Theses supervised by Doç. Dr. Nurcan Yücel
19 theses · Fırat University
Tersine toplumsallaşma: Ergen ve ön ergenlerin ebeveyn satın alma davranışlarına etkisinin karşılaştırılması
Sosyal varlık olan insanoğlu, doğumundan ölümüne kadar geçen süreyi sosyal yapı içerinde geçirmektedir. İçine doğduğu toplumun kültürel aktarımı onun kişiliğini, davranışlarını, inançlarını ve tutumlarını oluşturmaktadır. Yaşanan tüm ekonomik, teknolojik ve çevresel değişiklikler sosyal alanda da etkisini göstermektedir. Toplumun en küçük yapısı olan ailenin tarihsel gelişimine bakıldığında; yaşanan değişimlerden etkilendiği gibi etkilediği de görülmektedir. Satın alma davranışının da aile üyelerinin üstlendikleri rollerin aile türlerine paralel olarak değişmektedir. Geniş aileden çekirdek aileye doğru evrilen ailede, ataerkil yapıdan çocuk erkil yapıya doğru da değişimler olmuştur. Annenin çalışma hayatına atılmasıyla birlikte ailenin gelir seviyesindeki artış, çocuğa bakacak kişi anne ya da büyükanne yerine okul, kreş olması, boşanmış ailelerin sayıca artması gibi birçok etki ergenlerin erken sosyalleşmesine ve sorumluluklarının artmasına sebep olmuştur. Birçok alanda olduğu gibi teknolojik ürün satın alım konusunda da ergenlerin etkisi artmıştır. Geleneksel toplumlarda ürün bilgisinin ve satın alma kararlarının etkileyicisi baba ya da anne iken; teknolojik ürünlerin satın alımında ergenlerin belirleyici olduğunu ifade etmek amacıyla ortaya atılmış Tersine Toplumsallaşma kavramı çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Teknolojik ürün satın alımlarında ergen ve önergen etkilerini ve söz konusu etkilerin arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı bu çalışmada Tersine Toplumsallaşma kavramı aracılığıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde tüketici, tüketici davranışları ile aile kavramı, türleri ve satın alma aşamaları; ikinci bölümünde ise ergenler ve ergenlerin teknolojik ürün ilgileri ile Tersine Toplumsallaşma kavramına yer verilmiştir. Tersine Toplumsallaşma kavramı; teknolojik satın alımlarda ergenler ile önergelerin etkilerinin neler olduğu, bu etkilerin arasında ne şekilde farklar olduğunu açıklamak amacıyla yapılan bu çalışmanın ilk bölümünde; tüketici ve tüketici davranışları ile aile kavramı, türleri ve satın alma aşamaları ikinci bölümünde ise ergenler ve ergenlerin teknolojik ürün ilgileri ile Tersine Toplumsallaşma kavramı açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde, Elazığ ilinde yaşayan 6. ve 12. sınıflarda öğrenim gören ergenlerin cep telefonu ve otomobil gibi ürünlerin satın alımına etkisi araştırılmak üzere İl merkezinde bulunan Genel, Özel, Anadolu, Fen ve Meslek Lisesinde öğrenim gören 400 Ergene anket yapılmıştır. Yapılan anket Lisanslı SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tersine Toplumsallaşma, Toplumsallaşma, Ergen-Ön Ergen Satın Alma Davranışı, Tüketici Davranışı.
Sosyal medya reklamlarının potansiyel (yeni) müşteri çekmedeki rolü: Erbil örneği
Bu çalışmanın amacı, Sosyal Medya Reklamlarının Potansiyel (Yeni) Müşterileri Çekmedeki Rolünü, Erbil Kentindeki Bir Turist Organizasyonu açısından incelemektir. Bu çerçevede müşterilerin sosyal medya reklamlarını ne ölçüde takip ettikleri tespit edilmeye çalışılarak, kişisel özelliklerine göre sosyal medya reklamlarından ne ölçüde etkilendikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte bir anket formu hazırlanmış ve otellerde konaklayan 335 adet müşteriye uygulanmıştır. Hipotezler Lisanslı SPSSV22.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve bu analizler sonucunda çeşitli sonuçlara ulaşılmıştır. Bunlardan en önemlisi; sosyal medya reklamları ile potansiyel müşterileri çekme (yeni) arasındaki ilişki ve etkinin varlığıdır. Araştırmanın bulgularına dayanarak tartışma ve öneriler sunulmuştur.
