Theses supervised by Doç. Dr. Şükrü Özen

12 theses · Başkent University, Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Örgüt adlarının eşbiçimliliği: Ankara'daki eczane adları üzerine kurumsal bir inceleme

Değişimlerin sürekli olduğu ve giderek hız kazandığı günümüzde, örgütlerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için değişen koşullara uyum sağlamaları kaçınılmaz olmuştur. Kurumsallaşma yaklaşımı, örgütlerin varlıklarını devam ettirmeleri ve başarılı olabilmeleri için çevre faktörünün önemini belirtmiştir. Kurumsal çevre toplum tarafından kabul görmüş, benimsenmiş normlar, kurallar, yapılar ve uygulamalardan oluşur.Örgütler varlıklarını sürdürmek için meşru görünmek isterler. Bu nedenle, örgüt yapılarını, sosyal sistemlerle yapılandırılan normlar, değerler, inançlar ve açıklamalar doğrultusunda, arzu edilen, uygun, kabul edilir duruma geitrmeye çalışırlar. Örgütler, sadece verimli olmakla kalmayıp, kurumsal çavrenin dayattığı kurallara ve normlara uyum sağlarlar. Sosyal çevre beklentilerine uyum gösteren örgütler, meşruiyetlerini ve varlıklarını sürdürme şanslarını artırırlar.Aynı örgütsel alanda bulunan örgütler aynı ortak değerlere sahip olan çevre beklentilerine göre yapı oluşturduğundan, yapı ve işleyişleri açısından birbirlerine benzerler. Bu benzeşme kavramı kurumsal eşbiçimlilik olarak adlandırılır. Kurumsal aşbiçimlilik örgütler arası yükselen benzerliğin meydana geliş biçimini ve benzerliği etkileyen güçleri açıklar.Dışsal faktörklere uyum gösteren örgütler, meşruiyet kazanırlar ve çevre desteğiyle birlikte varlıklarını sürdürürler. Meşruiyet kazanan örgütler ise, sosyal çevrenin beklentilerine uyumlu bir kimlik kazanmaya çalışırlar.Örgütlerin kendilerine bir kimlik edinmelerindeki amaç, bir yandan bulunduğu çevre tarafından kabul görme, diğer yandan, diğer örgütlerden kendisini farklılaştırma, tanınırlığını ve bütünlüğünü sağlamaktır. Belli logolar, renkler, örgüt adı, davranış tarzları ve iletişim yöntemleri ile kendilerine has, kendilerini diğerlerinden ayırt eden bir takım farklılıklar ortaya koyarak, hem kendi içlerinde bir bütünleşme duygusu oluştururlar hem de çevre tarafından benimsenen bir imaja sahip olurlar.Bu araştırmada, örgütsel kimliğin simgesel bir unsure olan örgüt adları ele alınmıştır. Örgüt adları, örgütlere kurumsal alanda yer edinmesi ve anlam kazandırmasının yanında, kalite, fiyat ve hizmet gibi unsurları içine alarak rekabet ortamında ayırt edici özellikler elde etmelerini sağlar. Böylece örgütler isimleri ile, kendileri için kültürel açıdan çok önemli olan imajlarını simgeselleştirir ve anlam kazandırırlar.Kurumsal kuram meşruiyet tanımı yaparken, bireylerin örgütü kavrayışının önemini belirtmiştir. Diğer taraftan, eşbiçimlilik gösterme ve devamında meşruiyet kazanmanın detayında, örgütsel kimliğin bir unsure olan örgüt adları da kendi içerisinde meşruiyet kazanma adına eşbiçimlilik gösterirler. Burada bahsedilen olgu simgesel eşbiçimliliktir. Simgesel eşbiçimlilik, aynı kurumsal alanda, örgütlerin benzer simgesel niteliğe sahip olmaları ve sonrasında homojenlik göstermeleridir.Bu çalışma, örgüt kimliğinin simgesel bir unsure olan örgüt adlarının, kurumsallaşma ve meşru olma adına eşbiçimlilik gösterdiği tezini savunmaktadır. Bu temel tez sınanmak üzere, niceliksel araştırma yapılmıştır. Bunun için Ankara'da bulunan 1342 eczane adları kullanılmış ve eczane adlarının tür (kaynak) olarak bazı kalıplar içerdiği (yerleşim yeri, ad-soyadı, sağlık ve soy gibi) gözlenmiştir.Kurumsal teorinin temel tezlerinden biri örgütlerin kurumsal çevreye uyum göstermeleri ve paydaşların gözünde kendilerini meşrulaştırma, onlar tarafından kabul görme güdüsünün olduğudur. Belirtilen sosyal çevre beklentileri ile örgütler meşru olmak adına eşbiçimlilik gösterirler. Çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bulgular bu görüşü desteklemiştir. Yapılan çalışmanın sonucunda elde edilen sonuçlar, kurumsal teorinin temel tezini destekler nitelikltedir. Buna göre, Ankara'da belli yerleşim yerlerinde, eczane adlarına ilişkin simgesel eşbiçimlilik gözlenmiştir.

