Theses supervised by Doç. Dr. Serkan Zengin
10 theses · Ağrı İbrahim Çeçen University, Amasya University
Lisanslı sporcular ile sedanter bireylerin dijital oyun bağımlılığı açısından karşılaştırılması (Ağrı ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; spor lisansı bulunan ve bulunmayan 10-16 yaş arası bireylerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın evreni Ağrı ilinde bulunan 10-16 yaş arası bireylerden oluşmakta ve bu evrenden seçkisiz örneklem yöntemiyle belirlenen 420 birey araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Nicel bir araştırma türü olan genel tarama yöntemiyle yapılan bu çalışmada Kişisel Bilgi Formu ve Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği" kullanılarak spor lisansı bulunan ve bulunmayan bireylerin dijital oyun bağımlılık düzeylerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 24.0 paket programıyla yapılmıştır. Analizlerde aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS), bağımsız örneklemler için t Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre spor lisansı bulunma durumu ile dijital oyun bağımlılık düzeyi arasında spor lisansı bulunmayan katılımcılar lehine anlamlı farklılık olduğu, yani spor lisansı olmayan katılımcıların dijital oyun bağımlılık düzeylerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Ayrıca dijital oyun bağımlılık düzeyi ile araştırmaya katılan bireylerin cinsiyetleri, yaşları, kardeş sayıları, anne eğitim düzeyleri, oyun oynarken kullanılan teknolojik araç, günlük oynan oyun miktarı arasında anlamlı farklılık olduğu; baba eğitim düzeyi arasında ise anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir.
Uzaktan eğitim sonrası öğrenci davranışlarına yönelik beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırma ile uzaktan eğitim sonrası okullarda yüz yüze eğitimin başlaması ile birlikte COVİD-19 pandemisinin ve uzaktan eğitim sürecinin öğrenciler üzerinde getirmiş olduğu olumsuzlukları tespit etmek ve olası çözüm önerilerini ortaya koymak amacıyla beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin uzaktan eğitim sonrası öğrenci davranışlarına ilişkin görüşlerini ve olası çözüm önerilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma kapsamında yapılmış ve nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni çerçevesinde düzenlenmiştir. Araştırmada yer alan çalışma grubunu belirlemek amacıyla amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan toplam 20 beden eğitimi ve spor öğretmeninden meydana gelmektedir. Araştırma verileri araştırmacılar tarafından oluşturulmuş, 5 ana başlık ve 18 alt başlık altında toplam 23 maddeden oluşan ve açık uçlu soruları içeren yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Toplanan veriler betimleyici bakış açısına göre analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde katılımcılar davranış kavramını sırasıyla; eylem, öğrenilmiş bilgileri hayata aktarılması, kişiye özgü özellik tepki ve bireylerin takınmış olduğu rol şeklinde ifade etmişlerdir. Araştırmanın ikinci sorusuna yönelik bulgular analiz edildiğinde katılımcılar öğrencilerdeki davranış değişikliklerini; fiziksel, bilişsel, sosyolojik, psikolojik, davranışsal ve öğretmen başlıklı temalar altında ifade etmişlerdir. Buna göre katılımcılar öğrencilerdeki davranış değişikliklerini; kilo almada artış, hareketsizlikte artış, akademik başarıda azalma, becerileri zihinsel tasarlamada zorlanma, bireyselleşmede artış, empati eksiliği ve bencillikte artış, hazır ve yağlı gıdalar tüketme, öğün atlama, küfürlü ve argo konuşma da artış, teknoloji bağımlılığında artış, motivasyon kaybı, enerji ve zaman kaybına neden olma şeklinde ifade etmişlerdir. Katılımcıların davranış değişikliklerine yönelik olası çözüm önerilerini ise aynı