Yeşil pazarlama uygulamalarına yönelik görsellerin eye-tracking (göz izleme) ile incelenmesi
Tüm dünyada çevreyi koruma bilincinin yaygınlaşması, uluslararası kalite standartlarında çevre ile ilgili ölçütlerin yer almasına ve çevre konulu çeşitli sivil toplum kuruluşlarının oluşmasına neden olmuştur. Artan çevre duyarlılığı işletmeler ve tüketiciler açısından da önem teşkil etmiş, işletmelerin üretim stratejilerini değiştirmiş ve pazarlama faaliyetlerine de yansımıştır. Tüm bu gelişmeler, çevreye duyarlı işletmecilik, yeşil işletmecilik, yeşil tüketici, yeşil reklam, yeşil ürün, yeşil pazarlama gibi yeni kavramları ortaya çıkarmıştır. Yeşil pazarlama; bir işletmenin çevreyi korumayı teşvik edecek şekilde ürünleri tasarlama, tanıtma, fiyatlandırma ve dağıtma çabası olarak tanımlanmıştır. Günümüzde pazarlama alanında ortaya çıkan diğer bir kavram ise nöropazarlamadır. Nöropazarlama; insan davranışını, pazarlar ve pazarlama değişimleriyle ilişkili olarak analiz etmek ve anlamak için nörobilimsel yöntemlerin uygulanmasıdır. Nöropazarlama, nörogörüntüleme teknikleri sayesinde tüketicilerin bilinç ya da bilinçaltı düzeyde nelerden etkilendiği tespit edilerek elde edilen veriler sayesinde daha etkili reklam ve pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve bunun pazarlama yöntemine uygulanmasıdır. Yeşil pazarlama ile nöropazarlamanın birlikte ele alınarak Eye-Tracking analiz yönteminin kullanıldığı bu çalışmada; yeşil pazarlama uygulamalarına yönelik içecek görsellerinin farkındalık etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlenen yeşil pazarlama içecek görsellerinin etki düzeyleri ile odak noktaları ve odaklanma süreleri heat map (ısı haritası) ve gaze plot (bakış grafiği) verileriyle tespit edilmiştir. Ayrıca, gönüllü katılımcılara ait ısı haritası verilerinde cinsiyet açısından farklılık olup olmadığı da belirlenmiştir. Yeşil pazarlama alanındaki lisansüstü tezler incelendiğinde; Eye-Tracking ile yapılan deneysel bir çalışma tespit edilememiştir. Ayrıca, literatürde sınırlı sayıda çalışmanın olduğu görülmüştür. Bu sebeple, bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Pazarlama kültürü, ihracat pazarlama stratejileri ve ihracat performansı: Elazığ ili örneği
Pazarlama kültürü ve ihracat pazarlaması stratejileri, firmaların uluslararası pazarlardaki başarısını etkileyen unsurlardır. Bu araştırmanın amacı; Elazığ'da Mermer ve İnşaat Malzemeleri Sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat performanslarını, pazarlama kültürü ve ihracat pazarlaması stratejileri çerçevesinde incelemektir. Pazarlama kültürü, ihracat pazarlaması stratejileri ve ihracat performansı arasındaki ilişkileri ortaya konulması çalışmanın temel amacı olmakla birlikte; farklı iç ve dış faktörlerin de ihracat performansına ve ihracat pazarlaması stratejilerine etkisi de tespit edilmeye çalışılmıştır.Elde edilen katılımcı ifadelerinden; çalışma modelinde kullanılan değişkenler için önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Firma özellikleri, firma çalışanları, firma yapısı, ihracat süreci ve işleyişi devlet destekleri ve teşvikler ile ihracat sorunları ile pazarlama kültürü ve firmanın ihracat performansı arasında ilişkiler olduğu gözlemlenmiştir.
Genç seçmenler gözüyle siyasal ürünlerin görsel etkilerinin belirlenmesi üzerine bir göz izleme çalışması: Fırat Üniversitesi örneği
Günümüzde tıpkı mal ve hizmetler gibi siyasi partiler ve hazırlamış oldukları siyasal ürünler de pazarlanmaktadır. Siyasi parti üst yönetimi tarafından hazırlanan ve içinde birçok unsuru barındıran siyasal ürünler, bir paket halinde seçmenlere sunulmaktadır. Bu paketin içeriğinde siyasi partinin lideri, sloganı, logosu, projeleri, politikaları gibi siyasal ürünler bulunmaktadır. Seçimlere yakın bir zamanda seçmenlere sunulan bu paket karşılığında, seçmenlerden oy talep edilmektedir. Seçmenlerin oy verme süreçleri, geleneksel pazarlama yöntemleri ile belirlenmeye çalışılmıştır. Fakat gelişen teknoloji ile birlikte seçmenlerin ihtiyaçlarında, isteklerinde ve beklentilerinde değişimler meydana gelmiştir. Bu değişimler, seçmenlerin daha iyi analiz edilmesi, isteklerinin ve beklentilerinin ortaya çıkarılması gibi ihtiyaçları da beraberinde getirmiştir. Geleneksel yöntemlerin sınırlı olması ve seçmenlerin farklı uyarıcılar karşısındaki tepkilerinin belirlenememesi düşüncesiyle, siyasi partiler ve araştırmacılar yeni bir pazarlama anlayışı olan nöropazarlamaya yönelmişlerdir. Nöropazarlama ile birlikte seçmenlerin farklı uyarıcılar karşısında nasıl tepki verdikleri, siyasi parti tercihlerinin nasıl verildiği ve oy kullanma kararlarındaki gerçek sebepler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmada, siyasi partilerin siyasal ürünlerini içeren görsellerinin Eye Tracking (Göz İzleme) yöntemi kullanılarak, görsel etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi öğrencisi olan 18-25 yaş aralığındaki 15 Türk ve 15 Yabancı Uyruklu olmak üzere toplam 30 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Temel amaca ek olarak, görsel etkilerin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı da tespit edilmeye çalışılmıştır. Gönüllü katılımcılara 4 farklı siyasi partinin liderini, sloganını ve logosunu içeren siyasal ürün görselleri gösterilmiş ve eş zamanlı olarak Eye Tracking analiz yöntemi ile katılımcıların göz hareketleri kayıt altına alınmıştır. Görsellerin gösterilmesinin ardından, sonuçların karşılaştırılması ve değerlendirilmesi için katılımcılara demografik soruları içeren bir anket uygulanmıştır. Katılımcıların Eye Tracking analiz verileri ile anket sorularına verdikleri yanıtlar karşılaştırılarak bulgular elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; siyasi parti liderlerinin seçmenler üzerinde oldukça önemli bir görsel etkisinin olduğu ve katılımcıların ağırlıklı olarak siyasi partilerin liderlerine odaklandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca, elde edilen verilerin demografik özelliklere göre farklılaştığı gözlemlenmiştir.
