Theses supervised by Doç. Dr. Yunus Emre Tansü

16 theses · Gaziantep University

Master'sOpen AccessTR

Suriye olayları sonucunda oluşan göçün güvenlik stratejilerine etkileri

Göç olgusu yüzyıllardır uygarlıkların sürekli karşılaştığı ve çoğu zaman ciddi sonuçlara sebep olan olayları ifade eder. Pek çok sebepten dolayı yaşanan bu durum çeşitlerine göre ayrıldığı gibi etki alanlarına göre de ayrılmaktadır. Yüzyılımızda yaşanan ve en son göç olan Suriye göçü özellikle sınır komşularını etkilemiştir. Suriye ile sınır komşusu olan ülkelerden biri de Türkiye'yedir. Milyonlarca Suriyeli iç savaşın zorunlu kıldığı bu durum nedeniyle Türkiye'ye göç etmiştir. Uluslararası çapta yankı bulan bu durum sadece Türkiye'yi değil sınır komşusu olsun olmasın birçok ülkeyi etkilemiştir. Suriyeli göçü, sınır komşuluğu ve Avrupa üzerine geçiş konumunda olması dolayısıyla en çok Türkiye toplumunu etkilemiştir. Göçün getirmiş olduğu en büyük sorun ise göç edilen yerde güvenlik kaygısına sebep olmasıdır. Sınır güvenliğinin kaygısının yaşandığı bu savaş durumu göçle birlikte Türkiye içinde ekonomi, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlarda kaygı yaratmıştır. Ve göç olgusu bütünüyle her alanda değişimlere sebep veren bir hale gelmiştir. Sonuç olarak bu çalışma Suriye iç savaşının sebep olduğu göçü ele almakta ve göç edilen toprakların mülteciler karşısında izledikleri politikaları ele alarak göç olgusunun etki ettiği dinamikleri açıklamaya çalışmaktadır. Anahtar Kelimeler: Göç, Suriye, Mülteci, Güvenlik, Türkiye

Göç politikalarıGöçlerGüvenlik+7
Alattin Nasan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli sığınmacıların yerleşim bölgelerindeki güvenlik kaygıları ve uyum süreci Gaziantep örneği

Bu çalışmada Arap Baharı etkisiyle Suriye'de yaşanan iç savaş neticesinde zorunlu göçe maruz bırakılan Suriyeli sığınmacıların ülkemizde bulunmalarının hukuki statüleri, uluslararası göç kuramları ile birlikte ele alınmıştır. Suriye'de yaşanan iç savaşın başlaması ile birlikte neden sonuç ilişkisi içerisinde zorunlu göçün nedenleri açıklanmaya çalışılmıştır. Türkiye Suriye'de yaşanan iç çatışmalar neticesinde oluşan büyük göç dalgasının büyük kesimini kabul eden ülke konumunda olması sebebiyle büyük öneme sahiptir. Suriyeli sığınmacıların yerleşim bölgelerindeki güvenlik kaygıları ve uyum süreci araştırmanın temel konusudur. Sığınmacıların kentte yaşadığı sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunları ayrıntılı bir şekilde saha çalışmalarıyla birlikte incelenmiştir. Araştırmamızda çoktan seçmeli anket sorularıyla yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Anketin uygulanmasında 400 kişilik örneklem grubu belirlenmiş, veriler öncelikle Excel ortamına aktarılarak uygun biçimde SPSS analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir.

GaziantepGöçmenlerGüvenlik+2
Aytaç Önel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçünün Gaziantep şehrine sosyoekonomik ve sosyokültürel yansımaları

İnsanlık tarihi ile eşdeğer olan göç olgusu her çağda her milletin karşılaştığı bir durumdur. Sebeplerine göre değişiklik gösteren göç olgusu bireysel ve toplumsal çapta büyük etkilere sahip olmaktadır. Bu etkiler başlıca göç ettikleri toplumda siyasal politikaları, yerel kültürü, ekonomik sistemi ve toplum güvenliği gibi pek çok alana tezahür etmiştir. Yüzyılımızda Suriye'deki olaylar neticesinde yaşanan göç bu başlıca sorunları Türkiye topraklarına yansıtmıştır. Arap Baharı hareketlenmelerinin Ortadoğu ülkelerinde yayılmasıyla Suriye'nin hareketlenmelerden etkilenerek siyasal ve toplumsal tabanında çatışmalar yaşanması ülkede iç çatışma yaşanmasına sebep olmuştur. Bu çatışma sonrası milyonlarca insanın göç etmesi ile durum uluslararası bir krize dönüşmüştür. Türkiye'nin Suriye'ye sınır komşusu olması ve Avrupa ülkelerine girişte transit ülke aracı görmesi milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapmasına sebep olmuştur. Genelde Türkiye'nin özelde Gaziantep'in göçün yansımasını fazlasıyla yasadığı bu sorunları ele alan bu çalışmada ise genel olarak sığınmacıların bölgeye sosyokültürel ve sosyoekonomik yansımaları ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Göç, Gaziantep, Sosyoekonomik, Sosyokültürel, sığınmacı,