AdlarAnkaraEczaneler+8
Rabia Arzu Kalemci
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk iş sistemindeki değişimin holdingler arası işbirliğine etkisi

Bu çalısmada, bir ülkenin kurumsal baglamındaki degisimlerin is sistemi özelliklerine yansıma derecesine iliskin ortaya atılan sıkı-sistem ve gevsek-sistem tezleri sınanmaktadır. Sıkı-sistem tezine göre, kurumsal baglamdaki degisimlere paralel olarak is sistemi özellikleri degisirken, gevsek-sistem tezinde böyle bir zorunluluk yoktur. Çalısmada bu tezler, 1990 sonrasında ekonomik sistemde yasanan degisime baglı olarak Türk is sisteminin önemli ekonomik aktörleri olan holdingler arası isbirliginin ne ölçüde degistigi incelenerek sınanmaktadır. Çalısmada öncelikle, kurumsal baglamdaki degisimler devletin ekonomide oynadıgı rol ve finans sistemi açısından incelenmis ve Türkiye'deki kurumsal baglamın, devletin daha çok düzenleyici ve koordine edici bir görev üstlendigi ve banka kredilerinin yanı sıra sermaye piyasasının da bir finansman aracı olarak ortaya çıktıgı baglama dönüstügü saptanmıstır. Buna paralel olarak 1993-2006 yılları arasında 18 holding bazında yapılan inceleme ise konsorsiyum olusturma, ortaklık kurma, ortak yatırıma gitme, karsılıklı hisse senedi alımı, birlesme ve lisans anlasmaları açısından holdingler arası isbirliginin, kriz dönemlerinde düsmekle birlikte genel olarak arttıgı saptanmıstır. Ancak bunun yanı sıra, holdinglerin farklı sektörlere girerek olusturdugu örtük isbirliginin zaman içerisinde azaldıgı gözlenmistir. Holdinglerin bu davranıslarını biçimleyen en önemli kurumsal baglam özelliklerinin özellestirme ve ekonomik krizler oldugu saptanmıstır. Özellestirme holdingleri isbirligine yöneltirken, krizler isbirliginden uzaklastırmaktadır. Sonuçlar Türkiye'deki liberallesme deneyiminin holdingleri hem isbirligine giden hem de rekabet eden aktörlere dönüstürdügünü göstermektedir.