Eye tracking (Göz izleme) analiz yöntemi ile gerilla pazarlama örneklerinin görsel etkisinin belirlenmesi
Günümüzde ürün çeşitliliğinin giderek artması, internetten alışverişin yaygınlaşması gibi sebepler rekabeti artırmıştır. Bu durum rakiplerinden bir adım önde olmak isteyen işletmeleri tüketicinin dikkatini çekecek yeni yollar aramaya teşvik etmiştir. Beklenmedik yer ve zamanlarda tüketicinin dikkatini çekmeyi hedefleyen gerilla pazarlama, tercih edilen yöntemlerden birisi olmaktadır. İşletmeler gerilla pazarlama teknikleri ile tüketicilerin zihninde kalıcı bir yer edinmeyi hedeflemekte ve bu hedeflerini en az maliyetle gerçekleştirmektedir. Tüketicilerin zihninde kalıcı bir yer edinmek isteyen işletmeler, doğru yöntemi seçtikten sonra bu yöntemin etkili olup olmadığını test etmektedir. Yapılan reklamlar, reklamda kullanılan renkler, kullanılan reklam müziği gibi reklam ögelerinin hedef kitleye uygunluğu akılda kalıcılığı sağlamada önem arz etmektedir. Bu doğrultuda işletmelerin başvurduğu yöntemlerden birisi nöropazarlama teknikleri olmaktadır. Araştırmada; Türkiye'de bilinirliği yüksek 7 markanın gerilla reklam örnekleri Eye Tracking (göz izleme) analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma, farklı yaş ve meslek grubundaki 30 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Gönüllü katılımcılara belirlenen markalara ait gerilla reklam görselleri gösterilmiş ve eş zamanlı olarak Eye Tracking analiz yöntemi ile katılımcıların göz hareketleri kaydedilmiştir. Görsellerin gösterilmesinin ardından katılımcılara hatırlama durumlarına ilişkin soruları içeren bir anket uygulanmıştır. Gönüllü katılımcıların Eye Tracking analiz sonuçları ve anket sorularına verdikleri yanıtlar karşılaştırılarak bulgular elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; gönüllü katılımcılar markanın vermek istediği mesaja marka adından daha çok dikkat etmiştir. Katılımcıların en çok hatırladıkları gerilla reklamlar ve bu reklamların Eye Tracking analizleri incelendiğinde; kırmızı renk içeren ögelerin diğerlerine göre daha çok hatırlandığı tespit edilmiştir. Gerilla pazarlama tekniklerine göre hatırlama oranları karşılaştırıldığında; çıkartma sanatı tekniği ile yapılan gerilla reklamın diğerlerinden daha fazla hatırlandığı belirlenmiştir.
COVID-19 salgınının özel bankalardaki çalışma koşullarına ve yöntemlerine etkisi
Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Salgını, pek çok sosyal kurumu ve yapıyı etkilemiştir. Ancak, daha çok sağlık hizmetlerinde ve ekonomik sistemlerde büyük olumsuzluklara ve kayıplara neden olmuştur. Küresel düzlemde birbiri ile zorunlu ilişkileri bulunan dünya ekonomileri, ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre az ya da çok, salgının doğurduğu koşullardan etkilenmiştir. Bu dönem resmi açıklamalara göre "küresel bir acil durum" olmaktan çıksa da süreç içindeki belirsizlikler, ülkeleri ekonomik sistemlerin işleyişi için farklı tedbirlere yöneltmiştir. Bununla birlikte, kurumsal anlamda değişen koşulların gerektirdiği ölçüde yeni alternatifler belirlenerek uygulamaya konulmuştur. Ekonomik sistem içinde salgının etkilerine maruz kalan önemli kesimlerden biri de bankacılık sektörü olarak görülmüştür. Bu çalışmada; Covid-19 salgınının özel bankaların çalışma koşulları ve yöntemleri üzerinde ne tür etkilerde bulunduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı; Özel Bankaların salgın sürecinde rutin işleyişlerini hangi uygulamalar çerçevesinde düzenlediklerini ortaya koyarak, bankaların kriz yönetiminde başa çıkabilme kapasitelerini değerlendirmektir. Araştırma sonuçlarının ilerde olası kriz durumlarında salgın yönetimine ışık tutması beklenmektedir. Amaçlar doğrultusunda Elazığ'da faaliyet gösteren 7 Özel Bankanın yöneticileri ile nitel bir araştırma yürütülmüş, derinlemesine Görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. Veriler, İçerik Analizine tabi tutularak yorumlanmıştır. Veri analizi sürecinde NVivo 10 yazılımından yararlanılmıştır. İçerik analizi sonucunda Değişiklikler ve Düzenlemeler, Başa Çıkabilme Kapasitesi, Uygulama Farklılıkları, Personel Motivasyonu, Sürdürülebilirlik şeklinde beş ana tema ortaya çıkmış, ana temalarla ilgili alt temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonuçları kapsamında özel Bankaların Covid-19 salgını sürecinde çalışma koşullarında ve yöntemlerinde zorunluluk sebebiyle birtakım değişikliklere gittikleri, süreç boyunca bankacılık işlemlerinin yürütülmesi ve müşteriye hizmet verilmesi açısından çeşitli zorluklarla karşılaştıkları görülmüştür. Hem sektörel anlamda hem de şubeye özgü koşullar açısından çeşitli avantajlar ve dezavantajlar yaşadıkları, avantajlardan faydalanarak dezavantajlarla başa çıkabilme becerisi geliştirebildikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, salgın sürecinde edinilen kazanımların sürdürülebilir olduğu da ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Covid-19 Salgını, Bankacılık ve Finans, Özel Bankalar, Çalışma Koşulları, Salgın Yönetimi.