GaziantepGöçlerGöçmenler+5
Zekeriya Tiryaki
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti jandarması ve uluslararası jandarmalar ve askerî statülü kolluk kuvvetleri (FIEP)

Dünyadaki güvenlik algısı günümüzde değişim ve gelişimlerin etkisini sürekli bir dönüşüm ile zorunlu hale getirmektedir. Önceki dönemlerde çok dar bir şekilde değerlendirilme imkânı bulan mücadele esasları, ülkelerin oluşturduğu sınırların kapsam dışında kalmaları ile gerekli önemin verilmesi açısında zorunlu olmuştur. Bu yüzden güvenliğin nitelikli değişimi, her yerde suç işleyen ve suça teşvik edenlerle baş edebilme çalışmalarına yönelik yöntemlerin değişimi şart görülmüştür. Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti Jandarmasının, Ulusallar Jandarmalar ve Askeri Statülü Kolluk kuvvetlerindeki yeri, 15 Temmuz 2016 yılından sonraki süreçte Türkiye Cumhuriyeti Jandarmasının Uluslararası arenadaki diğer paydaş üyelerinin bağlılık durumu ve 21 yüzyılda Askeri Statülü Kolluk Kuvvetlerinin ' gerekliliğinin artacağı yönünde görüş sunmayı amaçlamıştır. Türk Jandarma teşkilatının yapısı ile FİEB üyesi ülkelerin askeri statülü kolluk kuvvetleri incelenmiş ve yeniden yapılandırılan Türk jandarma teşkilatının FİEB bünyesindeki paydaşları (Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz) ile yapısal, bağıllık gibi benzerlikleri, bulunduğumuz çağda özelikle gelişmiş olan ülkelerin daha çok etkileneceği anarşi, terör, yağma gibi olaylar da yerel Polis teşkilatının yetersiz olabileceği değerlendirilmiştir.

Askeri faaliyetlerAskeri teşkilatAskeri yapı+4
Mehmet Sarıoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz'de eksen değişiklikleri (Aktörler, sebepler, sonuçlar)

Türk Dış Politikası için Doğu Akdeniz bölgesinin tarih ve coğrafyası stratejik açıdan büyük bir öneme sahiptir. Geçmişten günümüze kadar olan dönemlerde Türkiye'nin Libya'nın iç kesimlerinde yaşayan topluluklar ile sıkı bağları bulunmaktadır. Bu yakın ilişkiler, Türkiye'nin bölgedeki gücünü korumasını sağlamaktadır. Doğal kaynakların keşfedilmesiyle birlikte bölgeye yakın olan topluluklar kendilerine avantaj sağlamaya başlamışlardır. Yaşanan gelişmelerle birlikte Libya'da bölgeye kıyısı olan ülkelerden biridir. Libya'da sorunların yaşanması ve ortaya çıkması sonucunda deniz hukukunda Libya'nın haklarının ihlal edilmesi ve Türkiye'nin gelişmeler sonucunda nasıl bir politika izleyeceği çalışmada başlıca ele alınacak konulardandır. Çalışmada Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Libya'ya karşı izlediği politikalar ele alınacaktır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikalarının belirlenmesi ve Türkiye Dış Politikasının izlenimleri ve yaşanacak eksen değişikliklerinin incelenmesidir. Anahtar Sözcükler: Akdeniz Politikaları, Doğu Akdeniz, Türkiye Dış Politika

Deniz hukukuDoğu AkdenizDoğu Akdeniz bölgesi+5
Yaser Çamurlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriye iç savaşının bölge halkına etkileri ve çözüm önerileri (Suriye'de Arap Baharı)

