Theses supervised by Doç. Dr. Ramin Aliyev
14 theses · Hasan Kalyoncu University
Öz-belirleme kuramına dayalı müdahale programının akademik yılmazlığa etkisi
Bu çalışmanın amacı, öz-belirleme kuramına dayalı olarak geliştirilen akademik yılmazlık müdahale programının öğrencilerin akademik yılmazlık düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma grubu yaşları 15-16 olan 70 öğrenciden oluşan bu çalışmada ön test – son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Veriler "Yaşam Olayları Formu" ve "Akademik Yılmazlık Ölçeği" ile toplanmıştır. Deney grubuna 8 haftalık müdahale programı uygulanırken, kontrol grubuna bu süre içerisinde hiçbir işlem yapılmamıştır. Verilen analizinde "ANCOVA Testi" ve "Bağımsız Örneklemler için T-Testi" kullanılmıştır. Bu araştırma sonucunda, deney grubundaki öğrencilerin almış oldukları akademik yılmazlık puan ortalamalarının, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte deney grubunun, akademik yılmazlık düzeyinin deneysel işlem öncesine göre, deneysel işlem sonrası arttığı bulunmuştur. Kontrol grubunun ise, deneysel işlem öncesi akademik yılmazlık puan ortalamalarının deneysel işlem sonrasında anlamlı bir artış göstermediği görülmüştür. Elde edilen bu bulgular, uygulanan öz-belirleme kuramına dayalı müdahale programının öğrencilerin akademik yılmazlık düzeyleri üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.
Üniversite öğrencilerinde sosyal onay ihtiyacı: Yetiştirilme tutumlarına yönelik algı ve benlik kurgusunun rolü
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde sosyal onay ihtiyacının yordanmasında benlik kurgusu ve yetiştirilme tutumuna yönelik algıların rolünün incelenmesidir. Çalışma grubu 276 kız ve 141 erkek olmak üzere toplamda 417 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan bu araştırmada, veri toplama aracı olarak "Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği", "Altılı Benlik Kurgusu Ölçeği" ve "Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında sosyal onay ihtiyacının cinsiyete, aile ile birlikte yaşama, okul dışı bir işte çalışma ve sanat/spor faaliyetiyle uğraşma durumlarına göre karşılaştırılması için İlişkisiz Örneklemler t Testi, sosyal onay ihtiyacını yordayan değişkenlerin belirlenmesinde iseHiyerarşik Regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, sosyal onay ihtiyacı cinsiyet, aile ile yaşama/yaşamama, okul dışı bir işte çalışma/çalışmama durumlarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Bununla birlikte sosyal onay ihtiyacının sanat/spor faaliyetiyle uğraşma/uğraşmama durumlarına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği; sanat/spor faaliyetiyle uğraşmayanların, sanat/spor faaliyetiyle uğraşanlara göre sosyal onay ihtiyaçlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca benlik kurgusunun tüm alt boyutlarının (ilişkisel dikey, ilişkisel yatay, toplulukçu yatay, toplulukçu dikey, insancıl, kişisel) ve çocuk yetiştirme tutumunun alt boyutlarından anne sıkı denetim/kontrol ve baba sıkı denetim/kontrol boyutlarının birlikte sosyal onay ihtiyacının anlamlı yordayıcılar ıolduğu görülmüştür. Öte yandan, çocuk yetiştirme tutumunun alt boyutlarından anne kabul/ilgi/sevgi ve baba kabul/ilgi/sevgi alt boyutları sosyal onay ihtiyacını anlamlı şekilde yordamamıştır.
