süreç boyutu ile iklim boyutu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte, süreç boyutu ile ekonomi boyutu arasında ve iklim boyutu ile ekonomi arasında ters yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yönetici ve öğretmenlerin destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin görüşleri ile yaş grubu, eğitim durumu, mesleki tecrübe ve okul türü değişkenlerine ait sıralamalar ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmazken; cinsiyet faktörü ile katılımcı görevlerine ait sıra ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Cinsiyet faktörünün destekleme ve yetiştirme kurslarının yapı, iklim alt boyutlarına ilişkin görüşlerde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığı bulunmazken; amaç, süreç ve ekonomi alt boyutlarına ilişkin görüşlerde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Yine katılımcıların görevlerine ait sıra ortalamaları ile amaç ve iklim alt boyutları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş; yapı, süreç, ekonomi boyutlarına ait sıralamalar ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin öğrenci görüşlerine göre; amaç boyutu ile diğer boyutlar arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yapı boyutu ile süreç, iklim boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu gözlenmiştir. Süreç boyutu ile iklim boyutu arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu gözlenmiştir. Destekleme ve yetiştirme kursları amaç, yapı ve süreç boyutları hakkındaki ve Destekleme Ve Yetiştirme Kursları Değerlendirme Ölçeği hakkındaki öğrenci görüşleri ile öğrencilerin cinsiyetlerine ait sıra ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmazken; iklim boyutu ile öğrencilerin cinsiyetlerine ait sıra ortalamaları arasındaki farklılık ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Destekleme ve yetiştirme kursları ölçeğinin yapı ve süreç boyutları hakkındaki öğrenci görüşleri ile öğrencilerin yaş gruplarına ait sıra ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmazken; iklim boyutu ile öğrencilerin yaş gruplarına ait sıra ortalamaları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Öğrencilerin sınıflarına ve okudukları okul türüne ait sıra ortalamaları ile Destekleme ve Yetiştirme Kursları Değerlendirme Ölçeği geneli ve alt boyut puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Students' classroom misbehaviours and methods teachers use
There is no doubt that researching in classroom management's this field is very important and necessary because misbehaviours of students have been widely spread and it's one of the biggest obstacles in front of progression and implement the process of education, conducting such a behavior may be caused to ruin the environment of class and has the effect on teachers and students psychology in a negative way. The teachers should conduct these behaviors very carefully and skillfully so as to overcome and block them in destroying students thought and thinking. The purpose of this study is to find out student misbehaviors in the classroom, study the strategies of the teachers to cope with them and suggest some ideas. The study's universe consists of teachers in primary schools in Sulimaniyah governorate in Iraq. Randomized cluster sampling method was used in this study. To entitle the instance of this research we chose the random method via some state schools and primary stages, in Sulaymaniyah city (Sulaymaniyah, Ranya, Qaladza, and Dukan) and to accomplish the result of the survey the social researchers have given permission to all of the authorized places. All of the schools that the opinion poll was done in it are 40 schools with the rate 2-13 teachers to every school and the researcher begun to distribute 500 forms to all of the teachers and the returned from were 364 forms, but four forms have been taken away as a result of filling in a mistake way, the forms which lasted 360 form. It was used the scale developed by Kapucuoğlu Tolunay (2008) in this study. Research-related statistics were conducted through the SPSS program. f, %, arithmetic mean, standard deviation and chi-square tests were used in the study. According to the research, the gender of the students has an effect on misbehaviour. Male students are more dominant than girls in terms of gender in shown misbehaviours The most observe unwanted student behaviors were: Not listen to lessons, cheating, not making homework and not bring materials but the least observed undesirable student behaviors were hostile to criticisms and stealing. Teachers reacted differently to each behavior. Teachers' most common reaction is "oral warning" According to the thesis result the teacher's gender, age, seniority, teacher's degree (certificate) and student's number of the class have the effect on the response of teachers.