Ortadoğu'nun gidişatını tüm yönleriyle değiştiren bir kriz olarak tanımlanan Arap Baharı, 2011 yılından itibaren Arap ülkelerinde halkın ayaklanmalarına neden olarak ülkedeki birçok liderin ve yönetimin devrilmesine neden olmuştur. Halkın başlatmış olduğu bu ayaklanmalar büyüyerek devam ederek iç isyanlara dönüşmüştür. 7 yıldır bir türlü sonlandırılamayan iç isyanların en kanlı sahneleri ise Suriye'de yaşanmıştır. Ortadoğu'da tüm ezberleri bozan Suriye iç savaşı, bölgedeki terör örgütlerinin durumdan istifade ederek bölgedeki toprakları işgal etmelerine neden olmuştur. 2013 yılından itibaren Suriye iç savaşına dâhil olan terör örgütleri arasında Irak Şam İslam Devleti (İŞİD) ve Ad-Dawlah Al- İslamiyah Fil Irak Wa Ash-Sham (DEAŞ) gibi gruplar yer almaktadır. İŞİD terör örgütü bölgede kısa sürede yükselişe geçerek, jeopolitik olarak öneme sahip olan bölgeleri hâkimiyeti altına almayı başarmıştır. İŞİD terör örgütünün önemli liderlerinden olan Ebu Bekir El Bağdadi, 2014 yılında İslam Devleti'nin kurulduğunu açıklayarak halifeliğini ilan etmiştir. İŞİD'in hâkimiyetinde olan bölgelerde zamanla toplumsal sorunlar yaşanmakta olup, terör örgütünün yapmış olduğu şiddetsel yönetimle sonucunda yaklaşık 14 milyon insan bölgeden göç etmek zorunda kalmıştır. Anahtar Sözcükler: İŞİD, Ortadoğu, Suriye, Terörizm, Türkiye

Arap BaharıSavaşSuriye+4
Abdulhannan İbiş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mufarrec al-Kurub fi Ahbar Beni Eyyub tercümesi (Birinci cilt)

Mufarrec el-Kurub fi Ahbar Beni Eyyûb, Eyyûbi Devleti'nin kuruluşundan yıkılışına kadar tarihini ve olaylarını içeren bir kitap olup yazarı İbn Vasıl olarak bilinen Ebû Abdullah Muhammed bin Salem bin Nasrullah el-Mezanî el-Temimî el-Hamavî el-Şafiîdir. Eyyûbi Hanedanı sultanlarının haberlerini, faziletlerini ve menkıbelerini içermektedir. Bu kitap sadece Eyyûbi Devleti'nin bir dönemini ya da ilk yıllarını anlatan diğer kitaplardan farklı olarak Eyyûbi Devleti'nin tam ve eksiksiz tarihini kronolojik olarak aktaran nadide bir kitaptır. Eser, Eyyûbi soyunun nesebini Necmeddin Eyyûb ve kardeşi Esedüddîn Şîrkuhavî'yi anarak başlayıp 661 H. yılı olayları zikrederek bitmektedir. Bu kitabın bilinen yazılı nüshaları dört tanedir:

Mahmoud Ibrahim
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Afganistan'ın siyasi ve kültürel tarihi (Tarihi dönemlerin başlangıcından 1747 yılına kadar)

Afganistan stratejik coğrafi konumu itibariyle Orta Asya halklarının göç geçiş güzergahı, istilacıların hedef noktası, kültürel ve iktisadi ilişkilerin tarih boyunca en önemli kavşaklarından biri olmuştur. Geniş bir kültür yelpazesine sahip olan Afganistan, "dünyanın damı ve kalpgâhı" olarak adlandırılmaktadır. Jeopolitik açıdan stratejik önemi dikkat çekici olup, tarih boyunca dünyanın cazibe merkezlerinden biri olmuştur. Jeopolitik öneminden dolayı tarih boyunca küresel güç olma siyaseti güden ülke ve hükümdarlar Afganistan üzerinde kilitlenmiştir. Bu nedenle çok eski çağlardan beri defalarca istilaya maruz kalmıştır. Ülkenin tarihi boyunca ani ve radikal değişikliklerle farklı ideolojik yönetimleri yaşaması, Afganistan'ı farklı kılan özelliklerdendir. Afganistan, Ahmet Şah Dürrani'nin ilk Afgan devletini ilan ettiği 1747 yılına kadar Persler, Büyük İskender, Türk- İslam, Türk- Moğol toplululuklarının kurduğu devletlerin hakimiyetinde kalmıştır. Afganistan topraklarında hüküm sürmüş olan son Türk hükümdarı Afşar Nâdir Şah'tır. Bu çalışmada; tarihi dönemlerin başlangıcından 1747 yılına kadar Afganistan'ın tarihi şehirleri, demografik yapısı, Aryan teorisi, Persler dönemi, Büyük İskender dönemi, Türklerin bölgede hakimiyet kurmaları, İslam fetihleri, bölgede İslamiyet'in yayılmasından sonra gelişen siyasi olaylar, Türk-İslam, Türk-Moğol devletlerinin sosyo kültürel hayatı araştırılarak kaleme alındı.