COVID-19 pandemi döneminde lise öğrencilerinin kaygı ve temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesi
Amacı, Covid-19 pandemi döneminde lise öğrencilerinin kaygı ve psikolojik ihtiyaçları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu araştırmada, karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın deseni "Zenginleştirilmiş Model" olup nicel veriler için "Kişisel Bilgi Formu", "Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği" ve "Durumluluk Kaygı Ölçeği" ve nitel veriler içinse, araştırmacı tarafından hazırlanan, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, Güneydoğu bölgesinde öğrenim görmekte olan lise öğrencileri, örneklemi ise 531 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda, verilerin analizi için T-Testi, Tek Faktörlü Varyans Analizi,Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney Testi,Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Nitel boyut için ise içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, temel psikolojik ihtiyaçlar, toplam ve alt boyutları açısından; temel psikolojik ihtiyaçların, kardeş sayısı, okul türü, sınıf, aile aylık ortalama gelir düzeyi, anne/baba eğitim düzeyi, yakın çevrede hastanede tedavi gören bir tanıdığın varlığına göre anlamlı farklılaştığı bulunmuştur. Kaygı düzeyinin, kardeş sayısı, okul türü, sınıf, aile aylık gelir toplamı, anne/baba eğitim düzeyi, salgının bitiş tarihi hakkında tahmin, yakın çevrede hastanede tedavi gören bir tanıdığın varlığına göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Temel psikolojik ihtiyaçların alt boyutlarından sevgi ve ait olma ve güç boyutunun, kaygı düzeyinin anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel kısmı, öğrencilerin Covid-19 pandemi dönemindeki temel psikolojik ihtiyaçları ve kaygı düzeyleri hakkındaki görüşleri ışığında incelenmiştir.
Lise öğrencilerinin COVID-19 döneminde stresle başa çıkma düzeyleri ve azimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Covid-19 pandemi sürecinde lise öğrencilerinin azim ve stresle başa çıkma düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesinde öğrenim gören lise öğrencileri, örneklemini ise 541 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Stresle Başa Çıkma Ölçeği (SBÖ) ve Azim Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 20.0 istatistik programı kullanılmıştır. İkili grupların karşılaştırılmasında bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla grup ortalamaların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (One way ANOVA) kullanılmıştır. Stresle başa çıkma düzeyinin azimi yordamasına ilişkin basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre stresle başa çıkma düzeyleri cinsiyet, yakın çevrede Covid-19 tedavisi gören/ görmeyen, Covid-19 sürecine ilişkin yaşantılara tanık olma/olmama, kardeş sayısı, sınıf değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öte yandan stresle başa çıkma, soruna yönelme alt boyutu ile baba eğitim düzeyi arasında anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği bulunmuştur. Azim düzeyleri, cinsiyet, Covid-19 sürecine ilişkin yaşantılara tanık olma/ olmama, anne ve baba eğitim düzeyi, salgın bitiş tahmini değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ayrıca stresle başa çıkma düzeyleri ile azim arasında orta düzeyde, pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Azim düzeyinin toplam varyansın %18'nin stresle başa çıkma düzeyi ile açıklandığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Covid-19, Pandemi, Stresle Başa Çıkma, Azim
Akademik yılmazlık gelişim modeli: Bir karma yöntemler araştırması
Bu araştırma, öğrencilerin akademik yılmaz olmalarına katkı sağlayan koruyucu faktörleri keşfetmek ve akademik yılmazlığın okul tükenmişliği ve okul bağlılığı arasındaki aracı rolünü incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçları gerçekleştirmek üzere, karma yöntemler araştırması desenlerinden keşfedici sıralı araştırma deseni kullanılmıştır. Bu doğrultuda, fenomenolojik araştırma yöntemiyle akademik yılmaz öğrencilerin, sahip oldukları olumsuz yaşam olaylarının okul yaşantıları üzerinde yarattığı zorluklar, bunlarla baş etme yöntemleri ve akademik yılmazlıklarını geliştiren koruyucu faktörler ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde, olumsuz yaşam olaylarının akademik yılmaz öğrenciler üzerinde eğitsel, psikolojik, sosyal-duygusal ve ekonomik zorluklar yarattığı; öğrencilerin karşılaştıkları risk ve zorluklarla problem odaklı baş etme, duygu odaklı baş etme ve sosyal destek yöntemlerini kullanarak baş ettikleri görülmüştür. Öğrencilerin akademik yılmaz olmalarına katkı sağlayan faktörlerin birey, aile, okul ve çevre kaynakları alt temaları altında toplandığı tespit edilmiştir. Öğrenciler, zorluklarla baş etmede bireysel faktörleri daha çok kullandıkları ardını sırasıyla aile, okul ve çevresel faktörlerin takip ettiği görülmektedir. Bu araştırmada, nitel araştırma kapsamında keşfedilen koruyucu faktörlerden yola çıkarak "Ergenler için Akademik Yılmazlık Ölçeği" geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek de kullanılarak, okul tükenmişliği ve okul bağlılığı arasındaki ilişkide akademik yılmazlık ve kaynaklarının (birey, aile, okul ve çevre kaynakları) aracı rolü korelasyonel bir çalışmayla incelenmiştir. Bu araştırmada, okul tükenmişliğinin okul bağlılığı, akademik yılmazlık ve akademik yılmazlığı oluşturan kaynaklar ile doğrudan ilişkili olduğu; akademik yılmazlık ve kaynaklarının ise okul bağlılığı ile doğrudan ilişkilere sahip olduğu tespit edilmiştir. Bunlarla birlikte, akademik yılmazlık ve kaynakların, okul tükenmişliği ile okul bağlılığı arasında aracı roller üstlendikleri görülmüştür. Araştırmanın nicel ve nitel araştırma süreçlerinden elde edilen bulgulardan yola çıkarak, araştırma bulguları birleştirilmiştir. Öğrencilerin akademik yılmazlık geliştirmelerine katkı sağlayan koruyucu faktörlerin neler olduğu, akademik yılmazlık ve kaynaklarının, bir risk (okul tükenmişliği) ve olumlu uyum (okul bağlılığı) arasındaki ilişkide nasıl rol oynadığı "Akademik Yılmazlık Gelişim Modeli" çerçevesinde bütünleştirilmiştir.
