Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Cemal Ruhi

13 theses · Hasan Kalyoncu University

Master'sOpen AccessTR

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat

Bu çalışmanın konusu, evliliğin boşanma ile sona ermesinin mali sonuçlarından olan maddi ve manevi tazminattır. Boşanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinin hukuki dayanağı, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesidir. Çalışmada, maddi ve manevi tazminat kavramı, bu tazminatların koşulları, tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak kriterler ve bu davalarda uygulanacak usul kuralları ele alınmıştır. Konular açıklanırken, öğreti ve Yargıtay uygulamasına sıklıkla yer verilmiştir. Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, boşanmanın genel çerçevesi, ikinci bölümde maddi tazminat, üçüncü bölümde manevi tazminat ve son olarak dördüncü bölümde bu davalardaki usul kuralları incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Boşanma, Boşanmanın Sonuçları, Maddi Tazminat, Manevi Tazminat.

BoşanmaDavalarMaddi tazminat+4
Abdulmuttalip Zararsız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Milletlerarası Özel Hukukta gerçek kişilerin şahsi statüsü

Şahsi statü kişinin hak ve hukukunun hangi ülke kanunlarına tabii olduğuna ilişkindir. Bunun temelini hak ehliyeti oluşturur. Hak ve fiil ehliyeti, hukukun en temel kavramları olmakla birlikte, bireylerin hak sahibi olmalarını ve kendi fiilleri ile borç altına girebilmelerini sağlayan kurumlardır. Milletlerarası özel hukuk ise yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklarda, uyuşmazlık konusu olaya ve hukuki kurumlara uygulanacak hukuku tespit etmeyi amaçlayan hukuk dalıdır. İşte bu çalışmanın temel konusu gerçek kişilerin hak ve fiil ehliyetine milletlerarası özel hukuk kapsamında uygulanacak hukuku tespit etmek ve bu konudaki mevcut sorunları incelemektedir. Bu kapsamda karşılaştırmalı hukuktan faydalanılarak çeşitli hukuk sistemleri analiz edilecek ve incelenen konu ve sorunlarla ilgili en doğru yaklaşımlara ulaşılmaya çalışılacaktır.

Gerçek kişilerHukuki statüKimlik statüleri+3
Ayşegül Kübra Gök
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi Vasiyetname

Miras bırakanın yapabileceği ölüme bağlı tasarrufların türleri vardır. Bunların bir kısmını vasiyetnameler oluşturmaktadır. Vasiyetname de kendi içinde çeşitlidir. Mirasbırakanın ölümünden sonraki emir ve isteklerini açıklayabileceği vasiyetname türlerinden biri de resmi vasiyetnamedir. Resmi vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmi memur tarafından düzenlenen vasiyetnamedir. Bu vasiyetnamenin düzenlenmesine, memur yanında iki tanığın katılması zorunludur. Vasiyetnamenin mutlaka kanun tarafından belirlenmiş yetkili memur vasıtasıyla yapılması gerekir. Bu çalışmada, genel olarak ölüme bağlı tasarruflara, bu tasarruflar arasında bulunan resmi vasiyetnameye ve türlerine ve son olarak resmi vasiyetnamenin sona ermesi hallerine yer verilmiştir.

MirasMiras hukukuResmi kararlar+3
Muhammed Aydın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamulaştırmasız el atma

Bu tezin amacı, mevcut kamulaştırmasız el atma uygulamalarının çözümüne ve yeni kamulaştırmasız el atmaların önüne nasıl geçilebileceğine yönelik önerilerinde bulunmaktır. Tezde genel olarak mülkiyet hakkı ve mülkiyet hakkının sınırlanması, kamulaştırmasız el atma kavramı ve tanımı, kamulaştırmasız el atmanın hukuki niteliği ve sonuçları, Türk hukukundaki gelişimi, unsurları, kamulaştırmasız el atmaya karşı hukuki başvuru yolları incelenmiştir. Tezde ayrıca kamulaştırmasız el atmanın mülkiyet hakkına müdahale niteliğindeki diğer hukuki kurumlarla karşılaştırması yapılmıştır. Tez kapsamında kamulaştırmasız el atma hakkındaki kaynaklar ile kamulaştırmasız el atmanın şekillenmesinde önemli bir rol üstlenen yargı kararları taranmış ve kamulaştırmasız el atma hakkındaki önemli görülen yargı kararlarına tezde yer verilmiştir. Tezde şu sonuçlara ulaşılmıştır: Anayasa'ya ve kanunlara aykırı olduğu gibi suç teşkil eden ve etik olmayan kamulaştırmasız el atma uygulamalarının hangi sebep ve amaçla yapılırsa yapılsın bir hukuk devletinde kabul edilmesi mümkün değildir; kamulaştırmasız el atma sorununun uzun yıllardan beri devam ediyor olmasının en önemli nedeni, kamu gücünü elinde bulunduranların ve kanun koyucunun sorunu çözme hususunda isteksiz davranmalarıdır; bugüne kadar kamulaştırmasız el atma hakkında getirilen yasal düzenlemelerin birçoğunun amacı, iddia edildiği gibi taşınmazları elinden alınan maliklerin mağduriyetlerini gidermek değil, idareyi korumaktır; kamulaştırmasız el atma sorununun çözümüne yönelik yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.