Begüm Akış
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel ağ düzeneğinin örgütsel alandaki çeşitlilik ve değişime etkisi: Çankırı örneği

Bu çalışma; büyüklük ve sektörel açıdan farklı olmalarına rağmen aynı coğrafi alanı paylaşan bir grup örgüt arasındaki ağ düzeneği yapısının çeşitli yapıları, süreçleri ve uygulamaları benimseme açısından eşbiçimlilik ve değişim düzeyine etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın teorik çerçevesi; sosyal ağ düzeneğinde yerleşik ilişkilere sahip örgütlerin bağlarının kuvveti, iç ve dış yapısal boşlukları doldurmaları, merkezi konumda bulunmaları ve güçlü (örgütsel ve politik) olmaları ile alandaki benzerlikler arasında ilişkiyi belirlemek amacıyla oluşturulmuştur. Yerel alanda faaliyet gösteren 39 firma yöneticisi ile yapılan mülakatlar sonucunda, ağ düzeneğinde örgütü merkezi konuma taşıyan, örgüte güç (örgütsel ve politik) sağlayan bağlara sahip örgütlerin örgütsel alanın çeşitlilik göstermesinde rol oynadığı bulunmuştur. Bu sonuçların aksine iç ve dış yapısal boşlukları dolduran örgütler, örgütsel alanda benzer yapı ve süreçlerin oluşmasına neden olmaktadır. Sosyal ağ düzeneğindeki kapalı ilişkilere sahip örgütlerin alanın eşbiçimlilik ve etkisi bulunmuş, ancak bu bağlara sahip örgütlerin diğer örgütlere benzeyip benzemediği net olarak belirlenememiştir. Bu araştırma, bir örgütün örgütsel ağ düzeneğindeki bağlarının özellikleri ve yenilikleri benimseme süreçleri arasındaki ilişkiyi anlamlı bulmuştur. Ancak bu ilişki şekli sosyal ağ düzeneğinde güçlü bağlara sahip olan, iç ve dış yapısal boşlukları dolduran ve örgütsel güçten kaynaklanan bağlara sahip örgütler için belirlenememiştir. Ağ düzeneklerinde politik güce sahip olan ve görece daha merkezde bulunan örgütler alanda değişimi önce benimseyenler olarak belirlenmiştir. Bu araştırma, örgütlerin sosyal ağ düzeneğindeki çoklu pozisyonlarının örgütsel alandaki eşbiçimlilik ve değişime etkisini de açıklamaktadır. Bu ilişki, örgütün alandaki davranışlarının normatif ya da taklide dayalı yaptırımlar içermesine göre farklılık göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Kurumsal teori, örgütsel ağ düzeneği, örgütsel eşbiçimlilik ve değişim.

AğlarDeğişimEşbiçimlilik+1
Ela Özkan Canbolat
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yer altı enerji kablolarının oluşturduğu manyetik alanların ekranlanması

Gelişen teknoloji ile birlikte günlük yaşamda kullanılan elektrikli cihazların sayısı artmakta ve buna bağlı olarak da şebekeden çekilen güç miktarı sürekli artmaktadır. Şebekeden çekilen gücün, dolayısıyla akımın artması, bu gücü taşıyan kablolar etrafında meydana gelen manyetik alan seviyelerinin de artmasına neden olmaktadır. Yerleşim alanlarında, özellikle kent merkezlerinde, enerji dağıtımında yer altı kablo hatlarının kullanımı her geçen gün artmaktadır. Enerji iletim hatları çevresinde manyetik alanlar meydana gelmekte ve artan enerji ihtiyacına paralel olarak oluşan yüksek manyetik alanlar insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Bu alanlar elektromanyetik girişim sonucunda hassas elektronik cihazlar üzerinde de bozucu etkiye neden olabilmektedir. Bu nedenle enerji dağıtım ağında kullanılan yer altı kablo hatları çevresinde oluşan manyetik alanların kontrolü önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışmada; yer altı kablo hatları ile elektrik dağıtımı sırasında oluşan manyetik alanların canlılar ve elektronik cihazlar üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek veya en aza indirmek maksadıyla başvurulan yöntemlerden olan, yer altı kablo kanallarının ekranlanması konusu araştırılmıştır. Uygulamada kullanılan standart kanal tipleri üzerinde düz levha ve ters U tipi elektromanyetik ekranlar teorik ve pratik olarak incelenmiştir. En uygun ekran tipi araştırılmıştır.