Akademik yılmazlık ile sınav kaygısı, problemli internet kullanımı, algılanan sosyal destek ve akademik öz-yeterlik arasındaki ilişki
Bu araştırma kapsamında, lise öğrencilerinde akademik yılmazlık ile sınav kaygısı, problemli internet kullanımı, algılanan sosyal destek ve akademik öz-yeterlik arasındaki ilişki, karma yöntem araştırması temel alınarak incelenmiştir. Araştırmanın nicel kısmında akademik yılmazlığın yordayıcıları olarak sınav kaygısı, problemli internet kullanımı, algılanan sosyal destek ve akademik öz-yeterlik arasındaki ilişki hiyerarşik regresyon analizi ile incelenmiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonucunda, sınav kaygısı ve problemli internet kullanımı, akademik yılmazlığı negatif yönde anlamlı düzeyde yordarken; algılanan sosyal destek ile akademik öz-yeterlik, akademik yılmazlığı pozitif yönde anlamlı düzeyde yordamaktadır. Bununla birlikte Fen lisesi öğrencilerinin akademik yılmazlık puanlarının Anadolu lisesi ile Meslek lisesi öğrencilerine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında olgubilim yöntemi kullanılmıştır. Olgubilim yöntemi ile lise öğrencilerinin sınav kaygısı, problemli internet kullanımı, algılanan sosyal destek, akademik öz-yeterlik ve akademik yılmazlığa ilişkin deneyimleri betimlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın nitel bulgularında, nicel bulgularına ek olarak öğrencilerin başarısızlık ve baskı karşısında çevre desteği alma, özdüzenleme becerisini kullanma, olumlu içsel konuşma yapma, görmezden gelme ve içsel başa çıkma gibi yöntemleri kullandıkları görülmüştür.
Lise öğrencilerinin umut düzeylerinin çocukluk deneyimleri ve başarı motivasyonu ile ilişkisi: Bir karma yöntemler araştırması
Araştırmanın amacı lise öğrencilerinin umudunu çeşitli değişkenlerle açıklamaktır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Gaziantep ve Malatya illerinde öğrenim gören lise öğrencileri, örneklemini ise 732 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntem desenlerinden zenginleştirilmiş desen kullanılmıştır. Nicel verileri toplamak için "Kişisel Bilgi Formu", "Sürekli Umut Ölçeği", "Çocukluk Deneyimleri Ölçeği" ve "Başarı Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veri analizi kısmında nicel veriler için bağımsız gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi ve hiyerarşik regresyon analizi yapılmıştır. Nitel bulgular için içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğrencilerin umut düzeyleri sanat/sporla uğraşma durumuna göre anlamlı farklılık göstermektedir. Öğrencilerin çocukluk deneyimleri okul türü, doğum şekli, doğum sırası, aile ile vakit geçirme, bir işte çalışma ve sanat/sporla uğraşma değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Başarı motivasyonu okul türü, sınıf düzeyi, doğum sırası, sanat/sporla uğraşma durumuna göre farklılaşmaktadır. Çocukluk deneyimleri ve başarı motivasyonunun umudun anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel kısmı öğrencilerin umut, çocukluk deneyimleri ve başarı motivasyonuna ilişkin görüşlerine göre incelenmiştir.