temalar altında; okul spor faaliyetleri arttırılmalı, her çocuğun mutlaka bir spor dalına yönlendirilmesi, karmaşık oyunlar oynatılmalı, farklı öğretim yöntemleri kullanılmalı, takım sporlarına yönlendirilmeli, okul içi turnuvalar düzenlenmeli, öğrenciler yakından tanınmalı, sporun iyileştirici gücünden yararlanılmalı, beslenme eğitimleri verilmeli, öğün atlatılmamalı, hedef belirlemelerine yardımcı olunmalı, ailenin bilinçlendirilmesi, diyalog kurulmalı ve bireysel görüşmeler yapılmalı şeklinde sıralamışlardır. Sonuç olarak COVİD-19 pandemisi dönemindeki uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin ev ortamında uzun süre hareketsiz bir yaşam sürmeleri ve günün büyük bir kısmını bilgisayar başında geçirmeleri, sosyal medyadaki olumsuz davranış örnekleri, hastalığa yakalanma ve yakınlarını kaybetme korkusu, beslenmedeki yanlışlıklar onların fiziksel, sosyolojik, psikolojik, bilişsel ve davranışsal olarak bir takım olumsuz davranışlar geliştirmelerine sebep olmuştur. Yüz yüze eğitim başladığında da bu olumsuz davranışlar onların okul ortamına alışmakta zorlanmasına ve aynı zamanda öğrenciler, öğretmenler, veliler, eğitim ve öğretimin amaçlarının gerçekleştirilmesi açısından sorun oluşturmaya başlamıştır. Öğrencilerdeki bu olumsuz davranışların iyi yönde değişebilmesi için de beden eğitimi ve spor etkinliklerinin iyileştirici ve rehabilite edici özelliğinden mümkün olduğunca fazla yararlanılması, öğrencilere rehberlik edilmesi, diyalog kurulması, teknolojinin yararlı kullanımı konusunda eğitimler verilmeli, öğretmenler arası ve okul aile işbirliğinin arttırılması önerilmektedir.
Okul sporları müsabakalarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik ilgi ve yatkınlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, okul sporları müsabakalarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik ilgi ve yatkınlıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini ortaokul düzeyinde okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrenciler oluştururken, örneklemini basit rasgele örneklem belirleme yöntemi ile belirlenen ve istekli olarak araştırmaya dahil edilen 1299 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla 3 bölümden oluşan araştırma formlarından faydalanılmıştır. Formun birinci bölümünde ortaokul öğrencilerinin demografik bilgilerini öğrenmeyi amaçlayan soruların yer verildiği, ikinci bölümünde ortaokul düzeyindeki çocukların beden eğitimi dersine yönelik yatkınlıklarını tespit edebilmek amacıyla Öncü, Gürbüz, Küçük-Kılıç ve Keskin'in (2015) Türkçe 'ye uyarladığı Beden Eğitimi Yatkınlık Ölçeği ile Uğraş ve Temel (2020) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi ve Spor Dersine İlgi Ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiş ve yapılan analizler sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik ilgi ve yatkınlıklarının orta seviyenin üzerinde olduğu saptanmıştır. Kız ve erkek öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik yatkınlık ve ilgi düzeylerinin erkek öğrencilerin daha yüksek olduğu, yaş ve sınıf düzeyi arttıkça öğrencilerin beden eğitimi dersine ilişkin yatkınlık ve ilgi seviyelerinin azaldığı, ailesinde spor ile ilgilenen birey bulunması, okul sporlarında yer aldığını ve bir spor kulübünde lisanslı sporcu olduğunu belirten katılımcıların yatkınlık ve ilgi düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anne ve babası önlisans, lisans ve lisansüstü olan öğrencilerin öz-yeterlilikleri daha yüksek olduğu tespit edilirken yine spor yaşı 1 yıl ve daha az olan öğrencilerin tutum ve öz yeterliliklerinin diğer öğrencilere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Spor türü ve gelir düzeyi değişkenine göre elde edilen puanlar arasında anlamlı fark bulunamamıştır.