Müşteri ilişkileri yönetiminde veri madenciliği: RFM analizi ile müşteri bölümlendirme
Günümüzde veri miktarındaki artışa bağlı olarak veri madenciliğine duyulan ihtiyaç da artış göstermiş, verilerin kullanılabilir bilgiye dönüştürülme çabası her alanda kaçınılmaz bir hal almıştır. Yoğun kullanılan internet artık sadece bilgisayarlarda kullanılmayıp hayatımızın bir parçası haline gelen telefonlarda da vazgeçilmez hâle gelmiştir. Özellikle pandemi dönemi ile artık yüz yüze iletişim azalarak sanal ortam üzerinden bilgiler paylaşılmaya, alışverişler yapılmaya, en güvenilir işlemler olan bankacılık işlemleri dahi sanal ortam üzerinden yapılmaya başlanmış ve hatta yaygın hale gelmiştir. İnternet ortamında yapılan her dokunuş, açılan her sekme ve link veri olarak depolanmaya ve izlenmeye başlanmıştır. Günümüz işletmeleri, bu internet ortamında bırakılan sanal izleri takip ederek veya bu verileri izleyerek bir sonraki hamlelerini tahmin etmeye veya bu verileri kendi işletmelerine nasıl faydalı hale getirebileceklerini araştırmaya başlamışlardır. Bu tezin kapsamında, işletmelerin kullanabileceği veri bilimi hakkında tanımlamalar yapılacak, onlara yol gösterebilecek teknikler ve uygulamalar üzerinden açıklamalar sunulacaktır. Temel hedef, verilerin faydalı hale getirilmesi ve bunların kullanışlı bilgiye çevrilmesi noktasında bir yol haritası çıkarmaktır. Bununla birlikte, veri biliminin çalışma yapısı, kullanılan yöntemleri ve karar verme süreçleri üzerindeki etkileri hakkında genel bilgiler sunarak, işletmelerin bu alandaki güncel ihtiyaçlarına ışık tutmayı amaçlamaktadır. Bu araştırmanın önemi, özellikle müşteri sadakati ve kârlılığını artırma potansiyelinde yatmaktadır. Hızla artan veri hacmi ve karmaşıklığı, geleneksel analiz yöntemlerini yetersiz kılmaktadır. Bu noktada, büyük veri analitiği, farklı bilgi havuzlarında depolanan büyük miktarda veriden önemli bilgileri keşfetme yeteneği sağlamaktadır. İşletmeler için müşteri sadakati, sadece satış odaklı değil, aynı zamanda uzun vadeli müşteri ilişkileri oluşturmayı ve sürdürmeyi amaçlayan stratejik bir yaklaşımdır. Müşterilerin tercihlerini ve davranışlarını anlamak, işletmelerin onlara özel pazarlama stratejileri ve Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY) uygulamaları geliştirmesine olanak tanır. Sadık müşteriler, işletmeler için çok daha kârlıdır ve hatta yeni müşteri kazanmaktan daha yüksek getiri sağlayabilirler. Veri madenciliği teknikleri, bu büyük veri yığınları içinde gömülü kalmış değerli bilgilerin keşfedilmesinde ve geleceğin tahmin edilmesinde kullanılarak müşteri profillerinin oluşturulmasında kritik bir rol oynar. Bu sayede işletmeler, en kârlı ve sadık müşterilerini belirleyebilir, onların ihtiyaçlarına özel hizmetler sunabilir, çapraz satış fırsatları yaratabilir ve müşteri kaybını azaltarak operasyonel maliyetleri düşürebilir. Böylece, veri analizi ve veri madenciliği, işletmelerin rekabet avantajı elde etmelerine, pazar büyüme oranlarına ulaşmalarına ve verimli dijital pazarlama stratejileri geliştirmelerine yardımcı olan etkili bir strateji olarak öne çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Veri Bilimi, Veri Madenciliği, Karar Destek Sistemleri, Müşteri Sadakati, Müşteri İlişkileri Yönetimi.
E-ticaret sitelerine yapılan tüketici yorumlarının yapay zeka yöntemleri ile değerlendirilmesi
E-ticaret, internet aracılığıyla gerçekleştirilen alım-satım işlemlerini içeren dijital bir ticari modeldir. İnternetin yaygınlaşması ve erişimin kolaylaşmasıyla birlikte, e-ticaret günümüz iş dünyasında vazgeçilmez bir rol oynamakta; daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşma, maliyetleri azaltma ve işlem hızını artırma gibi avantajları beraberinde getirmektedir. E-ticaret sitelerindeki tüketici yorumları, işletmeler açısından önemli bir pazarlama aracı olarak kabul edilmektedir. Olumlu yorumların satışları artırabileceği, olumsuz yorumların ise potansiyel müşteri kaybına neden olabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle, e-ticaret sitelerinin müşteri yorumlarını dikkate alması, etkili bir şekilde yönetmesi ve müşteri memnuniyetini artırmak için geri bildirimlere odaklanması gerekmektedir. Bu çalışmada; yapay zekâ destekli bir hesaplamalı model önerisi ile çevrimiçi müşteri ürün yorumlarından anlamlı bilgiler elde edilmesi ve müşteri duyarlılığının keşfedilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda toplam 2000 adet tüketici yorumu içeren, açık erişimli Türkçe bir veri seti oluşturulmuştur. Veri seti, farklı kategorilerdeki ürünlere ait çeşitli yorumları içermekte ve geniş bir perspektif sunmaktadır. Uzun Kısa Süreli Bellek ve yeni bir metin kodlamaya dayalı bir derin öğrenme modeli önerilerek tüketici yorumlarının otomatik olarak analiz edilmesi sağlanmıştır. Denetimli öğrenme yaklaşımıyla geliştirilen model %91,50 doğruluk oranı elde etmiştir. Bu, yüksek doğruluk oranına sahip bir yapay zekâ modelinin, yüzlerce veya binlerce müşteri incelemesini içeren ürün sayfalarında anlamlı sonuçlar üretebileceğini göstermektedir. Çalışma, işletmelerin müşteri memnuniyetini artırmak, pazarlama stratejileri geliştirmek, çevrimiçi pazarlama süreçlerini yönetmek ve farklı iş modelleri uygulamak için yapay zekâ destekli algoritmaların kullanılabileceğine dikkat çekmektedir.