Zorbalık mağduriyetinin yordayıcıları olarak öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçlar: Bir karma yöntem araştırması
Bu araştırmada lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyetini yordamada öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçların rolü ele alınmaktadır. Ayrıca lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyeti konusundaki görüşleri de nitel bulgular eşliğinde incelenmiştir. Bir karma yöntem araştırması olan bu çalışmada "Kişisel Bilgi Formu", "Çok Boyutlu Zorbalık Mağduriyeti Ölçeği", "Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu", "Ergenler İçin Okulda Temel Psikolojik Gereksinimler Ölçeği","Çocukluk Deneyimleri Ölçeği" ve "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi nicel boyutta 579 öğrenci, nitel boyutta 12 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin analizi için T-Testi, Pearson Korelasyon ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularında demografik değişkenlerden ekonomik durum, sınıf düzeyi ve okul türü ile öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçların zorbalık mağduriyetinin anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Ayrıca lise öğrencilerinin görüşleri ışığında zorbalık mağduriyetine ilişkin deneyimler, mağduriyetin etkileri, risk faktörleri ve koruyucu faktörler belirlenmiştir. Sonuç olarak, lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyetinin bireysel özellikler ve geçmiş yaşantılar ile ailesel ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Lise öğrencilerinin akademik azim, olumlu gelecek beklentileri ve akademik erteleme davranışlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin akademik azim düzeyleri, olumlu gelecek beklenti düzeyleri ve akademik erteleme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu araştırma korelasyonel bir çalışmadır. Araştırmanın evreninin 2021-2022 eğitim öğretim yılında Güneydoğu Anadolu bölgesinde öğrenim gören lise öğrencileri; örneklemini ise, liselerde öğrenim gören ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 1328 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Akademik Azim Ölçeği (AAÖ), Olumlu Gelecek Beklentisi Ölçeği (OGBÖ) ve Akademik Erteleme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla kategorilerin puan ortalamalarının karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (One way ANOVA) kullanılmıştır. Olumlu gelecek beklentisi ve akademik azmin akademik ertelemeyi yordamasına yönelik olarak hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre akademik azim ile akademik erteleme arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki, olumlu gelecek beklentisi ile akademik erteleme arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki ve akademik azim ile olumlu gelecek beklentisi arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Olumlu gelecek beklentisi ve akademik azim akademik ertelemedeki varyasın %32' sini açıklamıştır. Ayrıca olumlu gelecek beklentisi, akademik azim ve akademik erteleme puan ortalamaları bazı demografik değişkenlere göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.
Evli çiftlere yönelik ilişkisel-kültürel kurama dayalı ilişkisel yılmazlık programının geliştirilmesi
Bu araştırma Yılmazlığı Güçlendirme Programının (YGP) deney grubundaki altı evli çiftin çatışma sıklığına ve çatışma çözme stillerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya lise ve üstü eğitime sahip, en az bir çocuğu olan 12 evli çift katılmıştır. Deney grubundaki altı evli çifte on oturumluk YGP, çift danışmanlığı şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise on oturumluk grup rehberliği çalışması yapılmıştır. Nicel veriler, "Çatışma Alanları Ölçeği" ve "Çatışma Stilleri Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Bu ölçekler; ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Deney grubuna uygulanan müdahale programının çatışma alanlarına ilişkin çatışma sıklığını ve çatışma çözme stillerine etkisini incelemek için karışık deneysel desende kullanılan iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Analizler sonucunda; uygulanan programın çiftlerin "Çatışma Alanları Ölçeği"nin ön testinden aldıkları puanların son testte anlamlı düzeyde düştüğü, "Çatışma Stilleri Ölçeği" aktif boyutu son test puanlarının ön teste göre anlamlı düzeyde olumlu yönde yükseldiği görülmüştür. Aynı zamanda pasif ve yıkıcı boyutta da çiftlerin puanlarında son testte, ön teste göre düşüş olduğu ve yıkıcı boyutta ön test-son test puanları arasında bu düşüşün anlamlı düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Oturumlar tamamlandıktan bir ay sonra uygulanan izleme testi puanlarında da program etkisinin devam ettiği görülmüştür. Nitel verilerden elde edilen sonuçlar programın çatışma alanlarına ilişkin çatışma sıklığını azaltmada ve olumlu çatışma çözme stillerini kullanmada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak YGP'nin deney grubundaki evli çiftlerin çatışma sıklığını azaltmada ve olumlu çatışma çözme stilleri geliştirmelerinde olumlu etkilerinin olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: İlişkisel yılmazlık, çatışma sıklığı, çatışma çözme stilleri, İlişkisel Kültürel Kuram, çift danışmanlığı