Kamu hukukuKamulaştırmasız el koymaMülkiyet hakkı+2
Önder Çetintaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muris muvazaası

Uygulamada sıkça karşılaşılan, Borçlar Kanununda özel bir düzenleme yeri olmayan muris muvazaası unsurları ve yargılama usullerinin açıklanması tezimde amaçlanmaktadır. Mutlak ve nisbi muvazaa türü olarak karşılaştığımız murisin muvazaalı işlemleri tezimizde ele alınmıştır. Murisin nisbi muvazaa işlemleri için nisbi muvazaanın düzenlendiği BK'nun 19. maddesi uygulanmaktadır. 01.04.1974 tarihli İBK kararı ve devamı içtihadı birleştirme ve Yargıtay kararları da uygulama alanı bulmaktadır. Çalışmamda, muris muvazaasının görünürdeki işlemler ve gizli işlemleri ele alınarak açıklamaya çalışılmıştır. Bu konu kapsamında 01.04.1974 tarihli İBK kararı ve içtihatlar ile Yargıtay kararlarına değinilmiş ve konu içinde belirtilmiştir.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuMuris muvazaası+2
Nuran Sun
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, Türk hukuk sisteminde önemli bir yeri olan ve sıklıkla tercih edilen bir sözleşme türüdür. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, iki tarafa borç yükleyen, kişisel hak oluşturan ve geçerli olabilmesi noterlerce düzenlenmesi koşuluna bağlı olan sözleşmelerdir. Nüfusun hızlı bir şekilde artması ve buna paralel olarak konut ihtiyacının artması nedeniyle taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri uygulamada daha fazla yapılır hale gelmiştir. Ayrıca inşaat sektöründeki gelişmelere bağlı olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesine olan ihtiyaç artmıştır. Taraflar, henüz kurulması için gerekli olan şartlar oluşmayan taşınmaz satış sözleşmesinin görevini yerine getiriyor olması nedeniyle taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmaktadırlar. Böylece taraflar ileride taşınmaz satış sözleşmesinin yapılmasını güvence altına almaktadırlar. Bu durum tarafların kendilerini güvene alma ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Uygulamada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ile taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin birlikte yapılmakta olup, bu uygulama sayesinde yüklenicinin nakit ihtiyacı karşılanırken, diğer tarafın taşınmazı uygun fiyata almasını sağlamaktadır.Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, taşınmaz satış sözleşmesinin ön koşulu olan bir sözleşme değildir. Taraflar taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmadan da taşınmaz satış sözleşmesi yapılabilmeleri mümkündür. Bu yönüyle değerlendirildiğinde taşınmaz satış sözleşmesi ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi birbirinden ayrı iki sözleşme türüdür.Bu çalışmada taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin genel çerçevesi ve kuruluş şartları, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davaları, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin sona ermesi konuları mevzuat, doktrin, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay kararları doğrultusunda incelenecektir. Anahtar kelimeler: taşınmazsatış vaadi, noterce düzenleme, iki tarafa borç yükleme.

Borç yüküGayrimenkul satışıGayrimenkuller+7
Ahmet Kılıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda tebligat