AfganistanCoğrafi özelliklerEtnik yapı+7
Semra Çerkezoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de uyuşturucu madde kullanıcı profili ve uyuşturucu madde kullanımının genel güvenliğe etkisi

Uyuşturucu madde, günümüzde iç güvenlik problemini tetikleyen birden fazla suç unsurunun ana sorunlarından birisidir. İnsanların uyuşturucu madde kullanmaya başlamasında, birden fazla etken mevcuttur. Bunlara bakıldığı zaman ailevi problemler, arkadaş çevresi, merak duygusu, kendini yalnız hissetme duygusu, ekonomik problemler v.b. Fakat bu maddeye başaladıktan sonra kişi belli bir süre sonra bu maddenin giderek dozajını arttırmaya başlayarak kullanır ve daha sonra bu maddenin bağımlısı haline gelir. Uyuşturucu madde kullanan kişi tabiri caiz ise pimi çekilmiş bir el bombasına dönüşmektedir. Temel olarak kendinden başlayıp, ailesine, arkadaş çevresine ve ülke güvenliğini tehdit edecek bir seviyeye dönüşmektedir. Uyuşturucu madde kullanan kişi sadece uyuşturucu madde kullanma ile kalmayıp, bu maddenin etkisinden kaynaklı olarak birden fazla suça bulaşmaktadır. En basit suçlardan, en azılı suçlara kadar etkisini göstermektedir. Uyuşturucu madde kullanan kişinin vücudunda bir süre sonra madde etkisinden kaynaklı tembellik oluşur. Uyuşturucu madde kullanan kişi bu tembellikle hayatını idam ettirmek için gerekli olan ekonomik özgürlüğü kaybeder. Uyuşturucu madde temin etmek içinde bir ekonomik gelir lazım olduğu için, uyuşturucu madde etkisinde iken normal ekonomik özgürlüğünü kaybeden insan, bir de bu şekilde maddeyi temin edemediği için daha fazla ekonomik sıkıntı içerisine girecektir. Bu ekonomik gücü sağlamak için her türlü suça yönelecek, bir süre sonra ise bu suç türlerini alışkanlık haline getirecektir. İlk başlarda kendi ailesi, daha sonra yakın çevresi, bir sonraki adım olarak tanımadığı insanlara zarar vererek, uyuşturucu maddeyi temin etme yollarına yönelecektir. Toplum içerisinde dışlanmış bir birey olarak boy gösterecektir. Türkiye' de ise bu durumun yaşanmaması için eğitim kurumu başta olmak üzere çeşitli seminerler düzenleyerek, tedavi merkezleri oluşturarak ve kolluk kuvvetleri başta olmak üzere çeşitli kurumları seferber ederek, bu konu ile mücadele etmektedir. Hukuk önünde ise farklı kanun maddelerinde cezaların caydırıcılığı konusunda önlemler alınmaktadır. Uyuşturucu madde kullanımı asla tek başına bir suç değildir, birden fazla suçla bağlantısı mevcuttur.