Ergenlerde akademik yılmazlığın yordayıcıları: Sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserlik
Bu çalışma kapsamında sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserliğin akademik yılmazlığı yordama düzeyi incelenmiştir. Araştırma örneklemini Gaziantep ilinde 2023-2024 eğitim öğretim yılında çeşitli liselerde öğrenimine devam eden 923 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmada Ergenlerde Akademik Yılmazlık Ölçeği, Ergenlerde Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri Ölçeği ve Ergenlerde İyimserlik-Kötümserlik Ölçeği kullanılmıştır. Akademik yılmazlık, sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserliğin cinsiyet, sanat/spor dalıyla ilgilenme ve okul dışı bir işte çalışıp çalışmama değişkenlerine göre farklılaşmasını incelemek için ilişkisiz ölçümler için t testi; yaş, okul türü, sınıf düzeyi, not ortalaması, anne/baba eğitim düzeyi, algılanan ebeveyn tutumuna göre farklılaşmasını incelemek için tek faktörlü anova kullanılmıştır. Sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserliğin akademik yılmazlığı yordama düzeyini belirlemek için hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda akademik yılmazlık ve sosyal duygusal öğrenme becerileri arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı; akademik yılmazlık ve iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı; sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserlik arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserlik birlikte akademik yılmazlığın %41'ini açıkladığı sonucuna varılmıştır. Bu bulguların yanısıra akademik yılmazlık, sosyal duygusal öğrenme becerileri ve iyimserlik puanlarının çeşitli demografik değişkenler açısından farklılaştığı görülmüştür.
Ergenlerde psikolojik iyi oluş ve durumluk kaygı arasındaki ilişkide sakin benliğin düzenleyici rolü
Bu araştırma ergenlerin psikolojik iyi oluş, durumluk kaygı ve sakin benlik düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Korelasyonel bir çalışma olarak tasarlanan bu araştırmanın evreni 2023-2024 eğitim öğretim yılı içerisinde Diyarbakır ilinde yer alan ortaöğretime devam eden 9-12. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Örneklem ise Anadolu Lisesi, Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi olmak üzere çeşitli ortaöğretim kurumlarına devam eden toplam 1178 öğrenciden oluşmaktadır. Okullardan öğrenci seçimi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu (KBF), EPOCH Ölçeği, Durumluk Kaygı Ölçeği (DKÖ) ve Sakin Benlik Ölçeği (SBÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre incelenmesi amacıyla bağımsız örneklemler için t-testi, ikiden fazla kategorili değişkenlerin incelenmesi için ise tek yönlü varyans analizi ( One way ANOVA) yapılmıştır. Psikolojik iyi oluş, durumluk kaygı ve sakin benlik arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla ise düzenleyici rol analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre psikolojik iyi oluş; rehberlik servisinin ulaşılabilir olması, herhangi sanat veya spor dalıyla ilgilenme, arkadaş sayısı ve algılanan ebeveyn tutumuna göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ergenlerin durumluk kaygı düzeyi; cinsiyet, rehberlik servisinin ulaşılabilir olması, daha önce bir uzmandan psikolojik destek almış olma, herhangi sanat veya spor dalıyla ilgilenme, yaş, arkadaş sayısı ve algılanan ebeveyn tutumuna göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ergenlerin sakin benlik düzeyi; cinsiyet, okul dışında herhangi bir işte çalışma ve algılanan ebeveyn tutumuna göre anlamlı farklılık göstermektedir. Psikolojik iyi oluş, durumluk kaygı ve sakin benlik arasındaki ilişkiler incelendiğinde; durumluk kaygı ile psikolojik iyi oluş arasında orta düzeyde anlamlı negatif; psikolojik iyi oluş ile sakin benlik arasında orta düzeyde anlamlı pozitif ve kaygı ile sakin benlik arasında zayıf düzeyde anlamlı negatif ilişki bulunmuştur. Yapılan düzenleyici rol analizinde sakin benliğin psikolojik iyi oluş ve durumluk kaygı arasındaki ilişkide düzenleyici (moderatör) rolünün olmadığı tespit edilmiştir.