Fiziksel aktivitelere katılan ve katılmayan ortaöğretim öğrencilerinin öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Fiziksel aktivite ve spor yapmanın insan hayatına etkisinin her geçen gün arttığı görülmektedir. Bedendeki stresin uzaklaştırılması, bedensel ve psikolojik sağlamlığın arttırılması, öz-yeterliğin gelişimi için büyük bir rol oynadığı düşünülmektedir. Fiziksel aktivite ile sosyalleşen insanların sporun duygusal, fiziksel ve zihinsel anlamda rahatlatıcı etkisi de göz önüne alınarak yapılan bu çalışmanın amacı; Ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktivitelere katılımlarının öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlıklarına etkilerinin farklı değişkenlere göre incelenmesidir. Betimsel tarama modeli uygulanan araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 Eğitim ve Öğretim yılında Ordu İli Ünye ilçesinde öğrenim gören ortaöğretim öğrencileri oluştururken örneklemi ise basit örneklem belirleme yöntemi ile belirlenen %68,2'si (546) kız, %31,8'i (255) erkeklerden oluşmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacı ile üç bölünden oluşan araştırma formu kullanılmıştır. Formun birinci bölümünde ortaöğretim öğrencilerinin demografik bilgilerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, ikinci bölümde Telef ve Karaca (2012) tarafından ''Çocuklar İçin Öz-yeterlik Ölçeği'' ve üçüncü bölümde ise Arslan (2015) tarafından ''Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi SPSS 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan veriler normal dağılıma uygun olduğundan dolayı parametrik analiz yöntemleri tercih edilmiştir. İki kategorili demografik değişkenlere göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Independent Samples T Test kullanılırken, ikiden fazla kategorili demografik değişkenlere göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında One Way ANOVA analizi kullanılmıştır. ANOVA analizinde PostHoc test olarak Tukey kullanılmıştır. Ölçek puanlarının arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson Korelasyon analizi, öz-yeterliğin psikolojik sağlamlığa etkisinin incelenmesinde ise Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, öğrencilerin öz-yeterliklerinin öğrencilerin cinsiyet, yaş, okul türü, sınıf düzeyi, fiziksel aktiviteye katılma durumları, fiziksel aktiviteye katılma sıklığı, akademik başarı durumu ve ailelerin ekonomik durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark bulunurken, spor branşı türüne göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarının öğrencilerin cinsiyet, yaş, okul türü, fiziksel aktiviteye katılma durumları, spor branşı türüne göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark bulunamazken, sınıf düzeyi, fiziksel aktiviteye katılım sıklığı, akademik başarı durumu ve ailelerin ekonomik durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark bulunmuştur. Son olarak, öz-yeterlik ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan analiz sonucunda istatistiksel açıdan pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
12. sınıf öğrencilerin fiziksel aktiviteden keyif alma durumlarına göre eğitim streslerinin değerlendirilmesi(Amasya ili suluova ilçesi örneği)
Yapılan bu çalışmada ortaöğretim öğrencilerinin fiziksel aktiviteden keyif alma durumları ile eğitim streslerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Amasya ilinin Suluova ilçesinde yer alan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 454 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Kişisel Bilgi Formu", "Eğitim Stresi Ölçeği" ve "Fiziksel Aktivitelerden Keyif Alma Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programında Independent Samples T Test, One Way ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğrencilerin orta düzeyde eğitim stresi yaşadıkları bulunmuştur. Öğrencilerin fiziksel aktiviteden keyif alma düzeylerinin ise orta seviyenin üstünde olduğu görülmüştür. Öğrencilerde okul stresinin cinsiyet, okul türü, aile aylık gelir düzeyi, sporla ilgilenme durumu ve haftalık fiziksel aktivite sıklığı ve ortaöğretim başarı puanı değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<0.05). Öğrencilerin fiziksel aktiviteden keyif alma düzeylerinin cinsiyet, okul türü, sporla ilgilenme durumu ve haftalık fiziksel aktivite yapma süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). Bunun yanında öğrencilerin fiziksel aktiviteden keyif alma durumları ile eğitim stresleri arasında anlamlı ilişki olmadığı bulunmuştur (p>0.05). Sonuç olarak, ortaöğretim öğrencilerinde fiziksel aktiviteden keyif almanın eğitim stresini etkilemediği söylenebilir.