Emre Koçak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'ye göç eden Suriyeli çocukların dil edinimi alanında hazırlanan lisansüstü tezler üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Türkiye'ye göç eden Suriyeli çocukların dil edinimi konusunda hazırlanan lisansüstü tezleri inceleyerek, bu alandaki akademik araştırmaların genel eğilimlerini, yöntemlerini ve bulgularını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Suriyeli çocukların Türkçe dil becerilerini edinme süreçleri, karşılaştıkları zorluklar ve dil politikalarının bu süreçteki etkileri, ilgili tezlerde sıklıkla ele alınan konular arasındadır. Yapılan araştırmalar, göç sürecinin getirdiği travmalar, kültürel uyum sorunları ve eğitim politikalarının dil edinimi sürecini nasıl etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte, Suriyeli çocukların hızlı bir şekilde iletişim becerilerini geliştirdiği, ancak akademik dil becerilerinde daha fazla desteğe ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. İncelenen tezler, Türkçe öğretiminde kullanılan yöntemlerin etkinliği, görsel ve işitsel materyallerin katkısı, hızlandırılmış dil programlarının verimliliği ve oyun tabanlı öğrenme gibi pedagojik yaklaşımların önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, Türkiye'de uygulanan dil politikalarının göçmen çocukların Türkçe öğrenme sürecine etkileri analiz edilerek, bu politikaların nasıl geliştirilebileceğine dair öneriler sunulmaktadır. Çalışmanın bulguları, akademik çalışmaların hem dil edinimi sürecindeki engellerin aşılmasına hem de göçmen çocukların Türkçe dil becerilerinin güçlendirilmesine yönelik önemli katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır.

Halil Kahraman
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep'te ortaöğretim çağında bulunan Suriyeli göçmen öğrencilerin uyum sorunları ve bu sorunların çözümleri

Bu çalışma, Gaziantep'te ortaöğretim eğitimini alan Suriyeli öğrencilere odaklanarak, sosyal uyum süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma aynı zamanda bu süreçte karşılaşılan ana sorunları belirlemeyi ve folklorun bu süreçteki etkisini değerlendirmeyi hedeflemektedir. Araştırma, betimsel tarama modeline dayanan bir nicel analiz şeklidir. Bu araştırmada, Gaziantep'te öğrenim gören 118 Suriyeli öğrenci, 31 öğretmen katılımcı gruplarını oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla anket kullanılmış ve edinilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, Suriyeli öğrencilerin sosyal uyum süreçlerinin yalnızca bireysel çabalarla sınırlı kalmadığını ortaya koymaktadır. Öğrencilerin okul içindeki deneyimleri, arkadaş ilişkileri, folklork etkinliklere katılımı ve öğretmen tutumları uyum sürecinin temel belirleyicilerini oluşturmaktadır. Özellikle öğretmenlerin kapsayıcı ve destekleyici tutumu, öğrencilerin kendilerini güvende hissetmelerini, derslere aktif katılım sağlamalarını ve sınıf ortamında aidiyet duygularını güçlendirmelerini sağlamaktadır. Eğitmenlerin teşvik edici yöntemleri, öğrencilerin uyum düzeyini olumlu bir şekilde etkilemektedir. Sonuç olarak, sosyal uyum, dil yeterliliği, kültürel etkileşim, öğretmen rehberliği ve aile desteği gibi birbiriyle bağlı çok boyutlu faktörlerin etkileşimiyle şekillenmekte ve öğrencilerin akademik ile sosyal başarılarını doğrudan etkileyen dinamik bir süreç olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, eğitim ortamında bütüncül ve kapsayıcı yaklaşımların benimsenmesi, öğrencilerin toplumsal uyumunu güçlendirmek, aidiyet duygusunu pekiştirmek ve eğitim deneyimlerini zenginleştirmek açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Folkloru, Folklor, Gaziantep, Göç, Suriyeli Öğrenciler, Uyum

Akademik uyumTürk folkloruZorunlu göç
İrfan İlbeyi
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin Müzesi'nde bulunan Safevi Hânedanının son dönemi ile Avşar Hânedanı dönemine ait sikkeler

Bu çalışma Mardin Müzesinde bulunan Safevî hânedanının son dönemi ile Avşar hânedanı dönemine ait 194 adet gümüş sikkenin tanıtımını ve incelemesini konu almaktadır. Safevî hânedanının kuruluşu ve İran coğrafyasında tesis ettikleri "On İki İmam Şi'îliğinin" bölge halkları üzerindeki etkisi ile dinin tesir ettiği alanlara kısaca değinilmiştir. Söz konusu sikkeler ile Safevî hükümdarlarından olan Hüseyin Mirza'nın dönemi ile başlayıp Safevî hânedanının fiilen yıkılışına kadar olan kısmı ve akabinde kurulan Avşar hânedanının en önemli hükümdarı Nadir Şah'ın dönemi incelenmiştir. Aynı coğrafyada hüküm sürmüş Safevî ve Avşar hânedanlarının Erivân, Herât, İsfahân, Kazvin, Meşhed, Nahçivân, Tebrîz ve Tiflis gibi farklı vilayetlerde darphanelerinin olduğunu ve yüzeylerinde hükümdar unvanları ile dini ibareler içerdiği görülmektedir. Ancak Safevî hânedanına nispeten Avşar hânedanının sikkelerinde kullanılan maddenin ağırlık ölçülerinin değiştiği ve Avşar hânedanının dini ibareleri azalttığı göze çarpmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sikke, Nümismatik, Gümüş, Para, Safevî, Avşar, Fars, İran, Şah Hüseyin, Nadir Şah.