Hakkında işlem yapılan kimseye bu işlemle ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir. Bilgilendirilen kimse ise bu işleme karşı temel hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli girişimlerde bulunma imkanı elde etmiş olur. Bu bilgilendirme işleminin hukuk alanında bir anlam ifade edebilmesi ancak bilgilendirme işleminin belgelendirilmesine bağlıdır. İşte bu bilgilendirme ve belgelendirme işlemine tebligat denilmektedir. Tebligat bir usul işlemidir ve hukuken geçerli bir tebligattan söz edebilmek için ilgili mevzuata sıkı sıkıya uymak gerekmektedir. Tebligat ile ilgili usul ve esaslar genel olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda düzenlenmiştir. Ancak konusuna göre farklı alanlarda özel düzenlemelere ihtiyaç olacağından farklı kanunlarda tebligat ile ilgili özel düzenlemeler bulunmaktadır. Hukukta özel bir yere sahip olan ceza muhakemesi sürecinde de tebligatla ilgili özel düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü ceza muhakemesi amacı, konusu, ilkeleri, süjeleri, işlevleri, işleyişi vb. bakımından diğer hukuk dallarından farklılık göstermektedir. Bu sürecin her aşamasında ve yapılan her işlemden ilgili tarafların bilgilendirilmesi, kamu açısından maddi gerçeği bulma, adaleti ve hukuk güvenliğini sağlama ve muhakeme sürecine katılan süjelerin temel hak ve özgürlüklerini korumak açısından önemlidir. Bireyler açısından ise adil yargılanma, savunma yapabilme, dinlenilme, makul sürede yargılanma, çelişmeli muhakeme vb. hakların hayata geçirilmesi açısından önemlidir. Bu bağlamda ceza muhakemesinde tebligatın amaca uygun, kolay ve hızlı bir biçimde yapılması bu sürecin yürütülmesinde ayrı bir öneme sahiptir. Ceza muhakemesinde geçerli tebligat usul ve esaslarıyla ilgili hem 7201 sayılı Kanun'da hem de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlemeler bulunmaktadır. Bu süreçte uygulanan tebligat türü 7201 sayılı Kanun'un da düzenlenen kazai tebligat türüdür. Bu tebligat türü sürecin hızlı bir şekilde işlemesine katkı sağlayacak uygulamalar içermektedir. İşte bu süreçte kazai tebligatın ne gibi kolaylaştırıcı uygulamalar içerdiği, tebligat işlemlerinin nasıl yürütüldüğü, 5271 sayılı Kanun'da ne gibi düzenlemeler yer aldığı merak konusu olmuştur. İşte bu çalışma ile ceza muhakeme sürecinde uygulanan tebligat işlemlerinde uygulanan usul ve esaslar incelenecektir.

Ceza muhakemesi hukukuTebligatTebliğ+2
Mutlu Can Dağlı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik tebligat

Tebligat hem kişi haklarının korunması hem de kamu haklarının korunması anlamında önemli bir müessesedir. Tebligat, hakkında hukuki bir işlem yapılan, dava görülen veya karar verilen kişiye hakkında yapılan işlem, dava veya alınan kararın bildirilmesi olarak tanımlanabilir. Tebligat usulü ve şekli bir işlemdir ve bilgilendirme ve belgelendirme olmak üzere iki unsuru bulunmaktadır. Bu unsurlarda yapılan hata ve eksiklik usulsüz tebligata sebep olmaktadır. Usulsüz tebligat ise temel de kişilerin adil yargılanma, savunma ve dinlenilme haklarına zarar verdiği gibi kişilerin ekonomik olarak zarar görmesine sebep olabilmektedir. Aynı zamanda davaların ve vergileme sürecinin uzamasına sebep olduğundan birçok alanda israfa ve kamunun zarara uğramasına sebep olmaktadır. Günümüzde birçok kamu hizmeti elektronik ortamda sunulmaktadır. Bu değişime tebligat hukuku da ayak uydurmuş ve elektronik tebligat adında yeni bir tebligat usulü ortaya çıkmıştır. Kayıtlı bir elektronik adres esas alınarak kullanılan sistemde tebliğ edilecek belge kısa bir sürede hazırlanmakta, elektronik imza ile imzalanmakta ve zaman damgası vurularak elektronik bir mesajla tebliğ yapılacak muhatabın elektronik adresine güvenli bir şekilde iletilmektedir. Kullanılan dijital veri tabanı ise hukuki bir delil hükmüne geçecek olan hem yapılan işlemlerle ilgili kayıtlarını hem de mesaj iletildikten delil kaydı oluşturarak bunları arşivlemektedir. Elektronik ortamda tebligat, hızı, doğruluğu, kullanımındaki kolaylığı ve düşük maliyeti ile fiziksel tebligat yöntemlerine göre daha avantajlıdır. Elektronik tebligat ile birlikte hatalı ve usulsüz tebligat sorunu ortadan kalkacağı için bürokrasi ve davalara işlerlik kazandırılacak, dava ve vergileme süreçlerinin hızlı bir şekilde sonuçlanmasına, personel ve kırtasiye masraflarında tasarruf yapılmasına etki edecektir. Ülkemizde de 2011 yılından itibaren nispeten dar bir çerçevede kullanılmaya başlanan elektronik ortamda tebligat usulü 01.01.2019 tarihi itibariyle her türlü tüzel kişilik ve bazı gerçek kişilere zorunlu hale getirilmiştir. İsteyen kişilerin bu sisteme girişine izin verilmektedir. Bu bağlamda hazırlanan bu çalışma hukukumuzda elektronik tebligat ve uygulamalarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: tebliğ, tebligat, UYAP, elektronik tebligat.