Beden eğitimi dersinde sportmenlik davranışları (Samsun ili/Havza ilçesi örneği)
Bu araştırma, 2022- 2023 yılında eğitim gören 5.6.7 ve 8. sınıf düzeyindeki ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor derslerinde sergilemiş oldukları sportmenlik davranışlarını demografik değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin sergiledikleri sportmenlik davranışlarının demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini Samsun ili, Havza ilçesi sınırları içerisindeki Havza Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ortaokullarda öğrenim gören ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu, Samsun ili Havza ilçesindeki ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler arasından, tesadüfî örneklem yolu ile seçilmiştir. Bu kapsamda dört ortaokulda eğitim alan 1047 (535 erkek, 512 kız) öğrenci çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmayla ilgili verilerin toplanmasında yedi demografik sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve Koç (2013) tarafından geliştirilen Beden Eğitimi dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği (BEDSDÖ) kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verileri normal dağılıma uygun olduğundan dolayı parametrik analiz yöntemleri tercih edilmiştir. İki kategorili demografik değişkenlere göre ölçek puanlarının kıyaslanması amacıyla IndependentSamples T-test, ikiden fazla kategorili demografik değişkenlere göre ölçek puanlarının kıyaslanması amacıyla da OneWay ANOVA analizi kullanılmıştır. Ölçek alt boyut ve toplam puanlarının asındaki ilişkinin incelenmesinde ise Pearson Korelâsyon analizi kullanılmıştır. Tüm analizlerde p<0,05 anlamlılık düzeyi ölçüt olarak alınmıştır. Cinsiyete göre sportmenlik davranışlarını sergilemede kızların erkeklere göre daha yüksek düzeyde sportmenlik davranışlarını gösterdikleri; yaşa göre sportmenlik davranışını ortaya koyma düzeylerinde, ölçeğin PDS alt boyutunda 11-12 yaş gruplarının, 13-14 yaşa göre daha pozitif davranışlar gösterdikleri, NDK alt boyutunda yaşların belirleyici rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Ortaokul öğrencilerinin PDS alt boyutunda yatılı bölge ortaokulu öğrencilerinden; NDK alt boyutunda ise tümünden daha pozitif davranışlar sergiledikleri sonucuna varılmıştır. Sınıf değişkenine göre 5.sınıfların diğer sınıflara göre daha sportmence davranışlar gösterdikleri sonucuna varılmıştır. Araştırmada kulüp adına müsabakaya katılmasının sportmence davranmalarına etkisinin olmadığı fakat sportmence olmayan davranışlardan kaçındıkları sonucuna varılmıştır. Sportmenlik davranışlarını sergilemede ilgilenilen spor türünün belirleyici olmadığı sonucuna varılmıştır. Aile gelir durumunun ise, PDS düzeyine etkisinin olmadığı, geliri 5001-10000TL olan öğrencilerin, geliri 10001-15000TL olanlara göre NDK düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine ilişkin tutumları ile okula aidiyet duygusu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ile okula aidiyet duyguları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ordu ili Korgan ilçesindeki kamuya ait dokuz tane ortaokulun 5.6.7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören 465 erkek 515 kız olmak üzere toplam 980 öğrenci katılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analiz işlemleri için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Ölçek verilerinin güvenilirlik düzeyinin belirlenmesinde Cronbach's Alpha iç tutarlık katsayıları incelenmiştir. Cinsiyet, okul türü ve okul takımında yer alma durumuna göre ölçek puanlarının kıyaslanmasında Independent Samples T test kullanılırken, okula aidiyet düzeyinin beden eğitimi ve spora yönelik tutum üzerindeki etkisinin incelenmesinde Çoklu Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin beden eğitimi ve spora yönelik tutum düzeyleri ile okula aidiyet düzeyleri arasında, beden eğitimi ve spora yönelik tutum düzeyleri ile toplam okula psikolojik aidiyet düzeyleri arasında pozitif ve orta düzeyin altında anlamlı ilişki olduğu, beden eğitimi ve spor dersi tutum düzeyleri ile reddedilme hissi düzeyleri arasında negatif ve orta düzeyin altında anlamalı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yaptığımız bu çalışmada öğrencilerin eğitim gördükleri sınıfa göre okula aidiyet ölçeğine baktığımızda anlamlı olduğu 7. Sınıf öğrencilerinin okula aidiyet düzeylerinin diğer sınıflara göre yüksek olduğu görülmüştür. Beden eğitimi ve spora yönelik tutum ölçeği ile okula aidiyet ölçeklerinin ikisinde de not ortalaması yüksek olan öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarının yüksek olduğu ve bu durumunda okullarına olan aidiyetlerini pozitif yönlü etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından elde edilen verilere göre Beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumunun artmasıyla okula duyulan aidiyetin arttığı, reddedilme hissinin ise azaldığı görülmektedir.