Niyazi İl
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Anahtarlamalı güç kaynaklarında elektromanyetik girişimin incelenmesi ve elektromanyetik girişim süzgeci tasarımı

Gelişen teknolojiyle birlikte neredeyse her cihazda kullanılan anahtarlamalı güç kaynaklarının muadillerine göre birçok avantajı vardır. Bu avantajların yanında anahtarlamalı güç kaynakları belli frekanslarda yapmış oldukları açma kapama işleminden dolayı iletimle yayılım yollu girişime sebep olurlar. Bu gürültünün azaltılması etkileşimde bulunan cihazlar için önem arz etmektedir. Bu tezde bir anahtarlamalı güç kaynağı örneği olan ATX güç kaynağının yaymış olduğu gürültünün tespit edilmesi için çalışmalar yapılmıştır. Öncelikle güç kaynağının iletim hatları CISPR 22 standardı çerçevesinde test edilmiştir. Oluşan gürültünün ortak mod ve fark mod bileşenlerine ayrılabilmesi için uygun gürültü ayırıcı devre tasarlanmıştır. Gerçekleştirilen gürültü ayırıcının başarılı bir şekilde çalıştığı ispat edildikten sonra güç kaynağı için ortak mod ve fark mod süzgeçlerini içine alacak bir elektromanyetik girişim süzgeci tasarlanmıştır. Gürültünün bastırılması için uygulanacak kesim frekanslarının belirlenmesinin ardından süzgeç tipinin kararlaştırılması ve süzgeç devresini oluşturacak devre elemanlarının değerleri hesaplanarak tasarım gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan süzgeç devresi benzetim ortamında kurulmuş ve analiz edilmiştir.

Samet Yalçın
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel amaçlı lineer makas kontrolü ve optimizasyonu

Günümüzde otomatik kontrole dayalı üretim, modern sanayinin temel yapıtaşıdır. Gelişen teknolojiyle beraber firmaların kaliteli, daha ekonomik ve seri bir şekilde imalat yapabilmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, endüstriyel otomasyon ve robotların kullanıldığı uzman sistemlere olan ihtiyaç artmaktadır. Seri malzeme üreticilerinin çoğunda halen son ürün ebatlama için dayama yöntemiyle hizalanan ürün durdurularak kesme işlemi yapılmakta ve kesim bittikten sonra arkadan ürün akmaya devam etmektedir. Bu şekilde üretimin zaman ve maliyet açısından ne kadar zarar getireceği aşikar olmakla birlikte hali hazırda kullanılan lineer makas uygulamalarının hala teknik altyapıdan uzak, yazılım ve elektronik kontrol donanımı bakımından eksik olduğu gözlemlenmiştir. Endüstride halen kullanılmakta olan lineer makas uygulamalarında öngörülen iki temel sorun bulunmaktadır. Bunlar; çıkan ürün boyunun hata oranının yüksek olması ve birim zamanda çıkan ürün sayısının az olmasıdır. Bu çalışmada; bu iki temel soruna yönelik araştırma yapılmış, hareket halindeki malzemelerin istenen boyutlarda en az hatayla otomatik olarak kontrollü bir biçimde kesilmesi için algoritma geliştirilmiştir. Programı yazılan makine uygulaması sanayide denenmiş ve +/- 0.2 mm boy hassasiyetle, emsallerine göre birim zamanda iki kat ürün çıkardığı görülmüştür.