Elektronik tebligatTebligatTebliğ+1
Metin Çevik
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tebligat Kanunu'na göre elektronik tebligat

Tebligat, tebligatı çıkarmaya yetkili mercilerin yapmış olduğu hukuki işlemlerle ilgili olarak hukuki işlem muhataplarının bilgilendirilmesini sağlayan ve bu sürecin belgelendirildiği bir haberleşme aracıdır. Tebligatla ilgili ayrıntılı düzenleme Tebligat Kanunu'nda yapılmıştır. Bu kanunla tebligat sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Dünya'da teknoloji alanında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmeler kendisini devletin yapmış olduğu işlemlerde de göstermiştir. Bu teknolojik gelişmeler Tebligat Hukuku alanına da yansımıştır. Bu sayede tebligatın elektronik ortamda gönderilmesi sağlanmıştır. Ülkemizde elektronik tebligatla ilgili ilk yasal düzenleme 2011 yılında 6099 sayılı kanunla Tebligat Kanunu'nda yapılan değişiklikle hayatımıza girmiştir. Elektronik tebligatta görülen fayda nedeniyle Adli Tebligat Sisteminin Geliştirilmesi Projesi hayata geçirilmiştir. Bu projeyle 01.01.2019 yılında itibaren uygulanmaya başlayan yeni sistemle 7101 sayılı kanunla Tebligat Kanunu m. 7/a hükmünde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle elektronik tebligat sistemi ve kapsamı genişletilmiştir. Bu çalışmada elektronik tebligatın yeni sistemi ve adil yargılanma hakkı ve hak arama hürriyetine katkıları ve faydaları üzerinde durulmuştur. Ayrıca elektronik tebligat sisteminin sakıncalı ve aksayan yönlerine de değinilmiştir.

Elektronik tebligatTebligatTebligat Kanunu
Hüseyin Çelebioğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çekte zamanaşımı

Kambiyo senetlerinden biri olan çekten doğan alacaklar, kural olarak zamanaşımına tabidir. Çeke dayalı bir alacak hakkı, kanunda belirtilen süre içerisinde ileri sürülmediği veya talep edilmediği takdirde zamanaşımına uğrar. Borçlunun zamanaşımı savunmasında bulunması halinde, alacaklının bu hakkını devlet eliyle ileri sürme ve elde etme imkânı sona erer. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), eski TTK'dan farklı olarak bono ve poliçe gibi üç yıllık zamanaşımı süresi (m.814) öngörmüştür. Çekte zamanaşımı süresinin işleyebilmesi için ilk olarak başvurma hakkının (m.810) doğmuş olması gerekmektedir. Süresi içinde ibraz edilmemiş veya kısmen veya tamamen ödenmeyen ve ödenmeme hali usulüne uygun olarak saptanmamış bir çek için başvurma hakkı doğmamış olacak ve bu hakkın zamanaşımına uğraması mümkün olmayacaktır. Zamanaşımı süresi, ibraz süresinin sona ermesinden itibaren başlayacaktır. Çek borçlularından birinin bir başka çek borçlusuna karşı sahip olduğu, başvurma hakkına ilişkin üç yıllık zamanaşımı süresi, çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren başlayacaktır. Çeklerde zamanaşımın kesilmesine ilişkin özel düzenleme yapılmamış, poliçeye ilişkin hükümlere atıfta bulunmuştur. Çekte başvurma hakkının tabi olduğu zamanaşımı sürelerini durduran sebepler TTK'da özel olarak düzenlenmemiştir. Anahtar kelimeler: çek, zamanaşımı, çekin unsurları, ibraz, başvurma

Türk Ticaret KanunuZaman aşımıÇek Kanunu+2
Reşit Sökmen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tedbir nafakası

Bu çalışmada, tedbir nafakası konusu ayrıntıları ile izah edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın yazımında saygı değer hocalarımızın kitapları, doktrin görüşleri, makaleler ve içtihatlar taranarak değerli görüşlerden faydalanılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde, tedbir nafakası kavramı ve tedbir nafakasının özellikleri hakkında genel bir bilgilendirme yapılmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde, TMK'da düzenlenen bağımsız tedbir nafakası kavramı, öngörüldüğü hâller ve bağımsız tedbir nafakasına uygulanan usulî hükümler ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise geçici tedbir nafakası kavramı, koşulları ve geçici tedbir nafakasına uygulanan usulî hükümler izah edilerek, örnek Yargıtay kararları ile de uygulamada yaşanılan sorunlara ışık tutulmaya çalışılmıştır.