İlköğretim 2.kademedeki hentbol sporcularının core antrenman performanslarının incelenmesi
Bu çalışmada, ilköğretim 2.kademedeki hentbol sporcularına uygulanan core antrenmanın sporcu performanslarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Amasya'da bulunan Mehmet Çelebi Ortaokulu, Şehit Recep İnce İmam Hatip Ortaokulu ve Atatürk Ortaokulundaki 24 erkek 24 kız hentbol sporcusu oluşturmaktadır. Çalışma grubunu erkeklerde deney grubu (DG) 12, kontrol grubu (KG) 12 ve kızlarda deney grubu (12), kontrol grubu (12) oluşturmaktadır. Deney grubunda yer alan erkek ve kız hentbol sporcularına hentbol antrenman programının yanı sıra 12 hafta boyunca haftada 3 gün core antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol gruplarına ise hentbol antrenman programı uygulandı. Tüm sporculara ön test ve son test aşamasında boy, kilo, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30 metre sprint, sağlık topu atma, esneklik, mekik koşusu, v-cut koşu ölçümleri yapıldı. Araştırma verileri, tanımlayıcı istatistiklerin yanında eşleşmiş gruplarda ANOVA testiyle ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. İstatistiksel analiz sonuçlarına göre deney grubunda durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30 metre sprint, esneklik, mekik koşusu ve v-cüt koşu değişkenlerinde anlamlı fark bulundu (p<0,05). Sağlık topu atma değişkeninde ise anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kontrol grubunda da durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30 metre sprint, esneklik, mekik koşusu ve v-cüt koşu değişkenlerinde anlamlı fark bulundu ( p<0,05 ). Deney grubunda olduğu gibi kontrol grubunda da sağlık topu atma değişkeninde anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Deney grubu ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunan değişkenlerde (durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30 metre sprint, esneklik, mekik koşusu ve v-cut koşu) core grubu çalışması yapan sporcuların lehine sayısal veriler daha olumludur. Sonuç olarak ilköğretim 2.kademedeki hentbol sporcularına uygulanan core antrenmanlarının çocukların kuvvet, sürat, çabukluk, çeviklik ve esneklik performanslarına etkisinin olduğu fakat cinsiyetin bu parametreleri etkilemediği sonucuna varılmıştır.