AvşarlarMardinMüzeler+3
İbrahim Göktaş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hıtaynâme ve seyahatnameler ışığında Çin (XVI. yüzyıl)

Farklı coğrafyaları keşfetmek amaçlı yapılan birçok gezi, tarih araştırmacılığı için hem bir metot hem de bir ürün oluşturmuştur. Bu ürünlerin başında Seyahatnameler gelmektedir. Seyahatnameler bir seyyahın gezip gördüğü yerlerdeki ilginçlikleri anlattıkları ve gelecek nesillere dönemi aktardıkları önemli tarihi kaynakları oluşturmaktadır. Tarih boyunca Uzak Doğu Ülkeleri ilginç kültürleri dolayısıyla hep merak edilmiştir. Uzak Doğu ülkelerinden biri olan Çin hakkında da birçok Seyahatname yazılmıştır. Bu Seyahatnamelerden biri de XVI. yüzyıl Çin'i hakkında önemli bilgiler veren Ali Ekber Hıtaî'nin Hıtaynâme'sidir. Hıtaynâme yazıldığı dönemin en çok kullanılan dillerinden biri olan Farsça kaleme alınmıştır. Eser hakkında birçok nazariye bulunması ve bunların birçoğunun teyide muhtaç olması konu üzerinde çalışmayı gerektirmiştir. Hıtaynâme üzerinde duran araştırmacılar, eserin bilimsel yönünden çok başka bir eserden alınmış olabileceği üzerinde durmuş ve Hıtaynâme'nin içeriğine yüzeysel yaklaşmışlardır. Bu sebeple Hıtaynâme'nin alındığı iddia edilen kaynaklarla kıyaslanması ve değerinin ortaya konulabilmesi için araştırılması gerekli görülmüştür. Hıtaynâme'nin birden fazla nüshası vardır. Bu nüshalar Osmanlı Türkçesi ve Fransızca'ya çevrilmiştir. Hıtaynâme farklı dillere çevrilse de dönem dil özellikleri dışına çıkılmamış ve bu nedenle dilinin sadeleştirilmesi veya içeriğindeki konuların anlaşılabilmesi adına bir çalışma yapılmamıştır. Eserin dilinin günümüz dil özelliklerine yaklaştırılması için değerlendirilmesi de yapılması gerekenlerdendir. Çevirisini ve değerlendirmesini yaptığımız, farklı nüshaları ve Çin hakkında yazılan Seyahatnamelerle kıyasladığımız Hıtaynâme Çin medeniyeti hakkında önemli bilgiler vermektedir. Anahtar sözcükler: Hıtaynâme, Ali Ekber Hıtaî, Uzak Doğu, Çin, Seyahatname.

16. yüzyılAli Ekber HıtaiDil özellikleri+3
Celal Aslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal güvenlik alanında uzay kuvvetleri (Rusya Fedarasyonu Uzay Kuvvetleri modeli)