Ozan Koşun
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat yapı malzemelerin elektriksel özelliklerinin belirlenmesi ve elektromanyetik ekranlama etkinliğinin incelenmesi

Son yıllarda hızla gelişen teknolojiye bağlı olarak elektromanyetik dalgaların kullanımı günden güne artmaktadır. Bundan dolayı elektromanyetik dalgaların oluşturduğu electromanyetik kirliliği,canlı üzerindeki etkileri ve bilgi güvenliği hakkında yapılan çalışmalar artmaktadır. Böylece inşaat yapı malzemelerin elektromanyetik dalgaları yutması ya da yansıtması önem çeken bir konu olmuştur. Bu çalışmada özellikle atık metal partiküllerin yapı malzemelerinde kullanılması ile oluşan yeni malzemelerin ekranlama etkinlikleri incelenmiştir. Bu amaçla kum yerine aynı hacim miktarların atık krom, çelik ve demir partikülleri kullanılarak 7 ayrı numune hazırlanmış ve ekranlama etkinlikleri ve dielektrik sabitleri değerlendirilmiştir. Yeni geliştirilen radar teknolojileri olsun yada gelişmekte olan GSM sektörü olsun çalışma alanları için 4.90-7.05 GHz aralığında araştırma ve geliştirme yapıldığı için ölçümler bu aralıkta yapılmıştır. Sonuç olarak %10 çelik partikülü içeren numune, %60 demir partikülü içeren numune den yaklaşık olarak 2 dB, hiçbir metal partikülü içermeyen numuneden ise 16 dB daha fazla yutma (soğurma) ekranlama etkinliği sağlamıştır.

Mehmet Çakır
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstriyel mikrodalga kaynaklara maruz kalan dokulara indüklenen elektromanyetik alanın ve sıcaklık artışının çözümlenmesi

Son yıllarda uydu yayın sistemleri, mikrodalga fırınlar, indüksiyon fırınları, polis ve ordu radar sistemleri, tıbbi görüntüleme gibi cihazların kullanımının hızlı bir şekilde artmasıyla insanlar sürekli elektromanyetik dalgalara maruz kalmaktadır. Özellikle endüstride kullanılan yüksek güçlü mikrodalga kaynakları insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturmaktadır. İndüksiyon fırını ve buna benzer cihazların gerek hatalı kullanımı gerekse cihazlarda meydana gelen kaçaklar nedeniyle cihazı kullanan kişinin beyninde, gözünde ve deri dokusunda ciddi hasarlar meydana gelebilmektedir. Bu çalışmada, endüstriyel mikrodalga kaynaklarının çalışma frekansları olan 915, 1800, 2100 ve 2450 MHz frekanslarında dokularda oluşan SAR değeri ve sıcaklık artışı, çok katmanlı doku modeli kullanılarak hesaplanmıştır. Analitik ve nümerik analizler, CST Microwave Studio ve MATLAB programları yardımıyla ayrı ayrı yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, güvenlik limit değerleriyle karşılaştırılmış ve limitlerin altında olduğu gözlemlenmiştir.

Tuğrul Aydoğmuş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Diferansiyel kuadratür metodunun elektromanyetik problemlere uygulanması

Bu çalışmada öncelikle problem çözümlerinde kullanılan bazı nümerik yöntemler tanıtılmış ve bu yöntemlerin tarihi gelişmeleri sırasıyla verilmiştir. Ardından diferansiyel alan hesabı metodu (DQM), polinom tabanlı diferansiyel alan hesabı metodu (PDQM) ve fourier açılımı tabanlı diferansiyel alan hesabı metodu (FDQM) açıklanmış ve diğer metotlara olan üstünlüklerine değinilmiştir. Birinci ve ikinci dereceden türevlerin ağırlık katsayıları hem PDQM hem de FDQM için hesaplanmıştır. Birçok elektromanyetik problemin matematiksel tanımını ifade eden iki boyutlu Helmholtz denkleminin çözümü PDQM ve FDQM yoluyla gerçekleştirilmiştir. Problemlerin analitik, PDQM ve FDQM çözümleri hesaplanmış ve karşılaştırılmıştır. Dalga sayısı ve düğüm sayısı sabitken problemler PDQM ve FDQM yoluyla çözülmüş ve karşılaştırılmıştır. Ardından düğüm sayısı sabitken dalga sayısı arttırılmış ve dalga sayısı değişiminin doğruluğa olan etkileri incelenmiştir. Bu çalışmadaki tüm hesaplamalara ait hazırlanan MATLAB kodları tezde ayrıntılı olarak sunulmuştur.