Beden eğitimi ve farklı branşlardan öğretmen adaylarının eğitim inançları ile dönüt düzeltme algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmen adayları ile diğer branş öğretmen adaylarının eğitim inançları ile dönüt düzeltme algıları arasındaki ilişkileri cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi ve branş değişkenleri bağlamında incelemektir. Araştırmada nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören ve farklı branşlara mensup öğretmen adayları oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde "Eğitim İnançları Ölçeği" ve "Dönüt Düzeltme Algısı Ölçeği" kullanılmış, veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, cinsiyet değişkeninin dönüt düzeltme algısı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı; ancak eğitim inançlarında farklılaşmalara neden olduğu saptanmıştır. Kadın öğretmen adaylarının ilerlemecilik ve varoluşçuluk inançları, erkek öğretmen adaylarının ise esasicilik inancı daha yüksek bulunmuştur. Yaş ve sınıf düzeyi değişkenleri hem eğitim inançları hem de dönüt düzeltme algısında anlamlı etkiler göstermektedir. Yaş ve sınıf düzeyi arttıkça ilerlemecilik, varoluşçuluk ve dönüt düzeltme algısı yükselirken, esasicilik inancı azalmaktadır. Branş değişkeni yalnızca eğitim inançları boyutlarında etkili olmuş; beden eğitimi öğretmen adaylarının esasici, diğer branşların ise daha varoluşçu eğilim gösterdiği gözlenmiştir. Dönüt düzeltme algısının, eğitim inançları üzerindeki yordayıcılığı incelendiğinde en yüksek yordayıcılığın ilerlemecilik (%39) ve varoluşçuluk (%32) inançlarında olduğu tespit edilmiştir. Esasicilik tekli analizde yordayıcı bulunmazken çoklu analizde anlamlı hale gelmiştir. Eğitim inançlarının dönüt düzeltme algısı üzerindeki toplam etkisi istatistiksel olarak anlamlıdır ve bu değişkenler birlikte dönüt algısının yaklaşık %45'ini açıklamaktadır. Ayrıca, cinsiyet, branş ve sınıf düzeyi etkileşimlerinin birlikte değerlendirildiği analizlerde, eğitim inançları ve dönüt düzeltme algısı üzerinde anlamlı çoklu etkiler gözlenmiştir. Bu bulgular, öğretmen adaylarının mesleki inançlarının ve dönüt süreçlerine yaklaşımlarının bireysel ve bağlamsal değişkenlere bağlı olarak şekillendiğini göstermektedir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, öğretmen yetiştirme programlarında çağdaş eğitim inançlarını destekleyen içeriklere ve etkili dönüt stratejilerine daha fazla yer verilmesi önerilmektedir.
Spor yapan ve yapmayan lise öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimleri ile iletişim becerilerinin incelenmesi
Bu çalışma spor yapan lise öğrencileriyle spor ile ilgilenmeyen lise öğrencilerinin liderlik yönelimlerinin ve iletişim becerilerinin belirlenmesi amacını taşımaktadır. Araştırma evrenini Ankara ilinde eğitim gören lise öğrencileri oluşturmakta olup örneklemi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Anadolu Lisesi ve Çok Programlı Anadolu lisesi gibi okullarda eğitim gören ve kolayda örnekleme yöntemiyle çalışmaya dâhil edilen 630 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada veriler anket yöntemiyle toplanmış, toplanan verilerin analizinde bağımsız iki grup arasında anlamlı farkın olup olmadığının belirlenmesine ilişkin iki bağımsız grup arasındaki farklılıkları belirlemek amacıyla bağımsız örneklem t testi uygulanmış, ikiden fazla grup arasındaki anlamlı farklılıkları incelemek içinse tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ulaşılan sonuçlar öğrencilerin çok yönlü liderlik yönelim ve iletişim becerileri düzeylerinin spor yapma durumlarına göre anlamlı şekillerde farklılaştığı ve spor yapan öğrencilerin yapmayanlara göre çok yönlü liderlik yönelimleri ve iletişim becerileri düzeylerinin yüksek olduğunu göstermektedir. Çalışmada ayrıca çok boyutlu liderlik yönelimleri ile iletişim becerileri düzeyi arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişki ortaya çıkmış ve çok boyutlu liderlik yönelimlerinin iletişim beceleri düzeyini etkilediği belirlenmiştir. Genel olarak, literatürün çoğunluğu mevcut çalışmanın bulgularını desteklemekte ve çok boyutlu liderlik yönelimleri sergileyen liderlerin daha güçlü iletişim becerilerine sahip olma eğiliminde olduğunu öne sürmekte ancak bu iki yapı arasındaki ilişkinin çeşitli bağlamsal ve bireysel faktörlerden etkilenebileceğini ve bu ilişkinin nüanslarını ve sınır koşullarını tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmek önemlidir. Sporun öğrencilerin liderlik ve iletişim becerilerini geliştirmedeki olumlu etkisi göz önünde bulundurularak, okullarda spor aktiviteleri daha fazla teşvik edilerek desteklenebilir. Ayrıca eğitim müfredatına liderlik ve iletişim becerilerini artıracak etkinlikler ve programlar entegre edilebilir.