Ergenlerde öz düzenlemenin yordanmasında olumsuz çocukluk deneyimleri ve algılanan sosyal desteğin rolü
Bu çalışmada lise öğrencilerinin öz düzenleme becerilerini yordamada olumsuz çocukluk deneyimleri ve algılanan sosyal desteğin rolü incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2023- 2024 Eğitim- Öğretim yılında Diyarbakır İlinin dört merkez ilçesinde yer alan liselerde öğrenimine devam eden 9., 10., 11., ve 12. sınıf 630 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama için araştırmacılar tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu, Çocukluk Deneyimleri Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Ergenler İçin Öz Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde t- testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve regresyon gibi analizler yapılmıştır. Demografik değişkenlerle olumsuz çocukluk deneyimi, algılanan sosyal destek düzeyi ve öz düzenleme becerileri arasında anlamlı farklılaşmaların olduğu görülmüştür. Araştırmada olumsuz çocukluk deneyimleri, algılanan sosyal destek düzeyleri ve öz düzenleme becerileri arasındaki ilişki de ise öz düzenleme becerileriyle olumsuz çocukluk deneyimi arasında negatif yönde orta düzey bir ilişki, öz düzenleme becerisiyle algılanan sosyal destek arasında orta düzey pozitif yönde bir ilişki ve son olarak algılanan sosyal destek ile olumsuz çocukluk deneyimleri arasında negatif yönde orta düzey bir ilişki çıkmıştır. Ayrıca yapılan hiyerarşik regresyon analizinde olumsuz çocukluk deneyimleriyle algılanan sosyal desteğin öz düzenleme becerisindeki varyansın yaklaşık %20'sini açıkladığı görülmüştür.
Öğretmen-öğrenci etkileşimi ve öğrenci yılmazlığı arasındaki ilişki
Bu araştırmanın temel amacı öğretmen-öğrenci etkileşimi ile öğrenci yılmazlığı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu kapsamda araştırma iki farklı çalışmadan oluşmaktadır. İlk çalışmada Öğretmen-Öğrenci Etkileşim Ölçeği'nin (ÖÖEÖ) Türk kültürüne uyarlanması amaçlamıştır. Öğretmen-öğrenci etkileşim ölçeği uyarlama çalışması kapsamında 871 öğrenciden veri toplanmıştır. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi bulgularına göre ÖÖEÖ mükemmel düzeyde uyum sonuçları göstermiştir. Ölçek 3 boyuttan oluşup Cronbach Alpha değerlerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yapılan ölçüt bağıntı geçerliği ve test tekrar test güvenirlik sonuçları ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu desteklemektedir. Yapılan analizler sonucunda ÖÖEÖ'nün Türk kültüründe kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İkinci çalışmada öğretmen-öğrenci etkileşimi ile öğrenci yılmazlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde eğitim-öğretim hayatlarına devam eden 962 ortaokul 8. Sınıf öğrencisinden veriler toplanmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu (KBF), Öğretmen Öğrenci Etkileşim Ölçeği (ÖÖEÖ) ile Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (ÇGPSÖ-12) kullanılmıştır. Değişkenlerin, demografik değişkenlere göre farklılaşma durumunu belirlemek için bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) kullanılmıştır. Değişkinlerin birbirleri ile ilişkisini tespit emek için Pearson korelasyon katsayısına bakılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yılmazlık düzeyi, doğum sırasına göre anlamlı şekilde farklılık göstermektedir. Memnuniyet puanları cinsiyete ve sanat/spor ile ilgilenme durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmaktadır. Araçsal yardım puanları cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Çatışma puanları öğrencilerin cinsiyetine ve sanat/spor ile ilgilenme durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermektedir. Yılmazlık ile memnuniyet arasında pozitif yönlü orta düzey ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Yılmazlık ile araçsal yardım arasında düşük düzeyde pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişkinin var olduğu görülmektedir. Yılmazlık ile çatışma boyutu arasında ise negatif yönlü zayıf düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.