Artırılmış gerçeklik kavramının içerik analizi
Artırılmış gerçeklik teknolojisinin çeşitli alanlarda kullanımına yönelik araştırma ve geliştirme çalışmaları her geçen gün gelişerek devam etmektedir. Bu çalışmada gelişen alanlar incelenerek içerik analizi ve çalışma alanlarına göre sınıflandırma yapılacaktır. Bu çalışmanın amacı; Günümüz uzay çağı ile birlikte gerçekleşen dijital dönüşümün önemli sonuçlarından biri olan artırılmış gerçeklik kavramının kullanıldığı alanları analiz yapıp, sınıflandırmaktır. Bu tez çalışması doküman incelemesi modelinde betimsel bir araştırmadır. Bulgular çalışmanın amacına uygun olarak betimsel doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında YÖK ana sayfasından ulaşılan Ulusal Tez Merkezi'ndeki ayrıntılı tarama seçeneğiyle tez başlığından "artırılmış gerçeklik" anahtar kelimesi kullanılarak izinli tezlere ulaşılmış; bu taramadan elde edilen tezler, pdf formatında bilgisayara aktarılmıştır. İkinci aşamada tezler doküman incelemesine tabii tutulmuştur. Sonuç olarak çalışma tezlerin genel olarak ne yönde eğilim gösterdiğini belirlemeye yönelik bir sistematik literatür tarama çalışmasıdır. Tam metin içeren ve ulaşılabilen sosyal bilimler alanında yer alan işletme, pazarlama, turizm ve bilgi teknolojileri gibi alan sınırlılıkları içerisinde 35 tez olmak üzere belirli alt soru başlıkları ve kategorileri doğrultusunda kapsamlı değerlendirmeler yapılmıştır. Artırılmış gerçeklik konusu belli bir kitlenin değil tüm bireylerin öğrenme konusunu hedef aldığından yapılan tezlerin sayısının yetersiz olduğu düşünülmekte ve arttırılmış gerçeklik konusunda tez sayısının artırılması önerilmektedir.
Beş büyük kişilik faktörünün tüketici davranışı satın alma davranışına etkisi: Fırat Üniversitesi örneği
Kişilik, bir bireyin kendine has özelliklerinin oluşturduğu davranışlar bütünü olarak tanımlanabilmektedir. Kişiliğin oluşumu bireylerin doğumundan başlayıp ölümüne kadar olan süreçler boyunca devam edebilmektedir. Kişilik her ne kadar bireylerin davranışlarının bütünü olarak tanımlansa da literatürde kişilik ile ilgili net bir tanım ortaya koyulamamıştır. Kişiliği tanımlamadaki zorluk kişilik kavramının çok geniş bir çerçevede sunulmasıdır. İnsanların ailede, çevrede ya da kalıtım özellikleri kapsamında kişilik özellikleri değişebilmektedir. Kişilik farklı olaylarda kendini sürekli olarak tekrar eden bireylerin davranışları olarak da ifade edilebilmektedir. Her bireyin kendisine ait farklı kişilikleri bulunabilmektedir. Ve bu kişilikler zamanla daha farklı özellikler geliştirerek kişilik özelliklerinde farklılıklar meydana gelebilmektedir. Literatür taraması yapıldığında kişiliği oluşturan beş faktör bulunmaktadır. Bu faktörler; sorumluluk, deneyime açıklık, uyumluluk, nevrotiklik (duygusal denge) ve dışadönüklük başlıkları altında ifade edilmiştir. Tüketici davranışı kavramı, bireyin mal ve hizmetleri almadan önce yaptıkları değerlendirmeler, mal ve hizmeti kullanma şekli ve kullandıktan sonraki tutum ve davranışları olarak tanımlanmaktadır. Tüketici bir ürünü satın alırken, o ürüne öncelikle ihtiyaç duymaktadır. Ardından onu nerede ve ne zaman satın alacağı ile ilgili geçen değerlendirmeler yapmaktadır. Bu tanıma da tüketici davranışı adı verilmektedir. Tüketiciler bir ürünü satın almadan önce çok çeşit değerlendirmeler yapmaktadırlar. Değerlendirme yaparken ürünün kalitesine, güvenilir olmasına, ürünün özelliklerine, fiyatına, ürünün kendisine verdiği hisse ve kullanım ömrüne bakmaktadırlar. Bir ürünün tutundurulması tüketici için oldukça önem arz etmektedir. Bu çalışmada Fırat Üniversitesinde görev yapan Akademik Personellerin Beş Büyük Faktör Kişilik Özelliklerinin Satın Alma Davranışlarına etkisi incelenmiştir. Çalışmanın anketinde 54 soru sorulmuş olup toplam 326 Akademisyene dağıtılmıştır. Çalışma lisanslı SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir.