Tarihimizden yüzyıllar öncesinde savunma görevleri yapan askerler kılıç, ok, tüfek ve süngü kullanmaktaydı, teknolojinin gelişmesiyle birlikte savunma alanında Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinde görevli personel tarafından kurşun geçirmez ve nano teknoloji ürünler kullanılmaktadır. Gelişmiş ülkelerin Kara, Deniz, Hava kuvvetleri gerçekleştirdikleri görevlerde uydu ve uydu bazlı sistemleri, konumlama, istihbarat, haberleşme ve lazer teknolojileri ile düşman hareketlerini analiz ederek etkisiz hale getirmek amacıyla etkin halde bulundurmaktadır. Bunun yanı sıra İnsansız hava araçları (İHA) savunma ve istihbarat alanlarında gözde projeler olarak bilinmektedir. Uzay çalışmalarında ülkeler oldukça yoğun çalışmakta ve bu çalışmaları savunma ve bilimsel araştırmalar üzerinde yoğunlaştırmaktadır.Söz konusu bilimsel çalışmalar ile uzay alanında alınmayı bekleyen değerli madenler bulunmaktadır. Bu maksatla ülkeler Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin yanı sıra uzay alanında yer tabanlı ve uzay tabanlı sistemler ile füze saldırılarına karşı savunma, izleme, istihbarat, küresel gözlem, uzay araçlarının izlenmesi, uydu konumlarının belirlenmesi ve bilimsel araştırma alanlarında diğer kuvvetlere destek vermek ve savunma yapmak amacıyla uzay kuvvetlerini kurmaktadır. Geleceğin savunma sistemi yeni bir savaş teknolojisi ile çağın eşiğinde bulunarak yaşanması muhtemel savaşlarda askeri personel ile birlikte gerek insanlı gerek insansız olarak koordineli bir şekilde çalışacak otonom sistemlerin kullanılması öngörülmektedir. Uzay Kuvvetlerinin etkin bir yapıya dönüşmesi ile birlikte uzay alanının savaş ve savunma bölgesi olarak nitelendirilmesi ayrıca uzaya yerleştirilen silahlar ve araçlar sayesinde uzaydan savunma sistemlerinin geliştirilmesi hayati öneme sahiptir. Teknolojinin gelişimiyle uçan arabalar gibi özel yapım araçlar savunma alanını bilimkurgudan gerçeğe doğru her zamankinden daha hızlı ilerletmekte ve savaş meydanında bulunmayan askerlerin kilometrelerce öteden uzay kuvvetleri savunma sistemlerini kullanarak savunma yapması ve yapay zekâ ile birlikte insansız tanklar, uçaklar ve İHA'ların nereden nereye yol alacaklarına kendilerinin karar vermesi ve herhangi bir tehdit algılamasında savunma sistemlerini devreye alması ile birlikte yaşanması muhtemel savaşların kaderini değiştirecek teknolojiler olacağı öngörülmektedir. Bu çalışmanın birinci bölümünde; bir ülkenin ulusal güvenlik stratejileri ve tehdit algılamaları, iç ve dış güvenlik faaliyetleri ile Rusya Federasyonu askeri yapılanmasına, teknolojik gelişmelerine dikkat çekmektedir. İkinci bölümde, uzay kuvvetlerinde kullanılan uydu sistemleri ve söz konusu uydu sistemleri ile diğer kuvvetlere sağlanan alan desteği ile Rusya Federasyonu, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve diğer ülkelerin uzay kuvvetleri incelenerek uzay kuvvetlerin oluşturduğu alt yapı sistemleri ortaya çıkarılmaktadır. Üçüncü bölümde ise Rusya Federasyonunun ulusal güvenlik alanında bulunan uzay kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerinin incelenmesi, uzay alanında teknolojik gelişimi, personel yetiştirilmesi, bölgesel ve küresel savunma sistemleri ile uzay kuvvetleri oluşturulmasında kullanılan yöntem ve teknolojilerin geliştirilmesi incelenmektedir. Tez çalışmasının hedefi Rusya Federasyonu uzay kuvvetlerinin incelenerek geleceğin kuvveti olarak uzay kuvvetlerinin Türkiye'de modern bir kuvvet şeklinde oluşturulması altı yapı ve kullanılan sistemler ile diğer kuvvetlere verdiği alan desteğinin değerlendirilerek geleceğin uzay kuvvetlerinin oluşturulmasında kapalı bir kapıya anahtar olması, kapıyı aralaması ve uzay kuvvetleri alanında oyun kurucu olmasını amaçlamaktadır. Tez çalışması nitel bir araştırma olup betimleme yoluyla araştırma yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzay Kuvvetleri, Uydu, Füze, Savunma, Rusya Federasyonu, Teknoloji Gelişimi

FüzelerMilli güvenlik stratejisiRusya+7
Ersin Gürbüz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava aracı (İHA) ve silahlı insansız hava araçlarının (SİHA), hibrit savaşta kullanımı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne etkisi