Medeni hukukNafakaTedbir nafakası+2
Betül Peker
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda genel kurul kararlarının iptali

Nüfus artış hızına bağlı olarak gelişen ve değişen toplu yaşamının zorunluluğu ile birlikte toplu ve çok katlı yapıların oluşması; bu yapılarda ekonomik ve sosyo-kültürel olarak farklı yaşam tarzlarına sahip insanların bir arada yaşaması zorunlu hale gelmiştir. Bireylerin yaşadıkları toplu ve çok katlı yapılarda yönetim hükümlerini belirlemek, diğer konut sakinleri ile belirlenen hü-kümler çerçevesinde birbirlerine karşı hak ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla 2 Ocak 1966 tarihinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu mevzuatımızda yerini almıştır. 634 sayılı Ka-nuna göre tek parsel tek yapı ilkesi gereği tek parseli aşan toplu yapılarda yönetim sorunlarının çıkması kat irtifakı ve kat mülkiyeti kavramlarının yeniden düzenlenmesi zorunluluğunu do-ğurması sebebi ile 634 sayılı Kanuna 14.11.2007 tarihli 5711 sayılı Kanunla eklenen "Doku-zuncu Bölüm" başlığı altında "Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler" ile yeni bir düzenleme yoluna gidilerek tek yapıdan ayrılan toplu yapılara özel hükümler getirilmiştir. Toplu yapılarda yaşam ile kat maliklerinin birbirlerine karşı görev ve sorumlulukları doğ-maya başlamıştır. Kat maliklerinden biri üzerine düşen borç ve yükümlülüklere aykırı hareket ettiği takdirde diğer maliklerin hukuki yaptırımları ile karşılaşır. Kat malikleri kurulu kararları ile çözülemeyen konular diğer maliklerin hâkim müdahalesi istemesi yolu ile kesin çözüme ka-vuşturulur. Kat malikleri kanunun emredici buyruklarına, yönetim planına ve kat malikleri kurulu ka-rarlarına aykırı hareket edemez. Yönetim planının da yer alan bir hüküm kanuna aykırılık teşkil ediyorsa ilgili kat maliklerinden biri kat malikler kurulunda ki diğer malikler ile uzlaşamıyorsa kanuna aykırı bu hüküm ile ilgili hâkim müdahalesini isteyebilir. Hâkim kat malikleri kurulu tarafından alınmış olan hükmü KMK m.33'e göre inceler ve açılan iptal davasında kararın ipta-line gerek olup olmadığına karar verir.

Genel kurul kararlarıHakimim müdahalesiHukuki sorumluluk+4
Dilan Dolaş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Haksız fiilden kaynaklanan hukuki sorumluluk

Hukukumuzda ve sosyal toplum düzeninin tesisinde önemli bir fonksiyonu olan Sorumluluk Hukuku özel hukukta ve özellikle borçlar hukukunda en geniş ve temel konulardan biridir. Nitekim TBK'nunda hem "kusurlu sorumluluk" hem de "kusursuz sorumluluk" ile ilgili olarak zarara uğrayan kişinin zararının, zarara sebebiyet veren sorumlular tarafından tazmin edilmesi amacına yönelik olarak ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Çalışmamın konusunu teşkil eden "haksız fiilden kaynaklanan hukuki sorumluluk", "haksız fiil kavramı, sorumluluk kavramı, haksız fiil sorumluluğu kavramı ve kusura dayanan sorumluluk", "kusursuz sorumluluk", "haksız fiilden kaynaklanan hukuki sorumluluğun hüküm ve sonuçları" şeklinde üç bölüm halinde incelenecektir. Çalışmamızın amacı; "haksız fiil sorumluluğu" ile "kusursuz sorumluluğu" un oluşması için gerekli koşulların, iki sorumluluk türü arasındaki temel farklılığın ve bu iki sorumluluk neticesinde oluşabilecek zararlar ve bu zararların tazmini konularının doktrindeki görüşlerden ve tartışmalardan, hukukun genel ilkeleri ve yargısal içtihatlardan yararlanılmak suretiyle açıklamak ve bu hususlara ilişkin tespit, değerlendirme ve öneriler sunmaktır.

Cismani zararlarDestekten yoksun kalma tazminatıHaksız fiil+7
Mahmut Dindar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
10

Other supervisors