Green marketing and consumer purchase intention: The case of Indonesia
Green marketing in recent years, has experienced substantial growth as businesses and consumers alike increasingly prioritize environmental sustainability. This shift is driven by a heightened awareness of climate change and the need for sustainable consumption patterns. The relationship between green marketing and consumer purchase intention is increasingly significant in today's market landscape. As environmental concerns become more prominent, consumers are looking for products that align with their values of sustainability and eco-friendliness. When companies effectively communicate their commitment to the environment through green marketing strategies, they build trust and credibility with their audience. This trust enhances the perceived value of their products, making consumers more likely to choose these products over others. This study explores the relationship between green marketing and consumer purchase intention, focusing on the effectiveness of environmentally friendly marketing strategies in influencing consumer behavior. As global awareness of environmental issues grows, businesses are increasingly adopting green marketing practices to meet the rising demand for sustainable products. This research examines key factors such as green awareness, green perceived value, green trust, green perceived risk, and perceived environmental responsibility, analyzing how these elements impact consumers' intention to purchase eco-friendly products. The methodology that used in this study is quantitative approach which data obtained using online survey method on 394 respondents who aware and use The Body Shop products in Indonesia. The data has been obtained were analyzed using the licensed SPSS 22.0 program with several statistical tests including validity and reliability test, factor analysis, demographic of respondents, descriptive statistics, and hypothesis test. The results of this study indicated that all factors of green marketing had a positive relationship toward consumer's purchase intention. The implications of this study for the development of green marketing theory, recommendations for companies, and suggestions for future research are detailed in the conclusions and discussions section.
Dijital markalaşma sürecinde pazarlama karması elemanlarının rolü
Araştırmada temel olarak dijital markalaşma sürecinin zorluklarının ortaya konulması ve pazarlama karması elemanlarının dijital markalaşma sürecindeki rollerinin incelenmesi amaçlanmıştır. BlenGroup adlı dijital marka üzerinden gerçekleştirilen uygulama sonrasında elde edilen sonuçlarda dijital markalaşma sürecinde pazarlama karması elemanlarının önemli bir rol oynadığını ve bu elemanların dijital markalaşma üzerinde anlamlı etkiler yarattığını göstermiştir. Bu doğrultuda, ürün, fiyat, dağıtım, tutundurma, insan, fiziksel olanaklar ve süreç yönetimi bileşenlerinin her biri ile dijital markalaşma arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Sonuç olarak gerçekleştirilen korelasyon ve regresyon analizlerinin sonucunda her bir pazarlama karması bileşeninin dijital markalaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle tutundurma, süreç yönetimi ve ürün bileşenlerinin dijital markalaşma üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ek olarak, demografik değişkenlerin pazarlama karması elemanları ve dijital markalaşma üzerindeki etkisini analiz etmek için gerçekleştirilen ANOVA ve t-testi sonuçları, eğitim düzeyi ve cinsiyet gibi demografik faktörlerin de pazarlama karması elemanları ve dijital markalaşma algıları üzerinde anlamlı farklılıklar yarattığını ortaya koymuştur.
Dijital pazarlamada kullanılan görsellerin göz izleme (eye tracking) yöntemi ile analizi
Teknolojinin yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte tüketiciler dijital pazarlamaya yönelmektedir. Dijital pazarlama, dijital teknolojileri kullanarak potansiyel tüketicilere mal ve hizmet sunmaktadır. Dijital pazarlama tüketicilere farklı yönlerden ulaşabilmek için çeşitli tekniklerle tüketicinin karşısına çıkmaktadır. Bu araştırma ile tüketicilerin karşısına çıkan dijital pazarlama tekniklerine ait görsel içerikler incelenmiştir. Araştırma ile dijital pazarlama tekniklerine ait görsel içeriklerin görsel dikkat düzeylerini belirlemek amaçlanmaktadır. Bu nedenle, araştırma dijital pazarlama araçlarını göz izleme metrikleriyle analiz etmeye odaklanmaktadır. Araştırma, 30 kadın-30 erkek olmak üzere 60 gönüllü katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmanın çekimleri hafta içi gece-gündüz ve hafta sonu gece-gündüz olmak üzere 4 farklı zaman skalasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında insan-bilgisayar etkileşimi sistemlerinden biri olan göz izleme (Eye Tracking) yöntemi kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler doğrultusunda ısı haritası (heat map), bakış grafiği (gaze plot) ve ilgi alanına (area of interest-aoı) ait veriler tüm katılımcıları kapsayacak şekilde ve demografik özelliklere göre analiz edilmiştir. Ayrıca, araştırmada yer alan değişkenlere yönelik dijital pazarlama tekniklerinin zaman skalası (hafta içi sabah-akşam ve hafta sonu sabah-akşam) açısından toplam sabitleme sürelerinin farklılaşıp farklılaşmadığını test etmek için Anova testi yapılmış, araştırmanın bağımsız değişkenlerine yönelik toplam sabitleme sürelerinin demografik özellikler (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, meslek) bazında tespit edilmesi için bağımsız örneklem t testi ve anova analizi yapılmıştır. Farklılık çıkan gruplar arasında çoklu karşılaştırma için LSD testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları incelendiğinde; zaman skalası (hafta içi sabah-akşam ve hafta sonu sabah-akşam) açısından araştırma değişkenlerine yönelik olarak ads, affiliate, email, içerik, mobil, remarketing, seo ve sosyal pazarlama tekniklerine yönelik toplam sabitleme süreleri açısından anlamlı bir farklılık görülürken influencer pazarlama tekniğine yönelik toplam sabitleme süreleri açısından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Öte yandan, demografik özellikler (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, meslek) bazında medeni durum ve meslek grubu araştırma değişkenlerine yönelik anlamlı bir farklılık görülürken; cinsiyet, yaş ve eğitim durumu değişkenlerine yönelik anlamlı bir farklılık görülmemiştir.