Bu araştırma, konvansiyel savaşın geride kalmak üzere olduğu ve asimetrik tehditlerin ortaya çıktığı güç çatışması yaşanan dünyada İHA'ların önemini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu doğrultuda İHA'ların otonom sistemleri, yapay zekâ kullanım durumları, faydalı yükleri, kabiliyetleri, insanlı hava araçları ile boy ölçüşmeye başlayacak diğer yetenekleri ve hibrit savaştaki yerleri incelenmiş, Türkiye'nin bu konuda gerçekleştirdiği atılım ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda varılan kanıya göre; İHA'lar, taktik ve stratejik açıdan gelecekteki savaşların önemli parçaları olacaktır. İnsansız yapıları, robotik gelişimleri ve yapay zekâları sayesinde insanlı hava araçlarından daha nitelikli hale gelmeleri beklenen İHA'lar konusunda Türkiye'de Baykar Savunma, Vestel Savunma, TAI – TUSAŞ ve ASELSAN çalışmalar yürütmektedir.

Hibrit savaşSilahlı insansız hava araçlarıTürk Silahlı Kuvvetleri+1
Sait Katrancı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hukukunda terörizmin finansmanının incelenmesi

Terörizm insanlık tarihi açısından çok büyük kayıplara yol açan ve toplumdaki kişiler arasında ürkü ve dehşetin ana sebeplerinden biri olarak belirmektedir. Terör ve terörizm yıllardır ülkelerin baş etmesi gereken sorunların başında gelmektedir. Terör veya terörizmi besleyen ana neden sürekli ve sınırsız olarak para akışının sağlanmasıdır. Terör unsurlarına para akışı gerek yasal gerekse yasadışı olarak sürekli sağlanmakta ve bunun sonucunda terör unsurları ulusal alanın dışında uluslararası camiada aktif eylemlerini sürdürmek ve devletleri terörle mücadele bakımından zora düşürmektedir. Mali kaynaklardan yoksun bir terör örgütünün varlığının devamı imkânsızdır. Terörist unsurlarına aktarılan paraların miktarları ne kadar sürekli ve yüksekse eylemin etkisi bir o kadar da yankı uyandırır. Terör örgütleriyle mücadelede en etkili yöntem terörün mali kaynaklarının kurutulmasıdır. Bu bağlamda hukuksal açıdan teröre sağlanan finansın devletlerin iç hukuklarında suç olarak düzenlenmeye gidilmesi gerekmektedir. Özellikle 11 Eylül terör saldırısından sonra terörün finanse edilmesinin ağır kayıplarını yaşayan ülkeler düzenlemelere giderek önleme çabalarına girişmişlerdir. Anılan suç devletler açısından yeni karşılaşılan bir suç tipidir bunun sonucunda 9 Aralık 1999 tarihinde Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanan "Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme'nin taraf devletlerce imzalanması ile birlikte devletler iç hukuklarında terörizmin finansmanını suç düzenlenmiş ve bağımsız bir suç iç hukukta yerini almıştır. Ülkemiz açısından terörizmin finansmanı suçu ilk defa 29.06.2006 tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 7. Maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun mülga 8. Maddesi ile hukuk sistemimizde yer almıştır. Daha sonra 6415 sayılı "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun" ile terörizmin finansmanı suçu yürürlüğe girmiştir. Yüksek lisans tezimin konusu Türk hukukunda terörizmin finansmanının incelenmesi ve önleyici özelliklerinin ele alınması oluşturmaktadır. Çalışmada, terör ve terörizmin tanımlamalarına yer verilmiş, çeşitleri, nedenleri ile amaçları ele alınmaktadır. Terörizmin finansmanı kavramı, terörün finans kaynakları, transfer yöntemleri ile terörizmin finansmanı ile kara para aklama yöntemleri arasındaki ilişkiye değinilmiştir. Anılan suçun önlenmesi amacıyla yapılan uluslararası düzenlemelere yer verilmiş ve Türk hukukundaki yeri incelenmiştir. Çalışmadaki amaç terörle mücadelenin yalnızca silahlı mücadeleyle sınırlı kalmayıp terörün büyümesindeki asıl vazifeyi gören finansmanının engellenmesinin gerekliliği üzerinde durulmuş olup hukuksal ve mali alt yapıyla desteklenmesini içermektedir. Anahtar Kelimeler: Terör, Terörizm, Terörizmin Finansmanı, Yasal Kaynak, Yasadışı Kaynak

Finansal kaynaklarFinansmanTerör+4
Rawnaq Zanulabdeen Nayyef Nayyef
Gaziantep University
2021
00

Other supervisors