Ahmet Rıfat Görgün
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Elektromanyetik ekran verimliliğinin teorik ve deneysel incelenmesi

Ekranlama, elektronik cihaz ve sistemleri elektromanyetik girişime karşı koruma yöntemlerinden biridir. Elektromanyetik ekranlama genellikle elektromanyetik ışımaları azaltmak için kullanılır. Kutuların ekranlanması, kutuyu kutu üzerine gelen dalgalardan ve filtrelenen ışımalardan korumak için önemlidir. Açıklıkların dizaynı, ekranlanan kutunun daha iyi elektromanyetik ışıma ve hassasiyet kazanmasına doğrudan etki eder. Ekranlama içindeki açıklıklar, slotlar, kablo kayıpları, pratikte kullanımı uygun olmayan konnektör girişleri ve diğer parçalar, kutunun ekranlama verimini açık bir şekilde etki eder. Elektromanyetik ekran verimliliğinin incelendiği bu çalışmada endüstriyel cihaz ve sistemler için ekranlama açıklığı konusunda kullanılabilir sonuçlar elde etmek ve geniş band ekranlama verimini 100MHz-1GHz ile 6-13GHz aralığında incelemek amaçlanmıştır. 100MHz ile 1GHz arasındaki teorik ekranlama verimi ölçüm sonuçları ile karşılaştırılmıştır.

İ. Bahadır Başyiğit
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji nakil hatları çevresinde oluşan elektrik ve manyetik alanların yapay sinir ağları ile belirlenmesi

Bu tez çalışmasında, Enerji İletim Hatlarının çevresinde oluşan elektrik ve manyetik alanların belirlenebilmesi için yeni bir yaklaşım olarak Yapay Sinir Ağları kullanılmıştır. İlk olarak iletim hatları etrafında oluşan elektrik ve manyetik alan değerleri ölçülmüş, daha sonra Çok Katmanlı Yapay Sinir Ağı modeli kullanılarak enerji iletim hatları etrafında oluşan alan seviyeleri tahmin edilmiştir. Ayrıca elektrik ve manyetik alanların analitik hesabında sırası ile Yük Benzetim Yöntemi ve Biot Sawart Yasası kullanılmıştır. Çalışmada Türkiye de kullanılan tipik 31.5 kV, 154 kV ve 380 kV güç iletim hatları seçilmiştir. Bu hatların çevresinde oluşan elektrik ve manyetik alan seviyelerinin Yapay Sinir Ağı ile yüksek doğruluk da tahmin edilebileceği gösterilmiştir. Yıllık güç talebine bağlı olarak, bu güç hatları için alan seviyeleri hakkında yeni bilgilere ulaşılmıştır. Bu çalışma ile elde edilen sonuçlar, elektrik ve manyetik alanların biyolojik etkileri konusundaki araştırmacılara referans olacaktır.

Elektrik alanlarıEnerji iletim hatlarıHalk sağlığı+2
Evin Gizem Ögel
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Plazma tekniği ile kaplanmış katmanlı ekranların incelenmesi

Bu çalışmada elektronik aygıtlar üzerine olumsuz etkileri olan elektromanyetik girişimin engellenmesine yönelik, ekranlama ve ekranlama verimliliği konuları incelenmiştir. Katmanlı ekran yapılarını oluşturan kaplanmış ekran malzemeleri, kaplanmış malzemelerin oluşturdukları ekran yapıları ve bu yapıların bilgisayar ortamında modellenmeleri gerçekleştirilmiştir. Modellemelerin sağlıklı yapılabilmesi için düzlemsel dalga ve ekranlar üzerindeki açıklıkların ekranlama verimliliği üzerine etkileri de incelenmiştir.

Pınar Deniz Tosun
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00

Other supervisors