CVID-19'un e-ticarete etkileri: Elazığ'daki kadın girişimciler üzerine bir araştırma
Teknolojide yaşanan büyük gelişmeler girişimcilik ve internet alanlarında birçok önemli gelişmeye yer vermektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda girişimcilik alanında yeni bir tür olarak, e-ticaret girişimciliği ortaya çıkmaktadır. Girişimcileri belirli zorluklardan kurtaran ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan e-ticaret hacminin, son zamanlarda ciddi artış gösterdiği gözlemlenmektedir. Ticareti internet ile birleştiren e-ticaret, işletmelere ve girişimcilere karlılık ve kolaylık sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, Covid-19 küresel salgını döneminde Elazığ ilinde faaliyet gösteren kadın e-ticaret girişimcilerinin e-ticarette yaşadığı etkilerin incelenmesidir. Kadın e-ticaret girişimcilerinin Covid-19 salgını döneminde yaşadığı farklılıkların ve işletmeleri üzerindeki etkilerinin yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Çalışma 2 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, e-ticaret ve girişimcilik kavramları hakkında teorik bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, Covid-19 salgını ve e-ticarete etkileri hakkında bilgiler verilmiştir. Covid-19 pandemi sürecinin birçok alana ve sektöre etkilerinin olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu çalışma, e-ticarete olan etkilerinin incelenmesi ve sonuçlandırılması üzerine yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, Covid-19 pandemi sürecinin e-ticarete etkilerinin olduğu gözlemlenmiş ve kadın girişimciler üzerinde etkilerinin olduğu belirtilmiştir.
Marka sadakati üzerine netnografik bir araştırma: Apple örneği
Teknolojide görülen yenilikler, tüketicilerde ve pazar ortamında bazı değişimlere sebep olmaktadır. Bu değişimler ile birlikte markaların benzer nitelikteki ürünleri birbirine yakın fiyatlarla tüketicilere sunulmaktadır. Benzer ürünlerin birbirine yakın fiyatlarla satılması durumunda pazar ortamında rekabet oluşmaktadır. Birbiriyle rekabet içerisinde bulunan markalar, rakiplerinin önüne geçmek amacıyla ürünlerini farklılaştırarak satışlarını arttırmayı hedeflemektedir. Bu hedefe ulaşabilmek için marka ile tüketiciler arasında gerçek bir marka sadakatinin oluşması gerekmektedir. Marka sadakatinin oluşması durumunda marka sahibi işletme pazardaki rakiplerine karşı pazarlama, satış ve kâr konularında bir adım önde olmaktadır. Marka sadakatini oluşturma süreçlerinde hangi unsurların başrol oynadığının tespit edilmesi pazarlama stratejilerinin oluşturulma ve yenilenme süreçlerinde firmalar için önem arz etmektedir. Marka sadakati karmaşık yapıdadır ve farklı dönemlerde farklı özelliklere göre değişiklik göstermektedir. Bu olay, teknoloji sektörü gibi çok boyutlu ve bireylerin yaşamındaki harcamalarında büyük paya sahip olan bir sektörde, tüketicilerin marka sadakatinin nasıl oluştuğunun incelenmesi gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Araştırma rekabetin son derece yüksek olduğu teknoloji sektöründe yapılacaktır. Araştırmanın amacı; teknoloji sektöründe yer alan Apple markası için marka sadakatinin nasıl meydana geldiğinin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında incelenecek olan Apple markasına dair tüketici yorumları www.donanimhaber.com sayfasından seçilmiştir. Araştırma, netnografik yöntem üzerinden marka sadakatini oluşturan unsurların belirlenmesi ve marka sadakatini pozitif ya da negatif yönde etkileyen etmenlerin tespit edilmesi için yapılmıştır. Araştırma, kullanıcı deneyimleri ve değerlendirmeleri üzerinden yapılacağı için pazarlama stratejisini oluşturanlara kendilerini geliştirmeleri yönünde katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada, Apple markası kullanıcılarına yönelik marka sadakati ile ilgili beş soru oluşturularak marka sadakatini etkileyen önemli unsurlar değerlendirmeye alınmıştır. Oluşturulan sorular ile tüketicilerin olumlu ve olumsuz ürün deneyimleri marka sadakati açısından değerlendirilmiş ve bu bağlamda gerçek bir marka sadakatinin devamlı satın alma davranışı ve olumlu tutumlardan meydana geldiği görülmektedir. Oluşturulan sorular altında değerlendirilen unsurlar sonucunda kullanıcılarda marka sadakatinin oluştuğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Sadakati, Netnografi, Kullanıcı Deneyimi.
Sosyal medyada verilen reklamların güvenilirliğinin marka değeri, marka aşkı ve marka güveni üzerine etkisinin incelenmesi: Yemek Sepeti örneği
Son yıllarda, sosyal medyanın küresel anlamda milyonlarca kullanıcının hayatlarında önemli yere sahip olduğu görülmüştür. Birçok alanda olduğu gibi Pazarlama ve Reklam alanlarındaki gelişmeler, küresel rekabeti de beraberinde getirmiştir. Bu rekabet, Pazarlama ve Reklam alanlarındaki gelişmeler ile yeni rekabet stratejilerinin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Dijital çağdaki pazarlama gelişmelerinin, sosyal medya üzerinden yapılmaya yönelmesi ile sosyal medya kavramının önemini gittikçe artmıştır. Geleneksel pazarlama stratejileri yerini Modern Pazarlama stratejilerine bırakmıştır. Bu gelişmeler neticesinde sosyal medya alanında yapılan çalışmaların sayısı da buna bağlı olarak artmıştır. Bu çalışmanın amacı; Fırat Üniversitesi öğrencilerinden en az bir kere Yemek Sepeti reklamlarını izlemiş olan öğrenciler arasında yapılacak anket çalışmasında tüketicilerin sosyal medyada izlemiş olduğu reklamların güvenilirliğinin marka değeri, marka aşkı ve marka güveni üzerine etkisini analiz etmektir. Çalışmada bağımsız değişkenler olan; marka değeri, marka aşkı ve marka güveni değişkenleri ile çalışmanın bağımlı değişkeni olan sosyal medyada verilen reklamların güvenilirliği üzerindeki etkileri ölçülmeye çalışılmıştır. Yapılan Linear Regresyon Analizi sonuçlarına bakıldığında; Yemek Sepeti'nin Sosyal Medyada Verdiği Reklamların Güvenilirliğinin Marka Değeri, Marka Aşkı ve Marka Güveni arasında etkilerinin olduğu görülmüştür. Böylece, araştırma modelinin kabul gördüğü ve onaylandığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Marka, Marka Güveni, Marka Aşkı, Marka Değeri.