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, müdürlerinin denetim görevlerini gerçekleştirmelerine ilişkin algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisi (Elazığ ili örneği)
Örgütler, belirli amaçları gerçekleştirmek için kurulmaktadır. Bu anlamda örgütlerin amaçlarını gerçekleştirip gerçekleştirmediklerinin mutlaka saptanması gerekmektedir. Bunu sağlayacak olan ise örgüt yönetimidir. Çünkü yönetimin görevi, örgütü etkili ve verimli bir şekilde çalıştırmaktır. Yönetim, bu görevini yönetim süreçlerini işleterek yerine getirmektedir.Bütün örgütlerde olduğu gibi eğitim örgütlerinde de değerlendirme süreci çok önemlidir. Çünkü eğitim örgütlerinde verilen eğitim hizmetinin amacına ulaşıp ulaşmadığının belirlenmesi, eğitim - öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve daha iyi bir eğitim verilmesi açısından çok önemlidir. Eğitim örgütlerinde değerlendirme sürecinin önemini belirleyen noktalardan birisi de, çağdaş gelişmelerin eğitim sürecine aktarılması ya da uyarlanması gerekliliğidir. Bu anlamda eğitim-öğretimin geliştirilmesi ile ilgili en önemli görev, ilköğretim denetmenlerine, okul yöneticilerine ve öğretmenlere düşmektedir. Çünkü Türk eğitim sistemi gibi aşırı merkeziyetçi eğitim sistemlerinde eğitim-öğretimin geliştirilmesi işi merkezden yapılmakta ve eğitim paydaşlarının görüşlerine pek itibar edilmemektedir. Bunun engellenmesi için eğitim paydaşlarının eğitim-öğretim ile ilgili görüşlerini, saptadıkları eksiklikleri, geliştirici uygulamaları ya da önerileri merkez örgütüne iletmeleri gerekmektedir.Toplumda; her bireyin ilköğretim okullarından kaliteli bir eğitim beklentisi vardır. Çünkü ilköğretim, sosyal bir devlette bilinçli bir birey olmanın en temel koşullarını sağlamaktadır. Öğretim etkinliklerinin gerçekleştirildiği ilköğretim okulu sınıflarında neler olup bittiğinin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve beklentileri karşılayacak yönde gelişmenin sağlanmasında denetimin önemi büyüktür.Yönetim süreçlerinin sonuncusu olarak denetim, yöneticinin görevidir. Örgüt çok genişlemiş veya bazı işler yöneticinin bilgisi ötesinde derinleşmişse, yöneticiye denetim görevlerinde yardım etmek için denetçiler görevlendirilebilir. Bu durumda bile yönetici denetim görevini tümüyle denetçilere bırakmamalıdır. Okul müdürü de okuluyla ilgili her şeyi denetlemelidir. Denetimi okul müdürünün yapmasının yararlarından biri de müdürün, denetim yapabilmesi için kendini yetiştirme zorunluluğu duymasıdır.Örgütlerin faaliyetlerini verimli bir şekilde sürdürebilmelerinde en önemli unsurlardan biri, örgütüne yüksek düzeyde bağlılık gösteren çalışanların varlığıdır. Örgütsel bağlılığı yüksek olan çalışanlar, bulundukları örgütün amaç ve değerlerini benimsemekte, örgüt için büyük çaba sarf etmekte ve örgütte kalmak için daha fazla istek duymaktadırlar. Çok sayıda araştırma, örgütlerin varlığını sürdürmesinde ve gelişmesinde çalışanların örgüte olan bağlılığının etkili olduğunu göstermektedir. Yapılan birçok araştırmada örgütsel bağlılığı etkileyen birçok faktörün olduğu ve çok fazla faktörün örgütsel bağlılığı etkilediğini ortaya çıkmıştır.Bu çalışma, ilköğretim okulu müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeyleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla çalışma kapsamında, Elazığ İli'nde çalışan İlköğretim Okulu öğretmenlerinin, okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeyleri ile çalıştıkları okullara olan örgüt¬sel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için araştırmacı tarafından hazırlanan ?Denetim Ölçeği? ile Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilen ?Örgütsel Bağlılık Ölçeği? kullanılmıştır. Çalışma kapsamında okul müdürünün denetim görevleri altı farklı boyutta ve örgütsel bağlılık üç farklı boyutta ele alınarak, okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme düzeyleri ile öğretmenlerin bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Elazığ ilindeki tüm ilköğretim okulları araştırmanın çalışma evreni olarak alınmıştır. Evrendeki 3323 öğretmenden yansız küme örnekleme yöntemi ile seçilen 600 öğretmen örneklemi oluşturmuştur. Örnekleme alınan öğretmen gurubuna dağıtlan ölçme araçlarından geri dönen 409 anket değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular özetle şunlardır:1.Araştırmaya katılan ilköğretim okulu öğretmenlerinin okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirme konusundaki algı düzeyleri; fiziki durum, eğitim-öğretim, öğrenci işleri ve personel işleri boyutlarında çok yüksek, mali işler ve okul-çevre işleri boyutlarında ise yüksek düzeyde bulunmuştur.2.Araştırmaya katılan ilköğretim okulu öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri; duygusal bağlılık ve normative bağlılık boyutlarında yüksek, devam bağlılığı boyutunda ise orta düzeyde bulunmuştur.3.Araştırmaya katılan ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları eğitim-öğretim, öğrenci işleri, personel işleri, mali işler ve okul-çevre ilişkileri değişkenleri duygusal bağlılık düzeyini 0,185 oranında açıklamaktadır.(R² = 0,185)4.Araştırmaya katılan ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları eğitim-öğretim, öğrenci işleri, personel işleri, mali işler ve okul-çevre ilişkileri değişkenleri devam bağlılığı düzeyini 0,070 oranında açıklamaktadır.(R² = 0,070)5.Araştırmaya katılan ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları eğitim-öğretim, öğrenci işleri, personel işleri, mali işler ve okul-çevre ilişkileri değişkenleri normatif bağlılık düzeyini 0,204 oranında açıklamaktadır.(R² = 0,204)Anahtar Kelimeler: İlköğretim, İlköğretim Okulu Müdürü, Yönetsel Denetim, Örgütsel Bağlılık, Öğretmen Görüşleri.
Ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kimlik, örgütsel imaj algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisi (Malatya ili örneği)
Bu araştırmanın genel amacı lise öğretmenlerinin örgütsel imaj ve örgütsel kimlik algılarının örgütsel bağlılıklarına etkisini belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde olan bu araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim – öğretim yılında Malatya il merkezinde ve ilçelerinde görev yapan 2321 lise öğretmeni oluşturmaktadır. 6 İlçe ve İl merkezine uygulanan anketlerden 521 öğretmen tarafından doldurulan anketler geri dönmüş ve analize dahil edilmiştir. Veriler SPSS 20.0 programı ve yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, örgütsel kimliğin örgütsel bağlılığı olumlu yönde anlamlı şekilde etkilediği, örgütsel kimliğin örgütsel bağlılığın %12' sini açıkladığı belirlenmiştir. Örgütsel imajın örgütsel bağlılığı olumlu yönde anlamlı şekilde etkilediği, örgütsel imajın örgütsel bağlılığın %37' sini açıkladığı belirlenmiştir. Örgütsel kimlik ve örgütsel imajın örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik kurulan yapısal eşitlik modelinin yeterli uyuma sahip olduğu, örgütsel kimlik ve örgütsel imaj örgütsel bağlılığı olumlu yönde anlamlı şekilde etkilediği, yapısal eşitlik modellemesine göre örgütsel imajın örgütsel bağlılık üzerinde daha fazla etkisinin olduğu, örgütsel kimlik ve örgütsel imajın birlikte örgütsel bağlılığın % 40' nı açıkladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel imaj, Örgütsel kimlik, Örgütsel bağlılık
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin olumlu psikolojik sermaye algılarının iş doyumları ve örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin olumlu psikolojik sermaye algılarının, iş doyumu ve örgütsel bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Betimsel nitelikte ve ilişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın çalışma evrenini, 2012–2013 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan 9102 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini belirlemek amacıyla Cochran'ın örneklem büyüklüğü belirleme formülünden yararlanılmış ve belirlenen sayı minimum değer olarak kabul edilmiştir. Bu doğrultuda 1495 ölçek dağıtılmış ve geri dönen 1035 ölçekten 900 ölçek değerlendirmeye alınmıştır. Bu araştırmada veri toplama araçları olarak Luthans vd., (2007) tarafından geliştirilen "Psikolojik Sermaye Ölçeği" (Psychological Capital Scale); Weiss vd., (1967) tarafından geliştirilen Minnesota İş Doyum Ölçeği (Minnesota Satisfaction Questionnaire) ve Üstüner (2009) tarafından geliştirilen "Öğretmenler için Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verileri analiz etmek amacıyla SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı ile parametrik ve non-parametrik testler uygulanmış, AMOS (Analysis of Moment Structures) programı ile model oluşturulmuş ve böylece öğretmenlerin psikolojik sermaye algılarının, iş doyumları ve örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Betimleyici ve temel analizlerin sonuçlarına göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye algılarının genel olarak "yüksek" düzeyde olduğu, bu düzeyin öğretmenlerin cinsiyetlerine, yaşlarına, medeni durumlarına ve branşlarına göre farklılık göstermediği, ancak mesleki kıdem ve okul türü değişkenlerine göre farklılık gösterdiği; öğretmenlerin iş doyumlarının genel olarak "orta" düzeyde olduğu, bu düzeyin öğretmenlerin cinsiyetlerine, medeni durumlarına ve branşlarına göre farklılık göstermediği, ancak yaş, mesleki kıdem, öğrenim durumu ve okul türü değişkenlerine göre farklılık gösterdiği ve son olarak öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarının genel olarak "orta" düzeyde olduğu, bu düzeyin öğretmenlerin medeni durum ve branşlarına göre farklılık göstermediği, ancak cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim durumu ve okul türü değişkenlerine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi aracılığı ile yapılan analiz sonuçlarına göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye algılarının, iş doyumu ve örgütsel bağlılık düzeylerini pozitif yönde etkilediği ve anlamlı bir şekilde yordadığı; ayrıca aracılık testi sonuçlarına göre iş doyumunun, psikolojik sermaye ile örgütsel bağlılık arasında aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Psikolojik sermaye, İş doyumu, Örgütsel bağlılık.