Sigara bağımlılığı ile ilgili görsellerin eye- trackingyöntemi ile incelenmesi
Bağımlılık kavramı, bir maddenin sosyal, fiziksel ve ruhsal nedenlere yol açmasına rağmen devam edilmesini, bırakma isteğine rağmen terk edilmemesini ve maddeyi alma arzusunun durdurulmamasını ifade etmektedir. Tütün içeriğinde bulunan Psikoaktif madde nikotin sebebiyle bağımlılık oluşturan maddelerden birini de sigara oluşturmaktadır. Sigara bağımlılığı, beyine etki ettiği bilişsel fonksiyonlarını ve duygu durumunu da etkilemektedir. Bununla birlikte Nöropazarlama, insan beyninin pazarlama uyarıcılarına gösterdiği tepkinin anlaşılmasında Nörobilim tekniklerden faydalanması veya pazarlama mesajı ile karşılaştığında bireyin tepkilerinin ve zihinsel durumunun nörolojik olarak incelenmesi şeklinde ifade edilmektedir. Araştırmanın amacı; Sigara bağımlılığı ile ilgili hazırlanan görsellerin insanlar üzerindeki farkındalık etkisini belirlemektedir. Bu amaç doğrultusunda, uzmanlar tarafından çeşitli internet sitelerinden ve Yeşilay Web sayfasından sigara bağımlılığı afişlerinden seçilen görseller Eye-Tracking (Göz izleme) yönteminin kullanarak incelenecektir. Bu çalışma, Nöropazarlama alanında yapılacak deneylere özgünlük ve farklılık kazandırılarak bu tür çalışmaların yapılması açısından da önemli bir işlevi de yerine getirecektir. Farklı disiplinleri bir araya getirerek yeni alanların ortaya çıkmasına ve bu alanlarda yeni çalışmalar yapılmasına yardımcı olacaktır.
Sosyal medyada etki pazarlamasının marka farkındalığı oluşturmada nörobilim ile değerlendirilmesi
Sosyal medya günümüzde pazarlamanın en popüler kelimelerinden biri haline gelmiştir. Bir işletmenin tanıtım karmasının etkinliğini sosyal medya olmadan hayal etmek zordur. Sosyal medya, pazarlama karmasının keyfi bir unsuru olmaktan ziyade zorunlu bir pazarlama stratejisine dönüşmüştür. İşletmelerin dijital ortamlarda çevrimiçi varlıklarını aktif olarak sürdürebilmeleri için sosyal medya kullanmaları hem ucuz hem de kolay bir yöntem olmaktadır. Sosyal medya siteleri farklı amaçlar için farklı türdeki bireyleri ve işletmeleri birbirine bağlamaktadır. Bu platformlar, dünya genelinde büyük bir gelişme göstermektedir ve bu gelişme trendinin artacağını söylemek de mümkündür. Sosyal medya platformlarından instagram ise, fotoğraf ve video paylaşım imkanı sunması sebebiyle hem bireyler hem de işletmeler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Instagram, influencerların en çok kullandığı platformlardan biri olmaktadır. Instagramın görsel odaklı olması, hikaye ve reels gibi özelliklerle içeriklerin kolayca paylaşılmasını sağlaması influencerları ınstagramda daha aktif hale getirmektedir. Bu çalışma ile instagram platformu üzerinde ınfluencerlar ile markalar arasında yapılan anlaşmalar sonucu, ınfluencerların kendileri ile birlikte paylaştıkları marka görselleri incelenmiştir. Çalışmada daha genel bir kesim tarafından tercih edilmesi sebebiyle şampuan ve kozmetik ürün görsellerine yer verilmiştir. Araştırmada, influencerlar ile markalara ait instagram paylaşımlarının görsel etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu paylaşımların marka farkındalığı oluşturmadaki rolünü ortaya koymak için, Göz İzleme Tekniği (EYE Tracking) kullanılmıştır. Araştırma, 30 kadın-30 erkek olmak üzere 60 gönüllü katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılardan elde edilen veriler doğrultusunda ısı haritasına (heat map), bakış grafiğine (gaze plot) ve ilgi alanına (area of interest-aoı) ait veriler incelenmiştir.Araştırmadaki instagram ınfluencerlarına ait görsellere yönelik ısı haritası (heat map), bakış grafiği (gaze plot) ve ilgi alanına (area of interest-aoı) ait verilerde farklılık olup olmadığının tespit edilebilmesi için, gönüllü katılımcılar çeşitli demografik özelliklere (cinsiyet, yaş, eğitim) göre ayrılmıştır. Gönüllü katılımcılardan elde edilen gerçek zamanlı veriler yorumlanarak, sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır